-
-
Mizahlı Arapça
İbrahim Oruç'un kaleminden, Mizahi yaklaşım ve akılda kalıcı örneklerle Arapça dilbilgisi özeti. Nedir Bu Nasara Zeydun Amran? Arapçada “Nasara Zeydun Amran” diye bir söz vardır ve anlamı, ‘’Seven sevdiğiyle güzelleşir’’ şeklinde çok naif değil mi?’’ sorusuyla sosyal medyada dolaşıma sokulan bir cümle olmuştur. Bu cümle, kısa sürede birçok kullanıcı tarafından paylaşılmıştır. Bunun ardından kimileri bunu, ‘’Seven sevdiğiyle güzelleşir’’ şekliyle doğru sanarak paylaşmış, kimileri de doğru çevirisinin bu olmadığını söylemiştir. Bizler de bunun üzerine “Nasara Zeydun Amran”, “Seven Sevdiğiyle Güzelleşir” değil, “Zeyd, Amr’a yardım etti” demektir’’ şeklinde kaşe yaptırarak doğrusuna temas etmeye çalıştık. :) Bütün bunların yanında halbuki; • Seven sevdiğine yardım ederek ikisi de güzelleşir. • Seven zaten sevdiğine ve diğer kimselere yardım ederek güzelliği egemen kılabilir. • Seven, sevdiğine sevdiği için yardım ederek güzelleşmeyi hedef haline getirmeyi hayatında temel ölçü olarak kabul etmiştir. • Sevgiyle güzelleşmeyen insan yoktur, ola ki böylesine denk gelirseniz ona “Nasara Zeydun Amran” hikayesini anlatın, o da güzelleşecektir.
208.00 ₺ -
-
-
Ruhul Beyan Tefsirindeki Tüm Kıssalar ve Hisseleri
Osmanlı tefsir geleneğinin zirvesi olan İsmail Hakkı Bursevî Hazretlerinin Rûhu’l-Beyân’ı, asırlardır minberlerden kalplere akan manevi bir nefestir. Bursa Ulucami’nin kubbesinde yankılanan vaazlarla ilmek ilmek dokunan; zahir ile batını, şeriat ile hakikati tek potada eriten bu muazzam külliyat, yirmi üç yıllık sarsılmaz bir adanmışlığın meyvesidir. Elinizdeki bu eser; ciltler dolusu o devasa tefsirin satır aralarına nakşedilmiş olan istisnasız tüm kıssaları, ibretlik menkıbeleri ve bu anlatıların ardındaki derunî hisseleri eksiksiz olarak bir araya getiren anıtsal bir ilk çalışmadır. Müfessir Bursevî; Kur’ân âyetlerini şerh ederken Hz. Mevlânâ’nın Mesnevî’sinden, Sâdî-i Şîrâzî’nin Bostân ve Gülistân’ından süzülen irfanı, salt tarihi bir bilgi olarak aktarmaz. O, her kıssayı insan ruhunu tedavi eden manevi bir reçeteye dönüştürür. Çünkü bu mecliste aslolan hikâyenin zahiri değil, kalbe üflenen sarsıcı ilahi mesajdır. Yüzyıllardır vaizlerin, mürşitlerin ve ilim erbabının başucu kaynağı olan bu eşsiz tefsirdeki tüm hikmetli kıssalar, orijinal Arapça metnine tam sadakatle ve Türkçedeki en duru, en akıcı üslupla yeniden hayat bulmuştur. Ciltler arasına serpiştirilmiş bu manevi miras, her yaştan okuyucunun ruhuna dokunacak bir mev‘ize neşvesiyle, müstakil bir kütüphane-i irfan olarak sunulmuştur. Ruhunu hikmetle doyurmak, sahih Osmanlı irfanıyla tanışmak ve her bir kıssada kendi payına düşen hisseyi bulmak isteyen herkes için bu eser; nesiller boyu aktarılacak zamansız bir başucu kitabıdır. Gayret bizden, tevfîk Allah’tandır.
238.00 ₺ -
Herkes O’nu s.a.v. Anlatıyor 2
Gözlerinizi kapatın ve zamanın, çölde savrulan kum taneleri gibi geriye akmasına izin verin. Tarih bin beş yüz yıl önceye gitsin, takvim Asr-ı Saadet’i göstersin, gözlerimiz Hane-i Saadet’e çevrilsin. Güzel Peygamberimizin hatıraları, kızlarının dilinden yüreğimize değsin. Bu kitap; kızları Zeyneb, Rukiyye, Ümmü Gülsüm ve Fatıma’nın dilinden Hz. Muhammed’i (s.a.v.) anlatıyor. Saatler geriye dönüyor, tarih yeniden canlanıyor ve... “Kızları O’nu (s.a.v.) Anlatıyor” “Babacığım beni kucağına almış, herkesin huzurunda ‘babasının süsü’ anlamına gelen ismimi koymuş: Zeyneb…” Muhabbetle babacığını anlatan kızı Hazreti Zeyneb... “Babacığımla anneciğim çok iyi geçinen, birbirlerini sevgileriyle besleyen, aşklarını ve muhabbetlerini hep taze tutan bir karı-kocaydı. Gözleri birbirine değdiğinde anlardım onu; böyle bir sevda hiçbir zaman diliminde yaşanmamıştır derdim kendi kendime.” Ailesindeki muhabbeti aşkla anlatan Hazreti Rukiyye... “Babacığımı o güne kadar hiç böyle üzgün görmemiştim; onca sıkıntıya uğramış, onca eziyete maruz kalmıştı ama bu acı O’na hepsini unutturmuş gibiydi. Hatice’si yoktu artık.” Babasıyla hatıralarını anbean anlatan Hazreti Ümmü Gülsüm... “Ben Fatıma. Nam-ı diğer ‘Ümmü Ebîha’, yani ‘babasının annesi’. Böyle derlerdi bana. Babacığıma olan aşırı düşkünlüğümden, ilgimden ve sevgimden dolayı bu künyeyi vermişlerdi.” Yaşadığı anıları ilmek ilmek satırlara dokuyan Hazreti Fatıma...
180.00 ₺ -
Riyazüs Salihin Tercümesi Karton Kapak
Elinizdeki bu kitap, kutup yıldızı gibi insanlara gideceği yönü gösteren bir rehberdir. Âyet ve hadislerle Allah yolunu tarif eden bu kitaba uyanlar, Allah ve Resûlünün yolunda devam ederler. Riyâzü’s Sâlihîn, sâlihlerin bahçeleri demektir. Sâlihler, hakkıyla Allah’a kul ve resûlüne ümmet olarak yaşayan kimseler demektir. Bu güzide kitabı tercüme etmekle, sizlere sâlihlerin bahçelerine girmenin ve o güzel insanların amelleri gibi amel etmenin tarifini vermiş oluyoruz. Riyâzüs Sâlihîn’i kaleme alan zatın nasıl mübârek bir zat ve nasıl bir âlim olduğunu ise önsözde görebilirsiniz.
175.00 ₺ -
El Edebül Müfred Arapça
Edebül Müfred Muhaddislerin emiri İmam Buharinin kaleme aldığı bu kıymetli eser, görgü kuralları ve ahlâkın iyileştirilmesi ile ilgili 644 bab’tan oluşan 1322 hadis içerir. Kitap müellife atfedilen sıhhati çok muteber 2 mahtutadan mukâbele edilmiş ve İmam Buhâriye atfedilmeyen, çarpıtılan, değiştirilen ifadeler ise düzeltilmiştir. Eser, Müessese Risaletü Nâşirun yayınevinin Sâhihi Buhari, Sâhihi Müslim, ve diğer hadis külliyatını hazırlayan meşhur muhaddis İmad Tayyar’ın emeği ve kıymetli tâlikleriyle tahkik edilmiştir. Hadislerin râvi zinciri ve metinleri, detay ve numaraları eksiksiz olarak kitapta yer almıştır. Ayetlerin ve hadislerin tahriçleri yapılıp, garip kelimeler sözlüklerden ve hadis açıklamalarından yola çıkılarak izah edilmiştir. Dipnotlarda, eserin üzerine yazılan çok kıymetli şerh ve haşiyelerden alıntılar eklenerek zenginleştirilmiştir. Tahkik menheci olarak ise Kütübü Sittenin tertibi izlenmiştir. Eserde Esbâbı vürud’a yer verilmiş, sâir akademik incelemeler yapılmış ve birçok ilmi anektod dipnotlara eklenmiştir. Tasarım olarak ise hadislerin râviileri ve kuvvetli hadisler koyu siyahla vurgulanmış ve benzeri birçok mizanpaj inceliği okuyucuya akıcılık sağlayacak şekilde hazırlanmıştır. https://www.kitapkalbi.com/edebul-mufred-arapca
455.00 ₺ -
Kuranı Mecid Ve Tefsirli Meali Alisi Arapça 2 Cilt Takım
Kuranı Mecid Ve Tefsirli Meali Alisi Arapça 2 Cilt Takım Ehl-i sünnet’in ve sahih tasavvuf’un kalesi Mahmud Efendi Hazretleri’nin (Kuddise Sirruhu) türkçe olarak kaleme almış olduğu, adeta bütün Kur’an ı kerim tefsirlerinin bir özeti mahiyetinde olan ilim yüklü muhteşem eseri; “Kurân-ı Mecîd ve Tefsirli Meâl-i Âlîsi” Mederese talebelerimize yeni bir neşve vermesi ve genel anlamda Arap halklarının da faydalanması için Arapça tercemesi ile Ahıska Yayınevinde… Müceddid Mahmut Efendi Vakfı ve Ahıska Yayınevi olarak; Zamanının ender büyüklerinden, davet ve irşad’ın önderlerinden olan büyük bir zatın, zamanın gereksinimlerini de dikkate alarak hazırlanmış bulunduğu bu kıymetli eserinin dünya dillerine çevirilerek bütün insanlığın istifadesine sunulması noktasında kararlıyız. Bu minvalde Rusça çevirisini basmış ve Kazakça çevirisini de basıma hazırlamış bulunuyoruz. Ayrıca; Özbekçe, Kırgızca ve Azerice çevirileri de hazırlık aşamasında bulunmaktadır. Büyüğümüz Mahmud Efendi Hazretleri’nin (Kuddise Sirruhu) Kur’an ı kerim ve Sünnet-i seniyye esasları üzerine temellendirdiği ve İlim, Amel, İhlas sacayağı üzerine inşa ettiği büyük hizmetleri ile o’nun ilmî ve fikrî eserlerini, İslam âlemine ulaştırmak için kararlılıkla ve olanca gücümüzle çalışmalarımıza devam etmekteyiz. Gayret bizden, muvaffakiyet Rabbimiz’dendir.
736.00 ₺ -
Hanımlara Mahsus Haller Rabia Kesgin
Yüce Allah (Celle Celâlühû) insanlık âlemini karanlıklardan aydınlığa çıkarmak; dünya ve ahiret huzurunun temini için İslam Dini’ni yeryüzüne hakim kılmıştır. Allah’a (Celle Celâlühû) kulluk için yaratılan insan başıboş bırakılmamıştır. Nerede insan var ise orada din vardır. Dinimiz İslam’dır. İslam Dini bütün insanlığın tabi olmakla mükellef olduğu tek dindir. İslam’a teslim olmuş kimse Müslüman adını alır. Müslüman, İslam’la bütünleşmiş olan kimsedir. Müslüman, dinin kurallarını tüm zaman ve şartlarda korumak ve yaşamak zorundadır ki; ibadetleri doğru, hayatı dengeli ve huzurlu geçsin, Cenâb-ı Allah’ın (Celle Celâlühû) rızasını kazansın. Müslümanın ameli salih, güzel ahlâk sahibi olması ve bütün hallerinde İslam ahkâmı sınırları içinde hareket edebilmesi, bunun için de ilim alması gerekmektedir. Din ve ilim, insan vücudundaki ruh ve cisim gibi birbirlerini tamamlar. Din olmadan ilim, ilim olmadan da dinin kıymet ve önemi anlaşılmaz. Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ilme çok önem vermiştir. İlmin öneminin farkına varan sahabileri de buna fevkalâde itina göstermiş ve başkalarına ulaştırmak için büyük gayret sarfetmişlerdir. Sahabilerin bu ilmi gayretleri, tabiîleri de aynı şekilde davranmaya sevketti. Ve daha sonra bu ulvî görevi yüklenen alimler “Rıhle” denilen ilim yolculuklarını başlattılar. İlim üzerine çok emekler sarf ederek cilt cilt kitaplar yazdılar ve günümüze kadar bizlere ulaştırmış oldular. Allah-u Teâlâ (Celle Celâlühû) onlardan razı olsun. (Âmin) “Allah’a dayan sa’ye sarıl, hikmete râm ol, Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol.” (Mehmet Âkif ERSOY) Rasulullah Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmuştur; “Allah kimin hayrını dilerse, onu dinde fakih yapar.” Fıkıh; Kişinin ameli cihetinden lehine ve aleyhine olan şeyleri bilmesidir. Fıkıh ilmi, ucu bucağı bulunmayan öyle bir deryadır ki; bu ilim deryasından incileri, mercanları bulup devşirmek ve istifade etmek en büyük nimet ve fazilettir. Bugün bu incileri takdim eden nice fıkıh kitapları hazırlanmış ve arz edilmiştir. Fıkhın incilerinden biri de (Ahvâl-ı Nisâ) “Hanımlara ait (Özel) hallerdir. Fıkhın muhteviyatının en başında namaz ibadeti gelir. Namaz için de insanın evvelâ taharet (temizlik) mevzularını öğrenmesi gerekir. Taharet iyi öğrenilmezse abdest olmaz. Abdest olmayınca da namaz olmaz. Abdest mevzularının en başında da gusül abdesti gelir. Gusül abdestinde en önemli konulardan biri, hanımların âdet günlerine ait mevzuların bilinmesidir. Müslüman kadının imanı bütün, saliha bir hanım olabilmesi için tertemiz olmasıdır. Kadın bu temizliğe ancak özel günlerine ait mevzulara itina göstermekle ulaşır. İlim olmadan itina göstermesi ise mümkün değildir. Her kadın bu meseleyi çok önemsemesi ve bu mevzuda kendini eğitmesi gerekir. Gençliğin teknolojinin kollarına teslim olduğu (bulüğ çağı) denilen bir devrede, ilimli ve anlayışlı bir anneye düşen en mühim vazife; kızını âdet günleri mevzusunda aydınlatmaktır. Bunu rastgele bir anlatımla değil, mahirhâne bir ilim birikimi ile yapmalıdır. (Bir kadının sıhhatli, huzurlu ve neşeli olması maddi bakımdan hanımların özel günlerinde riayet edeceği temizlik derecesine ve dolasıyla o günlerin her ayın belli günlerinde başlayıp bitmesine bağlıdır.) Bu mühim mesele, gebelik, doğum ve lohusalık gibi fizyolojik olaylar ve hormonel faaliyetleri etkilediği için kadınlar özel temizlik konusunda çok daha dikkatli ve titiz olmalıdır. Her hanım ve genç kız, bu temizlik için çok itinalı ve bilgili hareket etmek durumundadır. Bu önemli günlerin nasıl başladığına ve nasıl bittiğine dair gereken bilgilenmeye ve temizliğe riayet etmelidir… Bu önemli mevzuyu önemsemeyip göz ardı eden kadın, İslam’ın kendisine vermiş olduğu değeri zayi etmiş olur. Kadın ve erkek bütün insanlar, bekledikleri ve özledikleri huzur ve sıhhate ancak imanla, ibadetle, temizlikle; abdest ve namazla kavuşabilirler. Fıkıh ilminde, bayanların âdet günleri çok özel bir yer işgal etmektedir. Kadınların bulüğa ermek, taharet, temizlik, abdest, gusül, namaz, oruç, cinsi münasebetin helal olma şekilleri v.s. gibi daha bir çok önemli ve dini mes’eleler vardır. Bu mes’eleler, bilinmesi farz-ı ayn olan konulardandır. Kadın hallerini bilmeyen bir hanım, namazını ve orucunu bilmeden yasak olan vakitlerde ifa eder ve günahkâr olur. Günümüzde öğrenilmesi farz-ı ayn olan bu ilimlere ve bilgilere karşı uzak duran kadınların ve gençlerimizin daha fazla teşvike ihtiyacı vardır. Bu mes’eleleri herkesin bilmediği, bilenden sorulduğu zaman da her zaman doğru cevap alınamadığı bir gerçektir. Gerekli olan ilmî mevzuların verimli ve istifadeli olabilmesi için gerekli “hüküm” denilen metotlar vardır. İşte elimizde bulunan “Hanefi Mezhebine Göre Kadınlara Mahsus Haller Hayız-Nifâs ve İstihâza Şafii Mezhebi İlaveli” bu kitap ilmi usullerle bizi istenilen gayeye ulaştıracaktır. Bu kitabın başka bir özelliği de mevzuların daha iyi anlaşılmasına yardımcı olacak şematik tanımlarla gereken yerlerde misallerin çokça verilmesi istenilen bir kitap içeriğini bulundurmaktadır. Klasik kitaplardaki bilgileri aynen tekrar etmekten öte böyle bir usul çalışması ile hazırlanmış olan bu eseri takdir ediyorum. Çok istifadeli olacağı cihetinden okunulmasını tavsiye ediyorum. Bu çalışmayı aşkla, zevkle ve azimle hazırlayan, fıkıh ilminde mahir olarak gördüğüm “Ayşe YILMAZ DOĞAN ve Rabia KESGİN” hanımefendi kızlarıma teşekkür ediyor, hizmetlerinin devamını Cenâb-ı Hakk’tan (Celle Celâlühû) temenni ediyorum. Fatma TEMİR
338.00 ₺ -
-
Güncel Fetvalar 2.Cilt
Kurana el basarak yapılan yemin geçerli midir? Erkeğin karısının sütünü içmesi caiz midir? Akraba evliliği sakıncalı mıdır, kimlerle evlenilmez? Hava Parası almak caiz midir? Komisyon karşılığı fatura kesmek caiz midir? İmitasyon (taklit ürün) imal etmek veya ticaretini yapmak caiz olur mu?
280.00 ₺ -
Kuranı Mecid ve Tefsirli Meal Orta Boy Sert Ciltli
Kuranı Mecid Tefsirli Meali Alisi Orta Boy Ciltli Yeni Baskı Hicri 15. Asrın Müceddidi, Şeyhül İslam İsmail Efendi (İsmail Ağa) Camii Şerîfi Em. İmâm-Hatibi Mahmud Ustaosmanoğlu riyasetinde, ilmi bir heyet tarafından özenle hazırlanmış, Kuran-ı Azim-uşşan'ın yüce tefsirli mealinden ibaret bir eserdir. Bu eserin en önemli özelliği diğer meallerden farklı olarak tefsirli (açıklamalı) olmasıdır. Zira; gerek parantez içi açıklamalar ve dipnotlar verilmeksizin yapılan meallerde hataya düşmemek, yanlış anlamamak mümkün değildir. Bunun temel sebebi ise Kuran-ı Kerimin Muciz, Arapça lisanının takdir ve hazifler üzere kurulan edebi bir lugat oluşudur. Nitekim, bu eserin farkı ve son derece faydalı oluşu, tetkik edenlerine aşikardır.
468.00 ₺ -
Hafızlık Risalesi Roman Boy
Allahu Tealanın eşi benzeri olmadığı gibi onun kelamının da eşi benzeri yoktur. İnsanlar içerisinde de onun kelamı olan kelamı olan Kuranı Kerim'i ezberleyenlerin eşi benzeri yoktur. Yani hafızı kelam olmak çok büyük bir şeref, çok büyük bir meziyettir. Asırlardan beri bu büyük nimeti de elde eden sayısız nasib sahipleri olmuştur. Hemen hemen her müslümanın gönlünde çocuğunu hafız yetiştirmek aşkı vardır. Zorluklara göğüs gererek bu yol bir kere denenir.
210.00 ₺ -
Delailül Hayrat Tercümesi Hafız Boy Ciltli
Hacı Halîfe (Rahimehullâh)ın beyânı vechile; Muhammed el-Cezûlî (Rahimehullâh)a âit olup Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem) husûsunda yazılmış olan bu kitap Allâh-u Te‘âlâ’nın âyetlerinden büyük bir âyettir. Meşrıklerde ve mağriblerde (doğuda-batıda) kırâatine devâm edilmektedir. Özellikle bilâd-ı Rûm’da (Osmanlı coğrafyasında) bu kitap çok mûteberdir.
416.00 ₺ -
-
Riyazüs Salihin ve Tercümesi Şamua
Elinizdeki bu kitap, kutup yıldızı gibi insanlara gideceği yönü gösteren bir rehberdir. Âyet ve hadislerle Allah yolunu tarif eden bu kitaba uyanlar, Allah ve Resûlünün yolunda devam ederler. Riyâzü’s Sâlihîn, sâlihlerin bahçeleri demektir. Sâlihler, hakkıyla Allah’a kul ve resûlüne ümmet olarak yaşayan kimseler demektir. Bu güzide kitabı tercüme etmekle, sizlere sâlihlerin bahçelerine girmenin ve o güzel insanların amelleri gibi amel etmenin tarifini vermiş oluyoruz. Riyâzüs Sâlihîn’i kaleme alan zatın nasıl mübârek bir zat ve nasıl bir âlim olduğunu ise önsözde görebilirsiniz.
875.00 ₺ -
-
Şerhu Metni Katrun Neda Risaletün Naşirun
Şerhu Katrin Neda - شرح قطر الندى وبل الصدى Ebu Muhammed Cemaleddin Abdullah b. Yusuf İbn Hişam El Ensari أبي محمد عبد الله جمال الدين بن أحمد بن عبد الله بن هشام الأنصاري Sayfa Sayısı: 632 Yayıncı: Müessesetür Risale Naşirun
665.85 ₺ -
Nefahatül Üns Evliya Menkıbeleri
Bu eser, tasavvufa dairdir. İçindekiler de tasavvufu sözde değil, özde yaşayanlardır. Bunların her biri, İslâm âleminin yetiştirdiği nadide çiçeklerdir. Koklamasını bilmek gerek. Bu eserde sizlere, halka halka veliler zinciri, bir başka deyişle ‘Mukaddes Makamlardan Huzur Nefesleri’ sunulacak. Doya doya içinize çekiniz. Zira ilâhi âlemden esip gelen lütuf rüzgârlarıdır. Öz kaynağı da rububiyet merkezidir. Bu nefesler her zaman bulunur; kendinizi onlara atmaya bakınız. Bu eseri okuyan kimselerin keremli huylarından, şefkat duygularından beklenen odur ki, Allah’ın veli kullarının uğurlu, pâk nefeslerinden, mukaddes ruhlarının feyizlerinden hallerini, vakitlerini hoş edeler. Bu eser, kudsiyet âleminde uçuşanları dile getirmekte, ünsiyet makamına iştiyak duyanların can burunlarına meşayihin pâk nefeslerinin kokularını ulaştırmaktadır. Ne mutlu gerçek manada bu zatların getirdikleri kokuları alanlara...
560.00 ₺ -
El İhtiyar 4 Cilt Risaletül Alemiyye
Darür Risaletül Alemiyye Ebül Fadl Mecdüddin Abdullah b. Mahmud b. Mevdud El-İhtiyar li-Ta'lili'l-Muhtar - الإختيار لتعليل المختار Ebü'l-Fadl Mecdüddin Abdullah b. Mahmûd b. Mevdûd El-Mevsıli - أبي الفضل عبد الله بن محمود بن مودود بن محمود الموصلي الحنفي Yayıncı: Darü'r-Risaletü'l-Alemiyye Baskı Yılı: 1431, 2018 Cilt Sayısı: 4 Cilt Türü: Ciltli Sayfa Türü: Ivory Şamua Kitap Ebadı: 17 x 24 Yayın Yeri: Beyrüt
1486.10 ₺ -
Son Söz Gerçek Tıp Dersleri 2
Bu eser 2 ciltlik eserin 2. cildidir. Son Söz -Gerçek Tıp derslerinin ikinci kitabı da Gerçek Tıp kitabının yazarı Nebevi Tıbbın çağımızdaki en önemli temsilcisi merhum Dr. Aidin Salih Hanımefendi nin NHI İstanbul Doğal Sağlık Enstitüsü’nde sınırlı sayıda özel talebesine verdiği dersleri içeriyor.
207.20 ₺ -
Buhari ve Müslim İttifak Ettiği Hadisler 2Hm
El Lülü Vel Mercan Buhari ve Müslim İttifak Ettiği Hadisler Sahih-i Buhari ve Sahihi Müslim’in ittifak ettiği hadisler El-Lülüü Vel Mercan adlı eseri terceme ederken Allah Rasülü sallallahu aleyhi ve sellemin muradına en yakın manayı yakalayabilmek amacıyla Sahih-i Buhari’nin meşhur ve âlimler katında muteber olan İbnu hacer el-Askalanî’nin Fethul-bari adlı eserinden büyük ölçüde faydalandım. Asrımızda. müslümanların içinde bulunmuş oldukları duruma baktığımızda şunu görmekteyiz; Adil ve Hakim olan Allah’ın bir topluma gönderdiği belalar, onların isyanları. Allah ve RasülU’nün emirlerine muhalif davranmaları yüzündendir. Özellikle halkı müslüman olan ülkelerin fertleri Kuran ve sünnetten uzaklaşıp, şirk düzenlerinin hakimiyetinden dolayı bir çok fitne ve zorluklarla yüzyüzedir Neticede ister itikadi. ister ameli olsun kitap ve sünnetten uzaklaşma en korkunç sekliyle bugün gözler önündedir, islâm sadece namaz ve oruçtan ibaretmiş gibi kabul edilmektedir Sünnetin ise; yerini bid’at ve hurafeler almış, sünnete uygun İslâmi bir yaşayış tarzı üzerine Avrupai bir yaşayış tarzı her yönüyle tercih edilmiştir Nüfusun büyük çoğunluğunu teşkil ettikleri ülkelerde Müslümanlar, kendi inançlarına göre yaşayamazlar. Sebebi ise. islâm’ın hakim olmayışı, küfür rejiminin, tağutun Müslümanlar üzerindeki hâkimiyetidir. Buna da fırsat veren Müslümanların bizzat kendilerinden başkası değildir. Diğer nedenlerinden biri de. Müslümanların çeşitli fırkalara ve görüşlere ayrılmaları, ihtilâf ettikleri meselelerde İslâmi bir tavırla, kitap ve sünneti hakem kılmayışlarıdır Bugünkü din anlayışımız şundan ibarettir; falan hoca şöyle der, bizim görüşümüz budur, Biz böyle gördük, biz ayetten ve hadisten anlamayız ve buna benzer nice sorular Müslümanların çoğunda hakim olan yanlış bir anlayış ve davranış, kitap ve sünneti devreden çıkarıp onlan rafa kaldırıp hükümsüz kılmak asrın uğraşısı haline gelmiştir. Dolayısıyla Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem’in bütün insanlara örnek olsun diye ortaya koyduğu tertemiz sünneti ihmal ve gözardı edilmekdedir. Evet bugün Müslümanların zafere ulaşamamalarının en büyük sebebi; İslâm’dan uzak olmaları, nefiscilik, taassup, söz ve amellerinin bir olmayışından, ihtilâf ve anlaşmazlık anında, kitap ve sünneti hakem tayin etmediklerindendir. Oysa Allah ve Rasulü birlik, ve beraberliği emretmekte, açık delil olduğunda, ona tâbi olmayı, kesinlikle ayrılığa düşmemeyi emretmektedir. Şimdi bu gerçeğin ışığı altında ümmete düşen; Kur’ân ve sünnete ittibaın gerekliliğini ve sahih hadisle amel etmenin önemini, görev bilip artık boşa geçirmiş olduğu zamanlarını hatırlayıp, hemen Rabbani kaynak olan Allah’ın kitabına ve Rasulü’nün sünnetine dönmesidir. Kurtuluş ancak kitap ve sünnetle amel etmemizle mümkündür.Umarım terceme ettiğimiz El-Lü’lüü Ve’l-Mercan adlı eser hayra vesile olur ve ümmetin dirilişine fayda verir. Tevfik ve hidayet Allah’tandır. Selâm; Kur’ân ve sünnete tâbi olanların üzerine olsun
756.00 ₺ -
Mektubatı Rabbani Metin ve Tercümesi 2 Cilt Takım
(Mektubatı Rabbani Arapça Orjinal Basksı ile Sayfa Tutarlıdır. Arapça-Türkçe Karşılıklı Sayfalarda Tutarlıdır Cildin Sonuna Lügatçe eklenmiştir.) Bismihi Teala, Hamd ve salevattan sonra… Bu kıymetli eserin, din ve tasavvufun doğru biçimde kavranarak yaşanmasına katkı sağlaması bizleri sevindireceği gibi bu katkının ahiretimiz için de önemli bir azık olacağına inanıyoruz. Eseri okuyarak istifade eden kardeşlerimizden bizleri de hayır dualarında unutmamalarını diliyoruz. Tüm müslümanlar ve özellikle de tasavvuf yolunu önemseyenler için vazgeçilmez eserlerden biri olan Mektubat'ın sahip olduğu müstesna yere uygun bir çalışma ile eseri okuyucularla buluşturmak istedik. Bu maksatla uzunca bir süre üzerinde çalışarak elinizdeki haliyle okurlara ulaştırdık. Diğer bütün tercümelerin değişik yönleri olup, çeşitli faydalara sahip olduğu açık olmakla birlikte bizim tercümemiz ise aslına sadık kalarak tasavvufu yaşamakla, tatbik ile elde edilecek olan marifetlere; işaret ve teşvikler içermektedir. Bu ilimlerde bizleri yetiştiren Müceddid Mahmud Efendi Hazretleri (KS.) nin elbette çok büyük payı ve tesiri vardır. Tüm okurlarımızı Mektubattan uzak kalındığı an feyiz kesilir buyuran Mahmud Efendi Hazretleri’nin sözleri ve yazılarını örnek almaya davet ederek, eserimizin kabulünü, bu yolda faideli olmak dileğiyle bu aciz kulunu muvaffak eylemesini yüce Rabbimden niyaz ederim. Ali Kara 1.Cilt 792 Sayfa 2.Cilt 720 Sayfadan oluşmaktadır.
1225.00 ₺ -
Mektubatı Rabbani Tercümesi 7 Cilt Takım
Altın silsileye mensup İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin en önemli eseri olan Mektûbât'ın tasavvuf edebiyatında da herkes tarafından kabul edilen müstesna bir yere sahip olduğu bilinmektedir. İmâm-ı Rabbânî, din ile tarikat ve hakikatın ayrı şeyler olmadığını altını çizerek vurgular. Şeriat, tarikat ve hakikati birbirini tamamlayan unsurlar olarak gören ve bu anlayışı müslümanlar arasında yaymaya, hâkim kılmaya çalışan bir kişiliğe sahip olan İmâm-ı Rabbânî'nin Mektûbât'ı bu yönüyle de ayrı bir önem taşır. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin doğumu, hayatı, tahsili, hocaları, yaşadığı dönem, verdiği mücadele, genel olarak görüşleri, şahsiyeti ve eserleri hakkında, eserin başında yer alan "İmâm-ı Rabbânî'nin Hayatı, Şahsiyeti ve Görüşleri" bölümünde ayrıntılı bilgi verilmiştir. Biz de bütün müslümanlar ve özellikle de tasavvuf yolunu önemseyenler için vazgeçilmez eserlerden biri olan Mektûbât'ın sahip olduğu bu müstesna yere uygun bir çalışma ile eseri okuyucularla buluşturmak istedik. Bu maksatla uzunca bir süre üzerinde çalışarak elinizdeki haliyle okurlara ulaştırdık. Mektûbât üzerinde yapmış olduğumuz çalışmaları şöyle özetleyebiliriz: Bu çalışmada ayet-i kerime ve hadis-i şerifler Arapça metinlerine yer verilerek harekelenmiştir. Bazı ayetlerin mealleri verilirken, genel olarak verilen mealden farklı bir meal verildiği görülecektir. Burada, konunun akışına uygun düşmesi ve İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin maksadını gözetmesi bakımından o meal tercih edilmiştir. Eserde yer alan hadis-i şeriflerin metinleri, kitapta ilk olarak geçtiği yere göre sıra numarası verilerek sıralanmıştır. Hadisin başında görülen numaralar buna işaret etmektedir. Hadis-i şeriflerin Mektûbât içinde geçtiği yerde kısa tahrici verilmiş, tam ve ayrıntılı tahrici ise 3. cildin sonunda yer alan "Hadisler ve Tahric" bölümünde hadisin metni ile birlikte verilmiştir. Bazı hadisler gerek hadis kaynaklarında gerekse İmâm-ı Rabbânî'nin Mektûbât'ta yaptığı nakillerde farklı lafızlarla geçmektedir. Biz de sözkonusu hadislerin tahricinde bu lafız farklılıklarına yer verdik. Mektûbât içinde ismi geçen, kendisinden bahsedilen ve mektup gönderilen şahıslar hakkındaki bilgiler de 3. cildin sonunda "Ekler" kısmında yer alan "Tercüme-i Haller" bölümünde bulunmaktadır. Mektûbât içinde geçen şahıslar hakkında bilgi sahibi olmak isteyenler bu bölüme müracaat edebilirler. Yine Mektûbât içinde geçen tasavvuf, fıkıh, hadis ve kelam ilimleriyle ilgili terimlerin açıklamalarına da 3. cildin sonunda bulunan "Lügatçe" bölümünde yer verilmiştir. Özellikle tasavvuf terimlerinin sağlıklı ve doğru bir şekilde anlaşılabilmesi için buradaki açıklamalar dikkate alınmalıdır. Burada verilen açıklamalar özet mahiyetinde olup, konu hakkında daha ayrıntılı ve doyurucu bilgi edinmek isteyenler sözkonusu ilim dallarında hazırlanmış olan daha geniş kaynaklara başvurabilirler. Bu çalışmada yapmış olduğumuz diğer bir yenilik de Mektûbât'ın ayrıntılı bir indeksinin hazırlanması olmuştur. Titiz ve uzun bir çaba sonucu hazırlanmış olan indeks üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde ayet-i kerimelerin indeksi yer almaktadır. Mektûbât'ta geçen ayet-i kerime meallerine ulaşmak isteyenler bu indeksten yararlanabilirler. Bazı uzun ayet-i kerimeler birden fazla cümle ile indekslenmiştir. İndeksin ikinci bölümünde hadis-i şeriflere yer verilmiştir. Burada da uzun olan bazı hadisler birden fazla cümle ile indekslenmiştir. İndeks, hadis-i şerifin başlangıç cümlesi esas alınarak yapılmıştır. İndeksin üçüncü bölümü ise, Mektûbât içinde geçen şahıs, eser, yer, konu, kavram ve terimler dikkate alınarak hazırlanmıştır. Yazılan mektupların muhatapları dikkate alınarak aynı konuda farklı uzunluklarda mektupların yazılmış olduğu göz önünde bulundurulduğunda, konu hakkında doyurucu bilgi isteyenler için bu indeks bölümü oldukça yararlı olacaktır. Zira bazı mektuplarda kısa ve özet olarak anlatılan konuların daha geniş ve doyurucu açıklamaları başka bir mektupta yer alabilmektedir. Bu kıymetli eserin, din ve tasavvufun doğru biçimde kavranarak yaşanmasına katkı sağlaması bizleri sevindireceği gibi bu katkının ahiretimiz için de önemli bir azık olacağına inanıyoruz. Eseri okuyarak istifade eden kardeşlerimizden bizleri de hayır dualarında unutmamalarını diliyoruz. Duamızı, "Âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamdolsun" sözü ile bitiriyoruz. Mektubatı Rabbani Tercümesi Kelime Anlamlı 7 Cilt Takım İmamı Rabbani Mütercim:Ali Kara ISBN:978-605-2056-01-1
3430.00 ₺ -
Yoldaki Mühendis 2
Abdullah Galib Bergusi. Türkiyeli okur onu “Yoldaki Mühendis” kitabıyla tanıdı. Filistin’in yaşayan efsanevi komutanlarından birisi olan Bergusi İsrail tarihinde 67 müebbet ve 5200 yıl hapisle en çok ceza verilen kişi. Otobiyografisini anlattığı ilk kitabında bizleri hayretlere düşüren ve heyecanlandıran Abdullah Bergusi, hayat hikâyesinin devamı olan bu ikinci kitabında bizleri yine heyecanlandırıp; hayretlere düşürüyor. Yoldaki Mühendis 2 devam kitabında zindanda yaşadıklarını; işkence seanslarını, düşmanın onu çözmek için uyguladığı taktikleri ve aynı zamanda da kendi iç sorgulamasını mümkün olan en yalın haliyle okur ile paylaşıyor. “…Çoğu zaman karanlıktan ötürü yazamıyorum. Beni yazmaya iten etken ise direnişin kalemini tutma ve buradan dahi olsa direnişe ve İslam’a hizmet etme isteğidir. Bu yüzden şartlar ne olursa olsun, bu can bu bedende olduğu müddetçe direnişime devam edeceğim. Olurda ruhum bedenimi terk ederse şehit; yok bedenimde kalmaya devam ederse yine şehit olurum. Ama ilkinden farklı olarak ‘Yaşayan Şehit’ olurum…” Abdullah Galib Bergusi
210.00 ₺ -
Hz Haticei Kübra
Gerçek şu ki, Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimizin hanımlarının arasında en üstün dereceyi almak bahtiyarlığına erişen Hazret-i Hatice (r.anha) validemizdir. Çünkü ilk zevceleridir. Zât-ı Nebevîlerine altı çocuk hediye etmiştir. Nesl-i Pâk-i Nebî ve O’nun dünyaya getirdiği kızdan, Hazret-i Fâtıma (r.anha) validemizden devam etmiştir. Bu kitap, İslâm’ın ilk annesinin hayatından inciler sunmaktadır. O anne ki, İslâm kadınına en büyük bir örnektir. Hem öyle bir devirde ve zamanda yetişmiştir ki, o gün, dünya ateşler içinde yanıyordu. Çöl, susuz tencere, gözler kan sızan bir pencere idi. Dünyanın karar dereleri müşriklerle dolmuştu, günâh ve ahlâksızlık moda olmuştu. Kanlı ayaklar başlarda geziyor, mâsumlar inim inim inliyordu. Hz. Âdem ve Havvâ ile başlayan aile ocağı, kemalini Cenab-ı Muhammed ve Cenab-ı Hatice’de buldu. Hatice’nin Cennet’ten gül toplayan eli, efendisine bir ömür boyu sevgi ve sadakat buketleri sundu. İlk zevce ve ilk Müslümanın akıllara hayret verecek, dudakları ısırtacak hayatını okurken düşüneceksiniz… Düşündükçe ürpereceksiniz. Gönlünüze nice gaybi inciler dolacak ve nice zaman da gözleriniz yaşaracak… Bir göz ki yaşarmayı bilmez, onun taştan ne farkı olur ki? Bir gönül ki, aşk ve imanla bir alev gibi çırpınmaz, onun kan gölünden öteye nesi vardır ki? Ehli Beyt İlk Müslüman ve İlk Zevce Hz. Hatice Kübrâ - Mustafa Necati Bursalı - Çelik Yayınevi Isbn: 978-975-7161-18-9
204.00 ₺