-
İslamın Aynası Camiler
Dünya çapında ünlü felsefe ve estetik profesörü, Fransız Müslüman düşünür Roger Garaudy, bu eserinde üç kıtaya damgasını vuran İslâm sanat ve mimarisinin felsefî ve estetik açıdan son derece çarpıcı bir değerlendirmesini yapıyor. “Güzelliğin Dini İslâm” düşüncesinden yola çıkan yazar, “Allah güzeldir, güzelliği sever” hadisinin İslâm sanat ve mimarisinde nasıl somutlaştırıldığını en çarpıcı örnekleriyle gözler önüne seriyor. Yazar, evvelki dönemlerin ihtişamını gözler önüne sermekle yetinmiyor, Müslümanların Batı’yı ve geçmişi taklitten kurtularak yeni bir silkiniş ve yeni bir dirilişle İslâm’ı yaşamaya başladıkları an, eskiden olduğu gibi, yine muhteşem sanat ve mimari eserler ortaya koyabileceklerini de müjdeliyor. İslâm sanatı ve mimarisi konusunda hem dînî hem tarihî hem de felsefî ve estetik bilgilerle donatılmış bu eser, sahasında tek ve biricik olma özelliğine sahiptir. İslâm sanatı, Kur’ânî bakış açısının doğrudan doğruya ifadelendirilişidir. Bu, şu demektir: İslâm sanatının asıl misyonu, bize “Allah’ı yeniden hatırlatmak”, o ilk ve son gerçeği bize yakînen tanıtmak, var ettiği ve sonunda yok edeceği bu kâinatta Allah’ın gözle görülmeyen varlığının her zaman yeni ve her zaman hayran bırakan o keşfini bizlere yaşatmaktır. Allah ile insan arasında her türlü aracılığı reddeden İslâm ruhaniyetinin mekânı ise, merkezsiz bir mekândır. Orada sonsuzluk, organik bütünlükle değil aksine, ilâveler ve âhenkli tekrarlarla telkin edilir. Eski Yunan tapınağının simetri ve ölçülerinin aksine ve Hıristiyan bazilikasındaki âyin düzeninin tersine, bir caminin sütunları, insanlar veya eşya ile ortak noktası bulunmayan, ilâhî sonsuzluğa nispetle eşyanın nâtamam oluşunu ve sınırlılığını telkin eder ve âdeta bir hurma bahçesi şeklinde çoğalır. Kâbe’nin taştan süssüz küp şeklindeki mimarisinden, Sinan’ın İstanbul ve Edirne’deki en cesur mimarî şaheserlerine halel getiren Osmanlının barok camilerine kadar, kaynağını Kur’ân vahyinden alan yaratıcı ruhun coşkusu, dünyanın her yerinde bütün sanatların odak noktası olan camileri ortaya çıkarmıştır. Musikisi ve şiiri gibi İslâm’ın bütün görsel sanatları da, İslâm inancının temel hedefinin plâstik ifadesinden başka bir şey değildir; dolayısıyla İslâm’da bütün sanatlar insanı camiye, cami de ibadete götürür. Resmin “olmayışı”, tabiatın “reddi”, gerçekçilik “eksikliği” ve (cami gibi büyük) binadaki “boşluk” yüzünden İslâm sanatı hakkında “olumsuz” yorumlar ortaya atılabilir. Oysa bu kusur diye sayılanların hiçbiri ne reddediştir, ne de inkâr, tam aksine aşkınlığın (yani Allah’ın yüceliğinin) en tavizsiz tasdiki, teyidi ve vurgulanışıdır. Çünkü İslâm’da aracıya, ara bulucuya yer yoktur, tam aksine Allah ile tabiat arasında kesin ve tam bir ayırım vardır!
245.00 ₺ -
Zamanın Kıymeti Genişletilmiş Baskı
Sahip olduğumuz en büyük nimetlerden biri olmasına rağmen, en kolay harcadığımız nimet hiç şüphesiz ki zamandır. Bu eser, kum saati misali her gün eksilmeye yüz tutan hayatımızı en iyi şekilde verimli kılmanın yolunu aydınlatan bir meşale gibidir. Bunu yaparken de hayatlarını en güzel şekilde değerlendirmiş ve bizlere yüklü bir miras bırakmış İslam âlimlerinin hayatlarından ve sözlerinden bir demet sunmaktadır. Mazimizdeki güzellikleri ortaya koyan bu çalışma, vakitlerini dolu dolu geçirme hususunda herkesi teşvik etmektedir. Eserin sahibinin yetmişten fazla çalışmasının bulunması ve çağımızın en önde gelen hadisçilerinden biri olması kitabın kıymetini daha da artırmaktadır.
355.20 ₺ -
Esbabı Nüzul Kuran Ayetlerinin İniş Sebepleri
Muhaddis, fakih, dilbilimci ve şair olan Ebu’l-Hasan el-Vâhidî yaşadığı dönemde tefsirde asrın imamı olarak nitelenmiş bir müfessirdir. İmam Gazâlî kendisinin tefsir alanındaki üstünlüğünü kabul etmiş, hatta tefsir alanında bir eser vermemesini Vâhidî’nin telif ettiklerinin kafî olmasına bağlamıştır. Yine büyük bir müfessir olan Fahreddîn er-Râzî, hemen her ayetin tefsirinin başında Vahidî’den nakiller yapmıştır. Bir âyetin iniş sebebini bilmeden tefsirini yapmanın mümkün olmayacağını savunan Vâhidî’nin Esbâb-ı Nüzûl isimli kitabı bu alandaki en önemli eserlerdendir. “Âyetlerin iniş sebebi” anlamına gelen Esbâb-ı Nüzûl, daha sonra yazılan pek çok kitaba kaynaklık etmiştir. Necdet Çağıl ve Necati Tetik tarafından Türkçeye kazandırılan bu eser, gözden geçirilmiş yeni baskısıyla karşımızda
342.30 ₺ -
İslam Hukuku İftiralar Cevaplar
Yeryüzünün muhtaç olduğu maddi ve mânevi terakki yalnız İslâm’dadır. Çünkü akılla rûhun, maziyle âtinin, dünya ile âhiretin irtibatını yalnız İslâm kurmaktadır. Bunu dün yaptığı gibi yarın da yapacak bir muhtevaya sahiptir. Şarkiyatçılarla İslâm’ı keşfeden Batı, Müslümanların ruh köklerine yönelişlerine mâni olabilmek için dışarıda ve içeride İslâm Hukûku’nu aşağılayan, onu kölelik hukûku olarak yaftalayan bir bakış açışı geliştirdi. Bu yüzden İslâm’ı anlatmaya memur mustagribler fıkıh kitaplarındaki “kuyular bahsi” gibi fevkalâde husûsi bir mevzuyu gösterip; “Bugün hıfzıssıhha merkezlerinin verilerini mi yoksa ‘kuyular bahsinin esaslarını mı, dikkate alacaksınız?” diyerek zihinleri karıştırmaktadır. XVIII. yüzyıla kadar saraylarında dahî helâ yapılmasına direnen Batı’dan, İslâm’ın ne kadar âli olduğunu gösteren “kuyular bahsi” maalesef ki mustagribler için istihza mevzuu olmakta ve bir konu üzerinden binlerce mevzu perdelenmektedir. *** Batı uygarlığının devam ve bekâsını hedefleyen iradenin büyük oyununu gözler önüne seren bu eser, usûl ve esas itibariyle niçin insanlığın tek umûdunun İslâm Hukûku olduğunu da izah etmeye taliptir.
147.00 ₺ -
Sahabenin Faziletleri
Allah Rasûlü’nün en hayırlı nesil diye nitelediği kutlu nesil: Sahâbe-i Kirâm… Çoğu zaman kelimelerin anlatmaktan âciz kaldığı mübarek nesil... Hâkimler Hâkiminin kendileri hakkında; “İslâm’ı ilk önce kabul eden Muhacirler ile Ensâr ve iyilikle onlara tabi olanlar var ya, Allah onlardan razı olmuş, onlar da Ondan razı olmuşlardır.” (Tevbe 9/100) diye hükmettiği kuşak… Kutlu Elçinin ise kendilerine olan muhabbetini şöyle dile döktüğü faziletliler kervanı: “Ashâbıma dil uzatıp hakaret etmeyiniz! Sizden biriniz Uhud Dağı kadar altın harcasa, onların harcadıkları bir ölçek veya onun yarısına bile ulaşamaz. ” Şairin ifadesiyle de; Saf saf, kol kol, bölük bölük sahabî; İlkler, müjdeliler, daha ne ve ne? Ateşle mühürlü hepsinin kalbi; Hakta, aşkta, şevkte hepsi dîvane. (NFK) Elinizdeki bu eserde İmam Nesâî, Sahâbe-i güzînin sahip olduğu üstün vasıfları Allah Rasûlü’nün dilinden bizlere aktarıyor Bu eserle, faziletlerine Allah ve Rasûlü’nün şâhitlik ettiği o muazzam nesli bir nebze olsun tanıtmış olma temennisiyle…
84.00 ₺ -
İslam Tarihi Sireti İbn Hişam 4 Cilt
İslam kaynakları arasında yazılı kaynakların tarihi, Kur’an-ı Kerim’i oluşturan vahyin taşlara, derilere, liflere, kâğıtlara, ya da bezlere yazılmak sureti ile bir şekilde yazılı olarak kayıt altına alınması ile başlar. Zamanın ilerlemesi ve İslam beldelerinin daha geniş bir alana yayılması ile bazı rivayetlerin birbiri ile çelişmesi, farklı hükümler getirmesi ve Kur’an’a muhalif olması sebebiyle, sahih Sünnet’in tesbit edilmesi çalışması başlamıştır. Ulema, bu amaçla, İslam ümmetinin ibadet, inanç ve hayatlarında kendilerine yön verecek olan temel kaynakların doğrudan Hazreti Peygamber’den rivayet edilip edilmediğinin tesbit edilebilmesi için belirli kriterler oluşturmuş, ama Kur’an-ı Kerim üzerinde itiraz edilemeyecek bir ittifak sağlandığı için tartışmalar Sünnet’in rivayeti ile yoğunlaşmıştır. Böyle bir dönemde, Hz. Peygamberin (sav) hayatını yazmak, bir anlamda hadis rivayeti anlamına gelir. İbn-i Hişam da eserinde, bu anlamda, pek çok hadis rivayet etmiş durumdadır. Zaten, eserin Peygamberimizin kendi dönemi ile ilgili bilgileri içeren bölümü hadis rivayeti şeklindedir. Bu rivayetlerde konular, Peygamberimizin hayat kronolojisine göre düzenlenmiştir. Bunun içindir ki İbn-i Hişam’ın Es-Siretu’n Nebeviyye’si, bir tarih kitabı olmakla birlikte, çeşitli konularda fıkhî konu ve hükümlerin anlaşılması bakımından da bir kaynak kitab olarak kabul edilir. Aynı şekilde pek çok ayetin nüzûl sebebleri ile ilgili gelişmeleri aktarması bakımından da tefsir özelliği taşır. İslam âlimlerinden, Kıftî, Zehebî, İbn Kesîr, İbnü'l-İmâd, İbn Hallikân ve Sehâvî gibi âlimler, İbn-i Hişam’ın bu eserini Hz. Peygamber'in hayatına dair en sağlam ve en iyi siyer kitabı olarak kabul etmişlerdir. Asırlar boyunca büyük istifadelere vesile olan Sireti İbn Hişam kitabını değerli ilim adamı, pek çok ilmî ve İslâmî eseri bulunan Doç. Dr. Abdülvehhab Öztürk Türkçeye tercüme etti. 4 büyük boy cilt olan ve 2 bin sayfadan oluşan eser, tam metin ve eksiksiz tercümedir. Dili sade, akıcı ve sürükleyicidir. Her kütüphanede bulunmasında büyük fayda görülen İslam Tarihi Sireti İbn Hişam Tercemesi Kahraman Yayınları tarafından titiz bir baskı ile kültür hayatımıza kazandırılmıştır.
1980.00 ₺ -
Allah Resulünün Gençleri Eğitim Yöntemleri
Tarih boyunca çocuk ve gençlerin eğitimi önemli bir yere sahip olmuştur. Gençler bir toplumun en değerli hazinesi ve geleceğidir. Hz. Peygamber (s.a.v) de nübüvvet vazifesinin başından hayatının sonuna kadar genç sahâbîlerin eğitimine ayrı bir önem vermiştir. Onları dinî ve dünyevî pek çok yönden eğitmiş ve insanlara örnek nice genç sahabi yetiştirmiştir. Suat Demirtaş’ın kaleme aldığı, Nizamiye Akademi Yayınları’ndan çıkan Allah Resûlü’nün (s.a.v) Gençleri Eğitim Yöntemleri adlı bu çalışmada, Hz. Peygamber’in (s.a.v) gençleri eğitirken izlediği yöntemler tespit edilip incelenmeye çalışılmıştır. Hazırlanan bu çalışma, önsöz, giriş, iki ana bölüm ve sonuç kısımlarından meydana gelmektedir. Birinci bölümde; Allah Resûlü’nün (s.a.v) Kur’an ve Sünnet’te eğitimci (muallim) olarak vasıfları, Allah Teâlâ’nın onu özel terbiye etmesi, onun ilim, eğitim ve öğretim sahasındaki hizmetleri kısaca anlatılmış. İkinci bölümde ise; Hz. Peygamber’in genç sahabileri eğitim ve öğretim yöntemleri ile ilgili seçilen hadisler temel öğretim yöntemleri çerçevesinde incelenmiş ve gerekli değerlendirmeler sunulmaya çalışılmış. Sonuç kısmında ise genel bir değerlendirme yapılarak, çalışmanın sonunda gelinen noktalar, bazı temenni ve tavsiyeler belirtilmiştir.
264.60 ₺ -
Nereye Gidiyoruz
Nereye Gidiyoruz Takdim Rahman ve Rahîm Olan Allah’ın Adıyla... Bizleri Müslüman olarak yaratan, Peygamber ve Sahâbe sevgisiyle donatan Rabbimize hamd olsun (cc)... Yoluna kurban olduğumuz, hayatına hayran kaldığımız, her şeyini örnek alma çabasına girdiğimiz Peygamber Efendimize salât ve selâm olsun. O’nun etrafında pervane dönen, Ehl-i Beyt’ine, Ezvâc-ı Tâhirât’ına, Âl ve Ashâbı’na, Etbâı’na ve onların nurlu ve onurlu yollarını yol edinme gayretinde olanlara da, salât ve selâm olsun. O kutlu yolun kutlu yolcularına salât ve selâm olsun… Elinizdeki eser, önce düşünce ve fikirlerde, sonra ilim ve kültürde, sonra da hayatımızda yepyeni bir kapı aralaması arzusuyla kaleme alındı. Birçok tekniğin iç içe kullanıldığı bu eser; bir yönüyle radyofonik senaryo, bir yönüyle roman, bir yönüyle tiyatro, bir yönüyle deneme, bir yönüyle televizyon filmi, bir diğer yönüyle de drama tarzında yazıldı. Okuyucu, durum ve konumuna göre algılayıp değerlendirecek, gerektiğinde de rahatlıkla sahneleyecektir. Elinizdeki bu çalışma, ilk defa Ordu ili Kumru ilçesinde 1992 yılında "Adam Arıyorum” adıyla kısa ve bir perdelik tiyatro/ parodi olarak kaleme alınıp sahnelenmişti. Daha sonra yine Ordu’nun, tekraren Kumru, sonra Gölköy, Ulubey, Fatsa, Ünye ilçelerinde sahnelendi. Sonra da bütün ülkeye yayılarak, birçok il ve ilçelerimizde çokça sahneye kondu. Adını çok fazla duyurarak, yurt dışına taştı ve Avrupa ülkelerinde de çok yerde sahnelendi. Yani önceki adıyla "Adam Arıyorum” yurt içi ve yurt dışında birçok yerde defalarca sahnelenip, çok büyük bir ilgi toplamıştı. Sahnelerde seyircisi ile çokça buluşan bu çalışmanın, aynı zamanda özel matbaalarda çokça baskısı yapılmıştı. İstek üzerine tanınmış bir yayınevi imzasıyla on üçüncü baskısı ile okuyucunun karşısına tekrar çıkmıştı. Şimdi de daha büyük kitlelere ulaşması için, muhteva ve tekniği yeniden gözden geçirerek, ciddi bir yayınevi imzasıyla on dördüncü baskı ve "Nereye Gidiyoruz” adıyla okuyucu ile buluşmayı hedefliyoruz. Bilindiği gibi tiyatro olarak yayınlanan eser, sadece sahne işleri ile ilgilenenler tarafından alınıp sahnelenmektedir. Dolayısıyla herkese ulaşamamaktadır. Biz de bundan dolayı, muhteva ve tekniği zengin tutarak, ciddi bir yayıncı imzasıyla okuyucusuyla buluşturmak istedik. Bizi böyle bir çalışmaya sevk edip ciddi bir şekilde destekleyen Erkam Yayınları’na, özellikle Doğan Gökmen ve Salih Zeki Meriç kardeşlerime çok teşekkür ediyorum. Bu kardeşlerimizin ısrarlı istekleri karşısında böyle bir eser ortaya çıktı, hamd olsun. Nereye gittiğimizin şuuru ile yaşamak arzusu ve duasıyla… İstanbul, Nisan 2013 Âdem SARAÇ
109.50 ₺ -
-
Nureddin Mahmud Zengi Kudusun Fethinin Mimari
Küçük ülkesinin başına geçtiğinde bir tarafta Bizans diğer tarafta Urfa’dan Kudüs’e kadar yayılmış geniş bir coğrafyada Haçlılar hakimdi. Devri boyunca Haçlıların korkulu rüyası oldu. Coğrafyasında İslâm ahlâkını egemen kıldı. Kudüs’ün fethi ve Haçlıların İslâm dünyasından uzaklaştırılmasında payı olduğu gibi, bilgeliği ve kurucu önderliğiyle Moğolların İslâm dünyasından uzaklaştırılmasını sağlayan yapının da mimarıydı. Faaliyetleriyle Kudüs’ün manevi fatihi oldu. İstanbul’un fethi idealini yeniden canlandırdı. Kudüs için yaptırdığı minberi Mescid-i Aksâ’ya koymak, bizzat yetiştirdiği komutanı ve selefi Selâhaddîn-i Eyyûbî’ye nasip oldu. Bu minber 1969 yılında fanatik bir Yahudi tarafından yakılıncaya kadar orada kaldı. El-Melikü’l-Adil yani Adil Sultan Nûreddin Zengî’nin kimliğini, şahsiyetini, faaliyetlerini, mirasını ve hepsinden önemlisi İslâm tarihindeki yerini keşfedin.
62.30 ₺ -
Endülüs Alimleri
Endülüs İslam medeniyetinin inşasında ve toplumsal gündelik hayatta bilginlerin rolünü detaylıca ele alan bu çalışma, alanında bir ilk olma özelliği taşıyor. İslam kültür ve medeniyet tarihinin en güzide örneklerinden birinin yaklaşık sekiz yüz yıl boyunca ortaya konulduğu ve her açıdan Avrupa Rönesans’ının kaynak noktası olduğuna hem fikir olunan Endülüs, bu güzide örnekliğini hiç şüphesiz yetiştirdiği âlim ve bilginler sayesinde elde etmişti. Uzun yıllardır bütün yönleriyle Endülüs üzerine çalışan Prof. Dr. Lütfi Şeyban, elinizdeki bu çalışmada Endülüs’ün bir barış (Convivencia) ve huzur yurduna dönüşmesinde âlimlerin rolünü birincil kaynaklara dayanarak ortaya koyuyor. Bilgilenmenin aydınlatıcı zevkini tadarak okuyacağınızı ümid ederek beğeninize sunuyoruz
209.30 ₺ -
Popüler Tarih Türk İslam Tarihi 10 Kitap
Popüler Tarih setinin ilk serisi olan Türk-İslam Tarihi, Türk tarihini İslamiyet'ten öncesinden başlayarak anlatıyor. Milattan önce henüz Orta Asya bozkırlarında göçebe olarak yaşayan Türkler, savaşçı bir toplum olarak hayatlarını sürdürmektedir. Türklerin zaman içinde göçler yoluyla farklı toplumlarla karşılaşmaları değişimleri de beraberinde getirmiştir. İslamiyet'in doğduğu günlerden başlatarak Selçuklular devrine ve Anadolu fetihlerine kadarki sürece uzanan Türk-İslam Tarihi, sadece devletleri anlatmakla kalmıyor onların kültürel, ekonomik ve siyasi yapılarını da irdeliyor.
455.00 ₺ -
Selçuklular Döneminde Maduridilik
Bu kitapta, Selçukluların siyasî, içtimaî ve dinî durumuna kısaca temas edildikten sonra Mâturîdîliğin oluşumu ve yayılışı ele alınmaktadır. Bu çerçevede Mâturîdîliğin Selçuklular döneminde algılanışı/isimlendirilişi ve yayılışına etki eden sosyo-politik unsurlar tahlil edilmektedir. Yine bu kitapta, Selçuklular dönemine ait Hanefî-Mâturîdî âlimlerin eserleri ve onların hoca silsilesi verilmektedir. Elinizdeki bu kitap, Selçukluların dinî hayatına ve Türklerin İslâm anlayışının köklerine ışık tutmaktadır.
156.00 ₺ -
Osmanlıda Mezhep
Osmanlı'da Nizâm-ı Âlem ve Din ü Devlet'in bekâsı için öncelikle İslâm akâidinin muhafazası zarurî kabul edildiğinden Ehl-i sünnet itikadı mevzuunda büyük hassasiyet gösterilmiştir. Bu sebeple Nadir Şah'ın Safevîler zamanında ihdas olunan bir kısım bidatleri terk etmenin karşılığında Caferîliğin beşinci mezhep olarak tanınması isteği kabul edilmemiştir. Aynı şekilde Sultan II. Abdülhamid Han, dünya siyasetinin gereği İran ile ilişkileri geliştirmeye çalışırken bu durumun Şiilere mezheplerini yayma fırsatı vermemesi için oldukça hassas davranmıştır. Bu eseri okuyanlar, pek çok siyasî ve dinî mücadelenin mezhepler üzerinden yürütüldüğü günümüzde, tarihin bir kez daha nasıl tekerrür etmekte olduğuna şahit olacaklardır.
52.00 ₺ -
Nuhun Gemisindeki Gençler
İmam Hatip nesli artık biliyor ki, ümmet coğrafyasındaki dertlerimiz birbirinden farklı değil. Bunu ellerimiz birbirine uzandıkça daha iyi anlıyoruz. Yani derdimiz de, mücadelemiz de müşterek; bilinçlenme ve gelecek yürüyüşümüz de... İmam Hatip nesli elinden tuttuğumuz çocuğumuz, kardeşimiz, geleceğimiz. Derdimiz; öncülere, sabikuna ulaşabilmek. Asım'ın Nesliyle, Kur'an Nesliyle, Diriliş Nesliyle bütünleşecek imanlı bir nesil. Karanlıktan aydınlığa yürüyüşümüz bir ibadet; ibadetimiz, iki dünyayı da kazanma çabamız.
78.00 ₺ -
Mezheplere Göre Klasik Kaynaklar ve Özellikleri
Bu çalışma, çeşitli sebeplerden dolayı teşekkül eden itikadi ve siyasi ekolleri kendi kaynaklarından okuyup anlamayı arzu edenlere, mezheplerin klasik kaynaklarıyla alakalı derli toplu bir doküman sunma düşüncesinden hareketle ortaya çıkmıştır. Şüphesiz gelenek oluşturan klasik kaynakların kendilerine has özellikleri olduğu gibi, mensubu oldukları mezheplerin de bazı özellikleri vardır. Bununla birlikte klasik kaynakları belli bir mezhebi esas alarak tasnif etmenin bazı zorlukları bulunmaktadır. Aynı gelenek içinde olsa bile, eserler arasında bazı önemli farklılıkların olduğu malumdur. Bununla birlikte ana umdeler dikkate alınarak klasik kaynakların mezheplere göre tasnif edilmesi bazı kolaylıklar sağlamaktadır. Böyle bir tasnif, kronoloji dikkate alınarak temel kaynakların ortaya çıkış ve gelişim süreçlerini takip edebilmeye, bilgilerin sistemli bir şekilde ortaya konulabilmesine ve de belli bir geleneğe bağlı kalınarak yazılan eserlerin derli toplu bir listesini sunmaya imkân sağlamaktadır. Elinizdeki bu eser, klasik ekolleri esas alarak geleneğin önemli âlimlerini ve temel kaynaklarını tanıtmayı hedeflemektedir. Diğer bir ifade ile mezhepler tarihinin önemli şahsiyetlerini ve bunların vücuda getirdikleri ana kaynakları mezhebî geleneklere göre tasnif etmektedir. Mu'tezile, Şia ve Ehl-i Sünnet ekolleri özelinde hazırlanan bu çalışmanın mezhepleri kendi özgün kaynaklarından ve kronolojik olarak okuyup takip etmek isteyenlere, mezhepler tarihi sahasına gönül verenlere ve özellikle bu sahada çalışanlara ciddi bir kolaylık sağlayacaktır.
162.50 ₺ -
Mezhepler Tarihinin Klasik Kaynakları İçerik ve Özellikleri
Mezhepler Tarihi'nin de dayandığı temel kaynakları vardır. Bu kaynaklardan istifade; yazıldıkları dönem, dönemin ilmî ve ictimaî atmosferi ile etkilenmiş olabileceği ihtimaliyle kendisinden önceki kültürel mirasın bilinmesini de gerektirir. Biz de bu çalışmamızda söz konusu eserlerin mahiyetini, yazılma gerekçeleri ve sistemleri ile müelliflerini, müelliflerin aidiyetlerini ve bu aidiyetler üzerinden vardıkları sonuçları tespite çalıştık. Mezhepler tarihine dair temel kaynaklarımız ve müellifleri üzerinden günümüz okuyucusu ve yorumcusuna tarihsel süreci ve bu süreçte oluşan mirasın mahiyetini göstererek bugünlerini ve zihin dünyalarını yeniden gözden geçirmeleri gerektiğini hatırlatmak istedik.
58.50 ₺ -
Peygamberler ve Tevhid Mücadelesi
Kuran-ı Kerimde adı geçen peygamberlerin tevhid mücadelesini anlatan bu kitap, ayetler esas alınarak hazırlanmıştır. İmkan nisbetinde hadis-i şeriflerden yararlanılmıştır. Bu kitap, peygamberlerin hayatı ve mücadelelerini, mücadele usullerini merak edenler için hazırlanmıştır. Bu eser, onların tümünün ruh dokusunu verecektir. İşte bu kitap, ilk insan ve ilk Peygamberden beri insanın tevhid mücadelesi yolunda söylenmiş sözlerin demetidir. Onun evlerimizde mutena bir yeri olacağını, yuvalarımıza bir tevhit ışığı taşıyacağını ve yepyeni bir tevhit eğitimi çığırı açacağını ümid ve temenni ediyoruz.
455.00 ₺ -
Kurana Tarihsel ve Modern Yaklaşımların Eleştirisi
Bu kitapta, İslâm modernistlerinin yorumlarına temel aldıkları ve düşüncelerini üzerine inşa ettikleri, Hermenötik, Tarihsellik, v.b. Batı menşeli kavramların Kur'ân'a yaklaşımını ele alıyoruz. Bilahere modernistlerin Batılı felsefi düşünce ve yorumlarla eleştirdiği ayetlerin üzerinde duruyor ve bu ayetlerin, varsa önceki kutsal kitaplar, Tevrat, Zebur, İncil'deki durumlarına da değinerek, çağa ve tarihsel dünyaya meydan okumalarını ortaya koyuyoruz. Bu bağlamda Batı'da üretilen kavramlarla Allah (c.c.)'ın ayetlerini anlamanın mümkün olamayacağını belirterek, Kur'ân hükümlerinin güncel ve tarihsel tüm zamanlarda uygulanabilirliği gerçeğini dile getiriyoruz. Konuların tarihsel arka planını işlerken; Tevrat, Zebur, İncil ile ayetler ışığında tefsirlerden faydalandık. Hadisler ışığında İslâm hukukçularının eserlerinden de istifade ettik. Bu konularla ilgili yazılmış ilk ve son dönem eserlere de başvurduk.
195.00 ₺ -
Kerbelanın Hesabı
Üsâme b. Zeyd (r.a.)'den rivâyete göre: Bir gece bir ihtiyacım için Peygamber (s.a.v)'in kapısını çalmıştım. Peygamber (s.a.v) ne olduğunu bilmediğim bir şeye sarılmış durumda karşıma çıktı. Dedim ki: Bu sarıldığın şey nedir, ey Allah'ın Rasûlü!? O örtüyü açıverince birde ne göreyim.!? Hasan ve Hüseyin değil miymiş! Allah'ın selamı onların soyuna olsun. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: Bunlar benim oğullarım ve kızımın oğullarıdır. Allah'ım ben onları seviyorum, sende onları sev, onları sevenleri de sev.
22.75 ₺ -
İslam Tarihi Araştırmaları
Hazırladığımız bu kitap, daha önce yayınlanan Siyer Araştırmaları kitabının devamı ve tamamlayıcısı niteliğindedir. İlk eserde, İslâm öncesi Arap tarihi konuları bulunmakla birlikte genel olarak Hz. Peygamber'in(sav) hayatı ve faaliyetleri muhtevalı makaleler ve tebliğler, tasnîfli bir şekilde sunulmuştu. Bu çalışmamızda da benzer anlayışla Siyer konuları dışındaki İslâm tarihi alanında yapılan araştırmalarımız bir araya getirilmiştir. Mezkur çalışmaların bir kısmı, akademik dergilerde yayınlanmış veya tebliğ olarak sunulmuş, bir kısmı ise burada ilk defa yayınlanma imkanına kavuşmuştur. Bu şekilde, makale ve tebliğ mahiyetindeki bazı akademik faaliyetlerimizin bir araya toplanması ve yeniden gözden geçirilerek ilim dünyasına kazandırılması temin edilmiştir.
227.50 ₺ -
İlk Üç Asırda İslam Coğrafyasında Hadis
İslâm dinînin ikinci temel kaynağı olan Rasûlullah'ın (a.s.) hadisleri, sözlü ve yazılı rivâyetler hâlinde nesilden nesile intikal etmiş ve bu eşsiz hazine günümüze kadar ulaşmıştır. Halife Ömer b. Abdülaziz'in emriyle başlatılan tedvin faaliyetinin hemen arkasından tasnif çalışmalarına başlanmış hicri üçüncü asırda verilen eserlerle tasnif hareketi zirveye ulaşmıştır. Bu kitap, ilk üç asırda hadisle ilgili yapılan çalışmaları ve müelliflerini, Atlas Okyanusu'ndan Çin hududuna kadar uzanan geniş bir coğrafi zeminde tanıtmayı amaçlamaktadır.
292.50 ₺ -
İhtilalden İktidara Abbasiler
Abbâsî Devleti'nin kuruluşunun ve hanedanın ilk halifesi Ebü'l-Abbâs es-Seffâh döneminin ele alındığı bu kitapta, ihtilâlin tarihi seyri yanında Ebü'l-Abbâs'ın halife ilan edildiği 132/749-750 yılı ile vefat ettiği 136/753-754 yılları arasında geçen dönem siyasî açıdan incelenmiştir. Bir siyasî tarih araştırması olarak ele alınması sebebiyle, çalışmada Abbâsî Devleti'nin kurum ve kültür tarihine yönelik konularına yer verilmemiştir.
48.75 ₺ -
Halepte İlmi Hayat
Memlûkler döneminde, başşehir Kahire'den sonra Dımaşk'ın ardından ikinci önemli ilim merkezi Halep'ti. Halep'te bu dönemde faaliyet gösteren medreselerin büyük çoğunluğu Zengîler ve Eyyûbîler'den devralındı. Müfredâtlarında diğer ilimler de yer almakla beraber umûmî medreselerde yoğun olarak fıkıh ilmi öğretiliyordu. Ayrıca dârülkur'ân, dârülhadis, bîmâristân diye anılan ihtisas medreseleri de vardı. İlk ikisinde tümüyle ihtisaslaşmaya yönelik ders verilirken, bîmâristânlarda hem pratik olarak tedavi uygulanıyor hem de talebelere tıp ilmi uygulamalı olarak öğretiliyordu. Memlûkler dönemi ilmî hayat açısından oldukça canlı ve önemli bir özelliğe sahipti. Bugün farklı alanlarda sıkça başvurduğumuz pek çok ilmî eser bu zamanda telif edildi. Halepli veya Halep'te öğrenim görmüş ulemâ da ilim dünyasına önemli katkı sağladı. Elinizdeki çalışma, söz konusu dönemde Halep'te faaliyet gösteren ilmî müesseseler ve çeşitli ilim dallarında önde gelen Halep ulemâsı hakkında bilgiler sunmaktadır.
195.00 ₺ -
Saadet Devri 3 Hicret Yurdunda Sabah Doğuş
Peygamber Efendimizin Hayatı Serisinin üçüncü kitabıdır. Hicretten sonra Medine'de İslâmiyet'in ve ilk İslâm Devleti'nin doğuşu anlatılmaktadır. Sultan-ı Enbiya Efendimiz'in hicretiyle, Mekke'nin bunaltıcı havasından çıkılmış, Medine'nin gönüllere rahatlık veren serinliğine kavuşulmuştur. Artık burada hâkim, Allah'ın Resulü'dür, mü'minlerdir. Paçalar sıvanmıştır. Huzursuz eden her şey birer birer atılacak ve o mübarek şehir, günden güne güzelleşecek, en sonunda Medinetü'n - Nebi yani peygamberin şehri ünvanına lâyık hâle gelecektir.
182.00 ₺