-
Müslümanın Gönül Dünyası
Yunus Emre Hazretleri rûhânî terennümleri ile, Mevlânâ Hazretleri irfan dolu Mesnevî’si ile, Şâh-ı Nakşibend Hazretleri hikmet derinliği ve kalplere mâneviyat nakşeden irşâdıyla, Aziz Mahmud Hüdâyî Hazretleri de, hiçliğin asâletli bir numûnesi olması ve halkından sultânına kadar herkesi mâneviyatla yoğuran terbiye üslûbuyla, İslâm ahlâkını yaşayan ve yaşatan rahmet insanlarını yetiştirmişlerdir. Tarih boyu, cennet vatanımız en büyük buhranlardan işte böyle güzîde insanlar sayesinde selâmete erebilmiştir.
620.50 ₺ -
Mecelle Kaidelerini Anlamak
Külli Kaideler, fıkıh alanı ile ilgilenen her bir fakihin ya da bu alana ilgi duyarak kendini yetiştirmek isteyen her talib-i ilmin anlayıp özümsemesi gereken genel fıkıh ilkeleridir. Bu kaidelerden habersiz olarak fıkıh ile meşgul olmak, devasa bir fıkıh malzemesini ayrı ayrı anlamak ve kavramak için ömür tüketmekten farksızdır. BU nedenle tarih boyunca bütün fakihler, kaidelere ayrı bir özen göstermiş ve kaidelerle ilgili olarak “Şayet bu kaideler olmasaydı fıkhi hükümler zahiri itibarıyla birbiriyle çelişik gibi görünen, usul ve ilkeden yoksun, karmaşık fikirler yumağı haline gelirdi.” Demişlerdir. Haddizatında çok kıymetli olan bu kaideler bütün bu kıymet ve değerlerine rağmen içlerinde bazı istisnaları da barındırırlar. Dolayısıyla kaideler fıkıh üretimi için bir düstur ve ölçüt olarak olmak gibi önemli bir fonksiyon icra ederler. Ancak bu kaideler fakihler için bir nass veya orijinal metin değildirler. Bu çalışmada her bir kaidenin, bizzat kapsamından hareketle olabildiğince net ve anlaşılır Türkçe karşılıkları verilmeye çalışılmıştır. Kaidenin kapsamı net olarak ifade edildikten sonra varsa istisnalarına da yer verilmiştir.
108.00 ₺ -
Muhyiddin İbnül Arabi Müdafaası
İslâm düşüncesinde en çok tartışılan isimlerin başında, hiç şüphesiz Endülüslü sûfî Muhyiddîn İbnü’l-Arabî (ö. 638/1240) gelir. Zira o, fikirleriyle yeni bir çığır açmış, geride bıraktığı külliyat düzeyindeki eserleriyle de ilmî bir canlılık başlatmıştır. Görüşleri sadece tasavvufta değil, kelâm ve felsefede de büyük yankı uyandırmış, bu alanlara ait terminolojileri âdeta yeniden şekillendirerek yorumlamıştır. İbnü’l-Arabî’nin gelenekte takipçileri olduğu kadar, ona çok sayıda eleştiri yöneltenler de olmuştur. Hatta bu eleştiriler bazen tekfir boyutuna kadar ulaşmıştır. İşte bu faaliyetler bir “İbnü’l-Arabî müdafaa geleneği” oluşmasına sebebiyet vermiştir. Bu bağlamda yazdığı eserler içerisinde İbnü’l-Arabî’yi kısaca savunan âlimler olduğu gibi, onu müdafaa adına Arapça, Farsça ve Osmanlıca çok sayıda müstakil eser yazanlar da olmuştur. Bu çalışmalar Osmanlı son dönem âlimleri tarafından da devam ettirilmiştir. Bu bağlamda biz, bu müdafaa geleneği içerisinde yer alan Çerkeşşeyhîzâde Seyyid Mehmed Tevfîk Efendi’nin (1893 veya 1901) Levâyihu’l-Kudsiyye ve Hocazâde Ahmed Hilmî’nin (ö. 1914) Mir’ât-ı Hazret-i Muhyiddîn-i İbn-i Arabî Kuddise Sirruhü’s-Sâmî adlı Osmanlıca risalelerini günümüz Türkçesi ve tıpkıbasım olarak hazırladık. Bu sayede İbnü’l-Arabî hakkında kelâm, tasavvuf ve felsefe gibi alanlara bir katkı sağlamayı hedefledik.
156.00 ₺ -
Ebediyet Yolculuğu
Kur’ân ve Sünnet ikliminde, ölümün tefekkürüyle aydınlanmamış bir hayat, karanlık bir musîbet gecesinden farksızdır. Ebedî saâdet güneşi; ilâhî beyanlar ışığında bir ömür sürüp müsterih bir vicdanla âhirete intikâl etmesini bilenlerin ufuklarından doğar. Ecel rüzgârıyla savrulan ömür harmanında Hak’tan gâfil olanlara ise, ne arkalarında bıraktıkları dünya ağlar, ne de karşılarına dikilen âhiret tebessüm eder!..
511.00 ₺ -
Akaidin Temel İlkeleri
el-Akidetü'r-Rükniyye: Müteahhirûn dönemi Mâtürîdî geleneğinin önemli temsilcilerinden biri olan Ebû Muhammed Rükneddîn Ubeydullah b. Muhammed b. Abdilazîz es-Semerkandî (ö.701/1301) akâid/kelâm, fıkıh, fıkıh usûlü, tasavvuf ve tefsir alanında eserler vermiş, kendi döneminin önde gelen şahsiyetlerinden biridir. Onun akâid alanında telif ettiği önemli eserlerinden biri olan “Akîdetü’r Rükniyye fî şerhi lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah” adlı eser, akâidden kelâma geçişte kullanılabilecek önemli ders kitaplarından biridir. Eser, temelde bir akâid eseri olmasına rağmen önemli meselelerde ortaya konulan iddiaların temellendirilmesinde kelâm ilminin yöntemlerine başvurmaktadır. Bu sebeple eser, akâid ilminden sonra eğitimine başlanılan kelâm ilmi için bir ön hazırlık görevi görmektedir. Bu eseri önemli kılan hususlardan birisi de Semerkandî’nin medresede ders veren bir âlim olmasıdır. Zira bu durum eserin sistematik bir ders kitabı niteliğinde hazırlanmasına vesile olmuştur. Eser aynı zamanda Mâtürîdî geleneğinin geniş ve kapsamlı akâid eserlerinden biridir. Eserin muhtevası; ilâhiyyât, nübüvvet ve sem‘iyyât olmak üzere temelde üç bölümden oluşmaktadır. Her bölüm ise kendi içinde “fasıl” şeklindeki konu başlıkları ile birbirinden ayrılmaktadır. Bir akâid eseri olması hasebiyle eserde âyet-i kerime ve hadislere sıklıkla başvurulmuş, bazı konularda doğrudan nasslarla delillendirme yapılmıştır. Eserin yayına hazırlanması sırasında genel okur kitlesi ile lisans düzeyindeki ilahiyat öğrencilerinin daha iyi istifade edebilmesi için metne çok sayıda açıklamalı dipnot eklenmiştir. Ayrıca tercümeyi, Arapça aslıyla karşılaştırma imkanı sunmak adına kitapta Arapça metne de yer verilmiştir.
227.50 ₺ -
Mümin Müminin Aynasıdır
Bu eser iki risale içermektedir. Eserdeki her iki risale de iki ayrı hadisin şerhidir. Birincisi Efendimiz (s.a.v.)'in: “Mü'min Mü'minin aynasıdır.” hadîs-i şerifinin şerhidir. Müellif hazretleri hadîs-i şerifi kendisinden önce ele alan iki alime atıf yapmış, sonra kendisine ait külli bir bakış açısıyla hadîs-i şerifi şerh etmiştir. İkinci risalede ise tabiri caizse “Kelamın kibarı, kibarın kelamıdır.” deyiminin haklılığını ortaya koymuş ve aslında iki büyük hadis âliminin tahkiki ile lafzının ve senedinin hadis olarak kabul edilmediği bir metin üzerinde çalışmıştır. Mâna denizinden incilerin nasıl toplandığını, hadîs-i şerifi mânen tashih ederek ortaya koymuştur. Zü'l-cenâhayn bir âlim olan hazretin hem ilmî hem de tasavvufî bütünlüğe sahip olduğu her iki risaleden anlaşılmaktadır. Bu yönüyle bütün fikrin lüzumunun ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğu her iki risalede görülecektir.
156.00 ₺ -
Saliha Hanımlar
Bu kitapta Hz. Havva validemizden başlanarak yakın döneme kadar olan süreçte yaşamış bazı saliha hanımlardan bahsediliyor. Onlar kuvvetli imanları, takva ve ibadetleriyle mümine hanımlara, genç nesillere örnek oldular. Çağları aştılar, insanlığa iz bıraktılar. Allah yolunda gönülden hizmetleri ve güzel ahlâklarıyla asırlardır unutulmadılar. Kimi kucağında peygamber büyüttü. Kimi Allah’ın elçisine zevce oldu. Kimi Allah Resûlü’nü gördü ve sahabilik faziletine ulaştı. Bazısı da sonraki asırlarda İslâm’ı en kalbî duygularla, tasavvufi neşveyle yaşadı. Sufi hanımlardan oldu. Güzel kulluğu ve ihlâsıyla gıpta edildi. Hz. Havva validemizden Hz. Meryem’e, Hz. Hatice ve Hz. Âişe annelerimizden Hz. Fâtıma annemize, Râbia el-Adeviyye’den bazı valide sultanlara ve Nene Hatun’a kadar birçok saliha hanımın ibretlik hikâyesine bu kitapta şahitlik edeceksiniz…
196.00 ₺ -
Yeme İçme Adabı
12. yüzyılın büyük İslâm âlimi İmam Gazâlî’nin (rah.), kaleme aldığı eserlerle yalnızca yaşadığı dönemde değil, hemen her asırda derin izler bırakan fakih ve mutasavvıf bir âlimdir. Bu değerli eserlerin arasında öyle bir kitap vardır ki fıkıh, ahlâk ve tasavvuf konularında, yazıldığı günden şimdiye dek İslâm âleminde derin saygı ve kabul görmüştür. Serinin 11. kitabı olan Yeme İçme Âdabı; yemekten önce dikkat edilecek edeplerden davete icabet etmenin önemine kadar pek çok konuyu kaynak ve delilleriyle açıklıyor.
126.00 ₺ -
İslam Kültüründe Müzik Ses ve Mimari
İslam Kültüründe Müzik, Ses ve Mimari, İslam dünyasında, kültüründe ve sanatında bir tasarım ilkesi olarak sesin merkezi öneminin daha iyi kavranabilmesi için, şimdiye dek birbirleriyle ilişkilendirilmemiş disiplinleri ve düşünce pratiklerini bir araya getiriyor. Şiirden tasarıma, halk müziğinden peyzaj mimarisine, ritüellerden şehir planlamasına, ses performanslarından coğrafyaya uzanarak, İslam dünyasında ses ve mekân ilişkisinin çok yönlü bir tasvirini oluşturmayı amaçlayan eser, İslami çalışmaları etno-müzikoloji, antropoloji, sanat tarihi ve mimarlıkla bir araya getiren çarpıcı ve disiplinlerarası perspektifiyle, tarihsel ve çağdaş üretimlere yönelik yepyeni kapılar açıyor. Geçmişten günümüze ses ve mekân arasındaki etkileşimlerin, görsel ve işitsel imgelerin bir aradalığının onları üreten, deneyimleyen ve dönüştüren insanlar açısından taşıdıkları anlamları araştırıyor.
384.30 ₺ -
İslam Ahlak Düşüncesi Sözlüğü
Literatürde Menâhicü’l-ahlâki’s-seniyye fî mebâhici’l-ahlâki’s-sünniyye özgün adıyla bilinen İslâm Ahlâk Düşüncesi Sözlüğü, girişte ifade edildiğine göre, ahlâklanmaya yönelik gayreti en üst derecede ortaya çıkaran, Muhammedî ahlâkı ve sûfiyyenin büyüklerinin vasıflarını içeren, sünnete dair kitaplarda dağınık hâlde bulunan ahlâk delillerini toplayan ve böylece meseleyi bilen sağlam tabiatlı kimselerin ahlâklanmasını sağlayan bir eserdir. Muhammedî ahlâkın incilerini ve ilâhî ahlâkla ahlâklanmaya sevk eden sünnet-i seniyyeye dair eserlerin ve haberlerin nurlarını da ihtiva ettiğini bildiren bu eser, kendi güzelliğini “gerdanlığın ortasındaki mücevher”e benzetmekte, her iki dünyada kazanmak isteyenler için eşsiz faydaları barındırdığını da belirtmektedir. Tüm bu iddiasıyla birlikte eser, klasik yazarların görüşlerinin özünü, kendi dönemindeki fikirlerin hâsılasını, ayrıca ârif ve sûfî imamların tavsiyelerinin kaymağını ve pek çok muhakkik filozofun da hikmetlerini kapsadığını da ifade etmektedir.
699.30 ₺ -
Şerhu Şerhi Adabil Bahs Vel Münazara
Hicri 11. Asrın sonları, 12. Asrın başlarında yaşamış olan büyük mutasavvıf İsmail Hakkı Bursevî (kuddise sırruhû) tefsir, fıkıh, hadis, tasavvuf, kelam, Arap dili-edebiyatı ve muhtelif alanlarda olmak üzere 100’den fazla eser vermiş büyük bir âlimdir. Eserlerinden birisi de Taşköprîzâde’nin Osmanlı medreselerinde ibtida seviyesindeki talebeler için uzun yıllar ders kitabı olarak okutulan Risâle fî İlmi Âdâbi’l-Bahs ve’l-Münâzara adlı muhtasar eserine yazmış olduğu şerhin üzerine yazdığı kitabıdır. Taşköprîzâde ise, kelâm, fıkıh, tefsir, ahlâk, mantık, biyografi, Arap dili ve edebiyatı, ilimler tarihi, tıp gibi değişik alanlarda çeşitli kitaplar yanında otuza yakın risâle telif etmiştir. Taşköprîzâde, Risâle fî İlmi Âdâbi’l-Bahs ve’l-Münâzara adlı kendi risalesine yine kendisi şerh yazmış ve İsmail Hakkı Bursevî (kuddise sırruhû) da bu şerhe daha geniş bir şerh yazmıştır. İsmail Hakkı Bursevî, risâlenin giriş bölümüne klasik şerh geleneğinden biraz farklı olarak çok geniş yer vermiştir. Ders kitabı olma özelliğinden ziyade, mütalaa edilme hüviyetine sahip bir eser ortaya koymuştur. Risâledeki münazara ilmi ile ilgili ıstılahları çok güzel bir üslup ile açıklamıştır. Konuya dair getirdiği misallerle şerhi zenginleştirmiştir. Tahkikte takip edilen metod: 1) Mukaddime bölümünde müellifler hakkında bilgiler verildi. 2) Taşköprîzâde metni beş farklı yazma nüshadan mukabele edildi. 3) Metin tam bir şekilde harekelendi. 4) Okuyucuya kolaylık olması için Taşköprîzâde metin ve şerhi İsmail Hakkı Bursevî şerhinden ayrı olarak kitabın baş tarafına konuldu. 5) İsmâil Hakkı Bursevî şerhi üç farklı yazma nüshadan mukabele edildi. 6) Konunun daha iyi anlaşılması için diğer şerhlerden de istifade edilerek dipnotlarla zenginleştirildi. 7) Ayet-i kerîmelerin sure ve numaraları, hadîs-i şerîflerin de tahriçleri yapıldı. 8) Manası kapalı olan kelimeler ve önemli görülen ıstılahlar açıklandı. 9) Tarafımızdan başlıklandırmalar yapıldı. Şerhte referans alınan diğer kaynaklara mümkün mertebe müracaat edildi.
245.00 ₺ -
Sabır ve Vefa Timsali Hz Zeyneb
Yüreklere Dokunacak Tılsımlı Bir Aşk Hikayesi Bir tarafta Allah'ın Son Elçisi’nin "Kızlarımın en hayırlısıdır." diye vasfettiği can paresi Hz. Zeyneb... Diğer tarafta nezaketi, anlayışı, cömertliği ve şefkatiyle Hz. Hatice'nin gönlüne taht kuran şair gönüllü yeğeni Ebu'l As... Bu iki mümtaz şahsiyetin muhabbetinden neşet eden bağın gurur, iman, vahiy, ayrılık, hasret ile sınanması... Vahyin "Onları kâfirlere geri göndermeyin!" (Mümtehine Suresi: 10) emriyle ayırdığı bu muhabbetin, yine vahyin ışığında tekrar bir araya gelmesinin zorlu ve çileli hikâyesi... Mekke'nin muannid gururunun verdiği ayrılık kör düğümlerinin, ilahi sevgisinin feyziyle çözülmesi ve hasretin bitmesi... Hz. Zeyneb'in ve Ebu'l As'ın hayatlarının ve muhabbetlerinin ayrıntılarında, bugünün insanlarının da alacağı çok mesajlar var. Kendisi de şair tabiatlı, kaleminden nur damlayan sevgili kardeşim Nurdan Damla'nın bütün bunları destansı ve şiirsel bir lisan ile kaleme aldığı bu eser, gerçekleri romansı bir lezzette aktarmış. Okuyan herkes, bu eserin satırları arasında dolaşırken kendi yüreğine de dokunan bir tılsım, bir haz, bir hatıra yakalayacaktır. Mehmet Ali BULUT Bir yanda Resul kızı, öte yanda şirke batmış bir koca. Aşk var orada, ümit var. Dua, sabır ve gözyaşı var. "Asi olsa da As, bekle!" demiş kızına babası. Hidayetin muştusunu mutsuz yarınlara sarmalayıp "Ah mine'l aşk!" muskasını iliştirip anne yadigârı gerdanlığına, hazin geceleri nur sabahlara kundak eder Zeyneb. Kitabı okuduğunuzda Peygamber’in gözdesi Zeyneb'in hicranını vicdan ocağında gözyaşları ile yakacaksınız. Aşk olsun çile çiçeklerine... Sinan YAĞMUR
280.00 ₺ -
Hafıza Teknikleriyle Elifba
"Sizin en hayırlınız, Kur'an'ı öğrenen ve öğretendir." (Hadis-i Şerif) Kur'an-ı Kerim, nice hazineleri içinde bulunduran engin bir deniz gibi. O denizlere açılabilmenin basamakları var elbette. Şimdi o basamaklardan ilkini “onu okumayı öğrenmeyi isteyerek” aştın. Şimdi sırada ikinci basamak var: Kur'an harflerini okumak. Onun da zor olmadığını sayfaları çevirdikçe göreceksin. Elindeki elifba kitabı, ikinci basamağı kolayca aşmana yardımcı olmak için "Hafıza Teknikleri" kullanılarak hazırlandı. Kitapta öğrenmeyi kolaylaştıracak karikatürler, karikatürler içine gizlenmiş harfler ve onları bulmana yardımcı olacak Meraklı Mercek var. Meraklı Mercek ile önce resmi tanıyacak, sonra gizlenen harfi göreceksin. Harflerin içine gizlendiği nesnelerle kuracağın bağ ile o harfi öğrenmen kolaylaşacak. Evet, bu işin çoğunu hallettin zaten. Ardından daha iyi öğrenebilmen için bulmacalar karşına çıkacak. “Hafıza Teknikleri”yle hazırlanan kitap, öğrenmeyi kolaylaştıran Meraklı Mercek, pekiştirici bulmacalar, etkinlikler… Kısacası heyecanlı ve eğlenceli bir eğitim seni bekliyor.
175.00 ₺ -
Hadis İlminde Cerh ve Tadil
Cerh ve tadîl, hadis usûlü içerisinde sened ilmi açısından çok önemli bir bilim dalıdır ve kendisine has terminolojisi vardır. Hem mütekaddim hem de müteahhir hadis âlimleri bu sahada nadide eserler telif etmişlerdir. Subkî, Sehâvî ve Zehebî hiç kuşkusuz bu sahada eser veren imamlardan birkaçıdır. Yukarıda isimlerini saydığımız müelliflerin konuya dair risâlelerini bir araya getirerek bir kitap altında toplayan Ebû Gudde, titiz bir tahkik ve her bir risaleye bir mukaddime yazarak kitabın değerini daha da artırmıştır. Ey okuyucu, Allah Rasûlü sallallahü aleyhi ve sellem'i anlamada önemli kilometre taşlarından biri olan cerh ve tadîl konusunda zihnindeki soru işaretlerini giderecek şeyin ta kendisi işte bu kitaptır. İstifade etmeye bakasın.
253.08 ₺ -
Kuranı Kerim Meali Ve Türkçe Okunuşu Üçlü 373
Elmalı'lı M.Hamdi Yazır Mealli Kuran'ı Kerim ve Yüce Meali Kur'ân-ı Kerim Hafız Osman Hattına sâdık kalınarak Sayfa Tutar, Berkenar, Secavendli, Med'li ve Kasır'lı olarak hazırlanmıştır.
355.20 ₺ -
Sufilerin El Kitabı Ketebe
Tam ismi Ahmed b. Acîbe el-Hasenî olan yazar, zâhirî ilimlerde edindiği kariyeri zirvedeyken İbn Atâullah el-İskenderî’nin Hikem adlı eserinden o denli müteessir olur ki tasavvufî yolculuğuna başlar. Tasavvufî eğitimi sırasında, şehir çarşısında ya da cami önünde dilenmek, sokaklardaki çöpleri süpürmek gibi hayli ağır vazifeleri yerine getirir ve yıllar süren zorlu seyahatlere çıkar. Bu seyahatlerinde İbn Acîbe, İbnü’l-Arabî, İbnü’l-Fâriz, Şüşterî gibi bazı sufilerin bir kısım eserlerine şerhler kaleme alır. Seyrü sülûkunu tamamlamış, kâmil bir şeyh olarak birçok müride yol gösteren İbn Acîbe 1809’da vefat eder. Yazmaya hiç ara vermemiş bir sufi olan İbn Acîbe, elinizdeki bu eserde tasavvuf terminolojisindeki, hâllere, makamlara ve bazı özel nitelikteki kullanımlara tahsis edilmiş yüz kırk üç terimi ele alıyor. Sufilerin kendi aralarında kullandıkları, eserlerinde çoğu kez açıklama ihtiyacı hissetmeden yer verdikleri terimleri, özlü, vurucu ve iç bütünlüğe sahip bir üslupla açıklıyor yazar. Bu eserin, kullanışlı, özlü ve özellikle hemen her terimde uyguladığı ve manevi mertebe açısından üç insan tipini (avam, havas, hâssatü’l-havas: sıradan mümin, manevi seçkin, seçkinlerin seçkinleri) kuşatan yaklaşımı nedeniyle özgün bir el kitabı olduğuna kuşku yok.
160.30 ₺ -
Kurucu Düşünürleri ve Meseleleriyle Kelam
Mezhepler konusunda klasik dönemde yapılan çalışmalarda göze çarpan en önemli unsur fırkaların tanıtımı ve görüşlerin aktarımındaki tarafgir tutumdur. Bu durumun birçok sebebi vardır; en önemlilerinden biri, müellifin bir mezhebe aidiyeti ve düşünce dünyasının oluşumunda mezhepsel unsurların etkili olmasıdır. Bu sebeple müellif kendi bulunduğu düzlemi esas kabul ederek diğer dinî yapıları eleştiriye tâbi tutar. Fahreddin Râzî’nin Türkçede ilk kez basılan er-Riyâzu’l-Mûnika fi Ârâi Ehli’l-İlm isimli eseri mezhepler hakkında yazılmasına rağmen tarafsız bir tutum sergilemektedir. Tahkik metodunun kullanıldığı bu eserde Râzî, mezhepler hakkındaki tarihî bilgileri ve mezhep teorisyenlerinin görüşlerini bazen salt aktarımla, bazen de kendinden önce yazılmış eserlerdeki yanlış anlaşılmaları düzelterek sunmaktadır. Günümüze eksik bir şekilde ulaşmış olmasına rağmen Râzî’nin bu eseri hem kelâm hem de mezhepler tarihi açısından önemli bilgileri ihtiva etmektedir.
349.30 ₺ -
Sünnetin Değeri ve Bağlayıcılığı
İslâm'ın Kur'an'dan sonraki ikinci temel kaynağının sünnet olduğu konusunda şüphe yoktur. Ancak geçmişten günümüze sünnetin dindeki yeri konusunda çeşitli itirazlar gündeme gelmiştir. Özellikle XIX. yüzyılda Mısır ve Hind Altkıtası'nda sünnet aleyhtarlığının yoğunluk kazandığı görülür. Sünnet karşıtlığının bu bölgelerde yoğunlaşmasında, modernizm cereyanları yanında müsteşriklerin de rolü bulunduğu anlaşılmaktadır. Bölgedeki İslâm âlimleri sünnet çevresinde oluşan bu iddia ve itira ...
146.25 ₺ -
Sessiz Yolcuyu Uğurlarken
Ölüm, yok olup gitmek değil yeni ve ebedi hayata ilk adımı atmaktır. Hepimizi bekleyen bu hadise ile yüz yüze gelmeden evvel bilmemiz gereken birtakım hususlar vardır. Zira ahiret hayatına ilk adımını atan Müslüman kardeşimize karşı yapmakla yükümlü olduğumuz görevler bulunmaktadır. İşte bu eserde, ölüm öncesi, ölüm anı ve ölüm sonrasında yapılması gerekenler, dört mezhebe göre mukayeseli bir şekilde ele alınarak ayrıntılarıyla açıklanmaktadır. Fıkıh eserlerinde dağınık olarak bulunan bilgilerin derli toplu, açık ve sistematik bir şekilde bir araya getirildiği kitapta, vefat eden bir Müslüman kardeşimize karşı sorumlu olduğumuz gasil, kefenleme, cenaze namazı ve defin gibi vazifelerimizi ne şekilde yerine getirmemiz gerektiği delilleriyle birlikte okurlara takdim edilmiştir.
144.00 ₺ -
-
-
Nefis Kalp ve Ruh
Hayat denince, akla ilk gelen biyolojik hayattır. Ama hayat biyolojik hayattan ibaret değildir. Hayata derinlemesine bakınca karşımıza manevi anlamda nefis, kalp ve ruh çıkar. İnsan, manevi anlamda nefis, kalp, ruh ve henüz adı bile konulmamış pek çok kabiliyetlerle dünyaya gelir. Bir ömür boyu bu kabiliyetleri geliştirir. Ya iyi yönde veya kötü yönde geliştirir. Bu kitap insanın hayat mertebelerine odaklı. Manevi bir bakış açısıyla, Kur’an ve Sünnet ışığı altında hayatın, nefsin, kalbin ve ruhun farklı boyutlarını ele aldı. Hayata ve hayatın mertebelerine manevi bir açıdan bakmak, problemlerin çözümü yolunda atılmış ilk adım olsa gerek.
165.00 ₺ -
Kalbin Hayret Uyandıran Halleri
İnsanın şerefi ve bütün yaratıklara kendisini üstün kılan meziyeti, Allah Teala'nın kudret ve azametini tanımaya ve O'nu bilmeye bağlıdır. Öyle bilme ki, dünyada, dünyanın güzelliği, kemali ve medar-ı iftiharıdır. Öyle marifet ki, âhiretin azığıdır, insanoğlu ancak kalbiyle Allah'ın mârifetine hazırlanabilir. Kalbin dışında herhangi bir azasıyla marifete hazırlanamaz. O halde Allah’ı bilen kalptir... Allah'a yaklaştıran kalptir. Allah için çalışan kalptir. Allah Teâlâ için gayrette bulunan, Allah Teâlâ nezdindeki sırları keşfeden kalptir. Diğer azalar ise kalbin hizmetçi ve bağlılarıdır. Kalbin çalıştırdığı aletlerdir. Efendinin, kölesini çalıştırdığı, çobanın (idareci) raiyesini güttüğü ve sanatçının aletini çalıştırdığı gibi, kalb de diğer azaları çalıştırmaktadır. Yüce Allah nezdinde makbul olan kalptir. Şu şartla ki, Allah’ın gayrısından boş ola. Allah’ın gayrısıyla dolu olduğu zaman da Allah'tan perdelenen ancak kalptir. Kalptir kendisine hitâb edilen. Allah'a yaklaşmakla mutlu...
80.00 ₺ -
-
İslamda Tartışma Adabı
Hayır ve iyiliğe yöneltmesi bakımından insanın övgüye değer her türlü davranışı bize edebi anlatır. Âdâb ise edebin çoğuludur ve dünya insanlarının ve özellikle de Müslümanların bugünlerde ihtiyacını derinden hissettiği bir şuur durumudur. Bu muhtasar eser bizlere bugün bir nefes kadar ihtiyacımız olan âdâbın ne olduğunu yeniden hatırlatma görevini en iyi şekilde üstlenmektedir.
186.48 ₺