-
Dergah ı Mevlana Albümü Asitane
Büyük Nefes Mevlana Hazretlerinin 800. doğum yıldönümünü kutlamaktayız. Yüzyılların bu büyük ruhunun bizim topraklarımızda olması bizim için iftihar vesilesidir. Mevlana hazretlerinin bu topraklarda olmasının bize Allahın bir lütfu olduğunu düşünüyoruz. 800 yıllık zaman dilimi içerisinde attığı tohum yeşermiş, dal budak salmış ve cok güzel meyveler vermiştir. Günümüzde Hazreti Mevlana?ya farklı anlamlar yüklemek isteyenler olabilir. Fakat biz kendisinin sözlerinden biliyoruz ki O´nun bir ayağı İslam?ın üzerinde olup diğer ayağı da bütün dünyayı dolaşmakta, İslam?ın sevgi ve kalp merkezini anlatmaktadır. Bu albüm-eserimiz 800 yıllık dönem içinde Hazreti Mevlana´nın kişisel eşyalarından başlamak üzere bu dönem içinde Mevlana ve Mevlevilik çerçevesinde yapılmış eserleri albüm-kitap şeklinde ele almaktadır.
520.00 ₺ -
Tevîlâtül Kurân Tercümesi 12
Ebû Mansûr el-Mâtürîdî(Ö. M. 944), Ehl-i sünnet kelâmı ile dirayet tefsirinin kurucusu ve Hanefî fıkhının geliştiricisidir. Günümüze ulaşan ilk dirayet tefsirinin müellifidir. İmam Mâtürîdî, Te'vîlât'ında, sahabe, tâbiîn ve tebe-i tâbiîn neslinden intikal eden açıklamaları da nakletmiştir. Böylece, muhtemel anlamları akıl yürüterek belirlemeye çalışmak suretiyle te'vil yöntemini uygulamıştır. Eserde, itikadî mezheplere dair bilgilere yer verildiği gibi, fıkhî mezheplere, özellikle Şafiî fıkhına ilişkin bilgilere de yer verilir. Te'vîlâtü'l Kur'ân Tercümesi, Mâtürîdî'nin günümüze intikal eden en hacimli eseri olup tefsire dair erken devir İslâm düşüncesi ürünlerinin en önemlilerindendir. Kitap, başta tefsir olmak üzere kelâm, mezhepler, fıkıh, usûl-i fıkıh gibi temel İslâmî ilimlerin yanı sıra İslâm dışı din ve mezheplere ilişkin değerli bilgiler de içerir. Eserin tamamı 17 cilt olup, 12. cildini takdirlerinize sunuyoruz.
455.00 ₺ -
Tarihte Müslüman Kadın Müslüman Kadının Tarihi 1
Hz. Peygamber’in ilk vahyi duyurması ile eş zamanlı başlayan Müslüman kadının tarihî yolculuğu, genel hatlarıyla benzer ancak detaylara inildikçe farklılıklar gösteren süreçlerden oluşmaktadır. Kadının dönüşümü, kadın algısı, kadının toplumsal konumu gibi açılardan Müslüman kadının tarihini ortaya koymayı hedefleyen bu kitapta tarihî süreçteki belli başlı zaman kesitleri temel alınarak bölümlendirmeye gidilmiştir. Müslüman kadını doğru tanımak, onun şekillenişine katkıda bulunan İslâm öncesi Arap toplumundaki kadını bilmekten geçer. Bu bağlamda kitapta yer alan “İslâm Öncesi Arap Toplumunda Kadın” başlıklı bölüm, Doç. Dr. Nihal Şahin Utku tarafından kaleme alındı. İlk vahiy ile başlayan ve Hz. Peygamber’in vefatı ile tamamlanan süreçte Müslüman kadının ortaya çıkışı ve toplumsal statüsünün ele alındığı “Hz. Peygamber Döneminde Müslüman Kadın” başlıklı bölüm Doktorant Emine Peköz tarafından kaleme alındı. Dr. Öznur Özdemir, Hz. Peygamber’den sonra Arap toplumunun, nebevî pratikleri yaşamlarının merkezine ne ölçüde aldıklarını ve kadının Hz. Peygamber dönemindeki mevcudiyeti ile benzer ve farklı yanlarını, “Hz. Peygamber Sonrası Arap Toplumunda Müslüman Kadın” başlıklı bölümde inceledi. “Müslüman Türk Devletlerinde Müslüman Kadın” başlıklı bölümün yazarı Doç. Dr. Meryem Gürbüz, Karahanlı, Gazneli ve Hârezmşahlar zamanında kadının konumu, siyasî hayatta oynadığı rol, sosyal, kültürel ve gündelik yaşamdaki yerini inceledi. Prof. Dr. Ayşe Dudu Kuşçu, “Selçuklularda Müslüman Kadın” başlıklı bölümde devlet idaresinde söz sahibi olan Altuncan Hatun, Terken Hatun, Raziye Devlet Hatun, Mahperi Hatun gibi spesifik örnekler üzerinden bu toplum yapısında kadının konumunu aydınlattı. Dr. Öğr. Üyesi Esra Atmaca’ya ait “Memlüklerde Müslüman Kadın” bölümünde, İslâm tarihindeki en büyük Müslüman Türk devletlerinden biri olan Memlük Devleti’nde kadının siyasî, sosyal, ilmî, dinî ve iktisadî hayattaki varlığına dair önemli notlar aktarılarak kadının özellikle toplumsal yaşamdaki rollerine ilişkin kıymetli bilgiler sunuldu. “Osmanlılarda Müslüman Kadın” bölümünün yazarı Doç. Dr. Halide Aslan, kuruluşundan yıkılışına Osmanlı ülkesinde farklı statülerden kadınların gündelik ve sosyal yaşamlarına dair bilgileri paylaştı. Dr. Öğr. Üyesi Safa Demir Sarı, “Modern Zamanlarda Müslüman Kadın” bölümünde, Doğu ile Batı arasında Müslüman kadına bakış üzerinden yaşanan polemiklere eğildi. İslâm ülkelerinde kadın hareketleri ve İslâmî feminizm üzerinde durdu, Müslüman kadınların modern zamanlarda yaptıkları sosyal faaliyetleri, pek çok Müslüman ülke üzerinden tanıttı.
97.50 ₺ -
Siyasette Müslüman Kadın Müslüman Kadının Tarihi 5
Toplumu yönetme alanı olan siyaset, yönetilen olmasının yanında yönetici sıfatıyla da kadının varlığının hissedildiği bir alandır. Kadın-siyaset ilişkisi, İslâm düşüncesi içerisinde her daim tartışılagelmiş bir konudur. İslam dünyasında kadınların siyasete ilgisi dönem şartları çerçevesinde şekillenmiş, siyaset sahasında inişli çıkışlı bir çizgi takip etmiştir. Onlar kimi zaman iktidarda, kimi zaman muhalefette, kimi zaman da yönetimin perde arkasında toplum ve devletin idaresinde söz sahibi olmuşlardır. Bu kitap, kadınların siyasî arenadaki farklı rollerinin ayrı başlıklar altında incelendiği bölümlerden oluşmaktadır. “Sünnî Siyaset Düşüncesinde Kadın” başlıklı bölümde Doç. Dr. Feyza Betül Köse, sünnî düşüncede, hilâfet/devlet başkanlığı, meclis üyeliği, kamu görevleri, seçme hakkı gibi konular çerçevesinde kadının siyasî hayata katılımına yönelik tartışmaları, tarafların argümanları üzerinden değerlendirdi. Dr. Öğr. Üyesi Feyza Doğruyol, “Şiî Siyaset Düşüncesinde Kadın” bölümünde Şîa’nın ilk dönemden itibaren siyasi olaylar olarak kabul ettikleri hadiselerde önemli kadın profiller üzerinden kadın imajı çizdikten sonra hem imamların döneminde kadının yeri hem de tarihsel süreçte Şiîliği benimsemiş bazı devletlerde karşımıza çıkan kadın hükümdarlar üzerinden konuyu işledi. Prof. Dr. Ayşe Dudu Kuşçu’nun kaleme aldığı, “İktidarda Müslüman Kadın”, farklı coğrafyalardaki İslâm devletlerinin kadın yöneticileri ve faaliyetlerini biyografik olarak inceledi. Doç. Dr. Feyza Betül Köse, “Siyasî Muhalif Olarak Müslüman Kadın” bölümünde Mekke yıllarında Müşriklere karşı siyasî muhalefet sergileyen kadınlardan başlayarak yirminci yüzyıl başlarına kadar geçen süre içerisinde kadın muhalefetinin izini sürdü. Doç. Dr. Habibe Kazancıoğlu, telif ettiği “Hilâfet Sarayında Müslüman Kadın” başlığı içerisinde başta halife anne ve eşleri olmak üzere saray kadınlarının yaşantıları; idarî ve siyasî hayat üzerindeki yer ve etkileri, evlilikleri, hayırseverlikleri, güzel ahlak ve faziletlerini ele aldı. Prof. Dr. Esra Yakut’un yazarı olduğu “Türk Siyasî Hayatında Müslüman Kadın” bölümünde 1923-2000 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti Devleti yöneticilerinin, kadının siyasi ve toplumsal hayat içindeki yerini yeniden konumlandırma çabaları, önemli kırılma noktalarına dikkat çekilerek ortaya koyulmaya çalışıldı. “XX. Yüzyıldan Bugüne İslam Ülkelerinde Kadın ve Siyaset” bölümünde Dr. Hilal Livaoğlu Mengüç, her biri nispeten farklı tarihsel ve toplumsal dinamiklere sahip olan Kuzey Afrika, Körfez, Hint alt kıtası bölgelerinde kadın hareketlerinin ve kadının politik temsilinin tarihi seyri ve son yüzyıldaki gelişmelerin Müslüman kadının kamusal alandaki varlığını nasıl şekillendirdiğini ortaya koydu. Dr. Öğr. Üyesi Esra Aslan Turan, “İslâm Dünyasında Kadın Hareketleri” başlıklı yazısında Mısır, İran, Pakistan ve Türkiye gibi toplumların çeşitli tecrübeleri üzerinden Müslüman kadın hareketinin gelişim seyri irdeledi.
97.50 ₺ -
Müslüman Kadının Tarihi Set (5 cilt )
İslâm’ın kadına bakışı ve bu bakışın tarihî süreçteki izdüşümleri, Doğu ve Batı literatüründe üzerinde en çok durulan konulardan biridir. Ancak ortaya çıkan ürünler; savunu, ret, saldırı, kimlik inşası veya öğüt ve nasihat çerçevelerinin dışına çıkamamıştır. Bu bağlamda değerlendirilemeyecek çalışmalar ise genellikle kadın olgusunun hukukî boyutu sınırında kalmıştır. Müslüman kadın imgesi, karşıt fikirlerin çarpıştığı bir zemin olarak kalmış ancak İslâm’ın ilk gününden bugüne “kadın”ın hakikatte ne olduğu üzerinde durulmamıştır. Müslüman Kadının Tarihi, kadın üzerinden yürütülen tüm tartışmaları, ideolojik kaygıları göz ardı ederek “tarihte olan”ı, “olduğu gibi” aktarmak amacıyla hazırlanmıştır. Meseleye bütünsel yaklaşarak ilk vahyin nüzulü noktasından bugüne Müslüman kadının kim olduğunu ortaya koymak, bu serinin ana hedefidir. Müslüman Kadının Tarihi, mevcut tartışmalarda pozisyon almak veya bir cevap üretmek değil; Müslüman kadının tarihîne ilişkin bütüncül ve nesnel bir perspektif sunmak iddiasındadır. Öteden beri kadınlar hakkında fikir beyan edenler, erkekler olmuştur. Farklı yapı ve algıdaki erkeklerin, kadına dair oluşturduğu söylem ve yazılı ürünler, yanılgılar ve belli ölçüde tarafgirlik barındırmaktan uzak kalamamıştır. Müslüman Kadının Tarihi, öncelikli olarak içeriden bir bakışla sahaya yaklaşabilmeleri sebebiyle, ülkemizin farklı üniversitelerinden otuz sekiz kadın bilim insanından oluşan bir yazar kadrosu tarafından kaleme alındı. Tartışmaların nesnesi olarak değerlendirilen kadın, tarihte, coğrafyada, düşüncede, ilimde ve siyasette özne olarak işlendi. Müslüman Kadının Tarihi; Tarihte Müslüman Kadın, Coğrafyada Müslüman Kadın, Düşüncede Kadın, Siyasette Müslüman Kadın ile İlimde Müslüman Kadın başlıklarını taşıyan beş kitaptan oluşmaktadır. Her kitap müstakil olarak hazırlanmış olup birbirinden ayrı temalara ancak kendi içerisinde konu bütünlüğü oluşturacak bir kompozisyona sahiptir. Bölümler, birbirleri ile münasebetleri ve kronolojik öncelik dikkate alınarak yerleştirilmiştir. Çalışmada açık, anlaşılır ve sade bir dil kullanılmasına özen gösterilmiş, genel okur kitlesine ulaşmak hedeflenmiştir. Bu düşünce ile bölüm ve kitapların hacimlerinin belirli sınırda kalmasına dikkat edilmiştir.
487.50 ₺ -
İlimde Müslüman Kadın Müslüman Kadının Tarihi 4
İnsanoğlu var olduğu günden beri bilginin peşinde olmuştur. Bilginin aynı zamanda bir güç olduğu hakikatine de erdiğinde, onu öğrenmek ve öğretmek için bilgiyi sistemli bir halde araştırmaya ve entelektüel boyutta ele almaya çalışmıştır. Bilginin bu yolculuğunda kadınlar etkin bir şekilde gayret sarf etmişlerdir. İslam dünyasında ise kadınlar, İslâm’ın ilk dönemlerinden itibaren bu faaliyetleri sürdürmüşler, toplumsal cinsiyet odaklı baskıları aşan Müslüman kadınlar, ilmî çalışmaların neredeyse tamamında rol almışlardır. İslâm ilim geleneği, Müslüman kadınların, Siyer, Tefsir, Hadis, Tasavvuf, Edebiyat gibi alanların yanında müspet bilimlerde de var olduğu süreçlerden geçmiştir. Müslüman kadınların ilim yolculuklarının ele alındığı bu kitapta, İslâm ilim geleneğindeki belli başlı ilim dalları esas alınarak bölümlendirmeye gidildi. Dr. Öğr. Üyesi Belkıs Özsoy Demiray, “İslâm İlim Geleneğinde Kadın” başlığı altında dinî veya müspet ilimlerde öne çıkmış âlime, öğretmen, talebe ve hayırsever kadınları ve ilmî faaliyetlerini değerlendirdi ve bu konuda dikkate değer örnekler sundu. Doç. Dr. Feyza Betül Köse’nin kaleme aldığı “Siyer ve Kadın” bölümünde, ilk dönemlerde siyerin kaynağı ve râvisi; sonraki dönemlerde talebesi ve müstensihi olarak karşımız çıkan kadınların siyer ilmindeki yeri incelendi. “Tefsir ve Kadın” başlığının yazarı Dr. Öğr. Üyesi Elif Yazıcı, bu ilimde kadınların en aktif oldukları sahâbe ve tâbîûn asrından başlayarak günümüze kadar devam eden süreçte kadınların tefsire yönelik açıklamalara ve verdikleri eserlere dair bir panorama sundu. Doç. Dr. Ayşe Esra Şahyar, “Hadis ve Kadın” bölümünde, sema, kıraat, icazet yoluyla rivayette bulunan, bu ilmin hocası ve talebesi olan kadınlar hakkında kıymetli bilgiler verdi. “Tasavvuf ve Kadın” bölümünde Doç. Dr. Betül Gürer, genelde tüm İslâm coğrafyasındaki özelde ise Anadolu’daki dînî ve ahlakî irfan, buraları imar eden kadın âriflerin ve kadın sûfîlerin izini sürdü. Doç. Dr. Ayşe Hilal Kalkandelen, “Türk İslâm Edebiyatı ve Kadın” adını taşıyan bölümde divan edebiyatında şair, halk edebiyatında ozan ve âşık, Yenileşme Dönemi’nde yine şair ve roman yazarı olarak karşımıza çıkan kadınlara ve edebi eserlerine yer verdi. Doç. Dr. Zehra Gençel Efe, “Tıp ve Kadın” başlığında, Hz. Peygamber döneminden başlayarak hekim, hemşire ve hasta bakıcı olarak tıp alanında hizmet eden kadınlara ve faaliyetlerine değindi. “Müspet İlimler ve Kadın” bölümünde ise Dr. Ülkü Koçak, Müslüman kadınların matematik, astronomi, kimya gibi müspet ilimler alanına sundukları katkıları ortaya koyarken, bu sahada kadın varlığının azımsandığı tespitinde bulunarak bu durumun sebepleri üzerinde durdu.
97.50 ₺ -
Coğrafyada Müslüman Kadın Müslüman Kadının Tarihi 2
Her coğrafya, farklı gerçeklikler taşımakta ve üzerinde yaşayan insana bu gerçeklikleri dayatmaktadır. Yeryüzü şekilleri, iklim, suya ulaşma imkânları gibi türlü etkenler, gündelik yaşamdan sosyal hayata, siyasî algılardan zihin yapısına kadar geniş bir yelpazede çok yönlü farklılıklara neden olmaktadır. Coğrafyada Müslüman Kadın kitabının amacı bu farklılıkları dikkate alarak Müslüman kadının tarihini yaşadığı coğrafyalar temelinde ortaya koymaktır. Bu düşüncelerle kitap, Müslümanların ağırlıklı oldukları coğrafi kesitleri esas almak suretiyle bölümlendirilmiştir. Dr. Öğr. Üyesi Yasemin Barlak tarafından kaleme alınan “Hicâz’da Müslüman Kadın” bölümünde “Müslüman kadın”ın ilk olarak ortaya çıktığı bu coğrafyada onun şekillenişi, Hz. Peygamber döneminden başlayarak kadının toplumsal konumu, toplumun kadına bakışı konuları incelendi. Dr. Öğr. Üyesi Tuba Yıldız’ın kaleminden “Orta Doğu’da Müslüman Kadın” başlıklı bölüm, Orta Doğu coğrafyasında Müslüman kadının sosyal, politik ve kültürel geçmişine ayna tuttu. Dr. Öğr. Üyesi Zehra Gözütok Tamdoğan’a ait “Kuzey Afrika’da Müslüman Kadın” başlıklı bölümde İslâm’ın bu topraklarda yayılmasından başlayarak yirminci yüzyılı içine alan süre içerisinde kadının toplumsal kimliği geniş bir perspektiften ele alındı. Dr. Fatma Merve Çınar Müslümanların İber Yarımadası’ndaki sekiz yüzyılı aşan varlıkları süresince, politik çalkantılar, yıkımlar, kaybedilen topraklar, bölgenin sık sık maruz kaldığı isyan ve işgallere rağmen, bünyesinde barındırdığı farklılıklarla gelişen ve çeşitlenen Endülüs medeniyetinde kadının konumunu “Endülüs’te Müslüman Kadın” başlığı altında irdeledi. Dr. Nagehan Vurgun, “Orta Asya’da Müslüman Kadın” bölümünde Cengiz Han dönemine kısa bir atıfta bulunmasının ardından bölgenin İslâmlaşmasından başlayarak yirminci yüzyıla kadar Orta Asya Müslüman kadınının devlet ve toplumsal hayat içerisindeki görünürlüğüne değindi. Dr. Öğr. Üyesi Nilüfer Ateş’in yazarı olduğu “Anadolu’da Müslüman Kadın” bölümünde Anadolu coğrafyasında Malazgirt Zaferi sonrasından Osmanlı Devleti’nin modernleşme dönemine kadar geçen tarihî süreçte Müslüman kadının toplumsal konumu çeşitli yönleriyle incelendi. İslâmlaşmaya Osmanlının bu topraklara uzanmasıyla başlayan Balkanlarda on beşinci yüzyıldan Dayton Barış Antlaşması sonrasına kadar kadının sosyal konumu Doç. Dr. Cemile Tekin tarafından “Balkanlarda Müslüman Kadın” başlığı altında ele alındı. Dr. Öğr. Üyesi Gülşen Yağır Ahmetoğlu, “Güney Asya’da Müslüman Kadın” başlığı altında bu geniş coğrafyadaki Müslüman kadınların toplumdaki rolleri ve statüleri, cinsiyet eşitsizlikleri, kültürel, ekonomik ve sosyal alanlarda karşılaştıkları sorunlar ve bu sorunlarla nasıl mücadele ettiklerini değerlendi.
97.50 ₺ -
Farklı Bilim Dallarından Kurana Bakış
İnsanları düşünmeye, araştırmaya, gözlem ve deney yapmaya yönlendiren Kur’an, bünyesinde hazır çözümleri barındıran bir bilgi küpü değil, kendisinden çözüm üretilen bir bilgi kaynağıdır. Bu itibarla nazil olduğu günden itibaren çeşitli ilim dalları açısından sürekli araştırılmakta ve her bir ayetinin dikkat çektiği konular üzerinde kafa yorulmaktadır. Örneğin bir fakih, Kur’an’ın ahkâm ayetlerini tefsir ederken; kelâm alanında uzmanlaşmış bir ilim adamı ise Kur’an’ın itikadî ayetlerine ağırlık vermektedir. Benzer şekilde bir sûfî, filozof, filolog, tarihçi, fen veya sosyal bilimlerin herhangi bir branşı ile ilgilenen ilim adamı da aynı yolu izleyerek kendi zaviyesinden Kur’an’ı yorumlamaya çalışmaktadır. Elinizdeki bu eser, tefsir, hadis, fıkıh, İslâm tarihi, kelâm, tasavvuf, İslâm felsefesi, ahlâk, din eğitimi, din psikolojisi, din sosyolojisi ve evrenbilim (kozmoloji) gibi on iki bilim dalında Kur’an’ın bu bilimler açısından değerini ve o bilimlere sunduğu katkıyı gündem yapmaktadır.
195.00 ₺ -
Delilleriyle İslâm İlmihâli
İslâm dini Allâh tarafından ilk peygamber Hz. Âdem’den (a.s.) başlayarak son peygamber Hz. Muhammed’e (s.a.v.) kadar insanları Allâh Teâlâ’nın yarattığı fıtrat üzerine ve O’na kulluktan ayrılmadan yaşayabilmeleri için vahiy yoluyla gönderdiği kutsal dindir. Bu din son haliyle Hz. Peygamber vasıtasıyla insanların hidayeti için gönderilmiş, iman, ibâdet, günlük hayat ve ahlaki boyutlarıyla yaşanmıştır. Hz. Peygamber’den emaneti devralan sahabe tevatür yoluyla tebei tabiin nesline taşımış, tebei tabiin neslinde mezhep kuran müçtehit imamlar yetişmiştir. Bunlar içinde ehli sünnet mezhepleri olan Hanefî, Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelî mezhebi imamları Hz. Ömer, Hz. Ali, Hz. Aişe, İbn Mes’ud ve İbn Abbas gibi ilimce sahabenin ileri gelenlerinden sahih yolla fıkhî hükümleri öğrenmişler, bunları öğrencilerine yazdırarak sonraki nesillere nakletmişlerdir. Sonraki dönemlerde halkın dinî hükümleri kolay öğrenmesi için sade ve muhtasar ilmihâl (ilm-i hâl) türü eserler telif edilmiştir. İlmihâl Müslümanın bulunduğu hâle ait olan şer’î hükmü bilmesidir. Buna göre mükellef kadın-erkek, genç-yaşlı, evli-bekâr, zengin-fakir, sağlıklı-hasta, mukim-yolcu, satıcı-müşteri vb. hâllerden her hangi birinde bulunduğunda o duruma ait hükmü bilmesi ilmihali ifade eder. İlmihâller genellikle sahih kaynaklar olarak ibâdetlere dair güvenilir hükümler içermenin yanında itikad, ahlak ve günlük yaşayışa ait bilgiler de ihtiva eder. Günümüzde bu tür telifler yaygın olarak devam etmektedir. Bu eser de bu yola eklenmiş küçük bir parça olma arzusunun ürünüdür. Elinizdeki çalışma Hanefi ağırlıklı olmak üzere dört mezhebi esas alan bir ilmihal olarak hazırlanmıştır. Günümüz bilgi ihtiyacı dikkate alınarak görüşler delillerle ve hikmet nevinden izahlarla da desteklenmiştir.
182.00 ₺ -
Somuncu Baba’nın Kırk Hadis Şerhi
Dinimizin ikinci kaynağı olan hadisler Kur’an’ı anlayıp hayata geçirmemiz için bizlere rehberlik etmektedir. Bu önemli misyon tarihin her döneminde müminler tarafından hakkıyla anlaşılmış, Allah Rasûlünün buyrukları öğrenilmeye ve bunlarla hayat tanzim edilmeye gayret edilmiştir. Ülkemizin tasavvuf büyüklerinden Somuncu Baba da aynı yolu izleyerek Allah Rasûlünün sözlerinden bir seçki oluşturarak kırk hadisi bir araya getirmiş ve her birini özlü bir şekilde açıklamıştır. Böylece insanları bilgiyle buluşturmak yanında diğer ilimler gibi tasavvufun da ikinci dayanağının hadisler olduğunu göstermiştir. Elinizdeki eser onun veciz açıklamalarını genişletmeyi, Rasûlün buyruklarının daha iyi anlaşılmasına katkı sağlamayı hedefleyen mütevazı bir çalışmadır.
169.00 ₺ -
Somuncu Baba Hamîdî Velî'nin Tasavvufa Dair Üç Risâlesi
Somuncu Baba diye tanınan ve irfan dünyamızın önde gelen dinamiklerinden biri olan Hamîd-i Velî Hazretleri, insanların gönüllerine dokunan, istikamet üzere yaşamalarına vesile olan ve manevî evlatlarıyla hâlâ hizmet etmeyi sürdüren bir Allah dostudur. Onun bir diğer hizmeti de tutmuş olduğu yolun ölçülerini Kur’an ve sünnet ışığında ortaya koyduğu üç risalesidir. Bu kitap onun bizlere emanet ettiği bu çalışmaları tanıtmakta ve mesajlarını günümüz insanına aktarmaktadır. Risalelerin Arapçalarını bir arada sunan bölümüyle de bu büyük insanı ülkemiz dışındaki geniş kitlelere tanıtmakta ve böylece tasavvufun merkezinde Kur’an ve sünnet olduğunu göstermektedir.
175.50 ₺ -
Sahih Hadis Bulunmayan Konular
Müminler için dinin iki temel kaynağı vardır. Bunlar: Allah'ın kitabı Kur'an ile bu kitabı insanlığa açıklayan Hz. Peygamber'in hadisleridir. Kur'an mütevatir olarak geldiğinden dolayı Allah katından indiği haliyle bizlere ulaştığında şüphe yoktur. Bu nedenle, birisi bir ayet okuduğunda hiç kimsenin aklına onun Allah buyruğu olup olmadığıyla ilgili şüphe gelmez. Hadislere gelince, mevcut hadis kitapları ile diğer klasik kaynaklarda yer alan tüm rivayetlerin Allah Rasûlü'nden geldiğine inanmak mümkün değildir. Münekkid hadis bilginleri bu bağlamda bizler için büyük bir hizmet gerçekleştirmişlerdir. Bazen toplu listeler yaparak bazen de ele aldıkları mevzunun gereği olarak sahih hadis bulunmayan bir konuya değinmişlerdir. Günümüzde kendini geliştirme endişesi taşıyan veya insanlara İslâm adına bir şeyler sunma sevdalısı olan her mümin, geçmiş bilginlerin bu çabalarından yararlanmak durumundadır. Zira sahih hadislere dayanarak inanmak ve konuşmak son derece önemlidir. Elinizdeki çalışma, geçmiş bilginlerin söz konusu çabalarını bir arada sunmaktadır. Bu nedenle her kitaplıkta bulunmayı hak etmektedir.
104.00 ₺ -
Peygamberimizin Liyakata Verdiği Önem
Allah tüm zamanlar ve mekanlar için Hz. Muhammed’i mutlak lider ve rehber olarak Müslümanların önüne koymaktadır. Nitekim Kur’an’da farklı surelere dağılmış olan yedi sayfa tutarındaki ayetler bu hususa vurgu yapmaktadır. Allah’ın buyruklarını başının tacı yapan Müslümana düşen görev de Hz. Muhammed’in hayatına odaklanmak ve oradan hayat prensipleri edinmektir. Bunlardan biri de Rasûlullah’ın görevlendirmelerde nasıl bir yöntem takip ettiğidir. Elinizdeki kitap Allah Rasûlü’nün bu yönünü ele almakta ve günümüz Müslümanlarına ihmal ettikleri önemli bir konuyu hatırlatmaktadır.
97.50 ₺ -
Peygamberimiz ve Arkadaşlarının Hayatında Şaka
Allah Hz. Muhammed’i, tüm zamanları ve mekanları kuşatacak şekilde insanlığın önüne “mutlak rehber” olarak koymaktadır. Bu ise onun hayatının her bir yanını değerli kılmakta dolayısıyla öğrenilmelerini gerektirmektedir. Çünkü bu sayede Müslüman, peygamberini kendisine daha bilinçli bir şekilde örnek alabilecektir. İşte elinizdeki kitap, Allah Rasûlünün çok ele alınmamış bir yönünü bir başka ifa-deyle şakanın hayatında nasıl bir yer tuttuğunu sizlere sunmaktadır. Böylece Son Elçiyi daha iyi tanımamıza, daha fazla sevmemize ve daha içten örnek almamıza hizmet etmektedir.
91.00 ₺ -
Hadisçiler ve Çelişki
Farklı alanlarda pek çok kitap telif eden ansiklopedik yazarların eserlerinin önemli bir kısmında, konuların hakkıyla ele alınmaması, çelişkilerin bulunması oldukça rastlanan bir durumdur. Özellikle hadis alanında öne çıkmış ve ahlak alanında da onlarca eser yazmış müelliflerin kitaplarına baktığımızda buna daha fazla şahit oluruz. Çalışmalarının bir bölümünde hadis ilminin kuralları, rivayetlerin değerlendirilmesinde gözetilmesi gereken prensipler gibi temel hususları zikreden ve bunları uygulayan müelliflerin, başka çalışmalarında farklı bir yaklaşımla okuyucunun karşısına çıktıkları, zikrettikleri ya da uyguladıkları kaideleri kendilerinin terk ettiği görülür. Yaklaşım açısından iki gruptaki eserler değerlendirildiğinde, yazarlarının aynılığı dışında, neredeyse hiçbir benzerlik arz etmedikleri müşahede edilir. Bazen öyle olur ki, "Aynı isimde iki farklı müellifle mi karşı karşıyayız?" şüphesi bile zihinlerde uyanabilir. Elinizdeki çalışmada söz konusu tabloyu belirginleştirmek ve bunun nedenleri üzerinde durmak için iki ansiklopedik müellifin hadisçiliği ele alınmaktadır. Sünen-i Kubrâ yazarı olan ve Şâfiî mezhebinin dayandığı delilleri kaleme alan kişi olarak bilinen Beyhakî ile mevzu hadis uzmanlığı dendiğinde öne çıkan ilk isim olan İbnu'l-Cevzî, eserlerinde sergiledikleri farklı yaklaşımlarıyla okuyucuya sunulmakta, rivayetleri bazı yerlerde birtakım kriterlerle tahlile tabi tutarken başka yerlerde bu kriterleri uygulamayarak çelişkiye düştükleri gösterilmektedir. İbnu'l-Cevzî'nin Beyhakî'nin rivayet ettiği 260 hadisi mevzu saymış olması ise çelişkinin ötesinde, eleştirenle eleştirilenin birlikteliğine dönüşmektedir. Ele aldığı konu itibarıyla klasik eser okumalarında farklı bir pencere açacağı ümit edilen bu kitap, zengin içeriğiyle ilahiyat alanında çalışanlara önemli bilgiler sunmaktadır.
227.50 ₺ -
Hadis İlminin İncelikleri
Ashab “Yaşayan Kur’an” Hz. Peygamber’i bizzat gördüğünden ona bakarak “Kitab”ın nasıl hayata geçirileceğini anlıyor ayrıca onun açıklamalarıyla bilgileniyor, anlayamadıkları yerler olduğunda da yine ona soruyorlardı. Ancak Allah Rasûlünün vefatıyla birlikte “canlı örneklik” sonlanmış oldu. Bu noktada sahabe devreye girerek onun sözlerini ve uygulamalarını tâbiîne aktardı. Bu aktarım kuşaklar boyunca devam ederken oluşan hadis ilmi süreç içinde kemâle erip sistemleşti. Böylece bizler söz konusu ilmin usûlü, tarihi ve edebiyatı vesilesiyle rivayetleri her açıdan tahlil edebilme imkanına kavuştuk. Elinizdeki “bilgi küpü” çalışma bu alanda sizlere dikkat çekici malumat sunarken araştırma azminizi de coşturmak istemektedir.
175.50 ₺ -
Vahyin İzinde
Kur’an-ı Kerim’i daha yakından tanıtmak ve verilen mesajı hakkıyla aktarabilmeyi hedeflediğimiz bu kitap, ortaokul ve lise müfredatına göre hazırlanmıştır. Aynı zamanda ilahi kitabımızı yakından tanımak isteyen her yaştan Müslümanın da başucu kitabı olma özelliği taşımaktadır. Kitap; Kur’an’ın özellikle ne demek istediğini, Arapça dışındaki bir dille sağlıklı biçimde aktarmayı mümkün kılacak bir yöntemle okuyucuyla buluşturuyor. Kur’an-ı Kerim’de yer alan, en sık okunan sureler ve duaların Arapça metinleri, mealleri, esmaü’l-hüsnalar, menkıbeler, kıssalar, hadis-i şerifler, Kur’an’da adı geçen bitki ve hayvanlar gibi bir çok konunun detaylı şekilde ele alındığı bu kitap, başta öğrenciler sonrasında Kur’an-ı Kerim’i merak eden herkes için ufuk açıcı niteliğe sahiptir. Kitapta her dua ve sure ile ilgili hazırlanan soru-cevap, ne anladım bölümleri, açık uçlu ve test sorularının çeşitliliği ile edindiğiniz bilgileri pekiştirme imkanı bulabilirsiniz. Vahyin İzinde kitabını dilerseniz ders kitabı, dilerseniz yarışma kitabı şeklinde kullanabilirsiniz. İlahi mesajı sağlam temelle açık, anlaşılır, kalıcı bir şekilde zihninize ve kalbinize aktarmayı hedefliyoruz. Öğrencilerin ve sizlerin içerik ve şekilsel olarak çok seveceği bu eseri kütüphanenize kazandırmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.
227.50 ₺ -
Sana Emanet - Sorularla 40 Derste Peygamberimizin Hayatı
Gümüş Kalemler yazar ekibi tarafından hazırlanan, Sorularla 40 Derste Peygamberimizin Hayatı kitabı, genç neslimize güzellikler ve iyiliklerle dolu bir hayatın anahtarı olan güzel ahlakı hem teorik yönü hem de yaşanmış örnekleriyle tanıtmayı amaçlıyor. Kitapta yer alan her konu başlığının sonuna gençlerin okuduklarını anlama ve yorumlama becerilerini geliştirecek, okuduklarından sonuç çıkarmalarını ve mukayese yapmalarını sağlayacak nitelikte beş soru hazırlanmıştır.
52.00 ₺ -
Sana Emanet - Sorularla 40 Derste Hadis
Sorularla 40 Konu 40 Hadis kitabı ortaokul öğrencilerimizin, Peygamberimizin güzel ahlakını ve öğütlerini öğrenme çabalarına katkı sağlamak amacıyla hazırlandı. Kitabımızda Peygamberimizin hadislerinden kırk konu başlığı seçildi. Bu hadisler kısa ve öz olarak anlatılmaya çalışıldı. Her konunun sonuna beşer soru eklenerek öğrencilerimizin okudukları metinleri daha iyi anlamaları hedeflendi. Her konunun başına ezberlemek isteyenler için o konuyla ilgili bir hadisin Arapça metni ve Türkçe anlamı eklendi. Başlıkların sonuna ise kısa dua örnekleri konuldu. Ekip çalışmasının ürünü olan kitabımızın Peygamberimizin hadislerinin doğru anlaşılmasına katkı sağlamasını diliyoruz.
97.50 ₺ -
Sana Emanet - Sorularla 40 Derste Ahlak
Gümüş Kalemler yazar ekibi tarafından hazırlanan Sorularla 40 Derste Ahlak kitabı, genç neslimize güzellikler ve iyiliklerle dolu bir hayatın anahtarı olan güzel ahlakı hem teorik yönü hem de yaşanmış örnekleriyle tanıtmayı amaçlıyor. Kitabın dilinin son derece anlaşılır olmasına dikkat edildi. Kitapta yer alan her konu başlığının sonuna gençlerin okuduklarını anlama ve yorumlama becerilerini geliştirecek, okuduklarından sonuç çıkarmalarını ve mukayese yapmalarını sağlayacak nitelikte
117.00 ₺ -
Ailemizle 52 Derste Sahabe
Ailemizle 52 Derste Sahabe kitabı Peygamberimizin (a.s.) ailesini, dostlarını ve arkadaşlarını genç neslimize tanıtmayı amaçlamaktadır. Sevgili Peygamberimizin (a.s.) terbiyesiyle yetişen bu güzide insanlar Müslümanlar için birer rehberdir. Yaşamları, kişilikleri ve güzel ahlaklarıyla örnek olan her sahabiden alınacak türlü türlü dersler vardır. Kur’an’ın indirilişine şahitlik eden ve onun mesajlarıyla ilk kez muhatap olan sahabiler İslam’ın hayata geçirilmesinde ve sonraki nesillere aktarılmasında bir köprü vazifesi görmüşlerdir. Bu güzel insanları tanımak ve örnek almak günümüz Müslümanlarının bir vazifesidir. Kitabın aileler ve gençlerimiz için faydalı olması temennisiyle…
195.00 ₺ -
Ailemizle 52 Derste Örnek Şahsiyetler
Ailemizle 52 Derste Örnek Şahsiyetler kitabı son yüz elli yılda başta Türkiye olmak üzere İslam dünyasında Müslümanların hayatına ve düşüncelerine etki eden örnek şahsiyetleri konu edinmektedir. Bu kitap örnek şahsiyetlerin hayatına, ahlakî kişiliklerine ve fikir dünyalarına açılan bir pencere olarak görülebilir. İnsanların inanç, kimlik ve ahlak krizine girdiği zor dönemlerde öne çıkan, uyuyanları uyandırmak ve ümitsizliğe düşenlere umut aşılamak için fikirleri ve yaşamlarıyla ilham kaynağı olan şahsiyetleri tanımak bizim için bir vefa borcudur. Onlar bizim ve gelecek nesiller için geçmişten geleceğe uzanan birer köprü olmuşlardır. Onlar Müslümanca düşünme ve Müslümanca yaşama konusunda bize örnek alınacak bir miras bırakmışlardır. Elbette hiçbiri hatadan müstağni değildir. Ancak insan ve tarih şahittir ki bu güzel insanlar, güzel bir hayat yaşamış, güzel işler yapmış, arkalarında güzel eserler bırakmış ve bize de güzel bir hayat yaşama yolunda güzel örnekler sunmuşlardır. Hepsini rahmet ve minnetle anıyoruz.
201.50 ₺ -
Kuranı Kerimin İcazı Tefsiri
Evrendeki düzen ve ahenk Allah’ın varlığını gösteren delillerdendir. Nasıl ki bir harf kâtipsiz, bir iğne ustasız değilse uçsuz bucaksız şu kâinat da sahipsiz değildir. Mükemmel sıfatları olan Allah Teâlâ bu evreni, cemâl ve kemâlini görmek ve göstermek için yokluktan varlık sahnesine çıkarmış, bilinçli varlıkların kendisini bilmesini, kendisine îmân ve itaat etmesini dilemiştir. Fakat iki asırdan fazla bir süredir materyalizm, pozitivizm, komünizm, evrim gibi felsefî akım ve düşünceler îmâna büyük bir zarar vermiştir. Bunun sonucu olarak ahlâkî bozulma baş göstermiş; siyasî, sosyal ve ekonomik bağımsızlık yitirilmiştir. Bundan kurtulmanın yegâne çaresi hakikî îmâna ve gerektirdiği hayat tarzına geri dönmek; böylece meydan okuma gücünü tekrar elde etmektir. Maalesef günümüz Müslümanlarının îmâna bakışları çarpık, anlayışları bulanık, onunla ilişkileri soğuk ve bağları kopuktur. Dolayısıyla Müslümanlar, îmânlarını Allah’ın irade ettiği gibi yaşamamaktadırlar. Böyleleri için îmân, soyut ve aklî bir bilgidir. Hâlbuki onlar, îmânın hayat tarzına dönüşmesi gerektiğini unutmaktadırlar. Diğer taraftan beşerî ideolojiler insanın ruhunu maddeye hapsetmiştir. Ruhsuzlaşan insan ölçü tanımaz hale gelmiştir. İşte, namaz insanın doyumsuz isteklerini frenlemekte; mü’mine bir kimlik edindirmekte; bu kimliği sürekli tahkim etmekte; kişiyi namaz vakitleri arasında kalan hayatında da Allah’a verdiği sözü tutup ahdine riayet eder hale getirmekte; vahiy ile inşa etmektedir. Kişi, namaz sayesinde insanileşmekte; kendisi gibi olana, nefse ve Şeytân’a kulluktan korunmaktadır. Namaz ona gerçek hürriyeti bahşetmektedir. Bu kitabın bize öğrettiği şudur: Îmân ve namazın biri olmadan diğerinin hayat bulması neredeyse mümkün görünmemektedir. Zira kalpte bulunan salt bilgiye îmân denilememektedir. Kalpte olduğu varsayılan îmân, kişinin namazı ikâmesi ile kuvvetlenmektedir. Îmân, namaz ikâme edilmeden kendi haline bırakılırsa zamanla zayıflayabilmekte hatta son raddede yok olabilmektedir.
260.00 ₺ -
40 Hadis ve Şerhi
Hz. Muhammed (s.a.v)’e kırk yaşında nübüvvetin gelmesi, Müslümanların sayısı kırka tamamlanınca açıktan tebliğe başlanması, ayrıca İslâm hukukunda malın kırkta birinin zekât olarak verilmesi Müslüman geleneğinde kırk rakamının önemli bir yer tuttuğuna işaret sayılabilmektedir. Yine “Ümmetimin dinî işlerine dair kırk hadis derleyen kimseyi Allah-u Teâlâ fakihler ve âlimler topluluğu arasında diriltir.” mealindeki bir hadisten dolayı “kırk hadis” ifadesi, çeşitli konulara dair kırk hadisi ihtiva eden eserlerin ortak adı olarak kullanılmıştır. Üstad M. Ali es-Sâbûnî’nin “kırk hadis” üzerine yazdığı bu değerli eseri; Mekke-i Mükerreme’deki Şeriât Fakültesi, Arapça ve İslamî İlimler dalında eğitim gören öğrencilere verilen dersler ve konferansların birleştirilmesiyle ortaya çıkmış, Resûlullah (s.a.v)’in “cevâmiü’l-kelim” olarak nitelendirilen özlü sözlerindeki etkileyici, edebî tarza ve belagatin eşsiz hikmetlerine tanıklık etmek üzere onun sözlerinden seçilen ve bu kitabın muhteviyatını oluşturan hadisler, söz sanatları ve anlam güzelliğiyle belirginleşmiş özlü sözlerdir. Bu hadisler; edebî güzelliklerin, eşsiz ve parıldayan bir üslubun, beyan ilminin sırlarının toplandığı bir hikmet yurdudur.
169.00 ₺ -
Tefsir ve Hadiste İsrailiyyat
Müslüman alimler, dış kültürlerden İslamî kaynaklara girmiş rivayetleri ve kıssaları, çoğunluğu Yahudi menşeli olduğu için "İsrailiyyat" diye isimlendirirler. Bu tür hâricî bilgilerin daha ziyade bulunduğu yerler "rivayet tefsirleri"dir. Bu tefsirlerin sahipleri, özellikle kâinât ve önceki peygamberlerin kıssalarının geçtiği ayetleri açıklamak için bunlara oldukça yer vermişlerdir. Aktarımlarında seçmeci davrandıklarını söylemek ise çok zordur. Bu alıntılar içinde İslam'ın ruhuyla bağdaşmayan, onun temel prensipleriyle çelişen, peygamberlerin konumlarını küçülten, bugünkü bilimsel gerçeklere aykırılık arz eden pek çok şey bulunmaktadır. Bunlar İslam ümmetinin Kur'ân'ı anlamada bir takım yanlışlara düşmesine, aslı olmayan hurafelere gerçekmiş gibi inanmasına sebebiyet vermiştir. Dolayısıyla bu alıntılarla, bunların geçtiği eserlere dikkat çekilmesi ve müelliflerinin büyük bilginler olmasına aldanarak eserlerinde zikrettikleri her bir şeye inanılmaması gerekmektedir. Hadis kitaplarına gelince, tefsir kitapları kadar olmasa da, böylesi şeyleri onlar da ihtiva etmektedir. Elinizdeki çalışma İsrailiyyat'ın İslâmî kültüre sızma sürecini, kısımlarını, müminlerin akidesi üzerindeki zararlarını,bunları nakleden raviler ile tefsir kitaplarını örneklerle açıklamakta, bu tür rivayetlere karşı genel bir bakış açısı kazandırmaktadır.
162.50 ₺ -
Tasavvuf Kültüründe Hadis
Tarih boyunca tasavvuf çevrelerinde, yaygın biçimde Peygamberimiz'in hadisi olarak kullanılıp meşhur olan nice sözden, özellikle tasavvuf kökenli olanlarının, Peygamberimiz'e ait olup olmadıklarını inceleyen bu eser, bir çok problemi Hadis Usulü ölçülerine göre irdelemekte ve sonuçta, iki ilim arasında gerçekleşen işbirliği ve yardımlaşma ile Tasavvufun, Hadis İlimleri açısından değerlendirmesini ve sağlam delillerle yürütülmesini amaçlamaktadır.
227.50 ₺