-
İnsanlığın Umut Kıtası Alemi İslam
Neyi yitirince yüreklerimizi birbirine bağlayan ruhu kaybettiysek, onu kazanınca, Şam’ı Bağdat’tan, Bağdat’ı da İstanbul’dan ayıran sınırları ortadan kaldırmış olacağız. Bunun için Âlem-i İslâm’ın farklı noktalarında mücadele eden, emperyalizma ile hesaplaşan milyonlarca Müslüman var. Onların cihadını yerinde görmek, muvaffak oldukları hususlarda kendilerinden istifade etmek, tarihî tecrübemiz ve ilmî mirasımız noktasında istişareler yapmak, İslâmî tedrisât babında teâtî-i efkârda bulunmak, İstanbul’da yazılan bir kitabı Lahor’da, Lahor’da neşredilen bir mecmuayı da bütün bir Bilâd-ı İslâm’da oku(t)mak; eserleri, yerinde tespit edilen yeni sorunları dikkate alarak telif etmek; ilim, fikir ve harekette yeni terkiplere gitmek, Ümmet olarak neye maliksek tamamını Kur’an ve Sünnet mizanında öz-posa ayrımına tabi tutmak gibi ameliyeleri gerçekleştirebilmek adına farklı İslâm beldelerine, farklı zamanlarda yapılan seyahatlerin bir hasılası hükmünde olan bu kitabı sâir seyahatnâmelerden ayıran en temel hususiyet ise, hadiseyle iâşe, ibâte ve zevk u sefa boyutu yerine ilim, fikir ve hareket cihetiyle alakadar olması ve bu noktada teşhis ve tespitler ihtiva etmesidir. * * * Cava Adaları’ndan Cebel-i Tarık’a, Doğu Türkistan’dan Gana’ya kadar uzanan direniş hattında Ümmet’in yarınlarına dair güzel haberler var. Kur’an-ı Kerîm’in, Allah Teâlâ’nın eşya ve hadiseye tatbik edilmeyi bekleyen talimatlarından ibaret olduğuna inanan müminler, çöllere vahâvârî hayat verdi; Âlem-i İslâm yeniden insanlığın umut kıtası hâline geldi. Allah’ın selâmı üzerinize olsun. İnsanlığın Umut Kıtası Alemi İslam, Hüküm Yayınları, İhsan Şenocak Kitapları, 9786056608124, Alemi İslam
168.00 ₺ -
-
Ruhul Furkan Tefsiri 20.Cilt Rahle Boy Ciltli
RUHU’L- FURKAN HAKKINDA GENEL MALUMAT Alllame, fâdıl, muhakkik, hicri 15.Asrın müceddidi, Şeyhü’l İslam İsmail Efendi (İsmail Ağa) Camii Şerifi emekli İmam Hatibi Mahmud Ustaosmanoğlu Efendi’nin riyasetinde kaleme alınmış, takriben 57 cilt olması beklenen mükemmel bir tefsirdir. Bu şaheser tefsirin hazırlanmasında Arapça, Farsça ve Türkçe birçok kitaptan istifade edilmiş olup, her sınıf insanın anlayabileceği sade bir dil ile yazılmıştır. Âyet-i Celileler, en ince ayrıntıları ile izah edilirken ihtiyaç duyulan kelam, fıkıh, tasavvuf ve genel kültüre dayalı malumat da verilmiştir. RUHU’L- FURKAN TEFSİRİNİN YAZILMA SEBEBİ Mahmud Efendi Hazretleri (Kuddise Sirruhu) tefsir-i şerifin sebebi telifi hakkında şöyle buyuruyorlar: “Kur’an-ı Azîmü’ş-şan’ın manasının kelime-kelime anlaşılmasına çok hevesli olduğumuz, kardeşlerimiz tarafından yakinen bilinmektedir. Nice büyük âlimler, Kur’an-ı Kerim’i Türkçe tefsir ederek, bu büyük kitabın manasını anlama hususunda insanların ihtiyaçlarını karşıladıklarından, ziyade aciz olan bu kardeşiniz, böyle büyük bir işe girişmeyi düşünmüş dahi değildir. Ancak; hicri 1402 Şaban Ayı’nın Berat Gecesinde, Ravza-i Mutahhara’da yani Peygamberimiz (Sallallahü aleyhi ve sellem)’in bulunduğu pâk cennet bahçesi olan mescid-i şerifinde bulunduğumuz sırada Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) tarafından vaki olan manevi bir işaretle bu mühim işe başladık. Ve yukarıda geçtiği gibi kelimekelime mana verilmesine ziyade ihtimam (dikkat) göstererek, bazı kardeşlerimizle beraber bu uzun yola çıktık. TAKİP EDİLEN USUL MUKADDİME: Bu tefsirin mukaddimesinde(giriş kısmında)evvela Kur’an-ı Azimü’ş-şan’ın fezâili (faziletleri) hakkındaki bazı âyet-i kerimeler mealleri ile beraber yazılmıştır. Sonra, Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazretlerinin kendi Kur’an-ı Kerim’inin baş tarafına yazmış olduğu Kur’an-ı Kerim ile alakalı bütün hadis-i şerifler ve tefsir heyetinin bulduğu bazı hadis-i şerifler tercüme edilerek, kaynaklarıyla beraber zikredilmiştir. Müteakiben yine Kur’an-ı Kerim hakkında Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazretlerinin kendi Kur’an-ı Kerim’inin evveline yazdığı, ayrıca tefsir heyetinin de bulduğu büyüklerin sözlerinden bazıları ilave edilmiştir. Bundan sonra Kur’an-ı Kerim’i gafil olarak okumanın zemmi (kötülenmesi) hakkındaki bazı hadis-i şerifler ve büyüklerin sözleri nakledilmiştir. Mukaddimenin sonunda da Kur’an-ı Kerim’i kendi görüşü ile tefsir etme hakkında varit olan (gelen) tehdit mahiyetindeki hadis-i şerifler zikredilmiştir. ÂYETLERİN TEFSİRİNDE TAKİP EDİLEN USUL 1-KELİME MANASI: Her âyetin tefsirinde takip edilen bu usul, Kur’an-ı Kerim’i kolayca anlayabilmek için çok büyük ehemmiyet (önem) taşımaktadır. Zira topluca mana verildiğinde, Kuran’ı iyice anlamayı ve tefsir etmeyi isteyen kardeşlerimiz hangi mananın hangi kelimeden alındığını anlayamamaktadırlar. Bu tefsirde ise herkesin Kur’an-ı Kerim’i kelime kelime anlayabilmesi çok istenildiğinden bu usüle riayet edilmeye çalışılmıştır. Bu arada kelimeleri ve cümleleri birbirine bağlayan mahzuf ibareler (gizlenmiş sözler) zikredilmiştir ki, dikkatli düşünüldüğü takdirde, sadece kelime manasından bile, âyet-i celilelerin manaları anlaşılabilecek bir hale gelmiş olsun. Ayrıca sarf ve nahiv ilimlerini okumuş kardeşlerimizin, fail, meful, hal gibi kelimelerin cümle içindeki durumlarını ayırt edebilmeleri için yardımcı edatlar kullanılmıştır. Ancak, terkib-i izafiler(isim tamlaması) gibi birbirinden ayırt edilmesi uygun olmayan yerlerde kelime manası verilemediğinden, terkip (toplu) manası verilmiştir. 2-MEÂL-İ ŞERİF : Kelime manasından herkes istifade edemeyeceğinden ve âyetin toplu manası anlaşılamayacağından, her âyetin meâl-i şerifi (şerefli manası) kelime manasından sonra yazılmış ve bu meâl verilirken âyetin zahirinde (dış görünüşünde) bulunmayan kelime ve terkiplerin manaları katılmamaya dikkat edilmiştir. Ancak, âyet-i celilenin manası tam anlaşılabilmesi için, bir takım mahzuf (gizlenmiş) manaların ve bazı izahların zikredilmesine ziyade ihtiyaç duyulduğundan onlar parantez içinde ayrı bir yazı şekliyle açıklanmıştır. Böylece, meâl-i şerif tefsirli (açıklamalı) bir meâl haline gelmiş. 3-İZAHAT Sadece meâl-i şerifle de iktifa edilmeyip (yetinilmeyip) her âyet, muteber tefsirlerde bulunan izahlardan istifade edilerek açıklanmaya çalışılmıştır. Şöyle ki: Tefsirlerde sebebi nüzulü beyan edilmiş olan âyetlerin, iniş sebepleri zikredilmiştir. Ahkâm âyetlerinden (şeri hükümleri beyan eden âyetlerden) çıkarılmış olan bir takım fetvalar da yeri geldiğinde açıklanmıştır. Âyet-i Celilelerle alâkalı hadis-i şeriflerin kaynakları ilmî usulle kaydedilerek yazılmaya gayret edilmiştir; Evvela hadis metninin alındığı kitap zikredilmiş, diğerleri ise ulema arasında bilinen sıralamaya göre yazılmıştır. Bazı âyet-i celilelerde bulunan yer ve şahıs isimlerinin ıstılahları (özel manaları) da, tefsirde derç edilmiştir(konulmuştur). Açıklanması gereken zor kelimelerin mehazları (asılları, kaynakları) müfret (tekil)sss ve cemileri (çoğulları) zaman zaman tefsirde yazılmıştır. Âyet-i celilelerin anlaşılmasını kolaylaştıracak olan veya onlarla alâkası bulunan kıssalar (hadiseler) de, muteber (kıymetli) tefsirlerden alınarak açıklamıştır. Zikirle alâkalı âyetlerde, yine güvenilen tefsirlerden ve kitaplardan alınan, tasavvufî manaların da katılmasına özen gösterilmiştir. Ayrıca, her âyetin izahının sonunda, o âyetin tamamı veya bir kısmıyla alâkalı diğer âyeti kerimeler bulunup, meâlleriyle yazılmaya gayret gösterilmiştir; Ta ki, vaaz ve nasihat etmek isteyenler, bir âyeti gözden geçirirken onu açıklayan diğer âyet-i kerimeleri de, önlerinde hazır bulup vaazlarını ziynetlendirsinler (süslesinler). Bu hususta en büyük rehber, Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazretlerinin, Mahmud Efendi Hazretlerine (kuddise sirruhu) verilmesini arzu ettiği kendi Kur’an-ı Kerimi’ninkenarlarına almış olduğu rakamlar (âyet ve sayfa numaraları), hatlar (çekilen çizgiler) ve izahlar olmuştur. Şu da bilinmelidir ki: Milletimizin, geçmiş büyüklerinin kıymetli lisanlarını terk etmeye başladığı şu günlerde Arapça, Farsça ve Türkçe karışımından meydana gelmiş olan Osmanlıcanın tamamen unutulmaması için Osmanlıca kelimelerin asılları yazılmış, nesiller arasında irtibat sağlamak için de kelimelerin karşılıkları parantez içinde zikredilmiştir. Bu büyük gaye hedeflendiğinden dolayı tefsirin uzamasından, akıcılığın bozulmasından ve dolayısıyla gelecek olan itirazlardan çekinilmemiştir.
717.60 ₺ -
-
Dilin Afetleri İmam Gazali
İmam Gazâlî (rah), dilin insan hayatındaki yerini ve gücünü ahlâkî bir bakış açısıyla ele alır. Dilin, doğru kullanıldığında insanı yükselten, yanlış kullanıldığında ise kişiyi felâketlere sürükleyen bir araç olduğunu vurgular. İmam Gazâlî (rah), Kur’an ve hadislerden örneklerle dilin, toplum üzerindeki olumsuz etkilerini, fitne, yalan ve gıybet vb. dilin afetleriyle ilişkili tehlikeleri açıklar. Bu eser, dilin doğru ve ölçülü kullanılmasının insanın dünya ve ahireti üzerindeki önemini hatırlatırken, Müslümanlara dilin sorumluluğunu öğretmeyi amaçlar.
100.50 ₺ -
-
Peygamber Efendimizin Günlükleri
Sahabeler, Peygamberimiz (s.a.v.) ile yaşadıkları her anı gönüllerinde derinlemesine taşıyarak bizlere aktarmışlardır. O dönem, günlük tutmak gibi bir alışkanlık olmasa da, sahabeleri O'nunla yaşadıkları her anı, her olayı gönüllerinde saklayarak bizlere aktardılar. Peygamber Efendimizi sahabelerinden dinlemek, büyük bir ilim ve nimet. Bu kitap, Efendimizin (s.a.v.) yanı sıra, pek çok kişinin adını belki duymadığı ama hayatlarında önemli yer tutan sahabelerini de sanki ailemizden biri gibi tanıma fırsatı sunuyor. Peygamberimiz'in (s.a.v.) rehberliğinde şekillenen o kutlu hayatı, bir günlük gibi adım adım takip edeceksiniz
525.00 ₺ -
Gölgeli Kuranı Kerim Yazı Mushafı Aliyyül Kari
Gölgeli Kuran Yazı Mushafı (Aliyyül Kari İmlalı) (Türk İmlası) (Hafız Osman Hattı) -Bu özel baskı, Kur’an kâtibi olmak isteyen ve Kur’an ayetlerini daha kolay ezberlemek isteyenler için tasarlanmıştır. -Ayetler gölgeli efekt takip edilerek kalem ile üzerinden yazılmaktadır. -30 Cüzlük Tam Kur’an Baskısıdır, 606 sayfadan oluşmakta ve 17 x 24 cm boyutlarındadır. -80 Gram kalitede arkaya mürekkeb geçirmeyen Ivory kağıdı kullanılmıştır. -Hafız Osman hattına bağlı kalınarak bilgisayar hattı ile hazırlanmıştır. -Türkiye’de okunan Kur’an-ı Kerimlerin imlası Aliyyül Kâri imlası ile hazırlanmıştır. RENK SEÇENEKLERİ: SİYAH - YEŞİL (Renk belirtilmeyen siparişlerde herhangi bi renk gönderilmektedir.) Önerilen Kalem: https://www.kitapkalbi.com/golgeli-kurani-kerim-kalemi-frixion-ball-07-siyah-silinebilir https://www.kitapkalbi.com/golgeli-kurani-kerim-yazi-mushafi https://www.kitapkalbi.com/golgeli-kuran-yazi-mushafi-beyrut-baski https://www.kitapkalbi.com/golgeli-amme-cuzu #gölgelikuran #gölgelikuranıkerim
325.00 ₺ -
Sorun Kalmasın 2
Soru'n' Kalmasın isimli eserimizin ikinci cildini neşretmiş olmanın süruruyla tekrardan karşınızdayız. Okuyucular olarak eserimizin 1. Cildine gösterdiğiniz ihtimam bizleri ivedilikle 2. Cildi hazırlamaya da sevk etti. Zira günümüzde bu eserde konu edindiğimiz soruların bir hayli sorulduğu çevremizde bulunan çokça kardeşimiz tarafından sıkça dillendirilen bir hakikat. Bu sorulara kulak tıkamamızın yahut geçiştirici cevaplar vermemizin sadra şifa vermediği, yaraya merhem olmadığı da bir başka hakikat. 1. Ciltte belli meseleleri ele alarak kitabı sonlandırmış ve diğer bazı meselelerin 2. Ciltte işleneceğini yazmıştık. Sözümüzün tezahürü olarak bu ciltte Din-bilim münasebeti, Kur'an tarihi, Kur'an ayetleri arasında çelişki olmayacağı ve Kur'an ayetleriyle bilimsel bulgular arasında iddia edilen çelişkilerin kaynağı gibi birçok hususu izah etmeye çalıştık. Gayret bizden, Tevfik Rabb'imizdendir.
175.00 ₺ -
Hanımlara Mahsus Haller Rabia Kesgin
Yüce Allah (Celle Celâlühû) insanlık âlemini karanlıklardan aydınlığa çıkarmak; dünya ve ahiret huzurunun temini için İslam Dini’ni yeryüzüne hakim kılmıştır. Allah’a (Celle Celâlühû) kulluk için yaratılan insan başıboş bırakılmamıştır. Nerede insan var ise orada din vardır. Dinimiz İslam’dır. İslam Dini bütün insanlığın tabi olmakla mükellef olduğu tek dindir. İslam’a teslim olmuş kimse Müslüman adını alır. Müslüman, İslam’la bütünleşmiş olan kimsedir. Müslüman, dinin kurallarını tüm zaman ve şartlarda korumak ve yaşamak zorundadır ki; ibadetleri doğru, hayatı dengeli ve huzurlu geçsin, Cenâb-ı Allah’ın (Celle Celâlühû) rızasını kazansın. Müslümanın ameli salih, güzel ahlâk sahibi olması ve bütün hallerinde İslam ahkâmı sınırları içinde hareket edebilmesi, bunun için de ilim alması gerekmektedir. Din ve ilim, insan vücudundaki ruh ve cisim gibi birbirlerini tamamlar. Din olmadan ilim, ilim olmadan da dinin kıymet ve önemi anlaşılmaz. Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ilme çok önem vermiştir. İlmin öneminin farkına varan sahabileri de buna fevkalâde itina göstermiş ve başkalarına ulaştırmak için büyük gayret sarfetmişlerdir. Sahabilerin bu ilmi gayretleri, tabiîleri de aynı şekilde davranmaya sevketti. Ve daha sonra bu ulvî görevi yüklenen alimler “Rıhle” denilen ilim yolculuklarını başlattılar. İlim üzerine çok emekler sarf ederek cilt cilt kitaplar yazdılar ve günümüze kadar bizlere ulaştırmış oldular. Allah-u Teâlâ (Celle Celâlühû) onlardan razı olsun. (Âmin) “Allah’a dayan sa’ye sarıl, hikmete râm ol, Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol.” (Mehmet Âkif ERSOY) Rasulullah Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmuştur; “Allah kimin hayrını dilerse, onu dinde fakih yapar.” Fıkıh; Kişinin ameli cihetinden lehine ve aleyhine olan şeyleri bilmesidir. Fıkıh ilmi, ucu bucağı bulunmayan öyle bir deryadır ki; bu ilim deryasından incileri, mercanları bulup devşirmek ve istifade etmek en büyük nimet ve fazilettir. Bugün bu incileri takdim eden nice fıkıh kitapları hazırlanmış ve arz edilmiştir. Fıkhın incilerinden biri de (Ahvâl-ı Nisâ) “Hanımlara ait (Özel) hallerdir. Fıkhın muhteviyatının en başında namaz ibadeti gelir. Namaz için de insanın evvelâ taharet (temizlik) mevzularını öğrenmesi gerekir. Taharet iyi öğrenilmezse abdest olmaz. Abdest olmayınca da namaz olmaz. Abdest mevzularının en başında da gusül abdesti gelir. Gusül abdestinde en önemli konulardan biri, hanımların âdet günlerine ait mevzuların bilinmesidir. Müslüman kadının imanı bütün, saliha bir hanım olabilmesi için tertemiz olmasıdır. Kadın bu temizliğe ancak özel günlerine ait mevzulara itina göstermekle ulaşır. İlim olmadan itina göstermesi ise mümkün değildir. Her kadın bu meseleyi çok önemsemesi ve bu mevzuda kendini eğitmesi gerekir. Gençliğin teknolojinin kollarına teslim olduğu (bulüğ çağı) denilen bir devrede, ilimli ve anlayışlı bir anneye düşen en mühim vazife; kızını âdet günleri mevzusunda aydınlatmaktır. Bunu rastgele bir anlatımla değil, mahirhâne bir ilim birikimi ile yapmalıdır. (Bir kadının sıhhatli, huzurlu ve neşeli olması maddi bakımdan hanımların özel günlerinde riayet edeceği temizlik derecesine ve dolasıyla o günlerin her ayın belli günlerinde başlayıp bitmesine bağlıdır.) Bu mühim mesele, gebelik, doğum ve lohusalık gibi fizyolojik olaylar ve hormonel faaliyetleri etkilediği için kadınlar özel temizlik konusunda çok daha dikkatli ve titiz olmalıdır. Her hanım ve genç kız, bu temizlik için çok itinalı ve bilgili hareket etmek durumundadır. Bu önemli günlerin nasıl başladığına ve nasıl bittiğine dair gereken bilgilenmeye ve temizliğe riayet etmelidir… Bu önemli mevzuyu önemsemeyip göz ardı eden kadın, İslam’ın kendisine vermiş olduğu değeri zayi etmiş olur. Kadın ve erkek bütün insanlar, bekledikleri ve özledikleri huzur ve sıhhate ancak imanla, ibadetle, temizlikle; abdest ve namazla kavuşabilirler. Fıkıh ilminde, bayanların âdet günleri çok özel bir yer işgal etmektedir. Kadınların bulüğa ermek, taharet, temizlik, abdest, gusül, namaz, oruç, cinsi münasebetin helal olma şekilleri v.s. gibi daha bir çok önemli ve dini mes’eleler vardır. Bu mes’eleler, bilinmesi farz-ı ayn olan konulardandır. Kadın hallerini bilmeyen bir hanım, namazını ve orucunu bilmeden yasak olan vakitlerde ifa eder ve günahkâr olur. Günümüzde öğrenilmesi farz-ı ayn olan bu ilimlere ve bilgilere karşı uzak duran kadınların ve gençlerimizin daha fazla teşvike ihtiyacı vardır. Bu mes’eleleri herkesin bilmediği, bilenden sorulduğu zaman da her zaman doğru cevap alınamadığı bir gerçektir. Gerekli olan ilmî mevzuların verimli ve istifadeli olabilmesi için gerekli “hüküm” denilen metotlar vardır. İşte elimizde bulunan “Hanefi Mezhebine Göre Kadınlara Mahsus Haller Hayız-Nifâs ve İstihâza Şafii Mezhebi İlaveli” bu kitap ilmi usullerle bizi istenilen gayeye ulaştıracaktır. Bu kitabın başka bir özelliği de mevzuların daha iyi anlaşılmasına yardımcı olacak şematik tanımlarla gereken yerlerde misallerin çokça verilmesi istenilen bir kitap içeriğini bulundurmaktadır. Klasik kitaplardaki bilgileri aynen tekrar etmekten öte böyle bir usul çalışması ile hazırlanmış olan bu eseri takdir ediyorum. Çok istifadeli olacağı cihetinden okunulmasını tavsiye ediyorum. Bu çalışmayı aşkla, zevkle ve azimle hazırlayan, fıkıh ilminde mahir olarak gördüğüm “Ayşe YILMAZ DOĞAN ve Rabia KESGİN” hanımefendi kızlarıma teşekkür ediyor, hizmetlerinin devamını Cenâb-ı Hakk’tan (Celle Celâlühû) temenni ediyorum. Fatma TEMİR
344.50 ₺ -
Kadının Kocasına Karşı Vazifeleri
Kadın, neleri yerine getirdiği zaman sorumluluktan kurtulur? Evlilikte yapılan en büyük yanlışlar nelerdir? Anne babaların vazifeleri hangileridir?
59.50 ₺ -
Dini Bilgiler Karton Kapak
Elinizdeki bu kitap, her Müslüman için gerekli olan temel dini bilgileri (ilmihal, âdâb, siyer, tefsir, hadis, vs.) içermekte ve küçük bir ansiklopedi özelliği taşımaktadır. Bunun yanında özellikle Yatılı - Gündüzlü Yaz Kursları, Kur’an Kursları’ndaki ibtida (başlangıç) talebeleri ve İmam-Hatip Liseleri için kaynak kitap olarak tavsiye edilmektedir.
198.00 ₺ -
Sorun Kalmasın 1
Ateist Deist ve Agnostiklerin Şüphelerine Cevaplar Elinizdeki eser ateist ve deist çevrelerin medya yoluyla gündemde tutmaya çalıştıkları, kendilerince müslümanları köşeye sıkıştırmak için özenle yaymaya çalıştıkları şüphelere cevap vermek maksadıyla hazırlandı. Özellikle genç jenerasyonun bu yayınlardan etkilenerek veya okul ortamlarında tartıştıktan sonra gerek telefon yoluyla ve gerekse internet ortamlarında sordukları soruların hasbelkader sade bir dille izah etmeye çalıştık. Hemen ifade edelim ki kitabımız "teknik" bir kitap değil. Zira kitap ile hedeflenen fayda, gençlerimize bu popüler soruların birçoğunun kendi içinde tutarsız olduğunu, bir kısmının uydurma hikayelere dayandığını, bazılarının üstün körü ortaya atılmış sorular olduklarını ispat edebilmektir. Kitapta yer alan meselelerin izahında soruların mantıksız boyutlarına dikkat çekmemizin ve basit misallerle anlatmamızın oturup konuştuğumuz gençler üzerinde daha çok sonuç verdiğini tecrübe ettik . Bu sebeplede kitapta daha çok bu üslubu takip etmeye çalıştık. Rabbimizden niyazımız, çalışmamızı rızasına muvâfık, dünya ve ahiret saadetimize vesile kılmasıdır.
175.00 ₺ -
24 Saat Müslümanca Bir Hayat
Mü’mini, imandan amele, abdestten namaza, zikirden istiğfara, selamdan musâfahaya, misafir ağırlamadan uğurlamaya, kalemden kelama, projeden inşaya, nişandan izdivaca, para kazanmadan infak etmeye, düğünden derneğe, taziyeden cenazeye, fertten cemiyete, evden çarşıya kilim dokur gibi ilmek ilmek hayatını irfanla dokumaya çağıran bu eser, Allah’a, Rasûlüne (s.a.v) ve cemiyete karşı onda ve terbiyesiyle memur olduğu evladında bir farkındalık oluşturmaya ve buna bağlı olarak bir şuur inşa etmeye taliptir. Evlerde, medreselerde ve iş yerlerinde kurulacak ders halkalarında babalar, muallimler, amirler ve tacirler nezaretinde bu eser okunur, Allah’a (c.c) ve Rasûlü’ne (s.a.v) ait ayetler, hadisler ezberlenir ve gereğince amel edilirse mekân değişir, zaman mübarek çağlarla irtibat kurar, işte o zaman ev de, iş yeri de İslâm okulu olma noktasında önemli mesafeler kat eder. Özlemini çektiğimiz müeddeb nesil, fabrikalarda değil, Allah (c.c) ve Rasûl (s.a.v) buyruğunun hâkim olduğu evlerde yetişecektir. İslam evinden mahrum olan Batı, bilimde-sanayide terakki ettikçe ahlakta tedenni etti. Büyük İslâm medeniyetinin ruh vereceği yeni dünyanın yüce devletinin tebâsı böyle bir sendrom yaşamayacak. Çünkü madde planında terakkinin yoluna açacak âlim ve arif gibi sanayici de mühendis de İslam okulu gibi faaliyet gösteren evlerde yetişecek.
147.00 ₺ -
Arapça Fiil ve İsimlerin Çekimleri Rahle Boy
Elinizdeki bu eser, Arapça ilmi ile meşgul olan talebeler ve hoca kardeşlerimizin ihtiyaç duyduğu yardımcı bir kitaptır. Mevcut bulunan eserlerden daha değişik bir usul üzere tasnif edilmiştir. Esas olarak medreselerde okutulan sarf kitaplarımızda (Emsile-Bina) zikredilen tertip dikkate alınmıştır. Önce emsileyi muhtelife dediğimiz 24 sîga üzere gelen fiil ve isimlerin çekimleri yapılmıştır. Sülasi, ruba-i, humasi ve südasi denilen (üç harfli, dört, beş ve altı harfli) fiillerin çekimleri yapılarak, gelebilecek tüm bablardan misaller getirilerek eksik bir bab bırakılmamıştır. Talebeye yardımcı olması amacıyla Sülasi ve Ruba-i babları şema ile de göstererek, babların sonlarına açıklamalar koyduk. Bazı kelimelerin binasındaki değişiklikleri de izah ettik, bir kısmını da kitabın sonundaki i’laller bölümünde zikrettik. En son bölümde zamirler, ismi işaretler ve ismi mevsullerin çekimleri, illetli fiillerin i’lal kaideleri hakkında bazı malumatlar verilmiştir. İnşaallah bu eserimizin de, siz ilim ehline faideli olmasını umarız. Ali Kara
630.00 ₺ -
Kuranı Kerimdeki Bütün Kelime Çözümleriyle BİNA
“Muhakkak ki Arapça, bütün şer‘î ilimleri öğrenmeye vesiledir.” İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe (Rahimehullâh) İlmin tarihte hiç olmadığı kadar yetim kaldığı bir dönemde: “Her mahalleye bir erkek bir de kız medresesi açın. Erkekleri erkek, kızları hanım hocalar okutsun,” sözleriyle ömrünü ilim ve irşâda adamış olan Mahmud Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’nin usûlünden yola çıkan hocalar faaliyetlerini, olanca gayret ve özverileriyle sürdürmektedirler. Bu büyük velînin iktibâs etmiş olduğumuz sözü büyük oranda yerine gelmiş, bugün yurt içi ve yurt dışı olmak üzere pek çok yerleşim biriminde erkek ve kız kursları açılmış, ilmi; öğrenmek, öğretmek ve sonraki nesillere aktarmak mühim bir vazife addedilmiştir. İşbu vazife bilinci hâlâ diri tutulmakta ve bunu idâme ettirecek nesillerin yetiştirilmesine yönelik çalışmalar da sürdürülmektedir. Tavsiye etmek üzere tanıtımını yapmak istediğimiz eser, uzunca bir süredir medreselerde geleneksel usul üzere Arapça dersleri veren, âlet ilimlerinin ehemmiyetinin farkında olan ve pek çok talebe mezun etmiş bir hoca hanım tarafından, mevcut eksikliklerin halline katkıda bulunmak üzere hazırlanmıştır. Kitaba duyulan ihtiyaç, hazırlanma süreci, ilhâm ve yardım alınan kimseler de ‘Takdim’ yazısından evvel belirtilmiştir. Arapça öğretimi konusunda son dönemde pek çok eser kaleme alınıp yayımlanmışsa da, bu eserlerin genellikle pratik Arapçaya yönelik eserler olduğu gözlemlenmektedir. Pratik Arapçaya dönük bu tür eserlerin klasik eserler başta olmak üzere, İslâmî İlimlere yönelmek isteyen kimselere yardımcı olamayacağı gayet açıktır; ve o kardeşlerimizin müfredatta yer alan ‘sarf’ kitabı dışında pek seçenekleri de bulunmamaktadır. Müfredatta yer alan ders kitaplarında da malumunuz olduğu üzere, konularla ilgili örnekler pek az yer tutmaktadır. Bu sebeple talebeler, yardımcı kitaplara yönelmek zorunda kalmaktadır. Özetlemeye çalıştığımız bu eksikliklerden yola çıkılarak bol miktarda örnek içeren ve münhasıran Kur’ân-ı Kerîm’de yer alan örnekleri ihtivâ eden bir kitabın neşrinde fayda mülâhaza edilmiştir. Bu yönüyle tanıtmaya çalışacağımız eser, Arapça gramere yeni başlayanların, hiçbir yardımcı kitaba ihtiyaç duymadan kolaylıkla anlayabileceği şekilde hazırlanmıştır. Kitap hazırlanırken; renklendirme, şemalı anlatım, grafikler ve boyut, istifadenin en üst seviyeye çıkarılması amacına uygun bir şekilde tasarlanmıştır. Ayrıca Arapça gramer konularının devamının aynı menhec üzere neşri de şimdiden planlanmış durumdadır. Kitap 5 bölümden müteşekkildir. 1. Bölüm: Sarf ve bina hakkındaki temel bilgileri, sülasi mücerred ve mezid baplarla ilgili malumatı ihtivâ etmektedir. 2. Bölüm: Rubai mücerred, rubai mezid ve rubai mülhak bapları ihtivâ etmektedir. 3. Bölüm: Aksam-ı semaniye ve aksam-ı seb’ayla ilgili malumatı ihtivâ etmektedir. 4. Bölüm: Sülasi mezid, rubai mücerred ve rubai mezid fiillerin babları ve çekimlerini ihtivâ etmekte, Kur’ân-ı Kerîm’de yer alan konuyla ilgili fiilleri örneklemektedir. 5. Bölüm: Kur’ân-ı Kerîm’de geçen sülasi mezid, rubai mücerred ve rubai mezid fiillerin 35 bab’a göre sınıflandırılmasını ihtivâ etmektedir. Bu eser Arapça gramere yeni başlayanların hiçbir yardımcı kitaba ihtiyaç duymadan kolaylıkla anlayabileceği şekilde hazırlanmıştır. Bu kitabı ayrıcalıklı kılan 6 önemli özellik: 1. Bu kitap Arapça Kitabu’s Sarf’ın özünden hiç ayrılmadan titizlikle hazırlanmıştır. 2. Her konu anlatımının sonunda özel olarak Kur’an-ı Kerim’den örnekler verilmiştir. 3. Çekim bölümünde Kur’an-ı Kerim’de geçen tüm sülasi mezid, rubai mücerred ve rubai mezid fiiller bablara göre ayrılıp, alfabetik olarak sıralanmıştır. 4. Yine Kur’an-ı Kerim’de geçen tüm sülasi mezid, rubai mücerred ve rubai mezid fiiller 35 bab’a göre sınıflandırılıp, alfabetik sıraya göre dizilmiştir. Fiillerin manaları Kur’an-ı Kerim’de geçtiği şekilde tek tek yazılmıştır. 5. Konular şemalar ve çizimlerle görselleştirilmiştir. 6. Konu anlatımlarından sonra bilgilerin pekiştirilmesi için her bölümün sonuna “alıştırmalar”, “test”, “soruları cevaplayınız”, “boşlukları doldurunuz”, “doğru mu yanlış mı?“, “kendimizi deneyelim” şeklinde çeşitli imtihanlar konulmuştur. Her şey Arapçanın daha iyi anlaşılıp, severek ve kolay yoldan öğrenilmesi yolunda hizmet için! Allah Te‘âlâ hepimizi ilim, amel ve ihlâs üzere muvaffak kılsın!
435.50 ₺ -
Boyamalı Çıkartmalı Elifba
Bu eser Kuran-ı Kerim Elifbası'nı öğrenmeye yeni başlayan çocukların doğru bir başlangıç yapmalarını sağlamak için hazırlanmıştır. Kitabımız boyamanın yanında etkinlik, faaliyet alanında da çocuklarımızın gelişimine katkı sağlamaktadır. Kitap içerisinde sevimli Sticker'lar bulunmaktadır. Çocuğunuz Kuran Elifbasını öğrenirken, yapacağı yapıştırmalarla, boyamalarla hoşça vakit geçirecek ve mutlu olacaktır.
105.00 ₺ -
Kuranı Kerimdeki Bütün Kelime Çözümleriyle MAKSUT
“Muhakkak ki Arapça, bütün şer’i ilimleri öğrenmeye vesiledir.” İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe (Rahimehullâh) İlmin tarihte hiç olmadığı kadar yetim kaldığı bir dönemde: “Her mahalleye bir erkek bir de kız medresesi açın. Erkekleri erkek, kızları hanım hocalar okutsun,” sözleriyle ömrünü ilim ve irşâda adamış olan Mahmud Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’nin usûlünden yola çıkan hocalar faaliyetlerini, olanca gayret ve özverileriyle sürdürmektedirler. Bu büyük velînin iktibâs etmiş olduğumuz sözü büyük oranda yerine gelmiş, bugün yurt içi ve yurt dışı olmak üzere pek çok yerleşim biriminde erkek ve kız kursları açılmış, ilmi; öğrenmek, öğretmek ve sonraki nesillere aktarmak mühim bir vazife addedilmiştir. İşbu vazife bilinci hâlâ diri tutulmakta ve bunu idâme ettirecek nesillerin yetiştirilmesine yönelik çalışmalar da sürdürülmektedir. Tavsiye etmek üzere tanıtımını yapmak istediğimiz eser, uzunca bir süredir medreselerde geleneksel usul üzere Arapça dersleri veren, âlet ilimlerinin ehemmiyetinin farkında olan ve pek çok talebe mezun etmiş bir hoca hanım tarafından, mevcut eksikliklerin halline katkıda bulunmak üzere hazırlanmıştır. Kitaba duyulan ihtiyaç, hazırlanma süreci, ilhâm ve yardım alınan kimseler de ‘Takdim’ yazısından evvel belirtilmiştir. Arapça öğretimi konusunda son dönemde pek çok eser kaleme alınıp yayımlanmışsa da, bu eserlerin genellikle pratik Arapçaya yönelik eserler olduğu gözlemlenmektedir. Pratik Arapçaya dönük bu tür eserlerin klasik eserler başta olmak üzere, İslâmî İlimlere yönelmek isteyen kimselere yardımcı olamayacağı gayet açıktır ve o kardeşlerimizin müfredatta yer alan ‘sarf’ kitabı dışında pek seçenekleri de bulunmamaktadır. Müfredatta yer alan ders kitaplarında da malumunuz olduğu üzere, konularla ilgili örnekler pek az yer tutmaktadır. Bu sebeple talebeler, yardımcı kitaplara yönelmek zorunda kalmaktadır. Özetlemeye çalıştığımız bu eksikliklerden yola çıkılarak bol miktarda örnek içeren ve münhasıran Kur’ân-ı Kerîm’de yer alan örnekleri ihtivâ eden bir kitabın neşrinde fayda mülâhaza edilmiştir. Bu yönüyle tanıtmaya çalışacağımız eser, Arapça gramere yeni başlayanların, hiçbir yardımcı kitaba ihtiyaç duymadan kolaylıkla anlayabileceği şekilde hazırlanmıştır. Kitap hazırlanırken; renklendirme, şemalı anlatım, grafikler ve boyut, istifadenin en üst seviyeye çıkarılması amacına uygun bir şekilde tasarlanmıştır. Ayrıca Arapça gramer konularının devamının aynı menhec üzere neşri de şimdiden planlanmış durumdadır. Kitap 6 bölümden müteşekkildir. 1. Bölüm: Fiiller, mastar ve mastardan çıkarılmasına şiddetle ihtiyaç duyulan kelimelerle ilgili malumatı ihtivâ etmektedir. 2. Bölüm: Sahih fiillerin tasrifi, tekit nunu, تَفَعُّلْ ve تَفَاعُلْ bablarındaki ibdali ihtivâ etmektedir. 3. Bölüm: Lazım fiilin müteaddiye, müteaddi fiilin lazıma dönüşmesi, babların binaları, اِفْتِعَالْ babındaki ibdali ve zait harfleri ihtivâ etmektedir. 4. Bölüm: Aksam-ı Seb’a, mu’tel, muzaf, mehmuz babı ve i’lal kaidelerini ihtivâ etmektedir. 5. Bölüm: Mu’tel muzaaf ve mehmuz fiillerin, mücerred ve mezid bablara göre muhtelife çekimlerini ihtivâ etmekte, Kur’ân-ı Kerîm’de yer alan konuyla ilgili fiilleri örneklemektedir. 6. Bölüm: Kur’an-ı kerimde geçen mu’tel muzaaf ve mehmuz fiillerin, mücerred ve mezid bablara göre geliş şekillerini ihtivâ etmektedir. Bu eser Arapça gramere yeni başlayanların hiçbir yardımcı kitaba ihtiyaç duymadan kolaylıkla anlayabileceği şekilde hazırlanmıştır. Bu kitabı ayrıcalıklı kılan 6 önemli özellik: 1. Bu kitap Arapça Kitabu’s Sarf’ın özünden hiç ayrılmadan titizlikle hazırlanmıştır. 2. Her konu anlatımının sonunda özel olarak Kur’an-ı Kerim’den örnekler verilmiştir. 3. Çekim bölümünde Kur’an-ı Kerim’de geçen tüm mu’tel muzaaf ve mehmuz fiiller, mücerred ve mezid bablara göre ayrılıp, alfabetik olarak sıralanmıştır. 4. Yine Kur’an-ı Kerim’de geçen tüm mu’tel muzaaf ve mehmuz fiillerin, mücerred ve mezid bablara göre geliş şekilleri alfabetik sıraya göre dizilmiştir. Fiillerin manaları Kur’an-ı Kerim’de geçtiği şekilde tek tek yazılmıştır. 5. Konular şemalar ve çizimlerle görselleştirilmiştir. 6. Konu anlatımlarından sonra bilgilerin pekiştirilmesi için her bölümün sonuna “alıştırmalar”, “test”, “soruları cevaplayınız”, “boşlukları doldurunuz”, “doğru mu yanlış mı?“, “kendimizi deneyelim” şeklinde çeşitli imtihanlar konulmuştur. Her şey Arapçanın daha iyi anlaşılıp, severek ve kolay yoldan öğrenilmesi yolunda hizmet için! Allah Te‘âlâ hepimizi ilim, amel ve ihlâs üzere muvaffak kılsın! Resmin Üzerine Tıklayarak Testlerin Cevapları bölümüne ulaşabilirsiniz
670.00 ₺ -
İlim Talebesinin Yol Rehberi
Bu satırlar bir iddianın değil, bir ihtiyacın mahsulüdür. Elinizdeki bu eser, “ilim talebesi” kavramının içini sahih bir muhtevayla doldurmak, yolun yolcularına istikamet tayin etmek ve en başta da kendime bir nasihat olmak üzere kaleme alındı. Bu kitabı yazarken kendimi herhangi bir makamda görmedim. Rabbime sığınırım... Bilakis; bu eser, diz çökerek talip olduğumuz ilim yolculuğunun başında, pusulasını kaybetmek istemeyen bir talebenin kendi iç muhasebesidir.
140.00 ₺ -
Beşairül Hayrat
Salavat-ı Beşairu'l Hayrat Rahman ve Rahim Olan Allah'ın Adıyla. Bu salat, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem üzerine, imamların imamı şeyh Abdulkadir Geylani (Allah bizi onun bereketiyle faydalandırsın. Âmin) tarafından telif edilen Beşairu'l Hayrat - Hayırların Müjdeleri isimli salattır Allah, Efendimiz Muhammed'e, onun ailesine ve ashabına salât ve selam eylesin. Bize iman ve İslam nimetini ihsan eden Allah'a hamd olsun. İmamların imamı, ümmetin şeyhi, seçkinlerin seyyidi, kutupların kutbu, gavsul azam seyyid Abdulkadir Geylani Hazretleri bazı din kardeşlerine dedi ki: Benden bu salatı alın. Ben bu salâtı ilham yoluyla Aziz ve Celil olan Allah'tan aldım. Sonra (manevi yolla) bu salâtı, Peygamber sallallahu aleyhi veselleme gösterdim. Ona bu salâtın sevabını sormayı istedim, daha ona sual edemeden bana şu bilgileri verdi. Buyurdu ki: bu salâtta sınırsız, garip üstün bir şey var. Bu salât, sahibini en yüksek derecelere yükseltir. Bir şey kastettiğinde düşündüğü şey zayi olmaz, Allah katında duası geri dönmez. Bu salâtı bir kere okuyan kişinin ve o mecliste bulunanların günahlarını Allah affeder. Eceli gelip ölüm anı geldiğinde ise, bu salâtı okuyan kişinin yanında dört melek hazır olur. Birincisi şeytanı kovalar. İkincisi kelime i şahadeti telkin eder. Üçüncüsü ona bardakla Kevser’den içirir. Dördüncüsü elinde cennet meyveleri dolu altından kapla ona cennetteki yerini müjdeler ve der ki: “Müjde sana ey Allah'ın kulu!”. O kişi cennetteki yerine bakar, daha ruhu çıkmadan cennetteki yerini gözleriyle görür ve güven içerisinde, sevinçli ve mutlu olarak kabrine girer. Kabrinde yalnızlık ve darlık görmez, kabrinde ona kırk tane rahmet kapısı açılır. Başucuna nurdan bir kandil asılır. Kıyamet gününde o kandille diriltilir. Sağında onu müjdeleyen, solunda da ona güven veren birer melek, üzerinde de iki elbise olur. Ona üzerine bineceği seçkin bir binek verilir. Hasret ve pişmanlık çekmez. Hesabı kolay olur. Bu salâtı okuyana, sırattan geçerken cehennem şöyle seslenir: "Çabuk geç ey Allah'ın azat ettiği! Muhakkak ben sana haram kılındım." Bu salatı okuyan, önce girenlerle beraber cennete girer. Ona cennette gümüşten kırk kubbe verilir. Her kubbenin içerisinde nurdan yüz çadır, her çadırın içinde kafur ağacından yapılmış bir divan, her divanda ince ipek kumaştan bir yatak, her yatakta Allah' (Celle Celalühü) ın en güzel surette yarattığı güzel kokulu, en uzun gecedeki ay gibi parlak, iri gözlü bir huri vardır. Bunlardan başka Allah (Celle Celalühü) bu salâtı okuyana gözün görmediği, kulağın işitmediği, insanın kalbine gelmeyen şeyler verir. Evliyalar Sultanı, seyyid Abdulkadir Geylani Hazretleri dedi ki: Bu salâvat, yetmiş tane rahmet kapısının açılmasına ve hikmet yolundan harikaların zuhur etmesine sebep olur. Bu salavat bin tane erkek ve kadın köle azat etmekten, bin deve kesmekten, bin dinar sadaka vermekten, bin ay oruç tutmaktan daha hayırlıdır. Bu salâvatta gizli sır vardır. Bu salavat rızıkların kolaylaşmasına, ahlakların güzel olmasına, ihtiyaçların giderilmesine, derecelerin yükselmesine, günahların silinmesine, ayıpların örtülmesine, zelil kişinin saygın olmasına sebep olur. Evliyalar Sultanı, seyyid Abdulkadir Geylani Hazretleri dedi ki: Bu salâvat, salih ve kâmil olan insandan başkasına verilmez (herkes bu salâtı ders edinemez. Salih ve kâmil kişi olduktan sonra bu salatın ders izni ona verilir). Bu salavat özellikleri tamam olup faidelere sahiptir. Bu salâvatın sahibinin dünya ve ahiret işlerinden önemli bir işi olduğunda, bu salâvattan okuduğu bütün salâtlar Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin yanında ona şefaat olur. Bu salâvat, salât edenlerin salâtı (içindeki ayetler yönünden) zikredenlerin Kur'an'ı, vaaz edinenlerin vaazı, vesile edinenlerin vesilesidir ve bu salât, büyük Kur'an (içinde Kur'an ayetleri bulunan) salattır. Ben bu salâtı, Beşâiru'l Hayrat (hayırların müjdeleri) diye isimlendirdım. İşte kendinden bahsedilen o salâvat.( Mecmuu Evradı Kadiriye s-231-232). Abdulkadir Geylani Hazretlerine Ait Beşairül Hayrat Salavat-ı Şerifesi - Ahmed Mahmud Ünlü - Cübbeli Ahmet Hoca Yayıncılık - Lalegül Neşriyat
84.80 ₺ -
Erbaini İdrisiyye Sert Kapak Ciltli
HER BİRİ İSM-İ AZAM KUVVETİNDE OLUP DÜNYA VE AHİRETLE İLGİLİ TÜM İSTEKLERİ EN SÜRATLİ ŞEKİLDE GERÇEKLEŞTİREN "ERBA'İN-İ İDRİSİYYE" - İDRİS (ALEYHİSSELAM)A İNDİRİLEN KIRK İSM-İ ŞERİF - Bu isimleri okuyacak kimseler ilk önce niyet ve itikatlarını güzel yapmalıdırlar. Zira hadis-i şerifte: "Ameller niyetlere göredir, herkes için niyet ettiği şey vardır" buyrulmuştur. İnsan ihlaslı bir niyetle bu isimlerden birini zikretse anında kabul görülür, lakin ilk başta en az yüz kere tevbe, istiğfar ve salevat-ı şerife okumalıdır.Allah-u Te'ala güzel amel işleyenlerin ecrini zayi etmeyecektir. Bir kimse dua edip de kabul eseri görmediği zaman, hemen ümit kesmemelidir. Çünkü O sana Kendi murad ettiği zamanda icâbeti tazmin etmiş (kabul sözü vermiş)tir, senin istediğin zaman değil. İcâbet kaçınılmazdır lâkin ilm-i ezelîde bunların vakti saati vardır. Allâh-u Te‘âlâ bazen istenilenin aynısı ile icâbet buyurur, bazen de farklı bir yolla icâbet (duayı kabul) buyurur. Çünkü Allâh-u Te'âlâ bütün gaybları hakkıyla bilen Allâmu’l-ğuyûbtur, O senin kârını senden iyi bilir.
264.00 ₺ -
Tecvid Kadir Temir
Kuran'ı Kerim'i mahirane okumak pek o kadar kolay bir iş değildir. Ona uzun müddet çalışmak, alışmak ve uğraşmak gerekir. Ancak o zaman Kur'an'ı Kerim ona layık tarzda okunabilir. Kur'an'ı Kerim'i okumak isteyenlerin önemli bazı meseleleri en iyi şekilde öğrenmeleri lazımdır. Harflerin mahreclerini, nasıl çıkarılacaklarını ve nasıl telaffuz edileceklerini bir Kur'an okuyucusunun çok iyi bilmesi gerekir.Ve bu önemli hususları ancak bir"Fem-i Muhsin" , yani bu işi iyi bilen ve yapanbirisinden ders almaya bağlıdır. Tevcidin ilim yönünü bu kitaplardan öğrenebiliriz. Lakin bu öğrendiklerimizi kendi kendimize tatbik edemeyiz. Kur'an-ı Kerim'i hem okumak hem de okutmak kadar değerli bir iş yoktur."Allah-ü Teala şu Kur'an'la amel eden milletleri yükseltir. Onu terk eden milletleri de alçaltır.
128.00 ₺ -
Peygamberler Tarihi 2 Hm MNB
İnsanlık tarihinde çeşitli sapmalar karşısında insanları uyaran iyiye, doğruya, güzele çağıran fazilet timsali kişiler de hep ola gelmiştir. Zaman zaman adil devlet adamları, sanatkârlar ve filozoflar öne geçmiş fakat, düşünceleri ya da sistemleri bir türlü evrensel ve kalıcı olmamıştır. Peygamberlik ilk insan ve ilk peygamberden insanlığın efendisi sevgili peygamberimize bir meş'ale gibi devredilerek gelmiştir. Peygamberler ilahi mesajı insanlara ulaştırmak için Allah'ın bizzat seçtiği örnek insanlardır. Onların hayatında ve mücdelelerinde insanlar için sabır, tahammül, ramet ve müjde vardır. Bunun için peygamberlerin bilinmesinde Müslümanlar için zaruret vardır. Peygamberlerin hayatlarını bu kitapta tanıyacağız...
390.00 ₺ -
Ehli Sünnet Dışı Görüşlerin Tenkidi
Hakkı izhar etmenin onemli bir unsuru da bâtılı imha etmektir. Hatta diyebiliriz ki hakkın gerçek anlamdaki ihkakı bâtlın bil külliye yok edilmesine bağlıdir. Bu sebeple İslâm'a girişin nişânesi olan kelime-i tevhid öncelikli olarak la ile başlamaktadır. Yani tevhidin hakkını vermek evvela diğer ilahları reddetmekten geçmektedir. Batıl görüşleri reddetme- nin hak üzere sabit olmaktaki en önemli etken olduğu da bariz bir hakikattir. Ulemamız tam da bu maksatla tarih boyu yanlış görüşlere reddiyeler yazmışlar ve ilgili görüşlerin bâtıllığını ilmf mes- netlere dayanarak vakur bir üslupla ispat etmişlerdir. Elinizdeki eser de zamanımızda gündeme getirilen batıl görüşlere karşı ulemamızın bu istidlallerini tekrardan ihya etmeye yönelik bir çalışmadır.
175.00 ₺ -
Kalplerin Keşfi İmam Gazzali Karton Kapak
Eş‘arî kelâmcısı, Şâfiî fakîhi, mutasavvıf, filozoflara yönelttiği eleştirilerle tanınan İslâm düşünürü Hüccetü’l-İslâm Ebû Hâmid el-Gazzâlî (Rahimehullâh) asırlar öncesi tasavvufa dair kalem aldığı “Mükâşefetül-Kulûb /Kalplerin Keşfi” adlı mükemmel bu eseri, ibâdete dair faziletli amellerin yanı sıra nefsin hilelerinden, şeytanın şerrinden, gönlümüze musallat olan manevi hastalıkların kurtulmasının çaresinin âdeta reçetesini veriyor. Allâh’a ve ve Resûlüne İtaatin faziletinden Zikrullâh’ın Faziletine, Şeytânın Düşmanlığından İçki İçenlerin Cezalarına; Kadının Kocası Üzerindeki Haklarından Kocanın Hanımı Üzerindeki Hakkına varınca kadar 111 konudan oluşuyor. Siz değerli kardeşlerimizin istifâde etmesi dileğiyle…
170.00 ₺ -
Açıklamalı Delailül Hayrat Büyük Boy
Süleyman el-Cezûlî hazretlerinin, kitabın içerisinde anlatılan kerametten yola çıkarak, büyük çabayla derlediği bu eser, yayınevimizce büyük bir titizlikle yeniden hazırlandı, tercüme edildi. Mâneviyat büyüklerinin usulünce salâvat-ı şerifelerin nasıl, ne şekilde ve ne zaman okunacağı da belirtildi.
343.00 ₺