-
Menbaul Ebhar Fi Riyazil Ebrar
Merhum Fuad Köprülü, Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar isimli büyük çalışmasında Hazînî’nin 1593’te kaleme aldığı Cevâhirü’l-Ebrâr min Emvâci’l-Bihâr’ından had safhada istifade etmiştir. Ancak ne yazık ki Köprülü, değerli âlim Hazînî’nin 1586’da yazdığı Menba‘u’l-Ebhâr fî Riyâzî’l-Ebrâr adlı eserini görme fırsatına erişememiştir. İşte elinizdeki bu kitap, anılan bu eserin filolojik bir neşridir. Son Yesevî şeyhi ve geride bıraktığı eserlerle Yeseviyye çalışmalarının biricik kaynağı olan Hazînî’nin bu eseri, Yeseviyye tarikatına dair ihtiva ettiği son derece kıymetli bilgilerin yanı sıra hem Doğu Türkçesi hem de Batı Türkçesinin katışımından oluşması yönüyle de dilcilik araştırmaları bakımından oldukça dikkat çekicidir. Prof. Dr. Mehmet Mahur Tulum’un bu çalışma ile Türk filolojisine sağladığı katkının da altını çizerek belirtmemiz gerekir ki Sultan III. Murad’a sunulmak üzere İstanbul’da kaleme alınan bu eser, muhatabını edebiyat tarihimizde ve Türkçenin büyük bahçesinde büyülü bir yolculuğa davet ediyor.
349.30 ₺ -
Şerhül Esmail Hüsna
İnsan ve kâinat, ilahî isimlerin bilinmesi ve tecelli etmesinin bir vesilesidir. Kulun çeşitli hâlleri de bu isimlerin bilinmesine vesiledir. İnsanın Yaratıcı’yla münasebet kurmasında vazgeçilmez önemi olan esma-i hüsna bilgisi, Allah-âlem ilişkisine ışık tutar ve insana Rabbini tanıtır. Bu sebeple geleneğimizde esma şerhleri ve kulun bu isimlerle tahalluku meselesi özellikle tasavvufî literatürde mutena bir yere sahip olmuştur. Ali Salâhaddin Yiğitoğlu’nun, Bahâüddinzâde Muhyiddin Mehmed’den tercüme ettiği Şerhü’l-Esmâi’l-Hüsnâ sadeleştirilmeden okuyucunun istifadesine sunulmuştur. Eser isim ile sıfat arasındaki fark ve isimlendirme meselesine dair izahatla başlamış, zâta dair isimlerin konumları ve hazarât arasındaki mertebelerin açıklanmasından sonra esma şerhi ve kulun tahallukuna dair açıklamalarla tamamlanmıştır. Hakk’ı ilahî isimlerde görebilmek ve kulluğunu bu isimlerde temaşa edebilmek amacıyla yol alanlar için imkânlar sunan eser esma-i hüsna merkezinde yüksek irfanî kültürü yansıtan son örneklerdendir.
142.80 ₺ -
Ve Allah Kalpleri Döndürür
“Muhteşem! Allah’ın varlığının beklenmedik tezahürleriyle ilgili kadim ve modern tecrübeleri mezceden bu eser, bize ihtida hikâyelerine dair benzersiz bir antoloji sunuyor ve İslam inancının hâlâ süregiden manevi gücünü bizlere hatırlatıyor.” Abdulhakim Murad (Timothy Winter) “İçinizi ısıtan bir kitap… Genç Müslümanlar ve mühtediler, günümüzde zaman zaman şüpheye düşebiliyorlar ve Sugich’in bu kitabında yazılanlara ihtiyaç duydukları muhakkak. Bu eser, pek çok kişinin anlatısından oluşuyor ve kendi manevi hikâyesi çok hususi olan birinin kaleminden çıktığı için de ayrıca kıymetli. Kitabı okurken insanın yalnız olmadığını fark etmesi, çok büyük bir rahatlama.” Yusuf İslam (Cat Stevens) “Hayattaki konumumuz ne olursa olsun, Allah’ın rahmetinin her birimizi her zaman kapsadığını bize hatırlatmak için yazılmış bir eser. Bu kitap, okurda Allah’a ve onun merhametine yönelme isteği uyandırıyor. Bu kitabı çok seviyorum.” Sami Yusuf Tövbe, yaşadığımız her anı yenileyen, durmaksızın devam eden, şefkatli bir gerçekliktir. Nefsi terbiye, kalbi tezkiye etmek için çıkılan yol, esasında sürekli tövbe etmeyi içerir. Bu eserde Michael Sugich, hüzünlü ve eğlenceli, yürek parçalayıcı ve tuhaf, süfli ve uhrevi, ama daima umut dolu hikâyeler anlatıyor bize. Dünyanın dört bir yanından insanların hayatının nasıl tersyüz olduğunu ve En Yüce’ye giden yola nasıl döndüklerini gösteriyor.
349.30 ₺ -
En Güzel İsimler
En Güzel İsimler, ilâhî isimlere (el-Esmâu’l-Hüsnâ) dair yazılmış kitapların en meşhurudur. Gazzâlî eserin bütününde, bilhassa ilâhî isimleri açıkladığı ikinci ve esas bölümde, fertlerin Esmâ-i Hüsnâ ile irtibatı, insanın ilâhî ahlâkla ahlâklanmasının ne anlama geldiği ve kulun her bir isimden alacağı hisselerin neler olduğu meseleleri üzerine dikkatle durmaktadır. el-Maksadu’l-Esnâ İslâm medeniyetinde marifetullaha dair yazılmış kitapların en kıymetlileri, en etkileyicileri arasındadır. Müellifinin kendi ifadesiyle el-Maksadu’l-Esnâ marifetin kapısını çalan bir eserdir. “Kitabın bütün bölümlerinde müellifin sürükleyici ve samimi üslûbunun yanında zihnin ve kalbin ürünü olan kelâmî ve tasavvufî yaklaşımları dikkat çekmektedir. Gazzâlî’nin, eserlerinde başarısını sağlayan zâhir-bâtın uyumunun sanatkârane tecellisi bu kitapta açıkça görülmektedir.”
139.30 ₺ -
El Münkız mined Dalal
İslam düşüncesinin zirve isimlerinden olan İmam Gazzâlî’nin, yüzyıllar boyunca tartışmaların odağında olmuş meşhur eseri el-Münkız mine’d-Dalâl, kendi çağındaki fikir ve inanç hareketlerini ele almasının yanı sıra şüpheciliğe dair ortaya koyduğu ve o güne kadar benzeri görülmemiş yorumuyla da İslâm düşünce tarihinin en özgün metinlerinden biridir. Kısaca el-Münkız olarak bilinen bu meşhur eser; Gazzâlî’nin, kendi düşünce dünyasındaki büyük değişimi ve gelişimi anlattığı bir tür otobiyografik metindir. Gazzâlî’nin hakikat arayışının bir çeşit günlüğü de olan bu büyük eser, erken dönemlerden itibaren hem İslâm dünyasında hem de Batı’da büyük bir ilgiyle karşılanmıştır. el-Münkız’ın bu neşri, dünyanın çeşitli kütüphanelerinde çok sayıda yazma nüshası bulunan bu değerli metnin bilinen en eski nüshası baz alınarak ve diğer nüshalarla karşılaştırılarak hazırlandı. İslam düşüncesine yön veren bu kıymetli eser, Arapça orijinaliyle bakışımlı olarak hem bir referans kitap hem de bir ders kitabı olarak okuruna sunuluyor.
139.30 ₺ -
Mihne
Tasavvuf ehli, İslam tarihi boyunca kimi zaman siyasi, kimi zaman ise toplumsal olaylar gerekçe gösterilerek baskı altında tutulmuş, birçok örnekte görüleceği üzere, ölümle sonuçlanan zulümlere maruz kalmıştır. Bu baskı nedeniyle kimi tarikatler ve sûfîler toplantı ve sohbetlerini gizliden yapmış, kimisi ise faaliyetlerine açıktan devam etmiş, iftiralara maruz kalmış, memleketinden sürülmüştür. Tasavvuf ehline karşı bu tutum ve olaylar ise İslam tarihine “mihne olayları” olarak geçmiştir. Himmet Konur’un Mihne adlı bu eseri özellikle hicrî III. ve IV. asırlarda sıkıntı ve zulme maruz kalan sûfîlere değinirken, referans aldığı birincil kaynaklarla ve meseleyi derli toplu bir biçimde ele almasıyla bir başucu eseri olma özelliği taşıyor.
139.30 ₺ -
Davud Kayserinin Fususul Hikem Mukaddimeleri Şerhi
Tasavvufî düşüncenin temel eserlerinden biri olan Fusûsu’l-Hikem, farklı fikrî ekollere mensup âlimlerce pek çok kez şerh edilmiş ve yüzlerce dile çevrilmiştir. Hatta ilim ehli arasında İbn Arabî’nin Fusûsu’l-Hikem’ine şerh yazmak bir ustalık ölçütü sayılarak şârihine hatırı sayılır bir imtiyaz kazandırmıştır. Bu şerhler içinde İbn Arabî düşüncesine olan vukûfiyeti ile öne çıkan Dâvûd-ı Kayserî’nin şerhi, eserin girişinde yer alan “Mukaddimeler”i ile büyük önem arz eder. Felsefî tasavvufun bütün meselelerinin ele alındığı on iki bölümden oluşan bu tafsilatlı mukaddime, daha sonraları şerhten ayrı olarak da istinsah edilir ve müstakil bir risale şekilde neşredilir. Elinizdeki bu eserde yirminci yüzyılın önde gelen İslam filozoflarından İranlı Seyyid Celâleddîn Aştiyânî, Dâvûd-ı Kayserî’nin Fusûsu’l-Hikem şerhi için yazdığı “Mukaddimeler” bölümünü şerh ederek İbn Arabî’nin hassaten üzerinde durduğu meselelerin derinlemesine incelenmesine imkân veriyor. Nebevî pınardan kaynayan hikmetlerle dolu Fusûsu’l-Hikem’in tasavvuf ehlince yapılan yorumlarının her biri birer altın kıymetindedir. Aştiyânî’nin kaleme aldığı Fusûsu’l-Hikem yorumu, Tahir Uluç’un titiz tercümesiyle Ketebe’de.
594.30 ₺ -
Tasavvufi Mertebeler
Hz. Peygamber’in hicretten sonra evinde bir süre misafir olduğu Ebu Eyyûb el-Ensârî’nin soyundan olan Hâce Abdullah el-Ensârî el-Herevî, on birinci yüzyılda İslâm dünyasının yetiştirdiği önde gelen âlim ve mutasavvıflardandır. Herat’ta, çocukluğundan itibaren dindar ve tasavvufî bir çevrede büyüyen Herevî, henüz çok genç yaşlarda şerî ilimlerde, tasavvuf alanında ve şiirde büyük bir üne kavuşmuş, devlet yöneticilerinden takdir ve iltifat görmüş, hem kendi döneminde hem de kendinden sonraki devirlerde birçok ismi derinden etkilemiştir. Ancak, bidatçı saydığı mezhepleri sert bir şekilde eleştirmesi ve müteşâbih ayetleri tevil edenlere şiddetle karşı çıkması nedeniyle hedef aldığı ulemanın şikâyeti üzerine hayatının büyük kısmını hapis ve sürgünde geçirmiştir. Telif ettiği birçok eserle çağlar boyunca müessir bir şahsiyet olmayı başarmış Herevî’nin bilhassa Menâzil’i, hem sonraki dönemlerin tasavvuf anlayışını derinden etkileyecek vahdet-i vücûd düşüncesine dair ilk izleri içermesi hem de tasavvufî mertebeleri yüzlü olarak tasnif eden ilk eser olması bakımından, tasavvuf klasikleri arasında ayrıcalıklı bir konum kazanmıştır. Herevî’ye göre her hâl ve makâmın belli nitelikleri, gerçekleşme şartları, hikmetleri, hükümleri ve sonuçları vardır. Bir makâmdan diğer bir makâma yükselen sâlikin hâlleri değişir ve zamanla mükemmel hâle gelir. Kişinin manevî eğitimi boyunca bütün hâlleri yaşayacağı ve makâmlara ulaşacağı mutlak olmamakla birlikte, kazandığı makâma ölünceye kadar sahip olması da söz konusu değildir. Tasavvuf mertebelerinin daha çok Herevî’nin bakış açısıyla ve tafsilatlı bir şekilde incelendiği bu kayda değer çalışma, tasavvuf düşüncesini ele alma yolundaki araştırmacılar için iyi bir kılavuz olmanın yanında, alan dışından ilgililerin de istifade edebilmeleri adına kolay anlaşılır ve açıklayıcı bir mahiyette.
294.00 ₺ -
Yevakitül Harameyn
“Müceddîd-i Elf-i Sânî” nâmı ile meşhûr olan İmâm-ı Rabbânî Ahmed-i Serhendî’nin kurucusu kabul edildiği Müceddidîlik, 17. yüzyılda Nakşibendîlikten neş’et etmiş, günümüze dek itibarını ve etkinliğini korumuştur. İmâm-ı Rabbânî, örnek yaşantısıyla insanları etkilemiş, pek çok halife yetiştirerek bu halifeleri farklı bölgeleri irşatla görevlendirmiştir. Oğullarından Hâce Muhammed Mâsum da bu halifelerinden biridir. Henüz küçük yaşlarda kendisinden fevkalâde hâller zuhur etmiş, istidadındaki gizli sırlar açığa çıkmaya başlamış; sonraları Müceddidîliğin Hint alt kıtası, Hicaz ve Anadolu’da yayılmasını sağlamıştır. İmâm-ı Rabbânî Ahmed-i Serhendî’nin öğretileriyle şekillenen Nakşibendî Müceddidîlik geleneğinin önemli temsilcilerinden Hâce Muhammed Mâsum, Hicaz’a yaptığı Hac seferinde manevi derinliklere dair pek çok keşif ve keramet yaşar. Yevâkîtü’l-Harameyn’de bu söz konusu kerametleri birer yakut suretinde okuyoruz. İlk kez Müstakîmzâde Süleyman Sadeddin Efendi’nin Türkçeye tercüme ettiği, Ensar Karagöz’ün ise günümüz Türkçesine aktararak yayıma hazırladığı bu eser aynı zamanda, Hâce Muhammed Mâsum’un hayatına ve eserlerine dair kapsamlı bir kaynak niteliği taşıyor.
209.30 ₺ -
Gazzeli Bir Sufi
“Zâhidlerin imamı, sâliklerin rehberi, şeriatın sultanı, tarikatın burhanı, ilahî ilimlerin mahremi, ebrârın seçkini ârif-i billah” olarak gönüllere yerleşmiş olan Ahmed Gazzî, Kudüs coğrafyasında başladığı ilmî faaliyetlerini, Anadolu topraklarında temellendirmiştir. “Âşık sâdık oldukta matlubu ayağına gelir.” düsturunca mürşidi Niyâzî-i Mısrî ile yollarının kesişmesini sabırla bekleyen Ahmed Gazzî, Niyâzî-i Mısrî hazretlerinin ser-halifesi olmuş ve bir müddet Mısriyye kolunun meşihat görevini üstlenmiştir. Sonrasında Bursa’daki irşâd ve tedris faaliyetlerine kendi kurduğu Gazzî Dergahı’nda devam etmiştir. Abdurrezzak Tek’in kaleme aldığı Gazzeli Bir Sûfî: Niyâzî-î Mısrî’nin Ser-Halifesi Ahmed Gazzî adlı biyografi kitabı, Ahmed Gazzî hazretlerinin evliyalar şehri olarak bilinen Bursa’da sürdürdüğü irşâd ve tedris faaliyetlerini, onun eserlerini, yetiştirdiği âlim ve sûfîleri derinlemesine incelerken, şehrin ilmî, tasavvufî ve manevi hayatına sağladığı katkıları okuyucuya sunuyor. Ahmed Gazzî’nin mirasına ışık tutan bu eser, bir dergahın oluşumunu ve yapısını detaylıca ele alarak okuyucu ile buluşturuyor.
174.30 ₺ -
Tasavvuf
İslâmiyet’i kabul eden Müslüman-Türk devletlerinde ve tüm İslâm memleketlerinde hemen her şehirde cami ile beraber bir tekkenin, bir zaviyenin kuruluşuna şahit oluyoruz. Tasavvuf, ruhî ve vicdanî bir duyuşun mahsulüdür. Bu bir zauretse, bu zaruret neden doğmuştur? Tasavvuf, merhum muallim Mahir İz’in İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü’deki derslerinde anlattıklarından meydana geliyor. Tasavvufun mahiyetini, tarifini, ilk mutasavvıflar, tarikatler ile tasavvuf terimlerini açıkladığı talebelerine her zaman “istikbâlin mânevî mimarı” gözüyle bakan Mahir İz’in bu eseri bizi tasavvuf ehliyle tanıştırıyor. Allah’tan gayrı kimseden bir şey ummayan, şöhretten kaçan, hayırlı olmayan şeylerden uzak duran, şikâyeti bırakıp sıkıntıya alışan, kibri bırakıp tevazuu huy edinen, tembelliği bırakıp çalışmaya devam eden, hayalleri bırakıp tatbikata bakan, uykuyu ve gafleti bırakıp ibadet devam eden tasavvufun ehemmiyeti, Mahir İz’e göre telâkki tarzının hatalı bir görüşe bağlı olması. Bu eserde zikrolunan hiss-i uhuvvet, kemâl-i iman ve neşve-i tasavvuf bizi, sıhhatli bir telâkki ile tasavvufun esasını anlamaya sevk ediyor.
202.30 ₺ -
Muhabbet Baldan Tatlıdır
“Bütün dünya insanlarının Âdem’in çocukları yâni kardeşleriniz olduğunu hiçbir zaman unutmayın. Yeri geldiğinde uzaktaki kardeşinizi yakındaki kardeşinize tercih edin. Başkalarının çizdiği sınırlar gönül dünyanızın sınırları olmasın. Yarın hesap günü mahşer yerine topluca çıkacağız. Orada kimseye memleketi sorulmayacak. Yanına düşen adam, ‘Beni niye hiç düşünmedin?’ diye sorarsa ona ne diyeceksin? Sen başka ülke vatandaşıydın, onun için benden değildin mi, diyeceksin? Coğrafî sınırlar senin doğru karar vermene engel olmasın. Tekke hayatında da evlilik hayatında da hak aranmaz. Bunların hiçbirinde almak yoktur, sadece vermek vardır, vermenin olduğu yerde de haktan bahsedilmez. Arayanlar, bırak arayadursunlar. Sen arama. Adam olmak istiyorsan arama. Evi mâmur olmayanın, eşi mutlu olmayanın, dünyası da mâmur olmaz ahireti de. Evliliklerinizi kendi haline bırakmayın. Biraz sahip çıkın, üzerine titreyin, kırgınlık ve kızgınlıklar büyür sonra karşınıza öyle bir dikilir ki, altından kalkamazsınız. Hâdiseler büyümeden birbirlerinizin gönlünü hoş tutmanın yollarını arayın. Hediyeleşin, hediyeleşin ki kalpleriniz yumuşasın, güler yüzlü olun, güler yüzlü olun ki evinize hiddet hâkim olmasın. Sakın ola ki zamanımızın hastalığı olan kolaycılığa kaçmayın. Dikkatli bakarsanız, hayatta her şeyin ak ve kara veya iyi ve kötü olmadığını anlarsınız. Allah Teâlâ’nın sizlere bahşettiği akıl nimetinin değerini bilin, idrak ikramına şükredin. Allah’ın yeryüzündeki halifesi olduğunuzu, O’nu yeryüzünde sizin temsil ettiğinizi unutmayın. Vazifelerin sadece Kur’ân’da yazılanlarla, hadîste olanlarla sınırlı, İslam’ın beş şartı ile imanın altı esasından ibaret olmadığını bilin. Akıl ettiğiniz, şuur duyduğunuz her şey sizin vazifenizdir. Cenab-ı Hak’tan istemekte sınır olmadığı gibi vazifelerde de sınır yoktur.”
279.30 ₺ -
-
Hayalet Şehirler
Çin’in ıssız metropollerinden ilham alan Hayalet Şehirler, kadim saray entrikalarıyla modern Avustralya’da kimliğini arayan göçmen bir gencin hikâyesini buluşturuyor. Sidney’deki Çin Başkonsolosluğunda çevirmen olarak çalışan Xiang, tek kelime Çince bilmediği ve işini tamamen çeviri uygulamalarıyla yürüttüğü ortaya çıkınca kovulur. Kısa sürede bir internet fenomenine dönüşen genç adamın yolu, Çin’in hayalet şehirlerinden birine düşer. Peki Xiang’ın buraya yerleşmesi; paranoyak bir imparatorun kendisinden bin kopya yarattığı, zehirli ziyafetlerin verildiği ve kitapların yakıldığı kadim bir hikâyeyle nasıl bağlantılıdır? Ya ölümcül bir sır saklayan, satranç oynayan bir otomatla? 2025 Miles Franklin Edebiyat Ödüllü Siang Lu’nun kaleminden Hayalet Şehirler, gerçek ile simülasyonun, unutmak ile hatırlamanın iç içe geçtiği çok katmanlı bir hikâye; tarihin ve kimliğin nasıl inşa edildiğine dair trajikomik bir sorgulama. “Bu kitabı açtığım an büyülendim.” –Bora Chung, Lanetli Tavşan’ın yazarı “Lu’nun eseri hem entelektüel açıdan zihin açıcı hem de büsbütün çılgınca –ki meselenin tüm esprisi de bu.” –The Guardian “Hayalet Şehirler, [...] Lu’yu Avustralya’nın en heyecan verici yeni yazarları arasında sağlam bir yere oturtuyor. Haruki Murakami, Italo Calvino ve Yan Ge okurları bu yeni romandan büyük keyif alacak.” –Books+Publishing
315.00 ₺ -
Kül Söyler Duman Ağlar
Akşam olur, Dağılır parçaları etrafıma cansız, Alevden bardaklarda Dudaklarını içmiş o eski isyanın, Akşam olur, Rengi çıkar ellerime zamanın. Al o yıldızları O simsiyah yağmurdan Göklere takmaya gel. Kar yağıyor, yollar kapanacak, Bizi getir bana, Gözlerimden bakmaya gel. Varsın dağılsın bütün kafiyeler, Ellerimi yıkamaya gel.
105.00 ₺ -
Kuşeyri Risalesi Ciltli
Sayısız sûfînin yanında, İslâm dünyasının en ünlü sûfîleri olarak bilinen Muhyiddin İbni Arabî ile İmam Gazzâlî de, tasavvuf konusundaki ilk bilgileri Kuşeyrî Risâlesi’nden öğrenmişler, ruhen ve mânen bu Risâle’den beslenmişlerdir.Bu eser, İbn Haldun’un Mukaddime’sinde övdüğü hem âlim hem de sûfî olan bir İslâm büyüğünün, Allah’ın yeryüzündeki bütün kullarına, ruhlarını kurtarabilmeleri için özenle hazırlayıp sunduğu paha biçilmez bir armağanıdır.İslâm’ı bir sahâbe gibi yaşayan Abdülkerim Kuşeyrî’nin taşa bile hitap etse onu eritebilecek, vaaz ettiği camiye şeytan getirilip bağlansa ona dahi tövbe ettirecek güçte bir veli olduğu söylenir.Kuşeyrî’nin bu eseri, insanı kendisiyle yüzleştiren, yapıp ettiklerine ayna tutan ve Allah yolunda ihlâsla yürümeye teşvik eden muhteşem bir mânevî rehberdir.Kitapta yer alan bazı menkıbeleri okurken insan gözyaşlarına hâkim olamaz; Allah’ın affediciliğini okuduğu satırları görünce de umutlanır ve içi ferahlar.Eserin sayısız yerinde okuyucu kendini hesaba çeker ve iyi bir kul olmanın yollarını aramaya başlar.İnsanoğlunun Allah’ı bırakıp maddeye tapar hâle geldiği, haram-helâl anlayışının neredeyse ortadan kalktığı günümüzde bu kitap, hem bu dünyada mesut ve sakin bir hayat sürmek hem de âhiretini kurtarmak ve Rabbinin huzuruna yüz akıyla çıkabilmek isteyen kimselere sonsuz mânevî yardımlar sağlar.
547.50 ₺ -
Yıldız da Bir Asır
Ayasofya’da Bir Gece’nin soluksuz macerasından sonra Rana Demiriz, okurunu bu kez olayların başlangıcına götürüyor. Müze’de gönüllü olarak çalışan Müzeyyen’in hayatı, Yerebatan Sarnıcı’nda bulunan gizemli bir lahitle değişir. Fakat bu keşif, sandığından çok daha büyük bir sırrın yalnızca başlangıcıdır.Müzeyyen, bir soygunla sarsılan Yıldız Sarayı’nda, Sultan II. Abdülhamid tarafından özel bir görev için seçilerek önce Efes’e, oradan da Viyana’ya uzanan bir yolculuğa çıkar. Artık yalnızca tarihî eserlerin peşinden giden meraklı bir kızdan daha fazlasıdır.Fatih Sultan Mehmed döneminden kalan gizem, Osmanlı’nın son yıllarındaki İstanbul’un görkemli atmosferiyle yeniden hayat buluyor. Saraylar, müzeler, arkeolojik gizemler, imparatorluk diplomasisi, gizli görüşmeler ve casusluklarla örülü bu macera tarih ile kurguyu bir araya getiriyor.
195.00 ₺ -
Kırmızı Kod Seti
Her öğretmenin karşısına bazen anlaşılması güç bir öğrenci, iletişimi zorlayan bir veli ya da kendi mesleğini ve yöntemlerini sorguladığı bir an çıkar. Kırmızı Kod: Öğretmenin Acil Durum Kiti, tam da bu anlarda öğretmene eşlik etmek için hazırlanmış üç kitaplık kapsamlı bir set. Zor Öğrenci, “zor” davranışın arkasındaki duygu ve ihtiyacı anlamaya; Zor Veli, velilerle iletişimde empati ile sağlıklı sınırlar arasında denge kurmaya; Ben Kendim Bizzat Öğretmen ise sınıf yönetiminden ders anlatımına, veli iletişiminden mesleki gelişim ve öz bakıma uzanan sorularla öğretmenin kafasından geçen her türlü soruya odaklanıyor. Öğretmenlerimizin sınıfta, veli görüşmesinde ve kendi iç dünyalarında ihtiyaç duydukları her an başvurabilecekleri üç kitap, tek bir sette.
665.00 ₺ -
Mırr Sız Şehrin Yeni Kahramanı
Hırsız Arsız’ın tek istediği, karanlıklarda gizlice süzülüp koleksiyonuna yeni bisikletler eklemekti. Ancak sakar mucit Doktor Kroket'in laboratuvarında yaşanan devasa bir kaza, onu doktorun sevimli kedisi Mırmır ile birleştiriverdi! Artık o yarı kedi yarı hırsız yani: Mırr-Sız! Doktor Kroket’le şehrin diğer suçlularını yakalamaya karar veren Mırr-Sız, kedi içgüdülerine yenik düşmeden süper kahraman olmayı başarabilecek mi? Bol icatlı, bol patili ve bol kahkahalı bu çılgın maceraya sen de katıl!
143.00 ₺ -
Dünya Kimin Evi
Örümcek fobisi olan birinin başına gelebilecek en büyük talihsizlik nedir? Bu kitapta cevabı belli: Kendini sekiz bacaklıların gizemli diyarında bulmak! Kargalar Geçidi, Denge Mahkemesi, Görünmez Bağlar Odası, Unutma Pazarı… Pera geçtiği her durakta doğanın dengesini ve ekosistemin görünmez bağlarını keşfediyor. Peki bu diyardan çıkış yolunu ararken asıl sorunun cevabını bulabilecek mi? Dünya Kimin Evi?“Çocukların korkularını ‘Geçer, alışırsın…’ diyerek geçiştirmek çoğu zaman işe yaramaz; korku ancak tanındığında küçülür. ‘Dünya Kimin Evi?’ örümcek fobisi olan bir çocuğun korkusundan kurtulmasını değil, korkusuyla yan yana yürümesini anlatıyor. Kahramanımız Pera sadece korkularıyla barışmıyor, aynı zamanda empatiyi diğer canlıların bakış açısından bakarak öğreniyor. Gülşen Arslan Akça’nın bu keyifli kitabını tüm çocuklara tavsiye ederim.” (Beyhan Budak)
143.00 ₺ -
Kayıp Sesler Müdürlüğü
Bir sabah Nehir, göğsünün ortasında kocaman bir boşlukla uyanır. Neyi kaybettiğini bilmez. Bildiği tek şey, bazı şeylerin eskisi gibi olmadığıdır.Derken yolu, yarım kalan cümlelerin ve sahibine ulaşamayan seslerin saklandığı gizemli bir yere düşer: Kayıp Sesler Müdürlüğüne…Raflar dolusu ses bellekleri, Geç Kalmış Sözler Arşivi, Yarım Kalan Cümleler Birimi ve pencere önlerini süsleyen Bekleyengiller çiçekleriyle burası hiç de sıradan bir müdürlüğe benzemiyordur. Nehir, yüzlerce sesin arasında kendi kaybettiği sesi aramaya başlar.“Kayıp Sesler Müdürlüğü” sizi kırgınlıkları şefkatle onaran ve iletişimin gücünü fısıldayan bir iyileşme hikâyesine davet ediyor.
143.00 ₺ -
Büyükanne Okulu
İşte karşınızda anne-babası çalışan çocukların yaz tatilinde gittiği şaşmaz adres: Büyükanne Okulu! Elindeki tabletiyle bir "yayıncı" olma hayali kuran Eymen, babaannesinin evine geldiğinde büyük bir tuzakla karşılaşır! Babaannesi Naciye ve onun can dostları, apartmanın naftalin kokulu bodrumunda toplanan, teknolojiye karşı ant içmiş gizli bir oluşumun üyesidir: Torunları Koruma Takımı (TKT) Geleneklerle geleceğin kahkaha dolu bu amansız çatışmasında, sokağın kuralları mı kazanacak yoksa büyükanneler dijital dünyayla barışmayı mı öğrenecek?
143.00 ₺ -
Peregrine Quinn
On iki yaşındaki Peregrine Quinn’in sıradan bir yaşamı vardır. Ancak Dünya ile Kozmik Âlem'i bağlayan portal sistemi çöktüğünde bu sıradanlık tamamen değişir! Kozmik Âlem’in dahi mimarı Deadalus Bloom, sinsi güçler tarafından kaçırılmış ve iki dünya da tehlikeye girmiştir. Peregrine, Stajyer Kütüphaneci Rowan ve Cal ile güçlerini birleştirip iki dünyayı da kurtarmak için mitoloji ve yüksek teknoloji dolu bir maceraya atılır. Bu kozmik serüvende kazanan taraf kim olacak?
302.25 ₺ -
Patlak Zeka Cemcan Acayip Fikirler Ustası
Bir fikir ne kadar acayip olabilir ki? Cemcan’a göre bunun bir sınırı yok! Zihni bir kez çalışmaya başladı mı onu kimse durduramaz!Organik şampuan deneyleri, sünger kaplı futbol kaskları ve efsanevi temizlik icadı “Yerdili”…Peki ya harika bir fikir, beklenmedik bir felakete dönüşürse? Cevap basit: Gerçek bir bilim insanı asla pes etmez!“Patlak Zekâ Cemcan: Acayip Fikirler Ustası”; bilimin eğlenceli yüzünü, arkadaşlığı ve pes etmemenin önemini mizahi bir dille anlatan kahkaha dolu bir macera.
143.00 ₺ -
Hangimiz Uzaylı
Sence bir uzaylı nasıl görünür?Bera’nın cevabı çok net: Hoho gibi! Ama Bera, Hoho’nun gezegeni Makemake’ye gittiğinde işler değişiyor. Çünkü bu kez etrafındaki herkes birbirinin aynısı, farklı olan ise kendisi!Gökyüzüne bakıp “Acaba orada ne var?” diye merak etmeye, farklılıkları keşfetmeye ve evrenin hiç beklemediğimiz köşelerine uzanmaya davet eden sıra dışı bir uzay macerası…
97.50 ₺ -