-
Ezkar Dua ve Zikirler 1-2
EZKÂR DUA VE ZİKİRLER 1-2 13. yüzyılın büyük sûfî âlimlerinden İmam Nevevî [rahmetullahi aleyh] tarafından kaleme alınan bu eser, uykuya yatarken, uykudan kalkarken, sabah-akşam, namazlardan sonra ve birbirini takip eden benzeri durumlarda ve zamanlarda Resûlullah’ın [sallallahu aleyhi vesellem] yapılmasını tavsiye ettiği zikir ve dualar hususunda önemli bilgiler veren değerli bir çalışmadır. Muhammed Danışman’ın tercüme ettiği ve başucu eser niteliğindeki "el-Ezkâr” Semerkand Yayınları’nda…
1008.00 ₺ -
Mutlu Yuva
MUTLU YUVA Mehmet Faik Bey, asıl adı Saâdet-i Aile olan bu kitabında aile kavramının toplumdaki önemini vurguluyor ve evlenecek kişilerin, evlilik yoluna girmeden önce doğru kararlar vermeleri, kendilerini bu değerler müesseseye hazır hissetmeleri gerektiğini belirtiyor. Yani aile konusunu sadece evlilikle değerlendirmeyip, evlenmeden önce fertlerin sorumluluk sahibi olmaları gerektiğini de vurguluyor. Eserde ailede sorumluluk rolünün en güçlü olduğu koca ve baba portrelerine de yer verilmesi ise ayrıca önemli.
94.50 ₺ -
Peygamberimiz ve Arkadaşlarının Hayatında Şaka
Allah Hz. Muhammed’i, tüm zamanları ve mekanları kuşatacak şekilde insanlığın önüne “mutlak rehber” olarak koymaktadır. Bu ise onun hayatının her bir yanını değerli kılmakta dolayısıyla öğrenilmelerini gerektirmektedir. Çünkü bu sayede Müslüman, peygamberini kendisine daha bilinçli bir şekilde örnek alabilecektir. İşte elinizdeki kitap, Allah Rasûlünün çok ele alınmamış bir yönünü bir başka ifa-deyle şakanın hayatında nasıl bir yer tuttuğunu sizlere sunmaktadır. Böylece Son Elçiyi daha iyi tanımamıza, daha fazla sevmemize ve daha içten örnek almamıza hizmet etmektedir.
91.00 ₺ -
Yaralı Mihrap Arzı Filistin 4
ARZ-I FiLİSTIN-4 Yetim Coğrafyanın "Yüzyıllık Hkayesi. Otuz yillik bir yetimliğin en acikli perdesi.. Küresel emperyalizmin besleyip büyüttüğü canavarin en iğrenç ve en küstah saldirisi. .. Kudüs'ün kalbi Aksa'nin en şanli direnişi. .. ihanetlere, hançerlemelere, kalleşliklere rağmen mihrabina el sürdürmeyisi... Serinin son kitabi olsa da asirlik bir destanin sonu değil... Sadece bir faslin kapanışı.. Bir dalganin kıyıya vurusu... Nesiller boyu deyam eden "Sonsuzluk Kervan"ndan bir kafilenin hikayesi... Mukaddes topraklarda kök salan kıyam ağacı meyve vermeyi bırakmaz... Mübarek dudaklar "Kiyamete dek Hakkı savunanlarin yolunun bu menzilden geçeceğini" işaret buyuruyor. Tıpkı o günden bugüne bu haykırış susmadığı gibi yarinlarda da susmayacak ... Sadece sapanı atanlar, sancaği tutanlar nöbet devredecek.. KIYAMOĞIU SANCAKTAR
330.00 ₺ -
Rivayet Tekniği Açısından Hadislerin Sayısı
Hadislerin sayıca artması etrafındaki tartışmalar, özellikle günümüzde bazı kesimlerde genel anlamda sünnete ve hadise karşı duyulan güvensizliğin de bir ifadesi olarak gündeme getirilirken, bu durumu normal karşılayan kesimlerde ise, sayıların özel bir ıstılaha göre söylendiği, bu konuda yapılacak yeni araştırmalarla şüphe ve tereddütlerin izale olacağı belirtilmektedir. Ancak bugüne kadar hadislerin artması ve sayısı konusunda, bir çalışma yapıldığı bilinmemektedir. Bu bakımdan, hadislerin artması ve sayısı konusu, günümüzde artık öncelikle ele alınıp izah edilmesi gereken bir konu hüviyeti taşımaktadır. Bu ihtiyaçtan hareketle yaptığımız bu mutevazı çalışmada, hadislerin tahrici ve sayımı konularında başta Buhârî, Müslim'in Sahîh'leri olmak üzere Kütüb-i Sitte ve ona ilave olarak Ahmed b. Hanbel'in Müsned'i, İmam Mâlik'in Muvatta'ı ve Dârimî'nin Sünen'i (Kütüb-i Tis‘a) esas alınmış, gerekli durumlarda diğer hadis kaynaklarına müracaat edilmiştir.
169.00 ₺ -
Hekatonla Son Tango
Hekatonkheires (Hekaton), Yunan mitolojisindeki titanlardan Gaia ile Uranüs’ün elli başlı, yüz kollu oğulları olan Kottos, Briareus ve Gyes’in bir temsilidir. Uranüs, Hekatonkheires’ten hem iğrenir hem de iktidarını ona kaptırmaktan korkar. Hâlbuki bu figür, çok başlı ve stabil olmayan yapısıyla hem katildir hem de maktuldür. “Son tango”nun Hekaton’u ise küresel çapta sürdürülen çeşitli propaganda ve eşik altı mesaj uygulamalarıyla “Aileyi İfsad Etme ve İnsanlığı Yeniden Yapılandırma Küresel Proje Savaşı”nın bir temsilidir. Günümüzün Web 2.0 ve yeni medya dünyasında kadim terbiye sisteminin çökertilmesi, kadın hakları adı altında bir “erkek kadın” figürü yaratılması, baba otoritesinin kasıtlı olarak yıktırılması, her türlü cinsel sapkınlığın eş zamanlı olarak arttırılması ve “toplumsal cinsiyet” adı altında kadın ve erkek farkının ortadan kaldırılması gibi beş ana cephede süren bu savaşa ulusal ve global anlamda, ayağı yere basan çözüm önerileriyle dur demenin vakti gelmiştir.
209.30 ₺ -
Din ve Cemiyet
“Dinimizin iki temel umdesi vardır. Biri iman, diğeri amel-i sâlihtir. İmansız amel nasıl hederse, amelsiz iman da meyvesiz bir ağaçtan ibarettir. Herkes, bu dünyada yaptığı işin karşılığını görecektir. Allah insanlardan bu dünyada mükâfat isteyene bu dünyada, âhiret sevabı isteyene orada, karşılığını verir.” Merhum muallim Mahir İz, bu kitapta İslâm’ın bütün zamanların fertleri ve cemiyetlerini dünya ve âhirette mutlu etmek için kendinde topladığı esasları nezih bir dille ortaya koyuyor. İslâm’ın bir cemiyet dini olduğunu ve Allah’ın insanlara buyurduğu vazifelerin en şahsi olanında bile, cemiyet hayatını düzenleyecek bir özellik bulunduğunu ortaya koyuyor. İmanın ve İslâm’ın şartları nedir; bunların bir Müslüman için gerekli kıldığı ahlâk nasıldır? Fikir, mal ve bedenle yapılacak ibadet ve davranışlar nelerdir? Dinimizin esasları, doğru ve günün şartlarına uygun olarak yapılıp, kişilere ve topluma faydalı olabilmesi için, nasıl anlaşılmalıdır? Din, insana ve cemiyete nasıl kazandırılır? Dindar insan nasıl olmalı; kendisine, ailesine ve içinde bulunduğu topluma karşı nasıl davranmalıdır? Din ve Cemiyet, bugünün sorularına cevap verirken insanların hâlini ve gönüllerin bin bir ahvâlini bilen, âlim, ârif ve kemâl sahibi, güngörmüş bir üstadın bilgi, duyuş ve görüşlerini bizlere aktarıyor.
230.30 ₺ -
Tuhfetüs Seniye Arapça
Muhammed Muhyiddin Abdülhamîd’in, İbn Âcurrûm’un nahve dair olan el-Mukaddimetü’l-Âcurrûmiyye kitabı üzerine kaleme aldığı şerhtir. Eserin tam olarak ismi; et-Tuhfetü’s-Seniyye bi-Şerhi’l-Mukaddimeti’l-Âcurrûmiyye’dir. İbn Âcurrûm’un Mekke’de yazdığı el-Mukaddimetü’l-Âcurrûmiyye kitabı nahivle alakalı olup, içerisinde isim ve fiillerin tasrifleri, i‘rabı ve harflerin i‘rabı gibi konuları ihtiva etmektedir. Gerek İbn Âcurrûm’un eseri gerek Muhammed Muhyiddin Abdülhamîd’in et-Tuhfetü’s-Seniyye’si kolay öğretici yöntemi sayesinde İslâm dünyasında pek rağbet görmüştür.
318.00 ₺ -
İmamı Rabbani Hz Hidayet Öncüleri
İmâmı Rabbâni (rahmetullahi aleyh) davet metodunda, asla kimsenin huzurunda eğilmemiş ve kimseden de bir menfaat elde etmemiştir. Zenginlerin ve devlet adamlarının karşısında dimdik durmuş ve bir Müslüman şahsiyetin nasıl olması gerektiğini göstermiştir. Bu mücadelede her türlü sıkıntıya da göğsünü germiştir. İmâm-ı Rabbâni (rahmetullahi aleyh) Hazretlerinin bu onurlu duruşu, bir düşmanlıktan dolayı değil aksine Rabbinin emrini insanlara ulaştırmak ve herkesin kulluk yapmasına vesile olmak istemesindendir.
66.25 ₺ -
El Yazma Sohbetler 3. Cilt
(Silsile-i ‘aliyyemizin 9. halkasında sertâc-ı ‘urefâ olan) Yûsuf el-Hemedânî (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’ne “Bu devir geçer ve gerçek şeyhler âhirete göçerse selâmete ulaşmak için ne yapalım?” diye sorulduğunda o zât: “Her gün onların kelâmlarından sekiz verak (on altı sayfa) okuyun (ki onlardan feyizyâb olasınız). (Kişi) böyle yaptığı takdirde, bu sözler onun gönlünün yaşamasına sebep olur.” diye cevap vermiştir. (Ebû Ya‘kûb Yûsuf ibnü Eyyûb el-Hemedânî, Risâle der Seyr-i Sülûk, Millet Kütüphânesi, Ali Emîrî Farsça Yazmalar, rakam:1028, vr:13a) Hattâ bu söz Ferîdüddin Attâr (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’nin Tezkiretü’l-evliyâ’yı kaleme almasına vesîle olmuştur. (Ferîdüddîn ‘Attâr, Tezkiratü’l-evliyâ, Mukaddimetü’l-müellif, sh:24-25) Mâlûmunuz Yüce Mürşidimiz ve Üstâdımız Mahmûd Efendi Hazretleri’nin mûtâd olarak yapmış oldukları sohbetleri hanım hoca kardeşlerimiz doksanlı yıllarda yazarak cemetmişlerdi. Evvelâ (ilk olarak) bu mühim hizmeti gördüklerinden dolayı Ümmet-i Merhûme adına kendilerine teşekkürü bir borç addederiz. Sâniyen (ikinci olarak) şunu ifâde etmek isterim ki; gerek Efendi Hazretlerimizin süratli konuşması, gerek hanım kardeşlerimizin yazmaya yetişememesi, gerekse Efendi Hazretlerimizin telaffuz ettiği bâzı kelimeleri doğru anlayamamaları nedeniyle Sohbetler’in fotokopilerinde azîm hatâlar vâki olmuştur. Elbette ki bunda bir kasıt yoktur ama okuyan insanların yanlış anlaması kaçınılmaz olduğu için bunları düzenlemek de aynı şekilde zarûrî olmuştur. İşte bu sadette Ahıska Yayınevi bu işi üstlenip çalışmayı belli bir kıvâma getirdikten sonra neşre hazırlanmasını bu fakîr kardeşinize tevdî ettiler. Ben de şeyhimiz Mahmûd Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’nin “Ahmed! Benim adıma çıkacak hiçbir kitap sen görmeden basılmasın.” sözünü yerine getirmek üzere elimden geldiğince gayret ederek sizlere bu eseri arz etmiş bulunmaktayım. Ahmet Mahmut Ünlü (Cübbeli Ahmet Hoca)
445.20 ₺ -
Ulus mu Ümmet mi
Allah Rasûlü ﷺ, farklı ırklardan oluşan İslâm devlet yapısını tek bir merkezden yönetti. Sahâbe, tek devlet, yekpare ümmet yapısını esas alarak Hz. Ebû Bekir’e biat etti. Hz. Ali tek devlet, yekpare ümmet hakikatini korumak için mücadele etti. Emevi, Abbasi, Selçuklu ve Osmanlı’da da tek devlet,yekpare ümmet anlayışı esastı. Kavmiyetin değerleri, İslâm millet tasavvuruna galip olup tek devlet yapısı bozulunca işgaller Bilâd-ı İslâm’ı seller gibi istila etti. Osmanlı Devleti gidince-kavmiyetçilerin iddia ettiği gibi- Arap İmparatorluğu değil, İngiliz, Fransız sömürüsü geldi. Yeniden tek devlet, yekpare ümmet olabilmek için mücadele vermek, her mü’minin hem dini hem de tarihi vazifesidir. Bu noktada yapmamız gereken; İslâm ümmet yapısına yönelik bir tehdit algıladığımızda Muâz b. Cebel’in, sahâbenin yekpare hâlini parçalama iradesini izhar eden Kays b. Mutâtiyye’nin yakasına yapışması gibi ırklar üzerinden ayrışmaya çağıranların karşısında durmaktır. Osmanlı, İslâm’ın emrettiği tek devlet, yekpare ümmet yapısının son tezahürüydü. İslâm aynı asaletiyle baki olduğuna göre bu ümmetin bağrından yeniden tek devlet, yekpare ümmet yapısını esas alan cihan devleti zuhur edecektir. Allah Rasûlü’nün ﷺ hamurkârlığında İslâm ümmet yapısının nasıl kurulduğunu, tehditleri nasıl bertaraf ettiğini, nebevî ikazların gereği yapılmadığında nasıl dağıldığını ve tekrar nasıl yekpare olacağını anlatan bu eser, Müslümancayaşayabilmek için ittihattan başka çaremiz olmadığını da izaha taliptir.
147.00 ₺ -
Dijital Çağda Kaybolma
DİJİTAL ÇAĞDA KAYBOLMA MODERN ÇAĞDA MÜSLÜMAN GENÇ İÇİN ÇIKIŞ HARİTASI VE İSTİKAMET REHBERİ “BU ÇAĞDA MÜSLÜMANCA YAŞAMAK MÜMKÜN MÜ?” diyorsan, yalnız değilsin. Dijital çağın gürültüsü, sosyal medya algoritmaları, tek tık tuzakları, sanal kumar bağımlılığı, inanç soruları (deizm/ateizm), namaza başlayıp bırakma ve “tam kurtuldum” derken yeniden düşme… Bazen insan yönünü kaybediyor. İçindeki ses de durmadan şunu tekrar ediyor: “İnanıyorum ama yapamıyorum. Düştüm ama kalkamıyorum.” DİJİTAL ÇAĞDA KAYBOLMA, sadece “günah işleme” diyen bir nasihat metni değil. Modern çağın içinde kaybolan gence; iradeyi güçlendiren, sorulara yürürken cevap veren ve istikameti korumaya yardım eden pratik bir “çıkış haritası” sunar. Bu yol; düşmeni engelleyecek, düştüysen kaldıracak, yürürken sorularına cevap olacak ve seni istikamette tutacaktır. (1) DİJİTAL ÇAĞDA KAYBOLMAK NE DEMEK? “Kaybolmak” bazen büyük bir inkâr değildir; küçük kopuşların birikimidir. Düzenin dağılması, ibadetin aksaması, ekranın yönetmesi, çevrenin sürüklemesi, umudun azalması… Bu kitap, kaybolmayı romantikleştirmez; gerçekçi biçimde tanımlar ve geri dönüş için yol gösterir. (2) BU ÇAĞDA MÜSLÜMANCA YAŞAMAK MÜMKÜN MÜ? Bu çağın iki yalanı var: “Bu devirde olmaz.” “Sen artık düzeltemezsin.” Bu kitap, tam olarak bu iki yalana karşı yazıldı. Müslümanca yaşamak, “başka asırların işi” değil; doğru yöntemle, doğru çevreyle ve doğru planla bugün de mümkün. Burada hedef, bir anda kusursuz olmak değil; istikamet kazanmaktır: düşsen de kalkabileceğin, yürürken güçleneceğin, hayatını yeniden toparlayacağın bir yol. (3) NAMAZA BAŞLAYIP BIRAKIYORUM: NASIL DEVAM EDERİM? Birçok genç namaza başlıyor, sonra kopuyor. Çünkü namazı “yük” gibi taşıyor. Bu kitap, namazı bir görev listesi gibi değil; ruha ilaç gibi yeniden kurmaya odaklanır. Küçük ama sürdürülebilir adımlarla; motivasyon düştüğünde bile devam ettiren bir düzen kurmayı hedefler. “Yarım kaldım” utancıyla tamamen bırakma tuzağından çıkmak için net bir yol sunar. (4) GÜNAHLARDAN VAZGEÇEMİYORUM: TEKRAR DÜŞMEMEK İÇİN NE YAPMALI? Tövbe sadece “pişman oldum” demek değildir. Tövbe, yeni bir hayat kurma başlangıcıdır. Bu kitapta tövbe; temeli atmak, sonra o temelin üstüne karakter inşası yapmak demektir. Tekrar düşüşlerin yaygın sebepleri: Erteleme tuzağı: “Biraz daha düzeleyim, sonra başlarım.” Tetikleyici tuzağı: Bir görüntü, bir ortam, bir yalnızlık anı. Çevre tuzağı: Günahı normalleştiren arkadaşlıklar. Umutsuzluk tuzağı: “Çok tekrar ettim, benden olmaz.” Bu kitap; düşmeni engelleyecek, düştüysen kaldıracak. Sonra da esas işi yapacak: seni istikamette tutacak. (5) DİJİTAL BAĞIMLILIK, SOSYAL MEDYA VE SANAL KUMAR TUZAKLARI Dijital dünya, özellikle genç için bir “özgürlük alanı” gibi görünür ama çoğu zaman bir irade aşındırma düzenine dönüşür. Algoritmalar, merak, kaydırma döngüsü, gece yalnızlığı… derken insanın iç disiplini erir. Bu kitap “telefonu at” demiyor. Gerçekçi bir çizgiyle; dijital detoks mantığını, sınır koymayı, tetikleyici içeriklerden korunmayı ve “tek tık” tuzağına karşı zihinsel kalkan kurmayı anlatıyor. Ama sadece teknik önlemle yetinmiyor: iradeyi güçlendirecek manevi ve psikolojik adımları da inşa ediyor. (6) DEİZM/ATEİZM ŞÜPHELERİ VE İMAN SORULARI Modern çağ, soru üretiyor. Sorunun kendisi problem değil; soruyla baş başa kalıp yalnızlaşmak problem. Bu kitap, inanç sorularını bastırmadan; doğru zeminde ele almayı hedefler. Deizm/ateizm çıkmazlarına dair genç aklı yormayan, net ve yürürken anlaşılır bir yaklaşım sunar. Not: Bu kitap sadece “cevap” vermez; cevabı hayata bağlar. Çünkü iman, sadece zihin işi değil; aynı zamanda bir yaşam inşasıdır. (7) KADER VE İRADE: “BEN BÖYLEYİM DEĞİŞMEM” DÜŞÜNCESİ Kader konusu bazen “bahane” gibi kullanılır: “Ben böyleyim, kaderim bu.” Bu kitap kaderi inkâr ettirmez; kaderi doğru anlayıp iradeyi ayağa kaldırır. Çünkü çoğu zaman sorun kader değil; umutsuzluktur. Umut yeniden kurulduğunda, irade de yeniden ayağa kalkar. (8) BU KİTAP KİMLER İÇİN? “Bu çağda Müslümanca yaşamak imkansız” diye umudu kırılanlar Namaza başlayıp bırakma döngüsüne sıkışanlar Günahlardan çıkıp tekrar düşmekten yorulanlar Dijital bağımlılık, sosyal medya ve sanal kumar gibi tuzaklarla boğuşanlar Deizm/ateizm sorularıyla zihni yorulanlar “İnanıyorum ama yapamıyorum” diyenler “Nereden başlayacağımı bilmiyorum” diye bocalayanlar (9) BU KİTAP SENİN İÇİN NE İFADE EDİYOR? Bu eser niyetine göre bir araca dönüşür: Kendin için bir pusula: Tövbe, irade eğitimi, dijital detoks ve namaz bilinciyle hayatını yeniden inşa etmen için yol gösterir. Sevdiğin biri için bir yol arkadaşı: Manevi olarak desteğe ihtiyacı olan bir dostuna hediye ederek “Gel, birlikte toparlanalım” diyebilirsin. Sözün bittiği yerde bir vesile: Yanlış yolda olduğunu düşündüğün ama kırmadan nasıl söyleyeceğini bilemediğin bir yakınına; bu kitap incitmeden anlatan bir vesile olabilir. YAZAR HAKKINDA (KISA) Nurullah Okur; İlahiyat Fakültesi mezunu, DİB’e bağlı uzman imam-hatip ve DİB bünyesinde gençlik çalışmaları saha koordinatörüdür. Gençlerle sahada yürüttüğü çalışmaların merkezinde “Bu çağda Müslümanca yaşamak mümkün mü?” sorusu vardır. Sosyal medya içerikleriyle dinin sahih, samimi ve yaşanılabilir yüzünü geniş kitlelere ulaştırmayı amaçlar. SIK SORULAN SORULAR S: Bu kitap sadece tövbe kitabı mı? C: Hayır. Tövbe başlangıçtır; kitap asıl olarak istikameti kurmayı ve modern çağda kaybolmadan yürümeyi hedefler. S: Dil ağır mı? C: Sade, net ve pratik bir dille yazılmıştır. S: Kısa sürede sonuç verir mi? C: Amaç “anlık gaz” değil; sürdürülebilir dönüşüm ve istikamet kazandırmaktır. KAPANIŞ Dijital çağda kaybolduğunu hissediyorsan… Bismillah de ve kapağı aç.
140.00 ₺ -
-
-
-
-
-
-
-
-
Sahabe Hikayeleri 1.Kitap
Peygamberimizin (s.a.v.) arkadaşları bir yıldız gibi yolumuzu aydınlatıp bize rehber oluyor. Bu kitapta; Hz. Hatice’den vefalı olmayı, Hz. Ebubekir’den hasta ziyaretini,Hz. Ali’den ilim sevgisini öğreneceğiz.
65.00 ₺ -
-
Kuranın Anlattığı Tarih 2
ANLATAN, ANLATTIĞI HER ŞEYİN ŞAHİDİ” KUR’ÂN’IN TARİHÎ ANLATIMLARI ARKEOLOJİ İLE BİRLİKTE OKUNURSA Hem tarihçi hem de deneyimli bir tur rehberi olan Talha Uğurluel, Kur’ân’ın Anlattığı Tarih serisinin ikinci kitabında bu kez Hz. İbrahim’in izini sürüyor. Arkeoloji, sanat tarihi, dinler tarihi ve klasik tarihçilik disiplinlerini Kur’ân perspektifiyle buluşturan yazar, okuyucusunu 4000 yıl önce yaşamış, “Peygamberlerin Babası” ünvanlı büyük bir ismin izini sürmeye davet ediyor. Soluksuz izleyeceğiniz bu yolculukta, İlk Çağ toplumlarının akılalmaz inançlarından, Nemrut’un gerçek kimliğine, Moğolların yasaklı şehirlerinin sırlarından, toprak altından yeni çıkarılmış bulguların ışığında şaşırtıcı Peygamber izlerine birçok şeyi ilk kez duyacaksınız. Bu kitapta sadece tarihî bilgi değil, aynı zamanda sorularla dolu bir keşif duygusu da sizi bekliyor: ????Binlerce mağara mezarla çevrili şehir gerçekten Hz. İbrahim’in doğduğu yer olabilir mi? ????Hz. İbrahim’i ateşe atan Nemrut, tarih sahnesinde kimdi? ????Yeryüzünün son kadim Putperestlik Merkezi, Paganizm, gök cisimlerine ve balıklara tapan halklar…Sabiiler ve Harraniler. Tam olarak neye inanıyorlardı? ????Son kazılar ışığında Hz. İbrahim’in Basra Ur’da doğdu tezi nasıl çöktü? Harran’daki evi nasıl tespit edildi? ????Moğolların 800 sene önce susturduğu ve yasaklı şehir ilan ettiği Harran, artık konuşmaya başladı ve bakın bize neler anlattı? Uğurluel, “Ben Batıp Kaybolanları Sevmem” sözünün sahibi Hz. İbrahim’e dair tarihin karanlıkta kalmış köşelerini aydınlatıyor. Urfa’daki kaleler, kazılar, Nemrut’un bıraktığı izler ve Hz. İbrahim’in risâlet davasını adım adım gözler önüne seriyor. Kur’ân’ın Anlattığı Tarih serisinin bu ikinci cildi, sizi adeta geçmişe götürerek anlatılan her sahneyi yerinde görme arzusu uyandırıyor. Kitabı bitirdiğinizde, Urfa sokaklarında yürümek, Harran’da bütün kazı alanlarını incelemek, şehri çeviren bütün mağaralara girip çıkmak ve taşlara kazınmış izleri bizzat yerinde görmek isteyeceksiniz.
304.50 ₺ -
El Yazma Sohbetler 4. Cilt
El Yazma Sohbetler 4. Cilt - Takriz Cübbeli Ahmet Hoca (Silsile-i ‘aliyyemizin 9. halkasında sertâc-ı ‘urefâ olan) Yûsuf el-Hemedânî (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’ne “Bu devir geçer ve gerçek şeyhler âhirete göçerse selâmete ulaşmak için ne yapalım?” diye sorulduğunda o zât: “Her gün onların kelâmlarından sekiz verak (on altı sayfa) okuyun (ki onlardan feyizyâb olasınız). (Kişi) böyle yaptığı takdirde, bu sözler onun gönlünün yaşamasına sebep olur.” diye cevap vermiştir. (Ebû Ya‘kûb Yûsuf ibnü Eyyûb el-Hemedânî, Risâle der Seyr-i Sülûk, Millet Kütüphânesi, Ali Emîrî Farsça Yazmalar, rakam:1028, vr:13a) Hattâ bu söz Ferîdüddin Attâr (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’nin Tezkiretü’l-evliyâ’yı kaleme almasına vesîle olmuştur. (Ferîdüddîn ‘Attâr, Tezkiratü’l-evliyâ, Mukaddimetü’l-müellif, sh:24-25) Mâlûmunuz Yüce Mürşidimiz ve Üstâdımız Mahmûd Efendi Hazretleri’nin mûtâd olarak yapmış oldukları sohbetleri hanım hoca kardeşlerimiz doksanlı yıllarda yazarak cemetmişlerdi. Evvelâ (ilk olarak) bu mühim hizmeti gördüklerinden dolayı Ümmet-i Merhûme adına kendilerine teşekkürü bir borç addederiz. Sâniyen (ikinci olarak) şunu ifâde etmek isterim ki; gerek Efendi Hazretlerimizin süratli konuşması, gerek hanım kardeşlerimizin yazmaya yetişememesi, gerekse Efendi Hazretlerimizin telaffuz ettiği bâzı kelimeleri doğru anlayamamaları nedeniyle Sohbetler’in fotokopilerinde azîm hatâlar vâki olmuştur. Elbette ki bunda bir kasıt yoktur ama okuyan insanların yanlış anlaması kaçınılmaz olduğu için bunları düzenlemek de aynı şekilde zarûrî olmuştur. İşte bu sadette Ahıska Yayınevi bu işi üstlenip çalışmayı belli bir kıvâma getirdikten sonra neşre hazırlanmasını bu fakîr kardeşinize tevdî ettiler. Ben de şeyhimiz Mahmûd Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’nin “Ahmed! Benim adıma çıkacak hiçbir kitap sen görmeden basılmasın.” sözünü yerine getirmek üzere elimden geldiğince gayret ederek sizlere bu eseri arz etmiş bulunmaktayım. Ahmet Mahmut Ünlü (Cübbeli Ahmet Hoca)
445.20 ₺ -
-
Reydetül-Esrar: Hz. Alinin Yüz Sözü ve Şerhleri
"Musibet anında sızlanmak, mihneti artırır.", "Kalp zorlandığında kör olur.", "Azgınlıkla zafere ulaşılamaz.", "İntikamla liderlik olmaz.", "Yalancı için mürüvvet yoktur." gibi "Gayb perdesi açılsa yakini, marifeti ziyadeleşmeyecek" kadar kavi bir iman ve itikada sahip Haydar-ı Kerrar ve Damad-ı Nebî Hz. Ali'ye isnat edilen yüz adet özlü söz ve bunların yorumlarını içeren bu güzide eseri; Osmanlı Halvetîliğinin meşhur ismi Cemâl-i Halvetî, Sultan II. Bayezıd'a hediye eylemiştir ve Reydetü’l-Esr’âr ismindeki bu nadide yazma nüsha sadece Süleymaniye Kütüphanesi, Ayasofya tasnifinde bulunmaktadır. Fakirullah Yıldız, Ömer Çınar ve Taibe Kıvanç, bu yegâne Arapça nüshayı Türkçeye çevirerek kültür ve irfan tarihimize çok kıymetli bir katkıda bulundular. Sufi Kitap da bu değerli projeyi hayata geçirmek suretiyle, her biri inci, mercan kıymetinde sözleri kendine has üslup ve yorumla yazıya aktaran âriflerin rehberi Cemâl-i Halvetî koleksiyonunun ikinci kitabını neşretmenin sevincini yaşıyor.
189.80 ₺ -