-
Nebiler Silsilesi 1
Bu kitabda alemlere rahmet Hazreti Muhammed Sallallahü aleyhi ve Sellem Efendimiz'in zuhuruna adeta birer ikbal ve bahar müjdesi olan nebiler silsilesinden; Meleklerin secdeye mecbur kılındığı Adem (a.s.); semavi İdris (a.s.); meşhur tufani ile Nuh (a.s.); inkar yurtlarını alt-üst eden Hud (a.s.); küfür yuvalarını zelzelelerle kökünden sarsan Salih (a.s.); ihlas, sadakat ve tevekkülü ile sembolleşen İsmail (a.s.); neslinden peygamberler gelen İshak (a.s.); azgınlık ve ahlaksızlıktaki taşkınlıkları sebebiyle "Sodom Gomore"yi yerin dibine geçiren Lut (a.s.)'ın ayetler ışığında ilahi tecelli akışlarıyla dolu ibretli kıssalarını bulacaksınız!
346.75 ₺ -
Risalei Kudsiyye Tercemesi 2 Cilt Takım 2.Hm
Mustafa İsmet Garibullah'ın (K.S) yazmış olduğu Tasavuf kitabı Risale-i Kudsiyye'nin Mahmud Efendi Hazretleri (K.S) tarafından hazırlanmış terceme ve açıklamasıdır. RİSALE-İ KUDSİYYE TERCÜMESİNİN TANITIMI Elinizde bulunan bu eser, Mustafa İsmet Garîbullah Şeyh Efendi (Kuddise Sirrihu) Hazretlerinin sahasında eşi bulunmayan çok kıymetli ve veciz kitabının şerhi ve izahıdır. Silsile-i şerifin 32. halkası olan Mustafa İsmet Garîbullah Şeyh Efendi (kuddise Sirrihu) Hazretleri, irşat vazifesine Edirne Sultan Camiinde başlamış sonra, İstanbul'a gelerek şimdi kendi ismi ile anılan Fatih-Çarşamba'daki dergâhında irşat vazifesine devam etmiş ve burada vefat edip, dergâhın bahçesine defnedilmiştir. Bu kıymetli eser hakkında, Üstadımız Mahmud Efendi Hazretlerinin üstadı, son asrın ulemasından, dört mezhep müftüsü ve meşayı-ı kiramdan Ahıska'lı Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazretleri: Dünyada (insanların yazmış olduğu kitaplar arasında) iki kitap vardır ki, itiraz kabul etmez; Biri Mesnevi diğeri ise Risale-i Kudsiyyedir. Lâkin Risale-i Kudsiyye şer'i ilimleri ihtiva etmesi yönünden daha ağırlıklıdır, buyurmuştur. Üstadımız, 15. asrın müceddidi Mahmud Efendi (kuddise sirruhu) hazretleride, bu risale hakkında: Mektubatın metni gibidir. buyurmuşlardır.
964.60 ₺ -
Kuran Öğreniyorum
Rabb'imiz, Kur'an okuyanları çok sever. Onların kalplerini nurlandırır. Onları korur kollar, sıkıntılarını giderir. Kendisi sevdiği gibi diğer insanlara da sevdirir. Derslerinde başarılı eder, işlerinde yardım eder. * * * Peygamber Efendimiz de o insanları çok sever. Çünkü Kur'an onun vasıtasıyla bizlere ulaşmıştır. Melek Cebrail, Kur'an-ı Kerim'i vahiyle Peygamber Efendimiz'e indirmiştir. O da bize onu öğretmiştir. "Sizin en hayırlınız, Kur'an'ı öğrenen ve öğretendir" buyurmuştur. Şu müjdeyi de vermiştir: "Kim Kur'an-ı Kerim'i öğrenir, öğretir ve içindekilerle amel ederse ben onu cennete gönderirim ve cennet için delili olurum." Bu güzel müjdeye erişmekten daha güzel ne olabilir? Biz de birer Müslüman olarak Kur'an-ı Kerim'i öğrenmeliyiz ve okumalıyız. Onu hayatımıza rehber edinmeliyiz. * * * Bu kitaptaki dersleri adım adım takip ederek Kur'an okumayı öğrenebilirsiniz. Harfleri, harekeleri, kelimeleri kolaylıkla sökebilirsiniz. Güzel resimlerine bakarak eğlenebilir ve bulmacaları çözerek öğrendiklerinizi test edebilirsiniz.
91.00 ₺ -
Evradı Behaiyye Tercümesi Orta Boy
Bu Evrâd-ı Şerifeyi, Sevgili Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Şâh-ı Nakşibend hazretlerine Alem-i Manada peyder pey (kısım kısım) talim buyurmuşlardır. Ali Haydar Efendi (Kuddise Sırruhu) ve Mahmut Efendi Hazretleri'nin (Sellemehullahü Fiddareyn) kendi defterlerindeki ilaveler eklenerek en son okudukları şekilde hazırlanmıştır. Kim bu evradı hâlis bir niyet ile okursa bedeninden bütün hastalıklar Allâh’u Teâlâ’nın izni ile kalkar. Allah'ü Teala onu sihirden, hasetten, nazardan korur ve onun bütün sıkıntı ve üzüntülerini giderir. Ayrıca her ne murad (hayırlı bir istek) için okunursa Allâh’u Teâlâ’nın izni ile okuyanın duasının kabul olunacağı bildirilmiştir.
280.00 ₺ -
-
Sorun Kalmasın 2
Soru'n' Kalmasın isimli eserimizin ikinci cildini neşretmiş olmanın süruruyla tekrardan karşınızdayız. Okuyucular olarak eserimizin 1. Cildine gösterdiğiniz ihtimam bizleri ivedilikle 2. Cildi hazırlamaya da sevk etti. Zira günümüzde bu eserde konu edindiğimiz soruların bir hayli sorulduğu çevremizde bulunan çokça kardeşimiz tarafından sıkça dillendirilen bir hakikat. Bu sorulara kulak tıkamamızın yahut geçiştirici cevaplar vermemizin sadra şifa vermediği, yaraya merhem olmadığı da bir başka hakikat. 1. Ciltte belli meseleleri ele alarak kitabı sonlandırmış ve diğer bazı meselelerin 2. Ciltte işleneceğini yazmıştık. Sözümüzün tezahürü olarak bu ciltte Din-bilim münasebeti, Kur'an tarihi, Kur'an ayetleri arasında çelişki olmayacağı ve Kur'an ayetleriyle bilimsel bulgular arasında iddia edilen çelişkilerin kaynağı gibi birçok hususu izah etmeye çalıştık. Gayret bizden, Tevfik Rabb'imizdendir.
175.00 ₺ -
İslam Evinde Çocuk Terbiyesi
Müslümanlar, kız çocuklarına, İslâm çağını başlatacak Yavuzları, Ebussuudları, Bakileri, Sinanları, Barbarosları yetiştirecek yarının muallimeleri olarak baksın. Anne diyelim, evlat diyelim, hala, teyze, kardeş diyelim yeniden kadınlara. Kız çocuklarını cahiliyede utancından mezara, modern zamanda para hırsından şehvet arenalarına gömenlere karşı bir onur savaşı başlatalım Hz. Muhammed’in (s.a.v) izinde. İnsanın varlığı kadının, kadın olarak var olabilmesine bağlı diyelim. Kızlar erkek kardeşleriyle birlikte büyüsün, aynı sofraya otursun -miras hariç- aynı kalite ayakkabıyı giysin. Birinin hakkını diğerine vermeyelim. *** İman ve ibadet muvâzenesinde bir hayat yaşayan çocuk sözüyle, aksiyonuyla ahlak âbidesi olur. İslâm’ı esas alarak hayatı yeniler, evi, cemiyeti yeniden kurar, kabuğa değil öze, propagandaya değil hakikate, ütopyaya değil ideale bağlanır. Güçlünün değil, hakikatin izini sürer. Süfli hayata uyum sağlaması noktasında en yakınları dahi ona baskı yapsa yine de eğlence merkezi yerine camiye gider. İstanbul’u uyandıracak, Kudüs’e hürriyet taşıyacak, Roma’yı sarsacak, Bosna’dan Kaşgar’a yürek yolları vuracak, haritaları yeniden çizecek kahramanlar, şahsiyetini iman, ibadet, cihad ve ahlak esaslarının inşa ettiği çocuklar arasından çıkacak. Bu kitap, o çocukların hangi babanın ocağında, hangi annenin kucağında büyük vazifeye nasıl hazırlanacağına cevap aramakta
147.00 ₺ -
Teysirul Mustalahil Ehadis Muhammed Tahhan
Mahmûd Et-Tahhân - محمود الطحان Sayfa Sayısı: 296 Yayıncı: Mektebetü'l-Maarif Baskı Yılı: 1432, 2011 Cilt Sayısı: 1 Cilt Türü: Ciltli Sayfa Türü: Tek renkli baskı, şamua Kitap Ebadı: 17.00x24.00 cm. Yayın Yeri: Riyad
336.05 ₺ -
Mektubatı Rabbani Arapça Harekesiz 2 Cilt Takım
Mektubat-ı Rabbani kitabımız Ali kara hocamızın kontrol ve tashihinden geçerek Harekesiz olarak, Eski matbu nushaya sadık kalınarak sayfa tutar bir şekilde, yeni dizgi (Bilgisayarlı) olarak hazırlanmıştır. Ayet ve Hadis-i Şeriflerin kaynakları sayfanın altına dipnot olarak eklenmiştir. Ayet, hadisi şerif ve şiirler koyu olarak belirtilmiş. Ayrıca 2.Cildin sonuna Mebde ve Mead Risalesi eklenmiştir. Mektubatı Rabbani Arapça 2 Cilt Takım, Şamua Kağıt, Lüx Cilt Yeni Dizgi Bilgisayarlı Harekesiz
700.00 ₺ -
Siracül Müttekin Ciltli
Bu kitap, Kur'an-ı Kerim'den sonra en sağlam kitabımız olan Buhari Şeriften seçme bazı hadis-i şerifleri ihtiva eden Zübtetü-l Buhari isimli kitaptan derlenen bazı hadis-i şeriflerden oluşmaktadır. Zübdetül-Buhari kitabının musannifi olan Ahmed Ziyaüddin Dağıstâni Hazretleri, hadis-i şeriflerde ihtisar yapmak maksadıyla aslı, Buharide daha geniş olan, birçok hadis-i şeriflerde çoğunlukta Peygamber Efendimiz (Sallallahü aleyhi ve sellem)'in sözlerine yer vererek metinde geçen sahabenin sözlerine yer vermemiştir. Ayrıca bazen Buhari'deki hadis-i şeriflerin baş kısmında bulunan esbab-ı vürudu (söyleniş sebeplerini) kaldırarak, bunu kısaca kendi sözleriyle hadis-i şerifin son kısmında zikretmiştir. Bu kıymetli eser, Mahmud Efendi Hazretlerinin (kuddise sirruhu) talebelik devirlerinde hadis-i şeriflere olan merakı ve muhabbeti sebebiyle Zübtetü'l Buhari isimli kitaptan ezberlemiş olduğu hadis-i şerifleri cem etmektedir. Mahmud Efendi Hazretleri (kuddise sirruhu) Sultan Selim Camii Şerifi'ndeki sohbetlerinin sonrasında ve Cuma hutbelerinde bu kıymetli eserdeki hadis-i şerifleri sırasıyla okuyup yıllar boyu cemaatini irşat etmişlerdir.
308.00 ₺ -
Beşairül Hayrat
Salavat-ı Beşairu'l Hayrat Rahman ve Rahim Olan Allah'ın Adıyla. Bu salat, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem üzerine, imamların imamı şeyh Abdulkadir Geylani (Allah bizi onun bereketiyle faydalandırsın. Âmin) tarafından telif edilen Beşairu'l Hayrat - Hayırların Müjdeleri isimli salattır Allah, Efendimiz Muhammed'e, onun ailesine ve ashabına salât ve selam eylesin. Bize iman ve İslam nimetini ihsan eden Allah'a hamd olsun. İmamların imamı, ümmetin şeyhi, seçkinlerin seyyidi, kutupların kutbu, gavsul azam seyyid Abdulkadir Geylani Hazretleri bazı din kardeşlerine dedi ki: Benden bu salatı alın. Ben bu salâtı ilham yoluyla Aziz ve Celil olan Allah'tan aldım. Sonra (manevi yolla) bu salâtı, Peygamber sallallahu aleyhi veselleme gösterdim. Ona bu salâtın sevabını sormayı istedim, daha ona sual edemeden bana şu bilgileri verdi. Buyurdu ki: bu salâtta sınırsız, garip üstün bir şey var. Bu salât, sahibini en yüksek derecelere yükseltir. Bir şey kastettiğinde düşündüğü şey zayi olmaz, Allah katında duası geri dönmez. Bu salâtı bir kere okuyan kişinin ve o mecliste bulunanların günahlarını Allah affeder. Eceli gelip ölüm anı geldiğinde ise, bu salâtı okuyan kişinin yanında dört melek hazır olur. Birincisi şeytanı kovalar. İkincisi kelime i şahadeti telkin eder. Üçüncüsü ona bardakla Kevser’den içirir. Dördüncüsü elinde cennet meyveleri dolu altından kapla ona cennetteki yerini müjdeler ve der ki: “Müjde sana ey Allah'ın kulu!”. O kişi cennetteki yerine bakar, daha ruhu çıkmadan cennetteki yerini gözleriyle görür ve güven içerisinde, sevinçli ve mutlu olarak kabrine girer. Kabrinde yalnızlık ve darlık görmez, kabrinde ona kırk tane rahmet kapısı açılır. Başucuna nurdan bir kandil asılır. Kıyamet gününde o kandille diriltilir. Sağında onu müjdeleyen, solunda da ona güven veren birer melek, üzerinde de iki elbise olur. Ona üzerine bineceği seçkin bir binek verilir. Hasret ve pişmanlık çekmez. Hesabı kolay olur. Bu salâtı okuyana, sırattan geçerken cehennem şöyle seslenir: "Çabuk geç ey Allah'ın azat ettiği! Muhakkak ben sana haram kılındım." Bu salatı okuyan, önce girenlerle beraber cennete girer. Ona cennette gümüşten kırk kubbe verilir. Her kubbenin içerisinde nurdan yüz çadır, her çadırın içinde kafur ağacından yapılmış bir divan, her divanda ince ipek kumaştan bir yatak, her yatakta Allah' (Celle Celalühü) ın en güzel surette yarattığı güzel kokulu, en uzun gecedeki ay gibi parlak, iri gözlü bir huri vardır. Bunlardan başka Allah (Celle Celalühü) bu salâtı okuyana gözün görmediği, kulağın işitmediği, insanın kalbine gelmeyen şeyler verir. Evliyalar Sultanı, seyyid Abdulkadir Geylani Hazretleri dedi ki: Bu salâvat, yetmiş tane rahmet kapısının açılmasına ve hikmet yolundan harikaların zuhur etmesine sebep olur. Bu salavat bin tane erkek ve kadın köle azat etmekten, bin deve kesmekten, bin dinar sadaka vermekten, bin ay oruç tutmaktan daha hayırlıdır. Bu salâvatta gizli sır vardır. Bu salavat rızıkların kolaylaşmasına, ahlakların güzel olmasına, ihtiyaçların giderilmesine, derecelerin yükselmesine, günahların silinmesine, ayıpların örtülmesine, zelil kişinin saygın olmasına sebep olur. Evliyalar Sultanı, seyyid Abdulkadir Geylani Hazretleri dedi ki: Bu salâvat, salih ve kâmil olan insandan başkasına verilmez (herkes bu salâtı ders edinemez. Salih ve kâmil kişi olduktan sonra bu salatın ders izni ona verilir). Bu salavat özellikleri tamam olup faidelere sahiptir. Bu salâvatın sahibinin dünya ve ahiret işlerinden önemli bir işi olduğunda, bu salâvattan okuduğu bütün salâtlar Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin yanında ona şefaat olur. Bu salâvat, salât edenlerin salâtı (içindeki ayetler yönünden) zikredenlerin Kur'an'ı, vaaz edinenlerin vaazı, vesile edinenlerin vesilesidir ve bu salât, büyük Kur'an (içinde Kur'an ayetleri bulunan) salattır. Ben bu salâtı, Beşâiru'l Hayrat (hayırların müjdeleri) diye isimlendirdım. İşte kendinden bahsedilen o salâvat.( Mecmuu Evradı Kadiriye s-231-232). Abdulkadir Geylani Hazretlerine Ait Beşairül Hayrat Salavat-ı Şerifesi - Ahmed Mahmud Ünlü - Cübbeli Ahmet Hoca Yayıncılık - Lalegül Neşriyat
84.80 ₺ -
Selefilik Adı Altındaki Görüşlere Ehli Sünnetin Cevapları
Hüseyin Avni Kansızoğlu, Ebubekir Sifil, İhsan Şenocak hocalarımızın takrizleriyle.. Ali Hoşafçı kardeşimin, "Selef yolunda" olduğuna inandırılmış kitlelerle tek başına yürüttüğü mücadele bu noktada ayrı bir anlam ve önem arz ediyor. Yıllara baliğ olan aralıksız çalışmaların sonucunda her baskısı bir öncekinden daha doyurucu ve mükemmel olan elinizdeki kitap, tabir yerindeyse bir "masa başı" faaliyetin ürünü değildir. Çalışmayı yakından izleme şansı yakalamış bir gözlemci sıfatıyla şu cümleyi kurmakta ve sizlerle paylaşmakta hiçbir sakınca görmüyorum: Elinizdeki kitap, bu topraklarda teşbihçi/tecsimci Vehhâbî ideolojisine verilmiş en kapsamlı ve doyurucu mukabeledir. Müellif Ali Hoşafçı kardeşimi gayreti ve bu kıymetli eseri için tebrik ediyor, bu kıymetli eserin bugüne ve geleceğe bir "kılavuz" olarak insanımıza yön göstermesini Yüce Allah'tan niyaz ediyorum. Ebubekir Sifil 25 Zilkāde 1441/16 Temmuz 2020 Ölüler işitir mi? Ölülere Kur’an Okumak, Tevessül, İstiğase, Teberrük, Şefâat, Râbıta, Tazim, Şirk, Bid‘at, Allah Allah Diye Zikir, Tesbihte Taş Kullanmak, Muska, İstiva Meselesi, Siyaset Oy Verme, Tağuta Muhakeme Olmak... İçindeki konular bunlar olan bu eserin Almancası ve Rusçası basılmış olup o ülkelerde bulmak mümkündür. Ayrıca Azerbeycan Devleti Din İşleri ile ilgili kurum kitabı Azericeye çevirip Şii ve Sünni cami imamlarına ücretsiz olarak dağıtmıştır. On beş yıl boyunca, gerek yüz yüze gerekse internet ortamında münazaralar ve tartışmalar oldu. Münazaralarda karşı tarafın pes ettiği ve cevap veremediği o münazara sonuçlarını itiraz - cevap şeklinde bu kitaba eklendi. Kitaptaki konular hakkında bilgisi olmayan bir kardeşimiz bile, rahatlıkla karşı tarafın hocalarıyla münazara edip doğru delilleri ortaya koyabilmektedir. Bunun sebebi karşı tarafın tüm itirzları ve o itirazlara verilmiş cevaplar hadislerin tahriç ve değerlendirmeleri ile birlikte bu kitapta mevcuttur.
877.50 ₺ -
İzahul Avamil
Kainatın Efendisi , peeygamberin serdarı olan Muhammed Mustafa ( Sallahü aleyhi ve sellem)'den intikal eden ve alimler zinciri yoluyla günümüze kadar gelen Arapça ilmi ve bu ilmin yayılmasına vesile olan feyz ve berekete nail olmak isteyen ilim ehillerine, ilk olarak elimizdeki "İZAHU'L AVAMİL" adlı kitabı biiznillah hazırlamaya karar verdik. Arapça eğitim sistemi mahiyet ve muhteva yönünden bir çok eserde tetkik edilmişse de bu bahis içinde ayrı bir önemi bulunan " KIRIK MANA ve TERKİB-İ" bir arada içermediğinden dolayı bu husus bizi bu kitabı hazırlamaya sevk eden en büyük ınsur olmuştur. Elimizdeki bu kitab 3 bölümden meydana gelmektedir. 1.Bölüm:İzahlı kırık manadan ibarettir. 2.Bölüm:Talebenin anlayacağı şekilde terkib örnekleri verilmiştir. 3.Bölüm:Avamil , Mamul ve İğrab'ın ibarelerinin terkibi yapılmıştır. R. AKBAL
382.50 ₺ -
365 Günde Sevgili Peygamberim
365 Günde Sevgili Peygamberim, anne babalar ve eğitimciler için bulunmaz bir kaynak… Nurdan Damla’nın akıcı, sıcacık bir üslupla kaleme aldığı, Osman Turhan’ın özgün çizgileriyle resimlediği kitapta Peygamber Efendimizin hayatı 365 kesite bölünerek anlatılıyor. Kronolojik sıraya göre birbirini takip eden pçaların her biri, kendi içinde bir bütün… Çocuklar her gün bir bölümü okuyarak/dinleyerek Efendimizin hayatını sıkılmadan öğrenebilecekler… Ayrıca kitabın başında yer verilen konu dizininden faydalanarak sevgili Peygamberimizin ve sahabelerin cömertlik, vefa, misafirperverlik, dürüstlük, barışseverlik, affedicilik gibi eşsiz niteliklerini keşfedebilecekler. Ebeveyn ve eğitimciler çocukların karakter gelişimlerini bu yüksek ahlak modelleriyle destekleyebilecekler… Kitapla birlikte hediye edilen ‘Mutluluk Çağı Haritası’ ile de kitapta anlatılan olayların nerelerde gerçekleştiğini görebilecek, görsel hafızalarına da yerleştirebilecekler. Çocuklarınızın bütün bir yılı biricik Peygamberimizin hayatıyla dopdolu geçirmesini istemez misiniz?....
450.00 ₺ -
Risalei Kudsiyye Şerhi ve İzahı 1.Cilt 2.Hm
Mustafa İsmet Garibullah'ın (K.S) yazmış olduğu Tasavuf kitabı Risale-i Kudsiyye'nin Mahmud Efendi Hazretleri (K.S) tarafından hazırlanmış terceme ve açıklamasıdır. Kutbu'l Aktâb, Gavsu'l A'zâm, İmâm-u Zaman, Hicri 15. Yüzyılın Müceddidi, Şeyhü'l İslâm İsmail Efendi (İsmail Ağa) Camii Şerîfi Emekli İmâm-Hatibi Mahmud Ustaosmanoğlu Hazretlerinin, Mustafa İsmet Garibullah'a (K.S) ait olan Tasavuf kitabı Risale-i Kudsiyye üzerine hazırlamış olduğu terceme ve tasavvufi izahlarından meydana gelmiş güzel bir eserdir.
482.30 ₺ -
İzhar Dersleri
Hicri 10. asrın başlarında kaleme alınmış olup Osmanlıdan günümüze medrese geleneğindetemel ders kitabı olarak okutulan ve doyurucu malumatının yanında sistematiği ile müellifin yüksek derecede muhakkık olduğunu gösteren nadide bir eserdir. Böylesine önemli bir eseri, çağımızın da bize sunduğu teknik imkanlardan yararlanarak konuların daha iyi anlaşılmasını sağlayan test ve alıştırma gibi eğitim yöntemlerini de içerecek biçimde yedin düzenledik. Başarı Allahtandır. İzhar Dersleri - Yasin Kitapevi - İmam Birgivi - Yasin Yayıncılık - 9789944356619
280.50 ₺ -
Geceyi İhya Etmenin ve Virdlerin Fazileti
Modern hayatın hızlı akışı içinde yönünü kaybetme tehlikesi yaşayan günümüz insanı için vakti bereketlendirmek ve ömrün her anını Yaratıcı’ya yakınlaşma vesilesi kılmak en büyük ihtiyaçlardan biridir. İslam düşünce tarihinin en parlak kandillerinden biri olan İmam Gazzâlî (Rahmetullâhi Aleyh), asırlardır gönülleri aydınlatan baş eseri İhyâu ‘Ulûmi’d-Dîn’de bizlere tam da bu ihtiyacı karşılayacak eskimeyen bir kılavuz sunmaktadır. Bu muazzam eserin en müstesna bölümlerinden biri olan ve elinizdeki bu kitapta müstakil olarak titizlikle tercüme edilen "Geceyi İhyâ Etmenin ve Virdlerin Fazileti", her Müslümanın başucunda bulundurması gereken tam bir ameli el kitabıdır. Eser, bir mü’minin sabah uyanışından gece tekrar uykuya dalışına kadar geçen yirmi dört saatini adeta bir nakış gibi işlemektedir. İmam Gazzâlî, günlük vakitleri beş ana parçaya ayırarak, her bir zaman diliminin ruhuna ve bereketi neye uygunsa ona göre farklı ibadet, zikir ve vird çeşitleri tavsiye etmektedir. Bu sayede güneşin doğuşu ve batışı, yemek, içmek, uyumak ve uyanmak gibi günlük hayatın en sıradan işleri bile Allah Teâlâ’yı zikretmenin ve O’na kulluk etmenin birer kapısı haline gelmektedir. Özellikle gecenin sessizliğinde, herkesin uykuda olduğu demlerde Allah ile baş başa kalmanın, geceyi ihyâ etmenin kalbi dirilten ehemmiyeti üzerinde durulmaktadır. Kitapta tavsiye edilen her bir amel ve vazife; • Âyet-i kerimelerin rehberliğine, • Resûlullâh Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem’in hadis-i şeriflerine, • Şerefli sahabe ve tabiîn neslinin sözlerine, • Gönül sultanları ile büyük alimlerin tecrübe edilmiş tavsiyelerine dayandırılmaktadır. Akıcı, sade ve her seviyeden okuyucunun rahatlıkla anlayabileceği bir üslupla yayına hazırlanan bu eser, sadece teorik bir bilgi sunmakla kalmıyor; okuyucusunu her gün adım adım tatbik edebileceği düzenli bir manevi hayat nizamına davet ediyor. Günlerinizi her iki cihanda da kazanca dönüştürmek, vaktinize kalıcı bir huzur ve bereket katmak istiyorsanız, bu eser rehberiniz olmaya aday.
140.00 ₺ -
Bidayetül Hidaye İbadet ve Hayat Rehberi
İlmin asıl gayesi, sahibini amele sevk etmek ve onu ebedî kurtuluşun kapısı olan takvâya ulaştırmaktır. İslam düşünce dünyasının muazzam müceddidi İmâm Gazzâlî (Rahmetullâhi Aleyh), ömrünü ve eserlerini bu mukaddes amaca adamıştır. Onun, takvânın zâhirî esaslarını ve kulun gündelik hayat nizamını ele aldığı "Bidâyetü’l-Hidâye / Hayat Rehberi" adlı bu kıymetli eseri, adından da anlaşılacağı üzere hidayet yolculuğuna çıkmak isteyen her mü’min için tam bir başlangıç ve usul kitabıdır. Büyük müellif, bizzat kendisi bu kitabın önemini vurgulayarak; hidayetin başlangıcı olan bu zâhirî ameller özümsenip hayat tarzı haline getirilmeden, kalbî derinlikleri barındıran İhyâu ‘Ulûmi’d-Dîn’in bâtınî iklimine tam manasıyla erişilemeyeceğini ifade etmektedir. Eser, Kur’ân-ı Kerîm’in farz kıldığı ibadetlerin ötesine geçerek, Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem’in sünnet-i seniyyesindeki nâfile ibadetleri, şerefli ashâbın dualarını, mutasavvıfların zikirlerini ve uzlet hayatının bereketli virdlerini bir araya getirmektedir. Kitapta, farz namaz ve oruçların yanı sıra müstakil fazilete sahip nâfile ibadetler de canlı tutulmuş; ibadetin hayatın sadece belli anlarına sıkıştırılmış bir parçası değil, hayatın tamamını kuşatan bir kulluk bilinci haline gelmesi hedeflenmiştir. İmâm Gazzâlî, bu rehber vesilesiyle riyâzet ve uzlet imkânı bulamayan geniş halk kitlelerine (avam tabakasına) gündelik rutinlerini nasıl birer zühd ve ibadet kapısına dönüştüreceklerinin sırrını vermekte, onları da seçkin kulların (havas tabakasının) manevi derecelerine davet etmektedir. Yayına hazırladığımız bu müstesna çalışmada: • Eserin en mühim şerhlerinden biri olan Muhammed Nûrî el-Câvî’nin Merâkı’l-‘Ubûdiyye isimli kitabından geniş ölçüde istifade edilmiş, • Metin içinde zikredilen hadîs-i şerîflerin akademik usulle kaynak tahrîci yapılmış, • İzah ve şerhe muhtaç derinlikli meseleler, okuyucunun istifadesini artırmak adına titizlikle açıklanmıştır. Hem ilim talebeleri hem de günlük hayatını ilâhî rızaya muvafık bir disipline oturtmak isteyen her bir okuyucu için tam bir başucu eseri mahiyetinde olan bu çalışma, sizi hidayet yolunun ilk adımlarında güvenli bir rehberlikle baş başa bırakıyor.
157.50 ₺ -
Modernistlerin İnkar Ettiği Hadisi Şerifler
Elinizdeki eser, hadisler etrafında oluşturulan şüphelerin aslında ne kadar anlama problemine dayalı; yüzeysel; tutarsız ve başkalarından devr alınmış ezberler olduğunu gösterme niyetiyle kaleme alındı. "Anlaşılmadığı için reddedilen", bağlamından koparılan ya da "akl"a ve "bilim"e aykırı olduğu iddiasıyla tartışmaya açılan sahih hadisler, bu kitapta ulemamızdan tevarüs eden muazzam ilim muktesebatinin Isiginda ele aliniyor. Eserde savunulan şey mahza bir bağlılık değil; ilimdir, usüldür, mîzandır. Ulemânın sözleri, klasik şerhler ve sahih kaynaklar merkeze alınarak ilgili hadislere dair çarpıtılan noktalar açıkça tespit ediliyor. Modern itirazlar ise kendi dayandıkları ölçüler üzerinden değerlendirilerek, hakikatin üzerini örten sis aralanıyor. Bir seri olarak devam ettirmeyi düşündüğümüz bu çalışmada, yaklaşık otuz hadis etrafında oluşturulan şüpheler başlık başlık ele alındı. Bundan sonraki ciltlerde onlarca hadisin de bu ciltte takip edilen metodla izah edilmesini planlıyoruz. Bir başka açıdan elinizdeki eser, reddetmenin kolaycılığına karşı anlamanın sorumluluğunu hatırlatıyor.
175.00 ₺ -
Ruhul Furkan Tefsiri 20.Cilt Rahle Boy Ciltli
RUHU’L- FURKAN HAKKINDA GENEL MALUMAT Alllame, fâdıl, muhakkik, hicri 15.Asrın müceddidi, Şeyhü’l İslam İsmail Efendi (İsmail Ağa) Camii Şerifi emekli İmam Hatibi Mahmud Ustaosmanoğlu Efendi’nin riyasetinde kaleme alınmış, takriben 57 cilt olması beklenen mükemmel bir tefsirdir. Bu şaheser tefsirin hazırlanmasında Arapça, Farsça ve Türkçe birçok kitaptan istifade edilmiş olup, her sınıf insanın anlayabileceği sade bir dil ile yazılmıştır. Âyet-i Celileler, en ince ayrıntıları ile izah edilirken ihtiyaç duyulan kelam, fıkıh, tasavvuf ve genel kültüre dayalı malumat da verilmiştir. RUHU’L- FURKAN TEFSİRİNİN YAZILMA SEBEBİ Mahmud Efendi Hazretleri (Kuddise Sirruhu) tefsir-i şerifin sebebi telifi hakkında şöyle buyuruyorlar: “Kur’an-ı Azîmü’ş-şan’ın manasının kelime-kelime anlaşılmasına çok hevesli olduğumuz, kardeşlerimiz tarafından yakinen bilinmektedir. Nice büyük âlimler, Kur’an-ı Kerim’i Türkçe tefsir ederek, bu büyük kitabın manasını anlama hususunda insanların ihtiyaçlarını karşıladıklarından, ziyade aciz olan bu kardeşiniz, böyle büyük bir işe girişmeyi düşünmüş dahi değildir. Ancak; hicri 1402 Şaban Ayı’nın Berat Gecesinde, Ravza-i Mutahhara’da yani Peygamberimiz (Sallallahü aleyhi ve sellem)’in bulunduğu pâk cennet bahçesi olan mescid-i şerifinde bulunduğumuz sırada Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) tarafından vaki olan manevi bir işaretle bu mühim işe başladık. Ve yukarıda geçtiği gibi kelimekelime mana verilmesine ziyade ihtimam (dikkat) göstererek, bazı kardeşlerimizle beraber bu uzun yola çıktık. TAKİP EDİLEN USUL MUKADDİME: Bu tefsirin mukaddimesinde(giriş kısmında)evvela Kur’an-ı Azimü’ş-şan’ın fezâili (faziletleri) hakkındaki bazı âyet-i kerimeler mealleri ile beraber yazılmıştır. Sonra, Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazretlerinin kendi Kur’an-ı Kerim’inin baş tarafına yazmış olduğu Kur’an-ı Kerim ile alakalı bütün hadis-i şerifler ve tefsir heyetinin bulduğu bazı hadis-i şerifler tercüme edilerek, kaynaklarıyla beraber zikredilmiştir. Müteakiben yine Kur’an-ı Kerim hakkında Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazretlerinin kendi Kur’an-ı Kerim’inin evveline yazdığı, ayrıca tefsir heyetinin de bulduğu büyüklerin sözlerinden bazıları ilave edilmiştir. Bundan sonra Kur’an-ı Kerim’i gafil olarak okumanın zemmi (kötülenmesi) hakkındaki bazı hadis-i şerifler ve büyüklerin sözleri nakledilmiştir. Mukaddimenin sonunda da Kur’an-ı Kerim’i kendi görüşü ile tefsir etme hakkında varit olan (gelen) tehdit mahiyetindeki hadis-i şerifler zikredilmiştir. ÂYETLERİN TEFSİRİNDE TAKİP EDİLEN USUL 1-KELİME MANASI: Her âyetin tefsirinde takip edilen bu usul, Kur’an-ı Kerim’i kolayca anlayabilmek için çok büyük ehemmiyet (önem) taşımaktadır. Zira topluca mana verildiğinde, Kuran’ı iyice anlamayı ve tefsir etmeyi isteyen kardeşlerimiz hangi mananın hangi kelimeden alındığını anlayamamaktadırlar. Bu tefsirde ise herkesin Kur’an-ı Kerim’i kelime kelime anlayabilmesi çok istenildiğinden bu usüle riayet edilmeye çalışılmıştır. Bu arada kelimeleri ve cümleleri birbirine bağlayan mahzuf ibareler (gizlenmiş sözler) zikredilmiştir ki, dikkatli düşünüldüğü takdirde, sadece kelime manasından bile, âyet-i celilelerin manaları anlaşılabilecek bir hale gelmiş olsun. Ayrıca sarf ve nahiv ilimlerini okumuş kardeşlerimizin, fail, meful, hal gibi kelimelerin cümle içindeki durumlarını ayırt edebilmeleri için yardımcı edatlar kullanılmıştır. Ancak, terkib-i izafiler(isim tamlaması) gibi birbirinden ayırt edilmesi uygun olmayan yerlerde kelime manası verilemediğinden, terkip (toplu) manası verilmiştir. 2-MEÂL-İ ŞERİF : Kelime manasından herkes istifade edemeyeceğinden ve âyetin toplu manası anlaşılamayacağından, her âyetin meâl-i şerifi (şerefli manası) kelime manasından sonra yazılmış ve bu meâl verilirken âyetin zahirinde (dış görünüşünde) bulunmayan kelime ve terkiplerin manaları katılmamaya dikkat edilmiştir. Ancak, âyet-i celilenin manası tam anlaşılabilmesi için, bir takım mahzuf (gizlenmiş) manaların ve bazı izahların zikredilmesine ziyade ihtiyaç duyulduğundan onlar parantez içinde ayrı bir yazı şekliyle açıklanmıştır. Böylece, meâl-i şerif tefsirli (açıklamalı) bir meâl haline gelmiş. 3-İZAHAT Sadece meâl-i şerifle de iktifa edilmeyip (yetinilmeyip) her âyet, muteber tefsirlerde bulunan izahlardan istifade edilerek açıklanmaya çalışılmıştır. Şöyle ki: Tefsirlerde sebebi nüzulü beyan edilmiş olan âyetlerin, iniş sebepleri zikredilmiştir. Ahkâm âyetlerinden (şeri hükümleri beyan eden âyetlerden) çıkarılmış olan bir takım fetvalar da yeri geldiğinde açıklanmıştır. Âyet-i Celilelerle alâkalı hadis-i şeriflerin kaynakları ilmî usulle kaydedilerek yazılmaya gayret edilmiştir; Evvela hadis metninin alındığı kitap zikredilmiş, diğerleri ise ulema arasında bilinen sıralamaya göre yazılmıştır. Bazı âyet-i celilelerde bulunan yer ve şahıs isimlerinin ıstılahları (özel manaları) da, tefsirde derç edilmiştir(konulmuştur). Açıklanması gereken zor kelimelerin mehazları (asılları, kaynakları) müfret (tekil)sss ve cemileri (çoğulları) zaman zaman tefsirde yazılmıştır. Âyet-i celilelerin anlaşılmasını kolaylaştıracak olan veya onlarla alâkası bulunan kıssalar (hadiseler) de, muteber (kıymetli) tefsirlerden alınarak açıklamıştır. Zikirle alâkalı âyetlerde, yine güvenilen tefsirlerden ve kitaplardan alınan, tasavvufî manaların da katılmasına özen gösterilmiştir. Ayrıca, her âyetin izahının sonunda, o âyetin tamamı veya bir kısmıyla alâkalı diğer âyeti kerimeler bulunup, meâlleriyle yazılmaya gayret gösterilmiştir; Ta ki, vaaz ve nasihat etmek isteyenler, bir âyeti gözden geçirirken onu açıklayan diğer âyet-i kerimeleri de, önlerinde hazır bulup vaazlarını ziynetlendirsinler (süslesinler). Bu hususta en büyük rehber, Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazretlerinin, Mahmud Efendi Hazretlerine (kuddise sirruhu) verilmesini arzu ettiği kendi Kur’an-ı Kerimi’ninkenarlarına almış olduğu rakamlar (âyet ve sayfa numaraları), hatlar (çekilen çizgiler) ve izahlar olmuştur. Şu da bilinmelidir ki: Milletimizin, geçmiş büyüklerinin kıymetli lisanlarını terk etmeye başladığı şu günlerde Arapça, Farsça ve Türkçe karışımından meydana gelmiş olan Osmanlıcanın tamamen unutulmaması için Osmanlıca kelimelerin asılları yazılmış, nesiller arasında irtibat sağlamak için de kelimelerin karşılıkları parantez içinde zikredilmiştir. Bu büyük gaye hedeflendiğinden dolayı tefsirin uzamasından, akıcılığın bozulmasından ve dolayısıyla gelecek olan itirazlardan çekinilmemiştir.
717.60 ₺ -
İlahi Kelama İlk Adım Tecvid İlmi
Kıymetli Okurlar! Kişi, Rabbine ڌ yakınlaşmak için çıktığı bu ilim yolculuğuna sadece derslerle değil; niyetle, sabırla ve aşkla devam etmelidir. En önemlisi de ihlâs ile yapabilmektir ki hissettirmek için hissetmek lazımdır. Her harf bir duadır, her durak bir teslimiyettir. İnsanın diliyle okuduğu âyet, kalbiyle yoğrulmadıkça eksiktir. Arapça eğitimi, bu muhteşem yolcuğulun anahtarı; Tecvid İlmi ise pusulasıdır. İkisi bir araya geldiğinde, sadece ses değil, sükûnet yükselir. Kelimeler mana bulur, kıraat ibadete dönüşür. Bu vesile ile; kitabımızın çalışmalarını yaparken on yaş ile doksan yaş arasının anlayabileceği sade bir üslûp kullanarak ne çok kısa ne de çok uzun olan, okuyanların keyifle çalışacağı bir ders kitabı oluşturduk. Eserimizi yazma aşamasında kullandığımız renklendirme usûlünü hiçbir kitapta bulamayacağınız şekilde tasarladık. Şöyle ki; Allâh-u Teâlâ’nın ڌ tecelli ettiği renklerden olması hasebiyle ana tema olarak EFLATUN TONLARI üzerinde çalıştık. Önemli cümleleri KOYU ve SİYAH yazarken, olası tüm olumsuz cümleleri ise KIRMIZI tonda kullandık. Mahreç çalışmalarımızdaki harflerimizde TURUNCU ton kullanarak Kur’ân-ı Kerîm’den misaller ile zenginleştirdiğimiz gibi, yine hiçbir eserde bulamayacağınız bir sıralama usûlü ile yazdık. Ayrıca konuları, hiçbir yerde bulamayacağınız renkli tasarımlar, şemalar ve görseller eşliğinde zenginleştirerek beğeninize hazırladık. Kitabımızdaki güzellikler Rabbimizin ڌ muvaffak etmesi ile olup, tüm kusurlar bize aittir. Mevlâmızdan ڌ niyazımız; çalışmalarımızı makbul, merzî, müteessir kılarak ummanda bir damla bile olamayacak eserimizi, ilmimize zekât, ahiretimize hazine saymasıdır. Vesselâm.
140.00 ₺ -
-
Delailül Hayrat Tercümesi Hafız Boy Ciltli
Hacı Halîfe (Rahimehullâh)ın beyânı vechile; Muhammed el-Cezûlî (Rahimehullâh)a âit olup Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem) husûsunda yazılmış olan bu kitap Allâh-u Te‘âlâ’nın âyetlerinden büyük bir âyettir. Meşrıklerde ve mağriblerde (doğuda-batıda) kırâatine devâm edilmektedir. Özellikle bilâd-ı Rûm’da (Osmanlı coğrafyasında) bu kitap çok mûteberdir.
424.00 ₺ -
Tuhfetüs Seniyye Arapça
Et Tuhfetüs Seniyye Arapça Yeni Dizgi Tahkikli تحفة السنية Konular şemalarla anlatılarak kolaylaştırılmıştır. Tahkik, Tashih ve Kontrol İslami İlimler Fakültesi: Öğr. Gör. Dr. Muhammed Faiz Avad
210.00 ₺ -
Tefekkürden Teyakkuza
Düşünmenin ve düşüncenin rafa kaldırıldığı ve tüm Saiklerin bunları kökünden yok etmeye götürdüğü bir zaman diliminde en fazla muhtaç olduğumuz iki değer: Tefekkür ve Teyakkuz Bizleri dağlara, taşlara, yerlere, göklere, canlılara bakarak onları yaratanın yüceliğini düşünmeye davet eden bir inancın müntesipleri olarak, neticesi teyakkuz olan bir tefekkür ameliyesine muhtacız bugün. Ne var ki, üzerine serpilen ölü toprağıyla yokluğa mahkûm edilmek istenen, yeniden dirilmesi adına ona hayat verecek ne kadar yaşam kaynağı varsa bir bir kurutulan, kökleriyle arasında bağ olacak ne kadar unsur varsa ortadan kaldırılan bir toplum olduk biz. Ölüleri bile diriltmeye muktedir olan bir Allah'a inanan bizler için böylesi bir manzara dahi yese düşmek için bahane olamaz, olmamalıdır. Mütevazi düşünmelerle başlayacak olan teyakkuzun ve geri dönüşün yollarını, sebeplerini aramalıyız. Müslümanların istikbaldeki büyük uyanışına çok mütevazi bir katkı olması amacıyla farklı zamanlarda muhtelif olaylar üzerine kaleme aldığımız satırları okurlarımızın istifadesine sunmayı amaçlayan bu eser, olaylar karşısında birkaç cümlemizin olması gerektiği yönünde bir örnek teşkil etmeyi hedeflemektedir.
140.00 ₺ -
Özgürlüğün Fecri
Abdullah Galib Bergusi. Türkiyeli okur onu “Yoldaki Mühendis” kitabıyla tanıdı. Filistin'in yaşayan efsanevi komutanlarından birisi olan Bergusi İsrail tarihinde 67 müebbet ve 5200 yıl hapisle en çok ceza verilen kişi. Bergusi Özgürlüğün Fecri ismiyle Türkçe'ye çevirdiğimiz bu yeni kitabında Filistinli bir direnişçi genç kızın hikayesini anlatıyor. “Özgürlüğün Fecri… Fırtınalı bir havada, dalgalı denizin ortasında kalan bir genç kızın hikâyesi… Allah'a olan imanı ve davasına sadakati sayesinde sahili selamete ulaştı; yoksa çoktan boğulmuştu. Macide; daha genç yaşta Siyonist işgalin kasvetine ve merhametsizliğine, dalgalı denizlerin karanlığına maruz kalmıştı. Öyle bir savaşa girmişti ki en güçlü adamların bile girmeye cesaret edemediği bir savaş... Bu çetin savaşa her ne kadar ilk başlarda istemeden girmiş olsa da sonradan Filistin direnişin en güçlü neferlerinden birisi oldu. En karanlık anda bile asla yeise düşmedi. Aydınlık sabahların bir gün geleceğine hep inandı. Macide; şehit kızın annesi, direnişçi kocanın eşi ve kendisi de bir direnişçi... En karanlık anda bile asla yeise düşmedi. Aydınlık sabahların bir gün geleceğine hep inandı. Bu hikayeyi 2003 yılından beridir tutsak olduğum hücremde kaleme aldım.” Abdullah Galib Bergusi Ramle Hapishanesi - Filistin
180.00 ₺ -
Yoldaki Mühendis 1
Abdullah Galib Bergusi. Filistin Direniş Hareketi Kassam'ın Batı Şeria ve Ramallah’ta bilinen en meşhur komutanı. Kod adı Yoldaki Mühendis ya da Gölgeler Prensi olan Bergusi, Filistin tarihinde en çok ceza alan kişi. 67 müebbet ve ayrı ayrı onlarca yıl hapis cezası... 2003 yılından beri tek kişilik hücrede yaşıyor. Tutsak alınmadan önce İsrail’in tüm istihbaratını peşinden koşturan Filistin’in bu meşhur komutanı bedeni tutsak alınsa da zindanda kalemiyle kelimeleriyle direnmeye devam ediyor. “Uzun zamandır tek kişilik karanlık bir hücrede yaşıyorum. O kadar uzun zaman ki artık senelerini saymakta acizim… Tek kişilik karanlık hücreye konulmadan tam altı ay boyunca soruşturma merkezlerinde dolaştırıldım. Bu merkezlerde ölümü gördüm… Ölümle konuştum… O da benimle konuştu… Çok defa ölüme dokundum… Fakat el-Kahhâr olan Allah'ın yardımıyla ölüme galip geldim… Siyonistler tarafından tutuklanmadan önce hayatımın en güzel yıllarını geçirdim. Başım dik ve yükseklerdeydi. Mescid-i Aksa'nın kandillerinin yakılacağı yağın Filistin'e, özgür savaşçıların toprağına gelmesi çok yakındır… Aydınlık yarınlar yakındır. Siyonistlerin, Allah'ın mübarek kıldığı Mescid-i Aksa'dan gitmeleri yakındır. Filistin'in emperyalizmden, işgalden ve zulümden özgürlüğüne kavuşacağı günler çok daha yakındır.” Abdullah Galib Bergusi
195.00 ₺