-
Melodi
Dans eden bir kaktüsün fırtınadan sakladığı çocuk… Melodi’nin öğretmeni tüm sınıfa rengârenk saksı çiçekleri hediye ederken, ona bir kaktüs vermek zorunda kalır. Yani dikenli, çiçeği bile olmayan o garip bitkiyi… Bir kaktüsün nesi güzel olabilir ki? Sonra bir gün... Fırtınalı bir gece... Melodi hiç ummadığı bir anda kaktüsüyle yüzleşmek, onunla gerçek anlamda tanışmak durumunda kalır ve her şey değişir. Melodi, görünenin ötesindeki güzellikleri görebilmemizi sağlayacak sımsıcak bir sevgi hikâyesi. Biraz sevgi hepimize iyi gelecek!
117.00 ₺ -
Uzaya Giden Tren
Benim Zürafam Uçabilir kitabının yazarından yine muhteşem bir macera! Hayallerinize giden bir trene binmeye hazır mısınız? Öğretmen, bu sefer de sınıfa bir tren hikâyesi yazma görevi verdi. Bu bir ekip çalışması olacaktı. Moni ve arkadaşları sıra dışı bir tren hikâyesi yazmak için heyecan dolu bir maceraya başladı. Bu tren Cumburlop Kasabası’na mı gidecekti yoksa Gergedanlar Köyü’ne mi? Hayır hayır! Treni raydan çıkarma zamanı gelmişti. Çünkü bu tren uzaya gidecekti! Peki ama nasıl? Kahramanlarımız, hikâye kurgulamanın inceliklerini ve yaratıcı yazarlık sırlarını paylaşacakları büyüleyici yolculuklarına bütün okuyucuları davet ediyor! Haydi, Dünyanın En Büyük Kitabını yazmaya sen de var mısın?
117.00 ₺ -
Nohut Adam
Orman halkı gür ve uzun saçlarıyla meşhur. Nohut Adam ise orman halkından çok farklı. Onun hiç saçı yok. Taş gibi göbeği, kısa kolları ve gözlüklerinin arkasına gizlenen masmavi gözleri var. Onu kendilerinden farklı görenlerden, aynalardan ve bir türlü barışamadığı görünümünden kaçıyor. Kendi tasarladığı ve kulaklarını dışarıda bırakmayacak şekilde kafasını örten şapkaların altına saklanıyor. Nohut, daha önce kimsenin görmediği güzellikte şapkalar tasarladığında orman halkı onu fark ediyor. Tabii o da kendi güzelliğini… Farklılıklara karşı saygının ve hoşgörünün önemini vurgulayan Nohut Adam, “zorbalık” kavramı üzerine düşündüren kalpleri ısıtan bir hikâye…
117.00 ₺ -
Benim Zürafam Uçabilir
Herkes zürafa resmi çizebilir. Siz de çizebilirsiniz! Moni, resim derslerini çok severdi. İlginç şekiller çizmeye ve renklerle oynamaya bayılırdı. Fakat bir gün tuhaf bir şey oldu. Moni resim çizemedi. Hem de zürafa resmini… Öğretmeni, Moni’yi hayal ettiği her zürafayı çizebileceği konusunda cesaretlendirmeye çalışsa da o ikna olmuyordu. Ancak öğretmeninin pes etmeye niyeti yoktu. Tabii Moni’nin de… Peki Moni, zürafa resmi çizebildi mi? Hayal etmenin, kendine inanmanın, azim ve cesaretin önemini vurgulayan “Benim Zürafam Uçabilir”, kendini keşfetmek ve özgürce hayal etmek isteyen herkesi büyüleyici dünyasına ortak olmaya davet ediyor.
117.00 ₺ -
Levent Top Oynuyor - Levent İlk Okuma Kitaplarım 1
Levent Dizisi, miniklerin zevkle okuyup dinleyebileceği; canlı renkleri ve gerçeğe yakın kurgusuyla kendilerini kolayca içinde bulabilecekleri maceralardan oluşuyor. Çocuğunuzun görsel ve bilişsel zekâsını destekleyen bu kitapları, minikler çok sevecekler… Derya Keskinpalta Pedagojik Danışman
39.00 ₺ -
Rızık Bolluğu ve Zenginlik İçin Okunacaklar 1.Cilt
Şu bilinsin ki; yaşadığımız günlerde (2022 yılı) maddî kriz haddini aşmıştır. Çünkü Allâh-u Te'âlâ insanların mâneviyâta, cemâatle namaza ve haramlardan sakınmaya önem vermemesinin peşin azâbını âhiretten önce dünyâda kendilerine tattırmayı murâd etmiştir. Ayrıca Müslümanların birçoğu gece-gündüz saatlerinde, özellikle sabah-akşam vakitlerinde duâ ve zikri tamâmen terk etmiş, filimlerle, dizilerle vakit geçirir hâle gelmiş, bu yüzden de Allâh-u Te'âlâ bereketlerini mahvetmiştir. Zâten Allâh-u Te'âlâ maddî-mânevî tüm bereketleri îmân ve takvâya bağlamış, aksi takdirde kulları her anlamda kıtlıklarla ve bereketsizliklerle cezâlandıracağını açıklamıştır. arifankitapevi.com Artık bize düşen vazîfe; Ehl-i Sünnet ulemâsının görüşleri üzere îtikâdı tashîhden (inancımızı düzelttikten) sonra, fıkıh ulemâsının beyanları vechile; emirleri tutup yasaklardan sakınmak sûretiyle takvâya riâyet etmektir. Zâten bunlar yapıldığında rızık, bolluk ve bereket kendiliğinden gelecektir. Ayrıca fakirlikten kurtulup zenginliğe nâil olmak istiyorsak Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz'in öğrettiği, sahâbe-i kirâm hazarâtının naklettiği ve değerli meşâyihımızın vasiyet ettiği duâlardan özellikle bu kitapta zikredilenlerle amel etmeliyiz ve bu duâları sabah-akşam saatlerinde ve sâir vakitlerde okumalıyız ki ancak böylece iki cihanda da fakirlikten kurtulup maddî ve mânevî anlamda zenginliğe kavuşarak dünyâ ve âhiret saâdetine nâil olabiliriz. arifankitapevi.com Şu bilinsin ki; maddî anlamda sıkıntısı olanların mânevÎ olarak da huzur bulamadıkları, birçok kimsenin yuvasının bu yüzden dağıldığı ve maalesef bâzılarının bu nedenle intihâra kalkıştığı müşâhede edilmektedir. İşte biz bu konuda müstakil bir eser telif etmeyi bu nedenle önemsedik ve neşre çalıştığımız diğer kitaplarımız arasından öne aldık.arifankitapevi.com Artık îmân şartıyla, farzları yerine getirdikten sonra bu eserde zikredilen duâ ve zikirleri okuyan kimsenin iki cihanda fakir olması ve mahrûm kalması düşünülemez. Zîrâ bu kitapta nakledilenlerin birçoğu âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîflerden ibârettir. Allâh-u Te'âlâ cümlemizi bu eserde yazılan duâ ve zikirlerle amele muvaffak eyleyerek iki cihan zenginliğine kavuştursun. Amîn! Yâ Mücîbe's-sâilîn!
330.00 ₺ -
Peygamberliğin İspatı Haber Delili
Hz. Muhammed (s.a.v.) bir haberle geldi: “Cebrail benimle görüşüyor ve Allah’tan vahiy getiriyor.” dedi. Bu kitap bu “haber”in değerlendirmesini yapmaktadır. Kendine ait bir metodu olan bu eserde sadece deliller ortaya atıp bırakılmamaktadır. Bir gayrımüslimden gelebilecek muhtemel itirazlar kitap boyunca yazar tarafından kendisine yöneltilmiş ve cevaplandırılmıştır. Deyim yerindeyse “kapalı devre” bir nübüvvet ispatı yöntemi aktarılmıştır. Bu “haber kurgusu” dışında daha önce işaret edilmeyen bazı mucize iddiaları temellendirilmiştir. Yazar haber kaynağı olarak kullanacağı Kur’an’ın tahrif edilmediğini ispat etmektedir. Ayrıca İslam tarihi verilerinin güvenilirliğinin gayrımüslim bir okuyucuya anlatılmasının zor olması sebebiyle tarihî arka plan Müslüman olmayan yazarlardan nakillerle tasvir edilmiştir. Bu sayede gayrımüslimlerin sözleri ile Hz. Muhammed’in peygamberliği ispat edilmektedir.
490.00 ₺ -
-
-
Benim Güzel Başörtülerim
Hey merhaba! Küçük dünyama hoş geldin. Biliyor musun? Ben süslenmeyi çok severim. Saçlarıma her gün farklı farklı şekiller veririm. Gel sana odamdaki süslenme köşemi göstereyim. Şu kurdelelerimin, tokalarımın güzelliğine bak. Ah; hele birbirinden renkli başörtülerimi bir görsen! Ben de senin gibi küçük bir kızım. Ama onları da kullanmayı çoook seviyorum. Zaten annem; “İstediğin zaman bu örtülerden kullanabilirsin. Onlar senin güzel başörtülerin.” diyor. Onlar BENİM GÜZEL BAŞÖRTÜLERİM… *** Merve Gülcemal, "Benim Güzel Başörtülerim"de minikleri meraklı, heyecanlı ve cıvıl cıvıl bir kız çocuğunun dünyasına misafir ediyor. Anneler ile kızlarının kalbini bu sefer âdeta başörtüsüyle bağlıyor, birbirine sıkı sıkı tutunsunlar diye…
143.00 ₺ -
Geçmişimi Yaktım Geldim
Bu kitap, geçmişini yakıp da gelmiş bir gencin hikâyesi... Yolunu kaybetmiş, kafası sorularla dolu, söz dinlemez, asi bir gencin... Sayfaları çevirip okumaya başladığında bu hikâyenin hayat kadar gerçek olduğunu göreceksin... Kendini bir anda merak ve heyecan içinde bulacaksın. Öyle ki; her cümlesi bir kor gibi yüreğine düşecek. Duygu yüklü ve hayret verici olaylar seni alıp götürecek. Bu yaşanmış içli hikâyeyi okumaktan ziyade yaşayacaksın. Bu hisle kitap bitene kadar elinden bırakamayacaksın. Ve en sonunda da; “Böyle bir son olamaz!” diye çok şaşıracaksın. * * * Günlerce etkisinden çıkamayacağın bu kitapla yeni bir hayata var mısını
156.00 ₺ -
-
Kasasun Nebiyyin Arapça Türkçe Hikayeler
Alemlerin Rabbi olan Allah-u Teala’ya hamd-ü sena olsun. Salat ve Selam Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’in ve onun ehli beytinin üzerine olsun. Bu Peygamberler Hikayeleri, Merhum Seyyid Ebu’l Hasen En-Nedvi’nin kaleminden günümüze kadar büyük rağbet görmüştür. Özellikle bu eser Arapçaya hevesi olan her ibtida talebesinin, ibaresinin açılması için başvurduğu ilk hikâye kitabı haline gelmiştir. Bizde bu eseri büyüklerimizin affına sığınarak elimizden geldiği şekilde tercüme etmeye çalıştık. Tercüme ederken bu eserden istifade edecek kardeşlerimize kolaylık olması için Arapça ve Türkçe satırların karşılıklı olmasına özen gösterdik. Arapçada birçok kelimenin birden fazla manası olduğu için siyak sibak açısından en uygun kelimeleri seçmeye gayret ettik. Şüphesiz ki her beşer gibi bizim de gözümüzden kaçan bazı hatalarımız olmuştur. Bu konuda hoşgörünüzü istirham eder, Allah-u Teala’dan bütün Ümmeti Muhammed’e ilim ve hizmet yolunda muvaffakiyet dilerim. Ömer Koçak
210.00 ₺ -
Riyazüs Salihin Tercümesi Kelime Manalı 5.Cilt
Riyazüs Salihin Tercümesi Geniş İzahlı ve Kelime Manalı olarak hazırlanmıştır. Bu kitap, kutup yıldızı gibi insanlara gideceği yönü gösteren bir rehberdir. Ayet ve hadislerle Allah yolunu tarif eden bu kitaba uyanlar, Allah ve Resûlünün yolunda devam ederler. Riyâzü’s Sâlihîn, sâlihlerin bahçeleri demektir. Salihler, hakkıyla Allah’a kul ve resûlüne ümmet olarak yaşayan kimseler demektir. Bu güzide kitabı tercüme etmekle, sizlere sâlihlerin bahçelerine girmenin ve o güzel insanların amelleri gibi amel etmenin tarifini vermiş oluyoruz. Riyazüs Salihin'i kaleme alan zatın nasıl mübârek bir zat ve nasıl bir alim olduğunu ise önsözde görebilirsiniz.
420.00 ₺ -
Riyazüs Salihin Tercümesi Kelime Manalı 4.Cilt
Riyazüs Salihin Tercümesi Geniş İzahlı ve Kelime Manalı olarak hazırlanmıştır. Bu kitap, kutup yıldızı gibi insanlara gideceği yönü gösteren bir rehberdir. Ayet ve hadislerle Allah yolunu tarif eden bu kitaba uyanlar, Allah ve Resûlünün yolunda devam ederler. Riyâzü’s Sâlihîn, sâlihlerin bahçeleri demektir. Salihler, hakkıyla Allah’a kul ve resûlüne ümmet olarak yaşayan kimseler demektir. Bu güzide kitabı tercüme etmekle, sizlere sâlihlerin bahçelerine girmenin ve o güzel insanların amelleri gibi amel etmenin tarifini vermiş oluyoruz. Riyazüs Salihin'i kaleme alan zatın nasıl mübârek bir zat ve nasıl bir alim olduğunu ise önsözde görebilirsiniz.
420.00 ₺ -
-
Menkıbelerle İslam Meşhurları 4 Cilt
Menkıbelerle İslam Meşhurları 4 Cilt Takım Menkıbelerle İslam Meşhurlarını, diğer alışılmış ansiklopedilerden ayrı bir şekilde yazdık. Sadece ansiklopedik bilgi değil, isminden de anlaşılacağı üzere menkıbelerle süsledik. Her biri hayât düstûru olan kıymetli sözlerle bezedik. Mu’cize ve kerâmetlerle güzel kokusunu arttırdık. Bir boşluğu bununla kapatmış olduk. Çok kitaba mürâcât ettik. Çok çalıştık, çok yorulduk. Okuyup istifâde edenleri görmek, dinlenmemize yeter. Çünkü işsiz boş oturmak, dinlenmek değil, tembelliktir. Birkaç senedir bu eser üzerinde çalışıyoruz. Çok kitab okumak, cildlerle büyük eserleri taramak, tercîh yapmak, uslûb ve usûl hatâları yapmamak, hürmeti muhâfaza etmek ve mümkün mertebe memleketimiz, milletimiz hakkında söz etmek, fâide sağlamayan kişileri ayırmak, yüz seneden beri çok kitab yazıldığı için, tercîhi öncesi için kullanmak gibi dikkati gerektiren husûsları hep göz önünde bulundurduk. Başvurduğumuz kitablardan bir kısmının ismini örnek olması için, önsözden sonra alfabetik sıra ile yazdık. Arabca, Farsça, Osmanlıca ve Türkçe kitablardan terceme ettik. Şiirleri de imkân dâhilinde şiir olarak çevirdik. Kısaca Peygamberleri, Eshâb-ı kirâmı, âlimleri, velîleri, devlet adamlarını, kahramanları ve bunların güzel menkıbe ve sözlerini bildirmeye çalıştık. Bu arada akıl üstü bilgi ve inançları, akılla çözmeye kalkışıp sapıtanları, bilerek veya bilmeyerek dinin ahkâmına, milletin bütünlüğüne zarar verenleri, ibret-i âlem için az da olsa teşhîr eyledik. Îsâ aleyhisselâma: “Bu güzel ahlâkı nasıl edindin?” dediklerinde: “Kötülerin kötülüklerini görüp yapmamakla” cevâbını vermiştir. Eser, insan ve târihle iç içe olduğundan ibret ve örnek alınacak çok hâdise, rûh ve gönülleri okşayacak manâlı ve tesirli hal ve sözlerle doludur. Üç bin civârında meşhûrdan söz ettik. Kiminden uzun kiminden kısa. İslâm târihinde kendisinden söz edilecek meşhurlar değil iki üç bin, iki milyon da yazılsa yine bitmez. Azdan çoğa işâret vardır, bir damla su denizi hatırlatabilir düşüncesiyle bu kadarla yetindik. Cenab-ı Hak’tan, bu eseri, milletimize fâideli kılmasını duâ ederiz. Doğru ve iyiler Hak’tan, yanlış ve kusurlar bizdendir. 22 Temmuz 1982 1 Şevval 1402 Perşembe Süleyman Kuku [A. Faruk Meyan]
1750.00 ₺ -
Riyazüs Salihin Tercümesi Kelime Manalı 3.Cilt
Riyazüs Salihin Tercümesi Geniş İzahlı ve Kelime Manalı olarak hazırlanmıştır. Bu kitap, kutup yıldızı gibi insanlara gideceği yönü gösteren bir rehberdir. Ayet ve hadislerle Allah yolunu tarif eden bu kitaba uyanlar, Allah ve Resûlünün yolunda devam ederler. Riyâzü’s Sâlihîn, sâlihlerin bahçeleri demektir. Salihler, hakkıyla Allah’a kul ve resûlüne ümmet olarak yaşayan kimseler demektir. Bu güzide kitabı tercüme etmekle, sizlere sâlihlerin bahçelerine girmenin ve o güzel insanların amelleri gibi amel etmenin tarifini vermiş oluyoruz. Riyâzüs Sâlihîn’i kaleme alan zatın nasıl mübârek bir zat ve nasıl bir âlim olduğunu ise önsözde görebilirsiniz.
420.00 ₺ -
Hatıralarla Mahmud Efendi Hz Hayatı Ciltli
Dîn-i Mübîn-i İslâm’a hizmet için adanmış bir ömür... Mahmud Efendi Hazretleri’nin zorlu süreçlerde ve sıkıntılı zamanlarda ortaya koyduğu mücadele dolu hayatı... İlim ile tasavvufu, Şerîat-ı Garrâ'dan kıl kadar ayrılmadan cem ederek Türkiye başta olmak üzere İslam beldelerinde gönüllere taht kuran şahsiyeti ve hizmetleri... Horasan erenleri, Mâveraünnehir uleması ve Buhârâ meşâyıhının Anadolu’ya gelerek başlattıkları tasavvuf temelli hidayet ve irşad çığırını devam ettiren, Selçuklu ve Osmanlı ile devletleşen bu anlayışın en mükemmel mümessili... Derin ilmi, mükemmel ahlâkı ve takvası, harikulâde gayretiyle, zor ve tehlikeli şartlarda muvaffak kılındığı muazzam hizmetleriyle Asrının Müceddidi kabul edilen Mahmud (Ustaosmanoğlu) Efendi Hazretleri'nin hayatını; dostlarından, talebelerinden, ihvanından ve kendisi ile hukuku olan kişilerden imkan nispetinde söyleşiler yapılarak ihvân-ı kiramın istifadelerine arz edilen geniş anlatımlı bu nadide eseri dağlar misali rahmetlerin nüzulüne, bâhusus değerli ihvanımızın râbıtalarının kuvvetlenmesine, Ümmet-i Muhammed’in Allâh (Celle Celâlühü)ne karşı kulluk vazifelerini edâda kamil bir rehber, en-nihaye bütün insanlığa bir hidayet vesilesi olmasını Allâh-u Teâlâ’dan niyaz ederiz. BESMELE Allâh-u Teâlâ’ya sonsuz hamd-ü senâlar, Habibi Muhammed Mustafa’ya ve onun pâk olan âl-i ashabına salât-ü selamlar olsun. Mevlâmız (Celle Celalühü) Kur’ân-ı Kerîm’inde: AYET 1 “Ey îmân etmiş olan kimseler! Allâh’tan hakkıyla sakının ve sâdık kimselerle (bedenen ve rûhen, madden ve mânen) berâber olun.”1 buyurmuştur. Habibi Muhammed Mustafa (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz de Ebû Hureyre (Radıyallâhu Anh)dan rivâyet edilen bir hadîs-i şerîflerinde: AYET 2 “Şüphesiz Allâh, her yüzyılın başında bu ümmet için onların dînini (sonradan ortaya çıkan bidatlarden temizleyip sünneti ihyâ ederek) yenileyecek bir zâtı gönderir.”2 buyurarak, Rabbimizin Din-i Mübin-i İslâm’ın takviyesi için (kulları arasından hususi seçtiği) dostlarını Ümmet-i Muhammed’e ikram etmiştir. Âyet-i kerîme ve hadîs-i şerifler ışığında Rabbimizin bu asırda dinini tecdid için Ümmet-i Muhammed’e bahşettiği dostlarından birisi asrımızda yaşayan Mahmud Efendi Hazretleri’dir. Daha sonra Mahmud Efendi Hazretlerimizin mücâdele ile geçen hayatını; dostlarından, talebelerinden, ihvanından ve kendisi ile hukuku olan kişilerden imkânımız nisbetinde ulaşıp görüşebildiklerimizle mülâkat yapmaya çalıştık. Sonrasında orada konuşulanları kâğıda dökerek ihvân-ı kirâmın hizmetine sunmak için birkaç yıldır uğraş içerisindeydik. Hamdolsun ki bugün bu çalışmalarımız meyvesini verdi ve bu kıymetli eseri vücûda getirmeye Allâh-u Teâlâ’nın izniyle muvaffak olduk. Samimiyetle yaptığımız bu çalışma ve gayretlere rağmen bu eser de elbette ki noksandan hâlî değildir. Ama inanıyoruz ki Efendi Hazretlerimizin hayatı ve dostları ile geçen hatıralarını cemetmesi cihetinden eşsiz bir eser olacaktır. Mustafa İsmet Garibullah Büyük Şeyh Efendi Hazretleri’nin kıymetli eseri olan Risâle-i Kudsiyye’sindeki: ”Bulam dirsen garib bülbül o yârî, Bu aktab gülşeninde eyle zârî. Gönül ver bunlara feyz ola cârî, Bulur teslim olanlar Feyz-i Bârî. Hemân teslim olup Hakk’a gidelim, Cemâli bâ kemâle seyr idelim.” ”Ey garib bülbül (ey sâlik!) O yâri (Mevlâ’yı) bulayım diyorsan, istiyorsan. Bu kutupların (büyük velîlerin) gülşeninde (gül bahçesinde) öt. Bunlara râbıta et ki feyiz (sana doğru) akıcı ola. Bu zatlara teslim olanlar, gönül verenler Mevlâ’nın feyzini bulur. Hemen teslim olup Hakk’a gidelim, Cemâli bâ kemâle seyredelim.” 3 kıymetli beyitlerini ve tebe-i tâbiîn neslinden olan büyük hadîs âlimi Süfyân ibni Uyeyne (Radıyallâhu Anh)ın: AYET 3 “Sâlihler anıldığında rahmet(ler) yağar.”4 sözünü kıymetli okuyucularımıza ithâf ederken, bu eserin başta (ihvân) kardeşlerimizin (mânevî) râbıta (bağ)larının kuvvetlenmesine vesile olmasını, sonra da Ümmet-i Muhammed’in Allâh (Celle Celâlühü)ne kulluk vazifelerini edâda güzel bir rehber ve netice olarak bütün insanlığa bir hidayet vesilesi olmasını Allâh-u Teâlâ’dan niyaz ederim. 17 Cemâziyelevvel 1443 / 21 Aralık 2021 Ahıska Neşir Heyeti BESMELE TAKDİM Cenâb-ı Hak, Kur’ân-ı Kerîm’inde şöyle buyurmaktadır: TAKDİM 1 “Âgâh olun; şüphesiz Allâh’ın velileri ki, onlar üzerine hiçbir korku yoktur ve ancak onlar mahzun olmayacaklardır! O kimseler ki iman etmişlerdir ve hakkıyla sakınmakta bulunmuşlardır.”5 Ebû Hureyre (Radıyallâhu Anh)dan rivâyet edilen bir hadîs-i kudsîde Rasûlüllâh (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: TAKDİM 2 “Allâh-u Teâlâ buyuruyor ki: ‘Ben kulumun Bana olan zannı yanındayım (Bana nasıl itikat ederse öyle bulur). Kulum Beni andığı zaman Ben (mânen) onunla beraberim, o Beni nefsinde (içinde, gizlice) zikrederse, Ben de onu nefsimde (Zât’ımda) zikrederim. Eğer o Beni bir cemaat içinde zikrederse, Ben de onu onlardan daha hayırlı bir cemaat içinde anarım. Kulum Bana bir karış yaklaşırsa, Ben ona (mânen) bir arşın yaklaşırım. Kulum Bana bir arşın yaklaşırsa, Ben ona (mânen) bir kulaç yaklaşırım. Kulum Bana yürüyerek gelirse, Ben ona (mânen) koşarak gelirim.”6 Mevlâ Teâlâ, Hûd Sûresi’nin 120. âyet-i kerîmesinde şöyle buyurmaktadır: TAKDİM 3 “O peygamberlerin haberlerinden her birini, kendisiyle senin gönlüne (sabır ve) sebat vereceğimiz şeyleri böylece sana peş peşe anlatmaktayız. İşte bunda sana, o hak (ve hakikatleri ihtiva eden bilgiler), büyük bir vaaz(u nasihat), inananlar için de iyi bir öğüt gelmiştir.” Sâlih zatlardan birisi şöyle söylemiştir: “Yaşanmış hikâyelerin dinleyiciler üzerinde gerçekleşen tesiri, diğer yollarla gerçekleşen tesirden daha kâmil ve etkileyicidir. Bu sebeple yaşanmış hikâyeler ve kıssalar, Allâh’ın ordularından bir ordudur ki Allâh-u Teâlâ onlarla ârif olma yolundakilerin kalbini sabitleştirir, güçlendirir.” Âyet-i kerîmenin ifade ettiği “Büyük bir vaaz-u nasihat” olacağını ümit ettiğimiz ibret dolu kıssaların anlatıldığı bu eserin, şeriat ve tarikattaki noksanlarımızın ve kusurlarımızın telâfisine vesile olmasını Cenâb-ı Hak’tan niyâz ediyoruz. Üstâdımız Mahmud Efendi Hazretleri şöyle buyurmuştur: “Kâmil bir mürşidi bulduktan sonra iş tamam değil, bu defa da onu (hakkı ile) dinlemek lazım.” Mahmud Efendi Hazretleri’nin ilmî ve amelî fazîletleri ile bir ömür buyunca yaptığı hizmetleri, kendisini tanıyanlar nezdinde yakînen bilinmektedir. Bu hizmetlerin semereleri ise inkâr edilemez bir hakikat olarak gözler önündedir. Nitekim Mahmud Efendi Hazretleri, hafızlığını yaptığı altı yaşından itibaren cemaatle namazı hiç bırakmamış, farzlar, vacibler, sünnetler şöyle dursun, İslâm’ın en küçük bir edebini dahi terk etmeye razı olmamıştır. Günlük uykusu birkaç saati geçmeden bütün vakitlerini ilme, zikre ve tebliğe sarf eden Mahmud Efendi Hazretleri, binlerce hoca, on binlerce talebe yetiştirmiş ve milyonları Ehl-i Sünnet yolunda şuurlandırmaya muvaffak olmuştur. O, Horasan erenleri, Mâverâünnehir ulemâsı ve Buhârâ meşâyih-ı kirâmının Anadolu’ya gelerek başlattıkları tasavvuf temelli hidayet ve irşad yolunu devam ettirmiş, Selçuklu ve Osmanlı ile devletleşen bu anlayışın en mükemmel bir mümessili olmuştur. 2009 senesinde Şâm-ı Şerîf’i ziyareti sırasında kendisi şerefine ulemâ meclisi tertip edilmiştir. Bunun ardından 2010 yılında milyonlarca Müslüman’ın üyesi olduğu Hindistan Haydarâbâd Diyobend âlimleri heyeti tarafından, Muhammed Kasım en-Nânûtevî Hazretleri adına Mahmud Efendi Hazretleri’ne “İslâm’a Üstün Hizmet” ödülü takdim edilmiştir. 2011 senesinde ise, Kâbe-i Muazzama’nın tavaf alanını kaplayan elli bine yakın ihvânıyla büyük bir umre yapmıştı. İşte bu uluslararası organizasyonların görüntülerinin sosyal medya aracılığıyla dünyaya yayılmasının ardından İslâm âleminin kendisi hakkında bilgi edinme talebi artmıştır.7 Tarikata yeni intisab eden mürîdânın da oldukça ziyadeleşmesi ve hakkında yeterli bilgiye sahip olma imkânını her zaman bulamaması, Mahmud Efendi Hazretleri hakkında kâfi derecede malumat içeren bir eser hazırlanmasını elzem kılmıştır. Bu vesile ile bir an önce süratli bir çalışmaya giriştik ve ilk olarak;2010 senesinde Efendi Hazretlerimize takdim edilen “İslâm’a Üstün Hizmet Ödülü”nün öncesinde muhtasar bir eser hazırlamaya muvaffak kılındık. Daha sonraki süreçte ise bu çalışmayı biraz daha faydalı hale getirmeye gayret ederek, hem ilave bilgiler içeren, hem de görsel olarak eski günleri yâd eden bir eser hazırlamış, bu çalışmayı daha sonra Arapça diline de çevirerek hizmete sunmuştuk. Bu eser, muhtasar da olsa gerekli malumatı içermekte, halen yurt dışından gelen özellikle Arap ulemâsına hediye edilmektedir. Bununla beraber uluslararası camiada, Mahmud Efendi Hazretleri ile ilgili istenilen bilgiye sosyal medya üzerinden de ulaşılabilmesi için Türkçe, Arapça, İngilizce, Rusça, Almanca, İspanyolca, Özbekçe ve Kazakça dillerinde bir tanıtım sunumu hazırladık. Her ne kadar kemâlâtı ile kendini ispatlamış olan bu zâtı anlatmaya yeterli olmasa da, en azından kendisini tanımak isteyenlere hitap edeceğini ümit ettiğimiz daha geniş bir eser hazırlamak gerektiğini müşâhede ettik. Bu kıymetli zâtın uzun yıllar yanında bulunarak üzüntüsüne ve sevincine ortak olan; talebe, hoca, ihvan ve hizmet edenleri, ondan birçok hikmet, fazilet ve kerâmet gibi husûsiyetlerin zuhûruna şâhit olmuşlardı. Kıymetli, bir o kadar da imtihan dolu bu günleri, hayırla ve gözyaşı ile yâd eden hocalarımızı ve ihvânımızı sohbetlerde dinliyor veya muhtelif yerlerden okuyarak hasbelkader istifade ediyorduk. Efendi Hazretlerimizin hizmetkârları olarak, huzur ve hikmet dolu bu hayatın daha tertiplice nesilden nesile aktarılabilmesi için kapsamlı bir çalışma başlatarak çıktığımız uzun yolculuklar neticesinde ulaştığımız hocefendiler, ihvan ve sevenleri ile röportajlar yaptık. Bununla beraber daha eklenebilecek birçok malumatın olduğu kanaatindeyiz. Siz değerli okurlarımız veya tanıdıklarınızın elinde, bu esere yeni baskılarında katılabilecek malumat olabilir. Bunları bizimle paylaşmak sûreti ile bu eserin daha kapsamlı bir hale gelmesi noktasında sizler de bu kıymetli çalışmada katkı sahibi olabilirsiniz.8 Gâyemiz; sonraki nesillere, kaynağından sâfi bir şekilde hazırlanmış eser bırakabilmektir. Tâ ki onlar da bu kutlu kapının füyûzâtından istifade edebilsin ve bu yolda hevesleri daha da ziyade olsun. Tüm bunlarla beraber elinizdeki 2 ciltlik bu eser için “Efendi Hazretlerimizin hayatındaki her merhaleyi tek tek anlatıyor.” diyemeyiz. Nitekim daha eklenecek çok şeylerin olduğu bilinci ile çalışmalarımızı devam ettirmekte, henüz kendileri ile mülakat yapamadığımız hocaefendi ve ihvanımız ile görüşmelerimizi sürdürmekteyiz.
867.20 ₺ -
Eş Şemailün Nebeviyye Tercümetüş Şemail
Ben de sizin gibi bir beşerim ancak bana vahyolunur.” (Kehf, 18/110, Fussilet, 41/6) âyet-i kerîmesinin hükmünce husûle gelmiş olan “şemâil” türü, asırlar boyu Türk-İslam kültürü ve edebiyatı için en önemli kaynaklardan biri olagelmiştir. Peygamber Efendimizin (sav) daha ziyade beşerî özelliklerini, dünya hayatında vaz ve takip ettiği Sünnet-i Seniyye’yi bir örneklik teşkil edecek şekilde aktarmak üzerine gelişen bu türün en şümullü ve kâmil örneklerinden birini eş-Şemâilü’n Nebeviyye’siyle nesir yoluyla aktaran İmam Tirmizî Hazretlerinin bu eseri, son dönem Osmanlı paşalarından Mekteb-i Fünûn-ı Bahriye mirlivâsı, hem velûd bir Türk âlimi ve münevveri hem de Üveysî tarîk ile müridi olduğu İdrîs-i Muhtefî Hazretleri vasıtası ile sâdık bir sûfî olan Eyüp Sabri Paşa tarafından Tercümetü’ş Şemâil adı ile elli altı bâb hâlinde, hadîs-i şerîf izahları, şerhleri ve râvi silsilelerine ilaveten konuları destekleyen âyetler, beyitler ve manzumeler eşliğinde tercüme edilmiştir. Hüsâmeddin Nakşibendî Hazretlerinin aynı eserden yaptığı tercüme ve şerh çerçevesinde kaleme alınan bu tercümenin mukaddimesi Ahmed Midhat Efendi’nin neşrettiği “Tercümân-ı Hakîkat” gazetesinde bir tanıtım yazısı ile birlikte yayımlanmıştır: “Âsâr-ı nefîsesi ebnâ-yı zamân nezdinde bi-hakkın iştihârını mûcib olmuş bulunan Eyüp Sabri Bey birâderimiz şimdiye kadar kütübhâne-i İslâm’a yâdigâr buyurdukları âsâr-ı mergûbe ve mahsûbeye zamîme bu kere dahi Şemâ’il-i Şerîf’i tercüme buyurmuşlardır. (...) Eser-i celîl-i mezkûrun takdîr-i kıymeti yolunda buraca bizim temhîd-i mukaddimât etmekliğimiz hiç lüzûm görülememiştir. Muharrir-i mûmâ ileyhin kudret-i kalemiyyesi zâten kıymet-sencân-ı erbâb-ı ma‘ârif nezdinde takdîr olunmuş bulunduğu gibi te’lîfâtında ağlebiyyetle bir cihetin Zât-ı Şefâ‘at-Simât-ı Hazret-i Peygamberî’ye veyâhûd semt-i celîl-i Hicâz’a ta‘alluku olmak Eyüp Sabri Bey’in cümle-i hasâyısından olmasıyla şu şeref dahi âsâr-ı kalemiyyesine bir kat daha kıymet vermektedir. (...) İşbu Tercüme-i Şemâ’il-i Şerîfe dahi Aleyhi’s-Selâm Efendimiz hazretlerinin doğrudan doğruya ve Zât-ı Nübüvvet-Simât-ı Risâletpenâhîlerine ta‘alluku olduğundan şeref ü kudsiyet cihetiyle cümle âsârına tefevvuk dahi bu eser-i cedîdde teslîm olunacağına şübhe yoktur.” Tercümân-ı Hakîkat 29 Zilhicce 1296 (19 Aralık 1879), 446/3. Ketebe Yayınları olarak, Sultan II. Abdülhamid’in tahta çıkışının beşinci yıl dönümü münasebetiyle basılan bu değerli eseri, başta Kütüb-i Sitte olmak üzere kadim hadis ve sünnet kaynaklarına hemrâh olacağı düşüncesiyle tahkikli metni, geniş lügatçesi ve Hz. Peygamber’i (sav) meth ü senâ için kullanılan sıfatlar listesi ile sunmaktan iftihar ediyoruz.
475.30 ₺ -
İslami Yeniden Doğuşun Meseleleri
Bir halkın yükseliş ve düşüşünün sebepleri her zaman karmaşık ve çok yönlüdür. Bu sebeplerden sadece bir kısmı ölçülebilir niteliktedir ve bu şekilde analiz ve keşfe açıktır. Diğer nedenlerse insanların kalplerinde ve iradelerinde gizli olduğu için erişilemez ve izah edilemezler. Hayatını, İslamiyet’i bir hayat nizamı olarak kalplere nakşetmeye adamış büyük devlet adamı Aliya İzetbegoviç, İslami Yeniden Doğuşun Meseleleri’nde İslami uyanışımızdaki yanlışlara dikkat çekiyor. İslamiyet’in salt teolojik bir yaklaşımdan ibaret olmadığını, dini mesajlar vererek kutsallaştırıp sonrasında da putlaştırılamayacağını tarihi gerçeklerle ortaya koyuyor. İslam’ın dış dünyayı düzenleme ve değiştirme rolünün unutulup, geleneksel ve folklorik bir zaviyeden ele alınışıyla Müslüman toplumların barbarlarca nasıl kolay bir av haline geldiğini gösteriyor.
174.30 ₺ -
Risalei Halidiyye Tercümesi Ahıska
Mahmud Efendi Hazretlerimizin, zikri geçen konular ile alakalı feyizli beyânâtları, kelamları ve hikmetli kıssaları... Mevlânâ Muhammed Hâlid Ziyâuddin el-Bağdâdi en-Nakşibendî (Kuddise Sirruhu)nun “er-Risâletü’l-Hâlidiyye fî âdâbi’t-Tarîkati’n-Nakşibendiyye” adlı -aslı Arapça olan- bu eser, Mahmud Efendi Hazretlerimizin bu yolda okunması elzem olarak her daim mürîdânına tavsiye buyurduğu beş eserden biridir. Derslerinde ve sohbet meclislerinde bu kıymetli eseri okuyup okutan kardeşlerimize bir nebze katkıda bulunabilmek ümidi ile bazı çalışmalar yaptık. 1. Mümkün mertebe zikri geçen rivayetlere kaynak göstererek bazı konuların delillerini kısaca ele aldık. 2. Bir takım izaha muhtaç bazı konuları, Mektûbât-ı Rabbânî ve Risâle-i Kudsiyye'den istifade ederek dipnot ile açıklamaya çalıştık. Reşahât ve Nefahât kitaplarından da müfîd kıssaları ara ara konuların arasına serpiştirdik. 3. Özellikle Mahmud Efendi Hazretlerimizin, zikri geçen konular ile alakalı feyizli beyânâtını, kelamlarını ve hikmetli kıssalarını dercettik. Eserde geçen ilk ders (hazırlık dersi) ve Habs-i Nefes konusunu da, Mahmud Efendi Hazretlerimizin dilinden sunduk. Sonuna da hitâmu-hû misk kabilinden Silsile-i Şerife’yi zikrettik. Sa’y-u gayret bizden, muvaffâkiyet Allah-u Teâlâ’dandır.
265.20 ₺ -
Osmanlı Türkçesi Elifbası Matbu Hat
BAŞLANGIÇ SEVİYE Osmanlı Türkçesini matbû hat ile en kolay bir şekilde öğrenmeniz için hazırlanmış bu çalışma , Osmanlıca kurslarında, okul ve fakülte derslerinde ilk yardımcınız olacaktır. Üniversitelerin tarih, edebiyat, arşiv bölümleri ve Osmanlıca kursları için uygundur.
23.10 ₺ -
Alıştırmalarla Mecmuatun Nahiv
Mecmuatu'n-Nahiv, 2 ana bölümden oluşuyor. Birinci bölümde Avamil ikinci bölümde ise İzhar metinleri yeni dizgileriyle, çok yönlü alıştırma türleri ve Türkçe hap bilgilerle verildi. Kitapta yer alan alıştırma türleri: çoktan seçmeli, bulmaca, tercüme, boşluk doldurma, eşleştirme, soru-cevap. Eserde Arapça metinler için çeşitli boyutlarda Traditional Arabic, Türkçe metinlerde ise çeşitli boyutlarda DIN kullanıldı. İkinci renk olarak mavi tercih edildi, Arapça ifadeler ve zeminler bu renkte kullanıldı. Almalı mı? Öncelikle bu usülle eğitim yapan tüm kurumlara, metinlere alıştırma eklenmiş olması nedeniyle derslerde okutulması adına tavsiyemizdir. Tek başına hiç bilgisi olmayan bir kardeşimiz için, desteksiz olarak çalışmak uygun olmayacaktır. Danışabilecek bir hoca yahut destekleyici Türkçe izahlı bir kitap eşliğinde tek başına da çalışılabilir.
612.00 ₺