-
Gurur Kitabu Zemmil Gurur
“Ey insanlar! Şüphesiz ki Allah'ın vadi haktır. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın ve o aldatıcı (şeytan) da Allah hakkında sizi kandırmasın.” (Fâtır Suresi, 5) İmam-ı Gazâlî’nin en büyük eseri olan İhyâu Ulûmi’d-Din, Müslümanlar için her dönem ilk akla gelen başvuru kaynağı olmuş ve bu esere büyük güven duyulmuştur. Yüzyıllar boyunca Müslümanların ellerinden düşmeyen ve kitaplıklarında baş köşede duran bu rehber nitelikli büyük eseri şimdi yepyeni bir formatla sizlere sunuyoruz. Eserin içinde yer alan konuların her biri, orijinal anlatımı asla bozulmadan, İhyâu Ulûmi’d-Din, dört ana bölümden ve her bölüm de onar konudan oluşmaktadır. Üçüncü bölümü olan Helak Edici Şeyler’in onuncu konusu “gurur” hakkındadır. Gurur (aldanış), pek çok kötülüğün esası ve helak edici unsurların kaynağıdır. Bunun iyi bilinmesi için bazı detaylarını izah etmek gerekir. Çünkü bu sayede insan, gururun menfezlerini, cereyan ettiği noktaları ve en çok gurura düşülen hususları öğrenir ve onların tehlikelerinden korunarak işlerini basiret ve kararlılık üzerine bina edebilir. Bu kitap, gururun cereyan ettiği noktaların türlerini; ilim, mal ya da makam sahibi insanlardan mağrur olanların sınıflarını izah etmekte, onların gurura kapılma yönlerine ve hangi hususta gaflet içinde olduklarına değinmektedir. Gururun aldatıcı oklarından kurtulmak isteyenlerin kendilerinden çok şey bulacakları ve istifade edecekleri bir eser...
90.00 ₺ -
Harika Çocuklardan İbretli Kıssalar
Hazreti Âdem’i topraktan yaratan, cihanı onun nesliyle süsleyen, bütün canlıların rızkını veren, göze görmeyi, kulağa duymayı, dile söz söylemeyi lütfeden Allah’a hamd olsun. Onun sayısız nimetleri vardır ki bu güzel nimetlerden biri de çocuktur. Çocuk, rivâyetlerde; “cennet çiçeği” olarak tanımlanır. Çocuk; tatlı kokular saçan, gönüller açan, ruha zevk veren ve en güzel yerlerde açan bir çiçektir. Millet denizinin en parlak incisi, dünya hayatının süsü, aile bahçesinin solmaz gülüdür. Bu sebeple güllerimize sahip çıkmalıyız. Aksi halde onları dallarından koparacaklardır. Nasıl ki bir çiçek tazeliğini ve varlığını devam ettirebilmek için itinaya, bakıma, korumaya muhtaç ise çocuk da en büyük ilgiye, sevgiye, şefkate ve merhamete muhtaçtır. Bu sebeple bahçesine ve çiçeklerine hayran bir bahçıvan gibi onların üzerlerine titremeliyiz. Evlatlarına merhamet etmeyen anne baba, nesline acımayan bir millet, kime acıyıp merhamet edebilir? Çocukları yetiştirirken sadece maddi dünyalarıyla ve bedenleriyle ilgilenmek onlarla hakkıyla ilgilenmek anlamına gelmez. Kısacık dünya hayatı için verilen ehemmiyetin çok daha fazlası, sonsuz ahiret yurdu için de verilmelidir. Çocuklarımızı bu dünyanın zorluklarına ve sıkıntılarına karşı hazırladığımız gibi sonsuz hayatları için de elimizden gelen her türlü yatırımı yapmalıyız. İşte bu gâye ile hazırlanan eserimizde gönüllerine hitap edecek birbirinden güzel ve ibretlik kıssaları topladık. İstifade ümidiyle...
115.00 ₺ -
Hazreti Muhammed Aleyhisselatu Vesselam 4 Cilt
Hazreti Muhammed Aleyhis salatü ves-selam kitabı sizleri Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’in aydınlık yaşamına doğru muhteşem bir yolculuğa davet ediyor. Bu 4 ciltlik eser, Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’in, öğretilerini ve mirasını derinlemesine keşfetmek isteyen okuyucular için unutulmaz bir deneyim sunuyor. Tarihin en büyük şahsiyetinin izini sürerken, her bir sayfası okuyucuları bu büyük yolculuğu derinlemesine anlamaya davet ediyor. Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’in ilham verici örnek hayatını keşfetmeye hazır mısınız? Yeni Bir Çağın Başlangıcı İslamİyet'in Doğuşu Şimdi Efendimiz (s.a.s.) bir tarafta, dünya bir taraftaydı. Vazifesi ağır, mesûliyeti büyük, zamanı ise çok azdı. Efendimiz (s.a.s.)’in ilk muhatapları atalarına ve inançlarına körü körüne bağlı bir millet olan Arap Yarımadası sakinleriydi. Bu, gürül gürül akan bir akarsuda suyun akışının tersine yüzmek gibi bir şeydi. Kâinat Efendisi (s.a.s.) işe nereden ve nasıl başlayacaktı? Yeni Bir Başlangıç MEDİNE'YE HİCRET Müslümanlar ne ile karşılaşacaklarını bilmedikleri meçhul bir geleceğe doğru yol alacaklardı. Başlarına her şey gelebilirdi. Geri dönüşü yoktu. Arkalarına bakmadan gidecekler ve gözlerini yepyeni bir memlekette açacaklardı. Sevdikleri, alışkanlıkları, anıları, kopamadıkları, malları ve mülkleri ağır basarken bunlardan Allah rızası için vazgeçmek kolay değildi. Başarabilecekler miydi? Büyük Fetihlere Açılan ESRARENGİZ KAPI Hudeybiye Antlaşması’yla birlikte kılıçlar ikinci bir emre kadar kınına konuldu. Onun yerini ilmî sohbetler aldı. İlim ve irfan Arabistan’ın en ücra noktalarına kadar taşındı. Böylece insanlar adını hep düşman ağızlardan duymaktan ötürü nefret ettikleri algısal İslâm’ı bir kenara bıraktılar. Hakiki İslâm’la tanıştılar. Müslümanların gerçekte nasıl bir yaşantıya sahip olduklarına bizzat şahit oldular. Böylece her şey İslâmiyet’in lehine öyle bir döndü ki nsanlar akın akın İslâm’a koşmaya başladı. Hülâsa, Efendimiz (s.a.s.) dört yıl içinde devletini savaş olmadan, sadece barışçıl yollarla on kat büyüttü. Hemen hemen bütün Arap Yarımadası’nı hâkimiyeti altına aldı. İşte bu da apaçık bir zafer ve fetihlerin en büyüğüydü! Bu yüzden Hudeybiye Muâhedesi İslâm tarihinde bir dönüm noktası teşkil etti. Ve Senelerin Üstüne KÂBE İLE KUCAKLAŞMA O büyük ve nazik an gelmişti. Efendimiz (s.a.s.) karşısında sıralanmış olan Mekkelileri bir müddet öylece seyretti. İslâmiyet’i ve Müslümanları yok etme sadedinde yapılan her hareketin başında bulunan ve Efendimiz (s.a.s.)’in kanını içmek için adeta birbirleriyle yarışan neredeyse tüm Kureyşliler oradaydı. Diğer tarafta da etraf Efendimiz (s.a.s.)’in mübarek iki dudağı arasından çıkacak olan tek bir emre bakan, baştan aşağıya silahlı on bin mücahitle kaynıyordu. Acaba gün, kısasa kısas günü müydü? Efendimiz (s.a.s.), bir zamanlar müşriklerin kendisine ve sahabîlerine reva gördüğü tüm eziyet, işkence ve hakaretlerin intikamını hâlihazırda onlardan alacak mıydı?…
3440.25 ₺ -
Resulullah ve Ashabının Güzel Ahlakı
Allâhü Teâlâ şöyle buyurmuştur: «And olsun ki; elbette sizin için (özellikle de) Allâh’a ve âhiret gününe ümit bağlayan ve (korku, arzu, bolluk ve darlık gibi tüm hâllerinde) Allâh’ı çokça zikretmiş kimseler için Allâh’ın Resûlü’nde pek güzel ve uyulmayı gerektiren çok güzel bir örnek bulunmaktadır!» [Ahzâb Sûresi, 21] «Muhakkak ki Sen elbette (mâhiyeti kimse tarafından idrâk edilemeyecek kadar) büyük bir ahlâk üzeresin.» [Kalem Sûresi, 4] Âişe (Radıyallâhü Anhâ) şöyle demiştir: “İşte O’nun (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) ahlâkı Kur’ân’dı.” [Abdürrezzâk, Musannef, 3/39 (4714); İbn Sa‘d, et-Tabakâtü’l-Kübrâ, 1/313; Ahmed ibn Hanbel, Müsned, 41/148 (24601)] Resûlullâh Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) sevilmeye candan azîz bilinip sevilmeye lâyık yegâne bir şahsiyettir. “O, Allâh’ın emriyle Kâinat Efendisi; Varlığın tacı, varlık nurunun ta kendisi.” Kalem anlatamaz O’nun hayatı tayyibesini. Lâkin murâdımız bir nebze hayatını bilip hayatımıza intizâm vermektir.
170.00 ₺ -
Nefis Terbiyesi
Güzel ahlâk, kalpten cennet nimetlerine açılan ve Rahmân’a yaklaştıran bir kapı olduğu gibi, kötü ahlâk da kalpleri saracak olan ve Allah Teâlâ’nın tutuşturduğu cehennem ateşine açılan bir kapıdır. Kötü ahlâk zehir mesabesinde olduğu için nefsi ve kalbi hasta eder. Ancak bu öyle bir hastalıktır ki ebedî hayatı mahveder. O halde sadece bedeni yok eden hastalıkla bu korkunç hastalığın arasındaki fark kıyâs edilmeyecek kadar büyüktür. Kalp hastalığının tedavisini öğrenmek her akıllı insan için bir zorunluluktur. Zira bu hastalıklar tedavi edilmeyip öylece bırakılsa hiçbir kalp bu hastalıklardan kurtulamaz. İşte bu risâlenin gâyesi; ahlâkı güzelleştirmeye genel bir bakış ve kısaca bunun metodunu göstermektir.
102.00 ₺ -
Şerhül Manzumetil Beykuniyye Darul Felah
Şerh'ül Manzumet'il Beykuniyye Ömer b. Muhammed b. El-Fettun El-Beykuni Ed-Dimeşki Şafii Mektebetu Dari'l-Felah - شرح المنظومة البيقونية
305.76 ₺ -
Çocuk İlmihali
Küçük kalpleri cennet kadar güzel olan çocuklar, İlmihal bir yönüyle "Hayat Bilgisi" anlamına gelir. Yani hayatımızda yararlı ve zararlı olan tüm bilgiler demektir. Sizler bu kitapla Allah’ın diniyle hayatınızı bilgi dolu yapacaksınız. İmanı, İslam’ı, ibadetleri, sorumluluk kavramını, ahlakı ve görgü kurallarını severek öğreneceksiniz. En yüce ahlakın sahibi Sevgili Peygamberimizin (s.a.v.) örnek kişiliğini kavrayacaksınız. Ayetler, hadisler, öyküler, şiirler ve etkinliklerle güzel dinimiz İslamiyet’i hayatınıza hayat yapacaksınız. Sevgili çocuklar "Okumak" Rabbimizin ilk emridir. Haydi öyleyse cennet yolcusu olmak için "Bismillah" diyerek kitabımızı okumaya ve yüce dinimiz İslam’ı öğrenmeye başlayalım.
227.50 ₺ -
Kuranı Mecid Tefsirli Meal Rahle Boy Sert Ciltli
Kuranı Mecid Ve Tefsirli Meali Alisi Rahle Boy - Kuşe Kapak Hicri 15. Asrın Müceddidi, Şeyhü'l İslâm İsmail Efendi (İsmail Ağa) Camii Şerîfi Em. İmâm-Hatibi Mahmud Ustaosmanoğlu riyasetinde, ilmî bir hey'et tarafından hazırlanmış, Kur'an-ı Azim-uşşân'ın yüce meâlinden ibâret bir eserdir. Bu eserin en önemli özelliği diğer meâllerden farklı olarak tefsirli (açıklamalı) olmasıdır. Zîra; gerekli parantez içi açıklamalar ve dipnotlar verilmeksizin yapılan meallerde hataya düşmemek, yanlış anlamamak mümkün değildir. Bunun temel sebebi ise Kur'an-ı Kerimin Mûciz, Arapça lisanının takdir ve hazifler üzere kurulan edebî bir lugât oluşudur. Nitekim, bu eserin farkı ve son derece faydalı oluşu, tetkik edenlerine aşikârdır.
620.00 ₺ -
Şehid Bayram Hoca Hayatı Hatıraları 2 Cilt Takım
Kitap Seti 2 Ciltten Oluşmaktadır 1. Kitap Şehid Bayram Hoca 1 Hayatı ve Hatıraları 2. Kitap Şehid Bayram Hoca 2 Tanıyanların Dilinden Kitap içeriğinden: … Kendi kendine: “Ey Ömer nerede şehadet, nerede sen? O sana nasip olur mu hiç?” diye mırıldanır, yutkunur, utanır, hiçbir şey söyleyemez devamında… Konuşmasını tamamlar ve minberden iner. Hazreti Ömer’in (Radıyallâhu Anh) en büyük idealidir şehitlik. Allâh-u Teâlâ onun bu samimi muhabbetine karşılık verir. Sanki “Sen yeter ki aşk ile iste kulum” dercesine şehâdeti Hazreti Ömer’in (Radıyallâhu Anh) ayağına getirir ve mescitte arkasından hançerlenerek şehid edilir. İşte Hazreti Ömer’ce şehid olmanın adıdır mescitte vurulmak… Bayram Hoca (Rahmetullâhi Aleyh) İsmailağa Camii’ndeki son sohbetinde “Bu işler aşk işidir. Varsa aşkın her şey tıkır tıkır gidiyor. Yoksa aşkın her şey allak bullak. Aşkın önünü ölümden başka bir şey kesemez. Aşk pazarlık kabul etmez. Aşk kanun dinlemez, ferman dinlemez. Allah böyle bir aşka sahip olmaya bizleri muvaffak eylesin. Cenâb-ı Hakk makbûlînden eylesin, mahrûmînden eylemesin…” diye duasına devam ederken (takribî bir dakika sonra) Allâh-u Teâlâ aşkına karşılık vererek şehâdeti Bayram Hoca’nın ayağına getirir. Tıpkı Hazreti Ömer’in (Radıyallâhu Anh) şehid edildiği gibi mescitte hançerlenerek şehid edilir. Ne güzel söylemişler: Ey küffar! Siz bizlere ne yapabilirsiniz ki? Hapsedilmemiz halvet Sürgün edilmemiz hicret Öldürülmemiz ise şehadettir Biz cenneti kalbimizde taşıyoruz…
526.40 ₺ -
Hatıralarla Mahmud Efendi Hz Hayatı Ciltli
Dîn-i Mübîn-i İslâm’a hizmet için adanmış bir ömür... Mahmud Efendi Hazretleri’nin zorlu süreçlerde ve sıkıntılı zamanlarda ortaya koyduğu mücadele dolu hayatı... İlim ile tasavvufu, Şerîat-ı Garrâ'dan kıl kadar ayrılmadan cem ederek Türkiye başta olmak üzere İslam beldelerinde gönüllere taht kuran şahsiyeti ve hizmetleri... Horasan erenleri, Mâveraünnehir uleması ve Buhârâ meşâyıhının Anadolu’ya gelerek başlattıkları tasavvuf temelli hidayet ve irşad çığırını devam ettiren, Selçuklu ve Osmanlı ile devletleşen bu anlayışın en mükemmel mümessili... Derin ilmi, mükemmel ahlâkı ve takvası, harikulâde gayretiyle, zor ve tehlikeli şartlarda muvaffak kılındığı muazzam hizmetleriyle Asrının Müceddidi kabul edilen Mahmud (Ustaosmanoğlu) Efendi Hazretleri'nin hayatını; dostlarından, talebelerinden, ihvanından ve kendisi ile hukuku olan kişilerden imkan nispetinde söyleşiler yapılarak ihvân-ı kiramın istifadelerine arz edilen geniş anlatımlı bu nadide eseri dağlar misali rahmetlerin nüzulüne, bâhusus değerli ihvanımızın râbıtalarının kuvvetlenmesine, Ümmet-i Muhammed’in Allâh (Celle Celâlühü)ne karşı kulluk vazifelerini edâda kamil bir rehber, en-nihaye bütün insanlığa bir hidayet vesilesi olmasını Allâh-u Teâlâ’dan niyaz ederiz. BESMELE Allâh-u Teâlâ’ya sonsuz hamd-ü senâlar, Habibi Muhammed Mustafa’ya ve onun pâk olan âl-i ashabına salât-ü selamlar olsun. Mevlâmız (Celle Celalühü) Kur’ân-ı Kerîm’inde: AYET 1 “Ey îmân etmiş olan kimseler! Allâh’tan hakkıyla sakının ve sâdık kimselerle (bedenen ve rûhen, madden ve mânen) berâber olun.”1 buyurmuştur. Habibi Muhammed Mustafa (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz de Ebû Hureyre (Radıyallâhu Anh)dan rivâyet edilen bir hadîs-i şerîflerinde: AYET 2 “Şüphesiz Allâh, her yüzyılın başında bu ümmet için onların dînini (sonradan ortaya çıkan bidatlarden temizleyip sünneti ihyâ ederek) yenileyecek bir zâtı gönderir.”2 buyurarak, Rabbimizin Din-i Mübin-i İslâm’ın takviyesi için (kulları arasından hususi seçtiği) dostlarını Ümmet-i Muhammed’e ikram etmiştir. Âyet-i kerîme ve hadîs-i şerifler ışığında Rabbimizin bu asırda dinini tecdid için Ümmet-i Muhammed’e bahşettiği dostlarından birisi asrımızda yaşayan Mahmud Efendi Hazretleri’dir. Daha sonra Mahmud Efendi Hazretlerimizin mücâdele ile geçen hayatını; dostlarından, talebelerinden, ihvanından ve kendisi ile hukuku olan kişilerden imkânımız nisbetinde ulaşıp görüşebildiklerimizle mülâkat yapmaya çalıştık. Sonrasında orada konuşulanları kâğıda dökerek ihvân-ı kirâmın hizmetine sunmak için birkaç yıldır uğraş içerisindeydik. Hamdolsun ki bugün bu çalışmalarımız meyvesini verdi ve bu kıymetli eseri vücûda getirmeye Allâh-u Teâlâ’nın izniyle muvaffak olduk. Samimiyetle yaptığımız bu çalışma ve gayretlere rağmen bu eser de elbette ki noksandan hâlî değildir. Ama inanıyoruz ki Efendi Hazretlerimizin hayatı ve dostları ile geçen hatıralarını cemetmesi cihetinden eşsiz bir eser olacaktır. Mustafa İsmet Garibullah Büyük Şeyh Efendi Hazretleri’nin kıymetli eseri olan Risâle-i Kudsiyye’sindeki: ”Bulam dirsen garib bülbül o yârî, Bu aktab gülşeninde eyle zârî. Gönül ver bunlara feyz ola cârî, Bulur teslim olanlar Feyz-i Bârî. Hemân teslim olup Hakk’a gidelim, Cemâli bâ kemâle seyr idelim.” ”Ey garib bülbül (ey sâlik!) O yâri (Mevlâ’yı) bulayım diyorsan, istiyorsan. Bu kutupların (büyük velîlerin) gülşeninde (gül bahçesinde) öt. Bunlara râbıta et ki feyiz (sana doğru) akıcı ola. Bu zatlara teslim olanlar, gönül verenler Mevlâ’nın feyzini bulur. Hemen teslim olup Hakk’a gidelim, Cemâli bâ kemâle seyredelim.” 3 kıymetli beyitlerini ve tebe-i tâbiîn neslinden olan büyük hadîs âlimi Süfyân ibni Uyeyne (Radıyallâhu Anh)ın: AYET 3 “Sâlihler anıldığında rahmet(ler) yağar.”4 sözünü kıymetli okuyucularımıza ithâf ederken, bu eserin başta (ihvân) kardeşlerimizin (mânevî) râbıta (bağ)larının kuvvetlenmesine vesile olmasını, sonra da Ümmet-i Muhammed’in Allâh (Celle Celâlühü)ne kulluk vazifelerini edâda güzel bir rehber ve netice olarak bütün insanlığa bir hidayet vesilesi olmasını Allâh-u Teâlâ’dan niyaz ederim. 17 Cemâziyelevvel 1443 / 21 Aralık 2021 Ahıska Neşir Heyeti BESMELE TAKDİM Cenâb-ı Hak, Kur’ân-ı Kerîm’inde şöyle buyurmaktadır: TAKDİM 1 “Âgâh olun; şüphesiz Allâh’ın velileri ki, onlar üzerine hiçbir korku yoktur ve ancak onlar mahzun olmayacaklardır! O kimseler ki iman etmişlerdir ve hakkıyla sakınmakta bulunmuşlardır.”5 Ebû Hureyre (Radıyallâhu Anh)dan rivâyet edilen bir hadîs-i kudsîde Rasûlüllâh (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: TAKDİM 2 “Allâh-u Teâlâ buyuruyor ki: ‘Ben kulumun Bana olan zannı yanındayım (Bana nasıl itikat ederse öyle bulur). Kulum Beni andığı zaman Ben (mânen) onunla beraberim, o Beni nefsinde (içinde, gizlice) zikrederse, Ben de onu nefsimde (Zât’ımda) zikrederim. Eğer o Beni bir cemaat içinde zikrederse, Ben de onu onlardan daha hayırlı bir cemaat içinde anarım. Kulum Bana bir karış yaklaşırsa, Ben ona (mânen) bir arşın yaklaşırım. Kulum Bana bir arşın yaklaşırsa, Ben ona (mânen) bir kulaç yaklaşırım. Kulum Bana yürüyerek gelirse, Ben ona (mânen) koşarak gelirim.”6 Mevlâ Teâlâ, Hûd Sûresi’nin 120. âyet-i kerîmesinde şöyle buyurmaktadır: TAKDİM 3 “O peygamberlerin haberlerinden her birini, kendisiyle senin gönlüne (sabır ve) sebat vereceğimiz şeyleri böylece sana peş peşe anlatmaktayız. İşte bunda sana, o hak (ve hakikatleri ihtiva eden bilgiler), büyük bir vaaz(u nasihat), inananlar için de iyi bir öğüt gelmiştir.” Sâlih zatlardan birisi şöyle söylemiştir: “Yaşanmış hikâyelerin dinleyiciler üzerinde gerçekleşen tesiri, diğer yollarla gerçekleşen tesirden daha kâmil ve etkileyicidir. Bu sebeple yaşanmış hikâyeler ve kıssalar, Allâh’ın ordularından bir ordudur ki Allâh-u Teâlâ onlarla ârif olma yolundakilerin kalbini sabitleştirir, güçlendirir.” Âyet-i kerîmenin ifade ettiği “Büyük bir vaaz-u nasihat” olacağını ümit ettiğimiz ibret dolu kıssaların anlatıldığı bu eserin, şeriat ve tarikattaki noksanlarımızın ve kusurlarımızın telâfisine vesile olmasını Cenâb-ı Hak’tan niyâz ediyoruz. Üstâdımız Mahmud Efendi Hazretleri şöyle buyurmuştur: “Kâmil bir mürşidi bulduktan sonra iş tamam değil, bu defa da onu (hakkı ile) dinlemek lazım.” Mahmud Efendi Hazretleri’nin ilmî ve amelî fazîletleri ile bir ömür buyunca yaptığı hizmetleri, kendisini tanıyanlar nezdinde yakînen bilinmektedir. Bu hizmetlerin semereleri ise inkâr edilemez bir hakikat olarak gözler önündedir. Nitekim Mahmud Efendi Hazretleri, hafızlığını yaptığı altı yaşından itibaren cemaatle namazı hiç bırakmamış, farzlar, vacibler, sünnetler şöyle dursun, İslâm’ın en küçük bir edebini dahi terk etmeye razı olmamıştır. Günlük uykusu birkaç saati geçmeden bütün vakitlerini ilme, zikre ve tebliğe sarf eden Mahmud Efendi Hazretleri, binlerce hoca, on binlerce talebe yetiştirmiş ve milyonları Ehl-i Sünnet yolunda şuurlandırmaya muvaffak olmuştur. O, Horasan erenleri, Mâverâünnehir ulemâsı ve Buhârâ meşâyih-ı kirâmının Anadolu’ya gelerek başlattıkları tasavvuf temelli hidayet ve irşad yolunu devam ettirmiş, Selçuklu ve Osmanlı ile devletleşen bu anlayışın en mükemmel bir mümessili olmuştur. 2009 senesinde Şâm-ı Şerîf’i ziyareti sırasında kendisi şerefine ulemâ meclisi tertip edilmiştir. Bunun ardından 2010 yılında milyonlarca Müslüman’ın üyesi olduğu Hindistan Haydarâbâd Diyobend âlimleri heyeti tarafından, Muhammed Kasım en-Nânûtevî Hazretleri adına Mahmud Efendi Hazretleri’ne “İslâm’a Üstün Hizmet” ödülü takdim edilmiştir. 2011 senesinde ise, Kâbe-i Muazzama’nın tavaf alanını kaplayan elli bine yakın ihvânıyla büyük bir umre yapmıştı. İşte bu uluslararası organizasyonların görüntülerinin sosyal medya aracılığıyla dünyaya yayılmasının ardından İslâm âleminin kendisi hakkında bilgi edinme talebi artmıştır.7 Tarikata yeni intisab eden mürîdânın da oldukça ziyadeleşmesi ve hakkında yeterli bilgiye sahip olma imkânını her zaman bulamaması, Mahmud Efendi Hazretleri hakkında kâfi derecede malumat içeren bir eser hazırlanmasını elzem kılmıştır. Bu vesile ile bir an önce süratli bir çalışmaya giriştik ve ilk olarak;2010 senesinde Efendi Hazretlerimize takdim edilen “İslâm’a Üstün Hizmet Ödülü”nün öncesinde muhtasar bir eser hazırlamaya muvaffak kılındık. Daha sonraki süreçte ise bu çalışmayı biraz daha faydalı hale getirmeye gayret ederek, hem ilave bilgiler içeren, hem de görsel olarak eski günleri yâd eden bir eser hazırlamış, bu çalışmayı daha sonra Arapça diline de çevirerek hizmete sunmuştuk. Bu eser, muhtasar da olsa gerekli malumatı içermekte, halen yurt dışından gelen özellikle Arap ulemâsına hediye edilmektedir. Bununla beraber uluslararası camiada, Mahmud Efendi Hazretleri ile ilgili istenilen bilgiye sosyal medya üzerinden de ulaşılabilmesi için Türkçe, Arapça, İngilizce, Rusça, Almanca, İspanyolca, Özbekçe ve Kazakça dillerinde bir tanıtım sunumu hazırladık. Her ne kadar kemâlâtı ile kendini ispatlamış olan bu zâtı anlatmaya yeterli olmasa da, en azından kendisini tanımak isteyenlere hitap edeceğini ümit ettiğimiz daha geniş bir eser hazırlamak gerektiğini müşâhede ettik. Bu kıymetli zâtın uzun yıllar yanında bulunarak üzüntüsüne ve sevincine ortak olan; talebe, hoca, ihvan ve hizmet edenleri, ondan birçok hikmet, fazilet ve kerâmet gibi husûsiyetlerin zuhûruna şâhit olmuşlardı. Kıymetli, bir o kadar da imtihan dolu bu günleri, hayırla ve gözyaşı ile yâd eden hocalarımızı ve ihvânımızı sohbetlerde dinliyor veya muhtelif yerlerden okuyarak hasbelkader istifade ediyorduk. Efendi Hazretlerimizin hizmetkârları olarak, huzur ve hikmet dolu bu hayatın daha tertiplice nesilden nesile aktarılabilmesi için kapsamlı bir çalışma başlatarak çıktığımız uzun yolculuklar neticesinde ulaştığımız hocefendiler, ihvan ve sevenleri ile röportajlar yaptık. Bununla beraber daha eklenebilecek birçok malumatın olduğu kanaatindeyiz. Siz değerli okurlarımız veya tanıdıklarınızın elinde, bu esere yeni baskılarında katılabilecek malumat olabilir. Bunları bizimle paylaşmak sûreti ile bu eserin daha kapsamlı bir hale gelmesi noktasında sizler de bu kıymetli çalışmada katkı sahibi olabilirsiniz.8 Gâyemiz; sonraki nesillere, kaynağından sâfi bir şekilde hazırlanmış eser bırakabilmektir. Tâ ki onlar da bu kutlu kapının füyûzâtından istifade edebilsin ve bu yolda hevesleri daha da ziyade olsun. Tüm bunlarla beraber elinizdeki 2 ciltlik bu eser için “Efendi Hazretlerimizin hayatındaki her merhaleyi tek tek anlatıyor.” diyemeyiz. Nitekim daha eklenecek çok şeylerin olduğu bilinci ile çalışmalarımızı devam ettirmekte, henüz kendileri ile mülakat yapamadığımız hocaefendi ve ihvanımız ile görüşmelerimizi sürdürmekteyiz.
867.20 ₺ -
-
Sır Tezahürleri Esmai Hüsna
Ürün Gönderimine 31.Mayıs 2021 Tarihi itibariyle başlanacaktır Allahu Tealanın kainattaki tasarrufu sıfat ve isimlerinin tecellileriyledir. Yaratılmış bütün varlıklar sıfat-ı ilahiye ve Esmai Hüsnanın tecellilerinden ibarettir. Fakat bu tecelli sırlarını en güzel yansıtan insandır... İnsan, Cenabı Hakk'ın güzel isimlerine mazhar olmuş ve bu değerle de yeryüzünün halifesi seçilmiştir. İşte insan kendisindeki kabiliyetlerin farkına varmalı ve bu güzel, şerefli isimleri tezahür ettirerek "Kamil İnsan" olma derecesine yükselmelidir.
404.80 ₺ -
Sırlarıyla Cuma Sohbetleri 4
Fatma Temir Hocamızın Sırlarıyla Esma-i Hüsna Sırlarıyla Cuma Sohbetleri 4.Cilt Kitabıdır.
396.00 ₺ -
İslam Evinde Çocuk Terbiyesi
Müslümanlar, kız çocuklarına, İslâm çağını başlatacak Yavuzları, Ebussuudları, Bakileri, Sinanları, Barbarosları yetiştirecek yarının muallimeleri olarak baksın. Anne diyelim, evlat diyelim, hala, teyze, kardeş diyelim yeniden kadınlara. Kız çocuklarını cahiliyede utancından mezara, modern zamanda para hırsından şehvet arenalarına gömenlere karşı bir onur savaşı başlatalım Hz. Muhammed’in (s.a.v) izinde. İnsanın varlığı kadının, kadın olarak var olabilmesine bağlı diyelim. Kızlar erkek kardeşleriyle birlikte büyüsün, aynı sofraya otursun -miras hariç- aynı kalite ayakkabıyı giysin. Birinin hakkını diğerine vermeyelim. *** İman ve ibadet muvâzenesinde bir hayat yaşayan çocuk sözüyle, aksiyonuyla ahlak âbidesi olur. İslâm’ı esas alarak hayatı yeniler, evi, cemiyeti yeniden kurar, kabuğa değil öze, propagandaya değil hakikate, ütopyaya değil ideale bağlanır. Güçlünün değil, hakikatin izini sürer. Süfli hayata uyum sağlaması noktasında en yakınları dahi ona baskı yapsa yine de eğlence merkezi yerine camiye gider. İstanbul’u uyandıracak, Kudüs’e hürriyet taşıyacak, Roma’yı sarsacak, Bosna’dan Kaşgar’a yürek yolları vuracak, haritaları yeniden çizecek kahramanlar, şahsiyetini iman, ibadet, cihad ve ahlak esaslarının inşa ettiği çocuklar arasından çıkacak. Bu kitap, o çocukların hangi babanın ocağında, hangi annenin kucağında büyük vazifeye nasıl hazırlanacağına cevap aramakta
147.00 ₺ -
Orta Boy Kuran 4 Renk Miklepsiz
Meşhur hattat Kayışzâde Hafız Osman Efendi, Burdur'ludur. Hafızlığını bitirdikten sonra İstanbul'a gelip ilim tahsil etmiştir. Kazasker Mustafa İzzet Efendi'den sülüs ve celi yazısını öğrenip icazet almıştır. Hayatını Kur'ân-ı Kerîm yazmaya vakf ederek yüz altı Mushaf-ı Şerîf yazmaya muvaffak olmuştur. Yüz yedinci nüshayı yazarken vefat etmiştir. (1894) Hafız Osman, Mushaf-ı Şerîfi âyet-berkenar diye tabir edilen bir tertib ile yazmıştır. Yani, her sayfayı âyet ile başlatıp yine âyet ile, yani âyeti bölüp diğer sayfaya geçirmeden bitirmiştir. Kur'ân-ı Kerîm'i ezberlemekte hafızlara kolaylık sağladığı için Mushaf-ı Huffâz da denilmiştir. Günümüzdeki mushaflar bu usul ile yazılmakta ve basılmaktadır. Fazilet Neşriyat, Kayışzâde Hafız Osman hattı Mushaf-ı Şerîf'i orjinal nüshasından tıpkıbasım olarak yayına hazırlamış, başta tertip, tezhib, baskı ve cilt olmak üzere her aşamada büyük bir itina göstermiştir. Diyanet İşleri Başkanlığı Mushafları İnceleme Kurulu Başkanlığı'nca incelenip mühürlenmiştir. Muvaffakiyet Allâhü Teâlâ'dandır
630.50 ₺ -
Kadir Gecesini İhya Sevabı Kazandıran Ameller
Bilindiği üzere; Kadir Gecesi'nin fazîleti ve onda yapılan ibâdetlerin bin ayda yapılandan daha hayırlı olduğu Kur'ân-ı Kerîm'de inzâl buyrulan müstakil bir sûre beyân edilmektedir. Kendi ümmetinin diğer ümmetlerin ömrüne göre daha az yaşayacağı Rasûlüllâh (Sallellâhu Te'âlâ Aleyhi ve Sellem)e bildirilince bundan dolayı çok üzülmüş, Allâh-u Te'âlâ da ona bir ikrâm olmak üzere seksen üç sene dört aya tekabül eden bin aydan daha hayırlı bir gece olan Kadir Gecesi'ni ümmetine bahşetmiştir. Bu noktada iyi düşündüğümüzde yetmiş sene yaşayan bir Müslüman'ın on yaşından sonra aklı başında olarak idrâk edeceği Kadir Gecesi sayısının altmış olacağı ve bu altmış gece bin ile çarpıldığında bu sayının beş bin seneye tekabül edeceği gerçeği ortaya çıkar. Bu kitapta sizlere arz ettiğimiz, başka zamanda yapıldığında bile Kadir Gecesi'nde yapılmış gibi ecir kazandıran hattâ bâzısı hakkında ''Kadir Gecesi'nin tümünü ihyâya denk olur.'' buyrulan amellerin, bir de Kadir Gecesi'nde yapılmış olduğunu düşündüğümüzde fazîletlerinin ne kadar katlanacağını hiçbir hesap makinesinin ihsâ edemeyeceğini idrakte hiç kimse güçlük çekmez. İşte bu risâlede biz sizlere bu amellere daîr mûteber eserlerde bulabildiğimiz bütün zikirleri, namazları ve Kur'ân-ı Kerîm'den okunacak sûreleri tek tek beyân etmeye çalıştık.
137.50 ₺ -
Müslüman Hanımın Şahsiyeti
İslam, hiçbir devirde bozulmamıştır. Ancak Müslümanlar, bazı devirlerde İslam’ın özünden uzaklaşarak dalalete düşmüşlerdir. Müslümanlar hiçbir devirde bu zamanda olduğu kadar İslam’dan uzaklaşmamışlardır. Günümüzde özelikle İslam’ın kadınlar ile alakalı olan ahkâmını, hakikatin aksine göstererek, insanları İslam’dan uzaklaştırmaya çalışmaktadırlar. Bazı kesimler ise İslam medeniyetini ayakta tutan aile yapısını bozmak için, kendi istedikleri düşünceleri İslam’ın emriymiş gibi lanse ederek, kadına, erkeğin vazifelerini; erkeğe de kadının vazifelerini yüklemek suretiyle aile yapısına ciddi zararlar veren bir proje yürütmektedir. Bununla yetinmeyip kadını koruma adı altında kadını erkekle savaştırma yoluna giderek aileyi harap etmektedir. Bu ifsat çalışmalarının neticesi olarak öyle bir hale geldik ki, Müslüman olmayanlarla aramızda iman ettiğimizi söylememizden başka fark kalmadı. Dünya hayatına o kadar daldık ki, dünyaya geliş gayemizi unuttuk. Gideceğimiz ahiret yurduna azık hazırlamak aklımıza bile gelmez oldu. Bu keşmekeş içerisinde biz de, bir nebze İslam’ın ahlakını beyan etme ve dünyaya geliş gayemizin Allah’a kulluk olduğunu hatırlatma babından bir eser telifine ve Peygamber صلى الله عليه وسلم‘in özellikle Müslüman hanımlarla alakalı beyan etmiş olduğu ahlak kaidelerini cem etmeye niyet ettik. Bu hayırlı niyetimizin sonucu olan bu eserde sadece Müslüman hanımlarla alakalı değil, erkek ve kadın arasında ortak olan ahlaki, edebi ve ilmi meselelere de değinmeye gayret ettik.
73.50 ₺ -
Büyükler Büyüğü Peygamberimiz
Ezelden ebede bütün âlemlere rahmet olarak gönderilen Sevgili Peygamberimizi olduğu gibi anlatabilmenin mümkün olmadığını biliyoruz. Yüce Kitabımız Kuran-ı Kerim nasıl ebedi bir mucize ise, Efendimizin mübarek hayatı da o derece mükemmel bir hayat. Bu hayatın sahibi (s.a.v.) Efendimiz, kıyamete kadar gelecek bütün insanlık için vazgeçilmesi düşünülemeyen bir örnek, din, ahlak ve insanlık konusunda ikinci bir eşi olmayan en büyük rehberdir. Bir tarafta onu canından aziz bilen insanların bitmez tükenmez sevgisi, diğer tarafta ona kin, haset ve düşmanlık dolu duygular besleyen talihsiz insanlar... Her ikisinin de ucu bucağı olmayan birer okyanus gibi uzayıp gittiği bir duygu âlemi Biz ne Hz. Ebu Bekirin sevgisinin derecesini ölçmeğe, ne de Ebu Cehilin düşmanlığını olduğu gibi şekillendirmeye güç yetirebilecek insanlar değiliz. Bu bakımdan kitabımızı okurken, Seyyidül-evvelin vel-âhirin, İmamül-enbiya vel-mürselin Efendimizi olduğu gibi tanıma düşüncesinden çok, solmayan gülden sadece bir nefeslik bir koku alacağımızı hatırımızda tutmamızda fayda vardır. Her Müslüman, Nebiyy-i Muhterem Efendimizi iyice tanımaya mecburdur.
325.00 ₺ -
Osmanlıca Güzel Yazı Alıştırmaları
Osmanlıca çabuk ve kolay yazma ihtiyacından doğan rik'a hattı; "Harekesiz olup dîvanî yazısındaki harflerin biraz daha kısılarak şekillerinin sâdeleştirilmesinden ve kavis meyillerinin azaltılıp harekette sür'atin çoğaltılmasından ibâret yazı" şeklinde ta'rif edilmiştir. Kim tarafından ne zaman ortaya konulduğu kesin olarak bilinmeyen rik'a hattı, 19. asırda Bâb-ı Âlî Kalemi'nde gelişmiş, Osmanlı'nın resmî yazısı haline gelmiştir. Rik'anın iki çeşidi vardır: Birincisi, Bâb-ı Âlî Rik'ası; diğeri, İzzet Efendi Rik'asıdır. Bab-ı Âlî Rik'ası, tezyînden çok, sür'atli not tutma gayesiyle, devlet makamlarında kullanılan günlük el yazısıdır. İzzet Efendi Rik'ası ise, sür'atli not tutmaktan ziyade, rik'a hattının san'at yazısı haline gelmiş çeşididir. Rik'a yazısı hafif sola meyilli olarak yazılır ve kelimenin son harfi satıra oturtularak mistarı oluşturulur. Ancak kelime sonunda bulunduklarında ha, ayın, mim gibi harflerin zâid kısımları satır çizgisinin altında kalır. Bu yazıda güzelliği yakalayabilmek için harflerin aralarındaki tenâsübe özellikle dikkat etmek gereklidir. Bu çalışma, günlük yazdığımız yazıları, tuutuğumuz notları daha düzgün, daha okunaklı bir hâle getirme gayesiyle hazırlandı. Çalışmamızın daha güzellerine bir basamak olması duâsıyla...
126.00 ₺ -
Mantıkut Tayr Kuşların İlahisi
Bu kitap, Hz. Mevlâna'nın "Attâr yedi aşk şehrini dolaştı, bizse hâlâ bir küçük sokağın başındayız!" diyerek övdüğü bir İslâm sûfî-şairinin şaheseridir. Bu eser, yine Hz. Mevlâna'nın, "Ben söz söylemede Şeyh Attâr'ın kulu kölesiyim! Ey dost, her ne söyledimse onu Attâr'dan duymuşum!" dediği bir üstadın kaleminden çıkmadır. Gülşen-i Râz'ın yazarı Şebüsterî, "Yüzlerce yıl geçer de Attâr gibi bir şair gelmez!" der. Hüsn-ü Aşk'ın yazarı, dâhî şairimiz Şeyh Galib de ilhamını Attâr'dan aldığını söyler. Hz. Attâr, bu eseri yazmak için şairliğini bir araya getirerek tasavvuf edebiyatında yepyeni bir çığır açtı. Batı dillerinin hemen hemen hepsine defalarca tercüme edilen, dünyanın pek çok diline aktarılan ve bütün insanlığa seslenen bu eser, herkesi etkileyen kendine özgü çok çarpıcı bir özelliğe sahiptir. Dünyanın seçkin aydınlarının sık sık göz atmak ihtiyacı duydukları bir başucu kitabıdır. Büyük psikolog ve psikiyatristlerin de insan ruh ve karakterini anlamak için kullandıkları bir kaynak eserdir. Bu kitabın en önemli özelliği, insanı eski hâlinde bırakmaması ve okuyucusunu gönül adamlığı yolunda ilerlemeye yönlendirmesidir. gizle
297.50 ₺ -
Suverun Min Hayatüs Sahabe 2
Suver min Hayati's-Sahabe 2 صور من حياة الصحابة (2)ـ Abdurrahman Rafet Paşa - عبدالرحمن رأفت باشا Sayfa Sayısı: 588 Yayıncı: Darül Edebil İslami Baskı Yılı: 1431, 2018 Cilt Türü: Ciltli Kitap Ebadı: 17.00x24.00 cm. Yayın Yeri: Kahire
316.20 ₺ -
Aşk Kalpten Vurur
Dünyevileşme Her Yerden AŞK KALPTEN VURUR Dünyaya baktık, aldandık, orada ebedi kalacağımızı sandık. Dikenden gül bitiren Allah Azze ve Celle bu kışı da bahara çevirmeye kadirdir. Makam, mevki, para, pul… Bütün bunların birkaç mevsimlik olduğunu anladığımızda ölümlüleri bırakacak Hayy ve Layemut/Ölümsüz olana aşık olacağız. Kudema şöhret olmak için değil, haddini bilmek için okurdu. Ariflere “Nice zamandır okursun, peki ne bilirsin?” diye sorulduğunda “haddimi” diye cevap verirlerdi. Çocuk babaya, talebe hocaya, küçük büyüğe karşı haddini bilirdi. Gönül gani, dili ise fakirdi; yaşadığı zevki akıl anlayamazdı ki anlatabilsin. Bu yüzden gönül susar, gözler ona bakar, akıl onun aşk ocağında mayalanır, haller ona tercüman olurdu. Kudemâ bezminde aşk; konuşmak değil, yanmaktı. Dervişler hırkaları kadar değil, yandıkları kadar derviş sayılırdı. Arif kapısını aşındıranlar bilirdi ki demir kızmadan, yürek yanmadan şekil almaz; salik de yitiğini bulmadan, âşık büyük aşklara dalmadan duramaz.
147.00 ₺ -
Alim Yetiştiren Anneler
Alim Yetiştiren Anneler - Murat Tosun Mercan Kitap yayınlarından neşredilen Murat Tosun tarafından yazılan Alim Yetiştiren Anneler adlı kitabın tanıtım ve takdiminde diyor ki: Bu kitapta tanıttığımız; âlimlerimizin annelerinin hayatından asrımızın mümin annelerinin alması gereken çok ders olduğuna eminiz. Çünkü onlar bizim yaşadığımız dertleri yaşamış ve sıkıntıya düşmüşlerdir. Bu yaşadıklarına rağmen sabır teslimiyet itaat ve Allah'a bağlılıklarından asla ödün vermemişlerdir. Bunca zor hadiseler onların Allah'a olan imanlarını artırmıştır. İman ehli her mü'mine hanım için eserde bahsedilen annelerimiz birer yol gösterici rehber olacaktır. Alim Yetiştiren Anneler adlı bu eserimizde annelerin İslam alimlerimizin ilim dünyasındaki etkileri üzerinde duracağız. Bu serinin ilk kitabında eşlerini genç yaşta kaybeden annelerimizin çocuklarını nasıl yetiştirdiklerini onları nasıl âlim ettiklerini aktaracağız. Rabbim nasip ederse bir sonraki eserimiz olan "Âlim Yetiştiren Anneler 2" de bu sınırlamayı yapmadan âlimlerimizin annelerinin hayatlarına misafir olacağız.
191.75 ₺ -
Sorulu Cevaplı Sarf Nahiv
Osmanlı medreselerinde asırlarca ders kitabı olarak okutulan ve ana dili Arapça olmayanların Arapça’yı en kolay ve en verimli şekilde öğrenmelerini sağlayan müfredat kitaplarının tamamı Türkçe olarak bir eserde toplandı. Emsile, Bina, Maksut, İzzi, Avamil, İzhar ve Kafiye kitaplarının konuları soru & cevap metodu takip edilerek Türkçe’ye çevrildi ve çeviride ders kitaplarının metnine sadık kalındı. Ancak açıklanması gerekli görülen mevzular dipnotlarda detaylı bir şekilde izah edildi. Musanniflerin misal zikretmediği konularda misaller verildi. Fayda sağlayacağını düşündüğümüz bazı şemalar hazırlandı. Kitapların evvelinde müelliflerin hayatlarına dair kısa bilgiler verildi. 336 sayfadan oluşan kitap 1430 soru ve cevabını ihtiva etmektedir.
382.20 ₺ -
-
Ruhul Beyan Tefsiri 10 Cilt Arapça Takım
Eski Osmanlı Baskısıdır Dil: Arapça Sayfa Sayısı: 5120 Cilt: Sert Kağıt Cinsi: Şamua Kağıt Ebat: 17 x 24 cm Ruhul Beyan Arapça 10 Cilt Takım
3575.00 ₺