-
-
-
-
Dünyanın Üç Yüzü
Mustafa Ulusoy, Dünyanın Üç Yüzü’nde kaleme aldığı yazılarla insanın dünyayla kurduğu temasına ayna tutuyor. Bunu yaparken de kimi zaman bir film ya da roman karakterinin analizini, aşağıya sarkıtılan bir ip misali benliğimizin derinliklerine uzatıyor. Dünyanın üç yüzü vardı. Biri kendine bakan, diğeri ise Yaratıcı’nın sonsuz isimlerine ve ahirete bakan. Kendine bakan yüzü asıktı, elem ve keder verici. Çünkü gelip geçiciydi. Dokunduğumuz an solan bir çiçekti sanki. Yakalayıp sevmek için can attığımız bir kelebek gibi. Yakalaya yazdığımız anda uçup gidiveren. Ne dokunmamak mümkündü ona ne de solmasına razı olmak. İki arada bir deredeydik. Bir buz sarkıtının ucunda donarak asılı kalmış bir su damlası nasıl güneşi özlüyorsa; dünyanın üçüncü yüzünde asılı kalmış varlığımız da öyle özlüyordu dünyanın birinci ve ikinci yüzünü. Üçüncü yüze hikmetin güneşi doğmuştu... Bu yüz olmasaydı, her şey berhava olurdu.
251.85 ₺ -
Hayat Apartmanı
26 Kasım perşembe akşamı. Saat, 20.58-21.33 arası. Hayat Apartmanı’nın önünde esrarengiz bir genç kız beliriyor. Üstünde okul üniforması var. Görünüşü biraz ürkütücü, biraz tekinsiz; sanki başka bir dünyaya ait. Hayat Apartmanı’nın kilidi bozuk kapısından bir hayalet gibi içeri süzülüyor. Issız ve karanlık merdivenlerden ağır ağır çıkmaya başlıyor. Kızın attığı her adımda bir sır açığa çıkıyor, her adımında biri ölüme daha da yaklaşıyor. Dünyanın dört bir yanına saçılmış hayatlar bir noktada birleşiyor. Hırsız Mülayim Fikirtepe’deki gecekondusunda esrarın dibine vuruyor. Selma buğulu gözlerini televizyona dikmiş, kulağı kapıda bekliyor. Londra uçağındaki Kardiyolog Murat Bey, Avrupalı meslektaşlarına yapacağı etkileyici konuşmanın hayaline dalıyor. Müküslü Ramazan rüyasında ak sakallı bir dede görüyor. Küçücük bir iyilik bütün dengeleri değiştiriyor. Halepli Muhammed, Kilis’teki evinde eskiden yaşayanların hikâyesini merak ediyor. Ünlü müteahhit Mehmet Göğebakan, yakın gözlüğünü elinde evirip çevirirken artık yaşlandığını idrak ediyor. Dursun spor salonunda yüz yirmi kilo ağırlığı kaldırıyor, salonda bir alkış kopuyor. Numan, New York’ta, Lafayette Caddesi’ne yürüyüp gözdesi olan Madison Square Park’a ulaşıyor. Tarihçi Kâmil seyrettiği Into The Wild filmini tam o sahnede durduruyor. Daha birçok hayat tam o anda, Mualla Hanım’ın ömrünün son anında birbirine mühürleniyor. Mualla Hanım, evinin salonunda yerde yatarken, tiz bir kahkaha ile neye uğradığını şaşırıyor. Kara kaşlı, kara gözlü, buğday tenli, dünya güzeli Cemile buz gibi bir sesle fısıldıyor: “Ölümün benim elimden olacak.”
251.85 ₺ -
Anlatının Krizi
“Bugün herkesin ağzında bir ‘anlatı’ lafıdır gidiyor. Oysa anlatı enflasyonu paradoksal olarak bir anlatı krizine işaret ediyor. Tüm bu storytelling yaygarasının ortasında, kendini anlam ve istikamet eksikliğiyle açığa vuran bir anlatı boşluğu hüküm sürüyor.” Anlatılar bizi birbirimize kenetleyen bağları üretir; topluluk oluşturur, olumsallığı ortadan kaldırır ve bizi varlığa demirler. Ancak her şeyin keyfi ve gelişigüzel hale geldiği çağdaş enformasyon toplumunda, hikâye anlatıcılığı hikâye satıcılığına dönüşmekte ve anlatılar bağlayıcı güçlerini yitirmektedir. Hikâye anlatıcılığı, anlatı ortaklıklarının aksine, sadece geçici bir topluluk ortaya çıkarır, bu da olsa olsa tüketiciler topluluğudur. Hiçbir storytelling, birbirimize hikâyeler anlatmak için etrafında toplandığımız ateşi yeniden alevlendiremez. O ateş çoktan söndü. Onun yerine artık dijital ekranlar var ama o da insanları birleştirmekten ziyade ayırıyor. Hikâye anlatıcılığı yoluyla kapitalizm anlatıya el koyar: Hikâyeleri satar. Böylece anlatılar paylaşılan bir deneyim olmaktan çıkıp çağımızın patolojik bir fenomenine dönüşürler. Çağdaş toplumun en tanınmış kültür kuramcılarından biri olan Byung-Chul Han, bu dönüşümü keskin bir kavrayış ve ustalıkla inceliyor.
209.30 ₺ -
Evrene Hoş Geldin
Günümüzün önde gelen üç astrofizikçisi Neil deGrasse Tyson, Michael A. Strauss ve J. Richard Gott’un Princeton’da birlikte verdikleri meşhur Astronomiye Giriş dersinden esinlenen bu kitap, size üç rehber eşliğinde eşsiz bir astrofizik yolculuğu vadediyor. Gezegenler, yıldızlar ve galaksilerden karadeliklere, solucan deliklerine ve zamanda yolculuğa kadar her şeyi kuşatan nefes kesen bir yolculuk bu... Astrofizikteki son gelişme ve keşifleri açıklayan bilgilendirici ve bir o kadar da keyifli anlatımı, sizi güneş sistemimizden alıp uzayın en ücra sınırlarına götürüyor. Yıldızlar nasıl doğar ve ölür? Plüton gezegen statüsünü niçin kaybetti? Evrenin başka yerlerinde zeki yaşam olasılıkları nelerdir? Dahası, evren nasıl bir başlangıca sahip, neden genişliyor ve genişlemesi neden giderek artıyor? Evrenimiz tek başına mı yoksa sonsuz bir çoklu evrenin parçası mı? Bu ve daha pek çok soruya yanıt veren yazarlar, evrenin işleyişine dair bilgilerle gözlerinizi adeta kozmosun harikalarına açıyor. Geniş kapsamı ve çarpıcı renkli resimleriyle Evrene Hoş Geldin: Bir Astrofizik Yolculuğu, öğrenci, öğretmen, sıradan bir vatandaş, bilim insanı ya da bilim meraklısı olsun evrenimizi en iyi şekilde tanımaya hevesli ve tıpkı bir astrofizikçi gibi düşünmeyi öğrenmek isteyen herkes için ideal bir kitap. “Kitabın kapsamı muazzam. Temel bilgilerle (evrenin büyüklüğü ve ölçeği) başlıyor ve Einstein, genel görelilik ve evrenin akıbeti üzerine bir tartışmayla sona eriyor… En güçlü yanıysa yazarların böyle bir konuyu sohbet havasında yazma becerileri.” —Air & Space Magazine “Okurlar bu canlı ve eğlenceli kitapta büyük fikirlerin tadına varacaklar.” —Robert P. Kirshner, The Extravagant Universe kitabının yazarı
538.30 ₺ -
Gazzedeki Işık
“Filistinlinin gözleri yok mu? Bir Filistinlinin elleri, organları, duyuları, duyguları yok mu? Bize iğne batırsanız kanımız akmaz mı? Bizi gıdıklarsanız gülmez miyiz? Bizi zehirlerseniz ölmez miyiz?” “Dünyanın en büyük açık hava hapishanesi” Gazze, yıllardır İsrail’in kuşatması ve zulmü altında. İki yüz bin mültecinin evlerinden sürülüp dar bir şeride sıkıştırılmasıyla iki milyondan fazla Filistinlinin yaşadığı Gazze Şeridi ise dünyanın en yoğun nüfuslu bölgelerinden. Filistinli yazarlar ile akademisyenlerin kendi yaşam hikâyelerinden, denemelerinden, şiirlerinden ve makalelerinden oluşan Gazze’deki Işık, İsrail’in işgali ve zulmü altında yaşayan Filistinlilerin nasıl katledildiklerini, kendilerinin ve evlerinin nasıl hedef alınarak bombalandığını gözler önüne seriyor. Gazze’deki Işık, İsrail’in yıllarca Filistinlilere yaşattığı zulme; mülteci kamplarında, cezaevlerinde yaptığı işkencelere, hapishanelerdeki dayanılmaz koşullara değinerek geçmişte ve günümüzde yaşanan siyasi gelişmelere, tarihi anlaşmalara ve diğer ülkelerin Filistin sorununa nasıl baktığına şahitliklerle ışık tutarken Nekbe, Birinci İntifada ve İkinci İntifada gibi birçok önemli kilometre taşını okuyucuya sunuyor. Bunu yaparken de boğazda büyük bir yumru oluşturan o soruyu tekrar düşündürüyor: “Dünyanın hayatlarımızı önemsemesi için daha kaç Filistinlinin katledilmesi gerekiyor?”
294.00 ₺ -
Çağdaş Fizik Düşüncesi
0. yüzyılın ilk yarısı fizik tarihindeki en hararetli tartışmalara sahne olmuştu; fizikçilerin bir araya gelip çarpışan yeni teorileri tartıştıkları mecralar elbette vardı ancak bu mecralar arasında Fransız Felsefe Cemiyeti öne çıkıyordu, çünkü bu cemiyetin toplantılarına sadece fizikçiler ve matematikçiler değil, dönemin önde gelen filozofları ve hatta şairler bile katılabiliyordu. Dolayısıyla fizikçi, matematikçi, filozof ve şair aynı masa etrafında yeni sunulan bir teoriyi tartışabiliyordu. Bu teorilerin etkisi günümüze kadar devam ettiyse belki de en önemli etken böyle bir tartışma ortamı bulabilmiş olmalarıydı. Görelilik Kuramı ve Kuantum Mekaniği gibi dünyamızı kökten değiştiren meselelerin tartışıldığı bu toplantılar, son yüzyılın bilim ve teknolojisini anlamak için kritik bir öneme sahip.
149.80 ₺ -
Okul Çağı Çocuğu
Okulöncesi dönemde zihinsel gelişim yönünden henüz sezgisel düşünme evresinde bulunan çocuk, ilkokul çağına geldiğinde soyut kavramları anlamaya, özel bir öğrenme durumundan yola çıkarak genellemeler yapmaya, yeteneklerinin ve sınırlılıklarının farkına varmaya başlar. Bütün bu değişim ve gelişimin sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesi, büyük ölçüde çocuğa hazırlanan yakın çevre koşullarına, ona tanınan fırsatlara, benlik değeri adına atılan olumlu tohumlara, evde ve okulda sunulan sağlıklı etkileşim ortamına bağlıdır. Elinizdeki kitap, okul çağı çocuğunun sağlıklı gelişimi için ana-baba ve öğretmenlere gerekli tüm bilgileri vermeyi amaçlamaktadır.
300.00 ₺ -
Dervişin Aklı
Bu kitapta, okulu olmayan Akçapınar köyünden bilge bir babanın inancıyla yola çıkarak okumaya başlamış, öğrenci olarak girdiği İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Fakültesi’nde profesör olmuş, Berkeley’deki Kaliforniya Üniversitesi’nde üç yıl araştırmalar yapmış ve dersler vermiş, sonrasında Türkiye’ye dönüp mezun olduğu fakültede dokuz yıl dekanlık yapmış dostum Ahmet Dervişoğlu’yla sohbet ettim. Ama bu sohbetlerin amacı, Ahmet Dervişoğlu’nun akademik başarılarından çok, değerlerini, yaşama bakış tarzını, insan sevgisini sizlere aktarmaktı. Bugün seksen yaşında olsa da, içindeki çocuğu dipdiri korumayı başarmış, gözleri ışıl ışıl bakan bir insandan öğrenilecek bir şeyler olmalı, diye düşündüm. Sohbetimizden üniversite öğrencileri, öğretmenler, yöneticiler ve anne-babaların yararlanacağına inanıyorum. Benim aldığım keyfi, umarım siz de alırsınız.
360.00 ₺ -
Damdan Düşen Psikolog
Afrika kabilelerinden birinde bir bebek doğduğunda kabilenin kadınları hep birlikte ormana çekilir, o bebeğe bir şarkı yaparlarmış. Dikkatle gözlemledikleri bebeğin karakteristik özelliklerini ve gücünü ona anlatan bir şarkı… Sonra, çok sonra bir gün, hayatla başa çıkmakta zorlanıp da kolu kanadı kırılacak olursa o şarkıyı, yani kendini hatırlasın diye, Afrikalı bebek o şarkıyı dinleyerek büyürmüş… Günün birinde o şarkıyı tekrarlayamayacak kadar kendine inancını yitirdiğinde, onu tanıyan biri ona şarkısını çalarmış ıslıkla. Kendini, gücünü, öz halini hatırlar, kendine gelirmiş… Doğan Cüceloğlu aramızda bir ıslık gibi dolaşıyor… Kendi şarkısına gelince… Gizlisiz saklısız anlattı bütün hayatını. Bu kitap, damdan düşen doktoralı bir psikoloğun, düştüğü yerden doğrulurken kendine mırıldandığı şarkısının gözyaşı ve kahkaha dolu öyküsü…
576.00 ₺ -
Zaman Bisikleti
Yüz bin yıl öncesinden iki kardeş: Çuka ile Anin... Yüz bin yıl sonra bugün, yine iki kardeş: Yağmur ile Damla... Ve yolcularını geçmişe götürebilen mucizevi bir bisiklet! Çocuk edebiyatının yaratıcı kalemi Bilgin Adalı'nın kendine özgü üslubuyla hayat bulan serüven dolu bir roman! Yağmur ile Damla, eski çağlara gidip gelebilen bir zaman bisikleti icat ederler. Üstelik bu heyecan dolu macerada babaları da onlara eşlik eder. Bu yolculuklardan birinde, günümüzden tam yüz bin yıl öncesinde, Antalya'daki Karain Mağarası'nın yakınında dururlar ve orada bugünkü insanların ataları olan ilk insanları görürler. Gördükleri şeylerden kimsenin akıl edemeyeceği sonuçlar çıkarıp yeni buluşlar yapmaya çalışan Çuka ile Anin de o insanlardandır.
172.50 ₺ -
Salerno Tıp Okulu
Avrupa’nın “karanlık” olarak nitelendirdiği Orta Çağ, İslam uygarlığı için aksine “aydınlık” bir devir olarak tarihte yerini almıştır. Bu çağda özellikle tıp bilimi alanında önemli gelişmeler kaydeden İslam medeniyeti, Müslüman hekimlerin ürettiği eserler ve tıp uygulamaları ile hem Doğu hem de Batı’da son derece etkili olmuştur. İtalya’da kurulan Salerno Tıp Okulu da bu dönemde, temellerini İslam tıbbının oluşturduğu ve İslam tıbbının engin bilgilerinin Batı’ya aktarılmasında aracı vazifesi gören bir tıp okulu olarak ön plana çıkmaktadır. Salerno Tıp Okulu: Orta Çağ’da İslam Tıbbının Batı Tıbbına Etkisi adlı bu çalışma da Salerno Tıp Okulu’nda eğitim veren ve eğitim alan tıp bilim adamları, bunların üretmiş oldukları bilimsel eserler ve klinik çalışmalar, okulun eğitim müfredatları gibi konular etrafında esasen İslam tıbbının bu oluşumdaki katkısını gözler önüne sermektedir. Burada Afrikalı Konstantin gibi Doğu kökenli çevirmenlerin özellikle İbn Sînâ gibi önemli Müslüman hekimlerin eserlerini Latinceye tercüme etmesi, İslam tıbbında uygulanan ileri klinik tedavi yöntemlerinin Salerno Tıp Okulu aracılığıyla Batı tıbbında da uygulanmasını sağlamıştır. Böylece İslam medeniyeti, tıp alanına yaptığı bu büyük katkılarla, Batı’nın karanlık Orta Çağ’ını da aydınlatmıştır.
146.30 ₺ -
Zırh ve Yemin
Güç, sadakat ve onur üzerine kurulan şövalyelik, kılıç şakırtıları, zırhların parıltısı ve turnuva meydanlarındaki düellolardan ibaret değildi. Güçlü bir ideolojiye, katı kurallara ve kendine özgü bir eğitim sistemine sahip bu kurum, yüzyıllar boyunca Avrupa toplumlarının askerî, siyasî, sosyal ve kültürel yapısını şekillendirdi. Zırh ve Yemin: Ortaçağ’da Şövalye Olmak, Ortaçağ boyunca şövalyeliğin nasıl şekillendiğini, eğitim süreçlerini ve savaş meydanlarında olduğu kadar edebî eserlerde nasıl idealize edildiğini ele alıyor. Feodal düzenin, dinî kurumların ve toplumsal hiyerarşinin şövalyelik üzerindeki etkisini titizlikle incelerken, tarihî gerçeklerle efsanelerin nasıl iç içe geçtiğini gözler önüne seriyor. Şövalyeliği hem bir savaş kurumu hem de bir kültürel miras olarak ele alan bu çalışma, Ortaçağ tarihine, askerî stratejilere ve şövalyelik geleneğinin bıraktığı izlere ilgi duyanlar için kapsamlı bir kaynak niteliğinde. Elinizdeki kitap, Ortaçağ’ın sisi arasından yükselen şövalyelerin yolculuğuna eşlik etmek, onların savaş meydanlarından kalelerin taş avlularına, turnuva alanlarından büyük destanlara kadar uzanan serüvenine tanıklık etmek isteyenlere bir kapı aralıyor.
223.30 ₺ -
Haçlı Seferleri
Haçlı seferleri tarihine dair çalışmalarıyla tanınan İngiliz tarihçi Jonathan Riley-Smith’in (1938-2016) klasikleşmiş eseri Haçlı Seferleri, Susanna A. Throop’un katkılarıyla yepyeni ve güncel bir tartışma alanına davet ediyor okurunu. Ortaçağ’ın en önemli ve karmaşık olgularından birini ele alırken, vurucu bir soruyla başlıyoruz okumaya: “Haçlı seferleri ne zaman sona erdi?” Haçlı Seferleri, bu yerleşmiş geleneğin yalnızca Ortaçağ’daki etkilerini değil, 21. yüzyılda nasıl modern şiddet biçimlerinin temellerini attığını da analiz ederek, konuyu bugün hâlâ geçerli olan bir tartışma alanına dönüştüren, aynı zamanda akademik dünyada zaman içinde gelişen önemli bir araştırma alanının kapılarını aralayan bir başyapıt. Riley-Smith ve Throop’un bu eseri, Haçlı seferlerini kutsal savaşın ötesinde, tüm Avrupa’yı şekillendiren bir hareket olarak sunuyor. Seferlerin yalnızca askerî çatışmalarla sınırlı olmadığını, aynı zamanda dinî, kültürel ve siyasi bir fenomen olarak dünya tarihindeki ve günümüzde devam eden etkisini de vurguluyor; tarih, toplumsal yapılar ve dinî şiddet arasındaki derin ilişkiyi inceliyor. Haçlı seferlerinin bir yandan “homojenleştirici”, diğer yandan “parçalayıcı” bir güç olarak dünya çapında nasıl etkiler yarattığını gözler önüne seriyor. Güncellenmiş terminolojisi, genişletilmiş bölümleri, pek çok harita, çeşitli kavramların ve kişilerin anlatımlarını ihtiva eden metin kutuları ve görsellerle dolu bu kitap hem öğrencilere ve araştırmacılara dönemin karmaşık tarihini daha anlaşılır kılmayı hedefliyor, hem de bin yıl önce başlayan bu savaşların tarihî ve ideolojik boyutlarını keşfederken, etkilerinin günümüze kadar sürdüğünü ve bir hareket olarak hiç durmadığını; farklı dönemlerde, farklı coğrafyalarda nasıl evrildiğini ve modern dünyada hâlâ nasıl kullanıldığını göstererek meseleye yeni bir açıdan bakma imkânı sunuyor. “Geç dönem Ortaçağ hümanistlerinin, Haçlı seferlerini medenî Avrupalılar ile barbar Osmanlılar arasındaki bir çatışma olarak gören anlayışı, zamanla dönüşerek, Haçlı Seferleri’nin aslında tüm taraflar için ‘medeniyetin ilerlemesine’ hizmet ettiği fikrine evrilmiştir.”
559.30 ₺ -
Yolun Öteki Yüzü 2 Cilt
Evliya Çelebi Çalışmaları Merkezi ile Ketebe Yayınları’nın uzun süreli ortak proje çalışmalarının ilk ürünü olarak ortaya çıkan bu kitap, seyahat tarihi ve kültürüne dair farklı dönemleri, coğrafyaları ve temaları disiplinlerarası bir yaklaşımla ele alıyor. Kitabı oluşturan bölümler kadın seyyahların gözlemlerinden modernleşme süreçlerine, kolera salgınları sırasında yazılan notlardan diplomatik seyahatlerin siyasi arka planlarına, tasavvufi yolculuklardan Antik ve Ortaçağ seyyahlarının etnografik tasvirlerine kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Birinci cilt, 19. yüzyıl hac yolculuklarının kozmopolit liman şehirleriyle kurduğu temaslardan doğan kültürel gerilimleri incelerken, modernleşme sürecinde hacı ve seyyah kimliklerinin nasıl iç içe geçtiğini gözler önüne seriyor. Türk ve İranlı aydınların Avrupa seyahatleri, bu karşılaşmaların modern dünyada doğurduğu yeni seyahat anlayışını tartışmaya açıyor. Osmanlı-İran sınırında yapılan saha araştırmaları ve diplomatik belgeler, seyahatin bir idare ve siyaset aracı hâline gelişini gösterirken; İkinci Dünya Savaşı öncesinde Türk basın heyetinin Fransa gezisi, modern çağda seyahatin bir propaganda unsuru olarak nasıl kullanıldığını çarpıcı örneklerle ortaya koyuyor. Edebî boyutu ise ayrı bir zenginlik sunuyor: Nâbî’nin Tuhfetü’l-Harameyn’deki Kâbe tasvirlerinden denizaşırı yolculukların fantastik anlatılarına, klasik Osmanlı metinlerinde kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırlar inceleniyor. Acâib ve garâib hikâyeler, rüya sahneleri ve manzum pasajlarla seyahat yazılarının nasıl edebî bir yapıya büründüğü gösteriliyor. Tasavvufi menâkıbnâmelerde şeyhlerin irşat yolculukları, ilmî seyahatlerde ulemanın dolaşım ağları, mecmualardaki kişisel seyahat notları... Hepsi, bireysel hafızanın ve ruhani tecrübenin Osmanlı kültüründe nasıl bir yer tuttuğunu ortaya çıkarıyor. Farklı coğrafyalar arasında kurulan bağlantılar, Anadolu’dan Mekke’ye uzanan güzergâhların haritaları, Fas’tan Avrupa’ya ve İran’a kadar geniş bir yelpazede kaleme alınmış gözlemlerle birleşerek, bu cildi seyahat deneyiminin tarihsel ve kültürel çeşitliliğini keşfetmek isteyenler için vazgeçilmez kılıyor. İkinci cilt Antikçağ’dan modern çağa uzanan geniş bir zaman diliminde seyahatin kültürel, siyasi ve entelektüel boyutlarını çok katmanlı bir perspektifle inceliyor. Diplomatik yazışmalardan bireysel keşiflere, ilmî seyahatlerden misyonerlik faaliyetlerine, edebî ve felsefi anlatılardan oryantalist tasavvurlara kadar uzanan çalışmalar; Avrupa, Asya ve Afrika ekseninde kültürel etkileşimlerin ve bilgi transferinin izini sürüyor. Mimarlık tarihi, bilim tarihi, dinî temaslar ve anlatı kuramı gibi farklı disiplinleri buluşturan yazılar, seyyahların gözlemleri üzerinden dönemin siyasi yapılarından toplumsal normlara, kültürel değerlerden bilimsel gelişmelere kadar pek çok boyutu tartışmaya açıyor. Seyahatnamelerin yalnızca bireysel deneyimlerin değil, aynı zamanda diplomatik ilişkilerin ve entelektüel aktarımın bir parçası olduğunu gösteren örnekler, Habsburg-Osmanlı ilişkileri çerçevesinde yürütülen projelerden Haçlı kroniklerine kadar uzanan bir yelpazeyi kapsıyor. Kadın seyyahların masal derlemelerinden bilimsel keşiflere kadar uzanan katkıları, oryantalist metinlerin zihin dünyasıyla birlikte inceleniyor. Heinrich Barth gibi araştırmacıların Afrika’daki keşiflerinden, İtalyan âlimlerin İber Yarımadası’ndaki tercüme faaliyetlerine; misyonerlerin Asya ve Anadolu’daki gözlemlerinden, Yevgeni Markov ve Sir Henry Layard gibi isimlerin doğuya dair tasvirlerine kadar farklı örnekler, seyahatin hem bilgi dolaşımındaki hem de kültürel temsil süreçlerindeki belirleyici rolünü ortaya koyuyor. İstanbul’dan Orta Asya’ya, Kuzey Afrika’dan Çin’e uzanan güzergâhlarda yapılan yolculuklar; şehirler, toplumlar, mimari anıtlar ve gelenekler üzerine zengin bir birikim sunuyor. Bu cilt, seyahatin coğrafi bir hareketliliğin ötesinde metinle inşa edilen bir anlatı olduğuna işaret ederek, farklı dönemlerin zihniyet dünyasını ve kültürel hafızanın oluşum süreçlerini yeniden düşünmeye davet ediyor.
740.60 ₺ -
Tekil Nesneler
Bir tekil nesne nedir? Tuhaf bir şey, bir tür göktaşı, tek bir noktada toplanmış, hiçbir şeyle değiş tokuş edilemeyen bir mutlak. Bir fikir olabilir, bir bina olabilir, bir renk, bir duygu, bir insan olabilir. Daima tekilliğidir onu tehlikeye atan. Kültürün medyatikleşmesi ve globalleşmesi, değerlerin değersizleşmesi ve yalnızca kanılardan oluşan bir düşüncenin genelleşmesi karşısında, tekil nesneler hâlâ nerede bulunabilir? Nasıl tanımlanabilir, yaratılabilir, korunabilir, tanınabilirler? Söyleşilerini işte bu tema etrafında örüyor Jean Nouvel ve Jean Baudrillard. Mimar ve filozof. Çağımızı ilgilendiren başka temel, yakıcı sorunlara da değiniyorlar. Ütopyacı ruhu hortlatarak geleceğin şehrini hayal ediyorlar. Saydamlık ideali ya da ideolojisinin, siyasetten mimarlığa, hemen her alana nasıl yavaş yavaş nüfuz ettiğini soruşturuyorlar. Ve kadim mesele: özgür olmanın zorluğu.
188.30 ₺ -
Altın Beyitler Ciltli
Sanman taleb-i devlet ü câh etmeğe geldik Biz âleme bir yâr için âh etmeğe geldik Yenişehirli Avni Bey Berceste beyitlerin, kültürümüzde ve Divan edebiyatında yeri büyüktür. Divan edebiyatında derin manaları içeren bu beyitler hattatlar tarafından da meşk edilegelmiştir. Hattat Mehmet Özçey’ın celi sülüs ve celi nesih hat türleriyle kaleme alıp levhalarını zer-endûd tekniğiyle hazırladığı, Cemal Kurnaz’ın ise günümüz Türkçesine aktarıp şerh ettiği Altın Beyitler, Divan edebiyatının güzide berceste beyitlerinden oluşmaktadır. Kültürümüzde önemli bir yere sahip olan ve her biri altın değerindeki bu beyitler, hat sanatının estetik diliyle sanatseverlerle buluşuyor.
2799.30 ₺ -
Altın Beyitler
Sanman taleb-i devlet ü câh etmeğe geldik Biz âleme bir yâr için âh etmeğe geldik Yenişehirli Avni Bey Berceste beyitlerin, kültürümüzde ve Divan edebiyatında yeri büyüktür. Divan edebiyatında derin manaları içeren bu beyitler hattatlar tarafından da meşk edilegelmiştir. Hattat Mehmet Özçey’ın celi sülüs ve celi nesih hat türleriyle kaleme alıp levhalarını zer-endûd tekniğiyle hazırladığı, Cemal Kurnaz’ın ise günümüz Türkçesine aktarıp şerh ettiği Altın Beyitler, Divan edebiyatının güzide berceste beyitlerinden oluşmaktadır. Kültürümüzde önemli bir yere sahip olan ve her biri altın değerindeki bu beyitler, hat sanatının estetik diliyle sanatseverlerle buluşuyor.
1399.30 ₺ -
Batı Literatüründe İslam Araştırmaları 4 Cilt
İslâm’a dair Batı’da üretilen bilgi tarihî olarak sabit, yekpare ve tarafsız bir alan olmaktan ziyade, farklı dönemlerde değişen dinî, entelektüel ve siyasi saiklerle şekillenmiş çok katmanlı bir fikrî mirası temsil eder. Erken dönemlerde polemik ve reddiye diliyle kurulan bu ilgi, zamanla metinlere yönelen filolojik okumalarla derinleşmiş; modern dönemde ise üniversiteler, akademik dergiler ve disipliner uzmanlaşmalar aracılığıyla kurumsal bir nitelik kazanmıştır. Bu uzun tarihî seyir boyunca Batı’da İslâm araştırmaları, İslâm’ı anlama çabasının ötesinde Batı’nın kendi entelektüel önceliklerini, bilgi anlayışını ve güç ilişkilerini de yansıtan bir alan olarak gelişmiştir. Türkiye’de bu geniş literatürle temas çoğu zaman parça parça, belirli isimler, eserler ya da disiplinlerle sınırlı kalmış; ülke bazlı kurumsal gelenekler ile disipliner gelişmelerin birlikte ele alındığı bütüncül çalışmaların sayısı yeterli seviyeye ulaşamamıştır. Elinizdeki dört ciltlik çalışma, bu ihtiyaca cevap vermeyi amaçlayarak, Batı literatüründe İslâm araştırmalarının yaklaşık on üç asırlık seyrini, erken dönemdeki teolojik-polemik mirastan filolojik-eleştirel oryantalizme, oradan da Müslüman araştırmacıların etkin katkılarıyla şekillenen post-oryantalist evreye uzanan çizgide bütüncül biçimde ele alıyor. Çalışmanın giriş bölümü reddiyeler geleneğini, Aydınlanma’nın akıl ve eleştiri vurgusuyla gelişen filolojik tarih yazımını, sömürgecilikle iç içe kurumsallaşan oryantalist bilgi üretimini ve nihayet post-oryantalist dönemde ortaya çıkan çoğulcu akademik yönelimleri dönemlendiren kapsamlı bir çerçeve sunuyor. I. cilt (“Ülkeler”), Batılı ülkelerde Almanya’dan ABD’ye ve İsrail’e uzanan hat üzerinde İslâm araştırmalarının tarihsel gelişimini, önde gelen isimleri, kurumları, yayınevlerini, süreli yayınları ve güncel yönelimleriyle ayrıntılı biçimde inceliyor. II., III. ve IV. ciltler (“Disiplinler I-II-III”) ise Kur’ân, tefsir, hadis ve fıkıhtan felsefe, kelâm, mezhepler, tasavvuf ve din sosyolojisine; İslâm tarihi, arkeoloji, dil-edebiyat, sanat ve musikîye kadar başlıca alt alanları tematik dosyalar, yöntem tartışmaları, ülke örnekleri ve bibliyografik katkılarla işliyor. Alanlarında yetkin 74 ismin katkı sunduğu, 76 bölümden oluşan Batı Literatüründe İslâm Araştırmaları, dağınık literatürü görünür kılarak Türk akademisine güncel bir başvuru zemini sunmayı hedefliyor. Bazı coğrafi ve disipliner sınırlılıklar not edilmekle birlikte, ülke incelemeleri ile disipliner okumaları aynı çatı altında birleştiren çalışma, özgün niteliği ve kapsamı bakımından Türkiye’de Batılı İslâm araştırmalarına yönelik hazırlanmış en geniş muhtevalı müracaat metni olup, alanın genel seyrine dair güvenilir ve akademik bir referans niteliğinde.
1189.30 ₺ -
Peygamberimiz Bugün Yaşasaydı
Peygamberimiz bugün aramızda olsaydı, modern dünyanın karmaşasında adımları nasıl yankılanır ve gündelik telaşlarımıza nasıl dokunurdu hiç düşündünüz mü? Bu içten anlatı, O’nun zamansız öğretilerini bugünün kalbine taşıyarak hayatınıza rehberlik edecek zarif bir farkındalık kapısı aralıyor.
187.60 ₺ -
Hazreti Ali Cenkleri
Hazret-i Ali Cenkleri, Türk destanları arasında en çok okunan, herkesçe bilinen ve sevilen büyük eserlerin başında gelir. Sözlü kültür ürünü bu metinler, halkımızın tarih bilincini, din algısını ve ideal insan tasavvurunu kuşaktan kuşağa aktarmıştır. Türk kültürünün İslamiyet’le kurduğu derin ve kalıcı bağı bütün canlılığıyla sergileyen bu cenkler, destan geleneğimizin İslami dönemdeki sürekliliğini de gözler önüne serer. Hazret-i Ali’nin kahramanlığı ve bilgeliği, toplumun din, yiğitlik ve düzen anlayışını kurucu bir hafıza olarak nesiller boyu canlı tutar. Dünya tarihinde hem cengaverliği hem âlimliğiyle iz bırakan Hazret-i Ali, Hazret-i Peygamber’in himayesinde yüzlerce kaleyi fetheder; Arabistan ve çevresinden İran ve Türkistan’a kadar geniş bir coğrafyada İslamiyet’i yayar, tabiatüstü varlıklarla büyük bir azimle mücadele eder. Hazret-i Ali Cenkleri’ni yeniden dolaşıma sokmayı amaçlayan, titizlikle yürütülmüş bu edisyon, Prof. Dr. Necati Demir ve Prof. Dr. Mehmet Dursun Erdem’in uzun yıllara yayılan alan ve kütüphane çalışmalarına dayanan derinlikli bir çalışmadır. Eser hazırlanırken çok sayıda yazma nüsha büyük bir dikkatle taranmış ve karşılaştırılmış; bu kıymetli malzeme içinden metni en sağlam, en geniş haliyle muhafaza eden nüsha esas alınmıştır. Eski Türkiye Türkçesinin kendine has özellikleri özenle korunarak yeni yazıya aktarılan bu edisyonda, dil yapısına ve anlatım özelliklerine müdahale edilmeden ilmî ölçüler gözetilmiştir. Anadolu’da Türkçe ile kaleme alınan ilk eserler arasında bulunan Hazret-i Ali Cenkleri, Türkçenin kök metinleri arasında çok önemli bir yere sahiptir.
680.40 ₺ -
Uykunun Şifalı Gücü
Uyku biliminde gelinen en son nokta ve zaman testine tutulmuş tekniklerle herkes sağlıklı bir uykuya kavuşacak. Eğer uyku problemlerinizin sona ermesini istiyorsanız internet tavsiyeleri ve püf noktaları işinizi görmeyecektir. Uykunuzda neler olup bittiğini önce gerçekten anlamanız gerekiyor: Sorun nerede ve bunu nasıl çözeriz? Uykunun Şifalı Gücü ile uyku konusunda kendinizi keşfedecek ve hayat tarzınıza uyacak tekniklerle donatılacaksınız. Sahadaki 24 yıllık tecrübesiyle nörolog ve uyku uzmanı W. Chris Winter size yardım edecek. Uyku nasıl işler? Yemek, ışık ve diğer aktiviteler prosese nasıl yardımcı olur ya da engel olur? Neden uyku hapları yanlış anlaşılıyor ve yanlış kullanılıyor? Onlar olmadan uykunuzu nasıl iyileştirebilirsiniz?
132.30 ₺ -
Alerji için Çözüm
ALERJİ HAKKINDA GİZLİ KALMIŞ, ŞAŞIRTICI GERÇEKLERİ KEŞFEDİN VE ETKİLİ YÖNTEMLERLE ÜSTESİNDEN GELİN Dünya 50 yıl önce böyle bir yer değildi. Değişen hayat, alerji salgınını da beraberinde getirdi. Bugün geleneksel tıp sadece semptomları baskılamaktan öteye gidemiyor ve bizi tedavi etmeyen ilaçlara bağımlı hale getiriyor. Dünyanın her yerinden hastaların ziyaret ettiği Dr. Galland ise asıl önemli soruyu soruyor: “Neye alerjiniz var?” değil “Neden alerjiksiniz?” ASTIM NAZAL ALERJİLER SİNÜS ALERJİLERİ MİGREN GİZLİ BESİN ALERJİLERİ SAMAN NEZLESİ
279.30 ₺ -
Gençler İçin Beş Sevgi Dili
Ergenlik çağındaki gençler sosyal, zihinsel ve ruhsal olarak her gün pek çok baskıyla karşılaşıyor ve hayata uyum sağlamakta zorlanıyor. Yine de yaşamlarını ve davranışlarını hâlâ en çok etkileyenler ebeveynleri. İşte Gençler İçin Beş Sevgi Dili de ebeveynlerin bu imkânı en iyi şekilde değerlendirmesi için hazırlanmış, eşsiz içgörüler sunan bir kitap. Uzun yıllar New York Times çok satanlar listesinde yer alan Beş Sevgi Dili’nin dünyaca ünlü yazarı Dr. Gary Chapman, serinin bu kitabında sizi ergen çocuğunuzun dünyasını keşfe çıkarıyor ve gelişim çağında yaşadığı değişimleri fark etmenizi sağlıyor. Chapman’ın günlük hayatta kolayca uygulanabilecek önerileriyle siz de çocuğunuzun sevgi dilini daha iyi anlayıp çatışmaları önleyerek onunla sağlıklı ve doğru bir iletişim kurabilirsiniz. Bu kitapta yer alan pratik ipuçlarıyla Çocuğunuza sevginizi etkin bir şekilde ifade edin. Çocuğunuzun hayatında önem teşkil eden konularda yolunuzu belirleyin. Çocuğunuza koyduğunuz sınırların disiplin ve sorumluluk çerçevesinde olmasını sağlayın. Çocuğunuz başarısız olduğunda sevgi ve desteği eksik etmeyin. Sevmenin ve sevilmenin beş farklı yolunu öğrenerek siz de çocuğunuzun ve ailenizin hayatında yepyeni bir sayfa açabilirsiniz.
280.00 ₺ -
İçimde Susmayan Bir Çocuk Ağlar
Aşkın, inancın ve kaybın sınavını veren iki genç yürek… Evra, resimlerine sakladığı fısıltılarla, gözlerinden düşmeyen hüzünle yaşayan bir genç kızdır. Ensar ise hem kalbinin hem de inancının sesini dinleyen bir delikanlı. Üniversite sıralarında başlayan arkadaşlıkları, kısa sürede kalplerinde sakladıkları büyük bir sırra dönüşür. Ama Evra’nın sert ve hoyrat babası, Ensar’ın ailesinin endişeleri, onları belirsiz bir geleceğin kapısına sürükler. Paris’e uzanan umutlu kaçış planları, içlerinde kapanmayan yaralar ve kaybolan bir evladın acısıyla birleşir. Evra tuvallerinde tek bir acıyı fısıldar: İçimde susmayan bir çocuk ağlar... Kitapları yüz binlerce okur tarafından tekrar tekrar okunan ve tavsiye edilen Ahmed Günbay Yıldız’dan, yürek burkan bir aile dramı ve sevdanın en saf, en kırılgan hâllerini anlatan bir roman.
252.00 ₺ -
Nefis Kalp ve Ruh
Hayat denince, akla ilk gelen biyolojik hayattır. Ama hayat biyolojik hayattan ibaret değildir. Hayata derinlemesine bakınca karşımıza manevi anlamda nefis, kalp ve ruh çıkar. İnsan, manevi anlamda nefis, kalp, ruh ve henüz adı bile konulmamış pek çok kabiliyetlerle dünyaya gelir. Bir ömür boyu bu kabiliyetleri geliştirir. Ya iyi yönde veya kötü yönde geliştirir. Bu kitap insanın hayat mertebelerine odaklı. Manevi bir bakış açısıyla, Kur’an ve Sünnet ışığı altında hayatın, nefsin, kalbin ve ruhun farklı boyutlarını ele aldı. Hayata ve hayatın mertebelerine manevi bir açıdan bakmak, problemlerin çözümü yolunda atılmış ilk adım olsa gerek.
165.00 ₺