-
Günümüz Fıkıh Meseleleri
Her devirde ilmî, iktisâdî, sosyal ve kültürel alanlarda ibadete ve muamelata ait yeni meseleler ortaya çıkmış ve ilim adamlarını meşgul etmiştir. Bu meselelerin ortak özellikleri yeni olmaları, insanların günlük yaşantılarını ilgilendirmeleri, çözümlerinin bulunmamaları, zor anlaşılmaları ve doğru analiz edilmelerinin önünde bazı engellere sahip olmalarıdır. Yeni meselelerin çözümsüz bırakılması İslam’ın evrenselliği ve İslam fıkhının esnekliği ilkesine aykırı görüldüğü için üzerlerinde çalışma yapılması ihmal edilmemiştir. Bu sebeple her devirde bu problemlere çözümler üretecek fıkıh melekesine sahip, ufku geniş, insanların örflerini bilen, dünyayı tanıyan ve takip eden aynı zamanda fetva tecrübesi olan uzman kişilere ihtiyaç bulunmaktadır. Bu kişilerin özellikle “usul-u fıkıh/hüküm çıkarma yöntemi” ve “makasıdu’ş-şeria/maslahat eksenli hüküm üretme” ilmini iyi bilmeleri gerekir. Çünkü bu ilimler, müçtehide içtihadında güvenli bir yol izlemesini temin eden pusula mesabesindedir. Devletler, vakıflar ve dernekler bu vasıflara haiz ilim adamı yetiştirmeyi mutlaka gündemlerine almalılar ve bunu gerçekleştirecek bütçeyi ayırmanın çok mühim bir vazife olduğunu bilmeliler. Bunu ihmal etmek İslam dünyasında şerrin çoğalmasına, problem çözmek yerine çok derin yaralar açan grupların türemesine sebep olabilir.
442.00 ₺ -
Hadis Günlüğü
Hadis Günlüğü adı, geçmişi hicrî üçüncü asra kadar uzanan ve klasik hadis edebiyatı arasında belli bir yeri olan Amelü’l-yevm ve’l-leyle’den mülhem konulmuştur. Amelü’l-yevm ve’l-leyle, Rasûl-i Ekrem’in günlük ibadet, dua ve zikirleri ile bu konudaki tavsiye ve tatbikatını ihtiva eden bir hadis kitabı türüdür. Elinizdeki Hadis Günlüğü, altmış beş konu başlığı altında yorum ve açıklamalarıyla birlikte iman, ibadet, ahlâk ve hukuk konularına ilişkin hadisler yanında, hadis ilmiyle ilgili bazı teknik meselelere temas etmektedir. Günlük hayatın akışına uygun olarak fert ve toplumu doğrudan ilgilendiren hadislerden bir demet sunan bu eser, hadis ve sünnetin günümüz dünyasına taşınması anlamında Amelü’l-yevm ve’l-leyle geleneğini kısmen de olsa ihya edebilir ise, hedefini gerçekleştirmiş olacaktır.
260.00 ₺ -
Hayırlısı Budur
Yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim'de hayırlı, daha hayırlı olduğu bildirilen kavram, nesne, söylem, eylem vb. değerlerle ilgili 30 küsur âyet-i celîlenin bilgilenme amacı, tebliğe ve sohbete vesile olması niyetiyle yapılmış yorumlarından oluşmaktadır.Bu içeriğiyle kitabın, Kur’an kültürümüze ve hikmet algımıza mütevâzi bir katkıda bulunması hedeflenmiştir.
169.00 ₺ -
İslamda Evlilik Ve Mahremiyetleri
İnsanları yaratan onları şer'i dairede kutsal kılan Allah'a sonsuz hamd-u senalar olsun. İnsanlara sözlü ve fiili yaşamıyla örnek olan onlara saadet yollarını gösteren Resûlullah'a salat-u selam olsun. Sayın Okuyucularımız Müslüman olarak tüm dünyayı sarmış olan ahlaksızlık çamuruna bulaşmaktan kendimizi korumak zorundayız. Bunun için dinimizi öğrenmeli gerek ferdi gerekse sosyal hayatımızda islam' ın koyduğu hükümlerin incelik ve hikmetlerini bilmeliyiz. Hele Müslüman Kadınlarımız çok dikkatli olmak zorundadır. Çünkü İslam düşmanları tüm zehirli fikir oklarını islam Kadını üzerine yöneltmiş nifak tohumlarını serpmek için fırsat kollamaktadır. Bilinen müşahede edilen bir gerçektir ki sapık eylemlere itici görevini bir sermaye olan kadınların üstlendiği bu zamanda kadın hiçbir devirde düşmediği aşağı bir duruma düşmüş bulunuyor. Biz Müslüman olarak kendimizi kadınlarımızı çocuklarımızı 20. asrın ahlaksızlıklarından vahşetinden uzak tutmak muhafaza etmek zorundayız. Çünkü dinen bununla mükellefiz. İşte bu yüzden okuyucularına faydalı olmayı esas gaye edinen yayınevimiz olarak kadını evlilik münasebetlerini cinsel meseleleri ve islam'ın kadın-erkek için toplum münasebetlerinde koyduğu hükümleri anlatan bu eseri hazırlattık. Çalışmak bizden teşvik sizden başarı ise ancak Allah'tandır.
270.00 ₺ -
Dürretül Vaizin Kelime Manalı ve Geniş İzahlı Tercümesi
OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SÜZÜLEN BİR HİKMET HAZİNESİ: DÜRRETÜ’N-NÂSIHÎN İslam âlimlerinin asırlardır vaaz ve irşad meclislerinde başucu kitabı kıldığı, gönülleri yumuşatan ve hakikat yolcularına rehberlik eden Osman bin Hasan el-Hopavî’nin ölümsüz eseri Dürretü’n-Nâsıhîn (Dürretü’l-Vâizîn), muazzam bir ilmî emek ve çağdaş biryayıncılık anlayışıyla yeniden hayat buluyor. Tefsirden hadis şerhlerine, Hanefî fıkhından Mâtürîdî kelamına, tasavvuftan siyer ve tabakât kaynaklarına uzanan köklü birikimi, metnin akıcılığını bozmadan günümüz okuyucusuyla buluşturan bu çalışma, kütüphanenizin en kıymetli eseri olmaya aday. BU ESERİ BENZERSİZ KILAN TEMEL ÖZELLİKLER 1.Eser, 75 ayrı meclis/vaaz şeklinde düzenlenmiştir. Her vaazın başında konunun temelini oluşturan müstakil bir âyet-i kerîme zikredilmiştir. Kürsülerde vaaz eden hocalara ve ilim talebelerine büyük bir kolaylık sağlamak adına, bu ayetlere toplu mana verilmiş, ardından kelime kelime mana verilmiştir. 2. Eserin neşrinde, Osmanlı döneminde basılan matbu nüshası temel alındı. Metindeki muhtemel imla ve hareke hataları titizlikle tashih edilerek aslına en sadık, sahih ve eksiksiz okuma sağlandı. 3. Kürsüde sohbet eden vaizlerimize, hoca efendilere ve metnin aslını ezberlemek/takip etmek isteyen okuyuculara büyük bir kolaylık sağlamak amacıyla, metinde geçen kısa hadis-i şeriflerin Arapça asılları da metne dâhil edildi. 4. Metnin özgün yapısı ve Türkçe cümlenin doğal akışı asla bozulmadan; âyet, hadis ve rivayetlerin kastettiği derin manalar parantez içi özlü açıklamalarla eritmeli olarak sunuldu. Hantal ve akademik kalıplardan uzak, adeta su gibi akan, sade ve duru bir dil inşa edildi. 5. Eserde yer alan tüm nakiller, hadis-i şerifler, sahabe kelamları ve tarihi rivayetler; birincil matbu (bulunamadığı durumlarda mahtut) temel İslam kaynaklarından tek tek araştırılarak dipnotlarda birebir ve benzeri kaynaklarıyla eksiksiz şekilde belgelendi. 6. Metni okurken konunun fıkhi, itikadi ve tasavvufi boyutlarında derinleşmek isteyen okuyucular için dipnotlarda; tefsir, hadis şerhleri ve fıkıh kitaplarından süzülmüş, okuyucuya tam bir vukufiyet kazandıracak doyurucu ilaveler sunuldu. 7. Eserde işlenen her bir mesele, aranan bilgiye zahmetsizce ulaşmayı sağlayan ve okuma disiplinini kolaylaştıran özel tematik konu başlıklarıyla düzenlendi.
544.00 ₺ -
Kuran Kıraatı
İçindekiler Kur'an kıraatı hakkında genel bilgi Kur'an'ın yazılması Meşhur hafız sahabiler Kadın sahabilerden hafız olanlar Kur'an'ın mushaf haline getirilişi Kur'an'ın toplanması çalışmasında kabul edilen esaslar Mushaf'ın çoğaltılması Kur'an'a nokta ve hareke konması Kıraat ilmi Kıraat vecihleri Kur'an'ın farklı kıraat vecihleriyle indiğine dair Hadisler Kıraat vecihlerinin kitaplaştırılması Kıraat imamları Kıraat ilminde geçen bazı terimler Kıraat-ı Aşere İmamları ve Kıraat Özellikleri İmam Nafi İmam Nafi'nin 1. Ravisi: Kalun İmam Nafi'nin 2. Ravisi: Verş İmam Nafi Kıraatı'nın bazı özellikleri İmam İbnu Kesir İmam İbnu Kesir'in 1. Ravisi: El-Bezzi İmam İbnu Kesir'in 2. Ravisi: Kunbul İmam İbnu Kesir Kıraatı'nın bazı özellikleri İmam Ebu Amr İmam Ebu Amr'ın bazı eserleri İmam Ebu Amr'ın 1. Ravisi: Ed-Duri İmam Ebu Amr'ın 2. Ravisi: Susi İmam Ebu Amr Kıraatı'nın bazı özellikleri İmam İbnu Amir İmam İbnu Amir'in 1. Ravisi: Hişam İmam İbnu Amir'in 2. Ravisi: İbnu Zekvan İmam İbnu Amir Kıraatı'nın bazı özellikleri İmam Asım İmam Asım'ın 1. Ravisi: Ebu Bekir Şu'be İmam Asım'ın 2. Ravisi: Hafs B. Süleyman İmam Asım Kıraatı'nın bazı özellikleri İmam-ı Asım'ın ravileri olan Ebu Bekir Şu'be ile Hafs ile Hafs bin Süleyman arasındaki farklı okuyuşlar İmam Hamza İmam Hamza'nın eserleri İmam Hamza'nın 1. Ravisi: Halef İmam Hamza'nın 2. Ravisi: Hallad İmam Hamza'nın Kıraatı'nın bazı özellikleri İmam Kisai İmam Kisai'nin 1. Ravisi: Ebu Haris İmam Kisai'nin 2. Ravisi: Duri İmam Kisai Kıraatı'nın bazı özellikleri İmam Ebu Ca'fer İmam Ebu Ca'fer'in 1. Ravisi: İsa B. Verdan İmam Ebu Ca'fer'in 2. Ravisi: Süleyman B. Cemmaz İmam Ebu Ca'fer Kıraatı'nın bazı özellikleri İmam Ya'kub İmam Ya'kub'un 1. Ravisi: Ruveys İmam Ya'kub'un 2. Ravisi: Ravah İmam Ya'kub'un Kıraatı'nın bazı özellikleri İmam Halef İmam Halef'in 1. Ravisi: El-Verrak İmam Halef'in 2. Ravisi: İdris İmam Halef Kıraatı'nın bazı özellikleri Kıraat-ı Aşere imam ve ravileri On kıraat imamı, ravileri ve rumuzları İmamlara göre medd-i muttasıl ve munfasıl'ın uzatılma miktarı Fatiha suresindeki kıraat vecihleri Bakara suresindeki kıraat vecihleri Kıraat ilmi ile ilgili yazılmış eserler
840.00 ₺ -
Kalbin Yolculuğu İçin Harita
Cümle varlık Hakk’ın gölgesidir; Bütün mevcudât O’nun kudretinin tecellisidir. Molla Abdullah İlâhî’nin, Acem diyarından Anadolu’ya geldikten sonra kaleme aldığı ilk Türkçe risâle olan Meslekü’t-Tâlibîn, mürşidin rehberliğinden teslimiyetin inceliklerine, manevî arayıştan nefsi tanıyıp sükûna ermeye kadar uzanan dokuz erbaîni ele alan klasik bir tasavvuf rehberidir. Her bir erbaîn, kalbin üzerindeki bir perdeyi aralar; derviş nefsinin karanlığıyla yüzleşir, dünyevî arzulardan uzaklaşır ve saf yönelişin aydınlığına adım atar. Ardından risâlede mürşid-i kâmillerin nitelikleri, müritlerin adabı ve yolun incelikleri anlatılır. İlâhî, peşinden gidilmesi gereken hakikati ilmî bir kesinlik ve kalbe dokunan bir üslupla aktarır. Edep, inziva, mürşid, zikir, sabır, tevekkül ve riyâzet gibi kavramları derinlikli biçimde yeniden kurar; dervişin gündelik hayatını baştan sona düzenleyen bütüncül bir yol haritası sunar. Tasavvufî tecrübeyi, yaşadığı iklimin içinden aktarması, risâleyi hem tarihî bir tanıklığa hem de öğretici bir rehbere dönüştürür. Kalbin Yolculuğu İçin Harita, Abdurrezzak Tek’in titiz çalışmasıyla, Molla Abdullah İlâhî’nin tasavvufî birikimini günümüze taşıyan, seyr ü sülûk ve irşad geleneğinin nadide örneklerinden biri olarak müstesna bir değer kazanmıştır.
195.30 ₺ -
Asrı Saadetten 365 Güne Bir Ayet Bir Hadis
İslâm’a gönüllerini açıp Allah yolunda her türlü fedakârlığı yapmış ve İslâm’ın yayılmasına vesile olmuş ashâb-ı kirâm; örnek hayatlarıyla bugünümüze de ışık tutmaya devam etmektedir. Bilgi ve hikmetle aydınlanmış, huzurlu bir toplum oluşturmak gayesiyle hazırlanan bu kitapta; konuya uygun seçilmiş bir ayet, bir hadis ve bir Asr-ı Saadet örnekliği işlenmiştir.
720.00 ₺ -
Tenbihül Gafilin ve Bostanül Arifin Ciltli
Tenbîhü’l-Gâfilîn ve Bostânü’l-Ârifîn - Ebü’l-Leys es-Semerkandî İslâm irfan ve fıkıh geleneğinin en köklü başyapıtları arasında yer alan Tenbîhü’l-Gâfilîn ve Bostânü’l-Ârifîn, asırlardır Müslüman ferdin kalbî, amelî ve ahlâkî hayatını nebevî ölçülerle tanzim eden iki dev şaheserdir. Hanefî mezhebinin "meselede müctehid" derecesindeki büyük otoritesi, müfessir ve zâhid Ebü’l-Leys es-Semerkandî (v. 373/983) tarafından kaleme alınan bu eserler, kütüphanelerin ve ders halkalarının en çok aranan dinî klasikleri arasında ilk sırada gelir. Mâtürîdî kelâm çizgisi, işârî tefsir derinliği ve Hanefî fıkıh sistematiğiyle örülen bu çifte miras, nebevî sünneti kuru bir kural yığını olmaktan çıkarıp hayatı ibadete dönüştüren bütüncül bir irşad meşalesidir. Eserlerin bu yeni ve titiz neşrinde, metinde geçen tüm hadis-i şeriflerin ve diğer rivayetlerin kaynakları dipnotlarda tek tek belgelenmiş, kapalı ve anlaşılması zor ifadeler parantez içi özlü açıklamalarla açık hale getirilmiş, metinde yer alan kısa hadislerin Arapça asılları da eklenerek okuyucunun istifadesine sunulmuştur. Tenbîhü’l-Gâfilîn, 94 tematik konu başlığı altında selef-i sâlihînin takvaya dayalı yaşantısını hadislerle aktarırken; Bostânü’l-Ârifîn ise 159 bölümde ilim tahsilinden fetvaya, giyim ve uyku adabından ibadetlerin fıkhî ölçülerine kadar gündelik hayatın tüm muamelatını kuşatır. Ağır akademik dilden arındırılmış yalınlığı, tahkikli ve ilmi neşir usulü sayesinde bu iki eser, medreselerden vaaz kürsülerine kadar her kesimin en güvenilir başucu rehberidir. Kalbini gafletten arındırmak ve amelinde nebevî ruhu arayan her okuyucu için bu iki kitap, İslâm ahlâkının sönmez birer meşalesidir.
510.00 ₺ -
Şiratül İslam Şerhi Mefatihul Cinan
SÜNNET-İ SENİYYE İKLİMİNDE BİR ÖMÜR REHBERİ Gündelik hayatın her anını —yeme, içme, uyuma ve insanî ilişkileri— bir ibâdete dönüştürmek; Resûlullâh (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) Efendimiz’in sünnet-i seniyyesini hayatın her safhasına nakşetmekle mümkündür. İslâm irfân geleneğinin büyük rehberleri, Şir‘atü’l-İslâm eserini sadece bir bilgi kaynağı değil, kalpleri tezyîn eden mübarek bir edep rehberi kabul etmişlerdir. XI. yüzyılın mümtaz Hanefî fıkıh ve kelâm âlimlerinden İmamzâde Ebû'l-Mehâsin Muhammed b. Ebî Bekir el-Buhârî (v. 573/1177) tarafından kaleme alınan Şir‘atü’l-İslâm ilâ Dâri's-Selâm, İslâmî hükümleri nebevî bir hayat tarzı olarak sunan abidevi bir eserdir. Bu kıymetli metni Osmanlı ilim havzasının zirvesine taşıyan çalışma ise, 16. yüzyılın büyük otoritesi Ya‘kûb ibn Seyyid Ali el-Bursevî (v. 931/1524) tarafından yazılan Mefâtîhu'l-Cinân ve Mesâbîhu'l-Cenân (Cennetlerin Anahtarları ve Gönüllerin Kandilleri) şerhidir. Yavuz Sultan Selim Han’ın emriyle hazırlanan bu mübarek eser, Kâtib Çelebi’nin tavsifiyle alanındaki "en kâmil, en kapsayıcı ve en faydalı" çalışma olarak mühürlenmiştir. İRFAN GELENEĞİNİN BÜYÜK REHBERLERİNİN DİLİNDEN Ali Haydar el-Âhıshavî (Rahimehullâh), bu kıymetli eser hakkındaki irşâdını şu vecîz ifadelerle beyan buyurmuştur: "Evladım! Şir‘atü’l-İslâm’ı okuyunuz. Bu kitap, Resûlullâh (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) Efendimiz’in sünnet-i seniyyesini hayatın her safhasına nasıl tatbîk edeceğinizi öğretir. Bu kitabı mütâlaa eden ve muhtevasıyla amel eden kişi, âdeta Resûlullâh (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) Efendimiz ile aynı mecliste ve aynı asırda yaşıyormuş gibi bir manevî huzura erer." Ahmed Ziyâüddîn el-Gümüşhânevî (Rahimehullâh), Nakşibendî tarîkatın rüknünün sünnete ittibâ olduğunu vurgularken; "Amelinde rûh arayan, Şir‘atü’l-İslâm'ın edebine sarılmalıdır" demiştir. Ona göre bu eser, müridin seyr-i sülûkta ayağının kaymasını engelleyen bir kalkandır. Mehmed Zahid Kotku (Rahimehullâh), sohbetlerinde sıklıkla günlük hayatın her anının (yeme, içme, uyuma ve insanî ilişkiler) bir ibâdet hükmüne geçmesi için bu kitaptaki inceliklerin hayata tatbîk edilmesini tavsiye buyurmuştur. Kâtip Çelebi (Rahimehullâh), Şir‘atül-İslâm eserinin te'lîfinden sonra o kadar çok rağbet görmüştür ki, birçok âlim bu eseri "mübarek bir vird" gibi her gün okumuştur. Sünnet-i Seniyye’nin izinde, edep ve marifetle bezenmiş bir hayat arzulayan tüm gönül dostlarına... NEDEN OKUNMALI? Gerek ibadetlerinizde ruh ve huşû arıyorsanız gerekse Resûlullâh (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) Efendimiz’in ahlâkını evinize ve şahsiyetinize aksettirmek istiyorsanız; Mefâtîhu'l-Cinân, asırlar öncesinden günümüze uzanan sönmez bir nebevî ışık ve cennet kapılarını aralayan mübarek bir anahtardır. BU YENİ NEŞRİ BENZERSİZ KILAN TEMEL ÖZELLİK? 1-Eser, ferdî ve sosyal hayatın tüm detaylarını kuşatan 70 ana bölüm halinde tanzim edilmiştir. 2-Osmanlı döneminde basılan matbu nüshalar temel alınmış; imla ve hareke hataları titizlikle tashih edilerek aslına en sadık ve sahih okuma sağlanmıştır. 3-Eser içerisindeki kısa hadis-i şeriflerin Arapça lafızları da metne dahil edilmiştir. 4-Türkçe cümlenin doğal akışı bozulmadan; ayet, hadis ve rivayetlerin kastettiği derin manalar parantez içi özlü açıklamalarla akıcı şekilde sunulmuştur. 5-Bütün nakiller, hadis-i şerifler, sahabe kelamları ve tarihi rivayetler; birincil matbû‘ ve mahdûd temel İslâm kaynaklarından araştırılarak dipnotlarda belgelenmiştir. 6-Aranan bilgiye zahmetsizce ulaşmayı sağlayan ve okuma disiplinini kolaylaştıran özel alt başlıklar kurgulanmıştır.
510.00 ₺ -
Tevhid Ve Tevekkül
İmam-ı Gazâlî’nin en büyük eseri olan İhyâu Ulûmi’d-Din, Müslümanlar için her dönem ilk akla gelen başvuru kaynağı olmuş ve bu esere büyük güven duyulmuştur. Yüzyıllar boyunca Müslümanların ellerinden düşmeyen ve kitaplıklarında baş köşede duran bu rehber nitelikli büyük eseri şimdi yepyeni bir formatla sizlere sunuyoruz. Eserin içinde yer alan konuların her biri, orijinal anlatımı asla bozulmadan, akıcı ve duru bir dil kullanılarak çevirisi yapıldı ve başlı başına birer kitap haline getirildi. İhyâu Ulûmi’d-Din, dört ana bölümden ve her bölüm de onar konudan oluşmaktadır. Dördüncü bölümü olan Münciyat’ın beşinci konusu “tevhid ve tevekkül” hakkındadır. İmam-ı Gazâlî şöyle der: “Muhakkak ki tevekkül, din mertebelerinden bir mertebe, yakin sahiplerinin makamlarından birmakam, mukarreplerin derecelerinin zirvelerindendir. Tevekkül, ilim bakımından müphem bir mesele olup, amel bakımından da pek zordur... Son derece kapalı olan bu meselenin üzerindeki perdeyi kaldırabilmeye ancak derin âlimlerin gücü yetebilir. O âlimler ki Allah’ın lütfuyla gözlerine hakikat nurları sürmelenmiş, bu nedenle basiret ehli olmuş ve işin hakikatine inmiş, sonra da Allah tarafından konuşturulduklarında müşahede ettiklerini ifade etmeye çalışmışlardır. Biz ise şu an bir mukaddime kabilinden, tevekkülün faziletini zikretmeye çalışacağız. Sonra kitabın ilk yarısında tevhid bahsini ekleyeceğiz. Kitabın ikinci yarısında ise tevekkülün ahvâlini ve amelini zikredeceğiz.”
114.00 ₺ -
Tövbe ve Günahlardan Kurtuluş Yolları
“Ey iman edenler! Samimi bir tövbe ile Allah’a dönün.” (Tahrim Suresi, 8) İmam-ı Gazâlî’nin en büyük eseri olan İhyâu Ulûmi’d-Din, Müslümanlar için her dönem ilk akla gelen başvuru kaynağı olmuş ve bu esere büyük güven duyulmuştur. Yüzyıllar boyunca Müslümanların ellerinden düşmeyen ve kitaplıklarında baş köşede duran bu rehber nitelikli büyük eseri şimdi yepyeni bir formatla sizlere sunuyoruz. Eserin içinde yer alan konuların her biri, orijinal anlatımı asla bozulmadan, akıcı ve duru bir dil kullanılarak çevirisi yapıldı ve başlı başına birer kitap haline getirildi. İhyâu Ulûmi’d-Din, dört ana bölümden ve her bölüm de onar konudan oluşmaktadır. Dördüncü bölümü olan Kurtarıcılar’ın ilk konusu “tövbe” hakkındadır. İmam-ı Gazâlî şöyle der: “Tövbe, günahı terk etmek demektir. Bir şeyi terk etmek ise ancak onun bilgisine sahip olduktan sonra mümkün olur. Tövbe vacip olduktan sonra tövbe etmeye götürecek şey de vacip olur. O halde günahları tanımak da vaciptir. Günah, terk edilmesinde veya yapılmasında Allah’ın emrine muhalif olan şeylerden ibarettir. Bunun tafsilatı, şer’î olarak mükellef tutulan şeyleri başından sonuna kadar izah etmeyi gerektirir. Şimdilik bizim konumuz bu değildir. Ancak biz mükellef tutulan meselelerin odak noktalarına ve kısımlarının bağlantılarına işaret edelim. Rahmetiyle doğruya muvaffak kılan Allah’tır.”
144.00 ₺ -
Mezhepler Arasındaki Farklar
Makaalât geleneğinin önemli isimlerinden olan el-Bağdadî, hicrî 429’da vefat etmiştir. Kendisi kelam ilminden başka fıkıh, fıkıh usulü, feraiz konularında da eserler vermiştir. El-Bağdadî bu eserini kurtuluşa eren fırka hadisini merkeze alarak diğer fırkaları açıklamak ve görüş farklılıklarını göstermek amacıyla kaleme almıştır. Kendisi ümmetin yetmiş üç fırkaya bölüneceğini, biri hariç diğer bütün fırkaların cehenneme gireceğini bildiren ve sıhhati tartışmalı olan 73 fırka hadisini merkeze alarak eserini bu çerçevede oluşturmuştur. Bu eser, İslâm Mezhepler Tarihi’nin ana kaynaklarından olması nedeniyle önemlidir. Her tarih okuyucusunun kütüphanesinde bulunması gereken bir eser niteliğindedir.
288.00 ₺ -
Bediül Emali Arapça Cep Boy
Bed’ül-Emali, Maturidi gelenekten gelen Siracuddin Ali bin Osman el-Uşi tarafından kaleme alınmış manzum bir akaid eseridir. Altıncı yüzyılın önde gelen alimlerinden olan müellif, İslam itikadının temel esaslarını aruz vezniyle düzenli ve öğretici bir biçimde aktarmıştır. Allah’ın varlığı ve sıfatları, peygamberlik, ahiret inancı gibi konular eserde sistematik bir şekilde ele alınmış, ayrıca Ehl-i Sünnet dışı görüşlere karşı ilmî reddiyeler sunulmuştur. Bu kıymetli metin, medreselerde ve dini eğitim kurumlarında temel itikad derslerinde okutulmuş, Ali el-Kari gibi büyük alimler tarafından da şerh edilmiştir. Bed’ül-Emali, edebi yönü ve içerdiği akaid ilmi açısından klasik İslam eğitiminde önemli bir yer tutmakta olup günümüzde de halen değerini korumaktadır.
62.40 ₺ -
Kütübi Sittenin Hadis Alma Kriterleri
Kütüb-i Sitte'nin meşhur imamları kimdir? Bu meşhur imamların hadisleri toplama süreci nasıl gerçekleşmiştir? Elinizdeki eser bu soruların cevabını bulmaya çalışmaktadır. Yazar, muhaddislerin çalışma metotlarını, dönemin şartları münasebetiyle hadis araştırmalarının nasıl bir süreçten geçtiğini, nasıl tetkik edildiğini detaylarıyla göstermektedir. Ayrıca yazar, okuyucunun kendisini bizzat o araştırmanın içerisine çeken bir eser ortaya koymaktadır.
266.40 ₺ -
İslamda Tarih Bilim ve Medeniyet
Hamdolsun ki İslam, tarihimizi ve medeniyetimizi şereflendirmiş olup aynı zamanda şekillendirmiştir. Bizler ise bu sürecin mirasçıları olmakla müşerrefiz. M. Yusuf Ozan Avcı Unutulmamalıdır ki Allah Rasûlü (s.a.v.) bir insan olması hasebiyle bir çocuktur, bir eştir, bir babadır, bir komşudur, bir komutandır, bir liderdir; özetle her insanının pek çok konuda kendisiyle ortaklık ve benzerlik kurabileceği özellikleri hâiz bir beşerdir. Prof. Dr. Adem Apak Yapılması gereken herhalde tarihin hazırladığı ve sunduğu ortamdan yerli yerince ve doğru bir şekilde yararlanabilmektir. Zira değişen sadece aktörlerdir, aslında tarihi kurallar değişmemektedir. Prof. Dr. Ahmet Turan Yüksel Bakışlara böyle bir derinlik yerleştiğinde ise, artık “İslâm dünyası var mı gerçekten?” sorusunun ne kadar fuzuli olduğu da ortaya çıkar. Çünkü vardır ve orada dipdiri durmaktadır. Taha Kılınç Ancak bu şekilde biz de ihtiyaç duyduğumuz milli bilim müesseselerini kurabilir ve bilim insanlarımızı yetiştirebiliriz. Hakeza özgün bir sanat da önce özgün değerler inşa edebilmekle mümkündür. Dr. Öğr. Üyesi Muhammed İkbal Alp Şayet ümmetimizin, ülkemizin söz sahibi olmasını istiyorsak her birimiz bu ideale önce inanmalıyız, sonra da bu ideal için fedakârlık yapmalıyız. Hem maddi hem manevi. Prof. Dr. Talip Alp Davetçi, davet ettiği esasları, şahsında temsil ettiği ölçüde başarılı olabilir. Abdülaziz Kıranşal Biz, inancın ve düşüncelerin temel değerlerinin şekillendirdiği eşya ve düzen istiyoruz. Eşya ve düzenin şekillendirdiği inanç ve düşünce değil! Seyfettin Huca Benim kuşağımın devraldığı ve devretmeye çalıştığı dünya bu. Beğeniyorsanız devam edin, yoksa kalkın ve değiştirin. Süleyman Gündüz Bizim artık siyer ve hadis kitaplarını, Sahâbe hakkında bize bilgiler veren tarih ve tabakat eserlerini sadece birer tarih kitabı olarak okumaktan vazgeçip, bugünümüzü ve yarınımızı anlatan kaynaklar olarak okumalı. Muhammed Emin Yıldırım
168.00 ₺ -
-
Dost Mevlana
1930’lu yıllarda Prof. Dr. Feridun Nâfiz Bey Mevlevîlikle ilgili bir yayın projesi planlar: Hazreti Mevlânâ’nın Mecâlis-i Seb‘a ve Mektûbât isimli eserleriyle Sultan Veled’in Divan’ı tahkik edilerek basılacaktır. Üsküdar Mevlevîhanesi’nin son postnişi Ahmed Remzi Akyürek’in destek verdiği bu projenin etrafında cereyan eden hadiseler, bu kitaptaki mektupların ana eksenini oluşturmaktadır. Mektuplarda kitap, kütüphane ve yayıncılıkla ilgili olarak Türkiye’de 1930’lu yılların panoramasını görmek mümkündür. Bununla birlikte tîli konular içinde de çok kıymetli malzeme bulunmaktadır. Çünkü mektupların yazarı olan Ahmed Remzi Efendi, örnek kişiliği, tecrübesi, birikimi, geniş görüşlülüğü, yardımseverliği, güçlü şairliği ve nüktedanlığı ile sevilip sayılan ve daima aranan bir zattır. Çevresinde ilim, edebiyat ve sanat dünyasının birçok değerli mensubu da bulunmaktadır. Dolayısıyla elinizdeki eser, Mevlevîlik tarihi ve adabı kadar yakın dönem kültür, sanat ve edebiyat tarihimiz açısından da hayli önemli bilgileri içermektedir. Bu mektuplarda Mevlevîlik tarihini ve adabını, yakın dönem kültür, sanat ve edebiyat tarihimizin farklı veçhelerini, idealist insanların, inançları, değerleri ve memleket sevgisi uğruna, güçlükler, hatta imkânsızlıklar içerisinde nasıl özveriyle çalıştıklarını okuyacaksınız.
244.30 ₺ -
Esmaül Hüsna Şerhi El MaksAdül Esma fî Şerhi
smaül Hüsna Şerhi, İmam-ı Gazâlî’nin önemli kitaplarından biridir. Eserde Allah Teâlâ’nın güzel isimleri sadece sözlük anlamlarıyla açıklanmıyor, aynı zamanda onların inanç, mana ve hikmet yönleri de ele alınıyor. Allah’ın isimleri arasındaki anlam farklılıkları, kavramsal detaylar ve bu isimlerin sıfatlarla ilişkisi izah ediliyor. İmam-ı Gazâlî, üç bölümden oluşan kitabının ilk bölümünde “isim” konusunda ayrıntılı bir açıklama yaparak ilk önce zihinleri hazırlıyor. İkinci bölümde Allah’ın doksan dokuz ismini tek tek izah edip diğer isimler hakkında da bilgiler veriyor. Üçüncü ve son bölümde ise ilave ve tamamlayıcı nitelikte olan birtakım meselelere değiniyor. Esmaül Hüsna Şerhi, Allah’ı isimleriyle tanıyıp O’nun marifetine ermek isteyenler için önemli ipuçları içeren kıymetli bir eserdir.
174.00 ₺ -
Dualar ve Zikirler Karton Kapak
Peygamberimizin hayâtı, yaşanan her ânı dualarla dokumanın mümkün ve hatta elzem olduğunu gösteren tarihi bir vesika olarak önümüzde durmakta... O "dua ibâdetin özüdür” diye tenbih eder ümmetine. Elinizdeki dualar demeti merhum müellifin sevenlerine tavsiyesi mahiyetindedir. Abdest alırken dua, eve girerken dua, yola çıkarken dua... Kandil gecelerinde dualar. Bollukta dua, darlıkta dua... Gündüzlerin meşakkati dualarla aşılacak, geceler zikirlerle aydınlanacak.
219.00 ₺ -
İrşadül Müminin ve İrşadül Gafilin
"İrşadü'l Müminîn ve İkâzü'l Gâfilîn" adlı eser, Müslümanları dini görevlerine karşı uyanık olmaya teşvik eden ve gafletten sakındıran önemli bir İslami kaynaktır. Kitap, iman, ibadetler ve ahlaki değerler gibi konuları ele alarak, okuyuculara Kur'an-ı Kerim ve Hadis-i Şerifler ışığında rehberlik etmeyi amaçlamaktadır. Yazar, sade ve anlaşılır bir dille, okuyucuların dini sorumluluklarını yerine getirmeleri için gerekli bilgileri sunmaktadır. Bu eser, vaizler, imamlar ve dini eğitim veren kurumlar için değerli bir başvuru kaynağıdır. Ayrıca, bireysel olarak dini bilgilerini artırmak isteyen okuyucular için de faydalı bir rehber niteliğindedir. Kitap, okuyucuların dini bilinçlerini artırarak, daha bilinçli ve sorumlu bireyler olmalarına katkı sağlamaktadır.
352.80 ₺ -
İtikadda Sağlam Yol
Dinî ilimlerin en üstünü tevhid ilmidir. Zira insan bu ilimle kendisinin en özel sıfatlarını bildiği gibi yine bu ilimle Rabbi hakkında ve aynı şekilde nebîleri ve resulleri hakkında vâcip, mümkün ve müstahîl olanları bilmektedir. Dolayısıyla bu ilim bozulduğu takdirde insanın dindarlığı bozulur, Allah’a olan yolculuğunda ve Resûlullah’a tabi olmasında sendeler. Bu sebeple âlimler bu ilmi “usûluddin ilmi” olarak isimlendirmişlerdir. Zira dinin tamamı bu ilim üzerine bina edilmektedir. Bu kadar önemli olmasından dolayı Ehl-i Sünnet âlimleri bu ilme dair faydalı kitaplar telif etmişlerdir. Bu kitaplardan istifade edecek olanların durumlarının değişkenliğine göre de tasnif yöntemlerini çeşitlendirip uzun, orta ve kısa eserler vermişlerdir. Bu kısa eserlerden biri de seleften sayılabilecek olan el-Habîb Muhammed b. Sâlim bin Hafîz’in yazdığı ve içerisine bu ilme başlamak isteyenler için tevhid meselelerinin özünü koyduğu eseridir.
200.00 ₺ -
40 Öncü 1
Onlar, sadece bir topluluğun değil, bir davanın öncüleri… Zorlukların gölgesinde, belirsizliğin tam ortasında, yalnızca imanla yürüyenler… İslam’ın henüz görünür bir zafer kazanmadığı, gücün değil teslimiyetin belirleyici olduğu bir dönemde, bu yolda ilk adımları atanlar… Elinizdeki kitap, 40 Öncü serisinin ilk halkası olarak, sahabelerin sahabeleri diyebileceğimiz bu yüce şahsiyetlerden ilk 11’ini anlatıyor. Peygamber Efendimizin (sav) en yakınında duran, İslam davasına canıyla, malıyla, sadakatiyle sahip çıkan bu isimler, sadece birer tarihi figür değil; bugün de hayatımıza ışık tutan örnek şahsiyetlerdir. Bekir Develi ve Muhammed Yazıcı’nın samimi sohbetlerinden doğan bu eser, sizi Asr-ı Saadet’in en zor ama en anlamlı günlerine götürüyor. İlk olmalarının getirdiği çetin imtihanlar, sabırları, fedakârlıkları ve adanmışlıklarıyla bu çelik müminler, bugün de yaşanmışlıklarıyla gönüllere dokunmaya devam ediyor. İlklerin izini sürmeye, gerçek öncülerle tanışmaya hazır mısınız?
156.00 ₺ -
Esmai Şerife Manzümeleri
Mâlûmunuz vechile; Allâh-u Teâlẩ'nın Yüce Zât'ına âit çok güzel ve ziyâde şerefli birçok ism-i şerifleri, âyet-i kerîme ve hadîs-i şeriflerde sâbit olup özellikle bunlardan doksan dokuz ism-i şerîf vardır ki "Sünen-i Tirmizî"de Ebû Hureyre (Radıyallâbu Té'ala Anb)dan rivâyet edilen: "Şüphesiz Allâh-u Te'âlâ'nın doksan dokuz; yüzden bir eksik ismi vardır, onları ihsâ eden cennete girer." (et-Tirmizi, es-Sünen, ed-Dé avât:83, rakam:3507, 51530-531) hadîs-i şerîfınde bunları ezberleyip sayanın cennete gireceği vaad edilmiştir. İşte bu müjdeye nâil olmak için ulemå ve meşâyih hazarâtından bâzısı doksan dokuz Esmâ-i Şerife'yi her bir ism-i şerîfin muhtevâsına uygun duâlarlamezcettikleri şürler ve manzûmeler ile tertîb etmişlerdir. Elbette böyle yapmalarının, ezberlemenin kolaylaşması, kalbin huzur bulması ve duânın kabûlünün çabuk olması gibi bâzı sırları ve hikmetleri bulunmaktadır. Nitekim ulemânın beyânı vechile: "Beytler okunarak yapılan duâ müstecâb (ve süratle kabûle şâyân)dır." (Abdullâh el-'Ayyâşi, er-Ribleil-Âyyåşiyye,1/63; et-Te'âricî, Izhâru'l-kemâl fi seb'ati ricâl, 1/42) Biz bu risâlemizde sizlere Esmâ-i Şerîfe manzûmeleri hakkında yüce velilerden üç tânesinin inşâd buyurmuş oldukları ebyât-ı şerîfeyi naklettik ve her bir beytin akabinde o beytin havâssını (özel faydalarını); kaç kere tekrar edilirse hangi faydaların hâsıl olacağını zikrettik. Bu üç manzûmenin birincisi evliyânın kutbu ve sekaleynin (ins-ü cinnin)ğavsı es-Seyyid Abdülkädir-i Geylânî (Kuddise Sirrubû)ya âittir. İkincisi; Ezher vâizlerinden olan Şemsüddîn Ebû Abdillâh Muhammed İbnü Ahmed ed-Dimyâtî (v. 921 / 1515) (Kuddise Sirrubü) Hazretleri'ne âit olan manzûmedir. Nitekim kendisi "Manzümetüd-Dimyâtiyye" diye meşhûr olan bir esmâ-i hüsnâ nazmetmişir ki asıl adı "Kasidetün fi't-tevessül bi Esmâillâhi'l-Hüsnå" şeklindedir. Üçüncüsü ise; Halvetiyye meşâyihının büyüklerinden ve Malikî mezhebinin fukahâsının önde gelenlerinden Ahmed İbnü Muhammed ed-Derdîr el-Mâliki el-Adevî el-Halvetî (Kuddise Sirrubû) Hazretleri'ne âittir. Allâh-u Te'âlâ cümlemize bu manzûme-i şerîfeleri okuyup, mânâlarını tefekkür ederek ve onlarda bulunan güzel ahlâk ile tehalluk ederek havâss-ı şerîflerinden âzamî derecede istifâdeyi nasib-ü müyesser eylesin. Âmîn!
285.00 ₺ -
Müslümanın Gönül Dünyası
Yunus Emre Hazretleri rûhânî terennümleri ile, Mevlânâ Hazretleri irfan dolu Mesnevî’si ile, Şâh-ı Nakşibend Hazretleri hikmet derinliği ve kalplere mâneviyat nakşeden irşâdıyla, Aziz Mahmud Hüdâyî Hazretleri de, hiçliğin asâletli bir numûnesi olması ve halkından sultânına kadar herkesi mâneviyatla yoğuran terbiye üslûbuyla, İslâm ahlâkını yaşayan ve yaşatan rahmet insanlarını yetiştirmişlerdir. Tarih boyu, cennet vatanımız en büyük buhranlardan işte böyle güzîde insanlar sayesinde selâmete erebilmiştir.
620.50 ₺ -
Mecelle Kaidelerini Anlamak
Külli Kaideler, fıkıh alanı ile ilgilenen her bir fakihin ya da bu alana ilgi duyarak kendini yetiştirmek isteyen her talib-i ilmin anlayıp özümsemesi gereken genel fıkıh ilkeleridir. Bu kaidelerden habersiz olarak fıkıh ile meşgul olmak, devasa bir fıkıh malzemesini ayrı ayrı anlamak ve kavramak için ömür tüketmekten farksızdır. BU nedenle tarih boyunca bütün fakihler, kaidelere ayrı bir özen göstermiş ve kaidelerle ilgili olarak “Şayet bu kaideler olmasaydı fıkhi hükümler zahiri itibarıyla birbiriyle çelişik gibi görünen, usul ve ilkeden yoksun, karmaşık fikirler yumağı haline gelirdi.” Demişlerdir. Haddizatında çok kıymetli olan bu kaideler bütün bu kıymet ve değerlerine rağmen içlerinde bazı istisnaları da barındırırlar. Dolayısıyla kaideler fıkıh üretimi için bir düstur ve ölçüt olarak olmak gibi önemli bir fonksiyon icra ederler. Ancak bu kaideler fakihler için bir nass veya orijinal metin değildirler. Bu çalışmada her bir kaidenin, bizzat kapsamından hareketle olabildiğince net ve anlaşılır Türkçe karşılıkları verilmeye çalışılmıştır. Kaidenin kapsamı net olarak ifade edildikten sonra varsa istisnalarına da yer verilmiştir.
108.00 ₺ -
Muhyiddin İbnül Arabi Müdafaası
İslâm düşüncesinde en çok tartışılan isimlerin başında, hiç şüphesiz Endülüslü sûfî Muhyiddîn İbnü’l-Arabî (ö. 638/1240) gelir. Zira o, fikirleriyle yeni bir çığır açmış, geride bıraktığı külliyat düzeyindeki eserleriyle de ilmî bir canlılık başlatmıştır. Görüşleri sadece tasavvufta değil, kelâm ve felsefede de büyük yankı uyandırmış, bu alanlara ait terminolojileri âdeta yeniden şekillendirerek yorumlamıştır. İbnü’l-Arabî’nin gelenekte takipçileri olduğu kadar, ona çok sayıda eleştiri yöneltenler de olmuştur. Hatta bu eleştiriler bazen tekfir boyutuna kadar ulaşmıştır. İşte bu faaliyetler bir “İbnü’l-Arabî müdafaa geleneği” oluşmasına sebebiyet vermiştir. Bu bağlamda yazdığı eserler içerisinde İbnü’l-Arabî’yi kısaca savunan âlimler olduğu gibi, onu müdafaa adına Arapça, Farsça ve Osmanlıca çok sayıda müstakil eser yazanlar da olmuştur. Bu çalışmalar Osmanlı son dönem âlimleri tarafından da devam ettirilmiştir. Bu bağlamda biz, bu müdafaa geleneği içerisinde yer alan Çerkeşşeyhîzâde Seyyid Mehmed Tevfîk Efendi’nin (1893 veya 1901) Levâyihu’l-Kudsiyye ve Hocazâde Ahmed Hilmî’nin (ö. 1914) Mir’ât-ı Hazret-i Muhyiddîn-i İbn-i Arabî Kuddise Sirruhü’s-Sâmî adlı Osmanlıca risalelerini günümüz Türkçesi ve tıpkıbasım olarak hazırladık. Bu sayede İbnü’l-Arabî hakkında kelâm, tasavvuf ve felsefe gibi alanlara bir katkı sağlamayı hedefledik.
156.00 ₺