-
-
-
Nefis Kalp ve Ruh
Hayat denince, akla ilk gelen biyolojik hayattır. Ama hayat biyolojik hayattan ibaret değildir. Hayata derinlemesine bakınca karşımıza manevi anlamda nefis, kalp ve ruh çıkar. İnsan, manevi anlamda nefis, kalp, ruh ve henüz adı bile konulmamış pek çok kabiliyetlerle dünyaya gelir. Bir ömür boyu bu kabiliyetleri geliştirir. Ya iyi yönde veya kötü yönde geliştirir. Bu kitap insanın hayat mertebelerine odaklı. Manevi bir bakış açısıyla, Kur’an ve Sünnet ışığı altında hayatın, nefsin, kalbin ve ruhun farklı boyutlarını ele aldı. Hayata ve hayatın mertebelerine manevi bir açıdan bakmak, problemlerin çözümü yolunda atılmış ilk adım olsa gerek.
165.00 ₺ -
Kalbin Hayret Uyandıran Halleri
İnsanın şerefi ve bütün yaratıklara kendisini üstün kılan meziyeti, Allah Teala'nın kudret ve azametini tanımaya ve O'nu bilmeye bağlıdır. Öyle bilme ki, dünyada, dünyanın güzelliği, kemali ve medar-ı iftiharıdır. Öyle marifet ki, âhiretin azığıdır, insanoğlu ancak kalbiyle Allah'ın mârifetine hazırlanabilir. Kalbin dışında herhangi bir azasıyla marifete hazırlanamaz. O halde Allah’ı bilen kalptir... Allah'a yaklaştıran kalptir. Allah için çalışan kalptir. Allah Teâlâ için gayrette bulunan, Allah Teâlâ nezdindeki sırları keşfeden kalptir. Diğer azalar ise kalbin hizmetçi ve bağlılarıdır. Kalbin çalıştırdığı aletlerdir. Efendinin, kölesini çalıştırdığı, çobanın (idareci) raiyesini güttüğü ve sanatçının aletini çalıştırdığı gibi, kalb de diğer azaları çalıştırmaktadır. Yüce Allah nezdinde makbul olan kalptir. Şu şartla ki, Allah’ın gayrısından boş ola. Allah’ın gayrısıyla dolu olduğu zaman da Allah'tan perdelenen ancak kalptir. Kalptir kendisine hitâb edilen. Allah'a yaklaşmakla mutlu...
80.00 ₺ -
-
İslamda Tartışma Adabı
Hayır ve iyiliğe yöneltmesi bakımından insanın övgüye değer her türlü davranışı bize edebi anlatır. Âdâb ise edebin çoğuludur ve dünya insanlarının ve özellikle de Müslümanların bugünlerde ihtiyacını derinden hissettiği bir şuur durumudur. Bu muhtasar eser bizlere bugün bir nefes kadar ihtiyacımız olan âdâbın ne olduğunu yeniden hatırlatma görevini en iyi şekilde üstlenmektedir.
186.48 ₺ -
Keşke Dememek İçin
Bu kitapta incelenen ayetlerde; Ölmek üzere olanlar, ölüp berzah alemine gidenler, ölümden sonra dirilenler, hesaba girip çıkanlar, cehenneme girip çıkamayanlar, mekanı cennet olmayanlar, yaptıklarına ve yaşadıklarına bin pişman olanlar konuşuyorlar. Ve adeta dirilere nasihat ediyorlar. Ve bize günahlarını, pişmanlıklarını, hüzünlerini, itiraflarını, keşkelerini anlatıyorlar. Ağıtlar, öğütler, ibretler, ikazlar bir geçit töreni yapıyor gözümüzün önünde. Bu ayetler; Doğumumuzu, ölümümüzü, yaşamımızı, hasılı kendimizi, bizimle ilgili herkesi ve her şeyi varoluşumuzun anlam ve amacı çerçevesinde yeniden tanıtıyor, tanımlıyor, anlatıyor ve anlamlandırıyor. Ve bu kitap bize diyor ki; Biz Allah'ın kullarıyız. Dünyadaki yaşamamız da ahiretteki hayatımızın tarlasıdır. "Bu dünyada diken eken ahirette gül biçmeyi ummasın."
315.00 ₺ -
Huzura Varınca Ruhu Onaran Sohbetler 2
Namaz, duygusal ve manevî darlıkların şifasıdır. İç sıkıntısı, kalp kasveti ya da bunalım yaşayan birinin namazla ferahlaması pekâlâ mümkündür. Namazın öncüsü olan ezanda geçen “Haydi felâha!” ifadesi, haddizatında böyle olumlu ve yapıcı bir etkinin müjdecisidir. Namaz kılan biri, sıkıntılı hayat koşulları içerisinde kendisine bir saadet köşesi bulmuş demektir. Namaz, onu hakkını vererek kılanların tecrübesiyle, Allah’ın insana varlığını, huzurunu ve himayesini en çok hissettirdiği ameldir. Namaz üzerinden Rabbi'yle konuşmaya başlayan birinin zamanla büyük bir kalp ferahlığına ereceği muhakkaktır. İnsan namazda âlemlerin Rabbi ile konuşur, O’nunla sohbet eder. İçine akan ilahî ilhamları kalp aynasının saflığı ölçüsünce takip eder. Yaşadığı sıkıntılar karşısında yalnızca ilahî-manevî tesellilere muhatap olmakla kalmaz, aynı zamanda sorunlarının çözüm yollarını görmesi için kalbine ulaşan manevî yönlendirmelere de şahit olur. Arayışta olan yüreklere yazdığı eserlerle bir nebze olsun su serpmeye çalışan, kitapları yüz binlerce okurla buluşan Mecit Ömür Öztürk, Huzura Varınca kitabında, günde beş defa kapımızı çalan "göz aydınlığımız" namazın dünyevî ve uhrevî faydalarını derinlemesine işlemenin yanı sıra, onun mucivezî ve iyileştirici etkisini pek çok veciz örnek ve eşsiz bir samimiyetle anlatıyor.
192.50 ₺ -
Yedi Ayet Yedi şahsiyet
Kur’an; hayatı ve cemi cümle varlığı anlamlandırır. Hayatın anlamı ancak Kur’an ile idrak edilebilir. Efendimizin (sav) ifadesiyle, “Fatiha” Kur’an’ın özüdür. O özü idrak etmek, özün temsil ettiği Kur’an’ın bütününü idrak etmek, demektir. Kur’an’ın bütününü idrak etmek ise hayatın anlam ve özüne nüfuz etmektir. Bu sebeple “Fatiha”yı anlamak ve yaşamak Kur’an’ın ahlakıyla ahlaklanmaktır. Kulluk hayatın, namaz kulluğun, Fatiha da namazın ruhudur. Yasin Pişgin, Yedi Ayet Yedi Şahsiyet’te, sadece Mushaf’ı değil aynı zamanda insanı da açan, açıklayan ve tanımlayan Fatiha suresinin yedi ayetini tefsir ederken, bu yedi ayetin içerisine serpiştirilmiş yedi şahsiyetin karakter özelliklerine de işaret ederek insanın kimliğine, kiminle olması ve olmaması gerektiğine vurgu yapıyor. Ta ki hayatın anlam ve özüne nüfuz edebilmenin kapıları aralansın….
315.00 ₺ -
Bir İmtihandır Dünya
Bir imtihandır dünya… Tekrarı ve telafisi olmayan bir imtihan. Bu imtihanda kazanan sonsuz bir mutluluğu elde edecek, kaybedenlerin kimileri bir süreliğine, kimileriyse sonsuza kadar bir bedbahtlığa mahkûm olacak. Dünya imtihanımızda nelerle sınanmıyoruz ki… Kimi zaman canımızla, en sevdiklerimizin canlarıyla sınanırken kimi zaman da sağlığımızla, aklımızla, malımızla, servetimizle sınanıyoruz. İnsan için en önemli mesele bu dünyanın bir imtihan olduğunu bilmek. Bunu bilen ve bu imtihanın gereğine uygun davrananlara ne mutlu! Dünya hayatının bir imtihan olduğunu inkâr ya da ihmal edenlere ne yazık! Her imtihanda başarılı olmanın bir yolu, yordamı, kuralı vardır. Sonsuz saadet ya da sonsuz bedbahtlığa giden bu imtihanda başarılı olmanın yolları nelerdir? Bu imtihanda nelere dikkat etmeli? Neleri yapmalı, nelerden uzak durmalı? Prof. Dr. Soner Duman Bir İmtihandır Dünya’da, öncelikle bize dünyanın imtihan yönünü ortaya koyuyor, sonrasında da bu yolun gerekliliklerini Kur’an ve sünnet ışığında açıklıyor.
210.00 ₺ -
Duanız Olmasa
Duanız Olmasa, 2026 Ramazan’ında Marmara İlahiyat Camii’nde, mukabele sonrasında o gün okunan ayetlerin gölgesinde yapılan samimi yakarışlardan oluşuyor. Ramazan ikliminin bereketiyle irticalen edilen bu niyazların her birinde; mahcubiyet taşıyan kulların Rabbine yönelişi, dünyaya kapılmaktan korkan kalbin çırpınışı, kulluk sorumluluğunu hakkıyla yerine getirme gayreti ve her şeye rağmen Allah’ın rahmetine sığınan insanın umudu var. Okunan ayetler bu sayfalarda yalnızca anlamı aktarılan metinler olarak kalmıyor; kulun kalbine dokunan ve onu içten içe dönüştüren bir hitaba dönüşüyor. Âlemlerin Rabbi’nin ayetlerle konuştuğu yerde, kul da duasıyla Rabbine yöneliyor. Bu yüzden kitap boyunca ayetlerle dualar iç içe geçiyor; hitap ile niyaz aynı rahmet ikliminde buluşuyor.
385.00 ₺ -
Ahlakın Dönüşümü
Ahlâk sadece bir kurallar bütünü değil, benliğimizin görünmeyen aynası ve vicdanımızın yansımasıdır. Ahlâkî dönüşümün ilk adımı, mizacımızı ve onun üstüne bina ettiğimiz kişiliğimizi tanımaktır. “Ben kimim, nasıl biriyim?” sorusunun derinliğine inmeden, iç yapımızı tanımamız ve onu dönüştürmemiz mümkün değildir. Zira insanın hakikati, en çıplak haliyle ahlâkında görünür. İlk kitabı Kalbin Dönüşümü’nde selim bir kalbe ve sağlam bir iradeye sahip olmak için nefsimizle nasıl bir ilişki kurmamız gerektiği üzerinde duran Nesibe Küçük Cansever, bu kez bizleri Ahlâkın Dönüşümü hakkında düşündürüyor. İnsanın bâtınında yer alan dört temel güce odaklanan yazar arzu, öfke, akıl ve adalet kavramlarını detaylı olarak ele alıyor. Bu güçlerin ifrat ve tefrit uçlarına savrulması durumunda hangi kişilik tipleri ortaya çıkar? Denge halinde nasıl bir insan modeli inşa edilir? Tek tek her bir gücü dengeye çekmenin yolları nelerdir? Mizaç, aile, sosyal çevre, benlik algımız, rol modellerimiz bizi nasıl yönlendirir? Bu ayrımları yapabilmek ve karakterimizi objektif bir bakışla değerlendirme gayretinde olmak bize neler kazandırır? Ahlâkın Dönüşümü, bu sorulara cevap bulmak, mizacımızı kuran kuvvetleri ve onları dengeye getirme yollarını anlamak için rehber niteliğinde bir çalışma.
297.50 ₺ -
Mevzu Hadisler
Allah Teâlâ insanlara hidayet rehberi olarak Kur'ân'ı gönderirken, Hz. Muhammed (s.a.s.)'e de bu kitabın hayata nasıl geçirileceğini öğretme görevini vermiştir. Bu sebeple Kitap ve Sünnet, İslâm'ın ayrılmaz iki temelini oluşturmaktadır. Başta muhaddisler olmak üzere farklı alanlardaki İslâm âlimleri, Kutlu Nebî'nin üstlenmiş olduğu bu büyük görevi ifa ederken söylemlerinin ve fiiliyatının sonraki kuşaklara olduğu gibi aktarılmasındaki ehemmiyetin farkındaydılar. Bu sebeple ilk asırdan itibaren hadislerin korunup sağlıklı aktarılması hususunda ayrı bir özveri gösterdiler. Bunu yaparken de, insanın kendi çıkarlarını korumak amacıyla hadis uydurmaya yeltenmesine karşı kılı kırk yaran tedbirler aldılar. Bu çalışma, bütün bu çabaların bir özeti mahiyetinde olup mevzû hadislerle ilgili muhtasar bilgi sunmaktadır.
497.28 ₺ -
Din Görevlisi İle 365 Gün
Günümüzde bilgi aktarımının çok hızlı bir şekilde yayılması önemli görülse de en etkili iletişim yolu, mesajın yüz yüze aktarılmasıdır. Bu sebeple erkek ve kadın din görevlilerimizin pratik olarak başvuracakları, İslam dininin yüce hakikatlerini vatandaşlarımıza aktaracakları “Din Görevlisi ile 365 Gün” isimli bu eser hazırlanmıştır. Bu çalışmada konular seçilirken belli gün ve haftalar göz önünde bulundurulmuş, ilgili ayet ve hadisler, aktarılan diğer bilgiler dipnotta gösterilmiş, bazı konular önemine binaen tekerrür etmiştir. Hadisler, Başkanlığımızca hazırlanan “Hadislerle İslam” külliyatından, fetvalar, Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığınca hazırlanan “Fetvalar” adlı eserden, dualar da Kur’an-ı Kerim’de yer alan dualardan ve Peygamber Efendimizin dualarından istifade edilerek hazırlanmıştır. Cami derslerinin verimliliğini artırması amacıyla hazırlanan bu eserin, dini hayatımızın şekillenmesine yardımcı olmasını, başta din görevlilerimiz olmak üzere tüm vatandaşlarımıza faydalı olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyoruz.
612.00 ₺ -
Kutlu Ebeveyn Diriliş Ve İman
Bütün hamd-ü minnetler ve lütfu hidayetler Kur’anı Kerimin’de Habibi Edibi Muhammed Mustafa’sı (Sallellahu Te’ala Aleyhi ve Sellem) Efendimiz hakkında: ‘’Elbette Allah’ın sana olan fazl(-u ihsan)ı çok büyük olmuştur.’’ (en-Nisa Suresi:113)buyuran Allah’u Teala’ya mahsustur. Sınırsız salat-ü selamlar ve ta’zimü tahiyyeler: “Kıyâmet günü olduğu zaman babama ve anneme şefâat edeceğim.” (Ebu’l-Kāsım et-Temmâm er-Râzî, el-Fevâid, rakam:1095, 2/45; Muhibbüddîn et-Taberî, Zehâiru’l-‘ukbâ, 1/7; ‘Abdurrahmân es-Süyûtî, elHâvî lül-fetâvâ, 2/363; Huseyn ed-Diyârbekrî, Târîhu’l-Hamîs, 1/232; Muhammed es-Sâlihî, Sübülü’l-hüdâ, 1/253) buyuran Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in, onun tayyib ve tâhir (ak pâk) olan Ehl-i Beyt’inin ve çok uğurlu ve mübârek olan cümle sahâbesinin üzerine olsun. Emmâ ba‘d! Şu bilinsin ki; Allâh-u Tebârake ve Te‘âlâ, Kitâb-ı Kerîm’inde Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in şânını pek yüce tutmuştur. Nitekim bu hususta: ‘’(Habibim!) Biz seni bütün alemler için ancak büyük bir rahmet olarak gönderdik.’’(el-Enbiya Suresi:107) buyurmuştur. Diğer bir ayeti kerimesinde ise: ‘’Yine muhakkak ki sen elbette (mahiyeti kimse tarafından idrak edilemeyecek kadar) çok büyük olan üstün bir ahlak üzeresin.’’ (el-Kalem Suresi:4) buyurmuştur.
230.00 ₺ -
Kuranda Hz Peygamberin Vasıfları
Bu mütevazı çalışmayı yapmamızın sebebi; Kur’an ölçeği içerisinde, Peygamber Efendimiz’in ahlâkî meziyetlerinin, mücadele azminin, tebliğ ve tebyin görevini yürütürken sergilediği sabır ve metanetinin, aile hayatına dair gösterdiği hassasiyetinin, topluma karşı üstlendiği sorumluluğunun doğru bir şekilde anlaşılmasına ve tanıtılmasına sağlamaya yardımcı olmaktır. Ayrıca onun evrensel nitelik taşıyan mesajlarını anlatırken ve uygularken takip ettiği yöntemlerini ve yaklaşımlarını ortaya koymaktır. Zira evvelemirde onun tutum ve davranışlarını doğru bir şekilde anlamanın ilk mercii Kur’an’dır. Çalışmamızda, “Kur’an’da Hz. Peygamber’in Vasıfları”nı anlatan kavramlardan hareketle, onun mübeşşir, münzir, şâhid, üsve-i hasene, rahmet, raûf, sâdık, harîs, burhân, mütevekkil, emîn gibi özelliklerine de değindik. Yüce ahlakına, affediciliğine, sabrına, sehâvetine, şecaatine, nezâketine, tevazuuna, teslimiyetine işaret ettik. Yaşadığı toplumda tanındığına/bilindiğine, ümmetine düşkünlüğüne, şeriat sahibi olduğuna, tebliğinde ücret istemediğine, hidâyete erdirme kudretinde olmadığına, orta yolu izlediğine, hüküm verme yetkisine sahip olduğuna, inkârcılara ve münâfıklara boyun eğmediğine, hiçbir kimsenin hevâ ve hevesine uymadığına ve benzeri konulara yer verdik. Asıl konumuz Kur’an’da Hz. Peygamber olduğuna göre, birinci kaynağımız Kur’an oldu. İhtiyaç duyuldukça tefsirlere müracaat ettik. Zaman zaman meselenin daha iyi anlaşılması için hadislere başvurduk. Böylece sünnet olmadan Kur’an’ın anlaşılmasının zor olduğunu tekrar teyit etmiş olduk. Kısmen İslam tarihi ve tefsir kaynaklarına da müracaat ettik.
272.00 ₺ -
İslam Tıp Tarihi
Vahyin ilk emrini şiar edinen İslâm toplumu, tarih boyunca çeşitli sahalarda sürekli gelişmeler gösteren bir medeniyet inşa etmiştir. Bu medeniyetin ortaya çıkardığı âlimler ve onların fikirleri, buluşları, eserleri ise insanlığın ortak mirasının yadsınamaz parçaları haline gelmiştir. Elinizdeki kitapta başlangıcından XIII. yüzyıla kadarki süreci ele alınan İslâm tıbbı ise İslâm medeniyeti içerisinde en hızlı gelişen sahalardan biri olmuştur. İslâm dünyasında en çok tanınan ilim adamları arasında tabiplerin olduğunu görmek bu sebeple hiç de şaşırtıcı değildir. Hz. Peygamber’in tıp ve tedaviyle ilgili hadisleri, eczacılık gibi tıp alanlarının ilerlemesine başlangıç oluşturmuştur. “Her hastalığın bir ilacı ve tedavi yöntemi vardır,” mesajını peygamberlerinden alan Müslüman tabipler, bu prensibi benimseyerek “Hikmet Müslüman’ın yitik malıdır, onu gördüğü yerde alır,” düsturuyla kadim tıp öğretilerinden de istifadeyle muazzam gelişmelere imza atmışlardır. Müslümanların tıp ilmindeki başarıları yalnızca Ortaçağ’da değil, Avrupa aydınlanma çağından sonra on yedinci yüzyıla kadar etkisini sürdürmüştür. Nitekim Batı dünyasının tıp ile ilgilenmeye çalıştığı dönemlerde, İslâm dünyası çoktan zirveye ulaşmış hatta doyum noktasına gelmiştir. İslâm Tıp Tarihi, asırlarca farklı coğrafyalara hükmetmiş, bir yandan da ilmî çalışmalarda öncü olmuş bir medeniyetin temsilcilerinin nasıl vahyin gölgesinde yeşerdiğini, kadim kültürlerin birikimlerini nasıl bu gölgede harmanlayarak ileriye taşıdıklarını gösteren detaylı bir inceleme. İslâm medeniyetinin tarihî boyutları ve Batı medeniyeti ile karşılaşmalarının ortaya konmasıyla başlayan çalışmada, kronolojik olarak Antik dönem ve İslâm öncesinden başlanarak Hz. Peygamber devri ile sonrasında Emevîler, Abbâsîler ve Endülüs Emevîleri’nde tıp ve tabipler konu ediliyor. Beytü’l-Hikme’de yapılan ilk tercümeler, inkişaf devrinin ardından İbn Sînâ ile gelen yükselme dönemi, İslâm coğrafyasında yaşamış, eser vermiş, keşiflerde bulunmuş tabiplerin hayatları ve eserleri ayrıntılı olarak ele alınıyor. Başta İbn Sînâ, İbn Rüşd, Ebû Bekir er-Râzî ve İbnü’n-Nefîs gibi meşhur ve birçok ilke imza atan Müslüman tabiplerin tıp ve eczacılık çalışmaları olmak üzere İslâm tıp tarihinin yüzlerce yıllık serüvenini anlatan bu kitap, birinci el kaynaklara dayalı olarak yazılan Türkçedeki en kapsamlı eser olma hüviyetini de taşıyor.
629.30 ₺ -
Hadis Usulü
Geçen asırda Hindistan'da, kendilerini ehl-i hadis diye isimlendiren bir ses yükseldi. Bu grup birçok meselede hadisi şeriflere muhalefet ediyordu. Ayrıca, mezhep imamlarını taklit etmeyi reddedip, Hanefi fıkhının yanında İmam Ebû Hanîfe'ye de dil uzatıyorlardı. Dönemin önde gelen âlimleri bu sahte iddiaları reddetmek için harekete geçtiler ve bu iddiaları birçok eserle çürüttüler. Bu amaçla telif edilmiş kitapların en güzeli, ilim talebelerine el kitabı olarak hazırlanan elinizdeki kitaptır. Müellif, ulaşabildiği bütün hadis kitaplarını dikkatlice inceleyerek unutulan ve dağınık kalan kâideleri bulup düzenlemiş ve istifademize sunmuştur.
525.40 ₺ -
Osmanlıca Türkçesi Elifbası Rika Hat
Kur'an harfleri ile yazılan ve Türklerin İslamiyet’e girdikten sonra tercih ettikleri yazı şekli, genel itibariyle uzun zaman kullanılmadığından unutulmuş, kısmen de bu yazıya karşı ünsiyet kaybolmuştur. Osmanlı döneminde kullanıldığından bahisle ağırlıklı olarak Osmanlıca denilen Türkçemiz, günümüze gelindiğinde öğrenilmeye gayret gösterilir, okullarda hiç olmazsa seçmeli olarak ders verilir duruma gelmiştir. Bu sevindirici durum, öğrenilmesine yönelik çalışma kitaplarının varlığını da zaruri kılmaktadır. Elinizdeki bu çalışma, Osmanlıcayı hem kolay öğrenmeye vesile olmak hem de öğrenmenin ne kadar kolay olduğunu uygulamalarıyla göstermek için hazırlanmıştır. Haddi zatında öğrenmekteki en büyük zorluk "Osmanlıca öğrenmek zordur!" yanlış fikridir. BAŞLANGIÇ SEVİYE Osmanlı Türkçesini rik'a hat ile en kolay bir şekilde öğrenmeniz için hazırlanmış bu çalışma , Osmanlıca kurslarında, okul ve fakülte derslerinde ilk yardımcınız olacaktır. Üniversitelerin tarih, edebiyat, arşiv bölümleri ve Osmanlıca kursları için uygundur. İçindekiler 1- Kur’an Alfabesinde Bulunan Harfler 2- Harflerin Rik’a Hattı Yazılışları 3- Harflerin Birleşme Halleri 4- Rakamlar 5- Osmanlıcada Okutucu Harfler 6- Osmanlıcada Harflerin İlk Sesleri Alınır 7- Okutucu Harfler Aynı Zamanda Normal Harf Olarak da Kullanılır 8- Osmanlıca Kelimelerin Okunuşlarına Âit Örnekler 9- “Elif” Okutucusu İçin Kelime Örnekleri 10- “Elif” Okutucusu İçin Cümle Örnekleri 11- “He” Okutucusunun “A” Sesiyle Okuttuğu Yerler 12- “He” Okutucusu İçin Kelime Örnekleri 13- “He” Okutucusu İçin Cümle Örnekleri 14- Kalın ve İnce Karşılığı Olan Harfler 15- Siyak-Sibak Meselesi 16- “Vav” Okutucusu İçin Kelime Örnekleri 17- “Vav” Okutucusu İçin Cümle Örnekleri 18- “Ye” Okutucusu İçin Kelime Örnekleri 19- “Ye” Okutucusu İçin Kelime Örnekleri 20- Okuma Kolaylığı Sağlayacak Bazı Kurallar 21- Kelime İçindeki Kalın Sesler 22- Osmanlıcada “Kef” Harfi 23- Kâf-ı Arabi 24- Kâf-ı Farisî 25- Kâf-ı Nunî (Nazal Ne, Nef) 26- Kâf-ı Yayî (Vavî) 27- Nazal Nun ile Yazılan Kelime Örnekleri 28- Türkçeye Yerleşmiş Bazı Arapça Kelimeler 29- Türkçeye Yerleşmiş Bazı Farsça Kelimeler 30- Tamlamalar 31- Arapça Tamlamalar 32- Farsça Tamlamalar 33- Okuma ve Anlamaya Yardımcı Olacak Bazı İpuçları 34- Klişeleşmiş Bazı Kelimeler 35- Ekler 36- İlk Bakışta Kolaylaştıracak İpuçları 37- Atasözleri 38- Çözümler
23.10 ₺ -
El Lubab fi Şerhil Kitap Deri
Bu eser, el-Muhtasar olarak meşhur olan, Ebu'l-Hüseyin Ahmed b. Muhammed b. Ahmed b. Ca‘fer el-Bağdâdî'ye (v. 428/1037) ait Muhtasaru'l-Kudûrî'nin mükemmel şerhlerinden biridir. Hicrî V. asırda kaleme alınan el-Muhtasar, VI. asırda telif edilmeye başlanan “metinler”den sayılmıştır ve ders kitabı olarak okutulmuştur. İslam hukukçuları ve halk nezdinde en ziyade itibar gören el-Muhtasar, Abdülganî b. Tâlib b. Hammâde el-Meydânî (v. 1298/1881) tarafından, el-Lübâb fî şerhi'l-Kitâb ismiyle şerh edilmiştir. Bu gün Kudûrî'ninMuhtasar'ının şerhleri arasında en yaygın olanıdır. Eserde abdest, gusül, teyemmüm, hayz, namaz, cenaze, oruç, zekat, hac, alış-veriş, ticaret hukuku, şirketler, nikah, talak, hadler, kurban, yemin, şahitlik, helal ve haramlar ile feraiz gibi ibadet, muamelat, münakehat ve ukubata dair temel fıkıh meseleleri şerhedilmiştir. Eser tamamen Arapça olup, yeni dizgi, tasih ve tahkik ettirilerek üste metin, alta lubab ve dip notlarla takviye ettirilerek iki cilt halinde şamua kâğıda renkli olarak baskıya hazırlatılıp, siz değerli ilim taliplerinin istifadesine sunulmuştur.
1008.00 ₺ -
Çocuklar İçin İslam Akaidi
Bu kıymetli eser, her ne kadar çocuklar için hazırlanmış olsa da doğrudan küçüklerin istifadesine sunulmamıştır. Risalenin muhtevası evvela ebeveyn yahut muallimce sindirilmeli, ardından yaşına uygun bir lisan ile çocuğa izah edilmelidir. Binâenaleyh, kitabın başlığı zihinleri bulandırmamalı, eserin muhatap kitlesinin doğrudan çocuklar olduğu vehmedilmemelidir. Kaleme alınmasının üzerinden takriben 1100 sene geçmesine rağmen halen okunmakta, ders kitabı olarak okutulmakta, şerh edilmekte, ezberlenmekte, nazmı ve nesri esas alınarak yeni çalışmalar yapılmakta olan bu risalenin bereketi, müellifinin ihlâsından ve niyetinin halisliğinden kaynaklanmaktadır. O, olur da birkaç yavru istifade eder umuduyla yazmışken, eserinden genç ve yaşlılar dahi oldukça faydalanmış, nice alimler medreselerinin müfredatına bu kıymetli eseri dahil etmişlerdir.
168.72 ₺ -
Hadislerin İsnadının Dindeki Yeri
Bu kitap, hadîs-i şerîf ilimlerinin konuları arasında yer alan iki önemli meseleyi ele almaktadır: 1. İsnâd ve isnâda başvurma konusunda hadis imamlarından gelen ifadelerdir. Bu sözler aynı şekilde isnâdın değeri ile bunun yalnızca İslam ümmetine mahsus oluşu, önemi, hem hadis rivayetinde isnad anlayışı ve konumu hem de diğer ilim dallarının anlayışına göre isnadın konumu, sonraki nesillerin seleften ilim alma yöntemleri arasına isnadın girişi…gibi hususlara dairdir. 2. Hadisçilerin hadis okuma-öğrenme/semâ‘ yöntemleridir. Hadisi hocadan işiterek öğrenme şeklindeki bu yöntem, hadis ilminin önemli bir bölümüdür. Bu eser, gerek İslam Dini gerekse ülkemiz ve dünya coğrafyası için bir güvenlik meselesi olarak telakki ettiğimiz Hadis ve Sünnet'in adeta mahfazası sayılan isnada dair eşsiz bir perspektif sunmaktadır.
293.04 ₺ -
Selef Alimlere Neden Saygı Duyuyoruz
Selef-i sâlihînden bahsediyoruz kardeşlerim! Göreceksiniz; hayat hikayelerine şahit oldukça hayretlere düşeceğiz, anlatılanların birçoğunu belki masal zannedeceğiz. Bahsi geçecek olan her şeyin hakikatin ta kendisi olduğunu ısrarla ifade etmek isterim, hikâye işitmeyeceksiniz… Selefimizin hayatına şöyle bir göz atalım… Nice acayip hadiselerle, fevkalbeşer işlerle karşılaşacağımızı bir bilseniz… Belki birçoğumuz hakikati olmayan şey sanacağız işittiklerimizi, kulaklarımıza inanamayacağız. Hayır kardeşlerim, bahsi geçecek olan her şey hakikat! Niçin inanamıyoruz sizce, niye bu denli garip geliyor bizlere selefimizin ahvâli? Bugünlerde şahit olduğumuz rezillikler, geçmişte yaşanan acayip hâdiseleri fehmetmemizi imkânsız kılıyor da ondan…
182.04 ₺ -
Hanefi Alimlere Göre Hadis Usulü
Hadis ilminde geçerli olan ıstılahları (kavramları) bilmek, dinî ilimleri tahsil eden talebeler için bir zorunluluktur. Zira ıstılahlar, hadisin kabulü ve reddi için sağlıklı araştırma ve adil olan tek ölçüdür. Bu ilmin önemi ve talebelerin bu ilme olan ihtiyaçları nedeniyle bu alanda mutavvel, muvassat ve muhtasar olmak üzere onlarca eser yazılmıştır. Mustalahu'l-hadis ilmi ise sünnet-i mutahharaya hizmet eden ilimlerden en mühimi ve sünneti seniyye ile meşgul olanlar için en gerekli olan bir daldır. Elinizdeki kitap, Hanefi âlimlerinden İbnü'l-Hanbelî ve Murtazâ ez-Zebîdî'nin hadis uslûlü ile ilgili iki değerli eserini bir araya getirmektedir.
275.28 ₺ -
İlim Öğrenmeyi Evliliğe Tercih Eden Bekar Alimler
Bu kitapta, müfessir, kurra, muhaddis, fakîh, kadı, müftü, edip, tarihçi, nahiv ve lügat âlimi, zahit ve âbidler arasından fazileti bilinen, dini ve ilmi ile meşhur, hayatlarının tamamını ilme adamış, ilim için bekâr kalmış daha fazla ilim öğrenmek, dine hizmet etmek ve Müslümanlara faydalı olmak adına kendilerini mahrum bırakmış olan büyük ilim adamları ve din imamlarından bahsedilmektedir. Bu âlimler kendilerini eğitim ve öğretime adamak için evlenmemiş ve alternatifsiz sadece ilim için evliliği terk etmişlerdir. Çünkü bu kimseler ilmi sevmişler, ilme âşık olmuşlar, kendilerinin duygu ve hislerini ilim işgal etmiştir.
315.24 ₺ -
İlk Dönem Hadis Tarihi
Hind Altkıtası'nda XIX. yüzyılda yoğunlaşan hadis tedrîsatı, hem ulemâ hem de eser bağlamında birçok önemli şahsiyetin ve ilmî telîfâtın ortaya çıkmasına vesile olmuştur. Ortaya çıkan eserlerin büyük bir bölümünü medrese geleneğinin bir sonucu olarak şerh ve haşiyeler teşkil etmektedir. Bu eserlerde, hadîs, hadîs tarihi, hadîs usûlü ve bunların alt dallarıyla ilgili kayda değer ilmî çalışmalar da yapılmıştır. Elinizdeki eser, hadîs tarihi konusundaki önemli ilmî mesâîlerden biridir. Müellifi Muhammed Abdurreşîd Nu'mânî, Hanefî hadîs geleneği içinde yetişmiş, aynı zamanda Nedvetü'l-Ulemâ'da meşhur âlim ve davetçi Ebu'l-Hasen en-Nedvî ile aynı sıraları paylaşmış bir âlimdir.
439.56 ₺