-
Arkadaşım Hoşça Kal
Herkesin özel bir yetenekle parladığı performans çağında, Ada bir türlü kendine has o “ışığı” bulamaz. Annesi onu kurstan kursa sürüklese de denediği hiçbir şey ilgisini çekmez. Ta ki bir veda ile yeni olasılıklara “merhaba” diyene dek! Rüzgârın savurduğu bir mektubun peşinde sürprizlerle dolu bir yolculuğa çıkan Ada, en derin korkusunun en büyük tutkusu olduğunu keşfedecektir. "Arkadaşım Hoşça Kal", sönmeyen dostluk ateşini ve insanın kendi yolunu bulma cesaretini anlatan, sıcacık bir hikâye... Bu ilham verici kitapta okurlar, korkuya ve belirsizliğe rağmen adım atabilmenin esas başarı olduğunu fark edecek…
136.50 ₺ -
Gül Alırım Gül Satarım
Niyâzî-i Mısrî, “Bil ve âgâh ol ki Hakk bir kimseyi inâyetine lâyık görürse o kimsenin kalbine, ‘Biz bu dünyaya niçin geldik?’ sorusuna bir cevap bulma arzusu koyar.” demiş. Bu sorunun peşinden giderken yolum pek çok kitaptan ve insandan geçti. Kitapların yeni kitaplar açtığını, Hakk’ın insanlara insanlardan tecelli ettiğini pek çok defa tecrübe ettim. Düşe kalka yürümenin, yolun mecburiyeti olduğunu fark ettiğimde mesele biraz daha berraklaştı: Düşmesiyle, kalkmasıyla, kaygısıyla, kırılganlığıyla, yarasıyla, yasıyla hiç kimse her zaman dimdik yürüyemez, dümdüz ilerleyemez. Yoldan da çıkılır, tekrar yola da girilir. Her nefeste bir şeyler olur, bir şeyler biter. Çünkü insan olmak bir inşa sürecidir, bitmez bu tadilat. “Bu dünya yolu, dikenli bir yoldur. Bu dikenler sana batacak, ayıklamaya kalkma. Dikenler nedir? Laf, söz, etrafın kıskançlığı, haset, azaplar, çileler... Durup da dikenleri ayıklamaya kalkma çünkü yolundan geri kalırsın. Dikenlerle yürümeye alış.” diyor mektuplarından birinde Sâmiha Ayverdi. Bu zorlu yürüyüşte karşılaştığım güzel kitaplara ve güzel insanlara dair yazmış olduğum yazılar işte bu kitapta bir araya gelmiş oluyor. Bir taraftan gül yürekli kimselerin kendilerinden ve eserlerinden bahsediyorum, diğer taraftan onların gönlüme nakşettikleri güllerden birer demet sunuyorum. Gül alıyorum, gül satıyorum.
409.50 ₺ -
Gerçek Özgürlük
YAŞAMINDA KENDİSİ OLARAK VAR OLAMAMIŞ BİRİ DUYGU, DÜŞÜNCE VE DAVRANIŞLARIYLA YAŞAMI ÖZGÜRCE KUCAKLAYABİLİR Mİ? “Dünya bazen kapkaranlık gözükür, insan kendini yapayalnız ve değersiz görür, bu duygular da yaşamın bir parçası. Bence sizin, sizi anlayacak biriyle konuşmaya ihtiyacınız var.” Bu kitap, gençlik yıllarımı temsil eden üniversite öğrencisi Timur ile yaşlılık yıllarımı temsil eden emekli psikoloji profesörü Yakup Bey arasında geçen sohbetlerden oluşuyor. Sevdiği kızın kendisini önemsemediğini fark etmeyen Timur ona evlilik teklif eder. Sosyoekonomik düzeyi yüksek Nesrin kibarca, “Sen ben denk değiliz,” mesajını verir. Tesadüfen Timur’la karşılaşan Yakup Bey gencin yüzünden hüznünü ve yalnızlığını anlar ve ona isterse Sahaflar Çarşısı’ndaki kitapçı dükkânına gelebileceğini söyler. Buluşmaya ve sohbet etmeye başlarlar. Bu sohbet içinde Timur kendi anlam verme sistemini, değerler sistemini, ezikliğinin kaynağını, toplumla, yaşamla ilişkisinin temellerini keşfetmeye başlayacaktır. O karşılaşmadan sonra Yakup Bey’le yaptığı sohbetlerde, kültür robotluğundan şahsiyet olmaya giden bir özgürlük yolculuğuna çıkacaktır. Bu kitapta, karşılıklı saygı içinde olan iki insanın; yaşamını, ilişkilerini, kendi anlam verme sistemini keşfedişi yer almaktadır. Sevgi mi özgürlüğe, özgürlük mü sevgiye götürür? İç yalnızlığı gözlerinden okunurken sevdiğine evlenme teklif eden, gerçek sevgiyi, gerçek aşkı sorgulayan üniversiteli bir gencin biz bilinci içinde adım adım Gerçek Özgürlük’e varışının öyküsü. Kendi yolculuğumuzu yapmak için buradayız; bu yolculukta kendimiz olabilme cesaretini bulmamız kolay değildir ama kendimiz olmadan yaşamımızdaki hiçbir şey anlamını bulamaz. Doğan Cüceloğlu’nun kaleminden…
316.00 ₺ -
Büyük Alim Olmanın Yolu
Büyük âlimlerin büyük olmalarının sebebi nedir? İlki, onların kendi şahsiyetlerinden/dehalarından kaynaklanır. Diğeri ise ortam, muhit ve kendi elde ettikleri şeyler sebebiyledir. Bazen insanı hayra götürüp, onu ısrarla hayra çeken durumlar olur. Bazen de insanı hayırdan uzaklaştıran şeyler olur. Büyük âlimler kendilerini hayra sımsıkı çekip götüren bir muhite eriştiler. Bu hayırlara güzellikle icabet ettikleri için olağanüstü başarılara imza attılar. Büyük âlimlerin hayatını öğrendiğimiz zaman, doğru kaynaklardan ulaşan enteresan ve harikulade bilgiler buluruz. Onların ilim öğrenirken karşılaştıkları bazı şeyler, günümüzde neredeyse efsane olarak görülmektedir. Hâlbuki bunlar efsane olmayıp, gerçeğin ta kendisidir. Bu eser, büyük âlimlerin niçin büyük olduklarının cevabını aramaktadır.
257.52 ₺ -
Ulemanın Soru Sorma Yöntemi
Eski ulemanın kitaplarına bakıldığında görüşlerini net biçimde aktardıkları görülür. Onların sözleri daha veciz, ilimleri daha doğru, kitap ve sünnet anlayışları daha derin, şeriatın amaçlarını kavrayışları ise daha samimi idi. Zaman geçtikçe, bağlılığın, amelin, ilmin azalması ve ilim tahsilindeki ciddiyetin kaybolmasıyla birlikte; eski âlimlerin sözlerinden pek çok ifadeyi anlamak zorlaştı. Bu yüzden son dönemde kitap sayıları ve bu kitaplardaki sözler arttı. İlim adamları Bu kitap, eski ulemanın ilimde ilerlemek için nasıl soru sorduklarını örneklerle göstermektedir.
173.16 ₺ -
Kendini Aramak
İnsan başlangıç ile son arasında bu-ara-da seyrettiği, kendiyle başlayıp yine kendiyle bitirdiği hayat yolculuğunda kendi olmak, kendi kalmak, kendi ölmek için ne yapabilir? Kendilikiyle sımsıkı bağlı bilgiye erişmek, edindiği bilgiyle eylemek onu nereye taşıyabilir? Vahşi kapitalist dünya; duyu, duygu, düşünceden mürekkep insanın hangi zaafları üzerinde yükselir? Din, felsefe, bilim ve sanat insan olmaklıka nerede, ne zaman ve nasıl hizmet eder? Bu deneme tüm bu sorular ile 21. yüzyılın muzdarip ikliminde insan olmanın, kendi olmanın kıymetini bilerek, tanıyarak ve inanarak yola çıkıyor ve “düşünmek yolda olmaktır” ilkesiyle Hz. İnsan’ı arıyor…
244.30 ₺ -
Osmanlı Toplumunda Zındıklar ve Mülhidler
Eserin tarihte incelenmesi gereken pek çok konuya dikkat çekmesi ve araştırmacıları bu alanlara teşvik etmesi, yazarın tarihi tahlil etmedeki “üçüncü göz” yaklaşımı ve olayları değerlendirirken takındığı “tarihe doğru soruları sorma” tutumu elbetteki övgüyü hak ediyor. Üstelik Osmanlı Toplumunda Zındıklar ve Mülhidler kendi alanında önemli bir boşluğu doldurduğu gibi şimdiden klasik bir eser niteliğinde. Tufan Gündüz, Virgül, 56- 1999 Bu esaslı ve zihin açıcı çalışma gösteriyor ki zındıklık ve mülhidlik ile itham olunan çok az kişi kendilerine yöneltilen suçlamalarla hayatlarından olmuşlardır. Yine de ortaçağ Hristiyan dünyasında ortadan kaldırılan heretiklerin veya engizisyon kurbanlarının sayısı ile karşılaştırıldığında ölüm miktarlarının ne kadar küçük olduğu dikkat çekicidir. Ocak, birçok açıdan imparatorluğun imajını sergileyen önemli bir kitap yazmıştır ve ümit ediyorum ki bu kitap, Osmanlı İslâmı alanında yeni çalışmalara ilham kaynağı olacaktır. Gottfried Hagen, (Archivum Ottomanicum 18- 2000) Yazar bir defa daha, orijinal araştırmalarla ve kitabın ekinde ilk defa yayınlanan veya tercüme edilen muhtelif anahtar belgelerle alana ciddi bir katkıda bulunmuştur. Her şeyden önce, Zındıklar ve Mülhidler, Ocak’ın çoğu zaman birbirleriyle ilişkisiz veya türdeş olmayan Osmanlıca, Arapça ve Farsça kaynaklar üzerindeki etkileyici hâkimiyetinin sağladığı avantajdan tam olarak faydalanmaktadır. Aynı şekilde eser, yazarın hem çağdaş Türklerin çalışmaları hem de oryantalist literatür ile kurduğu eleştirel ilişkiyi de sergilemektedir. Profesör Ocak, Osmanlı toplumunda herezinin sosyal tarihinin ustaca ve zihin açıcı bir sentezini ortaya koymaktadır ki yakın zamanda bu nitelikte bir çalışma görülmeyecektir. Stefan Winter, University of Chicago, (The Turkish Studies Association Bulletin, 242-2000)
525.00 ₺ -
Tarihin Seyrini Değiştiren Türkler
Yaptığı televizyon programlarıyla tarihi herkese sevdiren Uğur Korkmaz, alanında uzman akademisyenlerle Türkleri konuştu. •Türkler için Anadolu ne ifade ediyordu ve Türkler nasıl Müslüman oldular? Prof. Dr. Ahmet Taşağıl anlatıyor. •Asya Hunlarının siyasî ve sosyal yapısı nasıldı? Attila’ya neden “Tanrı’nın Kırbacı” deniliyordu? Dr. Başak Kuzakçı anlatıyor. •Cengiz Han’ı diğer boy beylerinden ayıran özellikler nelerdi? Timur, Osmanlı Devleti’ni nasıl mağlup etti? Prof. Dr. İlyas Kemaloğlu anlatıyor. •Malazgirt Zaferi’ne giden yolda neler yaşandı? Sultan Alp Arslan yönünü neden İstanbul’a çevirmedi? Prof. Dr. Cihan Piyadeoğlu anlatıyor. •İstanbul neden lanetlenmiş bir şehirdi? Çandarlı Halil Paşa hain miydi? Prof. Dr. Abdülkadir Özcan anlatıyor. •Yavuz Sultan Selim babası II. Bayezid’e darbe yaparak mı tahta oturdu? Yavuz Sultan Selim ile Şah İsmail hiç karşı karşıya geldi mi? Prof. Dr. Feridun M.Emecen anlatıyor. •Batı’da “Muhteşem Süleyman” diye bilinen Kanuni Sultan Süleyman’ın Avrupa siyaseti neydi? Sınırları üç kıtayı aşan Osmanlı Devleti’nin bu başarısında Pargalı İbrahim Paşa’nın politikaları ne kadar etkiliydi? Prof. Dr. Abdülkadir Özcan anlatıyor. •I. Dünya Savaşı öncesi ülke genelinde nasıl bir hava hâkimdi? Millî Mücadele dönemi nasıl başladı? Prof. Dr. Ali Satan anlatıyor. •Lozan Antlaşması’nın imzalanmasında İsmet İnönü ne kadar etkiliydi ve bu antlaşma bir başarı mı yoksa hezimet miydi? Prof. Dr. Vahdettin Engin anlatıyor.
192.50 ₺ -
Rezonans Kanunu
Size hep ulaşılmaz görünen mutlu anları özlüyorsunuz. Evrendeki sonsuz zenginliğin bir parçası olmak ve onunla uyum içinde kalmak istiyorsunuz. Artık hayatın gerçek, bilgece sırlarından birini keşfetme zamanı geldi: Hissettiğiniz ya da düşündüğünüz her şey, bir rezonans alanı oluşturur ve hem sizi hem de çevrenizdekileri kalıcı olarak değiştirir. Kuantum düşünce tekniğinin temelinde yer alan Rezonans Kanunu’na göre sizi isteklerinizi gerçekleştirmekten alıkoyan sınırlar yalnızca kalbinizdedir. Pierre Franckh bu kitapta arzularınızı bloke edebilme potansiyeline sahip iç ve dış etkileri nasıl ortadan kaldıracağınızı, hedeflerinize dair pozitif bir imgelemeyi nasıl yapacağınızı, nasıl güçlü rezonans alanı kuracağınızı, düşünce gücünüz ve hislerinizle hayatınızda olmasını istediğiniz değişiklikleri nasıl elde edeceğinizi anlatıyor.
212.00 ₺ -
Meşhur Kadınlar
Son dönem Osmanlı ulemâsının kıymetli isimlerinden Hacı Mehmed Zihni Efendi, ağır ve tekdüze terceme-i hâllerden birini daha kaleme almak yerine, son derece ahenkli ve zarif üslûbuyla; yer yer edebî nükteler, şiirler ve atasözleriyle süslediği bu eseri âdeta bir bilgi ve kültür hazinesi hâline getirmiştir. Mehmed Zihni Efendi, "Meşhur Kadınlar" (Meşâhîru’n-Nisâ) adlı bu eserinde, tarihin farklı dönemlerinde dikkat çeken kadınları tanıtmış; toplumun hemen her kesimine yayılmış pek çok sahada yetkinlik göstermiş kadınların terceme-i hâllerine yer vermiştir. Bu kadınların gündelik yaşamlarına dair aktarılan bilgiler, dönemin toplumsal hayatını bütüncül bir şekilde kavrayabilmek ve kültür ile eğitim tarihine vukûfiyet kazanabilmek adına eseri son derece kıymetli bir kaynak hâline getirmektedir. Alfabetik olarak düzenlenen bu eserde yalnızca İslâm tarihinde öne çıkan kadınlar değil, insanlık tarihinde iz bırakmış bazı önemli kadınlara dair hayret uyandıran malumatlar da yer almaktadır. Bu yönüyle eser, daha önce kaleme alınmış benzer mahiyetteki çalışmalardan farklılaşarak müstesna bir konum kazanmıştır. *** (İçindekiler Kısmından Bir Bölüm) Başına Gelen Olaylarla Meşhur Olan Kadınlar Birisinin Mâşukası Olan Kadınlar Cesaretiyle ve Kahramanlığıyla Meşhur Kadınlar Çirkin Huy ve Ahlâksızlığıyla Meşhur Olan Kadınlar Darb-ı Mesele Konu Olan Kadınlar Devlet İdaresinde Bulunmuş Kadınlar Fakîh Olan Kadınlar Güzelliğiyle Meşhur Olan Kadınlar Hakkında Şiir Söylenmiş Kadınlar Hattat Olan Kadınlar Hayır ve Salah Ehli Kadınlar Hikâyelerde Adı Geçen Kadınlar Hocalığıyla Meşhur Olan Kadınlar Hünerleriyle Meşhur Olan Kadınlar İlim, Hikmet ve Faziletiyle Meşhur Kadınlar Meşhur Kimselerin Zevcesi, Kızı, Annesi vs. Olan Kadınlar Muhaddis Olan Kadınlar Peygamber Efendimizin Akrabası ve Tanıdığı Olan Kadınlar Peygamberlerin Yakını Olan Kadınlar Sahâbî Kadınlar Şair, Edip ve Fasîh Olan Kadınlar Şarkıcı ve Câriye Olan Kadınlar Tuhaflığı ve Ahmaklığıyla Meşhur Olan Kadınlar Zühd ve Takvasıyla Meşhur Kadınlar
877.50 ₺ -
Dua Terapisi
Dua, özgürlüktür. Aşk gibi vazgeçilemez ve ölüm gibi kaçınılamazdır. Aşk, beşerî olsa da sonucu itibarıyla Allah’la bütünleştirdiği anda özgürleştirir. Dua, bazen Allah’ın rahmet kapısını ısrarla çalma; bazen de tevazu ve nezaketle bekleme özgürlüğüdür. Dua, hem teknolojiyi aşan kalbî ve zihnî bir tarzda dostlarla buluşma noktası hem de hislerle ve zihinsel empati ile onlarla bütünleşmedir. Dua ederken insan, yalan söyleyemez, kendini saklayamaz, kendinden kaçamaz ve kendini yalnızlaştıramaz. Bu nedenle dua, aynı aşk ve ölüm gibi vazgeçilemezdir, kaçınılmazdır. Dua, Allah ile kul arasındaki en mahrem alandır. Herkesten sakladığımız en gizli istek ve acılarımızı Allah’la paylaşma özgürlüğüdür. Dua, Allah’ın bizi kendisine hapsetmesidir. Dua anı, Allah’ın isim ve sıfatlarıyla bütünleşip, O’na hapsolduğumuz anda kullukta özgürleşmeyi yakaladığımız andır. Bu kitapta başarı, zihin açıklığı, heyecanı yenme, stres, depresyon, gelecek kaygısı, takıntı, gaflet, tembellik, sabırsızlık, negatif enerji, güvensizlik, haset, kıskançlık, öfke, maddi-manevi şifa, ilahî aşk, sevgi, mutlu evlilik gibi konularda kilitleri açacak ve sizi özgürleştirirken zenginleştirecek dualarla tanışacaksınız. Bu duaların tasavvufî-terapik etkilerini öğrenerek kendinizi güçlü, huzurlu ve mutlu hissedeceksiniz.
201.00 ₺ -
İslam Dünyasında Kitap Kütüphane ve Verraklar
Kültür ve edebiyat tarihi alanında yaptığı çalışmalarla tanınan Prof. Dr. İsmail E. Erünsal kaleme aldığı İslâm Dünyasında Kitap, Kütüphâne ve Verrâklar adlı bu eserle, Orta Çağ İslâm dünyasında “kitab”ın tarihine yolculuk yapmamızı sağlıyor. İslâm kültürünün en önemli halkalarından birini oluşturan yazma kitap dünyasını her safhasıyla tanımamızı sağlayacak olan bu eser, kitabın ortaya çıkması için gerekli kâğıt, kamış, mürekkep gibi maddi şartların yanı sıra kitabın telif süreçlerindeki temel basamakları da dönemin kaynaklarından alınan birbirinden çarpıcı anekdotlarla anlatıyor. Kitap aynı zamanda, medrese derslerinde ya da camilerdeki halkalarda okutulan eserlerin mukabele, semâ‘, kıraât gibi nihai hallerini alma süreçlerinin yanı sıra imlâ, icâzet, münâvele, vicâde, mükâtebe gibi teknik terimlerle birlikte tenkidli metin neşrinin inceliklerini de öğrenmemizi sağlıyor. Kitap üretim süreçlerinin yürütücüsü olan hoca-talebe, müellif-müstemlî, verrâk-müstensih gibi bu dünyanın gizemli figürlerini görünür kılıyor. Kitapların üzerindeki vakıf, temellük, ferağ ve istinsah kayıtları üzerinden kitaplara dair bilinmeyen bir dünyada nasıl yolculuk yapılabileceğinin anahtarlarını sunuyor. İlmin merkezi olmaları hasebiyle kütüphaneler, medreseler ve kitap çarşıları sayesinde yazma kitaplara ev sahipliği yapan Şam, Kahire, Bağdat, Buhara, Semerkant, Kûfe, Bursa ve Mekke gibi İslâm coğrafyasının merkezlerini hatırlatıyor… Elinizdeki kitabın Orta Çağ İslam Dünyasında Kitap ve Kütüphane isimli daha önceki baskılarında ele alınan bu meseleler, kaynakların yeniden değerlendirilmesi ve yeni araştırmalar neticesinde ilave edilen bölümlerle geliştirilmiş, bu durum ise eserin muhtevasını yansıtan yeni bir isimlendirmeye muhtaç olduğunu göstermiştir. Bu nedenle İslâm Dünyasında Kitap, Kütüphâne ve Verrâklar ismiyle yeni bir edisyon olarak okurlara sunulan bu eserin, daha önceki baskılarda olduğu gibi orijinal tespit ve bulgularıyla alanındaki yeni çalışmalara rehberlik edeceği ve kitap tarihi çalışmalarında kült bir eser olarak yer edineceği şüphesizdir. Yazarın Diğer Kitapları
875.00 ₺ -
İstanbullu Üç Osmanlı Ailesi
YAHYÂ EFENDİ, ŞAİR NİGÂR HANIM, AHMED MİDHAT EFENDİ AİLELERİNDEN GÜNÜMÜZE, DOLU DOLU BİR AİLE TARİHİ… Bir tarafta Beşiktaşlı Yahyâ Efendi’nin; bir tarafta Şair Nigâr Hanım’ın; bir tarafta Ahmed Midhat Efendi’nin soyağaçları… Arka fonda 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başlarındaki büyüleyici Boğaziçi: Bebek-Kayalar (Aşiyan), Rumelihisarı ve Beykoz… Bebek semtinin en köklü ailelerinden Nigâr Nigâr Alemdar, Boğaz’ın havasıyla, İstanbul’un kültürüyle, İmparatorluğun asaletiyle harmanlanmış bu üç aileyi bizzat ailelerin torunu olarak anlatıyor. Yadigâr eşyalar, fotoğraf albümleri, resmî belgeler, hayatta olan akrabalarından bilgiler, röportajlar, hayatta olmayan meşhur isimler, Ahmed Midhat Efendi ailesine dair bilinmeyenler, Şair Nigâr Hanım ile Ahmed Midhat Efendi arasındaki ilişki, Ahmed Midhat Efendi ile Sultan II. Abdülhamid’in iletişim şekli, Şair Nigâr Hanım’ın aile hayatı, Bebek’teki köşkün mimari çizimi, ailenin Tevfik Fikret ile komşulukları, o dönemki günlük hayat… Okurken Türk edebiyatına, Osmanlı tarihine ve Türkiye Cumhuriyeti’ne dair paha biçilmez detaylar yakalayacak, Osmanlı’dan günümüze sosyal bir tarih anlatısının içinde kaybolacaksınız.
420.00 ₺ -
Feryadım
“Koskoca devlet binası ve İslâm âleminin gözünü kendisine çevirdiği yüce hilâfet makamı ortadan kalktı ve târumar oldu, biçare vatan ve millet nice belalara uğradı. Böyle büyük bir genel musibetten bahsederken şahsımla binlere varan yakın ve uzak akrabamın uğradığı zarar ve hasarı ağza almak küçüklük olur. İşte Feryadım, bu acı olayları anlatan ve Osmanlı Devleti’nin elem verici sonuna ağlayan mensur bir mersiye hükmündedir.” Ahmet İzzet Paşa Son dönem Osmanlı Devleti’ni anlatan en önemli hatırat olarak bilinen Ahmet İzzet Paşa’nın Feryadım kitabı uzun bir süre sonra tekrar yayımlanıyor… Ahmet İzzet Paşa Osmanlı Devleti’nin son dönemini, Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Reisliği (Genelkurmay Başkanlığı), Âyan Meclisi Üyeliği, Harbiye, Dâhiliye ve Hariciye Nâzırlıkları ve devletin en yüksek makamı olan Sadrazamlık mevkiinde geçiren, devletin esenliği için hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan, üstlendiği bütün görevlerde olağanüstü başarılar gösteren önemli bir devlet adamıdır. Tarihimizin en karanlık ve acılı bu dönemine şahitlik etmiş ve tüm yaşadıklarını Feryadım adını verdiği hatıratında toplamıştır. Bu eser aynı zamanda çöküşe doğru uzanan yolda Osmanlı Devleti’nin kaderine ağlayan bir büyük asker ve devlet adamının feryadıdır. Ahmet İzzet Paşa’nın hatıratında, Meşrutiyet dönemini, Balkan Savaşlarını, I. Dünya Savaşı’nı, Ermeni, Irak ve Suriye olaylarını, Arap meselesini, İttihat ve Terakki Hükümeti’nin tüm bilinmezlerini, Tevfik Paşa, Ferit Paşa, Ali Rıza Paşa ve Salih Paşa kabinelerini, Lozan ve Sevr Antlaşmalarının perde arkasını, mütareke dönemi İstanbul’unu, İtilâf Devletlerinin sürekli değişen siyasetlerini ve İstiklâl Harbi’nin gerçeklerini bulacaksınız…
385.00 ₺ -
Şeyh Ahmet Ziyauddin Gümüşhanevi Hazretleri
Bu mütevazi eser, Gümüşhanevi Hazretleri’nin hayatı, ilmi, tasavvufi duruşu, eserleri ve ümmete miras bıraktığı manevi izler üzerine tevazukarane kaleme alınmış bir derlemedir. Lakin bilinmelidir ki, onun gibi bir manevi devin hakikatini hakkıyla ihata etmek ne kaleme ne kelama kolay gelir. Bu sebeple yazılanlar, sadece bir niyet ve bir hizmetin nişanesidir. Niyetimiz halis, gayretimiz ihlas üzere olursa, okyana da yazana da bir feyiz ve bereket vesilesi olur.
360.40 ₺ -
Çocuklarİçin Beş Sevgi Dili
Çocuğunuz sevildiğini hissediyor mu? Çocuğunuz bazen dikkatinizi çekmek için çırpınırken neden başka zamanlarda sizi tamamen yok sayıyor? Neden bir gün sevgi ve minnet doluyken başka bir gün büsbütün kayıtsız görünüyor? Tavır. Davranış. Gelişim. Her şey sizin çocuğunuzla aranızda kurulan ilişkiye bağlı. Çocuklar sevildiklerini hissettiklerinde en iyisini yapmaya çalışırlar. Fakat çocuğunuzun sevildiğini gerçekten hissettiğinden nasıl emin olabilirsiniz? Her çocuğun sevgi dili farklıdır ve sizin sevgi diliniz çocuğunuzunkiyle taban tabana zıt olabilir. Çocuğunuzun baskın sevgi dilini keşfedin ve onun duygularında ve davranışında yansımasını görebileceğiniz koşulsuz sevgi, saygı, minnet ve sorumluluk hislerini etkin bir şekilde aktarabilmek için neler yapabileceğinizi öğrenin. Beş Sevgi Dili ile dünya çapında tanınan Dr. Gary Chapman milyonlarca çifte birbirlerinin sevgi dillerini öğrenerek nasıl daha güçlü, daha tatmin edici ilişkiler geliştirecekleri konusunda yardım etti. Şimdi de, tıpkı yetişkinler gibi çocukların da beş farklı sevgi dilini konuştuğunu öğreterek aileler için paha biçilemez bir kılavuz sunuyor.
192.00 ₺ -
Tutarsızlık Mücadelesi
“Kelâm ve felsefenin ilişki tarihi aslında bir yönüyle aynı inceleme alanına sahip iki disiplinin birbiriyle mücadele ve diğerinin yanlışını, tutarsızlığını ortaya koyma tarihidir. Bu, mezkûr disiplinlerin hemen tüm temsilcilerinin bir şekilde ve ölçekte dâhil olduğu bir mücadeledir. Fakat mücadelenin en yoğun ve güçlü hissedildiği alan, üzerlerine yapılan şerh, hâşiye, ta’lik, ihtisar vb. çalışmalarla klasikleşen ve literatür oluşturan muhalled eserlerdir. Takdir ve teslim edileceği üzere kelâm-felsefe ilişkisi denilince ilk akla gelen eserler; Tehâfütü’l-Felâsife, el-İşârât ve’t-Tenbihât, Tecrîdu’l-Akâid, el-Keşşâf gibi eserler, adı anılan bu eserler üzerine yapılan çalışmalar ve bu çalışmalarla teşekkül eden devasa literatürdür. Bu eser, kelâm-felsefe münasebetinin oluşum ve gelişim safhalarına dair klasik metinler üzerinden medhal (giriş) niteliğinde mütevazı bir çalışmadır.”
149.60 ₺ -
Bir Ömür Ramazan
ÖMRÜ RAMAZAN OLANIN AHİRETİ BAYRAM OLUR Kemal Özer, modern dünyanın dayattıklarına inat Ramazan ruhuna uygun beslenme anlayışını sofralarımızın baş köşesine buyur ediyor. Bu sofra sadece bir arınma değil aynı zamanda ebedî bir bayramın müjdecisi. “Günümüzde insanlar hem iftar hem de sahurda diğer günlerden daha fazla yiyerek orucun sıhhatine zarar verebiliyor. Ramazan’a 75 kilo giren bir kimse Ramazan’ı kilo alarak tamamlıyorsa veya bayrama hâlâ 75 kilo olarak ulaşıyorsa, o kişi orucun kendisine sağlayacağı yararlardan bedenini mahrum etmiş demektir. Bilakis bedenin istirahat ve arınma hakkını engellemiş ve kendine zulmetmiştir. Şayet Ramazan ayı ile diğer aylar arasında hem fizyolojik hem de ruhî bir değişim olmayacaksa oruç tutmanın bir mânâsı olabilir mi? Kullarının aç kalmasından Allah’ın hâşâ bir menfaati olmadığına göre, oruç tutarak aç kalmamız maddî ve mânevî bir arınma sağlamayacak ise niye kendimizi bazı nimetlerden mahrum edelim ki? O hâlde orucu nasıl tutmalı? Orucun maddî ve mânevî arınmasından nasıl yararlanmalı? Normal günlerde çoğu kimse için iki öğün yeterken oruçlu iken dört beş öğün yemekten nasıl korunabiliriz? Bu soruların cevabını Ramazan sofralarımız ile tüketme biçimimizi gözden geçirerek verebiliriz.”
237.30 ₺ -
Hasta Değil Susuzsunuz
Bu kitap, insanların su ile ilgili en temel sorularına cevap veriyor: Hangi su iyi, temiz ve sağlıklı? Hangi suyu içmeli, hangilerinden de uzak durmalı? Çocuklarımıza hangi suyu içirmeli? Sıhhî suyu hangi zamanda ve ne kadar içmeli? Su içmemenin yol açtığı hastalıklar neler? Suları kirleten unsurlardan nasıl korunuruz? Bu sorular son derece mühim, çünkü sularımız gözle görülemeyen çok tehlikeli maddelerle kirletiliyor. Ev ve endüstriyel çöplerin yanı sıra özellikle yoğun ve yaygın olarak kullanılan tarım zehirleri, bazı maden faaliyetleri toprağı, su kaynaklarını kirletiyor. Bitkileri ve hayvanları dolayısıyla insanları toksik maddelere mâruz bırakıyor. Bunlar yetmezmiş gibi ister şehir şebeke suları, isterse de ambalajlı ticari sular olsun hem tehlikeli maddelerle dezenfeksiyon işlemlerine tabi tutuluyor, hem de ambalajlarında BPA ve fitalat yüzünden başta insan olmak üzere tüm canlıları kanser olmasına, kısırlaşmasına ve engelli doğumlara yol açıyor. Evet, SU sadece okulda öğretilen H2O formülünden ve pH değerinden ibaret değil. SU, organik ve inorganik maddelerde ihtiva eden bir hayat membaı. Yâhut da hastalık üreten bir silah… Ayrıca su kodlanabilen ve kodlanarak şifa veya derde yol aça bilen bir madde. Bu nedenle suların biyolojik, kimyevî ve radyolojik kirlilik taşımaması gerekir. Öte yandan besin cevherleri yani mineraller açısından da zengin olması şart. İşte bu eser, zemzemden musluk suyuna, ambalajlı sulardan mâden sularına kadar tüm su çeşitlerini bu yönleriyle ele alıyor, en sıhhî suyu tarif ediyor. Zemzemi dünyanın en mükemmel suyu kılan nedenleri ve iyileştirici gücünü sıralıyor. İbn-i Sina’dan Muhammed Şirvânî’ye İslam ve Osmanlı hekimlerin suya dair görüşlerini aktarıyor.
279.30 ₺ -
Hurma Risalesi
Kemâl Özer Hurma Risâlesi’nde okuru sağlıklı beslenmeye, şifa bulmaya, ‘hurma’ yemeye davet ediyor! Mucize meyve ‘hurma’yı A’dan Z’ye tanıtan Özer, hurmanın zengin içeriğinden, İslam dinindeki öneminden, içinde şifa deposu hurma meyvesinin yer aldığı tariflerden, hangi zararlı besinlere alternatif olduğundan ve faydalarından bahsederek, hurmanın çağımızın en büyük problemlerine “Anti-diyabet, Anti-oksidan, Anti-kanser, Anti-mikrobiyal ve Üreme destekleyici” özellikleriyle çare olduğunu bildiriyor! “Bu çalışmamızda hurmanın besleyiciliği ve hafızayı güçlendirmesinin yanı sıra iktidarsızlık, kısırlık, kanser, diyabet, ülser, yüksek tansiyon, böbrek rahatsızlıkları gibi hastalıklara etkisi ele alınıyor. Hurma hakkındaki kelime zenginliği, hurma türlerinin isimleri, bebeğin doğar doğmaz hurma ile tahnîk edilmesi, hurma ilkâhı, gebelikle irtibatı gibi hususlar ‘efrâdını câmi, ağyârını mâni’ sayılabilecek bir şekilde dercedilmeye çalışıldı. Bu husus öylesine derya deniz ki, elbette daha fazlası da gerektir.” Kemâl Özer
149.80 ₺ -
Değişimin Şifreleri
Nlp Lideri Mustafa KILINÇ'ın istediğiniz bir hayatı tasarlamanın en kolay ve güvenli yollarını paylaştığı bu eseri sizin kendi içinizde "ayağa kalkmanızı" sağlayacak. YAŞARKEN; • Anahtar Beyin Kullanım Kılavuzuna Sahip Olmak, • Etkin İlişki Ve İletişim Sihirbazı Olarak Güçlenmek, • Hayatınızın Amacını Bulmak , • Ruh Halinizi Yöneterek Başarılı Olmak, • Para Kazanmak Ve Servet Yaratmanın Sırlarıyla Bütünleşmek, • Sihirli Özgüvenin Çekim Gücüyle İz Bırakmak, Marka Olmak, • Aşk Dünyanızda "Güç, Başarı Ve Sevgi" Dolu Olmak İçin, "Gerçekten Yaşamak İçin
374.00 ₺ -
Zeytin Yaprakları
“En güzel tedavi, hastalığı önlemektir.” 1990 yılından beri zeytin yapraklarının işlenmesine öncülük eden Karabatsou, önleyici tıpta önemli işlere imza atmıştır. Hipokrat yeminini izleyen bu geleneği sürdürmeye hâlen devam etmektedir. Antik Yunan’da zeytine atfedilen kudsiyet ve zeytin yapraklarının pek çok hastalığın tedavisinde etkili olması zeytini, yüzyıllardır süregelen bir kültürel değer haline getirmiştir. Bu kitap, okurlarına zeytinden yola çıkarak Yunanî tıbbının tarihine, sağlıklı beslenmeye, insan fizyolojisinden kadim tedavi metotlarına, pek çok hastalığın sebebine ve tedaviye yardımcı birtakım formüllere, modern tıbbın sağlığa bakışı ile alakalı bilimsel makalelere, türlü bitkilerden doğal ve yapay besin maddelerine ve dahi sağlıklı yemek tariflerine kadar tıbba dair oldukça geniş bir yelpaze sunuyor. Zeytin Yaprakları, tıbbın insan yaşamındaki bütüncül yönünü gözler önüne seriyor.
559.30 ₺ -
Tıbba İman Çağı
Dinsel doktrini hem kınayan hem de ona öykünen sınırsız ilerlemeciliğiyle ve tekno-bilimsel hırsıyla modern tıp, ölümsüzlüğü tanrısal bir edayla cennetsi sonsuzluğun ve kusursuzluğun hayali olarak pazarlamaktadır. Tıbba İman Çağı; ilkesel olarak hastalığın kaynağını modern sağlık ütopyasında, esaretin nedenini özgürlük talebinde ve huzursuzluğun gerekçesini kusursuzluk özleminde arayan bir düşüncenin çıktısıdır. Zira “bizler” sürekli olarak ortasında derin uçurumlar bulunan keskin ikilemlere zorlanıyor, uzun süre hayatta kalmak adına derinlemesine yaşamaktan, yani yaşamın kendiliğinden gelişen kimi hoş kimi nahoş epizotlarını duyumsamaktan feragat ediyoruz. İşte bu kitap tam da bu nedenle bilimsel/ci dünyanın üstenci bir dille bizleri –üstelik biz daha doğmadan– buyur ettiği bu daracık ve penceresiz dünya-odasında gördüğümüz, duyduğumuz, öğrendiğimiz ve hatta tecrübe ettiğimiz birçok şeyi yeniden gözden geçirmeye davet ediyor.
111.30 ₺ -
Şifayı Ararken
Ülkemizde biyorezonans ve akupunktur tedavilerinde öncü bir isim olan Esra Kırsever, Şifayı Ararken kitabında annesinin hastalığı ile başlayan “şifa arayışı” sürecine bizleri de tanık ediyor. Hem doktor hem de bir “hasta yakını” olarak sadece semptomları ortadan kaldıracak değil, hastalığı bitirecek tedavi yöntemleri arayışına giriyor. Bu süreçte biyorezonans, akupunuktur, homeopati, Bach çiçekleri ve bir şifa kaynağı olan “su”ya dair derinlemesine araştırmalar yapıyor, tedavilerinde tüm bunlardan faydalanıyor. Esra Kırsever, bir ömür sürecek “şifa arayışı”nda yaşadığı tecrübeleri ve edindiği bilgileri bizlere sunarak, “Tıbbı, algoritmalardan ibaret kabul eden yaklaşıma” yapıcı eleştiriler getiriyor ve sorgulanabilirliğini ortaya koyuyor. İzini sürdüğü “şifa”, ona “sonsuzluk kapısının kapalı olmadığı”nı ve asıl gayenin “aslına vasıl olmak” olduğunu gösteriyor. Alanındaki ilk kitaplardan olma özelliğini taşıyan Şifayı Ararken, okuyucuyu birçok açıdan beslerken, ona daha önce deneyimlemediği bir bakış açısı sunuyor.
489.30 ₺ -
Hekatonla Son Tango Ciltli
Hekatonkheires (Hekaton), Yunan mitolojisindeki titanlardan Gaia ile Uranüs’ün elli başlı, yüz kollu oğulları olan Kottos, Briareus ve Gyes’in bir temsilidir. Uranüs, Hekatonkheires’ten hem iğrenir hem de iktidarını ona kaptırmaktan korkar. Hâlbuki bu figür, çok başlı ve stabil olmayan yapısıyla hem katildir hem de maktuldür. “Son tango”nun Hekaton’u ise küresel çapta sürdürülen çeşitli propaganda ve eşik altı mesaj uygulamalarıyla “Aileyi İfsad Etme ve İnsanlığı Yeniden Yapılandırma Küresel Proje Savaşı”nın bir temsilidir. Günümüzün Web 2.0 ve yeni medya dünyasında kadim terbiye sisteminin çökertilmesi, kadın hakları adı altında bir “erkek kadın” figürü yaratılması, baba otoritesinin kasıtlı olarak yıktırılması, her türlü cinsel sapkınlığın eş zamanlı olarak arttırılması ve “toplumsal cinsiyet” adı altında kadın ve erkek farkının ortadan kaldırılması gibi beş ana cephede süren bu savaşa ulusal ve global anlamda, ayağı yere basan çözüm önerileriyle dur demenin vakti gelmiştir. Dokuz Yüz Katlı İnsan ve Nefs Psikolojisi ve Rüyaların Dili kitaplarıyla günümüz psikiyatri ve psikoloji ekollerine gelenek merkezli yeni bir anlayış getiren Psikiyatrist Dr. Mustafa Merter, Hekaton’la Son Tango: Aileyi İfsad Etme ve İnsanlığı Yeniden Yapılandırma Küresel Projesi’nin Bir Meta-Analizi’nde, küresel boyutta ilerleyen ailenin ifsadı ve yeni bir insanlık inşası çalışmalarını akademisyenler, filozoflar, psikoloji-psikiyatri uzmanları ve sosyologlar üzerinden verileriyle inceleyip hem dünya hem de ülkemiz adına geniş çaplı bir araştırmanın sonuçlarını aktarırken meseleye devlet ve toplum bazlı çözüm önerileri getiriyor. Bunu yaparken dört başı mamur bir “Yüksek Sosyal Stratejik Araştırmalar Enstitüsü”nün gerekliliğini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Ketebe Yayınları olarak, yeni materyalizm, cinsel kimlik, nefret söylemi, akademik objektiflik ve insan hakları gibi içi boş/boşaltılan terimlere ve söylemlere dair, alanında yetkin bir psikiyatrist tarafından, bu zamana kadar yapılmış en kapsamlı bilimsel araştırmalardan biri olan bu çalışmayı okurumuza sunmakla iftihar ediyoruz.
482.30 ₺ -
İslami İktisat, Değerler ve Modernleşme Üzerine
Kişiliğiyle her zaman örnek olan ve “saygı adamı” olarak tanınan, öğrencilerine titizliği ve hakikati söylemekten vazgeçmeyen tavrıyla hatırlanan Sabri Orman; kendisini “iktisat tarihçisi” ya da “İslam iktisatçısı” değil, “düşünce tarihçisi” olarak konumlandırdı. Klasik felsefe ile mantığın araçlarını modern bilimsel tekniklerle birlikte kullanarak tartıştığı metodolojiyi çalışmalarının merkezine aldı. Klasik kaynakları modern sorunlarla ilişkilendirirken anakronizmden kaçınarak kavramların tarihsel bağlamdaki anlamlarına sıkı sıkıya bağlı kaldı. Her eserinde önce sistematiğini okura açıp ardından yöntemini; İslâmî iktisatla sınırlı olmayan bir yaklaşımla, İslam entelektüel mirasının envanterini çıkarmaya yönelik bir proje teklifine dönüştürdü. Bütün bu vasıflarıyla Orman, düşünce tarihçisi kimliği üzerinden İslam toplumunu da modern zamanların penceresinden resmetmeye çalışan idealist bir ilim adamı olarak temayüz etti.
254.80 ₺ -
Gazalinin İktisat Felsefesi
Kişiliğiyle her zaman örnek olan ve “saygı adamı” olarak tanınan, öğrencilerine titizliği ve hakikati söylemekten vazgeçmeyen tavrıyla hatırlanan Sabri Orman; kendisini “iktisat tarihçisi” ya da “İslâm iktisatçısı” değil, “düşünce tarihçisi” olarak konumlandırdı. Klasik felsefe ile mantığın araçlarını modern bilimsel tekniklerle birlikte kullanarak tartıştığı metodolojiyi çalışmalarının merkezine aldı. Klasik kaynakları modern sorunlarla ilişkilendirirken anakronizmden kaçınarak kavramların tarihsel bağlamdaki anlamlarına sıkı sıkıya bağlı kaldı. Her eserinde önce sistematiğini okura açıp ardından yöntemini; İslâmî iktisatla sınırlı olmayan bir yaklaşımla, İslâm entelektüel mirasının envanterini çıkarmaya yönelik bir proje teklifine dönüştürdü. Bütün bu vasıflarıyla Orman, düşünce tarihçisi kimliği üzerinden İslâm toplumunu da modern zamanların penceresinden resmetmeye çalışan idealist bir ilim adamı olarak temayüz etti.
209.30 ₺ -
İstanbulun İktisadi ve İçtimai Tarihi II
İstanbul’un İktisâdî ve İçtimâî Tarihi – II; bilinmeyeni sonsuz, hafızası sayısız olağanüstülüklerle dolu İstanbul’un 2600 yıllık tarihini iktisâdî ve içtimâî açıdan derinlemesine ele alıyor. Şehrin Yunan, Roma ve Türk dönemlerini titizlikle inceleyerek tarihî süreci günümüze taşıyor. Yoğunlaşma ise özellikle Türk-Osmanlı döneminde gerçekleşiyor. Bu çalışma, İstanbul tarihi araştırmaları için adeta bir rehber niteliği taşıyor. Prof. Dr. Ahmet Tabakoğlu, “İstanbul’un İktisâdî ve İçtimâî Tarihi” adlı eserinin bu ikinci cildinde Osmanlı Dönemi İstanbul’unu, Der-sa’âdet (Suriçi/Fatih-Eminönü) ile Bilâd-ı Selâse’yi (Eyüp, Galata ve Üsküdar) kültür, iktisat ve tarihi içinde bütüncül bir yaklaşımla ele alıyor. “Her türlü canlılığın üstünde canlı bir şehir” olan ve İstanbuliyat veya İstanbuloji’den bahsedilecek yani başlı başına bir bilim oluşturacak kadar çeşitli yönleri olan İstanbul’un Osmanlı dönemindeki içtimâî yapılarını, kültür müesseselerini, vakıflarını, esnafını, ticarî hayatını; maddî ve manevî atmosferiyle birlikte bütün zenginliğiyle yeniden canlandırıyor. Bu çalışma, bir tarih anlatısı olmakla beraber unutulmuş nice eserin ve müessesenin de hatırasını günümüzle buluşturan bir köprü niteliği taşıyor.
699.30 ₺