-
Hz Peygamberin Hayatı
“Bu kitap, siyer kitaplarının en güzeli, güvenirlik açısından en üstünü, insanlar için en faydalısıdır. Siyer konusunda yazılmış en önemli kitaplardan biri olarak kabul edilir. Peygamberimizin (sav) doğumundan başlayarak refîk-i âlâya ulaşıncaya kadarki sîretini İbn Hişâm’ın kaleminden okuyabilirsiniz. Türkçeye tercümesini en elzem kitaplardan biri olarak gördüğüm bu eserin, kıymetli kardeşim Muhammed Yazıcı Hoca tarafından Türk okuruyla buluşturulmak üzere hazırlandığını öğrendiğimde çok mutlu oldum. İnanıyorum ki elinizdeki tercüme, sîret-i nebeviyyenin hoş kokusunu size ulaştıracaktır. O pîr ü pâk sîretin sahibine en içten selâmlar olsun!” - Muhammed Ali es-Sâbûnî “Sîretü İbn Hişâm, siyer kitaplarının en önemlilerinden ve aslî kaynaklarından sayılan İbn İshak’ın Sîret’inin düzenlenmiş halidir. Efendimizin (sav) hayatını akıcı bir şekilde okumak için bu güzel kitabın muhtasar haline nicedir ihtiyaç duyulmaktaydı. Bu, bütün Müslümanları ilgilendiren bir durumdu. Bundan ötürü Sîretü İbn Hişâm’ın Türkçeye tercümesi, Asr-ı Saâdet hadiselerine aslî kaynaklarından vâkıf olmak isteyenlere ciddi katkı sağlayacaktır.” - Mücir el-Hatîb Siyer-i Nebî okumaları, başta tarih ve İslamî ilimler olmak üzere birçok sosyal bilim dalının ana unsurlarından olmakla birlikte bir Müslümanın, nebevî geleneğe vukufiyeti açısından, başlaması ve devam ettirmesi gereken en önemli amellerden biridir. Ne var ki günümüze ulaşmış birçok siyer çalışması, gerek tam metin gerek muhtasar olsun, özellikle gençlerin kendi istidadlarınca bir seçim yapmalarını zorlaştırabilmek - tedir zira sayı arttıkça güvenirlik azalabilmektedir. İşte bu noktada, Sîretü İbn Hişâm’ın Türkçe bir muhtasarı, onun bütün siyer literatürüne yön veren bir eser olması hasebiyle azâmî önem arz etmekteydi. Zira İbn Hişâm’ın, İbn İshak’ın siyer çalışmasına ve İbn Şihâb ez-Zührî’nin detaylı ve sahih rivayetlerine dayanırken öncüllerindeki malumatı âlimâne süzgecinden geçirerek hazırladığı bu eser, İslam’ın siyerle güçlenen geleneğini sistematik bir şekilde literatüre kazandırmıştır. Titiz bir tercüme, ihtisar ve hâşiye çalışmasıyla günümüz okuru için daha da anlaşılır bir şekilde muhtasar hale getirilen Sîretü İbn Hişam, hafızaları tazelemek, İslam’ın ana düsturlarını ayrıntıları ile birlikte pekiştirmek, Asr-ı Saâdet hadiselerini siyer kronolojisi dâhilinde hatırlamak, birçok âyetin nüzul sebeplerini de bu zincir içinde vazetmek üzere okuruyla buluşuyor.
441.32 ₺ -
Mehdî Önderlerimiz 24
Abbasîlerin gerçek kurucusu olarak kabul edilen Ebû Ca’fer el-Mansûr’un vefatından sonra halife olan Mehdî b. Mansûr, kuruluş döneminden yükseliş dönemine geçişi simgelemektedir. Kaynaklar onunla ilgili farklı, bazen birbirine tezat bilgiler vermektedir. Bazı kaynaklar onu, “içki içen, işret âlemine iştirak eden, şarkıcı kadınları dinleyen, lüks ve debdebeye düşkün, israfçı” bir kişi olarak vasıflandırıp menfi yönlerini; bazı kaynaklar da “Abbasî halifeleri içerisinde cömertliğiyle, merhametiyle, dindarlığıyla ve güzel ahlakıyla dikkat çeken” örnek bir kişilik olarak tavsif edip müspet yönlerini öne çıkarırlar. Uzun soluklu bir çalışmanın mahsulü olan bu eserde Temel kaynakların referansları ve çağdaş eserlerin yorumları ışığında, hemen her kesimin anlayacağı bir üslupla, Mehdî’yle ilgili objektif değerlendirmeler ve tespitler bulacaksınız.
113.10 ₺ -
Dört Ulu Çınar
Biz bu kitapta, Efendimizin Halifelerini belli ölçüde tanıtmaya çalıştık. Şunu da kabul etmek gerekir ki, uzun bir ömrü bu kadarcık bir kitaba sığdırabilmek mümkün değildir. Yapmaya çalıştığımız şey, yaşanılan hayattan üç beş örnek sunarak belli ölçüde onları tanıtabilmektir. Bunları yaparken zaman geldi gözyaşlarımızı tutamadık. Zaman geldi, derdimizi ve kederimizi içimize gömmeye çalıştık. Hasılı Dört Halife devri, dikkatle okuyanlar için güzel ahlaki davranışların, ibret alınacak olayların boy gösterdiği bir bahçe durumundadır. İşini bilen bir arı bu bahçede, yeterince ve nadide bal elde etme yolunu bulabilecektir. "Dört Ulu Çınar - Saadet Asrının Dört Büyüğü" ismini verdiğimiz bu çalışmamızın İslam alemine faydalı olmasını niyaz ediyor, okuyanlardan dualar bekliyorum.
273.00 ₺ -
Gençler İçin Kolay Tefsir Amme Cüzü Tefsiri
Bu tefsir, gençler için kolay ve anlaşılır bir tefsir olarak yazılmıştır. Bu tefsirde kelimelerin geniş çaplı anlamları, çoğu Tevrat kaynaklı olan ve insanı Kur’an’ın özünden uzaklaştıran uzun İsrailiyat bilgileri bulunmamaktadır. Bu eserdeki sureler Mekke’de nazil olan sureler olduğundan, bunlarda genellikle Allah’ın varlık ve birliğini ifade eden Tevhid inancı, öldükten sonra diriltilip hesap vermeyi ifade eden ahiret inancı gibi temel iman esaslarına daha çok yer verilmektedir. Türkiye’de gün geçtikçe “ateizm ve deizmin”in kendisine daha çok taraftar bulduğu hatırlanacak olursa, burada zikredilen ayetlerin tevhidi ön plana çıkaran mesajları, gençlerimiz için kuvvetli bir iman alt yapısı oluşturacaktır. İman alt yapısı sağlam olmadan ibadet ve ahlak binasının inşa edilmesi de mümkün değildir.
130.00 ₺ -
Kuranı Kerim’e Göre Peygamber Efendimiz Ve Tevhid Mücâdelesi
Örnek kul son resûl, Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz’in hayatı ile ilgili yayınlar içinde bu kitap üç noktada farklılık arz etmektedir: 1 “Kur’an-ı Kerim’e Göre” kaydından anlaşılacağı gibi anlatımda hemen tamamen âyet-i kerimeler esas alınmıştır. 2 Üslubu mensur şiirdir, zevkle okunur. 3 Peygamber Efendimiz’in üsve-i hasene olan hayatına ait olayların günümüze, gündemimize tuttuğu ışık yansıtılmaya çalışılmış ve esere bir tür fıkhu’s-sîyre niteliği kazandırılmıştır. Böylece Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz’in değişik şartlarda uygun usul ve yöntemlerle gerçekleştirdiği evrensel “Tevhid Mücâdelesi” özetlenmiş ve örneklendirilmiştir.
234.00 ₺ -
Akâid ve Kelâm İlimlerinde Peygamberlik Konusu
İslâm dini, “iman esasları”, “amelî hükümler” ve “ahlâk prensipleri” olmak üzere üç temel bilgi ve uygulama alanından oluşur. “İman esasları alanı”, bu yüce dinin temeli olup diğer iki alan bu esaslar üzerine bina edilir. Şayet bir Müslüman, iman esasları konusunda bazı sorun veya şüpheler taşıyorsa, onun sağlıklı bir amel ve ahlâk hayatı ortaya koyması mümkün değildir. Kur’ân-ı Kerîm’de, Allah’ın insanlara yönelik ilâhî rehberliğini ve dinî bildirimlerini, son peygamberi Hz. Muhammed aleyhisselâm ile tamamladığı, bundan böyle “hak din” olarak, -özel adıyla ifade edilecek olursa- sadece İslâm’ın kabul edileceği, Hz. Muhammed’in de “bütün âlemlere, son rahmet peygamberi” olarak gönderildiği açıkça ifade edilmektedir. Akāid ve Kelâm alanında çok değerli eserler vermiş olan İslâm âlimlerinin “Peygamberlik” (Nübüvvet ve Risâlet) konusundaki önemli görüş ve çalışmalarının özetle aktarıldığı; nübüvvetin Hz. Peygamber aleyhisselâm ile sona ermesinden sonra, insanlara yönelik “ilâhî rehberlik ve bilgilendirme” görevini üstlenecek “yeni bir peygamberin artık gönderilmeyeceği” hususlarının vurgulandığı bu çalışmada; dikkatlerin Hz. Muhammed’in “en son hak peygamber”, ona Allah tarafından vahiy yoluyla indirilmiş olan Kur’ân’ın da “en son ilâhî ve evrensel kitâp” olduğu gerçeğine çekilmesine özen gösterilmiş, bu durumun özellikle günümüz Müslümanlarına çok ciddi bir “tebliğ ve temsil sorumluluğu” yüklediğinin hatırlatılmasına gayret edilmiştir.
200.00 ₺ -
Hadis Ve Hayat
Yüce Rabbimiz insanı yaratırken onun mayasına inanmak ve tapınmak duygusunu koymuştur. Bu yüzden dünyanın neresinde olursa olsun, hangi zaman diliminde yaşarsa yaşasın mutlaka her insan bu inanma duygusunu yüreğinde taşır ve kendisini inanmak zorunda hisseder. Yapılan arkeolojik kazılarda ortaya mabet, mezar taşı ya da inanca dair birtakım figürler hayat ile imanın her daim yan yana olduğunu ortaya koymuştur. Yüce Rabbimiz bu durumu Kurʾân-ı Kerim’de “Ben cinleri ve insanları sadece ve sadece bana kulluk etmek üzere yarattım”0F şeklinde ifade etmiştir. İnsanoğlu, yüreğine kodlanan iman duygusunu, tarih boyunca farklı şekillerde yönlendirmiş, kimi zaman yıldız, aya, güneşe, kimi zaman da bir hayvana, ya da elleri ile yonttukları eşyaya tapmıştır. Bu yüzden Yüce Allah, istikamet üzere bir inanmayı insanlara öğretmek üzere Peygamberler ve buyruklarını içeren kitaplar göndermiştir. Hz. Muhammed (s.a.v.) bu peygamberlerin sonuncusudur. Yirmi üç senelik peygamberlik hayatı boyunca sözü ve davranışı ile insanlara Müslümanca yaşamayı örneklemiştir. Bu yüzden biz Müslümanlar, istikametimizi O’nun, bizi diri kılan, sünnetinde buluruz. Başka bir ifade ile onun sünneti hayattır. Sünneti bize ulaştıran metinler olan hadisleri çağımızın ruhuna uygun bir şekilde yeniden tasnif etmenin, hadislerden istifadeyi kolaylaştıracağı şüphesizdir. Bu sebeple bir hadis kitabını tercüme etmek yerine telif/tasnif tarzı yeni bir çalışma ortaya konması daha uygun görüldü. Bu kitap Hz. Peygamber’in sünnetinden yola çıkarak kulluk vazifesini, usulüne uygun olarak yerine getirmek arzusunda olan dostlara bir ışık tutma çabasıdır. Kitabın oluşumunda Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ndeki hadis derslerimizde ve İlim Yayma Cemiyeti Çanakkale Şubesi’nde yapılan hadis sohbetlerinde okuduğumuz Mişkâtü’l-meṣâbîḥ’in önemli katkısı vardır. Yüce Rabbimizden çalışmalarımızda istikamet, istifade ve bereket dileriz.
357.50 ₺ -
Hz Peygamberin (S.A.V.) İstişâreleri
Bir yönetim şekli olarak istişâre, insanlarla fikir alışverişinde bulunmak, yetkin kişilerin tekliflerini almak, toplumun iradesini karar süreçlerine katmak, ortak aklı ve katılımcılığı önemsemek anlamına gelmektedir. Vahye muhatap olan Hz. Peygamber (s.a.v.) Allah’ın bir emri olarak istişâre metoduna başvurmuştur. Önemine binaen ferdî, ailevî, ticarî, siyasî ve daha pek çok alanda ehil kimselerle istişâre ederek ümmetin fikrini yönetime yansıtan bir örneklik ortaya koymuştur. İçinde yaşadığı topluluğa uygulamalarıyla istişâre yöntemini öğreten Hz. Peygamber, böylece İslâm’ın her çağa hitap edeceğini ortaya koymuştur.
130.00 ₺ -
Hz Peygamberin Sünnetinde Alternatif Çözüm Yolları
Bazı insanlar ibadetlerinin azlığı zannıyla ahiret hayatlarının hiç de kolay olmayacağını düşünerek kendilerini psikolojik bir baskı altında hissetmekte ve maalesef neticede toplumumuzda ümitsiz insan/müslüman tipleri ortaya çıkabilmektedir. Buna zemin hazırlayan sebeplerden biri de dînî ve dünyevî yönlerini yani hem peygamber hem de insan olduğu yönlerini dikkate almaksızın Hz. Peygamber’in (a.s) bütün söz ve davranışlarının din’in bir parçasıymış gibi kabul edilmesidir. Oysa Peygamberimiz içinde yaşadığı toplumdan hiçbir şekilde kopmamış hem dînî hem de dünyevî-insânî-ahlâkî-örfî konularda çözüm arayan insanlara bir çoğu evrensel nitelikteki değişik alternatifler sunarak bu yönüyle de onlara örneklik (üsve-i hasene/rol model) teşkil etmeye çalışmıştır. İşte bizi böyle bir çalışma yapmaya sevk eden en önemli sebep de insanlara İslamiyet’i “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız. Şüphesiz ki din kolaydır, kolay olanı olanı emreder” düsturunca, Allah ve Rasûlü’nün sunduğu kolaylıklar çerçevesinde güçlerinin yettiği kadarıyla yaşamakla yükümlü olduklarını, bizzat Hz. Peygamber’in uygulamaları bağlamında ihsas ettirme arzusudur.
162.50 ₺ -
Kıraatların Tefsire Etkisi
Kuranın farklı yorumlanmasına sebep olan özelliklerden birisi de kıraatlardır. Tarihî gelişim içinde Kıraatı Aşera (On Kıraat) adıyla tespit edilip, hem kitâbî olarak muhafaza edilen ve müslümanlar arasında meşhur olan kıraatların, Kuranı anlamada genişlik ve çeşitlilik sağlayan başlıca faktörlerden birisi olduğunu söylemek mümkündür. Bu eserde, tefsire değişik boyut, çeşni ve zenginlik kazandıran kıraat ihtilâflarının tespiti ve bunların izahı yer almaktadır.
227.50 ₺ -
Kelam Tarihi ve Ekolleri
Kur'an-ı Kerim'in, tahrife uğramadan nesilden nesle aktarılması, Müslümanların en büyük şansıdır. İslam dini bu yönüyle, diğer dinlerin akıbetine uğramamış, kutsal kitabıyla birlikte Hz. Muhammed (as)'den nakledilen söz ve uygulamalar da, üzerinde bazı ihtilaflar olsa da büyük oranda kayıt altına alınmıştır. Ne var ki Hz. Muhammed'in vefatından sonra sahabe arasında ortaya çıkan siyasi ve sosyal çekişmeler çeşitli dini tartışmaların doğmasına sebep olmuştur. Bu ihtilaflar, itikadi açıdan büyük günah, iman, küfür ve kader gibi bazı konuların tartışılmasına neden olmuştur. Bu ilk tartışmalar etrafında hicri birinci asırda Haricilik, Mürcie, Kaderiyye ve Cebriyye gibi itikâdî fırkalar doğmuştur. Hicri ikinci asra gelindiğinde, yabancı din ve kültürlerle karşı karşıya gelinmiştir. Müslüman âlimler bu yeni inanç ve kültür ortamından zaman zaman istifade etmenin yollarını aramışlarsa da ilişki biçimi genellikle mücadele şeklinde seyretmiştir. Felsefenin İslam dünyasına girmesiyle birlikte bu etkileşim ve mücadele ortamı daha da yoğunlaşmıştır. Kelam ilmi böyle bir ortamda doğmuş, hicri ikinci asırda Mu‘tezile ekolü ilk kelâm mektebi olarak ortaya çıkmıştır. Bunun yanında Şia ve Ehl-i Sünnet kelam okulları da oluşmuştur. Ehl-i Sünnet de kendi içerisinde Eş‘arîlik ve Mâturîdîlik kelam okullarını doğurmuştur. Bu ekoller tarihi süreç içerisinde çeşitli değişim ve dönüşüm süreçleri geçirmiştir. Son asırlarda Müslümanların tarih sahnesinde etkin olamaması, yenilik düşüncesini harekete geçirmiş, son iki asırda Yen-i İlm-i Kelam arayışları ortaya çıkmıştır. İşte bu eser, Kur'ân'ın nâzil olmaya başladığı devirden başlayarak günümüze kadar seyreden tarihi süreçte inanç konularında yaşanan gelişmeleri, oluşan itikadi fırka ve ekolleri incelemektedir.
195.00 ₺ -
İslam Mezhepleri Tarihi
İslâm Dini’nin birer düşünce okulu sayılan itikâdî ve siyasî fırkaları konu edinen İslâm Mezhepleri Tarihi disiplini, İslâm’da mezheplerin birer din değil, dinin birer yorumu demek olan beşerî nitelikli sistemler olduğunu, bu yüzden dinle asla özdeşleştirilemeyeceklerini ispat etmek suretiyle, mezheplerin birbirlerine düşman birer oluşum ya da düşünce özgürlüğü önünde birer engel değil, İslâm’ın belirlediği sınırlar içinde kaldıkları müddetçe birer zenginlik ve rahmet olduklarını ortaya koyarak önemli ve lüzumlu bir işlev görmektedir. Müslümanlar arasında farklı fikir, düşünce, anlayış ve dinî algılama biçiminden kaynaklanan mezhepler, İslâm dininin mensupları için birer alt kimlik unsurları olup, doğrudan İslâm’ın kendisi ile özdeşleştirilemezler. İslâm düşüncesinin teşekkül sürecinde ortaya çıkmaya başlayan ve tarihten günümüze mütemadiyen neşet eden mezhepler, dinin kişiden kişiye değişen farklı yorum biçimleridir ve asla dinin yerine ikâme edilemezler. Bu eserde İlk Mu’tezile, Hâricîler, Şîa, Mürcie, Mu’tezile, Cebriyye, Kaderiyye ve Ehl-i Sünnet Ekolleri’nden Selefiyye, Eş’ariyye ve Mâturidiyye gibi erken dönem İslâm toplumunda teşekkül eden ilk itikadî ve siyasî mezheplerin oluşum süreçleri, öncüleri ve görüşlerine yer verildiği gibi, Selefîliğin aşırı bir yorumu olan Vehhâbîlik ve İslâm orijinli olmakla beraber sonradan Yahudîlik, Hristiyanlık, Zerdüştlük, Mecusîlik, Hinduizm ve Maniheizm gibi çeşitli din, kültür ve doktrinlerden farklı düşünceleri bünyesinde bağdaştıran Nusayrîlik, Dürzîlik, Bâbîlik-Bahâîlik, Kâdiyânîlik-Ahmediyye ve Yezîdîlik gibi senkretik mezheplerin fikir ve görüşlerine de yer verilmiştir. Ayrıca bu eserde genel olarak Alevîlik, özel anlamda ise Anadolu Alevîliği, Alevî-Bektaşî inançları ile Alevîlikte âdap ve erkân konuları işlenmiştir.
260.00 ₺ -
16 - 17 Yüzyıllarda Osmanlı Devletinde Haremeyn Vakıfları
Bu kitabın temel konusu, Haremeyn Vakıfları'nın mukaddes topraklardaki mekânlar ve insanlar için yapmış olduklarını anlatmaktır. Kitapta, Mekke ve Medine şehirlerinde Osmanlılar tarafından inşa ve imar edilen, ancak günümüze nerede ise hiç birisi gelemeyen eserler de yer almıştır. Hususiyetle son günlerde Kâbe çevresinde Osmanlı revaklarının da yıkılması ile yeniden gündeme gelen Mukaddes topraklardaki bu tarihi mekânları okuyucu eserde sıkça görecektir. Temennimiz, eserin içinde çokça görüleceği gibi Mukaddes topraklara tam 400 yıl hizmet eden Osmanlı sultanlarının hassasiyetinin bu güne ibret ve numune olmasıdır.
162.50 ₺ -
Hazreti Osman Önderlerimiz 3
İslâm tarihinde Hz. Muhammed’in (sav) vefatının ardından Hz. Ebû Bekir’in halîfe seçilmesiyle başlayıp Hz. Ali’nin şehit edilmesiyle sona eren süreçte, özellikle Hz. Osman ve Hz. Ali dönemi hadiseleri Müslüman ilim adamlarının izah etmekte en fazla zorlandıkları İslâm tarihi konularının başında yer alır. Zira bu hadiselerde zikri geçen şahsiyetlerin önemli bir kısmı Hz. Peygamber’in (sav) sahâbesidir. Bu sebeple Müslüman ilim adamlarının onlar hakkında serbest yorum ve değerlendirmelerde bulunmaları kolay olmamıştır. Hulefâ-i Râşidîn döneminin izahı zor olan hadiselerinin yaşandığı ilk dönem ise Hz. Osman’ın halîfeliği zamanıdır. Hâricîlik, Şia, Mutezile gibi bir kısım siyasî/itikadî fırkalar ve gruplar bu dönem olaylarında zikri geçen bazı sahâbe önderleri hakkında olumsuz kanaat serdetmişler, hatta onlardan bir kısmını hakkında fâsıklık hatta kâfirlike ithamında bulunmuşlardır. Buna karşılık bir kısım şahıs ve gruplar da adı geçen fırkalara tepki duymaları sebebiyle bu dönemde meydana gelen hadiseleri ya inkâra yönelmişler ya sahâbe toplumunun fertlerini kutsallık mertebesine taşıyarak onları hatasız insanlar olarak görmeye ve göstermeye çalışmışlar ya da akıl sınırlarını zorlayan teviller yapmak veya mevhum suçlular icat etmek suretiyle meydana gelen hadiselerin sorumluluğundan onları uzak tutma çabası içinde olmuşlardır. Bütün bu olumsuz şartlar sebebiyle İslâm tarihinin bahsi geçen döneminin anlaşılması ve sağlıklı bir şekilde izahı da tabiatıyla güçleşmiştir. Çalışmamız bu alanda yapılan akademik faaliyetleri mütevazı bir katkı niyeti taşımaktadır
78.00 ₺ -
Hazreti Ebu Bekir Önderlerimiz 1
Hz. Peygamber’in (sav) vefatıyla Müslümanların yönetim sorumluluğunu üstlenen Hz. Ebû Bekir’in yaklaşık iki buçuk yıl süren halifelik dönemi İslâm tarihinin önemli ve kritik hadiselerinin yaşandığı bir sürece karşılık gelir. Müslüman toplum için bu dönemin ilk ciddi sınavı Hz. Peygamber’in (sav) dünyevî/siyasî misyonunu üstlenecek yeni halifenin seçilmesidir. Hz. Peygamber’in (sav) vefatından önce başlayan, Hz. Ebû Bekir’in halife olmasıyla birlikte etkisini artırıp Arabistan’ın her tarafına yayılan isyan/irtidat hareketleri ise Müslümanların hem varlığını hem de birliğini tehdit edecek boyutlara ulaşmıştır. Buna rağmen Hz. Ebû Bekir’in sergilediği sorumlu yönetim sayesinde ilk halife seçimi sorunsuz olarak tamamlanmış, ardından irtidat ve isyan hareketleri bastırılmak suretiyle Arabistan’da siyasî istikrar yeniden sağlanmıştır. Müslümanlar bunun ardından Arabistan’ın kuzeyine doğru fetih hareketlerine girişmek suretiyle günümüzde Suriye ve Irak topraklarını içine alan geniş coğrafyada boy göstermeye başlamışlardır. Hz. Peygamber’in (sav) ardından Müslümanların yönetimini üstlenen, onları başlarında peygamberin bulunmadığı bir döneme hazırlayan Hz. Ebû Bekir’in hem şahsiyeti, hem de siyaseti açısından gerek Müslümanlara, gerekse bütün insanlığa tanıtılması İslâm tarihi açısından önem arz etmektedir. Bu sebeple onun örnek yönetim anlayışının ortaya konulması zaruretinden yola çıkılarak bu eserin hazırlanmasına karar verilmiştir.
78.00 ₺ -
Gönenli Mehmet Efendi
Gönenli Hoca Efendi'nin sözleri, talebelerine yol gösterici, örnek olmaya sevk edici, onları toplum önderi (imamı) olmaya yönlendirici sözlerdir. Merhum Gönenli Hoca Efendi'nin bu sözlerini kıymetli talebesi Hafız-ı Kurra Rahim Arabacı toplamıştır. Ayrıca bu sözlerin ayet ve hadislerle açıklanması ve kitabın birinci bölümünde değişik konularla beraber dua örneklerinin de sunulması kitaba güzel bir renk katmış, okuyuculara faydalı bilgiler sunulmuştur. Bu yönüyle de özellikle İmam-Hatip Lisesi öğrencilerine faydalı olacağını ümit ediyoruz.
260.00 ₺ -
İlk Dönem İslam Tefsir Ekolleri
Tefsir, Allah’ın âyetlerde murat ettiği manaların tespitine hizmet eden bir ilimdir. Bu ilim sayesinde Müslümanların Kur’ân’dan azami derecede istifade edip kendine gelmesi en büyük beklentimizdir. Bu kitap, Hz. Peygamber’e (s.a.v.) vahyin ilk gelişinden itibaren Hz. Peygamber tarafından başlatılan tefsir faaliyetlerinin, sahabe döneminden tedvin dönemi ve sonrasına kadar geçirdiği aşamaları, ekolleşme sürecini, ilk dönem tefsir faaliyetlerini, kaynak ve yöntemleri açısından tefsir ekolleri ile bu bağlamda husule getirilen meşhur tefsirleri ele almak amacıyla kaleme alınmıştır. Kitabın hazırlanmasındaki diğer bir amaç da Kur’ân’ın anlaşılmasına yönelik olarak ilk dönemde ümmetin takip ettiği usul ve yöntem ile bu yolda harcadığı gayretleri ortaya koymaktır. “İlk Dönem İslâm Tefsir Ekolleri” adını verdiğimiz bu kitapta Sahabe döneminden başlanarak tedvin dönemine kadarki tefsir ekolleri ele alınmış, “Klasik Dönem” ve “Çağdaş Dönem” Tefsir Ekolleri ise başka bir çalışmaya bırakılmıştır. Nihai gayemiz, Kur’ân’ın maksatları ekseninde doğru anlaşılmasını sağlamak suretiyle ahlak, içtimaiyat ve siyaset bağlamında ümmetin Kur’ân’dan azami derecede faydalanmasına katkı sunmaktır.
162.50 ₺ -
Ahkam Hadisleri
Dünü anlamak için olduğu kadar yarını kuşatmak için de önem arz eden tarihi bilgiyi değerlendirirken, tarih yazıcılığının yönlendirmelere açık olduğunu dikkatlerden uzak tutmamak gerekir. Bu bağlamda oryantalist araştırmacılarca ifade edilen “hukuki hadislerin önemli bir kısmının hicri ikinci asrın sonlarına doğru ortaya çıktığı”, “klasik hadis eserlerindeki ahkâm hadislerinin Şafii sonrası dönemde tedavüle girdiği” vb. iddialar esasen tarihe dikte ettirilen ve insanların zihin dünyalarını yönlendirmeyi hedef alan bir üst bakışın neticesidir. Elinizdeki eser, bu yönlendirmeler karşısında öncelikle “ahkâm hadisleri” terkibinin mahiyetini anlamaya odaklanmakta ardından da ahkâm hadisleri ile ilgili edebiyatın gelişim seyrini mümkün mertebe sade ve sistematik bir bütünlük içerisinde ele alıp incelemektedir. Hadis tarihini “ahkâm hadisleri” terkibi özelinde yeniden okumayı amaçlayan bu eserde temel amaç, modern hayat ve hadis/ sünnet ilişkisi bağlamında yöneltilen tenkitlere cevap oluşturabilmek maksadıyla okuyucuya Müslümanın sosyal yaşantısına yön veren ahkâm hadislerine ve edebiyatına dair giriş sadedinde bilgiler sunmaktır.
104.00 ₺ -
Etkinliklerle Tecvid Öğretimi
İlk, orta ve lise eğitimini Konya’nın Karapınar ilçesinde tamamladıktan sonra Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. Yazar, «Heterojen Sınıf Ortamlarında Kur’ân Öğretiminde Yeni Bir Yöntem Uygulaması» konulu teziyle yüksek lisans eğitimini, “Kur’ân’da Bilme Biçimleri” konulu teziyle doktora eğitimini tamamladı. Yazarın «Etkinliklerle Tecvid Öğretimi» adlı bu eseri, «Yediden Yetmişe Öğrenmeyi Sevdiren ve Kolaylaştıran Etkinliklerle Kur’ân Öğretimi» kitabını tamamlayan ikinci kitabıdır. Özellikle Kur’ân Kurslarına gelen öğrenci profilinin gerek yaş, gerek eğitim seviyesi, gerekse hazır bulunuşluluk açısından oldukça farklılık arz etmesinden dolayı ortaya çıkan tabloya bir çıkış yolu olacak olan bu çalışma, Kur’ân Kurslarının yanı sıra İmam Hatip Ortaokulları ve İmam Hatip Liseleri için de bir başvuru kaynağı olma özelliği taşımaktadır. Yüksek lisans tezinde ve kitaplarında belirttiği yöntem ve teknikleri uzun yılların bilgi, birikim ve tecrübesiyle bizzat uygulayarak ortaya koyan yazar, hâlen Aksaray Üniversitesi İslâmî İlimler Fakültesi Kur’ân Okuma ve Kıraat Anabilim Dalı’nda öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır.
195.00 ₺ -
Kutlu Sefere Hanımlarla Yolculuk Kadınlara Hac ve Umre Rehberi
Kadınlar her şeyden önce bu yolculuk için maddi- manevi ve ahlaki olmak üzere üç boyutlu ve çok yönlü bir hazırlığın gerekli olduğu bilincinde olacaklar.Kadınların ihram giysisi olmadığını; adetli kadının da mîkatta ihrama girmesi gerektiğini bilerek hareket edecekler. Hac menâsikini ve ihram yasakları ile diğer vecibeleri öğrendikleri için de ceza almayacaklar. Yol ve oda arkadaşları ile bütün hac ve umre kardeşleri ile iletişimde daha dikkatli davranacak; mescitte Rasûlullah'ı edeple ziyaretin ne kadar önemli olduğunu bildikleri için hatalı davranışlardan sakınacaklar. Hz. Âdem'den beri yaşanan İslam tarihini, Hz. Peygamber'in ve ashabının yaşadığı mekânları ve bu mekânlara ecdadımızın hizmet aşkını bir nebze de olsa idrak edecekler. ? Hâsılı kadınların bu vesile ile eğitilmiş olmaları, hac ve umrelerinin makbul ve mebrur bir ibadet olmasına, kazanarak dönmelerine, aynı zamanda kaybetmemek için çaba sarf etmelerine neden olacaktır. Bütün bunları erkeklerin de bilmesi ve öğrenmesi, kadınların haccını daha iyi anlamaya vesile olacaktır, inşaallah!"
162.50 ₺ -
Sabah Akşam Dualar ve Zikirler
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in bizzat yaptığı, ashabına öğrettiği ve tavsiye ettiği günlük dualar ve zikirler vardır. Bunlar sayesinde nice hayırlara ve manevi derecelere ulaşılmakta, nice şerlerden ve günahlardan korunulmaktadır. Ayrıca güne hayırla başlamak ve hayırla bitirmek, o günün günahlarının affedilmesine de vesile olduğu bilinmektedir ki bu hayra en müsait amellerin başında dua ve zikir gelmektedir. Elinizdeki kitap, Hz. Peygamber’in sünneti olan günlük duaları ve zikirleri, bilhassa sabah ve akşam namazlarının ardından okunabilecek olanları içermektedir. Pek çok hadis kaynağı taranarak seçilen ve kaydedilen hadis-i şeriflerin sıhhat dereceleri de ayrıca belirtilmiştir.
150.00 ₺ -
Saltanattan Cumhuriyete Yakın Tarihimizin Sır Perdesi
tarihimize ilim, insaf ve vicdan ölçüsünde yaklaşmamız, geçmişi kötüleyerek günü kurtarma hatasından kurtulmamız lazım. Çünkü bu temel bir hatadır. Ve bu temel hata, ister istemez bizi başka hatalara sürüklemektedir. Unutmayalım ki hatalı temeller üstünde abide inşa edemezsiniz. Etseniz etseniz, gecekondu inşa edersiniz ki, o da ilk depremde yerle bir olur. Sanıyorum, hala dirilemeyişimizde, tarihe hatalı bakışımızın büyük rolü var.
130.00 ₺ -
Genç Din Eğitimcisine Mektuplar
Millî Eğitim Temel Kanunu bir öğretmende bulunması gereken üç vasfı; genel kültür, özel alan (=meslek) bilgisi ve pedagojik formasyon olarak belirlemiş... Doğru ama yetersizdir. Bu üç vasfa bir de "ahlâkî şahsiyet / kişilik ve karakter" eklemek gerekir. Zira; kanunun belirlediği üç vasfı haiz olan bir öğretmen iyi bir kişilik ve karakter sahibi değilse, edepten yoksun ise diğerlerinden seviyesi ne olursa olsun yetersizdir, eksiktir ve öğretmenlik yapmaya elverişli değildir. Mehmet Akif Ersoy'un ifadesiyle; Muallimim diyen olmak gerektir imanlı, Edepli, sonra liyakatli, sonra vicdanlı, Bu dördü olmadan olmaz, vazife çünkü büyük...
97.50 ₺ -
Anahatlarıyla Tasavvuf ve Tarikatlar Arapça
شكَّل التصوفُ الإسلامي عبر العصور تيارًا عريضًا في تاريخ الإسلام على شدة ما تعرَّض له أحيانا من هجومٍ عنيفٍ تولى كبره مذاهبُ شتى كالقوميَّة والليبرالية والوهابيَّة، حيث جهدوا في تشويه التصوفِ خاصَّة والتراثِ الإسلاميِّ عامةً، وإزاءَ هذه الحملة الشعواء نشَطَتْ دراساتٌ أكاديمية لإعادة تصحيح النَّظرةِ للتصوف، منها كتابُ الأستاذ الدكتور حسن كامل يلماز "الملامح العامة في التصوف الإسلامي" الذي يجتهد في عرض التصوف دون غُلوٍّ في تقديسه ولا جحودٍ لدوره، وذلك من خلال دراسة تاريخ التصوفِ وأعلامِه، ومصادرِه ومصطلحاتِه، وطُرقِه ومؤسساتِه، ونظرياتِه وأفكارِه، لعلَّ القارِئَ الكريمَ يستطيع بعد سياحته في هذا الكتابِ أن يكوِّن نظرةً موضوعيةً تجاهَ التصوفِ دونَ إفراطٍ ولا تفريط Tasavvuf düşünce sistemi olarak, hayat tarzı ve terbiye biçimi olarak hem ilgi çekmekte, hem de çeşitli tartışmalara konu edilmektedir. Tekkeler ve tarikatlar, bu yüzyılın başından beri İslam ülkelerinin bir kısmı devlet eliyle toplum hayatının dışına itilmeye çalışılmışsa da, halkın bu müesseselere ilgisi pek azalmamıştır. Özelikle Batıda ve Amerika'da tasavvufun hem tarikat boyutundaki eğitim tarzı, hem de düşünce planındaki üslubu, ilgi odağı olmaya devam ediyor. Kuzey Afrikalı pek çok tarikat mensubu, Fransa, İngiltere gibi Avrupa ülkeleriyle Amerika'da İslamiyet'in yayılmasına öncülük etmektedir. Mevlana, İbn Arabi ve Yunus Emre gibi tasavvufi düşünce temsilcilerinin fikir ve eserleri Batı insanının ilgisini çekmeye devam ediyor.
260.00 ₺ -
Anahatlarıyla Tasavvuf ve Tarikatlar Arapça Ciltli
Tasavvuf düşünce sistemi olarak, hayat tarzı ve terbiye biçimi olarak hem ilgi çekmekte, hem de çeşitli tartışmalara konu edilmektedir. Tekkeler ve tarikatlar, bu yüzyılın başından beri İslam ülkelerinin bir kısmı devlet eliyle toplum hayatının dışına itilmeye çalışılmışsa da, halkın bu müesseselere ilgisi pek azalmamıştır. Özelikle Batıda ve Amerika'da tasavvufun hem tarikat boyutundaki eğitim tarzı, hem de düşünce planındaki üslubu, ilgi odağı olmaya devam ediyor. Kuzey Afrikalı pek çok tarikat mensubu, Fransa, İngiltere gibi Avrupa ülkeleriyle Amerika'da İslamiyet'in yayılmasına öncülük etmektedir. Mevlana, İbn Arabi ve Yunus Emre gibi tasavvufi düşünce temsilcilerinin fikir ve eserleri Batı insanının ilgisini çekmeye devam ediyor.
325.00 ₺ -
Anahatlarıyla İslâm Hukuku (1-2-3 Ciltler Bir Arada)
İslamın çağı, İslamın uyanışı, yeniden İslama gibi ifadeler, yalnızca XV. Hicri asra teklif edilen isimler değil, aynı zamanda İslamın yeniden anlaşılmasının, yeni baştan keşfedilmesinin işaretleridir. Bu keşif, bu anlayış ve yöneliş hareketi içinde İslam Hukuku da nasibini almaya başlamıştır. Daha dün ölü hukuk sistemleri içine itilmek için hususi bir gayret mevzuu olan İslam Hukuku bugün, yalnız İslam dünyasında değil, bütün ilim dünyasında tedkik mevzuu haline gelmiş, canlı bir hukuk olarak mukayeseli araştırmalarda taraf olmuştur. Eser bu büyük ve mukaddes hukuku, milletimizin okuyan kesimine tanıtmak için yapılmış bir minyatür mahiyetindedir.
357.50 ₺ -
Ana Hatlarıyla Kuran Konuları
Yüce Allah’ın tarih boyunca insanlara hidayet rehberi olarak gönderdiği ilahi kitaplar zincirinin sonuncusu Kur’an-ı Kerim’dir. Bu kitap kıyamete kadar dünyaya gelecek olan tüm insanlara hidayet rehberi olarak varlığını ve geçerliliğini sürdürecektir. Bir Müslümanın bu kitabı doğru anlaması ve gereklerini yerine getirmesi son derece önemlidir. Elinizdeki bu kitabın hazırlanmasındaki temel hedef, Kur’an’ın üzerinde durduğu en önemli konuları tespit etmek ve bunları okuyucuyla paylaşmaktır. “Ana Hatlarıyla Kur’an Konuları” adlı bu çalışmada, genel olarak Kur’an’da geçen bazı temel konular üzerinde durulmuştur. Kur’an’da geçen en önemli konular yedi ana başlık altında incelenmiştir. Bilimsel çalışma disiplini ile hazırlanan bu kitapta konuların bir kısmı özet olarak, bir kısmı da ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
195.00 ₺