-
Mukabele Sohbetleri - 30 Cüz 30 Cüz Sohbet Tefsirli
Mukabele Sohbetleri - 30 Cüz 30 Cüz Sohbet Tefsirli Hamd; müminleri İslam ve iman nuru ile şereflendiren, bütün mahlûkatı insanın emrine veren Allâh’u Te‘âlâ’ya mahsustur. Salat ve selam Rab’bimizin, “Seni âlemlere rahmet olarak gönderdik.” buyurduğu iki cihan serveri Makamı Mahmud’un sahibi Muhammed Mustafa’nın (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem) âlinin, ashabının ve ona tabi olanların üzerine olsun. İslam âleminin Ramazan’ı şerif ayının girmesiyle beraber cemaatler halinde mukabele okumaları, bizlere bahşedilmiş bu mübarek günlerin ihya edilmesi açısından ayrı bir feyiz ve bereket kaynağıdır. Mukabelelerde yüce Kitabımızdan ayetlerin tefsir edilmesi, Kuran-ı Kerim’in anlaşılması açısından çok mühimdir. Yüce Kitabımızda anlatılan; özellikle geçmiş ümmetlerin yaşantıları, yapmış oldukları hatalar, dünya hayatı ve sonrasında muhatap olunacak olaylar insanın eline sadece bir defa geçen ve telafisi olmayan ömür sermayesini doğru bir şekilde kullanılması açısından Ademoğluna ışık tutmaktadır. İmtihan için dünyaya gönderilmiş insanoğlunun bu imtihanı kazanması için gerekli tüm uyarılar, haramlar, helaller, şeytan ve nefse karşı alınacak önlemler Rab’bimiz tarafından Kur’an-ı Kerim’de bildirilmiştir. Bu kitabın hazırlanmasındaki asıl gaye bir taraftan hatim yaparken diğer taraftan da okunmuş olan cüzlerdeki ayeti kerimelerde anlatılmak istenen ikaz ve nasihatlere değinerek, bunlardan ders çıkarabilmek ve hayatı bu çerçevede idame ettirebilmektir. Rab’bimiz okunan her ayeti kerimenin sırrına erebilmeyi, anlatılan hadiselerden ders çıkarabilmeyi ihsan eyleyip yapılacak sohbetlerin kalplere tesirini halk eylesin. Âmin. Allâh’u Te‘âlâdan sadece zatının rızasını kastederek yapılmış olan bu çalışmayı, hataları ve kusurlarını mazur görüp doğrultarak dergâhı izzetinde kabul buyurmasını, hâsıl olacak sevaptan ise babam merhum Mehmet Turgut, annem merhume Gönül Turgut’un, ahirete intikal etmiş akraba-i taallukatımızın ve cümle mümin ve müminatın ruhlarını payidar etmesini niyaz ederim. Kitabın editörlüğünü yapan manevi kardeşim Senem Durmuş’a, bu çalışma sırasında maddi ve manevi desteğini esirgemeyen eşim Bayram Tekoğlu’na, kıymetli evlatlarıma, ablam Sibel Bulut’a ve ahiret kardeşlerime (Bab-ı Gönül Kız Medresesi, Suffa Mescidi Hocaları ve Talebeleri) teşekkürü bir borç bilirim. Gayret bizden, muvaffakiyet Allâh’tan (Celle Celâlühû).
300.00 ₺ -
Ehli Sünnet Dışı Görüşlerin Tenkidi
Hakkı izhar etmenin onemli bir unsuru da bâtılı imha etmektir. Hatta diyebiliriz ki hakkın gerçek anlamdaki ihkakı bâtlın bil külliye yok edilmesine bağlıdir. Bu sebeple İslâm'a girişin nişânesi olan kelime-i tevhid öncelikli olarak la ile başlamaktadır. Yani tevhidin hakkını vermek evvela diğer ilahları reddetmekten geçmektedir. Batıl görüşleri reddetme- nin hak üzere sabit olmaktaki en önemli etken olduğu da bariz bir hakikattir. Ulemamız tam da bu maksatla tarih boyu yanlış görüşlere reddiyeler yazmışlar ve ilgili görüşlerin bâtıllığını ilmf mes- netlere dayanarak vakur bir üslupla ispat etmişlerdir. Elinizdeki eser de zamanımızda gündeme getirilen batıl görüşlere karşı ulemamızın bu istidlallerini tekrardan ihya etmeye yönelik bir çalışmadır.
175.00 ₺ -
Delailül Hayrat Tercümesi Çanta Boy Ciltli
Sonsuz hamd-ü senâlar: “Şüphesiz ki Allâh(-u Te‘âlâ) ve melekleri, o Nebî’ye sürekli salât (ederek, onun şânının yüceliğini ve şerefinin büyüklüğünü açıklamaya pek ziyâde önem atf)etmektedirler. (Böylece Allâh-u Te‘âlâ ona rahmetler, feyizler ve bereketler yağdırmakta, melekler de ona yüce makamlar ve fevka’t-tecellîler dileğiyle duâ ederek şeref kazanmakta ve onu zikrederek bereketlenmektedirler.) Ey îmân etmiş olan kimseler! Siz (onun şefâatine muhtaç olduğunuzdan, salât-ü selâm okumak en ziyâde size yakışır, o hâlde: ‘Ey Allâh! Efendimiz Muhammed’e salât eyle.’ diye) ona salât edin ve (‘Ey Nebî! Selâm olsun sana.’ diyerek) tam bir selâmlamakla selâm verin.” (el-Ahzâb Sûresi:56) buyuran Allâh-u Te‘âlâ’ya mahsustur. Sınırsız salâtlar ve nihâyetsiz selâmlar: “Her kim bana bir kere salât ederse Allâh-u Te‘âlâ ona mukabil kendisine on kere salât (ve rahmet) eder (ve ona feyizler, nurlar yağdırır).” (Ahmed ibnü Hanbel, el-Müsned, rakam:6568, 2/168; Müslim, es-Sahîh, rakam:384, 1/288; Ebû Dâvûd, es-Sünen, rakam:523, 1/144; et-Tirmizî, es-Sünen, rakam:3614, 5/586; en-Nesâî, es-Sünen, rakam:678, 2/25; İbnü Hibbân, es-Sahîh, rakam:1690, 4/588) buyuran Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz’in ve ona ziyâdesiyle salât-ü selâm okuyan Ehl-i Beyti’nin ve cümle sahâbesinin üzerine olsun. Her sene Mevlid ayında Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem) hakkında bir eser telif etme husûsunda evvelce (2002 yılında Bandırma Cezâevi’nde) yaptığımız nezri îfâ etmek (adağı yerine getirmek) üzere bu sene de elinizdeki bu eseri hazırlamaya bizleri muvaffak kılan Kerem Sâhibi Rabbimiz’e sonsuz hamd-ü senâlar ederiz. “Delâilü’l-hayrât” kitabının birçok baskıları mevcut ise de bu eseri diğerlerinden ayıran özelliği dört mezheb müftüsü, evliyânın kutbu ve evtâdın ğavsı Alî Hayder el-Ahıshavî (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’nin ilâve ettiği duâ ve zikirlerin, ilgili yerlerine parantez içerisinde kırmızı bir hat ile eklenmiş olmasıdır. Bu fakir kardeşiniz “Delâilü’l-hayrât” okuma husûsunda pîrimiz Müceddid Mahmûd Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’ne mürâcaat ettiğimde bana: “Efendi Babamız Alî Hayder Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’nin ilâveleriyle birlikte oku.” buyurduğu için bu konu o günden beri içime dert olmuştu. İşte ileride (sh:14-17) tafsîlâtını beyân edeceğim üzere; Alî Hayder Efendi (Kuddise Sirruhû)nun “Delâilü’l-hayrât”ın kenarına kaydettiği duâ ve zikirlere ulaşıp sizlerle paylaşmak bu sene bizlere nasîb oldu. Rabbimiz Tebârake ve Te‘âlâ cümlemizi her cumâ gecesinde ve gününde veyâ haftada bir yâhut ayda bir, en azından yılda bir defâ da olsa “Delâilü’l-hayrât”ın hatmine muvaffak eylesin. Âmîn! Burada şunu ifâde edeyim ki; sıraya bakılırsa bu kitabımızın risâle rakamı 92 olarak görünüyor. Lâkin bundan evvel basılan kitaplarımız içerisinde Muhammed Hakkı en-Nâzillî (Rahimehullâh) Hazretleri’ne âit “Mefza‘u’l-halâik” isimli eserin mukaddimesi ile “Sahîhu’l-Buhârî” mukaddimesi bu tertibe dâhil kılınmadığından dolayı iki rakam eksik olduğunu fark ettik. Bundan dolayı neşrettiğimiz eserlerin sırasını tamamlayarak bu eserimizi 94. risâle olarak kabûl ettik. Bundan dolayı “Arada iki risâle bizde yok.” vehmine kapılmayın, eğer elinizde mevcut değilse o iki risâleyi temin edebilirsiniz. Allâh-u Te‘âlâ bizlere 94. risâlemizi neşretmeyi nasîb ettiği gibi, hayırlı uzun ömürle, sıhhat-ü âfiyetle 194. risâlenin neşrini de müyesser eylesin, sizlere de hayırlı, uzun ömürlerle okuyup amel edebilmeyi müyesser eylesin. Âmîn!
265.20 ₺ -
Müzede Bir Macera
Çok sevilen içerik üreticisi Pınar Civan'dan, çocukların renkli dünyasına açılan, sanat ve tarih dolu bir macera... Berke, bilimi ve araştırmayı çok sever. Robotlar tasarlamaya, deneyler yapmaya, bilim müzelerini gezmeye bayılır. O sene okulda düzenlenecek olan gezinin bir bilim müzesine değil de sanat müzesine yapılacağını öğrendiğinde de hayal kırıklığına uğrar. Oysa bilmediği bir şey vardır... Gidecekleri sanat müzesinde, onu son teknolojiyle donatılmış bir üs ve birbirinden ilginç öyküler beklemektedir. Belki de, bilim ve sanat Berke’nin sandığı kadar birbirine uzak değildir? Bilimin ve sanatın iç içe olduğu bu macera dolu geziye sen de biletini al: Sayfayı arala...
97.50 ₺ -
İslam Yolu Şiratül İslam
Azîz okuyucu kardeşlerim! Biz Ehl-i Sünnet’iz. Din için delilimiz dörttür: Kitab, Sünnet, İcma‘ ve Kıyâs. Bunlardan birini kabûl etmeyen, bil ki, mezhebsizdir, reformcudur. Gül bahçesindeki güller dururken, küllükte, çöplükte biten gülleri koklamayız! İşte o gül bahçesinden, kokusu kıyâmete kadar bitmeyecek bir gül! Tayfaları kaptan yapacak bir rehber! Bu elinizdeki Şir‘atü’l-İslâm Şerhi! İmâm-ı Rabbânî Müceddid-i Elf-i Sânî Ahmed Fârûki Serhendî’nin (kuddise sirruh) Mektûbât isimli eşsiz kitabında medh buyurduğu, îmân, akâid, amel, ahlâk ve İslâm dininde âile, komşu, akraba ve cem‘iyyetle ilgili örf ve âdet bilgilerinin sağlam kaynağı, dinimizin temel kitablarındandır. Şerhi ise, en kıymetli yüz otuz küsûr kitabdan istifâde ederek hazırlanmış, pek güzel bir eserdir. Bir müslüman için çok zarûrî olan bu bilgilerle amel edilirse, insan olgunlaşır. Kul olmanın zevkini tadar. Îmân ve ibâdeti, kulluğun borcu, vazîfesi, hatta hılkatinin icâbı bilir. Kalben, rûhen olgunlaşır. Hayata bakışı, davranışları değişir. Nefis ve şeytanın zararlarını, aldatma ve hîle yollarını sezer. Kendini İslâm dâiresinin içinde bulur.
385.00 ₺ -
Karanlıktakiler
Ema Vašková, kendini hep farklı hissetti. Ailesindeki kimse batıl inançlara, lanetlere ya da o tür şeylere inanmıyordu ancak Ema, kemiklerinin derinliklerinde bir şeyler hissettiğine dair yemin edebilirdi! Ema, en ümitsiz anında Silvie ile tanışır ve sonunda kendisini anlayan birini bulmuştur! Ne var ki Silvie, kendinden beklenmeyen açıklamalarla dolu bir mektupla ortadan kaybolur. Artık Ema’nın tek amacı, Silvie’yi bulmaktır. Onu bulmak demek gece yarılarında evden gizlice çıkmak, karanlık dehlizlerden tek başına geçmek, kimliğini saklamak ve gizemli bir birliğin tüm sırlarını açığa çıkarma zahmetine katlanmak olsa bile! SAHİPSİZLER’in yazarından tüylerinizi diken diken edecek yepyeni bir macera!
302.25 ₺ -
Sınıftaki Gizemli Saat - Faruk
Faruk - Şehirdeki Gizemli Sinyal kitabıyla on binlerce okura ulaşan Yeni Nesil Öğretmen Caner Sarıoğlu’ndan yepyeni bir macera! Bir şaka sizi nereye götürebilir? Faruk ve arkadaşları için okulda sıradan bir gündü. Onlara sürekli şakalar yapan öğretmenlerine şaka yapma sırası kendilerindeydi. Amaçları saati geri alıp öğretmenlerini erken geldiğine inandırmakken bir anda işler karıştı ve kendilerini zaman yolculuğu yaparken buldular. Faruk, saatin gizemini çözüp süper kahraman olmaya devam edebilecek mi? Ödüllü öğretmen Caner Sarıoğlu’ndan zamanın önemine dair soluk kesen bir hikâye!
97.50 ₺ -
Mülteka Tercümesi Mevkufat 4 Cilt Takım Şamua
Mülteka Tercümesi Mevkufat İbrahim Halebi Bu güzel eser Hanefi ulemasından İbrahim b. Muhammed-el-Halebi (?-956) nin Mülteka-ı-Ebhür adlı meşhur kitabının tercümesidir. Mültekkanın kendisi Kuduri, Muhtar, Kenz ve Vikaye gibi meşhur metinleri içine almakta kalmayıp diğer bir çok ittifakı meseleleri sinesinde toplayan bir hazine olduğu halde mevküvati Mehmet Efendi merhum bu hazine ile yetinmemiş 25 den fazla eserden tercümesine meseleler aktarmıştır.
1890.00 ₺ -
Et Tefsirul Vadıhul Müyesser 2 Cilt
et-Tefsîru’l-Vâzihu’l-Müyesser: Muhammed Ali es-Sâbûnî Hoca Efendi’nin tefsir ile alakalı olarak kaleme aldığı çalışmalarından bir tanesidir. Müellifin bu eseri diğer çalışmaları gibi açık, kolay ve akıcı üslubu sayesinde islâm dünyasında pek yankı bulmuş ve birçok medresede ders kitabı olarak okutulmuştur. Şüphesiz yaşadığımız dönem içerisinde, tefsir alanında yazılmış en kıymetli eserlerden olan et-Tefsîru’l-Vâzihu’l-Müyesser; içerisinde tefsir ile alakalı naklî ve aklî ilimler cemedilmiş, âyet-i kerimelerin esbâb-ı nüzûlü beyan edilmiş ve sahih hadîs-i şeriflerden şahidler zikredilmiştir. TEFSİR NEDİR? Tefsir, lügat olarak; “açıklamak, beyan etmek” anlamındaki فَسْر fesr kökünden türeyen bir kelime olup “açıklamak, beyan etmek, ortaya çıkarmak, kelime veya sözdeki kapalılığı gidermek” demektir. Nitekim bir şeyin beyan ve izah edilmesini istemeye de (استفسار) “istifsâr” denilmiştir. Tefsir, terim olarak (Istılahta) ise; “Kur’ân-ı Kerîm’deki kelimelerin manalarını, âyetlerin içeriklerini, hükümlerini, kıssalarını, muhkem ve müteşabih olanlarını, nâsih ve mensûh olanlarını ve inişlerindeki sebepleri kendilerine açıkça delâlet eden lafız ve tabirlerle izah etmek, açıklamaktır.” Başka bir tarife göre de tefsir; “Kur’ân-ı Kerîm’in lafızlarının nasıl okunacaklarını, bunların manalarını Arap lügati ve dil kurallarını, kaidelerini uygulayarak beyan, âyetlerin manalarını, delâlet ettiği anlamlarını, hükümlerini ve içerdiği kıssaları izah, bu âyetlerin muhkem ve müteşabih olanlarıyla, nâsih ve mensûh olanlarını açıklama, aralarındaki irtibat ve uyumu gösterip izhar, bunlardaki nükte ve incelikleri, beşeriyetin gücü ölçüsünde beyan ve izah etmek”ten ibarettir. Tefsirler Başlıca İki Kısma Ayrılır Birinci kısım, seleften (Hazreti Peygamber, sahâbe ve tâbiînden) nakledile gelen rivâyetlere dayalı olan “tefsîr-i naklî”dir ki, buna “bi-tariki’r-rivâye (rivâyet yöntemiyle) tefsir” de denir. Bu kısım tefsirlerde âyetlerin manaları, nüzûl sebepleri, nâsih ve mensûh olanları gösterilir. Böyle rivâyet yöntemiyle yazılan tefsirlerin başlıca kaynakları hadîs-i şerif kitaplarıyla siyer ve tarih kitaplarıdır. Bunlara muhalif, aklın hükmüne ters olan rivâyetlere itibar ve itimat olunamaz. İkinci kısım, sonradan tedvin edilen lügat ilmi, belâgat ilmi gibi dil ilimlerine dayanan tefsirlerdir. Bunlar bir dereceye kadar rivâyet de içerirler. Bunlardan her birine de “bi-tarîki’d-dirâye” (dirâyet yöntemiyle) tefsir” adı verilir. Tenbih: Kur’ân-ı Kerîm’in yorumu hakkında tefsir dışında “te’vil, tebyin, beyan, tâlim, tafsil, tasrif, i‘rab, şerh, tavzih” gibi kelimeler de kullanılmaktadır. Te’vil, lügat olarak; “bir şeyin dönüp dolaşıp vardığı son nokta, sözün neticesi, işin âkıbeti, rüyanın yorumu” gibi anlamlara gelmektedir. “evl” kelimesinden türemiştir. Te’vil, terim olarak (Istılahta) ise; “Allah’ın Kur’ân lafzında açık olmayan muradını kelâmın akışına, Kitap ve Sünnet’e uygun düşecek tarzda ilgili lafzın muhtemel manalarından çıkararak açıklamak” demektir. Tenbih: Celâleddin es-Süyûtî Rahimehüllâh, tefsir ilmini öğrenmenin farz-ı kifâye olduğu konusunda ulemânın icmâ ettiğini bildirmekte ve İslâm’daki üç temel ilimden birini tefsir diye göstermektedir. Tefsirin konusu Allah’ın insanlar için gönderdiği son ilâhî tebliği incelemek, amacı ise bu tebliği her seviyeden insana anlatıp tanıtmak, bununla insanların yolunu aydınlatmaktır. Râgıb el-İsfahânî’ye göre tefsir ilmi, gerek konusu gerek maksadı gerekse insanların ona olan ihtiyacı sebebiyle ilimlerin en şereflisidir. ET-TEFSÎRU’L-VÂZİHU’L-MÜYESSER KİMİN ESERİDİR? et-Tefsîru’l-Vâzihu’l-Müyesser’inin müellifi, hiç şüphesiz ilim dünyasında ilmî şahsiyeti ve güzel ahlâkıyla kendini kabul ettiren ve birçok âlimin övgüsüne mazhar olan Şeyh Muhammed Ali es-Sâbûnî hazretleridir. Şeyh Sâbûnî hoca efendi, rivayet ve dirayet sahibi müfessirlerin güzide tefsirlerini süzerek büyük bir titizlikle Safvetü’t-Tefâsîr eserini hazırladığı gibi et-Tefsîru’l-Vâzihu’l-Müyesser çalışmasına da aynı şekilde ihtimam göstermiş, öyle ki büyük bir ustalıkla günümüze hitap eden ve özellikle ilim yolcularının kolay anlayabileceği bir üslupla ibareleri işleyip dokuyarak kaleme almıştır. ŞEYH MUHAMMED ALİ ES-SÂBÛNÎ HAZRETLERİ’NİN HAYATI Asrımızın önde gelen âlimlerinden biri olan Şeyh Muhammed Ali es-Sâbûnî Rahimehüllâh; 19 Mart 1930’da Suriye’nin Halep şehrinde doğmuştur. Küçük yaşlarda ilme adanmış, ilk tahsilini babası Şeyh Cemîl Efendi’den almıştır. Yanı sıra Suriye’nin ileri gelen âlimlerinden Şeyh Muhammed Necîb Sirâc, Şeyh Ahmed eş-Şemmâ, Şeyh Muhammed Saîd el-İdlibî, Şeyh Râgıb et-Tabbâh, Şeyh Muhammed Necîb Hiyâta ve diğer bazı âlimlerden dersler almıştır. Muhterem Babası Şeyh Muhammed Ali es-Sâbûnî hazretlerinin ailesi, ilim ile şöhret bulmuş soylu ve köklü bir ailedir. Muhterem babası Şeyh Cemil es-Sâbûnî’dir. Şeyh Cemil Efendi Rahimehüllâh, Haleb Emevî Camii Müdürü, belâgat, lügat ve dinî ilimler ile asrının âlimleri arasında şöhret bulmuş seçkin bir zattır. Oğlu (Sâbûnî Hoca Efendi’nin) ilk hocası olup çocukluğundan beri kendisine Kur’ân-ı Kerîm, lügat ve farz olan dinî ilimleri güzel bir şekilde öğretmiştir. Oğluna son derece değer vermiş ve pekçe ilgilenmiştir. Hatta oğlu henüz 17 yaşındayken kendisini evlendirmiştir. Şeyh Cemîl Efendi, âlim-âbid olmakla beraber aynı zamanda çok sağlam bir hafızlığa sahiptir. Öyle ki Kur’ân-ı Kerîm’i ezbere Fâtiha’yı okur gibi okur ve Arap kurrâları arasında şöhret bulmuş olan şu sözü sıkça tekrar etmiştir: “Her gün beş cüz tekrar eden kimsede unutkanlık olmaz.” Nitekim Şeyh Cemîl Efendi vefat edeceği gün ailesi etrafında toplanmış, oğlu Sâbûnî Hoca Efendi de Kur’ân okumaktadır. Hüznünden sebep âyetleri karıştırıyor ve bir sûreden başka bir sûreye geçiyordur. Şeyh Cemîl Efendi, sekerât-ı mevt hâlinde olmasına rağmen oğlunun hatalarını düzeltmiştir. Bu hal devam ederken ruhunu teslim etmiştir. Allah rahmet eylesin. Âmin. Muhterem Annesi Aynı şekilde Muhterem annesi (Esmâ Dervîş) de âbide, müttakî, zâhide, çokça oruç tutan, zikreden, geceyi ihya eden ve şükreden bir hanımefendidir. Çocuklarını takvâ ve Resûlüllâh Sallallâhü Aleyhi ve Sellem’in sevgisi ile yetiştirtirmiştir. Sâbûnî Hoca Efendi’nin annesi son derece rikkat sahibi, kalbi yumuşak olup Resûlüllâh Sallallâhü Aleyhi ve Sellem’in adı anıldığında her defasında gözünden yaşlar gelen, ibadeti ile meşhur olmuş bir kimseydi. Öyle ki 90 yaşında olmasına rağmen ikindiden yatsı vaktine kadar yürüyerek Kabe’yi tavaf ederdi. Son günlerini hastanede baygın geçirmesine rağmen her ezan vakti şehadet parmağını kaldırırdı. Bu durum vefat edene kadar devam etmiştir. Vefat edince Cennetü’l-Muallâ’ya defnedilmiştir. Allah rahmet eylesin. Âmin. Hocasının Duası Sâbûnî Hoca Efendi’nin anlattığına göre sürekli olarak yanında hazır bulunduğu hocası allâme Muhammed Saîd el-İdlibî (kendisini çok sever, ilgi gösterir ve) şöyle derdi: “Hocamın bana buyurduğu duası ile sana dua edeceğim; “Allah’ım! Ali’yi senin dinin üzerinde sabit kıl. Onu ihlaslı eyle.” Sâbûnî Hoca Efendi devamında; o gün için basit bir dua olduğunu düşünmüştüm. Halbuki yaşlanınca o duanın eserini gördüm ve bundan sonra bütün talebelerime bu şekilde dua etmeye başladım. İlmî şahsiyeti Şeyh Muhammed Ali es-Sâbûnî Rahimehüllâh hafızlık başta olmak üzere lügat, ferâiz ve diğer şer‘î ilimleri babasından öğrenmiştir. Öte yandan Suriye’nin ileri gelen âlimlerinden farklı farklı dersler tahsil etmiştir. İlim ve irfan yuvası bir evde yetişen Sâbûnî Hoca Efendi, 16 yaşındayken minbere çıkararak vaaz etmeye başlamıştır. Lise eğitiminin ardından 1952 yılında Ezher Üniversitesi Şeriat Fakültesini bitirmiş, daha sonra aynı üniversiteden İslam Hukuku (Şer‘î Kadâ) bölümünde tahassüs eğitimini de tamamlamıştır. Buradan (Ezher’den) şeref diploması alarak 1954 yılında mezun olmuştur. 1954 yılında Ezher’den, (günümüzde doktora olan) el-Âlimiyye diplomasını almaya hak kazanmış olan Sâbûnî Hoca Efendi, daha sonra tekrar Suriye’ye dönmüş ve 8 yıl tedrisat faaliyetinde bulunmuştur. Suriye’de 8 yıl tedris hayatından sonra Suudi Arabistan’a hicret etmiş ve Mekke-i Mükerreme Üniversitesi Eğitim Fakültesi ve Eş-Şerîa (Şeriat) Fakültesinde dersler vermeye başlamıştır. Burada 28 yıl tedris hizmeti yapmış birçok üniversite hocaları yetiştirmiştir. Aynı zamanda Ümmü’l-Kura Üniversitesi’nde birçok eserin tahkikini yapmıştır. Şunu da belirtelim ki Sâbûnî Hoca Efendi uzun yıllar Suriye Âlimler Birliği başkanlığını da yürütmüştür. Davet ve Nasihatlerindeki Üslubu Hiç şüphesiz bir kimseye hikmet (ince anlayış) verilmişse o kimse büyük bir manevî devlet (kazanç) sahibi olmuş demektir. Nitekim Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır: «Kime hikmet verilirse o kimse birçok hayra nâil olmuş demektir.» Şeyh Muhammed Ali es-Sâbûnî hazretleri de bu büyük devletle müşerref olmuş kimselerdendir. Zira Sâbûnî Hoca Efendi’nin oturduğu mahallede sesi güzel Cezayir’li olan bir imam vardı. Bu imam namazı çok uzatırdı. Sâbûnî Hoca Efendi’nin en küçük oğlu bu duruma rahatsız olmuş, ancak bu durumu nasıl imama izah edeceğini bilmemişti. Bu sebeple konuyu babasına anlatmış, babası da kendisine şu tavsiyede bulunmuştu: “İmama git ve ‘Sizden biriniz, insanlara namaz kıldırdığı zaman hafif tutsun. Çünkü onların arasında zayıf, hasta ve yaşlılar vardır. Herhangi biriniz kendi başına namaz kıldığında ise dilediği kadar uzatsın.’ hadisinin sıhhatini sor.” Çocuğu babasının kıymetli nasihatini dinleyip dediğini yapmıştır. Bu olaydan sonra imam çocuğun meramını anlamış ve bir daha namazı uzatmamıştır. Mekke’deki Fakirleri Gözetmesi Şeyh Sâbûnî Hoca Efendi her sabah namazından sonra gizlice çıkar, en güzel yemekleri alır Mekke fakirlerine dağıtırdı. Ayrıca harem etrafında bulunan fakirlere de para dağıtırdı. «Allah yolunda sevdiğiniz şeylerden harcamadıkça iyiliğe asla eremezsiniz.» âyeti gereğince eskimiş parayı değil, yeni parayı seçer koku sürer sonra verirdi. İhtiyaç sahibi kimseleri mümkün mertebe gözetir ihtiyaçlarını giderirdi. (Radıyallâh-Rahimellâh). Kur’ân-ı Kerîm ile Münasebeti Babası Şeyh Cemîl Efendi’nin “Her gün beş cüz tekrar eden kimsede unutkanlık olmaz.” nasihatiyle amel ederek bol bol Kur’ân-ı Kerîm’i tekrar ederdi. Nitekim bunun bereketini görmüş, 91 yaşına ulaşmasına rağmen unutkanlık yaşamamış, ilmî meseleleri ve yazdığı kitapların muhtevasını unutmamıştı. Güzel şahsiyeti İlim bakımından son derece bilgili ve insanlarla iletişimi çok sıcak olan Muhammed Ali es-Sâbûnî hazretleri, vakarlı bir kişilik sahibiydi. Peygamber Efendimizin ahlâkını aynen yaşayan bir şahsiyetti. İlmi tercih eden ve bunu da yaşantısına rehber eden birisiydi. İlmiyle âmil, ihlasıyla kâmil, ibadetleriyle âbid, zikriyle zâkir, şükrüyle şâkir ve islamın tervici için kendisini ilme adamış mümtaz bir din âlimiydi. Şunu da belirtmek gerekirse; Şeyh Sâbûnî Hoca Efendi’nin engin ilmi ve güzel şahsiyeti eserlerine de aksetmiş gerek metodu ve gerekse içeriği açısından kıymetli eserleri çok beğenilmiş ve dünyanın birçok yerinde ders kitabı olarak henüz okutulmaktadır. Son olarak; ünlü âlim Muhammed Ali es-Sâbûnî hazretleri, asırlarca Dîn-i Mübîn İslâm’ın bayraktarlığını yapmış olan Osmanlı’ya duyduğu sevginin neticesinde Türkler’e ve Türkiye’ye her zaman ayrı bir sevgi beslemekle tanınmış ve en küçük kızını da Türk olan bir gençle evlendirmiştir. Sâbûnî Hoca Efendi’nin Vefatı İslam dünyasının güzide âlimlerinden Suriye’nin Haleb şehrinde doğmuş, ilim ve irfan sahibi bir ailenin içinde yaşamış, 30 küsur sene ömrünü Mekke-i Mükerreme’de geçirmiş, birçok eser telif ederek özellikle Safvetü’t-Tefâsîr adlı tefsiriyle meşhur olmuş, “Hâdimü’l-Kitâb ve’s-Sünne” olan Şeyh Muhammed Ali es-Sâbûnî hazretleri, Türkiye’nin Yalova şehrindeki evinde 91 yaşında 19 Mart 2021 Cuma günü sabah saat 10:00’da Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur. Son saatlerinde Dönüş ancak onadır âyet-i kerîmesini tekrar ederek ruhunu teslim etmiştir. Allah Teâlâ, Kıymetli Hocamıza Rahmet Eylesin, Cennetiyle Cemaliyle Müşerref Kılsın. Âmin. ŞEYH MUHAMMED ALİ ES-SÂBÛNÎ HAZRETLERİ’NİN ESERLERİ Şeyh Sâbûnî Hoca Efendi, davet, tedris, fetva, sulh gibi birçok işlerine rağmen, Allah Teâlâ, onun vaktine bereketler vermiş de birçok telif, tahkik ve ihtisar çalışmaları yapmıştır. Arapça ve Şer‘î ilimlere dair birçok kitap telifinde bulunmuştur. Kitapları Türkçe, Farsça, Malayca, Urduca, İngilizce ve Fransızca gibi birçok dillere tercüme edilmiş ve dünyanın birçok yerlerine ulaşmıştır. et-Tefsîru’l-Vâdıhu’l-Müyesser (1 cilt). Safvetü’t-Tefâsîr (3 cilt), en meşhur kitabı budur. el-Mevârîs fi’ş-Şerî‘ati’l-İslâmiyye (1 cilt). Min Künûzi’s-Sünne (1 cilt). Ravâ’i‘u’l-Beyân fî Tefsîri Âyâti’l-Ahkâm (2 cilt). Kabes min Nûri’l-Kur’âni’l-Kerîm (8 cilt). es-Sünnetü’n-Nebeviyye Kısmün mine’l-Vahyi’l-İlâhiyyi’l-Münezzel. Mevsû‘atü’l-Fıkhi’ş-Şer‘iyyi’l-Müyesser. ez-Zevâcü’l-İslâmî el-Mübekkir Se‘âde ve Hasâne (Risâle). el-Hedyü’n-Nebeviyyi’s-Sahîh fî Salâti’t-Terâvîh (Risâle). Îcâzü’l-Beyân fî Suveri’l-Kur’ân (1 cilt). Mevkıfü’ş-Şerî‘ati’l-Garrâ’ min Nikâhi’l-Müt‘a (Risâle). Hareketü’l-Ardi ve Deverânuhâ Hakîkatün ‘İlmiyyetün Esbeteha’l-Kur’ân (Risâle). et-Tibyân fî ‘Ulûmi’l-Kur’ân (1 cilt). ‘Akîdetü Ehli’s-Sünne fî Mîzâni’ş-Şer‘i (Risâle). en-Nübüvve ve’l-Enbiyâ (1 cilt). es-Salât (Risâle). el-Mehdî ve Eşrâtu’s-Sâ‘a (Risâle). el-Muktetaf min ‘Uyûni’ş-Şi‘r (1 cilt). Keşfü’l-İftirâ’ât fî Risâleti’t-Tenbîhât Havle Safveti’t-Tefâsîr (Risâle). Dürretü’t-Tefâsîr (1 cilt). Cerîmetü’r-Ribâ Ahtaru’l-Cerâimi’d-Dîniyye ve’l-İctimâiyye (Risâle). et-Tebsîr bimâ fî Rasâili Bekr Ebû Zeyd mine’t-Tezvîr (Risâle). Şerhu Riyâzi’s-Sâlihîn (1 cilt). Şübühât ve Ebâtîl Havle Teaddudi Zevcâti’r-Resûl (Risâle). Risâle fî Hukmi’t-Tasvîr (Risâle). Me‘âni’l-Kur’âni’l-Kerîm li’n-Nehhâs (6 cilt). el-Muktetaf min ‘Uyûni’t-Tefâsîr li’l-Mansûrî (5 cilt). Muhtasar Tefsîri İbn Kesîr (3 cilt). Muhtasar Tefsîri’t-Taberî (2 cilt). Tenvîru’l-Ezhân min Tefsîri Rûhi’l-Beyân li’l-Bursevî (4 cilt). el-Munteka’l-Muhtâr min Kitâbi’l-Ezkâr li’n-Nevevî (1 cilt). Fethu’r-Rahmân bi-Keşfi mâ Yeltebisu fi’l-Kur’ân li’l-Ensârî (1 cilt). Ve daha buraya sığmayacak kadar başka eserleri de mevcuttur. ET-TEFSÎRUL-VÂDIHU’L-MÜYESSER ESERİN HAZIRLANIŞI Muhakkık Hoca Efendiler tarafından tashih edilmiştir. Güncel imla kurallarına uygun olarak hazırlanmıştır. Yeni mizanpaj yapılmıştır.
1250.00 ₺ -
Kutup Ayısı Potuk - Mini Masallar 5
Çok keyifli, maceralı, sevgi dolu bu masallar söz varlığınızı, hayal gücünüzü, okuma beceri ve alışkanlığınızı geliştirecek. Bu masalları bir çırpıda bitirecek, okumaya doyamayacaksınız!
29.25 ₺ -
Benim Güzel Seccadelerim
Hey, benim güzel dünyama tekrar hoş geldin! En çok sevdiğim şeylerden biri ailecek namaz kılmak. Annemin, babamın ve ablamın seccadelerini özenle sermeye bayılıyorum. Tabii kendiminkini de… Biliyor musun benim bir dolu seccadem var. Gel sana onları göstereyim. Çünkü onlar, BENİM GÜZEL SECCADELERİM. *** Merve Gülcemal, “Benim Güzel Seccadelerim”de minikleri meraklı, heyecanlı ve cıvıl cıvıl bir kız çocuğunun dünyasına yeniden götürüyor. Çocukların kalbinde namaz vesilesiyle aidiyet kökleri salınsın, yıllarca beslenip koca bir çınar olsun diye…
143.00 ₺ -
Kayıp Balina
Bir balina ile iletişim kurabilmek nasıl hissettirirdi? Son Ayı romanı ile The Times, Sunday Times ve Daily Mail başta olmak üzere birçok yerde adından övgü ile bahsettiren Hannah Gold’un ikinci romanı Kayıp Balina, macera dolu bir okuma deneyimi sunuyor. On bir yaşındaki Rio, anneannesiyle yaşaması için California’ya gönderilir. Günlerini yalnız ve amaçsız bir hâlde geçirirken onu mutlu eden tek şey, yeni arkadaşı Marina ile birlikte çıktığı balina izleme turları olur. Rio, sıradan bir tur gününde, annesinin favori balinası olan Beyaz Gaga ile karşılaşır. Daha sonra Beyaz Gaga’nın izini kaybeden Rio, onu yeniden bulmak için boyundan büyük maceralara atılacaktır. “Onu gören yalnızca Rio oldu. Pruvanın ucundan yaklaşık üç metre uzakta, suyun altında saklanıyordu. Rio, tüm vücudunun donup kaldığını hissetti. Sanki onu balinaya bağlayan görünmez bir akım kendisini hareketsiz kılmış ve Rio, bir şekilde ona uzanıp onunla bağlantı kurabilecekmiş gibi. Gözlerinin önündeki balina son derece tanıdıktı. Beyaz Gaga!” “Doğa temalarını içinde barındıran, iyi işlenmiş, unutulmaz bir macera!” The Bookseller, Editör’ün Seçimi
214.50 ₺ -
Çantamdan Fil Çıktı
SATIŞ REKORLARI KIRAN BENİM ZÜRAFAM UÇABİLİR VE UZAYA GİDEN TREN KİTAPLARININ YAZARINDAN YİNE ŞAHANE BİR MACERA! Öğretmen, bu sefer sınıfa oyun dolu bir çantayla geldi. Heyecan verici bir sorusu vardı. Bu çantanın içinden oyun oynamak için neler çıkabilir? Bir kitap mı, bir elma mı yoksa bir basketbol topu mu?Çocukların yıl sonu ödevi, hayal gücüyle muhteşem bir oyun tasarlamaktı. Yine bir ekip çalışması yapacaklardı. Moni ve arkadaşları harika bir oyun bulmak için kolları sıvadı. Bu ödevde hayal gücünün sınırları yoktu. Çantanın içinden her şey çıkabilirdi!Çantamdan Fil Çıktı, oyun oynamak ve hayal gücüyle kendini keşfetmek isteyen herkesi büyüleyici dünyasına davet ediyor. Peki, oyun oynamak için senin çantandan ne çıktı? Hadi! Hayal Olimpiyatları’na katılmaya hazır mısın?
117.00 ₺ -
Hayatüs Sahabe 4 Cilt Takım Sempatik Boy
Peygamber (sav) ve ashabının hayatı yaşayışları ve o devirler Müslümanlar için en kuvvetli iman ve sevgi örneği gösteren gür bir kaynaktır. İslam ümmeti iman ateşini onlardan alır. O ateş içtimaî fırtınalar içinde sönmek üzere olan kalplerdeki küllenmiş közleri tekrar alevlendirir. O devir İslam davetine icabet eden ona inanan ve kalpleriyle onu tasdik eden insanların devridir. O devir İslam'a davet edildiklerinde; "Rabbimiz! Biz "Rabbinize iman edin!" diye imana çağıran bir davetçi işittik hemen iman ettik." (Âli İmran 193) demekten kendilerini alamayanların devridir. O devir Asr-ı Saadet'tir İslam'ın altın çağıdır. 1.cilt - Allah ve Resulüne davet biat. Resulullah (s.a.v.)'in ve Ashab-ı Kiram'ının Allah yolunda mücadelesi, Hicret, Yardım, Cihad. 2.Cilt - Ashabının söz birliğine önem vermesi, Sahabenin mallarını Allah yolunda harcamaları, Ashabının nefsani arzularından sıyrılmaları. 3.cilt - Ashabın Ahlak ve Sireti, Ashabın gayba imanı, Sahabelerin namazlarda toplanmaları Ashabın ilme rağbet göstermesi. 4.Cilt - Allah'ın Anılması, Sahabelerin duaları, Ashabın hutbeleri, Rasulullah (s.a.v.)in Sahabelerinin müslümanlara nasihatte bulunmaları Sahabelerin gaybi yardımlarla desteklenmesi Ashab-ı kirama gaybi yardımların geliş sebepleri.
1000.00 ₺ -
Rızık Bolluğu ve Zenginlik için Okunacaklar 2.Cilt
Şu bilinsin ki; yaşadığımız günlerde (2022 yılı) maddî kriz haddini aşmıştır. Çünkü Allâh-u Te‘âlâ insanların mâneviyâta, cemâatle namaza ve haramlardan sakınmaya önem vermemesinin peşin azâbını âhiretten önce dünyâda kendilerine tattırmayı murâd etmiştir. Ayrıca Müslümanların birçoğu gece-gündüz saatlerinde, özellikle sabah-akşam vakitlerinde duâ ve zikri tamâmen terk etmiş, filimlerle, dizilerle vakit geçirir hâle gelmiş, bu yüzden de Allâh-u Te‘âlâ bereketlerini mahvetmiştir. Zâten Allâh-u Te‘âlâ maddî-mânevî tüm bereketleri îmân ve takvâya bağlamış, aksi takdirde kulları her anlamda kıtlıklarla ve bereketsizliklerle cezâlandıracağını açıklamıştır. Artık bize düşen vazîfe; Ehl-i Sünnet ulemâsının görüşleri üzere îtikadı tashîhden (inancımızı düzelttikten) sonra, fıkıh ulemâsının beyanları vechile; emirleri tutup yasaklardan sakınmak sûretiyle takvâya riâyet etmektir. Zâten bunlar yapıldığında rızık, bolluk ve bereket kendiliğinden gelecektir. Ayrıca fakirlikten kurtulup zenginliğe nâil olmak istiyorsak Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz’in öğrettiği, sahâbe-i kirâm hazarâtının naklettiği ve değerli meşâyihımızın vasiyet ettiği duâlardan özellikle bu kitapta zikredilenlerle amel etmeliyiz ve bu duâları sabah-akşam saatlerinde ve sâir vakitlerde okumalıyız ki ancak böylece iki cihanda da fakirlikten kurtulup maddî ve mânevî anlamda zenginliğe kavuşarak dünyâ ve âhiret saâdetine nâil olabiliriz. Şu bilinsin ki; maddî anlamda sıkıntısı olanların mânevî olarak da huzur bulamadıkları, birçok kimsenin yuvasının bu yüzden dağıldığı ve maalesef bâzılarının bu nedenle intihâra kalkıştığı müşâhede edilmektedir. İşte biz bu konuda müstakil bir eser telif etmeyi bu nedenle önemsedik ve neşre çalıştığımız diğer kitaplarımız arasından öne aldık. Artık îmân şartıyla, farzları yerine getirdikten sonra bu eserde zikredilen duâ ve zikirleri okuyan kimsenin iki cihanda fakir olması ve mahrûm kalması düşünülemez. Zîrâ bu kitapta nakledilenlerin birçoğu âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîflerden ibârettir. Allâh-u Te‘âlâ cümlemizi bu eserde yazılan duâ ve zikirlerle amele muvaffak eyleyerek iki cihan zenginliğine kavuştursun. Âmîn! Yâ Mücîbe’s-sâilîn!
312.00 ₺ -
-
Ruhul Furkan Tefsiri 7. Cilt Orta Boy Ciltli
*Ciltli * 624 Sayfa * Mâide Sûresi (35-89) RUHU’L- FURKAN HAKKINDA GENEL MALUMAT Alllame, fâdıl, muhakkik, hicri 15.Asrın müceddidi, Şeyhü’l İslam İsmail Efendi (İsmail Ağa) Camii Şerifi emekli İmam Hatibi Mahmud Ustaosmanoğlu Efendi’nin riyasetinde kaleme alınmış, takriben 57 cilt olması beklenen mükemmel bir tefsirdir. Bu şaheser tefsirin hazırlanmasında Arapça, Farsça ve Türkçe birçok kitaptan istifade edilmiş olup, her sınıf insanın anlayabileceği sade bir dil ile yazılmıştır. Âyet-i Celileler, en ince ayrıntıları ile izah edilirken ihtiyaç duyulan kelam, fıkıh, tasavvuf ve genel kültüre dayalı malumat da verilmiştir. RUHU’L- FURKAN TEFSİRİNİN YAZILMA SEBEBİ Mahmud Efendi Hazretleri (Kuddise Sirruhu) tefsir-i şerifin sebebi telifi hakkında şöyle buyuruyorlar: “Kur’an-ı Azîmü’ş-şan’ın manasının kelime-kelime anlaşılmasına çok hevesli olduğumuz, kardeşlerimiz tarafından yakinen bilinmektedir. Nice büyük âlimler, Kur’an-ı Kerim’i Türkçe tefsir ederek, bu büyük kitabın manasını anlama hususunda insanların ihtiyaçlarını karşıladıklarından, ziyade aciz olan bu kardeşiniz, böyle büyük bir işe girişmeyi düşünmüş dahi değildir. Ancak; hicri 1402 Şaban Ayı’nın Berat Gecesinde, Ravza-i Mutahhara’da yani Peygamberimiz (Sallallahü aleyhi ve sellem)’in bulunduğu pâk cennet bahçesi olan mescid-i şerifinde bulunduğumuz sırada Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) tarafından vaki olan manevi bir işaretle bu mühim işe başladık. Ve yukarıda geçtiği gibi kelimekelime mana verilmesine ziyade ihtimam (dikkat) göstererek, bazı kardeşlerimizle beraber bu uzun yola çıktık. TAKİP EDİLEN USUL MUKADDİME: Bu tefsirin mukaddimesinde(giriş kısmında)evvela Kur’an-ı Azimü’ş-şan’ın fezâili (faziletleri) hakkındaki bazı âyet-i kerimeler mealleri ile beraber yazılmıştır. Sonra, Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazretlerinin kendi Kur’an-ı Kerim’inin baş tarafına yazmış olduğu Kur’an-ı Kerim ile alakalı bütün hadis-i şerifler ve tefsir heyetinin bulduğu bazı hadis-i şerifler tercüme edilerek, kaynaklarıyla beraber zikredilmiştir. Müteakiben yine Kur’an-ı Kerim hakkında Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazretlerinin kendi Kur’an-ı Kerim’inin evveline yazdığı, ayrıca tefsir heyetinin de bulduğu büyüklerin sözlerinden bazıları ilave edilmiştir. Bundan sonra Kur’an-ı Kerim’i gafil olarak okumanın zemmi (kötülenmesi) hakkındaki bazı hadis-i şerifler ve büyüklerin sözleri nakledilmiştir. Mukaddimenin sonunda da Kur’an-ı Kerim’i kendi görüşü ile tefsir etme hakkında varit olan (gelen) tehdit mahiyetindeki hadis-i şerifler zikredilmiştir. ÂYETLERİN TEFSİRİNDE TAKİP EDİLEN USUL 1-KELİME MANASI: Her âyetin tefsirinde takip edilen bu usul, Kur’an-ı Kerim’i kolayca anlayabilmek için çok büyük ehemmiyet (önem) taşımaktadır. Zira topluca mana verildiğinde, Kuran’ı iyice anlamayı ve tefsir etmeyi isteyen kardeşlerimiz hangi mananın hangi kelimeden alındığını anlayamamaktadırlar. Bu tefsirde ise herkesin Kur’an-ı Kerim’i kelime kelime anlayabilmesi çok istenildiğinden bu usüle riayet edilmeye çalışılmıştır. Bu arada kelimeleri ve cümleleri birbirine bağlayan mahzuf ibareler (gizlenmiş sözler) zikredilmiştir ki, dikkatli düşünüldüğü takdirde, sadece kelime manasından bile, âyet-i celilelerin manaları anlaşılabilecek bir hale gelmiş olsun. Ayrıca sarf ve nahiv ilimlerini okumuş kardeşlerimizin, fail, meful, hal gibi kelimelerin cümle içindeki durumlarını ayırt edebilmeleri için yardımcı edatlar kullanılmıştır. Ancak, terkib-i izafiler(isim tamlaması) gibi birbirinden ayırt edilmesi uygun olmayan yerlerde kelime manası verilemediğinden, terkip (toplu) manası verilmiştir. 2-MEÂL-İ ŞERİF : Kelime manasından herkes istifade edemeyeceğinden ve âyetin toplu manası anlaşılamayacağından, her âyetin meâl-i şerifi (şerefli manası) kelime manasından sonra yazılmış ve bu meâl verilirken âyetin zahirinde (dış görünüşünde) bulunmayan kelime ve terkiplerin manaları katılmamaya dikkat edilmiştir. Ancak, âyet-i celilenin manası tam anlaşılabilmesi için, bir takım mahzuf (gizlenmiş) manaların ve bazı izahların zikredilmesine ziyade ihtiyaç duyulduğundan onlar parantez içinde ayrı bir yazı şekliyle açıklanmıştır. Böylece, meâl-i şerif tefsirli (açıklamalı) bir meâl haline gelmiştir. 3-İZAHAT Sadece meâl-i şerifle de iktifa edilmeyip (yetinilmeyip) her âyet, muteber tefsirlerde bulunan izahlardan istifade edilerek açıklanmaya çalışılmıştır. Şöyle ki: Tefsirlerde sebebi nüzulü beyan edilmiş olan âyetlerin, iniş sebepleri zikredilmiştir. Ahkâm âyetlerinden (şeri hükümleri beyan eden âyetlerden) çıkarılmış olan bir takım fetvalar da yeri geldiğinde açıklanmıştır. Âyet-i Celilelerle alâkalı hadis-i şeriflerin kaynakları ilmî usulle kaydedilerek yazılmaya gayret edilmiştir; Evvela hadis metninin alındığı kitap zikredilmiş, diğerleri ise ulema arasında bilinen sıralamaya göre yazılmıştır. Bazı âyet-i celilelerde bulunan yer ve şahıs isimlerinin ıstılahları (özel manaları) da, tefsirde derç edilmiştir(konulmuştur). Açıklanması gereken zor kelimelerin mehazları (asılları, kaynakları) müfret (tekil)sss ve cemileri (çoğulları) zaman zaman tefsirde yazılmıştır. Âyet-i celilelerin anlaşılmasını kolaylaştıracak olan veya onlarla alâkası bulunan kıssalar (hadiseler) de, muteber (kıymetli) tefsirlerden alınarak açıklamıştır. Zikirle alâkalı âyetlerde, yine güvenilen tefsirlerden ve kitaplardan alınan, tasavvufî manaların da katılmasına özen gösterilmiştir. Ayrıca, her âyetin izahının sonunda, o âyetin tamamı veya bir kısmıyla alâkalı diğer âyeti kerimeler bulunup, meâlleriyle yazılmaya gayret gösterilmiştir; Ta ki, vaaz ve nasihat etmek isteyenler, bir âyeti gözden geçirirken onu açıklayan diğer âyet-i kerimeleri de, önlerinde hazır bulup vaazlarını ziynetlendirsinler (süslesinler). Bu hususta en büyük rehber, Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazretlerinin, Mahmud Efendi Hazretlerine (kuddise sirruhu) verilmesini arzu ettiği kendi Kur’an-ı Kerimi’ninkenarlarına almış olduğu rakamlar (âyet ve sayfa numaraları), hatlar (çekilen çizgiler) ve izahlar olmuştur. Şu da bilinmelidir ki: Milletimizin, geçmiş büyüklerinin kıymetli lisanlarını terk etmeye başladığı şu günlerde Arapça, Farsça ve Türkçe karışımından meydana gelmiş olan Osmanlıcanın tamamen unutulmaması için Osmanlıca kelimelerin asılları yazılmış, nesiller arasında irtibat sağlamak için de kelimelerin karşılıkları parantez içinde zikredilmiştir. Bu büyük gaye hedeflendiğinden dolayı tefsirin uzamasından, akıcılığın bozulmasından ve dolayısıyla gelecek olan itirazlardan çekinilmemiştir.
468.00 ₺ -
-
Son Kelime
İklim değişikliğinin harap ettiği bir dünya, korkuyla yönetilen bir toplum ve bunlara karşı gelecek cesarete sahip bir kız... Letta'nın hayatı her zamankinden daha büyük tehlikede. Ark'ın yeni yöneticisi dilin kullanımını beş yüz kelimeyle sınırladı ve geceleri bebeklerin kaybolduğuna dair söylentiler dolaşıyor. Letta büyük bir risk alarak kendini gizlice okullarda dil öğretmeye ve dili canlı tutmaya adar. Felaket yaşandığında ise Letta suçu üstlenir ve Marlo'yla kaçak zorunda kalır. Bu kaçışta dili sonsuza dek yok etmeyi planlayan korkunç planı keşfederler... "Yaratıcı yaklaşımı, anlatımının güzelliği ve dilinin dikkatli kullanımıyla sağlam temeller üzerinde parlayan bir eser." -The Literary Review "Aynı Açlık Oyunları serisindeki gibi, sahip olduğu karanlık atmosferle insanı derinden kavrayan bir anlatı." -Inis Magazine"İnsan doğası ve gezegenimizin geleceği hakkında temel soruları sordurtan bir eser." -BookTrust UK"Fantastik sevenlerin kucaklayacağı bir yapıt." -Irish Independent"Sayfalarını nasıl çevirdiğinizi fark edemeyeceğiniz ölçüde muazzam sürükleyici bir eser: Umarım bu cesur ve canlı kahramanımız Letta'dan duyduğumuz son ses olmaz." -School Library Association
211.25 ₺ -
Sahipsizler
Elinora Gassbeek’in Küçük Lale Yetimhanesi’nin müdiresi olduğu bunca yılda, Bebek Terk Etme Kuralları bir kez olsun çiğnenmedi. Ta ki, 1886 sonbaharında beş bebek akıl almaz koşullarda tek edilinceye kadar: biri teneke alet kutusunda, biri kömür kovasında, biri piknik sepetinde, biri buğday çuvalında ve sonuncusu tabut şeklindeki bir sepette. Bu bebekler Lotta, Egg, Fenna, Sem ve Milou’ydu. Acımasız müdire, çocuklara ‘Sahipsizler’ diye hitap ediyor fakat bu yetenekli en iyi arkadaşlar grubu, farklı olmanın onları özel kılan ve bir arada tutan şey olduğunu biliyor. Gizemli bir beyefendi, onları sahiplenmeye çalıştığında, çocuklar Amsterdam’ın donmuş kanallarında gözüpek bir maceraya atılırlar. Korsan gemileri, saatçiler, zalim kötü adamlar ve kuklalarla dolu bu kaçış hikâyesinde onları eve götürecek şey sadece bir ipucu kırıntısı…
302.25 ₺ -
Çikolataca Konuşur Musun
Çikolatanın gücünü asla hafife almayın! Okulun yeni öğrencisi Nadima, sınıflarına geldiğinde Jaz çok sevinmişti. En sonunda bir sıra arkadaşı olacaktı. Tek sorun Nadima’yla aynı dili konuşamamalarıydı. Nadima Suriye göçmeniydi. Jaz kısa sürede Nadima ile arasındaki buzları eritmek için bir yol bulur: Çikolata! Ve aralarında güçlüklerin de yaşandığı kahkaha ve macera dolu çok özel bir arkadaşlık başlar. Biraz çikolatadan daha fazlası!
211.25 ₺ -
Filippo-Ben ve Kiraz Ağacı
Tüm dünyada milyonlarca okura ulaşan ve Türkiye’de en çok satan gençlik kitaplarından biri olan Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe’nin bu devam romanında Mafalda, karşımıza her zamankinden daha cesur ve daha kararlı bir genç kız olarak çıkıyor.On yaşından beri görme yetisini günden güne kaybeden Mafalda, şimdi on üç yaşında ve artık tamamen karanlıkta. Mafalda’nın karanlıkla mücadelesinde ona eşlik eden çok özel iki isim var: Kural tanımaz ama bir o kadar eğlenceli Filippo ile asla yanından ayrılmayan sadık kedisi Ottimo Turcaret. Filippo ve Ottimo Turcaret, her macerasında Mafalda’nın yanındalar.Mafalda, Filippo ve Ottimo Turcaret ile çok iyi zaman geçirse de bir süredir işsiz olan ve depresyonla boğuşan babası ile Filippo’yla arkadaşlıklarını sınayan Debbie yüzünden kendini hiç beklemediği durumlarda buluyor. Tüm olumsuzluklara rağmen Mafalda, hayatın tadını çıkarmayı ve yeni insanlar tanıyıp yeni maceralara atılmayı ihmal etmiyor. Evsiz hippi Elsa ile üst komşusu Nino dede, Mafalda’nın hayatına yeni renkler katıyorlar. Mafalda, bu dostluklar sayesinde yeni dünyaların kapısını aralıyor ve daha önce sormaya korktuğu soruları sorup keşfetmediği duygularıyla yüzleşiyor.
130.00 ₺ -
Alma ve Yedi Canavar
Her gün olduğu gibi yine bir gece Alma, odasında zifiri karanlıkta oturmaktadır. Her zaman evdeki lambadan ya da dışarıdaki bir sokak lambasından küçük bir ışık şeridi süzülürdü ama o gece Alma daha önce hiç olmayan bir şey ile karşılaşmıştı. Onlardan değil dünyadan korkması gerektiğini söyleyen yatağının altında yaşayan canavarların geri kalanıyla tanışmıştı; onlar aslında Alma’yı korumak için oradaydı. Bir, ayağını zar zor ölçer ve tehlikeli görünmez. İki, büyük ve bir ton ağırlığında. Üçüncünün sarı gözleri var. Dört, renkli halkalı uzun bir kuyruk. Beş, kulağa fısıldama konusunda uzmandır. Altı, ağlamayı kesmeyecek. Yedi, küçük görünür ama bir ampul kadar büyüyebilir. Futbol topu kadar büyük. Oturma odasındaki televizyon kadar büyük. Bu yedi yaratık (bazıları korkunç, diğerleri görünüşte zararsız) Alma'nın yatağının altında yaşar ve geceleri onun ışığını, hayallerini ve umutlarını çalmak için dışarı çıkarlar. Alma, kimsenin gerçek olduklarına inanmayacağı korkusuyla ailesiyle veya arkadaşlarıyla bunlar hakkında konuşmaya cesaret edemez. Ama Alma'nın bilmediği şey, onların yalnızca birlikte savaşılabilecek canavarlar olduğudur. Iria G. Parente ve Selene M. Pascual, gençler için bu duygusal alegoride depresyonu ele alıyor.
188.50 ₺ -
Yenilikler ve Yenilgiler - Osmanlı Tarihi 9
Yenilikler ve Yenilgiler Osmanlı Devleti'nin son yüzyılına ışık tutuyor. Reformlar, Tanzimat Fermanı, Islahat Fermanları ve Meşrutiyet'e rağmen çözülme süreci devam etti. Ordusu gittikçe güçsüzleşen, siyasi olarak kendi valilerine bile söz geçiremeyen Osmanlı'nın iç işlerine bu dönemde açıktan karışılmaya başlanmıştı. Milliyetçilik akımının etkileriyle dağılan Osmanlı I. Dünya Savaşının ardından yıkıldı. Toprakları da düşmanları arasında paylaşıldı. Yenilikler ve Yenilgiler açık anlaşılır bir üslupla dönemi anlatırken grafikler, resimler ve haritalarla da konuyu detaylandırıyor. MEB müfredatına uygun ve kolay okunabilen Yenilikler ve Yenilgiler ile tarihte bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız?
65.00 ₺ -
Laleler ve İsyanlar - Osmanlı Tarihi 8
Laleler ve İsyanlar Osmanlı Devleti'nin çalkantılı dönemlerini ele almaktadır. Sık sık padişahların değiştiği, isyanların ardının kesilmediği bu yıllarda Osmanlı büyük topraklar kaybetmeye başlamıştı. Hem askeri hem de yönetimsel alanlarda yenilikler bu dönemin en belirgin özelliğidir. Osmanlı Devleti, Lale Devri gibi kısa ve suni bir iyileşme süreci yaşasa da bu devir sonrasında dağılma süreci başlamıştır. Osmanlı donanmasının Ruslar tarafından yakılması ve Kabakçı Mustafa İsyanı bu dönemin önemli olaylarındandır. Laleler ve İsyanlar bu dönemi kronolojik olarak ele almaktadır. MEB müfredatına uygun ve kolay okunabilen Laleler ve İsyanlar ile tarihte bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız?
65.00 ₺ -
Zirvede Tek Başına - Osmanlı Tarihi 5
MEB müfredatına uygun ve kolay okunabilen Popüler Tarih Seti, en eski zamanlardan bugüne uzanan tarihimizi anlatıyor. Çalışma, İslamiyet öncesi Türklerin tarihinden başlayıp, ilk İslam devletlerine uzanan süreçle devam ediyor. Osmanlı ve Selçuklu tarihini de teferruatlı bir şekilde ele alan seri, aynı zamanda bu devletlerin kültürel ve sosyo-ekonomik durumu hakkında da teferruatlı bilgilere yer veriyor. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıllarına kadarki süreci takip eden Popüler Tarih serisi kazanımları ve içeriği yönünden hem öğrenciler hem de öğretmenler tarafından etkili bir tarih öğrenimi için kaynak olarak kullanılabilir.
65.00 ₺ -
Sinsi Oyunlar - Osmanlı Tarihi 6
Sinsi Oyunlar, Kanuni Sultan Süleyman'dan sonra duraklama döneminin ilk yıllarını anlatıyor. Kanuni vefat edince başa oğlu II Selim geçmiş, fetihler devam etmektedir. Fakat zaman içinde taht mücadeleleri ve devlette yaşanan savurganlıklarla hem hazine sarsılmaya başlamış hem de yetenekli devlet adamları yetişmemeye başlamıştır. Bu dönemin en önemli şansı Sokullu olsa da onun bu gidişi durdurabilecek kadar ömrü olmamıştır. Bu yıllarda kazanılan cepheler olmasına rağmen dünya değişmekte ve Osmanlı eski gücünü yavaş yavaş kaybetmeye başlamaktadır. Sinsi Oyunlar bu duraklama döneminin başlangıcını anlatmakta, padişahların hayatlarını ve dönemlerinde gerçekleşen olayları kronolojik olarak vermektedir. MEB müfredatına uygun ve kolay okunabilen Sinsi Oyunlar ile tarihte bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız?
65.00 ₺ -
Müthiş Seferler - Osmanlı Tarihi 2
Müthiş Seferler, Osmanlı Devleti'nin kurumlaşma zamanına ışık tutuyor. Timur'un Anadolu seferiyle dağılan devletin ikinci kuruluşunun ve Fatih'e kadar kurumlaşmasının anlatıldığı Müthiş Seferler'de hem büyüme hem de yeniden kuruluş yıllarını okuyacaksınız. MEB müfredatına uygun ve kolay okunabilen Müthiş Seferler ile tarihte bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız?
65.00 ₺