-
Hz Hüseyin Ve Kerbela Faciası
"En muteber kaynaklara dayanılarak hazırlanmış olan Hazret-I Hüseyin ve Kerbela Faciası, üç safhada anlatılmış; birinci bölümde Hz. Hüseyin´in doğumu ve çocukluk hayatı, ikinci bölümde Kerbela faciası, sonraki bölümlerde de Kerbela intikamının nasıl alındığı, başka bir deyişle Kerbela sorumlularının başlarına gelenler anlatılmıştır. Kerbela hadisesi, dehşetli olduğu kadar ibretlerle de dolu bir hadise olduğundan, onu kaynaklardan olduğu gibi aktarmaya çalıştık. Bunun için, okuyucular, kitabımızda tarafların birbirlerine karşı olan öfkeli tutum ve davranışlarını, hınçlarını da yer yer göreceklerdir. Bunlar mütalaa edilirken, o günün şartları ve heyecanları gözönünde tutulmalı ve itidal süzgecinden geçirilmelidir.
377.30 ₺ -
Hadis Usulü ve Tarih
Yüce Allah'ın Hz. Peygamber vasıtasıyla insanlara bildirdiği İslâm Dini şüphesiz iki temel kaynağa dayanmaktadır. Bunlardan birisi Kur'ân diğeri hadistir. Kur'ân, günümüze kadar hem yazılı olarak hem de ezberleme yoluyla eksiksiz ulaşmış, hadisler ise belli bir dönem ezber ağırlıklı olarak gelmiş, daha sonraları hadisler de kitaplardaki yerini almıştır. Hadislerin daha iyi anlaşılabilmesi, onların zamana göre yorumlanabilmesi ve Hz. Peygamber'in tavsiyelerinden gerekli mesajın alınabilmesi, bir yandan tarihî sürecin iyi bilinmesine, diğer yandan bu tarihî süreç içerisinde oluşan ıstılâhların öğrenilmesine bağlıdır. İlâhiyat Fakültelerinde Hadis derslerine başlamadan önce Hadis Usûlü konularının öğretilmesi de esasında bu amaca yöneliktir.
262.80 ₺ -
Mekkenin Fethi
Mekke’nin fethi; Rahmet Peygamberinin (s.a.v.) gerektiğinde savaştığını, ancak savaş esnasında bile insan haklarına önem verdiğini gösteren güzel örneklerle doludur. Yazar, bu araştırma ile Mekke’nin hangi gerekçelerle fethedilmek istenildiğini ve fetih sonrasında nelerin elde edildiğini ortaya koymaya gayret ederek, aynı şekilde bu süreçte yaşanılan ve Hz. Peygamber’in insan haklarına verdiği değeri gösteren bir takım uygulamalarını ifade etmeye çalışmıştır. Mekke’nin fethi çerçevesinde Hz. Peygamber’in düşmanlarına ne kadar merhametli olduğunu, savaşta bile bu düşüncelerini koruduğunu göstermeye gayret etmiştir. O’nu, bu fetih esnasındaki sergilemiş olduğu tavrıyla tanıyan Müslümanlar, kendileri gibi düşünmeyen ve yaşamayan insanlara karşı daha farklı bir gözle bakmaya çalışacaklardır. Aynı şekilde, Hz. Peygamberi Allah’ın Resûlü olarak benimsemeyen gayrimüslimler ise Hz. Muhammed’le ilgili önyargılarından, şartlanmışlıklarından az da olsa kurtularak İslâm Peygamberinin gerçekten de bir rahmet elçisi olduğunu anlayacaklardır.
176.80 ₺ -
İslam Kültürü ve Medeniyeti
İslâm dünyasının, dinî, adlî, sosyal, ekonomik beledî, mimarî ve kültürel yönlerini bir araya getirip sergileyen bu eser, aynı zamanda medeniyetimizin geçirmiş olduğu merhaleleri ve ulaştığı seviyeyi de ortaya koymaktadır. Bu eser, temel kaynaklar ile arşiv belgelerinin ışığı altında kaleme alınmıştır. Her biri, kültürümüzün bir cephesini aydınlatan yazılardan oluşmaktadır. Bu çalışmamız, günümüzde yanlış veya eksik bilinen bazı konuların gerçek kimliğini ortaya çıkarmakla kalmıyor, aynı zamanda medeniyetimizin canlı birer şahidi olan araştırmalara da yer vermektedir. Bu bakımdan okuyucu, elindeki bu eserde, Hz. Peygamber döneminden başlayarak günümüze kadar gelen bazı müesseseleri, Osmanlıların İslâm kültür ve medeniyetinin gelişmesindeki rolünü, görecektir.
272.00 ₺ -
İslam Hukukuna Giriş
Müslüman ülkelerde ciddi araştırmaları ve çalışmaları ile tanınan ünlü İslam Hukukçusu Prof.Dr. Abdülkerim ZEYDAN ‘ın en önemli çalışması bu eserdir. İslam Hukuna Giriş isimli eser; Türkiye’de, İlahiyat Fakülteleri, Diyanet Eğitim Merkezleri, Medreseler ve bazı Hukuk Fakülteleri’nin ilgili bölümlerinde ders kitabı olarak okutulmaktadır. İslam Hukuna Giriş; İslam hukukuna dair genel hukuk bilgilerini içermektedir. Bu kitap; ikiyüz küsür eser taranarak tam bir ciddiyet ve titizlik içerisinde hazırlanmıştır. Konu ile ilgilenenler için sadece kaynakları dahi büyük bir yardımcıdır. Tercüme esnasında hiçbir konu atlanmamış tamamen orijinal vaziyette çevrilmiştir. Türk hukuk sisteminde yaşayan ve tatbik edilen hukuki terimler yeri geldikçe kullanılmıştır. Metin içerisinde geçen ayetler ve hadisler aynen konulmuştur. Ayrıca eserin aslında olmayan kaynaklara dair bir liste (Bibliyografya) tarafımızdan konulmuştur. İslam hukuku ile Roma hukukunu mukayeseli olarak, mezheblerin farklı görüşlerini yansıtarak itikadi, ameli, iktisadi ve sosyal hayattaki problemleri de ele alarak okumaya sunulan bu eser, çok güvenilir, kapsamlı ve ciddi bir çalışmanın ürünüdür.
680.00 ₺ -
Peygamberler Tarihi İsmail Yiğit
Imam-i Rabbani hazretleri bir mektubunda buyuruyor ki (3.c 36. M ) "Peygamberlik makami aklin ve düsüncenin disindadir, üstündedir. Aklin eremeyecegi, anlayamayacagi çok seyler vardir ki, bunlar peygamberlik makaminda anlasilir. Her sey akilla anlasilabilseydi, peygamberler gönderilmezdi" Peygamberlerin gönderilmesi Allahü teala'nin en büyük nimetidir. Peygamberler tarihi, insanlik tarihinin mihverini teskil eden tevhid-küfür mücâdelesi bakimindan da, insanlik tarihinin en ibretâmiz ve en çarpici bir özeti durumundadir. Çünkü Kur’ân-i Kerim’de insanlarin hangi hâl üzere bulunmalari durumunda nelerle karsilasacaklari hususu, tekrar tekrar gündeme getirilmistir. Bu çarpici sahneler, yeri geldikçe insanligin ibret nazarlarina sunulmustur. Dolayisiyla peygamberler tarihi, her insani, özellikle de her müslümani dogrudan ilgilendiren bir bilgi alanidir Ferdî ve sosyal hayatta Allah Teâlâ’nin irâdesi istikâmetinde hayat sürmenin mukaddes mücâdelesini veren peygamberlerden her biri, bilindigi gibi, küfür ehlinin düsmanligiyla karsilasmisti. Inkârcilar, her peygamberin karsisina dikilmisler, içine dalmis olduklari sapik inançlar ve ahlâksizlik adina onlara düsman kesilmislerdi. Ancak peygamberler, kendilerine yapilan her türlü kötülüklere ragmen, Cenab-i Hakk’in uhdelerine tevdi etmis oldugu bu önemli görevi yerine getirmek için insan üstü gayret sarfettiler. Kendilerine iman eden mü’minleriyle birlikte inançlari ugrunda her türlü sikintiya katlanabileceklerini, gerektiginde canlari dahil her seylerini feda edebileceklerini gösterdiler Bu titiz çalismada insanlarin en üstününü taniyip, insanligi sonsuz mutluluga ve yaradilis amacina çagiran, insanlik tarihine en serefli sayfalari yazmis bulunan Peygamberleri taniyacagiz. Peygamberleri tanitirken Kur’ân-i Kerim’de ve hadis kaynaklarinda verilen bilgileri esas almaya çalistik; diger kaynaklarda yer alan bilgileri ise, daha ziyâde tenkid veya mukayese için, ya da tamamlayici malûmat olarak kullandik. Birinci bölümde peygamberlik müessesesini inceledik. Daha sonra ise Hz. Âdem’den itibaren her peygambere bir bölüm ayirdik. Sonunculari olan Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) hakkinda müstakil bir kitap hazirlayacagimiz için, çalismamizi Hz. Isa ile tamamladik Peygamberler Tarihi kitabi bir ilk'i de gerçeklestiriyor. Özenle hazirlanmis haritalarla hadiselerin olus yerleri ve dinlerin çikis yerlerini ana hatlariyla takdim ediyor.
680.00 ₺ -
Büyük İslam Tarihi ( 1. Hamur 15 Cilt )
Büyük İslâm âlimi müfessir, muhaddis ve müverrih (tarihçi) ünvanları ile tanınan İbn Kesîr in "el-Bidâye ve n-Nihâye" isimli eseri "Büyük İslâm Tarihi" adıyla sunulmuştur. Tarihçi İbn Kesîr, yegâne İslâm Tarihi kaynağı bu eserinde İslâm Tarihinin her yılını kendi zaman ve şartları içerisinde kronolojik olarak değerlendirmiş, muhaddis ve müfessirliğinin verdiği dirayetle sağlam kaynaklardan istifade ederek tarihin bütün dönemlerini birer ibret levhası olarak gözler önüne sermiştir. Büyük tarihçi, tarihî hadiseleri doğru değerlendirebilmesi için doğruluğundan emin olmadığı rivayetleri kitabına almış, bunları eleştiri süzgecinden geçirerek olayların yanlışlığını ortaya koymuş okuyucunun doğru bilgi edinebilmesini sağlamıştır. Bu eserle tarih okumanın zevkini tadacaksınız.
6675.00 ₺ -
Büyük İslam Tarihi 15 Cilt 2. Hamur
Büyük İslâm âlimi müfessir, muhaddis ve müverrih (tarihçi) ünvanları ile tanınan İbn Kesîr'in "el-Bidâye ve n-Nihâye" isimli eseri "Büyük İslâm Tarihi" adıyla sunulmuştur. Tarihçi İbn Kesîr, yegâne İslâm Tarihi kaynağı bu eserinde İslâm Tarihinin her yılını kendi zaman ve şartları içerisinde kronolojik olarak değerlendirmiş, muhaddis ve müfessirliğinin verdiği dirayetle sağlam kaynaklardan istifade ederek tarihin bütün dönemlerini birer ibret levhası olarak gözler önüne sermiştir. Büyük tarihçi, tarihî hadiseleri doğru değerlendirebilmesi için doğruluğundan emin olmadığı rivayetleri kitabına almış, bunları eleştiri süzgecinden geçirerek olayların yanlışlığını ortaya koymuş okuyucunun doğru bilgi edinebilmesini sağlamıştır. Bu eserle tarih okumanın zevkini tadacaksınız.
6497.00 ₺ -
Hayatüs Sahabe 4 Cilt Takım
Muhammed Yusuf Kandehlevi' nin eşsiz eseri Hayatüs Sahabe titiz bir çalışma sonucu Dr.Hüseyin Okur' un tercümesiyle Semerkand Yayınlarından çıktı. Efendimiz s.a.v 'in yol arkadaşlarını, İslamın ilk nesli Ashabı Kiramın faziletli hayatını öğrenmek için okumanız gereken kıymetli bir eser. Okumak, dostluktur.
2030.00 ₺ -
Hz. Ademden Bugüne İslam Tarihi (8 Cilt)
HANGİ TARİH? "... Her ümmet, dinî inançlarından ve hayatının gerçeklerinden hareketle kendini tanıtan bir tarihe sahiptir ki; onun saf kalabilmesi, fertlerinin zevk ve meyilleriyle uyum içinde bulunması ve gelecek nesillerin ondan ilham alarak yetişmesi için tarihini kendi inançlarını aykırı olan herşeyden korumaya özen gösterir." "Ne yazık ki bazı sapık eller geçmişte İslam ümmetinin tarihi ile oynamıştır. Öyle ki yeni safhasıyla da İslam Tarihi'ni, eski dönemlere ait saptırılmış tarihin bir devamı olarak ve günümüz Avrupa'sının tarihi ile de bir benzerlik içerisinde akıp gitmekte olduğunu görüyoruz. Dünya tarihi, Avrupa'da cereyan eden tarihe uydurularak üç kısma ayrılmaktadır: Eskiçağ, Ortaçağ, Yeniçağ. Evrenseldir diye ileri sürülen bu tarih elbette ki Avrupa'dan başka bir yere ait olamaz ve başkasını da kapsayamaz." BİZİM TARİHİMİZ "İslam Tarihi'ne gelince... Bunu da faziletlerimizin, manevi değerlerimizin, inançlarımızın ve kavramlarımızın ışığında üç kısma ayırmamız mümkündür: 1- İslam Öncesi Tarih: Peygamberleriyle birlikte yaşamış onları izleyip yollarından yürümüş cemaatler istisna edilecek olursa uzun sürmüş bir 'Cahiliye Dönemi'dir. 2- İslam Tarihi: Hz. Muhammed'in (S.A.V) ve sonraki Raşid Halifeler'in dönemini kapsar. 3- Yeni Tarih: Hükümdarların İslami çizgiden saptıkları, hükümetlerin anarşi ve cehalet içinde bocaladıkları ve yabancılara körü körüne uyguladıkları "İkinci Cahiliye" dönemidir. Bu dönemde salih amellerde bulunmuş kimseler olduysa da devirleri kısa sürmüştür. İşte bu bilgiler ışığında görüş mesafimizin netleşebilmesi ve özgün kişiliğimizin ortaya çıkabilmesi için tercih etmemiz gereken tarih budur." HZ. ADEM'DEN BUGÜNE İSLAM TARİHİ Günümüzde "İslam Tarihi" adıyla yayınlanan pek çok eser sadece Hz. Peygamber (S.A.V) dönemini, kısmen de Hulefa-i Raşidin devrini ihtiva etmektedir. Sekiz ciltlik bu eser ise insanın yaratılışından başlayarak modern çağa kadar tüm İslam coğrafyasının tarihini kapsamaktadır: • İnsanın ilk yaratılışı • Peygamberler dönemi • Cahiliye dönemi • Hz. Muhammed'in (s.a.v) dönemi • Dört halife dönemi • İslam devleti • Emeviler dönemi • Abbasiler dönemi • Memluklar dönemi • Osmanlılar dönemi • Modern çağ MAHMUD ŞAKİR VE ESER HAKKINDA Mahmud Şakir, 1933 yılında Şam'ın Hırista kasabasında doğdu. Dımışk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümünden mezun oldu. Coğrafya öğretmenliği yaptı. Müslüman toprakları tanıtmak amacıyla İslam ülkeleri adlı tarih serisini hazırladı. 1972'de Riyad'taki İmam Muhamed Bin Suud İslami İlimler Üniversitesi ile sözleşme imzalayarak İslam Tarihi Kürsüsünde ders vermeye başladı. Aynı zamanda bu bilim dalında eserler verdi. Üniversite yönetimine, İslam Tarihinin yeniden ve gerçeklere uygun şekilde yazılması için ilmi bir komisyon kurulması teklifinde bulundu. Ancak bu teklifi ırkçı eğilimler yüzünden kabul edilmedi. Bunun üzerine üniversitedeki görevinden ayrılarak kendi imkanlarıyla "İslam Tarihi"ni kaleme aldı. Derin bilgisi ve geniş ufkuyla, yıllarca yaptığı seyahatler ve geniş araştırmalar sonucu bu ünlü eserini ortaya koydu. • Yazar, ilim adamlarının güvenine mazhar olmuş, Siret-i İbn-i Hişam, El-İbâr (İbn-i Haldun), Tarihu'l-İslam (Hasan İbrahim Hasan), Tarihu'l-Hulefa (İmam Suyûtî), Tarih-i Taberî, El-Bidaye ve'n-Nihaye (İbn-i Kesir), El-Kamil (İbn'ul-Esir) gibi kaynaklardan faydalanılmış ve olaylar belgelendirilmiştir. • Mahmut Şakir'in bu eseri araştırmacı-yazar ve mütercim Ferit Aydın tarafından akıcı bir üslup ve büyük bir titizlikle Türkçe'ye çevrildi. • Okuma rahatlığını sağlamak için ithal kitap kağıdına basıldı. Genciyle yaşlısıyla herkesin rahatlıkla okuyabileceği büyüklükte punto ve karakter kullanıldı. • Konu ile ilgili harita, tablo ve çizimlere yer verildi. • Kitapta belirtilen kaynaklara okuyucunun daha kolay ulaşabilmesi için, söz konusu kaynakların Türkçe çevirilerindeki karşılığı verildi.
3900.00 ₺ -
Mezhepler Tarihi Muhammed Ebu Zehra
Alemlere rahmet olarak gönderilen Efendimiz Muhammed (s.a.v.)'e salat ve selam olsun. Ayrıca onun, hidayet önderleri olan, yaşayışlarıyla doğru yolu gösteren ve izlerinden gidilen ashabına salat ve selam olsun. O ashab ki, Hz. Peygamber (s.a.v.) haklarında şöyle buyurmuştur: "Benim ashabım yıldızlar gibidir. Hangisine uyarsanız, doğru yolu bulursunuz. " islam mezhepleri hakkında bir kitap yazmak yönünde, pek çok talep aldım. Anlaşılması güç bazı meselelerin kolaylıkla anlaşılmasını sağlayan, bazı hususları aydınlığa kavuşturan, kültürlü kesimin anlatmakta zorluk çekmeyeceği ve islam mezheplerinin fikri önemini ortaya koyan bir kitap... İslam mezhepleri, değişik yönelişleri olan bazı türlere ayrılmışrır. Bu türleri, kabaca üç grupta toplayabiliriz. İtikadi mezhepler, siyasi mezhepler ve fıkhi mezhepler'dir. Muhammed Ebu Zehra.
390.00 ₺ -
Ana Hatlarıyla Türk İslam Sanatları ve Estetiği
Bu eser sahasında tektir. Şu anda yirmiyi (20) aşkın Üniversitenin başvuru kaynağıdır. Sanata bakış açısı, geçmişten günümüze oranla daha hoşgörülü olmakla birlikte, günümüz Müslümanlarının çok ta barışık olduğu söylenemez. Hatta dindar çevrelerin daha da soğuk olduğunu söyleyebiliriz. Bu problem eğitim ve öğretim alanında da gözle görülmektedir. Hatta sanat ve tarih adına konuşlanmış kurumlar bile bu konuyu es geçmektedir. Oysa “Sanatsız kalan bir toplumun hayat damarlarından biri kopmuştur.” denmektedir. Ortaya konulan bu eser yukarıdaki problemleri bir nebzecik olsun hafifletmeyi amaçlamaktadır. Bununla birlikte çalışmamızda din-sanat, İslam-sanat ilişkilerine değinilmekte, birey ve toplum hayatında sanatın taşıdığı öneme vurgular yapılmaktadır. Sanatı sevdirmek ve daha geniş kitlelere hitap etmek yayınevimizin başlıca hedeflerindendir.
306.00 ₺ -
XV-XVI. Yüzyıllarda Osmanlı Medreseleri (2 cilt)
Bu doktora çalışmasının üzerinden 25 yıl geçti. Zamanla yarışan bir çalışmanın neticesi olan bu tezin başlangıçta karşılaştığı birçok zorluklar içinde en önde geleni şüphesiz ki bu çalışmadan önce Osmanlı Medreseleri hakkında örnek bir çalışmanın bulunmayışı ve bu konudaki kaynak fikdanı idi. Ancak konunun içine girdikçe kaynakların ve bilgilerin hacmi o kadar büyüdü ki, eseri telif ederken bilgiler arasında seçim yapmak zarureti hasıl oldu. Bu baskıda hem daha önce kullanmadığımız fişleri değerlendirmek, hem de yeni bilgilerle çalışmaya zenginlik kazandırmak mümkün oldu. İlk baskısını bazı zaruretlere binâen üzerinde daha geniş çalışmalar yapamadan neşretmiştik. İlk baskısı 3000 adet olarak basılan eserin, üzerinden çeyrek asır geçtikten sonra sahaflarda bile bulunamaz hâle gelmesi ve yurt içinden ve dışından eserin tekrar basımının beklenmesi beni bu baskıyı hazırlamaya mecbur etti.
877.50 ₺ -
İslam Medeniyeti ve Müesseseleri Tarihi
Medeniyetin, maddî ve manevî bütün unsurlarını bünyesinde toplayıp geliştiren İslâm, ilahi bir sistemdir. Bu sebeple Müslümanlar, ilahî vahyin, tedricî bir surette geliştirmeye çalıştığı medenî anlayışı, bir hayat nizamı olarak kabul ettiler. Siyasî bir çevre içinde ortaya çıkan İslâm, nev-i şahsına münhasır bir özellik taşır. Tabir caizse o, ilahî bir medeniyettir. Bu, onun birçok müessesesinin temelinde ilahî hükümlerin bulunduğu mânâsına gelmektedir. Bilindiği gibi "İslâm Medeniyeti ve Müesseseleri Tarihi", Hz. Peygamber den bu yana geçen, bütün Müslüman toplumların yaşayış tarzını, ekonomik, sosyal, dinî, idarî, fikrî, teknik vs. gibi müesseselerini incelemektedir. Bu sayede biz, ilk Müslüman toplumlardan başlayıp günümüze kadar gelen ve değişik zaman ile mekân içindeki toplumun nasıl yaşadığını, nasıl düşündüğünü, neler yapmak istediğini, neyi başarıp neyi başaramadığını tesbit etme imkânını bulmaktayız. Bu bakımdan müesseseleri, "toplum ve devletlerin tarih sahnesinde kuruluş,
442.00 ₺ -
Ehl-i Beyt İslâm Tarihinde Ali-Fatıma Evlâdı
İslam dininin peygamberi Hz. Muhammed'in (s.a.v.) soyu, bilindiği gibi kızı Hz. Fatıma ile Hz. Ali'den devam etmiştir. Bu kutlu soy, gerek mensuplarının seçkinliği ve üstün nitelikleriyle, gerekse siyasî anlamda her zaman İslâm ümmetinin dikkatini üzerinde toplamıştır. Hem mezhep ve fıkra olarak hem de millet olarak bütün müslümanları birleştiren EhI-i Beyt sevgisi, Türkler nazarında Peygamber sevgisinin ayrılmaz bir unsuru olarak telakki edilmiştir. Peygamber torunlarının maruz kaldığı zulümler asırlar boyunca tasavvuf edebiyatının işlediği temel konular arasında yer almıştır. Özellikle Osmanlılar bu aile mensuplarının tespiti için nakiplik adıyla bir müessese dahi kurmuşlardır. Elinizdeki kitapta, belki de dünya tarihindeki bu en önemli ailenin siyasi ve içtimaî hayatları yetkin ve akademik bir tarzda ele alınmakta, şecere ve soyları da bütün ayrıntılarıyla ortaya konmaktadır.
513.50 ₺ -
Hacı Abdullah Petricî'nin Hıristiyanlık Eleştirisi
19. yüzyıl, Osmanlı Devletinin sadece siyasî ve askerî alandaki istilalara karşı değil, aynı zamanda Batılı devletlerin kültürel istilasına karşı da mücadele verdiği bir dönem olmuştur. Bu mücadele, özellikle Hıristiyan âlemi ile sınır oluşturan ve bünyesinde farklı din ve mezhepleri barındıran Balkanlar’da daha yoğun bir şekilde gerçekleşmiştir. Kendisi de Balkanlar’dan olan Hacı Abdullah Petricî, özellikle o dönemde yaygın olan Protestan misyonerlik faaliyetlerini hedef alarak, Hıristiyanlığın eleştirisine dair hem Türkçe hem de Arapça eserler kaleme almıştır. Bu çerçevede, Türkçe yazılan ilk reddiyeler arasında yer alan İzâhü’l-merâm önemli bir yer işgal etmektedir. Burhânü'l-hüdâ fi reddi kavli'n-nasâra ile Risâletü's-samsamiyye adlı eserleri ise, dönemin önemli reddiye metinleri arasındadır. Hıristiyanlığın temel doktrinlerini (teslis inancı, Hz. İsa'nın ulûhiyeti ve enkarnasyon) ve İncil'in tahrifi meseleleri Hacı Abdullah Petricî'nin eleştirilerinin merkezini teşkil etmiştir. Hz. Muhammed'in (s.a.v.) önceki kutsal metinlerde müjdelediği (tebşirat) konusuna da değinen Petricî, misyonerlik faaliyetlerine maruz kalan Müslümanları İslâm'ın üstünlüklerini keşfetmeye çağırmıştır. Eleştirilerini hem klasik İslâm reddiye literatüründen hem de kendi çağında yazılmış olan Hıristiyan araştırmalardan istifade ile kaleme alan Petricî, bu yönüyle kendi çağındaki gelişmeleri de takip eden bir ilim adamıdır.
240.50 ₺ -
Orta Çağda İki Yahudi Seyyahın İslam Dünyası Gözlemleri
Miladi 12. asırda İslam dünyasını gezen Benjamin (1165-1173) ve Petachia (1170-1187) adlı Yahudilere ait bu seyahatnameler Bizans, İslâm ve Türk tarihi hakkında bilgiler de içermesi sebebiyle, sadece Yahudi tarihi açısından değil, ortaçağ dünya tarihi açısından da önem taşımaktadır. Benjamin, İspanya’dan başladığı yolculuğuna Roma, Yunanistan, Konstantiniye (İstanbul), Kıbrıs gibi Eski Roma ve Bizans’a ait önemli şehirleri gezmiş ve bu şehirlerin tarihî mekânları, ticarî ve sosyo-kültürel yapıları hakkında önemli bilgiler vermiştir. Seyyahlar, özellikle de Benjamin gezdikleri yerlerde yaşayan Yahudiler hakkında çok kapsamlı bilgiler vermişlerdir. Bu sebeple ortaçağ Yahudi tarihi araştırmacıları, XII ve XIII. asırda İtalya, Bizans, Filistin, Mezopotamya ve Ortadoğu’da yaşayan Yahudi topluluklarıyla ilgili konularda Benjamin ve Petachia’dan mutlaka faydalanmaları gerekir. Okuyucu bu seyahatnamelerde ortaçağ Yahudilerinin o dönemde cemaat halinde yaşadıkları yerleşim birimlerini, nüfusunu, meslek ve kazanç yollarını, mabetlerini (sinagoglar), eğitim-öğretim kurumlarını, mezar ve ziyaretgâhları ile cemaat liderleri gibi, Yahudilerin ortaçağdaki dinî, ticarî, sosyal ve kültürel hayatlarının değişik yönleriyle ilgili çok değerli bilgiler bulacaktır. Seyahatnamelerde Türk ve İslâm tarihiyle de ilgili bilgiler de bulunmaktadır. Meselâ Benjamin, Selçuklu sultanı Sencer’in Rey’i istilâ eden Oğuz boylarıyla yaptığı savaşı 20 yıl kadar sonra olayın şahidi bir Yahudiden dinlemiş ve rivayet etmiştir. Onun ifadelerinden, Nîşâbur ve çevresinde yaşayan Yahudilerin Oğuzlar’la iyi ilişkiler içerisinde olduğunu anlıyoruz. Seyyahlar gezdikleri coğrafyadaki, gerek Epikurus, Karaî ve Sâmirî gibi Yahudi mezhepleri gerekse Dürzî –ki Dürzîler’le ilgili İslâmî kaynaklar dışında bilgi veren ilk yabancı kaynak Benjamin’dir-, Haşîşî ve İslâm dünyasında ortaya çıkan diğer i’tizâlî (heterodox) cereyanlarla ilgili olarak, bu alanlarda çalışmalar yapan dinler ve mezhepler tarihi araştırmacılarına da ilk elden bilgiler sunmaktadır.
162.50 ₺ -
Sıra Bizde
Sıra Bizde Sevgili Peygamberimizin Hendek Harbi sonrasında, değişen şartları, görülen İslam ufuklarının tesbit ve tescil eden bir kutlu beyanıdır: Artık Mekkeli müşrikleri üzerimize gelme gücü kalmamıştır. Şimdi sıra bizde Bu tesbit İslam aksiyonunun asıl şimdi devreye girdiği bildiriyordu. Önceleri koruyucu olan Ensar, şimdilerde kurucu nesil konumunda tarihteki yerini alıyordu. İslam ve Müslümanlar gündemdeydi. Sıra Bizde bir sorumluluk çağrısıdır. İslamın önündeki engelleri, çağdaş yöntemleriyle aşma sorumluluğu Topluma hizmet sırasının kendisine geldiğini hisseden herkese bir davettir bu kitap
78.00 ₺ -
İslam Tarihinden Yapraklar
Aziz okuyucu, o örnek insan ve eşsiz Peygamberin saadet çağında, onun yüksek şahsiyeti etrafında ve seçkin arkadaşları (ashâb-ı kiram) arasında yaşanan nice örnek hadiseden birkaç tanesini dile getirmek istedim. Bu maksatla güvenilir hadis, siyer ve tarih kaynaklarından süzerek kaleme aldığım otuz makaleyi bir kitap haline getirdim. O sönmeyen nurdan bir parıltı gösterebilmiş, Yaradana hürmet, yaratılmışa şefkat ateşinden aziz okuyucunun gönlüne bir kıvılcım sıçratabilmişsem ne mutlu bana...
7.48 ₺ -
Bütün Yönleriyle Asrı Saadette İslam 4 Cilt Takım
Peygamberimizin yaşadığı dönemi tanımlamak için kullanılan Asr-ı Saadet, "mutluluk çağı" anlamına gelir. Bu kavram, İslâm kültüründe özel olarak İslâm Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.s.) e vahyin gelişinden sonraki dönemi tanımlamak için kullanılır. Bu dönemin, Hz. Muhammed in peygamberlik görevini almasıyla başladığı, vefatıyla sona erdiği kanaati yaygındır. Kimileri bu dönemi, Hulefa-i Raşidîn denilen dört halife devrinin sonuna kadar uzatır, bazı ilim adamları, Emevî halifesi Ömer b. Abdülazîz devrini de bu dönemin içine katarlar. Asr-ı Saadet, Hz. Muhammed in, Yüce Allah tan aldığı Kur an ayetlerini insanlara tebliğ ettiği ve kendi gözetim ve denetimi altında hayata geçirdiği dönemdir. Bu dönem, Dünyadaki tüm Müslümanlarca Altın Çağ olarak kabul edilir ve İslâm ın sadece bu dönemde eksiksiz ve mükemmel yaşandığına inanılır. Bu dönemde yaşanan hayat ve ortaya konan örneklik, Müslümanlar tarafından ilk ve en önemli kaynak olarak kabul edilir. Her Müslüman ın zihin dünyasının oluşumundaki en büyük pay hiç şüphesiz ki Asr-ı Saadet e aittir. Asr- Saadet dönemi her Müslüman için kutlu çağdır. İçinde hayatın her alanına ilişkin örneklikler taşır. Dünyadaki tüm Müslümanlar, yüzyıllardır o dönemdeki hayatın bir benzerini yaşamak ve yaşatmak için çaba sarfederler. İslâm Medeniyetini inşa eden ana unsurlardan en önemlisi, Asr-ı Saadet adı verilen bu özel zaman diliminde ortaya konan ilkelerdir. Asr-ı Saadet in Müslümanların ilim, ahlak, düşünce ve toplumsal hayatlarının oluşumunda özel ve belirleyici bir öneme sahip olduğunda hiç şüphe yoktur. Bunun bir çok sebebi sayılabilir. Ancak belirtilmesi gereken sebeplerden ilki, bu dönemde, tüm Müslümanlar için pek çok yönüyle örnek alınması gerekli bir hayatın yaşanmış olmasıdır. Ayrıca İslâmi hayat ve düşünce dünyasının her alanına ilişkin ilk uygulamaların bu dönemde hayat bulmuş olması da Asr-ı Saadet in önemini artıran faktörlerin başında gelir. Müslümanlar tarafından oluşturulmuş ve zaman içinde gelişip özel akım veya disiplin niteliğini kazanmış her önemli hareket, kendine Kur ân-ı Kerim yanında Hz. Muhammed in tatbikatına sahne olan Asr-ı Saadet ten de bir dayanak bulma ihtiyacını hissetmiştir. Tefsir den Fıkıh a, Tasavvuf tan Kelam a ve diğer fikrî ve ilmî faaliyet biçimlerine kadar Müslümanların düşünce ve davranışlarını yönlendiren her önemli oluşumun, köklerini Asr-ı Saadet e dayandırması, bu özel dönemin niçin farklı bir öneme sahip olduğunu yeterince açıklar. Siyaset ve genel toplumsal örgütlenme modelleri için de durum farksızdır. Bugünün şartlarında dahi, İslâm ın genel ilkelerinden hareketle toplumsal örgütlenme modeli üzerine kafa yoranlar, kendilerine Asr-ı Saadet ten meşru ve ikna edici dayanaklar bulmak durumundadırlar. Bu durum, İslâmî metodoloji açısından böyle olması gerektiği gibi, Müslüman aklı ve vicdanı tarafından genel kabul görmesi açısından da böyledir ve böyle olmak zorundadır. Ensar Yayın Grubu, bütün İslâm alimlerince tartışmasız olarak İslâm tarihinin en önemli dönemi olarak kabul edilen bu zaman diliminde yaşanan hayatı, bütün yönleriyle inceleyen önemli bir eser yayınladı. Bütün Yönleriyle Asr-ı Saadet te İslâm, adıyla yayınlanan bu çalışma, dünyadaki tüm Müslümanlarca örnek alınan bu önemli dönemdeki ekonomik, sosyal, siyasal ve toplumsal hayatı incelemeyi amaçlıyor. Özel bir kağıda, renkli resimlerle desteklenmiş olarak 4 cilt halinde yayımlanan bu eser, İslâm ın yüzyıllar önceki saf halinin nasıl olduğu ve Hz. Peygamber in örnek ve önderliğinde nasıl yaşandığı sorusuna cevap olarak hazırlanmış. İlk döneme ait kaynak eserlerde dağınık olarak yer alan bilgiler, belirlenmiş konular ekseninde incelenerek okuyucuların istifadesine sunulmaya çalışılmış. Bu çalışma, ilk dönemdeki Müslümanların bireysel ve toplumsal hayatlarını, yaşadıkları ortamı, çevreleriyle ilişkilerini, vahyi (Kur ân ı) ve onun yorumu olan Sünneti nasıl anladıklarını, kurumsallaşmayı nasıl sağladıklarını, ekonomik, kültürel ve ticari hayatlarının nasıl olduğunu anlatmayı amaçlamış. Prof. Dr. Vecdi Akyüz ün editörlüğü altında hazırlanan Bütün Yönleriyle Asr-ı Saadet te İslâm ın konuları, belirtilen bu amaca uygun şekilde seçilmiş ve konusunda uzman bilim adamları tarafından kaleme alınmış. Bütün Yönleriyle Asr-ı Saadet te İslâm ın hazırlanışına katkıda bulunan yazarlar ve inceledikleri konular şunlar: Asr-ı Saadet Öncesinde Mekke Toplumu / Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma Asr-ı Saadet Öncesi Medine de Sosyo-Ekonomik Hayat / Prof. Dr. Muhammed Hamidullah Asr-ı Saadet te Peygamberimiz in Kur ân ı Tefsiri / Prof. Dr. Suat Yıldırım Asr-ı Saadet te Kur ân ve Sünnetin Anlaşılması / Prof. Dr. M. Sait Şimşek Asr-ı Saadet te Resûlullah ın Davranışlarının Bağlayıcılığı / Prof. Dr. Hayreddin Karaman Asr-ı Saadet te Siyâsi Olayların Panoraması / Ali Bulaç Asr-ı Saadet te İslâm a Davet Metodu / Prof. Dr. Ahmet Önkal Asr-ı Saadet te İdari Hayat / Prof. Dr. Hüseyin Algül Asr-ı Saadet te Adliye Teşkilatı / Prof. Dr. Fahrettin Atar Asr-ı Saadet te Sosyal Hayat / Prof. Dr. Mücteba Uğur Asr-ı Saadet te Bir Arada Yaşama Projesi: Medine Vesikası / Ali Bulaç Asr-ı Saadet te Dinler ve Gelenekler / Prof. Dr. Ali Osman Ateş Asr-ı Saadet te Müşrikler ve Müşriklerle İlişkiler / Prof. Dr. M. Ali Kapar Asr-ı Saadet te Hıristiyanlarla İlişkiler / Doç. Dr. Nadir Özkuyumcu Asr-ı Saadet te Yahudilerle İlişkiler / Doç. Dr. Nadir Özkuyumcu Asr-ı Saadet te İslâm Hukukunun Oluşumu / Prof. Dr. Hayreddin Karaman Asr-ı Saadet te Devlet ve Piyasa İlişkisi / Doç. Dr. Cengiz Kallek Asr-ı Saadet te Vergi / Prof. Dr. Mehmet Erkal Asr-ı Saadet te Devlet Bütçesi / Prof. Dr. Celal Yeniçeri Asr-ı Saadet te Toprak Hukukunun Teşekkülü / Ali Bulaç Asr-ı Saadet te Oluşan İslâm Ahlakı / Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı Asr-ı Saadet te Tüketicinin Korunması / Dr. Hüseyin Arslan Asr-ı Saadet te Kadın ve Aile Hayatı / Prof. Dr. Rıza Savaş Asr-ı Saadet te Hz. Peygamber in Aile Hayatı ve Evlilikleri / Prof. Dr. Rıza Savaş Asr-ı Saadet te Hz. Peygamber in ve Ailesinin Geçimi / Prof. Dr. Celal Yeniçeri Asr-ı Saadet te Eğitim / Prof. Dr. Selahaddin Parladır Asr-ı Saadet te Yazı ve Vahiy Kâtipleri / Prof. Dr. Mustafa El-A zamî Asr-ı Saadet te Çevre Bilinci (Ekolojik Sünnet) / Prof. Dr. Mehmet Bayrakdar Asr-ı Saadet te Camiler, Mescidler ve Fonksiyonları / Prof.. Dr. Ahmed Güner Asr-ı Saadet te Suffa Ashabı / Yrd. Doç. Dr. Akif Köten Asr-ı Saadet te Halk İnançları / Doç. Dr. Ali Çelik Asr-ı Saadet te Âdâb-ı Muaşeret / Prof. Dr. M. Zeki Duman Asr-ı Saadet te İçki ve Yasaklanışı / Doç. Dr. Nadir Özkuyumcu Asr-ı Saadet te Ordu ve Savaş Stratejisi / Doç. Dr. Mustafa Ağırman Asr-ı Saadet te Kölelik ve Cariyelik / Prof. Dr. Vecdi Akyüz - Dr. Nihat Engin Asr-ı Saadet te Denizcilik / Erşahin Ahmet Ayhun Asr-ı Saadet te Spor / Prof. Dr.Vecdi Akyüz Asr-ı Saadet te Mizah / Yrd. Doç. Dr. Akif Köten Asr-ı Saadet te Eğlence ve Düğün / Yrd. Doç. Dr. Akif Köten ...
2600.00 ₺ -
Kerbela-Kanayan Bir Yara Gönül Sızlatan Bir Facia
Bir kere Hz. Hasan ile Hüseyin Resûlullah´ın huzurunda oynarlarken Cebrail (as) gelip Hz. Hüseyin´e işaret ederek "Yâ Muhammed! Senden sonra ümmetin senin şu oğlunu öldürecektir" demiş, bunun üzerine Resûl-i Ekrem teessüründen ağlamış ve çocuğu (Hz. Hüseyin´i) bağrına basmıştı. Sonra Cebrail (as) "Yâ Resûlallah! Yanınıza şu toprağı bırakıyorum" demiş. Resûl-i Ekrem, toprağı alıp koklamış, "bu toprakta gam, gussa, belâ kokuyor!" buyurmuş ve Ümmü Seleme´ye hitaben "ey Ümmü Seleme! Bu toprak ne zaman kana tahavvül ederse bil ki o anda bu oğlum katlolunmuştur" buyurmuş. (Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, VII, 253.) Ebû Eyyûb el-Ensârî Hazretleri bir gün Resûl-i Ekrem (sav)´ in huzuruna girmişti. O esnada Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin onun yanında oynuyorlardı. Hz. Peygamber´e, "onları seviyor musun ey Allah´ın Resûlü!" diye sordu. Hz. Peygamber (sav) bu soruya şöyle cevap verdi: -Nasıl sevmem! O ikisi benim, dünyadaki reyhanlarımdır. (Zehebî, Siyeru A´lâmi´n-Nübelâ, III, 282; Suyûtî, Tarîhu´l-Hulefâ, s. 188.)
130.00 ₺ -
Anahatlarıyla İslam Tarihi 4
Beş asır boyunca Müslümanlar'ın önderliğini temsil eden Abbasi halifeliği, İslam tarihinde Osmanlılar'dan sonra en uzun ömürlü devlettir. Abbasiler, uzun süre Müslümanların siyasi hayatına hakim olmuş, son anına kadar da İslam dünyasının manevi liderliğini sürdürmüştür. Bu tarihi süreçte dini, sosyal ve kültürel alanda çok büyük değişimlere şahit olunmuştur. Değişimlerin yaşanılan sürecin siyasi hayatıyla doğrudan irtibatı bulunmaktadır. Binaenaleyh asırlar boyunca gerek İslam aleminde, gerekse o dönemin bilinen dünyasında meydana gelen gelişmelerin ortaya konulabilmesi, Abbasi siyasi tarihinin bilinmesiyle doğrudan alakalıdır.
260.00 ₺ -
Anahatlarıyla İslam Tarihi 2
Unutulmamalıdır ki, Hulefa-i Raşidin dönemi Hz. Peygamberden (sav) sonraki İslâm tarihi sürecinin en önemli kısmına tekabul etmektedir. Gerek ilk Müslümanların siyasî, sosyal ve dinî faaliyetleri, gerekse İslâm dininin pek çok kıtada yayılış tarihinin iyi ve doğru anlaşılabilmesi, bu zaman diliminin sağlıklı bir şekilde anlaşılmasıyla doğrudan ilgilidir. Kanaatimizce bütün bir İslâm tarihi sürecinde olduğu gibi, ilk dönem hadiselerinin de aynı şekilde hiç bir ön yargı taşımadan, samimi gayretle açıklanmaya ihtiyacı vardır.
227.50 ₺ -
Anahatlarıyla İslam Tarihi 3
İslâm tarihinde Muaviye b. Ebû Süfyanın Hz. Hasandan halîfeliği devralmasıyla başlayıp Mervan b. Muhammedin öl-dürülmesine kadar geçen döneme Emevî Asrı adı verilir. Gerek Hz. Peygamber (sav) devrinde yaşamış sahâbe ile ondan sonraki nesil arasında bir zaman köprüsü olması, gerekse bu süreçte meydana gelen hadiselerin Müslüman-ların zihninde derin izler bırakmış olması sebebiyle, Emevîler devleti İslâm tarihinin üzerinde en fazla tartışma yapılan dönemini teşkil eder. Bu tarihi sürece dair akademik, entellektüel ve popüler ilgi ve alâka günümüzde de etkisini sürdürmektedir. ...
195.00 ₺ -
Altıparmak Peygamberler Tarihi
Dünyanın yaratılışından ve Hz. Adem’den başlayarak bütün hak peygamberleri geniş bilgilerle müslüman vatandaşlarımıza sunan bu eserde, baştan başa Kur’ân-ı Kerim ayetleri, Hadis-i kudsî ve Peygamberimizin mübarek hadisleri kaynak olmuştur. Bunun dışında daha birçok İslami kaynaklara başvurulmuştur. Her müslümanın başucunda bulunması gereken kitaplardan biridir.
520.00 ₺ -
İslam Edebinden Bir Demet
İslam tarihinde birbirinden güzel edep, ahlak ve terbiye örnekleri mevcuttur. Cemiyet hayatı içinde pek çok kardeşimiz, bu güzelliklerden ya habersiz ya da sahip oldukları bilgileri eksik veya çarpık. Merhum Abdulfettâh Ebû Gudde, bu bilgileri bir araya toplayarak kardeşlerimizin hizmetine sundu. Bu ahlâk kurallarını hayata aksettirmek için ihmalkâr davranmamak gerekir. Bu kurallar basite alınmamalıdır. Aile ve kardeşler arasında bu tür kurallara gerek yok anlayışı edep ve ahlak zaafiyetine sebebiyet verecektir.
203.50 ₺ -
Peygamber Efendimizin Veda Hutbesi
Bu çalışmada, İslam'ın insana ve onun mukaddes değerlerine verdiği önemi müşahede edeceksiniz. Bu eseri, İslam'ın İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi olarak kabul ettiğimiz Veda Hutbesi'ni esas alarak kaleme aldık. Veda Hutbesi ise ilahi vahyin özetidir. Dolayısıyla bu kitapta sadece insan haklarını değil, onun yanında Kur'ani mesajın özetini de bulacaksınız. Ve istedik ki Veda Hutbesindeki mesajlar, ona her zamankinden ve herkesten daha fazla muhtaç olan günümüz insanı tarafından da okunsun, anlaşılsın ve yaşansın...
192.50 ₺