-
Korunmuş Sır Seti
Bütün hamdler âlemlerin Rabbi olan Allâh-u Te‛âlâ’ya mahsustur. Salât-ü selamlar korkanların emânı ve Rasüllerin Efendisi olan Muhammed(Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in ve âl-i eshâbının cemîsinin üzerine olsun. Elinizdeki bu hızb-i şerîf ve kendisiyle alakalı diğer bilgiler hicrî sene 1309’un rebîulevvel ayında Seyyid Hammâd el-Feyyûmî (Rahimehullâh)ın tashihiyle, Mısır’daki merkezi Hân-ı Ebî Tâkiye olan Matbaa-i Âmire-i Şarkiyye’de basılmış olup büyük âlimlere âit azîm bir imdâda ve âlî bir isnâda sahip olan beş risâleyi ihtivâ etmiş bulunan değerli bir mecmûadaki iki risâleden alınmıştır. Bunların ilki, Kayseri’de türbesi bulunan meşhurZeyne’l-Âbidîn Ali el-Kayserî Hazretleri’nin torunu olarak hicrî sene 995’de Kayseri’de doğmuş olup, daha sonra sene 1030’da Medîne-i Münevvere’ye hicret eden, orada bir sene ikāmet ettikten sonra İstanbul’a dönerek dokuz sene orada ilim ve takvâ neşri ile meşgul olup daha sonra sene 1040’da tekrar Medîne-i Münevvere’ye hicret ederek orada hizmet eden ve nihâyet orada vefat ederek Cennetü’l-Bakî‛’de defnedilen büyük âlim Seyyid Ebû Bekr Muhammed Hilmî el-Üsküdârî(Rahimehullâh)ın oğlu olan ve daha sonra kendisi Medîne-i Münevvere’de hanefîlerin müftüsü tâyin edilen Es‛ad el-Medenî (Rahimehullâh)a âit“Risâletü’l-müselseli’l-mûsile ile’l-vâsıtati’l-‛uzmâ ile’l-Hazreti’l-‛Aliyye” isimli eserdir. İkincisi ise Halep müftüsü olan büyük fakîh Şeyh Muhammed Ebu’l-Yümn el-Betrûnî el-Halebî el-Hanefî (Rahimehullâh)a âit olan “el-Fecrü’t-tâli‛ fîzikri’s-Seyfi’l-Kāti‛ ve’s-Sirri’l-Masûn ve’d-Dürri’l-Meknûn” isimli risâledir. Allâh-u Te‛âlâ cümlemizi bu hızb-i şerîf ile amel edip bereket ve tasarruflarından istifâde eden bahtiyarlar zümresine ilhak eylesin. Âmîn! 1 Ağustos 2011 – 1 Ramazan 1432
360.00 ₺ -
Hafızlara 100 Soru
Bu sevgi dersini unutursan, hemen serbest kalırsın. Ne kadar fazla ezberlersen; o kadar bağlanırsın. Sevgiye layık olan birini sevmek istersen; Onun yüksek vasıflarını ve ondaki hoşlandığın şeyleri araştırmalısın. Bu şekilde cevherlere kavuşursun.
28.00 ₺ -
Ruhul Furkan Tefsiri 1.Cilt Rahle Boy Deri
Alllame, fâdıl, muhakkik, hicri 15.Asrın müceddidi, Şeyhü’l İslam İsmail Efendi (İsmail Ağa) Camii Şerifi emekli İmam Hatibi Mahmud Ustaosmanoğlu Efendi’nin riyasetinde kaleme alınmış, takriben 57 cilt olması beklenen mükemmel bir tefsirdir. Bu şaheser tefsirin hazırlanmasında Arapça, Farsça ve Türkçe birçok kitaptan istifade edilmiş olup, her sınıf insanın anlayabileceği sade bir dil ile yazılmıştır. Âyet-i Celileler, en ince ayrıntıları ile izah edilirken ihtiyaç duyulan kelam, fıkıh, tasavvuf ve genel kültüre dayalı malumat da verilmiştir. RUHU’L- FURKAN TEFSİRİNİN YAZILMA SEBEBİ Mahmud Efendi Hazretleri (Kuddise Sirruhu) tefsir-i şerifin sebebi telifi hakkında şöyle buyuruyorlar: “Kur’an-ı Azîmü’ş-şan’ın manasının kelime-kelime anlaşılmasına çok hevesli olduğumuz, kardeşlerimiz tarafından yakinen bilinmektedir. Nice büyük âlimler, Kur’an-ı Kerim’i Türkçe tefsir ederek, bu büyük kitabın manasını anlama hususunda insanların ihtiyaçlarını karşıladıklarından, ziyade aciz olan bu kardeşiniz, böyle büyük bir işe girişmeyi düşünmüş dahi değildir. Ancak; hicri 1402 Şaban Ayı’nın Berat Gecesinde, Ravza-i Mutahhara’da yani Peygamberimiz (Sallallahü aleyhi ve sellem)’in bulunduğu pâk cennet bahçesi olan mescid-i şerifinde bulunduğumuz sırada Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) tarafından vaki olan manevi bir işaretle bu mühim işe başladık. Ve yukarıda geçtiği gibi kelimekelime mana verilmesine ziyade ihtimam (dikkat) göstererek, bazı kardeşlerimizle beraber bu uzun yola çıktık. TAKİP EDİLEN USUL MUKADDİME: Bu tefsirin mukaddimesinde(giriş kısmında)evvela Kur’an-ı Azimü’ş-şan’ın fezâili (faziletleri) hakkındaki bazı âyet-i kerimeler mealleri ile beraber yazılmıştır. Sonra, Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazretlerinin kendi Kur’an-ı Kerim’inin baş tarafına yazmış olduğu Kur’an-ı Kerim ile alakalı bütün hadis-i şerifler ve tefsir heyetinin bulduğu bazı hadis-i şerifler tercüme edilerek, kaynaklarıyla beraber zikredilmiştir. Müteakiben yine Kur’an-ı Kerim hakkında Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazretlerinin kendi Kur’an-ı Kerim’inin evveline yazdığı, ayrıca tefsir heyetinin de bulduğu büyüklerin sözlerinden bazıları ilave edilmiştir. Bundan sonra Kur’an-ı Kerim’i gafil olarak okumanın zemmi (kötülenmesi) hakkındaki bazı hadis-i şerifler ve büyüklerin sözleri nakledilmiştir. Mukaddimenin sonunda da Kur’an-ı Kerim’i kendi görüşü ile tefsir etme hakkında varit olan (gelen) tehdit mahiyetindeki hadis-i şerifler zikredilmiştir. ÂYETLERİN TEFSİRİNDE TAKİP EDİLEN USUL 1-KELİME MANASI: Her âyetin tefsirinde takip edilen bu usul, Kur’an-ı Kerim’i kolayca anlayabilmek için çok büyük ehemmiyet (önem) taşımaktadır. Zira topluca mana verildiğinde, Kuran’ı iyice anlamayı ve tefsir etmeyi isteyen kardeşlerimiz hangi mananın hangi kelimeden alındığını anlayamamaktadırlar. Bu tefsirde ise herkesin Kur’an-ı Kerim’i kelime kelime anlayabilmesi çok istenildiğinden bu usüle riayet edilmeye çalışılmıştır. Bu arada kelimeleri ve cümleleri birbirine bağlayan mahzuf ibareler (gizlenmiş sözler) zikredilmiştir ki, dikkatli düşünüldüğü takdirde, sadece kelime manasından bile, âyet-i celilelerin manaları anlaşılabilecek bir hale gelmiş olsun. Ayrıca sarf ve nahiv ilimlerini okumuş kardeşlerimizin, fail, meful, hal gibi kelimelerin cümle içindeki durumlarını ayırt edebilmeleri için yardımcı edatlar kullanılmıştır. Ancak, terkib-i izafiler(isim tamlaması) gibi birbirinden ayırt edilmesi uygun olmayan yerlerde kelime manası verilemediğinden, terkip (toplu) manası verilmiştir. 2-MEÂL-İ ŞERİF : Kelime manasından herkes istifade edemeyeceğinden ve âyetin toplu manası anlaşılamayacağından, her âyetin meâl-i şerifi (şerefli manası) kelime manasından sonra yazılmış ve bu meâl verilirken âyetin zahirinde (dış görünüşünde) bulunmayan kelime ve terkiplerin manaları katılmamaya dikkat edilmiştir. Ancak, âyet-i celilenin manası tam anlaşılabilmesi için, bir takım mahzuf (gizlenmiş) manaların ve bazı izahların zikredilmesine ziyade ihtiyaç duyulduğundan onlar parantez içinde ayrı bir yazı şekliyle açıklanmıştır. Böylece, meâl-i şerif tefsirli (açıklamalı) bir meâl haline gelmiştir. 3-İZAHAT Sadece meâl-i şerifle de iktifa edilmeyip (yetinilmeyip) her âyet, muteber tefsirlerde bulunan izahlardan istifade edilerek açıklanmaya çalışılmıştır. Şöyle ki: Tefsirlerde sebebi nüzulü beyan edilmiş olan âyetlerin, iniş sebepleri zikredilmiştir. Ahkâm âyetlerinden (şeri hükümleri beyan eden âyetlerden) çıkarılmış olan bir takım fetvalar da yeri geldiğinde açıklanmıştır. Âyet-i Celilelerle alâkalı hadis-i şeriflerin kaynakları ilmî usulle kaydedilerek yazılmaya gayret edilmiştir; Evvela hadis metninin alındığı kitap zikredilmiş, diğerleri ise ulema arasında bilinen sıralamaya göre yazılmıştır. Bazı âyet-i celilelerde bulunan yer ve şahıs isimlerinin ıstılahları (özel manaları) da, tefsirde derç edilmiştir(konulmuştur). Açıklanması gereken zor kelimelerin mehazları (asılları, kaynakları) müfret (tekil)sss ve cemileri (çoğulları) zaman zaman tefsirde yazılmıştır. Âyet-i celilelerin anlaşılmasını kolaylaştıracak olan veya onlarla alâkası bulunan kıssalar (hadiseler) de, muteber (kıymetli) tefsirlerden alınarak açıklamıştır. Zikirle alâkalı âyetlerde, yine güvenilen tefsirlerden ve kitaplardan alınan, tasavvufî manaların da katılmasına özen gösterilmiştir. Ayrıca, her âyetin izahının sonunda, o âyetin tamamı veya bir kısmıyla alâkalı diğer âyeti kerimeler bulunup, meâlleriyle yazılmaya gayret gösterilmiştir; Ta ki, vaaz ve nasihat etmek isteyenler, bir âyeti gözden geçirirken onu açıklayan diğer âyet-i kerimeleri de, önlerinde hazır bulup vaazlarını ziynetlendirsinler (süslesinler). Bu hususta en büyük rehber, Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazretlerinin, Mahmud Efendi Hazretlerine (kuddise sirruhu) verilmesini arzu ettiği kendi Kur’an-ı Kerimi’ninkenarlarına almış olduğu rakamlar (âyet ve sayfa numaraları), hatlar (çekilen çizgiler) ve izahlar olmuştur. Şu da bilinmelidir ki: Milletimizin, geçmiş büyüklerinin kıymetli lisanlarını terk etmeye başladığı şu günlerde Arapça, Farsça ve Türkçe karışımından meydana gelmiş olan Osmanlıcanın tamamen unutulmaması için Osmanlıca kelimelerin asılları yazılmış, nesiller arasında irtibat sağlamak için de kelimelerin karşılıkları parantez içinde zikredilmiştir. Bu büyük gaye hedeflendiğinden dolayı tefsirin uzamasından, akıcılığın bozulmasından ve dolayısıyla gelecek olan itirazlardan çekinilmemiştir.
916.90 ₺ -
Kuranın Kalbine Yolculuk
Kur’an; Aziz olan izzet sahibi, Rahîm olan rahmet sahibi Allah’ın indirdiği hikmet yüklü bir kitaptır. Kur’an; bir hakikat çağrısı, bir hidayet rehberidir. Bu kitap Allah’ın sesidir, nefesidir; Allah’ın kelamıdır. İnsan, Kur’an’la ne kadar iç içe girerse Allah’ın sesini, nefesini, soluğunu o kadar içinde, iliklerinde hisseder. O soluk insanı pişirir; olgunlaştırır… Kur’an; arayış içindeki insanı esfel-i safilinden, bataklığın dibinden alıp Allah’ın rızasının istikametine sevk etmek için indirilmiş bir kitaptır. Kur’an hatırlatır… İnsanın fıtratından gelen devasa sorulara, arayışlarına cevap verir. İnsanın ruhuna, benliğinin derinliklerine hitap eder. Yeter ki insan içindeki o sese kulak verebilsin. Kur’an Peygamberimizin kalbine inmiştir; şahsiyetine ve benliğine inmiştir. Onu yemesiyle, içmesiyle, oturmasıyla, kalkmasıyla yaşayan Kur’an yapmıştır. Kur’an müminin de kalbine inmeli çünkü kalp, insanın şahsiyetinin, karakterinin, benliğinin merkezi ve başkentidir. Yasin Pişgin, Yasin Suresi tefsiri olarak hazırlanan Kur’an’ın Kalbine Yolculuk’ta Kur’an’dan mü’minin kalbine; mü’minin kalbinden Refîk-i A’lâ’ya uzanan yola işaret ediyor. Kur’an’ın Kalbine Yolculuk bu yolda gidenleri Kur’an’ın derinliklerine daldırıyor. Ta ki Kur’an’ın sırları gönüllere aşikar olsun.
245.00 ₺ -
İki Şehveti Dizginlemek
İmam-ı Gazâlî’nin en büyük eseri olan İhyâu Ulûmi’d-Din, her dönem Müslümanlar için ilk akla gelen başvuru kaynağı olmuş ve bu esere büyük güven duyulmuştur. İhyâu Ulûmi’d-Din, dört ana bölümden ve her bölüm de onar konudan oluşmaktadır. İhyâu Ulûmi’d-Din içinde yer alan konuların her biri, eserin orijinal anlatımı asla bozulmadan, akıcı ve duru bir dil kullanılarak çevirisi yapıldı ve başlı başına birer kitap haline getirildi. İhyâu Ulûmi’d-Din’in üçüncü bölümü olan Helak Edici Şeyler Bölümü’nün üçüncü konusu İki Şehveti Dizginlemek’tir. İmam-ı Gazâlî bu eserinde; açlığın fazileti, faydaları, mide şehvetini dizginleme, açlığın hükmü ve insanların ahvaline göre onun fazileti, şehvetin terkinde riyazetin önemi ve evlenme hususunda yapılması gerekenler gibi önemli konular hakkında bilgiler verir. Sonuçta ise mide, göz ve tenasül organının şehvetine muhalefet eden kimsenin ulaşacağı yüksek faziletler hakkında geniş izahat yapar ve bu noktaya ulaşmak için nasıl bir yol takip edilmesi gerektiğini izah eder.
78.00 ₺ -
Nurul İzah Yeni Dizgi
Nûrü’l-Îzâh ve Necâtü’l-Ervâh, Hanefî fakihi Şürünbülâlî’nin tahâretle namaz ve oruç gibi temel ibadetleri konu edinen muhtasar eseridir. Müellifin önsözde kaydettiği üzere eserde mezhepte tercih ehli olan âlimlerin doğruluğunu kesin bir şekilde belirttiği görüşler esas alınmıştır. Fıkha yeni başlayanların kolayca anlayabilecekleri bir üslûpla kaleme alınan bu özlü eser Nûrü’l-Îzâh, yazıldığı günden günümüze değin çok rağbet görmüştür. NÛRÜ’L-ÎZÂH VE NECÂTÜ’L-ERVÂH Hanefî fakihi Şürünbülâlî’nin (ö. 1069/1659) temel ibadetleri konu edinen muhtasar eseridir. Eserde zekât ve hac yer almadığından Şürünbülâlî bu konulara dair muhtasar bilgileri diğer bir eseri olan Merâkı’l-Felâh’ın sonuna eklemiştir. Müellif Rahimehüllâh, Nûrü’l-Îzâh eserini 14 Cemâziyelevvel 1032 (16 Mart 1623) tarihinde tamamlamıştır. Eserde mezhepte ehl-i tercih sayılan âlimlerin doğruluğunu kesin bir şekilde belirttiği görüşler esas alınmıştır. Fıkha yeni başlayanların kolayca anlayabilecekleri bir üslûpla kaleme alınan bu özlü eserde hükümlerin dayandığı delillere ve diğer mezheplerin görüşlerine yer verilmemiştir. Şürünbülâlî’nin Üç Güzide Eseri Nûrü’l-Îzâh: Şürünbülâlî’nin temel ibadetlerle alakalı kaleme aldığı eseridir. İmdâdü’l-Fettâh: Şürünbülâlî’nin Nûrü’l-Îzâh’taki kapalı ifadeleri açıklamak, görüşlerin delillerini ve hükümlerin illetlerini beyan etmek gayesiyle kaleme aldığı (şerh) eseridir. Merâkı’l-Felâh: Şürünbülâlî’nin şerh sadedinde kaleme aldığı İmdâdü’l-Fettâh’ı muhtasar ederek hazırladığı eseridir. MÜELLİF ŞÜRÜNBÜLÂLÎ (ö. 1069/1659) RAHİMEHÜLLÂH Hanefî fakihi Şürünbülâlî, 994 (1586) yılında Mısır’ın Menûfiye bölgesinde bulunan Şübrâbilûle beldesinde doğmuştur. Bu belde halk arasında Şürünbilâle-Şürünbülâle şeklinde telaffuz edildiği için nisbesi böyle anılmıştır. Künyesi ile birlikte tam olarak ismi, Ebü’l-İhlâs Hasen b. Ammâr b. Alî eş-Şürünbülâlî el-Vefâî el-Mısrî’dir. İlmi Kişiliği Şürünbülâlî Rahimehüllâh, altı yaşındayken babası tarafından Kahire’ye götürülmüş ilk eğitimini orada almıştır. Kahire’de Nûreddin İbn Gânim el-Makdisî, Muhammed b. Hüseyin el-Hamevî, Abdullah en-Nahrîrî, Muhammed b. Mansûr el-Muhibbî, Ahmed b. Muhammed b. Ahmed eş-Şelebî ve Abdurrahman el-Mesîrî gibi meşhur hocalardan ders almıştır. Ayrıca Şâzeliyye tarikatının Vefâiyye kolunun şeyhi Ebü’l-İs‘âd Yûsuf b. Ebü’l-Atâ b. Vefâ’ya da intisap etmiştir. İlim tahsil hayatından sonra Ezher’e müderris olarak tayin edilmiş gerek verdiği dersler ve eserleriyle gerekse örnek şahsiyetiyle devrinin en gözde âlimlerinden biri olmuştur. Yanı sıra devlet adamları ve halk nezdinde büyük itibar kazanmıştır. Allâme Şürünbülâlî Rahimehüllâh, ilmi tahsilinden sonra birçok değerli talebe yetiştirmiştir. Elinde yetişen öğrencilerden bazıları şunlardır: (Oğlu) Hasan eş-Şürünbülâlî, Ahmed b. Muhammed el-Acemî, Ahmed b. Muhammed el-Hamevî, İsmâil b. Abdülganî en-Nablusî, Şâhîn b. Mansûr el-Ermenâvî, Muhammed b. Sâlih et-Timurtâşî, Hasan b. Ali el-Cebertî, Abdülhay b. Abdülhak eş-Şürünbülâlî, Sâlih b. Ali es-Safedî, Ali b. Ali es-Sivâsî ed-Darîr ve Abdürrahîm b. Ebü’l-Lutf el-Hüseynî el-Makdisî gibi âlimlerdir. Vefatı Müteahhirîn Hanefî fakihleri içinde seçkin bir konuma sahip olan Şürünbülâlî Rahimehüllâh, gayet düzgün konuşan, güzel ahlâklı, mütevazi, sûfî meşrepli, mezhep taassubundan uzak ve diğer mezheplerin görüşlerine son derece saygılı rabbanî âlim bir kimseydi. Gerektiğinde Hanefî mezhebine ait görüşleri eleştirmiş, çelişkili veya yanlış nakillere dikkat çekmiş ve kendi indî görüşlerini ortaya koymuştur. Çeşitli kütüphanelerde eserlerine ait kaleme alınan yazma nüshaların binleri bulması; ayrıca son dönem Hanefî ulemâsından İbn Âbidîn’in Reddü’l-Muhtâr’ın da ve Ali Haydar Efendi’nin de Dürerü’l-Hükkâm’ın da ondan çokça nakilde bulunmaları kendisinin ve eserlerinin ne kadar itibarlı olduğunu yansıtmıştır. Şürünbülâlî Rahimehüllâh, 21 Ramazan 1069 (12 Haziran 1659) tarihinde Kahire’de vefat etmiştir. Kabri Karâfetülkübrâ’da Türbetü’l-Mücâvirîn’de dir.
220.00 ₺ -
Gazali
Yıllardır ülkemizde Gazâliye ait birçok eser tercüme edilmiş olmasına rağmen onun hayatını ve fikirlerini, görüşlerini, ilmî yüceliğini, bir değer ve abide olarak doğrudan bize anlatan hiç bir eser yoktu. Bu güne kadar Gazâliyi, bütün yönleriyle her hangi bir kimse bize anlatamamıştı. Halbuki Şiblî gibi büyük bir değer, son asrın çok cepheli âlimi, ilim âleminin hizmetine böyle bir eseri çoktan sunmuştu. Bize düşen görev ise bu eşsiz eseri kültür dünyasına kazandırmak olmalıydı. Böyle bir eserin, İslam dünyasına sayısız eserler kazandıran Şiblî gibi büyük bir âlim tarafından yazılmış olması çok çok önemlidir. Çünkü kısacık ömrüne bu kadar eser sığdıran İmam Gazâlî gibi bir fikir önderinin hayat hikayesini, eserlerini, fikirlerini, talebelerini, yaşayış tarzını vs… anlatmak ancak onun işi olurdu. O, ilim dünyasında kanatlı bir kuş gibi uçan, madde ve mana sırlarına aşina olma derecesine ulaşmış, bu sebeple de kendisine Hüccetül İslâm unvanı verilmiş bir dâhiyi anlatarak, esere çok büyük bir değer kazandırmıştır. Bu eseri okuduktan sonra Gazâlî hazretlerini iyice tanımış olacaksınız. Tekrar tekrar okumak isteyeceksiniz. Eserin ilmî durumunu göz önünde tutarsanız bunun sebebi kendiliğinden meydana çıkmış olur. Çünkü Şiblî: Meşhur dehası ve üstün ilmî değeri ile Gazâlî’yi o kadar ayrıntılı incelemiş ve o kadar güzel bir üslûp ile okuyucularına nakletmiştir ki, insan bu eseri okurken çok derin ilmî mevzuları bile bir konuşma edası içinde kavramakta ve anlamaktadır.
204.00 ₺ -
İmamların Fıkhi İhtilaflarinda Hadislerin Rolü
Fıkhi konnularda ilgilenen akademik çevrelerin ihtilaf sebepşeri her müslümanın iş hayatında son derece önemlidir. Bu gibi durumlarda Kur'an-ı Kerimden sonra devreye Hadis-i Şerif'ler girer. İşte bu eserin hazırlanmasındaki ana sebeplerde netice ile ilgilidir. Konulara ihtilaf noktrasından bakılacağı için şu yöntemler takip edilir. 1- İmamların nazarında Hadislerin değeri nedir? 2- Hadislerle amel etmek ne zaman caiz olur? 3- İmamların Hadisleri anlamadaki ihtilafları nelerdir? 4- Görünüşte birbiriyle çelişen hadisler karşısında takip edilecek yöntem nedir? 5- Hadislere olan bağlılıkların farklı seviyelerde olmasından doğan ihtilaflar nelerdir? Tüm bunların açıklanması bu kitapta mevcuttur. Bu kitap; İlmi ve akademik çevrelerin başvuru kitabıdır.
102.00 ₺ -
Ruhul Beyan Tefsiri 15
Rûhu'l-Beyân Tefsîri'l-Kurân; Yüce Kitabın özünü anlamak ve gereğini yaşamak için ilmek ilmek dokunmuş müstesna bir tefsir.. İsmail Hakkı Bursevî Hazretleri bu eseri, Bursa Ulu Camii kürsüsünde verdiği vaazlarla oluşturdu... Ki onda rivayet ve dirayet metodlari; gönül sultanlarının ruhlara hayat bahşeden İşarî/tasavvufî yorumları var. Ve bu özelliğiyle tefsirler arasında temayüz ediyor. Gönülller mimarı İsmail Hakkı Bursevî'nin bu kıymetli eseri; 23 yıl gibi bir zamanda vücûda geldi. Âyet-i kerîmeler âyetlerle ve hadîs-i şeriflerle açıklandı. Allah dostlarının ibretli menâkıbıyla ve şiirlerle süslendi... Erkam Yayınları, Hazretin Arapça olarak kaleme aldığı M. Ü. İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Kürsüsü öğretim üyesi Prof. Dr. H. Kamil YILMAZ başkanlığında kurulan bir komisyona bu müstesna tefsiri tercüme ettirdi. Ruhlara gıda, gönüllere şifa olacağını ümit ettiği Rûhu'l-Beyân'ı anlaşılır bir Türkçe ile dilimize kazandırdı. Hadis-i şeriflerin tahriçleri yapıldı. Farsça şiirler tercüme edildi. Konu birliği olan âyetlere başlıklar verildi. Üslûbunun sadeliği ve mizampajının rahatlığıyla seveceğiniz bir eser meydana geldi... Teknik ayrıntılara girmekten sakınıldı... Ve böylece Rûhu'l-Beyân günümüz insanının idrakine yeniden doğdu. Her seviyeden insanımızın koyalca okuyup anlayabileceği bu kıymetli tefsiri, istifâdelerinize sunmakla bahtiyarız.
693.50 ₺ -
Ruhul Beyan Tefsiri Tercümesi 8.Cilt
Bu kıymetli eseri yazarı Şeyh İsmail Hakkı Bursevi Hazretleridir. Büyük keşif ve kerametler sahibi bir velidir. 1650-1725 yılları arasında yaşamış Bursa'da vefat etmiştir. Her biri ortalama 200 sahife olan 106 kıymetli eserin yazarı büyük bir alimdir. İsmail Hakkı Hazretleri bu tefsiri yazmasının sebebini şöyle anlatıyor: "Manevi babam Muhyiddin-i Arabi Hazretlerinin yardım ve delaleti ile bir gün rüyamda Resülüllah Efendimiz bana ikramda bulundular. Arkamı sığayıp tatlı bir ifade ile Ümmetim için bir tefsir yaz " diye emir buyurdular. Bunun üzerine Allahü Teala'dan Ve resülüllah Efendimizin ruhaniyetinden yardım isteyerek bu tefsiri yazdım. İsmail Hakkı Bursevi Hazretleri bu kıymetli tefsirini Bursa Ulu cami kürsüsünden Cemaate anlatarak 12 senede tamamlamıştır.
520.20 ₺ -
Ruhul Beyan Tefsiri Tercümesi 4.Cilt
Bu kıymetli eseri yazarı Şeyh İsmail Hakkı Bursevi Hazretleridir. Büyük keşif ve kerametler sahibi bir velidir. 1650-1725 yılları arasında yaşamış Bursa'da vefat etmiştir. Her biri ortalama 200 sahife olan 106 kıymetli eserin yazarı büyük bir alimdir. İsmail Hakkı Hazretleri bu tefsiri yazmasının sebebini şöyle anlatıyor: "Manevi babam Muhyiddin-i Arabi Hazretlerinin yardım ve delaleti ile bir gün rüyamda Resülüllah Efendimiz bana ikramda bulundular. Arkamı sığayıp tatlı bir ifade ile Ümmetim için bir tefsir yaz " diye emir buyurdular. Bunun üzerine Allahü Teala'dan Ve resülüllah Efendimizin ruhaniyetinden yardım isteyerek bu tefsiri yazdım. İsmail Hakkı Bursevi Hazretleri bu kıymetli tefsirini Bursa Ulu cami kürsüsünden Cemaate anlatarak 12 senede tamamlamıştır.
520.20 ₺ -
Ruhul Beyan Tefsiri Tercümesi 2.Cilt
Bu kıymetli eseri yazarı Şeyh İsmail Hakkı Bursevi Hazretleridir. Büyük keşif ve kerametler sahibi bir velidir. 1650-1725 yılları arasında yaşamış Bursa'da vefat etmiştir. Her biri ortalama 200 sahife olan 106 kıymetli eserin yazarı büyük bir alimdir. İsmail Hakkı Hazretleri bu tefsiri yazmasının sebebini şöyle anlatıyor: "Manevi babam Muhyiddin-i Arabi Hazretlerinin yardım ve delaleti ile bir gün rüyamda Resülüllah Efendimiz bana ikramda bulundular. Arkamı sığayıp tatlı bir ifade ile Ümmetim için bir tefsir yaz " diye emir buyurdular. Bunun üzerine Allahü Teala'dan Ve resülüllah Efendimizin ruhaniyetinden yardım isteyerek bu tefsiri yazdım. İsmail Hakkı Bursevi Hazretleri bu kıymetli tefsirini Bursa Ulu cami kürsüsünden Cemaate anlatarak 12 senede tamamlamıştır.
520.20 ₺ -
Ruhul Beyan Tefsiri Tercümesi 1.Cilt
Bu kıymetli eseri yazarı Şeyh İsmail Hakkı Bursevi Hazretleridir. Büyük keşif ve kerametler sahibi bir velidir. 1650-1725 yılları arasında yaşamış Bursa’da vefat etmiştir. Her biri ortalama 200 sahife olan 106 kıymetli eserin yazarı büyük bir alimdir. İsmail Hakkı Hazretleri bu tefsiri yazmasının sebebini şöyle anlatıyor: “Manevi babam Muhyiddin-i Arabi Hazretlerinin yardım ve delaleti ile bir gün rüyamda Resülüllah Efendimiz bana ikramda bulundular. Arkamı sığayıp tatlı bir ifade ile Ümmetim için bir tefsir yaz “ diye emir buyurdular. Bunun üzerine Allahü Teala’dan Ve resülüllah Efendimizin ruhaniyetinden yardım isteyerek bu tefsiri yazdım. İsmail Hakkı Bursevi Hazretleri bu kıymetli tefsirini Bursa Ulu cami kürsüsünden Cemaate anlatarak 12 senede tamamlamıştır.
520.20 ₺ -
Orta Boy Büyük Cevşen Mealli
Ahmed Hüsrev Efendi'nin yazıları net ve okunuşu kolay şirin hattıyla... Hayrat Neşriyat İlmî Araştırma ve Tercüme Heyeti tarafından Türkçe'ye çevrildi.
273.00 ₺ -
Orta Boy Büyük Cevşen
Başta Sevgili Peygamberimiz (asm) olmak üzere, Hz. Üveyse'l-Karanî'den Hz. Abdülkadir Geylânî'ye, Hz. İmam-ı Bahâeddîn Nakşibend'den Be dîüzzamân Hazretleri'ne kadar en güzî de ma'neviyât büyüklerinin dillerinden düşürmedikleri zikir, duâ ve münâcâtları bu eserde bulabileceksiniz. Ma'neviyât âleminizi renklendirip gün ve gecelerde okuyabileceğiniz fazîletli sûreler de bir araya getirildi. Okuyanları başka bir iklime götürüp âdetâ dünyâda Cennet saâdetlerinin numûnelerini yaşatıyor. Eser, "Elmas Kalem" ünvanına sahib Ahmed Husrev Altınbaşak Hazretleri'nin nûrânî kaleminden çıktı. İç tertîb ve tezhîbleri ise, hassas ellerin uzun ve titiz çalışmaları ile tamamlandı. Mükemmel cildi, birinci sınıf baskısı ve paha biçilmez muhteviyâtıyla bir hazîne eser...
168.00 ₺ -
İslâm İlmihali (şamua)-İman, İbadetler, Helâller, Haramlar
İSLÂM İLMİHALİ, Diyanet İşleri Başkanlığı, Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Sayın Mehmet Keskin Hoca tarafından sade ve akıcı bir üslupla kaleme alınmıştır. Biz müslümanların günlük hayatında İslâm ı yaşamak için öğrenmemiz gereken konuları tek tek ele almış ve açıklamıştır. İman, İslâm, temizlik, gusül, abdest, namaz, oruç, zekat, hac, kurban, helâller-haramlar ve güncel dinî meselelere İslâm ın getirdiği çözüm yolları delilleriyle detaylı olarak açıklanmış, Peygamberimiz in bizlere ışık tutan uygulamaları örneklerle gösterilmiştir. Bu eserde, İslâmi konuları yediden yetmişe herkesin anlayacağı arı bir Türkçe ile okuyup, anlama imkanı bulacaksınız.
667.50 ₺ -
Dualar Kitabı
İnsan yaratılış mükemmeliyetinde sahip olmasına ve birçok bilgilere donatılmış bulunmasına rağmen, hayatın zorlukları karşısında bazen sıkıntılara maruz kalıp bunalımlara düşer ve karmaşık problemler karsısında çözüm üretemez, aciz kalır. Kendisine yardım edecek sıkıntılarını giderecek, bir dost ve dayanak arayışı içine girer. Böyle bir arayış içinde bulunan inançlı bir insan gerçek dostu ve velisi olan Allaha yönelir. Ondan yardım ister, Ona yalvarıp yakarır, duâ ve niyazda bulunur. Çünkü duâ Allah ile kul arasında bir bağlantı ve iletişim vasıtasıdır.
232.50 ₺ -
Edebiyat Yazıları 2 Dişimizin Zarı
7 Sanat ve İmkân 10 Kendini Arayan Şiir: Şiirimiz I 15 Kendini Arayan Şiir: Şiirimiz II 19 Kendini Arayan Şiir: Şiirimiz III 27 Dişimizin Zarı 34 Galile Denizi 41 Elinizdeki Deniz 44 Sanat Görüşü, Şiirimiz – Akımlar, Toplum ve Şair Hakkında 51 Devrimler ve Edebiyatımız 56 Romanla Hikâyenin Arası Açılıyor 62 Kasaba Edebiyatı 67 Mehmed Âkif, Yahya Kemal, Necip Fazıl 73 Necip Fazıl’ın Şiiri I 92 Necip Fazıl’ın Şiiri II 107 Necip Fazıl’ın Şiiri III 115 “Bir Adam Yaratmak” 122 Üç Çağdaş Varoluşçu: Sartre, Camus, Malraux 127 Romancımız İvo Andriç 131 Sonsuzluğun Karşısında Bir Şair: Saint-John Perse 133 Yaşamaktaki Şiddetin Fotoğrafı ya da Acının Lirizmi: Tennessee Williams
135.00 ₺ -
-
Dinimi Öğreniyorum Cep Boy
Bilinmezlerle dolu bir dünyaya merhaba diyen çocuklarınıza dinî konuları öğretmek, onlar için yapabileceğiniz en büyük iyilik. İslâm dininin esasları, abdest ve namaz, namaz sûreleri ve günlük hayatta gerekli dualar çocuğunuzun rahatlıkla okuyacağı bir dille yazıldı. Dilaver Selvi'nin kaleminden.
112.00 ₺ -
-
Hadis Tarihi Ahmet Yücel
Hadis usûlü, Hz. Peygamber’e ait bilgilerin aslına uygun nakli ile Ona ait olanla olmayanı ayırt etmek amacıyla konulan prensipleri belirleyip bunlarla ilgili terimleri konu edinen bir ilimdir. Sözü edilen prensipler büyük çoğunluğu rivâyet döneminde olmak üzere tarihi süreçte ihtiyaca göre belirlenmiş, uygulanmış ve geliştirilmiştir. Bu sebeple hadisle ilgili rivâyet prensiplerini ve oluşan kavramları doğru olarak kavrayabilmek tarihi süreç içindeki gelişimlerini dikkate almayı gerektirmektedir İlahiyat Fakültelerinde lisans seviyesinde ders kitabı olması amacıyla telif edilen bu eserde hadis usûlü prensipleri ortaya çıktıkları tarihi süreçleri ve farklı yaklaşımlar da dikkate alınarak ortaya konulmaya çalışılmıştır. Konuların ana çerçevesi sunulduktan sonra detaylarıyla ilgili ileri seviyede araştırma yapmak için temel kaynaklarına işaret edilmiştir.
314.90 ₺ -
Arapça Dilbilgisi Sarf Meral Çörtü
Arapça öğretimi günümüzde üniversitelerimizin Şark Dilleri Bölümlerinde, İlâhiyat Fakültelerinde, İmam-Hatip Liselerinde ve Diyanet İşleri Başkanlığı na bağlı kurslarda resmen sürdürülmektedir. Bu öğretimin giderek hız kazanması, İslâm Kültür ve medeniyetinin tanınması ve tanıtılması bakımından fevkalâde önemli bir gelişmedir. Elinizdeki eserin genişletilerek ve geliştirilerek kısa zamanda üçüncü defa basılması da bunun güzel bir örneğidir.
509.20 ₺ -
Bilgi Kartı Zeka Oyunları
8 yaş ve üstü çocukların soru - cevaplarla oynayarak zihinsel ve dikkat geliştirme soruları ile kişinin dikkat ve zihinsel gelişimini sağlamak amaçlanmıştır. Özel kutulu kartlar, çocukların zevkine göre renkli çiçekler ve resimlerle zenginleştirilmiştir. Çocuklar kartlardaki soru ve cevaplarla kendi aralarında oyunlar kurarak dikkat ve zihinsel gelişimlerini geliştirmek amaçlanmıştır.
120.00 ₺ -
İhyau Ulumiddin 4 Cilt Huzur
4 Kitap Takım Kutulu İnsanın hem dış hem de iç dünyasına seslenen bu eser, zâhir ve bâtın ilimleri uzlaştıran, fıkıh ile tasavvufu kaynaştıran eşsiz bir örnektir. Eserde şer’î ilimlerin arka planları üzerinde durulur. Klasik fıkıh kitaplarında yer alan bilgilerin ötelerine geçilir. İçerdikleri ruha, taşıdıkları manaya, vermek istedikleri mesajla dikkat çekilir. Fertten aileye, aileden çevreye, çevreden millete, milleten de ümmet ve insanlık câmiasına yansıması gereken etkileri değerlendirilir. Abdestin-namazın, zekatın-haccın, orucun-evlenmenin, alış-verişin, helâlin-haramın, yemenin-içmenin, özetle genelde maddi hayata yönelik kişiye ve sosyal hayatı ilgilendiren her olayın bir arka planı olduğu özenle yansıtılır. Bu dört ciltlik eserin her birinde 10 kitap olup toplam 40 kitaptan oluşmaktadır. Huzur Yayınları - İhyau Ulumiddin - Tercüme: Doç. Dr. Sıtkı Gülle
2700.00 ₺ -
Halebi Sağir Arapça Yeni Dizgi Siraç
Halebî Sagîr Muhtasaru Gunyeti’l-Mütemellî fî Şerhi Münyeti’l-Musallî H. 10. Asır Osmanlı Âlimlerinden İbrâhîm b. Muhammed b. İbrâhîm el-Halebî (ö. 956/1549)’nin kaleme aldığı bu eser, yine kendi eseri olan Gunyetu’l-Mütemellî isimli eserin muhtasarıdır. Müellif bu eserine çokça rağbet edildiğini görünce talebelere ve müderrislere kolaylık olması için bir ihtisar çalışması yapmak istemiş. Böylece ortaya Halebî Sagîr isimli eser çıkmıştır. • Bu kıymetli eser heyetimiz tarafından 3 nüshadan mukabele edildi. • Müşkil olan yerlerde diğer 20 nüshaya başvurulup doğruya en yakın olan belirtildi.
552.00 ₺