-
Ahlakın Zirvesi
Elinizdeki bu eser, Muhterem Osman Nuri Topbaş Hocaefendi'nin yıllarca severek okuduğunuz Faziletler Medeniyeti adlı iki ciltten oluşan nâdîde eserinin muhtevasından seçilerek hazırlanmıştır. Muhterem Müellif'in, Erkam Yayınlarından husûsi bir kütüphane olabilecek sayıda, her biri insanımızın gönül âlemini inşâ eden nâdîde eserleri yayınlanmıştır. Muhterem Osman Nuri Topbaş Hocaefendi'nin kitapları arasında müstesna bir yere sahip olan Faziletler Medeniyeti isimli eserinin daha çok okunması ve daha çok gönle ulaşması için böyle bir çalışma yapmayı düşündük. Kitapta bulunan konuları ayrı birer kitap tasarımı ve içindeki bir konuyu kitaba isim vererek daha kolay okunur hale getirdik.
120.45 ₺ -
Hüsni Zan ve Vefa
Elinizdeki eser, Muhterem Osman Nuri Topbaş Hocaefendi'nin iki cilt hâlinde yayımlanan ve yıllardır büyük bir ilgiyle okunan Faziletler Medeniyeti adlı kıymetli eserinden seçilen bölümlerden hazırlanmıştır. Muhterem Müellif'in, Erkam Yayınları tarafından neşredilen ve başlı başına zengin bir kütüphane oluşturacak nitelikte pek çok kıymetli eseri bulunmaktadır. Gönül dünyamızı inşa eden bu eserler arasında müstesna bir yere sahip olan Faziletler Medeniyeti'nin daha geniş okuyucu kitlesine ulaşmasını ve daha fazla gönle hitap etmesini arzu ettik. Bu düşünceden hareketle, eserde yer alan konuları müstakil kitaplar hâline getirerek her birine ele aldığı temel konuyu yansıtan isimler verdik. Böylece hem daha kolay okunabilecek hem de ihtiyaç duyulan konuya daha rahat ulaşılabilecek bir seri ortaya çıkarmayı hedefledik. Bu çalışmanın, okuyucularımızın istifadesine vesile olmasını ve gönül dünyalarına hayırlı katkılar sunmasını Cenâb-ı Hak'tan niyaz ederiz.
120.45 ₺ -
Son Nefes Endişesi
İnsan, kâinat manzûmesine ibret nazarı ile baktığında, hayatta en çok alâkadar olması gereken husûsun, "ölüm” gerçeği olduğunu idrâk eder.Nitekim Cenâb-ı Hak şöyle buyurmaktadır: "Yeryüzünde bulunan her şey fânîdir...” (er-Rahmân, 26) "Her can, ölümü tadacaktır.” (el-Enbiyâ, 35) Ne tuhaftır ki insan, bir-iki günlük misafir olarak bulunduğu bu dünyâda kendini aldatır. Her gün cenâze sahnelerini seyrettiği hâlde, ölümü kendine uzak görür. Kendisini, kaybetmesi her an muhtemel olan fânî emânetlerin mutlak sâhibi zanneder. Hâlbuki insan, rûhuna ceset giydirilerek bir kapıdan dünyâya dâhil edildiğinde, artık o bir ölüm yolcusu demektir. O yolun hazırlık mekânına girmiştir de bunu hiç hatırına getirmez. Bir gün gelir, ruh cesetten ayrılır. Âhiret kapısı olan kabirde diğer bir büyük yolculuğa uğurlanır...
120.45 ₺ -
Teselli Arayışı
Burası dünya. Herkesin bir şeylerle sınandığı, bir kısmı gerçekleşmiş, bir kısmı gerçekleşmemiş hayallerin yuvası. Çetin mücadelelerin verildiği, heveslerin yarım kaldığı, söylenemeyenlerin göğüste bir yumru gibi oturduğu bir yer. Bazen onlarca kederin şen kahkahalarla maskelendiği, kırdığımız ve kırıldığımız geçici bir durak. Bambaşka hayaller kurarken başına gelenler karşısında şaşa kaldığın, bazen yıkıldığın bazen yeniden kalktığın inişli çıkışlı bir devran. Burası dünya. Hayır zannettiklerinin şerre, şer gördüklerinin hayra döndüğü, dost zannettiklerinin yabancılaştığı, uzak durduklarının yakınlaştığı, doğrularının, savunduklarının bazen alt üst olduğu bir mekân. Hiçbir öğreti, bize yolun tamamının mükellef bir güzellikte olacağını vaat edemez. Allah ayetlerinde imtihanlardan, birtakım sınavlardan geçeceğimizi haber etmişken tamamen hazzın ve mutluluğun arayışında olmak, ayağımıza taş değmeden yürümek istemek ve insanın bu arayışına binaen batılı kişisel gelişimcilerin büyük vaatlerinin peşine düşmek insanı en nihayetinde yine sukutuhayale uğratır. Bu kitap insanın debdebeli geçişlerine, zaaflarına ışık tutmak ve teselli arayışına, imtihanlarına aklını meşgul eden sorularına ve çıkmazlarına bir reçete sunma gayesiyle yazıldı. Çünkü; yol, kasırgalarıyla da güneşli günleriyle de bakidir ancak insanın yola bakışı, yolculuğunun rengini değiştirebilir.
162.50 ₺ -
Asa Bir Emir Sultan Romanı
Her şeyin bir maksadı olduğuna inandım bu dünyada ben. Her ne varsa boşuna var edilmemişti, bir sebebi, bir anlamı ve bir sırrı olmalıydı. Yoksa ve sadece gelmek için bu dünyaya gelip de gitmek için gidiyor olamazdı hiçbir şey. Olmamalıydı. Bir taşın, bir suyun, bir ağacın da hikâyeleri vardı. Hatta belki canı, dili, hissi... En çok da toprağın. Kimse duymuyor, bilmiyor ve kimse dinlemiyor diye yok demek olmuyordu ki. Zaten kimin durup da dinlemeye vakti vardı ki bunları? Ben oturdum ve dinledim. Onları, onların söylediklerini ve hikâyelerini dinledim. Bir ağacın altında saatlerce ve sessizce oturdum. Yağmur yağıyordu. Ne kadar zaman geçti hiç bilmiyorum. Genzime doldu yağmurun bıraktığı toprak kokusu, sırılsıklam oldum. Bir dal bilmem ki yağmurdan mı rüzgârdan mı yoksa sadece yaşlandığından mı kırılıp da düştü önüme. Yağmur hızlandı, ben ıslandım, insanlar gitti ve o kırık dal bana bir şeyler anlatıyor sandım. Sadece ona baktım. Benimle konuştuğuna ve bana hikâyesini anlattığına inandım. Duydum, dinledim ve sana söyledim. ... Her şeyin bir dili var kâri. Dinlersen...
253.50 ₺ -
Lal Bir Şemseddin Sivasi Romanı
Cânım kâri, görmek bir şeye hudut koymaktır belki. Ya görmeden yaşayanlar, bizim anladığımız gibi dünyayı anlamayanlar? Hem görmek için illa göz mü gerekir ki? Bence hayır. Bazıları bakmasa da görür, gözleri görmese de bilirler… … Hayal mi gerçek; gerçek mi hayal kestiremediğim zamanlarım oluyor benim de. Ve bazı şeylerin hayali güzel kendisi değil, biliyorum. Bu kez kendi hayal ettiğim birinin hayalleriyle kuruyorum cümlelerimi ben. Kitabı okuyup da bitirdiğinde ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksın. Ama şimdiden söyleyeyim ki hayal gerçek gibi değil, sınırı, saati, yeri ve hududu yok. Belki de bunun için güzel ve hayali olmayanlar bunun için eksik belki de… … Bu hikâyeyi uzun zamandır taşıdım gönlümde. Zaman geçtikçe unuturum sandım ama unutmadım. Her defasında yeniden ve yeniden hatırladım. İçimizde her vakit var olan birinin dilinden, kibrin dilinden bir derdi anlatmak için düşürdüm gönlümü bu satırlara. Kibrim galip gelmesin diye kendimi onunla anlattım. Hayal ettim ve hayalime inandım. Hem yaşadığımız her şey bir rüya ise ve biz ismine “hayat” diyorsak?
208.00 ₺ -
İdris Peygamberin İki Kitabı
İdris, Enoch, Thoth ya da Hermes... Neredeyse her bir kadim hikmet bilgisinin odağında yer alan bu isim, Hz. Nuh’un büyük- büyük babasıdır. Eski ve Yeni Ahit’in yanı sıra Kur’an’da da anılan İdris Peygamber’in simyadan madenciliğe, terzilikten astronomiye kadar birçok bilimin babası olduğuna inanılır. Hz. İdris’in kutsal kitaplarda göğe yükseltildiği anlatılır. Kur’an’da da “Onu yüce bir makama yükselttik” ifadesiyle anılır. Hz. İdris’in ilk yazı yazan kişi olduğuna inanılır. Yüzlerce kitap yazdığı söylenen İdris Peygamber’e atfedilen günümüze ulaşan iki kutsal metin bulunur. Bunlardan ilki, “İdris’in Kitabı” diğeri ise “İdris’in Sırlar Kitabı”dır. “İdris’in Kitabı”, kadim Etiyopya dili olan ve bugün bir avuç gizemli kilisede ayin dili olarak kullanılan Ge’ez dilinde yazılmıştır. Sami dil ailesine mensup bu dil, ilk kitabın orijinal dilidir. Kitabın orijinali de Habeşistan’da 1882 yılında şans eseri keşfedilmiştir. “İdris’in Sırları Kitabı” ise kadim Slavca yazılmış bir metindir. II. Dünya Savaşı’nın sonuna kadar orijinali bulunan ve üzerinde çeşitli tercüme yapılmış kitabın, savaşta kaybolduğu söylenir. Bugün elimizde kısmen olarak orijinali vardır. İdil Yayınları’ndan çıkan İdris Peygamber’in İki Kitabı, bu iki metni bir arada ihtiva etmektedir. Ayrıca ilk kitabın Richard Laurance ve Robert H. Charles’ın çevirileri yan yana verilerek okuyucuya karşılaştırma imkanı da sağlanmıştır. Robert H. Charles’ın çevirisinde ayrıca “Ölü Deniz Yazmaları” ile Giza’da bulunan Kıpti dilindeki parçalar ve Yunanca yazmalar arasında kıyas da mevcuttur. “İdris’in Sırlar Kitabı” ise Rutherford H. Platt’ın “Eden’in Kayıp Kitapları” adlı eserindeki ilgili bölümden tercüme edilmiştir. İlk kutsal metin olan İdris Peygamber’in kitabı, 5 kısımdan oluşmaktır. İlk kısım Gözcüler Kitabı’dır. Bu bölümde dünyayı korumakla ve gözlemekle görevli meleklerin Rabbin buyruğunu çiğneyip (Nefilim) dünyaya inip insanoğlunun kızlarıyla evlenmesi anlatılır. Gözcüler insanlara, birbirlerini öldürecek aletler ile büyü gibi yasak bilgiler öğretir. Gözcüler ile insanların neslinden devler ortaya çıkar ve dünyaya büyük bir yıkım getirir. Nuh tufanı bu neslin yeryüzünden kaldırılması amacını taşır. İkinci kısım Meseller Kitabı’dır. Bu kısımda İdris Peygamber’in göklere yaptığı seyahatler ve burada gördüğü harikalar anlatılır. Ayrıca bu bölümde Seçilmiş İnsan Oğlu’na dair tanımlamalar bulunur. Güneş ve ayın hareketleriyle yılların hesaplamalarının bulunduğu üçüncü kısım Astronomi Kitabı’dır. İmgelemler Kitabı’nda İdris Peygamber’in gördüğü üç mesel anlatılır. Bunlardan biri Kıyamet Haftaları’dır. Hafta hafta dünya tarihinin anlatımının ardından alegorik anlatımla Peygamberler Tarihi bulunur. Son kısım olan Mektuplar ya Eyvahlar Bölümü’nde ise sadıklara müjdeler ve inanmayanlara uyarılar yer alır. İdris Peygamber’in Sırları Kitabı, daha kısa bir metindir. Hz. İdris’in göğün katları arasındaki yolculuğu anlatılır. Ayrıca bu kitapta, Rabbin ağzında Tekvin yani Yaratılış betimlenir. İlk kitapta olduğu gibi uyarılar ve öğütler, bu ikinci kitapta da yer bulur. İdris’in Sırları Kitabı, Hz. İdris’in meleklerce göğe alınmasıyla son bulur.
252.00 ₺ -
Usulsüz Vusul Olmaz
Mürid, mümkün mertebe şeyhinin sohbetinde bulunmaya çalışmalı, onunla sürekli irtibat hâlinde bulunmalı; ona hürmet etmeli ve mensubu bulunduğu tarikatın prensiplerine bağlı kalmalıdır. Ayrıca mürid, kerâmet meraklısı olmamalı, daima istikâmet üzere bulunmaya çalışmalı, takvâ ve vera' sahibi olmalı, elde ettiği her türlü kemâlâtı şeyhinin vesilesiyle olduğuna inanmalıdır. Müridin mânevî terakkisi, bunun gibi usûl ve erkâna riayet etmesine bağlıdır. Aksi takdirde maksada vâsıl olmak imkân dâhilinde değildir. Nitekim buyruldu ki; “Usûlü terk (zâyi) eden vusûlden mahrum olur.” Bu söz hem zâhirî, hem bâtınî alanda bir düsturdur. Yani bir işte gayeniz-maksadınız cidden hedefe ulaşmaksa şayet, o işle ilgili usûlü bilmeniz ve uygulamanız şarttır. Bu manada Mahmud Efendi Hazretlerimizin buyurduğu şu söz de bunu teyit etmektedir: “Tarikata girmek ne kadar mühimse âdâbına riayet etmek de o kadar önemlidir. Usulsüz vusul olmaz. Mürid mürşidinin sözünü illa tutmalı.” Mevlâ-yı Müteâl'den temennimiz; bu yolun edeplerine riâyetle Cemâl-i bâ kemâl'e seyrimizde vuslata nâil olmamızdır. Selam ve dua ile...
106.00 ₺ -
Muhtarul Ehadis
Rasûlullah’ın (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sünnet-i seniyyesi, Kur’an-ı Kerim’den sonra ilimlerin en büyüğüdür. Buna hem itibar edilmeli hem de hürmet gösterilmelidir. Bunun için Kütüb-i Sitte kitaplarının içerisinden güzel olanların içerisinden en güzellerini seçerek, bir kitap hazırlamayı murat ettim. Onların içlerinden de “Muhammedî Hikmetler” içerenleri seçmeyi arzu ettim. İşte Rasûlullah’ın (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sünnetleri böylesine üstün vasıflara sahiptirler. Nasıl olmasın ki; Allah, Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hakkında; “O, kendiliğinden konuşmamaktadır. (Size okuduğu) Kur’an ancak kendisine bildirilen bir vahiydir,” (Necm Sûresi, 3-4) buyurmuştur. Bu eserde özellikle hadis-i şerifleri seçerken Müslümanların sosyal hayatını ilgilendiren ve ihtiyaç duyduğu konuları ele aldım. Bu çalışmamı da alfabetik bir düzene koydum. Kendisinden yardım istenen sadece Allah’tır.
318.00 ₺ -
Gökyüzüne Bakmanın Faydaları
“Şu âlemi düşündüğünde ihtiyaç duyulan herşeyin içinde hazır olduğu bir ev gibi bina edilmiş bulursun. Sema tavan gibi yükseltilmiş, arz sergi gibi döşenmiş, yıldızlar kandiller gibi asılmış, cevherler zahire gibi depolanmış, her iş için herşeyi hazır ve hazırlanmış görürsün. Semayı yaratmakla kudretinin noksan sıfatlardan temiz olduğunu gösteren Sübhan, onun renklerini, renklerin en şiddetlisi ve göz için en uygun şekilde yaratmıştır. Nefisler semaya döndüklerinde onun genişliğinde bir nimet ve rahatlık bulur. Hikmet sahipleri derler ki: Evindeki nimet ve rahatlık semayı görebildiğin yer kadardır.” Asrının müceddidi Hüccetü’l-İslam İmam Gazalî bu kitabında Cenab-ı Hakk’ın mahlûkatında yarattığı hikmetleri nazara veriyor. Semanın yaratılışıyla başlayarak, insanın yaratılışından kâinatın yaratılışına, kuşların yaratılışından balıkların yaratılışına, denizlerin yaratılışından ateşin yaratılışına varlık mertebelerini sayıyor ve bizi düşünmeye, ibret almaya ve şükretmeye çağırıyor.
97.50 ₺ -
İmanı Aşk ile Yaşamak
Elinizdeki bu eser, Muhterem Osman Nuri Topbaş Hocaefendi'nin yıllarca severek okuduğunuz Faziletler Medeniyeti adlı iki ciltten oluşan nâdîde eserinin muhtevasından seçilerek hazırlanmıştır. Muhterem Müellif'in, Erkam Yayınlarından husûsi bir kütüphane olabilecek sayıda, her biri insanımızın gönül âlemini inşâ eden nâdîde eserleri yayınlanmıştır. Muhterem Osman Nuri Topbaş Hocaefendi'nin kitapları arasında müstesna bir yere sahip olan Faziletler Medeniyeti isimli eserinin daha çok okunması ve daha çok gönle ulaşması için böyle bir çalışma yapmayı düşündük. Kitapta bulunan konuları ayrı birer kitap tasarımı ve içindeki bir konuyu kitaba isim vererek daha kolay okunur hale getirdik.
120.45 ₺ -
Allah ve Rasulüne İtaat
Mü’minin mânevî seviyesi, Allâh ve Rasûlü’nün emirlerine itaati nisbetindedir. Îmânın kemâlâtı da bu itaatteki titizlik, hassâsiyet, muhabbet ve aşk nisbetinde artar.Allâh ve Rasûlü’ne muhabbet ve itaatte mertebe kateden kimseler, iki cihanda da ilâhî lûtuflara mazhar olurlar. Sâdece insanlar ve cinler değil, hayvânât ve hattâ cemâdât dahî, Allâh ve Rasûlü’ne itaat hâlindedir. Bütün varlıklar itaate koşarken, insanın isyan bataklıklarında boğulması ne kadar hazindir. O hâlde, Allâh’ın yarattığı mahlûkâtın itaatlerinden ibret alarak, huzûr-i ilâhîde kemâl-i edeple eğilmemiz îcâb eder.
120.45 ₺ -
Zafer İnananlarındır
Mücadelede hesabını Hak'tan yana yapanlar, o uğurda engel tanımayanlar, hayatlarını ve ölümlerini Allah'a adayanlar hep kazandılar ve kazanacaklar. Hayatını imanına şahit tutanlar, en yakınları olsa da engelleri mazeret tanımayanlar dünyanın yalancı yüzünü aldanmayanlar, işte onlar; "Zafer inananlarındır" müjdesine hangi devirde yaşarlarsa yaşasınlar hep nail olacaklar.
92.75 ₺ -
111 Kudsi Hadis
Kudsî hadisler kudsî âlemin sırlarını taşır. Gayb âleminin parıltılarıyla ruhumuzu aydınlatır. Bu hadislerde ilâhî bir heybet vardır. Çünkü Allah Teâlâ kudsî hadisleri Fahr-i Âlem Efendimiz’in gönlüne rüyada mana olarak bildirmiş veya kalbine ilham etmiştir. O da bu manayı “Allah Teâlâ şöyle buyurdu” gibi ifadelerle dile getirmiştir. Elinizdeki eser bu tür hadislerden 111 tanesini bir araya getiren ve açıklamalarının da yer aldığı bir seçki mahiyetindedir.
646.00 ₺ -
Hadis İlminin Temel Konuları
Leknevî'nin elinizdeki eseri, Hüseyin el-Lâhûrî'nin kendisine sormuş olduğu hadis alanında çetrefilli on soruya verdiği cevaptan oluşmaktadır. Leknevî bu kitapla hadis problemlerine cevaplar sunmaktadır. Müellif, çalışmasında önce kendisine sorulan soruyu okuyucunun kavrayabileceği şekilde sunmakta sonra ilgili sorunun cevabına geçmektedir. Bu kitapla kendisinden önce hiçbir âlimin doldurmadığı bir boşluğu dolduran İmam Leknevî, alanında örneği az bulunan bu eşsiz eserinde, “Hadis kitaplarında bulunan her hadisle amel edilebilir mi?”, “Muhaddislerin sözleri arasındaki çelişki nasıl giderilir?”, “Rey ile hadisleri cem etmek kabul edilir mi?”, “Sahabînin merfû hadise muhalif harekette bulunmasının hükmü nedir?” gibi sorulan sorulara ikna edici cevaplar vermektedir.
266.40 ₺ -
Özünüzde İyilik Var
Selâm olsun… Selâmların en güzeli ile tutunabilmek hayata… Gelecek kaygısı,endişe,umutsuzluk,yalnızlık korkusu,sağlığımızı yitirmek ya da yitirme korkusu…Dikkatlice düşündüğümüz zaman hayatımızı korkuların sardığını görüyoruz ve geleceğe dair umudumuzu yitiriyoruz…Oysaki sokakta ciğer satarak insanlara hizmet etmiş Aziz Mahmut Hüdai Hazretlerini,Fatih’i yetiştiren Akşemseddin Hazretlerini,dergaha kırk yıl odun taşımış olan Yunus Emre’yi ve daha nice ismi her zaman hatırlamalı ve anmamız gerektiğini unutmamalıyız… Amacı,insana hizmet etmek olanların kaygısı olmaz.İnsanı seven en başta kendini sever,etrafına mutluluk saçar.Fakat şimdi insanlar komşusunu dahi tanımıyor.Oysaki bizim bir selâmımız var… Selâm duadır,iyi dilektir,iyi niyetini karşındakine sunmaktır.Bu da muhabbeti,sevgiyi,saygıyı doğuran en temel değerlerimizden biridir… Bizler rahmet peygamberinin ümmetiyiz ve ona yakışır bir ahlaka bürünerek geleceğe umut,sevgi,merhamet ve adaletle yürümeli ve selâmların en güzeli ile tutunmalıyız hayata… Bu kitap,kanaatten,edebe,özgüvenden,umuda hayatta neye ihtiyacımız varsa geçmiş örneklerle önümüze getiriyor.Her satırda kendinizi sorgulayacağınız,çevrenize bakmanıza vesile olacak fikirler ve yaşanmışlıklar,en başta Peygamber Efendimizin gölgesinde sizlere sunuluyor…
210.00 ₺ -
Selamın Gücü Güzel Dinim Tatlı Değerlerim
"Güzel Dinim Tatlı Değerlerim" serisiyle çocukların güzel bir hikâye okumasının yanında “ahlaki değerleri” öğrenmeleri de amaçlanmaktadır. Serinin bu kitabında dinimizin çok önemli değerlerinden biri olan "selamlaşma" anlatılıyor. Kitabın sonuna konulan etkinliklerle de bu anlatım pekiştiriliyor. Haydi durma selam ver çiçeklere, kuşlara ve ağaçlara... Selam ver anne, baba, kardeş ve arkadaşına... Bil ki selam verip aldıkça kalbindeki sevgi, gülücük olacak ve artarak çoğalacak...
112.00 ₺ -
Şükür Günlüğü Güzel Dinim Tatlı Değerlerim
"Güzel DinimTatlı Değerlerim" serisiyle çocukların güzel bir hikâye okumalarının yanında “ahlaki değerleri” öğrenmeleri amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda yazılan hikâyelerde, çocukların ilgisini artırmak için farklı bir teknik kullanılmıştır. Kullanılan bu sıra dışı teknikle, kitap sayfalarına nesneleri gizleyen “kulakçıklar” eklenmiştir. Böylece okurlar durağanlıktan kurtarılıp “aktif” hâle getirilmiş, gizlenen nesneleri bulmaya yönlendirilmiştir.
112.00 ₺ -
Bikes
Bir keresinde Anadolu’da bir şehirde bir arkadaşla tanışmıştım. Kitabını imzalamamı istedi. İsmi Hüzün’dü. Çok değişik değil mi? Bana da öyle geldi. İlk kez ismi “Hüzün” olan biriyle karşılaşıyordum. Hatta ilk kez böyle bir isim duyuyordum. Nedenini sordum. Önce anlatmak istemedi. “Bir hikâyesi olmalı bu ismin.” dedim. “Aslında var.” dedi. Biraz zorlansa da anlattı. “Dedem koymuş ismimi. Ama onun için de zor olmuş. Babam ben doğmadan beş altı ay önce vefat etmiş. Annem de ben doğduktan birkaç ay sonra bir kazada. Dedem ve babaannem bana en uygun ismi bulmuşlar, kulağıma ‘Hüzün’ diye fısıldamışlar.” … Cânım kâri, herkesin bir hikâyesi var bu dünyada. Bazıları hikâyelerini anlatır, anlatmaya mecburdur ve hatta anlatmazsa yaşayamaz. Bazıları anlatmaz, anlatamaz; utanır, saklar ve saklanır; hatta belki anlatırsa yaşayamaz. Bazılarıysa anlatmaya fırsat bile bulamaz. Çünkü kimse sormamıştır, soran kimsesi olmamıştır. Bu da öyle bir hikâye işte.
156.00 ₺ -
Seher Vakti Uyanmak
"Erken kalkmanın bir tarifi var mı?" diye yıllarca düşündüm. Bunun için araştırmalar yaptım ve çeşitli tarifler denedim. Hep bir şeyleri eksik veya fazla yapıyordum. Bir türlü istediğim kıvamı yakalayamamıştım. Tam pes edecekken ikinci kızımın dünyaya gelmesiyle eksiği bulmayı başardım. Dört yıldır bu tarifle yaparım ve beni hiç şaşırtmaz. İsteyen herkese de yıllardır bu tarifi verdim ve onlar da ziyadesiyle memnun kaldılar. Bu etkili tarifi şimdi herkesle paylaşmak için bu kitabı yazdım. Yola çıkmak, lezzetli bir hayat sürmek ve hayallerine kavuşmak isteyenler için...
156.00 ₺ -
Soruların peşinde
Soru sormak insanlığın mukavvim bir unsurudur...İnsanın mâ-cerâsı bir soruyla başladı; soru ile muhatap alındık; mesul ve mükellef kılındık. İnsan da bir sorudur; henüz tamamlanmamış, örüntü hâlinde, tüketilemeyen... Ve en büyük sorumuz: Varlık, insanı var-kılmakla ne demek istiyor? Uğraşımız, bu denmek-isteneni tespit etmek, yani manâyı, yani anlamı. İnsanın nihaî devası da bu anlamı bulmaktır; ancak insan için, bulmak değil aramak esastır. Aramak, yani yola çıkmak, yani sormak; fakat her yanıtın bir menzili vardır; o menzile varmadan o yanıt nâzil olmaz; çünkü nuzûl, menzile tâbidir...
202.30 ₺ -
Zübdetü l Makal Sözün Özü
Güzel söz, İbrahim suresinde kökleri her daim sağlam ve dalları göğe yükselen güzel bir ağaca benzetilir. Osmanlı tasavvuf ve ilim dünyasının en etkili simalarından biri olan Celvetî şeyhi, müfessir ve şair İsmail Hakkı Bursevî, bu “güzel söz”ü yaşadığı dönemden bugüne Sözün Özü (Zübdetü’l-Makâl) eseriyle taşıyor. Bu kitap; yazıyı varlığın, kelamı ise kâinatı anlamlandırmanın anahtarı kılan bütüncül bir tasavvuf düşüncesinin kapılarını aralıyor. Bursevî Hazretlerinin kendine has üslubuyla: Kâinat, baştan sona okunmayı bekleyen ilahî bir kitap, İnsan, bu muazzam kitabın en saf özü, Hz. Peygamber (sav) ise bu kutlu bütünlüğün merkezidir. Hakikate giden yolun yalnızca kuru bir bilgiyle değil; amel, zikir, tefekkür, sahih ilham ve bir mürşidin rehberliğiyle yürünebileceğini söyleyen bu eser, sözün sırrına ermek isteyenler için bir rehber niteliğinde. Yazma eserler kütüphanelerinin tozlu raflarında yıllardır keşfedilmeyi bekleyen bu kıymetli miras, Fakirullah Yıldız’ın titiz ve uzun soluklu çalışmasıyla ilk kez günümüz okuruyla buluşuyor.
109.50 ₺ -
-
Muhasibi
İslam düşünce geleneğinin en dikkat çekici sahalarından biri olan ahlak, yalnızca davranışların belirli kurallara bağlanması değil, insanın aklını da eğiten bir disiplindir. Tasavvufî perspektifte ahlaklanma, kişinin nefsini kötü özelliklerden arındırıp güzel vasıflarla süslemesi yoluyla gerçekleşen bir tür akıllanma yolculuğudur. Bu kitap, hicrî üçüncü yüzyılda yaşamış önemli düşünürlerden biri olan Hâris el-Muhâsibî’nin akıl ve ahlak arasında kurduğu ilişkiyi anlatmaktadır. İmam Gazzâlî başta olmak üzere kendisinden sonra yaşamış pek çok mutasavvıf ve düşünürü etkileyen Muhâsibî’nin ahlak düşüncesinin merkezinde, ahlakın aklı yetkinleştirmedeki hayati rolü yer alır. Ona göre ahlak âdeta aklın bir mürebbisidir. İnsan güzel ahlakı kuşandıkça aklı olgunlaşır, aklı olgunlaştıkça da iç dünyasında kemale ve merhamete ulaşır. Muhâsibî’nin tasavvufun kurucu metinleri arasında yer alan er-Riâye kitabına da sık sık atıf yapılan bu çalışma tüm yönleriyle bir Muhâsibî portresi ortaya koyar. İslam irfanındaki bu köklü ahlaki tefekkürü ve farklı geleneklerin bu alandaki kazanımlarını modern okura ulaştırmayı amaçlayan ve yayın danışmanlığını Prof. Dr. Ömer Türker’in üstlendiği “Ahlak Kitaplığı” içerisine dahil ettiğimiz bu çalışma, Dr. Hatice Çolak’ın özenli çalışmasıyla ilk dönem tasavvufunun en etkili simalarından Muhâsibî’nin ahlak anlayışını sade ve kolay anlaşılır bir dille okurla buluşturuyor.
182.50 ₺ -
Geceyi İhya Etmenin ve Virdlerin Fazileti
Modern hayatın hızlı akışı içinde yönünü kaybetme tehlikesi yaşayan günümüz insanı için vakti bereketlendirmek ve ömrün her anını Yaratıcı’ya yakınlaşma vesilesi kılmak en büyük ihtiyaçlardan biridir. İslam düşünce tarihinin en parlak kandillerinden biri olan İmam Gazzâlî (Rahmetullâhi Aleyh), asırlardır gönülleri aydınlatan baş eseri İhyâu ‘Ulûmi’d-Dîn’de bizlere tam da bu ihtiyacı karşılayacak eskimeyen bir kılavuz sunmaktadır. Bu muazzam eserin en müstesna bölümlerinden biri olan ve elinizdeki bu kitapta müstakil olarak titizlikle tercüme edilen "Geceyi İhyâ Etmenin ve Virdlerin Fazileti", her Müslümanın başucunda bulundurması gereken tam bir ameli el kitabıdır. Eser, bir mü’minin sabah uyanışından gece tekrar uykuya dalışına kadar geçen yirmi dört saatini adeta bir nakış gibi işlemektedir. İmam Gazzâlî, günlük vakitleri beş ana parçaya ayırarak, her bir zaman diliminin ruhuna ve bereketi neye uygunsa ona göre farklı ibadet, zikir ve vird çeşitleri tavsiye etmektedir. Bu sayede güneşin doğuşu ve batışı, yemek, içmek, uyumak ve uyanmak gibi günlük hayatın en sıradan işleri bile Allah Teâlâ’yı zikretmenin ve O’na kulluk etmenin birer kapısı haline gelmektedir. Özellikle gecenin sessizliğinde, herkesin uykuda olduğu demlerde Allah ile baş başa kalmanın, geceyi ihyâ etmenin kalbi dirilten ehemmiyeti üzerinde durulmaktadır. Kitapta tavsiye edilen her bir amel ve vazife; • Âyet-i kerimelerin rehberliğine, • Resûlullâh Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem’in hadis-i şeriflerine, • Şerefli sahabe ve tabiîn neslinin sözlerine, • Gönül sultanları ile büyük alimlerin tecrübe edilmiş tavsiyelerine dayandırılmaktadır. Akıcı, sade ve her seviyeden okuyucunun rahatlıkla anlayabileceği bir üslupla yayına hazırlanan bu eser, sadece teorik bir bilgi sunmakla kalmıyor; okuyucusunu her gün adım adım tatbik edebileceği düzenli bir manevi hayat nizamına davet ediyor. Günlerinizi her iki cihanda da kazanca dönüştürmek, vaktinize kalıcı bir huzur ve bereket katmak istiyorsanız, bu eser rehberiniz olmaya aday.
140.00 ₺ -
Bidayetül Hidaye İbadet ve Hayat Rehberi
İlmin asıl gayesi, sahibini amele sevk etmek ve onu ebedî kurtuluşun kapısı olan takvâya ulaştırmaktır. İslam düşünce dünyasının muazzam müceddidi İmâm Gazzâlî (Rahmetullâhi Aleyh), ömrünü ve eserlerini bu mukaddes amaca adamıştır. Onun, takvânın zâhirî esaslarını ve kulun gündelik hayat nizamını ele aldığı "Bidâyetü’l-Hidâye / Hayat Rehberi" adlı bu kıymetli eseri, adından da anlaşılacağı üzere hidayet yolculuğuna çıkmak isteyen her mü’min için tam bir başlangıç ve usul kitabıdır. Büyük müellif, bizzat kendisi bu kitabın önemini vurgulayarak; hidayetin başlangıcı olan bu zâhirî ameller özümsenip hayat tarzı haline getirilmeden, kalbî derinlikleri barındıran İhyâu ‘Ulûmi’d-Dîn’in bâtınî iklimine tam manasıyla erişilemeyeceğini ifade etmektedir. Eser, Kur’ân-ı Kerîm’in farz kıldığı ibadetlerin ötesine geçerek, Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem’in sünnet-i seniyyesindeki nâfile ibadetleri, şerefli ashâbın dualarını, mutasavvıfların zikirlerini ve uzlet hayatının bereketli virdlerini bir araya getirmektedir. Kitapta, farz namaz ve oruçların yanı sıra müstakil fazilete sahip nâfile ibadetler de canlı tutulmuş; ibadetin hayatın sadece belli anlarına sıkıştırılmış bir parçası değil, hayatın tamamını kuşatan bir kulluk bilinci haline gelmesi hedeflenmiştir. İmâm Gazzâlî, bu rehber vesilesiyle riyâzet ve uzlet imkânı bulamayan geniş halk kitlelerine (avam tabakasına) gündelik rutinlerini nasıl birer zühd ve ibadet kapısına dönüştüreceklerinin sırrını vermekte, onları da seçkin kulların (havas tabakasının) manevi derecelerine davet etmektedir. Yayına hazırladığımız bu müstesna çalışmada: • Eserin en mühim şerhlerinden biri olan Muhammed Nûrî el-Câvî’nin Merâkı’l-‘Ubûdiyye isimli kitabından geniş ölçüde istifade edilmiş, • Metin içinde zikredilen hadîs-i şerîflerin akademik usulle kaynak tahrîci yapılmış, • İzah ve şerhe muhtaç derinlikli meseleler, okuyucunun istifadesini artırmak adına titizlikle açıklanmıştır. Hem ilim talebeleri hem de günlük hayatını ilâhî rızaya muvafık bir disipline oturtmak isteyen her bir okuyucu için tam bir başucu eseri mahiyetinde olan bu çalışma, sizi hidayet yolunun ilk adımlarında güvenli bir rehberlikle baş başa bırakıyor.
157.50 ₺ -
Dalaletten Selamete
Bağdat'ta Nizamiye Medresesinde makam ve mevki sahibi bir alim iken, şöhreti ve kurulu düzenini arkasında bırakarak derin bir buhrana giren Gazzâlî, "kurtuluşa" giden yolu kalıplaşmış bilgilerde değil, inzivanın sessizliğinde arar. Şüphenin, arayışın ve kurtuluşun hikâyesini anlatan el-Münkız mine'd-Dalâl, bir alimin kendi iç dünyasına yaptığı hicretin günlüğüdür. Gazzâlî bu eserinde; duyuların yanıltıcılığını, aklın sınırlarını ve dönemin fikir hareketleri olan kelam, felsefe, talimiyye ve tasavvufu titiz bir şekilde masaya yatırır. Hakikatin yalnızca otoriteden miras kalan bilgilerle veya çıplak akılla kavranamayacağını; bilginin ancak kalp gözü ve amel ile bütünleştiğinde insanı selamete çıkaracağını savunur. Yüzyıllardır hem Doğu'da hem Batı'da yankı uyandıran bu entelektüel otobiyografi, sizi şüphenin karanlığından yakînin aydınlığına uzanan ilim yolculuğuna davet ediyor.
168.00 ₺ -
Dini İslam Hediyesi
Dîn-i İslâm Hediyesi, Kemalpaşazâde’nin Kur’an tefsiri, insan anlayışı ve inanç meselelerine dair temel yaklaşımlarını bir araya getiren klasik bir risale hüviyeti taşıyor. Kemalpaşazâde bu risalesinde Fâtiha ve Fecr sûreleri iman ve ahlâk merkezli bir bakışla ele alınırken; insanın mahiyeti, ruh–beden ilişkisi, şehitlik, ölüm sonrası hayat ve diriliş gibi konular İslâm düşüncesinin ana ilkeleri çerçevesinde değerlendiriyor. İbn Kemal, rivayet ve aklı birlikte kullanan üslubuyla hem itikadî meseleleri açıklıyor hem de dönemin tartışmalarına cevap veriyor. Manastırlı Dâvud Esad Paşa’nın klasik tercümesiyle günümüze ulaşan bu eser, Osmanlı ilim geleneğinin güçlü bir örneği olarak, temel dinî konulara Osmanlı ilmiyesinin merkezinden bir yaklaşım sunuyor.
112.00 ₺