-
Müslüman Hanımın Şahsiyeti
İslam, hiçbir devirde bozulmamıştır. Ancak Müslümanlar, bazı devirlerde İslam’ın özünden uzaklaşarak dalalete düşmüşlerdir. Müslümanlar hiçbir devirde bu zamanda olduğu kadar İslam’dan uzaklaşmamışlardır. Günümüzde özelikle İslam’ın kadınlar ile alakalı olan ahkâmını, hakikatin aksine göstererek, insanları İslam’dan uzaklaştırmaya çalışmaktadırlar. Bazı kesimler ise İslam medeniyetini ayakta tutan aile yapısını bozmak için, kendi istedikleri düşünceleri İslam’ın emriymiş gibi lanse ederek, kadına, erkeğin vazifelerini; erkeğe de kadının vazifelerini yüklemek suretiyle aile yapısına ciddi zararlar veren bir proje yürütmektedir. Bununla yetinmeyip kadını koruma adı altında kadını erkekle savaştırma yoluna giderek aileyi harap etmektedir. Bu ifsat çalışmalarının neticesi olarak öyle bir hale geldik ki, Müslüman olmayanlarla aramızda iman ettiğimizi söylememizden başka fark kalmadı. Dünya hayatına o kadar daldık ki, dünyaya geliş gayemizi unuttuk. Gideceğimiz ahiret yurduna azık hazırlamak aklımıza bile gelmez oldu. Bu keşmekeş içerisinde biz de, bir nebze İslam’ın ahlakını beyan etme ve dünyaya geliş gayemizin Allah’a kulluk olduğunu hatırlatma babından bir eser telifine ve Peygamber صلى الله عليه وسلم‘in özellikle Müslüman hanımlarla alakalı beyan etmiş olduğu ahlak kaidelerini cem etmeye niyet ettik. Bu hayırlı niyetimizin sonucu olan bu eserde sadece Müslüman hanımlarla alakalı değil, erkek ve kadın arasında ortak olan ahlaki, edebi ve ilmi meselelere de değinmeye gayret ettik.
70.00 ₺ -
İlahi Mesajlar Toprağı Filistin
Bu kitap ürkütücü gerçekleri, kaynak ve delilleriyle ortaya koyarak haykırdığı için Batı’da yasaklandı. O yüzden hiçbir kitabevinde bulunmuyor. Kitabı okuyunca kimlerin, neden yasakladığını görecek, yasaklayanların mı yoksa yazarın mı haklı olduğuna siz karar vereceksiniz. Sadece şu kadarını hatırlatmakla yetinelim: Churchill’in Üçüncü Dünya Savaşı’nın Ortadoğu’da patlak vereceğini ve bunun da İsrail yüzünden çıkacağını söylediği rivayet edilir. Bernard Granotier’nin de herhalde Churchill’in o sözünden hareketle kaleme aldığı Üçüncü Dünya Savaşı’nın Sebebi İsrail adlı bir kitabı bulunuyor. Bu kitap, bizi çok yakından ilgilendiren Ortadoğu’nun dünü, bugünü ve yarınıyla ilgili vazgeçilmez bir kaynak eser; Batı’nın ve onun efendisi ABD’nin gerçek yüzünü gözler önüne seren bir çalışma. İlâhî Mesajlar Toprağı Filistin okunmadan Ortadoğu hakkında yapılacak her değerlendirme eksik kalacaktır.
384.00 ₺ -
Çağa Şeref Verenler
Büyük adamlar zor zamanlarda ortaya çıkar ya da zor zamanlar büyük adamları sahneye sürer. Zor zamanlarda hasbilik, maddi refah yıllarında ise hesabîlik öndedir. Bu yüzden münafıklar Mekke devrinde değil, Medine’de boy gösterir. Minarelerin tepesindeki işaretlere, sınırdaki direklere ve de dağlara alem denir. İnsana İslamî sorumluluklarını hatırlatıp, Cennet’in yolunu göstermesi cihetiyle alimler de lafız ve mana itibariyle alemdir. Her dönemde İslâm’a hizmet yolunda memurlar kadrosunda yüz binlerce insan görev almıştır. Lakin küfrün yıkıcı hamlelerine karşı göğsünü siper eden alimlerin sayısı yekûna göre çok azdır. Milyonların istikametine de, hidayetine de o azlar vesile olmuştur. Onların etrafında yetişenler -ümmeti bölmedi bilakis- bölünen ümmete şöyle diyerek camilerde omuz omuza olmaya çağırdı: “’Mesleğim haktır veya daha güzeldir.’ demeye hakkın var. Fakat ‘Yalnız hak benim mesleğimdir’ demeye hakkın yoktur.” Hasbi Müminler bizden önce geldiler, İslam Milleti’nin varoluş savaşında en ön safta durdular, yılmadılar, korkmadılar, kalemle, kelamla ümmeti uyanmaya çağırdılar. Hayatlarıyla destan yazdılar. Yol açtılar, iz bıraktılar, çağa şeref verdiler, Cennet’e alem oldular. İdeologlar da ideolocyalar da fânidir. Tek bir mevsim yaşayıp yok olurlar. Hz. Adem’den Kıyamet’e kadar bekası bozulmayacak İslam’a tabi olanlara ise Allah Azze ve Celle belli bir vakte kadar “beka” hükmü vermiştir. Bu yüzden ideoloclar “canlı cenazelerin” omuzlarında taşınıp toprağa verilince unutulur. Heykeller, tenleriyle birlikte davaları da ölenleri hatırlamak için dikilir. Alimler, arifler, mümin mütefekkirler ve dava adamları ise bedenleriyle ölür, mücadeleleriyle yaşarlar: “Ölür ise ten ölür, canlar ölesi değil”. Önden gidip İslam’a yol açanların hayatında bizim için işaretler, hikmetler ve ibretler var.
147.00 ₺ -
Mekkeden İstanbula Fetih Fatih AYASOFYA
Fatih Ayasofya, Allah Rasûlü’nün ﷺ fethini müjdelediği, kendisiyle birlikte askerini de övdüğü Fatih Sultan Mehmed’in zafer anıtıdır. Ayasofya, yirmi bir yaşında İslâm’ı cihâna hâkim kılacak iradeyi kuşanan devlet adamının fetih mührüdür. Ayasofya, İslâm’a adanmış hayatlara verilen İlâhi armağandır; “Feth-i Mübîn”dir. Ayasofya, Akşemseddin (r.a) ve Molla Gürani (r.a) gibi Allah Rasûlü’nün ﷺ Sünnet-i Seniyyesi’ne bağlı iki ulu hocanın, irfânın Fatih’in şahsında devletleşme tezâhürüdür. Ayasofya, gemileri karadan yürüten muhkem iradenin Hakk’ı Bâtıldan ayıran son sözüdür. Ayasofya, siyâsette Yavuz’u, ilimde Ebussuud’u, donanmada Barbaros’u, şiirde Bâki’yi, mimâride Sinan’ı yetiştiren mukaddesât merkezidir. Ayasofya, İslâm’ın küfre karşı mutlak üstünlüğünü resmetmesi îtibariyle; Müslümanların Allah’ın ﷻ yeryüzündeki halifeleri olduklarının ve dünyaya yeniden adaleti getirecek yegâne ümmetin onlar olacağının alâmetidir. Ayasofya, çan seslerinin kapattığı mâvera yolunun tekbir sesleri ile açıldığı tevhid kürsüsüdür. Ayasofya, Batı’nın büyük olarak ilan ettiği bütün devlet adamlarının, -genç yaşta nâil olduğu muvaffâkiyet îtibariyle- kendisine yâver bile olamayacağı Fatih’in açtığı, korunmasını da bir vasiyetle bütün ümmete havale ettiği mes'ûliyet merkezidir. Ayasofya, Müslümanlar için basit bir mekân değil, ulvi bir mânâ; müze değil, cami; taş değil, ruhtur. Bu yüzden Ayasofya’nın kapanması ya da müze olması Müslümanlıkla yoğrulan bu milletin rûhuna “küfür mührü” vurmakla eşdeğer bir hâdisedir. Ayasofya, denize sürdüğü atının üzerinden Süleyman Paşa’ya “O küfür donanmasını ya al ya da öl de gel” diye emreden, zâlimin sulh teklifini “Ya İstanbul beni ya da ben İstanbul’u alırım.” diyerek reddeden Fatih’in îmanına, cihad şuuruna, İslâm idrâkine ve şecaatine varis olduğumuzda öyle bir açılacak ki, beraberinde mukaddesâtımız üzerine kapatılan bütün kapılar kırılacak.
147.00 ₺ -
Zekat Kitabı
İslam medeniyetini anlamak için kuşkusuz İslamın müslüman hayatında ve tarihinde oluşturmuş olduğu etkiye bakmak gerekir. Bu etki kendisini ibadetlerde, kurumlarda, düşüncede ve manevi hayatta belirgin kılmıştır.İşte Armağan Kitaplar bu anlama faaliyetini gerçekleştirmek için yayınlanmaktadır. Zekat dinimizde belirli kimselere ödenmesi gereken mali bir borç olmanın ötesinde, insanı manen arındırıp yücelten dini bir vecibedir. İnsanın yaratıcısına olan sevgi ve bağlılığının bir sonucu ve Onun kudret ve yüceliği karşısında boyun bükmenin bir göstergesidir. Bu yüzden zekat Kuran ve Sünnette hep dinin direği sayılan namaz ibadetiyle birlikte zikredilmiş ve onun ibadet boyutu ısrarla vurgulanmıştır.
32.50 ₺ -
Türk Toplumunun Kuran Kültürü
Türklerin Kur'ân kültürünün altyapısını oluşturan Kur'ân eğitimi, içeriği Kur'ân'la irtibatlandırılabilecek Türk atasözü ve deyimleri, Kur'ân eksenli ninni ve bilmeceler, Türk edebiyâtında Kur'ân iktibası, Türklerin Kur'ân araştırmaları, Türklerin, millî kültürlerine asıl rengini veren Kur'ân'a karşı geliştirdikleri davranış kalıplarını kapsayan bu çalışmanın amacı, Kur'ân-ı Kerim'in Türk sosyokültürel hayâtındaki yerini analiz edip Kur'ân'la ilişkileri sorgulamaktır. Kitapta, halkın, Kur'ân'a karşı geliştirdiği davranış kalıpları, sonuçta ulemâ ve aydın kesimin Kur'ân telâkkisine paralel geliştiği için, aydınıyla halkıyla bütün bir toplumun Kur'ân'la ilişkisi irdelenmiştir. Türklerin Kur'ân algısını anahatlarıyla tespit ederek, Mushafçı Kur'ân algısını irdeleyen, Türklerin Kur'ân araştırmalarını anahatları ile sunan, Kur'ân'la ilişkilerde yakalanması gereken düzeyi göstermeye çalışan bu çalışmanın, Türk Kur'ân kültürü sahasında önemli bir boşluğu dolduracağına inanıyoruz.
195.00 ₺ -
Efendimizin Sünnetinde Koruyucu Hekimlik
Bu kitap, Tıbb-ı Nebevi'de, koruyucu hekimliği, bilimsel yönleriyle anlatmaktadır. Dört bölümden oluşan kitapta; I. Bölümde, genel olarak temizlik sünneti ele alınmıştır. Beden, elbise, yakın ve uzak çevre temizliği, su ve abdestteki sağlık mucizeleri genel temizlik konusu içinde yer almaktadır. II. Bölümde, Efendimizin(s.a.v), yeme, içme sünneti bütün yönleriyle ele alınmıştır. Efendimiz, ne yer, ne içerdi? Hangi yiyecek ve içecekleri tercih etmiştir? Hangilerini övmüştür? Yeme, içme şekli nasıldı? Bu yiyecek ve içeceklerin, bugünkü tıpta yeri nedir? sorularına cevap verilmiştir. III. Bölümde, ruh ve kalp sağlığı ele alınmıştır. Ruh sağlığı nasıl korunur? Kalp huzuru, nasıl sağlanır? Ruh hastalıkların sebepleri ve bu sebepleri ortadan kaldıracak çare, tutum ve davranışlar nelerdir? sorularının cevapları, kitap ve sünnet çerçevesinde ele alınmıştır. Ruh sağlığının temel unsurlarından, Allah'a iman, Kur'an okuma, dua, iyimser olma, güzel söz söyleme, öfkeye hakim olma konuları ayrı ayrı işlenmiştir. IV. Bölümde, koruyucu hekimliğin esasını oluşturan genel sağlık konusu ele alınmaktadır. Koruyucu hekimlikte genel sağlık başlığı altında, 1. İbadetlerden namaz ve oruç, 2. Bulaşıcı hastalıklardan korunma, 3. Sağlıklı uyku, 4. Hacamat, 5. Evlenme, 6. Spor gibi konular, bilimsel yönleriyle ele alınmıştır.
35.75 ₺ -
Tekafül Teori ve Uygulama
İnsanoğlu maruz kaldığı maddi tehlikelerin farkına vardıktan sonra bir korunma ihtiyacı hissetmiş ve buna çeşitli çözümler aramıştır. Toplumların gelişmesi ve ticaret hayatının daha faal hâle gelmesiyle bu maddi zararlardan korunma ihtiyacı sigortacılık sistemi ile karşılanmaya başlanmıştır. İslam toplumunda ise âkile ve esnaf sandıkları gibi uygulamalar ile bu korunma ihtiyacı karşılanmıştır. Modern sigortacılık sisteminin; ğarar (aşırı belirsizlik), riba (faiz) ve meysir (kumar) şüphesi nedeniyle caiz görülmemesi nedeniyle buna alternatif olarak tekâfül (İslami sigortacılık) sistemi geliştirilmiştir. Tekâfül (İslami Sigortacılık) Çalıştayının bir ürünü olan bu kitapta, ilk olarak; dünyadaki modern tekâfül uygulamalarına değinilmiş ve fıkhi açıdan tekâfül sistemi değerlendirilmeye alınmıştır. Daha sonra, Türkiye açısından tekâfül sisteminin eksiklikleri tespit edilerek bu sorunların çözümüne yönelik pratik çözüm önerilerinin sunulduğu bu kitabın, alana ilgi duyan; akademisyen, öğrenci ve ilgililere katkı sunmasını ümit ediyoruz
71.50 ₺ -
Seksen Yıl Nasıl Geçti
Kurân-ı Kerîmde, iman edip sâlih amel işleyen ve kullukta bulunup Allaha şerik koşmayan toplumları, Cenâb-ı Hakkın yeryüzünde hâkim kılacağı ifade edilir (en-Nûr, 24/55). Umarım ki yaşadığımız şu günler, bu İlâhî vaadin bir tecellisi ve bir müjdecisidir. Asr-ı saâdetteki Müslümanlar, Mekke devrinde yaşadıkları zorlukların mükâfatını Medine dönemindeki zaferlerle elde ettiler. Umarım ki, Rahmân ve Rahîm olan Allah, büyüklerimizin çektiği ıstıraplara mukabil, sonra gelen nesillere lütuf ve ihsanda bulunur. Bu münasebetle, dayım M. Yahya Kutluoğlunu, uzun gayretler sonunda gerçekleştirdiği hâtıratı dolayısıyla tebrik eder, hürmetlerimi sunar, sağlıklı ömür dilerim.
91.00 ₺ -
Saadeti Ömrüm Medine Günleri
Medine... Hz. Peygamber'in teşrifleriyle nurlanmış (münevvere), O'nun gelişiyle güzelleşmiş (Taybe) şehir Medine. Hicret yurdu Medine, Peygamber şehri Medine. Hüküm âyetlerinin indiği, Muhacir ile Ensar'ın buluştuğu yerdir Medine. İslam'ın ilk başkenti... İlk gazveler sende yapıldı, ilk elçiler sende gönderildi dört bir yana. Yönümüzü sende döndük Kâbe'ye. Eğer bilirseniz Medine sizin için daha hayırlıdır. buyuruyor Efendimiz. Nasıl olmasın ki, Allah'ın elçisi buradadır. Her yerde bir güzellik var. Medine'de güzellikler hep sağanak sağanak. Ne ile iftihar edersin hayatta? deseler Hayatımın Medine dönemiyle derim. O benim saâdet-i ömrüm, hayatımın en büyük şeref kaynağı... Medine mücaviri olmak, Hz. Peygamber'e dünyadayken komşu olmak ve ahirette ona komşu olmayı ummak... Dünyada ve ahirette ona yakın olmaktan daha başka neyle şeref duyulur ki!
48.75 ₺ -
Kuranı Kerimden Kadınlara
Kur'ân-ı Kerim'den Kadınlara adlı kitabımız ile -Toplumun yarısını oluşturan kadınlarımız, -Yani annelerimiz, eşlerimiz, kardeşlerimiz, gelinlerimiz, -Ayrıca, İmam hatip liselerinde ve İlâhiyat fakültelerinde ekseriyeti teşkil eden güzide kız öğrencilerimiz Kur'ân'ın kendilerini daha çok ilgilendiren mesajlarıyla doğrudan buluşmuş olacaklardır. Yalnız, şu unutulmamalıdır ki; -Kadınlara yönelik ayetler, elbette erkeklere de hitap etmektedir. -Ve sadece bu ayetler değil, Kur'ân'ın tamamı kadınlara yöneliktir. Maksadımız; tamamını okuyup içselleştirmekte zorlanan kadınlarımızı daha evveliyetli ve evleviyetli ayetlerle buluşturmaktır. Tamamı elde edilemeyen bir şeyin tamamı terkedilmez [Mâ lâ yudraku kulluhû lâ yutraku kulluh
117.00 ₺ -
Kişilik ve Dindarlık
Dindarlık ve kişilik olgularını birlikte ele alan, aralarındaki ilişki ve etkileşimleri açıklamayı amaçlayan bu kitap, temel olarak iki ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde bir olgu olarak kişilik, din ve dindarlık kavramları ele alınmış, bu kavramların literatürdeki yeri bilimsel bir yaklaşımla sunulmuştur. İkinci bölümde ise kişilik, din ve dindarlığın Türk toplumunda nasıl algılandığı, Türk toplumunun kişilik yapılarının dindarlığına etki edip etmediği, dindar olmanın kişiliği şekillendirmedeki rolünün ne olduğu ortaya konmuştur. Anket yöntemi ile toplanan bulgular tasvir edilerek, psikolojik bakış açısıyla yorumlanmış, benzer çalışmaların bulgularıyla karşılaştırılmıştır. Sonuç ve öneriler kısmında da çalışma boyunca elde edile bulgular özetlenmiş ve bu alanda çalışma yapacak başka araştırmacılara yardımcı olacak açıklamalarda bulunulmuştur.
130.00 ₺ -
Karguy Kültürel Kuşatma ve İlahiyat
Bu kitap, tabii seyri içerisinde devam eden bir kültürel alış veriş, insanlığın her türlü tecrübesinin dikkatli bir denetim ve eleme safhasından geçirilerek kendi bünyemize mal etme diyebileceğimiz karşılıklı ilişkileri değil, tek taraflı olarak bizim için hazırlanan, bizi madde planında kurtarma vadiyle kendi ardından gönüllü olarak koşturan, zihni, ruhi ve hissi çerçevede tam manasıyla bir dönüşüme uğratan, kanları, renkleri, derileriyle Türk, ama zihinsel yapıları, dünya görüşleri ve zevkleri itibariyle İngiliz, Fransız ya da Alman'a çeviren kültürel bir savaşı ve bu savaşın her türlü vasıtayı kullanarak ulaşmış olduğu kuşatmayı ele almaktadır. Bu çalışmayı ortaya çıkaran temel saik, kültürel kuşatmanın alevlerinin sıçramış olduğu dini düşüncenin teslimiyetçi yaklaşımı ve ülkemizdeki yabancılaşmanın ulaştığı ürkütücü boyuttur.
162.50 ₺ -
Kadınların Sosyal İçerikli İbadetleri ve Şahitliği
İnsan, sosyo-kültürel bir varlık olması nedeniyle, pratik eylemleriyle ait olduğu toplumun değer yargılarını da yansıtır. Toplumu oluşturan bireyler, bu sosyo-kültürel etkiler vasıtasıyla değer yargıları ve ön kabullerini dinî söylemlere de dönüştürebilirler. Bu tür dinî söylemler ve sosyal algılar, tarih boyunca kadınları, cinsiyet ayrımına dayalı eşitsizlik ve haksızlıklarla karşı karşıya bırakmıştır. Kadınların, sosyal içerikli ibadetleri ve şahitliği gibi hukukî konularda farklı statülerde görülmesi son yüz yıllarda merak konusu olmuştur. Naslarda dini emir ve yasaklara muhatap olma noktasında kadın ve erkek arasında bir farklılık bulunmazken; bu mükellefiyetlerin ifasında fıtrattan kaynaklanan psikolojik ve fizyolojik farklılıklar zaman zaman bazı yükümlülükleri kadınlardan kaldırmaktadır. Bu durum, zamanla kadınların sosyal içerikli ibadetlere iştirak yükümlülüklerinin olmadığı gibi bir algının da doğmasına neden olmuştur. Kadınların aleyhine gelişen bu durum, Kur'ân'ın ruhuyla, İslâm Peygamberinin uygulama ve söylemleriyle çeliştiği halde, toplumların sosyo-kültürel yapılarında belli oranlarda zemin bulmuştur. Kadınların sosyalleşmelerinin önünde engel teşkil eden bu durumlar, kadınları, sosyal içerikli ibadetlere iştirak yükümlülüklerinin olmamasından ziyade onlara verilen ruhsatın kapsamına dair genişliğin zamanla yasağa dönüştürülmesinden kaynaklandığı sanılmaktadır.
169.00 ₺ -
İslam Düşüncesinde Siyaset Etmenin Temelleri
Bu kitap, klasik dönem Islam kültüründe siyaset duşuncesinin tahlilini konu almakta, teori ve pratik yönüyle tarihsel tecrübeyi eleştirel bir yaklaşımla günümüz hukuk ve siyaset düşüncesi ışığında açıklamaya çalışmaktadır. Çalışma, din siyaset ilişkisi konusunda bir kargaşanın yaşandığı ve tarihsel şartlarla bağlantılı olarak bir anlam ifade eden olgu ve verilerin siyasal projelerin ana malzemeleri olarak sunulup dini hassasiyetlerin istismar edildiği günümüzde anlamlı durmaktadır. Eserde Islam dininin ahlaki ilkelerine vurgu yapılmış bu ilkelerin genel siyaset teorisi içindeki önemine işaret edilmiştir.
104.00 ₺ -
İslam Aile Hukuku Halil İbrahim Acar
Bu kitapta, medeni hukukun bir bölümü ve meşru evlilik yolunda atılan önemli bir adım olan evlenme ile boşanma konulanna yer verilmiştir. İki bölümden oluşan çalışmamızın ilk bölümünde, evlenme akdi ve hukuki sonuçları ele alınmıştır. Öncelikle, hemen he-men bütün toplumlarda değişik adet ve biçimlerde de olsa sosyal bir olay olarak önem taşıyan nişanlanma konusu işlenmiştir. Akabinde, evlenme akdinin unsur ve kuruluş şartları, evlenme engelleri, denklik, kadının mali hakları kapsamında mehir ve nafaka, batıl evlilik-ler çerçevesinde muvakkat ve mut'a nikahı ile doğum ve neticeleri üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde ise, evliliğin sona ermesi ve hukuki so-nuçları ele alınmıştır. Bu kısımda boşanma öncesinde alınması gereken tedbirler, erkeğin boşama yetkisi ve bu çerçevede Kur'ân ve sünnete uygun boşama çeşit-lerine temas edilmiş, sonrasında kadının birlikte yaşa-mak istemediği eşinden hangi yollarla ayrılabileceği üzerinde durulmuş, akabinde de iç iradenin bulunma-dığı durumlarda meydana gelen boşamaların geçerlili-ği tartışılmıştır. Son kısımda da iddet, hidâne, iddet na-fakası, miras, mut'a gibi boşanmanın hukuki sonuçları üzerinde durulmuştur.
208.00 ₺ -
İslam Aile Hukuku Abdullah Çolak
Bu kitapta, ailenin kuruluş safhasında hangi hassasiyetler gözetilmesi gerektiği, hukuk ilkeleri doğrultusunda kurulan ailede tarafların hak ve sorumlulukları, olası anlaşmazlıklarda nasıl hareket edilmesi gerektiği gibi hususlar mümkün olduğunca müdellel olarak ortaya konulmaya çalışılmıştır. Kitap, giriş ve iki bölümden meydana gelmektedir. Girişte, aile kavramının önemi, İslâm ailesinin temel nitelikleri ve aile hukukunun tarihi gelişimi üzerinde durulmuştur. Birinci bölümde, eş seçimi, nişan, nikâh akdi ve hukuki sonuçları, ikinci bölümde ise evliliği sona erdiren durumlar, boşanmada tarafların izlemesi gereken prosedür ve hukuki sonuçları naslar çerçevesinde ortaya konulmaya çalışılmıştır. Tüp bebek, kürtaj gibi güncel bazı meselelere değinilen çalışmanın sonunda kısaca miras hukuku hakkında bilgi verilmiştir. Ayrıca İlahiyat/İslamî İlimler Fakültelerinde lisans ve lisansüstü eğitim gören öğrencilerimize aynı konuların klasik fıkıh kaynaklarında nasıl ele alındığını görmeleri açısından her iki bölümün sonuna konuyla ilgili örnek klasik metinler ve çevirisi eklenmiştir.
195.00 ₺ -
Gençliğin Gelişimi ve Problemleri Karşısında Din Görevlileri
Bu kitap, 14-15 Mayıs'ta YECDER öncülüğünde, ÖNDER, Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, Sakarya İl Müftülüğü ve Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanlığının ortak bir faaliyeti olarak düzenlenen sempozyumda sunulan metinlerden oluşmaktadır. Sempozyum kapsamında, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın hizmet alanları ve gençliğe yönelik faaliyetleri, gençliğin inşasında camiler ve bu yaş grubunun camilere ilgisinin artırılması, üniversite gençliği, din ve sosyal hayat, gençliğin inşasında Kur'an kursları, yaygın din eğitiminde rehber olarak din görevlileri, gençliğin din eğitiminde güncel problemler, gençlik, inanç ve din konuları ile hafızlık eğitimi, din görevlilerinin rehberlik fonksiyonu örnek uygulamalarla ele alınmıştır.
110.50 ₺ -
Din Görevlilerinin Misyonu
Öğretmen okulunda çalıştığım sıralarda, yaşlı bir hocanın okula zaman zaman uğrayan çocuklarının terbiye, bilgi, görgü ve nezaketli halleri dikkatimi çekerdi. Bu çocukların hallerine imrenirdim. Bir gün hissiyatımı kendisine belirttim. Hocam, maşallah çocuklarınızı çok iyi yetiştirmişsiniz dedim. O sizin hüsn-ü zannınızdır; teşekkür ederim dedi ve ilave etti: Keşke dediğiniz gibi yetiştirebilseydim. Aslında başta kendi çocuğumuzla meşgul olmak mesleğimizin gereğidir. Kendi çocuğunu cemiyete örnek bir insan olarak yetiştiremeyen bir öğretmene ne derler? Demezler mi ki, sende bir marifet olsa, sende öğretmenlik vasfı bulunsa, önce kendi çocuğunu yetiştirirdin. O bakımdan, biz çocuklarımızı hem çocuklarımız olduğu için, hem de öğretmen olarak başkalarına örnek göstermek için çok iyi yetiştirmek ve cemiyet hizmetine sunmak zorundayız. Her sanatkâr kendi sanatı ile ortaya koyduğu numuneleri zaman zeman sergilemekte, maharetini göstermektedir. Öğretmen de bir terbiye sanatkâkırıdır. Kendisine bir hammadde gibi teslim edilen çocuğu yoğurmakta, şekillendirmekte, ona kendi sanatı, kendi terbiyeciliğinin damgasını vurmaktadır. Biz kendi çocuğumuzda sanatımızın izlerini göstermedikçe, başkaları çocuklarını bize güvenle teslim edemezler.
29.25 ₺ -
Bütün Yönleriyle İslamda Adalet
Adalet tanımlanırken, birçok kimsenin kendi düşüncesini ön plana çıkardığı ve bu doğrultuda bir tanımlama yaptığı görülecektir. İslâm düşünce yapısının oluşumuyla birlikte adalet kavramı, siyaseten üzerinde münakaşalar yapılmış ve kıvama kavuşmuş bir kavram olarak öne çıkmıştır. Biz bu kitapta sizlere İslam'daki bütün düşünce ekollerinin adalet kavramına yaklaşımlarını bir elden takdim ediyoruz. Kitabımızda, adalet kavramının anlam derinliği ve kökenini, Kur'ân'daki işaretlerini ve adaletle aynı manada ele alınan diğer türevlerini, hadis literatüründeki kullanımlarını, adalet düşüncesinin tekamül sürecini, İslam'dan önceki dinlerde adalet düşüncesinin genel çerçevesini, İslam düşüncesinde adalet prensibinin siyasette ele alınış biçimini, Batılı ve meşşai filozoflar cephesinden filozofların adalet anlayışını, adaletin vahiy sürecindeki kavramsal gelişimini, Mu'tezile'deki adalet prensibini, Eş'ari ve Maturidi'lerin konuyu ele alış biçimlerini, Şia'nın görüşlerini, Sufiyye'nin bu konudaki anlayışlarını, adalet-ahlak ilişkisini, beşerî adalet prensibinin uygulanabilirliğini ve ahirette adaletin nasıl tecelli edeceğini detaylarıyla sizlere sunduk.
169.00 ₺ -
Kitabüt Tevhid Açıklamalı Tercüme
Ebû Mansûr el-Mâtürîdî, bugünkü Özbekistan'ın sınırları içinde yer alan Semerkant şehrine bağlı Mâtürîd mahallesinde doğmuş ve aynı şehirde vefat etmiştir (238/852-333/944). Türk asıllı olma ihtimali kuvvetli olan İmam Mâtürîdî'nin kabri Semerkant'tadır. Mâtürîdî'nin yaşadığı bölge önceleri Abbâsî Devleti’ne bağlı iken, Mütevekkil-Alellah döneminde başta doğu bölgesi olmak üzere birçok yönetim merkezi idareden ayrılmıştı. Mâtürîdî'nin yaşadığı bölge ve çevresine Sâmânîler hakim olmuştu. Bu dönemde çeşitli alanlarda yetkin âlimlerin yetişmesi için gerekli zemin devlet eliyle hazırlanmıştı. İmam Mâtürîdî böyle bir ortamda ilim tahsil edip eserler vermiştir. Matürîdî, Ebü’l-Hasan el-Eş’arî ile birlikte Ehl-i Sünnetin kelâm akîdesini sistemleştiren, Hz. Peygamber ve ashabının İslâm'ın temel konularına dair anlayışlarını savunup müslümanlar arasında yerleşmesine çaba gösteren, ayrıca Mu’tezile, Şîa ve benzeri fırkalarla aşırı görüşleri sebebiyle mücadele etmiş olan büyük bir İslâm âlimidir. Bu iki âlim akıl-nakil ilişkisindeki mutedil tutumları dolayısıyla dikkatleri çekmiş ve geniş kitleler tarafından kabul görmüştür. Ehl-i Sünnet akımının bu seçkin iki imamı arasında bazı görüş farklılıkları da bulunuyordu. İmamlarının görüşlerini sistemleştiren Eş’ariyye kelâmcıları nakli esas alıp onu akılla desteklerken, Mâtürîdî akaidi, özellikle akıl sahasına giren konularda naklin ışığı altında akla itimat etmiştir. Ebü Hanîfe çizgisinde ve Ebû Mansûr el-Mâtürîdî'ye nispetle kurulan Mâtürîdîyye mezhebi, tek başına bütün Müslümanların yarısını kendisine bağlamayı başaran bir ekoldür. Mâtürîdî'nin Kitâbü’t-Tevhîd’i bu ekolün temel kitaplarından biridir. Buna rağmen Kitâbü't-Tevhîd’in başta Mâtürîdîyye mensupları olmak üzere ilim adamları tarafından yeterince bilindiğini söylemek mümkün değildir.
640.00 ₺ -
Edep Ya Hu
Allah “Allah yolunda hakkıyla mücâhede edin” (Hacc 22/78) buyurmuştur. Hakkıyla mücâhede etmek, kişinin nefste bulduğu dinî ya da dünyevî her türlü sevinci yok etmesidir. Her türlü iyi amelde lezzet ve eğlenceden bir pay bulunur. Bu durum kişi için iyi bir şey değildir. Bu kimse için uygun olan kendisini lezzetten korumak gayesiyle başka bir amele geçmesidir. Çalışıp çabalayarak elinden geldiğince bunu yaptığı takdirde Allah çabucak ona bunun karşılığını verir. Allah’ın ona vereceği karşılık ise kalbini nurlara açık hale getirmesidir. Bu nur kalbi aydınlattığı zaman nefs kendisine verilen bu güzel şeyler aracılığı ile kendisini dünyanın lezzet ve arzularından alıkoyacak bir şey bulur.Sûfiler, “Bütün yollar edepten ibarettir” derler. Edebin esası Allah’a karşı edeptir. Allah’a karşı edep ise insanı bir şekilde bütün mahlûkata karşı da edepli hale getirir. Yunus Emre’nin “Yaratılanı sev Yaratan’dan ötürü” sözünde ifade edilen de, Allah’a karşı edep neticesinde oluşan merhamet ve tevazunun bütün yaratılmışlara yansımasıdır. Peki Allah’a karşı edep nasıl olacaktır?Hakîm Tirmizî elinizdeki kitapta bu sorunun cevabını vererek dış organlarımızdan kalbimize varıncaya değin her bir azanın Allah’a kulluk derecesine ulaşmak için nasıl yönetilmesi gerektiğini anlatıyor. Gerek bireysel gerekse toplumsal hayatta kulluğun tezahürlerinin neler olduğunu inceliyor. Kişinin bütünüyle nasıl Allah’a yöneleceği; düşüncesini, sözünü, bireysel ve toplumsal bütün davranışlarını nasıl bu yönelişe uygun hale getireceği konusunda rehberlik yapıyor.Kitabın Bölümleri:Birinci Risale: Müritlerin Âdâbı• Giriş: Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla • Kalbin Islahı ve Devası, Fesadı ve Hastalığı Nedir? • Dostluk ve Sevgi (Velayet ve Muhabbet) Nedir? • Akıl ve Kalp Aydınlanması • Kalp: Gizli Hazine • Heva ve Vesvese • Vesvesenin Türleri ve Vesveseden Kurtuluşun Çareleri • Kulluk • Allah’a Ulaşmanın Sırrı: Güzel Ahlak • Hz. Peygamber (sav) ve Ashabının Dünya NimetlerineKarşı Tutumu • Allah’ın “Sizin en değerliniz, Allah’tan en çok sakınanızdır” (Hucurat, 13) Ayeti ve Bilgisi Az Olduğu Halde Takva Sahibi Olan Kimsenin Çok Bildiği Halde Takva Sahibi Olmayan Kimseye Tercih Edilip Edilmeyeceği Hakkında • Farzlarda Gösteriş Olmadığını Söyleyen Kimsenin Sözü Hakkında • Takva ve Vera’ Arasındaki Fark Hakkında • Allah’ın “Evlerde yemek yemek” Meselesinden Bahsettiği Yerde Geçen “Ya da dostlarınız” Şeklindeki İfadesi Hakkında • Allah’ın “Görünen kısımlar hariç ziynetlerini açmasınlar” (Nur 24/31) Sözü Hakkında • “Allah’ın size lütfu ve merhameti olmasaydı, pek azınız hariç, muhakkak şeytana uyardınız” (Nisa 4/83) Sözü ile Buradaki Azın Kimler Olduğu, İstisnanın Anlamı Hakkında • Kalbinde Küçücük Bir İyilik Bulunan Kimsenin Cehennemden Çıkarılacağı Şeklindeki Söz ile O Kimsenin Allah’ın Dışında Bir İlah Olmaksızın Cehennemden Çıkışının, Kendi İyilikleriyle Cehennemden Çıkışından Evla Olduğu Hakkında • Allah’ın İpine Bağlanmak ile Allah’a Bağlanmak Hakkındaİkinci Risale: Kazancın Açıklaması• Kulluk ve Geçim • Peygamberler Geçim Temini İçin Gayrette Örnektirler • Rızkın Ezelde Takdir Edilmesi ve Rızık Yollarını Arama • Allah’ın Resulü’nün (sav) Rızkı • Allah Neden Rızka Kefil Olduğuna Dair Yemin Etti?
117.25 ₺ -
Kuranı Kerimden Cevaplar
Kuran Bize Yeter Söylemine Kuranı Kerimden Cevaplar Ömer Faruk Korkmaz
210.00 ₺ -
Hatırlı Satırlar
Kardeşlerim, niyetleri düzeltmeye yönelin. Amacımız Hakkın yanında istikamet olsun. Selef işte bununla yükseldi ve mutlu oldular. Bugün insanların içinde bulunduğu hallerden sakının. Bir ilim adamı örnekliğinde, modern zamanların üstün imkanlarına sahip ilim yolcularını hayrete düşürecek bir performansın sahibi olan İbnül Cevzi, bereket kavramını kendi şahsında temsil edebilen örnek şahsiyetlerdendir. Hayatının ileri yaşlarında kaleme aldığı Saydul Hatr isimli eserinden 130 başlığın tercüme edilmesi ile elde edilmiş bir eserdir Hatırlı Satırlar.
204.00 ₺ -
Tefekkürden Teyakkuza
Düşünmenin ve düşüncenin rafa kaldırıldığı ve tüm Saiklerin bunları kökünden yok etmeye götürdüğü bir zaman diliminde en fazla muhtaç olduğumuz iki değer: Tefekkür ve Teyakkuz Bizleri dağlara, taşlara, yerlere, göklere, canlılara bakarak onları yaratanın yüceliğini düşünmeye davet eden bir inancın müntesipleri olarak, neticesi teyakkuz olan bir tefekkür ameliyesine muhtacız bugün. Ne var ki, üzerine serpilen ölü toprağıyla yokluğa mahkûm edilmek istenen, yeniden dirilmesi adına ona hayat verecek ne kadar yaşam kaynağı varsa bir bir kurutulan, kökleriyle arasında bağ olacak ne kadar unsur varsa ortadan kaldırılan bir toplum olduk biz. Ölüleri bile diriltmeye muktedir olan bir Allah'a inanan bizler için böylesi bir manzara dahi yese düşmek için bahane olamaz, olmamalıdır. Mütevazi düşünmelerle başlayacak olan teyakkuzun ve geri dönüşün yollarını, sebeplerini aramalıyız. Müslümanların istikbaldeki büyük uyanışına çok mütevazi bir katkı olması amacıyla farklı zamanlarda muhtelif olaylar üzerine kaleme aldığımız satırları okurlarımızın istifadesine sunmayı amaçlayan bu eser, olaylar karşısında birkaç cümlemizin olması gerektiği yönünde bir örnek teşkil etmeyi hedeflemektedir.
140.00 ₺ -
Esmaül-Hüsna Şerhi
Bu kitap İsmail Hakkı Bursevî’nin kaleminden farklı bir esmaü’l-hüsna şerhi sunuyor okurlara. Bursevî eserinde Hayy, Alîm, Mürîd, Kadîr, Evvel ve Âhir, Zâhir ve Bâtın, Rahmân ve Rahîm, Müdebbir ve Mufassıl isimlerini şerh eder. İsm-i azamı, isimlerin şehir ve mekânlarla irtibatını, eşya ve kâinattaki varlık silsilesi içinde kazandıkları anlamları, amelî karşılıklarını, kişinin bu isimlerden faydalanabilmesi için yapması gerekenleri ve daha birçok konuyu inceler. Bahse konu olan isimlerle ilgili ayet ve hadisleri şerhine dahil eden Bursevî, eserinde zaman zaman büyük velilerin söz ve menkıbelerine de yer verir. Metni şiirleriyle zenginleştirerek tasavvufî birikimini edebî bir üslûpla süsler. İsmail Hakkı Bursevînin Esmaü’l-Hüsna Şerhi Allah’ın isimlerini yeni bir tatla okumak ve farklı yönleriyle öğrenmek isteyenleri engin bir mana denizine çağırıyor… “İmdi, yüzyılların geçmesiyle eskimeyecek olan bu kitapta, kabiliyet sahibi insanların bulunduğu memleketler için defnedilmiş bir mecmua vardır. Esası, hakikî ilimler ve zevkî melekelerdir." “İster aba olsun ister kaftan, her biri bir surettir, maksat ise manaya ulaşmaktır.”
245.00 ₺ -
Allahım Ben Geldim
BU KİTAP 10-100 YAŞ ARASI HERKESE UYGUNDUR! Yarın öbür gün biri yanına gelip de, Boş ver yaaa! Yaşlanınca kılarsın. Senin kalbin temiz zaten, namaz kılmasan da olur. Senin namazın kabul olmaz ki! Sen kiiim, namaz kılmak kiiim? Amman yaa koskoca ömür! Kim her gün beş vakit namaz kılacak şimdi? Zor iş! Sen namaz kılmasan da Allah affeder. Allah’ın senin namazına ihtiyacı mı var? O kadar işin gücün arasında namaz kılmaya vakit yok ki! …gibi cümleler fısıldarsa ona ne cevap vereceğini artık biliyorsun. Bu cevapları arkadaşlarına da söyle bence. Günde 5 defa kendine de söyle. Sonra her ezan çağrısında dön ve Rabbine şöyle de: ALLAH’IM BEN GELDİM!
147.40 ₺ -
Oğlum Hz Muhammed
Oğlumun doğumunu beklerken rüyalar görüyorum her birine bir nebinin konuk olduğu. Göz ve gönül aydınlığı olan bir rüyamda veriliyor ismi kalbime. Uyandığımda kelamların en güzeli dilimde. “Muhammed (asm)!” Allah’ım, bu ne güzel bir isim! “Muhammed (asm)!” Dilim “Muhammed” (asm) diye zikrediyor, kalbim “Muhammed (asm), Muhammed (asm)” diye atıyor. Anlıyorum Muhammed’im (asm) varlığın aşk sırrı. İçimde tarifi mümkün olmayan bir huzur saklı… Aşk, “Mim!” dedi. Tüm varlık aşkla “Mim”lendi. Aşk-ı Sükûn, İffet-i Kalp ve Hay Sultan gibi gönüllerde taht kurmuş kitapların yazarı Nuriye Çeleğen, Babam Hazreti Muhammed (asm) ile başladığı “Kenz-i Aşk” yürüyüşüne Aşk-ı Hüzün ile devam ediyor. “En Sevgili”yi annesi Hz. Âmine ve sütannesi Hz. Halîme’nin dilinden anlatıyor. İki mübarek annenin Son Peygamber'e annelik edişini duygu dolu ve ustalıklı bir anlatımla bugüne taşıyor. Ta ki O, kalplere ulaşsın, ulaşsın da o aşkın sırrından bir tutam kalplere atılsın. Çünkü her kalbin sırrı Aşk-ı Muhammedî’dir (asm). Ve Aşk-ı Muhammedî’ye (asm) ulaşamayan her kalp eksiktir.
192.50 ₺