-
Açıklamalı İslam İlmihali
Kadın-Erkek her müslümana öğrenmesi şart olan ilim İlmihal dediğimiz temel din bilgileridir. İnanç Bilgileri, İbadetlerle ilgili bilgiler, Günlük hayatta karşılaşılan muamelat denilen bilgiler, ahlâk ve kişilik terbiyesi ile ilgili bilgiler... Her müslümanın bu temel din bilgilerini bilim ve aklın yolundaki gerçek alimlerden öğrenmesi gerekir. Bu eser Türkiye Milli Kültür Vakfı tarafından Din dalında özel armağana layık görülmüş eşsiz bir hazinedir. Eski İstanbul Müftüsü olan Ali Fikri Yavuz Bey'in kaleme aldığı bu eser; benzeri birçok kitabın hazırlanmasında kaynak olarak başvurulan nadide bir yapıttır. Kitabın Özellikleri: 1. İbadetlerle ilgili ilmihâl kısmı geniş bir şekilde bugünkü lisan üzere hazırlanmıştır. 2. İhtilaflı meselelerden kaçınılmış ve en sahih kabul edilen hükümlere yer verilmiştir. 3. Fıkhın bütün muamelat kısımları asıl meseleleriyle ve ana hatlarıyla kitaba konmuştur. 4. Bugün ihtilaf mevzûsu olan meselelerden önemli görülenlerin kaynak eserlerden delilleri gösterilerek bu kitaba konmuştur. a) Diş Yaptırmak ve Kaplamak, b) Oruçlu İken İğne Yaptırmak, c) Dar-ı Harb Meselesi ve Dar-ı Harb'de Alış-Verişin Hükümleri, d) Peşin ve Veresiye Satışlarda Fark, e) Kan İle Tedavi ve Kan Aldırıp Kan Vermek gibi konular. 5. Vacib Teâlâ Hazretleri'nin varlığına ve dolayısıyla Hak Din'e îman etmenin bir zaruret olduğunu ifâde eden Önsözle îman esaslannı özetleyen kısım kitabın başında yer almıştır. 6. Piyasada bugüne kadar çıkmış olan ilmihallerde bulunan bütün mevzular bu kitapta bulunduğu gibi diğer ilmihallerde bulunmayan birçok lüzumlu mesele de bu kitaba ilâve edilmiştir. Ahmed Davudoğlu Hocamızın da buyurduğu gibi kitap, bugüne kadar çıkan ilmihâller içinde birinci olmak şerefini kazanmıştır.
477.00 ₺ -
Çanta Boy Kuranı Kerim Kılıflı Fermuarlı 063
Diyanet İşleri Başkanlığı Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu'ndan Onaylı ve Mühürlü Milyonlarca insanın Kur'ân-ı Kerim okumasını öğrendiği hattan Okuması çok kolay bilgisayar hatlı 2 Renk Ofset Baskı 13 X 18 cm Ebat 616 Sayfa Farklı renk seçenekleri Fermuarlı Cilt Lüks Yan Kağıt Toplu alımlarda özel indirimler uygulanır
240.00 ₺ -
Alemlere Rahmet Karton Kapak
Kitaplar çıkıyor, kitaplar dolduruyor vitrinleri kiminin içi nur ve ışık dolu. Kimi kara kara fikirlerin harmanı, kimi billûr kâselerde sunulan zehir gibi insanlığı mahvediyor. Fakat bu kitap: Âlemlerin bile var oluşuna sebep olanın hayatı... “Sen olmasaydın, sen olmasaydın, bu âlemi yaratmazdım!” hitabı izzetine mazhar olan Resuller Serverinin nur püskürtüsü... Bu kitap: Hilkatın Fatihası, Nübüvvetin Hâtimesi, insaniyetin melce-i hürriyet ve adâletin bânisi, ins-ü Cinnin Peygamberi, Mahkeme-i Kübra’nın Şefâat Tâcı, Sidre-i Müntehanın husûsi misafiri, mekârimi ahlâkın mütemmimi, İmam-ül Haremeyn, Resûlüssakaleyn, Ceddül Hasaneyn’in güzelliklerinden bir demet sunuyor. Bu kitap: Gönüllerin saadet sermayesi, âşıkların göz aydınlığı ve irfan Cennetlerinin Tûbalarından bir dal... Hem öyle bir dal ki, uçlarında hakikat ışıkları yanmaktadır.... Yazana değil, yazılanlara nazar edeceksiniz... Yâni, Allah Sevgilisinin nûrunu yudumlayacaksınız... O ki âleme Rahmettir. O ki, Mahşerin Reisi, Âdemoğlunun Efendisidir. Hamd ü senâ bayrağı onun mukaddes elinde, Peygamberlerle beraber ümmetler onun gölgesindedir. Salât ona, selâm ona... Mustafa Necati Bursalı - Alemlere Rahmet - ISBN: 978-605-5457-15-0 - Çelik Yayınları
294.00 ₺ -
Ruhul Furkan Tefsiri 2.Cilt Rahle Boy Ciltli
Âyeti celîleler en ince ayrıntıları ile izâh edilirken ihtiyaç duyulan Kelam, Fıkıh, Tasavvuf ve Genel Kültüre dayalı mâlûmat da verilmiştir. RUHU'L FURKAN TEFSİRİ'NİN YAZILMA SEBEBİ: Hicri 1407 senesi Şaban Ayının Beraet Gecesinde, Ravza-i Mutahhara'da, yani Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bulunduğu pak cennet bahçesi olan Mescid-i Şerifinde Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) tarafından vaki olan manevî bir işaretle tefsirin yazılmasına başlanmıştır. TAKİP EDİLEN USUL: 1) KELİME MANASI (Her ayete kelime-kelime mana vermek). Her ayetin tefsirinde takip edilen bu usul, Kur'an-ı Kerimi kolayca anlayabilmek için çok büyük önem taşımaktadır. Aksi takdirde hangi mananın hangi kelimeden alındığı anlaşılmamaktadır. 2) MEAL-İ ŞERİF: Kelime manasından herkes istifade edemeyeceğinden ve âyetin toplu manasını anlayamayacağından, her âyetin meâl-i şerifi kelimenin manasından sonra yazılmış ve meâl verilirken âyetin zahirinde bulunmayan kelime ve terkiplerin manalarının katılmasına dikkat gösterilmiştir. 3) İZAHAT: Sadece Meâl-i Şerifle de yetinilmeyip, her âyet, muteber tefsirlerde bulunan izahlardan istifade edilerek açıklanmıştır. Şöyle ki: Sebebi nüzulu (ayetlerin iniş sebebi) beyan olunan âyetler, âhkâm ayetlerinden (şerî hükümleri ihtiva eden ayetlerinden) çıkarılmış fetvâlar yeri geldiğinde açıklanmıştır. Bakara Suresi 142-252.Ayet
690.00 ₺ -
Ruhul Furkan Tefsiri 8.Cilt Rahle Boy Ciltli
Âyeti celîleler en ince ayrıntıları ile izâh edilirken ihtiyaç duyulan Kelam, Fıkıh, Tasavvuf ve Genel Kültüre dayalı mâlûmat da verilmiştir. RUHU'L FURKAN TEFSİRİ'NİN YAZILMA SEBEBİ: Hicri 1407 senesi Şaban Ayının Beraet Gecesinde, Ravza-i Mutahhara'da, yani Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bulunduğu pak cennet bahçesi olan Mescid-i Şerifinde Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) tarafından vaki olan manevî bir işaretle tefsirin yazılmasına başlanmıştır. TAKİP EDİLEN USUL: 1) KELİME MANASI (Her ayete kelime-kelime mana vermek). Her ayetin tefsirinde takip edilen bu usul, Kur'an-ı Kerimi kolayca anlayabilmek için çok büyük önem taşımaktadır. Aksi takdirde hangi mananın hangi kelimeden alındığı anlaşılmamaktadır. 2) MEAL-İ ŞERİF: Kelime manasından herkes istifade edemeyeceğinden ve âyetin toplu manasını anlayamayacağından, her âyetin meâl-i şerifi kelimenin manasından sonra yazılmış ve meâl verilirken âyetin zahirinde bulunmayan kelime ve terkiplerin manalarının katılmasına dikkat gösterilmiştir. 3) İZAHAT: Sadece Meâl-i Şerifle de yetinilmeyip, her âyet, muteber tefsirlerde bulunan izahlardan istifade edilerek açıklanmıştır. Şöyle ki: Sebebi nüzulu (ayetlerin iniş sebebi) beyan olunan âyetler, âhkâm ayetlerinden (şerî hükümleri ihtiva eden ayetlerinden) çıkarılmış fetvâlar yeri geldiğinde açıklanmıştır. Maide Suresi 90-120.Ayet Enam Suresi 1-18.Ayet
690.00 ₺ -
F065Y Hafiz Boy Termo Deri Kuranı Kerim
1. Kalite 50 Gr. Samua Kagit Lüks Termo Deri Cilt 2 Renk Ofset Baski En Kolay Okunan Bilgisayar Hatti ile Hazirlandi.. Diyanet Isleri Baskanligi’ndan Onayli ve Mühürlüdür. Kenar Altin Yaldiz Seçenegi Mevcuttur
302.50 ₺ -
Dil Belası
Müminin susması tefekkür, bakışı ibret, konuşması zikirdir. Hz. Muhammed [sav] Bu eser, İhyâu Ulûmi’d-Dîn’de yer alan “Kitâbü Âfâti’l-Lisân” bölümünün tercümesidir. Eserde dil ile iman arasındaki ilişki, susmanın hikmeti ve konuşmanın sınırları ele alınır. Sözün insanı kurtuluşa yahut helâke sürükleyen etkisi üzerinde durulur; gıybet, yalan, koğuculuk, tartışma, fuzûlî konuşma gibi yirmi ayrı dil âfeti, sebepleriyle ve tedavi yollarıyla birlikte incelenir. Dil, kalpte başlayan hâllerin dışa vurulduğu
104.30 ₺ -
Tevhid Ve Tevekkül
İmam-ı Gazâlî’nin en büyük eseri olan İhyâu Ulûmi’d-Din, Müslümanlar için her dönem ilk akla gelen başvuru kaynağı olmuş ve bu esere büyük güven duyulmuştur. Yüzyıllar boyunca Müslümanların ellerinden düşmeyen ve kitaplıklarında baş köşede duran bu rehber nitelikli büyük eseri şimdi yepyeni bir formatla sizlere sunuyoruz. Eserin içinde yer alan konuların her biri, orijinal anlatımı asla bozulmadan, akıcı ve duru bir dil kullanılarak çevirisi yapıldı ve başlı başına birer kitap haline getirildi. İhyâu Ulûmi’d-Din, dört ana bölümden ve her bölüm de onar konudan oluşmaktadır. Dördüncü bölümü olan Münciyat’ın beşinci konusu “tevhid ve tevekkül” hakkındadır. İmam-ı Gazâlî şöyle der: “Muhakkak ki tevekkül, din mertebelerinden bir mertebe, yakin sahiplerinin makamlarından birmakam, mukarreplerin derecelerinin zirvelerindendir. Tevekkül, ilim bakımından müphem bir mesele olup, amel bakımından da pek zordur... Son derece kapalı olan bu meselenin üzerindeki perdeyi kaldırabilmeye ancak derin âlimlerin gücü yetebilir. O âlimler ki Allah’ın lütfuyla gözlerine hakikat nurları sürmelenmiş, bu nedenle basiret ehli olmuş ve işin hakikatine inmiş, sonra da Allah tarafından konuşturulduklarında müşahede ettiklerini ifade etmeye çalışmışlardır. Biz ise şu an bir mukaddime kabilinden, tevekkülün faziletini zikretmeye çalışacağız. Sonra kitabın ilk yarısında tevhid bahsini ekleyeceğiz. Kitabın ikinci yarısında ise tevekkülün ahvâlini ve amelini zikredeceğiz.”
114.00 ₺ -
Feyzül Furkan Kuran Meali Orta Ciltli Taba
Kur'ân-ı Kerîm, Yaradanımız'ın bütün insanlara gönderdiği cihanşümûl, son ve en mükemmel talimat ve tebligâtıdır. Onu insanların, özellikle inananların dilinden kalbine aksedip hayatına hâkim olması için indirmiştir. Allah'ı tanımak, Kur'an'ı tanımakla; Kur'an'ı tanımak ise onu okumak, ilke ve esaslarını hayata geçirmekle olur. "Allah var" deyip de yokmuş gibi yaşamanın; Kur'an'a inandığını söyleyip de Kur'an'sız bir yaşantının doğuracağı tehlikeden kendimizi ve neslimizi korumak mecburiyetindeyiz. Bütün kitap ve dinleri içine alan, son ilahî kitabımız Kur'ân-ı Kerîm, sadece zihnimize hitap eden ve zihnen ilgi duymak ve inandığımızı söylemekle yetinmemiz gereken bir kitap değildir. O, bütün eylemlerimizde kendisine yönelmemiz ve yaşantımızda uygulamamız gereken bir kitaptır. Çünkü katılaşmış/taşlaşmış kalpler onunla yumuşar, çağlara açılan yol bu hakikat nuruyla aydınlanır. Kur'ân-ı Kerîm'in en doğru şekilde anlaşılması ve yaşanmasıyla ilgili olarak yıllardır ileri sürülen en büyük bahane "okuduğumu anlayamıyorum" idi. Bugün bu mazereti ortadan kaldıran nitelikli bir çalışmaya kavuştuk. Uzun yılların emeği ve birikimiyle hazırlanan, sade ve anlaşılır bir Türkçe ile yazılmış, gerekli görülen yerleri anlamayı kolaylaştıracak kısa tefsirlerle zenginleştirilmiş, iniş gayesini ve Allah'ın muradını anlamayı hedeflemiş ender bir çalışma: Feyzü'l-Furkân… Mealde, gerekli fıkhî, itikâdî, tarihî ve sosyolojik açıklamalar yapılarak birçok parantezsiz/çıplak meallerin doğuracağı tehlike önlenmeye çalışılmış, böylece âyet ve açıklamalarını her seviyedeki insanın rahatlıkla anlaması ve anlatması sağlanmıştır. Kur'an'ın anlamıyla ve ruhuyla buluşmak, O'na uygun bir yaşam sürmek isteyenler için bu eser kaçırılmayacak bir fırsat sunuyor…
693.00 ₺ -
Keloğlan Namaz Peşinde
Keloğlan'ın dedesi gizemli işlerin Keloğlan da dedesinin peşinde! Ama bir türlü çözemiyor: Özel görev dediği de ne? Nedir dedesine güç veren? Mutlu eden, huzurlu hissettiren? Büyük bir sır var kesin bu işte! İzlerin peşinden gidip gizemi çözmeye çalışırken, namazla karşılaşacağını hiç tahmin edemezdi ki Keloğlan!
152.75 ₺ -
Müslüman Kadının 24 Saati
Hayatın farklı yoğunluklarını adımlamaya henüz başlamamış olanların hedeflerine daha emin adımlarla yürümeleri, yoldaki olası engellerin tespiti ve çözümü, sistemli ilerlemenin temini konularında bir başucu eseri olarak bu çalışma, genel vurgusu itibariyle sadece kadınlara değil herkese bir çare ve ışık olabilir. Gelişim ve motivasyon kitaplarının genel problemi olan, hayat pratiğiyle uyumlu olamama ve prensiplerin teorik yoğunluğundan uzaklığının yanı sıra bu eser, kişisel bir tecrübenin yazıya dökülmüş sergüzeşti olma özelliği taşıyor. Sloganları tekrar etmiyor, içi dolu olarak duru bir dille sunuyor. Gereksiz stresler ve yaygın bunalımlara set çeken pratik tavsiyelerin üzerinde prensipli, sistemli bir ideal hayat tarzı teklifi ortaya koyuyor.
217.60 ₺ -
Avâmil
Elinizdeki bu kıymetli eser İmam Birgivî’nin (1573) el-AVÂMİL adlı risalesi olup Osmanlı medreselerinde uzun yıllar okutulmuş hatta günümüzde de pek çok ilim meclislerinde tercih edilegelmiştir. Arapça’da sarf ilmine ait Emsile-Binâ kitaplarından sonra okutulan bu kadim eser altmış Âmil, otuz Ma’mûl ve on İ’râb olmak üzere yüz nahiv kuralını muhtasar olarak sunmaktadır. Bu çalışmada benzer tercümelerden farklı olarak konularla ilgili okuyucuya faydalı olacak ek bilgiler aktarmaya çalıştık. Şöyle ki Arapça metin kısmını tercümesiyle birlikte verdikten sonra metinde geçen önemli lafızları i’rap ve takdir yönünden izah etmeye çalıştık. Yine musannifin tek bir örnekle iktifa ettiği yerlerde örnek sayısını âyet veya hadislerle zenginleştirmeye gayret ettik. Mesela Musannif genelde harficerlerin birer manasıyla iktifa ederken biz diğer hakîkî ve mecâzî manalarını da örnekleriyle birlikte zenginleştirmeye çalıştık. İlim, amel ve ihlası hayatına düstur edinen İmam Birgivî, nahiv konularını örneklendirirken bu üç unsuru öğrencinin bilinçaltına yerleştirmeye gayret etmiş, amelsiz ve ihlassız bir ilmin sahibine fayda vermediği gibi başkalarına da fayda vermeyeceği gerçeğini her vesileyle hatırlatmaya çalışmıştır. Birgivî hazretlerini rahmetle yad eder. Mevlâ’dan şefaatini niyaz ederiz.
97.50 ₺ -
Evlilik Adabı
İmam-ı Gazâlî’nin en büyük eseri olan İhyâu Ulûmi’d-Din, Müslümanlar için her dönem ilk akla gelen başvuru kaynağı olmuş ve bu esere büyük güven duyulmuştur. Yüzyıllar boyunca Müslümanların ellerinden düşmeyen ve kitaplıklarında baş köşede duran bu rehber nitelikli büyük eseri şimdi yepyeni bir formatla sizlere sunuyoruz. Eserin içinde yer alan konuların her biri, orijinal anlatımı asla bozulmadan, akıcı ve duru bir dil kullanılarak çevirisi yapıldı ve başlı başına birer kitap haline getirildi. İhyâu Ulûmi’d-Din, dört ana bölümden ve her bölüm de onar konudan oluşmaktadır. Üçüncü bölümü olan Adetler’in ikinci konusu evlilikle alakalıdır. İmam-ı Gazâlî şöyle der: “Evlilik, dine yardım edici, şeytanları zelil düşürücü ve Allah düşmanının önüne gerilmiş, geçilmez ve aşılmaz bir kaledir. Yine evlilik, peygamberlerin efendisi Hz. Muhammed’in (sav) diğer peygamberlere karşı övüneceği ümmetin çoğalmasına biricik sebep ve vesiledir. Bu bakımdan evlilik, sebepleri araştırmaya, sünnet ve edepleri korumaya, maksat ve ihtiyaçları açıklamak üzere bölüm ve konuları tertip etmeye en fazla yakışan bir konudur.” Bu kitap, evlenme edeplerinde
114.00 ₺ -
Ümit ve Korku
“Kulun kalbinde bu iki duygu (ümit ve korku) birleştiğinde, Allah ona ümit ettiğini verir ve onu korktuğu şeyden korur.” (Hadis-i Şerif) İmam-ı Gazâlî’nin en büyük eseri olan İhyâu Ulûmi’d-Din, Müslümanlar için her dönem ilk akla gelen başvuru kaynağı olmuş ve bu esere büyük güven duyulmuştur. Yüzyıllar boyunca Müslümanların ellerinden düşmeyen ve kitaplıklarında baş köşede duran bu rehber nitelikli büyük eseri şimdi yepyeni bir formatla sizlere sunuyoruz. Eserin içinde yer alan konuların her biri, orijinal anlatımı asla bozulmadan, akıcı ve duru bir dil kullanılarak çevirisi yapıldı ve başlı başına birer kitap haline getirildi. İhyâu Ulûmi’d-Din, dört ana bölümden ve her bölüm de onar konudan oluşmaktadır. Dördüncü bölümü olan Münciyat’ın üçüncü konusu “ümit ve korku” hakkındadır. İmam-ı Gazâlî şöyle der: “Ümit ve korku, Allah’a yakınlık elde etmiş kulların kendisiyle övülen makamlara uçtuğu iki kanattır. Kendisiyle ahiret yolundaki bütün zorlu tepelerin aşıldığı iki vasıtadır. Ümitten yoksun insan, Rahman’ın yakınlığına ve uzak, yükü ağır, etrafı kalplerin hoşlanmayacağı ve azalara meşakkat verecek şeylerle çevrili olan cennetlerin nimetlerine ulaşamaz. İnsanı, etrafı türlü şehvetlerle ve ilgi çeken lezzetlerle çevrili cehennem ateşinden, acıklı azaptan korkutma kamçısı ve şiddetli kınamalardan başkası uzaklaştıramaz. O halde ümit ve korkunun hakikatini, faziletini ve birbirine zıt ve çekişmeli olmalarıyla birlikte aralarını birleştirme yolunu açıklamak gerekir. Biz ümit ve korkuyu bir konuda, iki başlık altında...
138.00 ₺ -
Sabır ve Şükür
Sevgili arkadaşım! İmam-ı Gazâlî’nin en büyük eseri olan İhyâu Ulûmi’d-Din, Müslümanlar için her dönem ilk akla gelen başvuru kaynağı olmuş ve bu esere büyük güven duyulmuştur. Yüzyıllar boyunca Müslümanların ellerinden düşmeyen ve kitaplıklarında baş köşede duran bu rehber nitelikli büyük eseri şimdi yepyeni bir formatla sizlere sunuyoruz. Eserin içinde yer alan konuların her biri, orijinal anlatımı asla bozulmadan, akıcı ve duru bir dil kullanılarak çevirisi yapıldı ve başlı başına birer kitap haline getirildi. İhyâu Ulûmi’d-Din, dört ana bölümden ve her bölüm de onar konudan oluşmaktadır. Dördüncü bölümü olan Kurtarıcı Şeyler’in ikinci konusu “sabır ve şükür” hakkındadır. İmam-ı Gazâlî şöyle der: “İmanın iki parçası vardır. Bir parçası sabır, diğer parçası da şükürdür. Nitekim bu hususla ilgili rivayetler gelmiş, haberler buna şahit olmuştur. Sabır ile şükür, Allah’ın sıfatlarından iki ve en güzel isimlerinden iki tanesidir. Nitekim Allah (cc) kendi zatına Sabûr ve Şekûr ismini vermiştir... Sabır ve şükrü bilmekten uzak kalmak demek, kimin imanlı olduğunu bilmekten ve imanın ne olduğunu idrak etmekten uzak kalmak demektir. Bu itibarla sabır ve şükrü izah etmeye ne kadar da ihtiyaç vardır! Allah’ın izniyle biz, sabır ve şükrü birbirlerine olan bağları sebebiyle tek kitapta izah edeceğiz.”
204.00 ₺ -
Ruhul Furkan Tefsiri 20.Cilt Orta Boy Ciltli
RUHU’L- FURKAN HAKKINDA GENEL MALUMAT Alllame, fâdıl, muhakkik, hicri 15.Asrın müceddidi, Şeyhü’l İslam İsmail Efendi (İsmail Ağa) Camii Şerifi emekli İmam Hatibi Mahmud Ustaosmanoğlu Efendi’nin riyasetinde kaleme alınmış, takriben 57 cilt olması beklenen mükemmel bir tefsirdir. Bu şaheser tefsirin hazırlanmasında Arapça, Farsça ve Türkçe birçok kitaptan istifade edilmiş olup, her sınıf insanın anlayabileceği sade bir dil ile yazılmıştır. Âyet-i Celileler, en ince ayrıntıları ile izah edilirken ihtiyaç duyulan kelam, fıkıh, tasavvuf ve genel kültüre dayalı malumat da verilmiştir. RUHU’L- FURKAN TEFSİRİNİN YAZILMA SEBEBİ Mahmud Efendi Hazretleri (Kuddise Sirruhu) tefsir-i şerifin sebebi telifi hakkında şöyle buyuruyorlar: “Kur’an-ı Azîmü’ş-şan’ın manasının kelime-kelime anlaşılmasına çok hevesli olduğumuz, kardeşlerimiz tarafından yakinen bilinmektedir. Nice büyük âlimler, Kur’an-ı Kerim’i Türkçe tefsir ederek, bu büyük kitabın manasını anlama hususunda insanların ihtiyaçlarını karşıladıklarından, ziyade aciz olan bu kardeşiniz, böyle büyük bir işe girişmeyi düşünmüş dahi değildir. Ancak; hicri 1402 Şaban Ayı’nın Berat Gecesinde, Ravza-i Mutahhara’da yani Peygamberimiz (Sallallahü aleyhi ve sellem)’in bulunduğu pâk cennet bahçesi olan mescid-i şerifinde bulunduğumuz sırada Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) tarafından vaki olan manevi bir işaretle bu mühim işe başladık. Ve yukarıda geçtiği gibi kelimekelime mana verilmesine ziyade ihtimam (dikkat) göstererek, bazı kardeşlerimizle beraber bu uzun yola çıktık. TAKİP EDİLEN USUL MUKADDİME: Bu tefsirin mukaddimesinde(giriş kısmında)evvela Kur’an-ı Azimü’ş-şan’ın fezâili (faziletleri) hakkındaki bazı âyet-i kerimeler mealleri ile beraber yazılmıştır. Sonra, Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazretlerinin kendi Kur’an-ı Kerim’inin baş tarafına yazmış olduğu Kur’an-ı Kerim ile alakalı bütün hadis-i şerifler ve tefsir heyetinin bulduğu bazı hadis-i şerifler tercüme edilerek, kaynaklarıyla beraber zikredilmiştir. Müteakiben yine Kur’an-ı Kerim hakkında Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazretlerinin kendi Kur’an-ı Kerim’inin evveline yazdığı, ayrıca tefsir heyetinin de bulduğu büyüklerin sözlerinden bazıları ilave edilmiştir. Bundan sonra Kur’an-ı Kerim’i gafil olarak okumanın zemmi (kötülenmesi) hakkındaki bazı hadis-i şerifler ve büyüklerin sözleri nakledilmiştir. Mukaddimenin sonunda da Kur’an-ı Kerim’i kendi görüşü ile tefsir etme hakkında varit olan (gelen) tehdit mahiyetindeki hadis-i şerifler zikredilmiştir. ÂYETLERİN TEFSİRİNDE TAKİP EDİLEN USUL 1-KELİME MANASI: Her âyetin tefsirinde takip edilen bu usul, Kur’an-ı Kerim’i kolayca anlayabilmek için çok büyük ehemmiyet (önem) taşımaktadır. Zira topluca mana verildiğinde, Kuran’ı iyice anlamayı ve tefsir etmeyi isteyen kardeşlerimiz hangi mananın hangi kelimeden alındığını anlayamamaktadırlar. Bu tefsirde ise herkesin Kur’an-ı Kerim’i kelime kelime anlayabilmesi çok istenildiğinden bu usüle riayet edilmeye çalışılmıştır. Bu arada kelimeleri ve cümleleri birbirine bağlayan mahzuf ibareler (gizlenmiş sözler) zikredilmiştir ki, dikkatli düşünüldüğü takdirde, sadece kelime manasından bile, âyet-i celilelerin manaları anlaşılabilecek bir hale gelmiş olsun. Ayrıca sarf ve nahiv ilimlerini okumuş kardeşlerimizin, fail, meful, hal gibi kelimelerin cümle içindeki durumlarını ayırt edebilmeleri için yardımcı edatlar kullanılmıştır. Ancak, terkib-i izafiler(isim tamlaması) gibi birbirinden ayırt edilmesi uygun olmayan yerlerde kelime manası verilemediğinden, terkip (toplu) manası verilmiştir. 2-MEÂL-İ ŞERİF : Kelime manasından herkes istifade edemeyeceğinden ve âyetin toplu manası anlaşılamayacağından, her âyetin meâl-i şerifi (şerefli manası) kelime manasından sonra yazılmış ve bu meâl verilirken âyetin zahirinde (dış görünüşünde) bulunmayan kelime ve terkiplerin manaları katılmamaya dikkat edilmiştir. Ancak, âyet-i celilenin manası tam anlaşılabilmesi için, bir takım mahzuf (gizlenmiş) manaların ve bazı izahların zikredilmesine ziyade ihtiyaç duyulduğundan onlar parantez içinde ayrı bir yazı şekliyle açıklanmıştır. Böylece, meâl-i şerif tefsirli (açıklamalı) bir meâl haline gelmiştir. 3-İZAHAT Sadece meâl-i şerifle de iktifa edilmeyip (yetinilmeyip) her âyet, muteber tefsirlerde bulunan izahlardan istifade edilerek açıklanmaya çalışılmıştır. Şöyle ki: Tefsirlerde sebebi nüzulü beyan edilmiş olan âyetlerin, iniş sebepleri zikredilmiştir. Ahkâm âyetlerinden (şeri hükümleri beyan eden âyetlerden) çıkarılmış olan bir takım fetvalar da yeri geldiğinde açıklanmıştır. Âyet-i Celilelerle alâkalı hadis-i şeriflerin kaynakları ilmî usulle kaydedilerek yazılmaya gayret edilmiştir; Evvela hadis metninin alındığı kitap zikredilmiş, diğerleri ise ulema arasında bilinen sıralamaya göre yazılmıştır. Bazı âyet-i celilelerde bulunan yer ve şahıs isimlerinin ıstılahları (özel manaları) da, tefsirde derç edilmiştir(konulmuştur). Açıklanması gereken zor kelimelerin mehazları (asılları, kaynakları) müfret (tekil)sss ve cemileri (çoğulları) zaman zaman tefsirde yazılmıştır. Âyet-i celilelerin anlaşılmasını kolaylaştıracak olan veya onlarla alâkası bulunan kıssalar (hadiseler) de, muteber (kıymetli) tefsirlerden alınarak açıklamıştır. Zikirle alâkalı âyetlerde, yine güvenilen tefsirlerden ve kitaplardan alınan, tasavvufî manaların da katılmasına özen gösterilmiştir. Ayrıca, her âyetin izahının sonunda, o âyetin tamamı veya bir kısmıyla alâkalı diğer âyeti kerimeler bulunup, meâlleriyle yazılmaya gayret gösterilmiştir; Ta ki, vaaz ve nasihat etmek isteyenler, bir âyeti gözden geçirirken onu açıklayan diğer âyet-i kerimeleri de, önlerinde hazır bulup vaazlarını ziynetlendirsinler (süslesinler). Bu hususta en büyük rehber, Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazretlerinin, Mahmud Efendi Hazretlerine (kuddise sirruhu) verilmesini arzu ettiği kendi Kur’an-ı Kerimi’ninkenarlarına almış olduğu rakamlar (âyet ve sayfa numaraları), hatlar (çekilen çizgiler) ve izahlar olmuştur. Şu da bilinmelidir ki: Milletimizin, geçmiş büyüklerinin kıymetli lisanlarını terk etmeye başladığı şu günlerde Arapça, Farsça ve Türkçe karışımından meydana gelmiş olan Osmanlıcanın tamamen unutulmaması için Osmanlıca kelimelerin asılları yazılmış, nesiller arasında irtibat sağlamak için de kelimelerin karşılıkları parantez içinde zikredilmiştir. Bu büyük gaye hedeflendiğinden dolayı tefsirin uzamasından, akıcılığın bozulmasından ve dolayısıyla gelecek olan itirazlardan çekinilmemiştir.
450.00 ₺ -
EVRİM İlmi Bir Hakikat mı
Evrim anlayışı, etkili olduğu çevrelerde kendisini “bilim”, dini ise “dogma” olarak tanıtmıştır. Böylece evrime karşı çıkmak, sanki bilime karşı durmak ve dogmaya taraftar olmak gibi algılanmıştır. Evrimcilerin “bilim” adı altında yürüttükleri propagandadan etkilenen bazı Müslümanlar ise, Allah’ı inkâr esasına dayanan evrim anlayışıyla Kur’ân-ı Kerîm’i anlamaya kalkışmışlardır. Bu bağlamda, yaratılışla ilgili nasları tevil ederek evrimin yaratılış hakikatine aykırı olmadığını savunmuş, böylece dini yıkmak için uydurulmuş bir anlayışı dinin kendisi hâline getirmişlerdir. İddiaları ve kabulleriyle evrim, ilmî boyuttan uzak olduğundan, çatışma ilimle Kur’ân-ı Kerîm arasında değil, evrimcilerin dogmalarıyla hakikat arasındadır. Yaratılış, binlerce yıldır milyarlarca defa tekerrür ettiği hâlde, yazılı hiçbir kaynakta evrimin varlığına dair kayda değer bir bilgi bulunmamaktadır. Hülâsa, evrim; ateistlerin “Allah Teâlâ yaratmadıysa, peki canlılar nasıl oluştu?” sorusuna cevap bulabilmek için uydurdukları, sonrasında da inanç hâline getirdikleri bir dogmadır. *** İki bölümden oluşan, birinci bölümde her yönüyle evrimi bizzat evrimcilerin eserlerinden hareketle tahlil eden, ikinci bölümde ise Kur’ân-ı Kerîm’deki yaratılışla alakalı âyetlerdeki mucizeleri nazara veren, “Evrim: İlmî Bir Hakikat mi, İdeolojik Aldatma mı?!” başlığını taşıyan bu kitap, akıl sahiplerini bilimsel düşünmenin ufkunda hakikati müşahede etmeye davet etmektedir. Sabırla eseri okuyanlar kitabın sonuna geldiklerinde evrim adlı inanç sisteminden kurtulmakla birlikte Allah Azze ve Celle’nin tefekkür için yarattığı aklı da sadece O’nun yolunda kullanmanın bahtiyarlığına erecektir.
126.00 ₺ -
Dünya ve Hakikati
“Biz, insanların hangisinin daha güzel amel işleyeceğini deneyelim diye yeryüzündeki her şeyi dünyanın kendine mahsus bir ziynet yaptık. (Bununla beraber) Biz mutlaka oradaki her şeyi kupkuru bir toprak yapacağız.” (Kehf Suresi, 7-8) * “Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın.” (Lokman Suresi, 33) İmam-ı Gazâlî’nin en büyük eseri olan İhyâu Ulûmi’d-Din, Müslümanlar için her dönem ilk akla gelen başvuru kaynağı olmuş ve bu esere büyük güven duyulmuştur. İhyâu Ulûmi’d-Din, dört ana bölümden ve her bölüm de onar konudan oluşmaktadır. İhyâu Ulûmi’d-Din içinde yer alan konuların her biri, eserin orijinal anlatımı asla bozulmadan, akıcı ve duru bir dil kullanılarak çevirisi yapıldı ve başlı başına birer kitap haline getirildi. İhyâu Ulûmi’d-Din’in üçüncü bölümü olan Helak Edici Şeyler Bölümü’nün altıncı konusu “dünya” hakkındadır. İmam-ı Gazâlî, bu eserinde dünyanın düşmanlığıyla beraber yaradılışındaki hikmetinin, aldatıcılığının ve şerlerinin giriş kapılarının bilinmesi gerektiğini anlatıyor. “Çünkü şerri bilmeyen kişi o şerden sakınamaz ve bu suretle o şerre bulaşması pek yakındır.” diye de ikaz ediyor. Müslümanların dünyaya bakış açısının nasıl olması gerektiğinin veciz bir şekilde izah edildiği bu kitap, her okuyanın kendisinden çok şey bulacağı ve çokça istifade edeceği özel bir eser.
90.00 ₺ -
-
Delailül Hayrat Arapça Çanta Boy
Sonsuz hamd-ü senâlar: “Şüphesiz ki Allâh(-u Te‘âlâ) ve melekleri, o Nebî’ye sürekli salât (ederek, onun şânının yüceliğini ve şerefinin büyüklüğünü açıklamaya pek ziyâde önem atf)etmektedirler. (Böylece Allâh-u Te‘âlâ ona rahmetler, feyizler ve bereketler yağdırmakta, melekler de ona yüce makamlar ve fevka’t-tecellîler dileğiyle duâ ederek şeref kazanmakta ve onu zikrederek bereketlenmektedirler.) Ey îmân etmiş olan kimseler! Siz (onun şefâatine muhtaç olduğunuzdan, salât-ü selâm okumak en ziyâde size yakışır, o hâlde: ‘Ey Allâh! Efendimiz Muhammed’e salât eyle.’ diye) ona salât edin ve (‘Ey Nebî! Selâm olsun sana.’ diyerek) tam bir selâmlamakla selâm verin.” (el-Ahzâb Sûresi:56) buyuran Allâh-u Te‘âlâ’ya mahsustur. Sınırsız salâtlar ve nihâyetsiz selâmlar: “Her kim bana bir kere salât ederse Allâh-u Te‘âlâ ona mukabil kendisine on kere salât (ve rahmet) eder (ve ona feyizler, nurlar yağdırır).” (Ahmed ibnü Hanbel, el-Müsned, rakam:6568, 2/168; Müslim, es-Sahîh, rakam:384, 1/288; Ebû Dâvûd, es-Sünen, rakam:523, 1/144; et-Tirmizî, es-Sünen, rakam:3614, 5/586; en-Nesâî, es-Sünen, rakam:678, 2/25; İbnü Hibbân, es-Sahîh, rakam:1690, 4/588) buyuran Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz’in ve ona ziyâdesiyle salât-ü selâm okuyan Ehl-i Beyti’nin ve cümle sahâbesinin üzerine olsun. Her sene Mevlid ayında Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem) hakkında bir eser telif etme husûsunda evvelce (2002 yılında Bandırma Cezâevi’nde) yaptığımız nezri îfâ etmek (adağı yerine getirmek) üzere bu sene de elinizdeki bu eseri hazırlamaya bizleri muvaffak kılan Kerem Sâhibi Rabbimiz’e sonsuz hamd-ü senâlar ederiz. “Delâilü’l-hayrât” kitabının birçok baskıları mevcut ise de bu eseri diğerlerinden ayıran özelliği dört mezheb müftüsü, evliyânın kutbu ve evtâdın ğavsı Alî Hayder el-Ahıshavî (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’nin ilâve ettiği duâ ve zikirlerin, ilgili yerlerine parantez içerisinde kırmızı bir hat ile eklenmiş olmasıdır.Bundan dolayı neşrettiğimiz eserlerin sırasını tamamlayarak bu eserimizi 94. risâle olarak kabûl ettik. Allâh-u Te‘âlâ bizlere 94. risâlemizi neşretmeyi nasîb ettiği gibi, hayırlı uzun ömürle, sıhhat-ü âfiyetle 194. risâlenin neşrini de müyesser eylesin, sizlere de hayırlı, uzun ömürlerle okuyup amel edebilmeyi müyesser eylesin. Âmîn!
240.00 ₺ -
-
-
Kuranı Azim ve Tefsirli Kelime Meal 5.Cilt
Kur’ân-ı Azîm, üstadımız Mahmûd Efendi Hazretleri’nin usûlü üzere kıymetli Hoca Efendiler tarafından; dinî terviç adına, özelde ilim taliplerinin genelde ise her Müslümanın yüce kitabını anlamaları için “Kur’ân-ı ‘Azîm ve Soru Edatlı Kelime Mânâsı” olarak kaleme aldıkları nadide eserdir. Bu güzide eser hazırlanırken bal arısının peteğini işlemesi gibi hassas bir şekilde ele alınmış ve işlenmiştir. Ayrıca bu güzel Kur’ân çalışmanın her cildinde 5 cüz bulunmak sûretiyle Kur’ân-ı Kerîm’in tamamı 6 cilt içerisinde yayımlanacaktır. ESERİ HAZIRLAYAN MÜELLİFLER Bu nadide eserin müellifleri, hiç şüphesiz üstadımız Mahmûd Efendi Hazretlerimiz’in iltifatını celp etmiş, ilmi şahsiyet sahibi ve üstadımız ile beraber yaklaşık 36 sene kadar “Rûhu’l-Furkân Tefsîri” üzerine çalışıp gayret gösteren değerli ilmî heyet hocalarımızdır. Ahmet Mahmut Ünlü (Cübbeli Ahmet Hoca) Efendi. Ahmet Abdullah Kozlu Hoca Efendi. Yusuf Çelener Hoca Efendi. Allah Teâlâ, geçmişten günümüze kadar dini terviç adına okuyan, okutan, eserler bırakan her Mümin ve Müslümandan razı olsun, çalışmalarını kabul etsin, gayretlerini ahiret azığı kılsın. Özellikle islamın garip kaldığı günümüzde bu ve nice eserlerin telifiyle meşgul olan ilim erbabı Hoca Efendilere âfiyetle hayırlı uzun ömürler versin ve birçok eseri tamamlamaya muvaffak kılsın. Ayrıca tüm Müslümanların ölmeden evvel Kur’ân-ı Kerîm’in tamamını okuyup anlamalarını ve gereğince amel etmesini nasib etsin. Allâhümme Âmin. ESERİN HAZIRLANIŞ ŞEKLİ Her kelimenin manasının bilinmesi için “kelime manası” verilmiştir. Kelimelerin siyak ve sibaklarının anlaşılması için “soru edatlı” hazırlanmıştır. Yanı sıra tam istifade için “Tefsirli Meâl-i Şerîfi” ilave edilmiştir. Âyet-i kerîmelerin meâl-i şerîfi yapılırken bağlamlarının anlaşılması için “parantezler içinde bilgiler” verilerek hazırlanmıştır. Bazı âyet-i kerîmeler de geçen kelime veya cümlelerin farklı mühim manaları müfessirler tarafından beyan edilmişse; ikinci ve üçüncü manalar taksim (/) işaretiyle ve farklı yazı biçimiyle belirtilmiştir.
438.00 ₺ -
Mektubatı Mahmudiyye 2 Cilt Takım
Mektûbât-ı Mahmûdiyye; Üstadımız Mahmud Efendi Hazretleri’nin İslâm davasını birlikte omuzladığı dostlarına yazdığı mektupların toplanıp derlendiği çalışmadır. Üstadımız tarafından dinî terviç adına kaleme alınan bu kıymetli mektuplar, şüphesiz emr-i bi’l-ma‘rûfun satırlara dökülmüş halini göstermekte, Üstadımızın şefkatli bir anne misali, uzak mesafede bulunan manevî kardeşlerine karşı nasıl engin rahmetinin olduğunu da yansıtmaktadır. Aynı zamanda imanın halâvetini, yakînin hikmetini saçan bu mektuplar, kendini insanlığa adamış nazlı bir kulun; güzel ahlâkı, vefayı, âli himmet olmayı nasıl kelimelere sığdırdığını da anlatmaktadır. Osmanlıca olarak Üstadımızın kaleminden dökülen bu mektupların hangi gaye ile yazıldığı yine üstadımızın şu ifadesiyle açık bir şekilde anlaşılmaktadır; “Allah’ı (Celle Celâlühû) seven, onun kullarını da sever. Allah’ın (Celle Celâlühû) kullarını seven, onların hidayeti ve ebedî kurtuluşu için çalışır. Kur’ân-ı Kerîm’den başka hiçbir şeyle uğraşmamakla nimetlendirildiğim hayatımda, büyüklerimden ve hocalarımdan öğrendiklerimi her vakit başkalarıyla paylaşmaya gayret göstermişimdir. Sesimin ulaştığı yere sözle, ulaşamadığına da mektuplar göndererek ifade-i meramda bulunmuştum. Zaman her şeyi maziye çevirse de bir tek, kitaba hüküm geçiremezmiş. Bu hakikatin tecellisi olarak dün yazdıklarımın bugün eskimeden derlenip toplanıp gün yüzüne çıkması ve istifadeye sunulması beni fazlasıyla mesrur etmiştir. Gayret-i Diniyyemin satırlara dökülmüş hali olan bu mektupların, Allah’ımın (Celle Celâlühû) kullarına faideli olmasını dilerken, bütün dostlarımdan hüsn-i hâtimem için dua isteyerek hepsini Allah Teâlâ’ya emanet ederim.” ÖZETLE MEKTÛBÂT-I MAHMÛDİYYE ESERİ Cemâlini muhabbete, Celâlini haşyete, Rahmetini de her türlü mazhariyete vesile kılan Cenâb-ı Hakk’a nihayetsiz hamd ve senalar olsun. Allah’ın Celle Celâlühû merhameti, meleklerin istiğfarı, kulların da duası, zuhûr-u evvel, vücûd-u âhir, makâm-ı âli, şân-ı nâmütenâhi; Peygamberimizin ve O’nun Âl ve Ashâbının üzerine olsun. Ehl-i semanın yerdekilere imrendikleri çağlar maziye dönüştükçe, beşeriyetin, sığınacağı bir limana olan ihtiyacı her zamankinden daha fazla artmaktadır. Gün geçtikçe kararmaya devam eden Ümmet-i İslâm’ın bahtı, artık oturduğu dala balta sallamakla övünüp avunmaktadır. Âlemin her zerrede bir nur, her katrede bir zuhur fark ettiği, Hakk’a ibadeti bir onur itikad ettiği demler, aramızdan birer birer ayrılınca, Cenâb-ı Rahmân her yüzyılda olduğu gibi yeniden kulların yüzüne gülmüştür. Onlara, itaat etmenin güzelliğini anlatacak, zenginlikte, toklukta, rahatta buldukları hazzın çok daha büyüğünün, fakirlikte, açlıkta ve Allah için rahatını terk edip uykusuz ve yorgun düşmekte elde edilebileceğini gösterecek rehberler göndermiştir. Eşyada esma, esmada müsemma görmeye muktedir bu rehberler, insana, ateşle oynarken elini yakmamayı öğretmişlerdir. Yaradan’ın bütün her şeyi kendisi için var ettiği insan, düştüğü kuyudan bu ele tutunarak çıkacak ve imanın ihsan mertebesine yine bu elle ulaşacaktır. Mürid ve muhibbînin bütününde tasarruf eden bu mürşidler, zerreden umman, katreden derya çıkarırcasına sâliklere yol, taliplere yön vereceklerdir. Yolunu bulan sâlik artık uyumak için geldiğini zannettiği bu âlemde uyandırmak için var olduğunu anlayacak “Her şeyi senin için yarattım” diyen Cenâb-ı Vehhâb’a “Ben de her şeyi senin için terk ettim” diyebilecek bir iman kıvamına erecektir. Bir inanç uğruna yaşamanın, onun için ölmekten daha zor hale geldiği, doğruları savunmaktan çekinip yanlışları alkışladığımız bir zaman da bize yeni bir dünya bahşeden Allah’ımıza nihayetsiz şükürler olsun. Ümitlerimizin son kuruşunu harcamaya ramak kala, bizi nazlı dostuyla buluşturup onun sevgisini bahşetmiştir. Böylece acılarımızdan tat, zehirlerimizden panzehir çıkarmanın sırrını bir nebze anlama fırsatına ermiş olduk. Her cevabında binlerce istifham, her adımında sonsuz uçurumların sahibiyken, ilim ve hikmet kıblesine dönüşüverdi içinde yaşadığımız dünyamız. “Her şeyi bırakın! Hayatta yalnızca Allah’ın müşterisi olun” diyen sese kulak verdikçe, zararlarımız kâra, yoklarımız vara, vesveselerimiz de karara dönüştü. Her saniyesinde bin hata, her nefesinde yüz bin isyan taşıyan hayatımız, Onunla ikinci bir hayata dönüştü. Bütün kararlar isabetli, bütün hareketler hikmetli oluverdi bir anda. Her makam ve mekâna uygun edebi ve hikmet dolu yaşayışıyla görülmesi gerekeni görüp, asıl kulak verilecek sesi fark ettik. Aşk ve irfanın kaybolup saklansa da asla ölmeyeceğini onunla öğrendik. İkinci ve ebedî bir hayatın hayırla yâd edilmek olduğunu dinledik bal tadında sohbetlerinde. Yanındakileri kendi elleri ile yedirip doyururken uzaktakileri unutmadı. Mesafelere meydan okudu. Bazen kendi vardı sevenlerin kapısını çaldı. Bazen de mektuplar yazdı gönderdi. Okursanız görecek ve hissedeceksiniz; onun mektuplarında bir yanık kokusu alırsınız. İmanın halâvetini, yakînin hikmetini bulursunuz. Kendini insanlığa adamış nazlı bir kulun, güzel ahlâkı, vefayı, âli himmet olmayı nasıl kelimelere sığdırdığını görürsünüz. Noktasına virgülüne kadar, hayat defterinin, Allah’ın muradına uygun nasıl yazıldığını okursunuz. Tek gayenin HAK, tek sermayenin HAKİKAT, en güzel yolun da TARİKAT olduğunu anlarsınız. Kur’ân’ı okudukça O’na, O’nu tanıdıkça, Kur’ân’a daha fazla hayran olursunuz. Yeniden doğarsınız. “Her dem yeni doğarız. Bizden kim usanası.” demek üzere. Her satırının ve kelimesinin bir Allah dostunun kaleminden çıktığı şuuruyla okunup, derin bir tefekkürle birlikte istifade edilmesini temenni eder, bütün müminlere nihayetsiz terakkiler dileriz. MEKTÛBÂT-I MAHMÛDİYYE’NİN HAZIRLANIŞ ŞEKLİ Üstadımızın mektup gönderdiği kıymetli mühibban tespit edilerek mektupların asıllarına ulaşıldı. Okunması güç olan mektuplar teker teker çözümlendi. Mektuplar, Osmanlıca asıllarından Latince ve Osmanlıca olarak yeniden dizildi. Birden fazla kişiye gönderilen mektuplarda tekrara gidilmeden yalnızca gönderilen şahısların isimleri zikredildi. Âyetlerin referansları ve hadislerin tahricleri yapıldı. Dipnotlar, Latince ve Osmanlıca bölümünde ayrı ayrı belirtildi. Mektuplarda bir kısmına temas edilen hadislerin tamamı dipnotta gösterildi. Mektup gönderilen mühibbanın hal tercümeleri yapıldı.
720.00 ₺ -
Kalplerin Keşfi İmam Gazzali Ciltli
Eş‘arî kelâmcısı, Şâfiî fakîhi, mutasavvıf, filozoflara yönelttiği eleştirilerle tanınan İslâm düşünürü Hüccetü’l-İslâm Ebû Hâmid el-Gazzâlî (Rahimehullâh) asırlar öncesi tasavvufa dair kalem aldığı “Mükâşefetül-Kulûb /Kalplerin Keşfi” adlı mükemmel bu eseri, ibâdete dair faziletli amellerin yanı sıra nefsin hilelerinden, şeytanın şerrinden, gönlümüze musallat olan manevi hastalıkların kurtulmasının çaresinin âdeta reçetesini veriyor. Allâh’a ve ve Resûlüne İtaatin faziletinden Zikrullâh’ın Faziletine, Şeytânın Düşmanlığından İçki İçenlerin Cezalarına; Kadının Kocası Üzerindeki Haklarından Kocanın Hanımı Üzerindeki Hakkına varınca kadar 111 konudan oluşuyor. Siz değerli kardeşlerimizin istifâde etmesi dileğiyle…
476.00 ₺