-
Tuhfetüs Seniyye Arapça
Et Tuhfetüs Seniyye Arapça Yeni Dizgi Tahkikli تحفة السنية Kapak: Özel Cilt Bezi ve Yaldız Baskılıdır Konular şemalarla anlatılarak kolaylaştırılmıştır. Tahkik, Tashih ve Kontrol İslami İlimler Fakültesi: Öğr. Gör. Dr. Muhammed Faiz Avad
210.00 ₺ -
-
Et Tibyan Kuran Okuma Adabı
Yaratılış gayemiz, onu anlamak ve onunla Rabbimize ibadet etmek olan Kur’an-ı Hâkim’e karşı dikkat etmemiz gereken edepleri cem eden et-Tibyani fi Adabi Hameleti’l-Kur’an isimli Arapça eser, yalın ve sade bir dille Türkçe’ye tercüme edildi.
70.00 ₺ -
Hoca Ahmet Yesevi Divanı Hikmet
İlk defa 1993 yılında 144 hikmet içeren bir baskı ile okura ulaşan eser, son baskısı ile 256 hikmetlik bir Yesevî külliyatı halini almıştır. Hikmetlerin sayısındaki artış, ilk baskıdan bugüne kadar geçen sürede yeni elyazmalarının bulunması ve öncekilerden farklı yeni hikmetlerin yayınlanması ile ortaya çıkmıştır. Dr. Hayati Bice’nin Özbekistan’dan Türkmenistan’a, Rusya’dan Fransa’ya dünyanın değişik ülkelerindeki yazmaları inceleyerek oluşturduğu metin, bugüne kadar yayınlanmış en kapsamlı Divân-ı Hikmet yayınıdır. Dünyanın Türkçe konuşan insanlarının ortak manevî atası Ahmed Yesevî, bu eserdeki hikmetleri ile dünya Türklüğünün manevî yol göstericisi olmaya devam etmektedir. Hikmetleri anlamak, Türklerin, Ahmed Yesevî’nin türbesinin görkemli kubbesi altında kucaklaşmalarını sağlayacaktır. O kubbe, Orhun’dan Tuna'ya kadar uzanan bütün Türk yurtlarını içine alacak büyüklüktedir.
648.00 ₺ -
İmamı Azam Ebu Hanife Süleyman Kuku
Bu küçük kitab, derlemedir. Arabî, farisî kitablardan İhya’dan, İbni Âbidin’den, Mevzuat-ül Ulûm’dan, Hayrat-ül-hisan’dan, Zübdet-ül Makamat’tan, Tahtavî’den, Tezkiret-ül Evliyâ’dan, Riyâdün Nâsıhîn’den, Mektûbât-ı İmamı Rabbânî ve daha birçok kitablardan toplanmış, bir demet olmuştur.Dinimize hizmet niyyeti ile, üzerimize düşen borcu düşünerek hazırladığımız bu risâlenin hacmi küçük olsa da, fâidesi büyüktür. İslâm’ın garib İslâm âlimlerinin mahcûb, mezheblerin ve mezheb imamlarının nerede ise unutulduğu, hatta gözden düşürmek için gayret edildiği bu zamanda, bu tür kitablara daha çok ihtiyaç hâsıl olmaktadır. Bu yüzden yüzümüzü bu tür hizmetlere çevirdik. Allahu teâlâ sizin ve bizim yüzümüzü ak ve berrak eylesin. Süleyman Kuku
52.50 ₺ -
BEREKAT Zübdetül Makamat İmamı Rabbani Menakıbı
Berâkat kitabını yazan; İmam-ı Rabbani hazretlerinin en yüksek talebelerinden ve halifelerinden, faziletler sahibi Muhammed Haşim Kişmi hazretleridir (kuddise sirruhma). Bu kitabı İmam-ı Rabbaninin vefatından bir sene önce yazmaya başlayıp, altı senede bitirmiştir. Yani hicri binotuzyedi (M.1627) senesinde tamamlamıştır. Kitab, belagat ve fesahat bakımından çok yüksektir. İki maksad üzere olup, birinci maksad, İmam-ı Rabbaninin hocası Muhammed Baki’yi (kuddise sirruhma), ikinci maksad, her cebhesiyle İmam-ı Rabbani’yi, oğullarını ve halifelerini anlatır.
315.00 ₺ -
Muhammedün Resulullah
İstedim ki, ömrümün bu âhır deminde Habîbullah Efendimizin “sallallahu teâla aleyhi ve sellem” hakkında herkesin okuyabileceği küçük, faydalı ve elzem, her an yanında bulundurulabilecek bir risâle yazayım. Bununla ümmetlik ve muhabbet-i Resûlullah vazifemi ifâ edeyim. Derledim, toparladım, yazdım. O “sallallahu teâla aleyhi ve sellem” bu yazdıklarımdan çok yüksektir. Ama ben âcizim. Ben nerde Resûlullah; senden bahsetmek nerde, Nefsim ve acizliğim önümde büyük perde. Gece gündüz seveyim hep sevdireyim seni, Dağdaki duman gibi aşk, muhabbet var serde. Süleyman KUKU
52.50 ₺ -
Mektubat Hazinetül Mearif Marifetler Hazinesi
HAZÎNETÜ’L-MEÂRİF kitabı, hazreti Mürevvicü’ş-Şerîat Behâeddin Ebûl-Abbâs MUHAMMED UBEYDULLAH hazretlerinin Mektûbâtıdır. Hâce Muhammed Ma’sûm hazretlerinin oğludur. O da herkesin bildiği, Müceddid-i elf-i sânî İmamı Rabbânî’nin (kuddise sirruhum) oğludur. Dili Fârisî’dir. Bir kısmı da Arabî’dir. “Seven sevdiğiyledir” buyuruyor Peygamber Kalbleri rahatlatır, işte bu güzel haber.” Süleyman KUKU
140.00 ₺ -
Lailahe İllallah Risalesi
“Lâ ilâhe illallah benim kalemdir. Bunu söyleyen kaleme girmiş olur, azabımdan emin olur.” (Hadisi Kudsî) İmamı Rabbânî hazretlerinin ifâdesiyle; “Bir defa söylenmesine bedel olarak bütün kâfirler afv edilse değer” buyurulan, hakkın ve hakikatin en veciz ifâdesi olan LÂ İLÂHE İLLALLAH ve ona Rabbimiz tarafından yakıştırılan, MUHAMMEDUN RESÛLULLAH. İslâm dininin temeli, imanın özü, islâmın sözü olan bu kelime için çok şeyler yazılır. Yazıldıkça tatlılaşır. Yalnız dil ile değil, kalb ile de söylenmeğe başlanır. Bizim maksadımız bu güzel kelimenin faziletine âid geniş ma’lûmatı “GÜN IŞIĞI” kitabımızın tafsiline bırakıp, sâdece ALLAH kelimesi ile imanımızı tazelemek, bu kelimenin şümulüne giren zat, sıfat ve esmâ-ı ilâhi hakkında herkese yetecek kadar malûmat vermektir. Çeşitli kitablardan derlediğimiz bu küçük risâle, inşallah imanımıza şâhid olur. Süleyman Kuku
52.50 ₺ -
İmamı Rabbani ve Yolundakilerde Namaz
Namazın hakîkati, ma’nâsı ve feyizleriyle alâkalı velâyet kemâlâtının üstünde ve ötesinde nübüvvet kemâlâtı ile alâkalı olduğundan ve dinin esası mezkûr nübüvvet kemâlâtına dayandığından ve bu kemâlât bunda büyük mertebe ve söz sahibi olan İmam-ı Rabbânî hazretleri ile tekrâr ortaya çıktığından, kitabın ismini İMAM-I RABBÂNÎ VE YOLUNDAKİLERDE NAMAZ verdik. İmam-ı Rabbânî hazretlerinin hocalarından, asrımızdaki Seyyid Abdülhakîm Efendi [vefâtı h.1362 – m.1943] hazretlerine kadar elde edebildiğimiz küçük büyük, az çok, yazılı sözlü bütün vesîka ve ma’lûmâtı bu kitaba derc eyledik. Mevzûyu tamamlamak ve yeri gelmişken mütemmim bilgi vermek için, zaman zaman bu hududun dışına çıkmış olsak da, çok faydalı bilgiler olduğu için takdire şayan karşılanır ümidindeyiz. Kısaca şöyle diyebiliriz ki, namaz hakkında bu kitabda çok şeye mutalli’ olacaksınız. Süleyman Kuku
315.00 ₺ -
Hac Rehberi Süleyman Kuku
Bin sekizyüzlü yılların ikinci yarısında yaşayan ve kendi beyanına göre bir kaç eseri bulunan iş bu kitabın müellifi, hac konusunda büyük bir vukufa ve ilme sâhib olup, unutulmuş ve doğru iken yanlışa döndürülmüş nice nokta ve bahislere parmak basıyor ve işâret ediyor. Allahu teâla hac bilgilerinde ve dolayısı ile amellerinde doğruyu öğreten ve gösteren bu kıymetli âlim kuluna rahmet ve merhamet eylesin. Böyle bir “hac rehberi” her evde bulunmalıdır. Biz hac ile şereflendiğimiz zaman bu kitab elimize geçmiş, özetini çıkarıp beraberimize almış, hangi nüsükî yapacaksak, okuyup mucibince amel etmiştik. Din kardeşlerimizin yanında bulunması, kendisi ve yakınlarından hacca gidecekler için istifâde edilmesi çok lüzumlu, önemli ve kıymetli bir risâledir. Bu zavallı kula bir Fâtiha ve rahmet okursanız, Allahu teâla sizin de günâhlarınızı mağfiret eylesin. Süleyman Kuku (A.Fâruk Meyân)
52.50 ₺ -
Gün Işığı Davüş Şems
Dav’üş-Şems kitabının tercümesine GÜN IŞIĞI dedik. İnşaallahu teâlâ zulmetin nura, karanlığın aydınlığa dönüşmesine vesile olur. Küfür, fısk ve günâh kirlerinin temizlenmesine, îman güneşinin parlamasına sebeb olur ve böylece müellifin kasd ettiği manâ zuhûr eder. Çünkü eser o kadar akıcı, tesirli ve âlimâne bir dille yazılmış ki, sanki kalblere ve beyne yükleme yapılmıştır. İslâmın beş şartı veyâ esası üzerine tertîb ve tedvîn edilmiş olup, içinde bilmediğimiz, duymadığımız çok güzel bilgiler vardır. Süleyman Kuku ( A.Faruk Meyan)
315.00 ₺ -
Evliya Menkıbeleri Nefahatül Üns Şamua
Bu eser, tasavvufa dairdir. İçindekiler de tasavvufu sözde değil, özde yaşayanlardır. Bunların her biri, İslâm âleminin yetiştirdiği nadide çiçeklerdir. Koklamasını bilmek gerek. Bu eserde sizlere, halka halka veliler zinciri, bir başka deyişle ‘Mukaddes Makamlardan Huzur Nefesleri’ sunulacak. Doya doya içinize çekiniz. Zira ilâhi âlemden esip gelen lütuf rüzgârlarıdır. Öz kaynağı da rububiyet merkezidir. Bu nefesler her zaman bulunur; kendinizi onlara atmaya bakınız. Bu eseri okuyan kimselerin keremli huylarından, şefkat duygularından beklenen odur ki, Allah’ın veli kullarının uğurlu, pâk nefeslerinden, mukaddes ruhlarının feyizlerinden hallerini, vakitlerini hoş edeler. Bu eser, kudsiyet âleminde uçuşanları dile getirmekte, ünsiyet makamına iştiyak duyanların can burunlarına meşayihin pâk nefeslerinin kokularını ulaştırmaktadır.
600.00 ₺ -
Sohbetler 1.Cilt Özel Baskı Ciltli
Bu kıymetli eser muhterem üstadımız 15. asrın müceddidi Mahmud Efendi (Kuddise Sirruhu) Hazretlerinin pazar günü erkek cemaate, pazartesi günü de kadın cemaate, sabah namazından sonra Sultan Selim Camii Şerifi’nde yapmış olduğu vaaz-u nasihatleri cem etmektedir. Efendi Hazretlerimiz (Kuddise Sirruhu) , Efendi Babamız Ali Haydar Efendi (küddise sirruhu) Hazretlerinin âdeti üzere pazar sabahı Hatm-i Hacegan’da hafız efendinin okumuş olduğu âyeti kerimelerden ve Mustafa İsmet Garibullah (Büyük Şeyh Efendi) (Kuddise Sirruhu) Hazretlerinin, Risale-i Kutsiyye isimli veciz eserindeki beyitlerden sohbet yaparlardı. Bu sohbetler çok gayretli ve fedakâr kardeşlerimiz tarafından bir araya getirilmiş ve siz değerli kardeşlerimizin istifadelerine sunulmuştur. Yeni Dizgi
418.90 ₺ -
Peygamberimizin Hayatı 1.Cilt Karton Kapak
Günümüzde insanlığın asıl ızdırabı, kainatın efendisi Hz. Muhammed'i (a.s.m.) tam manası ile tanımamış, hakiki şahsiyetini bilememiş olmasından ve getirdiği, hayat bahşeden esaslara aşk ve şevk içinde kucak açmayışından gelmektedir. Dünyanın manevi sarsıntısı da, sıkıntısı da, anarşi ve huzursuzluk içinde bocalayışı da bundan doğmaktadır. Onu anlamadıkça sevmedikçe ve hayat bahşeden prensiplerini kendisine rehber edinmedikçe de insanlığın bu sıkıntı, sarsıntı ve buhrandan kurtulması mümkün değildir. İnsanlık onu anlamak zorundadır! Dünya Siyer Ödülü birincisi bu eserimiz, onun bir nebze olsun anlaşılmasına vesile olacaksa kendimizi bahtiyar addedeceğiz.
196.00 ₺ -
Mektubatı İmamı Rabbani Tek Cilt
Yeni Dizgi ve Tahkikli Mektubatı Rabbani; İmam-ı Rabbani (Kuddise Sirruhû)’nun en geniş hacimli olan ve inciden daha değerli marifetleri barındıran üç ciltlik Farsça eseridir. Eser genel olarak Ehl-i Sünnet inancının vazgeçilmez sabiteleri ekseninde kelâmî, fıkhî ve tasavvufî çok önemli bilgiler içermektedir. MEKTUBATI RABBANİ KİMİN ESERİDİR? İmam-ı Rabbani (Kuddise Sirruhû)’nun farklı zamanlarda müridlerine, dostlarına ve yakınlarına yazdığı mektuplar derlenerek bu kıymetli eser (Mektubatı Rabbani) oluşturulmuştur. İmam-ı Rabbani (Kuddise Sirruhû), mektuplarında yer yer sorulan sorulara cevap vermiş; bazen gördüğü bir hatayı ikaz etmiş, kimi zaman da İslâm’ın o dönemde bulunduğu durum hakkında Müslümanları uyarıcı ve bilgilendirici bir dil kullanmıştır. Dolayısıyla asırlardır başta mutasavvıflar olmak üzere kelâmcılar, fıkıhçılar, hatta tarihçiler bu eser (Mektubatı Rabbani)’den istifade etmişlerdir. Mektubatı Rabbani Birinci cilt; on yedi yıl içerisinde yazılmış olan 313 mektubun 1025 (1616) yılında Yâr Muhammed Cedîd Talekânî tarafından derlenmesiyle meydana getirilmiştir. Mektubatı Rabbani İkinci cilt; 1028 (1619) yılında Mevlânâ Muhammed Masum (Kuddise Sirruhû)’nun emriyle Abdülhay Hisârî tarafından Esmâ-i Hüsnâ’ya muvafık olarak 99 mektuptan oluşacak şekilde derlenmiştir. Mektubatı Rabbani de bu zata gönderilmiş olan birkaç adet mektup bulunmaktadır. Mektubatı Rabbani Üçüncü cilt; 1031 (1622) yılında Berekât-ı Ahmediyye sahibi Muhammed Haşim Kişmî tarafından derlenmiştir. Bu ciltte de 124 mektup bulunmaktadır. Mektubatı Rabbani (Mektûbât), Arapça ve Türkçe’ye de kazandırılmıştır. 1302 (1887) yılında Muhammed Murad Kâzânî tarafından iki cilt olarak Arapça’ya çevrilmiştir. Bu tercüme 1316 (1901) yılında Mekke’de basılmış, 1963 yılında da İstanbul’da tıpkıbasımı yapılmıştır. Gulam Mustafa Hân’ın Farsça olarak neşrettiği nüshanın da 1977 yılında İstanbul’da tıpkıbasımı gerçekleştirilmiştir. Mektubatı Rabbani’nin Osmanlıca tercümesi Mehmed Emin Tokadî’nin halifelerinden Müstakimzâde Süleyman Efendi (v. 1202/1788) tarafından gerçekleştirilmiş olup İstanbul’da (1277) basılmıştır. Mezkûr zat, Muhammed Masum (Kuddise Sirruhû)’nun mektuplarını da tercüme etmiştir. Ayrıca, Mektubatı Rabbani günümüz Türkçesine de kazandırılmıştır. Mektubatı Rabbani İmam-ı Rabbani Hazretlerinin El yazısı İMAM-I RABBANİ (KUDDİSE SİRRUHÛ)’NİN HAYATI Mektubatı Rabbani’nin müellifi, Silsile-i Tarîkat-ı Nakşibendiyye büyüklerinden ve aktâb gülşeni’nin kutublarından, hakîkat rumuzlarının kâşifi, evliyanın önderi, ilâhî feyizler masdarı, muhakkık ulemanın umdesi, ilâhî ilimler hazinesi, ulaşanların gavsı, ariflerin kutbu, velâyet-i Muhammediyye’nin burhanı, Şerîat-ı Mustafaviyye’nin hücceti, ikinci bin yılın müceddidi, Mevlânâ Ahmed el-Fârûkî es-Serhendî İmam-ı Rabbani (Kuddise Sirruhû) hazretleridir. Silsile-i Aliyye-i Nakşibendiyye’nin yirmi dördüncü altın halkasıdır. İMAM-I RABBANİ (KUDDİSE SİRRUHÛ) KİMDİR? İmam-ı Rabbani (Kuddise Sirruhû) aşûrâ günü 10 Muharrem 971 (m. 1563)’de Serhend (Sirhind, Serhind)’de dünyayı teşrif etmiş olup, Emîrü’l-Mü’minîn Ömer el-Fârûk (Radıyallâhü Anh) hazretlerinin mübarek nesebindendir. Nesebinin tamamı sâlih ve fazıl kimseler olup, zamanlarının büyük âlimleriydi. Babası Şeyh Mahdûm Abdulehad (Kuddise Sirruhû) yüksek makamlar ve aklî-naklî ilimler sahibi, devamlı seyahat eden, iyiliği anlatıp kötülükte men eden bir zattı. Şeyh Mahdûm (Kuddise Sirruhû), Hindistan’ın Skendere kasabasında bir müddet kalmaya ve ilim neşrine niyetlendi. Bir gün kendisine o memleketin asil ailelerinden sâliha bir hanım için nikâh talebi iletildi. İlk önce bu talebe bir özürle birlikte olumsuz cevap verse de daha sonra kabul etti ve bu hanımı kendisine nikâhladı. Bu ziyadesiyle sâliha ve iffetli hanımdan da İmam-ı Rabbani (Kuddise Sirruhû) gibi büyük bir zat dünyaya geldi. İmam Rabbani (Kuddise Sirruhû) Şeyh Mahdûm’un yedi oğlundan dördüncüsüdür. Şeyh Mahdûm’un diğer oğulları da nisbet sahibi, sâlih kimselerdi. Nâm-ı meşhûr İmam-ı Rabbani, İzn-i Hak ile tecdid etti bu dini. Yetmiş bin velînin serdarı olan (Mektubatı Rabbani müellifi) İmam-ı Rabbani (Kuddise Sirruhû) hazretleri ikinci bin yılın müceddidi addedilmiştir. Müceddid, “tecdîd” mastarından müştak (türemiş) olup, “yenileyen” anlamına gelir. Ebû Hüreyre’den (Radıyallâhü Anh) rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: » إِنَّ اللَّهَ يَبْعَثُ لِهَذِهِ الأُمَّةِ عَلَى رَأْسِ كُلِّ مِائَةِ سَنَةٍ مَنْ يُجَدِّدُ لَهَا دِينَهَا « Şüphesiz ki, Allah (Celle Celâlühû) bu ümmete her yüz sene başında ümmet için din(işlerin)i yenileyecek zatlar gönderir. İmam-ı Rabbani (Kuddise Sirruhû), Mektubatı Rabbani de şöyle buyurmuştur: “Her yüz (sene) başında bir müceddid gelip geçmiştir. Lakin yüz (senenin) müceddidi bin (senenin) müceddidi gibi değildir. Aralarındaki fark yüz ile bin arasındaki fark gibidir; hatta daha da fazladır. Müceddid olan zat, o müddet içerisinde ümmete gelen varidâtın kendisi vasıtasıyla geldiği kimsedir. İsterse o vaktin kutupları, evtâdı, ebdâli ve nücebâsı bulunmuş olsun.” Mustafa İsmet Garibullah Büyük Şeyh Efendi (Kuddise Sirruhû) Risâle-i Kudsiyye’de İmam-ı Rabbani (Kuddise Sirruhû) hazretlerinin tecdid makamı hakkında şöyle buyurmuştur: Husûsa elf-i sânîde müceddid, Ahmedü’l-Fârûki’s-Serhendî ceyyid. Turuk usûlini tasfîye ve tecdîd, O etti feyzi zâhir hem de şâhid. Bu feyzi bul azîz Hakk’a gidelim, Cemâl-i bâ kemâle seyr idelim. İMAM-I RABBANİ (KUDDİSE SİRRUHÛ) ÇOCUKLUĞU VE İLİM TAHSİLİ İmam-ı Rabbani (Kuddise Sirruhû) daha çocukken kendisinde olağanüstü haller müşahede ediliyordu. Menkuldür ki, çocukluk zamanında kendisine büyük bir hastalık isabet etti. Öyle ki, hanelerinde büyük bir üzüntü meydana gelmiş, neredeyse hayatından ümidi kesmişlerdi. Bu rahatsızlığından dolayı babası Şeyh Mahdûm (Kuddise Sirruhû)’nun senelerce sohbetinden istifade ettiği Şâh Kemâl (Kuddise Sirruhû) hazretlerinin yanına götürülüp dua istendiğinde şöyle buyurdu: “Hiç üzülmeyiniz! Bu çocuk uzun yaşayıp, ilmiyle amil olan büyük bir âlim, eşsiz bir ârif olacak.” Bununla birlikte Şâh Kemâl (Kuddise Sirruhû) birçok kere İmam-ı Rabbani (Kuddise Sirruhû) hakkında Şeyh Mahdûm’a (Kuddise Sirruhû) büyük müjdeler vermiştir. Ahmed el-Fârûkî (Kuddise Sirruhû) hazretleri ilk eğitimini babasından aldı. Müthiş bir zekâ ve muhakeme kabiliyeti bulunan Ahmed el-Fârûkî (Kuddise Sirruhû) küçük yaşına rağmen Kur’ân-ı Kerîm hıfzını tamamladı. Dönemin birçok muhakkık ulemasından çeşitli ilimlerde dersler aldı. İlimde bir hayli ilerledikten sonra Siyâlkût’e giderek orada Allâme Abdülhakîm es-Siyâlkûtî’nin de (Kuddise Sirruhû) hocası olan Şeyh Kemâlüddîn el-Keşmîrî (Kuddise Sirruhû)’den ilim tahsil etti. Mezkûr zat mantık, kelâm ve usûl-i fıkıh alanlarında çok mahir bir müderristi. Daha sonra İbn Hacer el-Heytemî (Rahimehullâh)’ın talebelerinden olan Şeyh Yakub es-Sarfî (Kuddise Sirruhû)’dan bazı hadis metinlerini okudu. İmam-ı Rabbani (Kuddise Sirruhû), aklî-naklî, usûlî-furû’î ilimleri tamamladıktan sonra ilim kürsüsüne oturarak talebelere ders verdi. Bu arada Arapça ve Farsça olmak üzere Risâle-i Tehlîliyye ve Redd-i Şî‘a gibi bazı risaleler kaleme aldı. Babası, henüz on yedi yaşına geldiğinde ilimleri cem etmiş ve ulema arasında belirli bir mekaneti elde etmiş olan Mevlânâ Ahmed el-Fârûkî (Kuddise Sirruhû) hazretlerine Kâdiriyye, Sühreverdiyye ve Çeştiyye tarikatlarından icâzet verdi. Bundan sonra ilim-irfanın yayılması ve saliklerin terbiyesiyle meşgul oldu. Fakat Tarikat-ı Nakşibendiyye-i Aliyye nisbetini elde etmek için ruhunda büyük bir arzu vardı. Çünkü Nakşibendiyye nisbetinin faziletinin farkındaydı. Nakşibendiyye büyüklerinin vasıflarını özellikle babasından dinler, devamlı onların risalelerini okurdu. Haremeyn’i ve Hazret-i Risâlet-penâh Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem)’i ziyaret etmek için çok arzulu olan İmam-ı Rabbani (Kuddise Sirruhû) yaşlı olan babasını hasrette bırakmak istemediğinden bu ziyaretlerini bir zaman gerçekleştiremedi. Ancak İmam-ı Rabbani (Kuddise Sirruhû), 1007 senesinde babası vefat ettikten bir sene sonra Mekke ve Medine’ye kavuşmak üzere Serhend’den yola çıktı. Hindistan’ın en meşhur şehirlerinden olan Delhi’ye geldiğinde Şeyh Hasen el-Keşmîrî (Kuddise Sirruhû) onu Mevlânâ Muhammed Bâkî (Kuddise Sirruhû) hazretlerinin huzuruna götürdü. İmam-ı Rabbani (Kuddise Sirruhû) hazretleri şeyhiyle tanışmasına ve inabe almasına vesile olan Şeyh Hasan el-Keşmîrî’ye (Mektubatı Rabbani’den) bir mektubunda şu şekilde teşekkürde bulunmuştur: “Bu fakir, rehberlik iyiliğinizin teşekkürü konusundaki kusurunu itiraf, iyiliğinizin karşılığını vermekteki acziyetini ikrar etmektedir. Nasıl etmeyebilir ki! Zira bütün bu işler o nimete mebni, bütün bu haller o ihsanınıza bağlıdır. Güzel vasıtalığınız sayesinde bana, az kimseye nasip olan şeyler verildi; bereketli aracılığınız sebebiyle çok az kimsenin tattığı zevkleri yaşadım. Bana, çoğu kimseye müyesser olmayan özel bahşişler ve bunların ilimleri verildi. Haller, makamlar, zevkler, vecdler, ilimler, marifetler, tecelliler, zuhuratlar… bunların hepsi benim için yükselme basamakları kılındı. Hak Sübhânehû’nün yardımıyla bu basamaklarla kurb (yakınlık) derecelerine ve vusûl (ulaşma) menzillerine ulaştım. Kurb ve vusûl kelimelerini seçmem ibare darlığındandır. Yoksa bu makamda ne kurb, ne vusûl, ne ibâre, ne işâret, ne şuhûd, ne müşâhede, ne hulûl, ne ittihâd, ne keyfiyet, ne neredelik, ne zaman, ne mekân, ne ihâta, ne sereyân, ne ilim, ne marifet, ne cehâlet, ne hayret… hiçbiri yoktur. Şiir: Kuşumdan ne alâmet ibrâz edeyim sana? Kendisi Anka kuşu gibi mevhûmdur. Anka’nın insanlar arasında bir ismi vardır, Benim kuşumun isminde bile istikrar yoktur. İMAM-I RABBANİ (KUDDİSE SİRRUHÛ) YÜKSEK HÂLLERİ VE KERAMETLERİ İmam-ı Rabbani (Kuddise Sirruhû) gece-gündüz huzur üzere ibadet ederdi. Tam bir itmi’nân, huzûr ve cem’iyyetle teheccüd namazı kılardı. Teheccüd namazından sonra tam bir huşû’ ve istiğrâk ile murâkabeye otururdu. Sabah namazının sünnetini evde kıldıktan sonra zikre oturur, mescide gidene kadar bu hal üzere devam ederdi. Sabah namazını müridanıyla birlikte kıldıktan sonra işrak vaktine kadar zikirle meşgul olur, işrak namazını kıldıktan sonra evine giderdi. Oruç tutmaya ve nafile ibadetlere çok önem verirdi. İMAM-I RABBANİ (KUDDİSE SİRRUHÛ) MANEVİ MİRASI İmam-ı Rabbani (Kuddise Sirruhû) hazretleri Müslümanlara iki harikulâde miras bırakmıştır. Birisi eserleri diğeri ise oğullarıdır. İmam-ı Rabbani (Kuddise Sirruhû) hazretlerinin başta Silsile-i Aliyye’nin yirmi beşinci halkası olan Mevlânâ Muhammed Masum (Kuddise Sirruhû) olmak üzere oğullarının hepsi kâmil ve fazıl zatlardı. Oğulları dışında birçok fazilet sahibi zatlar yetiştiren İmam-ı Rabbani (Kuddise Sirruhû) Horasan, Bengal, Medine-i Münevvere, Sehârenfûr, Lâhor, Kâbil, Belh ve Tâlekân gibi önemli merkezlere halifeler göndererek bu bölgelerde İslam’ın tervicine vesile olmuştur. Mevlânâ İmam-ı Rabbani (Kuddise Sirruhû) hazretlerinin bir bölümünü mücerreden İslam müdafaasına hasrettiği Farsça ve Arapça dilde yazmış olduğu eserleri vardır. İMAM-I RABBANİ (KUDDİSE SİRRUHÛ) VEFATI Altmış üç seneye harikulâde marifet ve mertebeleri sığdıran Hazret-i İmam-ı Rabbani Ahmed el-Fârûkî (Kuddise Sirruhû) 1034 (1624) yılı Safer ayında vefat etti. Kabri Serhend’de aile mezarlığındadır. Allah (Celle Celâlühû) bizleri şefaatine nâil eylesin… Âmîn MEKTUBATI RABBANİ ESERİNİ NASIL HAZIRLADIK? İmam-ı Rabbani’nin (ö. 1034/1624) dostlarına gönderdiği mektuplarından derlenen, en kapsamalı ve en meşhur mektup külliyatı olan, tasavvufun başlıca kaynaklarından, aslı Farsça olup, Kazanlı Muhammed Murad Minzelevî (1855-1934) tarafından Arapçaya çevrilmiş olan “Mektubatı Rabbani”, asıl nüshadaki haşiyeleriyle birlikte yeniden dizilerek okuyucuların istifadesine sunulmuştur. Mektubatı Rabbani’nin hazırlanmasında izlenilen metot: Metnin müşkil yerleri, âyetler, hadisler ve şiirler tam bir şekilde harekelenmiştir. Ayet-i Kerîmelerin ve Hadîs-i Şerîflerin tahric ve referansları yapılmıştır. Asıl nüshadaki bazı yan kayıtlar dipnot olarak eklenmiştir. Metinde geçen âyetler, çiçekli parantez () içine alınmıştır. Metinde geçen hadisler tırnak «» içine alınmıştır. Okuyucuya kolaylık sağlaması açısından metinde paragrafladırma ve noktalama işlemi yapılmıştır. Sayfa numaralandırmasında mukabelede kullanılan ve medreselerde meşhur olan eski matbu nüshanın orijinal sayfa numaralarına muvafık kalınmıştır. Metinde Arapça olmayan isimler bizzat o dile mensup bilginler tarafından tetkik edilerek zabtı tespit edilmiştir. Metinde geçen kitap isimleri tırnak «» içine alınmıştır.
690.00 ₺ -
Ahlak Eğitimi Tehzİbul Ahlak
Ahlâk felsefesi deyince ilk akla gelen eserlerden biri İbn Miskeveyh'in Tehzibu'l-Ahlâk'ıdır. İslâm dünyasında kaleme alınan bir çok ahlâk kitabı için bu eser, bir "ilkörnek eser" olmuştur. "Gazzâlî'den Kınalızâde Ali'ye varıncaya kadar birçok düşünür, ahlâk sahasına Miskeveyh'in lambası olduğu halde girmiştir. Nasıl ki Gazzâlî, mantığı islâm ilim dünyasının ayrılmaz bir parçası haline getirmişse, İbn Miskeveyh de aynı şeyi felsefî ahlâk konusunda yapmıştır." Günlük dilde kullandığımız sevgi, fazilet, erdem, edep, ego, nefis, huy, karakter, iyi, kötü, adalet, iffet, yiğitlik, mutluluk, irade, haz, ödev, özgürlük... gibi düşünce ve davranış dünyamızı tanımlayan daha bir çok kelime ve kavramın tamamı bir kelimenin açılımları ve görünüşleri olarak karşımıza çıkmakta: Ahlâk. Bütün bilimler ve eylemler onun yüksek eğitiminden geçmek zorunda. O olmadan ne bilim mümkün, ne ekonomi, ne de siyaset. Onun olmadığı bilim ezici bir kibir, onun olmadığı ekonomi hırsızlık ve sömürü, onun olmadığı siyaset ise daima çoğalan bir zulüm. Miskevey'in Ahlâk Eğitimi adıyla Türkçeye kazandırılan bu eseri, teorik taraflarıyla güzel ahlâka bir özlemi, tecrübi tarafıyla da praktikte uygulanabilir bir ahlâk eğitimini bir arada vermektedir.
350.00 ₺ -
Kuran Okuma Esasları Tecvid
Müslümanlar, Kur'ân-ı Kerîm’i korumakla yükümlüdür. Onu koruma yollarından birisi de okumaktır. Bunun içindir ki, Kur'ân okumak, dinimizde ibâdet olarak kabul edilmiştir. Ancak bu, gelişigüzel bir okuyuş değil, usûlüne uygun bir okuyuştur. Yüce Allah, Kitabının "tertîl" ile okunmasını buyurmuştur; bu da yavaş yavaş, tane tane, kurallarına uygun olarak okumak demektir. Kur’ân’ı, kurallarına uygun olarak okumasını öğreten de Tecvîd’dir. Bu bakımdan tecvîd, bir fantezi ve lüks değildir; Kur’ân’ın Allah tarafından indirildiği şekilde okunmasını sağlayan bir ilim ve sanattır. Tecvîdin, ilmî ve amelî iki yönü vardır. Tecvîdin ilmî (teorik) yönünü bilmeden -kulaktan dolma şekliyle- Kur'ân okumak mümkün ise de, asıl ve ideal olanı, tecvîd bilerek okumaktır. İşte bazı İlahiyat Fakültelerinde ders kitabı olarak da okutulan bu eser, bu hedefe varmak isteyenlere yardımcı olmak maksadıyla hazırlanmıştır. Eserde klasik tecvîd konularının yanında, Kur’ân kıraatıyla ilgili daha pek çok konuya da yer verilmiştir.
350.40 ₺ -
Min Künuzis Sünne
MİN KÜNÛZİ’S-SÜNNE من كنوز السنة Muhammed Ali Sâbûnî Hocaefendi tarafından kaleme alınan ve seçilmiş hadis-i şerifleri lügat, nahiv, belâğat, râvî ve edebî şerh yönünden inceleyen eserdir.
360.00 ₺ -
Fıkıh Usulü Mirkatül Vusül Tercümesi
Fıkıh usulü, İslam geleneğinde aklî ve şer‘î ilimler şeklinde yapılan ikili tasnifte Gazzâlî’nin ifadesiyle aklın ve şer‘în birleştiği bir ilim olarak kabul edilir. Yine fıkıh usulü, İslam geleneğinde yöntem meselesinin müstakil bir disiplin çerçevesinde ele alındığı yegâne disiplindir. Esas itibariyle fıkhın nazariyatı olmakla birlikte fıkıh usulü, sadece fıkıh ile ilgili değil, tüm şer‘î ilimlerle ilgili bir disiplindir. Bu yönüyle fıkıh usulü, klasik dönemde şer‘î ilimler arasında ortak bir dil ve zemin oluşturmak gibi bir işleve de sahip olmuştur. Kısaca Mirkât olarak meşhur olan Mirkâtü’l-vusûl ilâ ilmi’l-usûl de Osmanlı Devletinin yükseliş döneminin önde gelen âlimlerinden ve Fatih Sultan Mehmet’in de hocalarından olan Molla Hüsrev’in (ö. 885/1480) fıkıh usulüne dair yazdığı, eskilerin tabiriyle metn-i metîn olan bir eserdir. Mirkât, kısa olmasına rağmen fıkıh usulünün hemen her konusuna değinen bir metindir. Fıkıh usulü yazımındaki temel iki yöntemden özellikle Hanefilerle özdeşleşmiş olan fukahâ yöntemi Mirkât’ta da kullanılmıştır. Molla Hüsrev mümkün olduğunca her usul kaidesini fer‘î bir mesele ile örneklendirme yoluna gitmiştir. Mirkât üzerine müellif daha sonra Mir’âtü’l-usûl ismiyle bir şerh yazmış ve şerh ve metin birbiriyle âdeta özdeşleşmiştir. Yazıldığı dönemden itibaren büyük bir ilgiye mazhar olmuş ve eser üzerine çok sayıda haşiye yazılmıştır.
360.00 ₺ -
Ezkar ve Deavat Külliyatı 2.Cilt
Dâreyn Saâdeti Kazanmak İçin Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)'den ve Sâlihlerden Rivayet Edilen Fazîletli Sûre-i Celîle ve Âyet-i Kerîmelerden İbâret MUHTEVİYAT -Sabah ve Akşam Vakitleri Her Devrettiğinde Okunacak Sûre-i Celîleler, -Âyeti-i Kerîmeler, Fazîletli Duâlar ve Zikirler -Sâdece Sabahları ve Yalnızca Akşam Olduğunda Okunacaklar
172.00 ₺ -
El Hidaye Leknevi Haşiyeli Arapça Şerh 8 Cilt
El Hidaye Leknevi Haşiyeli Arapça Şerh 8 cilt Takım Hidaye 8 cilt Abdülhay Leknevi haşiyesiyle birlikte. Darul Kutubil Arabiyye ve Mektebetül Büşra baskısıdır.
3780.00 ₺ -
Muhtasarül Meani
Teftâzânî’nin en güçlü olduğu alanlardan biri belâgat ilmidir. Onun bu konuda yazdığı el-Mutavvel ve bundan özetlediği el-Muhtasar medrese eğitimine damgasını vuran, halen geleneksel tarzda eğitim veren kurumlarda okutulmaya devam eden en önemli eserlerdendir. Teftâzânî’ye göre belâgat ilmi Kur’ân-ı Kerîm’in insan gücünün ötesinde incelikler, sırlar ve özellikler içermesi dolayısıyla belâgat mertebelerinin en üstünde yer alan bir mûcize oluşunu öğreten ilimdir. Bu özelliğiyle belâgat, insanların Hz. Peygamber’in getirdiği her şeyi tasdik etmek ve onun yolunu izlemek suretiyle dünya ve âhiret mutluluğuna ulaşmalarını sağlamaktadır. Kur’an’ın i‘câzı sadece lafızlarından ibaret değildir. Aksi takdirde lafızların kendileriyle doğrudan ilişkisi bulunmayan meânî ve beyân ilimlerinde ele alınan inceliklerin mûcizede bir payı olmazdı. Teftâzânî, i’câzın nereden kaynaklandığı idrak edilmekle birlikte tatlılığın anlatılamayışı gibi bunun da anlatılamayacağını, fakat belâgatın başka ilimlerin sağlayamadığı bir zevki kazandırarak bu idraki verebileceğini ifade etmekte ve belâgat ilminde zevkin önemine vurgu yapmaktadır. Ancak ona göre esas zevk kişinin tabiatından gelmektedir. Belâgat alanında muhatap alınacak ve bu konuda söz söyleyecek kimse zevki selime, düzgün bir tabiata, keskin zekâya ve temiz bir mizaca sahip olmalıdır. Bazı kimseler bir kısım ilimlerde başarı elde edebilirler, fakat bu ilim hakkında konuşmaya kalkıştıklarında gülünç duruma düşerler. Bu eser yukarıdaki muhtevayi içermekle siz değerli takipçilerimizin ihtiyacını karşılaması dileği ile …..
275.00 ₺ -
İlal Kaideleri ve Maksud İlalleri
Maksud İlalleri İlal Kaideleri Bina İlalleri İlaveli Yeni Baskı Bina kitabında bulunan fiilerin mevzunlarının ilallerini, dördüncü bir bölüm olarak ilave etmeyi uygun gördük. Bu ilal şekilleri, Osmanlı medreselerinde, sarf ilminin vezin kalıplarının talebelerin zihninde kalıcı olarak yer etmesi için tasarlanmış bir usuldü. Hem ecdad yadigarı olan bu usulden istifade etmek, hem de bu usulü tevarüs yolu ile yaşatmak için Binâ ilallerini de kitabın sonuna ilave etmiş olduk Okuyan faydalanan talebe kardeşlerimizin feyzi bol olmasını niyaz ediyor, onların duasını bekliyoruz.
140.00 ₺ -
Adabı Nakşibendiyye
ÂDÂBI NAKŞİBENDİYYE - RİSALE-İ UBEYDİYYE Fİ BEYAN-I BA'Dİ ADAB-I TARİKATİ'N-NAKŞİBENDİYYE Şeyh Ali Behcet Efendi’nin yazdığı bu eser, Nakşibendîliğin edepleriyle birlikte, sûfîlerin inançlarını, sohbet ve edeplerini, şeyh ve kısımlarını, bir günlük yapması gereken görevlerini ele almaktadır. Ayrıca nefis, kalp, ruh, ibadet, ubûdiyyet, ubûdet, cezbe, tevhid-vahdet, saadet-şekavet, sefer-seyr gibi tasavvufî ıstılahlara da yer verilmektedir. Yine Hâce Abdülhâlik-ı Gucdüvânî’ye (k.s) ait kudsî kelimeler de şerh edilmektedir. Nakşibendîlik hususunda önemli bir yeri olan bu eser, Semerkand Yayınları’ndan çıktı.
56.00 ₺ -
Kur Sistemli Temel Dini Bilgiler
Kurs Sistemli Temel Dini Bilgiler İnsanoğlunun sahip oldukları arasında öyle değerler varki, onlara asla paha biçilemez. Maddi olarak onlara değer biçilmeye kalkışılırsa o andan itibaren yok hükmünde oluverirler. Şeref ve iman gibi.. Mahmut Eren Hoca ERENLER Vakfı Üç kuruşa satılmayan ve pazarlık konusu bile yapılmayan şeref ve imanımız, eğer dünya dolusu altın karşılığında vazgeçilebilir olarak görünürse, kendilerine paha biçildikleri andan itibaren iman, iman olmakta çıkıverir. Belki bu şekildeki iman baştan beri iman olarak kabul edilemez. İNSANLAR ET GİBİ, ULEMA TUZ GİBİDİR.TUZSUZ ET KOKTUĞU GİBİ ULEMA VE SOHBETİNDEN MAHRUM KALAN DA ÇÜRÜR VE KOKAR BİZ BU İLME KIYMET VERMEZSEK, ALLAHU TEALA BİZE KIYMET VERMEZ MAHMUT USTA OSMANOĞLU
175.00 ₺ -
Tuhfetül Avamil Muribül Avamil
İmam Birgivî’nin (rahimehullâh) Avâmil isimli ibtidâî nahiv kitabının üzerine yazılan şerh ve muribin tahkikli bir şekilde bir araya getirildiği çalışmada iki renkli ve kütleli bir şekilde mizanpaj uygulaması yapılmıştır. Tuhfetü’l-Avâmil’in şimdiye kadar medreselerde okutulan, Sultan Abdülhamid Han döneminde Mustafa Lebib Ankaravî tarafından istinsah edilen baskısı (Arif Efendi, 1323) esas alınarak metin esnasında sayfa numaraları eklenmiştir. Böylece farklı nüshalardan okuyan kişiler için kolaylık sağlanmıştır. Muribü’l-Avâmil’in ise Atıf Efendi Kütüphanesi’nde (nr. 2605) bulunan ve müellif tashihli olan nüshası esas alınmıştır. Tahkikte izlenilen usûl: • Kitabın taksiminin kolay olması için başlıklar eklendi. (Bunlar asıl nüshada bulunmadığı için […] arasında yazıldı. • Mahkî olan kelimeler ve cümleler ile bazı harfler okuyucuya kolaylık olması için parantez içinde yazıldı. • Kitabın mukaddimesinde müelliflerin biyografileri verildi. • Eser içindeki kitapların ve âlimlerin tanıtımı yapıldı. • Hadislerin tahricleri yapıldı. • İstişhad edilen şiirlerin nispet ve referansları yapıldı.
408.00 ₺ -
Sevadül Azam Arapça Harekesiz
Sevadül Azam Arapça Eski Basım Harekesiz El Mektebetül Mahmudiyye Kitabevi
32.00 ₺