-
Kolay Osmanlıca Rehberi 1
Ecdadımız bizlere, el emeği, göz nuru levhalar, kitabeler, vakfiyeler ve hepsi birbirinden güzel dini, ilmi, edebi, v.s. bütün fenlerde yazdığı bu güzel eserleri bırakmışken, böyle zengin, böyle zarif bir lisânı kendi haline terk edip, ondan istifade etmemek ne büyük bir bedbahtlık! İnşallah bu kitabımız ecdadımızın tarihini, edebiyatını, adaletini, eğitimini, siyasetini, plan ve projelerini vesaire bütün yaşayış ve eserlerini, araştırıp öğrenmek ve geleceğine yön vermek isteyenlere faydalı olur. Osmanlıca’yı yazıp öğrenmek isteyenler, her şeyde olduğu gibi sistemli ve istikrarlı bir şekilde çalıştığı zaman rahatça ve kolayca kısa bir zamanda öğreneceklerdir. 1. Cild başlangıç seviyesi olup, 2. Cild Okuma metinleri, 3. Cild Osmanlıca (grameri) dil bilgisi
102.00 ₺ -
Tam Karabaş Tecvidi
Kuran'ı Kerim'in tecvid ve tilavetini öğrenmek, erkek kadın her müslümana farzdır. Günde beş vakit kılmakla mükellef olduğumuz namazın rükünlerinden biri olan "kıraatın" sahih olması:Ancak harflerin vemahreçlerine,sıfatlarına ve tilavetle ilgili diğer adab ve erkana riayetle mümkün olur. Kitap 4 bölüme ayrılmıştır. 1.Bölüm:Açıklamalı Türkçe Karabaş Tecvidi 2.Bölüm:Karabaş Tecvidi Osmanlıca Yeni Dizgi 3.Bölüm:Secde Ayetleri,Bereket duası, Esmaül Hüsna, Ezan Duası,Mübarek Gün ve Gecelerde okunacak dualar ve bir takım günlük dualar bulunmaktadır. 4.Bölüm:Ali Haydar Kuran-ı Kerim Elifbası'nı içermektedir.
68.00 ₺ -
Bir Ömür Böyle Geçti Hayatım ve Hatıralarım
Güzel insanlar bir bir öte dünyaya göçüp gidiyorlar. Geçmişte bıraktıkları hoş bir seda, onlar için sadaka-yı cariye oluyor. Yazdıkları eserler, yetiştirdikleri talebeler, onlar göçüp gitseler de, onların hep güzel hatırlanmalarını sağlıyor. Böyle güzel insanların, hatıralarını yazmaları gerçekten sonradan gelenler için büyük bir nimet. Örneğin rahmetli Ali Ulvi Kurucu’nun hatıraları, her okunuşunda insanı geçmiş iklime götürüyor, tarihe taşıyor, yaşadıkları güzel mekânları hatırlatıyor. Yazılmış her hatıra, tarihe düşülen bir not mesabesindedir. Sonraki nesillere bırakılmış tarihî vesikalardır. Bu gerçekliği her hatıra okuduğunuzda hissediyorsunuz. Nureddin Boyacılar Hoca da tarihe not bırakan, hatıralarını vesika olarak kendisinden sonrakilere bırakacak isimlerden…
142.00 ₺ -
Taç Tercümesi Şamua 5 Cilt Takım
Kur’an, örnek olarak Efendimiz’i (sallallahu aleyhi ve sellem) gösterir. İnsanlığa indirilmiş evrensel mesaj Kur’an’ın ilk muhatabı ve ilk uygulayıcısı olan Peygamberimiz, İlahî yasaları yorumlayıp onları en güzel şekilde hayata geçirmekle bizlere en güzel örnekliği sunmuştur. Zira O, her konuda örnektir. Bu konuda Kur’an’ın bizlere sunduğu muhteşem örnek, Allah Rasülü Hz. Muhammed’(sallallahu aleyhi ve sellem)’dir. “Andolsun Allah’ın elçisinde sizin için Allah’a ve ahiret gününe kavuşmaya inanan ve Allah’ı çokça anan kimseler için, en güzel bir örnek vardır.” (Ahzab 21) Hz. Peygamber’in örnek olarak sunulmayıp, en güzel örnek/üsve-i hasene olarak sunulması oldukça dikkat çekicidir. Zira insan hayatında kötü örnekliğin de etkileri vardır. Bu yüzden ayet, en güzel örnekliğe dikkat çekmekte ve bu ifade ile insan en güzel olmaya teşvik edilmektedir. Hadis ilmi, ilimlerin kadri en yüce ve faydası en çok olan ilimdir. Çünkü konusu Resul’ün sünnetleri ve onun sözlü ve eylemli işleridir. Bunda da insanların hidayetleri kurtuluş ve mutlulukları vardır. Onunla meşgul olan hakka çağıran davetçidir ve doğruluğa götüren kandildir, öyle ki Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle demiştir: “Allah benden bir hadis işitip de onu ezberleyen ve tebliğ edenin yüzünü ak etsin.” Tac hadisleri beş temel eser olan: Buharî, Müslim, Ebu Davud, Tirmizî ve Neseî hadislerini toplamış, mükerrerleri attıktan sonra hiçbir hadisi kaçırmamıştır. Bu da İmam Nevevî’nin ifadesiyle tüm sahih hadisleri toplamış demektir. Hatta müellif bunlardan hiçbir hadisi kaçırmadığı gibi İmam Malik’in Muvatta’ından, Ahmed bin Hanbel’in Müsned’inden ve Darakutnî’nin Sünen’inden de çeşitli ilaveler yapmıştır. Bu kitap aynı zamanda müellif tarafından şerh edilmiştir. Çünkü şerhsiz bir hadis okumak tefsirsiz bir ayet okumaya benzer. Böylece bu risk de ortadan kaldırılmıştır. Kitap dört kısımdır: Birinci kısım iman, ilim ve ibadetler hakkındadır. İkinci kısım muamelat, ahkâm ve âdetler hakkındadır. Üçüncü kısım faziletler, tefsir ve cihat hakkındadır. Dördüncü kısım ahlak ve vaazlar hakkındadır. Mansur Ali Nasıf El-Hüseynî’nin büyük istifadelere vesile olan bu kıymetli eserini değerli ilim adamı, pek çok ilmî ve İslâmî eseri bulunan Doç. Dr. Abdülvehhab Öztürk Türkçeye tercüme etti. 5 büyük boy cilt olan ve 3 bin sayfadan oluşan eser, tam metin ve eksiksiz tercümedir. Dili sade, akıcı ve sürükleyicidir. Her kütüphanede bulunmasında büyük fayda görülen Tac Tercemesi ve Şerhi, Kahraman Yayınları tarafından titiz bir baskı ile kültür hayatımıza kazandırılmıştır.
2437.50 ₺ -
-
Siracül Müttekin Tercümesi 2.Cilt
Siracül Müttekin Tercümesi Kelime Manalı İzahlı 2.Cilt Sıracul Muttekin isimli kitap, üstadımız Mahmud Efendi Hazretleri’nin ezberlemiş olduğu hadîs-i şerifleri içermektedir. Kitap iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm: İmam Buhârî [rahi-mehullâh]’ın Câmiu’s-Sahîh’inden Şeyh Ömer Dağıstânî [kuddise sırruh] Hazretlerinin seçmiş olduğu ve 'Zübdetü’l-Buhari' diye isimlendirmiş olduğu kitaptan seçilen hadîs-i şerifleri ihtiva etmektedir. Bu bölümde sıralamaya göre numaralandırma yapılmış hadîs-i şeriflerin başında bu numaralar belirtilmiştir. Bu sıralama numaralarının ardından gelen numaralar 'Zübdetü’l-Buhari' numaralarını belirtmektedir. İkinci bölüm Ebû Muhammed Zekiyyüddîn Abdülazîm b. Abdilkavî b. Abdillâh el-Münzirî (ö. 656) [rahimehullâh]’ın et-Terğîb ve’t-Terhîb isimli eserinden seçilen hadîs-i şerifleri ihtiva eder. Hadîs-i şeriflerin tercüme ederken Arapça metin olarak Üstadımız Mahmut Efendi [K.S] tarafından derlenen kitabın aynısını kullandık. Fakat tercümede hadîs-i şerifin orijinal Buhârî metnine sadık kalarak, hadîs-i şerifin öncesi ve sonrasını vermeye çalıştık. Elimizden geldiği kadar yer yer izahlarda bulunduk fıkıh hükümlerine temas etmeye çalıştık. Bab başlıklarında İmam Buhârî [rahimehullâh]’ın Câmiu’s-Sahîh isimli eserine uyulmuştur. Bu yüzden bab başlığı altında farklı hadîs-i şerifler zikredilmiştir. Zira Üstadımız Mahmut Efendi [kuddise sırruh] tarafından derlenen bu kitap daha çok zamanımıza fazlaca ışık tutan gerekli olan hadîs-i şerifler olduğundan bablar içerisinden bu gaye ile hadîs-i şerifler seçilmiştir. Yani bir müslümanın mutlaka bilmesi gereken, okuması elzem olan hadîs-i şerifleri toplayan bir kitaptır, diyebiliriz. Eslafımızın okuyup elden bırakmadığı bu kitapların doğru anlaşılmasına katkıda bulunabildiysek kendimizi bahtiyar addedeceğiz. Allah Teala yâr ve yardımcımız olsun.
238.00 ₺ -
İslam Hukuku İftiralar Cevaplar
Yeryüzünün muhtaç olduğu maddi ve mânevi terakki yalnız İslâm’dadır. Çünkü akılla rûhun, maziyle âtinin, dünya ile âhiretin irtibatını yalnız İslâm kurmaktadır. Bunu dün yaptığı gibi yarın da yapacak bir muhtevaya sahiptir. Şarkiyatçılarla İslâm’ı keşfeden Batı, Müslümanların ruh köklerine yönelişlerine mâni olabilmek için dışarıda ve içeride İslâm Hukûku’nu aşağılayan, onu kölelik hukûku olarak yaftalayan bir bakış açışı geliştirdi. Bu yüzden İslâm’ı anlatmaya memur mustagribler fıkıh kitaplarındaki “kuyular bahsi” gibi fevkalâde husûsi bir mevzuyu gösterip; “Bugün hıfzıssıhha merkezlerinin verilerini mi yoksa ‘kuyular bahsinin esaslarını mı, dikkate alacaksınız?” diyerek zihinleri karıştırmaktadır. XVIII. yüzyıla kadar saraylarında dahî helâ yapılmasına direnen Batı’dan, İslâm’ın ne kadar âli olduğunu gösteren “kuyular bahsi” maalesef ki mustagribler için istihza mevzuu olmakta ve bir konu üzerinden binlerce mevzu perdelenmektedir. *** Batı uygarlığının devam ve bekâsını hedefleyen iradenin büyük oyununu gözler önüne seren bu eser, usûl ve esas itibariyle niçin insanlığın tek umûdunun İslâm Hukûku olduğunu da izah etmeye taliptir.
142.80 ₺ -
İslam Evinde Çocuk Terbiyesi
Müslümanlar, kız çocuklarına, İslâm çağını başlatacak Yavuzları, Ebussuudları, Bakileri, Sinanları, Barbarosları yetiştirecek yarının muallimeleri olarak baksın. Anne diyelim, evlat diyelim, hala, teyze, kardeş diyelim yeniden kadınlara. Kız çocuklarını cahiliyede utancından mezara, modern zamanda para hırsından şehvet arenalarına gömenlere karşı bir onur savaşı başlatalım Hz. Muhammed’in (s.a.v) izinde. İnsanın varlığı kadının, kadın olarak var olabilmesine bağlı diyelim. Kızlar erkek kardeşleriyle birlikte büyüsün, aynı sofraya otursun -miras hariç- aynı kalite ayakkabıyı giysin. Birinin hakkını diğerine vermeyelim. *** İman ve ibadet muvâzenesinde bir hayat yaşayan çocuk sözüyle, aksiyonuyla ahlak âbidesi olur. İslâm’ı esas alarak hayatı yeniler, evi, cemiyeti yeniden kurar, kabuğa değil öze, propagandaya değil hakikate, ütopyaya değil ideale bağlanır. Güçlünün değil, hakikatin izini sürer. Süfli hayata uyum sağlaması noktasında en yakınları dahi ona baskı yapsa yine de eğlence merkezi yerine camiye gider. İstanbul’u uyandıracak, Kudüs’e hürriyet taşıyacak, Roma’yı sarsacak, Bosna’dan Kaşgar’a yürek yolları vuracak, haritaları yeniden çizecek kahramanlar, şahsiyetini iman, ibadet, cihad ve ahlak esaslarının inşa ettiği çocuklar arasından çıkacak. Bu kitap, o çocukların hangi babanın ocağında, hangi annenin kucağında büyük vazifeye nasıl hazırlanacağına cevap aramakta
142.80 ₺ -
Şerhu Katrin neda ve Bellis sada
Tam adı Katrü’n-nedâ ve bellü’s-sadâ olan eser temel gramer kurallarını özlü ifadelerle anlatan bir giriş niteliğindedir. Eserde benzer konular birleştirilmiş, farklı görüşler ve hatalı bulunan fikirlerle tercih edilen görüşler kısaca belirtilmiştir. İbn Usfûr el-İşbîlî’nin Şerhu Cümeli’z-Zeccâcî’si, Ebû Ali el-Fârisî’nin el-Halebiyyât’ı, Zemahşerî’nin el-Keşşâf’ı ile el-Ünmûzec’i eserin belli başlı kaynakları arasında sayılabilir. Müellif yer yer Sîbeveyhi, Ahfeş el-Evsat, Ferrâ, Ali b. Hamza el-Kisâî, İbn Serrâc, Müberred, Zeccâc ve İbn Harûf’un görüşlerine de başvurmuştur. Yüzyıllarca okunan eser hakkında şerh, hâşiye, nazma çekme ve tercüme türü birçok çalışma yapılmıştır. Katrü’n-nedâ üzerine başta müellifi olmak üzere birçok kişi şerh yazmıştır.
357.50 ₺ -
İhyau Ulumiddin 4 Cilt Ayfa
İmam-ı Gazâli, insanlık tarihinde nev’i şahsına münhasır büyük bir İslam mütefekkiridir. En mühim eseri de hiç şüphesiz ki İHYÂ-U ULÛMİ’D-DÎN’dir. Çünkü İslam tarihinde, ne şarkta ne de garpta bu mevzuda böyle bir eser yazılmamıştır. Gazâli hazretleri iki yönden yenilenmeye girişmiştir: a. Felsefeyi tenkid etmek, b. Kelam ilmini yeni bir tarzda arzetmek. Hazretin ikinci cephesini “İHYA” adlı eseri temsil etmektedir. Zira ‘İHYA’ müslümanların hayatını derinden etkileyen İslami kaynakların başında gelir. Alimler ve tedkikciler onu çokça övmektedir. Örneğin; hadis hafızı imam Zeyneddin Ebul-Fazl el-Irakî [806 Milad.] “İHYA” hakkında şunları söyler: “O İslâmî kitapların büyüklerindendir.” Gazâli’nin muâsırı ve İmamı Haremeyn’in talebesi Şeyh Abdul-Gafır El-Farisî: “İHYA, Gazâli’nin eşsiz eserlerindendir,” der. Şeyh Ebu-Muhammed el-Kâzerûnî: “Eğer bütün ilimler yok olsa, hepsi İHYA’dan çıkabilir.” der. İmam Nevevî hazretleri “İHYA” yı çok beğenir ve onu son derece takdir ederdi. Bu ve benzer sözlerin mübalağadan ibaret olduğunu farzetsek bile yine de bunlar en azından halkın bu kitabın tesirinde kaldığına delalet eder. Ayrıca alimlerin onu mütalaa ettiğinin delilidir. İHYÂÜ ULÛMİ'D-DİN 4 CİLT 12. yüzyılın büyük âlimi, Hüccetü’l-İslâm, yani İslâm’ın Delili sıfatlı İmam Gazâlî (rah.), kaleme aldığı eserlerle yalnızca yaşadığı dönemde değil, her asırda derin izler bırakan hemen her ilim dalında söz sahibi, büyük bir âlimdir. Bu değerli eserlerin arasında öyle bir kitap vardır ki fıkıh, ahlâk ve tasavvuf konularında, yazıldığı günden şimdiye dek İslâm âleminde derin saygı ve kabul görmüştür. İhyâü Ulûmi’d-Dîn isimli bu eser, yazıldığı dönemin yaralarına merhem olduğu gibi, günümüzde de dünya hayatı ile dini yaşantıyı birleştiren eşsiz bir rehber niteliğindedir. Abdullah Aydın tarafından tercüme edilen ölümsüz eser, hem çeviri dili hem de tasarımı yönüyle dikkat çekiyor. Namazın Sırları, Orucun Sırları, Haccın Sırları ve Kur’an Okuma Edepleri bölümlerinin bulunduğu 4 Cilt, Ayfa Basın yayınlarında
1728.00 ₺ -
Arapça Soru Bankası Arapça 1
Açık öğretim ilahiyat ön lisans, Arap dili ve edebiyatı, Arapça öğretmenliği, İmam hatip lisesi öğrencilerin istifa edebileceği bir kaynak. Testlerden önce her ünite için sınavlarda başarınızı arttıracağınız hap bilgiler ile destekli 10 temada toplam 30 test Ara dönem sınavları ve daha önceki yıllarda çıkmış sorular Arapça gramer bilginizi artırabileceğiniz soru bankası
79.20 ₺ -
Şerhu Metni Katrun Neda Risaletün Naşirun
Şerhu Katrin Neda - شرح قطر الندى وبل الصدى Ebu Muhammed Cemaleddin Abdullah b. Yusuf İbn Hişam El Ensari أبي محمد عبد الله جمال الدين بن أحمد بن عبد الله بن هشام الأنصاري Sayfa Sayısı: 632 Yayıncı: Müessesetür Risale Naşirun
522.00 ₺ -
Türkçeden Arapçaya Çeviri Teknikleri
Ülkemizde son zamanlarda, klasik veya modern yöntemlerle Arapça eğitimine katkı sağlayacak çalışmalar, sevindirici bir hızla artmaktadır. İlahiyat Fakültelerinde hazırlık sınıflarının yeniden oluşturulmasıyla, Arapçaya olan ihtiyaç daha da artmış, daha güvenli ve kısa zamanda, Türkçeden Arapçaya çeviri eğitiminin gerçekleştirilmesi kaçınılmaz olmuştur. Bu kitap, öncelikle İmamHatip Lisesi, İlahiyat Fakültesi ve Filoloji Fakültelerinin Arap dili bölümü öğrencileri başta olmak üzere, temel seviyede Arapça kelime bilgisi (sarf) ve cümle bilgisi (nahiv) eğitimi almış kimselerin, kazandıkları Arapçadan Türkçe yönüne dilbilgisi birikimlerini, bu defa Türkçeden Arapça yönünde uygulamalı olarak geliştirmeyi amaçlamaktadır. Elinizdeki kitap, başlangıç eğitimini hedeflediği için, Arapça basit ve bileşik cümlelerin oluşturulma yöntemleri gösterilmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda, yaygın olarak kullanılan temel cümle kalıpları ve yan cümleler ile bileşik fiiller ve düz aktarımdolaylı aktarım yapıları ele alınmıştır. Bu amaçla, öncelikle Türkçe cümleler, ortak ve/veya ayırıcı özellikleri dikkate alınarak özel bir sınıflandırmaya tâbi tutulmuş, kitabın eğitim sistemi bu esasa dayandırılmıştır.
195.00 ₺ -
Takva Yolu Nadir Risaleler 4
İndellahda iyiniz, müttekî olanlardır, Onlar Allah katında, gerçek evliyâlardır. Onlar harâmı bilmez, şüpheliden sakınır, Kalbleri takva ile, ihlâsla dolanlardır. Zâhirde insandırlar, bâtında melek gibi, Nefisleri var iken, ona uymayanlardır. Her işte Hakla olmak ve ahlâk-ı hamîde, Onların vasıfları, işleri hep tâatdır. Kanatları yok ama, ma’nevi semâlarda, Muhabbetle zevk ile, şevkle dolaşanlardır. Tevbe, inâbe, sabır, tevekkül teslim ehli, Dünyayı ve ehlini, bir pula satanlardır. Kulluk alınlarında, parlar güneş misâli, Pazarda az bulunan, değerli aynalardır. Takvâ, verâ sâhibi, hep ibretle bakarlar, Dünyanın hakimleri, sen dersin ki onlardır. Evet, onlar onlardır, gayrisi mâlayâni, Takvâsız kişi ölü, takva sahibi candır. Her kişinin sevdiği, kendine güzel gelir, Ama hakiki güzel, her haliyle bunlardır. Bunların muradları, hep Allaha kavuşmak, Hakta vuslat arzusu, kat be kat bunlaradır. İşbu takvâ ehlinin, sevgisi câna candır, İbâdetten yüksektir, belki gerçek imândır. Müceddidî, Hâlidî, yolunun büyükleri, İhlâsı ve takvası, daha çok olanlardır. Bu idrakten bir zerre, tadan Süleyman der ki, İnsan takvâsı kadar, hakikatte insandır. Süleyman KUKU
315.00 ₺ -
İmamı Rabbani ve Yolundakilerde Namaz
Namazın hakîkati, ma’nâsı ve feyizleriyle alâkalı velâyet kemâlâtının üstünde ve ötesinde nübüvvet kemâlâtı ile alâkalı olduğundan ve dinin esası mezkûr nübüvvet kemâlâtına dayandığından ve bu kemâlât bunda büyük mertebe ve söz sahibi olan İmam-ı Rabbânî hazretleri ile tekrâr ortaya çıktığından, kitabın ismini İMAM-I RABBÂNÎ VE YOLUNDAKİLERDE NAMAZ verdik. İmam-ı Rabbânî hazretlerinin hocalarından, asrımızdaki Seyyid Abdülhakîm Efendi [vefâtı h.1362 – m.1943] hazretlerine kadar elde edebildiğimiz küçük büyük, az çok, yazılı sözlü bütün vesîka ve ma’lûmâtı bu kitaba derc eyledik. Mevzûyu tamamlamak ve yeri gelmişken mütemmim bilgi vermek için, zaman zaman bu hududun dışına çıkmış olsak da, çok faydalı bilgiler olduğu için takdire şayan karşılanır ümidindeyiz. Kısaca şöyle diyebiliriz ki, namaz hakkında bu kitabda çok şeye mutalli’ olacaksınız. Süleyman Kuku
315.00 ₺ -
Hanefi Mezhebinde Namaz
Sevgili kardaşlarım! Bu risâlemizde, büyük emir olan namazdan bahsedeceğiz. İçinizde namazı bilmeyen yoktur. Ama ilminden, amelinden, fazîlet, ehemmiyet, esrâr ve hakîkatlerinden ne kadar bahsedilse, o kadar hoş ve tatlı oluyor. Maksadımız namazı tanıtmak, sevmek ve sevdirmektir. Bu sohbeti dinledikten sonra içinize namazı daha iyi öğrenmek, farzlarına, vâciblerine, sünnetlerine, müstehablarına, müfsid ve mekrûhlarına daha çok dikkat etmek arzûsu düşerse, namaz hakkında yazılmış kıymetli kitablardan birkaçını okursunuz. Çünkü namaza âid mes’eleler çoktur ve bilinmesi lâzımdır.
52.50 ₺ -
Gün Işığı Davüş Şems
Dav’üş-Şems kitabının tercümesine GÜN IŞIĞI dedik. İnşaallahu teâlâ zulmetin nura, karanlığın aydınlığa dönüşmesine vesile olur. Küfür, fısk ve günâh kirlerinin temizlenmesine, îman güneşinin parlamasına sebeb olur ve böylece müellifin kasd ettiği manâ zuhûr eder. Çünkü eser o kadar akıcı, tesirli ve âlimâne bir dille yazılmış ki, sanki kalblere ve beyne yükleme yapılmıştır. İslâmın beş şartı veyâ esası üzerine tertîb ve tedvîn edilmiş olup, içinde bilmediğimiz, duymadığımız çok güzel bilgiler vardır. Süleyman Kuku ( A.Faruk Meyan)
315.00 ₺ -
Bir Nesli Nasıl Mahvettiler
Kitaba "Bir Nesli Nasıl Mahvettiler?" ismini verdik. Bu bir roman ismi değildir. Zira bu kitap bir roman değildir. Bu kitap hayat gibi daima şikayet edilen, fakat kendisinden vazgeçilemeyen bir sürükleniş, ölüm kadar korkunç bir gerçektir. Bizim neslimizdir. Burada genç varlıklar, dışımızı saran, içimizi saran, gençliğimizi, varlığımızı yokluğa boşluğa doğru alıp götüren, silip süpüren bir kuvvetin mahkumudurlar!..
135.00 ₺ -
Sohbetler 1.Cilt Özel Baskı Ciltli
Bu kıymetli eser muhterem üstadımız 15. asrın müceddidi Mahmud Efendi (Kuddise Sirruhu) Hazretlerinin pazar günü erkek cemaate, pazartesi günü de kadın cemaate, sabah namazından sonra Sultan Selim Camii Şerifi’nde yapmış olduğu vaaz-u nasihatleri cem etmektedir. Efendi Hazretlerimiz (Kuddise Sirruhu) , Efendi Babamız Ali Haydar Efendi (küddise sirruhu) Hazretlerinin âdeti üzere pazar sabahı Hatm-i Hacegan’da hafız efendinin okumuş olduğu âyeti kerimelerden ve Mustafa İsmet Garibullah (Büyük Şeyh Efendi) (Kuddise Sirruhu) Hazretlerinin, Risale-i Kutsiyye isimli veciz eserindeki beyitlerden sohbet yaparlardı. Bu sohbetler çok gayretli ve fedakâr kardeşlerimiz tarafından bir araya getirilmiş ve siz değerli kardeşlerimizin istifadelerine sunulmuştur. Yeni Dizgi
418.90 ₺ -
Feyzül Furkan Kuran Meali Cep Ciltli
Kur'ân-ı Kerîm, Yaradanımız'ın bütün insanlara gönderdiği cihanşümûl, son ve en mükemmel talimat ve tebligâtıdır. Onu insanların, özellikle inananların dilinden kalbine aksedip hayatına hâkim olması için indirmiştir. Allah'ı tanımak, Kur'an'ı tanımakla; Kur'an'ı tanımak ise onu okumak, ilke ve esaslarını hayata geçirmekle olur. "Allah var" deyip de yokmuş gibi yaşamanın; Kur'an'a inandığını söyleyip de Kur'an'sız bir yaşantının doğuracağı tehlikeden kendimizi ve neslimizi korumak mecburiyetindeyiz. Bütün kitap ve dinleri içine alan, son ilahî kitabımız Kur'ân-ı Kerîm, sadece zihnimize hitap eden ve zihnen ilgi duymak ve inandığımızı söylemekle yetinmemiz gereken bir kitap değildir. O, bütün eylemlerimizde kendisine yönelmemiz ve yaşantımızda uygulamamız gereken bir kitaptır. Çünkü katılaşmış/taşlaşmış kalpler onunla yumuşar, çağlara açılan yol bu hakikat nuruyla aydınlanır. Kur'ân-ı Kerîm'in en doğru şekilde anlaşılması ve yaşanmasıyla ilgili olarak yıllardır ileri sürülen en büyük bahane "okuduğumu anlayamıyorum" idi. Bugün bu mazereti ortadan kaldıran nitelikli bir çalışmaya kavuştuk. Uzun yılların emeği ve birikimiyle hazırlanan, sade ve anlaşılır bir Türkçe ile yazılmış, gerekli görülen yerleri anlamayı kolaylaştıracak kısa tefsirlerle zenginleştirilmiş, iniş gayesini ve Allah'ın muradını anlamayı hedeflemiş ender bir çalışma: Feyzü'l-Furkân… Mealde, gerekli fıkhî, itikâdî, tarihî ve sosyolojik açıklamalar yapılarak birçok parantezsiz/çıplak meallerin doğuracağı tehlike önlenmeye çalışılmış, böylece âyet ve açıklamalarını her seviyedeki insanın rahatlıkla anlaması ve anlatması sağlanmıştır. Kur'an'ın anlamıyla ve ruhuyla buluşmak, O'na uygun bir yaşam sürmek isteyenler için bu eser kaçırılmayacak bir fırsat sunuyor…
546.00 ₺ -
Kuranı Kerim Meali ve Muhtasar Tefsiri Orta Boy
ÖNSÖZ Elmalılı Muhammed Hamdi 1878 yılında Antalya’nın Elmalı İlçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimi ile hafızlığını Elmalı’da tamamladı. Tahsilini ilerletmek için dayısı Mustafa Efendi ile birlikte İstanbul’a gitti ve Küçük Ayasofya Medresesi’ne yerleşti. Beyazıt Camii’ndeki derslerine devam ettiği Kayserili Mahmud Hamdi Efendi’den icazet aldı. Bundan sonra hocası Büyük Hamdi, kendisi Küçük Hamdi diye anılır oldu. Bu sırada devam ettiği Mekteb-i Nüvvâb’ı birincilikle bitirdi. Kendi gayretiyle edebiyat, felsefe ve mûsiki öğrendi. Avrupaî tarzda bir meşrûtiyet yerine İslâm’a uygun bir meşrûtiyet modeli geliştirmek için çalışmalar yaptı. Beyazıt Medresesi’nde iki yıllık ders-i âmlık görevinden sonra II. Meşrûtiyet’in ilk meclisine Antalya mebusu olarak girdi. Daha sonra Şeyhulislâmlık Mektûbî Kalemi’nde görev aldı. Mekteb-i Nüvvâb ve Mekteb-i Kudât da fıkıh, Medresetü’l-mütehassısîn’de usûl-i fıkıh, Süleymaniye Medresesi’nde mantık ve Mülkiye Mektebi’nde vakıf hukuku dersleri okuttu. Israrlı teklifler üzerine Damad Ferit Paşa’nın birinci ve ikinci hükümetlerinde Evkaf nâzırı olarak görev yaptı. 15 Eylül 1919’da âyan heyeti üyeliğine tayin edildi. İlmî rütbesi de Süleymaniye Medresesi müderrisliğine yükseltildi. Milli Mücadele sırasında İstanbul hükümetlerinde görev yaptığı gerekçesiyle İstiklal Mahkemesi’nce gıyabında idam kararı verildi ve Fâtih’teki evinden alınarak Ankara’ya götürüldü ve kırk gün tutuklu kaldı. Muhtemelen İttihad ve Terakki Cemiyeti üyesi olduğu için suçsuz bulunarak serbest bırakılınca İstanbul’a döndü. Bu arada Metâlib ve Mezâhib adlı eseri Türkçe’ye çevirdi. Türkiye Büyük Millet Meclisi bir tefsir hazırlatma kararı alınca, Diyanet İşleri Reisliği bu işi Elmalılı’ya teklif etti. Elmalılı bu teklifi kabul ederek yazmaya başladı ve “Hak Dini Kur’an Dili” adını verdiği eserini vefatından önce bitirmeye muvaffak oldu. Uzun süre müptelâ olduğu kâlp yetmezliğinden 27 Mayıs 1942’de vefat etti ve Erenköy Sahrayıcedid mezarlığına defnedildi. Elmalılı, bu eserini muteber ehl-i sünnet kaynak tefsirlerinden alıntılar yaparak, bazen katılmadığı görüşleri tenkid ederek hazırlamış, hüküm âyetlerinde daha çok Hanefi mezhebine uygun bilgiler vermiştir. Aklî bir zaruret olmadıkça âyetlerin mutlaka açık anlamlarını esas almıştır. Meselâ; Muhammed Abduh’un Fil sûresini tefsir ederken ebabil kuşlarının attığı taşların kızamık veya çiçek mikrobu taşımış olabileceğini ileri sürmesi örneğinde olduğu gibi, zorlama te’villeri Kur’an’ı tahrif olarak değerlendirmiştir. İlk defa Diyanet İşleri Reisliği tarafından yayımlanan Hak Dini Kur’an Dili adlı eserinin (İstanbul 1935-1938) daha sonra birçok baskısı yapılmıştır. Tefsirin sadeleştirmeleri de yapılmıştır. Biz kendi üslubumuz çerçevesinde sadeleştirdiğimiz meale, çoğu Elmalılı tefsirinden, başka tefsir ve hadis kaynaklarından özlü dipnotlar ekledik. Özellikle hüküm âyetlerinde ve gerekli gördüğümüz bazı yerlerde bir sayfayı bulan açıklamalar ekledik. Şunu hemen belirtelim ki Elmalılı, Türkçe diline hakim olduğu halde, meal ve tefsirinde Arapça ve Farsça kelime ve terkipleri önemli ölçüde muhafaza etmiştir. Özellikle mealde uzunca âyetlerin parçalarını birleştirmeden parçalar halinde ve ayetteki sırayı koruyarak vermekle yetinmiştir. Ayetlerin büyük ölçüde birleştirilmemiş parça anlamı mealde yer almıştır. Biz mümkün oldukça bu parçalı meal metodunu korumaya çalışmakla birlikte, günümüz insanının Türkçe olarak o âyetin bütününden alması gereken mesajı vermeye çalışan bir üslup gözettik. Umarız okuyucu Türkçe bakımından bir üslup birliği ve bir insicam içinde meydana gelen akıcılığı fark edecektir. Aşağıda konu ile ilgili birkaç örnek verilmiştir; Elmalılı asıl metin: “Senden evvel de rasûl olarak başka değil, ancak kendilerine vahy veriyor idiğimiz erler göndermişizdir, ehl-i zikre sorun bilmiyorsanız! Beyyinelerle ve kitaplarla… Sana da bu zikri indirdik ki kendilerine indirileni nâsa anlatasın ve gerek ki tefekkür edeler!” (Nahl, 16/43-44). Sadeleşmiş metin: “Biz, senden önce de, ancak kendilerine vahyettiğimiz erkekleri, elçi olarak gönderdik. Eğer bilmiyorsanız, bilenlere sorun! Onları açık delillerle ve kitaplarla gönderdik. Sana da bu Kur’an’ı indirdik ki, kendilerine indirilenleri insanlara açıklayasın. Umulur ki düşünüp öğüt alırlar!” (Nahl, 16/43-44). Elmalılı asıl metin: ‘Haydi’ buyurdu; ‘erdirildin dileğine yâ Musa! Şanım hakkı için, biz lutfeylemiştik sana diğer bir defa daha..’ Sadeleşmiş metin: -(Allah) dedi: “Ey Musa! İstediğin sana verildi.” - “Andolsun biz sana bir defa daha lütufta bulunmuştuk.” (Tâ-hâ, 20/36-37). Elmalılı asıl metin: “Biz dediler, bunun başına devam edip durmaktan asla ayrılmayız, ta dönünceye kadar bize Musa.” (Tâ-hâ, 20/91). Sadeleşmiş metin: -Onlar dediler: “Musa bize dönünceye kadar buna tapmaktan asla vazgeçmeyiz!” (Tâ-hâ, 20/91). Elmalılı asıl metin: O halde dediklerine sabret de Rabbine hamd ile tesbih eyle güneş doğmadan evvel ve batmadan evvel; gece saatlerinde de tesbih et, gündüzün etrafında da ki rızaya erebilesin.” (Tâhâ, 20/130). Sadeleşmiş metin: O halde onların söylediklerine sabret; güneşin doğmasından ve batmasından önce Rabbini hamdederek tesbih et. Gecenin bir bölümünde ve gündüzün uçlarında da tesbih et ki, hoşnutluğa eresin. (Tâhâ, 20/130). Burada, metin tashihi, ayet ve dipnot kontrollerini dikkatlice yapan kızım Fatmanur (Döndüren) ve eşi Bayram Andak'a teşekkürü bir borç bilirim. Böyle bir çalışma yapmaya muvaffak kıldığı için Yüce Allah’a hamd eder, eksik ve kusurlarımızın bağışlanmasını dilerim. Çalışma bizden, başarı ve sonuç Yüce Allah’tandır. Sadeleştiren ve Dipnotlar Ekleyen: Prof. Dr. Hamdi Döndüren 2012 -Bursa
354.00 ₺ -
Kuranı Kerimden Cevaplar
Kuran Bize Yeter Söylemine Kuranı Kerimden Cevaplar Ömer Faruk Korkmaz
175.00 ₺ -
Pratik Arapça Konuşma Kılavuzu
Bu kitap, Arapça’yı pratik olarak kullanmak isteyen; İmam-Hatip Lisesi, İlahiyat Fakültesi, Edebiyat Fakültesi Arapça Bölümleri’nde okuyan öğrenciler, din görevlileri, Hacca ve Umreye gidenlerle, ticari vb. maksatlarla Arap ülkelerine seyahat edenler için hazırlanmıştır. Kitap, Arapça konuşan tüm insanlarla daha kolay anlaşabilmek için, kişinin günlük hayatta en çok karışlaşacağı konulara öncelik verilmiştir. Misallerde, fasih dil kullanılmış, iyi kavranması ve rahat telaffuz edilmesi için, kısa cümleler tercih edilmiştir. Ayrıca Arapça okuma bilmeyenler için de Arapça cümlelerin altına Türkçe okunuşları yazılmıştır.
134.00 ₺ -
-
Abdulkadir Geylani ve Şahı Nakşibend
Seyyid Abdulkadir-i Geylani hazretleri ve Şah-ı Nakşibend hazretlerinin hal tercümelerini ve bazı menkıbelerini içerir. “Evvelki güneşlerin, hepsi battı ve gitti, Bizim güneşimizse, batmayacak ebedi.” Seyyid Abdulkâdir Geylanî
52.50 ₺ -
Emrazı Sariye 1 Bulaşıcı Hastalıklar
Emrazı Sariye Bulaşıcı Hastalıklar ve Korunma Yolları Bulaşıcı hastalıkları geçmiş ümmetler için azab bu ümmet için ise rahmet, şehadet ve şehîdlik vesilesi kılan Allahü Tealaya sonsuz hamd-ü senâlar olsun. Nihâyetsiz salât-ü selâmlar kendisi hürmetine azapların rahmete dönüştüğü Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in, kendilerinin yüzü suyu hürmetine salgınlardan Allâh-u Te‘âlâ’ya sığındığımız Ehl-i Beyti’nin ve tâûn gibi bulaşıcı hastalıklar nedeniyle şehîd olan ashâbının ve cümle sahâbesinin üzerine olsun. Şu bilinsin ki; bu risâle “Corona” adıyla ortaya çıkan bulaşıcı bir hastalığın Çin’de başlayıp tüm dünyâyı sarması ve bizim memleketimize de uğraması nedeniyle telîf edilmiştir. Bu risâle; bulaşıcı hastalıkların geçmiş ümmetler hakkında büyük bir azap olduğu hâlde bu ümmet hakkında ne türlü keffâretlere ve türlü rahmetlere sebep olacağı ve ölümle sonuçlanırsa şehîdliğe vesîle olacağını beyân etmektedir. Ayrıca bundan korunma ve kurtulma sebepleri hakkında hadîs-i şerîf ve rivâyetlerde zikredilen duâların beyânı gibi önemli konuları ihtivâ etmektedir. Tabî ki bütün belâlar nefislerimizin şerlerinden kaynaklanmaktadır. Nitekim وَمَٓا اَصَابَكُمْ مِنْ مُص۪يبَةٍ فَبِمَا كَسَبَتْ اَيْد۪يكُمْ وَيَعْفُوا عَنْ كَث۪يرٍۜ “Size isâbet eden herhangi bir musîbet, kendi ellerinizin (bi’l-fiil) kazanmış olduğu (kötü) şeyler(in uğursuzluğu) sebebiyledir. Yine de O, birçoğunu affetmekte (ve onlara cezâ vermemekte)dir. (Aksi takdirde yeryüzünde hiçbir canlı bırakacak değildir.)” (eş-Şûrâ Sûresi:30) kavl-i şerîfi bu hakîkati nâtıktır. Bütün belâların günahlarımız sebebiyle başımıza geldiği husûsundaki bâzı hadîs-i şerîfleri risâlemizin içinde bulacaksınız. Hazreti Mevlânâ (Kuddise Sirruhû) da: أَبْر بَرْ نَابَدْ پَي۪ى مَنْعِ زَكَاةْ وَزْ زِنَا أُفْتَدْ وَبَا أَنْدَرْ جِهَاتْ “Zekâtlar tam verilmediğinden bulutlar gelmiyor, Zinâ çoğaldığındandır ki altı yönden vebâ yayılıyor.” beyitlerinde zekât verme farzı terk edildiğinden dolayı yağmurların yağmamasından, mahsullerin eksikliğinden ve bereket kalmadığından bahsediyor. Vebâ gibi bulaşıcı hastalık mikroplarının da zinâ gibi fuhşiyât yüzünden yayıldığına dikkat çekiyor. Zâten Abbâs (Radıyallâhu Te‘âlâ Anh)ın, yağmur duâsı öncesinde buyurmuş olduğu: اَللّٰهُمَّ إِنَّهُ لَمْ يَنْزِلْ بَلَاءٌ إِلَّا بِذَنْبٍ وَلَمْ يُكْشَفْ إِلَّا بِتَوْبَةٍ “Ey Allâh! Şu bir gerçektir ki; her belâ(ya sebep olan kader) mutlakā bir günah sebebiyle (gökten) inmiştir ve o (yazının meydana getirdiği sıkıntı) ancak tevbe ile açılmıştır.” (ed-Dînevrî, el-Mücâlese, rakam:727, 3/102; İbnü ‘Asâkir, Târîhu Medîneti Dimeşk, 26/358; İbnü Hacer el-‘Askalânî, Fethu’l-Bârî Şerhu Sahîhi’l-Buhârî, rakam:1010, 2/497; el-Kastallânî, İrşâdü’s-sârî, rakam:1010, 2/238; Aynı mlf., el-Mevâhib, 3/374) şeklindeki âyet ve hadîslere dayanan bu beyânı da aynı noktaya temâs etmektedir. Hâl böyle olunca bizlere de bütün günahlarımızdan tevbe-i nasûh ile Allâh-u Tebârake ve Te‘âlâ’ya dönerek çokça tevbe istiğfâr etmek düşüyor.
92.00 ₺ -
Ezkar ve Deavat Külliyatı 2.Cilt
Dâreyn Saâdeti Kazanmak İçin Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)'den ve Sâlihlerden Rivayet Edilen Fazîletli Sûre-i Celîle ve Âyet-i Kerîmelerden İbâret MUHTEVİYAT -Sabah ve Akşam Vakitleri Her Devrettiğinde Okunacak Sûre-i Celîleler, -Âyeti-i Kerîmeler, Fazîletli Duâlar ve Zikirler -Sâdece Sabahları ve Yalnızca Akşam Olduğunda Okunacaklar
172.00 ₺ -
Müslüman Gence
Kardeşim! Allah Teala Hz. Musa’ya “Evlerinizi kıblegâh yapın ve namazı kılın.” buyurmuştu. Hz. Musa, ümmetini o evlerde kılınan namazlar ve yapılan dualarla Kızıldeniz’i geçmeye hazırladı. Denizleri yaracak, Medine’yi kuracak, Mekke’yi fethedecek kadrolar gökten gelmeyecek; Müslümanların evinde yetişecek. Bu yüzden aklın ve ruhun, evindeki mobilyanın boyaya, perdenin halıya ne kadar uyduğuna değil, namaz ve cihad programının Erkam bin Ebi Erkam’ın evine ne kadar benzediğine yoğunlaşsın. *** Günahlar, Allah Azze ve Celle ile kullar arasında perdedir. Nasıl perdeler görmeye mani olursa günahlar da Allah Teâlâ ile irtibat kurmaya engel olur. Gözü, dili, kulağı, eli haramdan korunmuş kullarla Allah arasında perde kalmaz. Allah-u Ekber dediklerinde Cennet’e girer gibi namazın dünyasına girerler. Suyla maddî, günahlardan uzak durarak da manevî abdestini al! *** İşin, eşin, meşguliyetin, akşam yolunu gözleyen çocukların var ya da bir gün olacak. Eve, toprağa, makama değil davana bağlan. Hicretse hicret, sürgünse sürgün… Başına geleceklerden korkma! Tebliğe çağrıldığında “bahanelere”, mazeret deme. *** Fildişi kulesine çekilme, milletten ayrı yaşama! Zâhirde halk, hakikatte Hakk’la ol. Rabbinden gafil yaşama. Dağa, taşa hep O’nun kudretini temaşa eden bir nazarla bak. *** Taşlanan Peygamber’in ayakta kaldığını ya da her defasında ayağa kalktığını anlatmak kolaydır. Mühim olan aynı şey sana da yapıldığında ayakta kalabilmendir. Sebep planında yapman gerekenleri îfa ettikten sonra Rabbine itimat et ve Hz. İbrahim gibi ateşlere atılsan da umutsuz olma!
163.20 ₺