-
Usulsüz Vusul Olmaz
Mürid, mümkün mertebe şeyhinin sohbetinde bulunmaya çalışmalı, onunla sürekli irtibat hâlinde bulunmalı; ona hürmet etmeli ve mensubu bulunduğu tarikatın prensiplerine bağlı kalmalıdır. Ayrıca mürid, kerâmet meraklısı olmamalı, daima istikâmet üzere bulunmaya çalışmalı, takvâ ve vera' sahibi olmalı, elde ettiği her türlü kemâlâtı şeyhinin vesilesiyle olduğuna inanmalıdır. Müridin mânevî terakkisi, bunun gibi usûl ve erkâna riayet etmesine bağlıdır. Aksi takdirde maksada vâsıl olmak imkân dâhilinde değildir. Nitekim buyruldu ki; “Usûlü terk (zâyi) eden vusûlden mahrum olur.” Bu söz hem zâhirî, hem bâtınî alanda bir düsturdur. Yani bir işte gayeniz-maksadınız cidden hedefe ulaşmaksa şayet, o işle ilgili usûlü bilmeniz ve uygulamanız şarttır. Bu manada Mahmud Efendi Hazretlerimizin buyurduğu şu söz de bunu teyit etmektedir: “Tarikata girmek ne kadar mühimse âdâbına riayet etmek de o kadar önemlidir. Usulsüz vusul olmaz. Mürid mürşidinin sözünü illa tutmalı.” Mevlâ-yı Müteâl'den temennimiz; bu yolun edeplerine riâyetle Cemâl-i bâ kemâl'e seyrimizde vuslata nâil olmamızdır. Selam ve dua ile...
104.00 ₺ -
Zafer İnananlarındır
Mücadelede hesabını Hak'tan yana yapanlar, o uğurda engel tanımayanlar, hayatlarını ve ölümlerini Allah'a adayanlar hep kazandılar ve kazanacaklar. Hayatını imanına şahit tutanlar, en yakınları olsa da engelleri mazeret tanımayanlar dünyanın yalancı yüzünü aldanmayanlar, işte onlar; "Zafer inananlarındır" müjdesine hangi devirde yaşarlarsa yaşasınlar hep nail olacaklar.
91.00 ₺ -
Geceyi İhya Etmenin ve Virdlerin Fazileti
Modern hayatın hızlı akışı içinde yönünü kaybetme tehlikesi yaşayan günümüz insanı için vakti bereketlendirmek ve ömrün her anını Yaratıcı’ya yakınlaşma vesilesi kılmak en büyük ihtiyaçlardan biridir. İslam düşünce tarihinin en parlak kandillerinden biri olan İmam Gazzâlî (Rahmetullâhi Aleyh), asırlardır gönülleri aydınlatan baş eseri İhyâu ‘Ulûmi’d-Dîn’de bizlere tam da bu ihtiyacı karşılayacak eskimeyen bir kılavuz sunmaktadır. Bu muazzam eserin en müstesna bölümlerinden biri olan ve elinizdeki bu kitapta müstakil olarak titizlikle tercüme edilen "Geceyi İhyâ Etmenin ve Virdlerin Fazileti", her Müslümanın başucunda bulundurması gereken tam bir ameli el kitabıdır. Eser, bir mü’minin sabah uyanışından gece tekrar uykuya dalışına kadar geçen yirmi dört saatini adeta bir nakış gibi işlemektedir. İmam Gazzâlî, günlük vakitleri beş ana parçaya ayırarak, her bir zaman diliminin ruhuna ve bereketi neye uygunsa ona göre farklı ibadet, zikir ve vird çeşitleri tavsiye etmektedir. Bu sayede güneşin doğuşu ve batışı, yemek, içmek, uyumak ve uyanmak gibi günlük hayatın en sıradan işleri bile Allah Teâlâ’yı zikretmenin ve O’na kulluk etmenin birer kapısı haline gelmektedir. Özellikle gecenin sessizliğinde, herkesin uykuda olduğu demlerde Allah ile baş başa kalmanın, geceyi ihyâ etmenin kalbi dirilten ehemmiyeti üzerinde durulmaktadır. Kitapta tavsiye edilen her bir amel ve vazife; • Âyet-i kerimelerin rehberliğine, • Resûlullâh Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem’in hadis-i şeriflerine, • Şerefli sahabe ve tabiîn neslinin sözlerine, • Gönül sultanları ile büyük alimlerin tecrübe edilmiş tavsiyelerine dayandırılmaktadır. Akıcı, sade ve her seviyeden okuyucunun rahatlıkla anlayabileceği bir üslupla yayına hazırlanan bu eser, sadece teorik bir bilgi sunmakla kalmıyor; okuyucusunu her gün adım adım tatbik edebileceği düzenli bir manevi hayat nizamına davet ediyor. Günlerinizi her iki cihanda da kazanca dönüştürmek, vaktinize kalıcı bir huzur ve bereket katmak istiyorsanız, bu eser rehberiniz olmaya aday.
136.00 ₺ -
Sözü Müstakim Kılmak 2 Cilt
Bizim ilim geleneğimizde “yüz yüze iletişim”in temel bir yeri vardır. Bu iletişim tarzında, muhataplar arasında deveran eden sadece “malumat” değildir. Biz inanırız ki, söyleyenden de, dinleyenden de, söylenenden ve söyleniş biçiminden de hâsıl olan, belki dile kolaylıkla dökülmeyen, ama mutlak sûrette hissedilen, yaşanan “bir şey” vardır. Biz onun adını bazen “rahmet”, bazen “feyiz”, bazen “bereket” şeklinde telaffuz ederiz. Elinizdeki kitap, “bize ait olan”ın, daha doğrusu “bizim ait olduğumuz”un keşif, idrak ve intikali adına muhtelif zaman ve ortamlarda yapılmış söyleşilerden oluştu. Adına “Modernleşme” denen “savrulma serüveni” içinde yerinden oynatılmış ne varsa tekrar yerine iadesi yolunda küçük de olsa bir katkı sunabildiğimizde çabalarımız hedefine ulaşmış olacaktır.
249.60 ₺ -
Hz Ömer ve Nebevi Sünnet
Hz. Ömer (r.a)'i konuşmak, Kur'an'ı, Sünnet'i, Sahabe'yi, Fıkh'ı, Hadis'i konuşmaktır. Ortaya koyduğu icraatlarla tarih boyunca olduğu gibi, günümüzde de en çok konuşulan, tartışılan, hakkında müstakil eserler yazılan sahabî olma özeliğini sürdüren Hz. Ömer Kur'an'ı ve Sünnet'i nasıl anladı, nasıl yorumladı ve hayata nasıl aktardı? Hilafette bulunduğu zaman dilimini, İslam toplumunun "değişim" olgusuyla ciddi anlamda ilk tanıştığı dönem olarak tesbit etmek doğruysa, Hz. Ömer (r.a)'in bugüne de söyleyeceği söylediği çok şey var demektir. Günümüzde yaygın olarak ileri sürüldüğü gibi onun dirayetinin ayırdedici vasfı, Kur'an'ın ve Sünnet'in lafzına aykırı olsa da ruhuna uygunluğu esas alması mıdır? Hadisler karşısındaki tavrı raviye ve rivayete "güvensizlik" esasına mı dayanmaktadır? Modern okumalar bize böyle olduğunu söylüyor. Ama ya gerçek bu kadar basit değilse? Ya özelde Hz. Ömer (r.a)'in hüküm çıkarmada/vermede esas aldığı hassas ilkeler ve genelde İslam ilim mirası "indirgenmiş okuma"ların kurbanı yapılıyorsa Ezber bozucu özelliğiyle sahasında bir "ilk" olan bu çalışmasında yazar, Hz. Ömer (r.a)'in Kur'an ve Sünnet/Hadis'e yaklaşımını kolaycılığa prim vermeden irdelemeyi denemektedir.
150.40 ₺ -
Mezhep Meselesi ve Fıkhi İhtilaflar
Günümüzde İslam Ümmeti, yaşadığı, daha doğrusu “maruz bırakıldığı” kimlik krizinin tabii bir yansıması olarak mezhep meselesi ve fıkhi ihtilaflar konusunda da kırılmalar yaşamaktadır. Bilhassa Vehhabi karakterli ideolojik yaklaşımlar fıkhi mezhepleri ve ihtilafları “gayri meşru” olarak nitelemekte, hatta “şirk”e kadar varan ithamlar söz konusu olabilmektedir.
86.40 ₺ -
İstikamet Yazıları 2 Cilt
‘İstikamet yazları’, müslüman bireyin günlük hayatın hay huyu içinde derinlemesine nüfuz ve tahkik imkanı bulamadığı meseleler hakkında kuşbakışı tesbit, tenkit ve teklifler ihtiva eden yazılardan oluşan bir kitap. İtikattan ahlaka, ibadetten davranışlarımıza kadar varlık algımızı oluşturan ne varsa bir bütün olarak tehdit altında bulunduğu modern dünya da, istikametimizi muhafaza ederek yürüyüşümüzü devam ettirmek ancak bir şekilde mümkün: Bizi ‘biz’ kılan değerleri ete kemiğe bürüyüp hayatımıza aktaran kaynaklardan devamlı surette beslenmek. Bu asla kesintiye uğramadan sürdürülmesi gereken bir faaliyet.
377.60 ₺ -
Hikemiyat Kalbi Selim İçin
İslam Dünyası ve Türkiye olarak Din’in anlaşılması noktasında son iki asırdır hep bir arayışın, tereddüdün, şüphenin ve tartışmanın içinde bulunuyoruz. Sürekli tartışıyor, bölünüyor, azalıyoruz. Doğru nerede, kim haklı, ne yapmalıyım?… Bunun adı "kriz”dir ve biz, bizi bu krizin içine kimlerin ittiğini dahi düşünmeden tabir yerindeyse başımızı bir o yana bir bu yana vurup duruyoruz.Bizi içten içe çürüten bu gidişi durdurmak ve dengeyi yakalamak zorundayız. Modern hayat bizi vakum gibi içine çekerken ömür sermayesi her geçen gün biraz daha eriyor. Yol zorlu, yük ağır ve süre kısıtlı. Kendimiz için en hayırlı olanı yapmaya muvaffak olursak başkalarına da bir hayır ulaştırmamız mümkün olabilecek.
240.00 ₺ -
İhya ve İnşa
Modern zamanlarda Ümmet olarak maruz kaldığımız işgal ve istila, yerine göre toprağı, yerine göre yeraltı ve yerüstü kaynaklarını hedefliyor. Bu durumun yol açtığı yıkımın telafisi hiç şüphesiz kolay olmayacak. Ancak Ümmet'in maruz kaldığı "zihnî kuşatma"nın yol açtığı tahribatın yol açtığı yıkım diğerlerine kıyasla çok daha derin ve kalıcı... Bu işgale direnmek, diğer işgal türlerine mukavemetle kıyaslandığında çok daha zor. Zira herşeyden önce onu "fark etmek" başlı başına bir çaba istiyor. "Pirincimizin içindeki beyaz taş"ı, yani İslam'ı "içeriden" bir dil kullanarak tahribe azmetmiş çevrelerin faaliyetlerini de bu gerçeğin üstüne eklediğimizde, sorumluluğumuzun ne denli ağır olduğunu uzun uzadıya anlatmaya gerek kalmıyor. Elinizdeki kitap, maruz kaldığımız "zihnî işgal"in kodlarını çözmeyi hedefleyen makalelerden oluşuyor.
336.00 ₺ -
Modern İslam Düşüncesinin Tenkidi 2 Cilt
Modern Çağın hakim düşünme, algılama ve değerlendirme biçiminin İslam Dünyası'ndaki izdüşümü, şirazesi bozulmuş, istikamet ve tutarlılıktan yoksun bir düşünce ortamının oluşması şeklinde tezahür etmiştir. İslam irfanının kültürel, düşünsel ve amelî planda belirleyici olan ve evrensel ortak insanî değerlerin oluşumuna inkar edilemez katkılar sunmuş bulunan en temel ontolojik ve epistemolojik kodları, modern zamanlarda yine bizzat “Müslüman”lar tarafından pervasızca tahrip edilmeye çalışılmaktadır. Bu bağlamda ülkemizde özellikle 70'li yılların sonundan itibaren ivme kazandığı gözlenen bir “sapma” söz konusudur. Adına “geleneksel” denen değerlere karşı başlatıldığı ifade edilen bu mücadele, aslında ifadesini Kur'an ve Sünnet'te bulan en temel düşünsel ve akîdevî belirleyicilere karşı bir “başkaldırı”dır. Zaman zaman “popüler/vulgarize” bir mahiyet de arz eden bu başkaldırının dayandığı varsayılan ilmî ve metodolojik argümanlar hakkında şu ana kadar ne yazık ki ciddî bir sorgulama yapılmış değildir. Yazar, değinilen anlayışın prototipini oluşturan isimlerin yaklaşımlarını, bu kitapların oluşturduğu bir seri içerisinde temel kaynaklara inerek kritik etmektedir.
467.20 ₺ -
Şerh Riyazüs Salihin
Şerhu Riyâzi’s-Sâlihîn: Şeyh Muhammed Ali es-Sâbûnî’nin kaleme aldığı bu eser, İmam Nevevî’nin asırlardır Müslümanların başucu kitabı olan Riyâzü’s-Sâlihîn’e yapılmış en kıymetli şerhlerden biridir. Şeyh Sâbûnî eserde yer alan önemli hadisleri herkesin rahatlıkla anlayabileceği bir üslupla açıklamış; kelime ve kavramları sade, öz ve güçlü bir dille şerh ederek metnin derinliğini ortaya koymuştur. Bu değerli çalışma hem ilmî hem ahlâkî yönüyle okuyucuya rehberlik etmekte; Sünnet’in hikmetini, güzelliğini ve hayata yön veren mesajlarını berrak bir şekilde sunmaktadır.
450.00 ₺ -
Tavuk Bacaklı Ev Kaçıyor
Marinka kendini bildi bileli tavuk bacakları olan bir evde yaşadı. O ev sayesinde dünyayı dolaştı ve akla hayale sığmayacak maceralara atıldı. Ne var ki Marinka'nın tavuk bacaklı evi, eski neşesini kaybediyor gibiydi.Marinka, evin neden böyle davrandığını anlamaya çalışırken ev birden koşmaya başladı. Tavuk bacaklı ev kaçıyordu! Marinka ve arkadaşları, evin peşinden koşarlarken kendilerini hangi maceraların beklediğinden habersizlerdi.Tavuk bacaklı ev neden kaçıyordu? Acaba kaçmayı bırakıp Marinka ve arkadaşlarının kendisine yardım etmesine izin verecek miydi? Tavuk Bacaklı Ev Kaçıyor, serinin ilk kitabını sevenlere muhteşem bir macera daha vadediyor.
227.50 ₺ -
Sırfısıldayan Kayıp Anahtar
Dünya çapında çok satan ve büyük övgüler toplayan Sırfısıldayan serisinin destansı finaline hazır mısınız? Manfred Tarr, yüzyıllardır kayıp bir anahtarın peşinde ve bu anahtar, dünyaya korkunç bir karanlık salma gücüne sahip… Benjamiah, Üç Kız Kardeş’i bulup Örülüdünya’yı bu felaketten kurtarmak için yakın dostları Elizabella, Mea ve Silas ile birlikte yine tehlikeli bir yolculuğa çıkıyor. Acaba Benjamiah, kötüleri yenip Örülüdünya’yı bir kez daha kurtarmayı başarabilecek mi?Serinin son kitabı Sırfısıldayan: Kayıp Anahtar, nefes kesen maceralar için sizi son bir kez Örülüdünya'ya davet ediyor.
318.50 ₺ -
Şeyh Seyyid Muhammed Mübarek Elhüseyni Hatme Duası ve Tövbe Adabı Hafız Boy
Hatme Duası ve Tövbe Adabı kitabı, Nakşibendi sadatının öteden beri uyguladıkları ve sünnette teşvik edilen zikirleri, ayrıca silsilede yer alan meşayihin isimlerini içeren bir dua kitabıdır. Eser, Şeyh Seyyid Muhammed Mübarek Elhüseyni (k.s) Hazretleri’nin methiyesini de içeren güncel hatme duasını kapsamaktadır. Kitap, sekiz şart adabı, tövbe adabı, büyük ve küçük hatmenin yapılışı, hatme duası ve Türkçe anlamı gibi konularda detaylı bilgi sunarak okuyuculara rehberlik etmektedir.
70.00 ₺ -
Silsilei Aliyye Ricali
Silsilei Aliyye Ricali Her gece Silsile-i ‘Aliyye’yi okuyup kötü alışkanlıkların ve huyların ortadan kalkması için mezkûr meşâyihı vesîle kılıp, meşâyihtan Allâh-u Te‘âlâ’nın izni ile yardım talep etmesi kişiye müstehâbdır. Evliyâullâh arasında “Şeyhulislâm” diye mârûf Ebû İsmâ‘îl Abdullâh el-Heravî el-Ensârî (Kuddise Sirruhû) şöyle vasiyet etmiştir: “Her velîden bir kelâm (söz) ezberleyin. Eğer buna gücünüz yetmezse, hiç olmazsa ismini öğrenin (adını ezberleyin) ki, bununla nasîbdâr (ve onların feyizlerinden hissedâr) olursunuz.” Bu Silsile-i ‘Aliyye son şeyhimiz Müceddid Mahmûd Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’nden, Peygamber Efendimiz Hazret-i Muhammed (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)e kadar olan irtibâtı beyân eder.
124.80 ₺ -
Emri Bil Maruf Nehyi Anil Münker Yapan Kişinin El Kitabı
“Emr-i Bi’l Ma’rûf Nehy-i Ani’l Münker Yapan Kişinin El Kitabı”, şüphelerin çoğaldığı, hakikatin sesinin kısıldığı bu çağda hocalara, talebelere, emr-i bi’l ma’rûf ehline ve hakikati arayan her insana rehber olmak üzere kaleme alınmıştır. Kur’an’ı sadece akılla yorumlamaya kalkanlara, Sünneti ikinci plana itenlere, Mezhepleri gereksiz görenlere, ve inancı akıl oyunlarına kurban edenlere karşı bir cevaptır bu. Hakikat Yolu, modern çağın şüphelerine karşı Kur’an ve Sünnet’in ışığıyla yazılmış bir reddiye, aynı zamanda bir iman rehberidir. Her satırı ilimle, her bölümü gayretle, her kelimesi dua ile örülmüştür. Bu eser, tüm ümmete hitap eder; • Hocalara tebliğlerinde bir kaynak, • Talebelere ilim yolunda bir dayanak, • Emr-i bi’l ma’rûf ehline bir azık, • Bütün insanlara hakikate giden bir ışık.
245.00 ₺ -
Çarklarla Kuran Elifbası Set
ÇARKLARLA KUR’AN ALFABESİ Çocukların Kur’an öğrenmesini kolaylaştıran ve eğlenceli bir hale getiren çarklar, toplam dört parçadan oluşuyor. Kur’an çarklarının ilki sayesinde, Kur’an harfleri rengârenk resimler eşliğinde tanıtılıyor. İkinci çark ile uzatma harfleri ve tenvin konusunda ilerleme kaydediliyor. Üçüncü çark, şedde ve cezm konularının kolayca öğrenilmesini sağlıyor. Son çarkta ise öğrenilenleri pekiştirecek karma alıştırmalara yer veriliyor. Çocukların, Kur’an’ın keyifli ve kalıcı yöntemlerle öğreneceği bu çarklara Semerkand Çocuk Yayınları’ndan ulaşabilirsiniz.
98.00 ₺ -
Yedi Diyar Geçidi 4
Geçitler düştü.Çok sevdikleri evleri kuşatma altına alındığında, Yedi Diyar Geçidi mürettebatı bir geçit aracılığıyla Periler Diyarı’na kaçar. Peri Pazarı’nın duvarları ardında, giderek güçlenen Kızılkafa’nın tüm Diyarlar üzerinde hakimiyet kurmasını engellemenin yollarını ararlar.Ancak Kızılkafa’nın ordusu giderek güçlenmektedir. Eski ve yeni düşmanlar baş gösterir, tüm Diyarlarda kaos çıkar ve Celeste’in güçleri kaybolur, belki de sonsuza dek… Ufukta bir savaş belirirken ve sevdiği herkesin hayatı tehlikeye girerken, Celeste bu son savaş için Diyarlardan edindiği tüm bilgelik ve kurnazlığa ihtiyaç duyacaktır.Samantha-Ellen Bound’un destansı serisi Yedi Diyar Geçidi’nin nefes kesici finali, sizi Diyarlarda son bir maceraya davet ediyor.
308.75 ₺ -
Namaz Boyama Kitabı
NAMAZ BOYAMA KİTABI Bütün ibadetlerin özü olan namazın küçük yaşlardaki çocuklara sevdirilmesi için hazırlanan Namaz Boyama Kitabı sürpriz hediyelerle dolu. Müminin miracı olan namaz, çocuklara küçük yaşlarda öğretilmelidir. Peygamber Efendimiz (s.a.v) 7 yaşından itibaren çocukların namaz kılmasını istemiştir. 7 yaşında namaz kılabilecek durumda olması için küçük yaşlarda bu ibadet çocuklara sevdirilmeye başlanmalı, yavaş yavaş öğretilmelidir. Çocukların boyayarak öğreneceği ve hiç sıkılmadan aklında kalacağı şekilde hazırlanan Namaz Boyama Kitabı, Semerkand Çocuk Yayınları’ndan çıktı.
80.50 ₺ -
Sarf Ve Nahiv Açısından Kısa Surelerin Tahlilleri
Yüce kitabımız Kur’ân-ı Kerîm lafız ve mânâsıyla mûciz bir kitaptır. Onun mânâlarının iyi anlaşılması için öncelikle lafızlarının ve terkiplerinin çok iyi anlaşılması gerekir. Kur’an aynı zamanda Arap lisanıyla inmiş edebiyat harikası bir kitaptır. Onu anlamanın en güzel yolu Arapça’yı bilip; Sarf ilminin kurallarına göre kelimelerini, Nahiv ilminin kurallarına göre de terkiplerini yani tamlama ve cümlelerini tahlil etmektir. Bundan sonra da edebî beyânın incelenmesi için Belâgat ilminin kurallarına göre tahlîli gerekecektir.Kur’ân-ı Kerîm’i anlamak için Arapça’yı bilmek elbette gerekli bir şarttır ancak dili bilmek İlahî Kelamı tam mânâsıyla anlamak için yeterli olmayabilir. Onu anlamak için maddi-manevî, psikolojik ve sosyolojik pek çok ilmi bilmek; ulûm-u diniyye yanında funûn-u medeniyyeye de vâkıf olmak gerekebilir. Zira Kur’ân, lâhutî âlemden geldiği için onda çeşitli mânâlar murad edilebilir. Ancak böyle mütevâzi bir çalışmada Kur’ân’ın tamamını ele almak mümkün olmadığı gibi bütün ilimler açısından onu tahlîl etmek de vüs‘umüzün fevkindedir. Bu nedenle hacmi mahdûd bu kısa-öz çalışmada Fâtiha sûresiyle birlikte Kur’ân’ın son yirmi iki suresi (Duha-Nâs arası) Sarf ve Nahiv ilmi açısından tahlil edilmiş, bu konuda ilmini ve tecrübesini geliştirmek isteyenlere bir yol göstermek ve çığır açılmak istenmiştir. Okunup anlaşılması, hayata tatbik edilmesi dua, dilek ve temennilerimizle...
208.00 ₺ -
Sünnet Savunması
İmam-ı Gazâlî’nin en büyük eseri olan İhyâu Ulûmi’d-Din, Müslümanlar için her dönem ilk akla gelen başvuru kaynağı olmuş ve bu esere büyük güven duyulmuştur. Yüzyıllar boyunca Müslümanların ellerinden düşmeyen ve kitaplıklarında baş köşede duran bu rehber nitelikli büyük eseri şimdi yepyeni bir formatla sizlere sunuyoruz. Eserin içinde yer alan konuların her biri, orijinal anlatımı asla bozulmadan, akıcı ve duru bir dil kullanılarak çevirisi yapıldı ve başlı başına birer kitap haline getirildi. İhyâu Ulûmi’d-Din, dört ana bölümden ve her bölüm de onar konudan oluşmaktadır. Dördüncü bölümü olan Kurtarıcı Şeyler’in yedinci konusu “niyet, ihlas ve sıdk” hakkındadır. İmam-ı Gazâlî şöyle der: “Allah’a (cc) itaati murat eden her kul için ilk görev, marifeti elde etmek için niyeti öğrenmektir. Sıdk ve ihlasın hakikatini anladıktan sonra onu tashih eden de ameldir. Sıdk ve ihlas, kişiyi kurtuluşa ulaştıran vesilelerdir. Biz bu kitapta niyet, sıdk ve ihlasın manalarını şu üç bölümde zikredeceğiz: • Niyetin ve manasının hakikati • İhlas ve hakikatleri • Sıdk ve hakikati.”
96.00 ₺ -
Murakabe ve Muhasebe
İmam-ı Gazâlî’nin en büyük eseri olan İhyâu Ulûmi’d-Din, Müslümanlar için her dönem ilk akla gelen başvuru kaynağı olmuş ve bu esere büyük güven duyulmuştur. Yüzyıllar boyunca Müslümanların ellerinden düşmeyen ve kitaplıklarında baş köşede duran bu rehber nitelikli büyük eseri şimdi yepyeni bir formatla sizlere sunuyoruz. Eserin içinde yer alan konuların her biri, orijinal anlatımı asla bozulmadan, akıcı ve duru bir dil kullanılarak çevirisi yapıldı ve başlı başına birer kitap haline getirildi. İhyâu Ulûmi’d-Din, dört ana bölümden ve her bölüm de onar konudan oluşmaktadır. Dördüncü bölümü olan Kurtarıcı Şeyler’in sekizinci konusu “murakabe ve nefs muhasebesi” hakkındadır. İmam-ı Gazâlî şöyle der: “Basiret sahipleri, evvela nefislerini müşarata (şart koşmak), sonra murakabe (gözetme/otokontrol), sonra muhasebe (nefsi hesaba çekme), sonra muakabe (cezalandırma), sonra mücahede (gayret) ve sonra muatebe kınama) ile terbiye etmişlerdir. Dolayısıyla onlar için murabatayla ilgili olarak altı makam ortaya çıkmaktadır. Elbette o makamları izah etmek, hakikat ve faziletlerini, oradaki amellerin tafsilini beyan etmek, o Muhasebenin esasını belirtmek gerekir. Fakat her hesap bir şart ve murakabeden sonradır. Eğer ortada bir zarar ve ziyan varsa, bunun hemen akabinde muatebe ve muakabe (azar ve ceza) gelir. İşte biz burada tüm bu makamları detaylı bir şekilde açıklayacağız.”
114.00 ₺ -
Müslümanın Diyeti
“Kontrol edilebilir ve yönetilebilir olan yeme-içme duygusu” fıtratımıza uygun bir amaç olması gerekirken bizler için bir haz aracı haline mi geldi? Batı kültürünün şatafatlı sofralarına meyleden Müslümanlar mutfaklarında İslam ölçüsünü göz ardı ederek beslenme kültüründe nasıl bir tahribata neden oluyor? Kur’ân-ı Kerîm ve Hz. Peygamber’in (s.a.v.) Sünnet-i Seniyesi’nin belirlediği ölçünün dışına çıkan her lokma nefsimizi nasıl bir esarete mahkum ediyor? Müslümanlar alışveriş sepetlerini helal mi haram mı olduğuna aldırış etmeyerek sun’î ihtiyaçlarıyla doldururken sağlığını ve neslini koruyabileceğini düşünüyor mu? Resulullah’ın (s.a.v.) “Muhakkak ki bir kişilik yemek iki kişiye yeter, iki kişilik yemek de üç ve dört kişiye yeter. Dört kişilik yemek de beş-altı kişiye yeter.” hadîs-i şerîfindeki rızkın bereketine günümüz Müslümanları neden ulaşamıyor? İnsanın sınır bilmeyen zevkleri tabiattan kopuşuna neden olurken onu nasıl bi zehrin içine sürüklüyor? Günümüz insanları sözde bolluk içinde geçirdikleri yaşamlarında gerçek tokluğa erişebiliyor mu? Beslenme alışkanlıklarımızın bir gün bizleri getirdiği hastalık durumunda günümüz ilaç endüstrisine güvenebilir miyiz? Bize sunulan bu ilaçlar bizi güçlendiriyor mu, yoksa savunmasızlaştırıyor mu? Yusuf Has Hacib’in, “az adlı ilaçtan yiyin” sözüyle özellikle altını çizdiği “az” yemek, günümüz insanlarının korkusuyken aslında bir şifa (aracı) mı? Kemâl Özer, Müslüman’ın Diyeti kitabında tüm bu sorulara cevap verirken Müslümanların ve dahi gayrimüslimlerin sıhhatlerini koruyarak hayatlarını nasıl idâme ettireceklerini detaylıca açıklıyor. Açlık ve tokluk duygularının zamanla psikolojimiz ve birçok dış etken tarafından belirlendiğini vurgularken Müslümanların beslenme alışkanlıklarını Kur’ân-ı Kerîm ve hadîs-i şerîfler ışığında düzenlemesi için eşsiz bir eser ortaya koyuyor. Bizlere İslam’ın mutfağında israf ve şatafattan uzak, ‘’tayyib’’ ve ‘’tahir’’ gıdaları içeren ve kaynağını tabiattan alan bir beslenme biçiminin mümkün olduğunu gösteriyor.
212.80 ₺ -
Mukaddime
İbn-i Haldûn, günümüzden yaklaşık 670 yıl önce kaleme aldığı Mukaddime adlı eserinde “Sosyoloji, Tarih Felsefesi, Antropoloji, Ekonomi” gibi toplumsal bilimlerle ilgili yepyeni fikirler ortaya koymuş ve haklı olarak “sosyolojinin kurucusu” olarak kabul edilmiştir. İbn-i Haldûn’un, çağının sınırlarını aşan bu fikirleri yüzyıllar boyunca tam olarak anlaşılamamış ve hak ettiği karşılığı da bulamamıştır. Cemil Meriç bu durumu “Ortaçağın karanlık gecesinin, ne öncüsü ne de devamcısı olmayan, muhteşem ve münzevî bir yıldızı” olarak tarif etmiştir. İbn-i Haldûn’un ve Mukaddime’nin bilim dünyasındaki eşsiz yeri geç de olsa anlaşılmış ve bilim dünyasının şaşkınlık ve takdirine şayan olmuştur. Elinizdeki çeviride hem eserin orijinaline bağlı kalınmasına hem de kolay ve anlaşılır bir dil kullanılmasına azami gayret edilmiştir. Aynı şekilde İbn-i Haldûn’un söylediklerini çağımız gözüyle değil, bizzat onun kendi perspektifinden aktarmak için özel bir titizlik gösterilmiştir. Örneğin onun kendi dönemini ifade etmek için kullandığı ve o dönemin şartları içinde gerçeği yansıtan “ileri teknik” ve “sanayi” şeklinde çevrilebilecek ifadeleri bu şekilde çevrilmiş; çağımızın penceresinden bakılarak, “el işçiliği” veya “zanaat” şeklinde çevrilme yoluna gidilmemiştir.
487.50 ₺ -
Tarihin Arka Sokakları
- Serbest Fırka nasıl kuruldu, nasıl kapatıldı? - Menemen Olayı Nedir? * Osmanlı Padişahları Neden Hacca Gitmediler? - Çocuk yaştaki şahzâdeler neden öldürülürdü? - "Babıâli Baskını" ve "Kurtarıcı Subaylar" hareketi nedir? - Osmanlı'larda ilk seçim ne zaman yapıldı? - Matbaa irtica yüzünden mi geç geldi? - Eski bayramlar nasıl kutlanırdı? * Osmanlı'da grev hakkı var mıydı? - Bir "Osmanlı Demokrasisi"nden söz edilebilir mi? - Yunanistan'a gıda yardımı yaptığımız doğru mu? Osmanlı Devleti İspanyol Yahudilerine neden yardım etti? - M. Akif, II. Abdülhamid'e "ödlek" dedi mi? - Vaktiyle Fransızlar' beslediğimiz doğru mu? - Sultan Vahideddin hain miydi? - 19 Mayıs 1919'de gerçekten ne oldu? - Cumhuriyet döneminin ilk demokratik seçimi nasıl gerçekleşti? - "Oniki Adaları nasıl kaybettik? * Eski CHP döneminin ders kitapları nasıldı? - "Yeniden Osmanlı" yaşanabilir mi? - Enver Paşa hain mi, vatansever mi? - Yakın tarihin Türkiye'si
195.00 ₺ -
Genç Din Eğitimcisine Mektuplar
Millî Eğitim Temel Kanunu bir öğretmende bulunması gereken üç vasfı; genel kültür, özel alan (=meslek) bilgisi ve pedagojik formasyon olarak belirlemiş... Doğru ama yetersizdir. Bu üç vasfa bir de "ahlâkî şahsiyet / kişilik ve karakter" eklemek gerekir. Zira; kanunun belirlediği üç vasfı haiz olan bir öğretmen iyi bir kişilik ve karakter sahibi değilse, edepten yoksun ise diğerlerinden seviyesi ne olursa olsun yetersizdir, eksiktir ve öğretmenlik yapmaya elverişli değildir. Mehmet Akif Ersoy'un ifadesiyle; Muallimim diyen olmak gerektir imanlı, Edepli, sonra liyakatli, sonra vicdanlı, Bu dördü olmadan olmaz, vazife çünkü büyük...
97.50 ₺