-
Toplum Psikolojisi Ve Empati
Dünya geçmiş asırlara göre daha müreffeh, fakat hayat standartlarının yükseldiği, zenginliklerin arttığı toplumlarda şiddet azalmıyor, hatta tam aksine artıyor. Her gün önünden geçtiğimiz bir toplumsal histeriyle karşı karşıyayız. O halde toplum neden böyle oldu? Dünya topluluğu nereye gidiyor? Üstelik suçluların çoğu da akıl hastası değil. O halde sebep nedir? Tahammülsüzlük mü? “Öteki”nin duygusuna kayıtsızlık mı? Yoksa empati eksikliği ve bencillik yükselen bir trend haline mi geldi? Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Toplum Psikolojisi ve Empati’de dikkat çekici tespitlerde bulunuyor. Yazar, bireysel ve toplumsal şiddet ilişkisini irdelerken, hem geçmişteki toplumları inceliyor hem de günümüz toplumunu, bireyler üzerinden biyolojik ve psikolojik verilerle tahlil ediyor. Son yıllarda şiddet eğiliminin artışıyla birlikte ayyuka çıkan sosyal şizofreniyi ele alıyor, şizofreninin aslında bireyden topluma doğru yayıldığını ileri sürüyor ve buna çözüm önerileri getiriyor. Toplum Psikolojisi ve Empati günümüzün toplumsal dertlerini anlamak ve bunları çözmek adına atılmış güçlü bir adım. Kitaptan Alıntılar Güç ve kişilik çatışmaları bireyler arasında olduğu gibi toplumlar arasında da temel paralel psikolojik dinamiği taşır. Kendisini şiddet uygulayarak ifade edebileceğini zanneden, kendisini şiddet uygulayarak ayakta tutabileceğini düşünen veya kendisini şiddet uygulayarak gerçekleştireceğine inanan bireylerin veya toplumların ortak bazı özellikleri vardır. Modern yaşamın, insanı bireyselleştirmeye çalışırken bencilleştirmesi, şiddetin sebeplerinden birisidir. Freud değiştirdiği mutluluk tanımlamasında; ‘İnsan, zevklerini tatmin için yaşayan bir varlıktır’ diye ifade etti. Sadece psikolojiyi değil, popüler kültürü baştan sona değiştiren tarihî sonuçlar ortaya çıkardı. Freud’un doktrini, sürekli hoşlanılan şeyi yapmak, eğlenceye ve lükse düşkünlük gibi sonuçlar doğurdu. Depresyon son dönemlerde tehlikeli boyutlara ulaşmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), son açıklamasında, depresyonda ciddi tehlike anlamını taşıyan ‘kırmızı hattın’ aşıldığını duyurdu. Örgüt, dünyadaki sağlık kuruluşlarına gönderdiği bildirisinde, önlem alınmazsa depresyonun 2020 yılında kalp hastalıklarından sonra en tehlikeli ikinci hastalık olacağını belirtmektedir. Küresel depresyonun giderek yoğunlaşması, koruyucu ruh sağlık ilkelerinin devreye girmesini de etkilemektedir. Artık sekülerizm sorgulanmakta, insana güç veren ahlakî değerler desteklenmektedir. Küresel depresyon karşısında tedbir almaya çalışan Norveç Parlamentosu, ‘Manevi Değerler Komisyonu’nu kurdu. Beyaz Saray ise manevi değerlerin tekrar canlandırılması için kiliselerden yardım istedi.
252.00 ₺ -
-
Osmanlıda Çocuk Eğitimi
Çocuklarınızı ileride bir lider olacak şekilde yetiştirmek ister misiniz? Osmanlı ailesi çocuk yetiştirmek üzere kurumlaşmıştı. Dengelerini buna göre oturtmuş, buna göre kendini geliştirmişti. Annenin en önemli işi çocuk yetiştirmekti. Mimari de buna göre planlanmıştı. Her evin “olmazsa olmaz”ı sayılan avlular, kadının egemenlik alanıydı. Kısacası, Osmanlı’da hayatın hiçbir evresi başıboş bırakılmaz, hayatın her yönü değerlendirilir, her anı dolu dolu yaşanırdı. Bu yüzden de ömür bereketlenirdi. Bugün ise “cevher insan” yetiştirmede eskisi gibi değiliz. Osmanlı ailesi ne yapıyordu, nasıl yaşıyordu da bugün bile örnek insanlar olarak andığımız fertler yetiştiriyordu? Bir Fatih, bir Yavuz, bir Kanuni, bir Akşemseddin, bir Sinan ve daha niceleri nasıl yetişmişti? Dünyaya hükmeden, üç kıtaya adalet ve barış götüren neslin yetişmesinde nasıl bir ruh yatıyordu? Osmanlı ailesinin çocuklarını yetiştirirken nasıl davrandıklarını, nasıl eğitim verdiklerini bu kitabın sayfalarında bulacaksınız…
238.00 ₺ -
Nebevi Vasiyetler
Cübbeli Ahmet Hocaefendi'nin Kaleme aldığı bu risale, İbni Arabî Hazretleri'ne âit "el-Fütûhâtü'l -Mekkiyye" isimli eserin 8.Cildinin 321-326. sayfalarının tercemesidir. Rasûlüllâh ( Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)'in Alî (Radıyallâhu Anh)'a Tevcih Ettiği NEBEVÎ VASİYETLER... Özellikler; 1- Basım Tarihi: 17.04.2018 2- Kaçıncı Basım: 1. BASKI 3- KağıtTipi: Kitap Kağıdı 4- Cilt Tipi: Karton Kapak 5- Ebat: 13.5CM –19,5 CM 6- Sayfa sayısı:136 SAYFA
69.00 ₺ -
Yasini Şerif Cüzü Çanta Boy Ciltli
Yasini Şerif Cüzü İÇİNDEKİ HER SÛRENİN FAZİLETLERİ, HAVÂSSI VE DUÂLARI İLE YÂSÎN CÜZÜ
198.00 ₺ -
Şerhül Akaid Tercümesi Fatih Kalender
Matüridi alim Ömer Nesefi’nin Akaid-i Nesefi veya Metn-i Akaid ismiyle bilinen risalenin en meşhur şerhi, Eş’ari Alim Sa’düddin Taftazani tarafından yazılmış olan elinizde ki bu eserdir. Yıllarca medreselerde özellikle Osmanlı medresele-rinde okutulmuş, üzerine birçok şerh ve haşiye yazılmıştır. Üslup olarak Ehli Sünnetin iki farklı savunma mekanizmasını esas alan Allame Taftazânî Maturidi ve Eş’arî mezheplerini esas tutarak hak inanç esaslarını açıklamış ve kuvvetlendir-miş batıl mezheplere karşı deliller getirerek onların yanlış olduklarını ortaya koymuştur. Bazen ehli sünnet tarafından ortaya konulmuş delilleri eleştirerek doğrusunu ortaya koyarak ehli sünnet kelam anlayışına ciddi bir ölçüde katkıda bulunmuştur. Şerhu’l-Akaid’in medreselerde okutulmasını sağlamak ve geleneği devam ettirmek amacıyla şerh ve metin tercüme edildiği gibi, kelime anlamı olarak da tercüme edilerek içeriğin daha net anlaşılmasına katkıda bulunulmaya çalışılmıştır. Bu şekilde yapılmasının amacı daha rahat anlaşılması ve hataya düşülmesinin önüne geçmektir. Ehli sünnetin yolundan devam etmesine ve günümüzde yeni yeni türeyen sapkın inançlara karşı, hak yolu müdafaa et-meye vesile olacak böylesi önemli bir şâheserin anlaşılması dinî bir ihtiyaçtır. İşte elinizdeki bu eser, bu ihtiyacı bir nebze olsun karşılayabilmek için hem kelime anlamı hem de toplu anlam olarak tercüme edilerek siz değerli okuyucularımızın hizmetine sunulmuştur.
390.00 ₺ -
Abdest Alıyorum Etkinlikli Öğreniyorum Seti 4 Kitap
Gölge bulmacalar, labirentler, saklı nesneler, daha neler neler… Abdestle ilgili birbirinden eğlenceli bilgiler! Etkinlikli Öğreniyorum Seti’nin 4. kitabıyla çocuklar abdest almayı severek öğrenecekler.
84.00 ₺ -
El Ezkar Dualar ve Zikirler
45 yaş gibi bir insan ömrü için çok kısa sayılabilecek bir zaman aralığına 42'yi aşan eseri sığdırmış olan İmam Nevevî'nin "el-Ezkar" adlı kitabı, zikir ve dua konularında en çok ilgi gören eserlerdendir. Dua ve zikirlerle ilgili rivayetlerin ve hadislerin seçiminde Buharî ile Müslim'in "el-Camiu's-sahîh"leri ve Ebu Dâvûd, Tirmizî ile Nesaî'nin "es-Sünen"lerini esas almış, çok az bir kısmını da “Kütüb-i Meşhure”den nakletmiştir. Bu arada diğer hadis kitaplarına da başvurmuş, Nevevî’nin ifadesine göre cüzler ve müsnedlerdeki hadislere çok az yer vermiştir. İmam Nevevî bu eserinde bir müslümanın günlük hayatında karşılaşabileceği ve namaz, oruç, hac, evlenme, yolculuk, cihad gibi çeşitli durumları içeren zikir ve dua ile ilgili hadisleri bir araya getirmiştir. Günlük hayattaki çeşitli davranışları da ihtiva eden dua ve zikirleri konularına göre 22 bölüm ve 349 bab halinde sıraladığı bu eserde 1260 hadise yer vermiştir. Bu değerli eserde gerekli görülen açıklamalar genel olarak aşırı detaya girilmeden kısa ve özlü olarak dipnotta yer verilmiştir. Dipnotta konuyla ilgili açıklama yapılırken, genellikle günümüzün ihtiyaçları ve şartları göz önünde bulundurulmuştur. Açıklamalar, anlaşılır bir dille ifade edilmeye çalışılmıştır. Yine müellifin Şâfiî mezhebine mensup olması hasebiyle yer verdiği fıkhî görüşlerin bulunduğu yerlerde Hanefî mezhebinin de görüşlerine dipnotta yer verilmiştir. Okuyucuya kolaylık olması için hadisin nerelerde geçtiği ile ilgili tahric çalışmasında detaylı kaynak gösterimi yapılmıştır. Kitabın daha anlaşılır ve daha kolay okunabilmesini sağlamak amacıyla diğer baskılarda görülmeyen alt başlıklara fazlaca yer verilmiş, ayrıca herhangi bir kısıtlamaya ve geçiştirmeye yer vermeksizin bu eserin tam metin tercümesi yapılmıştır. Bu çok önemli eseri; okuma, kavrama, yaşama ve her zaman O'nu anma dileğiyle…
420.00 ₺ -
Seyyid Abdülhakim Arvasi
“Gâyem, imandır. İstanbul câmilerinde 25 sene imanı anlattım. Din, Allah’ın razı olduğu hükümleri yerine getirmektir. Yalnızca iki rek’at namaz kılmak değildir. İslâmiyet ferdlerde kaldı. Amma pek nâdir ve gizli ferdlerde…” “Tasavvuf yolcusuna, üç mühim şart vardır: 1- Ehl-i sünnet itikadından kıl ucu kadar ayrılmamak. 2-Resulullah’ın sünnetine uyup, bid’atlerden kaçınmak. 3-Hocasına tam bağlılık… Bunlara riâyet etmeyen, hiçbir şeye kavuşamaz…” Seyyid Abdülhakîm Arvâsî- Son asırda hem zâhirî din bilgilerini, hem tasavvufu bir arada öğreten ender şahsiyetlerden… Hem kendi kurup masrafını karşıladığı medresesinde talebe yetiştiren; hem de dergâhında ilahî marifeti gönüllere nakşeden son mürşidlerden… Yeni devirde, medrese ve tekkeler kapatıldıktan sonra bile vaaz ve irşaddan geri durmayarak, doğru dinin öğrenilmesinde ve yaşanmasında hassasiyet göstermiş bir müceddid… Bu yolda hayatını hep sıkıntılarla geçirmiş ve bu şekilde âhirete göçmüş büyük bir mücâhid… Elinizdeki kitapta, son asrın mümtaz âlimlerinden Seyyid Abdülhakîm Arvâsî’nin hayatı, âdetleri, sözleri, kendi kaleminden, vesikalardan ve sevenlerinin dilinden anlatılıyor… Bu büyük İslâm âliminin şahsında, o devrin ilim hayatına, tekke kültürüne ışık tutuluyor...
450.00 ₺ -
Sır Bir Yahya Efendi Romanı
“Bazıları vardır ki yaşarken ölüdürler ve bazıları da ölüyken diri. Gönlü ölü olanın bedeni diri olsa da ölüdür. Gönlünün sırrını bilen ölse dahi diri… Ölmek dedikleri o sebeple hep aynı değildir işte. Bu âlemi ölü gibi yaşayanlar öte âlemde diri gibi dolaşırlar” dedi Yahya Efendi. Gözlerini kısarak Beşiktaş sırtlarından deryaya bakıyordu. Ölüm bedeni öldürüyor lakin gönlüne dokunmuyordu insanın. … Eskiler İstanbul’un dört manevi muhafızı var diye inanırlarmış. İşte Yahya Efendi o dört manevi muhafızdan biri… Ölse de vazifesi bitmeyen bir gönül eri… Cihan Sultanı Kanuni Sultan Süleyman’ın sütkardeşi İstanbul’un sahipleri toprağın üstünde yaşayanlar değil, altında yaşayanlardır. “Ölümsüz bir aşk mı istiyorsun o vakit ölümsüz olan bir sevgiliye âşık ol” diyor eskiler işte ben de öyle bir âşıktan bahis açıyorum bu kez. Bu dünyadan göçüp giden ama ölmeyen birinden… Yahya Efendi’den… Zira Yunus’un da dediği gibi “Âşıklar ölmez…” … Ölenler yok mu oluyorlar sanıyorsun kâri? Ya ölmeyen ölüler de varsa?
182.00 ₺ -
Piri Türkistan Ahmed Yesevinin Romanı
İnandığın gibi mi yaşıyorsun, yoksa yaşadığın gibi mi inanıyorsun? “İnandığın gibi yaşa” diye ömrünü bir kuş kanadına asanlar ve ‘var’ denen nesi varsa hepsini feda edenler var. Şükür ki, onlar var. Zira hayat, neyi feda ettiğinle tarif ediliyor. Seni sırlı bir yola çağırsam gelir misin kâri? Hayali sen olanların, senin için ölenlerin ve belki düşlerinde seni görenlerin yaşadığı bir vakte çağırsam seni, gelir misin? Dervişleri, erenleri, alperenleri görmek ister misin? Ahmed Yesevi’yi anlatsam sana... Karanlıklarda kaybolma diye ışık tutuşunu anlatsam. Dervişleriyle yollara düşürsem seni... Hem sen de dua eder misin kâri? Pîr-i Türkistan Hoca Ahmed Yesevi gibi meselâ, onun gibi dua eder misin: “Beni her ne eylersen eyle, lâkin âşık eyle Allahım…” Pîr, hayatlarını aydınlattığı dervişlerini dört bucağa salıp nice coğrafyaları aydınlatmış bir mânâ erinin, Hoca Ahmed Yesevî’nin romanı...
231.00 ₺ -
DEM Bir Telli Baba Romanı
“Bazı şeylerin hayali güzeldir, kendisi değil... Her şey bir hayalle başladı aslında. Önce aşkı hayal ettim. Sonra bir âşık ve hayalime aşk ettim sonra. Sana anlattıklarım bir hurafeye dönüşmüş garip bir mezarın hikâyesi... İnanmak zor belki, lakin inanmamak daha zor. İstanbul; aşkın gönle düştüğü şehir, aşkın hayalle örtüştüğü, ölümle buluştuğu şehir... Her taşında bir aşkın izi var. Aşk var kâri, aşk var. Şükür ki var. Ve ben işte İstanbul’un bu aşklarının efsaneye düşmüş hâlini anlattım sana. Aşk... Ve ölüm... Ve hikâye... Bil ki aşk için gönül lazımdır, gönlü bilmek lazımdır ve bilmek için de ölmek lazımdır. Demem o ki aşk gönlün, ölüm de ömrün zekâtıdır. Ve aşk gönlün; ölüm de ömrün kirini alır da gider. Bu yazdıklarımın hepsi doğrudur demiyorum sana. Doğru ve gerçek olanları da var elbet. Lakin ben yalnızca hayal ediyorum. Zira bazı şeylerin hayali güzeldir, kendisi değil.” Fatih Duman, Dem’de, sizi, Telli Baba’nın gizem ve hüzün dolu öyküsünü okumaya davet ediyor...
126.00 ₺ -
Şerhul Fıkhıl Ekber Arapça
İmâm Ebû Hanîfe (rahimehullâh) akâidi konu edinen ilme el-fıkhu’l-ekber ismini vermiştir. Aynı şekilde, onun Hammâd rivayetiyle gelen akaid risalesi de “el-Fıkhu’l-Ekber” olarak isimlendirilmiştir. Ebû Mutî‘ rivayetine ise “el-Fıkhu’l-Ebsat” denilmektedir. el-Fıkhu’l-Ekber üzerine yazılmış olan Ebu’l-Müntehâ şerhi, okuyucuyu yoracak kadar uzun olmadığı gibi, onun metindeki muradı anlaması hususunda yetersiz kalacak kadar da kısa değildir. Bu nedenle şerhler arasında en çok tutulanlardan birisi olmuştur. Öyle ki, Osmanlı döneminde çok okunan kitaplar arasında yerini almıştır. Müellif, mukaddimede şöyle kaydeder: “İmam Azam’ın kitabı olan el-Fıkhu’l-Ekber” sahih ve makbul bir kitaptır. Bu kıymetli ve latif kitaba şerh olması için Kuran ve sünnetten ve muteber kitaplardan bazı kelimeleri toplamak istedim.” 1523 (h. 930) yılında tamamlanan eser İstanbul (1307), Haydarabad (1321), ve Kazan’da (1313) basılmıştır. Tahkikte izlenilen metot: · Eserin giriş kısmına 30 sayfadan oluşan bir mukaddimeler serisi eklenmiş olup, burada metin, şerh ve diğer şerhlerin vasıfları ile Ebu’l-Müntehâ şerhinin nüshaları hakkında malumat verilmektedir. · Eser, dünyanın farklı kütüphanelerinden seçilmiş olan altı nüshaya mukabele edilmiştir. · Ayet ve hadislerin tamamının tahricleri ilmî kriterlere uygun bir şekilde gerçekleştirilmiştir. · Kitapta bulunan nakillerin asıl kaynaklarına müracaat edilerek dipnot düşülmüştür.
210.00 ₺ -
Osmanlıca Türkçe Ansiklopedik Lugat
Bu eser, Osmanlıcada, kullanılan Arapça ve Farsça asıllı kelimeleri ihtiva etmektedir; türkçe kelimelerle Osmanlıca'ya batı dillerinden geçmiş kelimelere yer verilmemiştir. Buna mukabil: hâk, berg, hacer... gibi dilimizde kullanılmış ve alenî; âlemşümûl; beşûş; mütenekkiren... gibi kullanılmakta olan bütün osmanlıca (Arapça-Farsça) kelimeler alınmış, bu sûretle 60 bin kelimelik lûgat hazırlanmış bulunmaktadır
937.50 ₺ -
Sevmek Bu Kadar Güzelken
Bir erkek karısına baktığı, karısı da kendine baktığı vakit Allah her ikisine rahmet nazarı ile bakar ve erkek karısının elini tuttuğu zaman her ikisinin günahları parmakları arasından dökülüp gider. Hazreti Muhammed -Sallallahu Aleyhi Ve Sellem- “Sevgi” Allahu Tealanın kullarına en büyük ikramıdır. Sevmek ibadettir. Sevgi verdikçe içimizde çoğalan büyük bir enerjidir. -Vedüd- olan seven ve çok sevilen Rabb'imiz, sevgiyi çok tatlı yaratmış. Peki sevmek bu kadar güzelken bu kızgınlık, bu nefret, bu kavgalar niye? Seviyoruz hatta çok seviyoruz fakat yaşatamıyoruz sevgilerimizi. Sevgiyi yaşatmak için Rabb’imizin ve Resûl’ünün yol göstericiliğine ihtiyacımız var. İnsanı, Yaradanından daha iyi kim bilebilir ki? Erkek ve kadının, birbiri hakkında bilmesi gerekenler... En sağlam kaynakların ışığında... Sevginiz daim olsun diye.
162.50 ₺ -
Mutlu Evlilik Okulu
Bekarlar ve evlenmeye hazırlananlar! Kavgalardan yorulduk diye şikayet edenler. Muhabbetli bir hayat isteyenler. Birbirimizi seviyoruz fakat sevginin tadını kaybettik diyenler. Neden mutlu olamadığımızı anlamıyorum, nerde yanlış yapıyoruz diyenler. İşte bu kitap tam size göre! Sema Maraşlının sade ve samimi anlatımıyla, evlilik okulu dersleri size bambaşka bir pencere açacak. Sizi çok iyi tanıyan bir yakınınızla sohbet eder gibi... Hatalarınızı görecek, yer yer sarsılacak, bazen belki de kızacaksınız. Bazen de gülümseyeceksiniz. Evliliğe bakış açınız değişecek. Eğer ister ve emek verirseniz hayatınız da değişecek... Öğrenmenin ve öğrenciliğin yaşı yok. Haydi şimdi ders zamanı!
279.50 ₺ -
Yunus Terapi
Yunus Terapi Yaşadığı döneme baktığımızda Yunus Emre’nin sadece bir derviş, bir halk şairi, bir mutasavvıf değil, aynı zamanda adeta bir psikolog olduğunu görürüz. O yalnızca halkın sanat zevkini tatmin ettiği için “Yunus” olmamıştır. Nefesinin bugün hâlâ bu kadar canlı olmasında en büyük etken insanların psikolojik ihtiyaçlarını gidermesidir. Anadolu insanının travmalarını çözen, toplumsal huzuru sağlayan ve yeni bir kültür iklimi adeta bir “Yunus iklim kuşağı” oluşturan bu büyük halk ozanı aslında bugünün insanına çok şey söylüyor! Nevzat Tarhan Mesnevi Terapi’den sonra Yunus Terapi ile bizlere Yunus Emre’nin şiirinin günümüz insanın ruhsal yaralarını nasıl sarabileceğini, toplum psikolojisini nasıl onarabileceğini keşfetmeye davet ediyor. Yunus Emre’nin şiirlerinden yansıyan bilgeliğe çok ihtiyacımız var... Aşk insanı karmakarışık eder; dün, bugün, yarın iç içe geçer. Ateşlerde yakar. Yakar ama içindeki cevherin de çıkmasını sağlar. Âşık olan varlık evini terk edip yokluk evine girer. Yokluğa erdiğindeyse her şeyi terk eder, kendini suda, toprakta bulur, Yaradan’ın denizinde erir. Aşk başta ateştir. Ateş, kibir ve gücü temsil eder. Ama bu ateşte yandıkça suya, toprağa dönüşürsün. Sabrı, kanaati, alçak gönüllüğü, edebi öğrenirsin. Aşk ilinde ahlak eğitimi vardır. Aşktan ahlaka giden bir yoldur bu…
168.00 ₺ -
Mutluluk Psikolojisi ve Stresle Başa Çıkma
Mutluluk Psikolojisi İnsan, bedensel ve ruhsal olarak her an dışarıdan gelecek etkilere açıktır. Hatta bazı durumlarda ruhsal halini tümüyle bu uyaranlar belirleyebilir. Çünkü her bir etki ve uyaran, insanın bedensel ve ruhsal dengesini, düzenini, uyumunu etkiler. İnsanın içindeki mekanizma, bilinçli ya da bilinçsiz olarak bu dengeyi koruyan sistemler, dengeyi ve uyumu sağlamak, sürdürmek için sürekli çaba harcar. Bu çabaların yetersiz kaldığı noktada da stres ortaya çıkar. Nevzat Tarhan, Mutluluk Psikolojisi ve Stresle Başa Çıkma adlı kitabıyla hem insanın stresle olan ilişkisine hem de stresi nasıl mutluluğa dönüştüreceğimize odaklanıyor. Bu mücadele esnasında insanın kendi kişiliğini ve karakterini daha iyi tanıması gerektiğini vurgulayarak, aslında tümüyle bize özgü bir mücadele yolu çizmiş oluyor. Her şey, önce kendini değiştirmekle başlıyor. Stresin mutluluğa dönüşebileceği her bir noktada bu kitabın rehberliğinden faydalanmak elinizde.
168.00 ₺ -
İki Risale
Tercümesini sunduğumuz Imam Gazzâliinin iki risâlesi, Faysalu't-Tefrika Beyne'l-İslam ve'z-Zendeka: İslam ve Zındıklık Arasında Ayırt edici Kıstas ve Kanunu't-Te'vil: Te'vil Kanunu birbiriyle bağlantılı konular içermesi itibariyle, Arapça neşirde de birlikte yayınlanmıştır. Faysalu't-Tefrika Beyne'l-İslam ve'z-Zendeka: İslâm ve Zındıklık Arasında Ayırt edici Kıstas kitabı, onun fikri istiklâlini ve taklidi reddedişini temsil eder. O, başkalarının görüşlerini toplamakla yetinmemiş, aksine hakikatine ulaşıncaya kadar, kesin kararlı bir alimin ilminin cüretiyle, meselelerin derinliklerine dalmıştır. Düşüncesinde müstakildir. Bunun için, Eş'ari'ye veya diğer mezhep sahiplerine muhalefeti küfür görmez. Imam Gazzâli, fi't-Te'vil kitabında ise te'vili ele alıp en açık şekilde şerh etmiştir. Kitapta bu mevzuda gayret sarf edenlere tavsiyelerini sıralamış ve bunu güzel bir şekilde yazmıştır. Te'vil konusunu ele alanların yöntemlerini en güzel bir şekilde tanıtmış, onlardan doğru olanı tespit etmiştir. Küçük hacmine rağmen bu sıkıntı verici yola girmekten kurtulmak isteyene en iyi rehberdir. Ve ona en salim yöntemi göstermektedir.
161.00 ₺ -
Vermeyince Mabud
Bu hikâyeler şimdiye kadar yazılmış olanlardan birçok yönden farklıdır: İçlerinde gerçek hayata ışık tutan ve bir bakıma şarkın binlerce yıllık tecrübesini ortaya koyan hikâyeler bulunmaktadır. Yine tarihte hayatın içinde yaşanmış ve bundan sonra da benzerleri yaşanacak olan ibret levhaları gözler önüne serilmiştir. Yine bizzat yazarımızın içinde bulunduğu ve kısmen de kahramanı olduğu hatıralar da bu çalışmada yer almaktadır… Burada anlatılanların bir kısmı da belgesi gösterilemeyen gerçek bir tarihi ifade etmektedir. Hem tatlı bir akıcılıkla hayatı anlatan manzaraları âdeta seyretmek ve hem de tarihe ve toplum hayatına nüfuz etmede bu nüktelerin birer kılavuz rolü oynayacağına inanıyoruz. Yazarımız buradaki birçok hikâye cemiyet hayatının herkesçe fazla bilinmeyen noktalarına da dokunmaktadır. Bunları okurken bazen öteki âlemlere ve bazen de mahallemize evimize birer ziyarette bulunacağız.
210.00 ₺ -
Teşvik Eden ve Sakındıran Hadisler
“et-Terğib ve’t-Terhib”, günümüzde, birçok Müslüman’ın evinde bulunması ve çeşitli yerlerde ders kitabı olarak okutulması sebebiyle Müslümanların nezdinde hakkıyla yerini bulmuş olan bir eserdir. Ülkemizde çok ciddi bir bilgilenme açığı olduğu, insanımızın en temel konularda bile İslâmî bilgilerden yoksun olduğu gerçeğinden hareketle insanımızı doğrudan doğruya Kur’an ve hadislerle muhatap kılmak, bu sorunu çözmenin en iyi yöntemlerinden biridir. Bu nedenle “et-Terğib ve’t-Terhib”, ayet ve hadislerle İslâmî bir hayat ölçütü ve yaygın bir ümmet eğitimini hedeflemiş bir eserdir. Bu durumun ülkemiz insanları açısından ne kadar önemli olduğu aşikârdır. Bu eserde; ihlas, ilim, namaz, alım satım, edep, zühd, cennet ve cehennem gibi konularda dinin yapılmasını ve yapılmamasını istediği şeylere dair hadisler derlenmiştir. Bu eserdeki hadisler genellikle Kütüb-i Sitte, İmam Malik’in “el- Muvatta”ı, İbn Hibban ile İbn Huzeyme’nin “es-Sahih”leri, Ahmed b. Hanbel ile Ebu Ya’la el-Mevsıli’nin “el-Müsned”leri, yine Bezzar’ın “el- Müsned”i, Taberani’nin üç “Mu’cem”i, Hâkim en-Nisaburi’nin “el- Müstedrek”i, İbn Ebi’d-Dünya’nın kitapları, Beyhaki’nin “Şu’abu’l İman” ile “Kitabu’z-Zühd”ü ve Ebu’l-Kasım el-Isbahani’nin “et-Terğib ve’t-Terhib” gibi hadis kaynaklarından seçilerek konularına göre giriş bölümü ve yirmi dört bölüm halinde sıralanmasıyla meydana gelmiştir.
354.00 ₺ -
Salavatı Kübra Tercüme ve Şerhi
Salavat-ı şerife, Hz. Peygamberimiz ile, her an ve her mekânda iletişim üzere olmaktır. Resülullah üzerine Salât ve Selam getirmek, ona yakınlıktır ve duaların kabûlüne delildir. Bu münasebetle Allah (c.c.)'a yakınlığa sebeptir. Bunun için "salânın huzurlu kalp ile okunması gerekir. Huzur-u kalp ise, salât ve selâmın yerinin ve manasının tam anlaşılması ve açıklığa kavuşmasıyla mümkündür ki; İlahî sırlara vakıf Kutb-u Rabbani Abdülkadir Geylâni Hazretleri'nin evrad-ı şerifesini ve "Salat-ı Kübra" isimli "Delâil-i Hayrat'ını sevenlerin, salihlerin ve din kardeşlerimizin, din-i mübini okurken mânâ ve ışıklarını tefekkür etmesi için huzurlu kalp üzere olması gereklidir. İyi biliniz ki, salavat-ı şerifenin fazilet ve faydaları, mükafatı ve sevapları, hasıl ettiği manevi meyveleri sayılamayacak kadar çoktur. Aklın bunları kavraması zordur. Anlamaya akıl kafi gelmez. Hatta otorite sahibi araştırmacılar ve büyük müfessirlerin bazıları: "Cenab-ı Fahr-i Resül üzerine salât, "efdal ibadetlerdendır," demişlerdir. Zira, Hz. Muhammed'in üzerine bizzat Allahı.) Teala hazretleri salât selam getirmiş melâike-i kırâmın ve insanların salât ve selam getirmelerini de emretmiştir.
240.00 ₺ -
Oruç Sırları ve Fazileti
Allah, orucu kullarını korumak ve kurtarmak için, dostlarını himaye için bir kale ve bir kalkan kılmıştır. Oruç sayesinde onlara cennet kapılarını açmıştır. Oruç ibadeti, başka hiçbir ibadete benzemez. Çünkü bu, belli şeylerden uzak kalmak, belli bir zaman dilimi içerisinde, yeme, içme ve şehevi istek ve arzulardan uzak bulunmaktır. Bu açıdan başlı başına bir sır/gizli ibadettir. Dolayısıyla oruç tutanların alacakları ecirler, sayı ve hesaba gelmeyecek ve elektronik hesaplamalar ile değerlendirilemeyecek derecede fazladır. Çünkü Allah oruç tutanlara öylesine bir ecir akıtacak ki, bunun herhangi bir yerde dur ve durağı yoktur. Bunun belli bir sınırı olmaması da değerlidir. Çünkü oruç yalnızca Allah için tutuluyor, aynı şekilde Allah’a nisbet olunmakla da şeref kazanmış oluyor. Gerçi tüm yapılan Allah için yapılmaktadır. Hepsinin ayrı bir durumu, ayrı bir değeri ve yeri vardır.
57.00 ₺ -
Onlar Nasıl Kuldu
Nebîler Sultanı; geceler boyu, mübarek ayakları şişip üzerinde durulmayacak hale gelinceye kadar namaz kılar ve ibadette ısrar ederdi. Kendisine bunun sebebi sorulunca; "Ben şükreden bir kul olmayayım mı?" buyururlardı... Putperestler hariç hemen herkes, "Ben Allah'ın kuluyum!" der. Ama nasıl kul? Azîz ve Celîl olan Allah bütün insanlara hitaben şöyle buyurur: " — Ey insanlar, sizi de sizden öncekileri de yaratan Rabbinize ibâdet (kulluk) edin. Tâ ki takva sahibi olasınız." [Bakara:21] Bu eserde; Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in, Ashab-ı Kiram' ın ve Cenab-ı Hakk' ın Veli kullarının, kul olmakta ulaştığı mertebeleri okuyacak ve takva sahibi olmanın insana verdiği mutluluğu hissedeceksiniz...
144.00 ₺ -
2. Abdulhamid Efsanesi Yıldız İstihbarat
Sultan ll. Abdulhamid için tarih ne yalanlara sahne oldu. "Kızıl Sultan, kan emici, Yıldız canavarı, vatan satan adam"... daha nice kuyruklu iftiralar!.. Yalan tarihinin gürültüsünden bıktık. Amcası Abdülaziz'in tahttan indirilmesi ve şüpheli ölümü, ağabeyi V. Murad'ın tahtta geçirildikten üç ay sonra ruhsal çöküntü geçirdiği iddiasıyla tahttan indirilerek Çırağan Sarayı'na hapsedilmesi neticesinde başlamıştı hükümranlığı.Bir yandan dış borçlar, bir yandan iç isyanlar ve kanlı darbe fırtınaları... Zor günlerden geçiyordu imparatorluk. ll. Abdülhamid'in otuz üç yıllık iktidarı boyunca oluşturduğu eserlerinden izlediği politikalara ve Yıldız İstihbarat Teşkilatı'nın ettiği amansız mücadeleden şaşırtıcı jurnallere kadar uzanan bir serüven... İşte size sağanak sağanak tarih... Bilinmeyen yönleriyle Sultan ll. Abdulhamid Han. Bir toz zerresinde bile tarihin doğrusunu arayan Şükrü Altın'ın kaleminden her satırı düşündürücü, her satırı sarsıcı bir eser...
294.00 ₺ -
Hilafetin Çığlığı
Kur’an mucizesini yeryüzüne hâkim kılmak için Allah(c.c.) tarafından görevlendirilen Resulullah Efendimiz’in(s.a.v.) de yeryüzünde halifeleri vardı. Halifeliğin kaldırılmasının üzerinden 91 yıl geçmiş olmasına rağmen hâlâ gündemde kalmaya devam etmektedir. Hem Türkiye’ de hem de dünyanın başka yerlerinde hilâfet makamının yeniden kurulması için toplantı ve gösteriler yapılmaktadır. Batı her koldan hilafet makamına saldırıya geçmişti. Haçlılar korktukları halifeliği yıkmak için başta İngilizler olmak üzere çok mücadele verdiler. Onlara göre halifelik bir daha çıkmamak üzere tarihin mezarlığına gömülmeliydi. Müslümanların tefrikaya düşmesiyle sonunda hilafet makamı kaldırıldı. Batı’nın İslâm dünyası üzerindeki katliam ve kıyımlarına dur demenin zamanı ne zaman gelecek? Birçok Müslüman ülkede hâlâ görülen savaş, kan ve acılar ne zaman sona erecek? Müslümanların acı çığlığı ne zaman dinecek?
234.00 ₺ -
Sorulu Cevaplı Mülteka Tercümesi İslam Fıkhı 5 Tk
Sorulu ve Cevaplı Mülteka Tercümesi 5 Cilt Takım Geniş İzahatlar ve Kelime Manalı - Ali Kara Ashab-ı Kiram, dini dünyayı aydınlatan güneş gibi yüce tutarak, küçük ve büyük cihatta tam özen gösterdikten sonra Fıkıh'ın tümüyle uğraşıp dinin tebliğcileri olmuşlardır. Bundan sonra; Ben, istek ve arzuların coşkun ve yoğun olduğu dönemlerimde vakitlerimi, boşa geçirmeyip, yaygın faziletler kazanmaya gayret sarf ettim. "Bir fakih, şeytana karşı bin bilgisiz abidden daha güçlüdür" sözünü düşünerek gece gündüz bilgi öğrenmeye rağbet ederek kitapsever oldum. Faziletlerle donanmış bir edip bulunca sohbetine severek katıldım. Fakat "Her şey için bir engel vardır" sözü gereğince deniz dalgaları gibi birbirini izleyen engeller çıkıp uzun süre ilim sohbetlerinden uzak kaldım. Geceleri rahat uykuyu bırakıp kitap mütalaası ile sabaha değin vakitlerimi değerlendirdim. Allah'ın hidayeti erişip "Allah hayrını dilediği kişiyi dinde fakih kılar" hadis-i şerifi gereği Fıkıh sahasına gayret ve özen gösterip; insanlar arasında geçerli olan "Mülteka'l-Ebhur" adlı kitabın mütalaasını sürekli yaptım. Meselelerini ezberledim. Gerçekten bu kitap, insanlar arasında geçen Dini meseleleri; önemli işleri kapsamaktadır. Bazı alimler bu eserin meselelerinin 17.000 olduğunu bildirmektedirler. Eserin sözleri, cümleleri kapalı olduğundan herkesin kolayca anlayıp yararlanamayacağı için Türkçe olarak açıkladım. Önceleri eserin yalnızca kapalı cümlelerini açıklayarak yararlı olacağım kanatindeyken sonradan Allah rızasını kazanmak için eserin tamamını Türkçe'ye tercüme ettim. Bu tercümeden seçkin ve halk yararlanabilirler. İbrahim Halebi tercüme ettiğim "Mülteka'l-Ebhur''unu yazarken şu eserlerden yararlanmıştır,Vikaye, Kuduri, Kenz, Muhtar, Mecma-ül-Bahreyn, Hidaye. Ben, Mevkufat adındaki tercümemi yazarken bunlara ilaveten şu eserlerden yararlandım; Hidaye, Ekmel, İbnü Hümam, Gayet-ül Beyan, Nihaye, Mi'rac-üd, diraye,Kifaye, Zeylei, Bahr-i-r'Rayık, Ayni, Şerh-i Mecma-ül-Bahreyn, Şerh-i Vikaye-i Şeyhzade, Sadrü'ş'Şeria, Islah-ı İzah, Dürer-i Gurer, Şumunni, Hızaneetü'l Fetava, Cami'ül Fetava, Günyet'ül Fetava, Tatarhaniyye, Manzume, Şerh-i Muhtasarı Tahavi lil-İsbicavi, Havi İhtiyar. MUHAMMED MEVKUFATİ Bu güzel eser Hanefi ulemasından İbrahim b. Muhammed-el-Halebi’ nin Mülteka-ı-Ebhür adlı meşhur kitabının tercümesidir. Mültekanın kendisi Kuduri,Muhtar,Kenz ve Vikaye gibi meşhur metinleri içine almakta kalmayıp diğer bir çok ittifakı meseleleri sinesinde toplayan bir hazine olduğu halde mevküvati Mehmet Efendi merhum bu hazine ile yetinmemiş 25 den fazla eserden tercümesine meseleler aktarmıştır. Bu suretle eser tercüme olmaktan çıkmış adeta özene bezene yazılmıs mükemmel bir hazinet-ül-hazain olmuştur.Yalnız osmanlı üslubu ile yazıldığı için bu gün anlaşılması çok güçtür. Bu kıymetli eseri sadeleştirerek günümüzün okuyucularına arzetmek için SAĞLAM YAYINEVİ sahibi Alaeddin Sağlam bana müracatta bulundu.Teklifini memnuniyetle kabul ettim ve bu eseri güzide talebelerimizden Zülkarneyn Tatlılı ile Şevket Gürel'in yardımları sayesinde mümkün olduğu kadar sadeleştirmek kolay anlaşılır hale getirmeye çalıştım Yalnız bu arada ufak bazı tasarruflara lüzum hasıl oldu.Mesala Arapça bir kelimenin uzun uzadıya yapılan iştikakı bazı luzumsuz kaideler ve fıkıhla alakası olmayan izahat okuyucuyu bıktıracağından fayda yerine zarar getirebilir.Onun için böyle lüzumsuz görülen şeyler sırası geldikçe kıtaptan çıkarıldı.Bu suretle eser daha faydalı hale getirildi.Gönül isterki böyle ganimet eserler hakikaten ganimet bilinmeli ve şevkle okunmalıdır. Cenab-ı Hak cümlemize bol feyizler ve hayırlı muvaffakiyetler ihsan buyursun AMİN
1500.00 ₺ -
Tefsiri Mevakib Kuranı Kerim ve Osmanlıca Tefsir
Tefsiri Mevakib Kuranı Kerim ve Osmanlıca Tefsir Tıbkıbasım İsmail Ferruh Efendi tefsirinde, Hüseyin Vâiz Kâşifi’nin yazdığı Tefsîr-i Hüseynî olarak da bilinen Farsça el-Mevâhibü’l-Aliyye isimli tefsirini esas almıştır. Tibyân, Beyzavî, Keşşâf ve Hâzin tefsirleriyle tatbîk ettikten sonra ihtisâr ederek el-Mevâkib ismiyle Türkçe’ye tercüme etmiştir. Kitap, Tefsîr-i Mevâkib ismiyle meşhur olup sayfaların orta kısmında Kur’ân-ı Kerim vardır. Sayfa kenarlarında ise âyet-i kerîmelerin meali hâşiye şeklinde yan taraflara yazılmıştır. Rumeli ve Anadolu Kazaskerleri, Şeyhülislam, Nakîbüleşraf vesâir asrın âlim ve fazıllarından 13 kişilik bir heyetin tedkîkinden sonra Sultan İkinci Abdülhamid Han devrinde defâatle tab’ olunmuştur. Fazilet Neşriyat tarafından Bahriye matbaasında (1905 yılında) basılan nüshadan tıbkıbasımı yapılmıştır.
360.75 ₺