-
Kırmızı Kod Zor Öğrenci
18 bölüm! 18 zorluk! 18 çözüm seti! Ama en önemli mesaj şu: HER ÇOCUK KURTULUŞA LAYIK! • Yerine oturamayan çocuk • Sosyal becerisi zayıf çocuk • Sürekli uyuyan çocuk • Sürekli tuvalete giden çocuk • Aşırı konuşkan çocuk • Sürekli yiyen çocuk • Aşırı mükemmeliyetçi çocuk • Zorbalık yapan çocuk… HEPSİ = DEĞERLİ! = SEVİLMEYİ HAK EDEN! = GELECEĞİ OLAN! Bir de sen, sevgili öğretmen, onların umudusun! Zor mu? EVET! İmkânsız mı? ASLA! Çünkü sen sadece öğretmen değilsin. Sen bir HAYAT MİMARI’sın! Sen bir UMUT TAŞIYICISI’sın! Sen GELECEĞİN ŞEKİLLENDİRİCİSİ’sin! 20 yıl sonra, o çocuklar büyüyünce geriye dönüp bakacak ve diyecekler ki: “Bir öğretmenim vardı… Bana inandı… Pes etmedi… İşte o öğretmen hayatımı değiştirdi!” O öğretmen SENSİN!
219.00 ₺ -
Tomris Hatun Türklerin İlk Kadın Hükümdarı
Tarihi kazılar sırasında, bazı kadın savaşçıların mezarlarında savaş aletleri görülür. Bundan dolayı Türk kadınlarının da savaşçı bir topluluk olduğu fark edilir. Bu kitap tam olarak bu konuyu ele alıyor; Türk kadın savaşçıları ve Tomris Hatun'un hikayesi. Alp Er Tunga'nın torunu olan ilk Türk kadın hükümdar. Peki, bu süreç nasıl gerçekleşti? Tomris Hatun, Türk askerlerinin başına nasıl geçti? Gerçekten Amazon kadınları var mıydı ve Tomris Hatun ile bağı neydi? Perslerin büyük hükümdarı Kyros ile tarihe geçen o büyük savaşı ve atasının intikamını anlatan etkileyici bir serüven. Hazırsanız Tomris Hatun’un hikayesi başlıyor.
187.60 ₺ -
Dijital Çağda Kaybolma
DİJİTAL ÇAĞDA KAYBOLMA MODERN ÇAĞDA MÜSLÜMAN GENÇ İÇİN ÇIKIŞ HARİTASI VE İSTİKAMET REHBERİ “BU ÇAĞDA MÜSLÜMANCA YAŞAMAK MÜMKÜN MÜ?” diyorsan, yalnız değilsin. Dijital çağın gürültüsü, sosyal medya algoritmaları, tek tık tuzakları, sanal kumar bağımlılığı, inanç soruları (deizm/ateizm), namaza başlayıp bırakma ve “tam kurtuldum” derken yeniden düşme… Bazen insan yönünü kaybediyor. İçindeki ses de durmadan şunu tekrar ediyor: “İnanıyorum ama yapamıyorum. Düştüm ama kalkamıyorum.” DİJİTAL ÇAĞDA KAYBOLMA, sadece “günah işleme” diyen bir nasihat metni değil. Modern çağın içinde kaybolan gence; iradeyi güçlendiren, sorulara yürürken cevap veren ve istikameti korumaya yardım eden pratik bir “çıkış haritası” sunar. Bu yol; düşmeni engelleyecek, düştüysen kaldıracak, yürürken sorularına cevap olacak ve seni istikamette tutacaktır. (1) DİJİTAL ÇAĞDA KAYBOLMAK NE DEMEK? “Kaybolmak” bazen büyük bir inkâr değildir; küçük kopuşların birikimidir. Düzenin dağılması, ibadetin aksaması, ekranın yönetmesi, çevrenin sürüklemesi, umudun azalması… Bu kitap, kaybolmayı romantikleştirmez; gerçekçi biçimde tanımlar ve geri dönüş için yol gösterir. (2) BU ÇAĞDA MÜSLÜMANCA YAŞAMAK MÜMKÜN MÜ? Bu çağın iki yalanı var: “Bu devirde olmaz.” “Sen artık düzeltemezsin.” Bu kitap, tam olarak bu iki yalana karşı yazıldı. Müslümanca yaşamak, “başka asırların işi” değil; doğru yöntemle, doğru çevreyle ve doğru planla bugün de mümkün. Burada hedef, bir anda kusursuz olmak değil; istikamet kazanmaktır: düşsen de kalkabileceğin, yürürken güçleneceğin, hayatını yeniden toparlayacağın bir yol. (3) NAMAZA BAŞLAYIP BIRAKIYORUM: NASIL DEVAM EDERİM? Birçok genç namaza başlıyor, sonra kopuyor. Çünkü namazı “yük” gibi taşıyor. Bu kitap, namazı bir görev listesi gibi değil; ruha ilaç gibi yeniden kurmaya odaklanır. Küçük ama sürdürülebilir adımlarla; motivasyon düştüğünde bile devam ettiren bir düzen kurmayı hedefler. “Yarım kaldım” utancıyla tamamen bırakma tuzağından çıkmak için net bir yol sunar. (4) GÜNAHLARDAN VAZGEÇEMİYORUM: TEKRAR DÜŞMEMEK İÇİN NE YAPMALI? Tövbe sadece “pişman oldum” demek değildir. Tövbe, yeni bir hayat kurma başlangıcıdır. Bu kitapta tövbe; temeli atmak, sonra o temelin üstüne karakter inşası yapmak demektir. Tekrar düşüşlerin yaygın sebepleri: Erteleme tuzağı: “Biraz daha düzeleyim, sonra başlarım.” Tetikleyici tuzağı: Bir görüntü, bir ortam, bir yalnızlık anı. Çevre tuzağı: Günahı normalleştiren arkadaşlıklar. Umutsuzluk tuzağı: “Çok tekrar ettim, benden olmaz.” Bu kitap; düşmeni engelleyecek, düştüysen kaldıracak. Sonra da esas işi yapacak: seni istikamette tutacak. (5) DİJİTAL BAĞIMLILIK, SOSYAL MEDYA VE SANAL KUMAR TUZAKLARI Dijital dünya, özellikle genç için bir “özgürlük alanı” gibi görünür ama çoğu zaman bir irade aşındırma düzenine dönüşür. Algoritmalar, merak, kaydırma döngüsü, gece yalnızlığı… derken insanın iç disiplini erir. Bu kitap “telefonu at” demiyor. Gerçekçi bir çizgiyle; dijital detoks mantığını, sınır koymayı, tetikleyici içeriklerden korunmayı ve “tek tık” tuzağına karşı zihinsel kalkan kurmayı anlatıyor. Ama sadece teknik önlemle yetinmiyor: iradeyi güçlendirecek manevi ve psikolojik adımları da inşa ediyor. (6) DEİZM/ATEİZM ŞÜPHELERİ VE İMAN SORULARI Modern çağ, soru üretiyor. Sorunun kendisi problem değil; soruyla baş başa kalıp yalnızlaşmak problem. Bu kitap, inanç sorularını bastırmadan; doğru zeminde ele almayı hedefler. Deizm/ateizm çıkmazlarına dair genç aklı yormayan, net ve yürürken anlaşılır bir yaklaşım sunar. Not: Bu kitap sadece “cevap” vermez; cevabı hayata bağlar. Çünkü iman, sadece zihin işi değil; aynı zamanda bir yaşam inşasıdır. (7) KADER VE İRADE: “BEN BÖYLEYİM DEĞİŞMEM” DÜŞÜNCESİ Kader konusu bazen “bahane” gibi kullanılır: “Ben böyleyim, kaderim bu.” Bu kitap kaderi inkâr ettirmez; kaderi doğru anlayıp iradeyi ayağa kaldırır. Çünkü çoğu zaman sorun kader değil; umutsuzluktur. Umut yeniden kurulduğunda, irade de yeniden ayağa kalkar. (8) BU KİTAP KİMLER İÇİN? “Bu çağda Müslümanca yaşamak imkansız” diye umudu kırılanlar Namaza başlayıp bırakma döngüsüne sıkışanlar Günahlardan çıkıp tekrar düşmekten yorulanlar Dijital bağımlılık, sosyal medya ve sanal kumar gibi tuzaklarla boğuşanlar Deizm/ateizm sorularıyla zihni yorulanlar “İnanıyorum ama yapamıyorum” diyenler “Nereden başlayacağımı bilmiyorum” diye bocalayanlar (9) BU KİTAP SENİN İÇİN NE İFADE EDİYOR? Bu eser niyetine göre bir araca dönüşür: Kendin için bir pusula: Tövbe, irade eğitimi, dijital detoks ve namaz bilinciyle hayatını yeniden inşa etmen için yol gösterir. Sevdiğin biri için bir yol arkadaşı: Manevi olarak desteğe ihtiyacı olan bir dostuna hediye ederek “Gel, birlikte toparlanalım” diyebilirsin. Sözün bittiği yerde bir vesile: Yanlış yolda olduğunu düşündüğün ama kırmadan nasıl söyleyeceğini bilemediğin bir yakınına; bu kitap incitmeden anlatan bir vesile olabilir. YAZAR HAKKINDA (KISA) Nurullah Okur; İlahiyat Fakültesi mezunu, DİB’e bağlı uzman imam-hatip ve DİB bünyesinde gençlik çalışmaları saha koordinatörüdür. Gençlerle sahada yürüttüğü çalışmaların merkezinde “Bu çağda Müslümanca yaşamak mümkün mü?” sorusu vardır. Sosyal medya içerikleriyle dinin sahih, samimi ve yaşanılabilir yüzünü geniş kitlelere ulaştırmayı amaçlar. SIK SORULAN SORULAR S: Bu kitap sadece tövbe kitabı mı? C: Hayır. Tövbe başlangıçtır; kitap asıl olarak istikameti kurmayı ve modern çağda kaybolmadan yürümeyi hedefler. S: Dil ağır mı? C: Sade, net ve pratik bir dille yazılmıştır. S: Kısa sürede sonuç verir mi? C: Amaç “anlık gaz” değil; sürdürülebilir dönüşüm ve istikamet kazandırmaktır. KAPANIŞ Dijital çağda kaybolduğunu hissediyorsan… Bismillah de ve kapağı aç.
136.00 ₺ -
54 Farz Sohbetleri
54 FARZ SOHBETLERİ Hasan-ı Basrî (Rahmetullâhi Aleyh) der ki: “Bir müminin üzerinden geçen hiçbir gün ve gece yoktur ki, elli dört farzla sorumlu olmasın.” 54 Farz Sohbetleri, Müslümanın günlük hayatında sürekli muhatap olduğu imanî, ahlâkî ve kulluk vazifelerini sistemli ve bütüncül bir yaklaşımla ele almaktadır. Allah’ı zikretmekten namaza, ölüme hazırlıktan tevekküle, sabırdan şükre kadar uzanan temel sorumlulukları hatırlatırken; şirkten, kibirden, kötü zandan ve nefsin aldatıcı tuzaklarından nasıl sakınılacağını da açık bir dille ortaya koyar. Dilin muhafazasından büyük günahları terk etmeye kadar Müslümanın aslî sorumluluklarını beyan eden bir irşad kitabıdır. Aynı zamanda müminin nefsiyle yüzleşmesine, hayatını yeniden gözden geçirmesine ve kulluk bilincini diri tutmasına imkân veren güçlü bir manevî muhasebe zemini sunar. Bu zemin; ibretli kıssalar ve güncel örneklerle desteklenmiş, meseleler somutlaştırılarak “Ne yapmalıyız?” sorusuna pratik ve uygulanabilir cevaplar üretilmiştir. 54 Farz Sohbetleri, günlük hayatını kulluk şuuruyla inşa etmek isteyenler için istikamet üzere yürümenin sistemli yol haritasıdır. Konular düzenli bir akışla ele alınmış olup, aynı zamanda vaaz ve derslerde doğrudan kaynak olarak kullanılabilecek bir yetkinlikte hazırlanmıştır.
299.20 ₺ -
Sen Benim Hikayemsin Özel Baskı
Usta şair Nurullah Genç’in kuşaklara dokunan şiirlerinden özel bir seçki! Bir ömür içinde yazılan aşkı, memleketi, hasreti anlatan ölümsüz dizeler, şairin kendisinin çektiği fotoğraflarla. Üstelik tüm şiirleri şairin kendi sesinden dinleyebileceğiz QR kodları bulacaksınız sayfalarda. Yağmur’un, Rüveyda’nın şairinden unutulmaz şiirler.
474.50 ₺ -
Hikem i Ataiyye
Sufilerin “Namazda Kur’an’dan başka bir şey okumak caiz olsaydı, o Hikem olurdu.” diye övdükleri, ulemanın “Hikem’e şerh yazmayı yüce bir ilim” olarak gördükleri temel tasavvuf klasiklerinden biri olan Hikem-i Atâiyye, Şazeliyye yolunun pirlerinden büyük sûfî İbn Atâullah el-İskenderî’nin en önemli eseridir. Bu eser, tasavvuf yolunun inceliklerini uzun izaha girmeden, veciz ve sarsıcı cümlelerle dile getirir. Kulun Hakk’a yönelişini güçlendiren bu hikmetler, âdeta okundukça açılan, tekrar edildikçe derinleşen marifet denizi incileri gibidir. Elinizdeki Hikem-i Atâiyye neşrinde iki yüz altmış dört hikmet, şerhsiz bir şekilde doğrudan tercüme edilmiş ve Arapça aslıyla yayına hazırlanmıştır. Bu yönüyle eser, metnin orijinal hâliyle buluşmak isteyen okurlara hitap ettiği gibi, her hikmet üzerinde şahsi bir tefekkür imkânı da sunmaktadır. Bu kıymetli klasik, şerhsiz bir hâlde ilk defa Dr. Abdullah Taha Orhan’ın samimi gayreti ve yoğun çalışmasıyla tercüme edilmiştir.
91.25 ₺ -
Gölge Tilki
Benim adım YAAAARRRRWWWAAAAAARRR.Karda bir tavşanın üzerine atlarken attığım çığlığı düşünerek söylemen gerekiyor. Başka bir adım daha var ama sana bunu henüz söyleyemem çünkü hikâye mahvolur. Ama bu hikâyenin tilkilerle ilgili olduğunu söyleyebilirim. İnsan kızla tanıştığım gece başlıyor. Güzel bir hikâye. Dikkatle dinle.Tilkiler ve insanlar genellikle bir araya gelmezler, geldiklerinde de iyi anlaşamazlar. Ama söz konusu sevdiğimiz insanlar ve kurtarılacak yerler olduğunda bazı doğru bildiklerimiz değişebilir.Gölge Tilki, çok satan Ben Cosmo, Kedi Olarak Hayatım ve Sevgiler, Clementine kitaplarının yazarı Carlie Sorosiak’tan dostluk, macera ve doğa hakkında yepyeni bir hikâye.
203.50 ₺ -
Lola
“Okurlar bu kitabı almak için sıraya girecek. İlkokul ve ortaokul çağındaki tüm fantastik kitap hayranlarının mutlaka okuması gereken bir kitap.” —School Library JournalLola’nın evi diğer evlere benzemiyor. Bu ev, upuzun ve sihirli bir ağacın etrafına kurulu! Bu ağaç, Lola ve kardeşi Alex için her zaman mutluluğun sembolü olmuştu, ta ki O Olay’a kadar… O Olay’dan sonra Alex bir daha eskisi gibi olmadı. Şimdi de vücudunda Lola’yı endişelendiren lekeler belirmeye başladı.Alex’in vücudundaki gri lekelerin Ağaç’ta da belirdiğini fark eden Lola, bu lekeler arasında bir bağlantı olduğundan şüphelenir. Ağaç da tıpkı Alex gibi günden güne soluyordur.Lola, Alex’e yardımcı olmak umuduyla evinde yaşayan doğa ruhlarından yardım ister. Bu küçük yardımcılar Lola’yı Floresta’ya doğru bir yolculuğa çıkarır. Floresta, bir harikalar diyarıdır ve Lola’nın kardeşini iyileştirecek şey burada saklıdır. Ancak Lola, Floresta’da onu bekleyen genç ve zorlu kraliçeden habersizdir.Lola ile birlikte eşi benzeri görülmemiş büyülü bir maceraya çıkmaya hazır olun.
222.00 ₺ -
Öz Saygı Dersleri
Mutlu olmak bir sonuç değil, bir beceridir. Bu becerinin adı ise öz saygıdır. Neden bazı insanlar en küçük eleştiride yıkılırken bazıları hayatın sert darbelerine rağmen ayakta kalabiliyor? Neden başarı, ilişki ya da statü mutluluğu garanti etmiyor? Psikiyatrist Dr. Yoon Hong Gyun’a göre bu soruların ortak cevabı öz saygı. Kore'de bir fenomene dönüşen ve dünyada bir milyondan fazla okura ulaşan Öz Saygı Dersleri, yazarın hem kişisel hayatındaki kırılma anlarından hem de yıllar süren klinik deneyiminden süzülen sade ama güçlü derslerden oluşuyor. “Kendini sev” gibi soyut telkinler yerine öz saygının nasıl inşa edildiğini, nasıl kaybedildiğini ve en önemlisi nasıl yeniden kazanılabileceğini somut örnekler ve pratik alıştırmalarla anlatıyor. Romantik ilişkilerden aile bağlarına, başarısızlık korkusundan bağımlılıklara kadar pek çok sorunun temelinde yatan görünmez yaraya odaklanan bu rehber; okurunu suçlamıyor, yüceltmiyor, kandırmıyor. Sadece şunu söylüyor: Öz saygı doğuştan gelmez; öğrenilir, geliştirilir ve korunur. Kendine karşı daha adil olmayı öğrenmek isteyen herkes için…
255.50 ₺ -
Ekranda Kaybolan Çocuklar
Yıllardır bu alanda çalışıyorum. Binlerce çocuğun gözünün içine baktım. Kimi gülümsedi, kimi kızdı, kimi hiç bakmadı. Kimi konuştu, kimi sustu. Ama içlerinden birkaçı vardı ki… Sanki yardım istiyordu. Ama dili yoktu. Karanlık bir tünelde gibiydi bu çocuklar. Ve onlara seslenmek, yankı vermiyordu. Bu çocukları tanıyorsunuz. Onlar markette kriz geçiren çocuklar, tableti alınınca çığlık atanlar, hiç arkadaş edinemeyenler, konuşmayı bırakanlar, hep yalnız oynayanlar. Belki çocuğunuz, belki yeğeniniz, belki öğrenciniz… İşte bu kitap, onları fark ettiğim yerde başladı. Bu kitabı; Tabletle büyüyen ama sarılmaya hasret kalan çocuklar, “Benim çocuğum böyle değildi” diyen anneler, “Ne yapsam olmuyor” diyen babalar, Ve “Bu çocukları kaybetmeden önce ne yapabiliriz?” diye soran herkes için yazdım.
262.80 ₺ -
Meşe Palamudu Dedektifleri
Cesur Dedektifler İş Başında! Elif, Leyle ve Sami yaz tatili başlar başlamaz kendilerini gizemli bir olayın ortasında bulurlar: Pamuk Dede'nin biricik ineği Sarıkız ortadan kaybolmuştur! Kasabanın zengin adamı Obur Ağa ise bir numaralı şüphelidir. Ama bunu ispatlamak hiç kolay değil... Meşe Palamudu Dedektifleri iz peşinde! Gözlem, ipuçları, zekice planlar, bol heyecan ve palamut yağmuru eşliğinde yazın en eğlenceli serüvenine hazır olun!
122.50 ₺ -
Fütüvvet
Fütüvvet, Hz. Peygamber’in (sav) tüm insanlığa öğretmek için gönderildiği en güzel ahlaktır. Fütüvvet, Sünnet’in zahir (beden) ve batın (kalp) boyutlarını uygulamasıdır. Fütüvvet, mekârimi’l-ahlâktır yani ahlâkın en üst seviyesidir. Fütüvvet, uygulamalı tasavvuftur. Buradan hareketle fütüvvet, Hz. Âdem’den (as) Hz. Muhammed’e (sav) kadar gelmiş tüm peygamberlerin, onların takip eden ashablarının, ulemanın, evliyanın ve takva sahibi Müslümanların ahlâkıdır. Toplum ve medeniyet din üzerine bina edilir. Nitekim Peygamberimiz (sav) “Ben güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim.” buyurarak toplumu ıslahı, ümmeti ve medeniyeti inşayı önce ahlâktan başlatmıştır. Erdem bilmek değil, olmaktır. Daha açık bir ifadeyle erdem sadece doğrunun ne olduğunu bilmek değil, doğru olmaktır. İnsanı erdemli olmaya götüren yol, fütüvvet yoludur. Fütüvvet yolu, Mevlânâ, Yunus Emre, Somuncu Baba, Hacı Bayram-ı Veli, Hacı Bektaş Veli, Ahi Evren, Eşrefoğlu Rumi, Aziz Mahmut Hüdâyi, Osman Gazi ve Fatih Sultan Mehmet gibi sayısız büyüklerimizin yoludur. Yayın danışmanlığını, ahlak düşüncesi alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Ömer Türker’in üstlendiği “Ahlak Kitaplığı”, ahlak alanında kalıcı ve referans niteliği taşıyan bir külliyat oluşturmayı hedeflemektedir. Serinin ilk kitaplarından biri olan Fütüvvet, erdemli bir toplum inşasının her zaman mümkün olduğunu savunan Prof. Dr. Recep Şentürk tarafından sade ve kolay anlaşılır bir dille kaleme alındı.
109.50 ₺ -
İbn Miskeveyh
Bazı filozoflar vardır ki yalnızca yaşadıkları çağın sorunlarına değil, insanlığın ortak serüvenine de seslenirler. Yüzyılları aşan bir düşünce köprüsü kurar, fikrin zamana bağlı değil, zamana eşlik eden bir hakikat olduğunu hatırlatırlar. İbn Miskeveyh, bu köprülerin en sağlam mimarlarından biridir. Onun metinleri, yalnızca bir dönemin zihin iklimini değil, insanın ahlaki yolculuğunun da ele alır. O, soyut sistemler kuran bir filozoftan ziyade, insanı merkeze alan bir bilgedir. X. yüzyıl İslam dünyasının en parlak entelektüel ortamında yetişen İbn Miskeveyh, Aristoteles ve Fârâbî’den sonra el-muallimü’s-sâlis (üçüncü öğretmen) ünvanıyla anılmış, ahlak düşüncesini teorik bir alan olmaktan çıkararak bir “yaşam pratiği” hâline getirmiştir. Metafizikten psikolojiye, tarihten ahlak felsefesine uzanan geniş düşünce alanı içinde onun asıl odağı insan olmuştur. Bu nedenle modern çağın karmaşasında dahi İbn Miskeveyh’in sesi yankılanmaya devam eder. Yayın danışmanlığını ahlak düşüncesi alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Ömer Türker’in üstlendiği “Ahlak Kitaplığı”, ahlak alanında kalıcı ve referans niteliğinde bir külliyat oluşturmayı hedeflemektedir. Serinin ilk kitaplarından biri olan İbn Miskeveyh: Arınma ve Erdem, İbn Miskeveyh üzerine önemli çalışmalara imza atan Prof. Dr. Müfit Selim Saruhan tarafından sade ve anlaşılır bir dille kaleme alınmıştır.
182.50 ₺ -
Tevekkül
“Kim Allah’a dayanıp güvenirse Allah, ona yeter.” Talak, 3. Tevekkül, İslam düşüncesinde iman, teslimiyet ve güven sacayağıyla derinleşen hem teolojik hem psikolojik boyutlarıyla bireyin hayatına yön veren bir tutumdur. Allah’a iman etmek O’na teslim olmayı, şartlar ne olursa olsun O’na güven duymayı ve O’ndan yardım dilemeyi zorunlu kılar. Fatiha suresinde her gün defalarca tekrarladığımız “(Rabbimiz!) Ancak sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz.” münacatı tevekkülün üzerine bina edildiği temel ilkedir. Kur’ân-ı Kerîm ve hadis-i şeriflerde tevekkül, kulun her işinde Allah’ı yegâne sığınak bilmesi ve hayrın da şerrin de ilahî takdire bağlı olduğunun idrak etmesi olarak ifade edilir. Bu seviyede kul, kişinin “daimi surette Allah ile birlikte olma” bilincini hayatının bütün boyutlarına yansıtması anlamına gelir. Allah’a güvenmek, O’nun kapısının kullarına tahsis edildiğine ve bu sebeple de hiçbir zaman kapanmadığına inanarak yaşamaktır. Allah’ın el-Ganî oluşu kuluna her anlamda Vekil olabileceğinin teminatıdır; buna iman eden kul Allah’tan başka hiçbir varlığa bel bağlamaz. O’ndan gelen her şeye “eyvallah” der. Sufilerin sıklıkla dile getirdikleri gibi: “Kahrın da hoş, lütfun da hoş...” Yayın danışmanlığını ahlak düşüncesi alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Ömer Türker’in üstlendiği “Ahlak Kitaplığı”, ahlak alanında kalıcı ve referans niteliğinde bir külliyat oluşturmayı hedeflemektedir. Serinin ilk kavram kitabı olan Tevekkül, Dr. Hicret Karaduman tarafından sade ve kolay anlaşılır bir dille yayına hazırlandı.
131.40 ₺ -
Adalet
Adalet, iki uç arasında bir orta hâl olduğundan, aşırıyı ve noksanı geri püskürten, faziletlerin nadide ve benzersiz olanıdır. Bu eser, klasik İslam düşüncesinin en önemli ahlak filozoflarından biri olan İbn Miskeveyh’in adalet anlayışını merkeze alan üç risalesinin çevirisinden oluşmaktadır. Müellifin farklı eserlerinde adalet bahisleri, bu kitapta bir araya getirilmiş; böylece İbn Miskeveyh’in ahlak felsefesinin hem teorik hem pratik çerçevesi bütüncül biçimde ele alınmıştır. Risale fi Mahiyyeti’l-Adl, el-Lezzât ve’l-Âlâm ve Tehzîbü’l-Ahlâk ve Tathîrü’l-Arâk’tan yapılan titiz seçkiler aracılığıyla, adaletin insan nefsindeki karşılığından toplumsal hayattaki tezahürlerine kadar uzanan zengin bir düşünce dünyası okuyucunun dikkatine sunulmaktadır. Bu yönüyle eser yalnızca felsefe ve ilahiyat çevreleri için değil, ahlak meselesini sahih bir zeminde düşünmek isteyen herkes için önemli bir başvuru kaynağıdır. Yayın danışmanlığını ahlak düşüncesi alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Ömer Türker’in üstlendiği “Ahlak Kitaplığı”, ahlak alanında kalıcı ve referans niteliği taşıyan bir külliyat oluşturmayı hedeflemektedir. Serinin ilk tercüme kitabı olan Adalet, Doç. Dr. Yunus Kaplan’ın titiz çalışması sayesinde okurla buluşuyor.
116.80 ₺ -
Kırılan Kalpler Nereye Gider Yenileme
Neşe, çok soru soran, sorularının cevabını almadan asla peşini bırakmayan meraklı bir çocuk... Neşe’nin kimsenin aklına gelmeyen birbirinden ilginç soruları var. “Yıldızlar gündüzleri uyuduğu için mi görünmezler? Turuncu saçlı insanlar çok fazla havuç yediği için mi saçları turuncu? Yemeğimizi yemediğimiz zaman, yemekler arkamızdan ağlar mı? “ Ve Neşe bir gün en zor sorusunu sorar... “KIRILAN KALPLER NEREYE GİDER?”
70.00 ₺ -
İçine Atanlar Ailesi
İçimize attığımız duygular nereye gider?Öylece ortadan mı kaybolur, yoksa şişip şişip kocaman mı olur? İçine Atan Ailesi duyguların konuşulmadığı bir evde yaşıyor. Ama onlar sustukça evde tuhaf şeyler oluyor: Her şey balon gibi şişiyor, aile büyüyor, ev ise küçülüyor! Tam her şey iyice sıkışmışken kapı çalıyor…Gelenler: Vırvırlar! Durmadan konuşan, aklına geleni söyleyen, sözleriyle sınırları zorlayan bir aile… Gülümseten sahneleriyle bu hikâye şunu anlatıyor: Ne duyguları içine atmak çözüm ne de hiç durmadan konuşmak... Asıl mesele denge.
70.00 ₺ -
Dünyanın En Tembel Hayvanı
Horul dünyanın en tembel hayvanı! Her şeyi ağırdan alıyor, esnemeden duramıyor ve uyumayı her şeyden çok seviyor. Ancak okulda işler böyle yürümüyor. Okuldaki her ders Horul için dev bir mücadeleye dönüşüyor.Öğretmen Baykuş, onun uyumaktan daha iyi yapabileceği bir şey olduğuna inanıyor. Horul'un gizli yeteneğini keşfetmek için onu farklı aktivitelere yönlendiriyor. Ancak her koşulda kendini uykunun kollarına bırakan Horul'un sıra dışı yeteneği, hiç beklenmedik bir anda ortaya çıkıyor.CANER SARIOĞLU'NUN KALEMİNDEN, OKUMAYI SEVDİREN, CESARET VEREN BİR HİKÂYE... HORUL İLE BİRLİKTE KENDİNİZİ VE SANATIN GÜCÜNÜ KEŞFETMEYE HAZIR OLUN!
70.00 ₺ -
Karışık İşler Bürosu
İki kafadar kuzenin gizemli, komik ve sürprizlerle dolu dünyasına girmeye hazır mısın? Nesli ve Süslü... Biri "flaş haber" peşinde koşan bir gazeteci adayı, diğeri aynaların prensesi! Tek ortak noktaları ise yanlış annelerin eline düştüklerine inanmaları. Bu yanlışlığı düzeltmek için dâhiyane bir plan yapıp evleri değiş tokuş ediyorlar. Ama evdeki hesap çarşıya uymuyor! Süslü, saçları çabuk uzasın diye onları saksıya ekerken Nesli, penceresine vuran gizemli ışığın peşine düşüp "Uzaylılar geldi!" diye evi ayağa kaldırıyor. Karışık İşler Bürosu’nda eğlence, şamata ve kahkaha bir arada!
112.00 ₺ -
Panda Gezegeni
Kâşif Pandalar Karargâhı’nda işler hiç olmadığı kadar karışık! Gizemli bir sebepten tüm usta kâşifler derin bir uykuya daldı. Tam o sırada radar ekranında devasa bir karaltı belirdi: Yoksa bu, gezegene çarpmak üzere olan bir meteor mu? Kontrol panelinin başında ise sadece üç küçük panda var: Piri, Aya ve Talaz! Onlar daha önce hiç uzay aracı uçurmadılar, hiç yıldız geçitlerinden geçmediler ama bugün birer kahraman olmak zorundalar. Yıldız tozları, macera ve eğlence dolu bir yolculuğa hazır mısın? Panda Gezegeni’nde macera seni çağırıyor!
87.50 ₺ -
Dikkat Sanat Çıkabilir!
Tuna’nın sıradan hayatı, kütüphanenin gizemli rafları arasında bulduğu eski bir kolye ile bir anda altüst olur. Ancak Tuna çok geçmeden bunun basit bir takı olmadığını anlar. O kolye, yüzyıllar öncesine uzanan, Geleneksel Türk Sanatlarının ışıltılı dünyasına açılan gizli bir anahtardır. Üstelik bu anahtarın içinde büyük bir sürpriz saklıdır: Gelecekten gelen, her şeye burnunu sokan ve hiç susmayan geveze bir robot! Şimdi Tuna için zaman daralıyor. Sanatın ruhunu silmek isteyen duygusuz robot ordusu harekete geçti bile... Tuna, kâğıtları ve renkleri canlandıran kadim ustaların izini sürüp dünyayı grilikten kurtarabilecek mi? Maceranın, dostluğun ve sanatın kalbine yolculuk başlıyor. Kemerlerini bağla, çünkü keşfedilecek çok şey var!
87.50 ₺ -
Kadim Dinler ve Bilgelikler
Modern dünya çok büyük bir ilerleme yaşadı ancak aynı hızla anlamını yitirdi. Roger Garaudy, bu kitapta insanlığı sürüklendiği çıkmazdan kurtarabilecek kadim bir soruyu yeniden gündeme getiriyor: Başka türlü yaşamak mümkün mü? Mısır’ın Ölüler Kitabı’ndan Zerdüşt’e, Hinduizm’den Budizm’e, Taoizm’den Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam’a uzanan bu kapsamlı yolculuk, yalnızca dinlerin tarihini anlatmıyor; insanın tabiatla, toplumla ve Allah’la kurabileceği başka türden ilişkilerin imkânını araştırıyor. Garaudy, kadim dinleri birer “geçmiş kalıntısı” olarak değil, bugünün krizlerine ışık tutabilecek canlı bilgelik kaynakları olarak ele alıyor. Bilimi putlaştıran, salt büyümeyi amaç hâline getiren ve insanı merkezin dışına iten modern medeniyete karşı bu eser, insanlığın ortak hafızasına güçlü bir çağrıdır. Allah inancı, ahlak, adalet, merhamet ve sorumluluk kavramları etrafında şekillenen bu çağrı; okuru yalnızca düşünmeye değil, yeniden yönelmeye, hareket etmeye davet eder. Kendine, dünyaya ve kutsala dair soruları ertelemeyi reddedenler için…
211.70 ₺ -
Modernistlerin İnkar Ettiği Hadisi Şerifler
Elinizdeki eser, hadisler etrafında oluşturulan şüphelerin aslında ne kadar anlama problemine dayalı; yüzeysel; tutarsız ve başkalarından devr alınmış ezberler olduğunu gösterme niyetiyle kaleme alındı. "Anlaşılmadığı için reddedilen", bağlamından koparılan ya da "akl"a ve "bilim"e aykırı olduğu iddiasıyla tartışmaya açılan sahih hadisler, bu kitapta ulemamızdan tevarüs eden muazzam ilim muktesebatinin Isiginda ele aliniyor. Eserde savunulan şey mahza bir bağlılık değil; ilimdir, usüldür, mîzandır. Ulemânın sözleri, klasik şerhler ve sahih kaynaklar merkeze alınarak ilgili hadislere dair çarpıtılan noktalar açıkça tespit ediliyor. Modern itirazlar ise kendi dayandıkları ölçüler üzerinden değerlendirilerek, hakikatin üzerini örten sis aralanıyor. Bir seri olarak devam ettirmeyi düşündüğümüz bu çalışmada, yaklaşık otuz hadis etrafında oluşturulan şüpheler başlık başlık ele alındı. Bundan sonraki ciltlerde onlarca hadisin de bu ciltte takip edilen metodla izah edilmesini planlıyoruz. Bir başka açıdan elinizdeki eser, reddetmenin kolaycılığına karşı anlamanın sorumluluğunu hatırlatıyor.
175.00 ₺ -
En Sevgili Kul Son Nebi Son Resul
İncelediğiz kitabın aslı İmam Kastalânî Hazretleri'nin El-Mevâhibül Ledünniyye bi'l-Minahi'l Muhammediyye isimli eseridir. Muhammed (s.a.v.)'in bahşişleri yoluyla verilen ilâhî bağışlar demektir. Bu güzel eser ilim çevrelerinde kısaca Mevâhibi Ledünniyye diye anıla gelmiştir. İmam Kastalânî Hazretleri Sevgili Peygamberimizin vasıflarını anlattığı bu eserinde yer yer başka bilgilere de yer vermektedir. Yûsuf b. Nebhânî Hazretleri ise okunması kolay olsun diye Mevâhibi Ledünniyyede Peygamberimiz'le alâkalı olmayan kısımları çıkararak kitabı kısaltmış ve El-Envârul Muhammediyye / Muhammedi Nurlar ismini vermiş. Kitap böylece Peygamberimizin her hâlini anlatan ve insanın kalbini Peygamber sevgisiyle dolduran çok güzel bir eser haline gelmiştir. Kâinat kendi nurundan yaratılan Allah Resûlü'nden bahseden bu kitabı okurken zaman zaman gözyaşlarınızı tutamayacak manevî zevklere dalacak ve ruhunuzun Muhammedî nurlarla nurlandığını hissedeceksiniz. Bu tercümeye En Sevgili Kul Son Nebi Son Resul ismini verdik. Tercümede elimizden geldiği kadar sade dil kullanmaya çalıştık. Tercüme: Ali Eren
598.50 ₺ -
Kuranı Mecid ve Karşılıklı Tefsirli Meali
Hicrî 15. Asrın Müceddidi Mahmud Efendi (Ustaosmanoğlu) Hazretleri riyasetinde, ilmi bir heyet tarafından Kur’ân-ı Kerîm’in tefsirli meali olarak hazırlanmıştır. Bu çalışmada, Kur’ân-ı Kerîm sayfa düzeni esas alınarak, karşılıklı olarak bir sayfa Arapça metin, bir sayfa Türkçe tefsirli meâl şeklinde tertip yapılmıştır. Böylece hem Arapça Kur’ân-ı Kerîm’in okunması kolaylaştırılmış hem de daha büyük puntolu, açıklamalı ve sayfa tutarlı bir tefsirli meâl ortaya konulmuştur. Bu düzenleme, okuyucunun âyetleri daha rahat takip etmesine ve manaları daha sahih bir şekilde kavramasına önemli ölçüde katkı sağlamaktadır. Bu çalışmanın en önemli özelliği, diğer meâllerden farklı olarak açıklamalı (tefsirli) bir meâl olmasıdır. Açıklama ve dipnotlar olmadan hazırlanan sade meâller, âyetlerin eksik veya yanlış anlaşılmasına sebep olabilmektedir. Bu eserde yer alan parantez içi açıklamalar ve dipnotlar sayesinde âyetlerin manası daha açık ve anlaşılır bir şekilde sunulmuştur. Bu yönüyle eser, Kur’ân-ı Kerîm’i doğru şekilde anlamak isteyenler için son derece faydalı bir tefsirli meâldir.
795.00 ₺ -
İki Cihan Güneşi Peygamberimiz Hazreti MUHAMMED
Sevgili Peygamberimiz'in ibretli hayatını bilmek, onun biz ümmetleri için İslam yolunda ne gayretlere katlanıp ne çileler çektiğini öğrenmek, biz müslümanların başlıca vazifelerimizdendir. Bu vazifede en iyi şekilde okuyarak yerine getirilir. Bu eseri okurken yer yer heyecanlanacak yer yer de gözyaşlarınızı tutamayacak ve kalbinizde Peygamber sevgisinin arttığını hissedeceksiniz. İftiharla takdim ediyoruz.
97.50 ₺ -
Ruhul Furkan Tefsiri 20.Cilt Orta Boy Ciltli
RUHU’L- FURKAN HAKKINDA GENEL MALUMAT Alllame, fâdıl, muhakkik, hicri 15.Asrın müceddidi, Şeyhü’l İslam İsmail Efendi (İsmail Ağa) Camii Şerifi emekli İmam Hatibi Mahmud Ustaosmanoğlu Efendi’nin riyasetinde kaleme alınmış, takriben 57 cilt olması beklenen mükemmel bir tefsirdir. Bu şaheser tefsirin hazırlanmasında Arapça, Farsça ve Türkçe birçok kitaptan istifade edilmiş olup, her sınıf insanın anlayabileceği sade bir dil ile yazılmıştır. Âyet-i Celileler, en ince ayrıntıları ile izah edilirken ihtiyaç duyulan kelam, fıkıh, tasavvuf ve genel kültüre dayalı malumat da verilmiştir. RUHU’L- FURKAN TEFSİRİNİN YAZILMA SEBEBİ Mahmud Efendi Hazretleri (Kuddise Sirruhu) tefsir-i şerifin sebebi telifi hakkında şöyle buyuruyorlar: “Kur’an-ı Azîmü’ş-şan’ın manasının kelime-kelime anlaşılmasına çok hevesli olduğumuz, kardeşlerimiz tarafından yakinen bilinmektedir. Nice büyük âlimler, Kur’an-ı Kerim’i Türkçe tefsir ederek, bu büyük kitabın manasını anlama hususunda insanların ihtiyaçlarını karşıladıklarından, ziyade aciz olan bu kardeşiniz, böyle büyük bir işe girişmeyi düşünmüş dahi değildir. Ancak; hicri 1402 Şaban Ayı’nın Berat Gecesinde, Ravza-i Mutahhara’da yani Peygamberimiz (Sallallahü aleyhi ve sellem)’in bulunduğu pâk cennet bahçesi olan mescid-i şerifinde bulunduğumuz sırada Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) tarafından vaki olan manevi bir işaretle bu mühim işe başladık. Ve yukarıda geçtiği gibi kelimekelime mana verilmesine ziyade ihtimam (dikkat) göstererek, bazı kardeşlerimizle beraber bu uzun yola çıktık. TAKİP EDİLEN USUL MUKADDİME: Bu tefsirin mukaddimesinde(giriş kısmında)evvela Kur’an-ı Azimü’ş-şan’ın fezâili (faziletleri) hakkındaki bazı âyet-i kerimeler mealleri ile beraber yazılmıştır. Sonra, Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazretlerinin kendi Kur’an-ı Kerim’inin baş tarafına yazmış olduğu Kur’an-ı Kerim ile alakalı bütün hadis-i şerifler ve tefsir heyetinin bulduğu bazı hadis-i şerifler tercüme edilerek, kaynaklarıyla beraber zikredilmiştir. Müteakiben yine Kur’an-ı Kerim hakkında Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazretlerinin kendi Kur’an-ı Kerim’inin evveline yazdığı, ayrıca tefsir heyetinin de bulduğu büyüklerin sözlerinden bazıları ilave edilmiştir. Bundan sonra Kur’an-ı Kerim’i gafil olarak okumanın zemmi (kötülenmesi) hakkındaki bazı hadis-i şerifler ve büyüklerin sözleri nakledilmiştir. Mukaddimenin sonunda da Kur’an-ı Kerim’i kendi görüşü ile tefsir etme hakkında varit olan (gelen) tehdit mahiyetindeki hadis-i şerifler zikredilmiştir. ÂYETLERİN TEFSİRİNDE TAKİP EDİLEN USUL 1-KELİME MANASI: Her âyetin tefsirinde takip edilen bu usul, Kur’an-ı Kerim’i kolayca anlayabilmek için çok büyük ehemmiyet (önem) taşımaktadır. Zira topluca mana verildiğinde, Kuran’ı iyice anlamayı ve tefsir etmeyi isteyen kardeşlerimiz hangi mananın hangi kelimeden alındığını anlayamamaktadırlar. Bu tefsirde ise herkesin Kur’an-ı Kerim’i kelime kelime anlayabilmesi çok istenildiğinden bu usüle riayet edilmeye çalışılmıştır. Bu arada kelimeleri ve cümleleri birbirine bağlayan mahzuf ibareler (gizlenmiş sözler) zikredilmiştir ki, dikkatli düşünüldüğü takdirde, sadece kelime manasından bile, âyet-i celilelerin manaları anlaşılabilecek bir hale gelmiş olsun. Ayrıca sarf ve nahiv ilimlerini okumuş kardeşlerimizin, fail, meful, hal gibi kelimelerin cümle içindeki durumlarını ayırt edebilmeleri için yardımcı edatlar kullanılmıştır. Ancak, terkib-i izafiler(isim tamlaması) gibi birbirinden ayırt edilmesi uygun olmayan yerlerde kelime manası verilemediğinden, terkip (toplu) manası verilmiştir. 2-MEÂL-İ ŞERİF : Kelime manasından herkes istifade edemeyeceğinden ve âyetin toplu manası anlaşılamayacağından, her âyetin meâl-i şerifi (şerefli manası) kelime manasından sonra yazılmış ve bu meâl verilirken âyetin zahirinde (dış görünüşünde) bulunmayan kelime ve terkiplerin manaları katılmamaya dikkat edilmiştir. Ancak, âyet-i celilenin manası tam anlaşılabilmesi için, bir takım mahzuf (gizlenmiş) manaların ve bazı izahların zikredilmesine ziyade ihtiyaç duyulduğundan onlar parantez içinde ayrı bir yazı şekliyle açıklanmıştır. Böylece, meâl-i şerif tefsirli (açıklamalı) bir meâl haline gelmiştir. 3-İZAHAT Sadece meâl-i şerifle de iktifa edilmeyip (yetinilmeyip) her âyet, muteber tefsirlerde bulunan izahlardan istifade edilerek açıklanmaya çalışılmıştır. Şöyle ki: Tefsirlerde sebebi nüzulü beyan edilmiş olan âyetlerin, iniş sebepleri zikredilmiştir. Ahkâm âyetlerinden (şeri hükümleri beyan eden âyetlerden) çıkarılmış olan bir takım fetvalar da yeri geldiğinde açıklanmıştır. Âyet-i Celilelerle alâkalı hadis-i şeriflerin kaynakları ilmî usulle kaydedilerek yazılmaya gayret edilmiştir; Evvela hadis metninin alındığı kitap zikredilmiş, diğerleri ise ulema arasında bilinen sıralamaya göre yazılmıştır. Bazı âyet-i celilelerde bulunan yer ve şahıs isimlerinin ıstılahları (özel manaları) da, tefsirde derç edilmiştir(konulmuştur). Açıklanması gereken zor kelimelerin mehazları (asılları, kaynakları) müfret (tekil)sss ve cemileri (çoğulları) zaman zaman tefsirde yazılmıştır. Âyet-i celilelerin anlaşılmasını kolaylaştıracak olan veya onlarla alâkası bulunan kıssalar (hadiseler) de, muteber (kıymetli) tefsirlerden alınarak açıklamıştır. Zikirle alâkalı âyetlerde, yine güvenilen tefsirlerden ve kitaplardan alınan, tasavvufî manaların da katılmasına özen gösterilmiştir. Ayrıca, her âyetin izahının sonunda, o âyetin tamamı veya bir kısmıyla alâkalı diğer âyeti kerimeler bulunup, meâlleriyle yazılmaya gayret gösterilmiştir; Ta ki, vaaz ve nasihat etmek isteyenler, bir âyeti gözden geçirirken onu açıklayan diğer âyet-i kerimeleri de, önlerinde hazır bulup vaazlarını ziynetlendirsinler (süslesinler). Bu hususta en büyük rehber, Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazretlerinin, Mahmud Efendi Hazretlerine (kuddise sirruhu) verilmesini arzu ettiği kendi Kur’an-ı Kerimi’ninkenarlarına almış olduğu rakamlar (âyet ve sayfa numaraları), hatlar (çekilen çizgiler) ve izahlar olmuştur. Şu da bilinmelidir ki: Milletimizin, geçmiş büyüklerinin kıymetli lisanlarını terk etmeye başladığı şu günlerde Arapça, Farsça ve Türkçe karışımından meydana gelmiş olan Osmanlıcanın tamamen unutulmaması için Osmanlıca kelimelerin asılları yazılmış, nesiller arasında irtibat sağlamak için de kelimelerin karşılıkları parantez içinde zikredilmiştir. Bu büyük gaye hedeflendiğinden dolayı tefsirin uzamasından, akıcılığın bozulmasından ve dolayısıyla gelecek olan itirazlardan çekinilmemiştir.
477.00 ₺ -
Ruhul Furkan Tefsiri 20.Cilt Rahle Boy Deri
RUHU’L- FURKAN HAKKINDA GENEL MALUMAT Alllame, fâdıl, muhakkik, hicri 15.Asrın müceddidi, Şeyhü’l İslam İsmail Efendi (İsmail Ağa) Camii Şerifi emekli İmam Hatibi Mahmud Ustaosmanoğlu Efendi’nin riyasetinde kaleme alınmış, takriben 57 cilt olması beklenen mükemmel bir tefsirdir. Bu şaheser tefsirin hazırlanmasında Arapça, Farsça ve Türkçe birçok kitaptan istifade edilmiş olup, her sınıf insanın anlayabileceği sade bir dil ile yazılmıştır. Âyet-i Celileler, en ince ayrıntıları ile izah edilirken ihtiyaç duyulan kelam, fıkıh, tasavvuf ve genel kültüre dayalı malumat da verilmiştir. RUHU’L- FURKAN TEFSİRİNİN YAZILMA SEBEBİ Mahmud Efendi Hazretleri (Kuddise Sirruhu) tefsir-i şerifin sebebi telifi hakkında şöyle buyuruyorlar: “Kur’an-ı Azîmü’ş-şan’ın manasının kelime-kelime anlaşılmasına çok hevesli olduğumuz, kardeşlerimiz tarafından yakinen bilinmektedir. Nice büyük âlimler, Kur’an-ı Kerim’i Türkçe tefsir ederek, bu büyük kitabın manasını anlama hususunda insanların ihtiyaçlarını karşıladıklarından, ziyade aciz olan bu kardeşiniz, böyle büyük bir işe girişmeyi düşünmüş dahi değildir. Ancak; hicri 1402 Şaban Ayı’nın Berat Gecesinde, Ravza-i Mutahhara’da yani Peygamberimiz (Sallallahü aleyhi ve sellem)’in bulunduğu pâk cennet bahçesi olan mescid-i şerifinde bulunduğumuz sırada Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) tarafından vaki olan manevi bir işaretle bu mühim işe başladık. Ve yukarıda geçtiği gibi kelimekelime mana verilmesine ziyade ihtimam (dikkat) göstererek, bazı kardeşlerimizle beraber bu uzun yola çıktık. TAKİP EDİLEN USUL MUKADDİME: Bu tefsirin mukaddimesinde(giriş kısmında)evvela Kur’an-ı Azimü’ş-şan’ın fezâili (faziletleri) hakkındaki bazı âyet-i kerimeler mealleri ile beraber yazılmıştır. Sonra, Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazretlerinin kendi Kur’an-ı Kerim’inin baş tarafına yazmış olduğu Kur’an-ı Kerim ile alakalı bütün hadis-i şerifler ve tefsir heyetinin bulduğu bazı hadis-i şerifler tercüme edilerek, kaynaklarıyla beraber zikredilmiştir. Müteakiben yine Kur’an-ı Kerim hakkında Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazretlerinin kendi Kur’an-ı Kerim’inin evveline yazdığı, ayrıca tefsir heyetinin de bulduğu büyüklerin sözlerinden bazıları ilave edilmiştir. Bundan sonra Kur’an-ı Kerim’i gafil olarak okumanın zemmi (kötülenmesi) hakkındaki bazı hadis-i şerifler ve büyüklerin sözleri nakledilmiştir. Mukaddimenin sonunda da Kur’an-ı Kerim’i kendi görüşü ile tefsir etme hakkında varit olan (gelen) tehdit mahiyetindeki hadis-i şerifler zikredilmiştir. ÂYETLERİN TEFSİRİNDE TAKİP EDİLEN USUL 1-KELİME MANASI: Her âyetin tefsirinde takip edilen bu usul, Kur’an-ı Kerim’i kolayca anlayabilmek için çok büyük ehemmiyet (önem) taşımaktadır. Zira topluca mana verildiğinde, Kuran’ı iyice anlamayı ve tefsir etmeyi isteyen kardeşlerimiz hangi mananın hangi kelimeden alındığını anlayamamaktadırlar. Bu tefsirde ise herkesin Kur’an-ı Kerim’i kelime kelime anlayabilmesi çok istenildiğinden bu usüle riayet edilmeye çalışılmıştır. Bu arada kelimeleri ve cümleleri birbirine bağlayan mahzuf ibareler (gizlenmiş sözler) zikredilmiştir ki, dikkatli düşünüldüğü takdirde, sadece kelime manasından bile, âyet-i celilelerin manaları anlaşılabilecek bir hale gelmiş olsun. Ayrıca sarf ve nahiv ilimlerini okumuş kardeşlerimizin, fail, meful, hal gibi kelimelerin cümle içindeki durumlarını ayırt edebilmeleri için yardımcı edatlar kullanılmıştır. Ancak, terkib-i izafiler(isim tamlaması) gibi birbirinden ayırt edilmesi uygun olmayan yerlerde kelime manası verilemediğinden, terkip (toplu) manası verilmiştir. 2-MEÂL-İ ŞERİF : Kelime manasından herkes istifade edemeyeceğinden ve âyetin toplu manası anlaşılamayacağından, her âyetin meâl-i şerifi (şerefli manası) kelime manasından sonra yazılmış ve bu meâl verilirken âyetin zahirinde (dış görünüşünde) bulunmayan kelime ve terkiplerin manaları katılmamaya dikkat edilmiştir. Ancak, âyet-i celilenin manası tam anlaşılabilmesi için, bir takım mahzuf (gizlenmiş) manaların ve bazı izahların zikredilmesine ziyade ihtiyaç duyulduğundan onlar parantez içinde ayrı bir yazı şekliyle açıklanmıştır. Böylece, meâl-i şerif tefsirli (açıklamalı) bir meâl haline gelmiştir. 3-İZAHAT Sadece meâl-i şerifle de iktifa edilmeyip (yetinilmeyip) her âyet, muteber tefsirlerde bulunan izahlardan istifade edilerek açıklanmaya çalışılmıştır. Şöyle ki: Tefsirlerde sebebi nüzulü beyan edilmiş olan âyetlerin, iniş sebepleri zikredilmiştir. Ahkâm âyetlerinden (şeri hükümleri beyan eden âyetlerden) çıkarılmış olan bir takım fetvalar da yeri geldiğinde açıklanmıştır. Âyet-i Celilelerle alâkalı hadis-i şeriflerin kaynakları ilmî usulle kaydedilerek yazılmaya gayret edilmiştir; Evvela hadis metninin alındığı kitap zikredilmiş, diğerleri ise ulema arasında bilinen sıralamaya göre yazılmıştır. Bazı âyet-i celilelerde bulunan yer ve şahıs isimlerinin ıstılahları (özel manaları) da, tefsirde derç edilmiştir(konulmuştur). Açıklanması gereken zor kelimelerin mehazları (asılları, kaynakları) müfret (tekil)sss ve cemileri (çoğulları) zaman zaman tefsirde yazılmıştır. Âyet-i celilelerin anlaşılmasını kolaylaştıracak olan veya onlarla alâkası bulunan kıssalar (hadiseler) de, muteber (kıymetli) tefsirlerden alınarak açıklamıştır. Zikirle alâkalı âyetlerde, yine güvenilen tefsirlerden ve kitaplardan alınan, tasavvufî manaların da katılmasına özen gösterilmiştir. Ayrıca, her âyetin izahının sonunda, o âyetin tamamı veya bir kısmıyla alâkalı diğer âyeti kerimeler bulunup, meâlleriyle yazılmaya gayret gösterilmiştir; Ta ki, vaaz ve nasihat etmek isteyenler, bir âyeti gözden geçirirken onu açıklayan diğer âyet-i kerimeleri de, önlerinde hazır bulup vaazlarını ziynetlendirsinler (süslesinler). Bu hususta en büyük rehber, Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazretlerinin, Mahmud Efendi Hazretlerine (kuddise sirruhu) verilmesini arzu ettiği kendi Kur’an-ı Kerimi’ninkenarlarına almış olduğu rakamlar (âyet ve sayfa numaraları), hatlar (çekilen çizgiler) ve izahlar olmuştur. Şu da bilinmelidir ki: Milletimizin, geçmiş büyüklerinin kıymetli lisanlarını terk etmeye başladığı şu günlerde Arapça, Farsça ve Türkçe karışımından meydana gelmiş olan Osmanlıcanın tamamen unutulmaması için Osmanlıca kelimelerin asılları yazılmış, nesiller arasında irtibat sağlamak için de kelimelerin karşılıkları parantez içinde zikredilmiştir. Bu büyük gaye hedeflendiğinden dolayı tefsirin uzamasından, akıcılığın bozulmasından ve dolayısıyla gelecek olan itirazlardan çekinilmemiştir.
916.90 ₺