-
Boyuyorum Ayet Öğreniyorum
"Allah, insanların sahip olmalarını istediği davranışları Kur’ân-ı Kerîm’in ayetleri aracılığıyla onlara ulaştırır. İşte bu kitapta, çocuklar pedagojik bir dille aktarılan ayetlerle bütünleşen resimleri boyadıkça hem aktarılan ayetleri öğrenecek hem de ayetlerin telkin ettiği tutum ve davranış modellerini geliştirecekler. “Boyuyorum Ayet Öğreniyorum” çocuklarınızın din ve ahlak eğitimine önemli katkılar sağlayacak. Prof. Dr. Mehmet Emin AY "
16.80 ₺ -
Balkanlarda Osmanlı Mirası ve Milliyetçilik
“2012 senesi, Balkan Savaşı’nın yüzüncü yıldönümüdür. Bu tarih, Osmanlı Devleti’nin uğradığı en büyük hezimetlerden biri olduğu gibi Balkanlar'dan çekilişinin ve dağılmasının da son habercisidir. Nitekim 1912 Balkan Savaşı’ndan iki yıl sonra Osmanlı, Dünya Savaşı’na katılmış ve Almanya’nın bir diğer müttefiki olan Bulgaristan’ın, 1918’in sonbaharında savaştan çekilmesi üzerine müttefiklere (İngiltere, Fransa, vs.) teslim olmuştur. Dikkatle göz önünde tutulacak nokta, Birinci Dünya Savaşı’nı tetikleyen olayın yani Avusturya Veliahtı’nın Saraybosna’da katledilmesi hadisesinin Balkanlarda olmuş ve Osmanlı’nın sonunun yine orada Bulgaristan’ın teslimiyle gerçekleşmiş olmasıdır. Osmanlı’nın gerçek anlamda bir devlet haline gelmesi, güçlenmesi ve büyümesinin, 1360-1444’te Balkanların, 1453’te de İstanbul’un fethi ile gerçekleştiği düşünülürse, Balkanlar'ın Osmanlı ve Türk tarihindeki önemi kendiliğinden ortaya çıkar.” Kemal H. Karpat Balkanlar’da Osmanlı Mirası ve Milliyetçilik, Balkanlar’daki hâkimiyeti yaklaşık 500 yıl süren Osmanlı İmparatorluğu’nun ardından, bu topraklarda ortaya çıkan siyasal, toplumsal ve ekonomik yapıların tarihidir. Kemal H. Karpat, Balkan tarihinin, Osmanlı tarihinden ayrı düşünülemeyeceğini önemle vurgulayıp; Balkan Savaşları’ndan sonra yapılan her türlü siyasi, hukuki ve kurumsal yeniden yapılanmada Osmanlı’nın etkilerini analitik bir bakış açısıyla inceleyerek muhteşem bir eser ortaya koymuştur. Bu eser bütün gözlerin, hâlâ her şehrinde, her sokağında, her türküsünde, her yemeğinde Osmanlı kültüründen, Osmanlı sanatından, Osmanlı mimarisinden birçok nüve barındıran Balkanlar’a çevrilmesine sebep olacaktır...
350.00 ₺ -
Tuhfetüs Seniye Arapça
Muhammed Muhyiddin Abdülhamîd’in, İbn Âcurrûm’un nahve dair olan el-Mukaddimetü’l-Âcurrûmiyye kitabı üzerine kaleme aldığı şerhtir. Eserin tam olarak ismi; et-Tuhfetü’s-Seniyye bi-Şerhi’l-Mukaddimeti’l-Âcurrûmiyye’dir. İbn Âcurrûm’un Mekke’de yazdığı el-Mukaddimetü’l-Âcurrûmiyye kitabı nahivle alakalı olup, içerisinde isim ve fiillerin tasrifleri, i‘rabı ve harflerin i‘rabı gibi konuları ihtiva etmektedir. Gerek İbn Âcurrûm’un eseri gerek Muhammed Muhyiddin Abdülhamîd’in et-Tuhfetü’s-Seniyye’si kolay öğretici yöntemi sayesinde İslâm dünyasında pek rağbet görmüştür.
318.00 ₺ -
Kötülük Problemi
Çağdaş ateizmin en popüler silahı olan "Kötülük Problemi" gerçekten Tanrı'nın yokluğunu ispatlıyor mu? Kötülüğün ve acının tamamen engellendiği bir dünya mümkün mü? Çağımızda "din felsefesi" alanının en popüler konularından olması hasebiyle ateizm delillendirmelerinde de en çok rağbet gören argümanlardan biri "kötülük problemi"dir. Altay Cem Meriç, Kötülük Problemi'nde bu argümanları derinlemesine tahlil ederek ilmi zannedilen popüler felsefi söylemlerin nasıl inşa edildiğini gözler önüne seriyor. Eser okuyucuyu varlık ve nedensellik üzerine gerçekçi bir ontolojik yüzleşmeyle klasik İslam düşüncesinin tutarlı zeminine davet ediyor. Kötülüğü bahane ederek Tanrı'yı inkâr ettiğini sanan modern insan, bu meseleyi çözümlediğinde aslında sadece kendi zihninde kurguladığı o aciz putu yıktığını fark edecektir.
151.80 ₺ -
Veda Hutbesi
Şu bilinsin ki; Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem) getirdiği dîni tebliğ husûsunda çok konuşmalar yapmış ve bulduğu her imkânda ashâbına hutbeler îrâd etmiştir. Fahr-i kâinât Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in îrâd ettiği bu hutbeler arasında cumâ günleri Mescid-i Nebevî’de, bayram günlerinde ve Mekke’nin fethinden sonra Ka‘be’de îrâd ettiği hutbeler sayılabilir. Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in ashâbına îrâd ettiği hutbelerden, Vedâ Hutbesi’nin hiç şüphesiz çok ayrı bir yeri vardır. Zîrâ Seyyidü’l-beşer Rasûlüllâh (Sallellâhu Te‘âlâ Aleyhi ve Sellem) Efendimiz hutbesinde sayıları yüz bini aşan bir topluluğa hitâb etmiştir. Ashâb-ı kirâmdan bâzılarının da ifâdesiyle, âdetâ ümmetine vasiyette bulunmuştur. Diğer hutbelerine nazaran daha uzun îrâd ettiği bu hutbesinde İslâm’ın temel umdelerinden bahsetmiş ve dînin artık tamâma ererek kemâle erdiğini beyân etmiştir. Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in Vedâ Haccı’nın farklı günlerinde îrâd ettiği bu hutbeler, gerek hadîs gerekse İslâm târihi kaynaklarında parça parça nakledilmiştir. Konuyla ilgili nakledilen rivâyetler iyice incelendiğinde Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in, Zülhıcce’nin sekizinci ve dokuzuncu günlerine rastgelen Terviye ve Arefe günleri ile Kurban Bayramı’nın birinci, ikinci ve üçüncü günlerinde toplamda beş hutbe îrâd ettiği anlaşılmaktadır. Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in, sayıları yüz binleri aşan bir topluluğa can, mal ve ırz güvenliği, fâiz ve kan dâvâları, kadın hakları, eşitlik ve emânete riâyet gibi birçok konuda îrâd ettiği bu hutbeler onun ümmetine olan vasiyeti olarak değerlendirilmiştir.
95.40 ₺ -
Coğrafyamızı Adımlarken Hatırda Kalanlar
Coğrafyamızı Adımlarken Hatırda Kalanlar, okuyucuları yerlerinden kalkmaya ve seyahate teşvik etmek, meraklarını uyandırmak, yollara düşmelerini sağlamak ve aslında bunun ne kadar kolay olduğunu göstermek için hazırlandı. ‘Coğrafyamız’daki iyelik vurgusu da, tarih içinde Müslümanların herhangi bir şekilde iz bıraktıkları her yerin, aslında “bizim” olduğunu hatırlatmaya matuf bir seçim.
237.32 ₺ -
Gölgelerin Peşinde 50 Portre
Her insan, ayrı bir hikâyedir. Ve her hikâyeden alınacak büyük dersler ve ibretler vardır. İnsanların gölgelerini dikkatle takip ettiğinizde, atılan her adım ve bırakılan her iz, size yeni bir şey öğretir. Gölgelerin Peşinde, Mağrib’den Doğu Türkistan’a kadar, İslâm coğrafyasının farklı ülkelerinden, bambaşka serüvenlere sahip 50 şahsiyetin ayrıntılı portresini içeriyor. Siyasetçiler, askerler, sanatçılar, lider eşleri, iş adamları, kanaat önderleri, akademisyenler… Aralarında çok ünlüler de var, belki ismini hiç duymadıklarınız da. Taha Kılınç, hepsinin birbirinden dikkat çekici hayat hikâyelerini anlatırken, ait oldukları bölgenin yakın ve uzak tarihindeki kırılma noktalarına da atıflarda bulunuyor. Böylece her bir isim, kendi ülkesinin ve döneminin tanığına dönüşüyor. Her bölümün sonuna eklenen “ileri okumalar” başlıklı kitap tavsiyeleri ise, merakını uzun soluklu araştırmalara dönüştürmek isteyen okurları, İslâm dünyasının dününde ve bugününde keyifli bir yolculuğa davet ediyor.
216.92 ₺ -
Dil ve İşgal
Geçtiğimiz yüzyılın başına kadar arkaik bir ibadet ve yazı dili konumunda bulunan İbranice, Yahudiler arasında konuşma ve günlük iletişim diline dönüşmesini, Eliezer Ben-Yehuda adlı Belarus doğumlu bir dilbilimcinin çabalarına borçludur. Ben-Yehuda, 1881’de yerleştiği Kudüs’te başladığı çalışmalarını, 1922’deki ölümüne kadar yoğun biçimde sürdürmüş, arkasında binlerce makale ve 17 ciltlik dev bir İbranice sözlük bırakmıştır. Dil ve İşgal: Eliezer Ben-Yehuda ve Modern İbranicenin Doğuşu, bir yandan Ben-Yehuda’nın hayat hikâyesine ve İbraniceyi yeniden konuşma dili hâline getirme sürecindeki öncü rolüne odaklanırken, bir yandan da İbranicenin modern hayatta tekrar sahneye çıkmasının Filistin topraklarının Siyonistler tarafından işgalinde hayatî bir etki yaptığını vurguluyor. Yahudilerin ortak bir konuşma ve iletişim diline kavuşmasının işgali sistematik hâle getirdiğine ve hızlandırdığına işaret eden kitap, İsrail’in kuruluşuna giden sürecin kültürel ve duygusal altyapısının nasıl hazırlandığını gözler önüne seriyor. Dil ve İşgal: Eliezer Ben-Yehuda ve Modern İbranicenin Doğuşu, günümüzde İslâm dünyasını adeta kilitleyen Filistin meselesinin çözümü için nasıl bir ciddiyetle ve disiplinle çalışılması gerektiğini gösteren rehber bir metin.Kapat
152.32 ₺ -
İslam Şehirleri Atlası
Taha Kılınç’ın kaleminden İslâm Şehirleri Atlası, okurlarını en batıda Rabat’tan en doğuda Kaşgar’a kadar keyifli, öğretici ve şaşırtıcı bir yolculuğa davet ediyor... Kuruluş öykülerinden isimlere, oralarda yetişen meşhur şahsiyetlerden bugün ne durumda olduklarına kadar, 45 İslâm şehrinin hikâyesini zevkle ve merakla okuyacaksınız. Kitabı niçin 45 şehirle sınırladık? Bunu yaparken, en önemlilerini öne çıkarmayı amaçladık. Serüvenin devamını getirmeyi de siz kıymetli okurlarımıza bıraktık.
679.32 ₺ -
Dört Suikast
Ortadoğu’nun geçtiğimiz yüzyılında, hepsi de doğrudan doğruya Filistin ve Kudüs’le bağlantılı, dört önemli suikast gerçekleştirildi. Ürdün’ün ilk kralı Abdullah bin Hüseyin 20 Temmuz 1951’de, Suudi Arabistan Kralı Faysal bin Abdulaziz 25 Mart 1975’te, Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Enver Sedat 6 Ekim 1981’de ve İsrail Başbakanı Yitzhak Rabin 4 Kasım 1995’te öldürüldüler. Katillerin kimlikleri ve dünya görüşleri birbirinden tamamen farklı olsa da, bütün bu suikastların ortak bir noktası vardı: Hepsinde de maktuller, Filistin ve Kudüs’le ilgili attıkları adımlar nedeniyle cezalandırılmıştı. Bölgenin dört karizmatik ve etkili liderinin sahneden çekilmesiyle sonuçlanan bu suikastlar, Filistin meselesinin bütün taraflarını, farklı amaç ve şekillerde politikalarını gözden geçirmeye ve hatta değiştirmeye zorladı. Etkileri ve artçı sarsıntıları günümüzde hâlâ bütün sıcaklığıyla hissedilen bu hadiseler, Filistin ve Kudüs konusunda Arapların da Yahudilerin de attığı ve at(a)madığı bütün adımları büyük ölçüde açıklamaktadır. Geniş bir tarihî arka plan eşliğinde Kral Abdullah, Kral Faysal, Enver Sedat ve Yitzhak Rabin’in akıbetlerine odaklanan Dört Suikast –Filistin’i Sarsan Kurşunlar, aynı zamanda Filistin direniş tarihinin satır başlarını, Ortadoğu ülkelerinin Filistin politikalarını, Arap-İsrail savaşlarını, barış süreçlerini ve bölgenin yakın tarihindeki önemli dönüm noktalarını anlatan belgesel bir metin.
176.12 ₺ -
Kudüs Yazıları
Söylemlerimizin coşkusuna ve iddialarımızın büyüklüğüne rağmen, Kudüs, hakkında pek az bilgi sahibi olduğumuz bir şehir. Aynı durum, aslında Filistin davasının diğer bütün boyutları için de geçerli. Çok meşhur ve yaygın bazı anekdotlar dışında, Kudüs ve Filistin’le alakalı malumatımızın büyük oranda ezbere dayandığı söylenebilir. Bunun üzerine bir de, herkes sözünü ettiği, siyasi sloganlara konu olduğu ve çokça gündeme taşındığı için konunun “eskimesi” ve “sıradanlaşma sonucu dikkatlerin dağılması” tehlikelerini eklediğimizde, Kudüs’ü hak ettiği ilmi ihtimamdan epey mahrum bıraktığımız söylenebilir. Kudüs Yazıları, meseleye gerçekler ışığında ve ilmi hassasiyetle yaklaşmayı öneren, bunu yaparken de sahadaki sıcak gelişmelerden kopmamaya gayret gösteren bir bakış açısıyla hazırlandı. Kitap, boyutu ve içeriği itibarıyla elbette “söylenmesi gereken her şeyi söylediği” iddiasını taşımıyor. Ancak ilgili ve meraklı okurlara, konunun en doğru biçimde anlaşılabilmesi için ayrıntılı bir çerçeve sunuyor ve fikri seyahatlerinde rehber olabilecek bir yol haritası vadediyor.
203.32 ₺ -
Neyi Nasıl Yapmalı
Yazmaktan, okumaktan, konuşmaktan, dostluktan, velhasıl insanların birbiriyle kurduğu her türlü iletişimden tek bir murat var: iyilikleri yaymak ve çoğaltmak, kötülükleri ise engellemek ve azaltmak. Elinizde tuttuğunuz kitabın da amacı tamamen bu. Müslümanlar arasındaki temel vazifelerden biri olan “nasihatleşme” misyonunu yerine getirme adına, güncel hayatımıza, bizi biz yapan şeylere, kaygılarımıza, problemlerimize, mühim meselelerimize ve şahsiyetimizin ana unsurlarına dair ufak hatırlatmalar, değiniler, şerhler… Karşılıklı sohbet, hasbihal ve hatta dertleşme üslubuyla kaleme alınan Neyi, Nasıl Yapmalı, yazarla okur arasında samimi bir iletişim kurarak, kalpten kalbe bir yol bulmaya çalışıyor. Üstenci bir dilden kaçınarak, hitap ettiği gönüllere doğrudan ve aracısız dokunabilme hedefiyle, kelime ve cümleleri özenle seçerek… Neyi, Nasıl Yapmalı bu yönüyle, rikkatli okurlar için içten bir yol arkadaşı olmaya aday.Kapat
201.28 ₺ -
Beyaz Gemi
Cengiz Aytmatov’dan geçmişle geleceğin, hafızayla hayal gücünün, ayrılık ve kavuşmanın ustaca bir araya getirildiği, beyaz perdeye de uyarlanmış unutulmaz bir eser! Engin ve korkutucu bir ormanın kıyısında, iyi yürekli dedesinin himayesine terk edilmiş küçük bir çocuk; balık olmayı, Isık-Göl’ün sularında ağır ağır yüzen beyaz gemiye ulaşmayı düşler. Gemide babası ve tamamlanmış bir hayat onu bekliyordur. Dedesi Hamarat Momun ise yalnız torununa ormanın ve kimsesiz çocukların koruyucusu Boynuzlu Geyik Ana’nın masalını anlatır sabırla. Elbet ormanın kalbinden çıkıp gelecektir Boynuzlu Geyik Ana. İnsanın acımasız tabiatını tüm gerçekliği ile gözler önüne sererek. Beyaz Gemi; yalnızlık, kökler, düşler, dünler ve yarınlar üzerine çarpıcı bir hikâye…
129.20 ₺ -
Cemile Ketebe
“Dünyanın en güzel aşk hikâyesi.” Louis Aragon Cemile neşesi, şakaları, özgüveni ve söylediği türkülerle etrafına ışık saçan güzel, genç bir kadındır. Cephedeki kocasının küçük kardeşi, kendi deyimiyle “kiçine bala”sıyla aralarından su sızmaz. Ve birgün köyde bir başına yaşayıp giden savaş gazisi Danyar ile değirmene buğday taşıma işine girişmeleriyle birlikte onlar için her şey değişmeye başlar. Köyün tüm genç erkekleri savaşa gönderildiğinden kadın erkek, yaşlı genç fark etmeksizin geride kalan herkes her işi yapmaktadır. Zorlu geçen bir iş gününün ardından dönüş yoluna düştükleri bir akşam Danyar’ın bir türkü söylemesiyle bu kimsesiz, sessiz ve tuhaf adamın ruhunun derinliklerine gizlediği yaşam sevinci duyurur sesini. Kuşkusuz bu türkü, bir güz akşamı filizlenen aşkın da habercisidir. Yapıtları 100’den fazla dile çevrilen Cengiz Aytmatov’un adını tüm dünyaya duyuran en ünlü eseridir Cemile. Hikâyeden çok etkilenen Fransız şair Louis Aragon onu Fransızcaya çevirmiş ve kitap böylece önce Avrupa’da daha sonra da tüm dünyada yayımlanarak büyük bir ilgi görmüştür.
108.80 ₺ -
Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek
Ufuksuz denizler, bitimsiz düşlere sürükler insanı bazen. Tıpkı kendisi gibi; uçsuz bucaksız, başlangıcı ve sonu olmayan, birbirine karışarak çoğalan sonsuz düşlere. Ölümse öğrenmenin en kısa yoludur kimi zaman… Deneyimli avcılar Emrayin ve Mılgun küreklere asıladursunlar; ilk avının heyecanını yaşayan küçük Kirisk ile ömrünü düş kurmakla tüketmiş Orhan Dede’nin umutları, korkuları ve kuşkusuz hayalleri birbirine karışmış gibidir. Sonsuz beyazlığın orta yerinde yapayalnız kalan Kirisk, ilk avından eli boş dünmüş olsa da tüm dünyalarını sığdırdıkları küçük sandaldaki benzersiz yolculukları ona yaşamın anlamını kavrama gücünü bahşedecektir. Çünkü bazen yaşatmak için ölmeyi bilmek gerekir!
108.12 ₺ -
Tarihe Tanıklığım
“Buradakiler hayatımın belirli kesitleri çünkü hayatımın tamamının bazı kısımlarını unuttum, bazı kısımları da bana özeller. Geriye kalanlar ise biyografiden çok tarihi kronoloji mahiyetinde. Hayatımı takip eden hadiselere ilişkin hikayeler, gerçek şekilde, kendimize ait hikayeler ne kadar samimi ve doğru olabilirse o ölçüde anlatıldı. Hatıraların nasıl kaleme alındığını bilmiyordum. Meşhur Churchill’in eserini okurken edebiyatın bu türünde, Churchill’in kendisinin de ifade ettiği üzere, yazarın tarihteki siyasi ve askeri gelişmeleri kendi şahsi tecrübeleriyle bağlantı kurarak yazdığını anladım. Bu nedenle de hatıralar her zaman subjektif görüşlerdir. Bu tarih değildir ve tarih, onu yaşayanlar tarafından yazılmamalıdır. Kitap metninin nisbeten büyük bir kısmı, o döneme ait mektuplar veya mektupların kesitlerinden, konuşmalardan ve mülakatlardan oluşuyor.Bunlardan bazılarını bütün olarak almayı veya geniş şekilde sunmayı gerekli gördüm zira bunlar benim cereyan eden hadiselere mesafesiz, hızlı ve bazen de anlık tepkilerim. Bunu yaparken, geçmiş olaylara şahitlik etmenin en aslına uygun yolunun bu olduğunu düşündüm. Üstelik bu sayede buna benzer yazılarda sıklıkla görüldüğü gibi kendimi olduğumdan daha akıllı göstermekten de kaçınmış oldum. Kısacası, bundan sonra gelenler tarihimizin zor bir dönemine ilişkin benim
305.32 ₺ -
Gölgeli Orta Boy Kuranı Kerim 058G
-Bu özel baskı, Kur’an kâtibi olmak isteyen ve Kur’an ayetlerini daha kolay ezberlemek isteyenler için tasarlanmıştır. -Ayetler gölgeli efekt takip edilerek kalem ile üzerinden yazılmaktadır. -30 Cüzlük Tam Kur’an Baskısıdır, 606 sayfadan oluşmakta ve 17 x 24 cm boyutlarındadır. -80 Gram kalitede arkaya mürekkeb geçirmeyen Ivory kağıdı kullanılmıştır. -Hafız Osman hattına bağlı kalınarak bilgisayar hattı ile hazırlanmıştır. -Türkiye’de okunan Kur’an-ı Kerimlerin imlası Aliyyül Kâri imlası ile hazırlanmıştır.
337.50 ₺ -
Şifai Şerif Arapça Cep Boy Kılıflı Yeni Dizgi
Müellif Kadı İyaz Ebul-Fazl (rahimehullah) derki: Bu kitabımızı inceleyen kimse görür ki, biz bu kitabı Peygamber Efendimiz (s.a.s)in nübüvvetini inkar eden ve onun mucizeleri hakkında saldırı yapan kimse için yazmadık; ki Nebi (s.a.s)’in nübüvvetini ispat için delillere ihtiyaç duyalım ve mucizelerine saldıran kimseleri engellemek için mucizeler dairesini koruyalım. Bilakis biz bu kitabı imanlarına iman katmaları salih amellerinde neşvü nema bulmaları ve ona olan sevgilerinde kuvvet kazanmaları için onun nübüvvetini tasdik eden ve davetine icabet eden ümmeti için telif ettik. Müellif kadı Iyaz (r.aleyh) eserinde konuların evvelinde ayeti kerimeler ve hadisi şerifler zikretmiştir. Bunlarla zikredeceği konulara delil getirmiş olur. Ayrıca müfessirlerin açıklamalarını da zikrederek ayetlere nasıl mana verilmesi gerektiğini de tenbih etmiş olmaktadır. Eserinde, Efendimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) özel hallerinden bir çok inceliği de zikretmektedir. Bunların ravilerini de zikrederek hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde Müslümanların Nebi sallallahu aleyhi ve sellem hakkındaki bilgilerini ve muhabbetlerini kuvvetlendirmektedir. Bu eserin Müslümanlar için ne kadar önemli olduğunu şimdi daha iyi anlamaktayız. Zira inkarcıların şüphe sokmaya çalıştığı bir çok konuyu Kadı Iyaz delilleriyle net bir şekilde zikretmiş ve Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in şanının yüceliğini ortaya koymuştur. Artık şüphelenenlerin, nifak ehli sapık kimseler olduğu açığa çıkmıştır. Aliyyul Kâri derki: Şifa kitabı, Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in şemaili (sureti ve ahlakı) hakkında yazılanların en mücmel ve yeterli olanıdır.
265.00 ₺ -
Ayasofya nın Kayıp Şifresi
1453 yılında, İstanbul’un kaderinin değiştiği o gecede Ayasofya’nın taşları arasına bir sır gizlenir. Yüzyıllar boyunca sessiz kalan bu sır, zamanın derinliklerinde uyumaya bırakılır. Ta ki günümüz İstanbul’unda, Ayasofya’nın kalbinde işlenen esrarengiz bir cinayete kadar… Bu cinayet, sadece bir insanın değil, tarihin kendisinin de yeniden konuşmaya başladığının habercisidir. Ayasofya’da bulunan cesedin göğsüne kazınmış gizemli semboller, sıradan bir suçun çok ötesine işaret eder. Özel dedektif Milas, kendini şifrelerle, kadim metinlerle ve matematiksel ipuçlarıyla örülü tehlikeli bir bilmecenin içinde bulur. Her yeni ipucu, onu İstanbul’un görünmeyen yüzüne ve geçmişin karanlık sırlarına biraz daha yaklaştırır. Ancak çözülmesi gereken bu gizem, sadece zekâ değil, cesaret de gerektirmektedir. Peki Ayasofya’nın taşları gerçekten ne saklıyor? Bu sır neden şimdi uyanıyor? Ayasofya’nın Kayıp Şifresi, okuru tarihle iç içe geçen soluksuz bir maceraya davet ediyor.
210.00 ₺ -
Tutsak
Cephede ağır yaralanan bir asker, onu hayata bağlayan aşk, fotoğrafın ışık ve karanlıkla kurduğu gizemli ilişki, yas ve geride kalanların sessiz dirayeti… Tutsak, Birinci Dünya Savaşı’nın gölgesinden günümüze uzanan, zamanın doğrusal değil katmanlı aktığı bir roman. Anne Michaels; savaş meydanlarından nehir kıyılarına, tren istasyonlarından evlere uzanan sahnelerle kayıp, sevgi ve bellek arasında asılı kalan hayatları anlatıyor. İnsanın, tarihin büyük kırılmaları içinde ne kadar kırılgan olduğunu ama sevginin gücüyle nasıl ayakta kalabildiğini gözler önüne seriyor. Ödüllü yazar, şiirle romanın kesiştiği eşsiz yerde duran bu çarpıcı anlatıda okuru şu soruyla baş başa bırakıyor: İnsan, sevgiye tutsak olmadan yaşayabilir mi? “Michaels tesadüflere, değişime, hatta yazgıya dair ışık saçan anlar aracılığıyla bize derinlikleri ve sığlıklarıyla insanlığımızı gösteriyor.” – Margaret Atwood “Başkasının kollarında ve kalbinde tutulmayı ne çok arzu ederiz. Michaels, aşka ve hayatın ısrarına adanmış bu zarif ve sarsıcı methiyeye şair duyarlılığını ve ruhunu katıyor.” – Donna Seaman, Booklist “Kuşaklar arasında ileri geri dolaşan Tutsak, görünürde tesadüfi karşılaşmaların yanı sıra yürek burkan kayıpları da yakalıyor; genç kadınlar eşlerini yitiriyor ve savaş tehdidi kuşaklar boyunca yankılanıyor. Fotoğrafçılar, şapka yapımcıları, sanatçılar, savaş muhabirleri ve uluslararası kriz çalışanlarından oluşan, iç içe geçmiş hayatların tümünde ortak olan, onları varacakları yere hangi güçlerin sürüklediğine dair ısrarlı bir sorgulama bu. Olasılıklar arasında aşk, tesadüf, parçacık teorisi, umut ve arzu yer alıyor; Michaels’ın bunları şiirsel bir bileşimle bir araya getirişi, varoluş ağını canlı tutan şeyin ne olduğuna dair çok katmanlı ve incelikli bir tartışma ortaya koyuyor. Makinedeki hayaletin aslında kalplerimizde olup olmadığı üzerine görkemli bir tefekkür.” – Kirkus Reviews
210.00 ₺ -
Yara Atlası
Gürül gürül akan bir ırmağın içinden çekilip, durağan ve bulanık su birikintisine bırakılmış bir balığın hikâyesi… Ankara’nın kalabalık meydanlarından sürreal rüya evlerine, Kızılay’ın egzoz kokusundan ilahi teslimiyetin serinliğine uzanan bir iç yolculuk… Gerçekliğin kaygan zemininde yönünü arayan bir karakter, ağır travmaların gölgesinde kendi yara atlasını yeniden çizmeye çalışıyor. İçinde dindiremediği bir kalabalıkla yaşayan bu kadın; savaşçı yanıyla, otoriter sesiyle ve en çok da sevgisiz bırakılmış küskün çocuğuyla bir Doktor eşliğinde yüzleşiyor. Tek bir bedende çoğalan benlikler arasında, nihayet “Kaptan benim,” diyebilmenin anlamını keşfediyor. Yara Atlası, iyileşmenin mucizevi bir dönüşüm değil, acıyla kurulan yeni bir ilişki olduğunu ve her yaranın, insanı kendine yaklaştıran bir işaret olabileceğini hatırlatıyor. Çünkü insan bazen en çok dağıldığı yerden hakikate yaklaşır.
157.50 ₺ -
Dervişlik İnce Müslümanlıktır
Tasavvuf ve tarikatlar, dinin doğru anlaşılması ve halk arasında hidayetin yayılmasında tarih boyunca hayati bir vazife üstlenmiştir; zira ilimler önemli olsa da insanları hakiki hidayete erdiren tasavvuftur. İlk dönem mutasavvıflarından Sülemî'nin "dinin nazik kısmı" olarak tanımladığı tasavvuf, Müslümanlara incelik ve zarafeti kazandıran temel terbiye metodudur. Dervişlik İnce Müslümanlıktır isimli bu eser, merhum Ömer Tuğrul İnançer'in muhtelif zaman ve mekânlarda gerçekleştirdiği gönül sohbetlerinden derlenerek titizlikle yayına hazırlanmıştır. Ö. Tuğrul İnançer, bu kitabıyla okuru günümüz dünyasının içine düştüğü kabalık ve yüzeysellik çukurlarından çıkarıp "ince insanlık ve ince Müslümanlık" hakikatine davet etmektedir. Ö. Tuğrul İnançer'e göre dervişlik, her türlü dünyevi ihtirastan sıyrılarak gerçek kulluğun safhalarından geçmek ve sadece akla değil, selim bir gönle hitap eden bir hayat sürmektir; çünkü bu yolun meşhur ifadesiyle, "Dervişlik ince Müslümanlıktır." Kitapta yer alan sohbetler, tasavvufun bir "eskiler masalı" değil, hayatın tam içinde yer alan ve insanı “her dem yeniden doğuran” bir irşat ve terbiye metodu olduğunu vurgulamaktadır. Eser, şeklin ve formun her daim değişebileceğini ancak hakikatin asla değişmeyeceğini en münkir kafaları bile ikna edercesine ortaya koymaktadır. Yayına hazırladığımız Dervişlik İnce Müslümanlıktır, Ö. Tuğrul İnançer'in ilim, irfan ve musikiyle harmanlanmış birikimini âlem-i Cemâl’e intikalinden sonra da bizlerle buluşturmaya devam etmektedir. "Aşk gelince cümle eksikler biter." düsturuyla kaleme alınan bu eser, iyi ve güzele dair neredeyse unutulmaya yüz tutmuş hasletleri yeniden hayatımıza geçirmemize bir nebze olsun katkı sunmayı hedeflemektedir.
200.75 ₺ -
Sayonara Demek Yasak
Piyanoya dokunmak yasak. Japonca konuşmak yasak. Manga okumak ve anime izlemek yasak. Ve tabii ki anne ve memleketi hakkında konuşmak da yasak... Élise’in annesinin ölümünden sonra, babası evde acımasız kurallar koydu. O da üzüntüsüyle böyle başa çıkıyor. Neyse ki okulda, dünyanın en renkli insanı olan Stella var. Ama evdeki bu durum uzun sürmeyecek çünkü Élise’in anneannesi Sonoka Japonya’dan geldiğinde evde bir devrim başlatacak. Son derece eğlenceli ve dokunaklı bir roman olan Sayonara Demek Yasak, İlk Roman Ödülü, Gençlerin Seçimi Ödülü ve Bakanlık Ödülü dahil olmak üzere birçok ödüle layık görüldü.
182.00 ₺ -
Tavşan Bunns
Bunns, küçük kulaklarla doğmuş bir tavşandır. Bu durum, tavşanların dünyasında bir uğursuzluk kabul edilmektedir. Bu yüzden Bunns dışlanır, hatta bu dışlanmadan aile üyeleri de etkilenir. Diğer hayvanlar arasında, Bunns’ın küçük kulaklarının köylerine felaket getireceği inancı günden güne pekişmeye başlar. Bunns, bu yüzden evini terk eder. Bunns, evini terk ettiğinde karşısına başka hayvanlar çıkar. Onlara derdini anlatan Bunns, yaşadıkları köyde anlatılan efsaneleri öğrenir ve kulağını nasıl büyüteceğinin bir yolunu bulduğunu düşünür. Bunun için yapması gereken şey, güçlü tilkinin kapısını çalmak ve ondan bir dilek hakkı istemektir. Bunns’ın elde edeceği dilekle yapacağı şey bellidir ancak büyük ormanda işler Bunns’ın tahmin ettiği gibi kolay yürümeyecektir. Çok sevilen Suyun Bizi Götürdüğü Yer’in Oscar ödüllü yazarı Alan Barillaro’nun yeni romanı Tavşan Bunns, baştan sona çizimli içeriğiyle her yaştan okurun kalbini fethedecek.
385.00 ₺ -
Kelam Hikmet Şiir Nurullah Genç in Şiir Dünyası
Kelam, Hikmet, Şiir, modern zamanlarda sözü yeniden ciddiye almaya çağıran güçlü bir düşünce yolculuğu. Nurullah Genç, Nur Haktan’ın soruları eşliğinde; kelimenin mahiyetinden şiirin varlık sebebine, hikmet ile estetik arasındaki bağdan dilin insan ruhundaki izlerine kadar uzanan kapsamlı bir çerçeve sunuyor. Bu kitapta şiir; yalnızca bir edebî tür değil, insanın kendini anlama, dünyayı anlamlandırma ve hakikate yaklaşma biçimi olarak ele alınıyor. Kelimenin sorumluluğu, sözün ahlâkı, dilin inşa edici ve yıkıcı gücü, sanatın anlamla ilişkisi… Bütün bu başlıklar, şiir merkezli bir düşünce örgüsü içinde berraklaşıyor. Nurullah Genç, şiiri hayattan kopuk bir estetik alan olarak değil; inançla, değerle, vicdanla ve insan olma bilinciyle iç içe bir tefekkür sahası olarak konumlandırıyor. Kelam, Hikmet, Şiir’de hikmetle yoğrulmuş, insanı hem içe hem yukarıya çağıran bir söz biçimi olan şiirin, usta şair Nurullah Genç için ne ifade ettiğini öğreniyoruz.
245.00 ₺ -
Sufle Severler Sahnesi - Suçun Şahsiliği
BİRİMİZ HEPİMİZ, HEPİMİZ BİRİMİZ İÇİN… Ama birimizin yanlışı, neden hepimizin cezası? Sınıfta duyulan küçücük bir fısıltı, tüm sınıfın hayallerini suya düşürünce Yiğit bir şeyi fark eder: Kurunun yanında neden hep yaş da yanıyor? Okul koridorlarından tiyatro sahnesine uzanan bu macerada Yiğit, sadece rolünü ezberlemekle kalmayacak; haksızlığa karşı oyunun kurallarını yeniden yazacak! Mutfaktaki çikolatalı suflenin kokusu, sahnedeki suflörün fısıltısına karışırken Adalet Sınıfı hiç unutulmayacak bir gösteriye imza atıyor. Perde açılıyor! Bu kez sahnede sadece oyuncular değil, adaletin ta kendisi var.
105.00 ₺ -
Kraliçenin Kusursuz Planı
SAVAYA ORMANI’NDA GİZEMLİ BİR KAZA Rama’nın salıncağı aniden kopunca Kraliçe Mambiş’in içi rahat etmez. Bu basit bir kaza mıdır, yoksa birinin kötü bir şakası mı? Kraliçe, gerçeği bulmak için kolları sıvar. Bir dedektif gibi kılıktan kılığa girer, yılanların ve bufaloların peşine düşer. Ancak bu heyecanlı takipte suçluyu ararken en büyük dersi kendisi alacaktır. Kraliçenin Kusursuz Planı; ön yargıları yıkan, macera dolu bir adalet hikâyesi.
87.50 ₺