-
Yüzyıllık Müjde Hutbe-i Şamiye
Yıl 1911... İslam alemi tam anlamıyla bir keşmekeşin içinde. Yüzlerce politik-ekonomik-kültürel ve bilimsel sorunla boğuşan Müslümanlar, bir ümit ışığı aramakta. O yıl, tüm İslam dünyasından binlerce alim, Şam’da bir ismi dinlemek üzere bir araya geldi. Ve zamanın ışığı Bediüzzaman, Şam’daki Emeviye Camii’nin minberinden ‘Hutbe-i Şamiye’ adıyla anılan, Müslümanların maddi ve manevi hastalıklarını teşhis eden ünlü hutbesini irad etti. Yıl 2011. Tam yüz yıl sonra, Hekimoğlu İsmail, kendine has üslubu ile, Bediüzzaman’ın sunduğu reçeteleri yeniden ele alarak şerh etti: Yüz Yıllık Müjde...
21.00 ₺ -
Çocuklar İçin İslam Tarihi 100 Kitap Set
Çocuklar İçin İslam Tarihi Seti 100 Kitap Her biri 16 sayfalık 4 Renk resimli kuşe kağıt 15 x 21 ebadında, neler Öğrendim Kelime bulmaca ilaveli. 5-set kitap bir arada. 1.Set: Çocuklar İçin Peygamberlerin Hayatı (20 kitap Renkli Resimli) Neler Öğrendim ve Kelime Bulmaca İlaveli Prof. Dr. Seyyid Kutub – A. Cude Es-Sahhar İlk insan ve ilk peygamber : Hz. Adem... İnsanlığın başlangıcı ile peygamberler tarihi örtüşüyor bir bakıma. Buradan yola çıkan Kahraman Yayınları, çocuklara yönelik köklü bir çalışmaya imza attı. “Çocuklar için İslam Tarihi”. İnsanoğlunun var oluşundan itibaren bu serüveninin zincirleme olarak sunulduğu kitap dizisinin ilk serisi "Peygamberlerin Hayatı”ndan oluşuyor. 2.set Çocuklar İçin Peygamberimizin Hayatı (24 kitap Renkli Resimli) Neler Öğrendim ve Kelime Bulmaca İlaveli Prof. Dr. Seyyid Kutub – A. Cude Es-Sahhar yazdığı bu kitap serisi titizlikle yayına hazırlandı. Çocuklar İçin İslam Tarihi, “PEYGAMBERİMİZİN HAYATI” akıcı bir dil, öyküleyici anlatım ve en doğru bilgilerle yetişme çağındaki çocukların yararlanabileceği, tekrar tekrar okuyacakları kaynak bir kitap serisi. Çocuklar; renkli ve resimli sayfaları, farklı mizanpajı, kaliteli kuşe kağıt basımı ve çarpıcı kapaklarıyla bu diziyi kuşkusuz severek okuyacak. okulda ve evde eğitici kitaplar okurken din kültürlerini geliştirecek aynı zamanda insanoğlunun geçmişine zevkli bir yolculuk yapacaklar. Son dinin ahlak abidesi olan ‘emin’ elçisinin bütün dünyaya ulaşan evrensel mesajına dikkat çekilirken, ‘cahiliye’ denilen karanlık dönemle İslam’ın doğuşundan sonraki aydınlık ufuklar arasında ciddi bir karşılaştırma yapmak mümkün, özellikle sevgili Peygamberimizin davasını anlatırken yaptığı davetler, çektiği çileler ve verdiği mücadele göz yaşartıcı sahnelerle dolu. 3.Set: Çocuklar İçin Örnek Halifelerin Hayatı (20 kitap Renkli Resimli) Neler Öğrendim ve Kelime Bulmaca İlaveli Prof. Dr. Seyyid Kutub & A. Cude Es-sahhar İlk insan, aynı zamanda ilk peygamber: Hz. Adem... İnsanlık başlangıcı ile peygamberler tarihi örtüşüyor bir bakıma. Buradan yola çıkan Kahraman Yayınları, çocuklara yönelik köklü bir çalışmaya imza attı. “Çocuklar için İslam Tarihi”. İnsanoğlu’nun başından itibaren serüveninin zincirleme olarak sunulduğu dizinin ilk serisi "Peygamberlerin Hayatı” 20 kitap. İkinci serisi “Peygamberimizin Hayatı” 24, üçüncü serisi “Örnek Halifelerin Hayatı” 20 kitaptan oluşuyor. 4.Set: Çocuklar İçin Seçkin Sahabilerin Hayatı (Çevirmeli 20 Kitap Set) Neler Öğrendim ve Kelime Bulmaca İlaveli Hasan Kaluç, Hamza Keskin Çocuklar İçin İslam Tarihi, ‘SEÇKİN SAHABİLERİN HAYATI’ akıcı bir dil, öyküleyici anlatım ve en doğru bilgilerle yetişme çağındaki çocukların yararlanabileceği, tekrar tekrar okuyacakları kaynak bir kitap serisi. Çocuklar; renkli ve resimli sayfaları, farklı mizanpajı, kaliteli kuşe kağıt basımı ve çarpıcı kapaklarıyla bu diziyi kuşkusuz severek okuyacak. Okulda ve evde eğitici kitaplar okurken din kültürlerini geliştirecek aynı zamanda insanoğlunun geçmişine zevkli bir yolculuk yapacaklar. 5.Set: Çocuklar İçin Hanım Sahabilerin Hayatı (Çevirmeli 16 Kitap Set) Neler Öğrendim ve Kelime Bulmaca İlaveli Hasan Kaluç Çocuklar İçin İslam Tarihi, ‘HANIM SAHABİLERİN HAYATI’ akıcı bir dil, öyküleyici anlatım ve en doğru bilgilerle yetişme çağındaki çocukların yararlanabileceği, tekrar tekrar okuyacakları kaynak bir kitap serisi. Çocuklar; renkli ve resimli sayfaları, farklı mizanpajı, kaliteli kuşe kağıt basımı ve çarpıcı kapaklarıyla bu diziyi kuşkusuz severek okuyacak. Okulda ve evde eğitici kitaplar okurken din kültürlerini geliştirecek aynı zamanda insanoğlunun geçmişine zevkli bir yolculuk yapacaklar.
1462.50 ₺ -
Gönülden Gönüle
Tarihî gelişim içinde kültürün en önemli taşıyıcılarından olan edebiyat alanında şiirin yeri daha bir başkadır. İnsanın duygu ve düşüncelerini ifade noktasında sözün musikiye dönüşmesiyle gönül tellerimizi titreten şiirin, ruhu saran büyüleyici etkisinin verdiği haz, hiçbir hazla kıyaslanamayacak kadar büyüktür. Bu eserde, nesillerin ruhunu, kutsal değerlerini, estetik duygu ve düşüncelerini, zevk ve heyecanlarını, ideal ve beklentilerini, dert ve ızdıraplarını dile getiren şiir mirasımızın her çağına ait ürünlerden şah beyit, mısra-ı berceste, nâdide kıt’a, rübâî, bazen sehl-i mümtenî kabilinden, bazen de hikemî türden uyarıcı ve yol gösterici mahiyetteki şiirlerden derlenen bir demet sunulmaktadır.
187.50 ₺ -
Ruhul Beyan Tefsiri Tercümesi 21.Cilt
Bu kıymetli eseri yazarı Şeyh İsmail Hakkı Bursevi Hazretleridir. Büyük keşif ve kerametler sahibi bir velidir. 1650-1725 yılları arasında yaşamış Bursa'da vefat etmiştir. Her biri ortalama 200 sahife olan 106 kıymetli eserin yazarı büyük bir alimdir. İsmail Hakkı Hazretleri bu tefsiri yazmasının sebebini şöyle anlatıyor: "Manevi babam Muhyiddin-i Arabi Hazretlerinin yardım ve delaleti ile bir gün rüyamda Resülüllah Efendimiz bana ikramda bulundular. Arkamı sığayıp tatlı bir ifade ile Ümmetim için bir tefsir yaz " diye emir buyurdular. Bunun üzerine Allahü Teala'dan Ve resülüllah Efendimizin ruhaniyetinden yardım isteyerek bu tefsiri yazdım. İsmail Hakkı Bursevi Hazretleri bu kıymetli tefsirini Bursa Ulu cami kürsüsünden Cemaate anlatarak 12 senede tamamlamıştır.
480.00 ₺ -
Korunmuş Sır Seti
Bütün hamdler âlemlerin Rabbi olan Allâh-u Te‛âlâ’ya mahsustur. Salât-ü selamlar korkanların emânı ve Rasüllerin Efendisi olan Muhammed(Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in ve âl-i eshâbının cemîsinin üzerine olsun. Elinizdeki bu hızb-i şerîf ve kendisiyle alakalı diğer bilgiler hicrî sene 1309’un rebîulevvel ayında Seyyid Hammâd el-Feyyûmî (Rahimehullâh)ın tashihiyle, Mısır’daki merkezi Hân-ı Ebî Tâkiye olan Matbaa-i Âmire-i Şarkiyye’de basılmış olup büyük âlimlere âit azîm bir imdâda ve âlî bir isnâda sahip olan beş risâleyi ihtivâ etmiş bulunan değerli bir mecmûadaki iki risâleden alınmıştır. Bunların ilki, Kayseri’de türbesi bulunan meşhurZeyne’l-Âbidîn Ali el-Kayserî Hazretleri’nin torunu olarak hicrî sene 995’de Kayseri’de doğmuş olup, daha sonra sene 1030’da Medîne-i Münevvere’ye hicret eden, orada bir sene ikāmet ettikten sonra İstanbul’a dönerek dokuz sene orada ilim ve takvâ neşri ile meşgul olup daha sonra sene 1040’da tekrar Medîne-i Münevvere’ye hicret ederek orada hizmet eden ve nihâyet orada vefat ederek Cennetü’l-Bakî‛’de defnedilen büyük âlim Seyyid Ebû Bekr Muhammed Hilmî el-Üsküdârî(Rahimehullâh)ın oğlu olan ve daha sonra kendisi Medîne-i Münevvere’de hanefîlerin müftüsü tâyin edilen Es‛ad el-Medenî (Rahimehullâh)a âit“Risâletü’l-müselseli’l-mûsile ile’l-vâsıtati’l-‛uzmâ ile’l-Hazreti’l-‛Aliyye” isimli eserdir. İkincisi ise Halep müftüsü olan büyük fakîh Şeyh Muhammed Ebu’l-Yümn el-Betrûnî el-Halebî el-Hanefî (Rahimehullâh)a âit olan “el-Fecrü’t-tâli‛ fîzikri’s-Seyfi’l-Kāti‛ ve’s-Sirri’l-Masûn ve’d-Dürri’l-Meknûn” isimli risâledir. Allâh-u Te‛âlâ cümlemizi bu hızb-i şerîf ile amel edip bereket ve tasarruflarından istifâde eden bahtiyarlar zümresine ilhak eylesin. Âmîn! 1 Ağustos 2011 – 1 Ramazan 1432
360.00 ₺ -
İlm-i Aşk
“İnanmazsan anlatamam ki sana, zira aşk inanmakla başlıyor.” Aşk bahsine bir gül dalı ile giriverdim ben. Hiç sual etmedim, aşk dedim, inledim. Zahitlerin, dervişlerin kırk günde tamam ettiği çileyi, ben kırk senede tamam eyledim. Kırk senede kırk efsunlu kelime devşirdim de İlm-i Aşk düştü avuçlarıma. Sükûtu bildim, lakin susamadım. Sussaydım aşk beni terk eyleyecekti belki. Bu sebeple düştüm yollara ve dahi “Aşk yolda olmaktır” dedim, öyle bildim, öyle inandım. Sükût eylemek istedim, lakin kelimeler öyle güzeldiler ki, kıyamadım. İlm-i Aşk ömrümün hülasasıdır. Ezelden bedenime nakşedilmiş goncadır aşk. Dileğim odur ki aşkı bilenlerin elinde, aşkı terennüm edenlerin dilinde seneleri ân eylesin. Benim lisanımda, sükûtum dahi aşkı söylesin. Aşk onu işitecek kulak arıyor, aşk ismini söyleyecek dudak arıyor. Aşk seni arıyor, ama bilmiyorsun ey kâri. Aşk olsun...
210.00 ₺ -
Osmanlı Devleti Tarihi 1 Siyasi Tarih
Münferit olarak da değerlendirilebilecek Osmanlı tarihinin siyasi kısmını oluşturan ilk cildidir. Bu tarihi yapan kişiler, karakteristik ve tipik taraflarıyla canlı bir şekilde tasvir edilir, ne yapıp ne yapmadıkları, ne olup ne olmadıkları açıkça vurgulanır. Yazarın ele aldığı konu hakkındaki büyük malumatı dolayısıyla bir cilde sığabilecek özlü bir anlatıma sahiptir. Kitaptaki her cümle, bir bilgi yüklenerek kaleme alınır, her gelişme ve olay, geçmişe ve geleceğe, bugüne, hattâ yarına atıflar yaparak anlatılır. Tarih ilmi ile ilgisi bulunmayan klişeleşmiş ideolojik telkinlerden şiddetle kaçınılır. ”Türk tarihinin en az yüzde ellisini Osmanlı siyasî ve medenî tarihi oluşturur. Osmanlı, Türk’ün 2700 yıldan bu yana yaptıklarının zirvesini ve estetik mükemmelliğini sergiler. Türkiye tarihinin en uzun ve en geniş dönemidir” anlayışıyla ve uydurma ve çirkin kelimelere yer vermeyen zengin bir dille yazılmıştır.
568.00 ₺ -
Harputlu Kemal Efendi
Rahmani cezbeler içerisinde sâde ve sereserpe konuşan Harputlu Kemâl Efendi’yi doğru anlamak hem çok kolay, hem de çok çok zordur. Üstad Necib Fazıl’a göre anlamak diye bir şey yok zâten, anlar gibi olmak vardır. Bu duygular ve algılar ikliminde okunması gereken bu kitab, belli bir kesime değil herkese hitab özelliğini taşıyor. Herkesin ve her kesimin tadabileceği çooook şeyler var bu sohbet sofralarında. Kitabın Sünnetin, hakîkatin ve hıkmetin, kısacası Dört Kapı’nın ve Kırk Makam’ın selâm ve kelâmını özetliyor bu dosya… Yâ Selâm!
210.00 ₺ -
Ruhul Furkan Tefsiri 13.Cilt Rahle Boy Deri
Alllame, fâdıl, muhakkik, hicri 15.Asrın müceddidi, Şeyhü�l İslam İsmail Efendi (İsmail Ağa) Camii Şerifi emekli İmam Hatibi Mahmud Ustaosmanoğlu Efendi�nin riyasetinde kaleme alınmış, takriben 57 cilt olması beklenen mükemmel bir tefsirdir. RUHU�L- FURKAN HAKKINDA GENEL MALUMAT Alllame, fâdıl, muhakkik, hicri 15.Asrın müceddidi, Şeyhü�l İslam İsmail Efendi (İsmail Ağa) Camii Şerifi emekli İmam Hatibi Mahmud Ustaosmanoğlu Efendi�nin riyasetinde kaleme alınmış, takriben 57 cilt olması beklenen mükemmel bir tefsirdir. Bu şaheser tefsirin hazırlanmasında Arapça, Farsça ve Türkçe birçok kitaptan istifade edilmiş olup, her sınıf insanın anlayabileceği sade bir dil ile yazılmıştır. Âyet-i Celileler, en ince ayrıntıları ile izah edilirken ihtiyaç duyulan kelam, fıkıh, tasavvuf ve genel kültüre dayalı malumat da verilmiştir. RUHU�L- FURKAN TEFSİRİNİN YAZILMA SEBEBİ Mahmud Efendi Hazretleri (Kuddise Sirruhu) tefsir-i şerifin sebebi telifi hakkında şöyle buyuruyorlar: �Kur�an-ı Azîmü�ş-şan�ın manasının kelime-kelime anlaşılmasına çok hevesli olduğumuz, kardeşlerimiz tarafından yakinen bilinmektedir. Nice büyük âlimler, Kur�an-ı Kerim�i Türkçe tefsir ederek, bu büyük kitabın manasını anlama hususunda insanların ihtiyaçlarını karşıladıklarından, ziyade aciz olan bu kardeşiniz, böyle büyük bir işe girişmeyi düşünmüş dahi değildir. Ancak; hicri 1402 Şaban Ayı�nın Berat Gecesinde, Ravza-i Mutahhara�da yani Peygamberimiz (Sallallahü aleyhi ve sellem)�in bulunduğu pâk cennet bahçesi olan mescid-i şerifinde bulunduğumuz sırada Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) tarafından vaki olan manevi bir işaretle bu mühim işe başladık. Ve yukarıda geçtiği gibi kelimekelime mana verilmesine ziyade ihtimam (dikkat) göstererek, bazı kardeşlerimizle beraber bu uzun yola çıktık. TAKİP EDİLEN USUL MUKADDİME: Bu tefsirin mukaddimesinde(giriş kısmında)evvela Kur�an-ı Azimü�ş-şan�ın fezâili (faziletleri) hakkındaki bazı âyet-i kerimeler mealleri ile beraber yazılmıştır. Sonra, Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazretlerinin kendi Kur�an-ı Kerim�inin baş tarafına yazmış olduğu Kur�an-ı Kerim ile alakalı bütün hadis-i şerifler ve tefsir heyetinin bulduğu bazı hadis-i şerifler tercüme edilerek, kaynaklarıyla beraber zikredilmiştir. Müteakiben yine Kur�an-ı Kerim hakkında Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazretlerinin kendi Kur�an-ı Kerim�inin evveline yazdığı, ayrıca tefsir heyetinin de bulduğu büyüklerin sözlerinden bazıları ilave edilmiştir. Bundan sonra Kur�an-ı Kerim�i gafil olarak okumanın zemmi (kötülenmesi) hakkındaki bazı hadis-i şerifler ve büyüklerin sözleri nakledilmiştir. Mukaddimenin sonunda da Kur�an-ı Kerim�i kendi görüşü ile tefsir etme hakkında varit olan (gelen) tehdit mahiyetindeki hadis-i şerifler zikredilmiştir. ÂYETLERİN TEFSİRİNDE TAKİP EDİLEN USUL 1-KELİME MANASI: Her âyetin tefsirinde takip edilen bu usul, Kur�an-ı Kerim�i kolayca anlayabilmek için çok büyük ehemmiyet (önem) taşımaktadır. Zira topluca mana verildiğinde, Kuran�ı iyice anlamayı ve tefsir etmeyi isteyen kardeşlerimiz hangi mananın hangi kelimeden alındığını anlayamamaktadırlar. Bu tefsirde ise herkesin Kur�an-ı Kerim�i kelime kelime anlayabilmesi çok istenildiğinden bu usüle riayet edilmeye çalışılmıştır. Bu arada kelimeleri ve cümleleri birbirine bağlayan mahzuf ibareler (gizlenmiş sözler) zikredilmiştir ki, dikkatli düşünüldüğü takdirde, sadece kelime manasından bile, âyet-i celilelerin manaları anlaşılabilecek bir hale gelmiş olsun. Ayrıca sarf ve nahiv ilimlerini okumuş kardeşlerimizin, fail, meful, hal gibi kelimelerin cümle içindeki durumlarını ayırt edebilmeleri için yardımcı edatlar kullanılmıştır. Ancak, terkib-i izafiler(isim tamlaması) gibi birbirinden ayırt edilmesi uygun olmayan yerlerde kelime manası verilemediğinden, terkip (toplu) manası verilmiştir. 2-MEÂL-İ ŞERİF : Kelime manasından herkes istifade edemeyeceğinden ve âyetin toplu manası anlaşılamayacağından, her âyetin meâl-i şerifi (şerefli manası) kelime manasından sonra yazılmış ve bu meâl verilirken âyetin zahirinde (dış görünüşünde) bulunmayan kelime ve terkiplerin manaları katılmamaya dikkat edilmiştir. Ancak, âyet-i celilenin manası tam anlaşılabilmesi için, bir takım mahzuf (gizlenmiş) manaların ve bazı izahların zikredilmesine ziyade ihtiyaç duyulduğundan onlar parantez içinde ayrı bir yazı şekliyle açıklanmıştır. Böylece, meâl-i şerif tefsirli (açıklamalı) bir meâl haline gelmiştir. 3-İZAHAT Sadece meâl-i şerifle de iktifa edilmeyip (yetinilmeyip) her âyet, muteber tefsirlerde bulunan izahlardan istifade edilerek açıklanmaya çalışılmıştır. Şöyle ki: Tefsirlerde sebebi nüzulü beyan edilmiş olan âyetlerin, iniş sebepleri zikredilmiştir. Ahkâm âyetlerinden (şeri hükümleri beyan eden âyetlerden) çıkarılmış olan bir takım fetvalar da yeri geldiğinde açıklanmıştır. Âyet-i Celilelerle alâkalı hadis-i şeriflerin kaynakları ilmî usulle kaydedilerek yazılmaya gayret edilmiştir; Evvela hadis metninin alındığı kitap zikredilmiş, diğerleri ise ulema arasında bilinen sıralamaya göre yazılmıştır. Bazı âyet-i celilelerde bulunan yer ve şahıs isimlerinin ıstılahları (özel manaları) da, tefsirde derç edilmiştir(konulmuştur). Açıklanması gereken zor kelimelerin mehazları (asılları, kaynakları) müfret (tekil)sss ve cemileri (çoğulları) zaman zaman tefsirde yazılmıştır. Âyet-i celilelerin anlaşılmasını kolaylaştıracak olan veya onlarla alâkası bulunan kıssalar (hadiseler) de, muteber (kıymetli) tefsirlerden alınarak açıklamıştır. Zikirle alâkalı âyetlerde, yine güvenilen tefsirlerden ve kitaplardan alınan, tasavvufî manaların da katılmasına özen gösterilmiştir. Ayrıca, her âyetin izahının sonunda, o âyetin tamamı veya bir kısmıyla alâkalı diğer âyeti kerimeler bulunup, meâlleriyle yazılmaya gayret gösterilmiştir; Ta ki, vaaz ve nasihat etmek isteyenler, bir âyeti gözden geçirirken onu açıklayan diğer âyet-i kerimeleri de, önlerinde hazır bulup vaazlarını ziynetlendirsinler (süslesinler). Bu hususta en büyük rehber, Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazretlerinin, Mahmud Efendi Hazretlerine (kuddise sirruhu) verilmesini arzu ettiği kendi Kur�an-ı Kerimi�nin kenarlarına almış olduğu rakamlar (âyet ve sayfa numaraları), hatlar (çekilen çizgiler) ve izahlar olmuştur. Şu da bilinmelidir ki: Milletimizin, geçmiş büyüklerinin kıymetli lisanlarını terk etmeye başladığı şu günlerde Arapça, Farsça ve Türkçe karışımından meydana gelmiş olan Osmanlıcanın tamamen unutulmaması için Osmanlıca kelimelerin asılları yazılmış, nesiller arasında irtibat sağlamak için de kelimelerin karşılıkları parantez içinde zikredilmiştir. Bu büyük gaye hedeflendiğinden dolayı tefsirin uzamasından, akıcılığın bozulmasından ve dolayısıyla gelecek olan itirazlardan çekinilmemiştir.
916.90 ₺ -
Rüya Tabirleri İzahlı Roman Boy
Hiç kimse ben rüya görmüyorum diyemez. Çünkü kişinin yaşamında ne rüya görmek, ne de görmemek onun elinde değildir. Ne var ki, her insanın gördüğü rüya gerçek olamaz. Fakat rüyayı iki kısma ayırmak ve bunlara inanmak zorundayız. Bunlardan birincisi, yakın veya uzak gelecekle ilgili rüyalardır ki, yorumlarını Kur'an-ı Kerim'de de yapıldığını gördüğümüz "Sadık veya Salih" rüyalardır. İkincisi, yaşamımızda cereyan eden ve varolan şeylerin bazılarını zaman zaman rüyada görmektir ki, yukarıdaki bu eser bunları kapsamaktadır... Hiç kimse ben rüya görmüyorum diyemez. Çünkü kişinin yaşamında ne rüya görmek, ne de görmemek onun elinde değildir. Ne var ki, her insanın gördüğü rüya gerçek olamaz. Fakat rüyayı iki kısma ayırmak ve bunlara inanmak zorundayız. Bunlardan birincisi, yakın veya uzak gelecekle ilgili rüyalardır ki, yorumlarını Kur'an-ı Kerim'de de yapıldığını gördüğümüz "Sadık veya Salih" rüyalardır. İkincisi, yaşamımızda cereyan eden ve varolan şeylerin bazılarını zaman zaman rüyada görmektir ki, yukarıdaki bu eser bunları kapsamaktadır... İzahlı Rüya Tabirleri Roman Boy - 9789758524044 - Merve Yayınları
105.00 ₺ -
Arapça Dilbilgisi Sarf Bilgisi
Modern Anlatım Dili Tablolarla Destekli • Bu kitabı okuyanlar, Arapça öğrenmeye ilk adım atan kişinin hareke konusunda duyduğu kaygı ve sıkıntıyı asla yaşamayacaklardır. • Eser, bir ders kitabı niteliğinde hazırlanmış olup, konular dengeli bir biçimde dağıtılmıştır. • Sarfın belkemiğini teşkil eden fiil çekimleri konusu, diğer kitaplarda olduğu şekliyle, bütün varyantlarıyla, tek bir yerde, yığma bilgi halinde verilmemiş, bunun yerine, her konuda fiil çekimleri yer alacak şekilde, konuların, zaman içerisinde sindirilerek öğretilmesi yöntemi tercih edilmiştir. • Konuların ders usulüne göre hazırlanmış olması, gerek hoca, gerekse öğrenci için büyük bir avantaj sağlamaktadır. • Kitap; kolay ve anlaşılır bir anlatım diline sahip oluşu, özellikle tanımlarının son derece açık ve net oluşu yönüyle, amatör dil meraklıları ve Açık Öğretim Fakültesi öğrencileri gibi, Arapçayı bir hoca yardımı olmaksızın öğrenmek durumunda kalanlar için de son derece yararlı bir rehberdir. • İşlenen konu ile ilgili olarak çok sayıda örnek ve alıştırmalara yer verilmiş olup, anlamın ön plana çıktığı yerlerde örnek kelimelerin Türkçe karşılıkları da belirtilmiştir.
296.25 ₺ -
Caliyetül Ekdar Ves Seyfül Bettar
Mevlana Halid-i Bağdâdî hazretlerinin (kuddise sırruhû) şifa kaynağı eserlerinden biri olan Câliyetü’l-Ekdâr ve’s-Seyfü’l-Bettâr; Esmaü’l-Hüsna’yı, Bedir ashabının kıymetli isimlerini, çeşitli duaları ve salâvat-ı şerifleri içermektedir. Câliyetü’l-Ekdâr ve’s-Seyfü’l-Bettâr, “kederleri gideren keskin kılıç” demektir. Bu eseri okumak maddi ve manevi dertlerimiz için bir şifa kaynağıdır. Çünkü Câliyetü’l- Ekdâr’ı okuyan biri duasına hem Mevlana Halid-i Bağdâdî hazretlerini (kuddise sırruhû) hem de esma-i hüsnâ ile Bedir ashabını vesile etmiş olur. Bilal Aksoy’un tercüme ettiği eser yayına hazırlanırken daha faydalı olacağı düşünüldüğü için Arapça metin ile çevirisi karşılıklı sayfalara konulmuştur.
269.50 ₺ -
Hadis Karşıtları Ne Yapmak İstiyor
‘’İslam dini, elbette akla değer verir. Ama o küheylanın başı boş bırakıldığı zaman neleri kırıp dökeceğini iyi bildiği için, onu dizginlemeyi uygun görmüştür’’. Uzun zamandan beri öz kültürlerinden koparılmaya ve ona yabancılaştırmaya çalışılan insanımızın yediği vurguna ve derin acıya bir çare, gönlündeki ve zihnindeki boşluğu dinini yanlış öğrenerek gidermesine bir önlem olarak yazılan bu eserde hadisi şerifler üzerinden oluşturulmuş kafa karışıklıklarının giderilmesine gayret edilmiştir. Müellifin tarifi ile ‘’hadis karşıtlarını ikna etmek için değil, din kardeşlerimi onların tuzağına düşmekten korumak için’’ kaleme alınan bu kitap, yüzyıllardır süre gelen ve son zamanlarda sesini duyurmaya başlayan sünnet karşıtı mihraklara seviyeli ve sağlam bir set olma özelliği taşıyor.
340.00 ₺ -
Abdülhay Efendi
Artılar eksiler mücadelesinde her şeye bir çözüm bulan vekar sultanı.Kâlden ziyade hâl sohbetleriyle tanınan Abdülhay Öztoprak efendi (1886-1961) yirminci yüzyılın büyük irfan ocaklarından biridir.Abdülhay efendi Beşiktaştaki Yahya efendi dergâhının son postnişidir.Abdülhay efendinin ilim irfan sohbetlerini konu alan bu kitabta,herkes kendisi için mutlaka bir şeyler bulacaktır..Yâ Selâm!...
126.00 ₺ -
Abdülkadir Geylani
471 Hicri /1078 Miladi'lerde Geylân'da bu dünyaya gelen, 561 H./1165 M.'lerde Bağdad'da öte dünyaya giden Gavsıazam Seyyid Abdülkâdir Geylânî Hazretlerinin bel soyu, babası Ebu Sâlih Efendi kanalıyla Hazreti Hasan'a, anası Fatma Hanım kanalıyla da Hazreti Hüseyin'e ulaştığı için, Geylânî Hazretlerinin soyundan gelen zevâta hem Seyyid, hem de Şerif deniyor. Seyyidlik ve Şeriflik, Hazreti Hasan ve Hazreti Hüseyin'den gelen soy zincirinin belirlenmesi için kullanılan bir ünvandır. Hazreti Hasan kanalından gelenlere Şerif, Hazreti Hüseyin kanalından gelenlere Seyyid deniyor. 15 16 yaşlarında ilim ve irfan aşkıyla Geylân'dan Bağdat'a giden ve çok sıkı bir çalışma neticesinde devrin bütün ilimlerini tahsil ederken, zâhirden bâtına yönelerek, Sofiyye geleneğinde vazgeçilmez bir arınma yöntemi olan çile ve riyâzata başladı. Yirmibeş yıl süren bu halvetcelvet hayatı sürecinde kendini âdeta kırk elekte eledi ve kırk imbikte imbikledi. Beşerliğe mahsus tortulardan arınmak için kendini defalarca damıttı. İnsanı Rahmâniyet ile şeytâniyyet arasında götürüp getiren, Nefs denilen karmaşık sisteme hâkim olma savaşımında, sonu boş arzulara hiç yüzvermedi. Ve neticede, bir insanın ulaşabileceği en yüce yere ulaştı. Şimdilerde bizler, Geylânî Hazretlerinin ve benzerlerinin hayatlarına göya gıbta ediyoruz ama, yaptıklarını yapmıyoruz ve yaşadıklarını yaşamıyoruz veya yapamıyoruz, yaşayamıyoruz. En iyisi kitabı okuyun ve kararı kendiniz verin. İyi seyirlerYâ Selâm!...
126.00 ₺ -
Gönenli Mehmed Efendi
Çok bilen, sağlam bilen ve bildiklerini hayata geçirerek onları hem kendileri, hem de-daha ziyade-başkaları için en yararlı biçimde değerlendiren 20. yüzyıl bilgileri arasında yer alan GÖNENLİ HOCA (1901-1991) Eğer güçlü isen, sözünü yumuşak tut prensibini benimseyen sürekli ümit veren, ufuk saçan ve insanın içini karartmayan bir ışık insandı.Zorda yılmayan,kolayda gevşemeyen,her hâlukarda herkese ulaşmaya çalışan bir himmet ve hamiyet adamı GÖNENLİ BABA Kırk kandilin bu ikinci kitabında, bütün herkesin bu dünya ve öte dünya mutlulukları için çırpınan bir insanın hayatından parçalar bulacaksınız...Yâ Selâm!..
210.00 ₺ -
Üstaz Süleyman Hilmi Tunahan
Yılların imbiğinden geçen duygular, tortulardan arınmış fikirler şeklinde, ençok, hatıraların koynunda ortaya çıkar. Süleyman Hilmi Tunahan (1888/1959) ile ilgili hatıralardan oluşan ve hazretin 1958 tekâmül konuşmalarından pasajlar sunan bu kitab; Üstaz Süleyman Efendinin ufuklarına -şimdiye kadar herkese açılmamış- yeni bir pencere açıyor. Yâ Selâm!...
154.00 ₺ -
Hz Rabia ve Kadın Evliyalar
Evliyalar arasında Tâcül Ârifin (Ariflerin Tâcı), Ümmül Hayr (Hayrın Anası) diye anılan Rabiatül Adeviyye(öl.Miladi 752-Kudüs) hazretlerinin sırlar bahçesine kandil tutan bu kitab; Sizi salt kafanızdan ve kalbinizden değil, ruhunuzdan ve sırrınızdan da silkeleyecek bir gizem yumağı özelliği taşıyorHz.Rabia nın hayatından sonra Kadın Evliyalar kısmında yer alan isimler şunlardır;Abde Kadın, Abide Hatun, Meryem-i Basriyye, Valihe Kadın, Amine-i Remliye, Ayşe Seyide, Bibik Hatun, Cariye, Fidda,Lübabe, Rabia-yı Şamiyye, Hakime-i Dımışkıyye, Tilmize, Şavane ve Umre Hatun Yâ Selâm!
175.00 ₺ -
İrfan Güneşi Hazreti Şems
Lâ ilâhe illâllah, Muhammed Rasûlullah neşesinin doruk şahsiyeti Gayb Güneşi Hz. Şemsle tanışmak çok özel bir şanstır. Bu özel şansı en üst seviyede yaşayan tek insan Hz. Mevlânâdır. Büyük insanlık ailesi, insanlığın Pîri Hz. Mevlânâyı kısmen de olsa tanımış, ama, Gayb Güneşi Hz. Şemsi yerince ve yeterince tanıyamamıştır. Hz. Mevlânânın Divan-ı Kebîrinde Şemsullah-ı Tebrizî (Tebrizli Allah Güneşi) ifâdesiyle selâmladığı Hz. Şems, velâyetin mâşukluk mertebesinin mareşal velîlerindendir. Mâşuklar şıkların çooook üstlerinde ve ötelerinde yer alan gayb generalleridir... Hz. Mevlânânın Hz. Şemsde yaşadığı bu özel şans, Tasavvuf Tarihinde benzerine rastlanmayan bir aşk+şevk+zevk idrâki ve Muhammedî neşe baharıdır. Büyük insanlık ailesini Hz. Mevlânânın peşinde sürükleyen celâl ve cemâl coşkunluğu bu harika baharın esintileridir. Biz bu dosyada, bu nâdide bahardan derleyip toparladığımız huzur buhurları sunuyoruz sizlere. Yâ Selâm!...
238.00 ₺ -
Mehmed Muhyiddin Üftade
1490larda Bursa da bu dünyaya gelen, 1580lerde öte dünyaya giden Üftade Hazretlerinin asıl adı Mehmed Muhyidindir. Üftade Hazretleri Bursa da medfundur. Babası Manyaslı, Anası Hamamlı Kızık Köyündendir. Çocukluk yıllarında anası bir gece rüyasında onu süt deryalarına dalıp çıkarken görmüş. Gördüğü düşü kocasına anlatmış. Kocası Ali Efendi: Süt ilim ve irfana işarettir, hatun! İnşallah oğlumuz ilim irfan sahibi bir insan-ı kamil olur, demiş ve hakikaten de bu rüya zaman içerisinde aynen zuhur etmiş. Yâ Selâm!..
140.00 ₺ -
Mehmet Zahid Kotku
Şu yeryüzünde,hiç kimsenin hiç kimseyi bütünüyle anlaması ve anlatması diye birşey söz konusu değildir. Deryaya parmak salıpda ıslağını göstermek neyse, bizim büyük arif, Mehmed Zahid Kotku(1897-1980) hazretleriyle ilgili bu belgesel çalışmamız da aynı şeydir... Sizleri bu Kutup yıldızının ipeksi tebessüm parıltılarıyla başbaşa bırakıyoruz. Yâ Selâm!..
175.00 ₺ -
Piran
Hakdan halka rahmet getiren, halkı Hakka götüren ârifler pîrân. Büyük insanlık âilesini iki cihânda da azîz etme çabasının azîzleri pîrân. Herkese ve her kesime huzur, güven, barış ve esenlik götürüp getiren rahmet kervanı pîrân... Harîrizâdenin Tıbyânül Vesâilini esas alan, derleme toparlama dosyalama niteliği taşıyan ve Pîrân hazerâtının hayat ve hakîkatından kesitler sunan bu kitab, herkesi ve her kesimi kendi gerçeğiyle tanışmaya çağıran hasbi bir hitabtır. Pîrân Hazerâtının hayatları havzalarından derlenip toparlanan çok değerli tablolar var bu kitabta. Herkese ve her kesime lâzım olan çok renkli ve çok tatlı tablolar bunlar.Bu kitabda bütün pîrleri birarada bulacaksınız... Yâ Selâm!......
420.00 ₺ -
Şah-ı Nakşıbend
Büyük arif, rehber şahsiyet,Seyyid Muhammed Bahauddin Şah-ı Nakşıbend (doğ.Türkistan1318/öl1389) hazretlerinin hayatlarından derleyip toparladığımız bir güzellik yumağını sunuyoruz bu kitabta sizlere. Yâ Selâm!..
154.00 ₺ -
Şıh Hasan-Sarı Baba
Ve Hasan babanın gönül gözelerinden dökülen irfan sohbetleri...Ondört sohbet faslından oluşan bu kitabı okumaya doyamayacaksınız.Yâ Selâm!..
126.00 ₺ -
Mebsut 31 Cilt
El-Mebsût, İslam Hukukunda, yer verdiği bütün görüşler hakkında tarafsız ve sistemli bir analiz yapan ilk eserdir. Müctehitlerin görüşlerini, dayandırdıkları delillerin senetlerini ve bunlardan hüküm çıkarırken kullandıkları mantığı, karşı görüş sahiplerinin fikirlerine de yer vererek bir arada gösterir. Hanefi mezhebinde genellikle Ebu Hanife (rh.a.)'nin görüşlerinin mantığını ve dayandığı delilleri ortaya koyarsa da, bazı meselelerde kendi görüşlerine yer verdiği de görülmektedir. Ülkemizde özellikle görsel yayıncılığın ön plana çıkmasından sonra, dini konulara ilişkin her türlü görüş halkımıza ulaşmaktadır. Halk içinde ve çeşitli toplantılarda bu görüşlerin tartışmalara konu edildiği görülmektedir. Bu durum; dini konuların canlılığına, araştırılmasına, bilgilerin tazelenmesine neden olması açısından yararlı görülebilir. Ancak bazı çevrelerin, çeşitli nedenlerle halkımızın temiz dini duygularını bulandırdığı da bir gerçek olarak ortadadır. Birçok vatandaşımızın, akla ve mantığa uygun gösterilerek sunulan bu görüşleri, öteden beri sahip olduğu görüşlerle bağdaştıramadığı için rahatsız olduğu, işin aslını öğrenmek istediği bilinmektedir. Ayrıca günümüz insanının, sorgulayıcı bir mantıkla; "Allah (c.c.), Kur'ân-ı Kerim, Kıblemiz ve Peygamberimiz bir olduğuna göre, İslam'da neden çok mezhep var?...", gibi sorularıyla karşılaşılmaktadır. Bu konulara açıklık getirilmesi ve halkımızın bu alandaki bilgi ihtiyacının giderilmesi gerekli olmuştur. Türkler, İslam Dini ile VII. yüzyılın sonunda karşılaştılar. 926 yılında Karahanlılar devrinde, içtenlikle ve kendi istekleriyle kitleler halinde İslam'a girdiler. İtikat itibariyle, aşırılıklardan uzak bir yol olan Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat görüşünü; pratik, gerçekçi ve toleranslı olması nedeniyle de Hanefi Mezhebi’ni benimsediler. İslam, kısa zamanda milli bünyeye tamamen uygun bir din durumuna geldi. Devlet ve millet olarak Ehl-i Sünnet'in usanmak bilmez savunucusu oldular. Kısa zamanda aralarından Ehl-i Sünnet görüşlü büyük tefsir, hadis ve fıkıh âlimleri ve tasavvuf erbabı yetişti. Türkler müslüman olduğu zaman İslam Âlemi ve özellikle Ehl-i Sünnet kesimi, kritik bir durumdaydı. İslam Dünyasının yapısı, Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat hukuku ve kabulleri üzerine kurulmuşken, bu yapıyı değiştirme ve bu kabullerden uzaklaştırma gayretleri vardı. Bunlar İslam dünyasının altını üstüne getirecekti. Tuğrul Beğ (1040-1063), Alparslan (1063-1072) ve Sultan Melikşah (1072-1092) zamanında Ehl-i Sünnet otoritesi pekiştirilmiştir. Fakat bununla birlikte Türklerde mezhep bağnazlığı yoktur. Melikşah, Şafii mezhebine mensup bulunan veziri Nizâmü'l-Mülk'e ülkenin dört bir yanında “Nizâmiye Medreseleri” adıyla anılacak olan öğrenim kurumlarını kurma görevini vermiş, bu sayede fikirler bilimsel yollarla savunulur olmuş, düşünce özgürlüğü sağlanmış ve mezhep kavgaları önlenmiştir. el-Mebsût'un meydana gelişi şu seyri izlemiştir. Hanefi mezhebinin kurucusu İmam Azam Ebû Hanîfe Numan b. Sâbit'in (m. 699-767), ders halkalarındaki açıklamaları, verdiği fetvalar ve yaptığı ictihatlar seçkin öğrencisi İmam Muhammed eş-Şeybânî (m. 749-804) tarafından yazıya geçiriliyordu. Daha sonra bu notlar yine İmam Muhammed tarafından Kitâbü'l-Mebsût (Kitâbü'l-Asl), el-Câmiu’s-sağir, el-Câmiu’l-kebir, es-Siyeru’s-sağir, es-Siyeru’l-kebir, ez-Ziyadât, Ziyadâtü’z-ziyadât adlarıyla kitap haline getirildi. Tevatür derecesinde nakledilen bu kitaplar zahiru’r-rivâye diye bilinmektedir. Onun bu eserlerinin çok geniş ve hacimli oluşu daha az okunmasına yol açmış, bunun üzerine Hâkim eş-Şehîd el-Mervezî (m. 945), bunları özetleyerek el-Kafi'yi (el-Muhtasar) kaleme almıştır. İmam Serahsî, bu eserin de çok kısa oluşu nedeniyle anlaşılamadığından okunmadığını fark ederek el-Mebsût'u yazdırmıştır. Kitabu'l-Mebsut, güvenilir görüşlere bağlı kalınarak el-Kafi üzerine yapılmış bir şerhtir. es-Serahsî, "talebeyi bıktırmayacak ölçüde", "sağlam ve sünnete dayanan açıklamalarla" eserini meydana getirmiştir. Ancak el-Mebsut, sadece el-Kafi'nin şerhi değildir. Yazar (rh.a.)'ın yaptığı açıklamalar, sanki bizzat İmam Muhammed eş-Şeybani (rh.a.)'nin eserlerine şerh yaptığını göstermektedir. el-Mebsût, İslam Hukukunda, yer verdiği bütün görüşler hakkında tarafsız ve sistemli bir analiz yapan ilk eserdir. Müctehitlerin görüşlerini, dayandırdıkları delillerin senetlerini ve bunlardan hüküm çıkarırken kullandıkları mantığı, karşı görüş sahiplerinin fikirlerine de yer vererek bir arada gösterir. Hanefi mezhebinde genellikle Ebu Hanife (rh.a.)'nin görüşlerinin mantığını ve dayandığı delilleri ortaya koyarsa da, bazı meselelerde kendi görüşlerine yer verdiği de görülmektedir. Yazar, konuları klasik sıralamaya göre ele alır. Bir konuyu işlerken farklı meselelerle ilgi kurarak konuya ilişkin çok değerli prensiplerden de söz eder. Her konunun sonunda o konuyla ilgili problemlerin çözümünde kullanılan genel prensipleri ve bunları kullanarak varılan sonuçları gösterir. Adeta konunun felsefesini yapar. Neden mezhepler var? sorusunun cevabı, eserdeki açıklamalarda yer almaktadır. Ayrıca Ehl-i Sünnet âlimlerinin bilimsel açıklamaları ve Serahsi’nin kişisel görüşleri sayesinde, günümüzde ortaya atılan ilginç fikirlerin durumu, sağlıklı bir şekilde değerlendirilebilmektedir. Türkler Müslüman olduklarından bu yana, büyük çoğunlukla Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat inancına sahiptirler. Hayatlarında Hanefî fıkıh mezhebine uymuşlardır. Osmanlılar devrinde de aynı görüş resmen benimsenmiştir. Cumhuriyetimizin kuruluş yıllarında resmî makamlarca yayımlattırılan Hak Dini Kur’ân Dili tefsiri ile Tecrîd-i Sarîh Tercemesi eserleri aynı inanc doğrultusunda yazılmış eserlerdir. Böylece Anadolu insanı, çağlar boyu aynı çizgide devam etmiştir. Aydın kesim, çeşitli eğilimler ve çalkantılardan etkilenseler de, halkımız bunların dışında kalabilmiştir. Bu kararlılık,.inanç ve pratikte birliktelik kaynaşmış mütacanis bir toplum olmamızda önemli faktör olarak huzur ve bekamız açısından hayati derecede yararlı olmuştur. Biz; çeşitli çevrelerde karşılaşılan sorulara cevap oluşturması, halkımızın her türlü görüşe karşı bilgilendirilmesi, Türk milletinin İslamiyet’i kabul edişinden bu yana sahip olduğu, devlet ve millet olarak savuna geldiği, aşırılıklardan uzak Ehl-i Sünnet görüşünün her yönüyle anlaşılmasına katkıda bulunması amacıyla, El-Mebsut'un Türkçeye kazandırılmasının yararlı olacağına inandık. Eseri halkımızın bilgisine ve değerlendirmesine sunuyoruz. Eserin tercümesine 1999 yılında karar verildi. Kararımızı tercümanlara duyurduk. Çalışmaya katılmak isteyen otuz sekiz kişiden onsekizi seçildi. İslam Hukukunun temel kaynaklarından biri konumundaki bir eseri tercüme etmekte olduğumuzun bilinci içinde, yüklendiğimiz sorumluluğun ağırlığını düşünerek, titizlikle seçilen her iki tercüman için bir de yanlışları düzeltecek profesör belirledik. Çevirmenlerin profesörlerce yapılan düzeltmelere karşı çıkma haklarının olduğunu açıkladık. Böyle durumlarda tarafları vakfımızda buluşturup tartışmalarını sağladık. Tercümede uyulacak esaslar, ortak bir toplantıda belirlendi. el-Mebsut'un Beyrut, Dâru'l-Ma'rife baskısı esas alındı. Aynı zamanda İstanbul kütüphanelerindeki yazma nüshalardan en uygun görülenin örneği vakfımızca sağlandı. Gerektiğinde tercüman veya düzelticilere gönderildi. Tercümeye esas alınan metinde herhangi bir eksiklik veya yanlışlık olup olmadığı, yazma nüshalarla karşılaştırıldı. Eksik yerlere rastlandıkça, yazmasından tercüme edilerek yerine konuldu. Büyük bir yekün tutan bu eksiklikler bir makale halinde tarafımızdan yayımlandı. Müctehitlerin görüşlerini dayandırdıkları âyetlerin mealleri, tek metinden yararlanılarak yapıldı. Âyet meallerinin hemen yanında parantez içinde sûre adı ve âyet numarası yazıldı. Hadislerin kaynakları ise bilimsel yöntemlerle dipnotlarda gösterildi. Yazara saygı düşüncesiyle tercüme metninin arasına, onun koymadığı bir başlık konulmadı. Ancak konular kolayca anlaşılsın ve bulunabilsin diye, çeviri metni paragraflara ayrıldı. Paragrafın yanına, sayfa kenarında yan başlıklar konuldu. Metnin sağlıklı çevirisinin yapılıp yapılmadığını kontrol etmek isteyenler için, Arapça metnin cilt ve sayfa numarası belirtildi. Bazı kelimelerin tercümesi yanına, parantez içinde Arapça aslı da yazıldı. Teknik terimlerin kısa anlamları, parantez içinde gösterildi. Ayrıntılı açıklamalara ihtiyaç duyulduğunda ise dipnotlarda bilgi verildi. Çevirmenin yaptığı ve kontrol edilen metin; Arapça aslıyla, gerektiğinde yazma nüshasına da bakılarak, satır satır, hatta kelime kelime karşılaştırılmak sûretiyle, yorucu, zahmetli ve uzun bir çalışmayla bir kez daha tarafımdan baştan sona gözden geçirildi. Yan başlıklar ve paragraflar gerektiğinde yeniden düzenlendi. İfade birliğinin sağlanmasına, olabildiğince sade dil kullanılmasına ve kısa cümleler kurulmasına özen gösterildi. Eksik veya yanlış çeviri varsa tamamlandı, düzeltildi. Bazen sadece bir kelime için yurt dışında karşılaştığımız İslam âlimleriyle de görüş alış-verişinde bulunuldu. Gözden geçirdiğimiz I. Cilt, meslek dışı deneyimli ilim adamlarına, memur ve esnaftan bazı kişilere de okutuldu. Metnin anlaşılıp anlaşılmadığı test edildi. Bu son metin, master ve doktora öğrencileri tarafından bilgisayara geçirilirken iki kez daha kontrol edildi. Gözden kaçan yerler tesbit edildiğinde yeniden bir araya gelindi. Birinci cild son şeklini aldıktan sonra düzelticilere ve bazı basım uzmanlarına dağıtıldı. Onlarla toplanılarak eser üzerinde değerlendirmeler yapıldı. Diğer ciltlerin buna göre hazırlanmasına karar verildi. Kısaca İslam Hukukunun temel kaynaklarından biri olan el-Mebsut'u Türkçeye çevirirken, yanlış yapmamak için, elimizden gelen gayreti gösterdik. Ancak insan olarak yanlış yapabileceğimizi de kabul ediyoruz. İyi niyetli okurlarımızın bize ulaştıracakları düzeltmeleri memnuniyetle karşılayarak gereğini yapacağımızı, gösterecekleri ilgi için kendilerine şükran borçlu olacağımızı burada açıkça belirtiriz. Eserin gün yüzüne çıkması için bize cesaret veren, hiç bir maddi ve manevi fedakârlıktan çekinmeyen herkesin, Allah'ın rızasına ermelerini niyaz ediyoruz. Çeviri ve düzeltme kurulundaki tüm değerli ilim adamı meslektaşlarımıza, yazma, bilgisayara geçirme ve hadisleri tahric etme aşamalarında özveri göstererek büyük emek harcayan Doktora öğrencileri Bünyamin Korucu, Harun Abacı, Mahmut Yazıcı ve Serkan Demir’e, Yüksek Lisans öğrencileri Süleyman Özer, Bekir Özüdoğru, Fatih Seyhan ve İbrahim Sainkaplan’a, metinlerin düzeltilmesinde katkıda bulunan tüm değerli dostlarımıza vakfımız adına en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz. Tercümesini sunduğumuz eserin, halkımızın büyük bir ihtiyacını gidereceğine inanıyoruz. Din görevlilerine, ilim adamlarına ve hukukçulara yararlı olacağını umuyoruz. Hedefimiz; aziz milletimize ve insanlığa hizmet ederek Allahu Teâlâ'nın rızasını kazanmak ve en büyük kurtuluşa ermektir. Tevfik ve hidayet Allahu Teâlâ'dandır.
9905.00 ₺ -
Osmanlı Tarihi Kutulu Set
Devlet-i Aliyye-i Osmâniye, dünyâ târihindeki en büyük devletlerden biridir ve aynı zamanda muazzam bir medeniyetin de kurucusu ve en mühim temsilcisidir. Onu bilmek, onun târihini yazmak; neredeyse dünyayı bilmek ve dünya târihini yazmakla eşdeğerdir. Bugün, bir zamanlar Osmanlı'nın hüküm sürdüğü topraklar üzerinde, kırk beş ayrı ülke vardır ve bu ülkelerde dört yüz milyondan fazla insan yaşamaktadır. Bu yüce devleti anlayabilmek, onun yalnız siyâsî ve askerî târihini bilmekle mümkün olmaz. Hattâ, onun ictimâî, iktisâdî, hukûkî ve idârî teşkilâtını anlamak; dinî, tasavvufî, ilmî ve fikrî husûsiyetlerini öğrenmek, öncelikle şarttır. Günümüzde maalesef Osmanlı Devleti hakkında bilinenler, bilinmeyenlere nispetle çok azdır. Yayınevimiz tarafından neşre hazırlanan Osman Gâzî'den Sultan Vahidüddin Han'a OSMANLI TARİHİ isimli çalışmamız, 6 cilt olarak tamamlanmış bulunmaktadır. Eserde Osmanlı'nın siyâsî, askerî, iktisâdî ve ictimâî târihi; başta pâdişâhlar ve valide sultanlar olmak üzere hânedân mensuplarının ve bazı mühim devlet erkânının hayatları, şahsiyetleri, hizmetleri ve hayrâtı; yabancı devletlerle olan münâsebetler ve teşkilat tarihi mevzuları ele alınmaktadır. Metin, anlatılan hâdiselerle mütenâsip târihî menkıbelerle süslenmiş, kuru ve sıkıcı bir anlatımdan uzak durulmuştur. Arşiv vesîkaları, gravürler, resimler, fotoğraflar ve haritalarla eserimiz, daha da zenginleştirilmiştir.
3191.50 ₺ -
Kuranın Kalbine Yolculuk
Kur’an; Aziz olan izzet sahibi, Rahîm olan rahmet sahibi Allah’ın indirdiği hikmet yüklü bir kitaptır. Kur’an; bir hakikat çağrısı, bir hidayet rehberidir. Bu kitap Allah’ın sesidir, nefesidir; Allah’ın kelamıdır. İnsan, Kur’an’la ne kadar iç içe girerse Allah’ın sesini, nefesini, soluğunu o kadar içinde, iliklerinde hisseder. O soluk insanı pişirir; olgunlaştırır… Kur’an; arayış içindeki insanı esfel-i safilinden, bataklığın dibinden alıp Allah’ın rızasının istikametine sevk etmek için indirilmiş bir kitaptır. Kur’an hatırlatır… İnsanın fıtratından gelen devasa sorulara, arayışlarına cevap verir. İnsanın ruhuna, benliğinin derinliklerine hitap eder. Yeter ki insan içindeki o sese kulak verebilsin. Kur’an Peygamberimizin kalbine inmiştir; şahsiyetine ve benliğine inmiştir. Onu yemesiyle, içmesiyle, oturmasıyla, kalkmasıyla yaşayan Kur’an yapmıştır. Kur’an müminin de kalbine inmeli çünkü kalp, insanın şahsiyetinin, karakterinin, benliğinin merkezi ve başkentidir. Yasin Pişgin, Yasin Suresi tefsiri olarak hazırlanan Kur’an’ın Kalbine Yolculuk’ta Kur’an’dan mü’minin kalbine; mü’minin kalbinden Refîk-i A’lâ’ya uzanan yola işaret ediyor. Kur’an’ın Kalbine Yolculuk bu yolda gidenleri Kur’an’ın derinliklerine daldırıyor. Ta ki Kur’an’ın sırları gönüllere aşikar olsun.
245.00 ₺ -