-
İslam Tıp Tarihi
Vahyin ilk emrini şiar edinen İslâm toplumu, tarih boyunca çeşitli sahalarda sürekli gelişmeler gösteren bir medeniyet inşa etmiştir. Bu medeniyetin ortaya çıkardığı âlimler ve onların fikirleri, buluşları, eserleri ise insanlığın ortak mirasının yadsınamaz parçaları haline gelmiştir. Elinizdeki kitapta başlangıcından XIII. yüzyıla kadarki süreci ele alınan İslâm tıbbı ise İslâm medeniyeti içerisinde en hızlı gelişen sahalardan biri olmuştur. İslâm dünyasında en çok tanınan ilim adamları arasında tabiplerin olduğunu görmek bu sebeple hiç de şaşırtıcı değildir. Hz. Peygamber’in tıp ve tedaviyle ilgili hadisleri, eczacılık gibi tıp alanlarının ilerlemesine başlangıç oluşturmuştur. “Her hastalığın bir ilacı ve tedavi yöntemi vardır,” mesajını peygamberlerinden alan Müslüman tabipler, bu prensibi benimseyerek “Hikmet Müslüman’ın yitik malıdır, onu gördüğü yerde alır,” düsturuyla kadim tıp öğretilerinden de istifadeyle muazzam gelişmelere imza atmışlardır. Müslümanların tıp ilmindeki başarıları yalnızca Ortaçağ’da değil, Avrupa aydınlanma çağından sonra on yedinci yüzyıla kadar etkisini sürdürmüştür. Nitekim Batı dünyasının tıp ile ilgilenmeye çalıştığı dönemlerde, İslâm dünyası çoktan zirveye ulaşmış hatta doyum noktasına gelmiştir. İslâm Tıp Tarihi, asırlarca farklı coğrafyalara hükmetmiş, bir yandan da ilmî çalışmalarda öncü olmuş bir medeniyetin temsilcilerinin nasıl vahyin gölgesinde yeşerdiğini, kadim kültürlerin birikimlerini nasıl bu gölgede harmanlayarak ileriye taşıdıklarını gösteren detaylı bir inceleme. İslâm medeniyetinin tarihî boyutları ve Batı medeniyeti ile karşılaşmalarının ortaya konmasıyla başlayan çalışmada, kronolojik olarak Antik dönem ve İslâm öncesinden başlanarak Hz. Peygamber devri ile sonrasında Emevîler, Abbâsîler ve Endülüs Emevîleri’nde tıp ve tabipler konu ediliyor. Beytü’l-Hikme’de yapılan ilk tercümeler, inkişaf devrinin ardından İbn Sînâ ile gelen yükselme dönemi, İslâm coğrafyasında yaşamış, eser vermiş, keşiflerde bulunmuş tabiplerin hayatları ve eserleri ayrıntılı olarak ele alınıyor. Başta İbn Sînâ, İbn Rüşd, Ebû Bekir er-Râzî ve İbnü’n-Nefîs gibi meşhur ve birçok ilke imza atan Müslüman tabiplerin tıp ve eczacılık çalışmaları olmak üzere İslâm tıp tarihinin yüzlerce yıllık serüvenini anlatan bu kitap, birinci el kaynaklara dayalı olarak yazılan Türkçedeki en kapsamlı eser olma hüviyetini de taşıyor.
629.30 ₺ -
Allahım Sorularım Bitmedi
Prof. Dr. Soner Duman'ın 2020 senesinde hediye ettiğimiz "Allahım Sorumlar Var" isimli eseri büyük ilgi gördü, merakla okunmaya devam ediyor. Şimdi de yine kıymetli hocamızın kaleminden "Allahım Sorumlarım Bitmedi" diyerek gençlerin gönlünü bulandıran, merakını celbeden birçok soruya bilgiyle, özenle ve hikmetle cevaplar sunmaya devam ediyoruz. Hayatın içinden örnekler, akıcı bir üslup ve samimi bir eda, adeta kol kola girecek sizlerle, sadece zihninize değil gönlünüze de dokunacak.
273.75 ₺ -
Hidayet Yıldızları Serisi 8 Kitap Set
Hidayet Yıldızları, Resûlullah’ın (sav) yakınında yetişen ve İslam tarihine yön veren seçkin sahabilerin hayatlarını genç okurlarla buluşturan kıymetli bir seridir. Bu eserlerde; hakikati aramak uğruna uzun yollar aşan Hazreti Selman-ı Fârisî’den, özgürlük ve sadakatin sembolü Hazreti Ebu Zer el-Gıfârî’ye; Peygamber Efendimiz’e (sav) evini açan Hazreti Ebu Eyyûb el-Ensârî’den, ilmi ve hizmetiyle örnek olan Hazreti Enes bin Mâlik’e kadar birçok mümtaz şahsiyetin hayatı ele alınmaktadır. Hazreti Necaşî’nin vefası, Hazreti Hind’in hidayet sonrası mücadelesi, Hazreti Hassan bin Sâbit’in iman uğruna sözüyle verdiği mücadele ve Hazreti Amr bin el-Âs’ın dava şuuru da bu serinin ana duraklarını oluşturmaktadır. Kur’an, sahih sünnet ve güvenilir tarihî kaynakların ışığında hazırlanan Hidayet Yıldızları, sahabileri önyargılardan uzak, kendi çağları ve şartları içinde tanımaya davet ediyor. Her bir kitap; iman, sadakat, cesaret, ilim, hizmet ve mücadele gibi değerleri örnek hayatlar üzerinden anlatırken, bugünün okuyucusuna da hayatını aydınlatacak güçlü mesajlar sunuyor.
828.00 ₺ -
Kısası Enbiya Osmanlıca
Asırlardır ilim halkalarında okunan klasik bir eser, orijinal Osmanlıca baskısıyla yeniden okuyucusuyla buluşuyor. Kısas-ı Enbiyâ, Hz. Âdem’den başlayarak Hz. Muhammed’e (sallallahu aleyhi ve sellem) kadar gönderilen peygamberlerin hayatlarını, tebliğ mücadelelerini, sabırlarını ve ümmetlerine bıraktıkları ibret dolu mirası anlatan İslam kültürünün en kıymetli klasiklerinden biridir. Kur’ân-ı Kerîm’de yer alan kıssalar başta olmak üzere İslâmî kaynaklardan derlenen bu eser, yüzyıllar boyunca medreselerde ve ilim meclislerinde temel başvuru kitaplarından biri olarak okunmuştur. (TDV İslâm Ansiklopedisi) Bu baskı, eserin Osmanlı Türkçesiyle yayımlanmış orijinal metnini muhafaza ederek, klasik metinlerle doğrudan buluşmak isteyen araştırmacılar, koleksiyonerler, akademisyenler ve Osmanlıca meraklıları için hazırlanmıştır. Eserin Öne Çıkan Özellikleri * Osmanlı Türkçesi orijinal metin * Klasik baskı düzeni ve özgün sayfa yapısı * Peygamber kıssalarını tarihî ve dinî kaynaklar ışığında ele alan zengin içerik * Osmanlıca öğrenenler ve klasik metin araştırmacıları için önemli bir kaynak * Kütüphaneler ve koleksiyonlar için değerli bir eser Geçmişten günümüze ulaşan bu kıymetli eser, yalnızca peygamberlerin hayatlarını anlatmakla kalmaz; iman, sabır, teslimiyet, adalet ve güzel ahlâk gibi insanlığa rehber olan değerleri de nesilden nesile aktarır. Osmanlı ilim geleneğinin izlerini taşıyan bu orijinal baskı, klasik eser meraklıları için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı niteliğindedir.
175.00 ₺ -
İslamda Mezhepler ve Düşünce Tarihi
İslam’da Mezhepler ve Düşünce Tarihi İslam düşünce tarihinin şekillenmesinde önemli bir yere sahip olan mezheplerin ortaya çıkışını, gelişim süreçlerini ve temel görüşlerini anlamak; İslam medeniyetinin düşünce dünyasını daha yakından tanımak açısından büyük önem taşır. İslam’da Mezhepler ve Düşünce Tarihi adlı bu eser, İslam tarihinde ortaya çıkan mezheplerin hangi şartlar altında doğduğunu, tarihî süreç içerisinde nasıl geliştiğini ve temel fikirlerinin neler olduğunu anlaşılır ve akıcı bir üslupla ele almaktadır. Eserde, mezheplerin ortaya çıkışında etkili olan siyasî, sosyal, kültürel ve fikrî sebepler üzerinde durulurken, farklı düşünce ekollerinin İslam düşüncesindeki yeri ve etkileri de kapsamlı bir şekilde değerlendirilmektedir. Böylece okuyucu, yalnızca mezheplerin isimlerini ve görüşlerini öğrenmekle kalmayıp, onların ortaya çıkmasına zemin hazırlayan tarihî şartları da bütüncül bir şekilde kavrama imkânı bulmaktadır. Açık ve anlaşılır anlatımı sayesinde konuya yeni başlayan okuyucuların rahatlıkla takip edebileceği eser, aynı zamanda İslam düşünce tarihi ve mezhepler konusuna ilgi duyanlar için faydalı bir başvuru kaynağı niteliğindedir. İslam düşüncesinin tarihî gelişimini, farklı mezheplerin ortaya çıkış sebeplerini ve temel fikirlerini daha yakından tanımak isteyen herkes için İslam’da Mezhepler ve Düşünce Tarihi, ufuk açıcı ve öğretici bir okuma sunmaktadır.
175.00 ₺ -
Tabakatü'l Kübra Veliler Ansiklopedisi
Tabakâtü’l-Kübrâ, İslam tasavvuf tarihinde önemli yere sahip velîlerin (Allah dostlarının) hayat hikâyelerini, kerametlerini, ahlak ve yaşayışlarını anlatan biyografik bir eserdir. Eser, özellikle tasavvuf büyükleri hakkında bilgi edinmek isteyenler için temel kaynaklardan biridir. Eserin müellifi, Ahmed b. Ali el-Şa‘rânî (ö. 973/1565), 16. yüzyıl Mısır'ında yaşamış büyük bir sûfî ve âlimdir. Şa‘rânî, hem zahirî ilimlerde hem de bâtınî (tasavvufi) ilimlerde derinleşmiş bir isimdir. Peygamber Efendimiz’den sonra yaşamış evliyâullahın hayatlatlarını Yaşadıkları dönemler, menkıbeler, kerametler Sûfî yolları ve tarikat mensuplarının özellikleri Tasavvufî öğütler, ahlakî dersler Bu eser, hem tarihî bir kaynak hem de manevî rehberlik sunan bir eserdir. Tasavvufî hayatı benimseyenler ve evliyâların hayatını merak edenler için klasikleşmiş, güvenilir bir eserdir. Erkam Yayınları tarafından kaliteli bir baskı ile yayımlanmış, genellikle 4 cilt hâlinde sunulan bir settir. et-Tabakâtü'l-Kübrâ, Türkçemize merhum Abdülkâdir Akçiçek tarafından tercüme edilmiş ve bugüne kadar da muhtelif baskıları yapılmıştır. Yayınevi olarak, tekrar yayımlanması gerektiğine inandığımız bu kıymetli eser, daha önce M.Ü. İlahiyat Fakültesi öğretim görevlilerinden muhterem Nedim Yılmaz ve Ahmed Tobay tarafından, Arapça aslıyla karşılaştırılarak yeniden tetkîk edilip neşre hazırlanmıştır. Erkam Yayınları olarak, eserin telif haklarını Bedir Yayınlarından alarak yeniden neşre hazırladık. Titiz bir editörlük çalışması ile anlaşılmayan kelimelerin yerine daha güncel ve anlaşılır kelimeler koyduk. İmlâ hatalarını ortadan kaldırmaya çalıştık. Alanında uzman hocalara birkaç defa okuttuk. Neticede böyle güzel bir eser ortaya çıkmış oldu. } Eserin neşrinde gayreti olan Erkam Yayınları yayın yönetmeni Salih Zeki Meriç'e, okumaları yapan Halil İbrahim Kurucan'a, Mustafa Eriş Bey'e, Kürşat Yaman'a ve tasarımı yapan Halil Ermiş'e teşekkürü bir borç biliriz. Başta ve sonda, Âlemlerin Rabbi Allâh'a hamdolsun.
2007.50 ₺ -
Hadis Tarihinde Muhaddis Sufiler
Bu çalışmada, tasavvuf tarihinde önemli ve farklı bir yeri olan, H. IV./M. X. asırda yaşamış ve hadisle ilgilenmiş zâhid ve sûfîlerle, sûfî meşrebli muhaddisler incelenmiş; onların hadis anlayışları ile kullanmış oldukları hadislerin durumları ele alınmıştır. Böyle bir çalışma iki yönden önem taşımaktadır: Evvelâ, sûfîlerin hadis anlayışları, hadisçilere ve hadis ilimlerine karşı tavırları ile, bilhassa konularıyla ilgili seçmiş oldukları hadislerin durumları hep merak konusu olmuştur. Çünkü bu kesime mensub kimselerden bazılarının iyi niyetle de olsa, hadisçiler tarafından şiddetli bir şekilde tenkit edilen hadis uydurma faaliyetine adlarının karıştığı tarihen tespit edilmiştir. Böyle bir uygulama hepsinde var mıdır, yoksa ilgilenmiş oldukları alanda zayıf hadisle amele yumuşak bakılması mı buralara götürmüştür, ya da cehalet mi bunda etkili olmuştur? Hadis ilimleriyle iştigal edenlerde de bu hata görülmekte midir? İşte, benzer hususlar hep merak edilmiştir. Ayrıca; tetkik edilen asrın, tasavvuf tarihinde farklı bir yeri vardır. Bu asırda, daha önce başlatılan ve tasavvufa Kur'ân ve Sünnet'ten kaynak bulma, tasavvufu Sünnî bir temele oturtma gayretleri olgunlaşmış ve ürünleri alınmaya başlamıştır. Nitekim Sünnî tasavvufun temel kaynakları bu dönemde kaleme alınmıştır. Tasavvuf, aynı zamanda, yine bu asırda, ricali ve kaynakları ile müstakil bir ilim olma çabası içerisindedir. Yukarıda değindiğimiz meselelere ışık tutmayı hedefleyen bu eser, H. IV./M. X. asırdaki muhaddis sûfîleri ile sûfî muhaddislerinin tesbiti cihetine giderek, tasavvuf-hadis münasebetinin ortaya konulmasına yardımcı olmayı hedeflemektedir.
189.00 ₺ -
Abdülhayy el Leknevi
İslam coğrafyası tarih boyunca hiçbir zaman kendihaline bırakılmamış; maddî zenginlikleri kadarmanevî (ilmî, kültürel, fikrî) zenginlikleri de Batıdünyasının her zaman ilgisini çekmiştir. Batıdünyasının sınır tanımayan hegemonyası vetaarruzu karşısında sürekli müdafaa hattında kalanİslam coğrafyası, rızası olmamasına rağmenüzerinde operasyon yapılan ameliyat masasındakibir hasta gibi sonu gelmeyecek bir mağduriyet,mahrumiyet ve çoğu zaman da mahkumiyetemaruz kalmıştır. Günümüz dünyasında işgal etmekistediği yerleri “özgürlük getirme-demokrasigötürme” maskesinin arkasına saklanarak işgaleden Batı dünyası, 17. yüzyılda da Hint AltKıtasında “ticaret yapma ve refah seviyesiniartırma” kisvesinin ardına sığınmış; misafiriolduğu bölgelerin yegâne sahibi ve mâliki olduğu-nu iddia etmiştir.Modernitenin ilk adımlarını attığı ve İslamdünyasının günümüze kadar karşı karşıya kalacağıbirçok fikrî akımın da beşiği olan bu coğrafyanıntüm hengamesini kısa ömrüne sığdırdığı onlarcaeserinde teneffüs ettiğimiz Abdülhayy el-Leknevî,Hanefî mezhebi ve Ebû Hanîfe özelinde yaptığıbirçok müdafaa ve izahatında umûmî manada sahihİslam’a ve ilmî mirasımıza isnat edilen tümithamlara karşı paratoner görevi icra eden öndegelen isimlerden ve önemli âlimlerimizden biridir.Bu çalışmada tenkit yerine tahkirin, takdir yerinetakdisin ikâme edildiği; itidal hüviyetinin ifrat vetefrit ikileminde dejenere olup taassup olgusunamaruz kaldığı bir ortamda, tüm yetkinlik ve yeterli-liğine rağmen olası bir fitne ve ihtilafa sebebiyetvermemek için toplumsal gerçekliği ve ihtiyaçlarıön planda tutan Leknevî’nin günümüzde birçokalgıyı yıkacak türden duruşuna tanıklık edeceğiz. Connect Prof © tarafından yayınlanmıştır.
196.00 ₺ -
365 Günde Peygamberler Tarihi (Fleksi Cilt)
İlkokula yeni başlayan bir öğrenci olsak harfleri öğrenmek, rakamları tanımak için öğretmene ihtiyaç duyarız. Sözgelimi bir elektronik cihaz aldığımızda nasıl kullanılacağını bilmediğiniz için bir bilene danışırız. Önemli bir tarihi geziye çıktığımızda bir rehber ararız. Peygamberler tüm insanlara Cennete giden yolu göstermek için görevlendirilmiştir ve üstün kabiliyetlerle donatılmıştır. Allah; onları ahlakı ve yaşantısı yönünden insanlara örnek olması için görevlendirmiştir. İnsanlar, onların anlattığı bu güzel kurallara her zaman ihtiyaç duymuştur. Geçmişte olduğu gibi günümüzde de onların anlattıkları biz insanlar için çok önemlidir. Bu sebeple onları daha yakından tanımalıyız. Unutmayalım ki o seçkin insanları tanıyıp, onlar gibi yaşadıkça çok mutlu olacağız.
420.00 ₺ -
Cemaziyelahir
HİCRİ AYLAR | CEMÂZİYELEVVEL Bütün ibadetlerde ve dinî faaliyetlerde hicrî aylar esas alınır. Hac, oruç, zekât, kurban ve bayramlar hep hicrî aylara göre tespit edilir. Mesela hac zilhicce ayında yapılır, oruç ramazan ayında tutulur, ramazan bayramı şevval ayında kutlanır. İslâm âlemi için böylesine ehemmiyeti olan hicrî takvim sistemi, biz Müslümanların hayatına birçok cihetten yön verir. Bu sebepten de hicrî ayların öneminin ve bu aylarda yaşanan olayların bilinmesi çokça mühim bir konudur. Semerkand Yayınları’ndan çıkan "Hicrî Aylar” serisi böylesi bir ihtiyacı karşılamak üzere yayına hazırlanmıştır. Cemâziyelâhir isimli eserde hicrî aylardan biri olan cemâziyelâhirde öne çıkan olaylar kaleme alınmıştır. Kısa ve öz şekilde aktarılan hususlar, bu ayın öneminin idraki noktasında oldukça faydalı olacaktır.
98.00 ₺ -
Şaban
Şaban Bütün ibadetlerde ve dinî faaliyetlerde hicrî aylar esas alınır. Hac, oruç, zekât, kurban ve bayramlar hep hicrî aylara göre tespit edilir. Mesela hac Zilhicce ayında yapılır, oruç Ramazan ayında tutulur, ramazan bayramı Şevval ayında kutlanır. İslâm âlemi için böylesine ehemmiyeti olan hicrî takvim sistemi, biz Müslümanların hayatına birçok cihetten yön verir. Bu sebepten de hicrî ayların öneminin ve bu aylarda yaşanan olayların bilinmesi çokça mühim bir konudur. Bu kitapta hicrî aylardan biri olan Şaban’da öne çıkan olaylar kaleme alınmıştır. Kısa ve öz şekilde aktarılan hususlar, bu ayın öneminin idraki noktasında oldukça faydalı olacaktır.
98.00 ₺ -
Ramazan
Ramazan Bütün ibadetlerde ve dinî faaliyetlerde hicrî aylar esas alınır. Hac, oruç, zekât, kurban ve bayramlar hep hicrî aylara göre tesbit edilir. Mesela hac zilhicce ayında yapılır, oruç ramazan ayında tutulur, ramazan bayramı şevval ayında kutlanır. İslâm âlemi için böylesine ehemmiyeti olan hicrî takvim sistemi, biz müslümanların hayatına birçok cihetten yön verir. Bu sebepten de hicrî ayların öneminin ve bu aylarda yaşanan olayların bilinmesi çokça mühim bir konudur. Elinizdeki kitapta hicrî aylardan biri olan ramazanda öne çıkan olaylar kaleme alınmıştır. Kısa ve öz şekilde aktarılan hususlar, bu ayın öneminin idraki noktasında oldukça faydalı olacaktır.
126.00 ₺ -
Şevval
HİCRİ AYLAR | ŞEVVAL Bütün ibadetlerde ve dinî faaliyetlerde hicrî aylar esas alınır. Hac, oruç, zekât, kurban ve bayramlar hep hicrî aylara göre tesbit edilir. Mesela hac zilhicce ayında yapılır, oruç ramazan ayında tutulur, ramazan bayramı şevval ayında kutlanır. İslâm âlemi için böylesine ehemmiyeti olan hicrî takvim sistemi, biz müslümanların hayatına birçok cihetten yön verir. Bu sebepten de hicrî ayların öneminin ve bu aylarda yaşanan olayların bilinmesi çokça mühim bir konudur. Elinizdeki kitapta hicrî aylardan biri olan şevval'de öne çıkan olaylar kaleme alınmıştır. Kısa ve öz şekilde aktarılan hususlar, bu ayın öneminin idraki noktasında oldukça faydalı olacaktır.
133.00 ₺ -
Zilkade
HİCRİ AYLAR | ZİLKADE Bütün ibadetlerde ve dinî faaliyetlerde hicrî aylar esas alınır. Hac, oruç, zekât, kurban ve bayramlar hep hicrî aylara göre tespit edilir. Mesela hac zilhicce ayında yapılır, oruç ramazan ayında tutulur, ramazan bayramı şevval ayında kutlanır. İslâm âlemi için böylesine ehemmiyeti olan hicrî takvim sistemi, biz müslümanların hayatına birçok cihetten yön verir. Bu sebepten de hicrî ayların öneminin ve bu aylarda yaşanan olayların bilinmesi çokça mühim bir konudur. Elinizdeki kitapta hicrî aylardan biri olan Zilkade'de öne çıkan olaylar kaleme alınmıştır. Kısa ve öz şekilde aktarılan hususlar, bu ayın öneminin idraki noktasında oldukça faydalı olacaktır.
105.00 ₺ -
Zilhicce
HİCRİ AYLAR | ZİLHİCCE Bütün ibadetlerde ve dinî faaliyetlerde hicrî aylar esas alınır. Hac, oruç, zekât, kurban ve bayramlar hep hicrî aylara göre tesbit edilir. Mesela hac zilhicce ayında yapılır, oruç ramazan ayında tutulur, Ramazan bayramı şevval ayında kutlanır. İslâm âlemi için böylesine ehemmiyeti olan hicrî takvim sistemi, biz müslümanların hayatına birçok cihetten yön verir. Bu sebepten de hicrî ayların öneminin ve bu aylarda yaşanan olayların bilinmesi çokça mühim bir konudur. Elinizdeki kitapta hicrî aylardan biri olan Zilhicce'de öne çıkan olaylar kaleme alınmıştır. Kısa ve öz şekilde aktarılan hususlar, bu ayın öneminin idraki noktasında oldukça faydalı olacaktır.
98.00 ₺ -
Muharrem
HİCRİ AYLAR | MUHARREM Bütün ibadetlerde ve dinî faaliyetlerde hicrî aylar esas alınır. Hac, oruç, zekât, kurban ve bayramlar hep hicrî aylara göre tespit edilir. Mesela hac zilhicce ayında yapılır, oruç ramazan ayında tutulur, ramazan bayramı şevval ayında kutlanır. İslâm âlemi için böylesine ehemmiyeti olan hicrî takvim sistemi, biz müslümanların hayatına birçok cihetten yön verir. Bu sebepten de hicrî ayların öneminin ve bu aylarda yaşanan olayların bilinmesi çokça mühim bir konudur. Elinizdeki kitapta hicrî aylardan biri olan Muharrem'de öne çıkan olaylar kaleme alınmıştır. Kısa ve öz şekilde aktarılan hususlar, bu ayın öneminin idraki noktasında oldukça faydalı olacaktır.
108.50 ₺ -
Safer
HİCRİ AYLAR | SAFER Bütün ibadetlerde ve dinî faaliyetlerde hicrî aylar esas alınır. Hac, oruç, zekât, kurban ve bayramlar hep hicrî aylara göre tesbit edilir. Mesela hac zilhicce ayında yapılır, oruç ramazan ayında tutulur, ramazan bayramı şevval ayında kutlanır. İslâm âlemi için böylesine ehemmiyeti olan hicrî takvim sistemi, biz müslümanların hayatına birçok cihetten yön verir. Bu sebepten de hicrî ayların öneminin ve bu aylarda yaşanan olayların bilinmesi çokça mühim bir konudur. Elinizdeki kitapta hicrî aylardan biri olan Safer'de öne çıkan olaylar kaleme alınmıştır. Kısa ve öz şekilde aktarılan hususlar, bu ayın öneminin idraki noktasında oldukça faydalı olacaktır.
98.00 ₺ -
Rebiülevvel
HİCRİ AYLAR | REBİÜLEVVEL Bütün ibadetlerde ve dinî faaliyetlerde hicrî aylar esas alınır. Hac, oruç, zekât, kurban ve bayramlar hep hicrî aylara göre tesbit edilir. Mesela hac zilhicce ayında yapılır, oruç ramazan ayında tutulur, ramazan bayramı şevval ayında kutlanır. İslâm âlemi için böylesine ehemmiyeti olan hicrî takvim sistemi, biz müslümanların hayatına birçok cihetten yön verir. Bu sebepten de hicrî ayların öneminin ve bu aylarda yaşanan olayların bilinmesi çokça mühim bir konudur. Elinizdeki kitapta hicrî aylardan biri olan Rebiülevvel'de öne çıkan olaylar kaleme alınmıştır. Kısa ve öz şekilde aktarılan hususlar, bu ayın öneminin idraki noktasında oldukça faydalı olacaktır.
108.50 ₺ -
Emri Bil Maruf Nehyi Anil Münker Yapan Kişinin El Kitabı
“Emr-i Bi’l Ma’rûf Nehy-i Ani’l Münker Yapan Kişinin El Kitabı”, şüphelerin çoğaldığı, hakikatin sesinin kısıldığı bu çağda hocalara, talebelere, emr-i bi’l ma’rûf ehline ve hakikati arayan her insana rehber olmak üzere kaleme alınmıştır. Kur’an’ı sadece akılla yorumlamaya kalkanlara, Sünneti ikinci plana itenlere, Mezhepleri gereksiz görenlere, ve inancı akıl oyunlarına kurban edenlere karşı bir cevaptır bu. Hakikat Yolu, modern çağın şüphelerine karşı Kur’an ve Sünnet’in ışığıyla yazılmış bir reddiye, aynı zamanda bir iman rehberidir. Her satırı ilimle, her bölümü gayretle, her kelimesi dua ile örülmüştür. Bu eser, tüm ümmete hitap eder; • Hocalara tebliğlerinde bir kaynak, • Talebelere ilim yolunda bir dayanak, • Emr-i bi’l ma’rûf ehline bir azık, • Bütün insanlara hakikate giden bir ışık.
245.00 ₺ -
Bir İlim Merkezi Olarak İstanbul-I Fatih Dönemi
İnsan hayatının mekânda tecessüm etmiş hali olarak medine/şehir, kendine özgü medeniyet tasavvurunu oluşturabilme yolunda kadim bilgi kaynaklarından devşirilen ve derin tefekkür aşamalarına tabi tutulan rafine bir zihniyete ihtiyaç duyar. Bu zihniyetin gerek insan tutum ve davranışlarında gerekse eşyaya ve olgulara sirayet etmiş müesses bir nizamda kendisini gösterebilmesi ancak sağlam bir iradeye ve müdrik bir şuura sahip insanla mümkün olur. Salt içgüdüsel davranışlarla yahut mekanik oluşumlarla kurulan şehirler de vardır; ancak bu teşekkülleri medeniyetin bir parçası saymak, kendi içinde müşterek gayelere sahip koloniler kuran hayvanlara da haksızlık olur. O halde şehrin ve şehirle özdeşleşen medeniyetin nîrengi noktasında insan vardır. Medeniliği belirleyen etken faktörler şehre hâkim olan ortak gayeler, inançlar, ahlâk ve zihniyet gibi insana özgü hasletlerdir. Medeniyetin başat unsurlarından insan ile şehir arasındaki ilişkinin Yaratan ve yaratılan arasındaki ilişkiyle de kopmaz bağları vardır. Diğer varlıklardan farklı olarak yeryüzünü medeniyetle buluşturma görevi yüklenen insan vazifesine sadakat konusunda elest bezminde Rabbiyle fıtrî bir sözleşmeye (mîsâk) imza atmıştır. Hak katında saygın kılınışının sebeb-i aslisi bu ‘mîsâk’ın tarafı olmasıdır. Söz, özünde çok güçlü bir iddiayı da içkindir. Bu iddia, bilkuvve var olan insanî meziyetlerin bireysel ve toplumsal anlamda bir sınanmayla bilfiil ortaya konulacağına dair adil bir imtihanda kulun başarı gösterecek olmasıdır. Sınanma zorunluluktur. Mekânı yeryüzü, muhatabı insan, zamanı ömür olan zorlu sınavın yegâne fâili ise Allah’tır.
292.50 ₺ -
Son Dönem Osmanlı Ahlâk Terbiyecileri ve Ahlâk Terbiyesi
"Son Dönem Ahlâk Terbiyecileri ve Ahlâk Terbiyesi" konulu ilmî toplantı, 06-07 Aralık 2014 tarihlerinde, Düzce Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde gerçekleştirilmiş, Kınalızâde Ali Efendi; Mehmet Hâzık Zeynizâde; Ali Kemâl İkdamcı; Mehmet Said Efendi; Ali Seydi Bey; Ali İrfan Eğribozî; Ahmet Cevat Emre; Ahmet Mithat Efendi; M. Sadık Rıfat Paşa; Ali Rıza Bey; Hüseyin Remzi Miralay; Ahmet Hamdi Akseki" konulu tebliğler sunulmuş; toplantı metinleri bir araya getirilerek bu eserde neşredilmiştir.
221.00 ₺ -
Para Vakıflar Nazariyat ve Tatbikat
Dr. İsmail Kurt tarafından doktora tezi olarak hazırlanan bu eser, 1996 yılında neşredilmiştir. Mevcudu kalmayan eser, gözden geçirilip tertiplenerek yeniden neşre hazırlanmıştır. Bu kitap, sahasında yapılan ilk çalışma olması sebebiyle önemli bir boşluğu doldurmuş ve daha sonra yapılan çalışmalara ışık tutmuştur. Bu kitapta para vakıfları, nazarî ve tatbikî olarak ele alınmış, Şer'î Sicil, Vakıf Tahrir Muhasebe Defterleri ve Fetva Kitapları arasında kayıtlı bulunan nukûd-i mevkûfe ile ilgili bilgiler değerlendirilmiş ve İstanbul Müftülüğü Şer?î Siciller Arşivi'ndeki 4.233 adet Para Vakfına ait vakfiye kayıtları mahkeme ve sicil sırasına göre sona eklenmiştir.
195.00 ₺ -
Fıkıhtan Hukuka Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Bilgide Otoritenin Dönüşümü 1
İstanbul Üniversitesi İslam Tetkikleri Enstitüsü olarak planladığımız “Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Bilgide Otoritenin Dönüşümü” üst başlıklı çalıştay serisinin 30 Kasım 2024 tarihinde İslâmȋ İlimler Araştırma Vakfı ile birlikte gerçekleştirdiğimiz “Fıkıhtan Hukuka” alt başlıklı ilk toplantısını kitaplaştırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu kitap toplantı günü sabah ve öğleden sonra sunulan “Meşihattan Diyanete Kanun, Fetva ve Değişim” ve “Meşihattan Diyanete İlmiye Sınıfının Dönüşümü: M. Şerefettin Yaltkaya’nın Biyografisi Üzerinden Bir Okuma Denemesi” başlıklı tebliğleri ve bunları takiben gerçekleştirilen genel ve serbest müzakereleri kapsamaktadır. Kitabın odaklandığı temel kavramlar, başlığında da zikredildiği üzere bilgi, otorite ve dönüşümdür. Bu çerçevede Osmanlı modernleşmesinin etkisiyle fıkhın hukuka dönüşme sürecinin fetva, kanun ve ilmiye sınıfı üzerindeki tezahürleri tartışılmaktadır. Okuyucularımıza yararlı olmasını diler, çalıştay serimizin sonraki kitaplarıyla en yakın zamanda yeniden buluşmayı ümit ederiz.
227.50 ₺ -
Mısır İlim Havzasında İslam Düşüncesinin Öncü Şahsiyetleri
Vakfımız İSAV, İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ile müştereken 2018 yılında “Mâveraünnehir”, 2019 yılında “Bağdat” 2021 yılında “Endülüs İlim Havzasında İslâm Düşüncesinin Öncü Şahsiyetleri”ni konu edinen ilmî ihtisas toplantıları gerçekleştirmiş ve toplantı metinlerinin tamamı bir araya getirilerek yayınlanmış, 17-18 Aralık 2022 tarihlerinde “Mısır İlim Havzasında İslâm Düşüncesinin Öncü Şahsiyetleri” konulu tartışmalı ilmî ihtisas toplantısı gerçekleştirilmiş, Mısır ilim havzasının düşünce tarihi, tefsir, hadis, fıkıh, kelam, felsefe ve tasavvufla ilgili tebliğler sunulmuş, yapılan müzakere ve değerlendirmeler bir araya getirilerek bu eserde neşredilmiştir.
227.50 ₺ -
Günümüze Yansımalarıyla Hz. Peygamber’in Muasırlarıyla Münasebetleri 4 Hristiyanlarla Ve Mecusilerle Münasebetler
Marmara ve İstanbul İlahiyat Fakülteleri ve İslâmî İlimler Araştırma Vakfı müştereken “Hz. Peygamber ve Muasırları: Yahudilerle Münasebetler” konulu 112. tartışmalı ilmî toplantıyı, 19-20 Mart 2023 tarihlerinde, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Raşit Küçük Konferans Salonu’nda gerçekleştirmiştir. Bu toplantıda, Arap Yarımadasında Yahudiler, Hz. Peygamber’in Yahudilerle Siyasî, İktisadî ve Beşerî Münasebetleri, Hz. Peygamber Döneminde Yahudi Algısı, Hz. Peygamber ve Yahudilerle Dinî Münasebetler, Hz. Peygamber’in Yahudilerle İlişkilerine Çağdaş Yaklaşımlar üst başlıkları altında “Arap Yarımadası’ndaki Yahudilerin Yerleşmiş Olduğu Bölgeler ve Kökenleri; İslâm Öncesi Arap Yahudi İlişkileri; Medine Yahudileriyle İlişkiler; Hayber ve Çevresindeki Yahudilerle İlişkiler; Hz. Peygamber’in Tebliği/ İslâm’a Davet Metodu; Hz. Peygamber Dönemi Yahudilerinin İnanç Dünyası; Hz. Peygamber’in Yahudilere Yönelik Tebliğ Faaliyetleri; Yahudilerin İslâm Çağrısına Tepkileri; Müslümanların Hz. Peygamber’in Yahudilerle İlişkilerine Yaklaşımları; Oryantalistlerin Hz. Peygamber’in Yahudilerle İlişkilerine Yaklaşımları” konu başlıklarını taşıyan 10 tebliğ sunulmuş, her tebliğ ayrı ayrı müzakere edilip tartışılmış ve toplantı metinleri bu eserde bir araya getirilerek neşredilmiştir.
299.00 ₺ -
Günümüze Yansımalarıyla Hz. Peygamber’in Muasırlarıyla Münasebetleri-3 Yahudilerle Münasebetler
Marmara ve İstanbul İlahiyat Fakülteleri ve İslâmî İlimler Araştırma Vakfı müştereken “Hz. Peygamber ve Muasırları: Yahudilerle Münasebetler” konulu 112 tartışmalı ilmî toplantıyı, 19-20 Mart 2023 tarihlerinde, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Raşit Küçük Konferans Salonu’nda gerçekleştirmiştir. Bu toplantıda, Arap Yarımadasında Yahudiler, Hz. Peygamber’in Yahudilerle Siyasî, İktisadî ve Beşerî Münasebetleri, Hz. Peygamber Döneminde Yahudi Algısı, Hz. Peygamber ve Yahudilerle Dinî Münasebetler, Hz. Peygamber’in Yahudilerle İlişkilerine Çağdaş Yaklaşımlar üst başlıkları altında “Arap Yarımadası’ndaki Yahudilerin Yerleşmiş Olduğu Bölgeler ve Kökenleri; İslâm Öncesi Arap Yahudi İlişkileri; Medine Yahudileriyle İlişkiler; Hayber ve Çevresindeki Yahudilerle İlişkiler; Hz. Peygamber’in Tebliği/ İslâm’a Davet Metodu; Hz. Peygamber Dönemi Yahudilerinin İnanç Dünyası; Hz. Peygamber’in Yahudilere Yönelik Tebliğ Faaliyetleri; Yahudilerin İslâm Çağrısına Tepkileri; Müslümanların Hz. Peygamber’in Yahudilerle İlişkilerine Yaklaşımları; Oryantalistlerin Hz. Peygamber’in Yahudilerle İlişkilerine Yaklaşımları” konu başlıklarını taşıyan 10 tebliğ sunulmuş, her tebliğ ayrı ayrı müzakere edilip tartışılmış ve toplantı metinleri bu eserde bir araya getirilerek neşredilmiştir.
279.50 ₺ -
Günümüze Yansımalarıyla Hz Peygamber'in Muasırlarıyla Münasebetleri-2
Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ve İslâmî İlimler Araştırma Vakfı’nın müştereken tertiplediği “Hz. Peygamber ve Muasırları: Müşriklerle Münasebetler” konulu tartışmalı ilmî toplantı 19-20 Mart 2022 tarihlerinde, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Raşit Küçük Konferans Salonu’nda gerçekleştirilmiştir. Bu toplantıda, ”Putperestlik ve Müşriklerin İnançları, İbadetleri ve İbrahimî Gelenek; Kur’ân-ı Kerîm’e Göre Şirk ve Müşrik; İslam Öncesi Mekke’nin Siyasî, Sosyal, Ticarî ve Askerî Düzeni; İslamiyet Öncesi Şirk Toplumunda Hz. Muhammed; Hz. Peygamber’in İslâm’a Davet Metodu; Müşriklerin Hz. Peygamber ve Müslümanlarla Olumsuz İlişkileri-Yaptıkları İşkenceler; Müşriklerin Hz. Peygamber’e Direnişlerinin Sosyo-Psikolojik Sebepleri; Medine Dönemi’nde Hz. Peygamber’in Müşriklerle Mücadelesi; Diplomatik İlişkiler; Mekke Fethinden Sonra Müşriklerle İlişkiler; Mekke ve Medine Döneminde Müşriklerle Beşerî Münasebetler” ana başlıklarını taşıyan 11 tebliğ sunulup müzakere edilmiş ve toplantı metinleri bir araya getirilerek bu eserde neşredilmiştir.
279.50 ₺ -
II. Murad - Önderlerimiz 44
Tarih sahnesine çıkışının üzerinden çok zaman geçmeden sınırlarını Avrupa yönünde olağanüstü bir hızla genişleten Osmanlı Devleti’nin büyük bir imparatorluk olma aşmasındaki önderlerinden biri hiç şüphesiz İstanbul Fatihi Sultan II. Mehmed’in babası Sultan II. Murad Han’dır. Osmanlı padişahları içerisinde kişiliği, devlet adamlığı, siyasi kararları ve mücadeleleri ile belirgin bir yeri olan II. Murad, Anadolu’da kendisi ile rekabet halindeki beyliklerin önemli bir kısmını Osmanlı çatısı altına almayı başarmış, Haçlı saldırılarının devamı mahiyetindeki Varna ve II. Kosova savaşlarını kazanarak Osmanlı Devleti’nin Avrupa’daki varlığını kalıcı hale getirmiştir. Askerî, mali ve idari bakımdan devletin müesseselerini güçlendirmiştir. Yönetimi altındaki Müslüman-gayrimüslim Osmanlı halkı en müreffeh dönemlerinden birini yaşamıştır. II. Murad, yaptırdığı çok sayıda hayır eseri ile göz dolduran bir padişahtır. O kadar ki; bu kıymetli çalışmalarından dolayı, yaşadığı dönemde “Ebulhayr” (iyiliğin babası, hayır sahibi) olarak isimlendirilmiştir. İlim adamlarına değer vermiş, onları desteklemiş, medreseler kurdurtmuş, ilmî faaliyetlere, kültür ve edebiyatın gelişmesine büyük katkı sağlamıştır. Sultan II. Murad’ı, halkı cömert ve merhametli, müttefikleri anlaşmalarına sadık, rakipleri dirayetli bir yönetici olarak tanımlamışlardır. Devletinin menfaatlerini en üst düzeyde gözetmiş olan bu değerli Osmanlı padişahı, henüz hayatta iken tahtı oğluna bırakacak kadar ihtiraslardan arınmış bir şahsiyettir.
78.00 ₺