-
Tevhid Ve Tevekkül
İmam-ı Gazâlî’nin en büyük eseri olan İhyâu Ulûmi’d-Din, Müslümanlar için her dönem ilk akla gelen başvuru kaynağı olmuş ve bu esere büyük güven duyulmuştur. Yüzyıllar boyunca Müslümanların ellerinden düşmeyen ve kitaplıklarında baş köşede duran bu rehber nitelikli büyük eseri şimdi yepyeni bir formatla sizlere sunuyoruz. Eserin içinde yer alan konuların her biri, orijinal anlatımı asla bozulmadan, akıcı ve duru bir dil kullanılarak çevirisi yapıldı ve başlı başına birer kitap haline getirildi. İhyâu Ulûmi’d-Din, dört ana bölümden ve her bölüm de onar konudan oluşmaktadır. Dördüncü bölümü olan Münciyat’ın beşinci konusu “tevhid ve tevekkül” hakkındadır. İmam-ı Gazâlî şöyle der: “Muhakkak ki tevekkül, din mertebelerinden bir mertebe, yakin sahiplerinin makamlarından birmakam, mukarreplerin derecelerinin zirvelerindendir. Tevekkül, ilim bakımından müphem bir mesele olup, amel bakımından da pek zordur... Son derece kapalı olan bu meselenin üzerindeki perdeyi kaldırabilmeye ancak derin âlimlerin gücü yetebilir. O âlimler ki Allah’ın lütfuyla gözlerine hakikat nurları sürmelenmiş, bu nedenle basiret ehli olmuş ve işin hakikatine inmiş, sonra da Allah tarafından konuşturulduklarında müşahede ettiklerini ifade etmeye çalışmışlardır. Biz ise şu an bir mukaddime kabilinden, tevekkülün faziletini zikretmeye çalışacağız. Sonra kitabın ilk yarısında tevhid bahsini ekleyeceğiz. Kitabın ikinci yarısında ise tevekkülün ahvâlini ve amelini zikredeceğiz.”
114.00 ₺ -
Nefis Kalp ve Ruh
Hayat denince, akla ilk gelen biyolojik hayattır. Ama hayat biyolojik hayattan ibaret değildir. Hayata derinlemesine bakınca karşımıza manevi anlamda nefis, kalp ve ruh çıkar. İnsan, manevi anlamda nefis, kalp, ruh ve henüz adı bile konulmamış pek çok kabiliyetlerle dünyaya gelir. Bir ömür boyu bu kabiliyetleri geliştirir. Ya iyi yönde veya kötü yönde geliştirir. Bu kitap insanın hayat mertebelerine odaklı. Manevi bir bakış açısıyla, Kur’an ve Sünnet ışığı altında hayatın, nefsin, kalbin ve ruhun farklı boyutlarını ele aldı. Hayata ve hayatın mertebelerine manevi bir açıdan bakmak, problemlerin çözümü yolunda atılmış ilk adım olsa gerek.
165.00 ₺ -
Kalbin Hayret Uyandıran Halleri
İnsanın şerefi ve bütün yaratıklara kendisini üstün kılan meziyeti, Allah Teala'nın kudret ve azametini tanımaya ve O'nu bilmeye bağlıdır. Öyle bilme ki, dünyada, dünyanın güzelliği, kemali ve medar-ı iftiharıdır. Öyle marifet ki, âhiretin azığıdır, insanoğlu ancak kalbiyle Allah'ın mârifetine hazırlanabilir. Kalbin dışında herhangi bir azasıyla marifete hazırlanamaz. O halde Allah’ı bilen kalptir... Allah'a yaklaştıran kalptir. Allah için çalışan kalptir. Allah Teâlâ için gayrette bulunan, Allah Teâlâ nezdindeki sırları keşfeden kalptir. Diğer azalar ise kalbin hizmetçi ve bağlılarıdır. Kalbin çalıştırdığı aletlerdir. Efendinin, kölesini çalıştırdığı, çobanın (idareci) raiyesini güttüğü ve sanatçının aletini çalıştırdığı gibi, kalb de diğer azaları çalıştırmaktadır. Yüce Allah nezdinde makbul olan kalptir. Şu şartla ki, Allah’ın gayrısından boş ola. Allah’ın gayrısıyla dolu olduğu zaman da Allah'tan perdelenen ancak kalptir. Kalptir kendisine hitâb edilen. Allah'a yaklaşmakla mutlu...
80.00 ₺ -
Keşke Dememek İçin
Bu kitapta incelenen ayetlerde; Ölmek üzere olanlar, ölüp berzah alemine gidenler, ölümden sonra dirilenler, hesaba girip çıkanlar, cehenneme girip çıkamayanlar, mekanı cennet olmayanlar, yaptıklarına ve yaşadıklarına bin pişman olanlar konuşuyorlar. Ve adeta dirilere nasihat ediyorlar. Ve bize günahlarını, pişmanlıklarını, hüzünlerini, itiraflarını, keşkelerini anlatıyorlar. Ağıtlar, öğütler, ibretler, ikazlar bir geçit töreni yapıyor gözümüzün önünde. Bu ayetler; Doğumumuzu, ölümümüzü, yaşamımızı, hasılı kendimizi, bizimle ilgili herkesi ve her şeyi varoluşumuzun anlam ve amacı çerçevesinde yeniden tanıtıyor, tanımlıyor, anlatıyor ve anlamlandırıyor. Ve bu kitap bize diyor ki; Biz Allah'ın kullarıyız. Dünyadaki yaşamamız da ahiretteki hayatımızın tarlasıdır. "Bu dünyada diken eken ahirette gül biçmeyi ummasın."
245.00 ₺ -
Kutlu Ebeveyn Diriliş Ve İman
Bütün hamd-ü minnetler ve lütfu hidayetler Kur’anı Kerimin’de Habibi Edibi Muhammed Mustafa’sı (Sallellahu Te’ala Aleyhi ve Sellem) Efendimiz hakkında: ‘’Elbette Allah’ın sana olan fazl(-u ihsan)ı çok büyük olmuştur.’’ (en-Nisa Suresi:113)buyuran Allah’u Teala’ya mahsustur. Sınırsız salat-ü selamlar ve ta’zimü tahiyyeler: “Kıyâmet günü olduğu zaman babama ve anneme şefâat edeceğim.” (Ebu’l-Kāsım et-Temmâm er-Râzî, el-Fevâid, rakam:1095, 2/45; Muhibbüddîn et-Taberî, Zehâiru’l-‘ukbâ, 1/7; ‘Abdurrahmân es-Süyûtî, elHâvî lül-fetâvâ, 2/363; Huseyn ed-Diyârbekrî, Târîhu’l-Hamîs, 1/232; Muhammed es-Sâlihî, Sübülü’l-hüdâ, 1/253) buyuran Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in, onun tayyib ve tâhir (ak pâk) olan Ehl-i Beyt’inin ve çok uğurlu ve mübârek olan cümle sahâbesinin üzerine olsun. Emmâ ba‘d! Şu bilinsin ki; Allâh-u Tebârake ve Te‘âlâ, Kitâb-ı Kerîm’inde Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in şânını pek yüce tutmuştur. Nitekim bu hususta: ‘’(Habibim!) Biz seni bütün alemler için ancak büyük bir rahmet olarak gönderdik.’’(el-Enbiya Suresi:107) buyurmuştur. Diğer bir ayeti kerimesinde ise: ‘’Yine muhakkak ki sen elbette (mahiyeti kimse tarafından idrak edilemeyecek kadar) çok büyük olan üstün bir ahlak üzeresin.’’ (el-Kalem Suresi:4) buyurmuştur.
230.00 ₺ -
Gençlere Rehber Ve Tavsiyeler
Yeni bir dünya kurmak isteyen gençlerimiz, mutlaka iman kaynağına müracaat etmelidirler. Aksi takdirde gençlerimizin, karınlarını doyurmak, pahalı elbiseler almak, helal-haram demeden bolca para kazanmak, gezmek, gülmek, eğlenmek gibi eylemlerle tatmin olmaları mümkün değildir. Çünkü sonsuzluk için yaratılan insanın kalbi ancak Allah'ı anmakla mutmain olur. Gençlik, insanın beşerî ve fıtrî duygularının en yoğun olduğu dönemdir. Bu süre zarfında dünya hayatının bütün güzellikleri de gençlere hitap eder. Ancak akıllı bir genç, bu günlerin geçici olduğunu, bize verilmiş nefesin sayılı olduğunu bilir ve bu şuurda hareket eder. Birer araç olan dünya nimetlerini amaç haline getirmez. Kendisine bu dünyadaki varoluş gayesini unutturacak işlere kendini kaptırmaz. Nefis, istediği her şeyi tadarak tatmin olacak bir aygıt değildir. Bu sebeple her lezzet ve her zevk; devamında bir huzursuzluk, boşluk ve tatminsizlik oluşturur. Dolayısıyla gençler geçici heveslerle hayatlarını talan etmemeli, kalıcı olan ahiret yurdu için çalışmalı ve ruhlarını besleyecek işlerle meşgul olmalıdırlar. Gençlerimizin ruhlarına manevi gıda ve kalplerine şifa olması temennisiyle derlediğimiz bu eserden istifade ümidiyle...
115.00 ₺ -
Son Nefeste İman
Ölüm, Allah'ın emri, takdiri ve yaratması iledir, tesadüfen başımıza gelen bir olay değildir. Herkes ölüm emri geldiğinde Allah'a teslim olmak durumundadır. İnsan, dünyanın aldatıcı heveslerine kapılarak çoğu zaman ölüm gerçeğini unutur, arzuları istikametinde hayatını sürdürür ve aldanır. Ölüm gerçeğini hatırından çıkarmayan kul ise daima kendisini gözetip ölçülü davranır ve kazanır. Ölüm hastalığına yakalanmaktan başlayarak, sekerat, son nefes, ölüm, cenaze işlemleri, cenaze namazı ve ölüye karşı vazifelerimizle ilgili detaylı bilgiler veren Son Nefeste İman'ın içerisinde geçen bütün hadis-i şeriflerin tahriçleri yapıldı ve gerekli dipnotlar esere eklendi.
190.40 ₺ -
İslam Son Dindir
“Allah katında din, İslam’dır. Kendilerine kitap verilmiş olanlar (Yahudiler ve Hristiyanlar) ancak kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki ihtirastan dolayı ihtilafa düştüler. Kim Allah’ın ayetlerini inkâr ederse, şüphesiz ki Allah, hesabı çok çabuk görendir.” (Âl-i İmran, 3/19) “Kim, İslam’dan başka bir din ararsa o din ondan asla kabul edilmeyecektir. O, âhirette de hüsrana uğrayanlardan olacaktır.” (Âl-i İmran, 3/85) HADİS-İ ŞERİFLER “Şüphesiz ki Resullük ve Nebîlik artık sona ermiştir. Benden sonra ne Resul ne de Nebî gelecektir.” (Tirmizi, Siyer, 5) “Muhammedin nefsi kudret elinde olan Allah’a yemin olsun ki bu ümmetten herhangi bir kimse, Yahudi ve Hristiyan da olsa beni duyduğu halde,bana gönderilene iman etmeden ölürse mutlaka cehennemliklerden olur.” (Müslim, İman, 240).
130.00 ₺ -
İslam Hak Dinidir
Bütün Haklar İlahîdir, Tanrısaldır. Âlemin esasını teşkil eden haklar, Allah tarafından tespit ve tayin edilmiştir. İnsanlar hak namına hiçbir şey ihdas edemezler (yaratamazlar). Bu alanda yaptıkları tek şey, güçlerinin yettiği kadarıyla, bu hakları sahiplerine vermeye çalışmaktan ibarettir. Onu da adalet anlayışıyla yaparlar. Çok kere de hak dağıtmaya çalışanlar, haksızlık yaparlar. Kanunları yaparken objektif olamazlar. Kendi haksız kazançlarını önde tutarlar. Tarafsız olan, adil-i mutlak olan Allah Teâlâ ise, asla haksızlık yapmaz. Bu sebeple adaleti sağlayıp hak sahiplerine haklarını vermek için onun emir ve kurallarına uymak gerekir. Aksi halde hiçbir suretle haksızlıkların önüne geçilemez. “Hâlık’ın nâ-mütenâhî adı var, en başı “Hakk” Kul için ne büyük şey, hakkı tutup kaldırmak.”
130.00 ₺ -
İslam Dünya Düzenidir
“İnmemiştir hele Kur’an şunu hakkıyla bilin Ne mezarlıkta okunmak, ne de fal bakmak için.” Mehmet Akif Ersoy Dünya ve ahiret hayatımız için Kur’an’ın ne ifade ettiğini en çarpıcı biçimde anlatan bu iki mısrayı hiç unutmamalıyız. İslam dini, bizim dünya hayatımızı düzene koymak, ebedi olan ahiret hayatımızı da teminat altına almak için gönderilmiştir. Bu sebeple, bütün güzellikler, bütün kolaylıklar onda mevcuttur. Bize düşen, onu iyi anlamak, emir ve yasak ve tavsiyelerine uymaktır. Bu takdirde en kestirme yoldan, en kolay şekilde hayatımızı düzene koymuş olacağız. Hem dünya hayatımızda güçlü olacağız, mutlu yaşayacağız hem de ebedi olan ahiret hayatımızı kazanmış olacağız. Peygamber Efendimizin tatbikatına, emir ve tavsiyelerine de uymak suretiyle Kur’an’ı ve hayatı anlamaya ve yaşamaya çalışmak asıl amacımız olmalıdır. Hidayet ve muvaffakiyet Allah’tandır.
130.00 ₺ -
Dini Doğru Anlamak ve Doğru Yaşamak 2
Dinimiz İslâm’ın emirlerine karşı, itikatta ve ibadete samimi olmak zorundayız. Her ne yapıyorsak ve her nerede bulunuyorsak, Allah bizi görüyor zihnimizden geçenleri dahi biliyor. Bu gerçeğe bu şekilde iman eden hiçbir kimse yanlış yapamaz, ikili davranamaz. Sahih ve sağlam inanç böyle olur. Allah tealaya ihsan derecesinde ibadette bulunmalıyız. İhsan; Allah’ı görüyormuşcasına ona ibadette bulunmaktır. Biz onu görmesek de o bizi görüyor. Tüm iş ve işlemlerimizi bu kapsamda yapmak zorundayız. O işleri nasıl yapacağımızın kuralları da ortada ve apaçıktır. Bilgi ve belgeler elimizdedir. Uygulamalı ve tarihi geçmiş önümüzdedir. Bütün mesele onları uygulamaktadır.Aslında bu durumda dini yanlış anlama ve yanlış yapma olayı da mümkün değildir. Ancak bazı mihraklar onu yanlış anlatmakta ve müminler, yanlış yapmaya yönlendirilmektedir. Önemli olan, bunun farkında olmaktır. Mümin kişi kendi inanç ve değerlerini tartışma konusu yapanların oyununa gelmemek zorundadır. Bu hususta peygamber efendimiz buyuruyor ki; “Müminin ferasetinden (Bir bakışta olayın arka planını anlamasından) sakının. çünkü o, Allah’ın nuruyla bakar ve görür.” (Tirmizi, Tefsir el-Kur’ân Sûre 15, HN. 3127) Dinimizi doğru anlamak ve doğru yaşamak temennisi ile.
130.00 ₺ -
Dini Doğru Anlamak ve Doğru Yaşamak 1
Dinimiz İslâm’ın emirlerine karşı, itikatta ve ibadete samimi olmak zorundayız. Her ne yapıyorsak ve her nerede bulunuyorsak, Allah bizi görüyor zihnimizden geçenleri dahi biliyor. Bu gerçeğe bu şekilde iman eden hiçbir kimse yanlış yapamaz, ikili davranamaz. Sahih ve sağlam inanç böyle olur. Allah tealaya ihsan derecesinde ibadette bulunmalıyız. İhsan; Allah’ı görüyormuşcasına ona ibadette bulunmaktır. Biz onu görmesek de o bizi görüyor. Tüm iş ve işlemlerimizi bu kapsamda yapmak zorundayız. O işleri nasıl yapacağımızın kuralları da ortada ve apaçıktır. Bilgi ve belgeler elimizdedir. Uygulamalı ve tarihi geçmiş önümüzdedir. Bütün mesele onları uygulamaktadır.Aslında bu durumda dini yanlış anlama ve yanlış yapma olayı da mümkün değildir. Ancak bazı mihraklar onu yanlış anlatmakta ve müminler, yanlış yapmaya yönlendirilmektedir. Önemli olan, bunun farkında olmaktır. Mümin kişi kendi inanç ve değerlerini tartışma konusu yapanların oyununa gelmemek zorundadır. Bu hususta peygamber efendimiz buyuruyor ki; “Müminin ferasetinden (Bir bakışta olayın arka planını anlamasından) sakının. çünkü o, Allah’ın nuruyla bakar ve görür.” (Tirmizi, Tefsir el-Kur’ân Sûre 15, HN. 3127) Dinimizi doğru anlamak ve doğru yaşamak temennisi ile.
130.00 ₺ -
Namazlarımızı Bilinçaltında Kılabilmek
Zihnimizin %90’ını oluşturan bilinçaltımızda huşû içinde ve tam manasıyla namaz kılabilmek için namazı bütün kural ve yönleriyle bilinçaltımıza yerleştirmemiz oldukça önemlidir. Eğer bilinçaltımıza namazı hakkıyla kavratamazsak, namazı mükemmel bir şekilde kılamayız ve namazı kılma esnasında bilincimiz (düşünce) farklı şeylerle meşgul olmaya başlar. İnsanı tanımak ve namazda huşûyu yakalayabilmek için bilinçaltında kayıtlı bilgilerin önemi yadsınamaz. Bu yüzden kitabımızı, bilinçaltını dikkate alarak hazırlamaya çalıştık. Kitapta yer verdiğimiz örneklerin de güncel ve yaşanmış hikâyeler olmasına dikkat etmeye çalıştık. Yine konumuzla alâkalı ayet ve hadislere yer verdiğimiz gibi hadislerin de sahih hadislerden olmasına özen gösterdik. Bir Müslüman kardeşimizin bilinçaltında namazın huşû ve farkındalığını sağlamak amacıyla ele aldığımız bu eserimizi istifadenize sunuyoruz.
97.50 ₺ -
İslam Dininin Temelleri İslam'ın 5 Şartına Farklı Bir Yaklaşım
İslâm, "Kur'ân-ı Kerim'in ve Hz. Peygamber'in getirdiği kesin olarak bilinen bütün emir ve yasaklara karşı teslimiyetkâr olmaktır. "İslâm'ın beş şartı" ifadesi ise بني الإسلام على خمس [İslâm beş esas üzerine kurulmuştur.] hadisinin Türk kültürüne intikal etmiş hâlidir. "İslâm'ın 5 şartı" olarak terimleşen kelime-i şehâdet, salât, zekât, oruç ve hac; İslâmiyet sarayının, başka türlü ayakta kalamayacağı, olmazsa olmaz temelleridir. Bunlar üzerinde yükselen, bunlara bağlı daha nice ibadet (teslimiyet) söz konusudur.
162.50 ₺ -
İman Amel İlişkisi
İman-amel ilişkisi sorununa Kur’an-ı Kerim ekseninde cevap aramanın ne denli önemli olduğu aşikârdır; ancak iman-amel ilişkisi Kur’an açısından ele alınacaksa, imanın ve dinin gayesi ışığında işlenmeli; iman-amel etkileşimi açısından tahlil edilmeli; iman ile amelin birbirlerine ne tür bir etkide bulunduğu ortaya konmalıdır.
234.00 ₺ -
Müslümanın Şahsiyeti
Hayatın içinde, yaşanan din için kılavuz niteliğinde bir eser. Hanifi Akın, açıklamaları ve yorumlarıyla Müslüman olmanın çizgilerini sahih kaynaklar eşliğinde anlatıyor.
27.20 ₺ -
Namazın Sırları Ahmet Altun
İslam'ın ilk farzı, Hz. Peygamberin ümmetine son vasiyeti ve semada emredilen tek farzı olan namaz, Allah'a imandan sonra en büyük hakikattir. Dinin direği. İslam'ın ve Müslümanların sembolüdür. Bütün iyiliklerin kaynağı, bütün ibadetlerin özü ve özeti olan namaz bütün peygamber ve ümmetlere farz kılınan bir ibadettir.
32.50 ₺ -
Namazı Yaşamak
Günümüz Müslümanları ve özellikle de Türkiye Müslümanları, namazın önemini ve güzelliklerini yeterince bilmediği gibi onun olmazsa olmaz bir ibadet olduğunun da bilincinde değiller. İnanıyoruz ki, Müslümanları, namazın diğer ibadetler dahil olmak üzere üzerlerine düşen tüm İslami vecibelerin uygulanmasına da zemin hazırlayarak din binasını bir bütün halinde inşa eden ve hayatın tüm alanlarını kuşatarak muazzam bir umrana/medeniyete vücut veren mucizevi dönüştürücü özelliğini keşfedip dosdoğru namazlar kılmayı başardıkları zaman tekrar ayağa kalkacaklardır. Bir başka ifade ile Ümmet-i Muhammed'in yeniden tarihin öznesi haline gelmesini sağlayacak olan topyekün dirilişimiz namazı yaşamamıza yani namazla dirilişimize bağlıdır.
91.00 ₺ -
Kurana Göre İnsan ve Sorumlulukları
Yüce Allah'ın yeryüzünde halifelik görevini yerine getirmek üzere üstün bir donanıma sahip olarak yarattığı insan, yapıp ettiklerinin sonuçlarından sorumlu tutulsun diye özgür bırakılmıştır. Buna göre insanın sorumluluğu özgürlüğünün bir sonucudur. Bunun da Allah katında tek bir karşılığı vardır, o da insanın yaratanına karşı kulluk görevini yerine getirmesidir. Zira insanın Allah'a karşı sunacağı kulluk, esasen Allah'ın ona olan sonsuz ihsan ve ikrâmlarına karşılık bir nevi şükrân borcudur. Yapılan iyiliklere karşı nankörlük etmeyip aksine şükrünü yerine getirmek ise, ancak fıtratı bozulmamış insan için söz konusudur. İyiliklerin ve güzelliklerin gerçek kaynağı da Allah olduğuna göre, O'na kulluk etmenin olumsuz şekilde cereyan etmesi tabii ki, vicdanının sesini dinleyen insan için hiç de hoş bir durum değildir. O halde insan, nimete mazhariyetinin bir sonucu olarak büyük bir sorumluluk taşımaktadır. İşte bu çalışma insanın sözünü ettiğimiz sorumluluklarının neler olduğunu ortaya koymak üzere kaleme alınmıştır.
22.75 ₺ -
İslam İbadet Esasları
İslam hukukunun klasik tasnifinde ibadetler önemli ve öncelikli bir yere sahiptir. Bu sebeple fıkıh kitapları genellikle ibadet bölümü ile başlar. Diğer taraftan önemine binaen ibadetler esas alınarak yazılan fıkıh kitaplarının yanı sıra birçok ilmihal ve ibadet esasları kitabı yazılmıştır. Ancak her birinin hitap kitlesi ile öncelediği konular ve muhteva farklılık arz etmektedir. Elinizde bulunan bu kitap, farklı bir üslup ve muhteva ile sizlere arz edilmektedir. Bu kitabın benzerleri arasındafarklı sayılabilecek bazı yönleri şunlardır: Konulara ait temel bilgiler Hanefi mezhebi esas alınarak, gerekli yerlerde delil ve kaynaklarına da işaret edilerek sunulmaktadır. Diğer fıkıh mezheplerinin özellikle Şafiilerin görüşü geniş tartışmalara girmeden zaman zaman karşılaştırmalar yapılarak verilmektedir. Bunun yanında görüş ayrılığı olan hususlar çoğunlukla dört sünni mezhep dikkate alınarak verilmektedir. Kitabımız, hızlı anlamayı sağlamak amacıyla kolay bir üslupla yazılmış, bilgiyi kalıcı hâle getirmek için de tablolarla desteklenmiştir. Yer yer metin içinde yer verdiğimiz kutularla da pratik bilgilere dikkat çekilmiştir. Her konunun başında hazırlık sorularına, sonunda ise Konu Tarama Testlerine yer verilmiştir.
247.00 ₺ -
Hayatın Anlamı İman
İman, 'inanç olarak bağlanma ve boyun eğme' anlamlarını kapsadığı gibi, buyruk ve yasaklara uymayı da içerir. Şer'î teblîğât sadece haber veriliyorsa iman, bu haberi doğru kabul etmekten ibaret olur; ancak bir şeyin emredilmesi ya da yasaklanması söz konusu ise iman, insanın o emir ve yasağa iç dünyasında tam olarak boyun eğmesidir. Bir şeyin zarurî ardılının ortada olmayışı, o şeyin kendisinin de mevcut olmadığına işarettir. İman da kökü kalbin derinliklerinde olan ve yapılan işlerle teyit olunan bir şey olduğuna göre, 'fiilen işleme'nin imana dâhil mi olduğu, yoksa sadece zarurî olarak onu takip eden bir şey mi olduğu tartışması lâf kalabalığına dönüşür. Bununla birlikte, tıpkı iman gibi zihnî altyapısı ve hissî üstyapısı ile imansızlığın da bir karakteristiği vardır. İman sahibi olmak bu boyutların net olarak gerçekleşmesine bağlı olduğu kadar, imansızlık da dinî ilke ve kutsallara karşı istiğnâ, istikbâr, istihfâf, tuğyân, bağy gibi boyutların gerçekleşmesine bağlıdır. Dolayısıyla, dinî emir ve yasaklara riayetsizlik olarak nitelendirebileceğimiz amel zaafını imansızlıkla damgalayıp sahibini tekfir etmekte acele edilmemelidir; Kur'ân'da bu gibi tutumlara kâh fâsıklık kâh münafıklık kavramı uygun görülmüş; ancak sahipleri, İslâm toplumundan dışlanmamıştır.
195.00 ₺ -
İmamı Rabbani ve Yolundakilerde Namaz
Namazın hakîkati, ma’nâsı ve feyizleriyle alâkalı velâyet kemâlâtının üstünde ve ötesinde nübüvvet kemâlâtı ile alâkalı olduğundan ve dinin esası mezkûr nübüvvet kemâlâtına dayandığından ve bu kemâlât bunda büyük mertebe ve söz sahibi olan İmam-ı Rabbânî hazretleri ile tekrâr ortaya çıktığından, kitabın ismini İMAM-I RABBÂNÎ VE YOLUNDAKİLERDE NAMAZ verdik. İmam-ı Rabbânî hazretlerinin hocalarından, asrımızdaki Seyyid Abdülhakîm Efendi [vefâtı h.1362 – m.1943] hazretlerine kadar elde edebildiğimiz küçük büyük, az çok, yazılı sözlü bütün vesîka ve ma’lûmâtı bu kitaba derc eyledik. Mevzûyu tamamlamak ve yeri gelmişken mütemmim bilgi vermek için, zaman zaman bu hududun dışına çıkmış olsak da, çok faydalı bilgiler olduğu için takdire şayan karşılanır ümidindeyiz. Kısaca şöyle diyebiliriz ki, namaz hakkında bu kitabda çok şeye mutalli’ olacaksınız. Süleyman Kuku
385.00 ₺ -
Hanefi Mezhebinde Namaz
Sevgili kardaşlarım! Bu risâlemizde, büyük emir olan namazdan bahsedeceğiz. İçinizde namazı bilmeyen yoktur. Ama ilminden, amelinden, fazîlet, ehemmiyet, esrâr ve hakîkatlerinden ne kadar bahsedilse, o kadar hoş ve tatlı oluyor. Maksadımız namazı tanıtmak, sevmek ve sevdirmektir. Bu sohbeti dinledikten sonra içinize namazı daha iyi öğrenmek, farzlarına, vâciblerine, sünnetlerine, müstehablarına, müfsid ve mekrûhlarına daha çok dikkat etmek arzûsu düşerse, namaz hakkında yazılmış kıymetli kitablardan birkaçını okursunuz. Çünkü namaza âid mes’eleler çoktur ve bilinmesi lâzımdır.
87.50 ₺ -
Ailemizle 52 Derste İnanç Esasları
Bu kitap; Kur'ân Işığında Ailemizle 52 Ders, Hadisler Işığında Ailemizle 52 Ders ve Ailemizle 52 Derste Ahlak ve Ailemizle 52 Derste Peygamberimizin Hayatı kitaplarının bir devamıdır. Bu kitapların amacı; evde, okulda, camide ya da işyerinde her hafta bir konuyu sohbet tadında okuyarak, hem İslam'ı öğrenmek, hem de okuyuculara kitap okuma alışkanlığı kazandırmaktır. Seride yer alan her bir kitap, yılın 52 hafta olduğundan hareketle 52 konudan oluşmaktadır. Her bir konu aile fertleri, arkadaş grubu ile birlikte sesli olarak okunması esasına dayanmaktadır. Konular, ortalama yarım saatlik bir zaman diliminde okunabileceği göz önünde bulundurularak hazırlanmıştır.
227.50 ₺ -
Amentü Şerhi Feraidül Fevaid
Çeviri esnasında kitabın ifâdesine hiç dokunulmamış, ancak sâdeleştirme yapılmıştır. Bu bakımdan halkımızın anlıyacağı ve çok istifade edecekleri bir kitâbdır. Hele sonsuz seadeti elde etmeğe vesîle olan Ehl-i Sünnet vel-cemaat itikadını, îmânın altı şartını en sağlam delillere dayanarak, bir mes’elede çeşitli rivayet ve haberleri alarak, Cennet ve Cehennemi uzun uzun, âyet ve hadîslerle göz önüne sererek, birinden kaçmağı, diğerine kavuşmağı teşvîk ederek bildirdiği için, kıymeti siz okuyucuların takdirine bırakılıp, bu kıymetli bilgilerle baş-başa kalınız diyorum. imân denizine dalınız. En kıymetli eşsiz inciler alınız. Sonsuz seâdet ve devlete kavuşup, Cennette nimet ve ihsan içinde, sonsuz yaşayınız. Feraid-ül Fevaid Fi Beyan-il Akaid
175.00 ₺ -
İman ve Küfür
Bazı zümrelerce kasıtlı olarak unutturulmaya çalışılsa da iman, tabi olarak küfrün reddini ihtiva eder. O yüzden de "Küfürden teberri etmek" -yani kalben küfrü reddeden kimsenin, ihtiyaç olduğunda bunu lisanen beyan etmesi- iman edebilmek için bir zarurettir. Neşrini yaptığımız el-Fevâidü'l-Mühimme fî Beyâni İştirâti't-Teberri fî İslâmi Ehli'z-Zimme isimli bu eser günümüzde ihmal edilen bu çok mühim mevzuun tedkikini yaptığı için büyük bir ehemmiyeti haizdir. Ancak bu risalenin asıl ehemmiyetii asrımızın bir büyük fitnesini deşifre etmesindedir; 'Cennete girmek için Müslüman olmaya gerek yoktur' herzesinin zimnen kabul ettiği 'küfre rıza'. Bu risale sayesinde; öncesinde ehli küfre tebliğ ve davet muhtevası ile takdim edilen, zamanla kasıtlarının aslında ehli küfre kendilerine eşit olarak gördükleri ikili görüşme faaliyetleri olarak yorumladıkları anlaşılan, sayesinde her dinin kurtuluşa ereceği şekilde bir herzenin müdafaasının yapılabildiği, hatta 'Hristiyan olun! Boşu boşuna namaz külfetine girmeyin' telkinlerini yapan insan görünümlü mikropları üreten habis bir ur haline gelen 'diyalog' kavramının bu haliyle asrın fitnesi haline gelen 'küfre rıza'nın bir türü haline geldiği anlaşılacaktır. İfrat - Tefrit Arasında İman ve Küfür - Müslüman Olabilmek İçin Küfürden Beri Olduğunu Açıklama Şartı - Siraç Yayınevi
180.00 ₺ -
Ehli Sünnetin Müdafaası Şiaya Reddiye
Okunduğunda anlaşılacağı üzere Redd-i Şî‘a (Revâfız) Risâlesi, belirli bir risaleye cevap ve reddiye olarak hazırlanmıştır. Dolayısıyla bütün hatlarıyla değil, o risalede geçen meseleleri içine alan bir reddiyedir. Ancak bu fırka hakkında etraflı bilgisi olmayan ilme yeni başlayanlar için bir mukaddime olmaya gayet elverişlidir. Bununla birlikte İmam-ı Rabbânî Kuddise Sirruhû’nun bu husustaki derin ilminden daha fazla istifade etmek için Mektûbât’ta geçen diğer reddiyeler de tercüme edilmiştir. Böylece bu risale, ilave edilen mektuplarla teyit edilmiş, zikredilmeyen meseleler de etraflıca tamamlanmıştır. Şî‘a hakkında Telif heyetimiz tarafından daha geniş bir reddiye ile başka cevaplar da hazırlanacaktır. Diğer Ehl-i Sünnet dışı cereyanlara karşı da cevap hazırlamaya devam edilmektedir. Bunlar -inşaallah- en kısa zamanda siz değerli okuyucularımıza ulaşacaktır. Rabbim bu hususta bizlere tevfîkıni yâr edip, bidat fırkaların şerlerinden bütün Ümmet-i Muhammed’i muhafaza buyursun. Âmin. Aslı Farsça olan bu eserin iki Farsça nüshasından ve bir Arapça tercümesi olmak üzere üç nüshadan tercüme edildi. Bunlar: 1. Farsça nüshalarından biri 15 Aralık 1964 yılında Pakistan’ın Lahor şehrinde İdare-i Sa‘diyye-i Müceddidiyye Matbaası tarafından neşredilen ve Te’yidi Mezhebi Ehli Sünne diye isimlendirilen nüshadır. Metin olarak diğerine göre daha tam ve tahkik edilmiş olduğundan çalışmamızda bu nüshayı asıl olarak kabul ettik. 2. İkinci nüsha ise Prof. Gulam Mustafa Han tarafından neşre hazırlanıp, 2011 yılında İstanbul’da Hakikat Kitabevi’nin Te’yidi Ehl-i Sünnet ismiyle ofset yoluyla neşrettiğidir. Dipnotlarda bu nüshayı ‘F nüshası’ remziyle belirttik. 3. Arapça’ya çevrilmiş olan, yine Hakikat Kitabevi’nin, Risâletü Reddi’r-Revâfız Pakistan baskısından ofset şekliyle 1992 yılında İstanbul’da neşredilen nüshadır. Bu nüshayı ‘A nüshası’ remziyle belirttik.
25.00 ₺