-
Kulak Akupunkturu
Kulak akupunkturunun bizdeki tanımı ve işlevi Kulakta dental çubuk ile teşhis ve tanı Akupunktur noktası ve bulunması Kulak Yapıları Sol Kulak - Sağ Kulak Akupunktur uygulama esnasında ve sonrasında oluşabilecek haller Kulak akupunkturunda zamanlama nasıl olur Teşhis ve Tedavide hasta çeşitleri ve İnancın önemi Kulak akupunkturunu kimler yapabilir Kulak hacamatı - Kanatma yöntemi Kulak üzerinde kanatma bölgeleri ve etkileri Kulak üzerinden hastalıklar ve örnekler
169.00 ₺ -
Hızlı Yaşlandıran 18 Hata
“Günün birinde bir adam Dünya’nın en güzel yemeğini yapma hayali ve düşüncesi ile bildiği bütün güzel malzemeleri bir araya getirdi. Ama bir türlü istenen kalitede yemek yapmayı başaramadı. Çünkü önemli bir ayrıntıyı hesaba katmamıştı. Mutfak; uzun zamandır ortada kalmış bulaşıklar, kokuşmuş yiyeceklerden temizlenmemiş ‘atık’ malzemelerle doluydu.” Bu hikâyeyi neden anlattım? Beslenerek İyileş kitabımdan da bildiğiniz gibi doğru besinlerin vücutta iyi bir onarım yapacağını her zaman söyledim. Doğru olduğuna inandığımız bir ilacı almadan önce hücre ortamını temizlemeyi ihmal ettik, biraz yarar gördüğümüzde ise her gün alarak onu zarar verici hâle getirdiğimizi fark edemedik. Nasıl ki güzel de olsa aynı yemek her gün yendiğinde usanç verir, aynı ilaçlar da hücre düzeyinde toksin yüküne dönüşür. Bu kitapla; başta sporcuların hızlandırılmış metabolizmaları referans alınarak, vücuttaki “atık”ların temel kaynaklarını ve bunların nasıl temizleneceğini son derece pratik yöntemlerle öğreneceksiniz.
350.00 ₺ -
Uykunun Şifalı Gücü
Uyku biliminde gelinen en son nokta ve zaman testine tutulmuş tekniklerle herkes sağlıklı bir uykuya kavuşacak. Eğer uyku problemlerinizin sona ermesini istiyorsanız internet tavsiyeleri ve püf noktaları işinizi görmeyecektir. Uykunuzda neler olup bittiğini önce gerçekten anlamanız gerekiyor: Sorun nerede ve bunu nasıl çözeriz? Uykunun Şifalı Gücü ile uyku konusunda kendinizi keşfedecek ve hayat tarzınıza uyacak tekniklerle donatılacaksınız. Sahadaki 24 yıllık tecrübesiyle nörolog ve uyku uzmanı W. Chris Winter size yardım edecek. Uyku nasıl işler? Yemek, ışık ve diğer aktiviteler prosese nasıl yardımcı olur ya da engel olur? Neden uyku hapları yanlış anlaşılıyor ve yanlış kullanılıyor? Onlar olmadan uykunuzu nasıl iyileştirebilirsiniz?
132.30 ₺ -
Alerji için Çözüm
ALERJİ HAKKINDA GİZLİ KALMIŞ, ŞAŞIRTICI GERÇEKLERİ KEŞFEDİN VE ETKİLİ YÖNTEMLERLE ÜSTESİNDEN GELİN Dünya 50 yıl önce böyle bir yer değildi. Değişen hayat, alerji salgınını da beraberinde getirdi. Bugün geleneksel tıp sadece semptomları baskılamaktan öteye gidemiyor ve bizi tedavi etmeyen ilaçlara bağımlı hale getiriyor. Dünyanın her yerinden hastaların ziyaret ettiği Dr. Galland ise asıl önemli soruyu soruyor: “Neye alerjiniz var?” değil “Neden alerjiksiniz?” ASTIM NAZAL ALERJİLER SİNÜS ALERJİLERİ MİGREN GİZLİ BESİN ALERJİLERİ SAMAN NEZLESİ
279.30 ₺ -
Bir Ömür Ramazan
ÖMRÜ RAMAZAN OLANIN AHİRETİ BAYRAM OLUR Kemal Özer, modern dünyanın dayattıklarına inat Ramazan ruhuna uygun beslenme anlayışını sofralarımızın baş köşesine buyur ediyor. Bu sofra sadece bir arınma değil aynı zamanda ebedî bir bayramın müjdecisi. “Günümüzde insanlar hem iftar hem de sahurda diğer günlerden daha fazla yiyerek orucun sıhhatine zarar verebiliyor. Ramazan’a 75 kilo giren bir kimse Ramazan’ı kilo alarak tamamlıyorsa veya bayrama hâlâ 75 kilo olarak ulaşıyorsa, o kişi orucun kendisine sağlayacağı yararlardan bedenini mahrum etmiş demektir. Bilakis bedenin istirahat ve arınma hakkını engellemiş ve kendine zulmetmiştir. Şayet Ramazan ayı ile diğer aylar arasında hem fizyolojik hem de ruhî bir değişim olmayacaksa oruç tutmanın bir mânâsı olabilir mi? Kullarının aç kalmasından Allah’ın hâşâ bir menfaati olmadığına göre, oruç tutarak aç kalmamız maddî ve mânevî bir arınma sağlamayacak ise niye kendimizi bazı nimetlerden mahrum edelim ki? O hâlde orucu nasıl tutmalı? Orucun maddî ve mânevî arınmasından nasıl yararlanmalı? Normal günlerde çoğu kimse için iki öğün yeterken oruçlu iken dört beş öğün yemekten nasıl korunabiliriz? Bu soruların cevabını Ramazan sofralarımız ile tüketme biçimimizi gözden geçirerek verebiliriz.”
237.30 ₺ -
Hasta Değil Susuzsunuz
Bu kitap, insanların su ile ilgili en temel sorularına cevap veriyor: Hangi su iyi, temiz ve sağlıklı? Hangi suyu içmeli, hangilerinden de uzak durmalı? Çocuklarımıza hangi suyu içirmeli? Sıhhî suyu hangi zamanda ve ne kadar içmeli? Su içmemenin yol açtığı hastalıklar neler? Suları kirleten unsurlardan nasıl korunuruz? Bu sorular son derece mühim, çünkü sularımız gözle görülemeyen çok tehlikeli maddelerle kirletiliyor. Ev ve endüstriyel çöplerin yanı sıra özellikle yoğun ve yaygın olarak kullanılan tarım zehirleri, bazı maden faaliyetleri toprağı, su kaynaklarını kirletiyor. Bitkileri ve hayvanları dolayısıyla insanları toksik maddelere mâruz bırakıyor. Bunlar yetmezmiş gibi ister şehir şebeke suları, isterse de ambalajlı ticari sular olsun hem tehlikeli maddelerle dezenfeksiyon işlemlerine tabi tutuluyor, hem de ambalajlarında BPA ve fitalat yüzünden başta insan olmak üzere tüm canlıları kanser olmasına, kısırlaşmasına ve engelli doğumlara yol açıyor. Evet, SU sadece okulda öğretilen H2O formülünden ve pH değerinden ibaret değil. SU, organik ve inorganik maddelerde ihtiva eden bir hayat membaı. Yâhut da hastalık üreten bir silah… Ayrıca su kodlanabilen ve kodlanarak şifa veya derde yol aça bilen bir madde. Bu nedenle suların biyolojik, kimyevî ve radyolojik kirlilik taşımaması gerekir. Öte yandan besin cevherleri yani mineraller açısından da zengin olması şart. İşte bu eser, zemzemden musluk suyuna, ambalajlı sulardan mâden sularına kadar tüm su çeşitlerini bu yönleriyle ele alıyor, en sıhhî suyu tarif ediyor. Zemzemi dünyanın en mükemmel suyu kılan nedenleri ve iyileştirici gücünü sıralıyor. İbn-i Sina’dan Muhammed Şirvânî’ye İslam ve Osmanlı hekimlerin suya dair görüşlerini aktarıyor.
279.30 ₺ -
Hurma Risalesi
Kemâl Özer Hurma Risâlesi’nde okuru sağlıklı beslenmeye, şifa bulmaya, ‘hurma’ yemeye davet ediyor! Mucize meyve ‘hurma’yı A’dan Z’ye tanıtan Özer, hurmanın zengin içeriğinden, İslam dinindeki öneminden, içinde şifa deposu hurma meyvesinin yer aldığı tariflerden, hangi zararlı besinlere alternatif olduğundan ve faydalarından bahsederek, hurmanın çağımızın en büyük problemlerine “Anti-diyabet, Anti-oksidan, Anti-kanser, Anti-mikrobiyal ve Üreme destekleyici” özellikleriyle çare olduğunu bildiriyor! “Bu çalışmamızda hurmanın besleyiciliği ve hafızayı güçlendirmesinin yanı sıra iktidarsızlık, kısırlık, kanser, diyabet, ülser, yüksek tansiyon, böbrek rahatsızlıkları gibi hastalıklara etkisi ele alınıyor. Hurma hakkındaki kelime zenginliği, hurma türlerinin isimleri, bebeğin doğar doğmaz hurma ile tahnîk edilmesi, hurma ilkâhı, gebelikle irtibatı gibi hususlar ‘efrâdını câmi, ağyârını mâni’ sayılabilecek bir şekilde dercedilmeye çalışıldı. Bu husus öylesine derya deniz ki, elbette daha fazlası da gerektir.” Kemâl Özer
149.80 ₺ -
Zeytin Yaprakları
“En güzel tedavi, hastalığı önlemektir.” 1990 yılından beri zeytin yapraklarının işlenmesine öncülük eden Karabatsou, önleyici tıpta önemli işlere imza atmıştır. Hipokrat yeminini izleyen bu geleneği sürdürmeye hâlen devam etmektedir. Antik Yunan’da zeytine atfedilen kudsiyet ve zeytin yapraklarının pek çok hastalığın tedavisinde etkili olması zeytini, yüzyıllardır süregelen bir kültürel değer haline getirmiştir. Bu kitap, okurlarına zeytinden yola çıkarak Yunanî tıbbının tarihine, sağlıklı beslenmeye, insan fizyolojisinden kadim tedavi metotlarına, pek çok hastalığın sebebine ve tedaviye yardımcı birtakım formüllere, modern tıbbın sağlığa bakışı ile alakalı bilimsel makalelere, türlü bitkilerden doğal ve yapay besin maddelerine ve dahi sağlıklı yemek tariflerine kadar tıbba dair oldukça geniş bir yelpaze sunuyor. Zeytin Yaprakları, tıbbın insan yaşamındaki bütüncül yönünü gözler önüne seriyor.
559.30 ₺ -
Şifayı Ararken
Ülkemizde biyorezonans ve akupunktur tedavilerinde öncü bir isim olan Esra Kırsever, Şifayı Ararken kitabında annesinin hastalığı ile başlayan “şifa arayışı” sürecine bizleri de tanık ediyor. Hem doktor hem de bir “hasta yakını” olarak sadece semptomları ortadan kaldıracak değil, hastalığı bitirecek tedavi yöntemleri arayışına giriyor. Bu süreçte biyorezonans, akupunuktur, homeopati, Bach çiçekleri ve bir şifa kaynağı olan “su”ya dair derinlemesine araştırmalar yapıyor, tedavilerinde tüm bunlardan faydalanıyor. Esra Kırsever, bir ömür sürecek “şifa arayışı”nda yaşadığı tecrübeleri ve edindiği bilgileri bizlere sunarak, “Tıbbı, algoritmalardan ibaret kabul eden yaklaşıma” yapıcı eleştiriler getiriyor ve sorgulanabilirliğini ortaya koyuyor. İzini sürdüğü “şifa”, ona “sonsuzluk kapısının kapalı olmadığı”nı ve asıl gayenin “aslına vasıl olmak” olduğunu gösteriyor. Alanındaki ilk kitaplardan olma özelliğini taşıyan Şifayı Ararken, okuyucuyu birçok açıdan beslerken, ona daha önce deneyimlemediği bir bakış açısı sunuyor.
489.30 ₺ -
Sigara ve İnsan Sağlığı
08 Haziran 1991 ve 26 Ekim 1991 tarihlerinde İslami İlimler Araştırma Vakıf Toplantı Salonu'nda "Sigara ve İnsan Sağlığı" konusunda tıp hocalarımızla tartışmalı ilmi bir toplantı yapılmıştır. Bu toplantıda "Sigara ve Kalp-Damar Hastalıkları, Kardialog Dr. Nail Erhan; Sigara ve Solunum Sistemi Hastalıkları, Dr. Şenel Yediyıldız; Sigaranın Sindirim Sistemi Hastalıkları Üzerindeki Etkileri, Kardialog Dr. Nail Erhan; Sigara ve Seksüel Hayat, Prof. Dr. Asaf Ataseven; Sigaranın Ruh Sağlığına Etkisi ve Sigara Alışkanlığının Tedavisi, Dr. Hasan Sezeroğl; Sigaranın Sosyo-Ekonomik Zararları, Dr. Mustafa Çıkmaz; İslam Fıkhı Açısından Sigara, Dr. Faruk Beşer; Sigara ve İslam" başlıklı konular tartışılmıştır.
97.50 ₺ -
Sağlık ve İktisat
Merhum Prof. M. Tayyip Okiç Beyin naklettiğine göre, eskiden harb ve sıkıntı zamanlarında memlekette Buhâri hatimleri yapılırdı. 1939 Erzincan zelzelesi bütün yurdu dehşete düşürdüğü zaman Diyanet İşleri Başkanlığı bütün camilerde farz namazlarını müteakip Salat-i Münciye duasının okunmasını tamim etmişti. İnsanı çaresizlik ve hastalıklara sürükleyecek durumlar karşısında bu yola başvurulması gerçekten düşündürücüdür. Hadis-i şeriflerde, zemzemin ne niyetle içilirse onun için faydalı ve şifa verici olduğu bildirilmiştir. Ayrıca ibrikle abdest alırken abdest suyu artığını zemzem gibi ayakta şifa niyetiyle içilebileceği fıkıh kitaplarımızda gösterilmiştir. Tanıyıp hürmet duyduğum bir hoca efendi abdest suyu artığını devamlı şifa niyetine içtiğini, hayatında ciddi bir hastalığa yakalanmadığını, ufak tefek rahatsızlıklarında, bu suyu ilaç gibi kullandığı ve iyileştiğini söylemişti.
130.00 ₺ -
Doğada Hayat Var
Sağlık insanın en büyük hazinesi. GDO’lu gıdalar, katkı maddeli yiyecekler, artan kanser vakaları, giderek yaygınlaşan obezite ve yaygın kronik hastalıklar, ilaçlar, takviyeler, alınan kilolar, verilen kilolar, özel diyetler derken sağlığa dair bilgi üretimi giderek yayılıyor. Farklı reçeteler havada uçuşuyor; pazarın manipülasyonuyla mahkûm edilen ya da adeta sihirli iksir muamelesi gören gıdalardan bahsediliyor. Peki biz neye inanacağız? Biyokimya alanında yaptığı önemli çalışmalarla dikkat çeken Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut Doğada Hayat Var’da insana ‘doğayla bütünlük içinde bir varlık’ olarak bakıp zihinlerdeki karmaşayı yatıştıracak bilgiler veriyor. Doğada Hayat Var, terminolojik zorluklara boğulmadan, kolay ve anlaşılır bir dille insan vücudunun işleyişini ve doğayla uyumlu yapısını anlatıyor. Adeta makrokozmosun bir minyatürü (mikrokozmos) olan insanın doğayla ve doğal olanla irtibatını muhafaza ettikçe sağlığını da korumak yolunda önemli bir adım atmış olacağını gösteriyor. Beslenmenin ve sağlığın kısa tarihinden, tarihin gördüğü en büyük katil kansere; yaşam kaynağı vitaminlerden insan vücudunun koruma kalkanı minerallere, hormonlardan yağlara, proteinlere, metabolizmamız için en faydalı yiyeceklere uzanan bir hatta sağlıklı bir yaşamın ipuçlarını veriyor. “Doğada Hayat Var, her geçen gün önemi daha çok anlaşılmaya başlanan doğal insan anlayışına tıbbî çalışmalar içerisinden bir dipnot düşmek amacıyla kaleme alındı. Okuyanların bu anlayışı daha iyi kavrayacaklarını, doğala dönüş yolunda kitabımızı rehber olarak kullanacaklarını umuyoruz.”
210.00 ₺ -
Hormon Bozucular
Artık her şeyin bir kolayı var. Artık turfanda diye bir şey kalmadı, her mevsim her şeyi yiyebiliyoruz. Artık tarladan, bağdan bahçeden en yüksek verimi alıyoruz. Artık çocuklarımızın harika mamaları, oyuncakları, giysileri var. Artık endüstri öyle bir hale geldi ki, daha biz ihtiyaç duyduğumuzun farkına varmadan, ihtiyaç duyacağımız şey mağazada önümüze geliveriyor. Ama madalyonun öbür yüzü de var! Otizm artıyor, kız çocukları erken cinsel gelişim gösteriyor, bazı çocukların boyları aile ortalamasının altında kalıyor, obezite, diyabet artıyor, bazı kanser türlerine daha sık rastlanıyor, erkek sperm sayısındaki azalma artık bilimsel makalelere konu oluyor. Çünkü kullandığımız, giydiğimiz, yediğimiz, içtiğimiz şeylerin çoğunda çeşitli kimyasallar var ve bunlar hormonlarımızın salınımlarını bozuyor, bazen hormonlara benzer etki gösteriyor, bazen de kendi hormonlarımızın etkilerini azaltıyor ya da artırıyorlar. “Hormon bozucular” dışarıdan gıda, solunum veya cilt yolu ile vücudumuza girerek zararlı etkilerini gösteren ve çoğunlukla endüstride kullanılan kimyasallardır. Evet işimiz kolay değil, ancak gerçeği bilip hayatımızı ona göre düzenlediğimizde sonuç almamız mümkün. Bu kitap, okurun kendi hormonlarını ve dışardan alınan hormon bozucuları tanıması, kendisinin ve çocuklarının hayatını bu maddelerden koruması amacıyla kaleme alınmıştır.
174.20 ₺ -
A dan Z ye Tıbbi Bitkiler
6 Profesörden Tamamlayıcı Tıbbın Onayladığı 224 Tıbbi Bitki ve Bunların Güvenli Kullanım Rehberi İnsanlık kültürünün en eski eserleri, tedavide kullanılan bitkileri içermektedir. Tedavide kullanılan bu bitkiler binlerce yıl boyunca denenmiş, bedeller ödenerek özellikleri öğrenilmiş, insanlık hafızasında kuşaktan kuşağa aktarılmış, geliştirilmiş, günümüze kadar getirilmiştir. Elinizdeki bu kitap, uzun yıllarını bu bilime vermiş bilim insanlarından oluşan bir yazar grubu tarafından bilimsel literatür esas alınarak bu kültürün günümüze kadar ulaşan kısmı ve güncel bilgilerin bir araya getirilmesi ile yayına hazırlanmıştır. Okuru harcıâlem reçetelerle sonuç alınamayacak yollara sokmadan, bilimsel adları, özellikleri verilerek, hangi durumlarda kullanılması ve kullanılmaması gerektiği, hangi kısımları hangi biçimde hazırlanırsa en iyi sonucun alınacağı bilgileriyle okuyucuya sunulmuştur. Kitap, hem bu zengin bilimsel bilgileri hem de hangi durumda hangi bitkinin kullanılacağına dair detaylı bir listeyi kapsamaktadır. ‘Doğalsa zararsızdır’ şeklindeki yaygın kanı doğru değildir. Önemli olan doğru bitkinin, doğru kısmının, doğru dozda kullanılmasıdır. İstismara ve kulaktan dolma bilgilere açık bu alanda bitkilerin bilimsel içeriklerini ve bilimsel hazırlama yöntemlerini konunun gerçek uzmanlarından öğrenerek sağlığına dahil etmek isteyen okurlarımız için...
402.00 ₺ -
Tıbbun Nebevi Sağlık ve Tıp Şamua
İMAM İBN KAYYİM EL-CEVZİYYE (691-751 h. / 1292-1350 m.) Eserine Hz. Peygamber’in bizzat uyguladığı, başkalarına tavsi¬ye ettiği, birçok tabibin bile anlayamadığı tıbbî hizmetleri açıkla¬yacağız diye başlayan İbnu’l Kayyim hastalığı Kur’an’da zikredilen kalp ve beden hastalığı olmak üzere ikiye ayırır. “Her hastalığın bir ilacı vardır, hasta bunu bulduğu vakit Allah’ın izni ile iyileşir.” (Buhari; et-Tıb) hadisini şu şekilde açıklar: Tabib’in çaresini bulamadığı hastalığı iyi edecek ilacı da Allah Teala yaratmıştır. Lakin insanın ilmi sınırlı olduğu için bunu tesbit edememiştir. Çünkü insan ancak Allah’ın öğrettiğini bilebilir. Bunun için Hz. Peygamber şifayı ilacın uygunluğuna bağlamış¬tır. Yaratıklardan her şeyin bir zıddı olduğu gibi her hastalığın da tedaviye yarayan zıt bir ilacı vardır. Kitapta Kalp ve Beden Hastalıkları bölümü ile birlikte Doğal İlaçlarla Tedavi, Manevî İlahî Basit ve Bileşik ve Doğal İlaçlarla Tedavi, Bazı Basit İlaçlar ve Gıdalar kısımları genişçe yer almaktadır. Bu kıymetli eserin, okuyucularına şifa yolunda yardımcı olma¬sı temennimizdir. Eseri değerli ilim adamı, pek çok ilmî ve İslâmî eseri bulunan Doç. Dr. Abdülvehhab Öztürk Türkçeye tercüme etti. Büyük boy, lüks ciltli olan ve dörtyüz sayfadan oluşan eser, tam metin ve eksiksiz tercümedir. Dili sade, akıcı ve sürükleyicidir. Her kütüphanede bulunmasında büyük fayda görülen Tıbbu’n Nebevi, Kahraman Yayınları tarafından titiz bir baskı ile kültür hayatımıza kazandırılmıştır.
487.50 ₺ -
Kupa Terapi
Modern tıp sadece hasta organ ile ilgilenirken, geleneksel tıp vücudu bir bütün olarak ele alır. Örneğin göz hastalıklarında gözü incelerken enerji aldığı böbrekleri de analiz eder. Vücut bir bütündür ve bu bütünlüğün içinde organlar asla tek başına çalışmaz; birbiri ile muazzam sistem içerisinde çalışır. Uzun zaman alan bu araştırmalar, yirmi yıla yakın mesleki birikim ile birleşerek bu kitap oluştu. Ne dediler? Av. Kezban Hatemi Sağlığımızı etkileyen birçok rahatsızlıklar, kronikleşmiş birçok hastalıklarda günümüzde tıp dünyasında bilim adamları ‘Hacamat’ın birçok konuda yararlı ve tedavi edici tesirinin bulunduğu konusunda ittifak halindedir. Kadim bir tıbbi yöntem olan ‘hacamat’ın bu gün birçok hastalıkların tedavisinde fayda sağladığı görülmektedir. Demet Sabancı Çetindoğan Hacamat, yani kupa terapisi uygulaması inandığım bir detoks yöntemidir. İlk olarak Almanya’da yaptırmıştım, sonrasında ise Nuray Hanım uygulamıştı. Çok memnun kaldım. Asırlardır uygulanan bir tedavi yöntemi. Hacamat; vücudumuzda hastalık yapan sebeplerden arındırmakta, temizlemekte ve blokajlar açılarak yenilenmekte sanki. Onkolog Dr. Yavuz Dizdar – İ. Ü. Çapa Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Öğretim Üyesi İnsanı biyolojik bir makine olarak algılamaz; hastalıkların şifasını vücut alışkanlıklarının irdelenip değiştirilmesinde ve doğanın sunduğu olanaklardan layıkıyla doğru faydalanılmasında arar. Oruç, kupa tedavisi, ya da sülük tedavisi… Bunlar, modern tıbbın yeni yeni anlamaya başladığı bütüncül bilgi ve deneyimden damıtılmış deneyimlerdir. Kardiolog Dr. Lüba Maiseeva Alkan Kan hiç yalan söylemez, içinde ‘var’ olan her neyse anlatır. Bir şey sizin vücudunuzda dürüst ise, işte o kandır. Doğumdan sonraki süreçlerde kalitesi değişiyor. Her zaman kan bakım ister, yenilenmek ister. Kan sevinçtir.
203.00 ₺ -
Sülük Tedavisi Geleneksel Tedavi
Son yıllarda ilaçların yan etkilerinden ve alerjilerden kurtulmak için eski yöntemlere başvurulmaktadır. En büyük dikkat ise ecdadımızın kullandıkları yöntemlerden biri olan sülük koyma (Hirudo terapiydin Hiroda terapi tıbbi sülüklerin tedavi amaçlı kullanılmasıdır. Yakın zamana kadar varis, hemoroid, hipertansiyon, kalp yetmezliği ve jinekolojik hastalıkların çoğunda kullanılmıştır. Artık günümüzde uzmanlar tarafından yaygın olarak kullanılmaktadır. Hatta sülükleri Avrupa’da eczaneden bile almak mümkün hale gelmiştir. Çağımızda h.terapi tıb öğrencilerinin eğitimlerine dahil değildir. Bu nedenle bu yöntem geleneksel kalmaktadır. Malesef günümüzde modern doktorların sülük koyma yöntemi ve bu tedaviyle ilgili insan organizmasına faydaları hakkında yeterli bilgisi yoktur. Günümüzdeki modern doktorlar sülük koyma yöntemini eskiden kalma görüp, pek dikkate almamaktadır. Fakat günümüzde ilaç tedavisinin yan etkilerinin artması ve çözümsüz kalan şikayetlerin bu tedaviyi araştırmaya zorunlu kılacak bir sebep olmasını ümit etmekteyiz. Düşüncemiz odur ki modern tıbbın, insanlar üzerindeki negatif etkilerinin getirişi bu tip tedavilerinin bir kez daha değerlendirilmesine neden olucaktır. Bazı dünya ülkelerinde (Rusya-Almanya- Amerika-İngiltere-Fransa vb.) bu tedavi yöntemine, gereken önemi verme doğrultusunda birtakım çalışmalar yapılmaktadır. Çalışmalara rağmen maalesef bu tedavilerin ülkemizde tam anlamıyla düzgün yapılabilmesi için bazı tıbbi bilgi-kısımlarında boşluklar vardır. Buda sülükle olan tedavinin sıhhate olumlu bir yanıtının eksikliğidir diye algılanabilir. Ayrıca tedavinin güvenirliliği ile ilgili noksanlıklarda sebep olur. Bu nedenle konu ile ilgili araştırmalar yaparak bazı bilgileri başka yazarların bilgileriyle karşılaştırdık. Konuya şöyle bir bakıp örnek verecek olursak, bazı uzman yazarlar sülük koyma yönteminin sadece ağrılı olan bölgede uygulamışlar ve bu kadarıyla yetinmişlerdir Sülüklerin ne sıklıkla nereye konması gerektiği konusunu 1993 yılında sülükler, adındaki bir Rus kaynaklı kitapta ayrıntılı bir şekilde işlenmiştir. Geçmiş zaman Türk toplumuna bakacak olursak, hem geleneksel hemde modern tıptaki sülük tedavisi ileri derecede halkın ilgisini çekmiştir. Sülükleri tedavilerde kullanmış toplumlarda konunun geneliyle ilgili hem pozitif hemde negatif söylentiler oluşmuştur. Herşeye rağmen sülüklerin tedavi tarihine bakacak olursak. 2000 yıldan fazla zamandır kullanıldığı, tıpla ilgili kaynaklarda görülmektedir. Bu kaynaklardan biri olan müllere göre sülük tedavisi en eski tedavi metotlarından biridir. Birçok ülkede geleneksel ve modern tıp birleşimi olarak klinik çalışmalarla birlikte optimal sülük tedavisi hastane ve özel yerlerde kombine edilerek hizmete sunulmaktadır. Bu kitabın ana konusu sülük tedavisidir. Bunun yanında başarılı tıbbı sülük tedavisi uygulamaları, uygulamanın olmayacağı durumlar, sentezlenerek konuların sunumu yapılacaktır. Ayrıca sülük salgılarının biyolojik analizleri ve kalite güvenilirliği gibi daha bir çok konu incelenmeye çalışılacaktır.
250.25 ₺ -
Hacamat ve Manevi Şifa
Peygamberimiz (sailallahu aleyhi ve sellem) bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır. "İki nimet vardır ki, insanların çoğu bunda aklanmıştır: Sıhhat ve boş vakit." İnsanı ve hastalıkları yaratan Allah Teâlâ, yarattığı her derdin devasını da yaratmıştır. İnsana düşen vazife hastalıklardan kurtulma yollarını arayıp tedavi olmaya çalışmaktır. Nitekim insanlara her konuda rehber olarak gönderilen Allah Resulü (sailallahu aleyhi ve sellem) de hastalandığında, hekimlere tedavi olmuş, hastalanan ashabı için de hekimler çağırmış ve zamanın tedavi yöntemlerinden faydalanmıştır. O zamanın tedavi yöntemleri arasında en yaygın olarak kullanılan hacamat da Peygamberimizin (sailallahu aleyhi ve sellem) sıkça başvurduğu ve ümmetine tavsiye ettiği bir tedavi şekli olmuştur. Hacamat, binlerce yıldır dünyanın birçok yerinde koruyucu hekimlikte ve hastalıkların tedavisinde uygulanmış günümüzde de alternatif tıpta en fazla tavsiye edilen tedavi metotlarından biri hâline gelmiştir. Bu kitapta geçmişten günümüze hacamat ve tedavi yöntemleri anlatılmaktadır.
237.25 ₺ -
Doğu Tıbbı ve Şifanın Kökleri
Doğu tıbbı hekimleri yaşam enerjisinin (CHİ) hayatta sadece iki kez mükemmel halde olduğunu gözlemlemişlerdi. Bu doğumdan sonraki an ve ölümden hemen önceki andır. Arada kalan her an ise değişen koşullara uyum sağlama çabasıdır. Akupunktur usulünde büyüklük taslayan, kibirli, adaletsiz, dengesiz, cimri, hekime inanmayan, prosödürü tamamlamayan, sabrı olmayan, tedavi olmak istemeyenleri tedavi etmek olmaz. Kazanmak istediğiniz beceride ustalık kazanmış birini gözlemlemek fevkalade bir öğrenme yoludur. Bu kitap size güçlü ve yetenekli olduğunuz yönleriniz ile zayıf olduğunuz yönlerinizi göstermek için yardımcı olabilir. Bu yardım sayesinde sizler güçlü yanlarınızın ne kadar farkında olursanız, yeteneklerinizin ve mutluluğunuzun da sizinle o kadar birlikte olacağını düşünebilirsiniz. Kişinin kendisi olabilmek için kendisini bilmesi, tanıması gerekir. Aslında bizler mutlu olmak için -sağlıklı olmak için gereken şeylere sahibiyiz. Sadece bunları bilmemiz, öğrenmemiz, fark etmemiz gerekir. Öğrenmek fark etmektir.
390.00 ₺ -
Doğal Doğum
“Kendini rahat bırak, düşünme, doğum düşünme işi değil... Zihnini bir kenara bırak. Bu dünya güvenli, bırak çocuğun gelsin… Bırakmayı öğren.Mutluluğun anahtarı budur. Doğum bir bırakma eylemidir; içindekini bırak, serbest bırak, tutma!” Opr. Dr. Gülnihal Bülbül Opr. Dr. Gülnihal Bülbül, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak hayatını mesleğine adamış ve bu ‘kutsal’ mesleği ‘ibadet’ aşkıyla yapan bir hekim… Mesleğini icra ederken “Neden bu kadar çok sezaryen yapıyoruz?” sorusunun cevabını bilimsel yöntemlerle aramak için Halk Sağlığı Yüksek Lisansı yapmış. Farklı okumalarla ve doğal doğum workshop’larına katılarak başladığı yolculukta, dünyanın çeşitli doğum kliniklerini ziyaret edip doğum uygulamalarını yakından gözlemlemiş. Türkiye’nin çeşitli bölgelerini gezip doğum geleneklerini ve eski ebelerin tecrübelerini araştırmış, kendi tecrübelerini onlarla paylaşmış... Bülbül, katıldığı her doğumun kazandırdığı eşsiz tecrübeleri, doğum yapan kadınların hikâyeleriyle birlikte paylaşıyor bizlerle. Bu kitap birçok anlamda alanında bir ilk olma özelliği taşıyor! Kadınlara anneliğin güzelliğini anlatırken, kadın olmanın ayrıcalığını yaşatıyor, içgüdüsel olarak doğurma arzusunu canlandırıyor. Doğumu doğal yoldan yapma cesaretini iade ediyor. Bu konuda çiftlerin özgüven kazanmalarına yardımcı oluyor. Babalara da doğumda nasıl davranmaları gerektiğini öğretiyor. Önceki doğumlarını sezaryen yapmış kadınları da doğal doğum konusunda cesaretlendiriyor! Doğumla ilgili zihninizde yer etmiş sıkıntıları, korkuları, endişeleri bir kenara bırakın, mutluluğunuza engel olan kilitleri açın! Çünkü doğum, bir kutlama, mutluluk, coşku, sevinç, tazelenme, temizlik, eskiye set çekme, yeni gelenleri kucaklama, masumiyet ve gayret... Bilinmeyene açılan bir yürek, dolup taşan ve zaman geçtikçe kendi yazgısını yüreğe kazıyan bir deneyim… Bu deneyimi en doğal haliyle yaşamak tüm annelerin, babaların ve bebeklerinin hakkı! Bu kitap hepimizin hakkı!
301.50 ₺ -
Yeni Akdeniz Diyeti
Fazla kilo alımının ve kronik hastalıkların önlenmesinde en faydalı beslenme tarzı olan, UNESCO’nun tarihi miras olarak kabul ettiği Yeni Akdeniz Diyeti’ni, ülkemizin konusunun önde gelen uzmanlarından Endokrinolog Prof. Dr. Metin Özata ve Gastroenterolog Uzm. Dr. Atilla Bektaş ortaklaşa anlatıyor.16 ülkeyi kapsayan geleneksel Akdeniz diyeti; Güney İtalya, Yunanistan ve Girit Adası’nda tipik olarak uygulanmakta olup diğer ülkeler ve bölgeler arasında heterojen özellikler gösteriyor. Ülkemizde de Ege Bölgesi’nin beslenme alışkanlıkları geleneksel Akdeniz diyetiyle benzer özellikler taşıyor. Yeni Akdeniz Diyeti masa başında hazırlanmış bir formülasyon diyet değil! Yüzlerce yıl öncesinden gelen, yaşanılan coğrafyanın özelliklerinden de etkilenen, beslenme alışkanlığı ve bir yaşam şekli. Bu beslenme şeklinin Yeni Akdeniz Diyeti olarak adlandırılmasının nedeni, geleneksel Akdeniz diyetinin yeni bilimsel araştırmalarla yeniden şekillendirilmesidir.Yapılan bilimsel çalışmalar, Yeni Akdeniz Diyeti’nin kişide sağlıklı olma halini artırdığını, özellikle fazla kilo, tansiyon yüksekliği, şeker hastalığı gibi kalp ve damar hastalığına neden olan risk faktörlerini ve bu hastalıklara bağlı ölümleri azalttığını gösteriyor. Bu beslenme ve yaşam tarzı yaşadığımız toprakların ürünü olduğu için, uygulayanlara şifa, zindelik, enerji, güçlü bağışıklık ve mutluluk getiriyor.
117.25 ₺ -
Yemezler
Çok değil, olsa olsa otuz yıl kadar önce hayatımızda “bozulabilen” gıdalar vardı. Çürük yumurtanın berbat koktuğunu, günlük sütün fazla bekletilince kesildiğini, tavuğun tencerede bir-bir buçuk saatten önce haşlanmadığını bilirdik. O zamanlar yoğurt dayanıklı beyaz eşya gibi değildi, ekşirdi. Oysa şimdi… Market rafları ve buzdolapları isteseniz de bozulmayan yumurtalar, ekşimeyen yoğurt, bozulmayan UHT süt, yirmi dakikada pişiveren piliçlerle dolu. Endüstri, insanın mikrop fobisini sonuna kadar kullanarak steril gıdalar üretmeyi başardı ve bunu yaparken Batı bilimini de arkasına aldı, dolayısıyla hiç kimsenin söyleyecek sözü kalmadı. Sonuçta bilim destek verince, bilimsel çalışma verileri ortaya konunca akan sular durur. Buna karşılık, gıdaların değişen (ve fakirleşen) içeriğiyle değişen (ve artan) hastalık profili arasında sıkı bir bağlantı olabileceği üzerinde duran; gıda niyetine tükettiğimiz, doğal içeriğini tamamen yitirmiş, raf ömrü yıllarca bozulmayacak denli uzun olan ürünlerin yarattığı riski irdeleyen olmadı.Bizler de dayatılanı olduğu gibi kabullenmekle yetindik. Gel zaman git zaman geleneksel beslenme alışkanlıklarımızı, neyin yenebilir neyin yenemez olduğunu unuttuk. Batı biliminin verilerini farklı bir bakış açısıyla değerlendirmenin, belletilen dogmatik beslenme öğretisini sorgulamanın, yıllar içinde bize unutturulanları hatırlayıp hayata geçirmenin ve bu bilgiyi sonraki kuşaklara aktarmanın zamanı geldi. Neyse ki, artık beslenmeyle ilgili daha çok konuşmaya, tartışmaya, sormaya, yanıt aramaya, bakış açımızı değiştirmeye başladık. Bilgi halka açık olduğu sürece değişimin başlayabileceğini gördük.Dr. Yavuz Dizdar beslenme konusundaki okumaları, gözlemleri, paylaşımları, özellikle kanser hastalarıyla ilgili klinik deneyimi ışığında beslenme “ilmi”ni gözden geçiriyor. Batı biliminin 1800’lerin sonlarından başlayan verilerini mercek altına alan Dizdar, biyolojinin ve başta kanser olmak üzere hastalıkların mekanizmalarını farklı bir bakış açısıyla gözden geçiriyor. Doğal döngülerle ve insanın doğasıyla uyumlu olmayan, “bozulmayı bile beceremeyen”, dolayısıyla aslında insanın hak ettiği sağlıklı gıda kapsamına girmeyen endüstriyel ürünler ve Batı biliminin kâğıttan kuleleri için Yemezler! diyor.Kitabın Bölümleri:Giriş: Batı akademisine “beslenme temelinde” samimi bir eleştiri Bölüm 1: Bilimin endüstrileşme süreci Bölüm 2: Beslenmenin genel felsefesi Bölüm 3: Sindirim işlevi ve mekanizması Bölüm 4: Beslenme neden gelenekseldir? Bölüm 5: Beslenme ve hastalık ilişkisi Bölüm 6: Gıdanın endüstrileşmesi, uzun raf ömrünün tarihçesi Bölüm 7: Süt, yoğurt ve ayranın bozulması Bölüm 8: Aşırı fiziksel işlem Bölüm 9: Biyolojinin kötüye kullanılması: Endüstriyel et, piliç ve yumurta Bölüm 10: Şeker neden zararlıdır Bölüm 11: Tarım ilaçları, zararlılarla mücadelenin çok daha ötesi Bölüm 12: Endüstriyel gıda nasıl hasta eder? Bölüm 13: Çıkarımlar Bölüm 14: Beslenmenin ekonomisi, uluslararası boyutta derin ticaret zinciri
184.25 ₺ -
Titreşim Tıbbı
TİTREŞİMSEL İYİLEŞTİRİCİLERLE TANIŞIN, VÜCUDUNUZU AKORT EDİN, FABRİKA AYARLARINA GERİ DÖNÜN!Titreşim Tıbbı… Yeni bir tanımlama ve yeni bir paradigmadan söz ediyoruz. Her ne kadar yeni olarak nitelendirsek de binlerce yıllık kadim bir bilgi. Geleneksel Çin Tıbbı’ndan bölgesel şamanik uygulamalara kadar pek çok yerde ve farklı zaman dilimlerinde uygulanmış ve kullanılmış. Esas aldığı temel bilgi şu: “Her şey enerji ile titreşir ve tüm bu enerjiler bir bilgi içerir.” Fiziksel bedenimiz de bir enerji alanı ile çevrilidir. Bu alan hem bilgi merkezi hem de son derece hassas bir algılama sistemidir. Bizi çevreleyen bu alan, olumlu ya da olumsuz, iç ve dış deneyimlerimiz tarafından ortaya çıkan duygusal titreşimleri de içinde barındırır. Artık bu bilgi, sisteme kayıt olmuş demektir. Bunun etkisi kendini fizik bedende de görünür hale getirir. Yani hayatımız, deneyimlerimiz, yaşadıklarımız, travmalarımız kısaca, “biyografimiz, biyolojimizi belirler”. Akustik terminoloji ile konuşacak olursak, bedenimizden yükselen ses detone yani bozuk değilse sağlığımız yerinde demektir. Eğer fiziksel bedenimizin herhangi bir bölgesinden detone bir ses yükseliyor ise hastalık başlamış demektir. Frekans yoğunluğundaki bir değişiklik, hastalığın özellikleri konusunda da bize birtakım bilgiler verebilir. İşte buradan bilgi alıp yorumlayan tıp paradigmasına “Titreşim Tıbbı” diyoruz. Ve titreşimsel iyileştiriciler sayesinde bedeni akort ediyor, fabrika ayarlarına geri döndürüyoruz. Yani insanlara bütüncül bir şifa sistemi sunuyoruz.
241.20 ₺ -
Tıptan Uzak Sağlıklı Hayat
Sağlığınız yerinde ise lütfen tıptan uzak durun ama gerçekten hasta iseniz başvuracağınız tek yer de tabii ki modern tıptır. Atalarımızın “Allah doktora muhtaç etmesin ama doktorsuz da bırakmasın” sözü tam da bunun için söylenmiş olmalıdır. Hasta olmamak büyük ölçüde kendi elimizdedir ve bütün mesele de sağlıklı yaşamanın icaplarını yerine getirmekten ibarettir. Ben bu felsefeyi “Tıptan Uzak Sağlıklı Hayat” sloganı ile özetliyorum. Sağlıklı ve uzun yaşamanın en önemli unsuru da benim “Adam Gibi Beslenme” adını verdiğim, atalarımızın binlerce senedir uyguladıkları beslenme modelidir. Tıbbın babası Hipokrat bu hakikati 2500 sene evvel “Besinler ilacınız, ilacınız besininiz olsun” sözüyle ifade etmiştir. Modern ticari tıbbın beslenmeyle alâkalı tavsiyelerinden uzak durarak ve adam gibi beslenerek tüm kronik hastalıkları önlemek ve erken dönemde hepsini tedavi etmek de mümkündür. Elinizde tuttuğunuz bu kitap da tıptan uzak sağlıklı yaşamanın ne demek olduğunu, bunun nasıl başarılabileceğini, adam gibi beslenerek nasıl sağlıklı olunacağını anlatmaktadır.Gelelim neticeye: * Bu bir diyet kitabı değildir. * Bu kitapta süper gıdalar, mucize kürler gibi şeyler aramayın. * Bu kitapta hastalıklar için de özel formüller, sihirli reçeteler de yok. * Bu kitap okuyucuya insanların binlerce senedir nasıl beslendiklerini hatırlatmaktadır.
351.75 ₺ -
Sağlıklı Hormonlar Mutlu Yaşam
BU KİTAPTA Hashimoto, kilo alma, gizli şeker, diyabet, nodüler guatr, düşük şeker ve düşük tansiyon birlikteliği, sirkadiyen ritim bozukluğu, erkeklerde testosteron eksikliği, iktidarsızlık, sperm azlığı, libido kaybı, kadınlarda âdet düzensizliği, polikistik over, tüylenme, akne, kemik erimesi, depresyon, stres, anksiyete ve aşırı terleme gibi hormon bozukluklarına bağlı hastalıklara ÇÖZÜM VAR!Yaşam biçimi, çevresel koşullar ve alışkanlıklarımız artık sağlığımızı daha fazla etkiliyor. Hızla kilo alıyoruz, diyabete eğilimliyiz, stres yükümüz daha fazla, uyku sorunlarımız var, bağışıklık sistemimiz daha hassas, infertilite, libido kaybı artık çok daha yaygın. Yani bizim hormon sistemlerimiz anne babalarımıza göre daha fazla zorlanıyor.Oysa hormonlarımız sağlıklı çalışmazsa değil uyumak, çocuk sahibi olmak, sağlıklı bir kemik yapısına sahip olmak, spor yapabilmek, yemek yemek, mutlu hissetmek, hatta acıktığımızı ve doyduğumuzu bile anlamakta zorlanırız. Bütün hayatiyetimizi hormonlarımız yönetir. Sayıları çok fazla olmasına rağmen harika bir denge içinde dans ederler. Bu denge o kadar hassastır ki, biraz bozulsa hemen hastalıklar ortaya çıkar. Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Prof. Dr. Metin Özata bu kitabında, son yıllarda salgın halde artan kilo alma, gizli şeker, diyabet, Hashimoto hastalığı, nodüler guatr, polikistik over hastalığı, düşük şeker ve düşük tansiyon birlikteliği, sirkadiyen ritim bozukluğu, erkeklerde testosteron eksikliği, iktidarsızlık, sperm azlığı ve libido kaybı, kadınlarda âdet düzensizliği, tüylenme, akne, kemik erimesi, depresyon, stres, anksiyete ve aşırı terleme gibi hormon bozukluklarına bağlı hastalıklarla ilgili ihtiyaç duyacağınız tüm bilgileri veriyor. Fonksiyonel tıp yaklaşımıyla çözüm önerileri sunuyor.Unutmayın, hormonları dengelemek yaşamı dengelemek demektir. Sağlıklı yaşam, ancak sağlıklı hormonlarla olur.
234.50 ₺ -
Sağlıklı Atıştır
Diyet sürecinde veya sonrasında en büyük zaafımız tatlılar ve atıştırmalıklar! Nedense, kiloları tekrar geri getiren veya kilo vermeyi engelleyen de yine onlar.Peki, hem kilo vererek hem de verdiğimiz kiloları koruyarak, suçluluk duygusu yaşamadan ağız tadı ile tatlı yemek mümkün değil mi?Elinizdeki kitapla mümkün!Uzman Diyetisyen Seçil Kenar, mesleğinde 20 yılda edindiği tecrübe ile bu kitaptaki tarifleri oluşturdu, hepsini tek tek uyguladı, resimledi ve 50 şekersiz tarifle kalıcı zayıflamanın formülünü sizlerle paylaşıyor.Kurabiyeden keklere, turtadan pudinglere, waffle’den crumble’ye, magnolia’dan dondurmaya şekersiz ama tatlı ve sağlıklı tarifler bu kitapta… Elbette tatlının yanında tuzlu çeşitleri de var.Seçil Kenar, tariflerin yanında sağlıklı zayıflama ve kilo koruma için ipuçları da veriyor.Okuyun hem tatlı krizlerinden hem de kilolarınızdan kurtulun!
190.95 ₺ -
Sade Güzellik
Güzelleşmek adına boş yere fazla para harcama dönemi artık bitiyor! Kimyasal kozmetiklerin vücudunuzu zehirleme riski de ortadan kalkıyor!Hepimiz kimyasal kozmetiklerin birçok zararını biliyoruz ve hemen her gün ortaya çıkan yeni zararlarını da öğreniyoruz. Bugüne kadar onlarca doğal güzellik formülü içeren kitap yayınlandı ama ya formüllerin zorluğu ya da bilgilerin eksikliği sebebi ile tam çare olamadı. Sade Güzellik kitabı bu anlamda her derde deva pratik çözümleri ortaya koyuyor.Uzun yıllar uzman olarak makyözlük, saç tasarımcılığı ve estetisyenlik yapan Seda Sakacı, evde kolaylıkla yapıp uygulayabileceğiniz, cilt ve vücut bakımınız için gerekli tüm doğal kozmetikleri sizlere sunuyor. Doğallığı seçen kadınlar için genç ve güzel, erkekler içinde hoş ve yakışıklı kalmanın sırlarını açıklıyor.Sıradan güzellik reçetelerinin yer aldığı bir kitap değil bu! Öyle ulaşılması zor, adı duyulmamış malzeme ya da uygulamalarla işi çıkmaza sürüklemiyor. Hem doğal malzemeyi doğru yerden almanın hem de formülleri pratik bir şekilde uygulamanın yolunu gösteriyor. Cilt tipi nasıl belirlenir? Hangi cilt tipine hangi yağ kullanılır? Cildin erken yaşlanması ve kırışması nasıl engellenir? Beyazlamış saçlar nasıl doğal rengine döndürülür? Akne derdinin dermanı ne? Nasırdan nasıl kurtulursunuz? Yumuşak, bakımlı el ve ayaklara sahip olmanın kolay formülleri neler? Bu ve güzelleşmek için yanıt aradığınız pek çok sorunun cevabı 100 özel formül eşliğinde bu kitapta… İster anti-aging tonikle gençleşin ister kremle selülite son verin! Siz yeter ki doğal olanı seçin!Kitabın Bölümleri:1. HANGİ KOZMETİK ÜRÜNLER GERÇEKTEN DOĞAL? • Kozmetik Ürün Alırken Etikete Aldanmayın! • Kendi Kozmetiğinizi Kendiniz Yapın • Doğal Kozmetik Yapımında Ana Malzemeler • Doğal Tonikler • Aromaterapi Nedir? • Uçucu Yağlar Nasıl Elde Edilir? • Vücut Uçucu Yağlardan Nasıl Etkileniyor? • Uçucu Yağları Kullanırken Dikkat Edilecek Noktalar2. CİLDİMİZİ DOĞRU TANIYALIM! • Deri (Cilt) Nedir? • Cilt Sorunlarının Kaynağı Ne? • Cildimizin Durumunu Nasıl Anlarız? • Cilt Tipi Nasıl Belirlenir? • Cilde Uygulanan Vitaminlerin Faydaları Neler? • Cildin pH Düzeyi Ne Olmalı? • Asırların Temizlik ve Güzellik Sembolü, Nasıl Zararlı Hale Döndü? • Gerçek ‘Doğal’ Sabun Nasıl Olur? • Doğal Sabun Nereden Bulunur?3. CİLDİN ERKEN YAŞLANMASINI VE KIRIŞMASINI ÖNLEME YOLLARI • Yaşlanma Nedir? • Ciltte Doğal Yaşlanmayı Nasıl Yavaşlatabiliriz? • Cildin Erken Yaşlanmasının Sebepleri Neler? • Güneş Yağları, Cildimizi Güneşin Zararlı Işınlarından Korur mu? • Vücudumuz Güneş Yağlarından Nasıl Etkileniyor? • Erken Yaşlanmaya Sebep Olan Serbest Radikaller Neler? • Antioksidanlar Erken Yaşlanmayı Önler mi? • Anti-aging Nedir?4. CİLTTE GÖRÜLEN HASTALIKLAR VE DOĞAL ÇÖZÜMLER • Selülit • Cilt Çatlakları • Benler • Akne • Yaralanmalar Cildi Nasıl Etkiler? • Lekeler • Egzama • Sedef • Uçuk • Mantar • Nasır5. CİLT İÇERİDEN NASIL BESLENİR? • Güzellik, Önce İçimizden Başlar! • Cilt Yaşlanma Hızını Genetik Miras mı Belirler? • Cildi Besleyen En Önemli Maddeler • Vitaminleri Alırken Dikkat Edilecek Noktalar • Esansiyel Yağ Asitlerinin Önemi • Yeterli Sağlıklı Yağ Alıp Almadığımızı Saptamanın Kolay Yolu • İyi Bir Cilt İçin Yapılacaklar • Güzelleştiren Yiyecekler • Selülit ve Beslenme6. CANLI, PARLAK VE BEYAZLAMAYAN SAÇLAR BİR HAZİNEDİR! • Sağlıklı Saç Nasıl Olur? • Fazla Saç Dökülmesinin Sebepleri Neler? • Kepek Nedir? • Saçlar Neden Beyazlar? • Beyazlamış Saçları Eski Rengine Dönüştürmek Mümkün mü? • Kuru Saçlara Nemlilik Sağlayan Bitkiler • Yağlı Saç Bakımında Kullanılan Bitkiler7. DOĞAL KOZMETİK FORMÜLLERİ • Temizleyiciler • Tonikler • Nemlendiriciler • Maskeler • Ağız, Göz ve Dudak Bakımı • El ve Ayak, Dirsek ve Diz Bakımı • Rahatlatıcı ve Canlandırıcı Banyolar • Doğal Kokular
134.00 ₺ -
Özel Beslenenler İçin Tarifler
“Yıllar boyunca, beslenmesini düzenlemekte kararlı ve istekli olan, ancak alternatif sağlıklı gıda bulmakta zorlanan tüm hastalarıma “Bade’nin Şekeri” sayfasını tavsiye ettim. Sevgili Sıla Baki Alkan, kendi kızı güzel Bade için hazırladığı şifa dolu tarifleri sosyal medya aracılığı ile paylaştı ve hastalarımızın sağlıklı gıda arayışlarında yollarına ışık oldu. Bugün, bu hayırlı çabasını bir adım daha ileriye taşıdı ve herkesin mutfağında kılavuz olacak bir kitap yazdı. Takdir edilmesi gereken bir emek ve özveri gösterdi. Bu faydalı kitap, her okuyana şifa olsun. Mutfağını sağlıklı bir şekilde düzenlemek isteyen tüm annelere ışık olsun.” Dr. Ümit Aktaş Bahçeşehir Üniversitesi Fitoterapi Eğitim Koordinatörü“Bir hekim olarak her gün onlarca aile görüyorum. Çocuklar için sağlıklı beslenme önerilerinde bulunurken başarılı olamayacaklarını için için hissediyorum. Bunun nedeni çocukların, anne ve babaların gıda endüstrisi, medya tarafından bir kuşatma altında olduklarını düşünmem. Glutensiz, şekersiz bir beslenme önerdiğimde bunların yerine yeni gıdalar koyamamak bu savaştaki en zayıf halka olmuştur. Bir bağımlıyı, bağımlılık duyduğu maddeden uzak tutmak için boşluğun doldurulması gerekir. Ancak şimdi görüyorum ki yalnız değiliz artık. Bu kitap basit bir diyet kitabı olarak değerlendirilemeyecek kadar değerli. Kendimizi mutsuz etmeden, hayattan zevk alarak, glutensiz ve şekersiz bir hayatın mümkün olabileceğinin ispatı. Kitabın yazarının, hastamın annesi olması benim için ayrı bir mutluluk kaynağı…” Doç. Dr. Hasan Önal Çocuk Metabolizma Hastalıkları Uzmanı“Bu kitaptaki tarifler her branştaki hekim arkadaşların işini kolaylaştıracak ve hastalarının iyileşmesine en büyük katkıyı yaparken daha mutlu olmalarını sağlayacaktır. Doktor muayenesinden sonra “Yediklerinize dikkat edin” sözünü duyan herkes bu kitaptan faydalanabilir. Sağlıklı bebek sahibi olmak isteyen anne ve babaların, bebeğin anne karnına düşmesinden 6 ay önce bu diyete uymalarında fayda vardır. Anaokullarında nutellalı ekmek ve keklerin yerine bu tarifler uygulandığında milyonlarca çocuğumuz antibiyotik zararlarından kurtulabilir…” Dr. Emin Mindan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
150.75 ₺