-
Ruhul Furkan Tefsiri 15. Cilt Orta Boy Ciltli
* Ciltli * 799 Sayfa * A'râf Sûresi (164-206) Enfâl Sûresi (1-40) RUHU’L- FURKAN HAKKINDA GENEL MALUMAT Alllame, fâdıl, muhakkik, hicri 15.Asrın müceddidi, Şeyhü’l İslam İsmail Efendi (İsmail Ağa) Camii Şerifi emekli İmam Hatibi Mahmud Ustaosmanoğlu Efendi’nin riyasetinde kaleme alınmış, takriben 57 cilt olması beklenen mükemmel bir tefsirdir. Bu şaheser tefsirin hazırlanmasında Arapça, Farsça ve Türkçe birçok kitaptan istifade edilmiş olup, her sınıf insanın anlayabileceği sade bir dil ile yazılmıştır. Âyet-i Celileler, en ince ayrıntıları ile izah edilirken ihtiyaç duyulan kelam, fıkıh, tasavvuf ve genel kültüre dayalı malumat da verilmiştir. RUHU’L- FURKAN TEFSİRİNİN YAZILMA SEBEBİ Mahmud Efendi Hazretleri (Kuddise Sirruhu) tefsir-i şerifin sebebi telifi hakkında şöyle buyuruyorlar: “Kur’an-ı Azîmü’ş-şan’ın manasının kelime-kelime anlaşılmasına çok hevesli olduğumuz, kardeşlerimiz tarafından yakinen bilinmektedir. Nice büyük âlimler, Kur’an-ı Kerim’i Türkçe tefsir ederek, bu büyük kitabın manasını anlama hususunda insanların ihtiyaçlarını karşıladıklarından, ziyade aciz olan bu kardeşiniz, böyle büyük bir işe girişmeyi düşünmüş dahi değildir. Ancak; hicri 1402 Şaban Ayı’nın Berat Gecesinde, Ravza-i Mutahhara’da yani Peygamberimiz (Sallallahü aleyhi ve sellem)’in bulunduğu pâk cennet bahçesi olan mescid-i şerifinde bulunduğumuz sırada Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) tarafından vaki olan manevi bir işaretle bu mühim işe başladık. Ve yukarıda geçtiği gibi kelimekelime mana verilmesine ziyade ihtimam (dikkat) göstererek, bazı kardeşlerimizle beraber bu uzun yola çıktık. TAKİP EDİLEN USUL MUKADDİME: Bu tefsirin mukaddimesinde(giriş kısmında)evvela Kur’an-ı Azimü’ş-şan’ın fezâili (faziletleri) hakkındaki bazı âyet-i kerimeler mealleri ile beraber yazılmıştır. Sonra, Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazretlerinin kendi Kur’an-ı Kerim’inin baş tarafına yazmış olduğu Kur’an-ı Kerim ile alakalı bütün hadis-i şerifler ve tefsir heyetinin bulduğu bazı hadis-i şerifler tercüme edilerek, kaynaklarıyla beraber zikredilmiştir. Müteakiben yine Kur’an-ı Kerim hakkında Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazretlerinin kendi Kur’an-ı Kerim’inin evveline yazdığı, ayrıca tefsir heyetinin de bulduğu büyüklerin sözlerinden bazıları ilave edilmiştir. Bundan sonra Kur’an-ı Kerim’i gafil olarak okumanın zemmi (kötülenmesi) hakkındaki bazı hadis-i şerifler ve büyüklerin sözleri nakledilmiştir. Mukaddimenin sonunda da Kur’an-ı Kerim’i kendi görüşü ile tefsir etme hakkında varit olan (gelen) tehdit mahiyetindeki hadis-i şerifler zikredilmiştir. ÂYETLERİN TEFSİRİNDE TAKİP EDİLEN USUL 1-KELİME MANASI: Her âyetin tefsirinde takip edilen bu usul, Kur’an-ı Kerim’i kolayca anlayabilmek için çok büyük ehemmiyet (önem) taşımaktadır. Zira topluca mana verildiğinde, Kuran’ı iyice anlamayı ve tefsir etmeyi isteyen kardeşlerimiz hangi mananın hangi kelimeden alındığını anlayamamaktadırlar. Bu tefsirde ise herkesin Kur’an-ı Kerim’i kelime kelime anlayabilmesi çok istenildiğinden bu usüle riayet edilmeye çalışılmıştır. Bu arada kelimeleri ve cümleleri birbirine bağlayan mahzuf ibareler (gizlenmiş sözler) zikredilmiştir ki, dikkatli düşünüldüğü takdirde, sadece kelime manasından bile, âyet-i celilelerin manaları anlaşılabilecek bir hale gelmiş olsun. Ayrıca sarf ve nahiv ilimlerini okumuş kardeşlerimizin, fail, meful, hal gibi kelimelerin cümle içindeki durumlarını ayırt edebilmeleri için yardımcı edatlar kullanılmıştır. Ancak, terkib-i izafiler(isim tamlaması) gibi birbirinden ayırt edilmesi uygun olmayan yerlerde kelime manası verilemediğinden, terkip (toplu) manası verilmiştir. 2-MEÂL-İ ŞERİF : Kelime manasından herkes istifade edemeyeceğinden ve âyetin toplu manası anlaşılamayacağından, her âyetin meâl-i şerifi (şerefli manası) kelime manasından sonra yazılmış ve bu meâl verilirken âyetin zahirinde (dış görünüşünde) bulunmayan kelime ve terkiplerin manaları katılmamaya dikkat edilmiştir. Ancak, âyet-i celilenin manası tam anlaşılabilmesi için, bir takım mahzuf (gizlenmiş) manaların ve bazı izahların zikredilmesine ziyade ihtiyaç duyulduğundan onlar parantez içinde ayrı bir yazı şekliyle açıklanmıştır. Böylece, meâl-i şerif tefsirli (açıklamalı) bir meâl haline gelmiştir. 3-İZAHAT Sadece meâl-i şerifle de iktifa edilmeyip (yetinilmeyip) her âyet, muteber tefsirlerde bulunan izahlardan istifade edilerek açıklanmaya çalışılmıştır. Şöyle ki: Tefsirlerde sebebi nüzulü beyan edilmiş olan âyetlerin, iniş sebepleri zikredilmiştir. Ahkâm âyetlerinden (şeri hükümleri beyan eden âyetlerden) çıkarılmış olan bir takım fetvalar da yeri geldiğinde açıklanmıştır. Âyet-i Celilelerle alâkalı hadis-i şeriflerin kaynakları ilmî usulle kaydedilerek yazılmaya gayret edilmiştir; Evvela hadis metninin alındığı kitap zikredilmiş, diğerleri ise ulema arasında bilinen sıralamaya göre yazılmıştır. Bazı âyet-i celilelerde bulunan yer ve şahıs isimlerinin ıstılahları (özel manaları) da, tefsirde derç edilmiştir(konulmuştur). Açıklanması gereken zor kelimelerin mehazları (asılları, kaynakları) müfret (tekil)sss ve cemileri (çoğulları) zaman zaman tefsirde yazılmıştır. Âyet-i celilelerin anlaşılmasını kolaylaştıracak olan veya onlarla alâkası bulunan kıssalar (hadiseler) de, muteber (kıymetli) tefsirlerden alınarak açıklamıştır. Zikirle alâkalı âyetlerde, yine güvenilen tefsirlerden ve kitaplardan alınan, tasavvufî manaların da katılmasına özen gösterilmiştir. Ayrıca, her âyetin izahının sonunda, o âyetin tamamı veya bir kısmıyla alâkalı diğer âyeti kerimeler bulunup, meâlleriyle yazılmaya gayret gösterilmiştir; Ta ki, vaaz ve nasihat etmek isteyenler, bir âyeti gözden geçirirken onu açıklayan diğer âyet-i kerimeleri de, önlerinde hazır bulup vaazlarını ziynetlendirsinler (süslesinler). Bu hususta en büyük rehber, Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazretlerinin, Mahmud Efendi Hazretlerine (kuddise sirruhu) verilmesini arzu ettiği kendi Kur’an-ı Kerimi’ninkenarlarına almış olduğu rakamlar (âyet ve sayfa numaraları), hatlar (çekilen çizgiler) ve izahlar olmuştur. Şu da bilinmelidir ki: Milletimizin, geçmiş büyüklerinin kıymetli lisanlarını terk etmeye başladığı şu günlerde Arapça, Farsça ve Türkçe karışımından meydana gelmiş olan Osmanlıcanın tamamen unutulmaması için Osmanlıca kelimelerin asılları yazılmış, nesiller arasında irtibat sağlamak için de kelimelerin karşılıkları parantez içinde zikredilmiştir. Bu büyük gaye hedeflendiğinden dolayı tefsirin uzamasından, akıcılığın bozulmasından ve dolayısıyla gelecek olan itirazlardan çekinilmemiştir.
450.00 ₺ -
Ruhul Furkan Tefsiri 14. Cilt Orta Boy Ciltli
* Ciltli * 616 Sayfa * A'râf Sûresi (88-163) RUHU’L- FURKAN HAKKINDA GENEL MALUMAT Alllame, fâdıl, muhakkik, hicri 15.Asrın müceddidi, Şeyhü’l İslam İsmail Efendi (İsmail Ağa) Camii Şerifi emekli İmam Hatibi Mahmud Ustaosmanoğlu Efendi’nin riyasetinde kaleme alınmış, takriben 57 cilt olması beklenen mükemmel bir tefsirdir. Bu şaheser tefsirin hazırlanmasında Arapça, Farsça ve Türkçe birçok kitaptan istifade edilmiş olup, her sınıf insanın anlayabileceği sade bir dil ile yazılmıştır. Âyet-i Celileler, en ince ayrıntıları ile izah edilirken ihtiyaç duyulan kelam, fıkıh, tasavvuf ve genel kültüre dayalı malumat da verilmiştir. RUHU’L- FURKAN TEFSİRİNİN YAZILMA SEBEBİ Mahmud Efendi Hazretleri (Kuddise Sirruhu) tefsir-i şerifin sebebi telifi hakkında şöyle buyuruyorlar: “Kur’an-ı Azîmü’ş-şan’ın manasının kelime-kelime anlaşılmasına çok hevesli olduğumuz, kardeşlerimiz tarafından yakinen bilinmektedir. Nice büyük âlimler, Kur’an-ı Kerim’i Türkçe tefsir ederek, bu büyük kitabın manasını anlama hususunda insanların ihtiyaçlarını karşıladıklarından, ziyade aciz olan bu kardeşiniz, böyle büyük bir işe girişmeyi düşünmüş dahi değildir. Ancak; hicri 1402 Şaban Ayı’nın Berat Gecesinde, Ravza-i Mutahhara’da yani Peygamberimiz (Sallallahü aleyhi ve sellem)’in bulunduğu pâk cennet bahçesi olan mescid-i şerifinde bulunduğumuz sırada Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) tarafından vaki olan manevi bir işaretle bu mühim işe başladık. Ve yukarıda geçtiği gibi kelimekelime mana verilmesine ziyade ihtimam (dikkat) göstererek, bazı kardeşlerimizle beraber bu uzun yola çıktık. TAKİP EDİLEN USUL MUKADDİME: Bu tefsirin mukaddimesinde(giriş kısmında)evvela Kur’an-ı Azimü’ş-şan’ın fezâili (faziletleri) hakkındaki bazı âyet-i kerimeler mealleri ile beraber yazılmıştır. Sonra, Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazretlerinin kendi Kur’an-ı Kerim’inin baş tarafına yazmış olduğu Kur’an-ı Kerim ile alakalı bütün hadis-i şerifler ve tefsir heyetinin bulduğu bazı hadis-i şerifler tercüme edilerek, kaynaklarıyla beraber zikredilmiştir. Müteakiben yine Kur’an-ı Kerim hakkında Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazretlerinin kendi Kur’an-ı Kerim’inin evveline yazdığı, ayrıca tefsir heyetinin de bulduğu büyüklerin sözlerinden bazıları ilave edilmiştir. Bundan sonra Kur’an-ı Kerim’i gafil olarak okumanın zemmi (kötülenmesi) hakkındaki bazı hadis-i şerifler ve büyüklerin sözleri nakledilmiştir. Mukaddimenin sonunda da Kur’an-ı Kerim’i kendi görüşü ile tefsir etme hakkında varit olan (gelen) tehdit mahiyetindeki hadis-i şerifler zikredilmiştir. ÂYETLERİN TEFSİRİNDE TAKİP EDİLEN USUL 1-KELİME MANASI: Her âyetin tefsirinde takip edilen bu usul, Kur’an-ı Kerim’i kolayca anlayabilmek için çok büyük ehemmiyet (önem) taşımaktadır. Zira topluca mana verildiğinde, Kuran’ı iyice anlamayı ve tefsir etmeyi isteyen kardeşlerimiz hangi mananın hangi kelimeden alındığını anlayamamaktadırlar. Bu tefsirde ise herkesin Kur’an-ı Kerim’i kelime kelime anlayabilmesi çok istenildiğinden bu usüle riayet edilmeye çalışılmıştır. Bu arada kelimeleri ve cümleleri birbirine bağlayan mahzuf ibareler (gizlenmiş sözler) zikredilmiştir ki, dikkatli düşünüldüğü takdirde, sadece kelime manasından bile, âyet-i celilelerin manaları anlaşılabilecek bir hale gelmiş olsun. Ayrıca sarf ve nahiv ilimlerini okumuş kardeşlerimizin, fail, meful, hal gibi kelimelerin cümle içindeki durumlarını ayırt edebilmeleri için yardımcı edatlar kullanılmıştır. Ancak, terkib-i izafiler(isim tamlaması) gibi birbirinden ayırt edilmesi uygun olmayan yerlerde kelime manası verilemediğinden, terkip (toplu) manası verilmiştir. 2-MEÂL-İ ŞERİF : Kelime manasından herkes istifade edemeyeceğinden ve âyetin toplu manası anlaşılamayacağından, her âyetin meâl-i şerifi (şerefli manası) kelime manasından sonra yazılmış ve bu meâl verilirken âyetin zahirinde (dış görünüşünde) bulunmayan kelime ve terkiplerin manaları katılmamaya dikkat edilmiştir. Ancak, âyet-i celilenin manası tam anlaşılabilmesi için, bir takım mahzuf (gizlenmiş) manaların ve bazı izahların zikredilmesine ziyade ihtiyaç duyulduğundan onlar parantez içinde ayrı bir yazı şekliyle açıklanmıştır. Böylece, meâl-i şerif tefsirli (açıklamalı) bir meâl haline gelmiştir. 3-İZAHAT Sadece meâl-i şerifle de iktifa edilmeyip (yetinilmeyip) her âyet, muteber tefsirlerde bulunan izahlardan istifade edilerek açıklanmaya çalışılmıştır. Şöyle ki: Tefsirlerde sebebi nüzulü beyan edilmiş olan âyetlerin, iniş sebepleri zikredilmiştir. Ahkâm âyetlerinden (şeri hükümleri beyan eden âyetlerden) çıkarılmış olan bir takım fetvalar da yeri geldiğinde açıklanmıştır. Âyet-i Celilelerle alâkalı hadis-i şeriflerin kaynakları ilmî usulle kaydedilerek yazılmaya gayret edilmiştir; Evvela hadis metninin alındığı kitap zikredilmiş, diğerleri ise ulema arasında bilinen sıralamaya göre yazılmıştır. Bazı âyet-i celilelerde bulunan yer ve şahıs isimlerinin ıstılahları (özel manaları) da, tefsirde derç edilmiştir(konulmuştur). Açıklanması gereken zor kelimelerin mehazları (asılları, kaynakları) müfret (tekil)sss ve cemileri (çoğulları) zaman zaman tefsirde yazılmıştır. Âyet-i celilelerin anlaşılmasını kolaylaştıracak olan veya onlarla alâkası bulunan kıssalar (hadiseler) de, muteber (kıymetli) tefsirlerden alınarak açıklamıştır. Zikirle alâkalı âyetlerde, yine güvenilen tefsirlerden ve kitaplardan alınan, tasavvufî manaların da katılmasına özen gösterilmiştir. Ayrıca, her âyetin izahının sonunda, o âyetin tamamı veya bir kısmıyla alâkalı diğer âyeti kerimeler bulunup, meâlleriyle yazılmaya gayret gösterilmiştir; Ta ki, vaaz ve nasihat etmek isteyenler, bir âyeti gözden geçirirken onu açıklayan diğer âyet-i kerimeleri de, önlerinde hazır bulup vaazlarını ziynetlendirsinler (süslesinler). Bu hususta en büyük rehber, Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazretlerinin, Mahmud Efendi Hazretlerine (kuddise sirruhu) verilmesini arzu ettiği kendi Kur’an-ı Kerimi’ninkenarlarına almış olduğu rakamlar (âyet ve sayfa numaraları), hatlar (çekilen çizgiler) ve izahlar olmuştur. Şu da bilinmelidir ki: Milletimizin, geçmiş büyüklerinin kıymetli lisanlarını terk etmeye başladığı şu günlerde Arapça, Farsça ve Türkçe karışımından meydana gelmiş olan Osmanlıcanın tamamen unutulmaması için Osmanlıca kelimelerin asılları yazılmış, nesiller arasında irtibat sağlamak için de kelimelerin karşılıkları parantez içinde zikredilmiştir. Bu büyük gaye hedeflendiğinden dolayı tefsirin uzamasından, akıcılığın bozulmasından ve dolayısıyla gelecek olan itirazlardan çekinilmemiştir.
450.00 ₺ -
Hava Taşıtları Boyama Zamanı - Taşıtları Tanıyalım
Taşıt türlerini çocuklarımıza öğretecek, boyama etkinliğiyle motor becerilerini geliştirecek, yaş grubuna uygun çizimleriyle eğlendirecek bir boyama kitabı dizisi: Taşıtları Tanıyalım! Taşıtları farklı türlerine göre sınıflandıran dizinin bu kitabında çocuklarımız, Hava Taşıtları ile tanışacak.
39.00 ₺ -
Sonbahar Boyama Zamanı - Sebzeler Meyveler
Sebze ve meyve türlerini çocuklarımıza öğretecek, boyama etkinliğiyle motor becerilerini geliştirecek, yaş grubuna uygun çizimleriyle eğlendirecek bir boyama kitabı dizisi: Sebzeler Meyveler! Sebzeleri ve meyveleri doğal olarak yetiştiği mevsimlere göre sınıflandıran dizinin bu kitabında çocuklarımız, sonbaharda yetişen sebze ve meyvelerle tanışacak.
39.00 ₺ -
Kıştaki Bahar Mahmud Efendi Hazretleri
Efendi Hazretleri dünyevileşmenin vurduğu kalplere zühd, vera, isar bereketiyle dokundu. Allah (c.c.) ve Resul (s.a.v.) buyruğuyla kalpleri tezkiye etti. İslam’a karşı yürütülen çok cepheli saldırının tam karşısında durdu. Aksiyon adamıydı. Reaksiyona meyletmedi. Mücadele tarzını karşı tarafın stratejilerine ya da tuzaklarına göre değil, imanına göre belirledi. Küfür cephesi ne yaparsa yapsın O hep Müslümanca konuştu, Müslümanca yaşadı. Madden ve manen yıkılan milleti, İslam’a sarılarak ayağa kalkmaya çağırdı. Hayatının hiçbir döneminde İslam düşmanlarıyla ittifak arayışına girmedi. Yanlışları olsa da Müslüman kardeşlerini bırakmadı. Cemaate değil, ümmete çağırdı. İslam düşmanlarının ne hicivlerinden korktu ne de övgülerine aldanıp, yaşantısını ya da konuşmasını değiştirdi. Ne giyimde ne ev tefrişinde ne yemek yiyişte ne davette ne de tebliğde çağın modasına itibar etmedi. Bütün modaları İslam’a teslim olmaya çağırdı. Kışın en şiddetli zamanında Müslümanları baharın geleceğine inandırdı.
168.00 ₺ -
Şehid Bayram Hoca Muhtelif Sohbetler 3 Cilt Takım
Şehid Bayram Hoca Muhtelif Sohbetler 1.Cilt (Yavuz Sultan ve Diğer Camiler) Şehid Bayram Hoca Muhtelif Sohbetler 2.Cilt (Umre ve Düğünler) Şehid Bayram Hoca Muhtelif Sohbetler 3.Cilt (Muhtelif Yerlerdeki Konferanslar) Ben buraya vaaz yapmaya gelmedim. Ben buraya konferans vermeye gelmedim. Ben buraya, Çanakkale Harbi’ni vermeye geldim. Ben buraya, cephede askerlere “Hücum” emri vermeye geldim. Her türlü küfre karşı, her türlü zulme karşı, şu memleketi sömüren odaklara karşı. Adres vermeye gerek yok. Siz sineği bile namlayan (vuran) insanlarsınız. Onun için artık kürsüdekinden her şeyi açık seçik beklemeyin. … Sen buraya vaaz dinlemeye gelmedin. “İcâzet merasimi varmış, gidelim, takılalım’’ vesaire. Öyle değil. Ben buraya vaaz etmeye gelmedim. Git eve anan baban sana vaaz etsin, git ninen, deden sana vaaz etsin icabında. Benim âcizâne burada konuştuğum bir vaazdır, Eyvallah ama bir yerde vaaz hududunu taşırıyorum. Bak, dikkat et! Ben şu an burada Resûl-i Ekrem’in (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) dediği gibi olmanın sancısını çekiyorum. … Resûl-i Ekrem’den (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) topla, bu tarafa gel. Genelde İslâmiyet’te, özelde Nakşibendî tarikatında ilim zikirden önce gelir. “Ben buraya geldim, bu hocayı dinledim, hem de tarikat dersi yapayım.” Veyahut da “Hocanın konuştuklarını dinlemeye gerek yok, ben dersimi bitireyim bir an önce’’ vesaire, câiz değildir. O tesbihi koynuna koy, cebine koy, çantana koy. İlim zikirden üstündür. Sen, zikrin nasıl yapılacağını ilimle öğrenirsin. Sana namazın nasıl kılınacağını tesbih öğretmiyor. Sana tahâretin nasıl alınacağını tesbih göstermiyor. Sana nasıl giyineceksin, nasıl Allah’ın en şerefli kulu olacaksın tesbih öğretmiyor. Tesbihe şiddetle ihtiyaç var; amma velâkin ilim olmadan (sadece) tesbihle olmuyor. Diyelim ki Mevlâ’yı zikretmek eğer bir ekmek ise ilim de havadaki oksijendir.
789.60 ₺ -
Şehid Bayram Hoca Mektubat Sohbetleri 3 Cilt Takım
Kitap Seti 3 Ciltten Oluşmaktadır Şehid Bayram Hoca Mektubat Sohbetleri 1.Cilt İsmailağa Camii Şehid Bayram Hoca Mektubat Sohbetleri 2.Cilt İsmailağa Camii Şehid Bayram Hoca Mektubat Sohbetleri 3.Cilt İsmailağa Camii Kitap içeriğinden: … Aziz kardeşim, Mektûbât’ta bazı satırlar var, yani düdüklü tenceredeki duman misalidir. Ama orası bir duman değil, bir kapak. O kapağın altından öyle gürültüler geliyor ki, üüüfff! Kaynıyor, kaynıyor, kaynıyor. Buradan denizin üstüne bakıyorsun bir türlü gözüküyor ama denizin altına bir gir, ne balıklar ne balıklar ne balıklar! Hele hele kitap da tasavvuf ve tarikat ilimleriyle alâkalı olunca Allaaah!.. … Birinci cildin başında bir mektup var. Birileri İmâm-ı Rabbânî’ye bir şeyler yazıyor: “Burada tasavvuf kitapları, tarikat kitapları okuyoruz, hallerden hallere giriyoruz, şöyle zevkler oluyor, böyle zuhûratlar, keşifler oluyor” vesaire (diyorlar). İmâm-ı Rabbânî (Kuddise Sırruh) diyor ki: “Aferin! İyi şeylerle uğraşıyorsunuz. Fakat siz fıkıh ilmini niye ihmal ediyorsunuz? Bir insan sürekli tasavvuf kitapları okuya okuya ayağı kayabilir, dinsiz dahi olabilir. Ama fıkıh noktasında ayağını yere kuvvetli basan Allah’ın izniyle dinden ayrılmaz.’’ … Biz bazen burada derin derin mektuplar okuyoruz. Yani emir olmasa, oku demeseler hiç okumam şahsen. Benim âcizane kararım böyle. Niye? Toplumda nasıl esnenir, oturulur, öksürülür daha bunlardan haberimiz yok. Cemaatle namaz kılıyoruz saf düzenimiz yok. Biz daha buradayız cemaat! Mahmut Efendi (Kuddise Sırruh) “Şu Mektûbât’ı sana Allah okutturuyor. Bayram Hoca (Rahmetullâhi Aleyh) “Sayenizde Efendi Hazretleri.” “Bu kitap kıyamete kadar okunacak kitaptır. İster tefsir oku ister hadis oku ister fıkıh oku ama bundan vazgeçmek yok.” Bayram Hoca (Rahmetullâhi Aleyh).
789.60 ₺ -
Kuranı Azim ve Tefsirli Kelime Meal 1.Cilt
Kuranı Azim ve Tefsirli Meali Şerifi 1.Cilt (Kırık Manalı ve Soru Edatlı) İsmailağa Yayınevi olarak, mürşidimiz Mahmûd Efendi Hazretlerimiz’in 36 senedir Rûhu’l-Furkan Tefsîri’ni kendileriyle birlikte yazdığı ilmî heyet tarafından Üstâdımız Mahmûd Efendi Hazretleri’nin usûlü üzere kaleme alınan “Kırık Mânâlı ve Soru Edatlı Kur’ân-ı ‘Azîm ve Tefsirli Meâl-i Şerîfi’ni siz değerli okuyucularımızın istifâdesine arz ediyoruz. Her cildinde 5 cüz bulunmak sûretiyle Kur’ân-ı Kerîm’in tamâmının 6 cilt içerisinde yayımlanacağı bu kıymetli eserin, şu anda çalışması devam eden diğer ciltlerini de inşâallâh en kısa zamanda neşredeceğiz. Allâh-u Te‘âlâ’dan, emeği geçenlere âfiyetle hayırlı uzun ömürler ihsân etmesini, onları bu hizmeti tamamlamaya muvaffak kılmasını ve tüm Müslümanlara ölmeden evvel Kur’ân-ı Kerîm’in tamâmını okuyup anlamayı nasîb etmesini niyâz ederiz. HAZIRLAYANLAR Cübbeli Ahmet Hoca, Ahmet Mahmut ÜNLÜ Ahmet Abdullah KOZLU Yusuf ÇELENER
438.00 ₺ -
Martı Jonathan Livingston Dördüncü Bölüm İlaveli
Durgun denizin minik dalgacıkları üzerinde, güneşin altın gibi ışıldadığı pırıl pırıl bir sabahtı. Sahilden bir mil uzaklıkta, denizi kucaklarcasına ilerleyen bir balıkçı teknesi, martılara kahvaltı zamanının geldiğini haber veriyordu. Binlerce martı, bir lokma yiyecek için mücadeleye girişmişti bile. İşte zor bir gün daha başlıyordu.
221.25 ₺ -
Kalbin Sırları ve Faziletleri
İmam-ı Gazali'nin en büyük eseri olan İhyâu Ulumi'd-Din, her dönem Müslümanlar için ilk akla gelen başvuru kaynağı olmuş ve bu esere büyük güven duyulmuştur. ihyau Ulumi'd-Din, dört ana bölümden ve her bölüm de onar konudan oluşmaktadır. Ihyâu Ulumi'd-Din içinde yer alan konula-rın her biri, eserin orijinal anlatımı asla bozulmadan, akıcı ve duru bir dil kullanılarak çevirisi yapıldı ve başlı başına birer kitap haline getirildi. ihyau Uleımi'd-Din' in üçüncü bölümü olan Helak Edici Şeyler Bölümü' nün birinci konusu Kalbin Sırları ve Faziletleri'dir. imam-1 Gazali, Kalp, ruh, nefs ve akıl kavramlarını açıklayarak baş-ladığı bu eserinde; kalbin özelliklerini, akıl ve ilim ilişkisini, şeytanın kalbe girişi gibi konuları işlemektedir. "insanoğlunu Allah'a yaklaştıran şey kalptir. İnsanın şerefi ve bütün yaratıklara kendisini üstün kılan meziyeti; Allah'ın kudret ve azametini tanımaya ve onu bilmeye bağlıdır. O halde Allah'ı bilen kalptir." " Kalp, o nesnedir ki, insanoğlu onu tanıdığı zaman, muhakkak nefsini tanımıştır. Nefsini tanıdığı zaman da muhakkak Rabbini tanımıştır."
126.00 ₺ -
Delailul Hayrat Tercümesi Büyük Boy
Türkler arasında daha çok Delail-i Hayrat, Delail-i Şerif ve Delail diye bilinen risalenin tam adı Delailü’l-hayrat ve şevariku’l-envar fi zikri’s-salati ale’n-nebiyyil-muhtar’dır. Süleyman el-Cezûlî(k.s.), hadis kitaplarında bilinen salavât ile ulemâ-i kiramın ve meşayıhın dillerinden düşürmedikleri salavât-ı şerîfeleri toplamıştır. Bu salavât-ı şerîfeleri sırf tarikat mensupları değil, bir tarikata mensup olmayan Müslümanlar dahi bunun faziletine inanarak düzenli bir biçimde okumuşlardır. Kitabın önsözünde bu salavât-ı belli zamanlarda düzenli bir şekilde okuyanların çok sevap kazanacakları, Hz. Peygamber’in şefaatine nail olacakları, günahlarının affedileceği, kötü huyları terk edip iyi huylar edinecekleri belirtilmiştir.
300.00 ₺ -
Temhidi 2 Arapçaya Giriş 2
Silsiletü’l-Lisan “Arapça Dil Öğretiminde Modern Bir Yöntem” Merkezi Birleşik Arap Emirlikleri'nde bulunan, “el-Lisanu'l-Umm” adlı Arapça eğitim kurumunun, uzun yıllar üzerinde çalışarak hazırlamış olduğu “Silsiletu'l-Lisan” isimli Arapça öğretim seti artık Türkiye'de! Türkiye distribütörlüğünü Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesinin yaptığı “Silsiletu'l-Lisan” adlı Arapça öğretim seti, (Arapçaya Giriş 1-2, Başlangıç Seviyesi 1-2, Orta Seviye 1-2 ve İleri Seviye 1-2) olmak üzere 4 ayrı seviye ve 8 ayrı kitaptan oluşmakta olup, modern Arapça öğretimi konusunda oldukça iddialı bir çalışma. Konu başlıklarının belirlenmesinde ‘Dewey Sistemi’ içerisindeki ana başlıkların seçildiği eğitim setinin üst kurlarında uzmanlık metinleri oldukça başarılı alıştırmalarla desteklenmiş durumda.
493.00 ₺ -
Mekatibi Şerife Tercümesi Dürrül Mearif
Bu kitabın sahibi Silsile-i Aliyye’nin büyüklerinden olan Abdullah Dehlevî hazretleridir. Kitapta hal tercümesi ile birlikte Mekatib-i Şerîfe ve Dürrü’l-Mearif adlı eserlerinin tercümesi yer almaktadır. Süleyman Kuku
175.00 ₺ -
Hadis Öğrenimi Tarihi ve Güncel Boyut
İlk örneklerini Hz. Peygamberin uygulamaları ve tavsiyelerinden alan İslâm eğitimi, kendine has çerçevesi içerisinde kurumlaşmış ve bu eğitimin âdâb denilen uyulması gerekli kâide ve uygulanması lüzumlu teknikleri, zaman içinde müstakil eserlerle ortaya konulmuştur. Daha önce, Hatib Bağdadîye Göre Hadis Öğrenimi adıyla birkaç kez basılmış olan ve bu defa iki bölümlü bir muhtevâya kavuşturduğumuz bu kitapçıkta günümüzün hadis öğrenimine hem tarihî boyutta bakmaya hem de günümüzdeki durumu belli ölçüde yansıtmaya gayret edilmiştir.
146.25 ₺ -
Yaratılıştaki Sırlar El Hikmetu Fi Mahlukatillah
Mahlûkatı incelemek, onların harikulâde hâllerini tefekkür etmek, çeşit çeşit mahlûkatın yaratılma hikmetlerini düşünmek, mârifetullah yolunda Allah'a tazim göstermek demektir. Böyle davranmak kişideki yakini kökleştirir. Bu hususta müttakilerin dereceleri de farklı farklıdır. Ben bu kitabı akıl ve basiret sâhipleri için Kuran âyetlerinin birçoğunun işaret etmiş olduğu nimet ve hikmetlerin çeşitlerini târif ederek telif ettim. (Allah celle celâlüh) aklı yarattı ve o akla ahdi göstererek onu tekmil etti, akıl sâhiplerine de mahlûkata bakmalarını, o mahlûkatta bulunan harikulâde hâlleri tefekkür ederek onlardan ibret almalarını emretmiştir. Nitekim Allah (celle celâlüh) şöyle buyurmuştur: "De ki: Göklerde ve yerde neler var, bakın da ibret alın!' Yûnus Sûresi,101. "Her canlı şeyi sudan yarattık. Hâlâ inanmıyorlar mı? Enbiyâ Sûresi, 30. Buna benzer pek çok apaçık âyet ve delil vardır ki, bunları ancak selim akıl sâhibi insanlar idrak eder. İmam-ı Gazali
78.00 ₺ -
1001 Hadis-i Şerif Tercüme ve İzahı
KENZÜ'L İRFAN adlı bu eser, çoğunluğu ahlak ve ibadet ile ilgili 138 konuda 1001 hadis ve tercümesini ihtiva etmektedir. Muhammed Es'ad Erbili, ana dili Türkçe olmakla beraber aynı kuvvetle Arapça, Farsça ve Kürtçe de bilirdi. Divanı ve diğer eserleri buna delildir. O'nun Türkçeyi kullanmaktaki liyakati ve şiirlerindeki başarısını Necip Fazıl şöyle ifade etmektedir: "Esad Efendinin Kenzü'l-İrfan isimli eserinde asli metne ve Osmanlıca'ya büyük bir sadakat ve hakimiyet müşahede ettiğimi belirtmek borcundayız..." "Şiirlerine gelince bunlar, Şeyh Es'ad Efendi'nin bir hassasiyet ve şiir kabiliyyetine malik bulunduklarına işarettir..."
180.00 ₺ -
Orta Boy Kelime Mealli Kuran Hayrat
Sayfada, Arapça Kur'ân metni bulunur, Arapça kelimelerin altında Türkçe mânâsı, yan tarafta ise cümle bütünlüğü içindeki toplu mânâsı (Türkçe Meali) verilmiştir. Eserin arka tarafında ise muteber tefsir kitaplarından haşiyeler (dipnotlar) yer alır. Mühür: Diyanet İşlerinden ve Mısır El-Ezher'den Mühürlü (Arapça Metin) Sayfa Sayısı: 722 Sayfa (604 sayfa Kur'ân-ı Kerim Meali, 118 sayfa tefsir dipnotları ve diğer bilgiler) Cilt Tipi: Kağıt Kaplama Karton Kapak Kuran Tertibi: Hafız Osman Hattıyla yazılmış olan Mushaf-ı Şerif'in tertibine uygun olarak Ayet-Berkenar, Medd'li Kasr'lı olarak hazırlanmıştır.
399.00 ₺ -
Tasavvuf ve Cihat Mavera Yürüyüşü
1. Baskıda Mavera Yürüyüşü olan kitabın ismi: Tasavvuf ve Cihat olarak değişmiştir. Bu kitabın mevzuu, Batı Tefekkürünün cazibesine kapılıp çıkmaz bir yola giren insanın, Nebevî izde, mâvera soluklarıyla ötenin ötesine yürüyüşü...
147.00 ₺ -
Hazreti ÖMER Ali EREN
Sevgili Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) efendimiz buyurdular ki: “Benden sonra peygamber gelecek olsaydı, Ömer olurdu.” Peygamberler hariç, Hazreti Ebûbekir (Radıyallahü Anh)'ten sonra Allah indinde en üstün insan Hazreti Ömer (Radıyallahü Anh) Efendimiz'dir. Cennetlikler cennetin nimetlerini tadarak zevk içinde yaşarlarken, şimşek çakar gibi bir aydınlık olacak. Cennettekiler "Bu aydınlık nedir?" diye sorduklarında, "Ömer gülümsedi" denilecektir. Hazreti Ömer işte böyle bir kul ve böyle bir Allah dostudur. Elinizdeki eserde elimizden geldiği kadar Adalet Timsali Hazreti Ömer'i ve onun halifelik zamanındaki fetihleri anlatmaya çalıştık. Hz. Ömer'in halifeliği zamanında İslamı yaymak için yapılan mücadelelerin ve fedakârlıkların anlatıldığı bu eseri heyecanla ve zevkle okuyacaksınız.
140.00 ₺ -
İmamı Azam Fıkhul Ekber Arapça Türkçe
Akaid ilmi İslam dininin itikadi hükümlerinden bahseder. Bu ilim dinin asli hükümlerinden bahsettiği için "usulü'd-din", en önemli konusunu Allah'ın birliği ve sıfatları teşkil ettiği için "İlmü't-Tevhid ve's-Sıfat" adlarıyla da anılmıştır. İnsanlar bu ilim sayesinde şek ve şüphe felaketinden ve batıl vehimlerin karanlıklarından kurtulurlar.
169.00 ₺ -
Kimyai Saadet Mutluluğun Sırrı
Kimyâ-i Saâdet, Huccetü'l-İslam Ebu Hamid Muhammed el-Gazâlî'nin, (505/1111) en önemli eserlerinden biri olan İhyâu Ulûmi'd-Dîn'in bir özeti mahiyetindedir. Asırlar boyu şark diyarlarında ve Anadolu'da bir başucu kitabı olarak evlerdeki yerini almış, Osmanlı toplumunda da en çok okunan kitaplardan biri olmuştur. Kimyâ-i Saâdet, İhyâ'da olduğu gibi iman, amel ve ahlaktan bahseder. Başlıca konuları şöyledir: Kendini bilmek, kalbin hakikati, insandaki kötü ve iyi vasıflar, marifetullah, insan fıtratı, dünya gerçeği, ahiret haya-tı, kabir azabı, ruhun mahiyeti, ehli sünnet itikadı, kıyamet, tekrardan dirilme, şeriata uymak… Eser titiz bir çalışmanın sonuncunda siz değerli müşterilerimizin istifadesine sunulmuştur.
617.50 ₺ -
Hz Ali Mustafa Necati Bursalı
Bazı kimseler evlerindeki süs bitkilerine plastik çiçekler veya meyvalar takarak, onları daha başka şekilde görmeye ve göstermeye çalışırlar. Meselâ deve tabanı bitkisinin üzerinde gül veya portakal görürseniz, hiç şaşmayın… Çünkü ev sahibesi, böyle istemiştir. Hazret-i Ali (radıyallah anh) de sanki olduğu gibi kabul edilmemiş de, daha başka kabul edilmek için kimisi onun faziletlerine yenilerini eklemek istemiş, kimisi de iftira ziftiyle onun nur yüzünü boyamaya kalkışmıştır. Yani bir yanda Hazret-i Ali (r.a.)’ye kılıç çekecek hatta onu vuracak kadar düşman zırhına bürünenler, öte yanda aynı şahsı Sahabe dairesinden alıp güya nübüvvet, hatta daha ileriye götürmeye çalışanlar… Mustafa Hocamız, bu eserinde Hazret-i Ali (radıyallahu anh)’nin İslâma bağlılığını dile getirip, Hazret-i Ali (r.a.)yi sevenlerin, İslâmı yaşamaları gerektiğini çok iyi belirtmiş durumdadır. Ümit ederim bu eserin, bu yönden faydası büyük olacaktır. Allah, dünya ve ahiret saadetini İslâmı öğrenip, anlayıp ve yaşayanlara vermiştir, yine verecektir. Böyle olmamızı dilerim. Hekimoğlu İsmail
222.00 ₺ -
Dua ve Zikir
İmam-ı Gazâlî, yaşadığı döneme damgasını vurmuş bir din âlimidir. Gazâlî’nin eserleri günümüzde de değerini korumakta, en çok okunan ve başvurulan İslamî temel kaynak eserler arasında yer almaktadır. İmam-ı Gazâlî’nin en büyük eseri olan İhyâ-u Ulûm’id-din, İslam dünyasında son derece önemli ve müstesna bir değere sahiptir. Her dönem Müslümanlar için ilk akla gelen başvuru kaynağı olmuş ve bu esere büyük güven duyulmuştur. Yüzyıllar boyunca Müslümanların ellerinden düşmeyen ve kitaplıklarında baş köşede duran bu rehber nitelikli büyük eseri, şimdi yepyeni bir formatla size sunuyoruz. İhyâ-u Ulûm’id-din içinde yer alan konuların her biri, eserin orijinal anlatımı asla bozulmadan, akıcı ve duru bir dil kullanılarak sadeleştirilerek, başlı başına birer kitap haline getirildi. İhyâ-u Ulûm’id-din ciltleri içindeki konuların yer aldığı kitapları bundan böyle yanınızda taşıyarak okuyabilecek, kitaplığınızda şık ve müstesna bir yer tutacak olan İhyâ-u Ulûm’id-din kitaplarına sahip olabileceksiniz. İhyâ-u Ulûm’id-din içinde yer alan en önemli bölümlerinden biri de, “Dua ve Zikir”dir. “Dua ve Zikir” kitabını, İhyâ Kitaplığı dizisinin ikinci kitabı olarak değerli okurlarımıza sunuyoruz.
126.00 ₺ -
Revaiül Beyan Ahkam Tefsiri Arapça 2 Cilt
2 Cilt - Bu eser, Mekke Üniversitesi Şeriat Fakültesinde ders kitabı olarak okutulmuştur. - Ahkâm ayetlerinin tümünü kapsar -Kuran Ahkâmını bizlere sunan en geniş eserdir. YAYINCI ADI : Mektebetü'l-Asriyye - المكتبة العصرية YAYIN ŞEHRİ : Beyrut
890.00 ₺ -
Namazın Sırları ve Fazileti
Allah (c.c.) bir kudsi hadiste şöyle buyurmuştur: “Var mı bir duâ eden, duâsını kabul buyurayım? Var mı benden bağışlanmasını isteyen, affedeyim?” O, Allah ki, kullarının durum ve halleri her ne şekilde olursa olsun, ister tenhalarda olsun, ister topluluklar arasında bulunsunlar, namazları sebebiyle duâ ve niyazlarını kabul edendir. Kullarına bu ruhsatı ve fırsatı veren O’dur. Namaz, dinin temeli ve direğidir. Aynı zamanda yakinin de (kesin inancın) bağlantısı ve ipidir. Allah’a her türlü yakınlığın başında namaz yer alır. Çünkü namaz bütün taatlerin ve ibadetlerin odak noktasıdır. Biz bu eserde; namazın zahiri (görünür) amelleriyle, batınî (gizli) sırlarını, özellikle en önemli olanlarını anlatmakla yetindik. Namaz ibadetinin huşû’nu, ihlası ve niyeti içeren gizli ve ince manalarının, inceliklerinin ve hakikatinin üzerinde durup açmaya çalışdık. Bu kitabımızı yedi ana başlık altında topladık. Bu ana başlıklar sırasıyla şöyledir; 1) Namazın faziletleri, 2) Namazda zahiri (görünür) amellerin değeri ve fazileti, 3) Namazdaki batınî/içe ve kalbe dönük amellerin değeri, fazileti, 4) İmamlık ve cemaat oluş/iktida (imama uyma), 5) Cuma namazı ve cuma namazının adabı, 6) Hemen her müslüman için gerekli olan ve mutlaka bilinmesi gereken meseleler, 7) Nafile ve benzeri ibadetler.
192.00 ₺