-
Kütübi Sittenin Hadis Alma Kriterleri
Kütüb-i Sitte'nin meşhur imamları kimdir? Bu meşhur imamların hadisleri toplama süreci nasıl gerçekleşmiştir? Elinizdeki eser bu soruların cevabını bulmaya çalışmaktadır. Yazar, muhaddislerin çalışma metotlarını, dönemin şartları münasebetiyle hadis araştırmalarının nasıl bir süreçten geçtiğini, nasıl tetkik edildiğini detaylarıyla göstermektedir. Ayrıca yazar, okuyucunun kendisini bizzat o araştırmanın içerisine çeken bir eser ortaya koymaktadır.
266.40 ₺ -
İslamda Tarih Bilim ve Medeniyet
Hamdolsun ki İslam, tarihimizi ve medeniyetimizi şereflendirmiş olup aynı zamanda şekillendirmiştir. Bizler ise bu sürecin mirasçıları olmakla müşerrefiz. M. Yusuf Ozan Avcı Unutulmamalıdır ki Allah Rasûlü (s.a.v.) bir insan olması hasebiyle bir çocuktur, bir eştir, bir babadır, bir komşudur, bir komutandır, bir liderdir; özetle her insanının pek çok konuda kendisiyle ortaklık ve benzerlik kurabileceği özellikleri hâiz bir beşerdir. Prof. Dr. Adem Apak Yapılması gereken herhalde tarihin hazırladığı ve sunduğu ortamdan yerli yerince ve doğru bir şekilde yararlanabilmektir. Zira değişen sadece aktörlerdir, aslında tarihi kurallar değişmemektedir. Prof. Dr. Ahmet Turan Yüksel Bakışlara böyle bir derinlik yerleştiğinde ise, artık “İslâm dünyası var mı gerçekten?” sorusunun ne kadar fuzuli olduğu da ortaya çıkar. Çünkü vardır ve orada dipdiri durmaktadır. Taha Kılınç Ancak bu şekilde biz de ihtiyaç duyduğumuz milli bilim müesseselerini kurabilir ve bilim insanlarımızı yetiştirebiliriz. Hakeza özgün bir sanat da önce özgün değerler inşa edebilmekle mümkündür. Dr. Öğr. Üyesi Muhammed İkbal Alp Şayet ümmetimizin, ülkemizin söz sahibi olmasını istiyorsak her birimiz bu ideale önce inanmalıyız, sonra da bu ideal için fedakârlık yapmalıyız. Hem maddi hem manevi. Prof. Dr. Talip Alp Davetçi, davet ettiği esasları, şahsında temsil ettiği ölçüde başarılı olabilir. Abdülaziz Kıranşal Biz, inancın ve düşüncelerin temel değerlerinin şekillendirdiği eşya ve düzen istiyoruz. Eşya ve düzenin şekillendirdiği inanç ve düşünce değil! Seyfettin Huca Benim kuşağımın devraldığı ve devretmeye çalıştığı dünya bu. Beğeniyorsanız devam edin, yoksa kalkın ve değiştirin. Süleyman Gündüz Bizim artık siyer ve hadis kitaplarını, Sahâbe hakkında bize bilgiler veren tarih ve tabakat eserlerini sadece birer tarih kitabı olarak okumaktan vazgeçip, bugünümüzü ve yarınımızı anlatan kaynaklar olarak okumalı. Muhammed Emin Yıldırım
168.00 ₺ -
-
Dost Mevlana
1930’lu yıllarda Prof. Dr. Feridun Nâfiz Bey Mevlevîlikle ilgili bir yayın projesi planlar: Hazreti Mevlânâ’nın Mecâlis-i Seb‘a ve Mektûbât isimli eserleriyle Sultan Veled’in Divan’ı tahkik edilerek basılacaktır. Üsküdar Mevlevîhanesi’nin son postnişi Ahmed Remzi Akyürek’in destek verdiği bu projenin etrafında cereyan eden hadiseler, bu kitaptaki mektupların ana eksenini oluşturmaktadır. Mektuplarda kitap, kütüphane ve yayıncılıkla ilgili olarak Türkiye’de 1930’lu yılların panoramasını görmek mümkündür. Bununla birlikte tîli konular içinde de çok kıymetli malzeme bulunmaktadır. Çünkü mektupların yazarı olan Ahmed Remzi Efendi, örnek kişiliği, tecrübesi, birikimi, geniş görüşlülüğü, yardımseverliği, güçlü şairliği ve nüktedanlığı ile sevilip sayılan ve daima aranan bir zattır. Çevresinde ilim, edebiyat ve sanat dünyasının birçok değerli mensubu da bulunmaktadır. Dolayısıyla elinizdeki eser, Mevlevîlik tarihi ve adabı kadar yakın dönem kültür, sanat ve edebiyat tarihimiz açısından da hayli önemli bilgileri içermektedir. Bu mektuplarda Mevlevîlik tarihini ve adabını, yakın dönem kültür, sanat ve edebiyat tarihimizin farklı veçhelerini, idealist insanların, inançları, değerleri ve memleket sevgisi uğruna, güçlükler, hatta imkânsızlıklar içerisinde nasıl özveriyle çalıştıklarını okuyacaksınız.
244.30 ₺ -
Esmaül Hüsna Şerhi El MaksAdül Esma fî Şerhi
smaül Hüsna Şerhi, İmam-ı Gazâlî’nin önemli kitaplarından biridir. Eserde Allah Teâlâ’nın güzel isimleri sadece sözlük anlamlarıyla açıklanmıyor, aynı zamanda onların inanç, mana ve hikmet yönleri de ele alınıyor. Allah’ın isimleri arasındaki anlam farklılıkları, kavramsal detaylar ve bu isimlerin sıfatlarla ilişkisi izah ediliyor. İmam-ı Gazâlî, üç bölümden oluşan kitabının ilk bölümünde “isim” konusunda ayrıntılı bir açıklama yaparak ilk önce zihinleri hazırlıyor. İkinci bölümde Allah’ın doksan dokuz ismini tek tek izah edip diğer isimler hakkında da bilgiler veriyor. Üçüncü ve son bölümde ise ilave ve tamamlayıcı nitelikte olan birtakım meselelere değiniyor. Esmaül Hüsna Şerhi, Allah’ı isimleriyle tanıyıp O’nun marifetine ermek isteyenler için önemli ipuçları içeren kıymetli bir eserdir.
174.00 ₺ -
Dualar ve Zikirler Karton Kapak
Peygamberimizin hayâtı, yaşanan her ânı dualarla dokumanın mümkün ve hatta elzem olduğunu gösteren tarihi bir vesika olarak önümüzde durmakta... O "dua ibâdetin özüdür” diye tenbih eder ümmetine. Elinizdeki dualar demeti merhum müellifin sevenlerine tavsiyesi mahiyetindedir. Abdest alırken dua, eve girerken dua, yola çıkarken dua... Kandil gecelerinde dualar. Bollukta dua, darlıkta dua... Gündüzlerin meşakkati dualarla aşılacak, geceler zikirlerle aydınlanacak.
219.00 ₺ -
İrşadül Müminin ve İrşadül Gafilin
"İrşadü'l Müminîn ve İkâzü'l Gâfilîn" adlı eser, Müslümanları dini görevlerine karşı uyanık olmaya teşvik eden ve gafletten sakındıran önemli bir İslami kaynaktır. Kitap, iman, ibadetler ve ahlaki değerler gibi konuları ele alarak, okuyuculara Kur'an-ı Kerim ve Hadis-i Şerifler ışığında rehberlik etmeyi amaçlamaktadır. Yazar, sade ve anlaşılır bir dille, okuyucuların dini sorumluluklarını yerine getirmeleri için gerekli bilgileri sunmaktadır. Bu eser, vaizler, imamlar ve dini eğitim veren kurumlar için değerli bir başvuru kaynağıdır. Ayrıca, bireysel olarak dini bilgilerini artırmak isteyen okuyucular için de faydalı bir rehber niteliğindedir. Kitap, okuyucuların dini bilinçlerini artırarak, daha bilinçli ve sorumlu bireyler olmalarına katkı sağlamaktadır.
345.60 ₺ -
İtikadda Sağlam Yol
Dinî ilimlerin en üstünü tevhid ilmidir. Zira insan bu ilimle kendisinin en özel sıfatlarını bildiği gibi yine bu ilimle Rabbi hakkında ve aynı şekilde nebîleri ve resulleri hakkında vâcip, mümkün ve müstahîl olanları bilmektedir. Dolayısıyla bu ilim bozulduğu takdirde insanın dindarlığı bozulur, Allah’a olan yolculuğunda ve Resûlullah’a tabi olmasında sendeler. Bu sebeple âlimler bu ilmi “usûluddin ilmi” olarak isimlendirmişlerdir. Zira dinin tamamı bu ilim üzerine bina edilmektedir. Bu kadar önemli olmasından dolayı Ehl-i Sünnet âlimleri bu ilme dair faydalı kitaplar telif etmişlerdir. Bu kitaplardan istifade edecek olanların durumlarının değişkenliğine göre de tasnif yöntemlerini çeşitlendirip uzun, orta ve kısa eserler vermişlerdir. Bu kısa eserlerden biri de seleften sayılabilecek olan el-Habîb Muhammed b. Sâlim bin Hafîz’in yazdığı ve içerisine bu ilme başlamak isteyenler için tevhid meselelerinin özünü koyduğu eseridir.
200.00 ₺ -
40 Öncü 1
Onlar, sadece bir topluluğun değil, bir davanın öncüleri… Zorlukların gölgesinde, belirsizliğin tam ortasında, yalnızca imanla yürüyenler… İslam’ın henüz görünür bir zafer kazanmadığı, gücün değil teslimiyetin belirleyici olduğu bir dönemde, bu yolda ilk adımları atanlar… Elinizdeki kitap, 40 Öncü serisinin ilk halkası olarak, sahabelerin sahabeleri diyebileceğimiz bu yüce şahsiyetlerden ilk 11’ini anlatıyor. Peygamber Efendimizin (sav) en yakınında duran, İslam davasına canıyla, malıyla, sadakatiyle sahip çıkan bu isimler, sadece birer tarihi figür değil; bugün de hayatımıza ışık tutan örnek şahsiyetlerdir. Bekir Develi ve Muhammed Yazıcı’nın samimi sohbetlerinden doğan bu eser, sizi Asr-ı Saadet’in en zor ama en anlamlı günlerine götürüyor. İlk olmalarının getirdiği çetin imtihanlar, sabırları, fedakârlıkları ve adanmışlıklarıyla bu çelik müminler, bugün de yaşanmışlıklarıyla gönüllere dokunmaya devam ediyor. İlklerin izini sürmeye, gerçek öncülerle tanışmaya hazır mısınız?
156.00 ₺ -
Esmai Şerife Manzümeleri
Mâlûmunuz vechile; Allâh-u Teâlẩ'nın Yüce Zât'ına âit çok güzel ve ziyâde şerefli birçok ism-i şerifleri, âyet-i kerîme ve hadîs-i şeriflerde sâbit olup özellikle bunlardan doksan dokuz ism-i şerîf vardır ki "Sünen-i Tirmizî"de Ebû Hureyre (Radıyallâbu Té'ala Anb)dan rivâyet edilen: "Şüphesiz Allâh-u Te'âlâ'nın doksan dokuz; yüzden bir eksik ismi vardır, onları ihsâ eden cennete girer." (et-Tirmizi, es-Sünen, ed-Dé avât:83, rakam:3507, 51530-531) hadîs-i şerîfınde bunları ezberleyip sayanın cennete gireceği vaad edilmiştir. İşte bu müjdeye nâil olmak için ulemå ve meşâyih hazarâtından bâzısı doksan dokuz Esmâ-i Şerife'yi her bir ism-i şerîfin muhtevâsına uygun duâlarlamezcettikleri şürler ve manzûmeler ile tertîb etmişlerdir. Elbette böyle yapmalarının, ezberlemenin kolaylaşması, kalbin huzur bulması ve duânın kabûlünün çabuk olması gibi bâzı sırları ve hikmetleri bulunmaktadır. Nitekim ulemânın beyânı vechile: "Beytler okunarak yapılan duâ müstecâb (ve süratle kabûle şâyân)dır." (Abdullâh el-'Ayyâşi, er-Ribleil-Âyyåşiyye,1/63; et-Te'âricî, Izhâru'l-kemâl fi seb'ati ricâl, 1/42) Biz bu risâlemizde sizlere Esmâ-i Şerîfe manzûmeleri hakkında yüce velilerden üç tânesinin inşâd buyurmuş oldukları ebyât-ı şerîfeyi naklettik ve her bir beytin akabinde o beytin havâssını (özel faydalarını); kaç kere tekrar edilirse hangi faydaların hâsıl olacağını zikrettik. Bu üç manzûmenin birincisi evliyânın kutbu ve sekaleynin (ins-ü cinnin)ğavsı es-Seyyid Abdülkädir-i Geylânî (Kuddise Sirrubû)ya âittir. İkincisi; Ezher vâizlerinden olan Şemsüddîn Ebû Abdillâh Muhammed İbnü Ahmed ed-Dimyâtî (v. 921 / 1515) (Kuddise Sirrubü) Hazretleri'ne âit olan manzûmedir. Nitekim kendisi "Manzümetüd-Dimyâtiyye" diye meşhûr olan bir esmâ-i hüsnâ nazmetmişir ki asıl adı "Kasidetün fi't-tevessül bi Esmâillâhi'l-Hüsnå" şeklindedir. Üçüncüsü ise; Halvetiyye meşâyihının büyüklerinden ve Malikî mezhebinin fukahâsının önde gelenlerinden Ahmed İbnü Muhammed ed-Derdîr el-Mâliki el-Adevî el-Halvetî (Kuddise Sirrubû) Hazretleri'ne âittir. Allâh-u Te'âlâ cümlemize bu manzûme-i şerîfeleri okuyup, mânâlarını tefekkür ederek ve onlarda bulunan güzel ahlâk ile tehalluk ederek havâss-ı şerîflerinden âzamî derecede istifâdeyi nasib-ü müyesser eylesin. Âmîn!
285.00 ₺ -
Müslümanın Gönül Dünyası
Yunus Emre Hazretleri rûhânî terennümleri ile, Mevlânâ Hazretleri irfan dolu Mesnevî’si ile, Şâh-ı Nakşibend Hazretleri hikmet derinliği ve kalplere mâneviyat nakşeden irşâdıyla, Aziz Mahmud Hüdâyî Hazretleri de, hiçliğin asâletli bir numûnesi olması ve halkından sultânına kadar herkesi mâneviyatla yoğuran terbiye üslûbuyla, İslâm ahlâkını yaşayan ve yaşatan rahmet insanlarını yetiştirmişlerdir. Tarih boyu, cennet vatanımız en büyük buhranlardan işte böyle güzîde insanlar sayesinde selâmete erebilmiştir.
620.50 ₺ -
Mecelle Kaidelerini Anlamak
Külli Kaideler, fıkıh alanı ile ilgilenen her bir fakihin ya da bu alana ilgi duyarak kendini yetiştirmek isteyen her talib-i ilmin anlayıp özümsemesi gereken genel fıkıh ilkeleridir. Bu kaidelerden habersiz olarak fıkıh ile meşgul olmak, devasa bir fıkıh malzemesini ayrı ayrı anlamak ve kavramak için ömür tüketmekten farksızdır. BU nedenle tarih boyunca bütün fakihler, kaidelere ayrı bir özen göstermiş ve kaidelerle ilgili olarak “Şayet bu kaideler olmasaydı fıkhi hükümler zahiri itibarıyla birbiriyle çelişik gibi görünen, usul ve ilkeden yoksun, karmaşık fikirler yumağı haline gelirdi.” Demişlerdir. Haddizatında çok kıymetli olan bu kaideler bütün bu kıymet ve değerlerine rağmen içlerinde bazı istisnaları da barındırırlar. Dolayısıyla kaideler fıkıh üretimi için bir düstur ve ölçüt olarak olmak gibi önemli bir fonksiyon icra ederler. Ancak bu kaideler fakihler için bir nass veya orijinal metin değildirler. Bu çalışmada her bir kaidenin, bizzat kapsamından hareketle olabildiğince net ve anlaşılır Türkçe karşılıkları verilmeye çalışılmıştır. Kaidenin kapsamı net olarak ifade edildikten sonra varsa istisnalarına da yer verilmiştir.
108.00 ₺ -
Muhyiddin İbnül Arabi Müdafaası
İslâm düşüncesinde en çok tartışılan isimlerin başında, hiç şüphesiz Endülüslü sûfî Muhyiddîn İbnü’l-Arabî (ö. 638/1240) gelir. Zira o, fikirleriyle yeni bir çığır açmış, geride bıraktığı külliyat düzeyindeki eserleriyle de ilmî bir canlılık başlatmıştır. Görüşleri sadece tasavvufta değil, kelâm ve felsefede de büyük yankı uyandırmış, bu alanlara ait terminolojileri âdeta yeniden şekillendirerek yorumlamıştır. İbnü’l-Arabî’nin gelenekte takipçileri olduğu kadar, ona çok sayıda eleştiri yöneltenler de olmuştur. Hatta bu eleştiriler bazen tekfir boyutuna kadar ulaşmıştır. İşte bu faaliyetler bir “İbnü’l-Arabî müdafaa geleneği” oluşmasına sebebiyet vermiştir. Bu bağlamda yazdığı eserler içerisinde İbnü’l-Arabî’yi kısaca savunan âlimler olduğu gibi, onu müdafaa adına Arapça, Farsça ve Osmanlıca çok sayıda müstakil eser yazanlar da olmuştur. Bu çalışmalar Osmanlı son dönem âlimleri tarafından da devam ettirilmiştir. Bu bağlamda biz, bu müdafaa geleneği içerisinde yer alan Çerkeşşeyhîzâde Seyyid Mehmed Tevfîk Efendi’nin (1893 veya 1901) Levâyihu’l-Kudsiyye ve Hocazâde Ahmed Hilmî’nin (ö. 1914) Mir’ât-ı Hazret-i Muhyiddîn-i İbn-i Arabî Kuddise Sirruhü’s-Sâmî adlı Osmanlıca risalelerini günümüz Türkçesi ve tıpkıbasım olarak hazırladık. Bu sayede İbnü’l-Arabî hakkında kelâm, tasavvuf ve felsefe gibi alanlara bir katkı sağlamayı hedefledik.
156.00 ₺ -
Ebediyet Yolculuğu
Kur’ân ve Sünnet ikliminde, ölümün tefekkürüyle aydınlanmamış bir hayat, karanlık bir musîbet gecesinden farksızdır. Ebedî saâdet güneşi; ilâhî beyanlar ışığında bir ömür sürüp müsterih bir vicdanla âhirete intikâl etmesini bilenlerin ufuklarından doğar. Ecel rüzgârıyla savrulan ömür harmanında Hak’tan gâfil olanlara ise, ne arkalarında bıraktıkları dünya ağlar, ne de karşılarına dikilen âhiret tebessüm eder!..
511.00 ₺ -
Akaidin Temel İlkeleri
el-Akidetü'r-Rükniyye: Müteahhirûn dönemi Mâtürîdî geleneğinin önemli temsilcilerinden biri olan Ebû Muhammed Rükneddîn Ubeydullah b. Muhammed b. Abdilazîz es-Semerkandî (ö.701/1301) akâid/kelâm, fıkıh, fıkıh usûlü, tasavvuf ve tefsir alanında eserler vermiş, kendi döneminin önde gelen şahsiyetlerinden biridir. Onun akâid alanında telif ettiği önemli eserlerinden biri olan “Akîdetü’r Rükniyye fî şerhi lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah” adlı eser, akâidden kelâma geçişte kullanılabilecek önemli ders kitaplarından biridir. Eser, temelde bir akâid eseri olmasına rağmen önemli meselelerde ortaya konulan iddiaların temellendirilmesinde kelâm ilminin yöntemlerine başvurmaktadır. Bu sebeple eser, akâid ilminden sonra eğitimine başlanılan kelâm ilmi için bir ön hazırlık görevi görmektedir. Bu eseri önemli kılan hususlardan birisi de Semerkandî’nin medresede ders veren bir âlim olmasıdır. Zira bu durum eserin sistematik bir ders kitabı niteliğinde hazırlanmasına vesile olmuştur. Eser aynı zamanda Mâtürîdî geleneğinin geniş ve kapsamlı akâid eserlerinden biridir. Eserin muhtevası; ilâhiyyât, nübüvvet ve sem‘iyyât olmak üzere temelde üç bölümden oluşmaktadır. Her bölüm ise kendi içinde “fasıl” şeklindeki konu başlıkları ile birbirinden ayrılmaktadır. Bir akâid eseri olması hasebiyle eserde âyet-i kerime ve hadislere sıklıkla başvurulmuş, bazı konularda doğrudan nasslarla delillendirme yapılmıştır. Eserin yayına hazırlanması sırasında genel okur kitlesi ile lisans düzeyindeki ilahiyat öğrencilerinin daha iyi istifade edebilmesi için metne çok sayıda açıklamalı dipnot eklenmiştir. Ayrıca tercümeyi, Arapça aslıyla karşılaştırma imkanı sunmak adına kitapta Arapça metne de yer verilmiştir.
227.50 ₺ -
Mümin Müminin Aynasıdır
Bu eser iki risale içermektedir. Eserdeki her iki risale de iki ayrı hadisin şerhidir. Birincisi Efendimiz (s.a.v.)'in: “Mü'min Mü'minin aynasıdır.” hadîs-i şerifinin şerhidir. Müellif hazretleri hadîs-i şerifi kendisinden önce ele alan iki alime atıf yapmış, sonra kendisine ait külli bir bakış açısıyla hadîs-i şerifi şerh etmiştir. İkinci risalede ise tabiri caizse “Kelamın kibarı, kibarın kelamıdır.” deyiminin haklılığını ortaya koymuş ve aslında iki büyük hadis âliminin tahkiki ile lafzının ve senedinin hadis olarak kabul edilmediği bir metin üzerinde çalışmıştır. Mâna denizinden incilerin nasıl toplandığını, hadîs-i şerifi mânen tashih ederek ortaya koymuştur. Zü'l-cenâhayn bir âlim olan hazretin hem ilmî hem de tasavvufî bütünlüğe sahip olduğu her iki risaleden anlaşılmaktadır. Bu yönüyle bütün fikrin lüzumunun ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğu her iki risalede görülecektir.
156.00 ₺ -
Saliha Hanımlar
Bu kitapta Hz. Havva validemizden başlanarak yakın döneme kadar olan süreçte yaşamış bazı saliha hanımlardan bahsediliyor. Onlar kuvvetli imanları, takva ve ibadetleriyle mümine hanımlara, genç nesillere örnek oldular. Çağları aştılar, insanlığa iz bıraktılar. Allah yolunda gönülden hizmetleri ve güzel ahlâklarıyla asırlardır unutulmadılar. Kimi kucağında peygamber büyüttü. Kimi Allah’ın elçisine zevce oldu. Kimi Allah Resûlü’nü gördü ve sahabilik faziletine ulaştı. Bazısı da sonraki asırlarda İslâm’ı en kalbî duygularla, tasavvufi neşveyle yaşadı. Sufi hanımlardan oldu. Güzel kulluğu ve ihlâsıyla gıpta edildi. Hz. Havva validemizden Hz. Meryem’e, Hz. Hatice ve Hz. Âişe annelerimizden Hz. Fâtıma annemize, Râbia el-Adeviyye’den bazı valide sultanlara ve Nene Hatun’a kadar birçok saliha hanımın ibretlik hikâyesine bu kitapta şahitlik edeceksiniz…
196.00 ₺ -
Yeme İçme Adabı
12. yüzyılın büyük İslâm âlimi İmam Gazâlî’nin (rah.), kaleme aldığı eserlerle yalnızca yaşadığı dönemde değil, hemen her asırda derin izler bırakan fakih ve mutasavvıf bir âlimdir. Bu değerli eserlerin arasında öyle bir kitap vardır ki fıkıh, ahlâk ve tasavvuf konularında, yazıldığı günden şimdiye dek İslâm âleminde derin saygı ve kabul görmüştür. Serinin 11. kitabı olan Yeme İçme Âdabı; yemekten önce dikkat edilecek edeplerden davete icabet etmenin önemine kadar pek çok konuyu kaynak ve delilleriyle açıklıyor.
126.00 ₺ -
İslam Kültüründe Müzik Ses ve Mimari
İslam Kültüründe Müzik, Ses ve Mimari, İslam dünyasında, kültüründe ve sanatında bir tasarım ilkesi olarak sesin merkezi öneminin daha iyi kavranabilmesi için, şimdiye dek birbirleriyle ilişkilendirilmemiş disiplinleri ve düşünce pratiklerini bir araya getiriyor. Şiirden tasarıma, halk müziğinden peyzaj mimarisine, ritüellerden şehir planlamasına, ses performanslarından coğrafyaya uzanarak, İslam dünyasında ses ve mekân ilişkisinin çok yönlü bir tasvirini oluşturmayı amaçlayan eser, İslami çalışmaları etno-müzikoloji, antropoloji, sanat tarihi ve mimarlıkla bir araya getiren çarpıcı ve disiplinlerarası perspektifiyle, tarihsel ve çağdaş üretimlere yönelik yepyeni kapılar açıyor. Geçmişten günümüze ses ve mekân arasındaki etkileşimlerin, görsel ve işitsel imgelerin bir aradalığının onları üreten, deneyimleyen ve dönüştüren insanlar açısından taşıdıkları anlamları araştırıyor.
384.30 ₺ -
İslam Ahlak Düşüncesi Sözlüğü
Literatürde Menâhicü’l-ahlâki’s-seniyye fî mebâhici’l-ahlâki’s-sünniyye özgün adıyla bilinen İslâm Ahlâk Düşüncesi Sözlüğü, girişte ifade edildiğine göre, ahlâklanmaya yönelik gayreti en üst derecede ortaya çıkaran, Muhammedî ahlâkı ve sûfiyyenin büyüklerinin vasıflarını içeren, sünnete dair kitaplarda dağınık hâlde bulunan ahlâk delillerini toplayan ve böylece meseleyi bilen sağlam tabiatlı kimselerin ahlâklanmasını sağlayan bir eserdir. Muhammedî ahlâkın incilerini ve ilâhî ahlâkla ahlâklanmaya sevk eden sünnet-i seniyyeye dair eserlerin ve haberlerin nurlarını da ihtiva ettiğini bildiren bu eser, kendi güzelliğini “gerdanlığın ortasındaki mücevher”e benzetmekte, her iki dünyada kazanmak isteyenler için eşsiz faydaları barındırdığını da belirtmektedir. Tüm bu iddiasıyla birlikte eser, klasik yazarların görüşlerinin özünü, kendi dönemindeki fikirlerin hâsılasını, ayrıca ârif ve sûfî imamların tavsiyelerinin kaymağını ve pek çok muhakkik filozofun da hikmetlerini kapsadığını da ifade etmektedir.
699.30 ₺ -
Şerhu Şerhi Adabil Bahs Vel Münazara
Hicri 11. Asrın sonları, 12. Asrın başlarında yaşamış olan büyük mutasavvıf İsmail Hakkı Bursevî (kuddise sırruhû) tefsir, fıkıh, hadis, tasavvuf, kelam, Arap dili-edebiyatı ve muhtelif alanlarda olmak üzere 100’den fazla eser vermiş büyük bir âlimdir. Eserlerinden birisi de Taşköprîzâde’nin Osmanlı medreselerinde ibtida seviyesindeki talebeler için uzun yıllar ders kitabı olarak okutulan Risâle fî İlmi Âdâbi’l-Bahs ve’l-Münâzara adlı muhtasar eserine yazmış olduğu şerhin üzerine yazdığı kitabıdır. Taşköprîzâde ise, kelâm, fıkıh, tefsir, ahlâk, mantık, biyografi, Arap dili ve edebiyatı, ilimler tarihi, tıp gibi değişik alanlarda çeşitli kitaplar yanında otuza yakın risâle telif etmiştir. Taşköprîzâde, Risâle fî İlmi Âdâbi’l-Bahs ve’l-Münâzara adlı kendi risalesine yine kendisi şerh yazmış ve İsmail Hakkı Bursevî (kuddise sırruhû) da bu şerhe daha geniş bir şerh yazmıştır. İsmail Hakkı Bursevî, risâlenin giriş bölümüne klasik şerh geleneğinden biraz farklı olarak çok geniş yer vermiştir. Ders kitabı olma özelliğinden ziyade, mütalaa edilme hüviyetine sahip bir eser ortaya koymuştur. Risâledeki münazara ilmi ile ilgili ıstılahları çok güzel bir üslup ile açıklamıştır. Konuya dair getirdiği misallerle şerhi zenginleştirmiştir. Tahkikte takip edilen metod: 1) Mukaddime bölümünde müellifler hakkında bilgiler verildi. 2) Taşköprîzâde metni beş farklı yazma nüshadan mukabele edildi. 3) Metin tam bir şekilde harekelendi. 4) Okuyucuya kolaylık olması için Taşköprîzâde metin ve şerhi İsmail Hakkı Bursevî şerhinden ayrı olarak kitabın baş tarafına konuldu. 5) İsmâil Hakkı Bursevî şerhi üç farklı yazma nüshadan mukabele edildi. 6) Konunun daha iyi anlaşılması için diğer şerhlerden de istifade edilerek dipnotlarla zenginleştirildi. 7) Ayet-i kerîmelerin sure ve numaraları, hadîs-i şerîflerin de tahriçleri yapıldı. 8) Manası kapalı olan kelimeler ve önemli görülen ıstılahlar açıklandı. 9) Tarafımızdan başlıklandırmalar yapıldı. Şerhte referans alınan diğer kaynaklara mümkün mertebe müracaat edildi.
245.00 ₺ -
Sabır ve Vefa Timsali Hz Zeyneb
Yüreklere Dokunacak Tılsımlı Bir Aşk Hikayesi Bir tarafta Allah'ın Son Elçisi’nin "Kızlarımın en hayırlısıdır." diye vasfettiği can paresi Hz. Zeyneb... Diğer tarafta nezaketi, anlayışı, cömertliği ve şefkatiyle Hz. Hatice'nin gönlüne taht kuran şair gönüllü yeğeni Ebu'l As... Bu iki mümtaz şahsiyetin muhabbetinden neşet eden bağın gurur, iman, vahiy, ayrılık, hasret ile sınanması... Vahyin "Onları kâfirlere geri göndermeyin!" (Mümtehine Suresi: 10) emriyle ayırdığı bu muhabbetin, yine vahyin ışığında tekrar bir araya gelmesinin zorlu ve çileli hikâyesi... Mekke'nin muannid gururunun verdiği ayrılık kör düğümlerinin, ilahi sevgisinin feyziyle çözülmesi ve hasretin bitmesi... Hz. Zeyneb'in ve Ebu'l As'ın hayatlarının ve muhabbetlerinin ayrıntılarında, bugünün insanlarının da alacağı çok mesajlar var. Kendisi de şair tabiatlı, kaleminden nur damlayan sevgili kardeşim Nurdan Damla'nın bütün bunları destansı ve şiirsel bir lisan ile kaleme aldığı bu eser, gerçekleri romansı bir lezzette aktarmış. Okuyan herkes, bu eserin satırları arasında dolaşırken kendi yüreğine de dokunan bir tılsım, bir haz, bir hatıra yakalayacaktır. Mehmet Ali BULUT Bir yanda Resul kızı, öte yanda şirke batmış bir koca. Aşk var orada, ümit var. Dua, sabır ve gözyaşı var. "Asi olsa da As, bekle!" demiş kızına babası. Hidayetin muştusunu mutsuz yarınlara sarmalayıp "Ah mine'l aşk!" muskasını iliştirip anne yadigârı gerdanlığına, hazin geceleri nur sabahlara kundak eder Zeyneb. Kitabı okuduğunuzda Peygamber’in gözdesi Zeyneb'in hicranını vicdan ocağında gözyaşları ile yakacaksınız. Aşk olsun çile çiçeklerine... Sinan YAĞMUR
280.00 ₺ -
Hafıza Teknikleriyle Elifba
"Sizin en hayırlınız, Kur'an'ı öğrenen ve öğretendir." (Hadis-i Şerif) Kur'an-ı Kerim, nice hazineleri içinde bulunduran engin bir deniz gibi. O denizlere açılabilmenin basamakları var elbette. Şimdi o basamaklardan ilkini “onu okumayı öğrenmeyi isteyerek” aştın. Şimdi sırada ikinci basamak var: Kur'an harflerini okumak. Onun da zor olmadığını sayfaları çevirdikçe göreceksin. Elindeki elifba kitabı, ikinci basamağı kolayca aşmana yardımcı olmak için "Hafıza Teknikleri" kullanılarak hazırlandı. Kitapta öğrenmeyi kolaylaştıracak karikatürler, karikatürler içine gizlenmiş harfler ve onları bulmana yardımcı olacak Meraklı Mercek var. Meraklı Mercek ile önce resmi tanıyacak, sonra gizlenen harfi göreceksin. Harflerin içine gizlendiği nesnelerle kuracağın bağ ile o harfi öğrenmen kolaylaşacak. Evet, bu işin çoğunu hallettin zaten. Ardından daha iyi öğrenebilmen için bulmacalar karşına çıkacak. “Hafıza Teknikleri”yle hazırlanan kitap, öğrenmeyi kolaylaştıran Meraklı Mercek, pekiştirici bulmacalar, etkinlikler… Kısacası heyecanlı ve eğlenceli bir eğitim seni bekliyor.
175.00 ₺ -
Hadis İlminde Cerh ve Tadil
Cerh ve tadîl, hadis usûlü içerisinde sened ilmi açısından çok önemli bir bilim dalıdır ve kendisine has terminolojisi vardır. Hem mütekaddim hem de müteahhir hadis âlimleri bu sahada nadide eserler telif etmişlerdir. Subkî, Sehâvî ve Zehebî hiç kuşkusuz bu sahada eser veren imamlardan birkaçıdır. Yukarıda isimlerini saydığımız müelliflerin konuya dair risâlelerini bir araya getirerek bir kitap altında toplayan Ebû Gudde, titiz bir tahkik ve her bir risaleye bir mukaddime yazarak kitabın değerini daha da artırmıştır. Ey okuyucu, Allah Rasûlü sallallahü aleyhi ve sellem'i anlamada önemli kilometre taşlarından biri olan cerh ve tadîl konusunda zihnindeki soru işaretlerini giderecek şeyin ta kendisi işte bu kitaptır. İstifade etmeye bakasın.
253.08 ₺ -
Kuranı Kerim Meali Ve Türkçe Okunuşu Üçlü 373
Elmalı'lı M.Hamdi Yazır Mealli Kuran'ı Kerim ve Yüce Meali Kur'ân-ı Kerim Hafız Osman Hattına sâdık kalınarak Sayfa Tutar, Berkenar, Secavendli, Med'li ve Kasır'lı olarak hazırlanmıştır.
355.20 ₺ -
Sufilerin El Kitabı Ketebe
Tam ismi Ahmed b. Acîbe el-Hasenî olan yazar, zâhirî ilimlerde edindiği kariyeri zirvedeyken İbn Atâullah el-İskenderî’nin Hikem adlı eserinden o denli müteessir olur ki tasavvufî yolculuğuna başlar. Tasavvufî eğitimi sırasında, şehir çarşısında ya da cami önünde dilenmek, sokaklardaki çöpleri süpürmek gibi hayli ağır vazifeleri yerine getirir ve yıllar süren zorlu seyahatlere çıkar. Bu seyahatlerinde İbn Acîbe, İbnü’l-Arabî, İbnü’l-Fâriz, Şüşterî gibi bazı sufilerin bir kısım eserlerine şerhler kaleme alır. Seyrü sülûkunu tamamlamış, kâmil bir şeyh olarak birçok müride yol gösteren İbn Acîbe 1809’da vefat eder. Yazmaya hiç ara vermemiş bir sufi olan İbn Acîbe, elinizdeki bu eserde tasavvuf terminolojisindeki, hâllere, makamlara ve bazı özel nitelikteki kullanımlara tahsis edilmiş yüz kırk üç terimi ele alıyor. Sufilerin kendi aralarında kullandıkları, eserlerinde çoğu kez açıklama ihtiyacı hissetmeden yer verdikleri terimleri, özlü, vurucu ve iç bütünlüğe sahip bir üslupla açıklıyor yazar. Bu eserin, kullanışlı, özlü ve özellikle hemen her terimde uyguladığı ve manevi mertebe açısından üç insan tipini (avam, havas, hâssatü’l-havas: sıradan mümin, manevi seçkin, seçkinlerin seçkinleri) kuşatan yaklaşımı nedeniyle özgün bir el kitabı olduğuna kuşku yok.
160.30 ₺ -
Kurucu Düşünürleri ve Meseleleriyle Kelam
Mezhepler konusunda klasik dönemde yapılan çalışmalarda göze çarpan en önemli unsur fırkaların tanıtımı ve görüşlerin aktarımındaki tarafgir tutumdur. Bu durumun birçok sebebi vardır; en önemlilerinden biri, müellifin bir mezhebe aidiyeti ve düşünce dünyasının oluşumunda mezhepsel unsurların etkili olmasıdır. Bu sebeple müellif kendi bulunduğu düzlemi esas kabul ederek diğer dinî yapıları eleştiriye tâbi tutar. Fahreddin Râzî’nin Türkçede ilk kez basılan er-Riyâzu’l-Mûnika fi Ârâi Ehli’l-İlm isimli eseri mezhepler hakkında yazılmasına rağmen tarafsız bir tutum sergilemektedir. Tahkik metodunun kullanıldığı bu eserde Râzî, mezhepler hakkındaki tarihî bilgileri ve mezhep teorisyenlerinin görüşlerini bazen salt aktarımla, bazen de kendinden önce yazılmış eserlerdeki yanlış anlaşılmaları düzelterek sunmaktadır. Günümüze eksik bir şekilde ulaşmış olmasına rağmen Râzî’nin bu eseri hem kelâm hem de mezhepler tarihi açısından önemli bilgileri ihtiva etmektedir.
349.30 ₺ -
Sünnetin Değeri ve Bağlayıcılığı
İslâm'ın Kur'an'dan sonraki ikinci temel kaynağının sünnet olduğu konusunda şüphe yoktur. Ancak geçmişten günümüze sünnetin dindeki yeri konusunda çeşitli itirazlar gündeme gelmiştir. Özellikle XIX. yüzyılda Mısır ve Hind Altkıtası'nda sünnet aleyhtarlığının yoğunluk kazandığı görülür. Sünnet karşıtlığının bu bölgelerde yoğunlaşmasında, modernizm cereyanları yanında müsteşriklerin de rolü bulunduğu anlaşılmaktadır. Bölgedeki İslâm âlimleri sünnet çevresinde oluşan bu iddia ve itira ...
146.25 ₺