-
Dini Hikayeler Öyküler ve Öğütler
Kıssaların gayesi, insanların düşünmeleri, ibret almaları ve tecrübe kazanmalarına yöneliktir. Kurân-ı Kerîmde binayet-i celile ibretli misallerle ilgilidir. Bin ayet-i celile ise kıssaları teşkil eder. Rabbimiz (c.c.) buyurur: Andolsun onların (geçmiş peygamberler ve ümmetlerinin) kıssalarında akıl sahipleri için pek çok ibretler vardır (Yusuf Sûresi, 111) İnsanlar olaylar üzerinde düşünecek sebeplen ve neticeleri hakkında bilgi sahibi olacaklar ve ona göre de hayatlarına yön vereceklerdir. Bundan dolayı peygamberimize ve dolayısıyla müminlere kıssaları anlatma emri verilmiştir: Bu kıssayı anlat. Umulur ki düşünür, ibret alırlar, [Araf sûresi: 176) Ey Peygamber! Biz sana bu Kuranı vahyetmekle (geçmiş milletlerin haberlerini) en güzel bir şekilde sana anlatıyoruz. (Yusuf Sûresi, 3) Kıssa, menkıbe ve keramet olarak anlatmaya çalıştığımız olaylara bugünkü nesil öykü olarak bakmaktadır. Ama işin en güzel tarafı da anlatılanların birer ibret dersi vermesidir.
143.00 ₺ -
Alim Yetiştiren Babalar
Alim Yetiştiren Anneler isimli eserimizin ardından Alim Yetiştiren Babalar isimli eseri yazmayı düşünmüş, bunu Rabbimizden niyaz etmiştik. Elhamdülillah! Uzun çabalar neticesinde bu eseri yazmayı Rabbim bizlere nasip etti. Tarih serüveninde görüyoruz ki, Âlimlerimizin babalarının en büyük derdi evlatlarının Allah'a karşı asi olmamaları ve en iyi şekilde kul olmalarıdır. Bunun yanında evlatlarının ilk hocası olmuş; ilim alabilmeleri için her türlü bedeli ödemekten de çekinmemişlerdir. Eserimizde bahsi geçen babaların bir diğer kaygıları da vefatlarının ardından evlatlarının geçimlerini de dert edip ona göre önlemler de almalarıdır. Kendi vefatından sonra en güvendiği dostlarına çocuklarını emanet etmişlerdir. Ayrıca evlatları ile ilmi seyahate bizzat gitmiş ve kendi elleri ile medreselerine kaydettirip nasıl bir yerde eğitim alacaklarını gözlemlemişlerdir. Bu hassasiyetlerinin neticesinde bu ümmetin en büyükleri arasında olacak her biri birer yıldız olan âlimler yetişmesine vesile olmuşlardır. Onların bıraktığı bu izleri takip edip bizler de aynı âlimlerin yolunda giderek bu âleme iz bırakacak evlatlar yetiştirmeye gayret etmeliyiz. Gayret edelim ki Allah'ın yardımı bizimle olsun.
71.50 ₺ -
Çağa Şeref Verenler
Büyük adamlar zor zamanlarda ortaya çıkar ya da zor zamanlar büyük adamları sahneye sürer. Zor zamanlarda hasbilik, maddi refah yıllarında ise hesabîlik öndedir. Bu yüzden münafıklar Mekke devrinde değil, Medine’de boy gösterir. Minarelerin tepesindeki işaretlere, sınırdaki direklere ve de dağlara alem denir. İnsana İslamî sorumluluklarını hatırlatıp, Cennet’in yolunu göstermesi cihetiyle alimler de lafız ve mana itibariyle alemdir. Her dönemde İslâm’a hizmet yolunda memurlar kadrosunda yüz binlerce insan görev almıştır. Lakin küfrün yıkıcı hamlelerine karşı göğsünü siper eden alimlerin sayısı yekûna göre çok azdır. Milyonların istikametine de, hidayetine de o azlar vesile olmuştur. Onların etrafında yetişenler -ümmeti bölmedi bilakis- bölünen ümmete şöyle diyerek camilerde omuz omuza olmaya çağırdı: “’Mesleğim haktır veya daha güzeldir.’ demeye hakkın var. Fakat ‘Yalnız hak benim mesleğimdir’ demeye hakkın yoktur.” Hasbi Müminler bizden önce geldiler, İslam Milleti’nin varoluş savaşında en ön safta durdular, yılmadılar, korkmadılar, kalemle, kelamla ümmeti uyanmaya çağırdılar. Hayatlarıyla destan yazdılar. Yol açtılar, iz bıraktılar, çağa şeref verdiler, Cennet’e alem oldular. İdeologlar da ideolocyalar da fânidir. Tek bir mevsim yaşayıp yok olurlar. Hz. Adem’den Kıyamet’e kadar bekası bozulmayacak İslam’a tabi olanlara ise Allah Azze ve Celle belli bir vakte kadar “beka” hükmü vermiştir. Bu yüzden ideoloclar “canlı cenazelerin” omuzlarında taşınıp toprağa verilince unutulur. Heykeller, tenleriyle birlikte davaları da ölenleri hatırlamak için dikilir. Alimler, arifler, mümin mütefekkirler ve dava adamları ise bedenleriyle ölür, mücadeleleriyle yaşarlar: “Ölür ise ten ölür, canlar ölesi değil”. Önden gidip İslam’a yol açanların hayatında bizim için işaretler, hikmetler ve ibretler var.
147.00 ₺ -
Namaz Hocası İslamda İman ve İbadet Ömer Öztop
Namaz, imandan sonra gelen en büyük ibadettir. Namaz, dinin direği, her hayrın anahtarıdır. Namaz, Müslüman´ı Allah´a bağlayan İlahî bir bağdır. Müslüman, namazla Mi'rac´a, yücelikler alemine yükselir. Kıyamet günü, hesabı ilk sorulacak ibadet namazdır. Dinde olgunlaşmanın açık ölçüsü de namazdır. Bu kitapta, namaz ibadetinin yanı sıra, her Müslüman'ın, yapmakla sorumlu olduğu emirler ve yasaklar ve bilmesi gereken önemli temel dinî bilgiler, herkesin anlayabileceği bir üslubla anlatılmaktadır.
71.50 ₺ -
Milli Şair Mehmet Akif Ersoy Hayatı ve Ölümsüz Şiirleri
Erdemli bir hayat yaşadı, hayatı eserleri kadar güzeldi. Rehberi Kur'an idi, Peygamberimize (sav) hayrandı. İmanlı, ahlaklı, mesleğini çok iyi yapan, doğruluktan ayrılmayan, haksızlığa karşı çıkan, vatanını ve milletini yüceltmek için gayret eden, Müslümanların birlik ve beraberliği için çalışan bir gençlik yetiştirmek için ömrünü harcadı. Bu eseri Asım'ın Nesli'nin el kitabı olsun diye yazdık. Erdemli gençliğin başucu eseri, mutlaka okunmalı.
97.50 ₺ -
-
Buharinin Ebu Hanifeye ve Hanefilere Bakış
İmam Buhârî'nin Sahîh'i, en güvenilir hadis kitabı olarak görülmesi yanında hadisçilerin kabullerini yansıtması nedeniyle ümmet arasında haklı bir şöhrete ulaşmıştır. Bunun yanında o, ehl-i hadisin farklı ekollere yönelik değerlendirmelerini aktarmasıyla da dikkat çekmiştir. Ebû Hanîfe ile Hanefilere bakışı ise bu bağlamda önemli bir yer tutar ve her dönemin tartışma konusudur. Elinizdeki çalışma, bu mevzuyu bilimsel bir bakış açısıyla ülkemiz okuruna sunmaktadır.
227.50 ₺ -
Bir İletişim Aracı Olarak Kuranda Beden Dili
Günümüzde ilgi odağı haline gelen beden dili üzerine yaptığımız araştırmalar, bizi, Kur'ân metnini beden dili açısından incelemeye itti. Modern dilbilim ışığı altında Kur'ân metnini, dilbilimin farklı bilim dalları açısından değerlendirmeye tâbi tuttuk. Gördük ki, ta 7. asırda Kur'ân, hayvanların da bir dilinin olduğunu örneklendirerek; mesajını sunarken sözlü dili, semiyolojinin konusu olan evrendeki tabiat işaretlerini, sembol dilini ve beden dilini mesaj aracı olarak kullanmada eşsizliğini ortaya koymuştur. Bu kitapta, ?Zamanı geldiğinde insana evrenin uçsuz bucaksız ufuklarında ve kendi nefis (ruh ve bedenlerinde mucizelerimizi göstereceğiz ki, O'nun(Kur'ân) tartışılmaz bir gerçek olduğu onlara iyice belli olsun. Rabbin her şeye şahit olması yetmez mi? (Fussilet:41/53) âyetine bakarak; bir taraftan bedendeki güdü, düşünce, algı ve yetenekleri alanındaki olağanüstülükleri (mucize); bir taraftan da De ki:And olsun, insanlar ve cinler, bu Kur'ân'ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar benzerini getiremezler.(İsrâ:17/88) âyetinden hareketle de O'nun, beden dilini, duyguların ifadesinde araç olarak kullanma konusundaki eşsizliği ortaya konulmaya çalışılmıştır.
162.50 ₺ -
BEREKAT Zübdetül Makamat İmamı Rabbani Menakıbı
Berâkat kitabını yazan; İmam-ı Rabbani hazretlerinin en yüksek talebelerinden ve halifelerinden, faziletler sahibi Muhammed Haşim Kişmi hazretleridir (kuddise sirruhma). Bu kitabı İmam-ı Rabbaninin vefatından bir sene önce yazmaya başlayıp, altı senede bitirmiştir. Yani hicri binotuzyedi (M.1627) senesinde tamamlamıştır. Kitab, belagat ve fesahat bakımından çok yüksektir. İki maksad üzere olup, birinci maksad, İmam-ı Rabbaninin hocası Muhammed Baki’yi (kuddise sirruhma), ikinci maksad, her cebhesiyle İmam-ı Rabbani’yi, oğullarını ve halifelerini anlatır.
385.00 ₺ -
Şahı Nakşibend Hacei Hacegan Piri Piran
“Hâce-i Hâcegan, Piri Piran” ŞÂH-I NAKŞİBEND Hâce Nakşi Muhammed Behâeddîn-i Buhârî “kaddesallahu sirrehul bârî” ENÎSÜ’T-TÂLİBİN VE ÜDDETÜ’S-SÂLİKÎN Bu kitab, Hâce Behâeddin Nakşibend hazretlerinin menkıbelerinden bahseder. Şimdiye kadar bu konuda yazılmış kitabların en güzeli, en faydalısı, en büyüğü olup, nakşibendî tarîkatının usulünü en iyi anlatan kitabdır. Bu kitab, dört bölüm üzerine tertîb edilmiştir: Birinci Bölüm: Velâyet ve velî ne demektir. Müellif burada konudaki âyet ve hadisleri de bildirerek ifâdeleri teyid eder. İkinci Bölüm: Hazreti Hâce’nin ilk zamanındaki halleri ve zikr-i silsile-i Hâcegân. Üçüncü Bölüm: Hazreti Hâce Behâeddin Nakşibend’in (kuddise sirruh) sıfatlarını, hallerini, sözlerini ve ahlâkını bildirir; Kitabın telifinden esas maksad da bu bölümdür. Dördüncü Bölüm: Diğer kerâmetleri hakkındadır.
175.00 ₺ -
Arapça Basın Kelimeleri Sözlüğü
Arapça'nın önemi tüm dünyada giderek artmaktadır. Bunda siyasi, sosyal ve ticari pek çok etken rol oynamaktadır. Özellikle ülkemizde bunlara bağlı olarak Arapça eğitim ve öğretimin alanı oldukça genişlemiş, daha fazla iş fırsatı doğmuş ve doğal olarak Arapça'yı öğrenmek isteyenlerin sayısı da artmıştır. Bu da Arapça'yı öğrenenler için öğretici kaynak ihtiyacını doğurmuştur. Son dönemlerde internet ve uydu kanallarının kullanımının yaygınlaşması vasıtasıyla medya Arapçası hayatımıza girmiştir. Bu nedenle okuyucu veya öğrenciler basın ve medya dilini de öğrenmek istemektedir. Bu konuda üniversitelerde dersler de verilmektedir. Bu sözlük bu ihtiyacı, öğrenciyi merkeze alarak gidermeyi amaçlamaktadır. Umarız tüm okuyucu ve öğrencilere faydalı olur.
260.00 ₺ -
MUHAMMED MASUM Urvetül Vuska
Birinci eser; İmam-ı Rabbani Hazretleri’nin sevgili talebesi ve oğlu, büyük evliya Muhammed Ma’sum Faruki Hazretleri’nin hayatını anlatıyor. Sözleri hasta kalplere deva, bakışları ruhlara gıda olan Muhammed Masum Faruki Hazretleri; Beyazid-i Bistami, Cüneyd-i Bağdadi, Şah-ı Nakşibend, Alaaddin-i Attar, Ubeydullah-ı Ahrar (kadesallahü esrarehümü’l aziz) gibi Ümmet-i İslamda gelmiş evliyalardandır. İkinci büyük eser ise, İmam-ı Rabbani Hazretleri’nin Mektubatı’nda Ehl-i sünnetin doğru itikadını edinmek için, büyük imam Türpüşti’nin Risalesini okumak pek münasiptir. Anlaşılması da kolaydır. Sohbetteki derslerinizde okursanız çok iyi olur diye bahsettiği Fadlullah bin Hasan Türpüşti’nin Risalesi. Eserde, İmamın esasları ile kitap, sünnet ve icma-i ümmete göre itikada ait meseleler anlatılıyor. Süleyman KUKU
175.00 ₺ -
Örneklerle Kişiliği İnşa Etme Sanatı
• Bu çalışma, kişisel gelişim literatürüne kendi medeniyet birikimimizden bir eser kazandırmayı amaçlamaktadır. • Kitapta ilk defa duyup, ilgi ve beğeniyle okuyacağınız birçok güzel örnek bulacaksınız. • Gayemiz gençlerimize ideal kazandırmak, ideali olanlara da verimli çalışma yollarını göstererek onların elinden tutmaktır. • Diğer bir gayemiz ise gençlerimize kimlik ve şahsiyetlerini kaybetmeden, mânevî değerlerini yitirmeden başarılı olabilmenin yollarını göstermektir. Yani hedefimiz gençlerimizi hem başarılı kılmak, hem de onlara mâneviyat kazandırıp iç huzura ermelerine vesile olmaktır. • Eserdeki temel hareket noktamız, medeniyetimizi inşa eden büyüklerimizin tecrübeleridir. Osmanlı dönemi ağırlıklı olmak üzere büyüklerimizin edebî güzellikleri, çalışma düzenleri, gayret ve azimlerinden örnekler verilmiştir. • Kişisel gelişime ait, altın değerinde önemli bilgi ve örneklerin toplandığı bu eserin bir “el kitabı” olarak gençlerimize faydalı olacağını ümit ediyoruz.
234.00 ₺ -
Feyzül Furkan Kuranı Kerim ve Meali Cep Termo Sert Kapak
Kur'ân-ı Kerîm, Yaradanımız'ın bütün insanlara gönderdiği cihanşümûl, son ve en mükemmel talimat ve tebligâtıdır. Onu insanların, özellikle inananların dilinden kalbine aksedip hayatına hâkim olması için indirmiştir. Allah'ı tanımak, Kur'an'ı tanımakla; Kur'an'ı tanımak ise onu okumak, ilke ve esaslarını hayata geçirmekle olur. "Allah var" deyip de yokmuş gibi yaşamanın; Kur'an'a inandığını söyleyip de Kur'an'sız bir yaşantının doğuracağı tehlikeden kendimizi ve neslimizi korumak mecburiyetindeyiz. Bütün kitap ve dinleri içine alan, son ilahî kitabımız Kur'ân-ı Kerîm, sadece zihnimize hitap eden ve zihnen ilgi duymak ve inandığımızı söylemekle yetinmemiz gereken bir kitap değildir. O, bütün eylemlerimizde kendisine yönelmemiz ve yaşantımızda uygulamamız gereken bir kitaptır. Çünkü katılaşmış/taşlaşmış kalpler onunla yumuşar, çağlara açılan yol bu hakikat nuruyla aydınlanır. Kur'ân-ı Kerîm'in en doğru şekilde anlaşılması ve yaşanmasıyla ilgili olarak yıllardır ileri sürülen en büyük bahane "okuduğumu anlayamıyorum" idi. Bugün bu mazereti ortadan kaldıran nitelikli bir çalışmaya kavuştuk. Uzun yılların emeği ve birikimiyle hazırlanan, sade ve anlaşılır bir Türkçe ile yazılmış, gerekli görülen yerleri anlamayı kolaylaştıracak kısa tefsirlerle zenginleştirilmiş, iniş gayesini ve Allah'ın muradını anlamayı hedeflemiş ender bir çalışma: Feyzü'l-Furkân… Mealde, gerekli fıkhî, itikâdî, tarihî ve sosyolojik açıklamalar yapılarak birçok parantezsiz/çıplak meallerin doğuracağı tehlike önlenmeye çalışılmış, böylece âyet ve açıklamalarını her seviyedeki insanın rahatlıkla anlaması ve anlatması sağlanmıştır. Kur'an'ın anlamıyla ve ruhuyla buluşmak, O'na uygun bir yaşam sürmek isteyenler için bu eser kaçırılmayacak bir fırsat sunuyor…
945.00 ₺ -
Tıptan Uzak Sağlıklı Hayat
Sağlığınız yerinde ise lütfen tıptan uzak durun ama gerçekten hasta iseniz başvuracağınız tek yer de tabii ki modern tıptır. Atalarımızın “Allah doktora muhtaç etmesin ama doktorsuz da bırakmasın” sözü tam da bunun için söylenmiş olmalıdır. Hasta olmamak büyük ölçüde kendi elimizdedir ve bütün mesele de sağlıklı yaşamanın icaplarını yerine getirmekten ibarettir. Ben bu felsefeyi “Tıptan Uzak Sağlıklı Hayat” sloganı ile özetliyorum. Sağlıklı ve uzun yaşamanın en önemli unsuru da benim “Adam Gibi Beslenme” adını verdiğim, atalarımızın binlerce senedir uyguladıkları beslenme modelidir. Tıbbın babası Hipokrat bu hakikati 2500 sene evvel “Besinler ilacınız, ilacınız besininiz olsun” sözüyle ifade etmiştir. Modern ticari tıbbın beslenmeyle alâkalı tavsiyelerinden uzak durarak ve adam gibi beslenerek tüm kronik hastalıkları önlemek ve erken dönemde hepsini tedavi etmek de mümkündür. Elinizde tuttuğunuz bu kitap da tıptan uzak sağlıklı yaşamanın ne demek olduğunu, bunun nasıl başarılabileceğini, adam gibi beslenerek nasıl sağlıklı olunacağını anlatmaktadır.Gelelim neticeye: * Bu bir diyet kitabı değildir. * Bu kitapta süper gıdalar, mucize kürler gibi şeyler aramayın. * Bu kitapta hastalıklar için de özel formüller, sihirli reçeteler de yok. * Bu kitap okuyucuya insanların binlerce senedir nasıl beslendiklerini hatırlatmaktadır.
351.75 ₺ -
Ahkam Hadisleri EL MUHARRER FİL HADİS
"Ahkâm" kelimesi; "karar, yargı; ilim, anlayış" gibi mânâlara gelen hüküm kelimesinin çoğul şeklidir. Ahkâm, daha geniş mânada, belli bir konu hakkında konulmuş bulunan kuralların bütününü ifade etmek için kullanılır. Bu tarzdaki kullanılışından dolayı, belli bir konuya dair hükümleri toplayan eserlere ve hatta belli bir konuyla ilgilenen ilim dallarına da ad olmuştur. Buna göre ameli hükümlerin kaynağı olan âyetlere "ahkâm âyetleri", aynı türden hadislere de "ahkâm hadisleri" denilmektedir. İbni Abdülhâdinin "el-Muharrer fîl-Hadis " adli eseri, İslam dünyasında hadis kitapları içerisinde önemli bir yere sahip olan Kütüb-i Sitte, Ahmed bin Hanbel'in "el-Müsned "i, İmam Mâlik'in "el-Muvatta "ı, İbni Hibbân ile İbni Huzeyme'nin "es-Sahib "leri, Hâkim'in "el-Müstedrek "i, Beyhakî'nin "es-Sünenü'l-Kübrâ " ile "Şuabu'l-ımân " adlı ve benzeri önemli hadis kaynaklarını içine alan zengin içeriği ve mükemmel tertibiyle dikkatleri üzerine çekmiş; kapsamlı, anlaşılır ve kullanışlı olması sebebiyle ilmi çevrelerde önemli bir değer kazanmıştır. Eserin en önemli özelliği; müellif, eserde yer alan hadisin sahihliğini veya zayıflı-ğmı belirten bazı kimselere ve yine bazı râvilerle ilgili cerh ile ta'dil için söylenen sözlere yer vermiştir. Bunu ihtisar etmede ve metinlerini kontrol etmede (ciddi) çaba sarf etmiştir.
390.00 ₺ -
Savaşçıların Efendisi Alparslan
Cumâ sabahı eşsiz Sultan Alparslan her zamankinden biraz daha farklıydı. Askerinin karşısına çıktığında o bir sultan gibi değildi. Fakat sanki etrafındaki neferlerinden herhangi biriydi. Askerlerinin de ona davranışlarında büyük bir saygı vardı. Ama ona bir İmparator gibi de yerleri öperek, secde vaziyeti alarak yapmacık davranmıyorlardı. Yiğitlerinin arasında bir nefer gibi dolaştı. Onların yüzlerine baktı, gözlerindeki zafere susamışlığı hisseti. Kendisi gibi askeri de kalabalık Bizans ordusundan korkmamıştı. Bu esnada Sultan Alparslan'ın bir şey söylemeksizin onların yüzlerini ve gözlerini okuyan ifadelerle gezişini diller târif edemezdi. Sanki neferler bakışlarıyla şöyle diyorlardı; "Bizim yanımızda sizin gibi mert bir Sultan olduktan sonra, ölüme de gideriz, zafere de... Sen yeter ki emir ver, bize ölümün hangi tarafta olduğunu göster, Sultanım!"
188.50 ₺ -
Emrazı Sariye 2 Bulaşıcı Hastalıklar
Bulaşıcı hastalıkları geçmiş ümmetler için azap, bu ümmet için ise rahmet ve şehâdet (şehîdlik) vesîlesi kılan Allâh-u Te‘âlâ’ya sonsuz hamd-ü senâlar olsun. Nihâyetsiz salât-ü selâmlar kendisi hürmetine azapların rahmete dönüştüğü Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in, kendilerinin yüzü suyu hürmetine salgınlardan Allâh-u Te‘âlâ’ya sığındığımız Ehl-i Beyti’nin ve tâûn gibi bulaşıcı hastalıklar nedeniyle şehîd olan ashâbının ve cümle sahâbesinin üzerine olsun. Şu bilinsin ki; bu risâle “Corona” adıyla ortaya çıkan bulaşıcı bir hastalığın Çin’de başlayıp tüm dünyâyı sarması ve bizim memleketimize de uğraması nedeniyle telîf edilmiştir. Bu risâle; bulaşıcı hastalıkların geçmiş ümmetler hakkında büyük bir azap olduğu hâlde bu ümmet hakkında ne türlü keffâretlere ve türlü rahmetlere sebep olacağı ve ölümle sonuçlanırsa şehîdliğe vesîle olacağını beyân etmektedir. Ayrıca bundan korunma ve kurtulma sebepleri hakkında hadîs-i şerîf ve rivâyetlerde zikredilen duâların beyânı gibi önemli konuları ihtivâ etmektedir. Tabî ki bütün belâlar nefislerimizin şerlerinden kaynaklanmaktadır. Nitekim وَمَٓا اَصَابَكُمْ مِنْ مُص۪يبَةٍ فَبِمَا كَسَبَتْ اَيْد۪يكُمْ وَيَعْفُوا عَنْ كَث۪يرٍۜ “Size isâbet eden herhangi bir musîbet, kendi ellerinizin (bi’l-fiil) kazanmış olduğu (kötü) şeyler(in uğursuzluğu) sebebiyledir. Yine de O, birçoğunu affetmekte (ve onlara cezâ vermemekte)dir. (Aksi takdirde yeryüzünde hiçbir canlı bırakacak değildir.)” (eş-Şûrâ Sûresi:30) kavl-i şerîfi bu hakîkati nâtıktır. Bütün belâların günahlarımız sebebiyle başımıza geldiği husûsundaki bâzı hadîs-i şerîfleri risâlemizin içinde bulacaksınız. Hazreti Mevlânâ (Kuddise Sirruhû) da: أَبْر بَرْ نَابَدْ پَي۪ى مَنْعِ زَكَاةْ وَزْ زِنَا أُفْتَدْ وَبَا أَنْدَرْ جِهَاتْ “Zekâtlar tam verilmediğinden bulutlar gelmiyor, Zinâ çoğaldığındandır ki altı yönden vebâ yayılıyor.” beyitlerinde zekât verme farzı terk edildiğinden dolayı yağmurların yağmamasından, mahsullerin eksikliğinden ve bereket kalmadığından bahsediyor. Vebâ gibi bulaşıcı hastalık mikroplarının da zinâ gibi fuhşiyât yüzünden yayıldığına dikkat çekiyor. Zâten Abbâs (Radıyallâhu Te‘âlâ Anh)ın, yağmur duâsı öncesinde buyurmuş olduğu: اَللّٰهُمَّ إِنَّهُ لَمْ يَنْزِلْ بَلَاءٌ إِلَّا بِذَنْبٍ وَلَمْ يُكْشَفْ إِلَّا بِتَوْبَةٍ “Ey Allâh! Şu bir gerçektir ki; her belâ(ya sebep olan kader) mutlakā bir günah sebebiyle (gökten) inmiştir ve o (yazının meydana getirdiği sıkıntı) ancak tevbe ile açılmıştır.” (ed-Dînevrî, el-Mücâlese, rakam:727, 3/102; İbnü ‘Asâkir, Târîhu Medîneti Dimeşk, 26/358; İbnü Hacer el-‘Askalânî, Fethu’l-Bârî Şerhu Sahîhi’l-Buhârî, rakam:1010, 2/497; el-Kastallânî, İrşâdü’s-sârî, rakam:1010, 2/238; Aynı mlf., el-Mevâhib, 3/374) şeklindeki âyet ve hadîslere dayanan bu beyânı da aynı noktaya temâs etmektedir. Hâl böyle olunca bizlere de bütün günahlarımızdan tevbe-i nasûh ile Allâh-u Tebârake ve Te‘âlâ’ya dönerek çokça tevbe istiğfâr etmek düşüyor.
170.50 ₺ -
Emrazı Sariye 1 Bulaşıcı Hastalıklar
Emrazı Sariye Bulaşıcı Hastalıklar ve Korunma Yolları Bulaşıcı hastalıkları geçmiş ümmetler için azab bu ümmet için ise rahmet, şehadet ve şehîdlik vesilesi kılan Allahü Tealaya sonsuz hamd-ü senâlar olsun. Nihâyetsiz salât-ü selâmlar kendisi hürmetine azapların rahmete dönüştüğü Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in, kendilerinin yüzü suyu hürmetine salgınlardan Allâh-u Te‘âlâ’ya sığındığımız Ehl-i Beyti’nin ve tâûn gibi bulaşıcı hastalıklar nedeniyle şehîd olan ashâbının ve cümle sahâbesinin üzerine olsun. Şu bilinsin ki; bu risâle “Corona” adıyla ortaya çıkan bulaşıcı bir hastalığın Çin’de başlayıp tüm dünyâyı sarması ve bizim memleketimize de uğraması nedeniyle telîf edilmiştir. Bu risâle; bulaşıcı hastalıkların geçmiş ümmetler hakkında büyük bir azap olduğu hâlde bu ümmet hakkında ne türlü keffâretlere ve türlü rahmetlere sebep olacağı ve ölümle sonuçlanırsa şehîdliğe vesîle olacağını beyân etmektedir. Ayrıca bundan korunma ve kurtulma sebepleri hakkında hadîs-i şerîf ve rivâyetlerde zikredilen duâların beyânı gibi önemli konuları ihtivâ etmektedir. Tabî ki bütün belâlar nefislerimizin şerlerinden kaynaklanmaktadır. Nitekim وَمَٓا اَصَابَكُمْ مِنْ مُص۪يبَةٍ فَبِمَا كَسَبَتْ اَيْد۪يكُمْ وَيَعْفُوا عَنْ كَث۪يرٍۜ “Size isâbet eden herhangi bir musîbet, kendi ellerinizin (bi’l-fiil) kazanmış olduğu (kötü) şeyler(in uğursuzluğu) sebebiyledir. Yine de O, birçoğunu affetmekte (ve onlara cezâ vermemekte)dir. (Aksi takdirde yeryüzünde hiçbir canlı bırakacak değildir.)” (eş-Şûrâ Sûresi:30) kavl-i şerîfi bu hakîkati nâtıktır. Bütün belâların günahlarımız sebebiyle başımıza geldiği husûsundaki bâzı hadîs-i şerîfleri risâlemizin içinde bulacaksınız. Hazreti Mevlânâ (Kuddise Sirruhû) da: أَبْر بَرْ نَابَدْ پَي۪ى مَنْعِ زَكَاةْ وَزْ زِنَا أُفْتَدْ وَبَا أَنْدَرْ جِهَاتْ “Zekâtlar tam verilmediğinden bulutlar gelmiyor, Zinâ çoğaldığındandır ki altı yönden vebâ yayılıyor.” beyitlerinde zekât verme farzı terk edildiğinden dolayı yağmurların yağmamasından, mahsullerin eksikliğinden ve bereket kalmadığından bahsediyor. Vebâ gibi bulaşıcı hastalık mikroplarının da zinâ gibi fuhşiyât yüzünden yayıldığına dikkat çekiyor. Zâten Abbâs (Radıyallâhu Te‘âlâ Anh)ın, yağmur duâsı öncesinde buyurmuş olduğu: اَللّٰهُمَّ إِنَّهُ لَمْ يَنْزِلْ بَلَاءٌ إِلَّا بِذَنْبٍ وَلَمْ يُكْشَفْ إِلَّا بِتَوْبَةٍ “Ey Allâh! Şu bir gerçektir ki; her belâ(ya sebep olan kader) mutlakā bir günah sebebiyle (gökten) inmiştir ve o (yazının meydana getirdiği sıkıntı) ancak tevbe ile açılmıştır.” (ed-Dînevrî, el-Mücâlese, rakam:727, 3/102; İbnü ‘Asâkir, Târîhu Medîneti Dimeşk, 26/358; İbnü Hacer el-‘Askalânî, Fethu’l-Bârî Şerhu Sahîhi’l-Buhârî, rakam:1010, 2/497; el-Kastallânî, İrşâdü’s-sârî, rakam:1010, 2/238; Aynı mlf., el-Mevâhib, 3/374) şeklindeki âyet ve hadîslere dayanan bu beyânı da aynı noktaya temâs etmektedir. Hâl böyle olunca bizlere de bütün günahlarımızdan tevbe-i nasûh ile Allâh-u Tebârake ve Te‘âlâ’ya dönerek çokça tevbe istiğfâr etmek düşüyor.
253.00 ₺ -
Allahı İnkar Mümkün müdür Filibeli Ahmet Hilmi
Allah'ı İnkâr Mümkün müdür? Şehbenderzâde Filibeli Ahmed Hilmi bütün eserleri serimizin yedinci kitabı olarak Büyüyenay Kitaplığına katılıyor. Eser, “Tarih-i İslâm'ın Birinci Zeyli: Allah'ı İnkâr Mümkün müdür? yahut Huzur-ı Fende Mesâlik-i Küfür [Felsefe-i Mâ Fevka't-Tabiâ Mebahisi]” künyesiyle Hikmet Matbaa-i İslamiyesi'nde 28 Kasım 1911'de yayımlanmıştır. Ahmed Hilmi, “Okuyucularla Bir Hasbihal” başlıklı takdim yazısında “Fena bir şiiri okuyan bir adam, biraz vakit kaybetmiş olmaktan başka bir zarar görmeyebilir, lakin yanlış ve mûzır bir ahlâkî ve felsefî düstûru okuyup da hakikat diye kabul eden bir adam, olabilir ki saadetini ve belki maîşet zevkini ve hatta hayatını zehirler.” dedikten sonra bu eseri meydana getiren temel düşünceyi ise şöyle açıklıyor: “Medeniyeti taklidî bir surette almanın zararlarına doğrudan doğruya maruz olan vatanın gençleridir. Hem de yalnız yüksek tahsil ve lise tahsili gören ve görmek isteyenleri değil, sirâyet etme ve umuma yayılma suretiyle bütün vatan gençleridir… Bu milleti Avrupa'dan körü körüne ve en âdileri arasından eğreti olarak alınan beş on felsefî düstur ile diğer bir kalıba şekillendirmeye kalkışmak... Şekli itibarıyla kahkahalarla gülünecek fakat öldürücü ve vahim neticeleri itibarıyla ağlanacak bir hâlettir. Zaten böyle câhilâne bir emelin, velev ki, saf bir niyetle olsun, hiçbir iyi ve güzel netice veremeyeceğini tecrübeyle görüp anlamayan kalmadı…” Filibeli Ahmed Hilmi eseri üç maksadı ihtiva edecek tarzda tasnif ettiğini söyler. Buna göre, eser ilk olarak “Vâcibü'l Vücûd-ı nâ-mütenâhîyi” ispat maksadıyla yazılmıştır. İkinci olarak eser “felsefe-i mâ bâde't tabîiye-metafizik/fizikötesi felsefe” kitabı vazifesini görecektir. Üçüncü olarak da bu eser, “materyalizm mesleğine ve küfür meşrebine sâlik olanların göstermek istedikleri delillerin ve sebeplerin fennen ve hikmeten kıymet ve keyfiyetini apaçık bir suretle muhâkeme ve tenkit imkânını” verecektir. Bunu yaparken mevcut fenlerin son fikirleri ve bunlardan sahîh surette çıkabilen neticeler, bu neticeleri kendisine meslek edinenlerin haksız fikirleri, “sırf fen ve hakikat namına ve medeniyet âleminin en büyük ulemâsının içtihadları ve fikirleri doğrultusunda” meydana koyulacaktır. Aynı zamanda bu eser, birçok felsefî düşünce ve akımı eleştiri süzgecinden geçirmesi özelliğiyle de, kısmen felsefe tarihi kitabı vazifesini de yerine getirmektedir.
308.00 ₺ -
Gelin Tacı Timaş
Bu kitap, Allah’a hakkıyla kulluk edebilmenin yol ve çarelerini gösteren en özlü tasavvuf eserlerinden biridir. Batı dilleri dâhil pek çok dile çevrilen bu değerli eser, kalbi Allah’a bağlamak ve O’nun rızasını kazanmak için neler yapılması gerektiğini ikna edici bir dille anlatır. İnsanoğlunu kendi nefsinin nasıl aldatıp kandırdığını ve onun bu aldatışlarından kurtulmak için ne yapmak gerektiğini misallerle öğretir. İbn Atâullah el-İskenderî tasavvufa sonradan girdiği için, tasavvufa yabancı insanlara nasıl yaklaşmak ve onların yönünü Allah’a tam olarak nasıl çevirmek gerektiğini çok iyi bilir. O yüzden de öğütleri, havada kalan sözler değil, insanın içine işleyen, kalbine dokunan nasihatlerdir. Bu eseri okuyan kişi, kendisini gerçek bir şeyhin, bir mürşid-i kâmilin karşısındaymış gibi hisseder. Eğer Allah yolunda yürümek istiyorsa, bu kitap ona o yolu bütün yönleriyle açar. Kendisine hem dünyasını, hem de âhiretini güzelleştirecek reçeteler sunar.
120.00 ₺ -
Tahavi Şerhi Baberti Tercümesi
İlimlerin en üstünü; her bilginin aslı, her saadetin kaynağı olan ma‘rifetullahtan bahseden akâid ilmidir. Zira Allah Teâlâ’nın şu âyet-i kerîmesinin ifade ettiği gibi cinler ve insanlar ancak Allah Teâlâ’yı bilmeleri için yaratılmışlardır: “Cinleri ve insanları ancak Bana kulluk etsinler diye yarattım.” [Zâriyât Sûresi, 56] İmâm Tahâvî’ye (rahimehullâh) ait olan bu akîde metni, akâide dair kaleme alınan eski eserlerden birisidir. Başta tevhid olmak üzere, icmâlî olarak inanç meselelerini ele alan bu eserin en yaygın şerhlerinden birisi Ekmelüddîn Bâbertî’nin (rahimehullâh) şerhidir. Metin ve şerhin iki ayrı tasnifle tercüme edildiği ve kapalı yerlerin dipnotlarla açıklandığı bu eser Ehl-i Sünnet neşriyat dünyasına kazandırılan önemli çalışmalardandır. Tahavi Tercümesi Baberti Tercümesi
162.00 ₺ -
Nefahatül Üns Evliya Menkıbeleri
Bu eser, tasavvufa dairdir. İçindekiler de tasavvufu sözde değil, özde yaşayanlardır. Bunların her biri, İslâm âleminin yetiştirdiği nadide çiçeklerdir. Koklamasını bilmek gerek. Bu eserde sizlere, halka halka veliler zinciri, bir başka deyişle ‘Mukaddes Makamlardan Huzur Nefesleri’ sunulacak. Doya doya içinize çekiniz. Zira ilâhi âlemden esip gelen lütuf rüzgârlarıdır. Öz kaynağı da rububiyet merkezidir. Bu nefesler her zaman bulunur; kendinizi onlara atmaya bakınız. Bu eseri okuyan kimselerin keremli huylarından, şefkat duygularından beklenen odur ki, Allah’ın veli kullarının uğurlu, pâk nefeslerinden, mukaddes ruhlarının feyizlerinden hallerini, vakitlerini hoş edeler. Bu eser, kudsiyet âleminde uçuşanları dile getirmekte, ünsiyet makamına iştiyak duyanların can burunlarına meşayihin pâk nefeslerinin kokularını ulaştırmaktadır. Ne mutlu gerçek manada bu zatların getirdikleri kokuları alanlara...
504.00 ₺ -
El Hidaye Leknevi Haşiyeli Arapça Şerh 8 Cilt
El Hidaye Leknevi Haşiyeli Arapça Şerh 8 cilt Takım Hidaye 8 cilt Abdülhay Leknevi haşiyesiyle birlikte. Darul Kutubil Arabiyye ve Mektebetül Büşra baskısıdır.
3948.00 ₺ -
Alim Yetiştiren Anneler
Alim Yetiştiren Anneler - Murat Tosun Mercan Kitap yayınlarından neşredilen Murat Tosun tarafından yazılan Alim Yetiştiren Anneler adlı kitabın tanıtım ve takdiminde diyor ki: Bu kitapta tanıttığımız; âlimlerimizin annelerinin hayatından asrımızın mümin annelerinin alması gereken çok ders olduğuna eminiz. Çünkü onlar bizim yaşadığımız dertleri yaşamış ve sıkıntıya düşmüşlerdir. Bu yaşadıklarına rağmen sabır teslimiyet itaat ve Allah'a bağlılıklarından asla ödün vermemişlerdir. Bunca zor hadiseler onların Allah'a olan imanlarını artırmıştır. İman ehli her mü'mine hanım için eserde bahsedilen annelerimiz birer yol gösterici rehber olacaktır. Alim Yetiştiren Anneler adlı bu eserimizde annelerin İslam alimlerimizin ilim dünyasındaki etkileri üzerinde duracağız. Bu serinin ilk kitabında eşlerini genç yaşta kaybeden annelerimizin çocuklarını nasıl yetiştirdiklerini onları nasıl âlim ettiklerini aktaracağız. Rabbim nasip ederse bir sonraki eserimiz olan "Âlim Yetiştiren Anneler 2" de bu sınırlamayı yapmadan âlimlerimizin annelerinin hayatlarına misafir olacağız.
71.50 ₺ -
Maturidiyye Akaidi
Mâtürîdiyye Akaidi adı altında istifadeye sunduğumuz eser, Hanefiyye ve Mâtürîdiyye âlimlerinden Buharalı Nûreddin es-Sâbûnî'nin (ö. 580/1184) el-Bidâye fî usûli'd-dîn isimli kitabıdır. Müellif önce el-Kifâye adıyla hacimli bir eser yazmış, sonra bunu hulâsa ederek el-Bidâye'yi meydana getirmiştir. Bu sebeple kitap takdire şayan bir itina ve dikkat ürünü olmuştur. İncelenmesinden de kolayca anlaşılacağı üzere klasik kelâm kitaplarının hemen bütün konularını içeren eserin dili sağlam, tertibi güzel, ifadesi açıktır. Müellif, kitabında Ehl-i sünnet ve Mâtürîdiyye görüşlerini ispat ve izah ettikten başka, tarafların fikirlerini öz olarak nakletmeye de muvaffak olmuştur. Kitap, Sünnî akaidin en büyük mezhebini teşkil eden Mâtürîdiyye kelâmının, gerek üslûp ve ifade gerek plan ve muhteva bakımından klasik bir eseri konumundadır. Eserin hem Arapça metni hem Türkçe tercümesinin ilim yolcuları için faydalı olacaktır.
305.50 ₺ -
Nahiv Test Kitabı
Açıklama : Bu kitap, İmam Hatip Liseleri, Ön Lisans, Lisans İlahiyat Fakültelerinde eğitim gören öğrenciler için özenle hazırlanmıştır. Öğrencilerin kendilerini dilbilgisi konusunda geliştirmelerine yardımcı olacak olan bu eserde, sorular öğrenilen dil bilgisi konularını pekiştirmek amacıyla konunun bütün kurallarını içeren tarzda yapılmıştır. Testlerdeki sorular özenle oluşturulmuş, kolaydan zora doğru sıralanmış ve işlenen konuyu detaylı bir şekilde anlaşılmasına yardımcı olması hedeflenmiştir. Eser, boşluk doldurma, irab, fiillerin harfi cerle kullanımı, cümle yapısı gibi soru tarzları içermektedir. Soru ve cevaplarının Arapça oluşu ile öğrencinin Arapça mantığı kavraması hedeflenmiştir. Ayrıca sorular, sorunun ilgili olduğu konu zikredilmeden pratik okumalarda doğru okumaya alıştıracak nitelikte sorulmuştur. Bu eserde, A1 - C2 seviyede 50 Test 1000 soru ve cevap anahtarı yer alıyor. Yazar : Abdülhakim Önel Editör: Yrd. Doç. Dr. Ömer Sabuncu Yayınevi : Cantaş Yayınları Ebat : 16*23 Sayfa Sayısı : 150 Kağıt : ithal Dili : Arapça Türkçe Kapak : Karton
192.50 ₺ -
Telhisül Miftah
Sadece et-Telhîs adıyla da tanınan eser, EbûYa’kub es-Sekkâkî’ninMiftâhu’l-ulûm’unun belâgata dair üçüncü bölümünün ihtisarıdır. Telhîs bir mukaddime ile üç bölüm ve bir hâtimeden meydana gelir. Hatip Kazvînî eserin mukaddimesinde fesahat ve belâgat kavramlarının tanımını, kısım ve şartlarını incelemiş, birinci bölümde meânî, ikinci bölümde beyan ve üçüncü bölümde bedî ilmini ele almış, hâtime kısmında ise şiir çalıntıları (serikât) meselesiyle edebî bir parçanın giriş-gelişme-sonuç bölümlerini kapsayan kompozisyon tekniğine dair bazı temel bilgilere yer vermiştir. Üzerinde şerh, hâşiye, ta’lik, ihtisar, nazma çekme, tercüme şeklinde çok sayıda çalışma gerçekleştirilmiştir. muhatap alınacak ve bu konuda söz söyleyecek kimse zevki selime, düzgün bir tabiata, keskin zekâya ve temiz bir mizaca sahip olmalıdır. Bazı kimseler bir kısım ilimlerde başarı elde edebilirler, fakat bu ilim hakkında konuşmaya kalkıştıklarında gülünç duruma düşerler. Bu eser yukarıdaki muhtevayi içermekle siz değerli takipçilerimizin ihtiyacını karşılaması dileği ile …..
330.00 ₺