-
Egoistler Üstinsanların Kitabı
1909 yılında yayımlanan ve Türkçe’ye ilk kez kazandırılan Egoistler’de modern şairler, filozoflar ve nesir ustaları yer almaktadır. Bu isimler arasında ekolü Avrupa’da yakın zamanda tekrar canlanan ve ünü giderek yayılan Stendhal; Fransız akademisyen Maurice Barrès; gamsız pagan ve tatlı alaycı Anatole France; Nietzsche’nin selefi Max Stirner; usta gizemci Ernest Hello ve büyük şair William Blake yer almaktadır. Flaubert’in daha önce yayımlanmamış bir mektubu ve “Madame Bovary”nin orijinal nüshasından yazarın üzerinde düzeltmelerinin bulunduğu bir sayfa da okurların ilgisine sunulmuştur. Fransızcanın parlak ustası J. K. Huysmans kitaptaki bölümlerden biri olup Nietzsche’nin hayatında geçirdiği belli başlı safhaların yer aldığı meşhur biyografisi Ecce Homo ve İbsen’in tiyatro oyunları da kitapta ele alınan konulardandır. Bütünüyle bu kitap, yazarın 1909’un modern Avrupa’sında edebiyat dünyasının en ilginç isimlerinden bazılarına takındığı olgun eleştirel ve analitik yaklaşımın bir sonucudur.
209.30 ₺ -
Başı Sınuklar İçin Kılavuz
“Dünyaya düşmekle başı yarılanlar ve kalbi kırılanlar için bu kitap. Kalbin ışığını söndürmemek için bir kılavuz. Samimiyet ve ihtimamın olduğu yerde kalp kırıklığı vardır, bize insan olduğumuzu hatırlatır. Ne umudun ne buldun, neyi kaybettin? Sevdiğimizden inciniriz... Bir şeyler daha güzel olsun diye düş kurduğumuz için dünya bizi yaralar. İnsan neden okur? Bir dizeye yahut bir cümleye tesadüf edersiniz, dersiniz ki ‘İşte bu tam da benim yaşadığım ama adını koyamadığım o duyguyu anlatıyor!’ Yalnızlığınız bir anlığına uçar gider. Başka ruhlarla aranızda bir akrabalık bulursunuz. Çoğalır ve iyileşirsiniz. Başı Sınuklar İçin Kılavuz, birlikte iyileşme arzusuyla kaleme alınmış denemelerden oluşuyor. Her yazı, hem kendi ruhuma hem de başka yaralı ruhlara yazdığım birer mektup.” İyiler yalnız değildir, birlikte iyileşelim.
255.50 ₺ -
Ruhun Derin Yaraları
Yazılarında “yavaşlamayı” salık veren, iç âlemimize dikkat kesilmeye, vicdanın sesini duymaya çağıran Kemal Sayar’ın sözleri, tüm dünyayı sarsan karantina günlerinde de ruhlara şifa âdeta. Dünya her birimizi tedirgin eden bir “felaketler çağı”na girmiş görünüyor. Ruhun yaraları derinleşiyor. Şimdi şu soruları sormanın tam zamanı: Hayatın şamatası dindiğinde sana anlam verecek olan şey nedir? Öncelik saydıkların gerçekten de öne alman gerekenler miymiş? Madem şimdi makam ve para peşinde koşmak anlamsız, o halde hayatına değer veren ne kaldı? Ruhun Derin Yaraları, kendimizi ve dünyayı sorgulamaya çağıran, bizi can evimize buyur eden bir kitap. “Bütün dünyayı onaramazsın ama onarmaya kolunun uzandığı yerden başlayabilirsin. Bir ruhun diğerine yardıma heveslendiği, bir ıstırabı dindirmeye talip olduğu her seferinde dünya güzelleşir ve buraya geldiğimizde, insan olduğumuza değer.”
273.75 ₺ -
Muhyiddin İbnül Arabi Müdafaası
İslâm düşüncesinde en çok tartışılan isimlerin başında, hiç şüphesiz Endülüslü sûfî Muhyiddîn İbnü’l-Arabî (ö. 638/1240) gelir. Zira o, fikirleriyle yeni bir çığır açmış, geride bıraktığı külliyat düzeyindeki eserleriyle de ilmî bir canlılık başlatmıştır. Görüşleri sadece tasavvufta değil, kelâm ve felsefede de büyük yankı uyandırmış, bu alanlara ait terminolojileri âdeta yeniden şekillendirerek yorumlamıştır. İbnü’l-Arabî’nin gelenekte takipçileri olduğu kadar, ona çok sayıda eleştiri yöneltenler de olmuştur. Hatta bu eleştiriler bazen tekfir boyutuna kadar ulaşmıştır. İşte bu faaliyetler bir “İbnü’l-Arabî müdafaa geleneği” oluşmasına sebebiyet vermiştir. Bu bağlamda yazdığı eserler içerisinde İbnü’l-Arabî’yi kısaca savunan âlimler olduğu gibi, onu müdafaa adına Arapça, Farsça ve Osmanlıca çok sayıda müstakil eser yazanlar da olmuştur. Bu çalışmalar Osmanlı son dönem âlimleri tarafından da devam ettirilmiştir. Bu bağlamda biz, bu müdafaa geleneği içerisinde yer alan Çerkeşşeyhîzâde Seyyid Mehmed Tevfîk Efendi’nin (1893 veya 1901) Levâyihu’l-Kudsiyye ve Hocazâde Ahmed Hilmî’nin (ö. 1914) Mir’ât-ı Hazret-i Muhyiddîn-i İbn-i Arabî Kuddise Sirruhü’s-Sâmî adlı Osmanlıca risalelerini günümüz Türkçesi ve tıpkıbasım olarak hazırladık. Bu sayede İbnü’l-Arabî hakkında kelâm, tasavvuf ve felsefe gibi alanlara bir katkı sağlamayı hedefledik.
156.00 ₺ -
Bediüzzamana Göre Cennet Nasıl Kazanılır
Üsame b. Zeyd Hazretleri anlatıyor: “Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir gün bizlere dönerek şöyle buyurdu: ‘Paçalarını sıvayıp cennete koşan yok mu? Bunun için kimsenin önünde bir engel yoktur. Kâbe’nin Rabbine yemin olsun ki, cennet parlayan bir nur, her tarafa yayılan harika bir koku, devamlı akan sular, olgunlaşmış meyveler, güzel ve temiz eşler, sayılamayacak kadar muhteşem süsler, hiç bozulmadan devam eden güzellikler ve muhteşem saraylardaki harikalardır.” … Büyük İslâm Âlimi Bediüzzaman, elinizdeki kitapta âyet ya da hadislerin müjdelerine dayanıp ‘en kısa ve selametli’ cennet yollarını anlatıyor bizlere… O yollarda buluşmak duasıyla…
187.50 ₺ -
Zamanın Müceddidleri
Hadisi Şerif’te her asırda geleceği bildirilen müceddidlerin; bulundukları çağın maddi ve manevi hastalıklarına tecdit, ıslah, irşad yoluyla çare bulmaları, ümmeti içine düştükleri bunalımlardan kurtarmaları en belirgin özellikleridir. Müceddidler, dinde olmayan şeyleri ortaya atarak yenilik yaptıklarını iddia eden günümüz reformcularıyla karıştırılmamalıdır. Çünkü onlar bid’a denilen Kur’an’a ve sünnete aykırı unsurları dine sokmaya uğraşırken, müceddidler, bid’aları temizleyip, İslâm’ı Asr-ı Saadet’teki saf haline döndürmeye çalışmışlardır. Kitapta yer alan şahsiyetler, manevi sahada çağının önde gelen zirve isimleridir. Hemen hepsinin yaşadığı devirde, askeri yenilgilerden, siyasi bunalımlardan veya itikadi tartışmalardan kaynaklanan çok büyük sıkıntılar meydana gelmiştir. Onlar; içinde bulundukları toplumun ve Müslümanların problemlerini, en uygun metotlarla çözüme kavuşturmaya çalışmışlardır. Yaşadıkları devri aydınlatan bu zirve şahsiyetler, eserleriyle sonraki yüzyıllarda da ümmeti irşad etmeye devam etmişlerdir.
206.25 ₺ -
Canavar Kardeşler 6 Yiyecek Avcısı Bıdık Canavar
İşte karşınızda yiyecek avcısı bir Bıdık canavar! Hem kendi hem adı Bıdık onun. Neden ya da nasıl yiyecek avcısı oldu merak mı ediyorsunuz? Öyleyse hemen sayfaları çevirip, okumaya başlayın ve bu alerjik canavarla tanışın!
152.75 ₺ -
Arapça ve Farsça Unsurlar
Bu kitapta, Osmanlıca Türkçesinde sıkça kullanılan Arapça ve Farsça asıllı kelimelerin imlâ kaideleri ve alıştırmaları yer almaktadır. Arapça kelimeler farklı kalıplarda farklı manalar ifade ettiklerinden kelimelerin yazılışlarıyla birlikte mânâları da verilmiştir. Bu çalışmamızda mümkün olduğunca sade ve kısaca anlatılan kaidelerin tafsilatı için Osmanlıca İmlâ Müfredatı kitabına müracaat edilmelidir. İLERİ SEVİYE Osmanlı Türkçesindeki Arapça ve Farsça unsurları alıştırmalar ile yazarak çalışabilirsiniz. Üniversitelerin tarih, edebiyat, arşiv bölümleri ve Osmanlıca kursları 3. kur için uygundur. İÇİNDEKİLER 1- Arapça Kelimelerin Yapısı 2- Asli Harfler 3- Zâide harfler 4- Sülâsî masdarlar 5- Sülâsî masdarları çeşitleri 6- Sülâsî mücerred masdarların vezinleri 7- Sülâsî mücerred masdarların ism-i fâil ve ism-i mef-ûlleri 8- Masdarların binâsı 9- Mezîdün fîh masdarlar 10- İf’al Bâbı 11- Tef’il Bâbı 12- Tefe”ul Bâbı 13- Mufâ’ale Bâbı 14- İnfi’al Bâbı 15- İfti’âl Bâbı 16- Tefâ’ul Bâbı 17- İstif’âl Bâbı 18- İsimler a. İsm-i Fâil b. İsm-i Mef’ûl c. Sıfat-ı müşebbehe d. Mübalağalı ism-i fâil e. İsm-i Tafdîl f. İsm-i tasgir g. İsm-i mekân h. İsm-i zaman i. İsm-i âlet j. İsm-i mensûb 19- Arapça Kelimelerde Kemiyet a. Müfred b. Tesniye c. Cemi’ 20- Arapça Kelimelerde Keyfiyet a. Müzekker ve Müennes b. Müenneslik alâmetleri c. Müennes kelimelerin tasnifi 21- Tamlamalar a. Kamerî ve Şemsî harfler b. İsim Tamlaması c. Sıfat Tamlaması d. Zincirleme tamlamalar e. Osmanlıcada kullanılan şekliyle Arapça ve Farsça tamlamalar arasındaki fark f. Şeklî tamlamalar 22- Osmanlı Türkçesinde Farsça Unsurlar 23- Tamlamalar a. İsim tamlaması b. Sıfat tamlaması c. Zincirleme tamlama 24- Çok Kullanılan Bazı Farsça Kelimeler a. Son Ekler b. Ön Ekler 25- Metinler 26- Cevap Anahtarı
126.00 ₺ -
Kulak Akupunkturu
Kulak akupunkturunun bizdeki tanımı ve işlevi Kulakta dental çubuk ile teşhis ve tanı Akupunktur noktası ve bulunması Kulak Yapıları Sol Kulak - Sağ Kulak Akupunktur uygulama esnasında ve sonrasında oluşabilecek haller Kulak akupunkturunda zamanlama nasıl olur Teşhis ve Tedavide hasta çeşitleri ve İnancın önemi Kulak akupunkturunu kimler yapabilir Kulak hacamatı - Kanatma yöntemi Kulak üzerinde kanatma bölgeleri ve etkileri Kulak üzerinden hastalıklar ve örnekler
169.00 ₺ -
Dünyayı Gezmek İsteyen Çorap
Eski zamanlarda dünyayı gezmek isteyen bir çorap varmış. Çoraba beli ağrıyan bir ninecik yardım etmiş. Konakta yaşayan zengin bir hanım da yardım etmiş. Kervan sahibi bir tüccar da yardım etmiş. İyi kalpli bir derviş de yardım etmiş. Böylece çorabımız dünyayı gezebilmiş. Nasıl mı? Bu kitabın içinde anlatılıyor hepsi. Okumak ister misin?
146.25 ₺ -
Ebediyet Yolculuğu
Kur’ân ve Sünnet ikliminde, ölümün tefekkürüyle aydınlanmamış bir hayat, karanlık bir musîbet gecesinden farksızdır. Ebedî saâdet güneşi; ilâhî beyanlar ışığında bir ömür sürüp müsterih bir vicdanla âhirete intikâl etmesini bilenlerin ufuklarından doğar. Ecel rüzgârıyla savrulan ömür harmanında Hak’tan gâfil olanlara ise, ne arkalarında bıraktıkları dünya ağlar, ne de karşılarına dikilen âhiret tebessüm eder!..
511.00 ₺ -
Gıdı Gıdı Masallar
Kitap kurtları için beklenen vakit geldi! Sevimli kahramanların eğlenceli masal dünyasında kaybolmaya hazır mısın? Sorunun cevabı evetse, bu kitap tam da sana göre. İşte karşında karakter eğitimi destekli Gıdı Gıdı Masallar. İçinde neler mi var? Masallarda buluşan hayvanlar, sayfalar arasında kaybolan nesneler, eğlenceli sorular ve daha neler neler... Kahramanlarımızın başlarından geçen komik ve bir o kadar gizemli olayları merak ediyorsan haydi, okumaya başla. Masal kahramanlarını yalnız bırakma. Sayfaları çevirirken dikkat et, ormanlar kralı aslanı uyandırma!
227.50 ₺ -
Akaidin Temel İlkeleri
el-Akidetü'r-Rükniyye: Müteahhirûn dönemi Mâtürîdî geleneğinin önemli temsilcilerinden biri olan Ebû Muhammed Rükneddîn Ubeydullah b. Muhammed b. Abdilazîz es-Semerkandî (ö.701/1301) akâid/kelâm, fıkıh, fıkıh usûlü, tasavvuf ve tefsir alanında eserler vermiş, kendi döneminin önde gelen şahsiyetlerinden biridir. Onun akâid alanında telif ettiği önemli eserlerinden biri olan “Akîdetü’r Rükniyye fî şerhi lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah” adlı eser, akâidden kelâma geçişte kullanılabilecek önemli ders kitaplarından biridir. Eser, temelde bir akâid eseri olmasına rağmen önemli meselelerde ortaya konulan iddiaların temellendirilmesinde kelâm ilminin yöntemlerine başvurmaktadır. Bu sebeple eser, akâid ilminden sonra eğitimine başlanılan kelâm ilmi için bir ön hazırlık görevi görmektedir. Bu eseri önemli kılan hususlardan birisi de Semerkandî’nin medresede ders veren bir âlim olmasıdır. Zira bu durum eserin sistematik bir ders kitabı niteliğinde hazırlanmasına vesile olmuştur. Eser aynı zamanda Mâtürîdî geleneğinin geniş ve kapsamlı akâid eserlerinden biridir. Eserin muhtevası; ilâhiyyât, nübüvvet ve sem‘iyyât olmak üzere temelde üç bölümden oluşmaktadır. Her bölüm ise kendi içinde “fasıl” şeklindeki konu başlıkları ile birbirinden ayrılmaktadır. Bir akâid eseri olması hasebiyle eserde âyet-i kerime ve hadislere sıklıkla başvurulmuş, bazı konularda doğrudan nasslarla delillendirme yapılmıştır. Eserin yayına hazırlanması sırasında genel okur kitlesi ile lisans düzeyindeki ilahiyat öğrencilerinin daha iyi istifade edebilmesi için metne çok sayıda açıklamalı dipnot eklenmiştir. Ayrıca tercümeyi, Arapça aslıyla karşılaştırma imkanı sunmak adına kitapta Arapça metne de yer verilmiştir.
227.50 ₺ -
Mümin Müminin Aynasıdır
Bu eser iki risale içermektedir. Eserdeki her iki risale de iki ayrı hadisin şerhidir. Birincisi Efendimiz (s.a.v.)'in: “Mü'min Mü'minin aynasıdır.” hadîs-i şerifinin şerhidir. Müellif hazretleri hadîs-i şerifi kendisinden önce ele alan iki alime atıf yapmış, sonra kendisine ait külli bir bakış açısıyla hadîs-i şerifi şerh etmiştir. İkinci risalede ise tabiri caizse “Kelamın kibarı, kibarın kelamıdır.” deyiminin haklılığını ortaya koymuş ve aslında iki büyük hadis âliminin tahkiki ile lafzının ve senedinin hadis olarak kabul edilmediği bir metin üzerinde çalışmıştır. Mâna denizinden incilerin nasıl toplandığını, hadîs-i şerifi mânen tashih ederek ortaya koymuştur. Zü'l-cenâhayn bir âlim olan hazretin hem ilmî hem de tasavvufî bütünlüğe sahip olduğu her iki risaleden anlaşılmaktadır. Bu yönüyle bütün fikrin lüzumunun ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğu her iki risalede görülecektir.
156.00 ₺ -
Farabi Gizemli Kitabın Kahramanları 8
Kahramanları olan gizemli bir kitap duymuş muydun? Peki, Ömer’le bu gizemli kitabın içindeki kahramanlarla tanışmaya ne dersin? Maceralı, çok eğlenceli birbirinden ilginç konuları ve müthiş hikayeleriyle bilim insanlarımızı tanıyabilir, mucitlerin türlü icatlarını öğrenebilirsin. Belki sen de kendi kahramanınla tanışabilirsin! Harika bir keşfe hazırsan Ömer’le birlikte bekliyoruz se
54.00 ₺ -
Az kaldı
Şu an zamanı değil belki ama olur da hani bir gün birisini sevecek olursan, acısına katlanabileceğin kadar sev. Çünkü insanlar bir gün gider. Özellikle bunu en sevdiğin insanlar yapar... Kimi öldüğü için gider, kimi de kalbinde seni öldürdüğü için! Gerçek bir hayat hikayesinden kurgulanarak kaleme alınmış bu romanı mutlaka okumalısınız. Çünkü bu romanı bitirdiğinizde, hayatınızda ne kadar küçücük sıkıntıları büyüttüğünüzü, aslında her günü bir mucizeden ibaret olan hayatı nasıl da ıskaladığınızı göreceksiniz...
175.00 ₺ -
Hiç Kimse
Cânım kâri insan bazen bu dünyanın içinde kaybolup gidiyor. Öyle bir kaptırıyor ki kendini ne etrafta olanları görüyor ne sesleri duyuyor ne de hissedebiliyor. Sadece bir rutinin ve alışmışlığın içinde hırpalanıp duruyor. Yani yaşıyor ama yine de ölen bir şeyler var. İnsan bazen görünmemek istiyor sessiz sedasız yaşayıp gitmek istiyor. Öyle birden aniden kimsenin görmediği biri hâline gelmek istiyor. Ama pek mümkün değil bu. Ve biliyorum görünmemek canını yakıyor insanın. Peki böyleleri yok mu? Her an etrafımızda olan ama bizim görmediğimiz insanlar? Hep yanı başımızda duran ama varlığını bile fark etmediklerimiz? Biz görmüyoruz belki ama onlar yine de var. Görünmez insanlardan bahsediyorum yani. Bu hikâye biraz da onların hikâyesi; her an etrafımızda olan ama bizim görmediğimiz "hiç kimselerin" hikâyesi.
156.00 ₺ -
Anne Sözü
Bir işi farkında olmadan yapmakla ne çok şeyi kaçırırız. Bir işi farkında olup yapmakla ne çok şey değişir, dönüşür. Hatırlamak, dinlemek, konuşmak, susmak, ağlamak, gülmek, sevmek, yürümek temel fiilidir insan olmanın; bunları bilinçli yapmak bizlere neler öğretir ve öğrendiklerimiz, hayatımıza nasıl etki eder? ... Sadiye Erol Aykaç, fikir duvarının diğer tarafından bakıp gördüklerini, yaşadıklarını ve kendisinde bıraktığı izleri anlatıyor. Anne şefkati ile yazarlık kabiliyetini birleştirerek, kızına ve yeniden düşünmek, kalbine bir kez daha bakmak isteyen, fikir duvarını yükseltmek isteyen mümine hanımlara çağları aşacak cümlelerini emanet ediyor. "Bugünü yaz, ama seni yüzyıl sonra okuyanlar da anlasın." diyen yazar, bunun yolunun bugün birbirimizi anlamaktan geçtiğini söylüyor.
156.00 ₺ -
Ömerin Öfke Kontrolü
Ebu Bekirle sadakati, Ömerle öfke kontrolünü ve adil olmayı, Osmanla nezaketi, Aliyle akıllı olmayı, Talhayla yiğitliği öğrenmeye ne dersin? Bunlar kim mi? Peygamber Efendimizin çok sevgili sahabe dostları... Onlar gökte parlayan yıldızlar gibiler. Bizlere ışık olur ve yolumuzu aydınlatırlar. Sen de onlar gibi güzel davranarak gökyüzünde parlayan bir yıldız gibi olmak ister misin? Hadi o zaman, Sahabelerle Değerler Eğitimi setini okumaya başla! Ve gökte ışıl ışıl parılda!
78.00 ₺ -
İslam Bilim Müslümanlar ve Teknoloji
slâm, Bilim, Müslümanlar ve Teknoloji: Seyyid Hüseyin Nasr ile Söyleşiler başlığını taşıyan ve Muzaffer İkbal’in gerçekleştirdiği söyleşilerin yer aldığı bu eser, günümüzde Müslümanların özellikle modern bilim ve teknoloji bağlamında karşılaştıkları önemli ikilemler üzerine odaklanmaktadır. Bu dört söyleşide, İslâmî bakış açılarını keşfetmek üzere Seyyid Hüseyin Nasr evren ve hayatın kökeni, İslâm ve bilim arasındaki ilişkinin farklı boyutları, Müslümanların modern bilim ve teknolojiye yönelik tutumları ve çevre krizi konusunda Muzaffer İkbal’in sorularını cevaplamaktadır. Bu geniş kapsamlı söyleşilerin özünde, zamanımızın en acil meselesi olarak adlandırılabilecek şey yatmaktadır: İslâm medeniyetinin gelecekteki seyri. İslâm düşüncesinin tüm çeşitliliğini kapsayan bu söyleşilere, konuyla alakalı üç metin eklenmiştir: “Bağlam” başlıklı ilk metin, ana hatlarıyla bu söyleşilerin arka planının taslağını çizmektedir; “Bilimsel Bir Araştırma Konusu Olarak Evren” başlıklı metin Allah, âlem ve insan arasındaki ilişkinin çeşitli yönlerini keşfetme çabasındadır; “İslâmî Dünya Görüşü ve Modern Bilim” ise Seyyid Hüseyin Nasr’ın Mart 1995’te Pakistan’ın İslamabad şehrinde tertip edilen Uluslararası 21. Yüzyılda İslâmî Yönetimde Bilim Konferansı’nda sunduğu tebliğ metnidir. Bu konferans, iki âlimin ilk defa bir araya gelmesine ve bir ömür sürecek manevi, entelektüel ve kalbî bir irtibatın ortaya çıkmasına vesile olmuştur. İslâm’ın modern bilim ve teknolojiye verdiği cevapları İslâm medeniyetinin Rönesans sonrası Batı medeniyeti ile tarihî karşılaşması bağlamında tespit eden elinizdeki kitap, manevi karakteri ve geleneğini muhafaza gayreti gösterirken İslâm medeniyetinin yüzleştiği tehlikelere ilişkin tefekkür mahsulü bir anlayışı temin etmektedir. İslâm, Bilim, Müslümanlar ve Teknoloji isimli bu eser hem genel okuyucuya hem de konunun uzmanlarına hitap etmektedir. İslâm âleminin karşı karşıya kaldığı ikilemlerin mahiyetini anlama hususunda teorik bir çerçeve sağlarken pratik çözümler de teklif etmektedir. Eser, okurun zamanımızın mühim bazı meselelerine dair derinlikli bir kavrayış elde etmesi için çeşitli yolların da kapısını aralamaktadır.
117.60 ₺ -
Teoriden Pratiğe Türk Edebiyatında Diliçi Çeviri
“Diliçi çeviriye dair araştırmalar son yıllarda artış göstermiş olsa da bunların istenen düzeyde olduğu söylenemez. Bu bağlamda, diliçi çeviri ile ilgili literatürün genel çerçevesinin çizilmesi ve konuyla ilgili teorik ve kuramsal çerçevenin oluşturulması amacıyla elinizdeki kitap değerli araştırmacıların katkılarıyla meydana getirildi.” Teoriden Pratiğe Türk Edebiyatında Diliçi Çeviri kitabı; “Diliçi Çevirinin Teorik Çerçevesi”, “Osmanlı Dönemi Diliçi Çeviri Metinleri Üzerine İncelemeler ve “Diliçi Çeviri Uygulamalarında Karşılaşılan Sorunlar” başlıklı üç bölüm altında toplanan 16 adet bilimsel yazı ile “diliçi çeviri”nin tanımlamasını yapıyor, okuyucuya ve araştırmacılara diliçi çevirinin Türk Edebiyatındaki sınırlarını ve uygulama sahasını tanıtıyor.
447.30 ₺ -
Saliha Hanımlar
Bu kitapta Hz. Havva validemizden başlanarak yakın döneme kadar olan süreçte yaşamış bazı saliha hanımlardan bahsediliyor. Onlar kuvvetli imanları, takva ve ibadetleriyle mümine hanımlara, genç nesillere örnek oldular. Çağları aştılar, insanlığa iz bıraktılar. Allah yolunda gönülden hizmetleri ve güzel ahlâklarıyla asırlardır unutulmadılar. Kimi kucağında peygamber büyüttü. Kimi Allah’ın elçisine zevce oldu. Kimi Allah Resûlü’nü gördü ve sahabilik faziletine ulaştı. Bazısı da sonraki asırlarda İslâm’ı en kalbî duygularla, tasavvufi neşveyle yaşadı. Sufi hanımlardan oldu. Güzel kulluğu ve ihlâsıyla gıpta edildi. Hz. Havva validemizden Hz. Meryem’e, Hz. Hatice ve Hz. Âişe annelerimizden Hz. Fâtıma annemize, Râbia el-Adeviyye’den bazı valide sultanlara ve Nene Hatun’a kadar birçok saliha hanımın ibretlik hikâyesine bu kitapta şahitlik edeceksiniz…
196.00 ₺ -
Yeme İçme Adabı
12. yüzyılın büyük İslâm âlimi İmam Gazâlî’nin (rah.), kaleme aldığı eserlerle yalnızca yaşadığı dönemde değil, hemen her asırda derin izler bırakan fakih ve mutasavvıf bir âlimdir. Bu değerli eserlerin arasında öyle bir kitap vardır ki fıkıh, ahlâk ve tasavvuf konularında, yazıldığı günden şimdiye dek İslâm âleminde derin saygı ve kabul görmüştür. Serinin 11. kitabı olan Yeme İçme Âdabı; yemekten önce dikkat edilecek edeplerden davete icabet etmenin önemine kadar pek çok konuyu kaynak ve delilleriyle açıklıyor.
126.00 ₺ -
Enfokrasi
Dijitalleşmenin bizi maruz bıraktığı enformasyon bombardımanı akıl almaz seviyelere ulaştı. Bizi adeta boğmakla tehdit eden bu çılgın iletişim deryası, sosyal yaşamın hemen her alanını ele geçirmiş vaziyette; siyaset de bu durumdan nasibini alıyor. Günümüzde seçim kampanyaları artık sosyal medyada, anonim hesaplar, botlar ve hatta troll ordularıyla enformasyon savaşları şeklinde yürütülüyor; demokrasi, enfokrasiye dönüşüyor. Çağımızın en önemli düşünürlerinden Byung-Chul Han, bu eserinde enfokrasinin çağdaş enformasyon kapitalizminin yeni yönetim şekli olduğunu savunuyor. Endüstriyel kapitalizmin rejimi zorlama ve baskıyla çalışırken, bu yeni enformasyon rejimi özgürlüğü bastırmak yerine onu sömürüyor. Bizler, özgürlüğü sadece hayal edebiliriz; özgür olduğumuzu varsaysak da tüm davranışlarımız, hatta tüm hayatımız “kontrol edilebilmesi” için kayıt altındadır. İnsanlar ise sürekli gözetlendiklerinin farkında olmadıkları için kendilerini özgür zannettiklerinden dolayı neoliberal enformasyon rejimi ayakta kalır. Enformasyon çağında siyasetin eleştirisini yapan bu eser, günümüzün demokrasi krizini kamusal alanın dijital yapısal değişimine odaklanarak anlatıyor.
209.30 ₺ -
Ayasofya Risaleleri
Bizans devrinde İstanbul’un en büyük kilisesi, fetihten sonra şehrin baş camii, Ayasofya… Her iki dönemde de ilâhî lütuflara mazhar bir mimârî dehânın neticesi olarak görülen bu mukaddes yapının etrafında teşekkül eden zengin menâkıb kültürü, asırlar boyunca aktarılagelmiştir. Bu inanışın bir sonucu olarak Ayasofya, Bizans devrinin halk inanış ve efsanelerinde büyük bir yer tuttuğu gibi Türk devrinde de bir kısmı Bizans’tan aktarılmış, bir kısmı ise yeniden doğmuş birçok rivayet ve efsanenin konusu olmuştur. Osmanlı döneminde Ayasofya’yla ilgili kaleme alınan bu tür eserler arasında kısaca Ayasofya Risaleleri diyebileceğimiz bir dizi risale mevcuttur. Genellikle aynı kaynaklara dayanan Ayasofya risaleleri, içerik bakımından birbirine çok benzer. Aralarındaki fark ise çoğu zaman, anlatılan olayların ayrıntılı yahut özet şeklinde ele alınması ya da anlatımın sade yahut sanatkarâne olması gibi hususlarla sınırlı kalır. Risalelerde başlangıçtan Justinus dönemine kadarki zaman diliminde Ayasofya’nın inşa edilişi ve etrafındaki olaylar bir menkıbe havası içinde anlatılır. Yine de ciddi bir süzgeçten geçirmek şartıyla bu menkıbevî anlatımın arkasında ciddi bir tarihî bilgi malzemesi olduğu söylenebilir.
419.30 ₺ -
Peygamber’in Evinde
İslâm tarihinin en etkileyici hikâyelerinden biri şüphesiz Hz. Peygamber’in sevgili kızı Hz. Zeynep ile damadı Hz. Ebu’l-Âs bin Rebi‘’nin hikâyesidir. Aralarındaki kuvvetli aşkın İslamiyet geldikten sonra bambaşka hâllere evrilişi; zor kararlar, dönemeçler ve türlü badirelerin onları getirdikleri kritik eşikler; Hz. Zeynep’in “sevgi ve iman” mücadelesi… Hz. Zeynep ilk Müslümanlardan olmasına rağmen Ebu’l-Âs uzun yıllar iman etmemiş, atalarının dinine inanmaya devam etmişti. Öyle ki, Kureyş ailesinden olan Ebu’l-Âs, müminler ile yapılan savaşa dahi girmişti. Ancak yıllar sonra o da İslâm’la şereflendi. Peygamber'in Evinde, İslâm tarihi izleğinde Hz. Peygamber’in beşerî yönlerine, özellikle aile hayatına dair çeşitli sahnelere tanık olacağınız, sevgi ve ahlak fenomenleri karşısındaki tutumuna şahitlik edeceğiniz, üzerinde çokça çalışılmış, çarpıcı bir roman.
174.30 ₺ -
Son İbn Siracın Başından Geçenler Ciltli
Son Granada hükümdarı Abdullah atalarının ülkesinden ayrılırken Padul dağının tepesinde durdu. Bu yüksek yerden deniz görünüyordu; bahtsız hükümdar Afrika'ya gitmek üzere oradan gemiye binecekti. Bulunduğu yerden Granada Vega ve kenarında Ferdinand ile İsabella'nın çadırlarının yükseldiği Genil ırmağı da fark ediliyordu. Abdullah bu güzel memlekete sonra da Müslüman mezarlıklarını gösteren servilere bakıp ağlamaya başladı. Saray ileri gelenleri ile bu sürgünde Abdullah'a eşlik eden annesi Ayşe Sultan oğluna şöyle dedi: "Erkek gibi savunmasını bilmediğin memleket için şimdi bir kadın gibi ağla!" Dağdan indiler; Granada gözlerinden ebediyen kayboldu.
153.30 ₺ -
İslam Kültüründe Müzik Ses ve Mimari
İslam Kültüründe Müzik, Ses ve Mimari, İslam dünyasında, kültüründe ve sanatında bir tasarım ilkesi olarak sesin merkezi öneminin daha iyi kavranabilmesi için, şimdiye dek birbirleriyle ilişkilendirilmemiş disiplinleri ve düşünce pratiklerini bir araya getiriyor. Şiirden tasarıma, halk müziğinden peyzaj mimarisine, ritüellerden şehir planlamasına, ses performanslarından coğrafyaya uzanarak, İslam dünyasında ses ve mekân ilişkisinin çok yönlü bir tasvirini oluşturmayı amaçlayan eser, İslami çalışmaları etno-müzikoloji, antropoloji, sanat tarihi ve mimarlıkla bir araya getiren çarpıcı ve disiplinlerarası perspektifiyle, tarihsel ve çağdaş üretimlere yönelik yepyeni kapılar açıyor. Geçmişten günümüze ses ve mekân arasındaki etkileşimlerin, görsel ve işitsel imgelerin bir aradalığının onları üreten, deneyimleyen ve dönüştüren insanlar açısından taşıdıkları anlamları araştırıyor.
384.30 ₺