-
İslam ve Bilim Tartışmaları
Modern dünya, mitolojideki kral Midas’ın şaşkınlığını yaşıyor. Midas, dokunduğu her şeyin altın olması için Tanrıya yalvarmıştı. Günün birinde duası kabul olundu. Ancak Midas, ekmekten tutun da öz kızı dahil dokunduğu her şey altın külçelerine dönüşünce bu defa kendisine bağışlanan bu ayrıcalığın geri alınması için yalvarmaya başlamıştı. Bilim, Tevfik Fikret’in deyişiyle “şu siyah toprağı altın yapıyordu ama bunun karşılığında insanın ayağının altından toprak çekilip alınıyor, insan insanlığına ait birçok parçayı kimliğinden soymak zorunda kalıyordu. Bu kaos, 20. Yüzyılda Batı’da olduğu kadar Batı-dışı toplumlarda da farklı “bilim” arayışlarını gündeme getirdi. İşte 1970’lerin ikinci yarısında gündeme giren “İslam Bilimi” alternatifi, İslam aleminin bir çok köşesinden ses getiren bir uluslararası arayışa dönüştü ve elinizdeki kitapta ilginize sunulan verimli bir tartışma patlak verdi. - Müslümanların kendilerine mahsus bir bilimleri olmalı mıydı? - Eğer bir İslam Bilimi geçmişte başarılmışsa bu gün neden başarılmasın? - İslam dünyasının sorunlarını Batı bilimi çözebilir mi? - İslam’ın bilime verdiği değer neydi? - İslam ve bilim çatışır mı? İslam ve bilim konularında önde gelen otoritelerden Seyyid Hüseyin Nasr’dan düşünür Ziyaüddin Serdar’a, Nobel Ödüllü fizikçi Dr. Abdüsselam’dan bilginin İslamileştirilmesi projesinin sahibi İsmail Raci el Faruki’ye kadar pek çok düşünür Mustafa Armağan’ın yayına hazırladığı İslam ve Bilim Tartışmaları’nda geçmişi anlamaya, bu günü analiz etmeye ve geleceği bilimi tartışarak kestirmeye girişiyorlar.
212.80 ₺ -
Enfokrasi
Dijitalleşmenin bizi maruz bıraktığı enformasyon bombardımanı akıl almaz seviyelere ulaştı. Bizi adeta boğmakla tehdit eden bu çılgın iletişim deryası, sosyal yaşamın hemen her alanını ele geçirmiş vaziyette; siyaset de bu durumdan nasibini alıyor. Günümüzde seçim kampanyaları artık sosyal medyada, anonim hesaplar, botlar ve hatta troll ordularıyla enformasyon savaşları şeklinde yürütülüyor; demokrasi, enfokrasiye dönüşüyor. Çağımızın en önemli düşünürlerinden Byung-Chul Han, bu eserinde enfokrasinin çağdaş enformasyon kapitalizminin yeni yönetim şekli olduğunu savunuyor. Endüstriyel kapitalizmin rejimi zorlama ve baskıyla çalışırken, bu yeni enformasyon rejimi özgürlüğü bastırmak yerine onu sömürüyor. Bizler, özgürlüğü sadece hayal edebiliriz; özgür olduğumuzu varsaysak da tüm davranışlarımız, hatta tüm hayatımız “kontrol edilebilmesi” için kayıt altındadır. İnsanlar ise sürekli gözetlendiklerinin farkında olmadıkları için kendilerini özgür zannettiklerinden dolayı neoliberal enformasyon rejimi ayakta kalır. Enformasyon çağında siyasetin eleştirisini yapan bu eser, günümüzün demokrasi krizini kamusal alanın dijital yapısal değişimine odaklanarak anlatıyor.
209.30 ₺ -
Ötekini Kovmak
Kendini seyrettiği gölün başından ayrılamayan Narcissus bugün her yerde ; sokakta, otobüste veya dağ başında, kendini cep telefonu ekranından seyrediyor. İlla seyretmesine de gerek yok. Baktığı her şey, alışveriş merkezindeki her ürün, dinlediği her şarkı, okuduğu her tweet hatta bir başkasının yüzü bile ona kendi muhteşemliğini, eşsizliğini, biricikliğini yansıtıyor bugün. Fakat bu olumlamanın zehirli bir tarafı da var : gizlenmiş bir iktidar mantığı, zorun sapkın bir içselleşmesi. Aynının sonsuz yeniden üretiminde kişi, kendisine biçim verecek soruyu kaybetmiş durumda, ötekini. Ötekinin, başkanın, olumsuzun uzaklara sürüldüğü yerde, sınırın çekilebileceği nirengi noktası bulunamıyor. Geç-modernitenin performans öznesi için her yerden üzerine çullanan ve köpürdükçe köpüren bu mutlak aynılığın tek bir neticesi var: kendini tüketmek. Bu sefer yıkım dışarıdan değil içeriden, ani bir çöküş, depresyon veya burn-out biçiminde geliyor. Kaybolan olumsuzun düşünürü, Byung Chul-Han, acının, mahremiyetin, mesafenin kaybını bu sefer de ötekinin kaybı üzerinden düşünüyor. Pek çok düşünür arasında aydınlatıcı ve beklenmedik bağlantılar kurmakta mahir düşünme pratiği, bize bir yandan içinde yaşadığımız “aynının cehennemini” gösteriyor, öte yandan da şaşırtıcı bir felsefe tarihi gezintisi vaat ediyor: “Ötekinin varolduğu zamanlar sona erdi. Gizem olarak öteki, baştan çıkarma olarak öteki, Eros, arzu, cehennem ve acı olarak öteki ortadan kayboluyor. Bugün, ötekinin negatifliği, yerini aynının pozitifliğine bırakıyor. Aynının aşırı çoğalması, toplumsal gövdeyi etkileyen patolojik değişikliklere sebep oluyor. Bünyeyi hasta eden şey, mahrumiyet ve yasaklama değil, aşırı iletişim ve aşırı tüketim; bastırma ve olumsuzlama değil, her şeye izin verme ve her şeyi olumlamadır. Zamanımızın patolojik alameti bastırma değil, depresyondur. Yıkıcı baskı ötekiden değil, içten gelir.”
184.80 ₺ -
Anlatının Krizi
“Bugün herkesin ağzında bir ‘anlatı’ lafıdır gidiyor. Oysa anlatı enflasyonu paradoksal olarak bir anlatı krizine işaret ediyor. Tüm bu storytelling yaygarasının ortasında, kendini anlam ve istikamet eksikliğiyle açığa vuran bir anlatı boşluğu hüküm sürüyor.” Anlatılar bizi birbirimize kenetleyen bağları üretir; topluluk oluşturur, olumsallığı ortadan kaldırır ve bizi varlığa demirler. Ancak her şeyin keyfi ve gelişigüzel hale geldiği çağdaş enformasyon toplumunda, hikâye anlatıcılığı hikâye satıcılığına dönüşmekte ve anlatılar bağlayıcı güçlerini yitirmektedir. Hikâye anlatıcılığı, anlatı ortaklıklarının aksine, sadece geçici bir topluluk ortaya çıkarır, bu da olsa olsa tüketiciler topluluğudur. Hiçbir storytelling, birbirimize hikâyeler anlatmak için etrafında toplandığımız ateşi yeniden alevlendiremez. O ateş çoktan söndü. Onun yerine artık dijital ekranlar var ama o da insanları birleştirmekten ziyade ayırıyor. Hikâye anlatıcılığı yoluyla kapitalizm anlatıya el koyar: Hikâyeleri satar. Böylece anlatılar paylaşılan bir deneyim olmaktan çıkıp çağımızın patolojik bir fenomenine dönüşürler. Çağdaş toplumun en tanınmış kültür kuramcılarından biri olan Byung-Chul Han, bu dönüşümü keskin bir kavrayış ve ustalıkla inceliyor.
209.30 ₺ -
Gazzedeki Işık
“Filistinlinin gözleri yok mu? Bir Filistinlinin elleri, organları, duyuları, duyguları yok mu? Bize iğne batırsanız kanımız akmaz mı? Bizi gıdıklarsanız gülmez miyiz? Bizi zehirlerseniz ölmez miyiz?” “Dünyanın en büyük açık hava hapishanesi” Gazze, yıllardır İsrail’in kuşatması ve zulmü altında. İki yüz bin mültecinin evlerinden sürülüp dar bir şeride sıkıştırılmasıyla iki milyondan fazla Filistinlinin yaşadığı Gazze Şeridi ise dünyanın en yoğun nüfuslu bölgelerinden. Filistinli yazarlar ile akademisyenlerin kendi yaşam hikâyelerinden, denemelerinden, şiirlerinden ve makalelerinden oluşan Gazze’deki Işık, İsrail’in işgali ve zulmü altında yaşayan Filistinlilerin nasıl katledildiklerini, kendilerinin ve evlerinin nasıl hedef alınarak bombalandığını gözler önüne seriyor. Gazze’deki Işık, İsrail’in yıllarca Filistinlilere yaşattığı zulme; mülteci kamplarında, cezaevlerinde yaptığı işkencelere, hapishanelerdeki dayanılmaz koşullara değinerek geçmişte ve günümüzde yaşanan siyasi gelişmelere, tarihi anlaşmalara ve diğer ülkelerin Filistin sorununa nasıl baktığına şahitliklerle ışık tutarken Nekbe, Birinci İntifada ve İkinci İntifada gibi birçok önemli kilometre taşını okuyucuya sunuyor. Bunu yaparken de boğazda büyük bir yumru oluşturan o soruyu tekrar düşündürüyor: “Dünyanın hayatlarımızı önemsemesi için daha kaç Filistinlinin katledilmesi gerekiyor?”
294.00 ₺ -
Tekil Nesneler
Bir tekil nesne nedir? Tuhaf bir şey, bir tür göktaşı, tek bir noktada toplanmış, hiçbir şeyle değiş tokuş edilemeyen bir mutlak. Bir fikir olabilir, bir bina olabilir, bir renk, bir duygu, bir insan olabilir. Daima tekilliğidir onu tehlikeye atan. Kültürün medyatikleşmesi ve globalleşmesi, değerlerin değersizleşmesi ve yalnızca kanılardan oluşan bir düşüncenin genelleşmesi karşısında, tekil nesneler hâlâ nerede bulunabilir? Nasıl tanımlanabilir, yaratılabilir, korunabilir, tanınabilirler? Söyleşilerini işte bu tema etrafında örüyor Jean Nouvel ve Jean Baudrillard. Mimar ve filozof. Çağımızı ilgilendiren başka temel, yakıcı sorunlara da değiniyorlar. Ütopyacı ruhu hortlatarak geleceğin şehrini hayal ediyorlar. Saydamlık ideali ya da ideolojisinin, siyasetten mimarlığa, hemen her alana nasıl yavaş yavaş nüfuz ettiğini soruşturuyorlar. Ve kadim mesele: özgür olmanın zorluğu.
188.30 ₺ -
İslami İktisat, Değerler ve Modernleşme Üzerine
Kişiliğiyle her zaman örnek olan ve “saygı adamı” olarak tanınan, öğrencilerine titizliği ve hakikati söylemekten vazgeçmeyen tavrıyla hatırlanan Sabri Orman; kendisini “iktisat tarihçisi” ya da “İslam iktisatçısı” değil, “düşünce tarihçisi” olarak konumlandırdı. Klasik felsefe ile mantığın araçlarını modern bilimsel tekniklerle birlikte kullanarak tartıştığı metodolojiyi çalışmalarının merkezine aldı. Klasik kaynakları modern sorunlarla ilişkilendirirken anakronizmden kaçınarak kavramların tarihsel bağlamdaki anlamlarına sıkı sıkıya bağlı kaldı. Her eserinde önce sistematiğini okura açıp ardından yöntemini; İslâmî iktisatla sınırlı olmayan bir yaklaşımla, İslam entelektüel mirasının envanterini çıkarmaya yönelik bir proje teklifine dönüştürdü. Bütün bu vasıflarıyla Orman, düşünce tarihçisi kimliği üzerinden İslam toplumunu da modern zamanların penceresinden resmetmeye çalışan idealist bir ilim adamı olarak temayüz etti.
254.80 ₺ -
Mevlana
Bu kitap, 19 Aralık 1988 - 27 Mart 1989 tarihleri arasında haftalık Diriliş Dergisi'nde yayınlanmış olup, metne, 3. baskısından itibaren yazarın diğer eserlerindeki ilgili yazılar ve Mesnevî'nin "Başlangıç" kısmının çevirisi eklenmiştir.
97.50 ₺ -
Monna Rosa Şiirler I
Bu kitabı oluşturan şiirlerden Rüzgâr 1951'de Hisar Dergisi'nde, Yağmur Duası 1952'de Mülkiye Dergisi'nde, Monna Rosa I, 1952 Haziran'ında Hisar Dergisi'nde, 1953’te Mülkiye Dergisi'nde, 1956'da Büyük Doğu Günlük Gazetesi'nde, Monna Rosa II, III ve Monna Rosa 1953'de Mülkiye Dergisi'nde, İşaret adlı şiir 1954'te Hisar Dergisi'nde yayınlanmıştır. Yazıldıkları tarihte yarım kalmış olan Kader Yolu ve Kayboluş şiirleri ise, tamamlanarak ilk kez bu kitapta yayınlanmış olmaktadır. Monna Rosa'nın okunuşu Monna Roza şeklindedir. Şiirlerin altındaki tarihler, yazılış tarihleridir.
52.50 ₺ -
Mehmed Akif
Birinci baskısı 1968 yılında Yağmur Yayınları'nca yapılan bu kitap, ikinci baskısından itibaren Diriliş Yayını olarak çıkmıştır. 7. ve 8. baskılarında M. Âkif'in seçme şiirleri de yer almıştır. 9. baskıda şiir bölümü kaldırılmış, yazarın, Âkif'in ölüm yıldönümleri dolayısıyla dergi ve gazetelerde yayınlanan ve Farklar, Sütun ve Edebiyat Yazıları III isimli kitaplarına giren üç yazısı eklenmiştir. 10. baskıdan itibaren, tekrar M. Akif'in şiirlerinden seçmeler kitapta yer almaktadır. Başlıksız kalmamaları bakımından bazı şiirlerden alınan parçalar, zaruri olarak parantez içinde ya bilindiği gibi ya da metinden alınan isimlerle adlandırılmıştır.
97.50 ₺ -
İslam Sezai Karakoç
Bu kitap, 1960'ta Diriliş'te, 1961 ve 1962'de Yeni İstiklâl'de, 1966 ve 1967 yıllarında da Diriliş'te yayınlanan yazılardan oluşmuştur. Bu yazılar bütün halinde 1967'de Diriliş'te bir kez daha yayınlanmış ve ilk kitap haline gelişi, 1967'de Yazılar adlı üç kitaptan oluşan eserin içinde yer almasıyla gerçekleşmiş bulunmaktadır. İslâm, 1974’te tekrar, Diriliş'te tüm olarak yayınlanmış, sonra, 1975'te, yeniden kitap olarak çıkmış ve o günden bugüne belirtilen baskıları yapmıştır.
97.50 ₺ -
Ruhun Dirilişi
Bu kitabı oluşturan yazılardan, Ruhun Dirilişi, Dağ Çağrısı ve Hazreti Yusuf'un Düşü adlı yazılar, 1969 yılında Mağara ve Işık adı altında kitap olarak yayınlanmış, öbürleri ise, 1969 ve 1970 yıllarında Diriliş Dergisi'nde çıktıktan sonra, 1970 yılında Ölümden Sonra Kalkış ve Allah'a İnanma ve İnsanlık adlarıyla kitaplaşmıştır.
165.00 ₺ -
Sabır ve Sebat
Bu kitap, İslâm'ın ilk yıllarında Mekke'de yaşanan zorlukları ve bu zorluklara karşı gösterilen eşsiz sabır ve sebatı anlatıyor. Resulullah Aleyhisselam ve Ashâb-ı Kiram, inançlarını korumak ve İslâm'ı yaşamak uğruna dayanılmaz eziyetlere, işkencelere maruz kaldılar. Ancak onların her biri, imanlarının gücüyle dimdik durdu; yılmadan, geri adım atmadan bu kutlu davayı omuzladı. O zorlu dönemin en dikkat çekici hadiselerini derin bir manevi atmosferle öne çıkarıyor. O günlerin imtihanları, bugünün Müslümanlarına azim, umut ve direniş ruhu aşılıyor. Eser, yalnızca bir tarih anlatısı değil, aynı zamanda imanla güçlenmenin, sabırla yücelmenin rehberi…
240.90 ₺ -
Gençler Bizi Kurtarın
Gençlik, zamanın elinde ışığa dönüşen en kıymetli sermayedir. Umut, onların yüreğinde filizlenir; yarın, onların ellerinde şekillenir. Bu eser, yitip giden değerlerin ardından bir uyanış çağrısıdır; gençleri imanla dirilmeye, ahlakla güçlen-meye, ilimle donanmaya davet eder. Kalbin safiyetini, aklın berraklığını ve duruşun sağlamlığını birleştiren bir yol haritası sunar. Her satırında, geleceği aydınlatacak meşalenin gençlerin ellerinde olduğunu hatırlatır.
310.25 ₺ -
Müslüman Tacirin El Kitabı
İslam iktisat düşüncesinin erken dönem klasiklerinden biri olan "el-İşâre ilâ mehâsini’t-ticâre ve gâyşi’l-müdellisîn fîhâ" (Müslüman Tacirin El Kitabı: Ticaretin Güzellikleri, Sahtekârların Özellikleri), 6./12. yüzyılda Şam’da yaşamış olan âlim Ebu’l-Fazl Ca‘fer b. Ali ed-Dımaşki tarafından kaleme alınmıştır. Bu eser, ticareti yalnızca bir kazanç faaliyeti olarak değil, ahlâkî bir sorumluluk ve ibadet alanı olarak gören köklü bir anlayışın ifadesidir. Dımaşki, tüccarı toplumun güvenilir direklerinden biri olarak görür; doğru sözlülüğü, emanete riayeti, adâleti ve sosyal sorumluluğu ön plana çıkarır. Çeşitli referanslarla bezediği bu risâlesinde, ticaretin ahlâkî boyutunu sistematik bir şekilde ortaya koyar. Böylece Mahâsini’t-ticâre, sadece bir meslek savunusu değil; aynı zamanda İslam’ın ekonomik faaliyete bakışını yansıtan değerli bir ahlâkî manifestodur. Bu kitap, adil ve sürdürülebilir bir ekonomi arayışı içinde olanlara tarihî bir bakış açısı sunarken, ahlâkî iktisadın temellerini İslam düşüncesi çerçevesinde yeniden keşfetmek isteyenler için de güçlü bir kaynak niteliğindedir.
127.75 ₺ -
Kudüs Rehberi
İlk kıblemiz, ikinci mescidimiz, üçüncü haremimizdir Kudüs-ü Şerif: Hz. Davud’un temeli, Hz. Süleyman’ın Beytül Makdisi, Hz. Zekeriya’nın imamlığı, Hz. Yahya’nın müjdesi, Hz. Meryem’in hücresi, Hz. İsa’nın beşiği, Hz. Muhammed’in (SAV) miraçı, Hz. Ömer’in fethi, Selahaddin Eyyubi’nin rüyası, Kanuni Sultan Süleyman’ın imarı, Abdülhamit Han Hazretlerinin davasıdır Kudüs. Hiçbir tarihçi ya da gezginin hakkıyla tarif edemeyeceği kadim bir şehir olan Kudüs, taşların konuştuğu, her adımda peygamberlerin izini taşıdığı, Mekke’nin, Medine’nin ve İstanbul’un kardeş şehridir. Kendisini bir defa ziyarete geleni Kudüs’lü yapmak bu şehre aittir. Şehit Ahmet Yasin son sözünde “Allah’ım ümmetin sessizliğini sana şikayet ediyorum” demişti. Biz de rehber kitapçığımızı bu çığlığa bir nefes olmak için ele aldık.
219.00 ₺ -
Afetler ve İmtihan Gerçeği
Deprem, sel baskınları, bulaşıcı hastalıklar, heyelan, çığ, kasırgalar gibi doğal olaylar tabiatın zorunlu bir parçasını oluşturur. Bunlar kaçınılmaz olaylardır. Esas olan doğal olayların afete dönüşmemesi için önceden tedbir almaktır. Her olayın kendisine özgü bir panzehri vardır. Örneğin depremlerin vereceği zarardan korunmak için fay hatlarının üzerine yerleşim yerleri yapmamak, yapılacaksa da teknolojiye uygun olarak yapmak, bulaşıcı hastalıklardan korunmak için aşı olmak, bulaşı önlemede gösterilen tedbirlere uygun hareket etmek, heyelan bölgesine konutlar yapmamak, çığ tehlikesine karşı arazileri ağaçlandırmak, kasırgalar karşısında emniyet tedbirlerini almak gerekir. Bütün bu tedbirlerden sonra sonucu Yüce Allah’a bırakarak tevekkülde bulunmaktır.
73.00 ₺ -
Ziyareti Evliya
Ziyareti Evliya Nakşibendi olan Hocazade Ahmed Hilmi’nin kaleme aldığı bu kıymetli eser, bir kısmını kendisinin de ziyaret ettiği İstanbul'daki Halvetiyye Tarikatı şeyhlerinin hayatlarını başlangıcından kendi dönemine kadar kronolojik bir şekilde anlatıyor. Yaptığı ziyareti kısaca anlatan yazar, akabinde biyografi kısmına geçiyor. Biyografiden sonra az da olsa bu velilere ait menkıbelerden bahsediyor. Son olarak bu mübarek zatların eserlerini verip vefat tarihlerini veren beyit ve kıtalarla bitiriyor.
179.90 ₺ -
Kimyayı Saadet 4 Cilt
KİMYAYI SAADET 4 CİLT 11. yüzyılın büyük sûfî âlimi İmam Gazâlî’nin (r.aleyh) kaleme aldığı, asırlardır İslâm dünyasında büyük bir ilgi ile okunan Kimyâ-yı Saâdet; akaidden fıkha, tasavvuftan adab-ı muaşerete kadar pek çok konuyu ayet-i kerimeler, hadis-i şerifler ve selef-i salihinin sözleriyle ele alıyor. Sade ve anlaşılır bir üslupla şeriat, tarikat ve hakikat konularını açıklıyor. Kimyayı Saadet 4 Cilt; her cümlesinde Kur’an ve Sünnet’e tâbi olmanın gerekliliğini vurgulayan İmam Gazâlî hazretlerinin bu köklü kitabı; Selçuklu ve Osmanlı’dan günümüze miras kalan unutulmaz bir eser olarak Mehmet Ali Özkan’ın Farsça aslından tercümesiyle Semerkand Yayınları’nda okurlarıyla buluşuyor.
1634.50 ₺ -
Asrı Saadet İklimini Solumak
ASR-I SAADET İKLİMİNİ SOLUMAK Asr-ı saadet... İnsanlık tarihinde bir yıldız yağmuru, Allah Rasulü'nün (s.a.v) etrafındaki seçkin halka. Asr-ı Saadet İklimini Solumak, okuru saran o naif üslubuyla, bu benzersiz topluluğun günlerine, gecelerine, evlerine, çarşılarına davet ediyor hepimizi. Orada olup bitenlere şahit olmuşçasına canlı, Medine sokaklarında gezinmişçesine sıcak bir anlatım...
185.50 ₺ -
-
Hatıralarla Kur'an-ı Kerim
Arapça-Türkçe çift dilli, sahabe ve kadim ulemanın hayatından, Kur’an-ı Kerim’i konu edinen 100 kıssa ve hatıra
208.00 ₺ -
Renkleri Kaybolan Şehir
Bazı yazarlar masal perilerine dönüşüp kısacık bir metinle birçok şey anlatabiliyorlar. İzninizle Betül Topçakan'ı da masal perilerine dahil ediyoruz. Şehirlerin renkleri bazen şehirlere küser, bazen birileri bazı hayatlardan renkleri alır götürür. Kıymetini bilmediğimiz her şey elimizden kayıp gitmeye mahkum olduğu için belki de... Dostlarımızın, ömrümüzün, aldığımız nefesin kıymetini bilmek lazım. Renklerin kıymetini bilmek lazım. Renklere ayrı bir kıymet katan Merve Dal Suleiman'ın ve masal şehrimize renkleri geri getiren betül hanım'ın kıymetini bilmek lazım. Böyle güzel işlerle sık sık karşımıza çıkan netyazı'nın, atölye balık'ın, İstanbul Tasarım Merkezi'nin kıymetini bilmek lazım. Hayatınızdan hiçbir renk eksik olmasın sevgili okurlarımız!
78.00 ₺ -
Popüler Filmlerde Din
Sinema tarihinde dinî alt metinlere sahip bir çok film bulunmaktadır. Örneğin, The Matrix (Metriks), The Lord of the Rings (Yüzüklerin Efendisi), The Chronicles of Narnia (Narnia Günlükleri) Isa-Mesih figürüne, X-Men, Yahudilik ve Siyonizme, Groundhog Day (Bugün Aslında Dündü), Budizm'deki karma ve reenkarnasyon inancına, Slumdog Millionaire (Milyoner) ise Hinduizm'deki Rama destanına alt metninde yer vermektedir. Filmlerinde alt metin bulunan bazı yönetmen, senarist ve yazarlar, bu durumu inkar etmekte, bazıları yıllar sonra kabullenmekte, bazıları ise filmlerindeki alt metinleri bilinçli olarak yerleştirdiklerini açıkça ifade etmektedirler. Örneğin, The Chronicles of Narnia (Narnia Günlükleri) kitaplarının yazarı C.S. Lewis kitaplarında yer alan alt metinlerin amacını ?Çocukların ileriki hayatlarında Hristiyanlıkla ilk karşılaştıklarında Hristiyanlaşmalarını kolaylaştırmak." olarak açıklamaktadır. Elinizde bulunan bu kitap, filmlerde yer alan alt metinlere yönelik bir farkındalık oluşturabilmek amacıyla yazılmıştır. Kitapta, çoğu Hıristiyanlıkla ilgili olmak üzere, farklı dinlere ait alt metinlere sahip 20 filme yer verilmiştir.
130.00 ₺ -
İlhami Atalay Çizgisi
Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri, Güzel Sanatlar Fakültesi yetenek sınavlarına hazırlanan ve İSMEK gibi resim eğitimi veren kurslarda resimle ilgilenen tüm sanatseverler için kaynak kitap niteliğinde Ressam İlhami Atalay'ın çalışmalarından derlenen "İlhami Atalay Çizgisi" adlı desen kitabını sanatseverlerin beğenisine sunuyoruz. Resim çizerken belki de en önemli şey çizgisel rahatlıktır. İlhami Atalay sanat yaşamı boyunca akademik çizimlerden kaçınmış ve ruhu olan çizgilerle eser üretmiştir. Resme başlayan kişi, bir ustanın baktığı açı ve perspektiften yararlanırsa daha kolay netice alabilir. Kitabın içerisinde sanat eğitimine yeni başlayanlar için; obje çizimleri, nesneler, tabiat gözlemleri, tarihi seri, portre, toplumsal dinamizm, Anadolu'daki yaşam üzerine gözlemler, renkli fonlarla hazırlanmış yüzeyler üzerine çalışılmış desenler, İstanbul ve Anadolu şehirlerinden manzaralar çizginin farklı değerlerde kullanımıyla pastel boya ve mürekkep teknikleriyle pek çok farklı yaklaşımlar görülmektedir. Daha öğrenciliğinden itibaren pek çok desen ödülünü kazanan Ressam İlhami Atalay'ın 50 yıldan beri süren çalışmalarından oluşan binlerce desen arasından en güzelleri bu kitaba alınmıştır. Kitaptaki pek çok eserin orijinali yurtdışındaki koleksiyonerlerde bulunmaktadır.
422.50 ₺ -
Mimar Sinan Cami Minberlerinde Beşgen Geometrik Desenler
Mimar Sinan camilerinde bulunan minberler üzerindeki beşgen esasına dayanan geometrik desenlerin analiz metotlarını içeren bu kitap, bizleri, beşgenlerin dinamik dünyasına götürmektedir. Alanın tek olan bu çalışma, beşgenlerin genel özellikleri ile başlayıp, penrose kaplamaları, kuasi kristaller ile devam ederek, nihayetinde Mimar Sinan'ın camilerinde sistemli bir biçimde uygulanmış olan dönel simetrili beşgen tasarımların analizlerine ulaşmaktadır. Desenlerin aslında nasıl bir matematiksel dayanağı olduğuna dair farkındalık oluşturan kitabımız, bunu, derin matematiğe girmeden herkesin anlayabileceği bir biçimde ortaya koymaktadır.
357.50 ₺ -
Derviş Boyama Kitabı
"Kendinizden Çok Şey Bulacağınız Bir Çalışma" İnsana ait özellikleri "derviş" başlığında ele alan kitap, merkeze dervişi koyar ve onun etrafında insan ruhuna ait değerleri, gayretleri, gel-gitleri, kent yaşamını, insanın kendini kurtarma çabasını, iyilikleri ve güzellikleri yerleştirir. Tek bir görselde birçok şey anlatan, aynı zamanda keyifle boyayabileceğiniz çalışma, hem kitap, hem de sevdiklerinize kartpostal olarak yollayabileceğiniz bir formatta sunuldu. Birlikte hoş vakit geçirmeniz dileği ile...
104.00 ₺ -
Yeni Usüllerle İslami Tebliğ ve Temsil Milletlerarası İlmi Toplantı
İslâmi ilimler Araştırma Vakti (İSAV) 17-18 Kasım 2018 tarihlerinde İstanbul Topkapı Eresin Otel'de "Yeni Usullerle isliind Tebliğ, ve Temsil" konulu Milletlerarası bir İlmi Toplantı gerçekleştirmiştir. Bu toplantıda "tebliğ ve temsil" konusu, çok farklı coğrafyalardaki uygulamaları ile tarihten bugüne uzanan tecrübeler ışığında ele alınmış, Güney Kore, Güney Afrika, Fransız Polenezyası, İtalya, Fransa, Nijerya, Çad ve Liberya gibi ülkelerden katılımcılar "tebliğ, ve temsil" konusunda bilgi ve tecrübelerini takdim etmiştir. Ülkemiz ilahiyat Fakültelerindeki öğretim üyeleri de sundukları tibliğlerde "tebliğ ve temsil" konusunun islam tarihinin başlangıç dönemlerinden itibaren nasıl anlaşılıp uygulandığını, günümüz toplumlarında yeni nesillerin islamiyeti anlanıalarının önündeki engelleri fark edip bunlara karşı alınabilecek tedbirler üzerinde durmuşlardır. işte bu toplantının metinleri bu eserde bir araya getirilerek neşredilnıiştir.
195.00 ₺