-
Nüzul-i İsa Bir İtirazın Tahlili
بسم الله الرحمن الرحيم الحمد لله رب العالمين، والصلاة والسلام على سيدنا محمد وعلى آله وصحبه أجمعين Gerek fikir, gerekse fizik planında insanlığın karşı kaşıya bulunduğu modern meydan okuyuş, kaçınılmaz olarak Müslümanların din algısına da nüfuz etmiş durumda. Zamanı, tarihi, algı ve değerler dünyasını “geleneksel olan” ve “modern olan” şeklinde bir ayrıma tabi tutarak, ilkinin miadını doldurduğunu ve yerini kaçınılmaz olarak ikincisine bıraktığını telkin eden modern zihin yapısı, Müslümanların kendi kaynaklarını, değerlerini ve tarihlerini okuyuşlarını belli bir istikamette dönüştürürken ortaya “yeni” ve “farklı” bir tasavvur çıkarıyor. Tırnak içinde verdiğim bu iki kelime tek başlarına alındığında belki nötr sayılabilecek bir anlatım özelliğine sahipken, bir araya getirildiğinde ilgi çekici bir çekim gücüne kavuşuyor. Öyle ki, bir şeyin (fikir, yaklaşım, tasavvur…) hem “yeni” hem de “farklı” olması, “doğru”, hatta yerine göre “mutlak doğru” olduğunu kabule fazlasıyla yetiyor. İlmî ve metodolojik bakımdan ne kadar zayıf ve tutarsız temeller üzerine bina edilmiş olursa olsun, “yeni ve farklı” olması geçerliliğini ilana kifayet ediyor! Bu iki kelime yan yana geldiğinde oluşan tasavvur dönüşümü, şiddet-i zuhurundan dolayı çoğu zihinlere hafi kalıyor ve işin en vahim yanını da bu nokta oluşturuyor. Din ve onun temel kaynakları adına son derece “masum” gerekçelerle ızhar edilen kimi “yeni ve farklı” yaklaşımların, aslında çalışma ilkelerini modernitenin belirlediği zihin yapısından kaynaklanan arızaların ürünü olduğunun sahiplerine bile gizli kalabiliyor olması gerçekten de “yeni” ve “farklı” bir durum! Müslümanların kendi kaynaklarıyla ilişkilerinin sistematiğini oluşturan ve yüzyıllar içinde “eşyanın tabiatı gereği” belli bir istikamette teessüs etmiş bulunan “edille-i şer’îyye” konsepti, Kur’an ve Sünnet anlayışı, bu iki delilin birbiriyle ilişkisi ve bunlardan teferri eden diğer deliller, Usûl ve Kavaid… “yeni ve farklı” yaklaşımların cazibesiyle yerini “çağdaş değerler” etrafında şekillenmiş algılara bırakabiliyor. Bu da kaçınılmaz olarak “yeni ve farklı” bir Müslümanlığa uzanan bir süreci intac ediyor. İşin başında niyet ve maksat bu olmasa da, varılan nokta çoğu zaman bundan başkası olmuyor. Hz. İsa (aleyhi’s-selâm)’ın ref’i ve nüzulü meselesi, bu hususun kristalleştiği noktalardan birisi. Kur’an-Sünnet ilişkisine ve Tefsir Usulü ilminin ilkelerine karşı çok da duyarlı olmayan “çağdaş” bir yaklaşımla, ilgili Kur’an ayetleri üzerine serdedilen “yeni ve farklı” mülahazalar, “ilmî hürriyet” görüntüsü altında sahibini getirip bütün Ümmet ulemasının karşısına konumlandırıyor. Evet, nüzul-i İsa (aleyhi’s-selâm) konusunda Sahabe döneminden itibaren Ümmet’in üzerinde ittifak ettiği bir kabul, modern zamanlarda Kur’an ve Sünnet’i “yeni ve farklı” bir okumanın nesnesi kılma faaliyetinin sonucu olarak, yerini “yeni ve farklı” bir değerlendirmeye bırakıyorsa, bunun “ilmî özgürlük”ten daha öte bir anlamı olmalıdır. Bu tarz yaklaşımların, -ayrıca ima veya tasrihe ihtiyaç bulunmaksızın- “karşıtaraf”ı oluşturan sahabîsi, müfessiri, muhaddisi, kelâm âlimi ve tarihçisiyle bütün bir Ümmet ulemasını itham anlamına geldiği açıktır. Sözün sahibinin yaklaşımına göre bu itham “yanılgı”dan “cehalet”e, “anlayış kıtlığına”, hatta “tahrif”e kadar uzanır. Hulusi Hatiboğlu hocanın, Fidan Dergisi’nin 63, 64 ve 65. sayılarında yer alan “Hz. İsa’nın Nüzulü Meselesi” başlıklı seri yazısı da bu çerçevede benzerlerinden yeni ve farklı bir mahiyet arz ediyor değil. Hocanın, yazısına, nüzul-i İsa (aleyhi’s-selâm) meselesinin “Temel inanç esaslarından olmadığı halde erken devirlerde İslam’ın inanç esasları arasına girmiş” olduğunu söyleyerek başlaması, vehâmetin ilk basamağını oluşturuyor. İlk bakışta hayli “masum” gibi duran bu hüküm cümlesi, herhangi bir gayri İslamî inanç unsurunun İslam’ın inanç esasları arasına -hem de “erken devirlerde”!- girebileceğini ifade etmesi bakımından sadece “büyük bir iddia” ileri sürmekle kalmıyor, aynı zamanda o “erken devirler”den itibaren modern zamanlara kadar yaşayan bütün İslam ulemasını, gayri İslamî bir hususun İslam’ın inanç esasları arasına girmesine müsaade etmekle, göz yummakla, hatta belki “çanak tutmakla” itham ediyor! Hatiboğlu hoca istediği kadar “ben kimseyi itham etmiyorum” desin; bu ifade tarzının doğrudan yol açtığı sonuç budur. Ebubekir Sifil, Hulusi Hatipoğlu, Nuzulü İsa, Rıhle Yayınları, Rıhle Kitap, 978-605-5634-43-8
48.75 ₺ -
Cami Boy Kuranı Kerim Meali Kod 174
Diyanet İşleri Başkanlığı Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu'ndan Onaylı ve Mühürlü Milyonlarca insanın Kur'ân-ı Kerim okumasını öğrendiği hattan Okuması çok kolay bilgisayar hatlı 2 Renk Ofset Baskı Selefon kapak 25 X 34 cm Ebat 624 Sayfa Ürün Adet Ağırlığı : 2,14 Kg Toplu alımlarda özel indirimler uygulanır
456.00 ₺ -
Hafız Boy Kuranı Kerim 2 Renk Mühürlü 057
Kırmızı, Yeşil veya Kabe Desen olarak gönderimi yapılmaktadır. özellikle talep ettiğiniz renk var ise Notlar kısmına yazarsanız o renk gönderilecektir. Diyanet İşleri Başkanlığı Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu'ndan Onaylı ve Mühürlü Milyonlarca insanın Kur'ân-ı Kerim okumasını öğrendiği hattan Okuması çok kolay bilgisayar hatlı 2 Renk Ofset Baskı 616 Sayfa Toplu alımlarda özel indirimler uygulanır
220.80 ₺ -
Osmanlı Hukuku
Adalet, Osmanlı Devleti’ni asırlarca ayakta tutan en mühim unsurdu. Bu hissin zayıflaması, çöküşün hem sebebi, hem de neticesi oldu. Padişahlar bile, hukukun önünde boyun eğdiler. Bir seferden dönerken, askerin, ekinlerini çiğnediklerinden yakınan köylüye, Kanunî Sultan Süleyman; “Peki bizi kime şikâyet edersin?” diye latife edince, köylü; “Kanuna şikâyet ederiz, kanuna!” demişti. Adalete verilen bu ehemmiyet, Osmanlılara büyük bir itibar kazandırdı. Hıristiyan halklar, kendilerine hüsnükabul gösterdi. Osmanlıların, Ortadoğu, Kafkasya ve Balkanlar gibi problemli bir coğrafyada, çeşitli kavim ve kültürleri bir arada nasıl yönettiğini, bugün insanlar merak ediyor. Pax Ottomana adı verilen dünya düzeninin unsurları nelerdir? Osmanlı Devleti’ni asırlarca dünyanın süper gücü yapan tutan hangi prensiplerdir? İngiltere kralını, bir heyet göndererek Osmanlı hukuk sistemini inceletmeye sevk eden sır nedir? Bu kitap unutulmuş bir maziye ışık tutuyor.
513.75 ₺ -
İslam Hukukunda Değişmenin Sınırı
Ufak tefek iniş ve çıkışlar sayılmazsa, müslümanlar, dinlerinin zuhurundan itibaren, uzun asırlar boyu hep güçlü ve hakimdiler. Ne var ki bu güç ve hakimiyeti, bir zamandır Hıristiyan Avrupalılara kaptırdılar. Sonra da bunun sebepleri üzerinde kafa yormaya başladılar. Fatura da öncelikle dine ve bilhassa İslam hukukuna çıktı. O zamandan beri hemen her mahfilde İslam hukukunda reform üzerine tartışmalar yapılıyor. Hele İslam hukuku dünya üzerindeki hakimiyetini kaybettikten sonra bu tartışmalar daha da kızıştı. Bir tarafta, İslam hukukunun, insanlığın ihtiyacını karşılamaktan uzak olduğunu kabullenenler.. Diğer tarafta da bu hukukun zamana göre değişkenlik ve esneklik kabiliyetinin bulunduğunu savununlar...
157.50 ₺ -
İslam Hukuku ve Önceki Şeriatler
Bütün semavi dinler getirdikleri inanç esaslarının yanısıra, insanların günlük hayatlarını en ince teferruatına kadar düzenlemektedir... İbadetten ticarete, cinayetten evliliğe kadar... Bu düzenlemelerin mahiyeti nedir? Hazret-i Muhammed önceki peygamberlerin getirdiği hükümlerle amel etmiş midir? Bu hükümler arasında benzerlikten sözedilebilir mi? Bu benzerliğin sebebi nedir? Ne ölçüdedir? Bunlar İslam hukuku açısından da bağlayıcı mıdır? Elinizdeki kitap bu gibi suallerin cevabına ışık tutmaktadır.
296.25 ₺ -
Ellidört Farz Şerhi Ahmed Kemaleddin Üstün
Elli Dört Farz Şerhi, havas ve avam tabakasından her Müslümanın öğrenip bellemesi gereken temel din emirlerini ve yasaklarını bildiren bir kitaptır. Asıl metni kısa bir liste teşkil eden bu farzların açıklamaları esnasında kitaba binlerece fıkhi, itikadi, ahlaki mesele ve hüküm yazılarak, bir nevi din ve ahlak ansiklopedisi haline getirilmiştir. Neresinden başlansa, ne kadar okunsa mutlaka yararlanılacak, ahiret azığı teminine ve edebi saadete vesile olacak hayarlı ve mübarek bir eserdir.
300.00 ₺ -
Baberti Şerhul Akidetit Tahaviyye
ŞERHU’L-AKİDETİ’T-TAHAVİYYE (BABERTİ) Baberti (Şerhu’l-Akideti’t-Tahaviyye), meşhur âlim Ekmelüddin el-Baberti tarafından İmam Ebu Ca‘fer et-Tahavi’nin klasik kelâm tasnifine göre yazdığı akide metni üzerine kaleme aldığı bir şerhtir. Bu güzide eser, Tahâvî Rahimehüllâh’ın -Akidetü’t-Tahaviyye- olarak da meşhur olan –Beyânü ‘Akâ’idi Ehli’s-Sünne ve’l-Cemâ‘a– adlı eserinin en önemli şerhlerindendir. EL-AKİDETÜ’T-TAHAVİYYE Hanefî fakihlerinden Ebu Ca‘fer et-Tahavi’nin akaide dair kaleme aldığı risâlesidir. Bu eserin asıl ismi -Beyânü ‘Akâ’idi Ehli’s-Sünne ve’l-Cemâ‘a-dır. Risâlede, başta tevhid konusu olmak üzere çeşitli kelâm meseleleri klasik kelâm tasnifi içinde ve selef metoduyla incelenmiştir. Genellikle Ebû Hanîfe ile önde gelen öğrencilerinden Ebû Yûsuf ve Muhammed’in görüşlerine ağırlık verilmiştir. Eserde, Sünnîliğin şiârı kabul edilen ve inanılması zaruri görülen hususlar tartışmasız olarak, kısa fakat anlamca zengin cümlelerle ifade edilmiştir. Bu nadide eser (el-Akidetü’t-Tahaviyye), Ebû Hanîfe’ye nisbet edilen itikâdî görüşleri ilk ve en doğru şekliyle tespit eden kaynaklardan biri olması bakımından özel bir değer taşımaktadır. Eserde öncelikle Allah’ın birliği zât ve sıfatlar açısından ele alınmış, Nübüvvet konusunda sadece Hz. Muhammed’in peygamberliği anlatılmış, Kur’ân, Kader, istitaat gibi konular işlenmiş, Ashâb-ı Kirâmı sevmenin önemi arz edilmiş olup ve eserin sonunda ise Müşebbihe, Cebriyye, Cehmiyye ve Kaderiyye gibi fırkaların görüşlerinden sakınmak gerektiğine de işaret edilmiştir. el-Akidetü’t-Tahaviyye, Ehl-i Sünnet âlimleri arasında haklı bir şöhrete sahip olmakla beraber tespit edilebilen on iki şerhi vardır. Bunların arasında -Baberti (Şerhu’l-Akideti’t-Tahaviyye)- şerhi ise en meşhur şerhlerden bir tanesidir.
312.00 ₺ -
Fahreddin Paşanın Medine Müdafaası
Birinci Dünya Savaşı’nda Türklerin Çanakkale de gösterdikleri kahramanlık destanının bir benzeri de Hicaz da kutsal toprakların müdafaasında yaşanmıştır. Mondros Mütarekesi (1918) ile Osmanlı İmparatorluğu nu parçalayan güçlerin ve yandaşlarının karşısında Fahreddin Paşa ve kumandasındaki kahraman Türk Askeri, mütareke şartlarını ve Osmanlı Sarayı’nın emirlerini hiçe sayarak bu toprakları hiçbir karşılık beklemeden dinlerine ve peygamberlerine olan engin sevgi ve saygı ile savunmuşlardır. Allah yolunda; O’nun yüce peygamberini ve mukaddes topraklarını savunmadaki kahramanlıklarının destanını bu eserde bir roman heyecanıyla okuyacaksınız.
280.00 ₺ -
İrşadül Müridin Deri Cilt
Şeyhül İslâm İsmail Efendi (İsmail Ağa) Camii Şerîfi Em. İmâm-Hatibi Mahmud Ustaosmanoğlu Efendi Hazretlerinin kırk yıla yakın yapmış olduğu hususî ve genel sohbetlerinden derlenmiştir. Hak aşıklarını (taliblerini) Hakk’a irşad etmek manasında olan bu eser, 15. Asrın Müceddidi Gavs-u A’zâm, Delîl-ü Sâlikin (Hak yolcularının rehberi), İmâm-u Zaman , Şeyhül İslâm İsmail Efendi (İsmail Ağa) Camii Şerîfi Em. İmâm-Hatibi Mahmud Ustaosmanoğlu Efendi Hazretlerinin kırk yıla yakın yapmış olduğu hususî ve genel sohbetlerinden derlenmiştir. Bu, feyiz dolu eserde tasavvufun incelikleri, Tarikat-ı Âlîyye ’ de riâyet edilmesi gereken âdâb ve dusturlar, tevbe, züht, takva, güzel ahlâk konuları işlenmiştir.
499.20 ₺ -
Ateşte Yeşerdim
Geniş bir okuyucusu olan tanınmış bir yazarın hayatından önemli sahnelerin de yer aldığı bu kitap; her insana ibret olacak kadar şaşırtıcı, düşündürücü ve duygu yüklü konulardan oluşmaktadır. Bütün olumsuz şartlara rağmen azmin, ümidin ve fedakârlığın sonunda elde edilen başarı, herkese örnek olması niyetiyle kaleme alınmıştır. Yürekleri titreten bu amansız yaşam mücadelesi, çaresizlik içinde çareyi, dert içinde dermanı anlatmaktadır. Bu hayat öyküsünde sabır, azim, umut ve ihanet birbirine karışmıştır. Öyle ki her insana yetecek kadar ibret dersi vardır. Her anı çileyle, dramla ve gözyaşıyla sulanan bu yaşam serüveninde, dayanılmaz çırpınışlar yürekleri burkmakta ve duyguları şaha kaldırmaktadır. En ağır şartlarda bile “nasıl başarıldığını” anlatan bu eser; hayata küsen, başarısızlığı kabullenen ve ümidini yitiren her insana, yeni bir ümit ve şaşmaz bir rehber olacaktır. Dayanabilen yüreklere…
227.50 ₺ -
O ve Ben
Hayatını, Abdülhakîm Arvasî Hazretleri'ni "Tanıyıncaya Kadar" ve "Tanıdıktan Sonra" diye iki ana bölüme ayıran Necip Fazıl, Efendisine doğru kendisini cezbeden hâdiseleri de mânâlandırdığı otobiyografik eseri "O Ve Ben"i 1975'de şöyle takdim etmiştir: "Bu eser, dünyaya gelişimden bugüne kadar en hususî renkleri, çizgileri ve sesleriyle hayatımın hikâyesi ve asıl O'nu tanıdıktan sonra mânasını anlamaya başladığım vücut hikmetinin bende tecelli eden yakıcı ifadesidir. Bu bakımdan, kendilerini görünceye kadar malik olabildiğim birbuçuk esere nisbetle bugün 60 cildi aşan ve hepsini birden o nura borçlu bildiğim eserler arasında, şimdikini, baş köşeye oturtulması lâzım ve en mahrem iç ve dış iklimlere doğru bir belirtiş olarak takdim ederim." Kitap, 1965 senesinde "Büyük Kapı" ismiyle yayınlanmıştır.
164.50 ₺ -
Çok Sesli Elif Ba
ÇOK SESLİ ELİFBA 305 fonksiyon oku dinle öğrendiğini test et Kuran okumaya geçinceye kadar tüm aşamaları seslendiren kitap HER SAYFA SESLİ: Artık Kuran-ı Kerimi okumayı doğru telaffuzuyla öğrenmek çok kolay. Sağ sayfalara dokunduğunuzda tüm örnekleri sesli olarak dinleyebilirsiniz. SAYFAYI AKTİFLEŞTİRME: Hangi sayfayı çalışacaksanız sayfanın sağındaki aktifleştirme işaretine basmanız gerekir. Aksi taktirde o sayfayı seslendiremez. TEST: Bir konuyu öğrendiniz. Bunu kitabınız size soru sorarak test edecektir. Doğru cevaba basarsanız sizi alkışlar, yanlış cevaba basarsanız sizi uyarır. TEKRAR: Son dinlediğiniz alıştırmayı tekrar dinlemek isterseniz kitabınız size bu imkanı vermektedir. CİHAZI AÇIK UNUTTUNUZ: Üzülmeyin, cihazınız unuttuğunuzu anlayacak ve bir müddet sonra kendini otomatik kapatacaktır. MÜZİK Biraz da eğlence. Yorulduğunuzda müzik tuşuna basarak 2 adet ilahi dinleyebilirsiniz.
882.00 ₺ -
Hadislerle İslam Tergip ve Terhib 6 Cilt Takım
İslamın ana kaynaklarından biricisi Kuran, ikincisi Hadistir diyen müellif,bu eserinde İslamı hadislerle yaşamanın en güzel örneklerini vermektedir. Sekizyüz yıldır İslâm âlemine hizmet veren Büyük İmam El Münzirî’nin bu eşsiz eserini sizlere takdim etmekten gurur duyuyoruz. İslâm'ın ana kaynaklarından birincisi Kur'an, ikincisi Hadis’tir diyen müellif, bu eserinde, İslâm’ı hadislerle yaşamanın en mükemmel örneğini vermiştir. Kur’an-ı kerim’den faydalanabilmemiz için önce Resulullah (s.a.v.)’a başvurmamız, onun açıklamalarına kulak vermemiz, yaşantılarını örnek almamız gerekiyor. Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de namaz kılmamızı emretmiş, rekatlarını ve nasıl kılınacağını açıklamamıştır. Zekat vermemizi emretmiş, hangi mallardan ne miktarda verileceğini beyan buyurmamıştır. Allah (c.c.) bütün bu gibi meselelerin açıklamasını Resulullah (s.a.v.)’a bırakmıştır. İşte bundan dolayıdır ki, Resulullah (s.a.v.)’ın hadisleri ve yaşantısı, Kur’an’ın anahtarı olarak önem kazanmıştır. Hadis ilminin büyük imamlarından olan Hafız el-Münziri, her müslümanın faydalanması için bu güzel eseri telif etmiştir. Eser Türkçe’ye aktarılırken mümkün olduğu kadar açık ifade ve sade dil kullanılmıştır. TERCÜME: DİYANET İŞLERİ BAKANLIĞI İST. HASEKİ İHTİSAS EĞT. MERKEZİ ÖĞRETİM GÖREVLİLERİ’den A. Muhtar BÜYÜKÇINAR - Ahmet ARPA Doç. Dr. Durak PUSMAZ - Abdullah YÜCEL
2700.00 ₺ -
Eğitimde Başarının Sırrı
Hz. Peygamber (S.A.V) İslam dininde "Eğitim ve Öğretim"i çeşitli söz ve davranışlarıyla teşvik ve tavsiyesi yanında "Ben bir muallim olarak gönderildim" sözü de öğretme ve öğrenme faaliyetinin önemine açık bir işarettir. Bu sebeple Rasulullah (S.A.V) eğitim-öğretimdeki hareketini, fiillerini sözlerini ve davranışlarını inceleyerek eğitimci kardeşlerimize faydalı olur düşüncesiyle "EĞİTİMDE BAŞARININ SIRRI" ismiyle tarihte eşine rastlanmayan gerçek eğitimci Rasulullah (S.A.V)'in usulleri kast olunarak, kitap hazırlanmış ve isimlendirilmiştir.
128.00 ₺ -
Büyük Şafii İlmihali
Bilindiği gibi "Büyük Şafii İlmihali" isimli kitabımız, Müslümanlar tarafından büyük bir ilgiyle karşılanmış ve neticede bir çok defa basılmıştır. Şafii mezhebi mensuplarının dini hayatlarını ilgilendiren bir çok konuya havi bu eser, aynı zamanda bir kıyas ve muhakeme bakımından da gerektiği yerde hanefi mezhebinin görüşünü de beyan etmiş bulunmaktadır.
520.00 ₺