-
İslâm
İslâm'a giriş mahiyetindeki bu eser, İslâm'ın ortaya çıkışını, gelişimini ve temel ilkelerini herkesin anlayabileceği bir dille anlatmaktadır. Müellifin batı ve doğu kültürlerini yakından tanıması, konuları diğer dinlere (özellikle Hristiyanlığa kıyasla) ele alıp incelemesi esere ayrı bir zenginlik katmaktadır. Müslüman bir Alman'ın kaleminden çıkmış bu özlü eser, son din İslâm'ın temel ilkelerini, evrensel kültür içerisindeki eşsiz konumunu ve günümüz dünyasına katkılarını anlamak isteyenler için önemli bir başvuru kaynağı olacaktır.
75.00 ₺ -
Bugünkü İslâm Dünyası
Bu kitap, İslam Dünyası´nın problemleri, ümitleri ve dinamiklerini ele almaktadır. 1.5 milyar civarında bir nüfusa sahip olan İslam Dünyası, son semavi din olan İslam´ı din olarak kabul etmiş insanların dünyasıdır. İslam Dünyası, dünya politikasının da üzerinde en çok cereyan ettiği bir bölgedir. Bir taraftan Müslümanlar, bir taraftanda batılıların asırlardır, ilgilendiği bir dünyadır. Bu dünyanın elbette bazı problemleri vardır ama buna karşılık geleceğe ümitle baktıracak dayanakları da vardır.
176.25 ₺ -
Türkiyede Dindarlık Ve Kadın
Din ve kadın konusu çeşitli yönlerden ele alınabilir. Biz bu çalışmamızda, hızlı bir değişim ve dönüşüm süreci geçiren ekonomik ve sosyal hayatımızda aşağıdaki sorulara cevap arayacağız: Türk toplumunda ve kadın-erkek ilişkisi bağlamında erkeğe ve kadına atfedilen dinî, geleneksel ve modern değerler nelerdir? Acaba aile ve toplum hayatında kadının statüsünde, kendisine verilen yetki ve sorumluluklar değişmekte midir? Anayasa ve Medenî Kanun’da kadınlarımız lehine yapılan düzenlemelere rağmen, zihniyet olarak toplumumuzda hâlâ geleneklere göre hareket etme eğilimi var mıdır? Kültürel miras olarak devralınan dinî ve millî değerlerimiz ve çağdaş değerler bakımın-dan kadın-erkek statüsü ve rolleri nelerdir? Kadın-erkek eşitliği, ekonomik, medenî, hukukî hak ve özgürlükleri konula-rında kadınlarımız ile erkeklerimiz ne düşünüyor veya ne istiyorlar?
8.05 ₺ -
Müziğe Giriş
Bilindiği gibi müziği, teknik ve akademik açıdan ele alıp değerlendiren, hatta daha ileri seviyede müziğin konularını bilimsel düzeyde tartışan muhtevadaki eserler, ancak müziğin teknik ve teorik bilgisini haiz muhataplar tarafından anlaşılabilir. Bu nedenle bu tür eserler, müziğe merakı olup kendi kültürünün müziğini anlayabilmeyi arzulayan amatör kişilere hitap etmekten oldukça uzak görünmektedirler. Bu nedenle biz hem müziğe merakı olup müzikle ilgili temel bilgiler edinmek isteyen söz konusu kişilerin ihtiyacını karşılama yönelik olarak hem de müzik bilen kişilere hitap edebilecek mahiyetteki çalışmamızı Müziğe Giriş adlı altında okurlarımıza sunmayı amaçladık.
9.10 ₺ -
Küresel Ahlak Eğitimi
Büyük oranda kapitalizmin bir diyasporası olarak düşünülen küreselleşme sürecinde, dünyada çok sınırlı sayıdaki insan bolluk ve refah içinde yaşarken, dünya nüfusunun önemli bir kesimi en temel insani ihtiyaç-larını bile karşı-layamaz olmuş, savaş, çatışma ve şiddet olayları bölgesel olmaktan çıkıp, tüm dünya ülkelerini etkiler hale gelmiştir. Savaş ve çatışmalar açısından bazı ülkeler aktif olarak bu süreçten zarar görürken, diğerleri de muhtemel bir savaş paranoyası içinde, sürekli ve sonu olmayan bir silahlanma yarışına girişmişlerdir. Ekolojik denge alt üst olmuş, gezegenimizin hassas dengesi bozulmuş ve sonuçta dünyanın iklimi, bitki örtüsü ve canlıların yaşam tarzları ve türleri ciddi anlamda olumsuz etkilenmiştir. Tüm bu gelişmeler neticesinde, yerküre artık bu yükü taşıyamaz olmuş, belki de tarih boyunca insanlık ilk kez, bu ciddi soruyla karşı karşıya gelmiştir: “Sonunda insanlık, kendi türünün de yok olma ihtima-liyle karşılaşacağı böyle bir hayata devam mı edecek, yoksa çok geç kalmadan bir şeyler mi yapacak?” İşte bu kitabın amacı da bu önemli soruya cevap aramaktır.
13.30 ₺ -
Günümüz İngilteresinde Din Eğitimi
21. yüzyıla girdiğimizde küreselleşmenin farklı alanlardaki etkisini daha açık bir şekilde görmekteyiz. Kitle iletişim araçlarının artması ve bilişim teknolojisindeki hızlı gelişmeler ulusların birbirlerini daha iyi tanımalarına ve iletişim kurmalarına yardımcı olmaktadır. Bu durum, bir milletin diğer milletlerin medeniyet yarışında farklı alanlarda ne durumda olduklarını kısa sürede öğrenmeleri sonucunu doğurmaktadır. Bu bağlamda kitapta, Avrupa Birliği üyesi olan, din eğitimi açısından farklı deneyimlere sahip İngiltere´nin din eğitimi, bu ülkede yapılan gözlem ve araştırmalara göre incelenmeye çalışılmıştır.
9.10 ₺ -
Konuş Benimle Angel
Bir ömrün baştan sona muhasebesi, bir saniyeye sığdırılabiliyormuş meğer. Öyle acılar ve pişmanlıklar yaşıyorum ki... Fakat aynı zamanda, yapmış olduğum iyi ve güzel şeylerden dolayı keyif duyuyorum. Öğreniyorum ki, ömrümüzün her bir saniyesinden sorumluyuz. Asla unutulmaması gereken bir gerçek bu... İstediğimiz hareketi yapmakta özgürüz. Ama yaptığımız her eylem, kaçınılmaz olarak tıpkı bir bumerang gibi, günün birinde dönüp bize gelecek. Ve şimdi anlıyorum ki başkalarına yaptığım iyilikleri veya kötülükleri aslında kendime yapmışım... … - Bana ne kadar zaman veriyorsun? - Elimde olsa dünyadaki tüm zamanları sana verirdim.
10.50 ₺ -
Çıkış Yolu 3 Kutlu Millet Gerçeği
Bu kitap, dört meydan konuşmasından oluşmaktadır. 1990’da kurulup 1997’de kapatılan, genel başkanlığını yazarın yaptığı Diriliş Partisidönemi konuşmalarından olup, ilki Bursa’da 13 Temmuz 1991’de Fomara Meydanı’nda "Kutlu Millet Gerçeği" adıyla; ikincisi Adapazarı’nda 17 Ağustos 1991’de Gar Meydanı’nda " Yüce Devlet Gerçeği" adıyla; ücüncüsü Pendik’te 18 Haziran 1995’te İskele Meydanı’nda "Millet Toplantısı" adıyla; dördüncüsü, Eskişehir’de 21 Ekim 1995’te Odun Pzarı’nda "Batı ve Biz"adıyla parti teşkilatlarının düzenlemeleriyle yapılmıştır.
105.00 ₺ -
Çıkış Yolu II Medeniyetimizin Dirilişi
Bu kitap, dört konferanstan oluşmaktadır. 1990 da kurulup 1997 de kapatılan, genel başkanlığını yazarın yaptığı, Diriliş Partisi dönemini konuşmalarından olup, ilki, Pendik'te 16 Mayıs 1991 de Belediye Kültürevi'nde "Diriliş Çağı" adıyla, ikincisi, Eskişehir'de 3 Ekim 1993'de Ticaret Odası Konferans Salonu'nda "Dünya Görüşümüz Diriliş" adıyla, üçüncüsü, Adapazarı'nda 3 Aralık 1993'de Ticaret ve Sanayi Odası Toplantı Salonu'nda "Medeniyetimizin Dirilişi" adıyla, dördüncüsü, Eskişehir'de 5 Haziran 1994'te Ticaret Odası Konferans Salonu'nda "Kaybolan Hakikat" adıyla parti teşkilatlarının düzenlemesiyle verilmiştir.
142.50 ₺ -
Çıkış Yolu 1 Ülkemizin Geleceği
Ülkemizin Geleceği İki Konferans Bu kitap, iki konferanstan oluşmaktadır. 1990 da kurulup 1997 de kapatılan, genel başkanlığını yazarın yaptığı, Diriliş Partisi dönemini konuşmalarından olup, ilki, Bursa'da, 12 Şubat 1992 de, Uzunoğlu Düğün Salonunda, o zamanki Parti İl Başkanlığının girişimi ile ve ikincisi, Ankara'da, 2 Mayıs 1992 de, Kocatepe Diyanet Vakfı Konferans Salonu'nda, Ekonomik Sosyal Araştırmalar Vakfı (ESAV)'nın düzenlemesiyle verilmiştir.
82.50 ₺ -
Asrı Saadet İklimini Solumak
İlk kitabında kendine özgü üslubuyla asr-ı saadete yolculuk yapan Zehra Korkmaz, Asr-ı Saadet İklimini Solumak adını verdiği bu ikinci kitabında aynı yolda yürüyerek okuyucuyu o sıcak iklimle buluşturmaya devam ediyor. Yazar, o mukaddes asırdan günümüze taşıdığı solukları tablolaştırıyor. Bunu yaparken günümüze ayna tutmayı da ihmal etmiyor, günümüzü de o günlere bitiştirmeye gayret ediyor. Bundan dolayı anlatım bir canlılık kazanıyor, teorik olmaktan çıkıp hayatımızın anlamlı bir yanına tekabül ediyor. Asr-ı saadet...İnsanlık tarihinde bir yıldız yağmuru, Allah Rasulü'nün (s.a.v) etrafındaki seçkin halka. Asr-ı Saadet İklimini Solumak, okuru saran o naif üslubuyla, bu benzersiz topluluğun günlerine, gecelerine, evlerine, çarşılarına götürüyor bizi. Orada olup bitenlere şahit olmuşçasına canlı, Medine sokaklarında gezinmişçesine sıcak bir anlatımla Bu samimi ve sıcak üslup sayesinde asr-ı saadeti anlamak, o asrı mesut kılan zatlarla tanışmak, o iklimi solumak mümkün oluyor. Asr-ı Saadet İklimini Solumak, günümüz ile o gün arasında bir kanal oluyor: bizi o günlere taşıyor, onları bu güne "Saadet Devridir, evet... Saadet gönüllerdedir; saadet sabredebilmektir. Saadet, dikenler içinde parçalanırken, gönlünde güller yeşertebilmektir. Ve kumlara destan yazılr. Çünkü Allah Rasulü (s.a.v) vardır."
57.40 ₺ -
Ne Demiş Victor Hugo
Dünya edebiyatının en baba isimlerinden Victor Hugo'nun anlamlı sözleri, ruha dokunan düşünceleri, sevimli karikatürleri, kitaplarından çarpıcı bölümler ce ilginç hayat hikayesi var bu kitapta... Büyük bir yazarın kaleminden süzülmüş en özlü satırlar hazıra konmanız için sizi bekliyor. Belkide bu kitapta okuyacağınız bir cümle hayatınızı değiştirecek, kim bilir... Ne demiş Victor Hugo, "Hiç bir ordu, vakti gelmiş bir fikir kadar güçlü değildir."
6.42 ₺ -
En Güzel Çocuk İsimleri Ansiklopedisi Roman Boy
Dinimiz, geleneğimiz ve kültürümüz çocuklara güzel isim vermeyi salık verir. Dolayısıyla anne ve babalar çocuklarına isim verirken dikkatli davranmalı, anlamını bilmedikleri isimleri seçmemelidirler. Bu eser sizlere en iyi şekilde yardımcı olacaktır.
78.00 ₺ -
Gizemli Sayılar Kitabı
Bu kitapta okuyacakların sıfırcı matematik hocalarının derste anlattıklarından epey farklı… İşin içinde başka işler var, ey gidim ey… Mesela 1 sayısı olmasaydı dünyaya gelemeyeceğini söyleyen oldu mu sana hiç? Peki, altın oran olmasaydı, dünyanın eciş bücüş bir şey olacağını… Sevdiğine kavuşmak için düğüne, derneğe değil sadece 4 sayısına ihtiyacının olduğundan haberin var mı? Pi sayısı olmasaydı evinin yolunu bile bulamayacağını, 5 sayısı olmadan hiç bir şeyi görüp duyamayacağını, hele sıfır rakamının yokluğunda sıfırı çekeceğini biliyor muydun? “Cıks” mı? O zaman hemen bu kitabı oku. Ve kâinattaki her sayının, dünyayı ve insanoğlunu ayakta tutan dengede nasıl da gizlediğini kendi gözlerinle gör.
6.42 ₺ -
Milenyum Tarikatları
Jim Jones liderliğinde 918 Peoples Temple üyesi hep birlikte ölüme yürüdü. David Koresh’e inanan 80’in üzerinde Branch Davidian üyesi trajik bir şekilde ölümle buluştu. Avrupa ve Amerika kıtaları ortak bir trajediye mekân oldu ve güneşe tapan Solar Temple isimli kültün 74 üyesi, Kanada ve İsviçre’de aynı anda intihar etti. Bu kez sahnede Heaven’s Gate isimli tarikat vardı. Dünyaya teğet geçecek Halley kuyruklu yıldızının hemen ardında bulunan bir uzay gemisinin kendilerini alarak “Göklerin Krallığı”na taşıyacağına inanan 39 kişi intihar etti. Neredeyse tüm dünyaya hâkim olan modernizm hayatımıza pek çok yenilik getirmekle beraber insanoğlunun günlük yaşantısından pek çok şeyi de söküp aldı. Bunlardan biri de şüphe yok ki maneviyattı… Özellikle Batı'da insanlar modernizmin açtığı manevi boşluğu farklı yollarla doldurmaya çalıştı ve bu çabanın sonucunda, son derece makul ve iyi niyetli akımlardan inanılmaz inanç ve ibadet şekilleriyle karşımıza çıkan ve daha çok “kült” ismiyle anılan akımlara, kıyameti yaşamamak için intiharı tercih eden gruplara kadar uzanan bir yelpazede yeni dinî akımlar ortaya çıktı. Kimi Hint- Doğu kökenli kimi Hristiyanlık menşeli bu yeni dinî akımların profillerini, yapılarını, öğretilerini ve sebep oldukları trajik sonları ele alan Milenyum Tarikatları, insanoğlunun trajik arayışının psikolojik ve sosyal boyutlarını gözler önüne seriyor.
182.50 ₺ -
Dağın Ardına Bakmak
“Onlar dağın ardındakiler. Sözlerinden önce çığlıkları ulaşanlar. Kim oldukları, neye inandıkları bilinmiyor. Görünmez bir güç olarak oradan buraya etki ediyorlar. Adları telaffuz edilse de kim oldukları bilinmiyor. Hepsi buralı, hepsi bizden, binlerce silahlı kadın ve erkek. Dağı mesken tutmuş, hakikatin bildiğimizden farklı olduğunu iddia ediyorlar. Kendi yayınları, medyaları, sivil güçleri var. Neden dağa çıktılar, neden dağda yaşadılar, dönenler neden döndü ve kalanlar neden hâlâ orada? Bu soruların cevabını almak için önce doğduğum topraklara, yüzlerce evladını kaybetmiş komşu köylere, şehirlere, sonra çoğunluğu için daha büyük bir acı, bir sürgün olan Avrupa’ya gittim. Dağa çıkmış, çatışmalara katılmış, yakalanmış ya da teslim olmuş, cezaevinde yıllarını geçirmiş kişilerle konuştum. Ve dağın ardına duyduğum büyük merakla bir bayram günü Kandil’e gittim. Bir masal dağı olmayan, istersek ulaşmamız mümkün olan o dağın ardına bakmaya çalıştım. Anlatılanların içine girmeden sorunun anlaşılmasının ve dahi çözülmesinin mümkün olmadığını gördüm. Yaşananlar her ne idiyse, bu geçen yıllar boyunca Kürt, Türk her kim incindiyse ancak birbirimizi anlamakla iyileştirebiliriz yaralarımızı.”
10.14 ₺ -
Her Bi’şeyin İlginç ve Kısa Tarihi
Bu kitapta, yaşanmış büyük tarihi olaylardan ziyade, kendi çaplarında olay olmuş masum şeylerin ilginç tarihçeleri var. Sadece yazılı değil, sözlü tarihe de başvurularak derlenmiş bu kitap, tarih dersi fobisi olanların, tarihi sıkıcı bulup alerji kapanların bile rahatlıkla alıp okuyabilecekleri, hatta okurken yer yer gülebilecekleri bir merak gidericidir. Gözlüğü burnumuzun üstüne kim koymuş? Gitar nasıl ortaya çıkmış? İlk ayakkabıyı kimler giymiş? Makyaj nereden gelmiş? Gelinlik neden giyilmiş? Yoğurt nasıl mayalanmış? Cep telefonu hayatımıza ne şekilde girmiş? Futbol bugünlere nasıl gelmiş? İnsan merak etmez mi, eder. Ayıp mıdır, değildir. Sorularınıza “Her şeyi öğrendin, bir bu mu kusur kaldı!” diye cevap verenlere inat, “Olmaz, ben genel kültürümü özele çeviricem, biri bana bir şey sorduğunda şıppadanak anlatıvericem.” diyenlerdenseniz, bu kitapta merak ettiğiniz her bi’şeyin ilginç ve de kısa tarihini bulabilirsiniz.
6.42 ₺ -
Kendine Bir İyilik Yap
Hayat bir sevdadır... Onu yaşa! Hayat bir hediyedir... Onu al! Hayat bir bilmecedir... Onu çöz! Hayat bir fırsattır... Onu yakala! Hayat bir şarkıdır... Ona eşlik et! Hayat bir bahçedir... Onu der! Hayat bir iyiliktir... Ona karşılık ver! ... İyilik üzerine yazılar, hikâyeler, şiirler, öneriler, güzel sözler ve daha neler neler... Hadi, kendine bir iyilik yap. Bu kitabı oku... Çünkü... Biliyorsun, başkalarına yaptığın iyilikleri aslında kendine yapıyorsun...
6.42 ₺ -
Maturidide Bilgi Problemi
Bilgi, çok eskiden beri filozofları meşgul eden bir konudur. Meselâ "bilgi nedir?" sorusunu Platon a kadar götürmek mümkündür. Yaklaşık XVIII. yüzyılın sonları ve XIX. yüzyılın ilk yarısında tam bir sistem olarak ortaya çıkan ve felsefenin ana problemlerinden biri olan "bilgi teorisi", ya da epistemoloji üzerinde çok şey yazılmış ve söylenmiştir. Dinî epistemoloji, bir din felsefesi problemi olarak, bugün memleketimizde hemen hemen hiç ele alınmamış bir konudur ve bizde bu alanda yapılmış çalışmalar yok denecek kadar azdır. Mâtüridî, bir bilgi konusuyla eserine başlayan ve bu şekilde başlamayı adetâ bir gelenek halinde yerleştiren büyük bir din bilginidir. Sisteminde hem genel bilgiye, hem de dînî ve ahlâkî bilgiye yer vermiştir. "Mâtüridî de Bilgi Problemi"ni bir çalışma konusu olarak seçmemizin sebeplerinden biri budur. Ayrıca, Mâtüridî nin "bilgi" anlayışını konu alan herhangi bir çalışma yapılmamıştır. Dolayısıyla felsefe literatüründe bu konuyla ilgili herhangi bir esere rast
134.00 ₺ -
Nesefi Akaidi Şerhi
"Akâ id-i Nesefî" (Akâ idü n-Nesefî) üzerine sayısız şerhler yapılmıştır. Bu şerhlerin Arapça ibareli olması, halkın ekserisinin ise Arapça bilmemesi ve bu bilgilerin sadece Arapça bilen az sayıda Müslüman ilmiyye mensubuna münhasır kalması sebebiyle, esasen ilmî ve manevî kıymeti çok yüksek olan bu eserin, ilme ve bilgiye susamış Müslümanlarca da istifâde edilebilmesi için, Türkçe muhtasar bir "Akâ id Şerhi" vücuda getirilmesi gerekmiştir. Bilhassa tasavvuf ehli arasında oldukça ilgi gören bu eser, Selanik Vilâyeti ne bağlı "Usturumca" kasabasında medfûn bulunan "Arab hoca" denilmekle ma rûf Seyyid Muhammed Nûru l-Arabî (ks) hazretlerinin sağlığında kendisine müracaat edilerek, okutulması ve şerh edilmesi istenmiştir. Seyyid hazretleri de bu müracaatı memnuniyetle karşılayıp, o günün ikindi namazını müteakiben sohbetleri tâkib edenlerce tedris ve takrir etmek suretiyle bu kitabı şerh etmiştir. Bu halkanın seçkinlerince zabt ve karşılaştırılarak bir risale hazırlanmış ve bu zor görev
13.40 ₺ -
Maturidide Dini Çoğulculuk
Dini çoğulculuk, esas itibariyle, önemli bir din felsefesi problemidir. Türkçe mizde, bu konuya felsefi açıdan bakan ve onu felsefî bir metodla inceleyen yazılar, ne yazık ki, yok denecek kadar azdır. Bu yüzden, konuyla ilgili bazı kavramların kısa açıklamalarına da yer veren bir "GİRİŞ" yazılmak suretiyle, eserin daha iyi anlaşılıp değerlendirilmesine katkıda bulunulmaya çalışılmıştır. Sosyal ve siyasî birtakım implikasyonları da bulunan, fakat burada bir din felsefesi problemi olarak ele alınmasından dolayı sadece felsefî ve îtikâdî temelleri üzerinde durulan "dinî-çoğulculuk" hassasiyet gösterilmesi gereken bir konu olduğu için, eserin hazırlanmasında, mümkün olduğu ölçüde bağlı kalınan deskriptif yöntemin bir gereği olarak, gözönünde bulundurulan metinlerden bazılarının Arapça asılları dipnotlarda gösterilmiştir. Hakdin gökten inen suya benzer. Su, gökten temiz, duru ve (her toprağa) eşit olarak indiği halde, toprağın bileşiminde bulunan unsurların rengi, tadı, kokusu vs.nin değişik olması; suyun tat, renk, koku vb. özelliklerini de değiştirir. O zaman, suyun bazısı tuzlu, bazısı tatlı, bazısı kirli ve bulanık olur; bazısından faydalanılır, bazısından faydalanılamaz. Bu, yeryüzünün cevherlerinin farklı olmasının gerektirdiği bir zorunluluktur. Çünkü aslı ve özü bakımından gökten inen su tatlı, duru ve temiz olduğu halde, yere indikten sonra değişmektedir. Bir başka deyişle, eğer su, üzerine indiği toprağın durumuna göre değişmeseydi, o zaman, gökten indirilen suyun hepsi tatlı ve temiz olduğu gibi, kendisinden faydalanılan su da tek tür yani sadece tatlı su olurdu. İşte, din de tıpkı bunun gibidir. Yani Tanrı tarafından gönderilen ve vahye dayanan din tek ve aynı din olduğu halde, insanların yeryüzünde farklı dil ve kültürlere sahip topluluklar halinde yaşamaları, gönderilen dinin de farklı şekilde anlaşılıp yorumlanmasına ve amaçları aynı olmasına rağmen, farklı fiillerle örneklenip yaşanılmasına; böylece, o, aynı zamanda, Peygamberlerin ve şeriatların farklı olmasının da zorunlu hale gelmesine sebep olmuştur. Bu demektir ki, semâvî dinler yani vahye dayanan büyük târihî dinler, özü itibariyle, aynı doğruluk ve geçerliliğe sahiptir. İşte bu, Mâtüridînin açıkça ortaya koyduğu, İbrâhimî dinlerle sınırlı, bir kısmî çoğulculuktur.
134.00 ₺ -
İmamiyye Şiasında Onikinci İmam ve Mehdi İnancı
Şia ile diğer İslam mezhepleri arasındaki en önemli uyuşmazlık konusu olan imamet, mutedil ve müfrit Şia fırkaları arasında da birbirinden farklı düşüncelerin doğmasına sebep olmuştur. Günümüzde Şia nın en önemli temsilcisi sayabileceğimiz, adını imametten alan İmamiyye Şiası da, konuya verdiği önemden dolayı imameti usulü d-din içinde zikretmektedir. Hz. Peygamber den sonra gelecek imamların onikinci imamla son bulacağı, bu imamın kaybolduktan sonra geri dönüp el-Kâim el-Mehdî sıfatıyla dünyayı ıslah edeceği düşüncesi, İmamiyye sisteminde bir inanç esası olarak benimsendiği için, gaip imamın dönmesi asırlardan beri beklenmektedir. Bu durum İmamiyye ile diğer İslam fırkaları arasında daima münakaşa mevzuu olmuş, İmamiyye imamın şahsiyetini, gaybetini, gaybetten sonraki dönüşünü ve yapacağı ıslahatı isbat için büyük çaba göstermiştir. Hakkında pekçok ihtilâf bulunan bu konuyu inanç esasları arasında mütalaa etmekten dolayı muhaliflerinin yönelttiği tenkitleri cevaplandırmada da güç dur
117.25 ₺ -
-
-
-
Nasıl Olmalıyım?
Evet, başlangıçta İslam Dîni bir ferdden, yani Muhammed sallallâhu Teâlâ aleyhi ve sellem'den başladı. Tek tek insanlar davetine icabet etti. Davetine icabet edenler, birçok güzel ahlaka büründüler ve sair insanlar tarafından parmakla gösterildiler. Yani “ĞARÎB”diler, numuneydiler. Bugün Müslüman olarak ben nasıl olmalıyım? Ğarîb ve karîb olmalıyım. Örnek, numune bir Müslüman ve böylece Allah Teâlâ'ya yakın olmalıyım. “Nasıl Olmalıyım?” adlı bu eser, “ğarîb = örnek Müslüman”ın vasıflarını anlatıyor. Hırsın ğalebe çalması demek olan Kapitalizmin ve hasedin ğalebe çalması demek olan Sosyalizmin, itikad, tabiat ve ahlakımızı uğrattığı bozgunluğun farkına varmamız ve ondan sıyrılmamız için, örnek Müslümanın vasıflarını netleştiriyor. “Ğarîb” olmaya çalışmamızın yanısıra çocuklarımızı da yetiştirmemiz gerektiği belirtilerek, onlara neyi nasıl anlatmamız gerektiği açıklanıyor. Birbirimize öğretmekte, birbirimizden öğrenmekte, öğüt alıp öğüt vermekte sorumlu olduğumuz tenbihleniyor. Allah Teâlâ'ya kendimizi sevdirmemiz, Rasûlü sallallâhu Teâlâ aleyhi ve sellem'e kendimizi sevdirmemiz, Müslümanlara kendimizi sevdirmemiz için üzerimize düşen vazifeler sıralanıyor. Her şeyden önce nefsimize hayrı toplamamız için neler yapmamız gerektiği, Rabb'imizin, ne gibi şeylerden bizden razı olup, ne gibi şeylerden bize kızacağı, Bir kimseye boyun eğmenin hangi şartlarda dînin emri; hangi şartlarda şirk olacağı, Hâsılı “ğarîb” olmak, Peygamberimiz sallallâhu Teâlâ aleyhi ve sellem'e karîb = yakın akraba gibi olmak için, Rabb'imize, Mü'minlere, hatta bütün insanlara karşı sorumluluk anlayışıyla yapmamız gerekenler derli toplu sunuluyor. كُلُّكُمْ رَاعٍ وَكُلُّكُمْ مَسْؤُولٌ عَن رَعِيَّتِهِ “Hepiniz çobansınız. Hepiniz reâyâ = sürünüzden = idareniz altında olan can ve maldan sorumlusunuz.” Sorumluluklarımızı fark etmeli ve gereğini yapmalıyız.
30.00 ₺ -
Müslime Genç Şuuru
İslam cihanşümul, hayatın her kademesini kuşatan büyük bir dindir. Özellikle geleceğin mimarları Müslime genç kızlarımıza, İslamı anlamak ve hakkıyla yaşamak noktasında ciddî bir vazife yüklenmiştir. İslamın genç kızlarımızdan beklediği hususları haber vermek, İslamla nâzendeleri tanıştırma ve kaynaştırma maksadıyla telif edilen bu eser, memleketimizde zor şartlar altında dîninin emrlerince hayat yaşamaya çalışan Müslime gençlere bir aydınlık, dayanak ve kurtuluş kitabıdır. Özellikle basın ve televizyonun zehirlediği dinamik kültürümüzün bozulduğu bu anlarımızda, anlayışı ile bin yıl sonrayı hedeflemiş bir olgunlukta olmasına rağmen ezilen, hor görülen, itilen kakılan yavrucaklarımızın bunalımlarını, kimlik buhranlarını, ruh ıztırablarını gidermek için Müellif, eserinde İslamın engin ilim ve rahmet okyanusundan beslenen pınarından, coştuğunca feyzler ve hikmetler sunmuştur. İnanç dünyası rengarenk, düşünebilen, düşündüğünü yaşamak isteyen, gönül iklimi ferah, lakin hislerini hayatiyete geçirebilme imkanından yoksun olduğu için zihni karışık Müslime genç kızlarımıza, binlerce cildlik eserlerden süzme, pırlanta mesâbesindeki tavsiyelerle kuvvetli bir sığınak olan eser, samimiyetle okunduğunda ve benimsendiğinde bilumum iç çelişkilerden okuyanını kurtaracak reçetelerle mücehhezdir. İşte bu eser, yolunu şaşırmış, gücünü kaybetmiş, umudları tükenmiş bütün ebeveynlere, ailelere, aile reislerine, kadınlara ve her Müslime gencimize ilmin muhteşem aydınlığında bir yol gösterici, irşad kitabıdır. Kızlarımızdan dînin ne istediğini, onların vazifelerini, uğraş alanlarını, meselelerinin çözüm noktalarını net ve berrak bir üslubla ifade eden Müellif, dertlerini derdi bilmiş ve acılarına ortak olmuştur. Eserin önsözünü okuduğunuzda ne derin bir acının sizi de beklediğini görecek ve bu elemin yakıcılığını yüreğinizde hissedeceksiniz. Her derdin devası iman ve ilimledir. İslam yücedir. Çözmediği mesele yoktur. Özellikle mazlum durumdaki müntesiblerinin ıztırablarını gidermek için üstün edebler ve reçeteler sunmuştur. Yeter ki sâlim bir görüş, teslim bir akıl ve mehabbet dolu bir kalb olsun. Bu unsurlara, bin küsur yıllık maziden derlenen, hayat kurtaran devalar da eklenince, çözümsüzlük muhal ve şeytanın aldatmasıdır. İslama kafası da kalbi gibi teslim olmuş her Müslime genç kızımız, Üstaz'ın bu eserindeki ilim ve fikir pınarına, kana kana şifa içmek için yaklaşmalı ve sabırla ilmi yudumlayıp, kavrayışla lezzetine erip, samimiyetle enerjisini kullanmalıdır.
75.00 ₺