-
Müsebbeatı Aşere Ahıska
Büyük günahları dahi affettirecek ve imansız ölmekten koruyacak Müsebbe'ât-ı Aşere (Yedi kere tekrarlanan on zikir) Müsebbe’ât-ı Aşere virdi hakkında İmâm-ı Cezûlî (Rahimehullâh) şöyle demiştir: “Bu vird dünyevî ve uhrevî bütün ehvâlin (dehşet ve belâların) defi için hazırlanmış ve her musîbetin keşfi için tertip edilmiş çok mühim ehzâbdan (virdlerden sayılmış)dır.” (Ahmed es-Sâvî el-Mâlikî el-Halvetî, el-Esrâru’r-Rabbâniyye ‘ale’s-Selevâti’d-Derdiriyye, sh:8) Fakîhlerin hâtimesi Ve Hâlid-i Bağdâdî (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’nin hâlifesi olan İbni Âbidîn (Rahimehullâh) da şu beyanda bulunmuştur: “Bu Müsebbe’ât, her gün kendisini okuyanları dünyâda ve haşir gününde bütün tehlikelerden kurtarır, bütün günahlarına keffâret (bağışlanma vesilesi) olur ve tüm âfetlerden korur.” (İbnü ‘Âbidîn, ‘Ukûdü’l-le’âli, 455-456)
121.90 ₺ -
Ekrana Sığmayan Macera
Defne, hafta sonunu tabletsiz geçirmek zorundadır. Bu, onun için dünyanın sonu demek... Ama çok geçmeden dostu Bilge ve onun güneş enerjisiyle çalışan sevimli robotu Max’le yeni bir maceraya atılır. Bu macera, Defne’ye teknolojiyi yalnızca tüketmek değil, üretmek için de kullanabileceğini gösterir. Dedesi Profesör Bulut’un bahçesi, kodlama dersleri ve doğanın içinde geçen eğlenceli keşifler, Defne’nin hayatını değiştirir. Gerçek oyunların, kahkahaların ve merakın ekransız dünyada da var olduğunu keşfeden Defne, sonunda “tabletsİz ama süper” bir hafta sonu geçirir.
87.50 ₺ -
Uçan Anne Terliği
NEREDE BİRLİK ORADA DİRLİK. Tıknaz, Vecihi, İmdat, köpek kovalama ustası bir kedi Kurnaz, yirmi katlı düğün pastası ve uzaklardan uçarak gelen Anne Terliği Ödülü… “Bizim evden başka evde ses yok!” cümlesine tam on ikiden isabet eden bir hikâye. Kaybetmek ve bulmak arasında düğümlenmiş anıları şefkat ile ayırma zamanı! Anıl Basılı’nın karalamaları ve Eda Ertekin Toksöz’ün renkleriyle hayat bulan Uçan Anne Terliği, birbirlerine neşeyle bakanlara ve aramızda dolaşan şans kelebeklerine göz kırpıyor.
140.00 ₺ -
Mantık Risalesi Metin Tercüme ve İzahı
Bu eser, İslam düşüncesinin köklü ilimlerinden olan mantık ilminin temel metinlerinden “İsâgûcî” üzerine yazılmış bir şerhtir. Mantık; doğru düşünmenin kurallarını öğreten, hatalı kıyaslardan sakındıran bir ilim olarak medrese eğitiminde yüzyıllardır önemli bir yer tutmuştur. Ebherî’nin kaleme aldığı İsâgûcî, kısa ve yoğun yapısı nedeniyle şerh ve hâşiyelere ihtiyaç duyan bir metindir. Bu şerhte; Ebherî, İbn Sînâ, Teftâzânî ve Cürcânî gibi otoritelerin açıklamalarıyla metin detaylı biçimde izah edilmiş, tarifler örneklerle desteklenmiş ve klasik mantık geleneğine uygun bir üslup izlenmiştir. Mantığın beş sanatı Kur’an ve Sünnet ışığında ele alınmış, mantığın İslami ilimler içindeki yeri vurgulanmıştır. Eser, hem talebeler hem de hocalar için bir kaynak olmayı amaçlayan, klasik usûle uygun ama sade bir anlatımla hazırlanmış bir rehberdir.
170.00 ₺ -
Ruhul Beyan Tercümesi 7.Cilt
Zamanın büyük velisi ve alimi Şeyh İsmail Hakkı Bursevi El Aydosi El Üsküdari El Celveti Hazretleri ‘Ruhul Beyan fi Tefsiril Kuran’ adlı Arapça eserinde önce şeri esasları ve hükümleri, ardından tasavvufi yorumları zikretmiş, bu arada tergib ve terhibe dair hususlarıda eklemiştir. Önceki tefsirlerde bulunmayan bazı ilaveler yapmış, kendi görüşlerini ‘fakir der ki…’ sözüyle blirtmiş, uygun yerlere Farsça beyitler eklemiştir. Ona göre ‘Ruhul Beyan’ ibare, işaret ve rabbani ilhamın faydalarını bir araya getiren, her türlü ilim ve marifeti ihtiva eden sade bir tefsirdir. Eserde ayetlerde bir veya birkaç kelime halinde ele alınarak sarf, nahiv, iştikak ve mana önünden tahlil edilmiştir. Ruhul Beyanda ibretli kıssa ve hikayelere geniş yer verilmiştir. Bu özelliği sebebi ile eser, vaizler için önemli bir kaynak olmuştur. Nitekim büyük allame Muhhammed Zahid El Kevseri, vaizlerin kalplere rikkat veren hikayeler ihtiva etmesi sebebiyle Ruhul Beyana çok önem verdiklerini söylemiştir. Bunlarla beraber Kuranı Kerimin soru edatlı kelime manaları da yayınevimiz tarafından ilave edilerek gerekli görülen bir takım yerlere kısa izahlar getirilmiş ve siz değerli okurlarımızın hizmetine sunulmuştur.
429.30 ₺ -
-
Az Amele Çok Ecir Vaad Edilen Zikir Ve Dualar 1.Cilt
Şu bilinsin ki; bâzıları hadîs-i şerîflerde az amele vaad edilen çok müjdeleri garipseyerek inkâr etmişlerdir ve ecrin çokluğunu, yorgunluğun çokluğuna bağlı zannetmişlerdir. Hâlbuki durum böyle değildir. Nitekim yüce sahâbî Temîm ed-Dârî (Radıyallâhu Anh)dan rivâyet edilen bir hadîs-i şerîfte Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “Her kim on kere: ‘Ben şâhitlik ederim ki, Allâh’tan başka hiçbir ilâh yoktur. O tektir; hiçbir ortağı yoktur; bir olan tek ilâhtır, Samed’dir (uludur, her şey O’na muhtaç; O kimseye muhtaç değildir), eş ve çocuk edinmemiştir. Hiçbir şey O’na denk değildir.’ derse, Allâh-u Te‘âlâ ona kırk milyon hasene (sevap) yazar.” (et-Tirmizî, es-Sünen, rakam:3473, 5/514; İbnü’l-Esîr, Câmi‘u’l-usûl, rakam:2452, 4/392-235; İbnü ‘Asâkir, Târîhu Medîneti Dimeşk, rakam:11195, 53/118; İbnü Receb el-Hanbelî, Câmi‘u’l-‘ulûm ve’l-hıkem, 2/315; Celâlüddîn es-Süyûtî, Câmi‘u’l-ehâdîs, rakam:23117, 21/121; ‘Alî el-Müttakî el-Hindî, Kenzü’l-‘ummâl, rakam:3898, 2/234-235) Bu hadîs-i şerîf “Sünen-i Tirmizî” gibi Kütüb-i Sitte’den olan sahîh kaynaklarda rivâyet edilmektedir. Demek ki Allâh-u Te‘âlâ on kere tekrârı ancak bir-iki dakîka süren bu zikre kırk milyon sevap vaad etmiştir, burada mühim olan niyet ve samîmiyettir. Gösteriş için yapılan çok amel sâhibinin aleyhine dönecektir ve hiçbir sevap kazandırmayacaktır. Hâlbuki Allâh-u Te‘âlâ’nın rızâsı için ihlâsla yapılan ameller kat kat katlanarak insanın dünyâ ve âhiretinin mâmur olmasına vesîle olacaktır. İşte bu eserde sizlere lafzı kısa ama fazîleti sayılmakla bitmeyecek kadar fazla olan bâzı duâ ve zikirleri naklettik. Bunlardan bâzısı âhirete yönelik eşsiz mükâfatlar kazandırma husûsunda diğer bâzısı da karşılaşılan zorlukların aşılması için büyük bir tesir barındırmaktadır. Dolayısıyla “Az Amele Çok Ecir Vaad Edilen Zikir ve Duâlar” ismini verdiğimiz bu risâle serî bir şekilde tertîb etmeyi düşündüğümüz eserin birinci cüzünü teşkîl etmektedir. İmâm-ı Nevevî (Rahimehullâh)ın buyurduğu gibi: “Şu bilinsin ki fazîletli amellere dâir bir şey kendisine ulaşan kişinin, onunla ömründe bir kere dahî olsa amel etmesi çok uygun olacaktır ki bu sâyede (o kişi mahşerde) o amelin ehlinden (sayılmış) olacaktır. O fazîletli ameli (bir kere dahî işlemeyerek) mutlak mânâda terk etmesi ise uygun düşmez. Bilakis kolayına gelen şekilde yerine getirir. Çünkü Ebû Hureyre (Radıyallâhu Anh)dan rivâyet edilen bir hadîs-i şerîfte Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: ‘Ben size bir şey emrettiğim zaman gücünüz yettiği nispette. ondan kolayınıza geleni yapın.’ (el-Buhârî, es-Sahîh, el-İ‘tisâm:3, rakam:7284, 9/258; Müslim, es-Sahîh, el-Hac:73, rakam:1337, 2/975) buyurmuştur.” (en-Nevevî, el-Ezkâr, 1/35) Bu duâları her gün her saat yapamayacaksak da hiç olmazsa ölmeden evvel ömrümüzde bir kere okuyarak fazîletine ermeye ve ehlinden olmaya gayret edelim. Muvaffak kılmak ancak Allâh-u Te‘âlâ’dandır.
296.80 ₺ -
Kokuların Gücü Adına
Doğanın sunduğu eşsiz hediyelerle şifa bulmaya hazır mısınız? Yüzyıllardır farklı kültürlerde kullanılan mucizevi yağların her biri, fiziksel sağlıktan duygusal dengeye, zihinsel berraklıktan ruhsal huzura kadar geniş bir yelpazede fayda sağlıyor. Doğanın sessiz ama güçlü şifasını hayatınıza dahil edin, sağlığınızı ve huzurunuzu geri kazanın. Doğanın mucizevi güçlerinden ilham alarak yazılan bu kitap, beden, zihin ve duygular üzerindeki şifalı etkileri keşfetmeniz için sizi bir yolculuğa davet ediyor. Uzman Eczacı ve Aromaterapi Uzmanı Hülya Kayhan, uçucu yağların kadim bilgeliğini modern bilimle harmanlayarak, her bir yağın nasıl çalıştığını ve hangi alanlarda fayda sağlayabileceğini sade ve anlaşılır bir dille sunuyor. Her sayfasında sizi iyileştirici bir yolculuğa çıkaracak olan bu eser, doğal sağlık arayışında olanlar için vazgeçilmez bir rehber olacak. Hayatınıza sağlık, huzur ve mutluluk katmak için doğanın şifasına kulak verin.
240.00 ₺ -
Anadolu Türk Tarihi 1 Büyük Selçuklu Devleti
Kitapları, televizyon programları ve gezileriyle binlerce insana tarihi sevdiren Talha Uğurluel, sürükleyici üslubuyla, seyahatleriyle, fotoğraflarla ve zengin görsel kaynaklarla süslediği bu çalışmasında Büyük Selçukluları anlatıyor! * Türkler tarih sahnesine ne zaman çıktı? * Orta Asya’daki Türkler, İslamiyet’i, kimlerden ve nasıl öğrendi? * Çinliler ve Abbasiler arasındaki mücadelede Türklerin rolü neydi? * Türk tarihinde yaygın olarak kullandığımız “Türkmen” tabirinin Oğuzlarla bir ilgisi var mıydı? * Selçuklular kendilerinden önceki diğer Türk devletleri gibi neden Asya’da kalmadılar? * Selçukluları tam bağımsız hâle getiren Dandanakan Savaşı ve tarihçilerin “Dünyanın Gelini” dediği Rey hakkında bilinmeyenler... * Yıllardır aranan Malazgirt Savaşı alanı ve şehitlerin mezarları… * Bütün bilinmeyenleriyle Türklerin Romalıları ilk kez yendiği Pasinler Savaşı alanı... * Sultan Alparslan’ın kabrinin nerede olduğuna dair son bilgiler ve değerlendirmeler... * Unutulan Türkler: Suriye ve Irak Selçukluları... * Şam ve Kudüs tarihinde Selçukluların rolü... * Selçukluların Altın Çağı: Sultan Melikşah dönemi... * Nizamiye Medreseleri ile başlayan dillere destan eğitim seferberliği... Anadolu Türk Tarihi: Büyük Selçuklu Devleti, tarihseverleri şehir şehir gezdiren yepyeni bir kitap… Eseri okurken Cend’den yola çıkacak, Nişabur’dan Merv’e, İsfahan’dan Rey’e, Ani’den Ahlat’a, Antakya’dan Halep’e, Kudüs’ten Kahire’ye seyahat edeceksiniz. Büyük Selçuklu medeniyetin izini sürerken bir devrin sanatına ve tarihine şahit olacaksınız. Selçuklu’nun sanatına, insanına, ilmine-irfanına, günümüzde bile karanlıkta kalmış hayranlık uyandıran yönlerine çok şaşıracaksınız...
310.25 ₺ -
Eş ve Zıt Anlamlarıyla Arapçada Yaygın Fiiller
Çalışmada, Arap dilinde sık kullanılan 901 fiil yer almaktadır. Alfabetik sırayla verilen bu fiiller, yaygın kullanılan eş ve zıt anlamlarıyla birlikte verilmiştir. Her fiil için oluşturulan Arapça cümle örnekleri Türkçe çevirileriyle birlikte sunulmuştur. Bu fiillerin sunumunda gerek Türkçeden Arapçaya çeviride gerekse Arapçadan Türkçeye çeviride en çok kullanılan anlamlar ve bağlamlar dikkate alınmıştır. Örneklerin büyük bölümü kitabın yazarı tarafından hazırlanmış olup; bir kısmı ise Kur’ân-ı Kerîm, hadîs-i şerîfler, Arap basını ve modern Arap edebiyatına ait eserler ile sözlüklerin taranması suretiyle bir araya getirilmiştir.
216.00 ₺ -
Bir Fincan Arapça
Bir Fincan Arapça, Muarrib'in sosyal medya içeriğini oluşturan güzel ve özlü sözleri ve daha fazlasını ihtiva eder. Onunla, kahvenizi keyifle yudumlarken, arkadaşlarınızla muhabbet ederken, yoğun dilbilgisi derslerinin aralarında, Arapçanın gönüle hitap eden yönünü keşfedeceksiniz. Ayet ve hadisler; edebiyatçılar, bilginler, liderler ve fikir önderlerinden sözler, atasözleri, film replikleri, şiirlerden ve kitaplardan alıntılarla size bazen tebessüm ettirecek, bazen bir özeleştiriye sebebiyet verecek; bazen sizi geçmişe götürüp, gelecek adına umutlandıracak; bazen de bir ah çektirecek. Bir Fincan Arapça sizi iki dilli keyifli bir yolculuğa çıkartırken, tercümelerin nasıl yapıldığına kafa yoracak ve kelime dağarcığınızı zenginleştirmeye fırsat bulacaksınız.
184.25 ₺ -
Gunyetüt Talibin
Gunyetü’t-Tâlibîn kitabı Gavsü’s-Sekaleyn Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin (kuddise sirruh) en tanınmış, en kıymetli kitablarındandır. Kitabın aslı Arabî dil ile yazılmıştır. İlk defa, Sultan Abdülhamid Han zamanında Süleyman Hasbî tarafından hicrî 1304 yılında Osmanlıcaya çevrilmiş ve Matbaa-i Osmâniyye’de basılmıştır. Dili oldukça ağırdır. Süleyman Kuku [A. Fârûk Meyân] tarafından yapılan bu sâdeleştirmede, "elden geldiği kadar kitabın üslûbunu bozmamaya, bunun yanında herkesin anlayabileceği sade bir dille yazmaya" gayret edildi. Süleyman Kuku [A. Fârûk Meyân] Efendi eserin Türkçe sâdeleştirmesine İlim ve Esrâr Hazînesi adını vermişler, bunun sebebini de şöyle açıklamışlardır: "... Okuyunca gerçek bir hazîne olduğunu kabûl etmemek imkânsız. Bilinmeyen, duyulmayan bir ilim ve esrâr hazînesi. Çevirme süresince bu iki kelime zihnime ve kalbime o kadar yerleşti ki, bu çeviriye ister istemez İlim ve Esrâr Hazînesi adını verdim. Talebe için yeterli bilgiler anlamına gelen Gunyetü’t-Tâlibîn kitabını Osmanlıcaya çeviren Süleyman Hasbî Bey, tercümesine Umdetü’s-Sâlihîn adını vermişti. Ya‘nî Allahü teâlânın sevgili kullarının esâs ta‘kîb edecekleri yol demektir." Yazımızı Süleyman Kuku [A. Fârûk Meyân] Efendi'nin kitabın ön sözünün sonundaki şu duâsıyla bitirelim: "Allahü teâlâ kusurlarımızı afv eylesin. İbâdetlerimizi ve tevbelerimizi kabûl eylesin. Her iki cihânda sevdikleri ile bulundursun. Kalblerimizi Ehli Sünnet itikadı ile, a‘zâlarımızı şerîata uygun amel ile ziynetlendirsin. Kendi sevgisini, Habîb’inin (sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem) sevgisini, Ehl-i Beyt’in ve her biri hidâyet yıldızı olan Eshâb-ı kirâmın (aleyhimürrıdv.n) sevgisini, âlim ve evliyâ kullarının sevgisini kalblerimizde artırsın. Bu sevgi ile yaşatsın, bu sevgi ile .ldürsün. Hakkı hak, bâtılı bâtıl olarak tanıtsın. Âmin."
315.00 ₺ -
Ruhul Beyan Tercümesi 6.Cilt
Zamanın büyük velisi ve âlimi Şeyh İsmâîl Hakkı Bursevî el-Aydosî el-Üsküdârî el-Celvetî Hazretleri “Rûhu’l-Beyân fî Tefsîri’l-Kur’ân” adlı Arapça eserinde önce şer‘î esasları ve hükümleri, ardından tasavvufî yorumları zikretmiş, bu arada tergîb ve terhîbe dair hususları da eklemiştir. Önceki tefsirlerde bulunmayan bazı ilâveler yapmış, kendi görüşlerini “fakir der ki...” sözüyle belirtmiş, uygun yerlere Farsça beyitler eklemiştir. Ona göre “Rûhu’l-Beyân” ibare, işaret ve Rabbânî ilhamın faydalarını bir araya getiren, her türlü ilim ve mârifeti ihtiva eden sade bir tefsirdir. Eserde âyetler bir veya birkaç kelime halinde ele alınarak sarf, nahiv, iştikâk ve mana yönünden tahlil edilmiştir. “Rûhu’l-Beyân” da ibretli kıssa ve hikâyelere geniş yer verilmiştir. Bu özelliği sebebiyle eser, vâizler için önemli bir kaynak olmuştur. Nitekim Büyük Allâme Muhammed Zâhidü’l-Kevserî, vâizlerin kalplere rikkat (incelik) veren hikâyeler ihtiva etmesi sebebiyle “Rûhu’l-Beyân” a çok önem verdiklerini söylemiştir. Bunlarla beraber Kur’ân-ı Kerîm’in soru edatlı kelime manaları da yayınevimiz tarafından ilave edilerek gerekli görülen bir takım yerlere kısa izahlar getirilmiş ve siz değerli okurlarımızın hizmetine sunulmuştur. Sa’y-u gayret bizden, muvaffâkiyet Allah-u zü’l-Celal’den.
429.30 ₺ -
Mirasın Helalleri ve Haramları
Peygamberimiz Sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki; Feraiz ilmini ögreniniz ve onu insanlara ögretiniz. Çünkü o, ilmin yarisidir. O ilim unutuluyor ve o, Ümmetimden kaldırılan ilimlerin ilki olacaktır. (Ibni Mace, Feraiz) Kuran-i Kerim' de kesin hükümlerle en çok bahsedilen ayetler Miras ayetleridir. Her miras alann bu hükümlerle amel etmesi farzz ayindur. Islam'da miras hukukunun tam bilinmemesi ve yeterli tebliğ edilmemesi sebebiyle birçok insanımızın bilerek veya bilmeyerek harama girdiğine şahit olduk. Mevla Teala'nın bizim için koyduğu ölçülere riayet etmeden sahip olunan miras malı helal değildir. Haram olan miras mal dünya ve ahirette birçok sıkıntıyı beraberinde getirir. Efendimiz (s.a.v)'in "Miras ilmini öğrenin ve onu insanlara öğretin" hadisi şerifi ile amel etme niyetiyle yazılmış bu kitapta temennimiz odur ki Allah'in koymuş olduğu bu kanunları müslüman halkımıza ulaştırarak helal dairesinde yasayan nesillere vesile olmaktır.
108.50 ₺ -
Tasavvuf Sohbetleri
İnsanın, "Ahsen-i takvim" en mükemmel bir yapıda oluşundaki mana bütün ilâhi isimlerin sır tecellilerini kendisinde izhâr edebilecek kabiliyette ve istidatta yaratılmış olmasıdır. İnsan ilimle değer kazanır. Her şeyin kıymeti kendisine göre cüz'i dir. İnsanin kiymeti ise ilimle küllidir. İşte! İnsan bu değeri ile marifetullaha ererek, Cenab-ı Hakkın muhabbetine layık bir hale gelir. Çünkü Allah'ı (c.c) tanımak, bir insan için mümkün olabilen en değerli makam, en yüksek bir şereftir. Zira, Allah'u Teâla'nın rızasına ermek, O'nu tanımak ve O'na kulluk yapmaktan geçer. Gayemiz, bütün himmetimizi maksuda erme yolunda nasıl kullanmak olmalıdır? İşte bu kitabın yazılmasının en önemli sebeplerinden birisi budur...
390.00 ₺ -
Kaynaklı Şafii İlmihali
Bu kitap, mübarek İslâm âlimlerinin kıymetli kitaplarından derlenmiş bir Şâfii ilmihâlidir. İ'tikad, ibâdet, helal-haram, alış-veriş, ahlak ve siyer konulanıyla ilgili önemli ve öncelikli bilgiler ihtiva etmektedir
65.00 ₺ -
Arapça Modern Metinler
Elinizdeki eserin başlıca özellikleri şöyledir: Metinler edebiyat ve medyadan seçildi. Seçilen metinlerin hem edebi güzellik taşımasına hem de talebeyi manevi yönden geliştirici olmasına dikkat edildi. Talebeye edebi metinleri sevdirmek için, şiirler dâhil, seçilen metinlerin sade ve anlaşılır olmasına gayret gösterildi. Bütün metinlerin Türkçe çevirisi kitabın sonunda verildi. Kitap haftada iki saatten on dört haftalık bir ders dönemi içinde bitecek şekilde tertip edildi. Bu sebeple on dört metne yer verildi. Her metinden sonra kelime ve tamlamalar ayrıntılı bir şekilde basit bir üslupla Arapça olarak izah edildi. Kelimelerin izahından sonra alıştırmalar gelmektedir. Alıştırmalar metni anlama ve kavramaya yönelik sorularla başlar. Ardından metinde geçen kelime, kalıp ve cümlelere dair sorularla sarf, nahiv, belagat, sözlü ve yazılı anlatım soruları gelmektedir.
227.80 ₺ -
Dünya ve Hakikati
“Biz, insanların hangisinin daha güzel amel işleyeceğini deneyelim diye yeryüzündeki her şeyi dünyanın kendine mahsus bir ziynet yaptık. (Bununla beraber) Biz mutlaka oradaki her şeyi kupkuru bir toprak yapacağız.” (Kehf Suresi, 7-8) * “Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın.” (Lokman Suresi, 33) İmam-ı Gazâlî’nin en büyük eseri olan İhyâu Ulûmi’d-Din, Müslümanlar için her dönem ilk akla gelen başvuru kaynağı olmuş ve bu esere büyük güven duyulmuştur. İhyâu Ulûmi’d-Din, dört ana bölümden ve her bölüm de onar konudan oluşmaktadır. İhyâu Ulûmi’d-Din içinde yer alan konuların her biri, eserin orijinal anlatımı asla bozulmadan, akıcı ve duru bir dil kullanılarak çevirisi yapıldı ve başlı başına birer kitap haline getirildi. İhyâu Ulûmi’d-Din’in üçüncü bölümü olan Helak Edici Şeyler Bölümü’nün altıncı konusu “dünya” hakkındadır. İmam-ı Gazâlî, bu eserinde dünyanın düşmanlığıyla beraber yaradılışındaki hikmetinin, aldatıcılığının ve şerlerinin giriş kapılarının bilinmesi gerektiğini anlatıyor. “Çünkü şerri bilmeyen kişi o şerden sakınamaz ve bu suretle o şerre bulaşması pek yakındır.” diye de ikaz ediyor. Müslümanların dünyaya bakış açısının nasıl olması gerektiğinin veciz bir şekilde izah edildiği bu kitap, her okuyanın kendisinden çok şey bulacağı ve çokça istifade edeceği özel bir eser.
72.00 ₺ -
Arapça el-Kıraat ve el-Kitabe 1
Arapça diliyle yazılmış okuma kitabı serisinin 1. kitabıdır. Türkçe açıklama yoktur. Not: Bu seri dört kitaptan oluşmaktadır. Arapça el-Kıraat ve el-Kitabe 1 / Silsiletü Talimül Lugatil Arabiyye (Bu Kitap) Arapça el Kıraat 2 / Silsiletü Talimül Lugatil Arabiyye Arapça el Kıraat 3 / Silsiletü Talimül Lugatil Arabiyye Arapça el Kıraat 4 / Silsiletü Talimül Lugatil Arabiyye
144.54 ₺ -
Şifai Şerif Tercümesi 4. Cilt Ahıska Yayınevi
Fahri Kâinat Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem) hakkında günümüze değin nazım ve nesir türlerinden çok yönlü birçok eserler kaleme alınmıştır. Bu eserlerden 6./12. yüzyılda Endülüs’ün önde gelen âlimlerinden Kadı Iyâz’ın Peygamber sevgisine ve Hz. Peygamber (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)’in Müslümanlar üzerindeki haklarına dair telif etmiş olduğu eş-Şifâ isimli nadide eseri, hem âlimler ve hem de halk nezdinde ayrıcalıklı bir konuma sahiptir. Telif edildiği tarihten itibaren üzerine şerh, haşiye, ihtisar ve tercüme türünden birçok çalışmaların yapılmış olması, medreselerde ilim taliplerine, camilerde halka okutuluyor olması, düşman tehlikesi, amansız hastalıklar ve sair afetlerden korunmak için evlerde teberrüken bir nüshasının bulunduruluyor olması ve yine muteber İslâm âlimlerinin eser hakkındaki övgü dolu ifadeleri gibi hususlar, bu eşsiz eserin ihraz ettiği haklı şöhret ve kabulün en önemli nişanelerindendir. Dört bölümden meydana gelen bu eserin birinci bölümünde Hz. Peygamber (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)’in sahip olduğu maddi-manevi özellikler, Allah Teâlâ katındaki mümtaz makamı ve mucizeleri beyan edilmiş, ikinci bölümde ise Peygamber’e iman, itaat, gönülden sevgi beslemek ve ona salât-ü selam getirmenin önemi gibi hususlar işlenmiştir. Giriş mahiyetindeki bu ilk iki bölümden sonra kitabın asıl omurgasını teşkil eden üçüncü bölüm, Allah Resûlü’nde (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem) bulunabilecek ve kesinlikle bulunamayacak özellikleri, Allah Teâlâ’nın onu günahlardan ve kötülüklerden koruduğu gerçeğini ve bir beşer olması itibariyle sergilediği davranışları ele almaktadır. Dördüncü ve son bölümde ise, Resûlullah (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)’e dil uzatanların dini hükümleri hususunda bilgiler verilmiştir. Şifâ-i şerif’in genel manada Türk halkı tarafından anlaşılabilmesi yolunda giriştiğimiz bu çalışmanın en mühim hedeflerinden birisi; bir sayfası Arapça, diğer sayfası Türkçe olacak şekilde dizayn etmemizden de anlaşılacağı üzere, eserin Arapça metnini okuyan talebe kardeşlerimizin ihtiyaç duydukları noktalarda bu naçiz hizmetimizden istifade edebilmeleridir. Bu çalışma ile ilgili belirtmemiz gereken bir diğer husus ta, tercümemizde Ali el-Kârî’nin Şerhu’s-Şifâ’sı başta olmak üzere, birden çok şerh esas alınmış, eserin edebi ruhunu muhafaza edebilmek ve insicamını bozmamak amacıyla tercüme metninde olabildiğince Arapça metne ve ifadelere bağlı kalınmış ve ihtiyaç duyulan yerlerde dipnotlar verilerek gerekli izahlar yapılmaya çalışılmış olduğudur. Peygamber (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem) sevdalılarına mütevazı bir hizmet sunabilmek amacıyla giriştiğimiz bu çalışmamızda bulunacak tüm hata ve kusurlar tarafımıza, bütün kemâlât ve güzellikler ise yalnızca O’na aittir.
365.70 ₺ -
Şifai Şerif Tercümesi 3.Cilt Ahıska Yayınevi
Fahri Kâinat Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem) hakkında günümüze değin nazım ve nesir türlerinden çok yönlü birçok eserler kaleme alınmıştır. Bu eserlerden 6./12. yüzyılda Endülüs’ün önde gelen âlimlerinden Kadı Iyâz’ın Peygamber sevgisine ve Hz. Peygamber (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)’in Müslümanlar üzerindeki haklarına dair telif etmiş olduğu eş-Şifâ isimli nadide eseri, hem âlimler ve hem de halk nezdinde ayrıcalıklı bir konuma sahiptir. Telif edildiği tarihten itibaren üzerine şerh, haşiye, ihtisar ve tercüme türünden birçok çalışmaların yapılmış olması, medreselerde ilim taliplerine, camilerde halka okutuluyor olması, düşman tehlikesi, amansız hastalıklar ve sair afetlerden korunmak için evlerde teberrüken bir nüshasının bulunduruluyor olması ve yine muteber İslâm âlimlerinin eser hakkındaki övgü dolu ifadeleri gibi hususlar, bu eşsiz eserin ihraz ettiği haklı şöhret ve kabulün en önemli nişanelerindendir. Dört bölümden meydana gelen bu eserin birinci bölümünde Hz. Peygamber (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)’in sahip olduğu maddi-manevi özellikler, Allah Teâlâ katındaki mümtaz makamı ve mucizeleri beyan edilmiş, ikinci bölümde ise Peygamber’e iman, itaat, gönülden sevgi beslemek ve ona salât-ü selam getirmenin önemi gibi hususlar işlenmiştir. Giriş mahiyetindeki bu ilk iki bölümden sonra kitabın asıl omurgasını teşkil eden üçüncü bölüm, Allah Resûlü’nde (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem) bulunabilecek ve kesinlikle bulunamayacak özellikleri, Allah Teâlâ’nın onu günahlardan ve kötülüklerden koruduğu gerçeğini ve bir beşer olması itibariyle sergilediği davranışları ele almaktadır. Dördüncü ve son bölümde ise, Resûlullah (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)’e dil uzatanların dini hükümleri hususunda bilgiler verilmiştir. Şifâ-i şerif’in genel manada Türk halkı tarafından anlaşılabilmesi yolunda giriştiğimiz bu çalışmanın en mühim hedeflerinden birisi; bir sayfası Arapça, diğer sayfası Türkçe olacak şekilde dizayn etmemizden de anlaşılacağı üzere, eserin Arapça metnini okuyan talebe kardeşlerimizin ihtiyaç duydukları noktalarda bu naçiz hizmetimizden istifade edebilmeleridir. Bu çalışma ile ilgili belirtmemiz gereken bir diğer husus ta, tercümemizde Ali el-Kârî’nin Şerhu’s-Şifâ’sı başta olmak üzere, birden çok şerh esas alınmış, eserin edebi ruhunu muhafaza edebilmek ve insicamını bozmamak amacıyla tercüme metninde olabildiğince Arapça metne ve ifadelere bağlı kalınmış ve ihtiyaç duyulan yerlerde dipnotlar verilerek gerekli izahlar yapılmaya çalışılmış olduğudur. Peygamber (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem) sevdalılarına mütevazı bir hizmet sunabilmek amacıyla giriştiğimiz bu çalışmamızda bulunacak tüm hata ve kusurlar tarafımıza, bütün kemâlât ve güzellikler ise yalnızca O’na aittir.
365.70 ₺ -
Et Tuhfetüs Seniyye Tercümesi
İbn Âcurrûm’un el-Mukaddimetü’l-Âcurrûmiyye olarak bilinen kısa risâlesi, nahiv ilminin temel konularını veciz bir şekilde içerdiğinden dolayı yazıldığı tarihten itibaren hüsnükabul görmüş ve ders kitabı olarak okunagelmiştir. el-Mukaddimetü’l-Âcurrûmiyye üzerine yapılan önemli çalışmalardan birisi Muhammed Muhyiddîn Abdülhamîd tarafından kaleme alınan et-Tuhfetü’s-seniyye bi-şerhi’l-mukaddimeti’l-Âcurrûmiyye isimli şerhtir. Bu şerh, nahvî tartışmalara girmeden ve çok fazla şiir istişhâdına yer vermeden konuyu açık bir şekilde ifade etmekte, basit ve zengin örneklerle konuyu okuyucuya sunmaktadır. Ele alınan konulardan sonra soru, alıştırma ve irab çalışmalarıyla konular pekiştirilmekte ve klâsik ile modern dil eğitimi bir arada sunulmaktadır. Bundan dolayıdır ki günümüzde pek çok yerde nahiv ilmiyle ilgili temel kitap olarak okutulmaktadır. Bu kıymetli eser, malesef Türkçe’ye tercüme edilmemiştir. Biz de Arapça’ya yeni başlayanların temel konu ve terimleri anlayıp Türkçe ile bağlantı kurarak bu dili öğrenmeleri için eseri tercüme edip notlarla zenginleştirdik. Ayrıca metnin Arapçasını da vererek okuyucuya iki metni de karşılaştırma imkanını sağladık.
330.00 ₺ -
2025 Fazilet Çocuk Takvimi
Hızla değişen dünyada çocuklar ve gençler başta olmak üzere bütün insanların bilgiye ulaşması, eskisinden çok daha hızlı ve kolaydır. Fakat bu süreç, doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmak için bazı hassasiyetlere sahip olmayı da gerekli kılmıştır. Çocukların, zihinsel ve ruhsal gelişimleri de dikkate alınarak hazırladığımız Fazilet Çocuk Takvimi’nde güvenilir kaynaklardan beslenen, son derece eğitici bir muhteva yer almaktadır. Takvimin her bir sayfasında günü dolu dolu geçirmeyi temin edecek birçok detaya yer verilmiş ve takvim, çocuklara uygun bir görsel tasarımla zenginleştirilmiştir. Takvimin ön sayfasında Ayet-i Kerime, Hadis-i Şerif, özlü söz, tarihi hadiseler, altın bilgiler, bilmeceler, deyimler, maniler, İngilizce ve Arapça kelimeler gibi kısa ve öz bilgiler yer almaktadır. Arka sayfada ise Siyer-i Nebi, ilmihal, kıssa, adâb-ı muâşeret kuralları, değerler eğitimi, genel kültür, ahlâkî hikayeler, hikâye, bilim, zekâ soruları, bulmaca, sağlık, oyun, teknoloji, gezi yazıları gibi elliye yakın farklı alanda genişletilmiş metinler bulunmaktadır. “Çocuklar, mayadan yetişmelidir.” anlayışı ve büyük bir özveri ile hazırladığımız Fazilet Çocuk Takvimi’nin anne-babalar, eğitimciler ve en önemlisi çocuklar için büyük bir fayda sağlayacağını ümit ediyoruz.
75.00 ₺ -
İnsanı Kamil Hazreti Muhammed Sert Kapak
Yazarımız, “Hazreti Muhammed Aleyhisselâtü Vesselam” adlı 4 ciltlik detaylı eserden sonra, bu kez daha SÂDE ve TEK CİLTLİK “İNSAN-I KÂMİL” eseriyle okuyucularının karşısına çıkıyor. Harita ve şemalarla zenginleştirilmiş, ebruları, minyatürleri, kenar süslemeleri, ve yan varaklarıyla göz dolduran eserimiz, sanat ve tarihin eşsiz bir buluşması niteliğinde! Siyerle yeni tanışan okuyucularımız, yoğun tempoya sahip çalışanlarımız, öğrencilerimiz, ev hanımlarımız ve gençlerimiz! Asr-ı Saadet’i gözünüzde canlandırmaya hazır mısınız? Hazreti Muhammed Aleyhis salatü ves-selam kitabı sizleri Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’in aydınlık yaşamına doğru muhteşem bir yolculuğa davet ediyor. Bu 4 ciltlik eser, Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’in, öğretilerini ve mirasını derinlemesine keşfetmek isteyen okuyucular için unutulmaz bir deneyim sunuyor. Tarihin en büyük şahsiyetinin izini sürerken, her bir sayfası okuyucuları bu büyük yolculuğu derinlemesine anlamaya davet ediyor. Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’in ilham verici örnek hayatını keşfetmeye hazır mısınız? Yeni Bir Çağın Başlangıcı İslamİyet'in Doğuşu Şimdi Efendimiz (s.a.s.) bir tarafta, dünya bir taraftaydı. Vazifesi ağır, mesûliyeti büyük, zamanı ise çok azdı. Efendimiz (s.a.s.)’in ilk muhatapları atalarına ve inançlarına körü körüne bağlı bir millet olan Arap Yarımadası sakinleriydi. Bu, gürül gürül akan bir akarsuda suyun akışının tersine yüzmek gibi bir şeydi. Kâinat Efendisi (s.a.s.) işe nereden ve nasıl başlayacaktı? Yeni Bir Başlangıç MEDİNE'YE HİCRET Müslümanlar ne ile karşılaşacaklarını bilmedikleri meçhul bir geleceğe doğru yol alacaklardı. Başlarına her şey gelebilirdi. Geri dönüşü yoktu. Arkalarına bakmadan gidecekler ve gözlerini yepyeni bir memlekette açacaklardı. Sevdikleri, alışkanlıkları, anıları, kopamadıkları, malları ve mülkleri ağır basarken bunlardan Allah rızası için vazgeçmek kolay değildi. Başarabilecekler miydi? Büyük Fetihlere Açılan ESRARENGİZ KAPI Hudeybiye Antlaşması’yla birlikte kılıçlar ikinci bir emre kadar kınına konuldu. Onun yerini ilmî sohbetler aldı. İlim ve irfan Arabistan’ın en ücra noktalarına kadar taşındı. Böylece insanlar adını hep düşman ağızlardan duymaktan ötürü nefret ettikleri algısal İslâm’ı bir kenara bıraktılar. Hakiki İslâm’la tanıştılar. Müslümanların gerçekte nasıl bir yaşantıya sahip olduklarına bizzat şahit oldular. Böylece her şey İslâmiyet’in lehine öyle bir döndü ki nsanlar akın akın İslâm’a koşmaya başladı. Hülâsa, Efendimiz (s.a.s.) dört yıl içinde devletini savaş olmadan, sadece barışçıl yollarla on kat büyüttü. Hemen hemen bütün Arap Yarımadası’nı hâkimiyeti altına aldı. İşte bu da apaçık bir zafer ve fetihlerin en büyüğüydü! Bu yüzden Hudeybiye Muâhedesi İslâm tarihinde bir dönüm noktası teşkil etti. Ve Senelerin Üstüne KÂBE İLE KUCAKLAŞMA O büyük ve nazik an gelmişti. Efendimiz (s.a.s.) karşısında sıralanmış olan Mekkelileri bir müddet öylece seyretti. İslâmiyet’i ve Müslümanları yok etme sadedinde yapılan her hareketin başında bulunan ve Efendimiz (s.a.s.)’in kanını içmek için adeta birbirleriyle yarışan neredeyse tüm Kureyşliler oradaydı. Diğer tarafta da etraf Efendimiz (s.a.s.)’in mübarek iki dudağı arasından çıkacak olan tek bir emre bakan, baştan aşağıya silahlı on bin mücahitle kaynıyordu. Acaba gün, kısasa kısas günü müydü? Efendimiz (s.a.s.), bir zamanlar müşriklerin kendisine ve sahabîlerine reva gördüğü tüm eziyet, işkence ve hakaretlerin intikamını hâlihazırda onlardan alacak mıydı?…
1160.00 ₺ -
Mızraklı İlmihal Risaleler ve Tercümeleri
Mızraklı ilmihal, akaid, ibadet ve ahlâk gibi temel dini bilgileri içeren, muhtasar olarak yazılmış güzide bir eserdir. Asıl adı “Miftahu’l-Cenne” (cennetin anahtarı) olup Osmanlı’da ilmihal olarak bilinmektedir. Aynı şekilde Osmanlı’da her eve gönderilmiş ve bu sayede insanların temel dini bilgileri doğru ve sağlam bir şekilde öğrenilmesine vesile olunmuştur. Bu güzide eserin, hangi tarihte yazıldığı ve müellifinin kim olduğu bilinmemektedir. Yanı sıra Muhammed b. Kutbüddîn-i İznikî tarafından yazıldığı rivayet edilmiştir. Aynı şekilde “İlmihal” olarak adlandırılması hakkında da kesin bir bilgi olmamakla beraber Mızraklı ilmihal kapağında veya ilk sayfasında mızrak ve sancakların olmasından ötürü böyle isimlenebileceği söylenilmiştir. Muhtasarca kaleme alınmış olunan Mızraklı İlmihal’de, sade bir dil kullanılmış ve herkesin anlayacağı bir üslup gözetilmiştir. Bu nedenledir ki Devleti Aliyye (Osmanlı)’da Camilere, Sıbyan (ilkokul) mekteplerine ve evlere dağıtılmış; en çok okunan ve ezberlenen eserler arasında yerini almıştır. Bu kıymetli eserin günümüzde dahi Anadolu’da birçok evde Osmanlı Türkçesiyle yazılmış eski nüshaları bulunmaktadır. Mızraklı İlmihal, özlü bir şekilde temel dini bilgileri barındırmasına rağmen belli bir sistem (düzen)e göre olmadığı görülmektedir. Nitekim namaz hakkında bilgiler verdikten sonra başka konulara yer vermiş ve ileride tekrar namaz ile ilgili konulara değinmiştir. Miftahu’l-Cenne (Mızraklı ilmihal)’de, başlıca şu gelecek olan konular işlenmiştir: Namaz Oruç Gusül Teyemmüm Abdest Elli Dört Farz Zekât Kurban Hac Ehl-i Sünnet Olmanın Alametleri Dört Halife ve Üstünlükleri Şer‘î Hükümler İman ilgili meseleler Allah’ın Sıfatları Peygamberlerin Sıfatları İtikad ve Amelde Mezhebimiz Zikir Güzel Ahlak Büyük Günahlar Küfür Çeşitli meseleler Kıymetli Hanefî fıkıh eserlerinden derlenerek işlenmiş olan Mızraklı ilmihal’de, genellikle Hanefî mezhebinde tercih edilen görüşler bir araya getirilmiştir. Eserde İhtilâflı meselelere yer verilmemiş ve yanı sıra bazı konularda mezhep içindeki farklı görüşler de aktarılmıştır. İstifade ettiği eserler; İbn Nüceym’in “el-Eşbâh ve’n-Nezâ’ir” başta olmak üzere, sonrasında Halebî’nin “Mülteka’l-Ebhur”u, Ebû Bekir el-Haddâd’ın “es-Sirâcü’l-Vehhâc” adlı eseri ve yanı sıra Ebüssuûd Efendi’nin bazı fetvaları ve Birgivî’nin ilmihal kitabı olan “Vasiyetnâme”si (Risâle-i Birgivî)’dir. Son söz olarak; Mızraklı İlmihal, Osmanlı zamanında çok yaygınlaşmış ve halk tarafından benimsenmiştir. Osmanlı’dan sonra bir karanlık asır geçmesine rağmen günümüzde pek çok yayın evi tarafından defalarca basılmış ve özelde değerli ilim talebelerinin, genelde ise insanların çokça rağbetini kazanmıştır.
330.00 ₺ -
Dilin Afetleri
Allah (cc) her söz söyleyenin dilinin yanındadır. Yani söylenenleri bilir. Öyleyse kişi, söyledikleri hakkında Allah’tan (cc) korksun. Dil, Allah’ın (cc) insana bahşettiği en büyük nimetlerden biri ve ilahi sanatların en zariflerindendir. Sadece bir iletişim aracı olarak tanımlanamayan dilin insan hayatındaki etkisi ve gücü çok büyüktür; nitekim küfrü de isyanı da bünyesinde barındırır. Hz. Peygamber’in (sav) bir hadisi bu gerçeği çok veciz bir şekilde dile getirir: "Allah’a (cc) ve ahiret gününe iman eden, ya hayır söylesin ya da sussun." Büyük İslam düşünürü İmam Gazzâlî’nin çağları aşan meşhur eseri İhya’nın Mühlikat kısmında yer alan Dilin Afetleri, konuşmanın sınırlarını ve susmanın erdemini akıcı ve rahat anlaşılır bir üslupla ele alıyor. Gazzâlî, dilin insan üzerindeki etkilerini ve kontrolsüz sözlerin manevî tehlikelerini vurgularken, sükûtun faziletine ve insana sağladığı huzura dikkat çekiyor. Bu çalışma, dilin gücünü itidalli bir şekilde kullanmanın gerekliliğini herkesin anlayabileceği sade ama etkili bir Türkçe ile anlatıyor.
109.50 ₺