-
Hikem i Ataiyye
Sufilerin “Namazda Kur’an’dan başka bir şey okumak caiz olsaydı, o Hikem olurdu.” diye övdükleri, ulemanın “Hikem’e şerh yazmayı yüce bir ilim” olarak gördükleri temel tasavvuf klasiklerinden biri olan Hikem-i Atâiyye, Şazeliyye yolunun pirlerinden büyük sûfî İbn Atâullah el-İskenderî’nin en önemli eseridir. Bu eser, tasavvuf yolunun inceliklerini uzun izaha girmeden, veciz ve sarsıcı cümlelerle dile getirir. Kulun Hakk’a yönelişini güçlendiren bu hikmetler, âdeta okundukça açılan, tekrar edildikçe derinleşen marifet denizi incileri gibidir. Elinizdeki Hikem-i Atâiyye neşrinde iki yüz altmış dört hikmet, şerhsiz bir şekilde doğrudan tercüme edilmiş ve Arapça aslıyla yayına hazırlanmıştır. Bu yönüyle eser, metnin orijinal hâliyle buluşmak isteyen okurlara hitap ettiği gibi, her hikmet üzerinde şahsi bir tefekkür imkânı da sunmaktadır. Bu kıymetli klasik, şerhsiz bir hâlde ilk defa Dr. Abdullah Taha Orhan’ın samimi gayreti ve yoğun çalışmasıyla tercüme edilmiştir.
91.25 ₺ -
İbn Miskeveyh
Bazı filozoflar vardır ki yalnızca yaşadıkları çağın sorunlarına değil, insanlığın ortak serüvenine de seslenirler. Yüzyılları aşan bir düşünce köprüsü kurar, fikrin zamana bağlı değil, zamana eşlik eden bir hakikat olduğunu hatırlatırlar. İbn Miskeveyh, bu köprülerin en sağlam mimarlarından biridir. Onun metinleri, yalnızca bir dönemin zihin iklimini değil, insanın ahlaki yolculuğunun da ele alır. O, soyut sistemler kuran bir filozoftan ziyade, insanı merkeze alan bir bilgedir. X. yüzyıl İslam dünyasının en parlak entelektüel ortamında yetişen İbn Miskeveyh, Aristoteles ve Fârâbî’den sonra el-muallimü’s-sâlis (üçüncü öğretmen) ünvanıyla anılmış, ahlak düşüncesini teorik bir alan olmaktan çıkararak bir “yaşam pratiği” hâline getirmiştir. Metafizikten psikolojiye, tarihten ahlak felsefesine uzanan geniş düşünce alanı içinde onun asıl odağı insan olmuştur. Bu nedenle modern çağın karmaşasında dahi İbn Miskeveyh’in sesi yankılanmaya devam eder. Yayın danışmanlığını ahlak düşüncesi alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Ömer Türker’in üstlendiği “Ahlak Kitaplığı”, ahlak alanında kalıcı ve referans niteliğinde bir külliyat oluşturmayı hedeflemektedir. Serinin ilk kitaplarından biri olan İbn Miskeveyh: Arınma ve Erdem, İbn Miskeveyh üzerine önemli çalışmalara imza atan Prof. Dr. Müfit Selim Saruhan tarafından sade ve anlaşılır bir dille kaleme alınmıştır.
182.50 ₺ -
Fütüvvet
Fütüvvet, Hz. Peygamber’in (sav) tüm insanlığa öğretmek için gönderildiği en güzel ahlaktır. Fütüvvet, Sünnet’in zahir (beden) ve batın (kalp) boyutlarını uygulamasıdır. Fütüvvet, mekârimi’l-ahlâktır yani ahlâkın en üst seviyesidir. Fütüvvet, uygulamalı tasavvuftur. Buradan hareketle fütüvvet, Hz. Âdem’den (as) Hz. Muhammed’e (sav) kadar gelmiş tüm peygamberlerin, onların takip eden ashablarının, ulemanın, evliyanın ve takva sahibi Müslümanların ahlâkıdır. Toplum ve medeniyet din üzerine bina edilir. Nitekim Peygamberimiz (sav) “Ben güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim.” buyurarak toplumu ıslahı, ümmeti ve medeniyeti inşayı önce ahlâktan başlatmıştır. Erdem bilmek değil, olmaktır. Daha açık bir ifadeyle erdem sadece doğrunun ne olduğunu bilmek değil, doğru olmaktır. İnsanı erdemli olmaya götüren yol, fütüvvet yoludur. Fütüvvet yolu, Mevlânâ, Yunus Emre, Somuncu Baba, Hacı Bayram-ı Veli, Hacı Bektaş Veli, Ahi Evren, Eşrefoğlu Rumi, Aziz Mahmut Hüdâyi, Osman Gazi ve Fatih Sultan Mehmet gibi sayısız büyüklerimizin yoludur. Yayın danışmanlığını, ahlak düşüncesi alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Ömer Türker’in üstlendiği “Ahlak Kitaplığı”, ahlak alanında kalıcı ve referans niteliği taşıyan bir külliyat oluşturmayı hedeflemektedir. Serinin ilk kitaplarından biri olan Fütüvvet, erdemli bir toplum inşasının her zaman mümkün olduğunu savunan Prof. Dr. Recep Şentürk tarafından sade ve kolay anlaşılır bir dille kaleme alındı.
109.50 ₺ -
Adalet
Adalet, iki uç arasında bir orta hâl olduğundan, aşırıyı ve noksanı geri püskürten, faziletlerin nadide ve benzersiz olanıdır. Bu eser, klasik İslam düşüncesinin en önemli ahlak filozoflarından biri olan İbn Miskeveyh’in adalet anlayışını merkeze alan üç risalesinin çevirisinden oluşmaktadır. Müellifin farklı eserlerinde adalet bahisleri, bu kitapta bir araya getirilmiş; böylece İbn Miskeveyh’in ahlak felsefesinin hem teorik hem pratik çerçevesi bütüncül biçimde ele alınmıştır. Risale fi Mahiyyeti’l-Adl, el-Lezzât ve’l-Âlâm ve Tehzîbü’l-Ahlâk ve Tathîrü’l-Arâk’tan yapılan titiz seçkiler aracılığıyla, adaletin insan nefsindeki karşılığından toplumsal hayattaki tezahürlerine kadar uzanan zengin bir düşünce dünyası okuyucunun dikkatine sunulmaktadır. Bu yönüyle eser yalnızca felsefe ve ilahiyat çevreleri için değil, ahlak meselesini sahih bir zeminde düşünmek isteyen herkes için önemli bir başvuru kaynağıdır. Yayın danışmanlığını ahlak düşüncesi alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Ömer Türker’in üstlendiği “Ahlak Kitaplığı”, ahlak alanında kalıcı ve referans niteliği taşıyan bir külliyat oluşturmayı hedeflemektedir. Serinin ilk tercüme kitabı olan Adalet, Doç. Dr. Yunus Kaplan’ın titiz çalışması sayesinde okurla buluşuyor.
116.80 ₺ -
Tevekkül
“Kim Allah’a dayanıp güvenirse Allah, ona yeter.” Talak, 3. Tevekkül, İslam düşüncesinde iman, teslimiyet ve güven sacayağıyla derinleşen hem teolojik hem psikolojik boyutlarıyla bireyin hayatına yön veren bir tutumdur. Allah’a iman etmek O’na teslim olmayı, şartlar ne olursa olsun O’na güven duymayı ve O’ndan yardım dilemeyi zorunlu kılar. Fatiha suresinde her gün defalarca tekrarladığımız “(Rabbimiz!) Ancak sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz.” münacatı tevekkülün üzerine bina edildiği temel ilkedir. Kur’ân-ı Kerîm ve hadis-i şeriflerde tevekkül, kulun her işinde Allah’ı yegâne sığınak bilmesi ve hayrın da şerrin de ilahî takdire bağlı olduğunun idrak etmesi olarak ifade edilir. Bu seviyede kul, kişinin “daimi surette Allah ile birlikte olma” bilincini hayatının bütün boyutlarına yansıtması anlamına gelir. Allah’a güvenmek, O’nun kapısının kullarına tahsis edildiğine ve bu sebeple de hiçbir zaman kapanmadığına inanarak yaşamaktır. Allah’ın el-Ganî oluşu kuluna her anlamda Vekil olabileceğinin teminatıdır; buna iman eden kul Allah’tan başka hiçbir varlığa bel bağlamaz. O’ndan gelen her şeye “eyvallah” der. Sufilerin sıklıkla dile getirdikleri gibi: “Kahrın da hoş, lütfun da hoş...” Yayın danışmanlığını ahlak düşüncesi alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Ömer Türker’in üstlendiği “Ahlak Kitaplığı”, ahlak alanında kalıcı ve referans niteliğinde bir külliyat oluşturmayı hedeflemektedir. Serinin ilk kavram kitabı olan Tevekkül, Dr. Hicret Karaduman tarafından sade ve kolay anlaşılır bir dille yayına hazırlandı.
131.40 ₺ -
Hakikatin İç Seması
Varlığın sonsuz ufkunda bazen öyle bir söz yükselir ki, onu işitmek için kulaktan çok kalp sahibi olmak gerekir. Bazı metinler satırlara sığmaz; insan onları okurken kendisini bir nehir kıyısında bulur. Kelimeler suya, su da hikmete dönüşür. İsmail Hakkı Bursevî’nin Hakikatin İç Seması eseri de işte böyle bir nehirdir. Bir sûfînin kalbine doğan ilahî esintilerin kelimelere bürünmüş hâli... İsmail Hakkı Bursevî, velâyetin zât nurlarına daha yakın olduğunu; nübüvvetin ise halka yönelik yüzüyle âlemi düzene soktuğunu belirtir. Eserde, Şam, İstanbul ve Mekke gibi şehirlerin manevî haritası, Hatmü’l-Evliyâ anlayışıyla birleşerek tarih, coğrafya ve metafiziği aynı çerçevede toplar. Bursevî, Vâridât türünde yazdığı bu metinde, ilham ile ilmi, sezgi ile düşünceyi, bâtınî tecelli ile zâhirî delili birleştirerek benzersiz bir bütün inşa eder. Bu metin ne sadece bir tefsir ne yalnızca bir tasavvuf risalesi ne de sıradan bir günlüktür. O, müellifin kalbine doğan ilahî işaretlerin, kâinatı kuşatan esmâ düzeninin ve insan ruhunda açılan nurların bir kaydıdır. İsmail Hakkı Bursevî’ye ait Hakikatin İç Seması, Fakirullah Yıldız, Ömer Çınar ve Taibe Kıvanç’ın titiz çalışmasıyla yayına hazırlandı.
164.25 ₺ -
Ariflerin Satrancı
Âriflerin Satrancı, insanların şans ilkesinden hareketle keyif, eğlence ya da haksız kazanç uğruna oynadıkları hiçbir oyuna benzemez. Bu tür oyunlarda insanın karşısında genellikle bir rakip özne bulunur, oysa Âriflerin Satrancı’nda insanın rakibi yine kendisidir. Ayrıca bu levha ve üzerine yazılan şerhler, döngüsel bir zorunluluktan bahsettikleri için, burada mutlak anlamda bir “galibiyet” ya da “mağlubiyet” bulunmaz, yani oyunun son bulduğu bir aşama yoktur. Bu eserin bize anlattığı ana fikir, insanın Hz. Peygamber’e (sav) ve güzel ahlaka tabi olduğu sürece “yükseleceği” ve nihayetinde Cenâb-ı Hakk’ın inayet ve ihsanıyla vuslata ereceği; buna mukabil bedenî arzu ve isteklerine ve şeytanın vesveselerine uyup kötülük işlediği takdirde hangi manevi makam veya menzilde bulunursa bulunsun “düşüp kaybedeceği” düşüncesidir. Tasavvuf klasikleri serimize dahil ettiğimiz bu kıymetli metin, Doç. Dr. Hacı Bayram Başer’in titiz çalışmasıyla yayına hazırladı.
146.00 ₺ -
İnsan Neden Aldanır
Ey insan! Yüce Rabbin hakkında seni yanıltıp aldatan ne oldu? (İnfitâr, 6) Sahi, insanı en güzel surette yaratan, ona şekil veren, onu rızıklandıran Allah hakkında nasıl oldu da yanılıp türlü türlü yollara yöneldik? Bu kadim soruyu merkeze alarak kaleme alınan İnsan Neden Aldanır, büyük İslâm düşünürü İmam Gazzâlî’nin hacimce küçük ancak muhtevaca derin el-Keşf ve’t-tebyîn fî ğururi’l-halki ecmaîn risalesinin tercümesidir. Gazzâlî bu kitapta ibadet, ilim, zühd ve tevekkül gibi yüce mertebelerde bile gizlenebilen riya, enaniyet, kibir ve gaflet perdelerini tek tek aralayarak insanın kendisini kandırmasının ne kadar kolay olduğunu ortaya koyar. Kitapta aldananlar sınıf sınıf işlenir: İlmin gururuna kapılan âlimler… İbadetin şekline takılıp özünü unutan zâhidler… Kalplerini dünyaya bağlayan sûfîler… Hâllerine hayran kalan manevi yolcular… Hakikate yaklaşmadan kendini varmış zannedenler... İnsan Neden Aldanır, yaptığı kıymetli çalışmalarla tanınan Doç. Dr. Mehmet Cüneyt Gökçe’nin sade ve akıcı çevirisiyle yayına hazırlandı.
65.70 ₺ -
Gafletten Uyanış
Kesin olarak anladım ki tasavvuf ehli, Allah yolunda yürüyen gerçek kimselerdir. Onların hayat tarzı en güzel hayat, yolları en doğru yol ve ahlakları en temiz ahlaktır. İslâm düşünce tarihinin en mühim simalarından olan Gazzâlî, yalnızca eserleriyle değil, aynı zamanda yaşadığı fikrî buhran ve bunlardan doğan arayışlarıyla da adından sıklıkla bahsedilen büyük bir âlimdir. Onun kaleme aldığı el-Münkız mine’d-dalâl, hem bir otobiyografi hem de bir entelektüel muhasebe metni olması bakımından İslâm düşünce tarihinin en özgün örneklerinden biri olmuştur. Hakikat yolunda ilerleyen herkesin yaşadığı aşamaları gözler önüne seren bu metinde Gazzâlî, hayatının dönüm noktalarını, ilim ve hakikat arayışıyla dolu yolculuğunu, yaşadığı şüpheleri ve bunlardan kurtuluş yolunu içtenlikle dile getirir. Kelâm, felsefe, bâtınîlik ve nihayet tasavvufa dair tecrübelerini aktararak zihnî ve kalbî serüveninin hangi merhalelerden geçtiğini ortaya koyar. Vardığı netice, aklî ilimlerin tek başına hakikati kuşatamayacağı; asıl huzur ve yakîn kapısının tasavvufî bilgi ve tecrübeyle aralanabileceğidir. Çektiği tüm fikrî sancılarının eşliğinde Gazzalî’nin otobiyografisini okuyacağımız Gafletten Uyanış, Dr. Salih Kadri Oğul’un samimi gayreti ve yoğun çalışmaları sayesinde okurla buluşuyor.
69.35 ₺ -
Sufilere Armağan
Bismillahirrahmanirrahim kerem sofrasının çağrısıdır. Kerem ve cömertliğinin feyzi, bize söz sofrasını açtı ve kadim bir kıssadaki perdeyi kaldırdı. Bu sayede söz ustasının elindeki kalem de “Allah’ın adıyla/ Bismillah” diyerek söze başladı. Ey okuyucu! Bu yemek yeni pişirilip sofraya kondu, tadına iyi bak, lezzetinden mahrum kalma. Tadına bakamazsan da göz kamaştırıcılığıı ve hoş kokusu can gıdası olarak sana yeter. Bu eser, büyük âlim ve edebiyatçı Molla Abdurrahman Câmî'nin yedi kitaptan oluşan Heft Evreng isimli meşhur mesnevisinin ilk kitabıdır. Yedi büyük mesneviden oluşan bu eserin ilk bölümü olan Tuhfetü’l-Ahrar’ı Molla Câmî âdeta “özgür ruhlara armağan” etmiştir. Fars edebiyatının en güçlü kalemlerinden biri olan Molla Câmî, Sufilere Armağan kitabında besmelenin faziletinden başlayarak nefsini terbiye etmek isteyenlere müstakim üzere gidilebilecek bir yol sunar. Tasavvuf edebiyatının başyapıtlarından biri olarak kabul edilen bu çalışma, günümüz okurunun anlayacağı sade ve akıcı bir dille yayına hazırlanmıştır.
120.45 ₺ -
Münacatname
Ey yolunu şaşırmışların yol göstereni! Ey biçarelere çare, avarelere derman kılan! Ey dağılmışları birleştiren, düşmüşleri kaldıran! Tut elimizden… Münâcâtnâmeler edebiyatın en nadide örneklerindendir. Allah’a yakarış ve tazarrunun en coşkun nidaları yankı bulur bu metinlerde; çağlar, coşar… Farsça aslından ilk kez Türkçeye tercüme edilen Fars edebiyatının usta kalemlerinden mutasavvıf şair Hâce Abdullah Herevî’ye ait Münâcâtnâme eseri âdeta dua ve yakarışın üslubunu öğretmekte. Aşkın dolup taştığı, cür’aların soluksuz içildiği bu manzumeler, Türk edebiyatında da çok sevilmiş ve neredeyse her şair tarafından bir beyitle bile olsa işlenmeye gayret edilmiştir. Döküleni toplayan, kırılanı onaran bir merhametin eteğindeki insan, yeniden doğrulmayı öğrenir bu metinlerde. Kendi noksanını bilip kusursuz olan yüce yaratıcıya olan bağlılığın, Kur’an-ı Kerim’in ifadesiyle “şah damarından yakın” olduğunu hatırlatan bu coşkun metinler insana kendi aczini göstermenin yanı sıra her solukta yeni bir ümit tazelemektedir. Ut ve miskim yoksa da asma dalı getirdim Kara yüzümü ve ak saçımı getirdim Ümitsizliğin küfür olduğunu buyurdun Emrine uydum umut dolu bir gönül getirdim.
94.90 ₺ -
İlahi Vuslat
Modern psikolojinin, insanın temel sorunlarını biyolojik ve psikolojik süreçlerinde bulmaya çalıştığı görülür. Nitekim doğum travması böyle bir arayışın sonucudur. Her ne kadar doğum travması dünyadaki mevcudiyetimize ve bu durumla gelen temel sıkıntılarımıza bir izah getirmiş olsa da insanın mutlak anlamda bu dünyada olma sebebine bir açıklık getirememektedir. Aslında insanın ne olduğu sorusu modern psikologların da bulmaya çalışmış olduğu bir muammadır. Ancak getirdikleri açıklamalar insanın kompleks yapısını ve manevi boyutunu devre dışı bıraktığı için pek tatmin edici olmamıştır. Binlerce yıllık birikime sahip olan tasavvuftan yararlanan sufi psikolojisi insanın manevi boyutunu yadsımamış ve insanın temel problemlerine daha ikna edici, net cevaplar vermiştir. İnsanın bütün arzu ve özlemlerine rağmen onun kendi ölümlüğünü ve hiçliğini kabul etmesinden başka bir çözüm sunmayan psikoloji ekollerinden farklı olarak, sufi psikolojisi; insanın müspet yanlarına, onun içindeki ilahi nefhaya ve ölümsüzlüğüne vurguda bulunmuştur. Bu kitap, Hz. Mevlânâ'nın sazlıktan koparılan ney metaforunda anlattığı İlahi Vuslatı, sadece anne karnından dünyaya gelen bebeğin taşımış olduğu Doğum Travması ile izah eden modern psikolojiye kıyasla tasavvufun insanın temel sorunlarına ne derece kapsayıcı ve köklü çözümler üretebileceğini göstermekte.
160.60 ₺ -
İlahi Huzurda
Sufi bakış açısında İlahi Huzurda olma düşüncesi günümüzde sıkça karşımıza çıkan “bilinçli farkındalığın” (mindfulness) kalbi bir ifadesi olarak değerlendirilebilir. Yalnızca bilinçli olarak huzurda, bu anda ve buradaysak, öğretiler kendini açabilir ve bizler İlahi Olan ile bir bağ kurabiliriz. Dünya çapında meşhur sufi üstatlarından biri olan ve 40 yılı aşkın süredir Hz. Mevlana yolunda hizmet veren Kabir Helminski elinizde tuttuğunuz kitabında tasavvufun temel prensiplerini ve bu fikirlerin nasıl bir mevcudiyet deneyimine ön ayak olabileceğini açıklıyor. Bu ilham verici eserde okuyucular kendi hayatlarında huzurda olma hallerini ve bilinçli farkındalıklarını nasıl geliştirebileceklerini öğrenirken; dış dünyadan gelen uyaranları ve bu uyaranlara verilen içsel tepkileri, sadakat ve zarafet ile hareket etmeyi, kadim manevi bilgelik ile modern psikolojinin paralelliklerini, meditasyon ve tefekkür ile gündelik yaşantılarında daha çok anlam bulmayı keşfedebilecekler. Kendine has netliği ile bu kitap hayatlarımızı daha iyi hale getirme potansiyeline sahip mevcudiyet ve bilinçli farkındalığımızı geliştirmemiz için bize rehber olacak nitelikte. Hz. Mevlana’nın eserlerinden, Benötesi (transpersonal) psikolojisinden, geleneksel sufi literatüründen ve Helminski’nin kişisel deneyimlerinden faydalanılan kitapta, modern dünyanın ihtiyaçları kadim sufi bilgeliği ile entegre ediliyor ve okuyucuya pratik ve evrensel öğretiler sunuluyor.
189.80 ₺ -
Reydetül-Esrar: Hz. Alinin Yüz Sözü ve Şerhleri
"Musibet anında sızlanmak, mihneti artırır.", "Kalp zorlandığında kör olur.", "Azgınlıkla zafere ulaşılamaz.", "İntikamla liderlik olmaz.", "Yalancı için mürüvvet yoktur." gibi "Gayb perdesi açılsa yakini, marifeti ziyadeleşmeyecek" kadar kavi bir iman ve itikada sahip Haydar-ı Kerrar ve Damad-ı Nebî Hz. Ali'ye isnat edilen yüz adet özlü söz ve bunların yorumlarını içeren bu güzide eseri; Osmanlı Halvetîliğinin meşhur ismi Cemâl-i Halvetî, Sultan II. Bayezıd'a hediye eylemiştir ve Reydetü’l-Esr’âr ismindeki bu nadide yazma nüsha sadece Süleymaniye Kütüphanesi, Ayasofya tasnifinde bulunmaktadır. Fakirullah Yıldız, Ömer Çınar ve Taibe Kıvanç, bu yegâne Arapça nüshayı Türkçeye çevirerek kültür ve irfan tarihimize çok kıymetli bir katkıda bulundular. Sufi Kitap da bu değerli projeyi hayata geçirmek suretiyle, her biri inci, mercan kıymetinde sözleri kendine has üslup ve yorumla yazıya aktaran âriflerin rehberi Cemâl-i Halvetî koleksiyonunun ikinci kitabını neşretmenin sevincini yaşıyor.
164.25 ₺ -
Müjdelerle Gelen Elçi
Bu güzide kitap; Celvetî şeyhi, âlim, şârih, müfessir, şair gibi vasıflarıyla “hezârfen” lakabını hak eden İsmail Hakkı Bursevî hazretlerinin yazmış olduğu tasavvuf ve özellikle vâridât türü eserlerinden biridir. “Bir deste gül” kabilinden seçilerek “İsmail Hakkı Bursevî Kitaplığı” başlığı ile arz-ı endam edecek serinin ilk eseri, yayınevimizin ikinci kitabıdır. Saff sûresi altıncı âyetinin işârî olarak tefsir edildiği Mecîü’l-Beşîr adlı bu yazma eser, Bursevî hazretlerinin göz nurunu akıttığı ve bereketli kaleminin mürekkep izlerinin bulunduğu müellif hattı nüshasından ilk kez Türkçeye tercüme edildi ve matbu hâle getirildi. Son peygamberin geleceğini muştulayan rivayetlerin zâhir ve bâtın manalarını ihtiva eden bu kıymetli kitap, İbn-i Arabî’nin bazı tespitlerini de mükemmel bir tarzda şerh ve tevil etmektedir. Kütüphanenize değer ve şeref katacak bu hazinenin neşrinden Sufi Kitap olarak büyük bir sevinç duyuyoruz. “Hani, Meryem oğlu İsa, "Ey İsrailoğulları! Şüphesiz ben, Allah'ın size, benden önce gelen Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, Ahmed adında bir peygamberi müjdeleyici (olarak gönderdiği) peygamberiyim" demişti. Fakat (İsa) onlara apaçık mucizeleri getirince, "Bu, apaçık bir sihirdir" dediler.” Saff 61/6.
94.90 ₺ -
Halifenin Rüyaları
Pek çok insan ömrünün üçte birini uykuda geçirir ve uyurken de çoğu kere rüya görürler. Rüyaların gerçekliğinden şüphe etmek, İslam dünyası için mümkün değildir. Çünkü Müslümanlar, gözümüzün gördüğü dünya ile manevi dünya arasındaki kopmaz bağın farkındadır. İkisi arasına keskin bir sınır koymazlar; dünya hayatından daha yüksek olan o âlemi nasıl tanımlarlarsa tanımlasınlar, buna ister dünyanın başlangıcından itibaren olacak olan her şeyin; insan aklının anlayamadığı harflerle üzerine yazılı olduğu Levh-i Mahfûz desinler, ister eşyanın aslının yer aldığı ara dünya olan âlem-i misal adını versinler, bu insanlar için rüyada olan şey, o yüksek âlemde önceden kararlaştırılmış olanlardan başka bir şey değildir. Duyusal olmayanın dünyası da insanların gözünün önünde duran, herkesçe görülebilen dünya kadar gerçektir. İslam tasavvufu üzerine yaptığı önemli çalışmalarla dünya çapında büyük bir şöhrete sahip Annemarie Schimmel’in bu kapsamlı monografisi; İslam’da rüyanın mahiyeti, anlamı, konumu ve tarihi üzerine yapılmış en aydınlatıcı çalışmalarından biridir.
346.75 ₺ -
Sübhan
Mesnevî-i Şerîf bize hayat yolunun perde arkasındaki sırlarını gösteren büyük bir cevherdir. Bu cevherin kaynağı ise doğrudan doğruya Hz. Kur’ân ve Hz. Peygamber’in sahih sünnetidir. Bu yönüyledir ki içindeki her bir hakikat nüvesi semere ve meyve veren bereketli bir ağaç gibidir. Dallarıyla ve budaklarıyla semaya urûc etmiş bu mübarek ağaç, her mevsimin ve her devrin insanlarına ayrı ayrı seslenmekte ve onları beslemektedir. İşte bu kutlu ağacın gölgesinde yetişmiş muhterem zevatın yanında bulunmuş ve onların irfan sofralarından nasiplenmiş kıymetli Hayat Nur Artıran Hanımefendi, şimdi bu güzel ağacın bitmez tükenmez yemişlerinden topladığı mübarek bir heybeyi bugünün insanına takdim etmekte. Kur’ân-ı Kerim’de kıssaları anlatılan Hz. Mûsâ, Hz. İbrahim, Hz. Nûh, Hz. Sâlih, Hz. Yûnus ve Hz. Yûsuf’un (aleyhimüsselam) kıssalarını başta Hz. Mevlânâ olmak üzere, Şems-i Tebrîzî, Ahmed-i Rifâî, İbn Arabî ve Niyazi-i Mısrî hazeratının mübarek sözleriyle ve nutuklarıyla izah etmekte. Sufi Kitap, H. Nur Artıran Hanımefendi’nin, hızla akan ve maddeyi çürüten zamanın, mânâyı yüceltip parlatan hakikatini, aklın ve kalbin tatmin olacağı bir üslupla aktardığı bu eser-i bergüzîdesini okurla buluşturmanın huzurunu yaşamaktadır.
255.50 ₺ -
Ey Oğul
Ey Oğul! Tasavvufun başlıca iki özelliğinin olduğunu bil! İstikamet ve mahlukâta karşı ciddiyet. Her kim istikamet üzere olur, insanlara karşı güzel ahlakı kuşanır ve onlara müsamaha ile yaklaşırsa işte o kişi sufidir. Elinizdeki bu kıymetli eserin ilk bölümü, büyük İslam düşünürü İmam Gazzâlî’nin bir öğrencisinin samimi sorusu üzerine kaleme aldığı Eyyühe’l-Veled adlı meşhur eseridir. Bu eser, sadece bir nasihatname olmanın ötesinde; eğitim, ahlak ve ilim yolunun tüm inceliklerini anlatmaktadır. Nizamiye Medreselerinin meşhur hocası Gazzâlî, Ey Oğul kitabında ilmin yalnızca teoriden ibaret olmadığını, ahlak ve irfanla tamamlanması gerektiğini etkileyici bir dille aktarır. Bu yönüyle eser, bugünün eğitim anlayışı için de canlı bir örnek niteliğindedir. Eserin ikinci bölümüne ise konu itibarıyla birinci bölümü destekler mahiyette yine Gazzâlî’nin İhyâu Ulûmi’d-dîn adlı başyapıtındaki ilim talebelerine yönelik tavsiyelerini içeren kısmı ekledik. Kitap, bu hâliyle ilim yolcularına nasihatler içeren bir rehber hüviyeti kazandı. Alanlarında uzman M. Fatih Yazar ve M. Maşuk Acar tarafından titizlikle tercüme edilen bu eserin, okuyucularımız için faydalı olmasını diliyoruz.
73.00 ₺ -
Müslümanlık İnce İnsanlıktır
Tasavvuf, bugünün insanına ihtiyacı olan en büyük şeyi yani sevginin nasıl talim ve meşk edileceğini söyler. Müslümanlık İnce İnsanlıktır, Ömer Tuğrul İnançer’in Hakk’a ayna olan nutuklarından seçilmiş bir demettir. Fiziken aramızdan ayrılsa da Tuğrul İnançer, yazdıklarıyla bugün de gönüllerimize hitap etmeye; sosyal, ekonomik ve kültürel meselelerimize ışık tutmaya devam ediyor. Onun her satırı geçmişin zarafetini yansıtırken bugünün Müslümanına da dinî ve ahlaki meselelerin önemini yeniden hatırlatıyor. Tekke ve zaviyelerde asırlardır diri tutulan nezaket ve zarafetin örneklerini yaşayarak gösteren İnançer bu kitabında, evlilikten faize, ana-baba hakkından evlat hukukuna, ibadet ahlakından sosyal sorumluluklara, para ile imtihandan adalet ve zulüm dengesine kadar pek çok konuda kalıplaşmış yanlışlara karşı inananları daha dikkatli olmaya davet ediyor; zihinleri berraklaştırıp ezberleri yeniden düşünmeye çağırıyor. Tüm bunları kendine özgü, nüktedan ama her zaman dobra ve uyarıcı üslubuyla yapıyor. Dileriz ki bu eser, hakikatin sesine tercüman olan Tuğrul İnançer’in irşad halkasının genişlemesine vesile olur.
189.80 ₺ -
Hakiki Mutluluğun Sırrı
Marifet ne çok şey bilmek ne de lafı çoğaltmaktır. Marifet, kalbin Rabbini tanımasıdır. Büyük İslam düşünürü İmam Gazzâlî’nin İhyâu Ulumi’d-din eserinden sonra herkesin anlayabileceği bir sadelikle kaleme aldığı Kimyâ-yı Saâdet, klasik İslam düşüncesinin ahlak, tasavvuf ve nefs terbiyesi alanındaki en etkili metinlerinden biri olmuştur. Gazzâlî bu eserinde, dinî ilimlerin zahiri ile yetinmeyip onları ruhi bir temellendirmeyle buluşturma gayretindedir. Bilginin hikmete, ibadetin ihlasa, ahlakın davranışa dönüşme gerekliliği üzerinden bir mutluluk reçetesi sunar. Bu yönüyle Kimyâ-yı Saâdet, İslam düşünce geleneğinde bilginin pratiğe dönüştüğü nadir örneklerden biridir. İnsanın saadet arayışının ve ruhsal dönüşümünün kadim rehberi olan Gazzâlî’nin bu zamansız eserini, Farsça aslından Dr. Serhat Gültaş herkesin anlayabileceği akıcı bir dille çevirdi. Hakiki Mutluluğun Sırrı ismiyle Türkçeye aktardığımız Kimyâ-yı Saâdet serimizin ilk kitabıyla bu ölümsüz eserin bölümlerini kitaplar halinde yayına hazırlamaya devam edeceğiz.
124.10 ₺ -
Neden İman Ederiz
İman, kalpte önce beyaz bir parıltı olarak belirir. Kul salih ameller işledikçe bu parıltı büyür ve artar, sonunda kalbin tamamı bembeyaz olur. Hz. Ali İslâm, insanın hem aklına hem kalbine hitap eden, hayatın her yönünü kapsayan bir kulluk çağrısıdır. Bu çağrı sadece bilgiyle değil bilinç, yöneliş ve iç dünyada gerçekleşen bir değişimle tamamlanır. Dolayısıyla kulluk, sadece dışa yansıyan davranışlardan ibaret değil, insanın içinde adım adım inşa edilen bir süreçtir. Bu yolculuğun ilk ve en önemli adımı, inancın sağlam temeller üzerine kurulmasıdır. Çünkü doğru bir inanç olmadan ibadetler yönünü bulamaz, ahlaki olgunluk ise kalıcı hâle gelemez. İşte elinizdeki bu eser, bu yolculuğun ilk ve en temel adımını ele almakta, sahih inancın ne olduğunu, nasıl yerleşeceğini ve insanın iç dünyasında nasıl karşılık bulması gerektiğini açıklamaktadır. Bu kitapta Allah’ın sıfatlarından kadere, nübüvvetten ahiret gününe kadar birçok temel akâid meselesi sade ama derinlikli bir üslupla ele alınmıştır. Neden İman Ederiz? başlığıyla Türkçeye kazandırılan bu bölüm, Gazzâlî’nin başyapıtı İhyâu Ulûmi’d-dîn eserinin İbadat kısmından seçilmiş ve Dr. Kutbeddin Akyüz’ün titiz çalışmasıyla okuyucuya sunulmuştur.
127.75 ₺ -
Hippi Nihat
Benim Hindistan’da gördüğüm o sıra dışı haller aslında “Allahsız”dı. Allah lafı edilmezdi. O sebeple her şeyin başı öncelikle bir olan Allah’a inanmaktır. Din, bir insanın ulaşacağı mananın çok ötesinde bir muhtevaya sahip. Bu kitap, kariyerinde başarılı bir mühendis ve teknokrat olabilecekken birdenbire her şeyi bırakıp Hindistan’da meşhur guru Osho’ya mürit olmayı seçen bir gencin manevi yolculuğuna ışık tutuyor. 1960’lı yıllarda Varoluşçu düşünce sistemine paralel olarak ortaya çıkan ve yeryüzündeki tüm sınırları reddeden “hippilik” anlayışıyla birleşen melez bir yaşayış tarzı, aslında “kerim” olan âdemoğlunun sonsuzluk hasretinin bir tezahürü olarak “Hippi Nihat” özelinde söylenecek olursa Hakk’ı bulma ve arama çabasıdır. Osho'nun ashramında başlayıp Anadolu irfanında nihayete eren bu hatırat, yalnızca bir dönemin ruhunu değil, bir insanın hakikati arama çabasını, düşüşlerini ve dönüşlerini anlatıyor.
124.10 ₺ -
Ölüm ve Ötesi
Ey Rabbimiz! Bize ihsan ettiğin hidayetten sonra kalplerimizi haktan saptırma, bize kendi katından rahmet ihsan eyle! Şüphesiz ki Sen bol ihsan sahibisin! (Âl-i İmrân Suresi, 8) Yani, bundan önce bize imanı ilettiğin gibi ölüm anında da kalplerimizi saptırma, iman üzere sebat ettir. Allah Teâlâ, insanı dünya hayatında belirli bir süre için var etmiş, ona takdir ettiği rızkı ulaştırmış ve yazılı olan amellerini tamamlamasına fırsat vermiştir. İnsanoğlunun dünyadaki bu yolcuğu “Her nefis ölümü tadacaktır.” ayetinin tecellisiyle bir gün son bulacaktır. Ölüm ve Ötesi ismiyle dilimize kazandırdığımız bu kitap, özellikle modern dünyanın tuzaklarına düşen insanlara, kalplerini ölüm bilinciyle tekrar diriltme çağrısını muştulamaktadır. Büyük İslam düşünürü Gazzâlî, bu kitabında ölüm ve ahiretin gerçekliğini çarpıcı örnekler ve kuvvetli delillerle açıklıyor.
94.90 ₺ -
Marifet Kapısı
Osmanlı devlet kademelerinde görev yapmış zevatın yakın akrabalarından biri olan Cemâl-i Halvetî İslami ilimlerin pek çoğunda kesb-i hüner sahibidir. Bu yönüyle yaşadığı 15. yüzyılda Halvetilik gibi en yaygın tarikatın İstanbul'da temsilciliğini üstlenebilmiş ve kendi adıyla anılan kolunun kurucusu olmuştur. Tasavvuf tarihi açısından çok önemli bir yere sahip olan Cemâl-i Halvetî'nin ilk defa yayımlanan bu eserinde, Gazzâlî'den İbnü'l-Arabî'ye irfan dünyasının pek çok büyük şahsiyetinin risaleleri şerh edilmektedir. Cemâl-i Halvetî’nin tasavvufî yaklaşımları ile kaleme aldığı bu eser, ilahi hakikatlerin yorumu ve insan ruhunun manevî mertebeleri üzerinde kapsamlı bir işari tefsir yöntemini benimsemektedir. Zühd, ihlas, tevekkül, teslimiyet ve ilahi aşk gibi tasavvufî kavramlar, geniş bir ilmî bakış açısıyla ele alınmaktadır. Eser, klasik tasavvuf literatürüne yeni bir katkı sunarken, Halvetî’nin işari tefsir ve tasavvufî yorumlarına da ışık tutmaktadır. İlk defa yayımlanan bu yedi risale, ilim ve marifet yolculuğunda olanlar için hem akademik bir kaynak hem de tasavvufî düşüncenin zengin mirasına açılan bir kapıdır.
153.30 ₺ -
Dilin Afetleri
Allah (cc) her söz söyleyenin dilinin yanındadır. Yani söylenenleri bilir. Öyleyse kişi, söyledikleri hakkında Allah’tan (cc) korksun. Dil, Allah’ın (cc) insana bahşettiği en büyük nimetlerden biri ve ilahi sanatların en zariflerindendir. Sadece bir iletişim aracı olarak tanımlanamayan dilin insan hayatındaki etkisi ve gücü çok büyüktür; nitekim küfrü de isyanı da bünyesinde barındırır. Hz. Peygamber’in (sav) bir hadisi bu gerçeği çok veciz bir şekilde dile getirir: "Allah’a (cc) ve ahiret gününe iman eden, ya hayır söylesin ya da sussun." Büyük İslam düşünürü İmam Gazzâlî’nin çağları aşan meşhur eseri İhya’nın Mühlikat kısmında yer alan Dilin Afetleri, konuşmanın sınırlarını ve susmanın erdemini akıcı ve rahat anlaşılır bir üslupla ele alıyor. Gazzâlî, dilin insan üzerindeki etkilerini ve kontrolsüz sözlerin manevî tehlikelerini vurgularken, sükûtun faziletine ve insana sağladığı huzura dikkat çekiyor. Bu çalışma, dilin gücünü itidalli bir şekilde kullanmanın gerekliliğini herkesin anlayabileceği sade ama etkili bir Türkçe ile anlatıyor.
109.50 ₺ -
Allah a Yöneliş
Kendi döneminin âlimlerinin de sûfîlerinin de kutbu olan Hâris el-Muhâsibî, ünlü mutasavvıf Cüneyd-i Bağdâdî’nin hocasıydı. Bu kitap, onun verdiği bir öğütler demetidir: Akıllı ve takvâ sahibi kimselerden başkasıyla arkadaşlık etme! Yumuşaklığı dost, sabrı yoldaş edin! Hoşgörülü ve bağışlayıcı ol! Kimseye hâlinden sızlanıp yakınma! Dinini dünya malıyla değiş tokuş etmeye kalkma! Yalnız kalmak için kendine zaman ayır! Bu dünya hayatını âhiretin için bir binek yap! Âhiret hayatını asıl yurdun, yuvan olarak gör! Hasan-ı Basrî hazretleri şöyle der: Yüce Allah müminler için cennetten başka bir rahat ve huzur yeri yaratmamıştır.
124.10 ₺ -
Abherul Aşıkin
Şüphesiz ki iman edip salih ameller işleyenler için Rahman, kalplerde ebedi bir sevgi yaratacaktır. Bu sevgi, Müminlerin yüreklerindeki derin muhabbetin ta kendisidir. Ey Allahım, kalplerimizi yakınlığının nuruyla aydınlat, ruhlarımızı lütfunla ferahlat, gözlerimizi muhabbetinle parlat ve kulaklarımızı münacaatının lezzetiyle doldur. Ruzbihân-i Baklî'nin aşkı ve âşıkların hâllerini anlattığı eserine verdiği "abher" ismi, nergis çiçeğinin metaforik anlamına delalet eder. Nergis, göz şeklinde olduğu için tasavvufi metinlerde genellikle müşahede ve görme (didar) mazmunu olarak kullanılır. Müellif, bu esere "Âşıkların Abheri" ismini vererek, eserini ilahi aşk ve müşahede yolunda yürüyen saliklere ithaf etmiştir. Ruzbihân-i Baklî'nin eserlerinin her bir sayfasında ilahi aşkın coşkusunu, aşk yolunda çekilen çilelerin yüceliğini ve bu yolda yürüyen âşıkların samimi dualarını bulmak mümkündür. Bu eser de okuyucusunu manevi bir yolculuğa çıkarırken, kalbindeki ilahi aşk çerağının fitilini ateşleyecektir. Sufi Kitap olarak, eserleri daha önce dilimize aktarılamamış, 13. yüzyıl irfan sahasının kıymetli isimlerinden, döneminde kendi adıyla anılan tarikat kuracak kadar ilmi derinlik sahibi, âlim ve mutasavvıf Ruzbihân-ı Baklî'nin tasavvuf alanındaki öncü eserlerini Türkçeye kazandırmaya devam edeceğiz. Onun eserleri, ilahi aşkın derinliklerine dalmak isteyen her okuyucuya ilham kaynağı olacaktır.
131.40 ₺ -
Tasavvufun Zaferleri
Yasemin Çiçek tarafından yayına hazırlanan bu eser, Dârü’l-Hikmeti’l-İslâmiyye azalığında bulunan İzmirli İsmail Hakkı ile Tetkîk-i Mesâhif-i Şerîfe ve Müellefât-ı Şer‘iyye Heyeti riyasetindeki Şeyh Safvet'in ahlak ve tasavvuf kitaplarındaki hadislerin sıhhati konusunda aralarında geçen ilmi tartışmaların bir neticesidir. 1920 yılında başlayıp 1925’te sona ermiş olan bu münazara; modernleşme ile birlikte mevcut din anlayışının dönüştürülmesinin zorunlu olduğu fikrinin devam ettiği şartlarda, iki mühim ve etkili âlimin tasavvuf literatürünü kendi cephelerinden değerlendirmeleri üzerinedir. Tartışmalarda İzmirli İsmail Hakkı başta felsefe ve kelam olmakla birlikte birçok ilim dalında yetkin bir Darülfünun hocası kimliği ile mutasavvıflar ve tasavvuf kitaplarıyla ilgili tenkitlerini ileri sürmüştür. Şeyh Safvet Efendi ise Ezher’de eğitim almış tarikat şeyhliği ve birçok ilmî heyette idarî görevleri olan bir âlim kimliğinin yanı sıra mebusluk yapmış siyasî bir şahsiyettir. İslam dünyasının modernleşme sürecinde ortaya çıkan meselelerinden biri olan ahlak ve tasavvuf kitaplarındaki hadislerle ilgili tenkitleri cevaplamış, iddalarını savunmuş ve itirazlarını dile getirmiştir. "Tasavvuf daima muzafferdir." düsturuyla yola çıkan bu eserde, hadis, fıkıh ve usul gibi temel İslami ilimlere dair günümüzde de tartışılan pek çok hususa Osmanlı Türkçesinin selis üslubuyla cevaplar bulacaksınız.
266.45 ₺