-
Bir Fincan Arapça
Bir Fincan Arapça, Muarrib'in sosyal medya içeriğini oluşturan güzel ve özlü sözleri ve daha fazlasını ihtiva eder. Onunla, kahvenizi keyifle yudumlarken, arkadaşlarınızla muhabbet ederken, yoğun dilbilgisi derslerinin aralarında, Arapçanın gönüle hitap eden yönünü keşfedeceksiniz. Ayet ve hadisler; edebiyatçılar, bilginler, liderler ve fikir önderlerinden sözler, atasözleri, film replikleri, şiirlerden ve kitaplardan alıntılarla size bazen tebessüm ettirecek, bazen bir özeleştiriye sebebiyet verecek; bazen sizi geçmişe götürüp, gelecek adına umutlandıracak; bazen de bir ah çektirecek. Bir Fincan Arapça sizi iki dilli keyifli bir yolculuğa çıkartırken, tercümelerin nasıl yapıldığına kafa yoracak ve kelime dağarcığınızı zenginleştirmeye fırsat bulacaksınız.
184.25 ₺ -
Mizahlı Arapça
İbrahim Oruç'un kaleminden, Mizahi yaklaşım ve akılda kalıcı örneklerle Arapça dilbilgisi özeti. Nedir Bu Nasara Zeydun Amran? Arapçada “Nasara Zeydun Amran” diye bir söz vardır ve anlamı, ‘’Seven sevdiğiyle güzelleşir’’ şeklinde çok naif değil mi?’’ sorusuyla sosyal medyada dolaşıma sokulan bir cümle olmuştur. Bu cümle, kısa sürede birçok kullanıcı tarafından paylaşılmıştır. Bunun ardından kimileri bunu, ‘’Seven sevdiğiyle güzelleşir’’ şekliyle doğru sanarak paylaşmış, kimileri de doğru çevirisinin bu olmadığını söylemiştir. Bizler de bunun üzerine “Nasara Zeydun Amran”, “Seven Sevdiğiyle Güzelleşir” değil, “Zeyd, Amr’a yardım etti” demektir’’ şeklinde kaşe yaptırarak doğrusuna temas etmeye çalıştık. :) Bütün bunların yanında halbuki; • Seven sevdiğine yardım ederek ikisi de güzelleşir. • Seven zaten sevdiğine ve diğer kimselere yardım ederek güzelliği egemen kılabilir. • Seven, sevdiğine sevdiği için yardım ederek güzelleşmeyi hedef haline getirmeyi hayatında temel ölçü olarak kabul etmiştir. • Sevgiyle güzelleşmeyen insan yoktur, ola ki böylesine denk gelirseniz ona “Nasara Zeydun Amran” hikayesini anlatın, o da güzelleşecektir.
201.00 ₺ -
114 Ayet Mesaj
Kitap, Kur'ân-ı Kerim'de verilen farklı ve önemli mesajları ihtiva etmektedir. Âyet-i kerimelerde geçen bazı kelimeler, köklerine inerek farklı bir bakış açısı ile değerlendirilmiş; buradan hareketle de âyetlerin bizlere mesajlarına yönelik çıkarımlar yapılmıştır. Kur'ân-ı Kerim'den, bünyesinde Arapçanın da anlam zenginliğiyle birçok mesaj barındıran 114 âyet-i kerime titizlikle seçilmiş ve işlenmiştir.
167.50 ₺ -
Bir Beka Meselesi Olarak BUHARİ İtirazlar Cevaplar
İçeriden ve dışarıdan çok yönlü bir saldırının hedefi olan el-Camius-Sahihi anlamak İslamı anlamak, müdafaa etmek ise topyekün İslamı müdafaa etmektir. Zira fıkıhtan kelama kadar pek çok mevzu Buhârî’nin rivayet ettiği hadisler üzerine ibtina etmektedir. Ulema“el-Camiu’s-Sahîh”in en muteber hadis mecmuası olduğu ve ihtiva ettiği bütün rivayetlerin sıhhati noktasında ittifak ettiğine göre Buhârî’nin itibarsızlaştırılmasıyla bütün hadis külliyatı hedef alınmaktadır. Böyle bir durum ise Allah Azze ve Celle’nin Kur’an-ı Kerîm’i beyan vazifesini verdiği, Şeriat’a dair olan kelamının vahiy olduğunu farklı vurgularla bizzat kıymetlendirdiği, buyruklarına itaat etmeyi emrettiği, O’ndan yüz çevirmeyi ise küfürle tavsif ettiği Allah Rasûlü’nü صلى الله عليه وسلم devre dışı bırakacaktır. Akla ve ilme aykırılık gibi maskelerin arkasına saklanarak Buhârî hadislerini inkar edenler aynı soydan bir iradeyle Kur’an-ı Kerîm’e de saldıracak Hz.İbrahim’i ateşin yakmaması, Hz. Musa’nın asa ile denizi yarması, Hz. İsa’nın ölüleri diriltmesi gibi mucizeleri de akla aykırı olmakla itham edip AllahTeala’nın ayetleri etrafında şüpheler oluşturacaktır. Nitekim bazı nadanların Sünnet-i Seniyye’yi inkarla başlayan serüveni, Kur’an-ı Kerîm’i inkar noktasına gelmiştir. İnsanı yoktan var eden, Hz. Musa’nın eliyle denizi yaran, Hz. Hızır’a gelecekte neler olacağını bildiren Allah Azze ve Celle elbette Allah Rasûlü’nün صلى الله عليه وسلم eliyle mucizeler göstermeye, diliyle ilmin ancak asırlar sonra keşfedeceği hakikatleri bildirmeye kadirdir. Hadiseye bu zaviyeden bakıldığında görülecektir ki Buhari çökerse İslam’ın sütunları sarsılır ifadesi tehlikeyi ifade noktasında en cami bir tespittirİşte bu yüzden farklı meşreplerden yüzlerce muasır alim Sünnet-i Seniyye’yi inkar etmenin küfür olduğunda ittifak etmiştir.
147.00 ₺ -
Vicdanın Çığlığıdır Bu Satırlar
Bu satırlar, bir köşeye çekilip olan biteni seyretmeye vicdanı elvermeyen kalpler için yazıldı. Çünkü bazı kelimeler sükût edince, bazı yürekler konuşur. Bu kitap işte o yüreklerin sesi olmak istemektedir. Zulüm meşrulaştığı, merhametin tükendiği, hakikatin susturulduğu bir çağda, bu sayfalar bir direniştir bizler adına. Sıradan gibi görünen ama içinde yüzyılların çığlığını barındıran hakikatler, kalemle değil, kalple yazıldı bu satırlara… Modern çağın sahte gülümsemeleri arasında gerçek acıları, takipçi sayılarına boğulmuş yalnızlıkları, ötekileştirilmiş masumiyetleri, ve çamurun içinden haykıran bir insanlığın feryadını bulacaksınız bu sayfalarda.
140.00 ₺ -
Peygamberler Tarihi Altıparmak Ciltli
MEARICU’N-NUBUVVE ALTI PARMAK PEYGAMBERLER TARİHİ – 11. BASKI Yazan : Muinüd-dîn Muhammed Emîn Hirevî Osmanlıcaya çeviren : Muhammed bin Muhammed Efendi (Altıparmak) Sadeleştiren : SÜLEYMAN KUKU [ A. FARUK MEYAN ] ÖNSÖZ Eshâb-ı Keyf gibi hicret edemiyen, bâtın yolu ile hicret etmeğe çalışmalıdır. Düşmanlar arasında bulunurken, gönülleri onlardan ayrı, uzak olmalıdır. Allahü teâlâ, bu sûretle de, seâdet kapıları açabilir. Nâzik başını ağrıtmamak için mektubuma son veriyorum. Allahû teâlâ, kerim olan babalarınızın yolundan ayırmasın. Size ve onlara kıyâmete kadar selâm olsun! Âmin. Aziz okuyucu! Resûlüllah efendimizi (sallâllahü aleyhi ve sellem) anlatan böyle bir kitabı, siz okuyucularımızın istifadesine sunmak ve bu yolda dinine hizmet etmek fırsat ve seâdetini bize bahs eden Cenâb-ı Hakka şükr ediyor, günahlarımıza keffâret olur düşüncesiyle ve indellah makbûl tutulur zannıyle ve islâm dinine hizmet etmek baş gayesiyle, sıkıntı ve imkânsızlıklara katlanarak çalışıyor, gayret ediyor. Kitabevimizin çıkardığı kitablar, ehl-i sünnet İtikadını, mezhebin sağlam bilgilerini, ilmi ile âmil olmağı ve Resûlullaha (sallâllahü aleyhi ve sellem) tâbi olmağı, ahlâk bilgilerini bildiren, sapık fikirlerden, bid’at düşünce ve yollardan uzak, sağlam esaslar üzerine yazılan kitaplardan terceme ve te’liftir. Bunun için hiç çekinmeden tavsiye edebiliriz. Cenâb-ı Hak, yılmadan, yorulmadan yazan büyük islâm âlimlerinin ruhlarına rahmet eylesin ki, Kur’ân-ı kerîm’in, hadîs-i şeriflerin ma’nâlarını anlayıp, icma’ ve kıyasla beraber bize bildirdiler. Aldanmaktan, yanılmaktan kurtardılar. Biz onlara uyduğumuz, onları kabûl ettiğimiz kadar doğru yoldayız. Büyüklerimizin: «Dört mezhebden birini kabûl etmeyip, onunla amel etmeyen sapıktır* sözleri, bir kerâmettir. Çünki zamanımızda mezheblere karşı, hattâ mezhebleri cehalet neticesi kabûl eden ma’nevî ledünnî ve huzurî ilmi inkâr eden, tasavvufu ve ehlini ya’ni Ca’fer-i Sâdık, Hasan-ı Basri, İbrâhim-i Edhem, Fudayl ibni İyâd, Ma’rûf-i Kerhi, Bâyezid-i Bistâmî, Abdülkadir-i Geylânî, Şihabüddîn-i Sühreverdî, Seyyid Ahmed Rufâî, Necmeddin-i Kübrâ, Şâh-ı Nakşibend Muhammed Buhâri, Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî, İmâm-ı Rabbâni’yi bu ilim, amel, edeb ve ahlâk, kısaca şeriat timsallerini reddedenler, elbette sapıktırlar ve çıkacakları önceden haber verilmiştir. Aziz okuyucu! Resûlullah’ın (sallâllahü aleyhi ve sellem) hidâyet yıldızları diye bildirdiği Eshâbına dil uzatan, onlara uymak değil, hatâlarını aramak ve saymağa kalkmak yolunu açan İbn-i Teymiye’nin bozuk fikirlerine aldananlardan, onu tebcil edenleri, profesör de olsa yaldızlı sözlerine kanmaktan sakın, aslandan kaçar gibi kaç. Bu dîn-i mübini bize bildiren, mezheb imamlarına, müctehid talebesinin ve mezhebindeki âlimlerin kitablarına sarıl. Onları oku. Onların bildirdiklerine uy, onlarla amel et. Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdikleri gibi amel eyle. Kurtuluş fırkası budur. Aziz okuyucu! Resûlullah efendimizden (sallâllahü aleyhi ve sellem) şefâat istemeyi küfür sayan, ziyâretine ve evliyânın kabirlerini ziyârete şirk diyen Vehhâbîlere aldanma! Sevgi ve muhabbetleri kurtuluş vesilesi olan evliyâya hüsn-i zan ve muhabbet üzere ol. Son zamanlarda memleket dışında ve içinde çıkan Abduh, Rıza Reşid, Seyyid Kutub, Mevdûdi ve Hamidullah gibi reformculara aldanıp, ehl-i sünnet velcemaat âlimlerinin bildirdiklerin den ayrılma! Onların kitab ve sözlerine karşı yazılan reddiyeleri oku! Sorumluluktan kurtulmak için haber vermek bize, hüsn-i kabûl ve ileriyi gören akıl ile inceleyip tasdik size düşer. Cenâb-ı Hak, Habîbi Muhammed Mustafa’nın (sallâllahü aleyhi ve sellem) şefâatine kavuşturduklarından eylesin! Hatâ ve kusurlarımızı hüsn-i niyetimize ve Habîbine ve Eshâbına, tâbiîne, müctehid din imamlarına, âlimlere ve velîlere olan sevgimize bağışlasın. Âmin, yâ Rabbel âlemin! (Ramezân-ı mübârek 1396) SÜLEYMAN KUKU [ A. FARUK MEYAN ] 27 Ağustos 1976
525.00 ₺ -
Bir Rüyayı Hatırlar Gibi
Bir Rüyayı Hatırlar Gibi: Savaştan Önce Suriye, bugün artık kaybolup gitmiş ve darmadağın olmuş bir derinliğin izlerini sürüyor. 2011’den önce Suriye’de hayat nasıldı? Tarihî ve kültürel miras ne durumdaydı? Suriye’nin uzak ve yakın tarihinin dönüm noktaları nelerdi? Ülkenin iç dinamikleri nasıl şekillenmişti? Din adamları ile siyasetin ilişkisi hangi seviyedeydi? Suriye toplumunun çok çeşitli katmanları arasında nasıl bir irtibat vardı? Bir Rüyayı Hatırlar Gibi: Savaştan Önce Suriye, işte bu ve benzeri sorular ...
342.30 ₺ -
-
-
İslamın İtikad Esasları
Dünya ve âhiret saâdetini temin etme düşüncesinde olan her Müslüman için en zarurî şey, önce “Usûlü’d-Dîn” (dinin asılları) denilen akâid esaslarını doğru bir şekilde öğrenmek, daha sonra da onları, kalben tasdik/iman ederek itikad haline getirmektir. Bidatlerin karanlığının her yeri kapladığı, bir kısım Müslümanların bidat denizinin dalgalarında boğulduğu bu devirde İslâm’ın İtikad Esaslarının sahih olarak bilinmesi oldukça önemlidir. Ayıca bir Müslümanın ilminin ve amelinin kendine fayda vermesi, Ashâb-ı Kiramdan itibaren Ehl-i Sünnet ve Cemâat ulemâsı tarafından sonraki nesillere intikal ettirilen itikad esaslarına tamamen inanmaya bağlıdır. Bu sebeple çalışmamızda, İslâm’ın İtikad Esaslarının doğru ve anlaşılır bir şekilde günümüz okuyucusunun istifadesine sunulması hedeflenmiştir.
238.00 ₺ -
Küçük Kitapta Büyük Mevzular
İsmail Fennî Ertuğrul merhumun Küçük Kitapta Büyük Mevzular isimli elinizdeki eseri, ismiyle müsemma bir metin olup bizlere hacim olarak muhtasar fakat muhteva olarak yoğun, derinlikli bir çalışma sunmaktadır. Bu küçük eser hakikaten esaslı ve büyük mevzulara temas ederken evvela İsmail Fennî’nin çok yönlülüğünü ve ilmî yetkinliği yansıtan hususî bir numune sunmaktadır. Nitekim eserin konularına bakıldığında, batı felsefesinden ilm-i kelâma, İslâm tarihinden tasavvufa, tefsir bahislerinden siyere, dinler tarihinden hadîs alanına kadar hemen her ilmin en merak edilen dolayısıyla da en netameli, tarihten günümüze en çok konuşulmuş ve irdelenmiş bazı mevzularını okuyucuya sunmaktadır. İzahı ve iknası mihnetli mevzuları hem büyük bir özgüven ve yetkinlikle ele alırken hem de en şüpheci ve alt seviyeden muhatapların dahi anlayabileceği bir üslup ile arz etmeyi, konuyu teknik ayrıntılara ve ıstılahlara boğmadan aktarabilmeyi başarmıştır. Tüm bunlar bu küçük kitabın yalnızca mevzuları itibarıyla değil, aynı zamanda o mevzuları ifade kabiliyeti açısından da büyük bir eser olduğunu bizlere ihtar etmektedir. İçindekiler [Cenâb-ı Allah Niçin İnkâr Edilemez?] [Vahdet-i Vücûd Meselesi] [Din Meselesi ve Semavî Dinler] [Mucize ve Keramet] [Ruha Dair Meseleler] [İslâm’a Dair]
130.00 ₺ -
Müslümanca Bir Ömür için Yön Ver Hayatına
Hayat ve yön....Belki birbirine en çok yakışan kelimelerden ikisi. Bir nehir gibi mecburi akan hayatın yönünü tayin edebilme iradesinde olmamız büyük bir nimet. Akıl ve heva ikileminde doğruyu tercih edebilmenin ve ebedi hayatımızı kurtarabilmenin yolu da hayatımıza yön vermekten geçmiyor mu? Allah'in verdiği nimetlerin en büyüğü olarak nitelenen "istikamet' de hayatımıza verdiğimiz yönle doğrudan ilintili değil mi? Hayatımıza yön vermekten bahsederken tayin edeceğimiz yön elbette ki Rabbimiz'in rizası minvalinde olmalidır. Ayette emredildiği üzere yüzümüzü hanif olan dine; Allah'ın insanları üzerine yaratmış olduğu fıtrata çevirmeliyiz. Fıtratın tersine hayat sürmenin çağdaşlık olarak sunulduğu bir dünyada neye nasıl bakmamız, neyi nasıl değerlendirmemiz gerektiği sorusuna cevap bulmak gayemiz olmalıdır. Elinizdeki eser; güncel olaylara, yozlaşmış dünyanın tabularını bir kenara iterek, Mümin'ce bakabilmeyi hedefliyor.
140.00 ₺ -
Kağan - Kayıp Parçaların İzinde
Levent'in çok sevilen yazarı Mustafa Orakçı, Kağan'ın maceralarına devam ediyor. Tüm gizemler Kağan'dan sorulur! Gizem çözmeye meraklı, analitik düşünebilen Kağan; kayıp dedesini bulmaya daha önce hiç bu kadar yaklaşmamıştı. Arkadaşları Asya ve Onur'la birlikte artık yanlarında biri daha var: O isim de tabii ki Toprak! Dört arkadaş, Bilgin'den aldıkları ipucuyla kayıp üç taşın peşine düşüyor. Kağan ve arkadaşları bu kayıp parçaları bulup kendi dünyalarına geri dönebilecek mi dersiniz? Kağan, sonunda dedesine kavuşabilecek mi? Olağanüstü bir macera sizi bekliyor.
175.00 ₺ -
Muhtasar Sarf Nahiv
Mehmet Talu Hocaefendinin Klasik medrese usulü ile modern ilahiyat usulünü birleştirdiği beş ciltlik çalışmasının bu ilk cildinde: Arapça öğrenmeye yeni başlayanları, geniş ve teferruatlı sarf-nahiv kaideleriyle karşı karşıya getirip, onları teferruat içinde boğup, Arapça öğrenmedeki aşk, heyecan ve azimlerini kırmamak için; Sarf ve Nahiv ilmine giriş mahiyetinde, muhtasar, kısa ve öz bilgiler misalleriyle birlikte verilmiştir.
210.00 ₺ -
Hazreti Muhammed Aleyhisselatu Vesselam 4 Cilt
Hazreti Muhammed Aleyhis salatü ves-selam kitabı sizleri Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’in aydınlık yaşamına doğru muhteşem bir yolculuğa davet ediyor. Bu 4 ciltlik eser, Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’in, öğretilerini ve mirasını derinlemesine keşfetmek isteyen okuyucular için unutulmaz bir deneyim sunuyor. Tarihin en büyük şahsiyetinin izini sürerken, her bir sayfası okuyucuları bu büyük yolculuğu derinlemesine anlamaya davet ediyor. Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’in ilham verici örnek hayatını keşfetmeye hazır mısınız? Yeni Bir Çağın Başlangıcı İslamİyet'in Doğuşu Şimdi Efendimiz (s.a.s.) bir tarafta, dünya bir taraftaydı. Vazifesi ağır, mesûliyeti büyük, zamanı ise çok azdı. Efendimiz (s.a.s.)’in ilk muhatapları atalarına ve inançlarına körü körüne bağlı bir millet olan Arap Yarımadası sakinleriydi. Bu, gürül gürül akan bir akarsuda suyun akışının tersine yüzmek gibi bir şeydi. Kâinat Efendisi (s.a.s.) işe nereden ve nasıl başlayacaktı? Yeni Bir Başlangıç MEDİNE'YE HİCRET Müslümanlar ne ile karşılaşacaklarını bilmedikleri meçhul bir geleceğe doğru yol alacaklardı. Başlarına her şey gelebilirdi. Geri dönüşü yoktu. Arkalarına bakmadan gidecekler ve gözlerini yepyeni bir memlekette açacaklardı. Sevdikleri, alışkanlıkları, anıları, kopamadıkları, malları ve mülkleri ağır basarken bunlardan Allah rızası için vazgeçmek kolay değildi. Başarabilecekler miydi? Büyük Fetihlere Açılan ESRARENGİZ KAPI Hudeybiye Antlaşması’yla birlikte kılıçlar ikinci bir emre kadar kınına konuldu. Onun yerini ilmî sohbetler aldı. İlim ve irfan Arabistan’ın en ücra noktalarına kadar taşındı. Böylece insanlar adını hep düşman ağızlardan duymaktan ötürü nefret ettikleri algısal İslâm’ı bir kenara bıraktılar. Hakiki İslâm’la tanıştılar. Müslümanların gerçekte nasıl bir yaşantıya sahip olduklarına bizzat şahit oldular. Böylece her şey İslâmiyet’in lehine öyle bir döndü ki nsanlar akın akın İslâm’a koşmaya başladı. Hülâsa, Efendimiz (s.a.s.) dört yıl içinde devletini savaş olmadan, sadece barışçıl yollarla on kat büyüttü. Hemen hemen bütün Arap Yarımadası’nı hâkimiyeti altına aldı. İşte bu da apaçık bir zafer ve fetihlerin en büyüğüydü! Bu yüzden Hudeybiye Muâhedesi İslâm tarihinde bir dönüm noktası teşkil etti. Ve Senelerin Üstüne KÂBE İLE KUCAKLAŞMA O büyük ve nazik an gelmişti. Efendimiz (s.a.s.) karşısında sıralanmış olan Mekkelileri bir müddet öylece seyretti. İslâmiyet’i ve Müslümanları yok etme sadedinde yapılan her hareketin başında bulunan ve Efendimiz (s.a.s.)’in kanını içmek için adeta birbirleriyle yarışan neredeyse tüm Kureyşliler oradaydı. Diğer tarafta da etraf Efendimiz (s.a.s.)’in mübarek iki dudağı arasından çıkacak olan tek bir emre bakan, baştan aşağıya silahlı on bin mücahitle kaynıyordu. Acaba gün, kısasa kısas günü müydü? Efendimiz (s.a.s.), bir zamanlar müşriklerin kendisine ve sahabîlerine reva gördüğü tüm eziyet, işkence ve hakaretlerin intikamını hâlihazırda onlardan alacak mıydı?…
3280.00 ₺ -
İslam Yolu Şiratül İslam
Azîz okuyucu kardeşlerim! Biz Ehl-i Sünnet’iz. Din için delilimiz dörttür: Kitab, Sünnet, İcma‘ ve Kıyâs. Bunlardan birini kabûl etmeyen, bil ki, mezhebsizdir, reformcudur. Gül bahçesindeki güller dururken, küllükte, çöplükte biten gülleri koklamayız! İşte o gül bahçesinden, kokusu kıyâmete kadar bitmeyecek bir gül! Tayfaları kaptan yapacak bir rehber! Bu elinizdeki Şir‘atü’l-İslâm Şerhi! İmâm-ı Rabbânî Müceddid-i Elf-i Sânî Ahmed Fârûki Serhendî’nin (kuddise sirruh) Mektûbât isimli eşsiz kitabında medh buyurduğu, îmân, akâid, amel, ahlâk ve İslâm dininde âile, komşu, akraba ve cem‘iyyetle ilgili örf ve âdet bilgilerinin sağlam kaynağı, dinimizin temel kitablarındandır. Şerhi ise, en kıymetli yüz otuz küsûr kitabdan istifâde ederek hazırlanmış, pek güzel bir eserdir. Bir müslüman için çok zarûrî olan bu bilgilerle amel edilirse, insan olgunlaşır. Kul olmanın zevkini tadar. Îmân ve ibâdeti, kulluğun borcu, vazîfesi, hatta hılkatinin icâbı bilir. Kalben, rûhen olgunlaşır. Hayata bakışı, davranışları değişir. Nefis ve şeytanın zararlarını, aldatma ve hîle yollarını sezer. Kendini İslâm dâiresinin içinde bulur.
385.00 ₺ -
Resulullah ve Ashabının Güzel Ahlakı
Allâhü Teâlâ şöyle buyurmuştur: «And olsun ki; elbette sizin için (özellikle de) Allâh’a ve âhiret gününe ümit bağlayan ve (korku, arzu, bolluk ve darlık gibi tüm hâllerinde) Allâh’ı çokça zikretmiş kimseler için Allâh’ın Resûlü’nde pek güzel ve uyulmayı gerektiren çok güzel bir örnek bulunmaktadır!» [Ahzâb Sûresi, 21] «Muhakkak ki Sen elbette (mâhiyeti kimse tarafından idrâk edilemeyecek kadar) büyük bir ahlâk üzeresin.» [Kalem Sûresi, 4] Âişe (Radıyallâhü Anhâ) şöyle demiştir: “İşte O’nun (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) ahlâkı Kur’ân’dı.” [Abdürrezzâk, Musannef, 3/39 (4714); İbn Sa‘d, et-Tabakâtü’l-Kübrâ, 1/313; Ahmed ibn Hanbel, Müsned, 41/148 (24601)] Resûlullâh Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) sevilmeye candan azîz bilinip sevilmeye lâyık yegâne bir şahsiyettir. “O, Allâh’ın emriyle Kâinat Efendisi; Varlığın tacı, varlık nurunun ta kendisi.” Kalem anlatamaz O’nun hayatı tayyibesini. Lâkin murâdımız bir nebze hayatını bilip hayatımıza intizâm vermektir.
170.00 ₺ -
Nefis Terbiyesi
Güzel ahlâk, kalpten cennet nimetlerine açılan ve Rahmân’a yaklaştıran bir kapı olduğu gibi, kötü ahlâk da kalpleri saracak olan ve Allah Teâlâ’nın tutuşturduğu cehennem ateşine açılan bir kapıdır. Kötü ahlâk zehir mesabesinde olduğu için nefsi ve kalbi hasta eder. Ancak bu öyle bir hastalıktır ki ebedî hayatı mahveder. O halde sadece bedeni yok eden hastalıkla bu korkunç hastalığın arasındaki fark kıyâs edilmeyecek kadar büyüktür. Kalp hastalığının tedavisini öğrenmek her akıllı insan için bir zorunluluktur. Zira bu hastalıklar tedavi edilmeyip öylece bırakılsa hiçbir kalp bu hastalıklardan kurtulamaz. İşte bu risâlenin gâyesi; ahlâkı güzelleştirmeye genel bir bakış ve kısaca bunun metodunu göstermektir.
102.00 ₺ -
Yenidoğanla İlgili 101 Soru ve Cevapları
Bebeğin dünyaya gözlerini açtığı yenidoğan dönemi hayata dair ilk adımların atıldığı çok önemli bir başlangıç evresidir. Bu süreçte emin ellerde olmak annenin de bebeğin de en doğal hakkıdır. Yıllarını çocuk sağlığına, daha da geniş çerçevede sağlıklı ve hastalanmadan yaşamak ülküsüne adayan Dr. Hüseyin Tapik bu kritik süreçte annelerin tereddütlerini gidermek, bebeklerin gözlerini daha güvenli, sağlıklı ve doğal koşullara açmalarını sağlamak için kırk yılın semeresini kısa, öz, açık ve anlaşılır bir rehber kitaba dönüştürdü. Göbek kordonunun doğumda hemen kesilmesi doğru bir işlem midir? Bebeğim ilk banyosunu ne zaman yapmalı? Kolostrum (ilk süt) neden çok önemlidir? Meme reddi nasıl önlenebilir? Anne sütü alan bebeklere su verilmez deniyor. Ne zararı olabilir ki? Bebeğim uykusuz, geceleri çok uyanıyor, ne yapmalıyım? Yenidoğan sarılığı tehlikeli midir, tedavi gerekir mi? Bebeğimin ağzında pamukçuk var. Neden olur, nasıl geçer? Bebek doğar doğmaz niçin K vitamini yapılır? Doğar doğmaz aşı yapılması gerekli mi? Bu dönemde hangi aşılar var? Bebeğimin gaz sancıları için ne yapmalıyım? Bebeğimin kakası bazen yeşil bazen de müküslü geliyor. Bu neden olabilir? Bebeğimin göbek kanaması oluyor. Ne yapmalıyım? Bebeğimle ne zaman yolculuğa çıkabilirim? Nelere dikkat etmeliyim? Ve daha nice soru ve cevapları anne ve bebek dostu bu kitapta. “Umarım bu kitap, bebek sahibi olanlara ve olacaklara ışık tutacak, bebeklerin hastalanmadan, sağlıklı ve zinde yaşamalarına, huzurlu ve başarılı bireyler olarak yetişmelerine faydalı olacaktır.” Dr. Hüseyin Tapik
238.00 ₺ -
Salatül Fatih Sigai Şerifesi
“Ben (bütün hayırları başlatan) Fâtih’im ve (peygamberleri nihâyete erdiren) Hâtim’im.” (ez-Zehebî, Târîhu’l-İslâm, 1/33; Cemâlüddîn es-Sürremerrî, Hasâisu Seyyidi’l-‘âlemîn, sh:409) buyuran Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz’in üzerine olsun. Yine salât-ü selâmlar bütün hayırların anahtarları olan Ehl-i Beyti’nin ve şerlere kilit olan cümle sahâbesinin üzerine olsun. Her sene Mevlid ayında Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem) hakkında bir eser te’lîf etme husûsunda evvelce (2002 yılında Bandırma Cezâevi’nde) yaptığımız nezri îfâ etmek üzere bu sene de elinizdeki bu eseri hazırlamaya bizleri muvaffak kılan lütf-u kerem sâhibi Allâh-u Te‘âlâ’ya sonsuz hamd-ü senâlar ederiz. Bu sene cemâatten bâzı kardeşlerimizin talebi üzerine, yüce velî Muhammed el-Bekrî (Kuddise Sirruhû)nun, kendisi hakkında: “Bu salât öyle büyük bir salâttır ki Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in mânâ âlemindeki beyânı vechile: ‘Ömründe bir kere dahî bu salâtı okuyan kişi cehenneme girmez. (Cehenneme girmesi mukadder olana okumak nasîb edilmez.)’” (Ahmed es-Sâvî, el-Esrâru’r-Rabbâniyye, sh:45; en-Nebhânî, Efdalü’s-salevât, sh:258; Muhammed Fethâ es-Sûsî, ed-Dürratü’l-Harîde, 4/308) buyurduğu Salâtü’l-Fâtih sîğa-i şerîfesinin lafzı hakkındaki rivâyetleri, mânâlarını, şerhlerini ve fazîletlerini beyân sadedinde bu kıymetli eseri hazırlamak bizlere müyesser oldu. Ayrıca bu eserde Rasûlüllâh (Sallellâhu Te‘âlâ Aleyhi ve Sellem) Efendimiz’in bütün âlemlerin yaratılmasının yegâne vesilesi olduğu ve kendisin hayât-ı hakîkiyye ile kabr-i şerîfinde diri olduğu ve dilediği meşâyiha zuhûr edip nice ilimler bildirmeye devâm ettiği gibi birçok konuda kıymetli bilgiler bulacaksınız. Allâh-u Te‘âlâ vefât edeceğimiz seneye kadar Rasûlüllâh (Sallellâhu Te‘âlâ Aleyhi ve Sellem) hakkında her Mevlid-i Şerîf ayında bir eser yazabilmeyi bizlere nasib eylesin, sizleri de okuyup amel etmeye muvaffak eylesin. Âmîn!
376.30 ₺ -
Dervişin Teselli Koleksiyonu 3
İnsan, yaradılışı gereği, musibetler karşısında zayıf ve âcizdir. Basit bir kederle bile baş dönmesi yaşar. Küçük bir gam karşısında sersemleşir. Bir mikroba mağlup olan bedeni gibi ruhu da basit bir mesele karşısında sarsıntılar geçirir. Yaşam gidişatındaki ufak bir aksaklıktan ümitsizliğe düşer. Gerçekleşme işareti taşımayan zayıf olasılıklardan telaşa kapıldığı dahi olur. Önemsiz bir mevzuda hayal kırıklığına uğradığında hayat ona tümden acı görünür. Dünya sık sık ona dar gelir, pek çok defa zindan gibi olur. İnsan, hissiyatını kontrol edebilme konusunda zayıftır. Nefsinin arzularını gemlemede âcizdir. Kalp dinginliğini sağlamada çoğu zaman yetersizdir. Kendi düşüncelerine karşı bile mağluptur. Aklının bir mutluluğa onlarca acı karıştırmasından yakasını bir türlü kurtaramaz. Yaşamın en kırılgan varlığı olan insanın hâletiruhiyesinin hangi hikmetler için böyle mukavemetsiz yaratıldığı, üzerinde tefekkür etmeye değer bir konudur. İnsanın zayıflığı ve yaşamındaki acılar konusunda en ilginç tahliller çoğunlukla sûfilerin dünyasından gelmiştir. Birçok insan için yıkım sebebi olan hadiselerin sûfiler tarafından gülüp geçilecek nitelikte algılanması, çocuğun dünyasında büyük bir sorun hâlinde yaşanan bir oyuncak kaybının, bir yetişkinin pek de önemsemeyeceği bir durum olmasına benzetilmiştir. Doğu’nun ve Batı’nın kadim tesellilerini aktarmaya devam eden Dervişin Teselli Koleksiyonu, üçüncü kitapta Sufilerin Mutluluk Sanatını merkeze alıyor.
217.75 ₺ -
-
Hanımlar İçin Hadisler 250 Hadis-i Şerif
“Kadın deyince aklımıza öncelikle üç kıymetlimiz gelir: Ayağının altında cennet yatan, başımızın tacı anamız, Sevincimizi, hüznümüzü paylaştığımız yol arkadaşımız eşimiz, ve ümidimiz, gözümüzün nuru olan kızımız. İnsan nesli onlar sayesinde devam eder. Yavrularımız, Allah sözünü ilk defa annelerinden duyar. Elleri öpülesi anneler yavrularını ninni gibi söyledikleri “lâ ilâhe illallah” kelime-i tevhidiyle uyuturlar. Çocuklarımız iyiyi, doğruyu ve güzeli ilk defa annelerinden öğrenirler. Allah ve Peygamber sevgisini, ibadet zevkini yuvalarında tadarlar. İşte bu sebeple kadınlarımız ilk öğretmenlerimizdir. Bu kitapta geleceğimizi yoğuran anneler ve anne namzetleriyle dertleşmeye çalıştım.” Nebevî mirasın ve hadis ilminin emektar üstadı Mehmet Yaşar Kandemir hocamızdan, kadınların kişisel ve sosyal hayatlarını ilgilendiren hadisleri kısa izahlar ve samimi hitaplarla bir araya getiren, gül kokulu bir demet...
646.00 ₺ -
Riyazüs Salihin Tercümesi Karton Kapak
Elinizdeki bu kitap, kutup yıldızı gibi insanlara gideceği yönü gösteren bir rehberdir. Âyet ve hadislerle Allah yolunu tarif eden bu kitaba uyanlar, Allah ve Resûlünün yolunda devam ederler. Riyâzü’s Sâlihîn, sâlihlerin bahçeleri demektir. Sâlihler, hakkıyla Allah’a kul ve resûlüne ümmet olarak yaşayan kimseler demektir. Bu güzide kitabı tercüme etmekle, sizlere sâlihlerin bahçelerine girmenin ve o güzel insanların amelleri gibi amel etmenin tarifini vermiş oluyoruz. Riyâzüs Sâlihîn’i kaleme alan zatın nasıl mübârek bir zat ve nasıl bir âlim olduğunu ise önsözde görebilirsiniz.
175.00 ₺ -
İslama Adanmış Bir Hayat Mahmud Efendi Hazretleri
Kitabımızda çok zor ve sıkıntılı zamanlarda büyük hizmetler vermiş hakîkatli bir Allâh dostunun, Müceddid Mahmud Efendi Hazretleri’nin mücadelelerle geçen uzun ve meşakkatli hayatını temaşa edip, o istikrar ve istikamet numunesinin ihsân-ı İlâhî ile elde ettiği büyük muvaffakiyetlerine tanık oluyoruz. İstifâde ve istifâza temennisiyle!
307.40 ₺