-
-
İslam İlmihali Ezber Kitabı Dini Bilgiler
İlaveli Baskıdır Müfredat Dualar - Sureler İnsanımızın ve evlatlarımızın dinini öğrenme hususunda hassasiyeti olmasına rağmen çok geniş olan dini konuların çabucak kavranamaması gibi nedenler, bizleri bu eserin hazırlanmasına teşvik etmiştir. Biz de bu durumu göz önüne alarak hacim olarak küçük fakat içerik olarak bir Müslüman’ın hayatı boyunca bilmesi ve ezberlemesi gereken konuları, ezberlenebilmesi kolay olacak bir şekilde bu kitapta toplayabilmeye gayret gösterdik. Bu eser birçok dini bilgiler kitapların içeriğinden derlenmiş ve yüzlerce talebe üzerine uygulanarak geliştirilmiştir. Temel bütün konular ele alınmış; kısa, sade, akılda kalıcı olması için örnek kelimeler az sayıda ve özenle seçilmiştir. Zamanı kısıtlı olan günümüz insanı için bu eserin önemli bir boşluğu doldurması ve İslam eğitimine yeni bir boyut kazandırarak katkı sağlayabilmesi temel gayemizdir. Birbirine eşit sayılan 75 derste her biri yarım saatlik düzenli bir program çerçevesinde çalışılarak, günde 1 veya 2 ders ile 3 veya 1.5 ay gibi kısa bir sürede bitirilebilir (ezberlenebilir). Gerek her bölümden ayrı ayrı, gerek her dersten birer sorularla tekrar tekrar sınavlar yapılabilir. Ezberleme programı için kitabın sonunda ezber takip tablosu da yer almaktadır.
136.00 ₺ -
Safvetüt Tefasir Arapça 3 Cilt Takım
Safvetüt Tefasir (3 Cilt) - صفوة التفاسير Muhammed Ali Sâbûnî hocaefendinin Taberî, Kurtubî, Âlûsî ve İbn Kesîr gibi muteber tefsirlerden yararlanarak rivâyet ve dirâyet tefsir ekollerini cem ettiği, üç cilt halindeki “Safvetü’t-Tefâsîr” isimli eserinin tashihli nüshasıdır Günümüz insanının çok geniş tefsirleri okumak için zaman bulamayacağını göz önünde tutan değerli tefsirci üstad Muhammed Ali es-Sâbûnî Vâhidî’nin Esbâb-ı Nuzûlu ile Taberî, Keşşâf, Râzî, Kurtubî, Beyzâvî, İbn Kesîr, el-Bahru’l-Muhît, et-Teshîl, Celâleyn, Ebussuûd, Alusî ve Kâsîmî gibi geniş ve güvenilir tefsirlerin özünü alarak çağa hitap edecek ve gençliğin ihtiyacına cevap verecek bir tefsir meydana getirmiş ve bu esere “tefsirlerin özü” anlamına gelen “Safvetü’t-Tefâsîr” adını vermiştir. Eser okunduğunda görülecektir ki Sâbûnî, gerçekten başlıca güvenilir tefsirleri taramış ve bunlardan özümlediği Kur’ânî bilgilerden, yeni ve özet bir tefsir meydana getirmiştir.
1590.00 ₺ -
Makamat Tercümesi ve Arapçası
Kitabın İçeriğinde: Makamat Kelime Anlamı Toplu Tercümesi ve Orjinal Arapça Metni bulunmaktadır. Osmanlı devlet-i alisi dönemi boyunca adları sayılamayacak kadar çok ilim irfan sahibi yetişmiştir. Günümüzde matbu olan ve olmayan birçok eserler vücuda getirmişler, çok gayretli çalışmalarda bulunmuşlardır. Daha sonradan gelen nesiller bu alanda yetersiz kalmış, maalesef bu açık yeterince kapatılamamıştır. Ömrünü ilme irfana adamış nesiller mazide kalmış, yerini maddeci ve menfaatperest halefler işgal etmiş, Ulu çınarlar yerini cılız fidanlara bırakmıştır. Örfün ve âdetin ilmi faaliyetler olduğu dönemden; oyun, eğlence ve zevki sefa dönemine geçilmiş, kadim medeniyetimiz mezar taşlarında ya da kütüphane raflarında çürümeye mahkûm bırakılmıştır. Zihinler ve Mefkure’ler batıya göç etmiş, şer'i ilimlerin talimi, gayri İslami metotlu batı şarkiyat literatürel bilime dönüşmüştür. Eşsiz kazanımlar değersiz görülmüş, üstelik eleştirilmiştir. Osmanlıca ve Arapça mirasımıza sahip çıkacak nesiller yetişmez olmuş, bu değerli mirasa sahip çıkma arzusundakiler her daim hakir görülmüştür, Batılılaşmış sözde münevverler ve reformistler ümmete, Üsve-i hasene olarak lanse edilmiştir. İlim irfandan çeşitli sebeplerle uzak kalan avam, haliyle bunlardan etkilenmiş, artık ilm-i şuur basit ve gayri dini dış mahfillere esir olmuştur. Ne hazin bir durumdur ki; İslami algı, asli kaynağından olağanca uzaklaşmış ve örf 'ü am adı altında selefi Salih'inin giyim, kuşam, yaşantı tarzı vb. İslami miraslar neredeyse tamamı ile zihinlerden silinmiştir. Bir misal sadedinde; Acaba (iki yüz yıl ve daha önceki dönemde) hangi Sahabe ve Âlim sakalsızdı? Acaba hangi Âlim batılı giyim-kuşam tarzı ile seyr-i alem yapardı? İsmet GARİBULLAH (Kuddise sirruhu) nun veciz manidar ifadesiyle: Ya şimdi bir fesat koptu cihanda, Hevayı nefse düştü nas bu anda, Eğer Alim, eğer Abid bu şanda, Hadis, Tefsir, Fıkıh kaldı nihanda, Bu Nas'tan ayrılıp HAKKA gidelim Cemali ba Kemale seyredelim. Kadim ulemayı, medar-ı iftiharımız bilerek, onların yolundan gitmeyi yaşantı tarzı haline getirmeyi ahde vefa olarak telakki ederiz. Bu bağlamda; Necip, Arif-i billah, Fadıl şahsiyet Birgivi (rahimehullah) nin gönüllere hitap eden, ruhları neşat eden güzide miras "makamat" adlı eserini, Ulumu Şeriyye ve Maneviye gönüllülerine hizmet sadedinde hazırlamaya çalıştık. Rabbim çalışmamızı kabule şayan eyleyip, ruhaniyetinden istifadeye muvaffak eylesin.
85.00 ₺ -
Dürretül Vaizin Vaazlar Sohbetler Kıssalar
Önsöz: Resûlullah (s.a.v) Efendimiz, "Din nasihattir" buyurarak müslümanların birbirlerine hayır öğütte bulunmalarının ehemmiyetine işaret etmiştir. Bir mümin için öncelikler vardır. Bunların başında Allah Teâlâ´ya iman, ilk sırada yer alır. Tabiî ki Allah´a iman, sadece "inandım" demekle yerine gelmiş olmaz. Nitekim ayet-i kerîmede: "İnsanlar ´inandık´ demekle, imtihandan geçirilmeden bırakılacaklarını mı sandılar?" (Ankebut süresi (29), 2) buyurulur. İşte dinin Allah için nasihat oluşunun ilk basamağı Allah´a imandır. O´na şirk koşmamak, O´na kulluk ve ibadette ihlaslı davranmak, daima Allah´a itaat üzere olmak, O´na isyandan şiddetle kaçınmak, Allah için sevmek, Allah için buğz etmek, Allah´a itaat edene dost, isyan edene düşman olmak, Allah´ı inkar edenlerle cihad etmek, nimetlerine şükretmek, insanları bu sayılan vasıflara davet ve teşvik etmek, bütün insanlara nezaket göstermek; işte bunlar Allah´a imanın gereği ve dinin Allah için nasihat oluşunun îcabıdır. Müslümanın bütün söz ve davranışlarında bunların gereğini yerine getirmesi, hem dünyada hem de ahirette kendisine fayda verir. Hz. Ömer-i Fâruk (r.a), "Nasihatçileri olmayan ve nasihatçileri sevmeyen bir millette hayır yoktur." buyurmuştur. Evet, bir müslüman olarak başta nefsimize sonra genişleyerek ailemize, akrabalarımıza ve tüm insanlığa nasihatçi olma durumundayız. Nasihat dinin direğidir. Resûlullah (s.a.v) pek çok hadisi şeriflerinde, Müslümanların başlarına gelecek en önemli afetin nasihati ve tebliği terketmek olduğunu vurgulamıştır. Nasihat, öğüttür, iyiliği emirdir, güzel ahlaktır. Nasihat İslam´ı, teslimiyet şuuru içerisinde edebiyle ve adabıyla yaşayıp insanların bunu yaşamasında rehber olmaktır. Nasihatçi olabilmek için İslam´ı güzel yaşamak, Allah Teâlâ´nın, Resûlullah´ın (s.a.v) emir ve yasaklarını iyi bilmek gerekir. Bunlar iyi bilinmediği takdirde nasihat fayda vermeyeceği gibi muhatabın yanlış bilgilendirilmesi de söz konusudur. O bakımdan nasihatçinin başvuracağı eserler son derece titiz hazırlanmış olmalıdır. Dürretü´n-Nâsihîn... İnsanların birbirlerine iyiyi ve doğruyu öğütlediği toplumlar daima müreffeh ve köklü milletler olmuştur. Bunun en yakın ve bariz örneği Osmanlı İmparatorluğudur. Osmanlı, yüzyıllar boyu İslam´ı ve onun insanın hayatına hayat katan prensiplerini halkına uygulatmasıyla yüzyıllar boyu ayakta kalmış bir imparatorluktur. Bir devlet halkıyla devlettir. Halkı onu ayakta tutan, onu var edendir. İşte Osmanlıyı Osmanlı yapan, İslamiyet´in emirlerini titizlikle riayet eden, din-i mübinin ikamesi için nasihati elden bırakmayan halkı olmuştur. Dikkat edilirse Osmanlı halkının arasında en çok okunan ve hatta nesilden nesile, ciltleri eskiyip parçalanana kadar devam eden eserler, vaaz nasihat kitapları olmuştur. Ahmediyye, Muhammediyye, Envaru´l-Âşıkîn, Müzekkin Nüfus, Nefahat ve daha niceleri. Osmanlı gibi din adına kurumsallaşmış müesseseleri bulunan bir devlette böyle eserlerin okunması ve hatta bunun da ötesinde basılıp halkın hizmetine arzedilmesi, onların içerik ve kaynak açısından aslında ne kadar güvenilir olduğunun bir göstergesidir. İşte Osman Hopavî (rah), İstanbul´da (Kostantiniyye) tertip ettiği bu kitabını dine irşad noktasında hizmet edenlerin istifadesine sunduğunu, bunun için de, vaaz ve sohbet için en muteber hadis, haber ve menkıbeleri seçtiğini belirtiyor. Biz de günümüze dek ulaşmış bu eseri tekrar gözden geçirerek siz kıymetli okuyucularımızın istifadesine sunmayı arzuladık. Kitabı tercümede çok titiz davrandık. Bütün ayetlerin yerlerini gösterip hadislerin tahriclerini yapmaya azami gayret gösterdik. Bunun yanında sahabe ve tabiin kavillerinin geçtikleri kitapları işaret etmeye çalıştık. Kitapta geçen pek çok hadis, haber ve hikayenin, İmam Gazâlî (rah), İsmail Hakkı Bursevî, (k.s), Kurtubî, İbn Kesir gibi daha ismini zikredemediğimiz pek çok zatın kitaplarında rastladık ve bu da kitabın kaynak noktasında ne derece titiz olduğunu bizlere göstermiş oldu. Hadisleri tahric ederken, elimizin altında bulunan müsned, sahih, sünen, zevâid, musannef, etraf ve mustahrec gibi eserlerin yüz elli beşine yakınını inceleme imkanını bulabildik. Kalemimizin kaymış olabileceği muhtemel yerler olabileceği dolayısıyla okuyucularımızın tashih kalemlerini bekliyoruz. Kitapta zaman zaman ayet ve hadislerin Arapça metinlerini vererek sohbet eden kişilerin istifade etmesini, vaaz ettiği kitlelere daha tesirli olmasın ümid ettik. Zira ayet ve hadislerin Arapça aslından okunması gönüllerle ayrı bir huzur ve tatmin verir. Hulasa Dürretü´n-Nâsihîn´i kaynak olarak verilebilir bir eser haline getirdiğimize inanıyoruz. Çalışmamda bana büyük destekleri olan Karaca Yayınevi kurucularına da, değerli katkılarından dolayı teşekkür ediyor ve bu mukaddes hizmetlerinin devamında başarılar diliyorum. Gayret bizden Tevfik yüce Allah´tandır. -Muhammed Taha
350.00 ₺ -
Avamilan Birgivi Ve Cürcani
1- Bütün yazılar yeni dizgi olarak yeniden yazıldı. 2- Sayfalarda eski nüshaya sadık kalınarak düzenlemeler yapıldı. 3-Ana metin- yan haşiyeler ve ara metin arasındaki haşiyeler şeklinde düzenlendi. 4- Ana metin: okunan metin kısmı. 5- Yan haşiyeler: metnin kenarındaki yan haşiyeler. 6- Ara metin arasındaki haşiyeler: ana metnin satırlarının arasındaki haşiyeler. 7- Ayetler kur’anda olduğu gibi yazıldı ve tahricleri yapıldı. 8- Sayfa tutar olarak eskiye bağlı kalındı. 9- Metinde, haşiyelerde ve ara notlarda karışıklık olabilecek yerlere hareke konuldu. 10- Eski kitabın sayfa numaraları alt tarafta verildi. 11 Sayfalara ayrıca Türkçe rakamlar verildi.
55.00 ₺ -
Ali Haydar Elifbası Kod 015
Milyonlarca insanın Kur'ân-ı Kerim'i öğrendiği hattan Okuması Çok Kolay Bilgisayar Hattı Sevdiklerinize alabileceğiniz en güzel hediye Şamua kağıt 32 sayfa Karton Kapak Tel dikiş 16,5 x 23,5 Ürün Adet Ağırlığı : 0,064 Gr ISBN – 978-9944-933-506 Toplu alımlarda özel indirimler uygulanır
21.60 ₺ -
Sümbül Efendi Kuran Elifbası
- Hadis-i Şerif "Nebi ve Mürsel'ler ehli cennetin efendileridir. Şehitler ehli cennetin önderidir. Kur'an hafızları, ehli cennetin reisleridir." - Hadis-i Şerif, Muhtarul Ehadis "Kim Allah'ın Kitabı'ndan bir harf okursa, ona bir iyilik yazılır. Hem iyilik on misliyledir. Elif, Lam, Mim bir harftir demiyorum, belki Elif bir harf, Lam bir harf, mim de bir harftir." - Hadis-i Şerif "Çocuklarımıza Allah'ı (c.c) tanıtalım, Peygamberi (s.a.v) sevdirelim ve Kur'an-ı öğretelim. Çünkü Allah'a (c.c) giden yol Kur'an'dan geçer. Kur'an-ı Kerim, Allah (c.c) ile kul arasındaki bağdır. Kim ondan tutunursa Allah'a ulaşmış olur, kim de bırakırsa karanlık çukuruna düşer.
65.00 ₺ -
Kalplerin Keşfi Karton Kapak
Mükâşefetü’l-Kulûb konu itibariyle tasavvufî bir eserdir. İçerik itibariyle kalpleri hassas bir İslâmi hayata sevk etmeyi, oraya saf bir İslâmî hayatı sıkıştırmayı hedef edinen bir eserdir. Mükâşefetü’l-Kulûb bir “Kalpleri İhyâ” kitabıdır. Durumlarını tespit ve keşfedip aralayarak, ortaya çıkararak ıslaha çalışmayı öğreten bir eserdir. Tasavvuf kalp ile meşgul olan bir ilimdir. Malûmdur ki, kalp nasıl olursa dış âzâ ve yaşayış da ona uygun bir manzara arz eder. Allah Teâlâ’nın; “Her kulun kalbini günde birkaç kere kontrol ettiği” hadisinin mânâsına itibarla tasavvufta amellerin zuhur mahalli olan kalp ele alınmıştır. Bu her İslâm âliminin, Hakka ubûdiyyete kendini adamış her âbid ve zahidin başta ya da sonda yaşadıkları bir hayat tarzıdır. Cenâb-ı Hakk’ın her gün ziyaret ettiği kalp hiç şüphesiz ki temiz olmaya lâyıktır. Çünkü bir kulun, Rabbine karşı (kölenin efendisine misali) edep kaidesidir. Edebi olmayan bir kulun Rabbi yanında itibarı olmaz. Hâlbuki bir köle için gaye, efendisinin teveccühünü kazanmasıdır. Kulun saadet ve huzuru da buna bağlıdır. Bu bakımdan kalp, kalplerin keşfi ve hâllerin bilinmesi (Mükâşefetü’l-Kulûb) gayet mühimdir. ------------ İmâm-ı Gazâli Hazretlerinin bu eseri, mevzuu itibariyle tasavvufî ve ahlakî bir eserdir. Eşsiz bir vaaz, nasihat,öğüt ve irşat kitabıdır. Kalpleri hassas bir islâmi hayata sevketmeyi, oraya İslâmî yaşayışı yerleştirmeyi hedefler. Büyük bir ehemmiyeti haizdir..
159.50 ₺ -
Ruhul Furkan Tefsiri 20.Cilt Orta Boy Ciltli
RUHU’L- FURKAN HAKKINDA GENEL MALUMAT Alllame, fâdıl, muhakkik, hicri 15.Asrın müceddidi, Şeyhü’l İslam İsmail Efendi (İsmail Ağa) Camii Şerifi emekli İmam Hatibi Mahmud Ustaosmanoğlu Efendi’nin riyasetinde kaleme alınmış, takriben 57 cilt olması beklenen mükemmel bir tefsirdir. Bu şaheser tefsirin hazırlanmasında Arapça, Farsça ve Türkçe birçok kitaptan istifade edilmiş olup, her sınıf insanın anlayabileceği sade bir dil ile yazılmıştır. Âyet-i Celileler, en ince ayrıntıları ile izah edilirken ihtiyaç duyulan kelam, fıkıh, tasavvuf ve genel kültüre dayalı malumat da verilmiştir. RUHU’L- FURKAN TEFSİRİNİN YAZILMA SEBEBİ Mahmud Efendi Hazretleri (Kuddise Sirruhu) tefsir-i şerifin sebebi telifi hakkında şöyle buyuruyorlar: “Kur’an-ı Azîmü’ş-şan’ın manasının kelime-kelime anlaşılmasına çok hevesli olduğumuz, kardeşlerimiz tarafından yakinen bilinmektedir. Nice büyük âlimler, Kur’an-ı Kerim’i Türkçe tefsir ederek, bu büyük kitabın manasını anlama hususunda insanların ihtiyaçlarını karşıladıklarından, ziyade aciz olan bu kardeşiniz, böyle büyük bir işe girişmeyi düşünmüş dahi değildir. Ancak; hicri 1402 Şaban Ayı’nın Berat Gecesinde, Ravza-i Mutahhara’da yani Peygamberimiz (Sallallahü aleyhi ve sellem)’in bulunduğu pâk cennet bahçesi olan mescid-i şerifinde bulunduğumuz sırada Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) tarafından vaki olan manevi bir işaretle bu mühim işe başladık. Ve yukarıda geçtiği gibi kelimekelime mana verilmesine ziyade ihtimam (dikkat) göstererek, bazı kardeşlerimizle beraber bu uzun yola çıktık. TAKİP EDİLEN USUL MUKADDİME: Bu tefsirin mukaddimesinde(giriş kısmında)evvela Kur’an-ı Azimü’ş-şan’ın fezâili (faziletleri) hakkındaki bazı âyet-i kerimeler mealleri ile beraber yazılmıştır. Sonra, Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazretlerinin kendi Kur’an-ı Kerim’inin baş tarafına yazmış olduğu Kur’an-ı Kerim ile alakalı bütün hadis-i şerifler ve tefsir heyetinin bulduğu bazı hadis-i şerifler tercüme edilerek, kaynaklarıyla beraber zikredilmiştir. Müteakiben yine Kur’an-ı Kerim hakkında Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazretlerinin kendi Kur’an-ı Kerim’inin evveline yazdığı, ayrıca tefsir heyetinin de bulduğu büyüklerin sözlerinden bazıları ilave edilmiştir. Bundan sonra Kur’an-ı Kerim’i gafil olarak okumanın zemmi (kötülenmesi) hakkındaki bazı hadis-i şerifler ve büyüklerin sözleri nakledilmiştir. Mukaddimenin sonunda da Kur’an-ı Kerim’i kendi görüşü ile tefsir etme hakkında varit olan (gelen) tehdit mahiyetindeki hadis-i şerifler zikredilmiştir. ÂYETLERİN TEFSİRİNDE TAKİP EDİLEN USUL 1-KELİME MANASI: Her âyetin tefsirinde takip edilen bu usul, Kur’an-ı Kerim’i kolayca anlayabilmek için çok büyük ehemmiyet (önem) taşımaktadır. Zira topluca mana verildiğinde, Kuran’ı iyice anlamayı ve tefsir etmeyi isteyen kardeşlerimiz hangi mananın hangi kelimeden alındığını anlayamamaktadırlar. Bu tefsirde ise herkesin Kur’an-ı Kerim’i kelime kelime anlayabilmesi çok istenildiğinden bu usüle riayet edilmeye çalışılmıştır. Bu arada kelimeleri ve cümleleri birbirine bağlayan mahzuf ibareler (gizlenmiş sözler) zikredilmiştir ki, dikkatli düşünüldüğü takdirde, sadece kelime manasından bile, âyet-i celilelerin manaları anlaşılabilecek bir hale gelmiş olsun. Ayrıca sarf ve nahiv ilimlerini okumuş kardeşlerimizin, fail, meful, hal gibi kelimelerin cümle içindeki durumlarını ayırt edebilmeleri için yardımcı edatlar kullanılmıştır. Ancak, terkib-i izafiler(isim tamlaması) gibi birbirinden ayırt edilmesi uygun olmayan yerlerde kelime manası verilemediğinden, terkip (toplu) manası verilmiştir. 2-MEÂL-İ ŞERİF : Kelime manasından herkes istifade edemeyeceğinden ve âyetin toplu manası anlaşılamayacağından, her âyetin meâl-i şerifi (şerefli manası) kelime manasından sonra yazılmış ve bu meâl verilirken âyetin zahirinde (dış görünüşünde) bulunmayan kelime ve terkiplerin manaları katılmamaya dikkat edilmiştir. Ancak, âyet-i celilenin manası tam anlaşılabilmesi için, bir takım mahzuf (gizlenmiş) manaların ve bazı izahların zikredilmesine ziyade ihtiyaç duyulduğundan onlar parantez içinde ayrı bir yazı şekliyle açıklanmıştır. Böylece, meâl-i şerif tefsirli (açıklamalı) bir meâl haline gelmiştir. 3-İZAHAT Sadece meâl-i şerifle de iktifa edilmeyip (yetinilmeyip) her âyet, muteber tefsirlerde bulunan izahlardan istifade edilerek açıklanmaya çalışılmıştır. Şöyle ki: Tefsirlerde sebebi nüzulü beyan edilmiş olan âyetlerin, iniş sebepleri zikredilmiştir. Ahkâm âyetlerinden (şeri hükümleri beyan eden âyetlerden) çıkarılmış olan bir takım fetvalar da yeri geldiğinde açıklanmıştır. Âyet-i Celilelerle alâkalı hadis-i şeriflerin kaynakları ilmî usulle kaydedilerek yazılmaya gayret edilmiştir; Evvela hadis metninin alındığı kitap zikredilmiş, diğerleri ise ulema arasında bilinen sıralamaya göre yazılmıştır. Bazı âyet-i celilelerde bulunan yer ve şahıs isimlerinin ıstılahları (özel manaları) da, tefsirde derç edilmiştir(konulmuştur). Açıklanması gereken zor kelimelerin mehazları (asılları, kaynakları) müfret (tekil)sss ve cemileri (çoğulları) zaman zaman tefsirde yazılmıştır. Âyet-i celilelerin anlaşılmasını kolaylaştıracak olan veya onlarla alâkası bulunan kıssalar (hadiseler) de, muteber (kıymetli) tefsirlerden alınarak açıklamıştır. Zikirle alâkalı âyetlerde, yine güvenilen tefsirlerden ve kitaplardan alınan, tasavvufî manaların da katılmasına özen gösterilmiştir. Ayrıca, her âyetin izahının sonunda, o âyetin tamamı veya bir kısmıyla alâkalı diğer âyeti kerimeler bulunup, meâlleriyle yazılmaya gayret gösterilmiştir; Ta ki, vaaz ve nasihat etmek isteyenler, bir âyeti gözden geçirirken onu açıklayan diğer âyet-i kerimeleri de, önlerinde hazır bulup vaazlarını ziynetlendirsinler (süslesinler). Bu hususta en büyük rehber, Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazretlerinin, Mahmud Efendi Hazretlerine (kuddise sirruhu) verilmesini arzu ettiği kendi Kur’an-ı Kerimi’ninkenarlarına almış olduğu rakamlar (âyet ve sayfa numaraları), hatlar (çekilen çizgiler) ve izahlar olmuştur. Şu da bilinmelidir ki: Milletimizin, geçmiş büyüklerinin kıymetli lisanlarını terk etmeye başladığı şu günlerde Arapça, Farsça ve Türkçe karışımından meydana gelmiş olan Osmanlıcanın tamamen unutulmaması için Osmanlıca kelimelerin asılları yazılmış, nesiller arasında irtibat sağlamak için de kelimelerin karşılıkları parantez içinde zikredilmiştir. Bu büyük gaye hedeflendiğinden dolayı tefsirin uzamasından, akıcılığın bozulmasından ve dolayısıyla gelecek olan itirazlardan çekinilmemiştir.
477.00 ₺ -
-
-
-
Kalplerin Keşfi İmam Gazzali Karton Kapak
Eş‘arî kelâmcısı, Şâfiî fakîhi, mutasavvıf, filozoflara yönelttiği eleştirilerle tanınan İslâm düşünürü Hüccetü’l-İslâm Ebû Hâmid el-Gazzâlî (Rahimehullâh) asırlar öncesi tasavvufa dair kalem aldığı “Mükâşefetül-Kulûb /Kalplerin Keşfi” adlı mükemmel bu eseri, ibâdete dair faziletli amellerin yanı sıra nefsin hilelerinden, şeytanın şerrinden, gönlümüze musallat olan manevi hastalıkların kurtulmasının çaresinin âdeta reçetesini veriyor. Allâh’a ve ve Resûlüne İtaatin faziletinden Zikrullâh’ın Faziletine, Şeytânın Düşmanlığından İçki İçenlerin Cezalarına; Kadının Kocası Üzerindeki Haklarından Kocanın Hanımı Üzerindeki Hakkına varınca kadar 111 konudan oluşuyor. Siz değerli kardeşlerimizin istifâde etmesi dileğiyle…
170.00 ₺ -
İslam Adabı Osmanlı Ferasetinden Esintiler
Kıyamet gününde alimlerin mürekkebi ile şehidlerin kanı tartılır, alimlerin mürekkebi şehitlerin kanından ağır gelir.
190.00 ₺ -
Hazreti ÖMER Ali EREN
Sevgili Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) efendimiz buyurdular ki: “Benden sonra peygamber gelecek olsaydı, Ömer olurdu.” Peygamberler hariç, Hazreti Ebûbekir (Radıyallahü Anh)'ten sonra Allah indinde en üstün insan Hazreti Ömer (Radıyallahü Anh) Efendimiz'dir. Cennetlikler cennetin nimetlerini tadarak zevk içinde yaşarlarken, şimşek çakar gibi bir aydınlık olacak. Cennettekiler "Bu aydınlık nedir?" diye sorduklarında, "Ömer gülümsedi" denilecektir. Hazreti Ömer işte böyle bir kul ve böyle bir Allah dostudur. Elinizdeki eserde elimizden geldiği kadar Adalet Timsali Hazreti Ömer'i ve onun halifelik zamanındaki fetihleri anlatmaya çalıştık. Hz. Ömer'in halifeliği zamanında İslamı yaymak için yapılan mücadelelerin ve fedakârlıkların anlatıldığı bu eseri heyecanla ve zevkle okuyacaksınız.
136.00 ₺ -
Delilleriyle Büyük Şafii İlmihali 2 Hm
Ahmed bin Hüseyin bin Ahmed El- Asfehani Eş-Şafii Kadı Ebu Şucca Müslüman, imanın özü olan İslam'a dönmedikçe huzur yüzü göremez. İslam'a dönmekte şüphesiz İslam'ı bilmekle olur. İslam'ı bilmek de, okumakla olur. İslam'ın kaynağı olan Kur'an-ı Kerim'in tefsiri herkesin anlayacağı dillere çevrilmiştir. Resulullah'ın sünnetini teşkil eden sünnet ve yine de her iki kaynak olan Kur'an ve Sünnet'in anlaşılmasını gerektiren fıkıh ilimleri günümüzde herkesin bariz bir şekilde anlamalar sağlanarak Türkçe'ye çevrilmiştir. Bu kitap, öz bir şekilde fıkhi konuların hemen hemen hepsini kapsamaktadır. Ayrıca her konu için ayet ve hadisten delil getirilerek açıklanmıştır
375.00 ₺ -
-
Yasini Şerif Cüzü Çanta Boy Ciltli
Yasini Şerif Cüzü İÇİNDEKİ HER SÛRENİN FAZİLETLERİ, HAVÂSSI VE DUÂLARI İLE YÂSÎN CÜZÜ
198.00 ₺ -
-
Meraklı Çocuk Veli Kudüste
MERAKLI ÇOCUK VELİ KUDÜS'TE KİTABI; Bu kitapta sadece şehirleri değil, atomdan okyanusa kadar her zerrede mühürlenmiş olan İlahi Kudreti keşfedeceksiniz. -- Kainat, Allah'u teala'nin kudretini tanıttığı en güzel kitabıdır. Küçük bir kalbin devasa kudreti keşfettiği o eşsiz yolculuğu bu kitapta bulacaksiniz. -- Bu kitapta denizlerin derinliginden, gökyüzünün kapısı Kudüs'ün taşlarına kazınmış kaderi birlikte bulacaksınız. -- Ruhunuzu dinlendirecek ve ufkunuzu açacak bir yolculuğa davetlisiniz.
136.00 ₺ -
Envarul Aşıkin Allaha Aşıkların Nurları
Envarul Aşıkin her biri belli bir konu etrafında gelişen beş ana bölüm-den oluşmaktadır. Bölümler fasıllara, bazı fasıllar da “meb‘as” adı verilen altı bölümlere ayrılmaktadır. Birinci bölümde; varlıkların tertîb ve düzeninden bahsedilmektedir. Bö-lüm içinde, yerlerin ve göklerin yaratılmasından, yerde ve gökte olan yaratıl-mış varlıklardan, bunların yaratılış şekillerinden ve bu yaratılıştaki ilâhî sır-lardan bahsedilmektedir. İkinci bölümde; Allâh Teâlâ’nın peygamberlere hitap, Âdem (Aleyhisse-lâm)’ın yaratılmasından, ruh üflenmesinden, insanlardan ilâhî söz almasın-dan, peygamberlerin kıssalarından, ilâhî kitaplardan ve bu kitapların içinde-kilerden, Allâh’ın Peygamberlere vahiylerinden, vahyin sırlarından, peygam-berlerin karşılaştıkları güçlüklerden, ibret verici hadîselerden, Resûlullâh (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem)’in peygamberliğinden, örnek ahlâkından, özel-liklerinden, yaptığı gazvelerden ve râşid halîfelerden bahsedilmektedir. Üçüncü bölümde; Allâh Teâlâ’nın meleklerine vahyettiği kelimeler, büyük meleklerin vazifelerinden, ruhların makamlarından, bahsedilmektedir. Dördüncü bölümde; Kıyâmet gününde Allâh Teâlâ’nın hitaplarından, farklı itikadlardan, içinde şirk ve riyanın bulunmadığı sâlih amellerden, ibâdetlerden, iyi ve kötü amelden, ilim ve cehâletten, mübârek gün ve geceler-den, dua ve niyâzdan, zikir ve tesbîhten, tövbe ve istiğfârdan ölümden, âhi-ret ve mahşerden, cennet ve cehennemden, dünyanın boşluğundan, hesap-tan, şefâatten, Sırât ve Mîzân’dan bahsedilmektedir. Beşinci bölümde; Allâh Teâlâ’nın en yüce makamları hakkındaki sözleri, cennet nimetlerinden, cehennem azabından, a‘râftakiler, Allâh Teâlâ’nın cemâli, büyük ve küçük günah işleyenlerin durumları, cinler, cennet ehlinin mertebeleri, yüksek dereceleri ve kavuşacağı nimetlerden bahsedilmektedir. Kitabın “Hâtime” başlığını taşıyan bölümde 850’de (1446) Gelibolu’da yazmaya başladığı eserini 855 Muharreminde (Şubat 1451) tamamladığını söyleyen müellif gerek bu kitabın gerekse kardeşinin Muhammediyye’sinin önemli eserler olduğunu belirttikten sonra mensûr bir münâcâtla kitabını bitirmektedir.
335.00 ₺ -
-
-
Nur Suresi Tefsiri Ve Hükümleri
Nur suresi; itikattan ibadete, nüzul sebeplerinin çokluğundan ahkam ayetlerinin yoğunluğuna, aile ve sosyal ilişkilerden kişilik analizlerine varıncaya kadar birçok kişisel ve toplumsal mevzuyu ihtiva etmektedir. Bilhassa "Temiz ve ahlaklı bir toplumun" nasıl tesis edileceğinin şifrelerini sunmaktadır. Nur suresi; "Aile nasıl kurulur, nasıl korunur?" öğretisinin kaynağı durumunda olup, modernleşme bahanesiyle dejenere edilmiş aile müessesesinin nasıl ihya edileceğini nokta atışı ile ifade etmektedir.Nur Suresi; asrımızın en büyük sorunlarından biri olan ahlaki çöküntüye parmak basmakta, "Ahlak; kalpte bulunan imanın dışa yansımasıdır." mesajını vermektedir. Tesettürün ve tesettür ahlakının, toplumun ahlaki değerleri ile ne denli büyük bir bağlantısının bulunduğunu ifade etmekte ve bu ahlak İlkesiyle insanlığın yolunu aydınlatmaktadır.Hülasa; "Nur Suresi" çağımızın problemlerine evrensel Çözümler sunmakta, mutlu ve huzurlu yaşamanın köşe taşlarını gözler önüne sermektedir.
451.25 ₺ -
İrabul Kuran Rahle Boy Darun Nefais
İrabül Kuranil Kerim - إعراب القرآن الكريم Muhammed Et-Tayyib El-İbrahim - محمد الطيب الإبراهيم Sayfa Sayısı: 608 20 x 28 Darü'n Nefais
922.20 ₺