-
Hz. Ebu Bekirin Kurana Hizmetleri ve Tefsirdeki Yeri
Hz. Ebû Bekir cahiliye döneminde gayet azimli, tecrübeli, bilgili, firasetli, fedakâr ve g.züpek bir insan olarak tanınmıştır. Onun, bu vasıflarıyla müslüman olması, İslâm’a ve Kur’ân’a ciddî hizmetlerde bulunmasını sağlamıştır.
277.40 ₺ -
Vehb Bin Münebbih ve Rivayetleri
Bu kitapta, hicrî birinci asrın tâbiûn dönemi râvîlerinden olan ve İslâm kaynaklarında birçok nakli bulunan Vehb b. Münebbih ve rivâyetleri incelenmiştir. Yaşadığı bölge olan Yemen hakkında bilgi verdikten sonra hayatı, ilmî kişiliği, cerh ve ta‘dîldeki durumu, kendisinden referansla Hz. Peygamber’e izafe edilen nakilleri, ilgili sened ve metinleriyle tahlil ederek ortaya koymaya gayret gösterdik. Vehb b. Münebbih’e izafe edilen rivâyetlerin konu edildiği merfû‘ rivâyetler dışında kalan nakilleri muhtevalarıyla birlikte aktardıktan sonra kısaca değerlendirdik. Daha sonra ona ait olduğu bilinen eserleri hakkında bilgi verip nakillerini konu bakımından sıraladık. Son olarak rivâyetlerinin İslâmî ilimlere ait eserlerdeki etkisi ve ilgili rivâyetler üzerinde Batılı araştırmacıların görüş ve değerlendirmelerine yer vererek nakilleri üzerinden örneklerle izah etmeye çalıştık.
401.50 ₺ -
Kitabüt Tevhid
Kitâbü’t-Tevhîd, genelde İslam düşüncesi ve özelde Müslüman nüfusun büyük çoğunluğunu temsil eden Hanefî-Mâtürîdî gelenek içerisinde kaleme alınmış kurucu bir metindir. Sünnî kelâm ekolünün öncülerinden biri olan Ebû Mansûr el-Mâtürîdî tarafından kaleme alınan bu eser, Ehl-i Sünnet düşüncesini sistematik bir yapı halinde ortaya koymakla beraber dönemin din ve düşünce ekollerine karşı derin ve kapsamlı bir eleştiriyi de barındırmaktadır. İmam Mâtürîdî’nin bu eserdeki temel gayesi, İslam dünyasına ciddi oranda etkisi olan Mu‘tezileye karşı nitelikli eleştiriler yöneltmek suretiyle onun karşısında Sünnî düşüncenin kelâmî pozisyonunu ortaya koymaktır. Bir başka ifadeyle İmam Mâtürîdî, bütün eleştirileriyle Ehl-i Sünnet anlayışına akılcılık içinde alan açmaya çalışmaktadır. Eser; bilginin mâhiyeti ve kaynakları, ilâhiyat, peygamberlik, kazâ-kader, büyük günah problemi ve iman-İslam konuları çerçevesinde şekillenmekte ve Sünnî düşüncenin kelâm alanındaki gücünü bu konular bağlamında gözler önüne sermektedir.
599.00 ₺ -
Tanım veya Hakikat
İslâmî ilimlerin en önemli sahalarından olan kelâm ilmi, itikadî mezheplerce çeşitli birleşmeler ve ayrışmalar dâhilinde şekillenmiştir. Özellikle Eş’ariyye ve Mu’tezile kelâmcılarının geliştirdikleri anlayışlar, çeşitli ıstılâhlar bağlamında kâh ortak bir paydada buluşmuş kâh bir tartışma zemini oluşturmuştur. İmam Gazzâlî öncesi kelâmcılar, ünlü Mu‘tezilî âlimi Ebû Hâşim el-Cübbâî’den itibaren “hâlleri savunanlar ve savunmayanlar” şeklinde ikiye ayrılmıştır. İmâmü’l-Harameyn el-Cüveynî, bu noktada, alana yön veren en önemli âlimlerden biri olarak İmam Bakıllânî gibi önemli isimleri örnek almış ve İslâm düşüncesinin yönlenmesinde İmam Gazzâlî gibi mühim isimlere hocalık etmiştir. Fakat o, el-Burhân isimli eserinden önce Bakıllânî etkisinde, kelâm atomculuğunun tümeller modeli olan hâller teorisini benimserken bu çalışmasında beş tümel esaslı felsefî tanım anlayışına yakın durmuştur. Tanım veya Hakikat: Cüveynî’nin Kelâm Sisteminin Analizi, Eş’arî kelâm sisteminin gelişmesinde büyük rol oynayan Cüveynî’nin kelâmî temellendirmelerini ele alır. Kelâm ilmi açısından okur için bir hayli açıklayıcı olan bu çalışmanın ilk bölümünde hâller teorisinin daha iyi anlaşılabilmesi için genel bir çerçeve çizilerek “tümeller” tartışması açıklanmaktadır. İkinci bölümde bu tartışma göz önünde bulundurulup kelâmî tanımların da malzemesi olarak hâller teorisi incelenmekte, bu inceleme esnasında Aristocu felsefe, Platon’un idealar kuramı ve Stoacılar üzerinden karşılaştırmalar yapılmaktadır. Son bölümde ise kelâmcıların, hâller teorisine dair teknik açıdan nasıl bir tanım anlayışı geliştirdiklerinin altı çizilmekte ve Cüveynî’nin değişen kelâm anlayışının izleri sürülmektedir.
272.30 ₺ -
İslam Kültüründe Müzik Ses ve Mimari
İslam Kültüründe Müzik, Ses ve Mimari, İslam dünyasında, kültüründe ve sanatında bir tasarım ilkesi olarak sesin merkezi öneminin daha iyi kavranabilmesi için, şimdiye dek birbirleriyle ilişkilendirilmemiş disiplinleri ve düşünce pratiklerini bir araya getiriyor. Şiirden tasarıma, halk müziğinden peyzaj mimarisine, ritüellerden şehir planlamasına, ses performanslarından coğrafyaya uzanarak, İslam dünyasında ses ve mekân ilişkisinin çok yönlü bir tasvirini oluşturmayı amaçlayan eser, İslami çalışmaları etno-müzikoloji, antropoloji, sanat tarihi ve mimarlıkla bir araya getiren çarpıcı ve disiplinlerarası perspektifiyle, tarihsel ve çağdaş üretimlere yönelik yepyeni kapılar açıyor. Geçmişten günümüze ses ve mekân arasındaki etkileşimlerin, görsel ve işitsel imgelerin bir aradalığının onları üreten, deneyimleyen ve dönüştüren insanlar açısından taşıdıkları anlamları araştırıyor.
384.30 ₺ -
Şerhu Şerhi Adabil Bahs Vel Münazara
Hicri 11. Asrın sonları, 12. Asrın başlarında yaşamış olan büyük mutasavvıf İsmail Hakkı Bursevî (kuddise sırruhû) tefsir, fıkıh, hadis, tasavvuf, kelam, Arap dili-edebiyatı ve muhtelif alanlarda olmak üzere 100’den fazla eser vermiş büyük bir âlimdir. Eserlerinden birisi de Taşköprîzâde’nin Osmanlı medreselerinde ibtida seviyesindeki talebeler için uzun yıllar ders kitabı olarak okutulan Risâle fî İlmi Âdâbi’l-Bahs ve’l-Münâzara adlı muhtasar eserine yazmış olduğu şerhin üzerine yazdığı kitabıdır. Taşköprîzâde ise, kelâm, fıkıh, tefsir, ahlâk, mantık, biyografi, Arap dili ve edebiyatı, ilimler tarihi, tıp gibi değişik alanlarda çeşitli kitaplar yanında otuza yakın risâle telif etmiştir. Taşköprîzâde, Risâle fî İlmi Âdâbi’l-Bahs ve’l-Münâzara adlı kendi risalesine yine kendisi şerh yazmış ve İsmail Hakkı Bursevî (kuddise sırruhû) da bu şerhe daha geniş bir şerh yazmıştır. İsmail Hakkı Bursevî, risâlenin giriş bölümüne klasik şerh geleneğinden biraz farklı olarak çok geniş yer vermiştir. Ders kitabı olma özelliğinden ziyade, mütalaa edilme hüviyetine sahip bir eser ortaya koymuştur. Risâledeki münazara ilmi ile ilgili ıstılahları çok güzel bir üslup ile açıklamıştır. Konuya dair getirdiği misallerle şerhi zenginleştirmiştir. Tahkikte takip edilen metod: 1) Mukaddime bölümünde müellifler hakkında bilgiler verildi. 2) Taşköprîzâde metni beş farklı yazma nüshadan mukabele edildi. 3) Metin tam bir şekilde harekelendi. 4) Okuyucuya kolaylık olması için Taşköprîzâde metin ve şerhi İsmail Hakkı Bursevî şerhinden ayrı olarak kitabın baş tarafına konuldu. 5) İsmâil Hakkı Bursevî şerhi üç farklı yazma nüshadan mukabele edildi. 6) Konunun daha iyi anlaşılması için diğer şerhlerden de istifade edilerek dipnotlarla zenginleştirildi. 7) Ayet-i kerîmelerin sure ve numaraları, hadîs-i şerîflerin de tahriçleri yapıldı. 8) Manası kapalı olan kelimeler ve önemli görülen ıstılahlar açıklandı. 9) Tarafımızdan başlıklandırmalar yapıldı. Şerhte referans alınan diğer kaynaklara mümkün mertebe müracaat edildi.
245.00 ₺ -
Başmakaleler 3 - İlim Sanat ve Panzehir Dergileri Başmakaleleri
Bu kitap , Merhum Mahmud Es'ad Coşan Hocaefendi tarafından yayın hayatına kazandırılmış olan İlim ve Sanat dergisi ile Panzehir dergisinin, yine Esad Coşan Hocaefendi tarafından kaleme alınmış olan başmakalelerinden oluşmaktadır. İlk sayısı Mayıs 1985 yılında çıkan İlim ve Sanat dergisi, 48. sayısı ile 1998'de yayın hayatına ara vermiştir. Dergi'de iletişimden eğitime, Avrupa Topluluğu'ndan demokrasiye, hukuktan enerjiye, çevreden şehirciliğe pek çok mesele dosya konusu yapılmıştır. Dosyalar ve sair bağımsız yazılar alanlarının uzmanlarınca ele alınmıştır. Dergi, üslûbu, hedef kitlesi, konuları ele alış ve sunuş biçimi ile çeşitli kesimlerin ilgisini çekmiş, o yayın hayatı boyunca bir okul vazifesi görmüştür. Üniversite öğretim üyelerinden, yurt dışında eğitim görmüş elemanlardan, yüksek dereceli idarecilerden, uzman planlamacılardan, olgun şahsiyetlerden müteşekkil, geniş bir ilim ve irfan çevresi derginin hedef kitlesini oluşturmuştur. Başmakalelerde müslümanların sahip olduğu ve sahip olması gereken ilim ve sanat anlayışı enine boyuna işlenmiş; maddî ve mânevî kurtuluş; metotlu çalışmaya, ilmî araştırmalara, dış dünyadaki yenilik ve gelişmeleri dikkatle takibe, yeni ve orijinal, yapıcı ve üretici olmaya bağlanmıştır. Asil ecdadımızın, kahramanlıkta olduğu kadar, ilim ve sanatta da öncü oldukları, hem akla, hem kalbe dayanarak ilerleyip yükseldikleri, kıtalar fethettikleri; maddî ve mânevî değeri yüksek medeniyetler kurdukları fikri işlenmiş; ilim ve irfan, fikir ve sanat çığırı açmaya, tüm insanlığa ışık tutulmaya çağırılmıştır. Yazılar önce İlim ve Sanat, sonra da Panzehir dergileri olmak üzere kronolojik sıraya göre yayımlanmıştır. Bu şekilde Hocaefendi'nin fikrî düşünce ve mücadelesi, siyasî ve sosyal hadiselere bakışı ile tavrı takip edilmiş olacaktır.
175.00 ₺ -
Başmakaleler 2 - Kadın ve Aile Dergisi Başmakaleleri
Kadın ve Aile, Nisan 1985'te yayın hayatına başlamış ve Haziran 1998'e kadar yayınını sürdürmüş olan, alanının ülkemizdeki ilk ve en başarılı dergilerinden biridir. Hanımlara mesafe aldırmak için kendi kulvarında lider bu dergiyi kültür ve irfan dünyamıza kazandıran Merhum M. Esad Coşan Hocaefendi, hedef kitleyi hitap aldığı şu cümleleriyle aileye bakışını özetlemiş ve derginin amacını ifade etmiştir: "Biz, yuvayı dişi kuşun yaptığını, aile fertleri arasındaki sıcak ve sevimli sevgi bağlarının sayesinde sağlandığını biliyoruz. Sizler yuvanın direği, toplumumuzun temellerisiniz. (...) Ülke ekonomisini dilerseniz siz düzenler; lüksü israfı önler; üretimi, kaliteyi kontrol edersiniz." Dergiyi alan, okuyan, istifade eden kitleler her ayın ortasını iple çekmiş, eline geçer geçmez bir mektup gibi gördükleri başmakaleleri tekrar tekrar okumaktan kendilerini alamamıştır. Karşısındakiyle sohbet eder gibi yazan Hocaefendi'nin bu mektuplarında, kimi zaman güncel olaylar enine boyuna kritik edilmiş, hadiselerin duyarlı bir müslüman bakış açısı ve farkı ile nasıl yorumlandığı görülmüş; kimi zaman ise değişmeyen ve pörsümeyen insânî ve İslâmî anlayışın yeni bir söylem ve dille aktarıldığına şahit olunmuştur. Yazılarda sadece hanımlar muhatap alınmamış, duyarlı her kesimden her insana hitap edilmiştir. Her bir yazı okunduğunda, insanlık ve İslâmlık adına ıstırap çeken bir Allah erinin seslenişlerinin bugün de aynı yankıyı bulacağı görülecektir. Dergide yayınlanan başmakaleler kronolojik sıraya göre aynen bu kitaba alınmıştır. Makalelerde yer yer o gün için önemli olup sonradan önemini kaybetmiş bazı güncel meselelerin işlenmiş olduğu görülecektir. Bu tür yazıların, Hocaefendi'nin bakış açısını ve düşünce dünyasını bir bütün olarak tanımak ve o günün şartlarını değerlendirmek açısından önemli katkılar sağlayacağı kanaatindeyiz. Başmakalelerde yer almış ve kaynakları verilmemiş olan âyet, hadis, kelâm-ı kibar ve şiirlerin kaynakları mümkün olduğunca tespit edilip dipnotta gösterilmiştir. Uzun zaman aralığında yazılan yazılar içerisinde kimi kelime ve kavramlardaki yazım farklılıkları giderilerek bir imlâ birlikteliği sağlanmıştır. Sonuna kaynakça ve özellikle araştırmacıların istifadesini kolaylaştırmak için ayrıntılı bir dizin ilave edilmiştir. Ayrıca her yazının başına dipnot olarak künyeleri verilmiştir. Kadın ve Aile dergisinde yer alan başyazılarda ele alınan konuların, mü'min duyarlılığı ile aktarılması ve yakın tarihimizde pek görülmeyen bir "duruş"un hikayesini sergilemesi kadar, Türkçe'nin kullanılmasındaki ustalık da bu kitabın bir solukta okunmasına vesile olacaktır.
238.00 ₺ -
Başmakaleler 1 - İslam Dergisi Başmakaleleri
"Elhamdülillah Müslümanız, gayemizin kaynağı imanımızdır. Biliyoruz ki, dünya bizim asıl yurdumuz değil, muvakkat bir imtihan yeri. Ömrümüzün rüzgâr gibi süratle geçip gittiğini gördükçe, ahiretimiz için halisane ve yoğun Salih ameller işlemek gerektiğini daha kuvvetle hissediyoruz. Fırsat kaçmadan insanlık için faydalı işler yapmalı; dinimize ve din kardeşlerimize bütün imkânlarımızı kullanarak hizmet etmeliyiz." Böyle diyordu, Merhum Mahmud Es'ad Coşan Hocaefendi, İslam Mecmuası'nın 1983'te yayınlanan ilk sayısının ilk başyazısının ilk cümlelerinde… Gayesi insanlığın kurtuluşuydu… Aylık dergi olarak Eylül 1983'te yayın hayatına başlayan İslâm, Haziran 1998'e kadar 15 yıl boyunca ülkemiz insanının ilim, kültür, sanat ve düşünce seviyesinin yükselmesine önemli katkı sağlamış; dünyanın çeşitli yerlerinde bulunan mazlum ve mağdur insanların durumu ile ilgilenmiş; dünya müslümanlarının Türkiye müslümanları ile tanışmasında büyük çaba sarf etmiştir. Merhum Mahmud Esad Coşan Hocaefendi, müslümanların eğitim ve öğretimini en mühim mevzu görmüş, toplumun geniş kesiminin bu yönden eğitilmesi gayesiyle İslâm dergisini çıkarmıştır. Dergi kısa süre içerisinde büyük bir rağbet görmüş; kültür, ilim ve irfan mektebi haline gelmiştir. Hocaefendi, yayın hayatı boyunca dergi ile yakından ilgilenmiş, bütün meşguliyetine rağmen başyazılarını yazmayı ihmal etmemiştir. Her bir başyazıyı, onu okuyana bir mektup olarak değerlendirmiş; günün gelişen ve değişen şartlarını göz ardı etmeden temel değerleri işlemiş; her biri ne zaman ve nerede okunursa okunsun tazeliğini koruyacak konuları büyük bir maharet ve sadelikle yazıya dökmüştür. Hocaefendi'nin üslûbu zorlamasız, sade, sürükleyici, her seviyeden insanın idrakine hitap edici ve tamamen kendine has bir mahiyet taşımaktadır. Birbirine yakın ve zıt anlam taşıyan kelimeler bir inci gibi dizilir, yazılar okuyanı dinlendirir. Dergide yayınlanan başyazılar kronolojik sıraya göre aynen bu kitaba alınmıştır. Makalelerde yer yer o gün için önemli olup sonradan önemini kaybetmiş bazı güncel meselelerin işlenmiş olduğu görülecektir. Bu tür yazıların, Hocaefendi'nin düşünce dünyasını bir bütün olarak tanımak ve o günün şartlarını değerlendirmek açısından önemli katkılar sağlayacağı kanaatindeyiz. Başyazılarda yer almış ve kaynakları verilmemiş olan âyet, hadis, kelâm-ı kibâr ve şiirlerin kaynakları mümkün olduğunca tespit edilip dipnotta gösterilmiştir. Uzun zaman aralığında yazılan yazılar içerisinde kimi kelime ve kavramlardaki yazım farklılıkları giderilerek bir imlâ birlikteliği sağlanmıştır. Sonuna kaynakça ve özellikle araştırmacıların istifadesini kolaylaştırmak için ayrıntılı bir dizin ilave edilmiştir. Yaygınlığı, etkisi ve ortaya koyduğu anlayışla geniş bir kesime etkili bir çığır açmış olan İslâm dergisinin, olayların peşinden sürüklenmeden, her bir sayısında bir gündem üretmiş olan başmakaleleri okunduğunda aynı mesajın bugüne olduğu kadar yarınlara da ne kadar hitap ettiği anlaşılacaktır.
238.00 ₺ -
21. Yüzyılda Kulluk Sanatı
Bu kitap, Merhum M. Es'ad Coşan Hocaefendi'nin 1990-1997 yılları arasında, muhtelif yerlerde, değişik vesilelerle yaptığı "konulu" konuşmalarından oluşmaktadır. Bu konuşmalar ana hatlarıyla iyi ve güzel kulluğun yol ve yöntemini; âyetler, hadisler ve tarihî olaylarla destekleyerek ortaya koymaktadır. İbadet ve kulluğun bir veya birkaç alanda kendisini gösteren yoğunlaştırılmış ritüellerden oluşmadığı, maksadı Allah rızası olduğu takdirde hayatın bütün alanlarını kuşatacağı, bu durumun da bir tercih değil müslüman olarak hayatımızın gayesi olduğu işlenmektedir. Hayatında bu anlayışı temsil etmiş bir şahsiyet olarak Hocaefendi merhum, derin bilgi ve cesaretli yaklaşımıyla kitabın her sayfasında bizi bu şuurla bir hayat örmeye, yaşam tarzımızı buna göre şekillendirmeye davet etmektedir. Bunu bize ait kavramları yeniden, üst bir dille yorumlayarak yapmaktadır. Ona göre hayat bir ibadet alanıdır. İnsan, benliğinden geçme sanatı olan kulluk bilinciyle yaşarsa dünyada rahat eder, âhireti de kazanır. Hafızanızı tazelemek, sahip olduğunuz değerleri yeniden yorumlayarak kendinize mâl etmek istiyorsanız, buyurun M. Es'ad Coşan Hocaefendi'yi okuyarak dünyaya herkesten farklı bakmaya.
231.00 ₺ -
Kalpleri Birleştiren İlahi Esinti Kardeşlik
- Elinizdeki kitap, Allah Resûlü (sas) ve sahâbîlerinin kardeşlik örnekliklerinden yola çıkılarak hazırlanmış bir çalışmadır. - Eserde kardeşlik hukuku, kardeşlik adabı, kardeşliğin ölçüleri ve kardeşliğin sözde değil özde olmasını hissettiren ve bunu bizlere kalben yaşattırabilmek için hazırlanmış güzide eserlerimizden birisidir.
206.50 ₺ -
Ölüm ve Gerçek Hayat
İnsan, bu dünyaya ebedî kalmak için değil; ebedî hayata hazırlanmak için gönderilmiştir. Ölüm, bir son değil; hakikatin bütün açıklığıyla ortaya çıktığı ilk andır. Kabir, ahiret yolculuğunun ilk menzili; kıyamet ise herkesin Rabbi'nin huzurunda hesap vereceği büyük buluşmadır. İmam Gazâlî bu eserinde, Kur'ân-ı Kerîm ve sahih hadislerin rehberliğinde ölümün hakikatini, kabir hayatını, kıyameti, hesabı, mizanı, sıratı, cennet ve cehennemi özlü ve etkileyici bir üslupla anlatmaktadır. Ölümü hatırlayan kimse, dünyaya aldanmaz; ömrünü değerlendirir ve ahireti için hazırlanır. Gerçek hayat, ölümden sonra başlayacaktır. Kabir, kıyamet ve ahiret yolculuğunu anlamak isteyenler için bu eser, asırlardır yol gösteren kıymetli bir rehberdir.
140.00 ₺ -
Yüreğimin Kalemi Meçhulistan
Ayasofya'm! "Şahi"lerden tevarüs İstanbul'da bir yetim Fethi Mübin'den sonra Vakanüvis mabedim Ayasofya'm! Harsların hercümerci Taştan öte ziynetim Hakk'a yükselen sesim Davamdaki mabedim
39.00 ₺ -
Endülüslü Âlim Ebû Amr Ed-Dânî ve Kıraat İlmindeki Yeri
Her ilimde olduğu gibi Kıraat ilminde de, bu sahanın temel taşı mesabesindeki şahsiyetleri incelemenin zarureti açıktır. Bunların en önde gelenlerinden birisi de Endülüslü âlim Ebû Amr ed-Dânî (444/1053)'dir. Kıraat ilminde büyük bir otorite olan Ebû Amr ed-Dânî üzerinde şimdiye kadar -bildiğimiz kadarıyla- hiçbir araştırma yapılmamıştır. Halbuki onun ciddiyetle ele alınıp, bir tez çapında incelenmesinin ve çeşitli yönleriyle ortaya konulup ilim âlemine tanıtılmasının büyük faydalar sağlayacağı âşikârdır. Bu kitap, bu düşünceden hareket ederek, bu ilmin büyük âlimi ed-Dânî'yi hem ilmini ve Kıraat ilmindeki yerini, hem de hayatını detaylarıyla ele almaktadır. Kitap, üç bölümden meydana gelmektedir: Giriş'te, konunun önemi, çalışma metodumuz ve konuyla ilgili kaynaklar ile Kıraat ilmi hakkında kısa bilgi verilmiştir. Birinci Bölüm'de; müellifimizin hayatına geçmeden önce, onun yaşadığı hicrî IV. ve V. / milâdî X. ve XI. asırlarda İslâm âleminin genel görünümünü ve ed-Dânî'nin memleketi olan Endülüs'ü; Endülüs Emevî Devleti'ni ve o devirde Endülüs'te ilim ve medeniyetin durumunu zikrettik. İkinci Bölüm'de; müellifimizin tespit edebildiğimiz bütün eserleri tanıtılmıştır. Üçüncü Bölüm'de ise; Dâni'nin ilmî faaliyetleri incelenmiştir.
195.00 ₺ -
Anadolu Kültürünün Dini Temelleri
İslâm dininin iki temel kaynağından biri olan Hz. Peygamber (sav)’in sünnetinin Anadolu kültürü üzerindeki etkisini inceleyen bu araştırma, hadislerin Türk-İslam kültüründeki tezahürlerini ele alan araştırmalar arasında, konuların çeşitliliği bakımından en kapsamlısıdır. Araştırmanın ilk iki bölümünde, inanç ve ibadetlerin örf, âdet ve gelenekler üzerindeki tezahürleri, diğer iki bölümde ise adâlet, doğruluk, cesâret, yardımseverlik gibi bireysel ve toplumsal değerler ile hayatın geçiş evreleri olarak ifade edilmekte olan doğum, evlilik ve ölüm süreçleriyle ilgili örf, âdet ve gelenekler ele alınmıştır. Bahsi geçen hususlarda Hz. Peygamber (sav)’in hadisleri, Buhârî ve Müslim’in Sahih’leri başta olmak üzere öncelikle Kütüb-i Sitte kaynaklarından araştırılmış, buralarda bulunamayan hadisler için Kaynakça’da yer alan diğer hadis eserlerine müracaat edilmiştir. Araştırmada çoğunluğu orijinal metin ve tercümesi, bazıları sadece tercümesi, bazıları ise konuyla ilgisine atıfta bulunulmak suretiyle altı yüz kadar rivayete yer verilmiştir. Bu rivayetlerin yüzde doksana yakın bir oranının hadis alimlerince “Sahih” ve “Hasen” olarak nitelenen hadislerden oluştuğu, dolayısı ile Anadolu kültürünün genel itibariyle Peygamberimiz (sav)’den nakledilen sahih rivayetlerle şekillendiği tespit edilmiştir.
162.50 ₺ -
Nesillerden Nesillere Armağan Sözler Hazinesi
"Elinizdeki bu kitap; derlenen âyet ve hadis meallerinden, atasözü, beyit ve mısralardan; şiir, fıkra ve notlardan; İslâm büyüklerinin ve Batılı düşünürlerin vecîze ve hikmetli sözlerinden oluştu. 40 yıllık ilgi ve bilgi birikimi olan bu derleme, 475 konuyu kapsamaktadır. Konular, alfabetik başlıklar hâlinde hazırlandı ve kendi içinde kompoze edilmeye çalışıldı. Bu kitapta derlenip bir araya getirilen sözler; nesilleri birbirine bağlayan bir köprü ve nesiller boyunca babadan oğla, anneden kıza, devredile gelen değerli birer vasiyet, emanet ve paha biçilemez armağandır; sözlerin özü ve insanlık tarihi boyunca binlerce tecrübenin hayata tutulan ışığıdır. Bu kitapta; öğretmen-öğrenci, âmir-memur, asker, din görevlisi, işçi, çiftçi, gurbetçi, esnaf, her görüş, her meslek ve her yaştan kadın-erkek, genç-ihtiyar, okur-yazar, herkes aradığını bulacaktır. Usanmadan ve zevkle okuyacağınızı umduğum bu sözlerle; konuşmalarınız, yazışmalarınız ve yaşayışınız daha bir güzel, hayatla ölüm arasındaki her şeye bakışınız daha bir derin ve anlamlı olacaktır, inşallah."
455.00 ₺ -
Ulus mu Ümmet mi
Allah Rasûlü ﷺ, farklı ırklardan oluşan İslâm devlet yapısını tek bir merkezden yönetti. Sahâbe, tek devlet, yekpare ümmet yapısını esas alarak Hz. Ebû Bekir’e biat etti. Hz. Ali tek devlet, yekpare ümmet hakikatini korumak için mücadele etti. Emevi, Abbasi, Selçuklu ve Osmanlı’da da tek devlet,yekpare ümmet anlayışı esastı. Kavmiyetin değerleri, İslâm millet tasavvuruna galip olup tek devlet yapısı bozulunca işgaller Bilâd-ı İslâm’ı seller gibi istila etti. Osmanlı Devleti gidince-kavmiyetçilerin iddia ettiği gibi- Arap İmparatorluğu değil, İngiliz, Fransız sömürüsü geldi. Yeniden tek devlet, yekpare ümmet olabilmek için mücadele vermek, her mü’minin hem dini hem de tarihi vazifesidir. Bu noktada yapmamız gereken; İslâm ümmet yapısına yönelik bir tehdit algıladığımızda Muâz b. Cebel’in, sahâbenin yekpare hâlini parçalama iradesini izhar eden Kays b. Mutâtiyye’nin yakasına yapışması gibi ırklar üzerinden ayrışmaya çağıranların karşısında durmaktır. Osmanlı, İslâm’ın emrettiği tek devlet, yekpare ümmet yapısının son tezahürüydü. İslâm aynı asaletiyle baki olduğuna göre bu ümmetin bağrından yeniden tek devlet, yekpare ümmet yapısını esas alan cihan devleti zuhur edecektir. Allah Rasûlü’nün ﷺ hamurkârlığında İslâm ümmet yapısının nasıl kurulduğunu, tehditleri nasıl bertaraf ettiğini, nebevî ikazların gereği yapılmadığında nasıl dağıldığını ve tekrar nasıl yekpare olacağını anlatan bu eser, Müslümancayaşayabilmek için ittihattan başka çaremiz olmadığını da izaha taliptir.
147.00 ₺ -
Dilin Afetleri İmam Gazali
İmam Gazâlî (rah), dilin insan hayatındaki yerini ve gücünü ahlâkî bir bakış açısıyla ele alır. Dilin, doğru kullanıldığında insanı yükselten, yanlış kullanıldığında ise kişiyi felâketlere sürükleyen bir araç olduğunu vurgular. İmam Gazâlî (rah), Kur’an ve hadislerden örneklerle dilin, toplum üzerindeki olumsuz etkilerini, fitne, yalan ve gıybet vb. dilin afetleriyle ilişkili tehlikeleri açıklar. Bu eser, dilin doğru ve ölçülü kullanılmasının insanın dünya ve ahireti üzerindeki önemini hatırlatırken, Müslümanlara dilin sorumluluğunu öğretmeyi amaçlar.
134.00 ₺ -
Peygamber Efendimizin Mucizeleri
Bir peygamberin peygamberliğinin delil ve belgesi olan ve başka kimselerin yapamadığı olağanüstü şeylere mucize denir. Her peygamberin mucizeleri vardır. Mesela Peygamberimiz'in parmağıyla işaret etmesiyle ayın ikiye ayrılması ve Musa Aleyhisselam'ın asasının ejderha olması birer mucizedir. Peygamberler, mucize göstererek inanmayanlara "Yapabiliyorsan haydi sen de böyle bir şey yap" diye adete meydan okumuşlardır. Peygamberimiz'in binlerce mucizesi vardır. Fakat bunların çoğu kafirlere meydan okuma şeklinde değildir. Bu mucizelerden birkaçı şöyledir: Avucundaki taşların Allah'ı tesbih etmesi, hutbe okurken yaslandığı hurma kütüğünün Peygamberimiz'in ayrılmasıyla üzüntüsünden inlemesi, parmaklarından suların akması, bir ölçek tahıldan yapılan yemeğin yüzlerce kişiye yetmesi, Hazreti Ali'nin ağrıyan gözüne mübarek tükrüğünden sürünce derhal iyi olması gibi. Bu kitapta bu ve bunun gibi bircok mucizeleri okuyacaksınız.
210.00 ₺ -
Umre ve Hac Duaları
Mahmut Efendi Hazretlerinin Hac ve Umre'de okuduğu duaların bulunduğu kitaptır.
60.00 ₺ -
El Gunye ve Geniş İzahlı Tercümesi
İlim ve Usul Meraklılarına Müjde: el-GUNYE Muazzam Bir Tahkik ve Şerh Derinliğiyle Yeniden Hayat Buldu! İslam düşünce ve tasavvuf tarihinin en müstesna şahsiyetlerinden olan Abdülkâdir-i Geylânî (Rahimehullâh) Hazretlerinin fıkıh, itikat ve ahlaka dair başeseri Gunyetü’l-Tâlibîn, bugüne kadar neşredilmiş tüm baskıları geride bırakacak akademik bir titizlik ve şerh zenginliğiyle nihayet okuyucuyla buluşuyor. Piyasadaki sıradan baskı ve tahkiksiz tercümelerin doğurduğu boşluğu tamamen ortadan kaldıran bu eser; hem bir irşad metni hem de muazzam bir kaynak eser mahiyeti taşımaktadır. Müellifin Hanbelî mezhebi fıkhı üzere inşa ettiği teknik meseleler, fıkıh ilminin inceliklerini yansıtacak şekilde titizlikle işlenmiş; Hanefî mezhebi ile olan fıkhî uygulama ve usul farklılıkları ise dipnotlarda muazzam bir zenginlikle mukayese edilmiştir. Bununla da kalınmamış; asıl metinde yer alan Eş'arî itikadına dair kelâmî yaklaşımlar, coğrafyamızın ana omurgasını oluşturan Mâtürîdî itikadı ile karşılaştırılarak, iki ehli sünnet mezhebi arasındaki zarif nüanslar şerh mahiyetindeki kayıtlarla ilim dünyasının istifadesine sunulmuştur. Bu Eseri Sektördeki Diğer Kitaplardan Ayıran Temel Özellikler: 1-Akıcı Üslûb: Orijinal metnin edebî belâgati ve akademik derinliği aynen korunmuş; devrik ve karmaşık yapılardan arındırılmış, duru ve yaşayan bir Türkçe ile yeniden düzenlenmiştir. 2-Kapsamlı Kaynak Tahrici: Müellifin eser boyunca nakşettiği neredeyse tüm hadis-i şerifler ve tarihî rivayetler dipnotta kayıt altına alınmıştır. 3-Metin İçi İbare Tashihi: Geçmiş baskılardaki ve yazma nüshalardaki mültebis, hatalı veya eksik yerler ehil müfessir ve fakihlerin şerhleri ışığında düzeltilmiş, parantez içi ilmî açıklamalarla metnin ruhu muhafaza edilmiştir. Hem kütüphaneniz için rehber bir kaynak hem de kalbinize hitap edecek bir irşad klasiği olan bu şaheser, tahrîcli ve mukayeseli şerh yöntemiyle İslamî ilimlerde yeni bir standart belirliyor. Hakiki ilmin ve tertemiz bir usulün izini sürmek isteyen tüm araştırmacılar ve okurlar için kaçırılmayacak bu abidevi eseri mutlaka edinin!
476.00 ₺ -
Ruhul Beyan Tefsirindeki Tüm Kıssalar ve Hisseleri
Osmanlı tefsir geleneğinin zirvesi olan İsmail Hakkı Bursevî Hazretlerinin Rûhu’l-Beyân’ı, asırlardır minberlerden kalplere akan manevi bir nefestir. Bursa Ulucami’nin kubbesinde yankılanan vaazlarla ilmek ilmek dokunan; zahir ile batını, şeriat ile hakikati tek potada eriten bu muazzam külliyat, yirmi üç yıllık sarsılmaz bir adanmışlığın meyvesidir. Elinizdeki bu eser; ciltler dolusu o devasa tefsirin satır aralarına nakşedilmiş olan istisnasız tüm kıssaları, ibretlik menkıbeleri ve bu anlatıların ardındaki derunî hisseleri eksiksiz olarak bir araya getiren anıtsal bir ilk çalışmadır. Müfessir Bursevî; Kur’ân âyetlerini şerh ederken Hz. Mevlânâ’nın Mesnevî’sinden, Sâdî-i Şîrâzî’nin Bostân ve Gülistân’ından süzülen irfanı, salt tarihi bir bilgi olarak aktarmaz. O, her kıssayı insan ruhunu tedavi eden manevi bir reçeteye dönüştürür. Çünkü bu mecliste aslolan hikâyenin zahiri değil, kalbe üflenen sarsıcı ilahi mesajdır. Yüzyıllardır vaizlerin, mürşitlerin ve ilim erbabının başucu kaynağı olan bu eşsiz tefsirdeki tüm hikmetli kıssalar, orijinal Arapça metnine tam sadakatle ve Türkçedeki en duru, en akıcı üslupla yeniden hayat bulmuştur. Ciltler arasına serpiştirilmiş bu manevi miras, her yaştan okuyucunun ruhuna dokunacak bir mev‘ize neşvesiyle, müstakil bir kütüphane-i irfan olarak sunulmuştur. Ruhunu hikmetle doyurmak, sahih Osmanlı irfanıyla tanışmak ve her bir kıssada kendi payına düşen hisseyi bulmak isteyen herkes için bu eser; nesiller boyu aktarılacak zamansız bir başucu kitabıdır. Gayret bizden, tevfîk Allah’tandır.
238.00 ₺ -
Mecmaul Adab İslamdaki Edebler
Mecma'ul-Adab İslam'daki Edebler Eserde hadislerin ve duaların arapça metinleri de bulunmaktadır. Farzların, vâciblerin, sünnetlerin ve müstehabların anahtarının âdâb olduğu kesindir. Hatta "Turuk-u Aliyye" dediğimiz ulvi tarikat yolları da bu üstün adab üzerine tesis edilmişlerdir. Nitekim Şu Hikmetli söz bu hususu açıklamaktadır: "(Allah'a Giden) tüm yollar edebler (ile elde edilmekte)dir." O halde her ibadetin adabını öğrenmek ve onu yerine getirmek hususunda titiz davranmak, kul olmanın temel taşıdır. İslamın esaslarını ve adabını öğrenmeyi arzu eden müminlere ve özellikle günahsız yavrulara hizmet etmeye çalışan bu sermayesiz fakir kardeşiniz Samsun Çarşamba müftüsü Sofizade Seyyid Hasan Hulusi, kitaplarda geçen serpilmiş inci taneleri gibi yazıları ve faydalı bilgileri derleyip bu risaleyi kaleme aldım ve adını da "Mecmaul Adab" koydum Tevfik ve İsmet Allah'tandır.
272.00 ₺ -
Alim Yetiştiren Anneler 2
Bu Eserimizin Giriş Bölümünde Annelik Üzerine Birkaç Konuya Değindikten Sonra İslâm'ın İlk Yıllarında Yaşanan Hadiselere İman Ehli Annelerin Nazarından Değindik. Elimizden Geldikçe Tekrara Düşmemeye Azami Gayret Gösterdik. Bundan Dolayı Bazı Rivayeti Kısaca Aktarıp Asıl Değinmemiz Gereken Meseleye Odaklandık. Misal Hâlime Validemizden Bahsederken Onun Hayatından Değilde Onun Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem)'İn Hayatı Üzerinde Ki Etkisine Değindik. Ebû Bekir (Radıyallahu Anh)'In Annesi Ümmü'l-Hayr (Radıyallahu Anhâ)'Dan Bahsederken Annesinin Hayatına Değil Annesinin Onun Üzerinde Ki Etkisine Değindik. Eserimizin "Hanım Sahâbîler" Tarzında Bir Kitap Olmaması İçin Çok Çaba Sarfettik. Çünkü Hanım Sahâbîler Hakkında Eserler Çoktur Ve Tekrara Düşmek İstemedik. Biz Bu Çalışmamızda Bahsi Geçen Annelerimizin Evlatları İle Olan Muhabbetlerinden Hayatlarımıza Alabileceğimiz Derslere Değindik. Ayrıca Bu Eserimiz İle Daha Çok Âlimlerimizin Annelerinin Hayatlarından Kesitler Bulacaksınız. Âlim Yetiştiren Anneler 2 Eserimiz İle Değerli Âlimlerimizin Mübarek Annelerinin Hayatlarına Misafir Olacağız.
227.50 ₺ -
Envarül Aşikin Aşıkların Nurları
Başta Anadolu coğrafyası olmak üzere bütün Osmanlı topraklarında en çok okunan ve sevilen eserler arasına girmiş olan bu kitap, Allâh yolunda seyrü sülük etmek isteyen dervişlerin yol haritası niteliğindedir. Allâh-u Teâlâ'nın ilk yarattığı şey olan Kâinâtın Efendisi'nin (s.a.v) nurundan itibaren bütün yaratılış merhalelerinin anlatıldığı eser, cennet halkının ele alındığı bölümle sona erer. Bu da gösteriyor ki varlığın “Kün (ol)” emri ile başlayan yolculuğu, ahirette-ki menzillerden geçtikten sonra nihayete erecektir. Bu yolun her durağında yolcunun nelerle karşılaşacağı, nasıl hareket etmesi gerektiği, yol tehlikeleri, yolcuya gereken edepler, yol azığı vb. konular güzel örneklerle ve yaşanmış olaylarla ama hepsinden önemlisi tertemiz ve akıcı dille anlatılır.
364.00 ₺ -
İslami Yeniden Doğuşun Meseleleri
Bir halkın yükseliş ve düşüşünün sebepleri her zaman karmaşık ve çok yönlüdür. Bu sebeplerden sadece bir kısmı ölçülebilir niteliktedir ve bu şekilde analiz ve keşfe açıktır. Diğer nedenlerse insanların kalplerinde ve iradelerinde gizli olduğu için erişilemez ve izah edilemezler. Hayatını, İslamiyet’i bir hayat nizamı olarak kalplere nakşetmeye adamış büyük devlet adamı Aliya İzetbegoviç, İslami Yeniden Doğuşun Meseleleri’nde İslami uyanışımızdaki yanlışlara dikkat çekiyor. İslamiyet’in salt teolojik bir yaklaşımdan ibaret olmadığını, dini mesajlar vererek kutsallaştırıp sonrasında da putlaştırılamayacağını tarihi gerçeklerle ortaya koyuyor. İslam’ın dış dünyayı düzenleme ve değiştirme rolünün unutulup, geleneksel ve folklorik bir zaviyeden ele alınışıyla Müslüman toplumların barbarlarca nasıl kolay bir av haline geldiğini gösteriyor.
174.30 ₺ -
Kasasun Nebiyyin Arapça Yeni Dizgi
Ebul Hasen Ali Nedvi 1914-1999 yılları arasında yaşamış Hindistanlı bir alimdir. Kasasun Nebiyyin Ebul Hasen Ali Nedvi’nin aslında dört cilt şeklinde hazırladığı; daha sonra tek ciltte topladığı çalışmadır. Kitabın içeriğini Peygamberlerin kıssaları oluşturmaktadır. Günümüzde ibtidai talebelerinin ders kitabı olarak okutulmaktadır. Arapça dilini geliştirmenin yanı sıra peygamberler tarihini öğrenmeye katkı sağlayan bir eserdir.
175.00 ₺