-
Namaz Dinin Direğidir
"Namaz dinin direğidir. Kim onu doğrultursa, dinini ayakta tutmuş olur, kim de onu yıkarsa, dinini yıkmış olur" (Hadis Meali) Bu küçük kitap, büyük bir ehl-i sünnet âliminin namaz, cemaat, Cuma gibi önemli konularda, islâm Âlemi'ne sunduğu bir uyarı beyannâmesi mahiyetindedir.
120.00 ₺ -
İkinci Meşrutiyet ve II. Abdülhamid Hakkında
Muarızlarının yerin dibine batırdıkları, kötüleyip durdukları, aleyhinde bin çeşit iftira uydurdukları Sultan Abdülhamid Han bir siyaset dahisiydi. 1908'de İkinci Meşrutiyet'i ilan etmeye mecbur kalınca, zamanın şartlarına hemen intibak ederek meşruti bir hükümdar rolünü de büyük bir başarıyla oynamıştır. Düzmece 31 Mart Vak'ası ile tahttan indirilmemiş olsaydı, Osmanlı Devleti Balkan harbini ve Rumeli'yi kaybetmeyecek, Birinci Dünya Savaşı'na girmemiş olacaktı. Abdülhamid Han'ın şefkatli ve merhametli istibdadı, İttihatçıların ve Jön Türklerin sahte ve kanlı hürriyetinden bir kat daha yararlı idi bu devlete, bu millete.
120.00 ₺ -
Dört Büyük Halife Hülefai Raşidin
Hulefa-i Raşidin yani ilk dört büyük halife Resulullah efendimizin (Salat ve selam olsun ona) en yakın dostları, talebeleri, vezirleridir. Onlar İslam dinini en iyi bilen, en iyi anlamış olan, hayata en iyi uygulayan örnek ve model Müslümanlardır. ... Ashab-ı Kirama sevgi ve onlar hakkında Ehl-i Sünnet mezhebinin inançlarını kalbe yerleştirmek her mü'minin en mühim vazifelerindendir. Ashab, bilgiyi imana, imanı da hayati faaliyetlere tatbik etmiş olduklarından onların hayat menkıbelerini bilmemiz aynı yolda hareketimizi kolaylaştıracak başlıca amildir.
360.00 ₺ -
İslamda Edeb
Edeb Yâ Hû! 1- Allah'a karşı edeb.. 2- Resûlullah sallalahu aleyhi ve selleme karşı edeb.. 3- Kitabullah'a karşı edeb.. 4- Şer'-i şerife karşı edeb.. 5- Ümmet-i Muhammed'e karşı edeb.. 6- İnsanlığa karşı edeb...
120.00 ₺ -
Hicab
Tesettür gerçek medeniyetin, şerefin, iffetin kadın haysiyetinin ve değerinin sembolüdür. Çıplaklık vahşet, hayasızlık, gerilik demektir. Kadını bir seks aracı haline düşüren, insanlığı seksomanyak bir sürü seviyesine indiren, Allah'ı bırakıp Şeytan'a uyan sapıkların kadın hak ve hürriyetlerinden bahs etmeleri gülünç ve hürriyetlerinden bahs etmeleri gülünç olur.
120.00 ₺ -
Hristiyanlığa Reddiye Tuhfetül Erib fir Reddi
Abdullah et-Tercüman, aslen Mayorka adasına mensup bir katolik-fransisken papazı iken, müslümanlığı kabul etmiş ve gerçeğe hizmet için "Tuhfetü'l-Erib (Lebîb) fi'r-Reddi 'ala Ehli's-Salib" adlı bu eseri yazarak eski dindaşlarını Hak Din İslamiyet'e çağırmıştır.
120.00 ₺ -
Hayriyye
Milletlerin kültürü, onun klasik eserlerine verilen değer nisbetinde yaşar ve yücelir. Mazisinden, kendi öz kültüründen kopuk bir toplum dejenere olmağa mahkumdur. Bedir Yayınevi, ilk kitabı Hayriyye olan bu Osmanlı Klasikleri serisi ile, yeni nesillere, edebi kültürümüzün şaheserlerini sunacaktır. Bu kitapların kağıt, baskı, kapak ve diğer göze hitap eden taraflarına da elden gelen bütün özen gösterilerek, hem muhteva, hem de şekil itibariyle, halkımıza ve gençliğimize kıymetli bir dizi kazandırılacaktır.
66.60 ₺ -
Hayatımın Acı Ve Tatlı Günleri
Şadiye Sultan, merhum ve mağfur Sultan Abdülhamid-i Sani hazretlerinin kızı olarak yakın tarihimizin birçok önemli hadisesini bizzat yaşamış tafrihi bir şahsiyettir. Sultan Abdülhamid bilfiil saltanat sürmüş ve hakikaten halifelik yapmış bir hükümdardı. Dindar, müteşerri, birkaç tarikata intisabı olan; devletinin, ülkesinin, halkının huzur, güvenlik, refah ve saadeti için çalışan bir devlet reisiydi. Hakkında çok iftiralar edilmiş, yalanlar uydurulmuştur. Onu tahttan indiren sahte hürriyetçiler , koskoca imparatorluğu on senede bitirdiler, batırdılar. Şadiye Sultan binti Abdülhamid Han'ın hatıralarını duygulanarak, zaman zaman üzülerek okuyacağınızdan eminiz
66.60 ₺ -
Harflerimizin Müdafaası
Halide Edib Adıvar, Türkiye'de Şark Garp ve Amerikan Tesirleri adlı kitabında, Kemalizm’in Türkiye'de lisana ve tarihe yaptığı baskılar kadarını Stalin'in Sovyetler Birliğinde. Hitler'in Nazi Almanya'sında yapmadığını yazar. Gerçekten de böyledir. Memleketimizde 1928'de tepeden inme bir inkılâpla milletimizin bin yıllık millî yazısı yasaklanmış, yerine Latin harfleri getirilmiştir. Bugünkü Türkiye'deki maarif (milli eğitim), kültür, üniversite çöküşünün, toplumun yabancılaşmasının (aliénation) ve sosyal çözülme ve dağılmanın ana sebeplerinden biri de bu yazı devrimidir. Bu asrın başlarında kelime hazinesi 200 bini geçen Türkçemiz, yazı değişikliği ve sadeleştirme tahribatı yüzünden bugün, çoğu teknik terim olmak üzere, yirmi bin sözcüğün altına düşmüştür. Günlük gazeteler yayınlarında birkaç yüz kelime kullanabilmekte, halk kendi arasında iki-üç yüz kelime ile anlaşmaya çalışmaktadır. Millî-İslami yazımızın yasaklanması yüzünden arşivlerimizi, kütüphanelerimiz: dolduran milyonlarca kitap, risale, vesika anlaşılmaz hale gelmiş. İstanbul Üniversite'sinin kapısındaki büyük Türkçe kitabeyi profesörler bile okuyamaz hale düşmüştür.
130.00 ₺ -
Gıybet İlleti
"Rakı içer misiniz?.." diye sorsalar, küplere binerek şu cevabı verirler: "Biz sofularız, aslâ içki içmeyiz, haramdır!..." Ama, ölü eti, hem de ölü kardeş eti yemeye gelince, onları kimse durduramaz... Rakıya hayır, ölü eti yemek kadar çirkin olan gıybete evet... İşte sahte dindarların hali budur.. Bu kitap, onların zehirli dillerinden selamette kalamayan bir gıybet-zede tarafından kaleme alındı ve bütün gıybet-zede müslüman kardeşlerine ithaf ve ihda kılındı.
66.60 ₺ -
Genç Müslümana Öğütler
Basit ilmihal bilgilerini bile rabbani alimler yazarlarsa başka bir feyiz ve tesir meydana gelir. Öğüdün mahiyeti ne kadar önemliyse, o öğüdü veren zatın da o nisbette önemi vardır. Çünkü onlar, başkalarına ettikleri nasihati daha önce kendi nefislerine tatbik ederler, bu suretle bilgilerini uygulayan alimler zümresine dahil olurlar. Bu büyük eser de Muhyiddin ibn Arabi Hazretlerinin ebedi saadete talib olanlara ettiği nasihatler mecmuasıdır.
120.00 ₺ -
Ey Oğul Eyyühel Veled
Büyük müceddid, Hüccetü'l-İslam, Zeynü'd-din, alim-i Rabbani, mürşid-i Semedani İmam Gazali kuddise sirrehu'l-ali hazretleri sadece İslam dünyasında değil, bütün insanlık aleminde tanınan, eserlerinden bazıları batı dillerine UNESCO tarafından tercüme ettirilmiş bulunan büyük bir İslam önderidir. Asırlar boyunca milyonlar insan onun eserlerini okuyarak rıza-yı ilahiye muvafık bir yoa girmişlerdir. Bazı nasipsizler, bu büyük şahsiyete saldırmakta, eserlerinde iftiralar atmaktadırlar. Ey Oğul risalesinin başına geniş bir önsöz koyarak, Hazret-i İmam'ın değerini, büyüklüğünü gözler önüne sermiş ve birtakım beyinsiz müfterilerin hezeyanlarını kesin bir şekilde red ve cerh etmiş bulunmaktayız.
120.00 ₺ -
Evrim İflas Eden Teori
Bu kitabın yayın alanına sunulduğu 1990 yılında Marksizmin iflasına ve yıkılışına şahit olduk. Onun ikiz kardeşi olan Darwinizm de çatırdamaktadır. Biyojenetik sahasında yapılan yeni araştırmalar, son buluşlar gün geçtikçe Darwinizmin saçmalığını, gayri ilimliğini gözler önüne sermektedir. İnsanlık, kendisini uluhiyet inancından kopratıp, küfür uçurumlarına yuvarlamak isteyen bu negatif dini elbette reddecektir...
120.00 ₺ -
El Burhanül Müeyyed Kurtarıcı Ümmetler
Rabbani alimler ve kamil mürşidler, insanlığa doğru yolu gösteren bir hidayet rehberidir. Onların eteğine yapışan, öğütlerini tutan bahtiyarlar Hakk'ın rızasını kazanır, ebedi saadete kavuşurlar. Kutb-i Rabbani ve Gavs-i Samedani Ahmet er-Rufai hazretlerinin bu eseri sizi felaha ve selamate götürecek nurlu nasihatlerle dolu bir ilim, irfan ve irşad hazinesidir.
66.60 ₺ -
El Mürşidül Emin ila Mevizetil Müminin
Hicri 6'ıncı asrın müceddidi olan İmam Gazali haklı olarak Hüccetülislam ve Zeynüddin lakablarıyla anılan Rabbani bir Şeriat alimi ve kamil bir mürşiddir. Ölümünden bu yana dokuz asır geçmiş olmasına rağmen eserleri milyonlarca müslüman yol göstermektedir. Bu eseri inançta, amelde, ahlakta dosdoğru olmak isteyenler için bir el kitabı mahiyetindedir.
66.60 ₺ -
El Ahkamüs Sultaniye İslamda Devlet ve Hilafet Hukuku
İnsanlığın siyasi düşünce tarihinin teml taşlarını teşkil eden birkaç kitap vardır. Eflatun'un Cumhuriyet'i, Aristo'nun Politika'sı, Farabi'nin Erdemli Site'si ve Maverdi'nin el-Ahkâmü's-Sultaniye'si bunlardandır. Bilindiği gibi İslâm, Batılıların anladığı dar manada bir din değil; aynı zamanda bir medeniyet, bir kültür, bir devlet, bir dünya nizamı, bir Weltanschauung'tur. İslam'da geniş bir amme hukuku ve devlet felsefesi kültürü mevcuttur. Bu konuda el-Mâverdi'nin bu eseridir.
240.00 ₺ -
Ehli Sünnetin Müdafaası Beraatül Eşariyyin
Kendisi mutlak müctehid derecesinde bulunmayan her Müslümanın mutlaka ehl-i sünnet imamlarına tabi olması gerekir. Hatta İmam-ı Gazali'nin hocası İmamü'l-Haremeyn el-Cüveyni hazretleri, mutlak müctehidlik derecesine çıktığı halde, yeni bir mezheb tesisini lüzumsuz ve yersiz görerek, İmam-Şafii hazretlerine tabi olmuşlar, böylece ümmet-i Muhammed'e güzel bir örnek teşkil etmişlerdir. Allah ondan ve bütün büyüklerimizden razı olsun.
360.00 ₺ -
Ehli Sünneti Müdafaa ve Bidatleri Tenkid 1 Makaleler İncelemeler
Dinde reform...dinde yenilik ve değişim...Fazlur Rahman modeli...Light Islam...İlmihal Müslümanlığına karşı Kur'an Müslümanlığı...Diyalog ve hoşgörü çerçevesinde yeni bir İslam...gibi cereyanlar tutarlı ve ciddi midir? Münzel (indirilmiş) İslam'a karşı, uydurulmuş bir İslam çıkartmak isteyenlerin gayeleri nelerdir? Kur'an, Sünnet ve icma ışığında yenilikçi düşünce ve görüşlerin incelenmesi. Onların birtakım yersiz tenkid ve itirazlarına karşı yapılan sahih ve uyarıcı tenkidler. Reformcu müctehidlerin tenakuzları ve çürük tarafları. Bu 1'inci kitapta yirmisekiz inceleme, tenkid, tahlil yer almaktadır.
240.00 ₺ -
Dürdane Hanım
Halkımıza okuma zevki aşılayan, gazeteciliğin piri olan ve bazıları dev çapta 300 kadar eserle kültürümüze büyük hizmetler eden Ahmed Mithat efendi'nin (1844-1912) bu son derece meraklı, heyecanlı ve ibretli romanı, bir asır önceki füsunkar İstanbul'un Boğaziçi sahillerinde geçmektedir. Bahar'ın başlangıcında erguvan rengine boyanan, kenarlarını zarif yalıların süslediği, yandan çarklı vapurların uzun bacalarından koyu siyah dumanlar fışkırtarak akıntıları aşmaya çalıştığı, kadınların yaşamaklı feraceli, çarşaflı peçeli, erkeklerin fesli, abani sarıklı olduğu, kaç göç bulunduğu ve artık geriye gelmeyecek olan Bogaziçi, o Dersaadet, o eski hayat... Dürdane Hanım'ı okurken geçmiş zamana yolculuk yapacaksınız.
150.00 ₺ -
Dini Modernizmin Üç Şövalyesi ve Türkiyedeki Takipçileri
Efgani, taqiyye yaparak kendini sünnî gösteren bir şiî. Ayrıca farmason. Onun baş tilmizi Muhammed Abduh da mason locasına kaydolmuş. Onun talebesi Reşid Rıza reformcu bir zat. İşte Türkiye'deki bazı ilâhiyat profesörleri ve Müslüman aydınlar bizi bu üç reformcu şövalyenin peşinden gitmeye çağırıyor; bu milleti onların reçetelerinin kurtaracağını iddia ediyor. Arap dünyasında, Pakistan'a, Afganistan'da, Cezayir'de, İslam dünyasının hiçbir yerinde Müslümanlar bu üçlü aktivistin kılavuzluğu ile selâmet sahiline çıkıp izzet ve necat bulamadılar. Türkiye Müslümanları nasıl bulacaklar. Bu kitap, İslam dünyasındaki dinî modenist hareketin bu üç şövalyesini tanıtıyor.
180.00 ₺ -
Dil Davası Prof. Dr. Kadri Timurtaş ile Mülakat
Türkiye'nin en önemli on gündem maddesinden bir lisan ve edebiyat meselesidir. Lisanımız rejim ve resmi ideoloji terörü baskıları ve arılaşma inkılabı ile kansız ve cansız düşmüş ve güçlü bir devletin ve milletin ihtiyaçlarına cevap veremeyecek hale gelmiştir. Bu eser, lisan buhranının iki ayrı bölümde incelemektedir: Birincisi, Burhan Bozgeyik'in hacimli önsözü; ikincisi merhum üstad Prof. Dr. Faruk Timurtaş hocamızla bu konuda yapılmış olan bir röportajdır. Bu eser, lisan ve edebiyat krizini Türkiye'nin gündemine koymak ve bu mevzuda çare ve çözüm üretmek husunuda kendi çapında bir hizmet ifa edebilirse, hazırlayan ve yayınlayan bundan mutluluk duyacağı gibi, merhum Timurtaş hocanın da ruhunun şad olacağı ümidindeyiz.
66.60 ₺ -
Çerkes Meselesi
Milli Mücadele'den sonra Türkiye'de bir Çerkes kıyımı ve tehciri yapıldığını kaç kişi bilir? Yakın tarihimizin hadiseleri karanlıkta kalmış, unutulmuş veya unuturulmuştur. Bizde iki tarih vardır: Resmî ideolojik tarih ile hakikî tarih. İkisinin arasında büyük farklılık bulunmaktadır. Tek parti diktatörlüğü zamanında, yakın tarihimiz ve bilhassa Kurtuluş Savaşı'yla ilgili gerçekler örtülmüş, yerlerine birtakım mitolojik hurafeler getirilmiş, aklar kara, karalar ak gösterilmiştir. Bu eser, Osmanlı Çerkes aydınlarından Mehmed Fetgerey Şeonu'nun 1923'te yayınladığı iki küçük kitabının bir araya getirilmesinden ve bazı eklerle zenginleştirilmesinden meydana gelmiştir.
120.00 ₺ -
Çareler Çözümler Teklifler Tenkitler
Bir fikir adamı olarak M. Şevket Eygi'nin başlıca özelliği, mensubu bulunduğu islami kesimi de yapıcı ve olumlu bir şekilde tenkit etmesidir. Eygi bu kitabında ülkenin ve onun ezici çoğunluğunu teşkil eden Müslümanların kurtulması, yücelmesi, hürleşmesi ve haysiyetli bir hayat sürmesi için gerekli ve zaruri hususlar konusunda çareler, çözümler, teklifler ve müsbet tenkitler ileri sürmektedir.
66.60 ₺ -
Cemaleddin Efgani Siyasi Hayatı
Kendisini Afgan olarak göstermişti, ama İranlıydı; sünnî olarak tanıtmıştı ama şiiydi. Müslüman bir aktivistti, panislamistti, fakat aynı zamanda mason locasına üye olmuştu, hem de masonluğun Allah'ı inkâr eden şubesine yazılmıştı. Ondokuzuncu asın ikinci yarısından günümüze gelinceye kadar modern siyasi-islami hareketlerde tesiri görülen Cemaleddin Efgani kimdi? Amerikalı profesör Nikke Keddie, uzun yıllar boyunca arşivlerde, kütüphanelerde yaptığı araştırmalarıyla bu ünlü, fakat ünlü olduğu esarlı şahsiyetin politik biyografisini gün ışığına çıkartıyor. Tartışmaların, tarafgirliklerin, lehte veya aleyhte duygusal hükümlerin üzerinde ilmi ve objektif bir araştırma..
66.60 ₺ -
Birkaç Yazı
Bu kitapçıkta yer alan yazılarım, 1976 ile 1980 yılları arasında yayınlanmış olan haftalık Büyük Gazete'den alınmıştır...
120.00 ₺ -
Lübab fi Şerhil Kitab Tercümesi 2 Cilt
Abdülgani el-Güneymi el-Meydani, Yasin Kitapevi, el-lübab fi Şerhil Kitab Tercümesi 2 Cilt
884.00 ₺ -
Yalan Söyleyen Tarih Utansın Kutulu 12 Cilt
Esefle kaydetmek mecburiyetindeyiz ki, bugün tarih adına yazılanların pek azı hariç cümlesinin gerçek tarihle alakası yoktur!... Bu, gerçek tarihle alakası olmayan yayın, tarihi, günlük politikanın oyuncağı haline getirip, ikbal sahiplerinin arzuları istikametinde yazıp söylemeyi adet edinen sözde tarihçelerle yapılmış ve ortaya atılan o yalan laflar yıllar boyu, mektep sıralarından gazete ve dergi sütunlarına kadar her yerde o kadar çok tekrarlanmıştır ki, o yalan lafların gürültüsünden gerçek tarihin sesi duyulmaz olmuştur!... Bu korkunç hak ve hakikat kalpazanlığı karşısında biz, şu seri kitabımızla bazı tarihi olaylara ışık tutarak yalan söyleyen tarihi utandırmaya çalıştık. Devam edegelen laf ü güzaf gürültüsü arasında gerçek tarihin sesini duyurabilirsek, vazife yapmış insanların bahtiyarlığına kavuşacağız.
376.00 ₺ -
Nüzul-i İsa Bir İtirazın Tahlili
بسم الله الرحمن الرحيم الحمد لله رب العالمين، والصلاة والسلام على سيدنا محمد وعلى آله وصحبه أجمعين Gerek fikir, gerekse fizik planında insanlığın karşı kaşıya bulunduğu modern meydan okuyuş, kaçınılmaz olarak Müslümanların din algısına da nüfuz etmiş durumda. Zamanı, tarihi, algı ve değerler dünyasını “geleneksel olan” ve “modern olan” şeklinde bir ayrıma tabi tutarak, ilkinin miadını doldurduğunu ve yerini kaçınılmaz olarak ikincisine bıraktığını telkin eden modern zihin yapısı, Müslümanların kendi kaynaklarını, değerlerini ve tarihlerini okuyuşlarını belli bir istikamette dönüştürürken ortaya “yeni” ve “farklı” bir tasavvur çıkarıyor. Tırnak içinde verdiğim bu iki kelime tek başlarına alındığında belki nötr sayılabilecek bir anlatım özelliğine sahipken, bir araya getirildiğinde ilgi çekici bir çekim gücüne kavuşuyor. Öyle ki, bir şeyin (fikir, yaklaşım, tasavvur…) hem “yeni” hem de “farklı” olması, “doğru”, hatta yerine göre “mutlak doğru” olduğunu kabule fazlasıyla yetiyor. İlmî ve metodolojik bakımdan ne kadar zayıf ve tutarsız temeller üzerine bina edilmiş olursa olsun, “yeni ve farklı” olması geçerliliğini ilana kifayet ediyor! Bu iki kelime yan yana geldiğinde oluşan tasavvur dönüşümü, şiddet-i zuhurundan dolayı çoğu zihinlere hafi kalıyor ve işin en vahim yanını da bu nokta oluşturuyor. Din ve onun temel kaynakları adına son derece “masum” gerekçelerle ızhar edilen kimi “yeni ve farklı” yaklaşımların, aslında çalışma ilkelerini modernitenin belirlediği zihin yapısından kaynaklanan arızaların ürünü olduğunun sahiplerine bile gizli kalabiliyor olması gerçekten de “yeni” ve “farklı” bir durum! Müslümanların kendi kaynaklarıyla ilişkilerinin sistematiğini oluşturan ve yüzyıllar içinde “eşyanın tabiatı gereği” belli bir istikamette teessüs etmiş bulunan “edille-i şer’îyye” konsepti, Kur’an ve Sünnet anlayışı, bu iki delilin birbiriyle ilişkisi ve bunlardan teferri eden diğer deliller, Usûl ve Kavaid… “yeni ve farklı” yaklaşımların cazibesiyle yerini “çağdaş değerler” etrafında şekillenmiş algılara bırakabiliyor. Bu da kaçınılmaz olarak “yeni ve farklı” bir Müslümanlığa uzanan bir süreci intac ediyor. İşin başında niyet ve maksat bu olmasa da, varılan nokta çoğu zaman bundan başkası olmuyor. Hz. İsa (aleyhi’s-selâm)’ın ref’i ve nüzulü meselesi, bu hususun kristalleştiği noktalardan birisi. Kur’an-Sünnet ilişkisine ve Tefsir Usulü ilminin ilkelerine karşı çok da duyarlı olmayan “çağdaş” bir yaklaşımla, ilgili Kur’an ayetleri üzerine serdedilen “yeni ve farklı” mülahazalar, “ilmî hürriyet” görüntüsü altında sahibini getirip bütün Ümmet ulemasının karşısına konumlandırıyor. Evet, nüzul-i İsa (aleyhi’s-selâm) konusunda Sahabe döneminden itibaren Ümmet’in üzerinde ittifak ettiği bir kabul, modern zamanlarda Kur’an ve Sünnet’i “yeni ve farklı” bir okumanın nesnesi kılma faaliyetinin sonucu olarak, yerini “yeni ve farklı” bir değerlendirmeye bırakıyorsa, bunun “ilmî özgürlük”ten daha öte bir anlamı olmalıdır. Bu tarz yaklaşımların, -ayrıca ima veya tasrihe ihtiyaç bulunmaksızın- “karşıtaraf”ı oluşturan sahabîsi, müfessiri, muhaddisi, kelâm âlimi ve tarihçisiyle bütün bir Ümmet ulemasını itham anlamına geldiği açıktır. Sözün sahibinin yaklaşımına göre bu itham “yanılgı”dan “cehalet”e, “anlayış kıtlığına”, hatta “tahrif”e kadar uzanır. Hulusi Hatiboğlu hocanın, Fidan Dergisi’nin 63, 64 ve 65. sayılarında yer alan “Hz. İsa’nın Nüzulü Meselesi” başlıklı seri yazısı da bu çerçevede benzerlerinden yeni ve farklı bir mahiyet arz ediyor değil. Hocanın, yazısına, nüzul-i İsa (aleyhi’s-selâm) meselesinin “Temel inanç esaslarından olmadığı halde erken devirlerde İslam’ın inanç esasları arasına girmiş” olduğunu söyleyerek başlaması, vehâmetin ilk basamağını oluşturuyor. İlk bakışta hayli “masum” gibi duran bu hüküm cümlesi, herhangi bir gayri İslamî inanç unsurunun İslam’ın inanç esasları arasına -hem de “erken devirlerde”!- girebileceğini ifade etmesi bakımından sadece “büyük bir iddia” ileri sürmekle kalmıyor, aynı zamanda o “erken devirler”den itibaren modern zamanlara kadar yaşayan bütün İslam ulemasını, gayri İslamî bir hususun İslam’ın inanç esasları arasına girmesine müsaade etmekle, göz yummakla, hatta belki “çanak tutmakla” itham ediyor! Hatiboğlu hoca istediği kadar “ben kimseyi itham etmiyorum” desin; bu ifade tarzının doğrudan yol açtığı sonuç budur. Ebubekir Sifil, Hulusi Hatipoğlu, Nuzulü İsa, Rıhle Yayınları, Rıhle Kitap, 978-605-5634-43-8
48.00 ₺