-
Teknoloji Bağımlılığı ve Bilinçli Medya Kullanımı
Teknoloji bağımlılığı son zamanlarda çokça dillendirilen ve hayatımıza yerleşen önemli kavram ve konulardandır. Öyle ki yakın zamanda hastanelerde açılacak ve en yoğun çalışacak klinik, bağımlılık kliniği olacaktır. Medya ve teknoloji bağımlılığı şahıslarda dikkat dağınıklığı, konsantrasyon bozukluğu, hafıza, mantık muhakeme, akıl yürütme, akademik başarısızlık, öğrenme güçlüğü başta olmak üzere bedensel/biyolojik, fizyolojik ve psikolojik alanlar ve daha birçok yönden zarar vermektedir. Bağımlılarda çeşitli hastalıklara sebep olmaktadır. Bu gün neslin hissiz, duygusuz, hedefsiz, idealsiz, doyumsuz ve değerlerden uzak yetişmesinin en büyük sebeplerinden biri medya ve teknolojidir. Bu kitap; • Bağımlılık • Sosyal medya bağımlılığı • Teknoloji bağımlılığı • İnternet bağımlılığı • Akıllı telefon bağımlılığı • Televizyon bağımlılığı • Dijital oyun bağımlılığı • Medya ve teknoloji bağımlılığına çözüm önerileri bölümleri adı altında yazılmıştır. Bilimsel yöntemlerle konuların sebep ve çözümleri sade bir dil, anlaşılır ve akıcı bir üslupla ele alınarak sahada yaşanmış vaka örnekleri ile desteklenmiştir. Pedagoji, sosyoloji ve psikoloji alanında önemli çalışmalar yapan Adnan Kalkan'ın kaleminden meydana gelen bu değerli eseri siz okuyucularımızın istifadesine sunuyoruz. Faydalı olması temennimizle...
91.00 ₺ -
Avâmil
Elinizdeki bu kıymetli eser İmam Birgivî’nin (1573) el-AVÂMİL adlı risalesi olup Osmanlı medreselerinde uzun yıllar okutulmuş hatta günümüzde de pek çok ilim meclislerinde tercih edilegelmiştir. Arapça’da sarf ilmine ait Emsile-Binâ kitaplarından sonra okutulan bu kadim eser altmış Âmil, otuz Ma’mûl ve on İ’râb olmak üzere yüz nahiv kuralını muhtasar olarak sunmaktadır. Bu çalışmada benzer tercümelerden farklı olarak konularla ilgili okuyucuya faydalı olacak ek bilgiler aktarmaya çalıştık. Şöyle ki Arapça metin kısmını tercümesiyle birlikte verdikten sonra metinde geçen önemli lafızları i’rap ve takdir yönünden izah etmeye çalıştık. Yine musannifin tek bir örnekle iktifa ettiği yerlerde örnek sayısını âyet veya hadislerle zenginleştirmeye gayret ettik. Mesela Musannif genelde harficerlerin birer manasıyla iktifa ederken biz diğer hakîkî ve mecâzî manalarını da örnekleriyle birlikte zenginleştirmeye çalıştık. İlim, amel ve ihlası hayatına düstur edinen İmam Birgivî, nahiv konularını örneklendirirken bu üç unsuru öğrencinin bilinçaltına yerleştirmeye gayret etmiş, amelsiz ve ihlassız bir ilmin sahibine fayda vermediği gibi başkalarına da fayda vermeyeceği gerçeğini her vesileyle hatırlatmaya çalışmıştır. Birgivî hazretlerini rahmetle yad eder. Mevlâ’dan şefaatini niyaz ederiz.
97.50 ₺ -
İlmi ve Akli Delillerle Tahkiki İman ve Namaz
Evrendeki düzen ve ahenk Allah’ın varlığını gösteren delillerdendir. Nasıl ki bir harf kâtipsiz, bir iğne ustasız değilse uçsuz bucaksız şu kâinat da sahipsiz değildir. Mükemmel sıfatları olan Allah Teâlâ bu evreni, cemâl ve kemâlini görmek ve göstermek için yokluktan varlık sahnesine çıkarmış, bilinçli varlıkların kendisini bilmesini, kendisine îmân ve itaat etmesini dilemiştir. Fakat iki asırdan fazla bir süredir materyalizm, pozitivizm, komünizm, evrim gibi felsefî akım ve düşünceler îmâna büyük bir zarar vermiştir. Bunun sonucu olarak ahlâkî bozulma baş göstermiş; siyasî, sosyal ve ekonomik bağımsızlık yitirilmiştir. Bundan kurtulmanın yegâne çaresi hakikî îmâna ve gerektirdiği hayat tarzına geri dönmek; böylece meydan okuma gücünü tekrar elde etmektir. Maalesef günümüz Müslümanlarının îmâna bakışları çarpık, anlayışları bulanık, onunla ilişkileri soğuk ve bağları kopuktur. Dolayısıyla Müslümanlar, îmânlarını Allah’ın irade ettiği gibi yaşamamaktadırlar. Böyleleri için îmân, soyut ve aklî bir bilgidir. Hâlbuki onlar, îmânın hayat tarzına dönüşmesi gerektiğini unutmaktadırlar. Diğer taraftan beşerî ideolojiler insanın ruhunu maddeye hapsetmiştir. Ruhsuzlaşan insan ölçü tanımaz hale gelmiştir. İşte, namaz insanın doyumsuz isteklerini frenlemekte; mü’mine bir kimlik edindirmekte; bu kimliği sürekli tahkim etmekte; kişiyi namaz vakitleri arasında kalan hayatında da Allah’a verdiği sözü tutup ahdine riayet eder hale getirmekte; vahiy ile inşa etmektedir. Kişi, namaz sayesinde insanileşmekte; kendisi gibi olana, nefse ve Şeytân’a kulluktan korunmaktadır. Namaz ona gerçek hürriyeti bahşetmektedir. Bu kitabın bize öğrettiği şudur: Îmân ve namazın biri olmadan diğerinin hayat bulması neredeyse mümkün görünmemektedir. Zira kalpte bulunan salt bilgiye îmân denilememektedir. Kalpte olduğu varsayılan îmân, kişinin namazı ikâmesi ile kuvvetlenmektedir. Îmân, namaz ikâme edilmeden kendi haline bırakılırsa zamanla zayıflayabilmekte hatta son raddede yok olabilmektedir.
97.50 ₺ -
Kuran’da Toplumsal Sınanma
İnsan hayatının mekânda tecessüm etmiş hali olarak medine/şehir, kendine özgü medeniyet tasavvurunu oluşturabilme yolunda kadim bilgi kaynaklarından devşirilen ve derin tefekkür aşamalarına tabi tutulan rafine bir zihniyete ihtiyaç duyar. Bu zihniyetin gerek insan tutum ve davranışlarında gerekse eşyaya ve olgulara sirayet etmiş müesses bir nizamda kendisini gösterebilmesi ancak sağlam bir iradeye ve müdrik bir şuura sahip insanla mümkün olur. Salt içgüdüsel davranışlarla yahut mekanik oluşumlarla kurulan şehirler de vardır; ancak bu teşekkülleri medeniyetin bir parçası saymak, kendi içinde müşterek gayelere sahip koloniler kuran hayvanlara da haksızlık olur. O halde şehrin ve şehirle özdeşleşen medeniyetin nîrengi noktasında insan vardır. Medeniliği belirleyen etken faktörler şehre hâkim olan ortak gayeler, inançlar, ahlâk ve zihniyet gibi insana özgü hasletlerdir. Medeniyetin başat unsurlarından insan ile şehir arasındaki ilişkinin Yaratan ve yaratılan arasındaki ilişkiyle de kopmaz bağları vardır. Diğer varlıklardan farklı olarak yeryüzünü medeniyetle buluşturma görevi yüklenen insan vazifesine sadakat konusunda elest bezminde Rabbiyle fıtrî bir sözleşmeye (mîsâk) imza atmıştır. Hak katında saygın kılınışının sebeb-i aslisi bu ‘mîsâk’ın tarafı olmasıdır. Söz, özünde çok güçlü bir iddiayı da içkindir. Bu iddia, bilkuvve var olan insanî meziyetlerin bireysel ve toplumsal anlamda bir sınanmayla bilfiil ortaya konulacağına dair adil bir imtihanda kulun başarı gösterecek olmasıdır. Sınanma zorunluluktur. Mekânı yeryüzü, muhatabı insan, zamanı ömür olan zorlu sınavın yegâne fâili ise Allah’tır.
195.00 ₺ -
Akrabalık İlişkilerinin Geliştirilmesinde Hadislerin Rolü
Günümüzde aile yapısı ve akrabalık ilişkileri, hızla değişen dünya şartları ve modern yaşam tarzlarından etkilenerek dönüşüme uğramaktadır. Teknolojinin hızlı gelişimi, küreselleşme ve şehirleşme gibi faktörler, aile birimini zayıflatmakta ve akrabalık ilişkilerini azaltmaktadır. Bu durumun sonucunda, insanlar arasında yaşanan bağların zayıflaması, toplumun sosyal dokusunu da etkileyerek birçok sorunu beraberinde getirmektedir. Akrabalık ilişkileri, toplumların temel yapı taşlarından biridir ve insanların psikolojik, sosyal ve ekonomik gelişiminde büyük bir öneme sahiptir. Aile bireyleri arasındaki sevgi, saygı ve dayanışma gibi duygusal bağlar, akrabalık ilişkilerinin temelini oluşturur. Ayrıca, bu ilişkiler, insanların kimliklerini oluşturma sürecinde de büyük bir rol oynar. İslâm dini, akrabalık ilişkilerine büyük önem veren ve bu ilişkileri güçlendirmeyi teşvik eden bir dindir. Bu açıdan çalışmamızda yer verdiğimiz Kur’ân-ı Kerîm ve hadislerde akrabalık ilişkilerine dair pek çok öğüt ve tavsiye yer almaktadır. Bu öğüt ver tavsiyeler ışığında aile ilişkilerini nasıl geliştireceğimiz enine boyuna ele alınmıştır. İdeal bir toplum, fertlerin, akrabalarıyla sağlıklı iletişimi neticesinde gerçekleşecektir.
97.50 ₺ -
Kuran Hıfzı Geleneği Ve Günümüzdeki Uygulama Biçimleri
Kur’ân-ı Kerîm’in korunması ve muhafazası” konusunda -Allah’ın vadi çerçevesinde- en fazla aracı olan uygulamalardan birisi “hıfz” geleneğidir. Hz. Peygamber’in (s.a.s.) önderliğinde başlayan Kur’ân-ı Kerîm âyetlerinin ezberlenmesi, kendisinin sağlığında devam ederken kendisinden sonra onun yokluğunun Kur’ân-ı Kerîm’in muhafazasına zarar vereceği endişesiyle son derece hız kazanmıştır. Tarihî süreçte Allah rızası için Kur’ân-ı Kerîm’in korunması adına ve sorumluluk bilinci bağlamında hiç sekteye uğramadan devam eden “hafızlık” uygulaması zamanla kırâat ilminin alt başlığı olarak müesseseleşmiştir. Günümüzde de hem ülkemizde hem de ister ülkenin resmî dini İslâm olsun ister olmasın dünya ülkelerinde Müslümanlar tarafından Kur’ân-ı Kerîm hıfzı devam etmektedir. Öyle ki bazı ülkelerde aynı anda yaşayan hafız sayısı birkaç milyonu bulmaktadır. Tarihî evreleri ve günümüz hıfzı şeklinde iki ana konuyu işleyen bu kitapta söz konusu aşamalar kısmen aktarılmaktadır.
162.50 ₺ -
Güncel Fıkhi Fetvalar
İslâm dini iman, ibâdet, günlük hayat ve ahlakî boyutlarıyla bir bütünlük arz eden mükemmel bir din olarak gönderilmiş, insanın dünyevî ve uhrevî huzurunu sağlayacak temel prensipleri teklif etmiştir. İnsanoğlunun karakteristik yapısı değişmese de zamanla teknolojiyle birlikte yaşam tarzları farklılaşmakta dolayısı ile yeni meseleler ortaya çıkabilmektedir.Asrı saadette Müslümanlar gündelik hayatlarında karşılaştıkları problemleri doğrudan Hz. Peygamber’e veya onun tayin ettiği sahâbîlere sorarak çözümlemişlerdir. Fıkhın teşekkül dönemi olarak bilinen ilk asırlarda ise İslâm âlimleri Kur’ân ve Sünnet ışığında bazı içtihatlarda bulunarak dönemlerinin problemlerine çözüm üretmişlerdir. Müteahhir dönem fakihler ise selef âlimlerin içtihatlarında cevap bulamadıkları konularda münferit içtihatlarda bulunarak katkı sağlamaya çalışmışlardır. Günümüze gelindiğinde ise fıkıhçılar kendilerine intikal eden bu eşsiz fıkhî mirası da göz önünde bulundurarak dinî-içtimaî güncel soru ve sorunlara pratik çözümler üretmeye çalışmaktadırlar. Elinizdeki “Güncel Fıkhî Fetvalar” adlı çalışma ise tüm bu müktesebata okyanustan bir katre misali mütevazı bir katkı sunmayı hedeflemektedir.
156.00 ₺ -
İslamın İstikbaline İnanmak
“Ancak Müslümanlar olarak ölünüz” sırrı ne çetin bir sırmış Rabbim, her yerde karşımıza çıkıyor. Hem kendimiz açısından hem de ehlimiz, evladımız açısından; İslam’ın istikbaline inanmak gerek. İmanı keyfiyetli yaşayan insanların adedinin çoğalacağına inanmak gerek. Bunun için de önce kendi öz müesseselerimize güvenmek gerek. Bu müesseselerdeki eksikliklerin mutlaka giderileceğine ve çileli bir mücadeleden sonra kemale çok yaklaşacağına inanmak gerek. İslam’ın istikbaline her geçen gün daha fazla inandıkça önümüze bambaşka ufuklar, güzellikler, bereketler çıkıyor, çıkmaya da devam edecek. Allah vaadinden hiç dönmedi, bundan sonra da dönmeyecek. İslam’ın istikbali Allah’ın vaadidir. Son gülen iyi gülecek, istikbal müminlerin, müttekilerin olacaktır. Ve’l-âkibetü li’l-müttekîn.
130.00 ₺ -
Nüzûl Döneminden Modern Döneme Te’vil Kavramı
Elinizdeki bu çalışma: arka planında siyasal, sosyal ve kültürel sebeplerin yattığı bu tartışmaların; bir taraftan aşırı yorum olarak tanımlanan böyle bir anlam savruluşu diğer taraftan her disiplinin, mezhebin, mektebin hatta siyasal ve entelektüel çevrelerin kendi te’vîlini oluşturduğu ve birbiriyle olan düşünsel mücadelelerini bu sözcük üzerinden sürdürdüğü tarihsel seyrine ışık tutmaktadır. Bu aynı zamanda te’vîl bağlamında “ortak bir kelime” ye ulaşmanın yolu açılabilir mi sorusuna bir cevap arayışının ilk adımıdır. Te’vîl konusuna dair ulaşabildiğim ve ulaşamadığım çok kıymetli araştırmalar elbette mevcuttur. Ancak her yüzyıldan bir veya birkaç müfessirin görüşüne müracaat etmek bu dönemlerdeki te’vîl sözcüğüyle alakalı olarak tefsir külliyatının bütünü hakkında bir fikir verebilir düşüncesiyle ortaya konulan bu çalışma farklılık arz etmektedir. Bu sebeple çalışmamız, Kur’ân’da 17 kez zikredilen te’vîl sözcüğüne nüzûl/Peygamber döneminden başlayıp hicrî on dördüncü/yirminci yüzyılın orta dönemine kadar Elmalı’lı Muhammed Hamdi Yazır’la sınırlandırılmıştır. Te’vîl sözcüğünün anlam itibariyle geçirdiği üç önemli döneminin öncüleri olan Matûrîdî, İbni Teymiyye, Abduh ve Reşit Rızâ’nın görüşlerine tabii olarak daha geniş yer verilmiştir. Her yüzyıldan en az bir en fazla dört müfessir olmak üzere toplamda otuz yedi müellifin bu ayetler bağlamında te’vîl sözcüğü ile ilgili görüşlerine baş vurduğumuz bu çalışma, yukarıda zikredilen soruya cevabın imkanına yönelik mütevazı bir katkı sağlayabilirse kendimizi bahtiyar hissederiz.
97.50 ₺ -
Arap Kültüründe Bilginin İntikâl Süreci
İsnâd, klasik bir bilginin sonraki nesillere aktarılmasında şüphesiz en çok ihtiyaç duyulan yöntemlerden biridir. Zira bir metin okunduğunda, söylendiği veya yazıldığı döneme ait sahne yaratmak isnâdın önemli gayelerinden biri olmuştur. Yani haberin güvenilirlik miyarı şeklinde algılanan bu sistemin işlevi sadece bir bilginin sağlam bir şekilde intikali değil aynı zamanda o bilgiye ait topyekûn duygu aktarımıdır. Bu nedenle de taşımacılığını yaptığı metne dair rivâyet formları dışında kalan ve klasik ilimler için satır arası önemli bilgiler olarak adlandırılabilecek, habercilerin birbirleriyle ilişkilerini, doğum ve vefat tarihlerini, râvîlerin yaşadıkları coğrafya veya metnin tedavül sahasına dair yer bilgilerini, intikal ettirilen nesil tarafından varlığından bile haberdar olunmayan bir kitabın sahife ve kokusunu, birçok ilke imza atmış bir ilim adamının tedrisata başladığı ilk günü… zihinlerde canlandırmaktadır. Halbuki dışarıdan bakıldığında karşımızda çoğu zaman kimin neyi söylediği bilgisinin dahi bulunmadığı, yedi sekiz ismin peş peşe sıralanmasından ibaret bir senedden başka bir şey yoktur. Bu nedenle klasik okuma, herkesin kârı olmayıp yıllar süren isnâd araştırmalarıyla elde edilebilecek bir mahareti kesb işidir. Bu çalışma cahiliyeden başlayarak Arap-İslâm kültürüne ait bilgi birikiminin günümüze intikalini sağlayan isnâd sisteminin kapsamlı bir analizini gerçekleştirmektir. Tevfîk Allah’tandır…
130.00 ₺ -
Hitabet Sözde Hikmet Üslupta Zarafet
Hitâbet yalnızca bilgi aktarmak değildir. Onun asıl amacı, dinleyicinin zihnini uyandırmak ve kalbine tesir ederek ona bilinç kazandırmaktır. Bu eser, İslâm geleneğinde hitâbetin kavramsal köklerini ele almakta; Kur’ân’ın ilke ve öğretileri, peygamber kıssaları ve Hz. Peygamber’in sünneti ışığında hitâbetin ahlâkî, estetik ve toplumsal boyutlarını incelemektedir. Güzel sözün bireysel arınma ve toplumsal barış üzerindeki dönüştürücü gücünü, duânın hitâbeti derinleştiren işleviyle birlikte ortaya koyan bu çalışma, okuyucuya yalnızca bilgi sunmayı değil, aynı zamanda bilinç kazandırmayı amaçlayan bütüncül bir metodoloji sunmaktadır.
162.50 ₺ -
Kuran ve Sünet Işığında İslâmın İnanç Esasları
İslam İnanç Esasları denince ilk etapta “Amentü’nün Esasları” akla gelmektedir. Günümüz ilcaatlarına uygun olarak bu dersin okutulması, inanç sahasındaki güncel sorulara cevap verebilecek nitelikte olması önem arz etmektedir. Konu genel manada soyut olgulardan oluştuğu için, bu çalışmamızla konuyu “ala kaderil imkân” somutlaştırarak; temsillerle, akli delillerle ve günümüzün ihtiyaçlarına cevap verebilecek mahiyette açıklamaya çalıştık.
169.00 ₺ -
-
Hatibin Hitâbeti
Bu eserde, bir hitap olan Yüce Kur’an ve en güzel hatip Hz. Pey-gamber’in sünneti ekseninde tebliğ ve irşâd görevinin metotları, incelikleri ve hatibin sorumlulukları farklı başlıklarla ele alınmıştır. İnsanlara Hz. Peygamber’in davet metodu ile ulaşmak istenildiğinde, sözün tesirinin eylemin gönül teknesinde yoğrulmasıyla mümkün olacağını… Sözün en güzelini söylemenin yöntem ve tekniklerinin nebevî metot ve etkili iletişim dili ile gerçekleşebileceğini… Din gönüllüsünde olması gereken vaaz ve nasihat yöntemlerini, ibadetler ve dini merasim uygulama inceliklerini, hutbe hazırlama ve sunma sorumluluğunu, kulluğunu itirafta dua ve niyazın değerini… Asırlık tecrübesi ve tüm birimleriyle Diyanet İşleri Başkanlığı, mahiyetinde din hizmeti yürütülen Türkiye’deki tüm kurum ve kuruluşları, ülkemizin sosyal bir tezahürü olan ve din hizmetleri bağlamında ele alınan dini grupları; makul, mutedil ve kapsayıcı bir bakış açısı ile değerlendirme imkânını… Türkiye’deki İlahiyat ve İslami İlimler Fakültelerinde başlatılması teklifini içeren ideal bir “Hitabet ve Mesleki Uygulama” dersi modelini, uygulama tecrübesini, elde edilen çıktıları ve geliştirilmesi teklif edilen uzun soluklu bir çabayı inceleme imkânına sahip olacaksınız.
169.00 ₺ -
Ehl-i Sünnet
Günümüzde Müslümanların yaklaşık yüzde seksen üçünü oluşturan "Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat" İslâm dünyasının ana gövdesini teşkil etmektedir. Bu sebeple hakkında geniş bir külliyat söz konusu olan bu mezhebin doğru tanınması büyük önem arz etmektedir. Ülkemizde yaşayan Müslümanların kahır ekseriyetinin de mezhebi olan bu mezhebin önemli gördüğümüz hususiyetlerini anlattığımız bu çalışmamızda okuyucu aşağıdaki soruların cevaplarını bulacaktır: • Ehl-i sünnet düşüncesine kaynaklık eden Ehl-i hadis ve Ehl-i re'y'in temel karakteristikleri nelerdir? • Ehl-i sünnet'in oluşumundaki siyâsî süreç nasıl ilerlemiştir? • İmam-ı A'zam Ebû Hanîfe'nin Ehl-i sünnet kelâmının oluşumundaki rolü nedir? • Ehl-i sünnet kelâm ekollerinin kurucuları Eş‘arî ve Mâtürîdî'nin Ehl-i sünnet'e katkıları nelerdir? • Eş‘arî ve Mâtürîdîlere göre Ehl-i sünnet kavramı kimleri ifade eder? • Ehl-i sünnet kelâm mezheplerinin ahlâk anlayışı nasıldır? • Ehl-i sünnet kimliğin siyaset alanına yansıması nasıl olmuştur? • Bir bilgi kaynağı olarak hadis Ehl-i sünnet âlimlerine ne ifade eder? • Ehl-i sünnet fıkıh kitaplarında Ehl-i sünnet kavramı kimleri işaret eder? • Kelâm-Felsefe ilişkisine Ehl-i sünnet'in bakış açısı nasıldır? • Çağdaş Selefîler Mâtürîdîlik üzerinden Ehl-i sünnet kelâmcılarına hangi eleştirileri yöneltmektedir?
208.00 ₺ -
İslâm Düşüncesi Kılavuzu
Elinizdeki eser, ülkemizin geleceğinde söz sahibi olacak gençlerin kimlikleri ve sorumlulukları üzerinde düşünmelerini, bir muhasebe ve değerlendirme yapmalarını sağlamak, ilmi ve manevi gelişimlerine rehberlik etmek maksadıyla hazırlanmıştır. Kitap, başta ilahiyat alanında çalışanlar olmak üzere İslâm düşüncesine ilgi duyan, okumaya, öğrenmeye, düşünmeye, üretmeye, yaşamaya ve yaşatmaya talip herkese hitap edecek bir yaklaşımla hazırlanmış, konuların tespitinde ve yazılmasında bu hususa özen gösterilmiştir. Eserde yer alan yazıların her birinde İslâm düşüncesinin farklı boyutları ele alınmış ve konuya ilişkin bütüncül bir bakış ortaya konulmaya çalışılmıştır.
195.00 ₺ -
Mehmed Fevzi Efendi’nin Üç Risalesi
Sultan 1. Abdülmecid döneminde Edirne Müftülüğü yapan Mehmed Fevzi Efendi’nin üç risalesinin bir araya getirilmesiyle oluşan eserde, ilk risale Hakikatü’l- Hürriye adını taşımaktadır. Osmanlı Devleti’nin modernleşme sürecinde artan hürriyet ve özgürlük taleplerinin dini sonuçlarının ele alındığı risalede bu dönemdeki insanlar ve onların tavırları altı kategoride ele alınmakta ve halkın içine düştüğü ahlaki yozlaşmaya dikkat çekilmektedir.
130.00 ₺ -
Hz. İbrahim ve Tevhid Mücadelesi
Hz. İbrâhim’in gerek putperest olan babasını tevhide çağırması, gerekse kavmiyle bu konuda yapmış olduğu mücadele metot olarak bizler için çok güzel örneklik oluşturduğu gibi, gerek babası için yapmış olduğu istiğfar, gerekse çocukları ve zürriyeti için yapmış olduğu dualar, gerekse de oğlu İsmail ile Ka-be’ye inşa ettiklerine Allah’a yapmış olduğu yapılan bu hizmeti kabul duası kıyamete kadar bütün mümin-ler için en güzel davranışlar olarak hatırlanacak ve ışık olmaya devam edecektir.Hz. İbrâhim birçok bakımdan incelenmesi gereken peygamberlerden birisidir. Seçkin akademisyenle-rin yapmış olduğu elinizdeki bu mütevazı çalışma da bu alana yapılmış çok önemli bir katkı olarak kabul edilmelidir.
130.00 ₺ -
Haberi Vahid Özelinde İslam Hukukçularının Hadis Tartışmaları
Hadis, İslam tarihi boyunca ulemanın en temel gündem maddelerinden birisi olmuş, bünyesindeki birtakım problemler nedeniyle de oldukça fazla tartışılmıştır. Hadise dair tartışmalar bugün de devam etmektedir. Lakin dün ve bugünün tartışma biçimleri arasında önemli bir farklılık söz konusudur. Zira klasik dönemde hadis tartışmaları kendi içinde tutarlı, belli bir sistematik zemin üzerinden yürütülmüşken bugün bu tartışmalar maalesef metodolojik bir zeminden yoksun bir şekilde sürdürülmektedir. Bu çalışma, haber-i vâhid özelinde fukahanın hadis tartışmaları ve bu tartışmalardan doğan hukukî neticeleri konu edinmektedir. Lakin bilinmelidir ki, haber-i vâhidle ilgili tartışmalar ve bunların fıkhî yansımaları oldukça fazladır. Bunların tümünü incelemeye kalkmak bir kitabın hacmini aşacaktır. Bu nedenle eserde haber-i vâhidle ilgili tüm tartışmalar değil, fürû-i fıkha önemli ölçüde yansıması olan tartışmalar ele alınmıştır. Dolayısıyla kapsam itibariyle kitabın konusu, haber-i vâhidin kabulüyle ilgili temel tartışmalar ve bu tartışmaların fürû-i fıkıhtaki yansımaları olmaktadır. Bu konunun seçilmesindeki temel amaç, haber-i vâhid özelinde mazideki hadis tartışmalarının mahiyetini ve neticesini ortaya koymaktır. Bu amaç, aynı zamanda İslâm ilim tarihinin bu üst düzey entelektüel tartışmasının günümüz hadis tartışmalarına ışık tutacak olması gibi bir düşünceyi de içinde barındırmaktadır.
162.50 ₺ -
Sünnetin İslâm’daki Yeri
Muasır Muhammed Gazâlî’nin deyişiyle “Hz. Muhammed’in (s.a.s.) sosyal, sivil ve askerî sahalarda, bütün bunlardan önce itikat ve ibadet esaslarını uygulamadaki sünneti, ebedî risaletin ayrılmayan bir parçasıdır. Çünkü nasıl su bilinen iki elementten oluşuyorsa İslâm da Kitap ve Sünnet’ten oluşmaktadır.” Yine Yûsuf Karadâvî’nin ifadesiyle “Sünnet, Kur’an’ın yaşanmış bir tefsiri, İslam’ın ise pratik ve örnek bir tatbikidir. Öyle ki Nebi (s.a.s.) tefsir olunmuş bir Kur’an ve yaşayan İslâm idi.” Elinizdeki kitap, sünnet/hadis olmadan İslâm’ın olamayacağını İmam Suyûtî’nin kaleminden ortaya koymaktadır
130.00 ₺ -
Peygamberimiz Çocuklarla
Allah, son elçisi Hz. Muhammed'i (sav) tüm zamanların ve mekânların rehberi olarak insanlığın önüne koymuştur. Bu nedenle O, hayatının her kesiti örnek alınacak bir elçidir. Ve bu örnekliğinde insanî ilişkiler çok önemli bir yer tutar. İşte bu çalışma, Allah Rasûlü'nün (sav) söz konusu yönünün çocuklarla olan iletişim kısmını bizlere sunmaktadır. Eser okunduğunda hem Kutlu Elçi'ye (sav) olan hayranlığımız ve muhabbetimiz artacak hem de İslam'ın tebliğ edilmesinde insan faktörünün ne kadar önemli olduğunu daha iyi kavrayacağız. En güzeli de kendi eksiklerimizin farkına varacak olmamızdır.
130.00 ₺ -
Dindarlığımızla Yüzleşmek
Kur’an ve Hz. Peygamber gerek ibadet ve gerekse insanî ilişkiler açısından bir Müslümanın nasıl olması gerektiğinin temel ölçülerini ortaya koymaktadır. Bu bir anlamda müminlerin dünyayı mamur hale getirmeleri yanında ahireti kazanmalarının da kılavuzudur. Nitekim Müslümanlar bunlara dikkat ettikleri sürece aralarındaki kardeşlik hukuku ve dayanışma güçlü olmuş, bunun tabii sonucu olarak da dünyaya rehberlik etmişlerdir. Değerlerinden uzaklaştıklarında ise her zaman ezilmişlerdir. Tarihi sürecin inişlerine ve çıkışlarına baktığımız zaman, yere düşülen yerde ayağa kalkmak gerektiğini anlıyoruz. Dolayısıyla Müslümanların silkinişi Kur’an’a ve sünnete dönmekten geçmektedir. Başka bir ifadeyle Müslümanların kendi dindarlıklarıyla yüzleşip eksiklerinin farkına vararak kendilerini daha iyi bir kıvama getirmeye gayret etmeleri, İslam’ın tebliği önündeki en büyük engelin kendileri olduğunu anlamaları gerekmektedir. Elinizdeki eser çağımız Müslümanlarına hatalarını hatırlatmakta ve işe kendimizden başlamamız gerektiğini tavsiye etmektedir.
195.00 ₺ -
Din Ahlak Ekseninde Hazreti Muhammed
Hz. Muhammed'in (a.s.) yaşam öyküsünü yazanlar, onun peygamberlik öncesi ve sonrasında mükemmel bir ahlâka sahip olduğunu dile getirirler. İnsanların yeni bir söyleme kulak kabartmaları, söylemin içeriği kadar söyleyenin de hâliyle bağlantılı olduğundan, onun oldukça kısa sayılabilecek bir süreçte gerçekleştirdiği dönüşümün dinamiklerinden birisi –hiç kuşku yok ki- yaşantısıydı. Çünkü o, Kur'an'ın da dikte ettiği ve dinin hayatî öneme haiz bir parçası haline getirdiği evrensel ahlakî değerleri öncelikle kendi yaşamında pratize ettiği gibi, Allah'ın kullardan yerine getirmelerini istediği ibadetlere de herkesten önce sahip çıkıyordu. Yaşamı, hem söylem hem de eylem açısından insanı etkileyecek bir uyum arz ediyordu. Elinizdeki çalışma, dinin ve ahlâkın insana kazandırdığı değerleri ana hatlarıyla ele alan, dinin ahlâk ile zorunlu ilişkisine ve ahlâkın dinî temelli olmasının önemine dikkat çeken, Hz. Muhammed'in (a.s.) İslâm'ın hem ibadet hem de ahlâkî gereklerini yaşamsal boyuta taşıdığını ortaya koyan ve onun örnekliğini öne çıkarmaya çalışan bir çalışmadır.
130.00 ₺ -
Hak Mücadelesi ve Sivil Toplum
İnsanlık tarihi aynı zamanda bir Hak-batıl mücadelesidir. Bu mücadele Kabil’in kardeşi Habil’i öldürmesiyle somutlaşmıştır. Peki, kim haklı, kim değil? İşte bu sorunun cevabı tek tek her bireyin ve topluluğun zihin altyapısı, düşünce dünyası ve inancı ile şekillenir, eylemleri ile de tezahür eder. Tarih boyunca dünyada olup bitenleri doğru okuyup anlayabilmek için insan nedir, nasıl ve niçin yaratılmıştır, görev ve sorumluluğu nedir, ölüm ve sonrası insanı neler bekler vs. sorularına sahici cevaplar aramalıyız. Bu ve benzeri sorular/sorunlar anlaşılmadan bugün Siyonist Yahudi devleti İsrail’in Filistin’de çocuk, kadın, yaşlı, engelli demeden işlediği cinayetlerin, katliam ve soykırımın arkasında tüm imkânları ile seferber olan batılı devletler ve onlara teslim olmuş sözde Müslüman devlet erkânı anlaşılamaz. Kendilerini efendi ve üstün ırk, diğer bütün insanları kendilerine hizmet için yaratılmış birer köle, bütün kadınları “şeytanın yeryüzündeki ajanları” olarak kabul eden bir inanç sistematiğinden başka ne beklenebilir ki. Bütün insanlığın yeniden fabrika ayarlarına dönmesi ve insanın yeniden “yeryüzünün halifesi” olabilmesi ancak yaratıcısı ile barışık bir iletişim, “Hakk’a teslim-Hakkı teslim” anlayışı ile örgütlenmiş, sivil ve örgütlü bir toplumsal mücadele ile mümkün olacaktır. İşte bu kitap bunun nasıl olacağını ifade için kaleme alındı. İşimiz zor ancak imkânsız değil.
130.00 ₺ -
Ashabı Güzin Peygamber Halkası
HAZRETİ EBU BEKİR (r.a.) Ebu Kuhafe oğlu, tarihte ilk halİfe Peygamberin soyuyla birleşiyor Mürre’de Fil olayından iki yılın sonrası doğdu Allah’ın habibine, nebisine dost oldu. Temiz ruhuna iman şimşek gibi inmişti Abdülkabeydi adı Abdullahla değişti. Hem ilk Müslümanlardan Rasulü doğrulayan Hem sıranın başında yetişkin erkek olan. Yemen taraflarına bir yolculuk yapmıştı Dönüşündeyse onu müşrikler karşıladı. Ebu Cehil dedi ki: “Muhammed Nebi oldu! Reddetti dinimizi, iddiaya kalkıştı!” Ebu Bekir koşarak gidiyordu Resul’e Sordu “Doğru mu bunlar, neler olup bitiyor?” Nebinin dudağında beliriyor tebessüm: “Bunlar doğrudur tabi!” cevabını veriyor. Ebu Bekir, bir insan sarrafı karşısında O yüz, o ses, o bakış. O tavırlar, o eda! Kulakları duyuyor en güzel cümleleri: “Allah birdir ve ben de Nebi onun yolunda” Sormuyor neden, niçin. Nasıl bilmez o gönül. Onun önünde şimdi hakikati görmüş Gül. Ne bir hüccet arıyor, ne senet ne de ispat. Hepsinin de üstünde uçan ruhu bin kanat
65.00 ₺ -
Sana Emanet - Sorularla 40 Derste Sahabe
Gümüş Kalemler yazar ekibi tarafından hazırlanan Sorularla 40 Derste Sahâbe kitabı, genç neslimize güzellikler ve iyiliklerle dolu bir hayatın anahtarı olan güzel ahlakı hem teorik yönü hem de yaşanmış örnekleriyle tanıtmayı amaçlıyor. Kitabın dilinin son derece anlaşılır olmasına dikkat edildi. Kitapta yer alan her konu başlığının sonuna gençlerin okuduklarını anlama ve yorumlama becerilerini geliştirecek, okuduklarından sonuç çıkarmalarını ve mukayese yapmalarını sağlayacak nitelikte beş soru hazırlanmıştır.
117.00 ₺ -
Sana Emanet - Sorularla 40 Derste Kuranı Kerim
Sorularla 40 Derste Kur’ân-ı Kerim kitabı liseli gençlerimizin kutsal kitabımız Kur’ân’ı öğrenme çabalarına katkı sağlamak amacıyla hazırlandı. Kitabımızda Kur’ân’ın konularından kırk başlık seçilerek kısa ve öz olarak anlatılmaya çalışıldı. Her konunun sonuna beşer soru eklenerek okuyucularımızın metinleri anlamalarının kolaylaştırılması hedeflendi. Her bir konu okuyucuyu sıkmayacak şekilde ortalama bin kelime ile sınırlandırıldı. Her başlıkta Allah’ın güzel isimlerinden (Esmâ-i Hüsnâ ) birer tanesi anlamıyla birlikte kutu içinde verildi. Başlıkların sonuna ise kısa dua örnekleri eklendi. Ekip çalışmasının ürünü olan kitabımızın Kur’ân-ı Kerim’in doğru anlaşılmasına katkı sağlamasını diliyoruz
97.50 ₺