-
Neyi Nasıl Yapmalı
Yazmaktan, okumaktan, konuşmaktan, dostluktan, velhasıl insanların birbiriyle kurduğu her türlü iletişimden tek bir murat var: iyilikleri yaymak ve çoğaltmak, kötülükleri ise engellemek ve azaltmak. Elinizde tuttuğunuz kitabın da amacı tamamen bu. Müslümanlar arasındaki temel vazifelerden biri olan “nasihatleşme” misyonunu yerine getirme adına, güncel hayatımıza, bizi biz yapan şeylere, kaygılarımıza, problemlerimize, mühim meselelerimize ve şahsiyetimizin ana unsurlarına dair ufak hatırlatmalar, değiniler, şerhler… Karşılıklı sohbet, hasbihal ve hatta dertleşme üslubuyla kaleme alınan Neyi, Nasıl Yapmalı, yazarla okur arasında samimi bir iletişim kurarak, kalpten kalbe bir yol bulmaya çalışıyor. Üstenci bir dilden kaçınarak, hitap ettiği gönüllere doğrudan ve aracısız dokunabilme hedefiyle, kelime ve cümleleri özenle seçerek… Neyi, Nasıl Yapmalı bu yönüyle, rikkatli okurlar için içten bir yol arkadaşı olmaya aday.Kapat
201.28 ₺ -
Kraliçenin Kusursuz Planı
SAVAYA ORMANI’NDA GİZEMLİ BİR KAZA Rama’nın salıncağı aniden kopunca Kraliçe Mambiş’in içi rahat etmez. Bu basit bir kaza mıdır, yoksa birinin kötü bir şakası mı? Kraliçe, gerçeği bulmak için kolları sıvar. Bir dedektif gibi kılıktan kılığa girer, yılanların ve bufaloların peşine düşer. Ancak bu heyecanlı takipte suçluyu ararken en büyük dersi kendisi alacaktır. Kraliçenin Kusursuz Planı; ön yargıları yıkan, macera dolu bir adalet hikâyesi.
87.50 ₺ -
Sarı Balonun Yolculuğu
Bazı balonlar kaybolmaz; sadece yeni bir hikâyeye doğru yola çıkar. Sarı balon; gürültülü ve kalabalık şehirden sıkılıp yeni bir yolculuğa çıkar. Kimsenin birbirini fark etmediği, herkesin elindeki ekranlara baktığı bu dünyada tek isteği, kendine bir arkadaş bulmaktır. Tam umudunu kesmişken karşısına sevgi dolu bir kız çocuğu çıkar. Doğayı seven, anın değerini bilen, anlatacak hikâyeleri olan bu küçük kız ile ailesinin peşine takılır. Bu yolculukta hayatın en büyük sırlarından birini keşfeder: Bazen en küçük anlar, kalplerimizde kocaman mutluluklar bırakır.
80.50 ₺ -
Hallacı Mansur Hz Hidayet Öncüleri
Nakledilir ki Hallâc-ı Mansur (rahmetullahi aleyh) idam edilmeden önce insanlar taşlamaya başlamıştı. Hallâc-ı Mansur (rahmetullahi aleyh) kendisine atılan taşlara ses çıkarmıyor, aksine tebessümle karşılık veriyordu. Bir dostu Hallâc-ı Mansur’un (rahmetullahi aleyh) yüzüne taş yerine “gül” attı. İşte o sırada Hallâc-ı Mansur (rahmetullahi aleyh) inlemeye başladı. Bunun sebebi Hallâc-ı Mansur’a (rahmetullahi aleyh) sorulduğunda ise manidar bir cevap verdi; “Bana taş atanlar, beni yakinen tanımayan kimselerdir. Tabiki bu kişiler benim halimden anlamazlar. Beni halimden anlayan dostlarımın attığı “gül” ise beni incitti, dedi.
66.25 ₺ -
El Yazma Sohbetler 3. Cilt
(Silsile-i ‘aliyyemizin 9. halkasında sertâc-ı ‘urefâ olan) Yûsuf el-Hemedânî (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’ne “Bu devir geçer ve gerçek şeyhler âhirete göçerse selâmete ulaşmak için ne yapalım?” diye sorulduğunda o zât: “Her gün onların kelâmlarından sekiz verak (on altı sayfa) okuyun (ki onlardan feyizyâb olasınız). (Kişi) böyle yaptığı takdirde, bu sözler onun gönlünün yaşamasına sebep olur.” diye cevap vermiştir. (Ebû Ya‘kûb Yûsuf ibnü Eyyûb el-Hemedânî, Risâle der Seyr-i Sülûk, Millet Kütüphânesi, Ali Emîrî Farsça Yazmalar, rakam:1028, vr:13a) Hattâ bu söz Ferîdüddin Attâr (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’nin Tezkiretü’l-evliyâ’yı kaleme almasına vesîle olmuştur. (Ferîdüddîn ‘Attâr, Tezkiratü’l-evliyâ, Mukaddimetü’l-müellif, sh:24-25) Mâlûmunuz Yüce Mürşidimiz ve Üstâdımız Mahmûd Efendi Hazretleri’nin mûtâd olarak yapmış oldukları sohbetleri hanım hoca kardeşlerimiz doksanlı yıllarda yazarak cemetmişlerdi. Evvelâ (ilk olarak) bu mühim hizmeti gördüklerinden dolayı Ümmet-i Merhûme adına kendilerine teşekkürü bir borç addederiz. Sâniyen (ikinci olarak) şunu ifâde etmek isterim ki; gerek Efendi Hazretlerimizin süratli konuşması, gerek hanım kardeşlerimizin yazmaya yetişememesi, gerekse Efendi Hazretlerimizin telaffuz ettiği bâzı kelimeleri doğru anlayamamaları nedeniyle Sohbetler’in fotokopilerinde azîm hatâlar vâki olmuştur. Elbette ki bunda bir kasıt yoktur ama okuyan insanların yanlış anlaması kaçınılmaz olduğu için bunları düzenlemek de aynı şekilde zarûrî olmuştur. İşte bu sadette Ahıska Yayınevi bu işi üstlenip çalışmayı belli bir kıvâma getirdikten sonra neşre hazırlanmasını bu fakîr kardeşinize tevdî ettiler. Ben de şeyhimiz Mahmûd Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’nin “Ahmed! Benim adıma çıkacak hiçbir kitap sen görmeden basılmasın.” sözünü yerine getirmek üzere elimden geldiğince gayret ederek sizlere bu eseri arz etmiş bulunmaktayım. Ahmet Mahmut Ünlü (Cübbeli Ahmet Hoca)
445.20 ₺ -
Evradı Yevmiye Roman Boy
Mahmud Efendi Hazretlerimizin istikamet üzere devam ettiği namazları, evrâdı ve ezkârı, delilleri ve faziletleri ile anlatan yepyeni bir eser. Sünnet-i Seniyye'ye ittibası ile marûf olan Efendi Hazretlerimizin, günlük olarak müdâvemet gösterdiği namazlar, virtler ve dahası bu eserde..
95.40 ₺ -
Tevekkül
“Kim Allah’a dayanıp güvenirse Allah, ona yeter.” Talak, 3. Tevekkül, İslam düşüncesinde iman, teslimiyet ve güven sacayağıyla derinleşen hem teolojik hem psikolojik boyutlarıyla bireyin hayatına yön veren bir tutumdur. Allah’a iman etmek O’na teslim olmayı, şartlar ne olursa olsun O’na güven duymayı ve O’ndan yardım dilemeyi zorunlu kılar. Fatiha suresinde her gün defalarca tekrarladığımız “(Rabbimiz!) Ancak sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz.” münacatı tevekkülün üzerine bina edildiği temel ilkedir. Kur’ân-ı Kerîm ve hadis-i şeriflerde tevekkül, kulun her işinde Allah’ı yegâne sığınak bilmesi ve hayrın da şerrin de ilahî takdire bağlı olduğunun idrak etmesi olarak ifade edilir. Bu seviyede kul, kişinin “daimi surette Allah ile birlikte olma” bilincini hayatının bütün boyutlarına yansıtması anlamına gelir. Allah’a güvenmek, O’nun kapısının kullarına tahsis edildiğine ve bu sebeple de hiçbir zaman kapanmadığına inanarak yaşamaktır. Allah’ın el-Ganî oluşu kuluna her anlamda Vekil olabileceğinin teminatıdır; buna iman eden kul Allah’tan başka hiçbir varlığa bel bağlamaz. O’ndan gelen her şeye “eyvallah” der. Sufilerin sıklıkla dile getirdikleri gibi: “Kahrın da hoş, lütfun da hoş...” Yayın danışmanlığını ahlak düşüncesi alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Ömer Türker’in üstlendiği “Ahlak Kitaplığı”, ahlak alanında kalıcı ve referans niteliğinde bir külliyat oluşturmayı hedeflemektedir. Serinin ilk kavram kitabı olan Tevekkül, Dr. Hicret Karaduman tarafından sade ve kolay anlaşılır bir dille yayına hazırlandı.
131.40 ₺ -
Ruhul Furkan Tefsiri 20.Cilt Rahle Boy Deri
RUHU’L- FURKAN HAKKINDA GENEL MALUMAT Alllame, fâdıl, muhakkik, hicri 15.Asrın müceddidi, Şeyhü’l İslam İsmail Efendi (İsmail Ağa) Camii Şerifi emekli İmam Hatibi Mahmud Ustaosmanoğlu Efendi’nin riyasetinde kaleme alınmış, takriben 57 cilt olması beklenen mükemmel bir tefsirdir. Bu şaheser tefsirin hazırlanmasında Arapça, Farsça ve Türkçe birçok kitaptan istifade edilmiş olup, her sınıf insanın anlayabileceği sade bir dil ile yazılmıştır. Âyet-i Celileler, en ince ayrıntıları ile izah edilirken ihtiyaç duyulan kelam, fıkıh, tasavvuf ve genel kültüre dayalı malumat da verilmiştir. RUHU’L- FURKAN TEFSİRİNİN YAZILMA SEBEBİ Mahmud Efendi Hazretleri (Kuddise Sirruhu) tefsir-i şerifin sebebi telifi hakkında şöyle buyuruyorlar: “Kur’an-ı Azîmü’ş-şan’ın manasının kelime-kelime anlaşılmasına çok hevesli olduğumuz, kardeşlerimiz tarafından yakinen bilinmektedir. Nice büyük âlimler, Kur’an-ı Kerim’i Türkçe tefsir ederek, bu büyük kitabın manasını anlama hususunda insanların ihtiyaçlarını karşıladıklarından, ziyade aciz olan bu kardeşiniz, böyle büyük bir işe girişmeyi düşünmüş dahi değildir. Ancak; hicri 1402 Şaban Ayı’nın Berat Gecesinde, Ravza-i Mutahhara’da yani Peygamberimiz (Sallallahü aleyhi ve sellem)’in bulunduğu pâk cennet bahçesi olan mescid-i şerifinde bulunduğumuz sırada Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) tarafından vaki olan manevi bir işaretle bu mühim işe başladık. Ve yukarıda geçtiği gibi kelimekelime mana verilmesine ziyade ihtimam (dikkat) göstererek, bazı kardeşlerimizle beraber bu uzun yola çıktık. TAKİP EDİLEN USUL MUKADDİME: Bu tefsirin mukaddimesinde(giriş kısmında)evvela Kur’an-ı Azimü’ş-şan’ın fezâili (faziletleri) hakkındaki bazı âyet-i kerimeler mealleri ile beraber yazılmıştır. Sonra, Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazretlerinin kendi Kur’an-ı Kerim’inin baş tarafına yazmış olduğu Kur’an-ı Kerim ile alakalı bütün hadis-i şerifler ve tefsir heyetinin bulduğu bazı hadis-i şerifler tercüme edilerek, kaynaklarıyla beraber zikredilmiştir. Müteakiben yine Kur’an-ı Kerim hakkında Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazretlerinin kendi Kur’an-ı Kerim’inin evveline yazdığı, ayrıca tefsir heyetinin de bulduğu büyüklerin sözlerinden bazıları ilave edilmiştir. Bundan sonra Kur’an-ı Kerim’i gafil olarak okumanın zemmi (kötülenmesi) hakkındaki bazı hadis-i şerifler ve büyüklerin sözleri nakledilmiştir. Mukaddimenin sonunda da Kur’an-ı Kerim’i kendi görüşü ile tefsir etme hakkında varit olan (gelen) tehdit mahiyetindeki hadis-i şerifler zikredilmiştir. ÂYETLERİN TEFSİRİNDE TAKİP EDİLEN USUL 1-KELİME MANASI: Her âyetin tefsirinde takip edilen bu usul, Kur’an-ı Kerim’i kolayca anlayabilmek için çok büyük ehemmiyet (önem) taşımaktadır. Zira topluca mana verildiğinde, Kuran’ı iyice anlamayı ve tefsir etmeyi isteyen kardeşlerimiz hangi mananın hangi kelimeden alındığını anlayamamaktadırlar. Bu tefsirde ise herkesin Kur’an-ı Kerim’i kelime kelime anlayabilmesi çok istenildiğinden bu usüle riayet edilmeye çalışılmıştır. Bu arada kelimeleri ve cümleleri birbirine bağlayan mahzuf ibareler (gizlenmiş sözler) zikredilmiştir ki, dikkatli düşünüldüğü takdirde, sadece kelime manasından bile, âyet-i celilelerin manaları anlaşılabilecek bir hale gelmiş olsun. Ayrıca sarf ve nahiv ilimlerini okumuş kardeşlerimizin, fail, meful, hal gibi kelimelerin cümle içindeki durumlarını ayırt edebilmeleri için yardımcı edatlar kullanılmıştır. Ancak, terkib-i izafiler(isim tamlaması) gibi birbirinden ayırt edilmesi uygun olmayan yerlerde kelime manası verilemediğinden, terkip (toplu) manası verilmiştir. 2-MEÂL-İ ŞERİF : Kelime manasından herkes istifade edemeyeceğinden ve âyetin toplu manası anlaşılamayacağından, her âyetin meâl-i şerifi (şerefli manası) kelime manasından sonra yazılmış ve bu meâl verilirken âyetin zahirinde (dış görünüşünde) bulunmayan kelime ve terkiplerin manaları katılmamaya dikkat edilmiştir. Ancak, âyet-i celilenin manası tam anlaşılabilmesi için, bir takım mahzuf (gizlenmiş) manaların ve bazı izahların zikredilmesine ziyade ihtiyaç duyulduğundan onlar parantez içinde ayrı bir yazı şekliyle açıklanmıştır. Böylece, meâl-i şerif tefsirli (açıklamalı) bir meâl haline gelmiştir. 3-İZAHAT Sadece meâl-i şerifle de iktifa edilmeyip (yetinilmeyip) her âyet, muteber tefsirlerde bulunan izahlardan istifade edilerek açıklanmaya çalışılmıştır. Şöyle ki: Tefsirlerde sebebi nüzulü beyan edilmiş olan âyetlerin, iniş sebepleri zikredilmiştir. Ahkâm âyetlerinden (şeri hükümleri beyan eden âyetlerden) çıkarılmış olan bir takım fetvalar da yeri geldiğinde açıklanmıştır. Âyet-i Celilelerle alâkalı hadis-i şeriflerin kaynakları ilmî usulle kaydedilerek yazılmaya gayret edilmiştir; Evvela hadis metninin alındığı kitap zikredilmiş, diğerleri ise ulema arasında bilinen sıralamaya göre yazılmıştır. Bazı âyet-i celilelerde bulunan yer ve şahıs isimlerinin ıstılahları (özel manaları) da, tefsirde derç edilmiştir(konulmuştur). Açıklanması gereken zor kelimelerin mehazları (asılları, kaynakları) müfret (tekil)sss ve cemileri (çoğulları) zaman zaman tefsirde yazılmıştır. Âyet-i celilelerin anlaşılmasını kolaylaştıracak olan veya onlarla alâkası bulunan kıssalar (hadiseler) de, muteber (kıymetli) tefsirlerden alınarak açıklamıştır. Zikirle alâkalı âyetlerde, yine güvenilen tefsirlerden ve kitaplardan alınan, tasavvufî manaların da katılmasına özen gösterilmiştir. Ayrıca, her âyetin izahının sonunda, o âyetin tamamı veya bir kısmıyla alâkalı diğer âyeti kerimeler bulunup, meâlleriyle yazılmaya gayret gösterilmiştir; Ta ki, vaaz ve nasihat etmek isteyenler, bir âyeti gözden geçirirken onu açıklayan diğer âyet-i kerimeleri de, önlerinde hazır bulup vaazlarını ziynetlendirsinler (süslesinler). Bu hususta en büyük rehber, Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazretlerinin, Mahmud Efendi Hazretlerine (kuddise sirruhu) verilmesini arzu ettiği kendi Kur’an-ı Kerimi’ninkenarlarına almış olduğu rakamlar (âyet ve sayfa numaraları), hatlar (çekilen çizgiler) ve izahlar olmuştur. Şu da bilinmelidir ki: Milletimizin, geçmiş büyüklerinin kıymetli lisanlarını terk etmeye başladığı şu günlerde Arapça, Farsça ve Türkçe karışımından meydana gelmiş olan Osmanlıcanın tamamen unutulmaması için Osmanlıca kelimelerin asılları yazılmış, nesiller arasında irtibat sağlamak için de kelimelerin karşılıkları parantez içinde zikredilmiştir. Bu büyük gaye hedeflendiğinden dolayı tefsirin uzamasından, akıcılığın bozulmasından ve dolayısıyla gelecek olan itirazlardan çekinilmemiştir.
916.90 ₺ -
Vayt Çaklıt Moda
Güzellik endüstrisinin rimel ucuyla, motivasyon koçlarının boomer enerjisiyle, dijital ekranların piksel cenderesiyle ruhumuza makyaj yapıldığı bir çağda yaşıyoruz. Bu kitap; "Hangi filtre beni ben yapar?", "Sürdürülebilir mutsuzluk için hangi serumu önerirsiniz?" gibi hayati sorulara cevap vermese de en azından onları doğru sorular hâline getiriyor. Bu kitap, kafanı ütülemiyor. Ama ütülü gömleklere olan takıntının aslında neden seni yorduğunu anlatıyor.
140.00 ₺ -
Kafayı Yemeden Yaşama Sanatı
21. yüzyılın hızlı temposunda, mükemmellik baskısıyla yoğrulmuş hayatlarımızda, ebeveynlikten kariyere kadar her alanda kusursuz olmaya zorlanıyoruz. Peki, bu kusursuzluk illüzyonundan nasıl kurtulabiliriz? “Kafayı Yemeden Yaşama Sanatı” modern çağın dayatmalarıyla başa çıkmaya çalışan herkese hitap ediyor. Herkesin “en iyi” olma çabasına hapsolduğu dünyada, yazar, insan olmanın doğal kusurlarını kucaklamayı ve mükemmel olma baskısından sıyrılmayı öneriyor. Bu kitap; başarı, güzellik, ebeveynlik ve toplum baskısının üzerimizde oluşturduğu yükleri sorgularken, bizi daha insani ve dengeli bir yaşam arayışına yönlendiriyor. Kendi sınırlarını kabul eden ve “her şeye yetişememek” gerçeğini benimseyenlerin hikâyesiyle karşılaşacağınız bu kitap, mükemmelliğin bir illüzyon olduğunu hatırlatarak, hayatın gerçek anlamını bulmanızda rehberlik edecek.
140.00 ₺ -
Makalatul Kevseri 2 Cilt Takım
Allâme Muhammed Zâhid el-Kevserî, çağdaş dönemde İslâmî ilimlerin hemen bütün sahalarında mümtaz bir birikim ortaya koymuş, eserleriyle ümmetin ilmî ve fikrî dünyasına yön vermiş müstesna bir âlimdir. O, yalnızca kendi zamanında karşılaşılan ilmî ve fikrî meydan okumaları cevaplamakla kalmamış, aynı zamanda bizden sonraki nesillerin de yüzyıllar boyunca istifade edebileceği bir ilim mirası bırakmıştır. Bugün onun kaleminden çıkan makâleleri okuyan herkes, ilmî titizliğin, kaynaklara vukûfiyetin ve hakikate bağlılığın ne demek olduğunu adeta canlı bir şekilde müşâhede etmektedir.Kevserî merhûmun en önemli çalışmalarından biri olan Makâlâtu’l-Kevserî, İslâmî ilimlerin hemen her sahasına temas eden, konulara derinlikli yaklaşan ve hem talebe hem de muallim için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı niteliği taşıyan bir eserdir. İnanç esaslarından kelâma, tefsîrden hadîse, fıkıhtan güncel tartışmalara, tarih ve biyografiden ümmetin fikrî meselelerine kadar geniş bir alanı kuşatan bu makâleler, okuyucuya yalnızca ilmî bilgi sunmamakta; aynı zamanda zihnini diri tutmakta, fikrî berraklık kazandırmakta ve hakikati arama şevkini kamçılamaktadır.
1100.00 ₺ -
Leylek Köyü
Burada her şey yukarıdan başlar! Çatılardan, leylek yuvalarından, gökyüzüne bakan insanlardan... Gülce, leylekler üzerine yaptığı araştırma için dedesinin köyüne gider. Ancak kısa sürede anlar ki bu köyde leylekler sadece var olmaz: onlarla birlikte yaşanır, onlara yuva olunur, onların dönüşleri sabırla beklenir. Araştırması ilerledikçe Gülce, sayılarla, çizelgelerle ve açıklanamayan şeylerle karşılaşır. Bilgiyle sezginin yan yana yürüdüğü bu yolculuk, ona her şeyin ölçülerek anlaşılamayacağını gösterir. Leylek Köyü, doğa, merak ve dostluğu bir araya getiren: okurunu gökyüzüne bakmaya davet eden unutulmaz bir keşif hikâyesi.
87.50 ₺ -
Neo Selefilere Reddiyye
Kevserî merhûmun en önemli çalışmalarından biri olan Makâlâtu'l-Kevserî, İslâmî ilimlerin hemen her sahasına temas eden, konulara derinlikli yaklaşan ve hem talebe hem de muallim için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı niteliği taşıyan bir eserdir. İnanç esaslarından kelâma, tefsîrden hadîse, fıkıhtan güncel tartışmalara, tarih ve biyografiden ümmetin fikrî meselelerine kadar geniş bir alanı kuşatan bu makâleler, okuyucuya yalnızca ilmî bilgi sunmamakta; aynı zamanda zihnini diri tutmakta, fikrî berraklık kazandırmakta ve hakikati arama şevkini kamçılamaktadır. Elinizdeki bu çalışma, söz konusu kıymetli külliyatın, "NEO SELEFÎLERE REDDİYYE -Teşbîh, Tecsîm ve Mezhepsizlik Fitnesi-" başlığı altında ihtisar edilmiş ve özellikle günümüzde yaygınlık kazanan tecsîm, teşbîh ve bid'at akîdelerine karşı yazılmış reddiyyelerin bir araya getirilmiş hâlidir. Bu özet çalışma, Kevserî'nin, Ehl-i Sünnet'in berrak akîdesini müdafaa etmek, selef-i sâlihînin sahîh i'tikâdını ortaya koymak ve onun adına ortaya çıkan çağdaş sapmaları temyiz etmek noktasındaki keskin ferâsetini, engin ilmî birikimini ve mücadeleci üslûbunu gözler önüne sermektedir. Müellif, Dârimî, İbn Teymiyye, İbn Kayyim gibi isimlerin görüşlerini ve onların modern takipçilerinin iddialarını, delilleriyle çürütmekte; tenzîh akîdesini, usûl imamlarının ortak kabulüne dayanarak en sağlam şekilde temellendirmektedir.
220.00 ₺ -
Mektubatı Rabbani Tercümesi Cilt 6
Kelime Anlamı: Geleneksel medrese eğitiminin yaygın metin çözme yöntemi olan kelime anlamı medreselerde halen etkin bir okuma biçimidir. Çeviri: Kitabı çevirirken metnin otantik yapısını bozmamaya çalıştık. Hadis Tahrici: Klasik metinlerde yer alan hadis rivayetlerinin kaynaklarına vakıf olmak ve rivayetlerin kritiğini yapmak, amacıyla geliştirilen tahriç yöntemi, müellifin referans ağını okuyucunun gözleri önüne sermektedir. Biyografi ve Bibliyografi Çalışması: Biz ulaşabildiğimiz kadarıyla mektuplarda adı geçen şahıs yer ve kitap isimleriyle ilgili bilgiler toplamaya çalıştık.
500.00 ₺ -
Mektubatı Rabbani Tercümesi Cilt 5
Kelime Anlamı: Geleneksel medrese eğitiminin yaygın metin çözme yöntemi olan kelime anlamı medreselerde halen etkin bir okuma biçimidir. Çeviri: Kitabı çevirirken metnin otantik yapısını bozmamaya çalıştık. Hadis Tahrici: Klasik metinlerde yer alan hadis rivayetlerinin kaynaklarına vakıf olmak ve rivayetlerin kritiğini yapmak, amacıyla geliştirilen tahriç yöntemi, müellifin referans ağını okuyucunun gözleri önüne sermektedir. Biyografi ve Bibliyografi Çalışması: Biz ulaşabildiğimiz kadarıyla mektuplarda adı geçen şahıs yer ve kitap isimleriyle ilgili bilgiler toplamaya çalıştık.
500.00 ₺ -
İşe Yaramayan Şeyler Üzerine
Çağımızın görünmez salgını olan örtük nihilizme karşı düşünmeye davet… Yasin Ramazan, faydayı mutlak ölçüt haline getiren çağdaş aklın, insanın anlamla olan bağını nasıl zayıflattığını sorguluyor. “Ne işe yarıyor?” sorusunun tüm değerleri belirlediği bir dünyada; sevgi, dostluk, merhamet, özgürlük, inanç ve düşünme gibi “işe yaramayan” şeylerin aslında insan olmanın özü olduğunu hatırlatıyor. Metafiziğin unutulmadığını, umudun irrasyonel değil rasyonel bir tutum olduğunu, düşünmenin bir ahlaki sorumluluk taşıdığını savunuyor. Sosyal medya çağında vasata indirgenen düşünceye karşı özgünlüğün, hızın içinde kaybolan çağımıza karşı yavaş ve derin düşünmenin savunusunu yapıyor. İşe Yaramayan Şeyler Üzerine, faydasız gibi görünen ama insanı insan yapan değerlere adanmış; anlamın, kaos ve fayda arasında hâlâ sessizce yaşadığını hatırlatan güçlü bir entelektüel direniş.
175.00 ₺ -
Kayıp Coğrafyanın İzinde
“Okuyacağınız metin, beklemediğim bir anda çıktığım zor, gerilimli ve hazin hatıralarla dolu bir seyahatin notları. Uzun yıllardır konuştuğumuz, dert ettiğimiz, andığımız ve anlamaya çalıştığımız Doğu Türkistan’da bizzat yaşadıklarım, şahit olduklarım ve gördüklerimin bana düşündürdükleri, müstakil bir kitap olarak şimdi elinizin altında. Böyle bir kitabı kaleme almaktaki öncelikli hedefim, Müslüman Uygurların karşı karşıya bulunduğu dramı ve gerçekliği, mümkün olduğunca anlaşılır biçimde aktarmak. Doğu Türkistan meselesi, hem sahadan doğru haber almanın zorlukları hem de Çin’in uyguladığı çok boyutlu dezenformasyon sebebiyle, ülkemizde ne yazık ki hak ettiği ilgiyi göremiyor. “Gözden ırak olan gönülden de ırak olur” misali, kendi yakın çevremizdeki krizlerin gerisinde ve gölgesinde kalan bir dava Doğu Türkistan. İkinci hedefim, geleceğe ve bizden sonraki nesillere, bugünlere dair bir kanıt ve kayıt bırakmak. İçinden geçtiğimiz dönemde Doğu Türkistan ne durumda? Dünden bugüne neler yaşandı? Yarın neler olabilir? Dönüşümlerin istikameti nereye doğru? Şimdi devam eden süreçlerin somut neticelerini kendi gözleriyle görecek olan istikbalin Müslümanları, 2025 yılında bölgeyi adımlamış birinin satır aralarından epey ipucu yakalayacaktır diye düşünüyorum. Üçüncü bir hedefim de, Doğu Türkistan havzasının coğrafi, tarihi ve kültürel bakımdan daha iyi anlaşılmasına mütevazı bir katkıda bulunmak. Seyahatname’yi okurken, bölgenin, Türkiye’den bakınca belki hiç göremediğimiz ve fark edemediğimiz bir derinliğinin bulunduğuna şahitlik edeceksiniz. Hatta belki bazı isimler ve mekânlar, sizi daha kapsamlı okumalara sevk eden birer işaret fişeğine dönüşecek.”
237.32 ₺ -
Ruhul Beyan Tercümesi 7.Cilt
Zamanın büyük velisi ve alimi Şeyh İsmail Hakkı Bursevi El Aydosi El Üsküdari El Celveti Hazretleri ‘Ruhul Beyan fi Tefsiril Kuran’ adlı Arapça eserinde önce şeri esasları ve hükümleri, ardından tasavvufi yorumları zikretmiş, bu arada tergib ve terhibe dair hususlarıda eklemiştir. Önceki tefsirlerde bulunmayan bazı ilaveler yapmış, kendi görüşlerini ‘fakir der ki…’ sözüyle blirtmiş, uygun yerlere Farsça beyitler eklemiştir. Ona göre ‘Ruhul Beyan’ ibare, işaret ve rabbani ilhamın faydalarını bir araya getiren, her türlü ilim ve marifeti ihtiva eden sade bir tefsirdir. Eserde ayetlerde bir veya birkaç kelime halinde ele alınarak sarf, nahiv, iştikak ve mana önünden tahlil edilmiştir. Ruhul Beyanda ibretli kıssa ve hikayelere geniş yer verilmiştir. Bu özelliği sebebi ile eser, vaizler için önemli bir kaynak olmuştur. Nitekim büyük allame Muhhammed Zahid El Kevseri, vaizlerin kalplere rikkat veren hikayeler ihtiva etmesi sebebiyle Ruhul Beyana çok önem verdiklerini söylemiştir. Bunlarla beraber Kuranı Kerimin soru edatlı kelime manaları da yayınevimiz tarafından ilave edilerek gerekli görülen bir takım yerlere kısa izahlar getirilmiş ve siz değerli okurlarımızın hizmetine sunulmuştur.
429.30 ₺ -
-
Ey Oğul
Ey Oğul! Tasavvufun başlıca iki özelliğinin olduğunu bil! İstikamet ve mahlukâta karşı ciddiyet. Her kim istikamet üzere olur, insanlara karşı güzel ahlakı kuşanır ve onlara müsamaha ile yaklaşırsa işte o kişi sufidir. Elinizdeki bu kıymetli eserin ilk bölümü, büyük İslam düşünürü İmam Gazzâlî’nin bir öğrencisinin samimi sorusu üzerine kaleme aldığı Eyyühe’l-Veled adlı meşhur eseridir. Bu eser, sadece bir nasihatname olmanın ötesinde; eğitim, ahlak ve ilim yolunun tüm inceliklerini anlatmaktadır. Nizamiye Medreselerinin meşhur hocası Gazzâlî, Ey Oğul kitabında ilmin yalnızca teoriden ibaret olmadığını, ahlak ve irfanla tamamlanması gerektiğini etkileyici bir dille aktarır. Bu yönüyle eser, bugünün eğitim anlayışı için de canlı bir örnek niteliğindedir. Eserin ikinci bölümüne ise konu itibarıyla birinci bölümü destekler mahiyette yine Gazzâlî’nin İhyâu Ulûmi’d-dîn adlı başyapıtındaki ilim talebelerine yönelik tavsiyelerini içeren kısmı ekledik. Kitap, bu hâliyle ilim yolcularına nasihatler içeren bir rehber hüviyeti kazandı. Alanlarında uzman M. Fatih Yazar ve M. Maşuk Acar tarafından titizlikle tercüme edilen bu eserin, okuyucularımız için faydalı olmasını diliyoruz.
87.60 ₺ -
Siyer Çalışma ve Test Kitabı
Çok sevgili Peygamber âşıkları, yeni eserimizi gördünüz mü? Yazarımız Yasemin Feyizoğlu Hanımefendinin “İnsan-ı Kâmil – Hazreti Muhammed Aleyhisselâtü Vesselam” isimli siyer kitabının Çalışma ve Test Kitabı çıktı! Artık okuduklarınızı unutmadan pekiştireceksiniz: • “Kim, Kimdir?” bölümümüzde sahabî efendilerimizin isimlerini tek tek zihninize yerleştireceksiniz. • 2K-3N bölümümüzle kim, kime, nerede, ne söyledi sorularına hâkim olacaksınız. • Her konuya özel hazırlanmış testlerimizle kendinizi sınayacak, bilginizi sağlamlaştıracaksınız. Tüm bunlar siz kıymetli okuyucularımız ve talebelerimiz için hazırlandı. Bunca emeğin ürünü olan bu eseri mutlaka edinin, siz de bu bereketten istifade edin.
800.00 ₺ -
Kokuların Gücü Adına
Doğanın sunduğu eşsiz hediyelerle şifa bulmaya hazır mısınız? Yüzyıllardır farklı kültürlerde kullanılan mucizevi yağların her biri, fiziksel sağlıktan duygusal dengeye, zihinsel berraklıktan ruhsal huzura kadar geniş bir yelpazede fayda sağlıyor. Doğanın sessiz ama güçlü şifasını hayatınıza dahil edin, sağlığınızı ve huzurunuzu geri kazanın. Doğanın mucizevi güçlerinden ilham alarak yazılan bu kitap, beden, zihin ve duygular üzerindeki şifalı etkileri keşfetmeniz için sizi bir yolculuğa davet ediyor. Uzman Eczacı ve Aromaterapi Uzmanı Hülya Kayhan, uçucu yağların kadim bilgeliğini modern bilimle harmanlayarak, her bir yağın nasıl çalıştığını ve hangi alanlarda fayda sağlayabileceğini sade ve anlaşılır bir dille sunuyor. Her sayfasında sizi iyileştirici bir yolculuğa çıkaracak olan bu eser, doğal sağlık arayışında olanlar için vazgeçilmez bir rehber olacak. Hayatınıza sağlık, huzur ve mutluluk katmak için doğanın şifasına kulak verin.
240.00 ₺ -
Şecerei Türk
Ebulgazi Bahadır Han, başarılı bir asker ve yönetici olmasının yanı sıra, döneminin tarihçiliğini de yapmak durumunda kalmıştır. Kendisi bu durumu, “Harezm halkının kayıtsızlığından, hiçbir zaman olmayan bir iş oldu. Uygun bir kişi bulamadık. Mecbur kaldık, ol sebepten kendimiz anlattık.” sözleriyle ifade etmektedir. Ebulgazi Bahadır Han’ın, kendisinden önce yazılan 17 adet Cengizname’den ve diğer şecere kitaplarından faydalanarak kaleme aldığı ve Türk’ün Soyağacı olarak günümüz Türkçesine tercüme edilen Şecere-i Türk kitabında, Oğuzlar da dâhil olmak üzere tüm Türk boylarının kökeni, Eski Çağ ve Orta Çağ tarihi, tüm önemli hükümdarları, gelenek görenekleri ve bazı önemli efsaneleri üzerine kapsamlı bilgiler verilmektedir. Türk’ün Soyağacı, döneminde yazılmış nadir eserlerden olması ve içeriğinin genişliğiyle bugün bile tarih araştırmalarında önemli bir kaynak olarak görülmektedir. Türk tarihi konusunda birincil kaynaklardan bilgi almak isteyen herkesin faydalanabileceği bu eser, ilk kez eksiksiz olarak Türk okurların dikkatine sunuluyor.
207.10 ₺ -
Alimler Meclisler Raviler
Klasik dönem İslam dünyasında bir kitap nasıl telif ediliyordu? Yazmak dediğimiz fiil bugün anladığımız şekliyle yazarın tek başına üstlendiği bir iş miydi? Klasik düşüncede metin ve yazar birbirine sıkıca bağlı mıydı, yoksa metnin yazardan bağımsız olarak ihtiyaca ve zamana göre değişmesi de hedeflerden biri miydi? Klasik bir esere yoğunlaşan dikkatli bir okuma bizzat metne değil fakat metnin kenarlarına köşelerine alınmış notların bir başka hikâye anlattığını gösteriyor, bir telif hikâyesini… Âlimler, Meclisler, Râviler, bu sorulardan bazılarını 9./15. asır Memlük’ünün belki de en önde gelen âlimi olan İbn Hacer’in Lisânü’l-Mîzân adlı ansiklopedik eseri çerçevesinde cevaplamayı hedefliyor. Telif zamanından müellifinin vefatına kadar gelişim gösteren bu eser, her biri İbn Hacer’in yakın talebeleri olan beş âlim-müstensihin nüshaları çerçevesinde analize tabi tutuluyor. Böylece yazma eser kültürü bağlamında ilk kez, farklı talebeler tarafından muhtelif zamanlarda kopyalanan ve her biri hocanın kontrolünden geçen nüshalar bir kitabın gelişim seyrini gözlemlemek üzere kullanılıyor ve yazma eserlerin dünyasına, metinlerin canlılığına, hayatlarına dair bir pencere aralanıyor…
176.12 ₺ -
Kalbin Sırları
“Kalp bir kale gibidir. Şeytan onu ele geçirmek için her an fırsat kollamaktadır. Onun oraya girmesini engellemek için her an uyanık bulunmak, onun giriş yerlerini kapatmak veya oralarda nöbetçi bulundurmak gerekir. Kaleyi iyi tanımayanlar bu işi yapamaz. Bu görev her Müslüman için farzdır. Şeytanın sızma yollarını bilmeksizin kalbi ona karşı savunmakta başarıya ulaşılamaz. Şeytanın kalbe girmek için kullanacağı yollar ve sızma yerleri kulun bir takım sıfatlarıdır. Bunlar çoktur.” Asrının müceddidi Hüccetü’l-İslam İmam Gazalî bu kitabında “kalp” kelimesini merkeze alıyor. Kalbin mahiyetini, özelliğini, kime ve neye nasıl yönlendirilmesi gerektiğini açıklıyor.
91.00 ₺ -
Bir Başka Adıyla Ahlak Suresi
İbrahim Oruç, kelimeler ve mesajlar çerçevesinde incelemelerine Hucurat Sûresi ile devam ediyor. Müslümanın edep, ahlak ve hadd sınırlarını bildiren sûreden, günümüz hayatına alacağımız mesajlar.
201.00 ₺ -
Zühd ve Takva
Zühd; dünyaya karşı hırsı terk, arzuları kısa tutmak, perhizkar bir hayat yolu takip etmektir. Zühd; kalpten dünya sevgisini çıkarmak, dünyayı gaye haline getirmemektir. Zühd; fakirliği sevmekle beraber Allah'a güvenmektir. Zühd; geniş manalı bir kelimedir. Onun en aşağısı haramı terk etmek, en yücesi de insanı Allah'a kulluk yapmaktan oyalıyan her şeyden yüz çevirmektir. Takva ise kişinin kendisine ahirette ne zarar verecekse o şeylerden kendisini, şu dünya hayatında sakındırmasıdır
140.00 ₺