-
Allah Resulünün Gençleri Eğitim Yöntemleri
Tarih boyunca çocuk ve gençlerin eğitimi önemli bir yere sahip olmuştur. Gençler bir toplumun en değerli hazinesi ve geleceğidir. Hz. Peygamber (s.a.v) de nübüvvet vazifesinin başından hayatının sonuna kadar genç sahâbîlerin eğitimine ayrı bir önem vermiştir. Onları dinî ve dünyevî pek çok yönden eğitmiş ve insanlara örnek nice genç sahabi yetiştirmiştir. Suat Demirtaş’ın kaleme aldığı, Nizamiye Akademi Yayınları’ndan çıkan Allah Resûlü’nün (s.a.v) Gençleri Eğitim Yöntemleri adlı bu çalışmada, Hz. Peygamber’in (s.a.v) gençleri eğitirken izlediği yöntemler tespit edilip incelenmeye çalışılmıştır. Hazırlanan bu çalışma, önsöz, giriş, iki ana bölüm ve sonuç kısımlarından meydana gelmektedir. Birinci bölümde; Allah Resûlü’nün (s.a.v) Kur’an ve Sünnet’te eğitimci (muallim) olarak vasıfları, Allah Teâlâ’nın onu özel terbiye etmesi, onun ilim, eğitim ve öğretim sahasındaki hizmetleri kısaca anlatılmış. İkinci bölümde ise; Hz. Peygamber’in genç sahabileri eğitim ve öğretim yöntemleri ile ilgili seçilen hadisler temel öğretim yöntemleri çerçevesinde incelenmiş ve gerekli değerlendirmeler sunulmaya çalışılmış. Sonuç kısmında ise genel bir değerlendirme yapılarak, çalışmanın sonunda gelinen noktalar, bazı temenni ve tavsiyeler belirtilmiştir.
264.60 ₺ -
Nereye Gidiyoruz
Nereye Gidiyoruz Takdim Rahman ve Rahîm Olan Allah’ın Adıyla... Bizleri Müslüman olarak yaratan, Peygamber ve Sahâbe sevgisiyle donatan Rabbimize hamd olsun (cc)... Yoluna kurban olduğumuz, hayatına hayran kaldığımız, her şeyini örnek alma çabasına girdiğimiz Peygamber Efendimize salât ve selâm olsun. O’nun etrafında pervane dönen, Ehl-i Beyt’ine, Ezvâc-ı Tâhirât’ına, Âl ve Ashâbı’na, Etbâı’na ve onların nurlu ve onurlu yollarını yol edinme gayretinde olanlara da, salât ve selâm olsun. O kutlu yolun kutlu yolcularına salât ve selâm olsun… Elinizdeki eser, önce düşünce ve fikirlerde, sonra ilim ve kültürde, sonra da hayatımızda yepyeni bir kapı aralaması arzusuyla kaleme alındı. Birçok tekniğin iç içe kullanıldığı bu eser; bir yönüyle radyofonik senaryo, bir yönüyle roman, bir yönüyle tiyatro, bir yönüyle deneme, bir yönüyle televizyon filmi, bir diğer yönüyle de drama tarzında yazıldı. Okuyucu, durum ve konumuna göre algılayıp değerlendirecek, gerektiğinde de rahatlıkla sahneleyecektir. Elinizdeki bu çalışma, ilk defa Ordu ili Kumru ilçesinde 1992 yılında "Adam Arıyorum” adıyla kısa ve bir perdelik tiyatro/ parodi olarak kaleme alınıp sahnelenmişti. Daha sonra yine Ordu’nun, tekraren Kumru, sonra Gölköy, Ulubey, Fatsa, Ünye ilçelerinde sahnelendi. Sonra da bütün ülkeye yayılarak, birçok il ve ilçelerimizde çokça sahneye kondu. Adını çok fazla duyurarak, yurt dışına taştı ve Avrupa ülkelerinde de çok yerde sahnelendi. Yani önceki adıyla "Adam Arıyorum” yurt içi ve yurt dışında birçok yerde defalarca sahnelenip, çok büyük bir ilgi toplamıştı. Sahnelerde seyircisi ile çokça buluşan bu çalışmanın, aynı zamanda özel matbaalarda çokça baskısı yapılmıştı. İstek üzerine tanınmış bir yayınevi imzasıyla on üçüncü baskısı ile okuyucunun karşısına tekrar çıkmıştı. Şimdi de daha büyük kitlelere ulaşması için, muhteva ve tekniği yeniden gözden geçirerek, ciddi bir yayınevi imzasıyla on dördüncü baskı ve "Nereye Gidiyoruz” adıyla okuyucu ile buluşmayı hedefliyoruz. Bilindiği gibi tiyatro olarak yayınlanan eser, sadece sahne işleri ile ilgilenenler tarafından alınıp sahnelenmektedir. Dolayısıyla herkese ulaşamamaktadır. Biz de bundan dolayı, muhteva ve tekniği zengin tutarak, ciddi bir yayıncı imzasıyla okuyucusuyla buluşturmak istedik. Bizi böyle bir çalışmaya sevk edip ciddi bir şekilde destekleyen Erkam Yayınları’na, özellikle Doğan Gökmen ve Salih Zeki Meriç kardeşlerime çok teşekkür ediyorum. Bu kardeşlerimizin ısrarlı istekleri karşısında böyle bir eser ortaya çıktı, hamd olsun. Nereye gittiğimizin şuuru ile yaşamak arzusu ve duasıyla… İstanbul, Nisan 2013 Âdem SARAÇ
109.50 ₺ -
-
Nureddin Mahmud Zengi Kudusun Fethinin Mimari
Küçük ülkesinin başına geçtiğinde bir tarafta Bizans diğer tarafta Urfa’dan Kudüs’e kadar yayılmış geniş bir coğrafyada Haçlılar hakimdi. Devri boyunca Haçlıların korkulu rüyası oldu. Coğrafyasında İslâm ahlâkını egemen kıldı. Kudüs’ün fethi ve Haçlıların İslâm dünyasından uzaklaştırılmasında payı olduğu gibi, bilgeliği ve kurucu önderliğiyle Moğolların İslâm dünyasından uzaklaştırılmasını sağlayan yapının da mimarıydı. Faaliyetleriyle Kudüs’ün manevi fatihi oldu. İstanbul’un fethi idealini yeniden canlandırdı. Kudüs için yaptırdığı minberi Mescid-i Aksâ’ya koymak, bizzat yetiştirdiği komutanı ve selefi Selâhaddîn-i Eyyûbî’ye nasip oldu. Bu minber 1969 yılında fanatik bir Yahudi tarafından yakılıncaya kadar orada kaldı. El-Melikü’l-Adil yani Adil Sultan Nûreddin Zengî’nin kimliğini, şahsiyetini, faaliyetlerini, mirasını ve hepsinden önemlisi İslâm tarihindeki yerini keşfedin.
62.30 ₺ -
Endülüs Alimleri
Endülüs İslam medeniyetinin inşasında ve toplumsal gündelik hayatta bilginlerin rolünü detaylıca ele alan bu çalışma, alanında bir ilk olma özelliği taşıyor. İslam kültür ve medeniyet tarihinin en güzide örneklerinden birinin yaklaşık sekiz yüz yıl boyunca ortaya konulduğu ve her açıdan Avrupa Rönesans’ının kaynak noktası olduğuna hem fikir olunan Endülüs, bu güzide örnekliğini hiç şüphesiz yetiştirdiği âlim ve bilginler sayesinde elde etmişti. Uzun yıllardır bütün yönleriyle Endülüs üzerine çalışan Prof. Dr. Lütfi Şeyban, elinizdeki bu çalışmada Endülüs’ün bir barış (Convivencia) ve huzur yurduna dönüşmesinde âlimlerin rolünü birincil kaynaklara dayanarak ortaya koyuyor. Bilgilenmenin aydınlatıcı zevkini tadarak okuyacağınızı ümid ederek beğeninize sunuyoruz
209.30 ₺ -
Popüler Tarih Türk İslam Tarihi 10 Kitap
Popüler Tarih setinin ilk serisi olan Türk-İslam Tarihi, Türk tarihini İslamiyet'ten öncesinden başlayarak anlatıyor. Milattan önce henüz Orta Asya bozkırlarında göçebe olarak yaşayan Türkler, savaşçı bir toplum olarak hayatlarını sürdürmektedir. Türklerin zaman içinde göçler yoluyla farklı toplumlarla karşılaşmaları değişimleri de beraberinde getirmiştir. İslamiyet'in doğduğu günlerden başlatarak Selçuklular devrine ve Anadolu fetihlerine kadarki sürece uzanan Türk-İslam Tarihi, sadece devletleri anlatmakla kalmıyor onların kültürel, ekonomik ve siyasi yapılarını da irdeliyor.
455.00 ₺ -
Selçuklular Döneminde Maduridilik
Bu kitapta, Selçukluların siyasî, içtimaî ve dinî durumuna kısaca temas edildikten sonra Mâturîdîliğin oluşumu ve yayılışı ele alınmaktadır. Bu çerçevede Mâturîdîliğin Selçuklular döneminde algılanışı/isimlendirilişi ve yayılışına etki eden sosyo-politik unsurlar tahlil edilmektedir. Yine bu kitapta, Selçuklular dönemine ait Hanefî-Mâturîdî âlimlerin eserleri ve onların hoca silsilesi verilmektedir. Elinizdeki bu kitap, Selçukluların dinî hayatına ve Türklerin İslâm anlayışının köklerine ışık tutmaktadır.
156.00 ₺ -
Osmanlıda Mezhep
Osmanlı'da Nizâm-ı Âlem ve Din ü Devlet'in bekâsı için öncelikle İslâm akâidinin muhafazası zarurî kabul edildiğinden Ehl-i sünnet itikadı mevzuunda büyük hassasiyet gösterilmiştir. Bu sebeple Nadir Şah'ın Safevîler zamanında ihdas olunan bir kısım bidatleri terk etmenin karşılığında Caferîliğin beşinci mezhep olarak tanınması isteği kabul edilmemiştir. Aynı şekilde Sultan II. Abdülhamid Han, dünya siyasetinin gereği İran ile ilişkileri geliştirmeye çalışırken bu durumun Şiilere mezheplerini yayma fırsatı vermemesi için oldukça hassas davranmıştır. Bu eseri okuyanlar, pek çok siyasî ve dinî mücadelenin mezhepler üzerinden yürütüldüğü günümüzde, tarihin bir kez daha nasıl tekerrür etmekte olduğuna şahit olacaklardır.
52.00 ₺ -
Nuhun Gemisindeki Gençler
İmam Hatip nesli artık biliyor ki, ümmet coğrafyasındaki dertlerimiz birbirinden farklı değil. Bunu ellerimiz birbirine uzandıkça daha iyi anlıyoruz. Yani derdimiz de, mücadelemiz de müşterek; bilinçlenme ve gelecek yürüyüşümüz de... İmam Hatip nesli elinden tuttuğumuz çocuğumuz, kardeşimiz, geleceğimiz. Derdimiz; öncülere, sabikuna ulaşabilmek. Asım'ın Nesliyle, Kur'an Nesliyle, Diriliş Nesliyle bütünleşecek imanlı bir nesil. Karanlıktan aydınlığa yürüyüşümüz bir ibadet; ibadetimiz, iki dünyayı da kazanma çabamız.
78.00 ₺ -
Mezheplere Göre Klasik Kaynaklar ve Özellikleri
Bu çalışma, çeşitli sebeplerden dolayı teşekkül eden itikadi ve siyasi ekolleri kendi kaynaklarından okuyup anlamayı arzu edenlere, mezheplerin klasik kaynaklarıyla alakalı derli toplu bir doküman sunma düşüncesinden hareketle ortaya çıkmıştır. Şüphesiz gelenek oluşturan klasik kaynakların kendilerine has özellikleri olduğu gibi, mensubu oldukları mezheplerin de bazı özellikleri vardır. Bununla birlikte klasik kaynakları belli bir mezhebi esas alarak tasnif etmenin bazı zorlukları bulunmaktadır. Aynı gelenek içinde olsa bile, eserler arasında bazı önemli farklılıkların olduğu malumdur. Bununla birlikte ana umdeler dikkate alınarak klasik kaynakların mezheplere göre tasnif edilmesi bazı kolaylıklar sağlamaktadır. Böyle bir tasnif, kronoloji dikkate alınarak temel kaynakların ortaya çıkış ve gelişim süreçlerini takip edebilmeye, bilgilerin sistemli bir şekilde ortaya konulabilmesine ve de belli bir geleneğe bağlı kalınarak yazılan eserlerin derli toplu bir listesini sunmaya imkân sağlamaktadır. Elinizdeki bu eser, klasik ekolleri esas alarak geleneğin önemli âlimlerini ve temel kaynaklarını tanıtmayı hedeflemektedir. Diğer bir ifade ile mezhepler tarihinin önemli şahsiyetlerini ve bunların vücuda getirdikleri ana kaynakları mezhebî geleneklere göre tasnif etmektedir. Mu'tezile, Şia ve Ehl-i Sünnet ekolleri özelinde hazırlanan bu çalışmanın mezhepleri kendi özgün kaynaklarından ve kronolojik olarak okuyup takip etmek isteyenlere, mezhepler tarihi sahasına gönül verenlere ve özellikle bu sahada çalışanlara ciddi bir kolaylık sağlayacaktır.
162.50 ₺ -
Mezhepler Tarihinin Klasik Kaynakları İçerik ve Özellikleri
Mezhepler Tarihi'nin de dayandığı temel kaynakları vardır. Bu kaynaklardan istifade; yazıldıkları dönem, dönemin ilmî ve ictimaî atmosferi ile etkilenmiş olabileceği ihtimaliyle kendisinden önceki kültürel mirasın bilinmesini de gerektirir. Biz de bu çalışmamızda söz konusu eserlerin mahiyetini, yazılma gerekçeleri ve sistemleri ile müelliflerini, müelliflerin aidiyetlerini ve bu aidiyetler üzerinden vardıkları sonuçları tespite çalıştık. Mezhepler tarihine dair temel kaynaklarımız ve müellifleri üzerinden günümüz okuyucusu ve yorumcusuna tarihsel süreci ve bu süreçte oluşan mirasın mahiyetini göstererek bugünlerini ve zihin dünyalarını yeniden gözden geçirmeleri gerektiğini hatırlatmak istedik.
58.50 ₺ -
Peygamberler ve Tevhid Mücadelesi
Kuran-ı Kerimde adı geçen peygamberlerin tevhid mücadelesini anlatan bu kitap, ayetler esas alınarak hazırlanmıştır. İmkan nisbetinde hadis-i şeriflerden yararlanılmıştır. Bu kitap, peygamberlerin hayatı ve mücadelelerini, mücadele usullerini merak edenler için hazırlanmıştır. Bu eser, onların tümünün ruh dokusunu verecektir. İşte bu kitap, ilk insan ve ilk Peygamberden beri insanın tevhid mücadelesi yolunda söylenmiş sözlerin demetidir. Onun evlerimizde mutena bir yeri olacağını, yuvalarımıza bir tevhit ışığı taşıyacağını ve yepyeni bir tevhit eğitimi çığırı açacağını ümid ve temenni ediyoruz.
455.00 ₺ -
Kurana Tarihsel ve Modern Yaklaşımların Eleştirisi
Bu kitapta, İslâm modernistlerinin yorumlarına temel aldıkları ve düşüncelerini üzerine inşa ettikleri, Hermenötik, Tarihsellik, v.b. Batı menşeli kavramların Kur'ân'a yaklaşımını ele alıyoruz. Bilahere modernistlerin Batılı felsefi düşünce ve yorumlarla eleştirdiği ayetlerin üzerinde duruyor ve bu ayetlerin, varsa önceki kutsal kitaplar, Tevrat, Zebur, İncil'deki durumlarına da değinerek, çağa ve tarihsel dünyaya meydan okumalarını ortaya koyuyoruz. Bu bağlamda Batı'da üretilen kavramlarla Allah (c.c.)'ın ayetlerini anlamanın mümkün olamayacağını belirterek, Kur'ân hükümlerinin güncel ve tarihsel tüm zamanlarda uygulanabilirliği gerçeğini dile getiriyoruz. Konuların tarihsel arka planını işlerken; Tevrat, Zebur, İncil ile ayetler ışığında tefsirlerden faydalandık. Hadisler ışığında İslâm hukukçularının eserlerinden de istifade ettik. Bu konularla ilgili yazılmış ilk ve son dönem eserlere de başvurduk.
195.00 ₺ -
Kerbelanın Hesabı
Üsâme b. Zeyd (r.a.)'den rivâyete göre: Bir gece bir ihtiyacım için Peygamber (s.a.v)'in kapısını çalmıştım. Peygamber (s.a.v) ne olduğunu bilmediğim bir şeye sarılmış durumda karşıma çıktı. Dedim ki: Bu sarıldığın şey nedir, ey Allah'ın Rasûlü!? O örtüyü açıverince birde ne göreyim.!? Hasan ve Hüseyin değil miymiş! Allah'ın selamı onların soyuna olsun. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: Bunlar benim oğullarım ve kızımın oğullarıdır. Allah'ım ben onları seviyorum, sende onları sev, onları sevenleri de sev.
22.75 ₺ -
İslam Tarihi Araştırmaları
Hazırladığımız bu kitap, daha önce yayınlanan Siyer Araştırmaları kitabının devamı ve tamamlayıcısı niteliğindedir. İlk eserde, İslâm öncesi Arap tarihi konuları bulunmakla birlikte genel olarak Hz. Peygamber'in(sav) hayatı ve faaliyetleri muhtevalı makaleler ve tebliğler, tasnîfli bir şekilde sunulmuştu. Bu çalışmamızda da benzer anlayışla Siyer konuları dışındaki İslâm tarihi alanında yapılan araştırmalarımız bir araya getirilmiştir. Mezkur çalışmaların bir kısmı, akademik dergilerde yayınlanmış veya tebliğ olarak sunulmuş, bir kısmı ise burada ilk defa yayınlanma imkanına kavuşmuştur. Bu şekilde, makale ve tebliğ mahiyetindeki bazı akademik faaliyetlerimizin bir araya toplanması ve yeniden gözden geçirilerek ilim dünyasına kazandırılması temin edilmiştir.
227.50 ₺ -
İlk Üç Asırda İslam Coğrafyasında Hadis
İslâm dinînin ikinci temel kaynağı olan Rasûlullah'ın (a.s.) hadisleri, sözlü ve yazılı rivâyetler hâlinde nesilden nesile intikal etmiş ve bu eşsiz hazine günümüze kadar ulaşmıştır. Halife Ömer b. Abdülaziz'in emriyle başlatılan tedvin faaliyetinin hemen arkasından tasnif çalışmalarına başlanmış hicri üçüncü asırda verilen eserlerle tasnif hareketi zirveye ulaşmıştır. Bu kitap, ilk üç asırda hadisle ilgili yapılan çalışmaları ve müelliflerini, Atlas Okyanusu'ndan Çin hududuna kadar uzanan geniş bir coğrafi zeminde tanıtmayı amaçlamaktadır.
292.50 ₺ -
İhtilalden İktidara Abbasiler
Abbâsî Devleti'nin kuruluşunun ve hanedanın ilk halifesi Ebü'l-Abbâs es-Seffâh döneminin ele alındığı bu kitapta, ihtilâlin tarihi seyri yanında Ebü'l-Abbâs'ın halife ilan edildiği 132/749-750 yılı ile vefat ettiği 136/753-754 yılları arasında geçen dönem siyasî açıdan incelenmiştir. Bir siyasî tarih araştırması olarak ele alınması sebebiyle, çalışmada Abbâsî Devleti'nin kurum ve kültür tarihine yönelik konularına yer verilmemiştir.
48.75 ₺ -
Halepte İlmi Hayat
Memlûkler döneminde, başşehir Kahire'den sonra Dımaşk'ın ardından ikinci önemli ilim merkezi Halep'ti. Halep'te bu dönemde faaliyet gösteren medreselerin büyük çoğunluğu Zengîler ve Eyyûbîler'den devralındı. Müfredâtlarında diğer ilimler de yer almakla beraber umûmî medreselerde yoğun olarak fıkıh ilmi öğretiliyordu. Ayrıca dârülkur'ân, dârülhadis, bîmâristân diye anılan ihtisas medreseleri de vardı. İlk ikisinde tümüyle ihtisaslaşmaya yönelik ders verilirken, bîmâristânlarda hem pratik olarak tedavi uygulanıyor hem de talebelere tıp ilmi uygulamalı olarak öğretiliyordu. Memlûkler dönemi ilmî hayat açısından oldukça canlı ve önemli bir özelliğe sahipti. Bugün farklı alanlarda sıkça başvurduğumuz pek çok ilmî eser bu zamanda telif edildi. Halepli veya Halep'te öğrenim görmüş ulemâ da ilim dünyasına önemli katkı sağladı. Elinizdeki çalışma, söz konusu dönemde Halep'te faaliyet gösteren ilmî müesseseler ve çeşitli ilim dallarında önde gelen Halep ulemâsı hakkında bilgiler sunmaktadır.
195.00 ₺ -
Saadet Devri 3 Hicret Yurdunda Sabah Doğuş
Peygamber Efendimizin Hayatı Serisinin üçüncü kitabıdır. Hicretten sonra Medine'de İslâmiyet'in ve ilk İslâm Devleti'nin doğuşu anlatılmaktadır. Sultan-ı Enbiya Efendimiz'in hicretiyle, Mekke'nin bunaltıcı havasından çıkılmış, Medine'nin gönüllere rahatlık veren serinliğine kavuşulmuştur. Artık burada hâkim, Allah'ın Resulü'dür, mü'minlerdir. Paçalar sıvanmıştır. Huzursuz eden her şey birer birer atılacak ve o mübarek şehir, günden güne güzelleşecek, en sonunda Medinetü'n - Nebi yani peygamberin şehri ünvanına lâyık hâle gelecektir.
182.00 ₺ -
Fıkhi Mezhepler Tarihi
19. Asrın son çeyreğinden itibaren, yaklaşık olarak on asırdır devam eden istikrarlı İslâmî hayat hakkında, bir takım şüpheler oluşturulmaya çalışılmış, Müslümanların bazı milletlere göre terakki edemediği iddia edilerek, bunun faturası adeta mezheplere dayalı İslâm anlayışına kesilmiştir. Bu gayretlerin, Avrupa'nın, İslâm coğrafyasının çeşitli hazinelerini keşfetmesinden ve sanayi devriminden sonra ortaya çıkan ham madde ihtiyacını karşılamak için Doğu'nun tabiî kaynaklarına da göz dikmesinden hemen sonra ortaya çıkması, dikkat çekicidir. Modernist din anlayışının tesiriyle, geçtiğimiz asırda yaşanan bu gelişmeler, Müslümanları klasik kaynaklarına bağlı kalarak yeni gelişen meselelere çare bulmaya zorlamıştır. Bu çerçevede, Osmanlı'nın son devrinde zarûret ve ihtiyaç halinde Hanefî mezhebinin dışında diğer üç mezhebin görüşlerinin telfik yapılmadan taklid edilerek fetva verilmesi resmen kabul edilmiş ve uygulamaya konulmuştur. Elinizdeki çalışmada, geçtiğimiz asırdan itibaren derin tartışmaların yaşandığı fıkhî mezhepler hakkında, temel kaynaklara atıfta bulunularak yapılan açıklamaları göreceksiniz.
130.00 ₺ -
Erken Dönem İslam Tarihinde Asabiyet
Bu kitapta, önce asabiyetin kavramsal çerçevesi sunulmuş, daha sonra bu çerçeve doğrultusunda İslâm tarihi hadiseleri, câhiliye döneminden başlanıp Emevîler'in sonuna kadar gözden geçirilerek, asabiyetin gelişen hadiselerdeki rolünün tespitine çalışılmıştır. Başka bir ifadeyle, Asabiyet kavramı tarihi olarak da nitelendirilebilecek olan bu kitapta, câhiliye döneminden Emevîler'in sonuna kadar geçen sürecin asabiyet merkezli bir okuma denemesi yapılmıştır. Kitap, genel olarak siyasî tarih bakış açısına sahiptir. Ancak asabiyetin psikoloji, sosyoloji, hukuk ve siyaset bilimi gibi farklı disiplinlerin metotlarıyla da incelenmesi ve bir bütün olarak hadiselerdeki rolünün tespitinin yapılmasına da ihtiyaç vardır ki, bu faaliyet, bütün İslâm tarihi süreci de dikkate alındığında, bir kişinin veya herhangi bir bilim disiplininin tek başında altından kalkabîleceği bir faaliyet değildir. Dolayısıyla, bu kavramın disiplinler arası ortak araştırmalarla çeşitli boyutlarıyla yeniden incelenmesi gerekmektedir. Bu bahiste bizim çalışmamız, İslâm tarihi okumalarına ve asabiyetin anlaşılması çabalarına siyasî tarih açısından bir katkı sayılmalıdır.
195.00 ₺ -
Ensar Kitabı İslam Tarihinde Ensar
Ensarî Müslümanlar, isimlerini İslâm tarihine altın harflerle yazdırmışlardır. Hayatta olduğu süre boyunca, onlar Resûlullah'tan(s) razı, O da onlardan hoşnut olmuştur. Öyle ki, Mekke fethedildikten sonra Medineli Müslümanlar kendi aralarında Acaba Resûlullah(s), kavmine kavuşunca, artık onların arasında kalmak isteyip bizi terk eder mi?! diye endişe duyuyorlardı. Gerçekten de Resûlullah, hayatının 53 senesini geçirdiği ve hicret esnasında şehre hâkim bir tepeden hasretle bakarak Vallahi sen, Allah katında yeryüzünün en hayırlı yerisin. Bana da en sevimli yerisin. Vallahi eğer buradan çıkmaya mecbur bırakılmasaydım, seni terk etmezdim Ey Mekke! dediği sevgili beldesini çok seviyordu. Ancak Ensar sevgisi ve bağlılığı, Medine'de geçirdiği yıllar içinde o denli artmıştı ki, onların bu düşüncelerini öğrenince, Peygamber Efendimiz(s), hayatta olduğu sürece yanlarında kalacağını ifade ederek, çok büyük bir vefakârlık örneği göstermiştir.
162.50 ₺ -
Dinler Tarihi Tarih İnanç ve İbadet
Kadim Mezopotamya inançlarıyla Yaşayan Dünya Dinlerini konu alan bu çalışma, inceleme konusu yaptığı dinsel gelenekleri mensuplarının yaşamlarında yansımasını buldukları gibi okuyucuya tanıtmaya gayret etmektedir. Bu yapılırken dinlerin kökeni ve dinlerdeki hakikat sorunu gibi konularla ilgili dinlerin iddialarının yanı sıra Tanrı, Mutlak Varlık, peygamber vb. konulardaki tartışmalı yaklaşımlar değerlendirme dışında tutulmuştur. İçeriden bir bakış açısıyla dinleri oldukları gibi ortaya koymaya çalışan bu eser, okuyucusuna dinlerin ortaya çıkışları, yayılma süreçleri, dini doktrinleri, kutsal metinleri, dini seremonileri, günlük uygulamaları ile dini terminolojileri gibi konularında ilk el bilgiler sunmaktadır. Bu özelliğiyle eser, okuyucusunu, dünya dinlerinin sadece bireylerin dünyevi ve uhrevi yaşamlarını değil aynı zamanda hem kendi kültürlerini hem de dünya kültürünü şekillendirici rol oynadıkları gerçeğiyle karşı karşıya bırakarak onlara meydan okumaktadır. Sadece öteki ile birlikte barış içinde yaşamak için değil aynı zamanda onun inançları üzerinden kendi sahip olduğumuz dinin/inancın daha iyi tanınıp bilinmesi için farklı dini geleneklerin tanınıp bilinmesinin artık bir gereklilik olduğu günümüz dünyasında elinizdeki bu çalışma tarih, inanç ve ibadet üçgeninde Dünya Dinlerini okuyucusuna tanıtmaktadır. Bu çalışma, dünya dinleri hakkında başta çok az ya da hemen hemen hiç bilgisi olmayanlar olmak üzere dinleri herhangi bir yargıda bulunmadan, mensuplarının yaşamlarında yansımasını buldukları gibi tanıyıp bilmek isteyenlere yararlı olacaktır.
292.50 ₺ -
Büyük Türk Alimi Maturidi ve Maturidilik
Bu kitapta, araştıran ve her şeyin mümkün olan en iyisinin yapılmasını isteyen; problemlerin aklın ışığında çözülmesini tavsiye eden, kardeşlik ve eşitlik, birlik ve beraberlik, barış ve adalet anlayışı üzerine kurulan iman nazariyesini savunan büyük Türk bilgini Ebû Mansûr el-Mâturîdî'nin İslam anlayışını göreceksiniz. Bu araştırmada, İmam Mâturîdî'nin hayatı, eserleri, hocaları ve öğrencileri hakkında bilgi verilmekte, onun metodu, tevhid, iman, amel ve siyaset anlayışı analiz edilmektedir. Ayrıca İmam Mâturîdî'nin Ehl-i Sünnet'in nasıl imamı haline geldiği, onun aynı zamanda büyük bir müfessir ve fakih olduğu ve kendisine nispet edilen Mâturîdîlik mezhebinin arka planı, ortaya çıkışı ve onun ana umdeleri belgeleriyle ortaya konulmaktadır. Bu eserin, günümüzdeki Müslümanların sağlam bir din anlayışına kavuşmalarına yardım edeceğini ve dünya barışının teminine önemli katkı sağlayacağını ümit ediyoruz.
156.00 ₺ -
Başlangıçtan Günümüze İslam Mezhepleri Tarihi
Dünyada mevcut vahye dayanan yahut dayanmayan bütün dinlerin, ana esaslarını belirten, sübût ve delâleti kesin olan metin ve ifadeleri yanında, değişik sebeplerle üzerinde fikir yürütme ve yorumlamaya müsait metin ve delilleri bulunduğu daima görülegelmiştir. Kesin delillere dayanan konular, dinin aslî bünyesini teşkil eden, inanılıp kabul edilmesi gerekli, aksi halde kişinin din dışına çıkmasına sebep olacak ana esaslardır. Tâlî veya zannî kabul edilen, farklı anlayış ve yoruma müsait olan metin ve delillerden elde edilen sonuçlar ise, mezhebin konusunu teşkil eder. Dinin temel esasları terkedilmediği sürece, bu tür delillerin neticesi olarak ortaya konulan farklı anlayış, uygulama ve yorumlar, dinden uzaklaşma ve küfre sebep teşkil etmeyip, dinin kurallarına göre, isabet yahut isabetsizlik çerçevesinde değerlendirilmiştir. Dinin muhatabının insanlar olması, insanların da farklı yapı ve düşünceye sahip bulunması, din bünyesinde değişik düşünce kuruluşları demek olan mezheplerin ortaya çıkmasının en önemli sebeplerinden biridir. Mezhep gerçeği sadece İslâmla ilgili olmayıp, bütün dinlerde görülen tabii bir sonuçtur. Bu sebeple ilgili olduğu konularda fikir ve düşünce geliştirme ekolü durumunda olan mezhepler, kasıt ve cehalet olmadığı sürece, din mensupları arasında hiçbir şekilde ayrılık, kavga ve mücadeleye taraf olmamıştır.
390.00 ₺