-
Kaybederken
Kaybederken, zamanın ve ruhun labirentlerinde kaybolmamak için mücadele eden bir karakterin hikâyesi. En büyük sorusu ise şu: İnsan gerçekten ne zaman kaybeder? Çocukluktan itibaren yenilgilerle sınanan kahramanımız, sorularının cevaplarını 90’lı ve 2000’li yılların sokaklarından yükselen sesler, kaybolmuş hayaller ve yarım kalmış aşklar arasında arıyor. Silvan Alpoğuz’un, bireysel varoluşun toplumsal mücadeleyle kesiştiği alanlarda sivrilen dili, müstehzi edasıyla romanı, Türkiye’nin yakın tarihine dair çarpıcı bir metne dönüştürüyor. Alpoğuz’un ilk romanının yeni baskısı Kaybederken, yazarın üslubunun bir parçası sayılan incelikli ironi, sahici karakter inşası ve çarpıcı kurgu yeteneğinin de daha ilk eserinde ortaya çıktığını ispat ediyor. Ve o, son olarak şunu söylüyor bize: Bazen kaybetmek, kazanmanın ta kendisi olabilir..
209.30 ₺ -
Günlerin Bin Yıllık Mezarı
Zamanın dev bir mezarlığa dönüştüğü çağlarda anılarının ardına düşen Endülüslü bir seyyah, belleğini tazelemenin çarelerini arar. Yolu Belensiye’den Mısır’a, Kızıldeniz’den Beytü’l Cin Adası’na uzanırken hikâye de peşine binlerce yılın efsununu takıp liman kentlerinden çöl geçitlerine, kadim kalelerden varlığından kimsenin haberdar olmadığı esrarengiz topraklara uğrayarak onu izler. Günlerin Bin Yıllık Mezarı, tarihsel gerçeklik ile efsanevi olanın arasındaki ince çizgide; büyük anlatılarla bireysel arayışların birleştiği bir denge kurarak okuyucusunu hem seyahatnamelerin tozlu sayfalarına hem de belleğin anılarla bezeli labirentlerine taşıyor. M. Fatih Kutlubay, zamansız bir anlatıyla insanın belleğe, kimliğe ve geçmişe duyduğu ihtiyacı sorguluyor. Unutmanın ve hatırlamanın kesiştiği noktada okuru sarsıcı bir yolculuğa çağırıyor.
244.30 ₺ -
Ova Mülakatları
Ova Mülakatları, taşrada, o küçük dünyada, kulaktan kulağa hızla yayılan efsanelerin, sözlerin ve güvensizliğin hikâyesi... Hayal kırıklığı, umutlar, vicdan azabı ve yoksulluk ile gittikçe büyüyen ve en nihayetinde de Eşref Kestane’nin kendini bulma ve keşif süreci. Arada kalmaktan nedense mutlu olan ve her şekilde vicdanının sesine kulak veren Eşref, adı ne olursa olsun her şeyiyle ve tastamam bir dilemma sunuyor kendini dinleyenlere. Yabancılaşma ve hoşnutsuzluğun başköşeye yerleştiği bu dilemmada, Eşref’in keşif sürecini kendisi gibi olan küçük insanlar tamamlıyor. Eşref bir gün gidecekti, bunu herkes biliyordu. Ama o küçük insanlar, her yeni gelen kahramanın yolculuğunu tamamlaması için taşrada kalmaya devam edeceklerdi…
209.30 ₺ -
Şair
Şair, 7. yüzyıl Arap coğrafyasında şiirin bir inanma biçimine kelamın ise bir silaha dönüştüğü bir dünyayı anlatıyor. Doğu Roma, Sasani ve Batı Türk imparatorlukları arasında geçen roman, dönemin toplumsal yapısını, kültürel ilişkilerini ve dini dönüşümlerini, şiir merkezli bir çatışma üzerinden ele alıyor. Zeyd ve Tuleyle adındaki iki şair, yazdıkları şiirlerle amansız bir yarışa giriyor. Bu yarış, yalnızca edebi bir rekabet değil; aynı zamanda karakterlerin hayatını belirleyen bir dönüm noktasına dönüşüyor. Yarış sonrası esir düşüp Sasani topraklarına gönderilen Zeyd, farklı kültürlerle karşılaştıkça şiir anlayışını ve inanç dünyasını değişmeye başlıyor. Tuleyle ise şiir aracılığıyla sürekli değişen toplumunda yer edinmeye çalışıyor. Rafet Elçi, şiirin kutsallığını, sözün toplumsal gücünü ve kelimenin değişen kaderini ince detaylarla örerken bireysel hikâyeler üzerinden de bir medeniyetin çözülüşünü resmediyor. Şair, yalnızca Arap Yarımadası’ndaki tarihi bir dönüşümün değil, insanın kelimeyle kurduğu anlam dünyasının da sarsılışını gözler önüne seriyor.
384.30 ₺ -
Satılık Adam
Bir gecede yazdığı Zamanın Efendisi kitabıyla kendisine ait bir rekor kıran Bülent Akyürek, on dört yıllık bir edebî küskünlükten sonra aramıza geri döndü. Uzun hayat mücadelesinin, konferansların, bitmeyen yolların ve ciddi hastalıkların arasında kaleme aldığı Satılık Adam nihayet elden ele, dilden dile, büyük bir ilgiye açılmak üzere. Kendisinin, vatanının ve insanlığın tüm iç çatışmalarının, içe doğru genişleyen zıtlıklarının hikâyesi bu romanda toplanmış. Modern bir epizmenin destanlaştırması olarak, karakterlerin zayıflığını ve alışkanlık zincirlerini Bülent Akyürek’in dilinden okuduğunuzda, romanın gül yaprağı gibi açılıp gönlünüze oturduğunu göreceksiniz. Satılık Adam, büyük acıların sıradan sözlerle geçiştirilemeyecek kadar derin olduğunun güçlü bir hatırlatmasıdır. Bir yaşantının savrulan külleri arasında yirmi beş senedir yazılmaya devam eden bu kitap, en sonunda şunu söylüyor: “Eğer insan, değerinin anlaşılmasını istiyorsa, hayatı boyunca en az bir kez ölmek zorundadır.”
279.30 ₺ -
Kurt Kanunu Eleştirel Baskı
“Kurtlukta düşeni yemek kanundur. Romanın konusu 1926 İzmir Suikastı gibi son derece buhranlı bir devrede geçiyor. Bunun için adını ‘Kurt Kanunu’ koyduk. Kişiyi sosyal çevresi ve bunalımları içinde ele alıyorum. Gerçekten büyük tehlikeler içinde kıstırılmış insanların romanı bu.” İlk yayımlandığı günden bu yana Türk okuru tarafından ilgiyle karşılanan Kurt Kanunu, Türk tarihinin ve siyasetinin en önemli kırılma anlarından biri olan 1926 İzmir Suikastı günlerine uzanır. Okur, roman boyunca suikast girişiminin safahatına, Türk siyasetinin ve devlet adamlarının içine düştüğü drama tanıklık ederken, yakın tarihimizin bu kırılma anında tartışılan hususları; millî zengin yaratma girişimlerini, İttihatçıların tasfiyesini, devlet-toplum ilişkilerini, iktidarın doğasını ve insanın sorumluluğu konusunu Kemal Tahir’in etkileyici üslubu ve usta anlatıcılığı eşliğinde takip eder. Kurt Kanunu’nun bu eleştirel baskısı hazırlanırken romanın 1967-1968 tarihli Ulus gazetesi tefrikası, Bilgi Yayınları tarafından yapılan 1969 tarihli ilk ve 1972 tarihli ikinci baskıları karşılaştırıldı. Nüsha farklılıklarını gösteren ayrıntılı bir liste hazırlandı. Okurun metinle ilişkisini daha derinlikli bir kavrayışa taşıma anlamında metni açan, genişleten, romanın önemini ve yazılış koşullarını ortaya koyan bir dizi çalışma yürütüldü: Yazarın hayatını, yaşadığı dönemin edebî, tarihî-siyasi ve düşünsel bağlamını sunan zengin bir kronoloji çalışmasının yanında, yazarın arşivinden yazılı ve görsel belgelere, Kurt Kanunu’nun yayın serüvenini gösterecek ve okurun romana bugünden bakmasını sağlayacak yazılara da yer verildi. Ketebe Yayınları olarak Kurt Kanunu’nun tüm serencamını kamuya sunan bu eleştirel baskıyı Türk neşriyatına kazandırmış olmakla iftihar ediyoruz.
1715.00 ₺ -
Esrarname
Hasan Aycın Esrârnâme’de, ilk bakışta, bize Keloğlan masalları anlatıyor. Ama ne yazdığı masal, ne de anlattığı, bildiğimiz Keloğlan. O, masal dili ve kurgusuyla bize bizi, insanoğlunu anlatıyor. Saf ve yalın bir Müslüman bakışla insanın iç çatışmalarını, aldanışlarını, tutkularını, arayışlarını anlatıyor; dünyayı ve hayatı yorumluyor. Daha da önemlisi, bunu yaparken geleneksel bir anlatım biçiminin nasıl dönüştürülebileceğini, nasıl yeniden üretilebileceğini, kimi geleneksel ve kültürel öğelerin simgesel değerlerinden yararlanarak nasıl iç içe geçmiş anlam katmanları oluşturulabileceğini büyük bir başarıyla gösteriyor. Kısaca söylersek Esrârnâme, geleneksel masal anlatım biçim ve yöntemlerinden yararlanılarak yazılmış çağdaş bir roman; uzun bir aradan sonra yapılmış yeni bir özgün deneme. Aycın’ın bu denemesinin gereken ilgiyi göreceğini, Esrârnâme’nin Muhayyelât ve A’mâk-ı Hayal gibi tek ü tenha kalmayacağını ummak, her şeye karşın, aşırı bir beklenti olmayacaktır. N. Ahmet Özalp
209.30 ₺ -
Vadilerde Şaşkın Dolaşırlardı
Edebiyatın o asık suratlı sınırlarına, “vize” isteyen akademi duvarlarına ve “roman böyle yazılır” diyen o sıkıcı iğneli fıçılara bir darbe geliyor! Ahmet Ölmez, Akışkan Hayvanlar ile başlattığı şiirsel ayaklanmayı, Miguel de Unamuno’nun Sis’te icat ettiği kuralsız “Nivola” ruhuyla sürdürüyor. Melbourne’den İstanbul kütüphanelerine, oradan da Süleymaniye’nin altındaki gizli dehlizlerden ulaşılan o efsunlu Kalemrû-yı Şairân diyarına gitmeye hazır olun! İçine kar tanesi düştükçe dize kusan bir Kar Kâsesi, her nefesin bir vezne dönüştüğü Recez Köyü ve şiiri “goygoyculuk” sayan Denizköy arasında mekik dokuyan bu anlatı; sahte Sultanü’ş-Şuara Muharrem Büyük’ün kirli tahtını sallarken okuru dördüncü duvarın ötesine fırlatıyor. Kuralları yazarın koyduğu, karakterlerin yazarıyla kavga ettiği bu “agonist” serüvende vizeye yer yok; sadece şiirin o tehlikeli, parlak ve devrimci hakikati var!
188.30 ₺ -
Cuma Günü Uçmayan Kuş
İstanbul’un güvenli ama boğucu rutininden sıyrılan bir gazeteci, kendini tel örgülerin ardındaki kaotik coğrafyada, Halep’in yıkıntılarında bulur. Burası, yaşamın pamuk ipliğine bağlı olduğu, ihanetin ve sadakatin namlunun ucunda yer değiştirdiği bir dünyadır. Samet Doğan, tanıklık ettiği savaşı bir muhabir soğukkanlılığıyla değil, bir romanın kuşatıcı diliyle anlatıyor. Halep Kalesi’nde zafer çayı içme hayaliyle yanıp tutuşan ancak sözünü tutamadan şehit düşen Komutan Ebu Ali’nin yarım kalan hikâyesi; mülteci kampının tozlu çadırında savaşın dehşetini tuvale döken ressam Rîma’nın sessiz çığlığı ve harabeye dönmüş sokaklarda sardalya konserveleriyle hayatta kalmaya çalışan direnişçilerin öyküsü... Devrim umudunun radikalizmin karanlığına, dostluğun şüpheye, şehirlerin enkaz yığınlarına dönüştüğü bu serüvende; yazar sizi bazen bir keskin nişancının hedefindeki sokakta, bazen ise IŞİD tehdidinden kaçarken sığınılan, kan ve ölüm kokan bir ceset kamyonetinin kasasında karşılıyor. - Söyle bakalım, sadece cuma günleri uçmayan kuş hangisidir? - Perşembe günü ölen serçe.
195.30 ₺ -
Tufan Sonrası İlk Ahmakıslatan
“Ali Oturaklı, hatırlama eyleminin ruhunu yakalıyor ve yerellik kavramını yerçekimsiz bir ortama taşıyor.” Güray Süngü “Başka âlemleri birbirine bağlayan rengârenk, efsunlu ve yumruk gibi bir roman!” Kaan Murat Yanık *** Elinizdeki metne bir “roman” demeden önce durup düşünün. Çünkü bu, Unamuno’nun Sis ile başlattığı o put kırıcı geleneğin bir parçası, yani yaşayan bir nivola. Bu kitapta; uzay boşluğunda, gök cismine urganlarla bağlanmış hâlde uyanan ve geçmişin rüyasında kendisini arayan bir adamla tanışacaksınız. O, “Dünya’daki en büyük korkum umuttu” diyerek “Sistem”in soğuk dişlilerine karşı duran, ıstırap yüklü bir agonist. Cam Tufanı ile yerle bir olmuş geçmişten, “soğuk düşüncelerin” egemen olduğu ruhsuz bir geleceğe uzanan bu yolculukta, dördüncü duvarın yıkılışına şahitlik edeceksiniz. Kendi kurgusallığını ifşa eden bu anlatı, kıyamete ramak kalmış geleceğe, yerelliğin içinde debelenen bir sessizliğe dönüşüyor. Sistemin içinde debelenen bu ruhu sadece izlemekle kalmayın. Çünkü o, “Sen yokken sağdım ve yokluğuna hiç alışamadım” diye karanlığa haykırırken, aslında hepimizin o yarım kalmış, sıkışmış ve kırılmış hikâyesini fısıldıyor. Ali Oturaklı’nın kurduğu bu kozmik oyuna ve benzersiz tufana şemsiyesiz yakalanmaya hazır olun!
160.30 ₺ -
Zaman Rüya Terkip Huzur Kitabı
Türk edebiyatının en önemli eşiklerinden biri olan Huzur, zaman, hafıza, kültür ve süreklilik gibi büyük meseleleri kesin hükümlere bağlamak yerine diri sorular hâlinde önümüze bıraktığından beri hem ona hem de Tanpınar’a dönmeye devam ediyoruz. Zaman Rüya Terkip: Huzur Kitabı, Huzur’u tek bir kuram ya da disiplinle kuşatılamayacak, kapsamlı bir metin olarak ele alıyor. On altı araştırmacı; müzikten şiirselliğe, gramatolojiden mitolojiye, bedenden rüyaya, arzudan travmaya uzanan farklı eksenlerde romana ayrı kapılardan giriyor. Çok sesli ve gerilimli bir terkiple romanın izini sürüyor, romandaki kırılganlık ve uyumsuzluklarla birlikte konuşan disiplinler arası bir okumayı hayata geçiriyor. Bu çalışma, modern Türk romanının kırılma noktalarına odaklanan bir eleştiri dizisinin yeni halkalarından biri olarak Huzur’u edebiyat tarihinin sabit bir durağına yerleştirmek yerine hâlâ yaşayan bir metin olarak okuyor ve okurunu da romanın kapanmamış soruları etrafında birlikte düşünmeye çağırıyor.
314.30 ₺ -
Herkesten Sonra Gelen
Herkesten Sonra Gelen’de talihli okuru güzelce, titizlikle ve bariz bir dil zevkiyle inşa edilmiş okuması lezzetli kurmaca metinler bekliyor. Hikâyeleri vasıtasıyla düşünen, anlamaya çalışan, daha da önemlisi hisseden Emin Gürdamur’un gözü pek anlatıcıları; masal evreninde bir cazuyu da, kendi şiirlerinde kaybolmuş bir şairi de, şehrin göbeğinde bir kaybedeni, gecenin içine gözlerini dikmiş bekleyen bir nöbetçiyi de, bir aşığı ya da azap çeken bir yüreği de aynı korkusuz ustalık ve maharetle görüp işaret edebiliyor. Yazarın, her öyküde ayrı kılığa bürünen, tok, merhametli, tedirgin ve aynı zamanda amansız anlatıcı sesleri; onun, yeryüzü, sözcükler, masallar, efsaneler, hayat ve pek çok mefhum karşısındaki keskin dikkatini de ortaya koyuyor. Emin Gürdamur, okurlarına göz kamaştırıcı ve tadına doyulmaz bir hikâye evreni kuruyor. “Evren çok büyük, çok eski. Ama daracık ve taptaze hücrelerden yapılmış̧. Ona ve kanatlarına yer açman gerek. Biraz annenin Delail’ül Hayrat’ından. Biraz babanın çatık kaşlarından. Ablanın iyiliksever yüzünden. Teyzenin, kocasından gizli biriktirdiği harçlıklardan. Yer açman. Kendini itebildiğin kadar kenara ittin, olmadı. Kenarda sadece uçurum var. Uçurumun ağzı açıldı mı, sorular at sinekleri gibi üşüşür içine. Ağlamak uçurumları doldurmaz.”
129.50 ₺ -
Her Şeyin Bir Anlamı Var Kapı
Kemal Sayar soruyor: İnsan varoluşa sinmiş olan o güzelliği nasıl ortaya çıkarabilir? Kendinde saklı duran ve modern medeniyet tarafından âdeta baskılanan merhamet, şükran, cesaret gibi Olumlu özelliklerini bilince nasıl taşıyabilir? Her Şeyin Bir Anlamı Var, hem bu sorulara yanıtlar bulmaya çalışıyor hem de okurların iç dünyasına ayna tutuyor. “Şimdi diyorum ki ben sana, her şeyin bir anlamı var. Çiçeğin, böceğin, dalları eğen rüzgârın, ağzımızdan çıktıktan sonra uzayda yüzyıllarca asılı duran sözcüklerin bir anlamı var. Hiçbir şey kaybolmuyor. Hiçbir hıçkırık, hayal kırıklığının yaydığı hiçbir titreşim, içimizde bir coşkunun pır pır kanatlanışı, asla kaybolmuyor. Kâinat gibi, insan da enerjisini sakınıyor. Sonra dağınık duran her şey, biz onu çağırmayı bilirsek, bir yapbozun parçaları gibi birleşip bir şey söylüyor.”
273.75 ₺ -
Çınarın Kemali Sultan II. Abdülhamid Han
Mahzundu zevalinde bütün bir ümmet, mahzundu gurûbunla bu cennet vatan. Sen çınarın en heybetli dalıydın, uyanamadı millet gaflet rüyasından, yürüyemedi arkandan. Sen vardın Nakşi Tekkeleri yârdı, Şâzelî Astâneleri hâldı, Rûffâi Zaviyeleri kârdı. Sen köklerinden aldığın o mâneviyat ile kudretli onlar senin himayen ile heybetli idi. Medine-i Münevvere idin sevdan. Sen ki ey Ulu Hakan Cennet Mekân Abdülhamid Han, Saltanatın Saltanat-ı Muhammediyye ile handan. Sen ümmetin halifesi, mülkün sultanı, teb'anın babası idin. Gayretin dini mübin-i İslâm için, himayen ehl-i sünnet için, cehdin vatanının evladları içindi. Anlamadık seni ey şefkatli Sultan, ey âdil melik, ey müminlerin zineti... Sen bu ümmet ve vatan için bir âli himaye, niceleri ise bizden olmayanları…
280.80 ₺ -
Hakikati Arayanlara Kılavuz
Muhâsibî ilk dönem mutasavvıflarından olup tasavvuf, nefis terbiyesi, zühd, seyr-i sülûkun adabı gibi konularda birçok eser yazdı. Muhâsibî elinizdeki esere en değerli nasihatleri, en hoş irşadları, eksiksiz öğütleri, en açık uyarıları, en samimi söz, açıklama ve yönlendirmeleri koydu. Tüm bunları, hemen anlaşılan ve pratik okunan, ilim ve mana hazineleriyle dolu cümleler halinde ifade etti. Abdulfettah Ebû Gudde de eserden daha fazla istifade edilebilmesi için konuyla ilgili açıklamalar içeren notlar ekledi. En değerli nasihatlerden oluşan bu kitaptan tam olarak istifade edebilmek için üzerinde durarak ve tefekkür ederek okuyunuz.
355.20 ₺ -
Mezhepler Arasındaki Farklar
Makaalât geleneğinin önemli isimlerinden olan el-Bağdadî, hicrî 429’da vefat etmiştir. Kendisi kelam ilminden başka fıkıh, fıkıh usulü, feraiz konularında da eserler vermiştir. El-Bağdadî bu eserini kurtuluşa eren fırka hadisini merkeze alarak diğer fırkaları açıklamak ve görüş farklılıklarını göstermek amacıyla kaleme almıştır. Kendisi ümmetin yetmiş üç fırkaya bölüneceğini, biri hariç diğer bütün fırkaların cehenneme gireceğini bildiren ve sıhhati tartışmalı olan 73 fırka hadisini merkeze alarak eserini bu çerçevede oluşturmuştur. Bu eser, İslâm Mezhepler Tarihi’nin ana kaynaklarından olması nedeniyle önemlidir. Her tarih okuyucusunun kütüphanesinde bulunması gereken bir eser niteliğindedir.
288.00 ₺ -
Kadim Türkler
“Bilinen tarihin başlangıcından itibaren Türk kökenli topluluklar iki kıtaya yayılmışlar ve günümüze kadar bazen üç kıtada olmak üzere varlıklarını devam ettirmişlerdir. M.S. 10. yüzyıla kadar Moğolistan’ın doğusundaki Kerulen Irmağı’ndan Macaristan ovalarına uzanan geniş saha, Türk boylarına yurtluk yapmıştır.” -Ahmet Taşağıl ⦁ Batı Gök Türk Kağanlığı’nın devamı niteliğindeki olan, daha sonra Batı Oğuzlarına dönüşerek Türkiye Cumhuriyeti’ne kadar uzanacak tarihi yolda çok önemli roller oynayan Türgişler kimlerdi? ⦁ Eski Türklerde iç güvenlik nasıl sağlanırdı? Börü Birliği (Fu-li) neydi? ⦁ Doğu Gök Türk Kağanlığı nasıl yıkıldı? Çinli ve Soğdlu vezirlerin bunda etkisi var mıydı? ⦁ Günümüze kadar kendilerini koruyan Kırgızlar bunu nasıl başardı? ⦁ Avrupa Hunları, Avrupa ve Karadeniz üst coğrafyasında ne tür etkiler bıraktı? ⦁ Hazarlar kimdir, Musevilik devlet yönetiminde ne kadar etkili olmuştu? ⦁ Sadece Türk tarihi için değil, dünya tarihi için de çok önemli sonuçlar doğuran Türk göçleri neden yapıldı? ⦁ Orta ve Doğu Avrupa’da 250 yıl varlıklarını koruyan Sâsânîlerle ittifak yaparak İstanbul’u kuşatan Avarlar kimdir? ⦁ Türk boy sistemi içinde yer alan Oğuzlar ve Oğuzluk kavramları nedir? ⦁ Ötüken nerededir, sınırları gerçekten belli midir? İslam Öncesi Türk Tarihi ve Orta Asya Tarihi alanlarının uzmanı Prof. Dr. Ahmet Taşağıl’ın Kadim Türkler: Eski Dünyanın Hâkimleri kitabı Kore yarımadasından Macaristan ovasına kadar sonsuz genişliklerdeki alanlarda Türk kökenli halkların izlerini sürmek isteyen herkesin keyifle okuyacağı bir eser.
236.00 ₺ -
Son İmparatorluk Osmanlı Kronik
İlber Ortaylı Devlet-i Âliyye’yi yeniden keşfetmeye davet ediyor… “Osmanlı İmparatorluğu tarihin gerçek anlamdaki son üniversal, yani beynelmilel, cihanşümul imparatorluğudur. Akdeniz havzasındaki üç tarihî imparatorluktan birini kuranların torunları ve çocuklarıyız. Osmanlı’nın tarihini, kimliğini bilmek ve anlamak kolay değil; bütün etrafımızı, yani yeryüzünün en esaslı uygarlıklarını tanımamız, incelememiz, Osmanlı’nın kurumlarını, anlayışını, olaylara bakışını bilmemiz lazım. Osmanlı’yı tanıdıkça, araştırdıkça, okudukça kendimizi daha çok sevecek ve tarihimize daha çok ısınacağız. Şüphesiz elinizdeki bu kitap da bu konuda okura yardımcı olma ve Osmanlı’ya dair yeni ufuklar açma iddiasındadır.” İlber Ortaylı Geçmişten geleceğe tarihi gelişmelere ışık tutarken, tarihin bıraktığı izleri irdeleyen İlber Ortaylı sizleri Osmanlı dünyasında bir yolculuğa çıkarıyor. Ortaylı, bu kitabında okuru Osmanlı’yı son imparatorluk yapan yönetim şekli, devletlerle olan ilişkileri, farklı kültürlere, dinlere yaklaşımı ve kurumlarıyla kısacası kendine özgü kimliğiyle keşfetmeye davet ediyor.
236.00 ₺ -
Cevdet Paşanın Toplum ve Devlet Görüşü
Yitirdiğimiz hafızamızda sadece savaş sahneleri, Topkapı Sarayı ya da Süleymaniye Camii ile varlığını sürdüren bir imparatorluğun toplumsal yapısı nasıldı? Bu devlet yüzyıllar boyu müslim ve gayrımüslim tebaasını nasıl bir arada huzur ve barış içinde yaşattı? Osmanlı toplum yapısı ile Avrupa toplum yapısı arasındaki farklar nelerdir? Üç kıtaya kök salmış olan bu devlet nasıl ve neden tarihe karıştı? Zihnimizi bugün de işgal eden, toplum, devlet ve medeniyetle ilgili soruların cevabını Cevdet Paşa’nın binlerce sayfa tutan eserlerinden büyük bir titizlikle derleyen Ümit Meriç, on iki ciltlik Tarih-i Cevdet’e, Maruzat’a, Tezâkir’e ve diğer eserlerine tek bir cilt içinde sosyolojik bir mukaddime inşa etti. Cevdet Paşa’yı, bu “müdebbir Osmanlı vezirinin görüşlerini” yarının Türkiye’sini kurarken de dikkate almamız için tarihle sosyolojinin buluştuğu bu kavşağa, Ketebe okurlarını davet ediyoruz.
154.00 ₺ -
Ezber Kartları Seti
Çocuklar ve Yetişkinler İçin Hadis, Sure ve Dua Ezber Kartları Seti Çocuklar İçin 40 Hadis ile Kısa Sureler ve Dualar Ezber Kartları, iki kutu ve toplam 84 karttan oluşan öğretici bir settir. Hadis kartlarında çocukların güzel ahlakı ve Peygamber Efendimizin sözlerini öğrenmelerine yardımcı olan açıklamalar ve pekiştirici sorular bulunur. Kısa sure ve dua kartlarında ise Arapça metin, Türkçe okunuş ve anlam birlikte sunulur. Yetişkinler için olanında karekod desteğiyle sure ve dualar dinlenebilir. Çocuklar ve yetişkinler için hazırlanan bu ezber kartları; evde, okulda ve Kur’an kurslarında pratik öğrenme ve düzenli tekrar imkânı sağlar. Setin Öne Çıkan Özellikleri • Çocuklar ve yetişkinler için birlikte kullanılabilir. • Toplam 84 ezber kartından oluşur. • Arapça metin, Türkçe okunuş ve anlam bir aradadır. • 40 hadis-i şerif içerir. • Kısa sureler, ayetler ve günlük duaları kapsar. • Çocuklar için pekiştirici sorular ve değerlendirmeler bulunur. • Kısa sureler ve dualar olanın da Karekod ile sesli dinleme desteği sunar. • Kolay taşınabilen 8 × 12 cm kartlardan oluşur • Evde, okulda, Kur’an kursunda ve bireysel eğitimde kullanılabilir • Tekrar ve ezber çalışmalarını daha düzenli hâle getirir
390.00 ₺ -
Sûfîler Ansiklopedisi
“Bu övgüye değer kitap öyle taşkın bir denizdir ki zahiri, hakikat gemileri ve sonsuz marifetle dopdolu; bâtını, ilahî sırların açığa çıktığı mücevherlerin saklandığı binlerce mamur evi (Kabe’si, ariflerin gönülleri) olan bir şehir ve yüz taşkın denizi dürmüş bir gemidir.” Lâmiî Çelebi’nin kaleme aldığı, Anadolu sahasında yazıldığı bilinen ilk Türkçe sûfî tabakât kitabı Fütûhu’l-Mücâhidîn, Molla Câmî’nin Nefehâtü’l-Üns min Hadarâti’l-Kuds kitabının ilaveli tercümesidir. Eserin yazılış tarihi olan 1521 yılı, Kânûnî’nin Belgrad Zaferi’ne denk düştüğü için Lâmiî, eserini Kânûnî’ye takdim etmiştir. Tercüme‑i Nefehâtü’l‑Üns adıyla meşhur olmuş bu eser, tarikat erbabının ve hakikat ashabının yaşantısını ve onların tarihsel kişiliklerini sade bir dille aktarırken makamlarını, kerametlerini ve hâllerini anlatır.
693.00 ₺ -
Onun Gibi
İnsanoğlunun en kadim sorularından biri “Nasıl?” diğeri ise “Neden?”dir. “Neden?” sorusunu cevaplamak nispeten daha kolaydır çünkü bu, teorik bir sorudur. Cevapları; kavramlardan, kuramlardan, karmaşık ve mantıksal kurgulardan oluşur. Fakat ikinci soruya gelince ortaya atılan tezler, ileri sürülen argümanlar elenir ve geriye yalnızca hayatta karşılık bulabilen cevaplar kalır. İslam, bir dünya vadetti; geçmişi ve geleceği, insanı ve kâinatı, eşyayı ve hadiseleri açıklayarak onların ne olduğunun cevabını verdi ve bütün bu hakikatlere dayanarak birtakım taleplerde bulundu. Sonra sıra büyük soruya geldi: “Peki, nasıl?” Soru çok kısa ve bir o kadar da zordu. Buna mukabil cevap çok netti: “O’nun gibi.” O, insan olmanın en ideal formudur. O, hakikatle hayatın buluştuğu, sonsuz ile faninin birleştiği, soyutun somutlaştığı, ezeli ve ebedinin fanide tecelli ettiği, sonsuzluğun sonluda var olduğu; hakikatin gerçekle, idealin reelle kesiştiği, kusursuzluğun kusurlu bir tabiatta hayat bulduğu, noksansızlığın noksan bir varlıkta tecessüm ettiği, hülasa bütün imkânsızların mümkün olduğu bir beşerdir. Muhammed Yazıcı, O’nun Gibi’de, hayatın anlamını “neden”lerle ve “nasıl”larla arayan okurlar için ilham veren bir başlangıç noktası sunarak, İslam Peygamberi Hz. Muhammed’in (sav) özverili kulluğunu, ailevi ilişkilerindeki örnek tutumunu ve toplumda inşa ettiği sağlam bağları O’nun yaşamından örneklerle detaylandırıyor.
251.30 ₺ -
Hayat Senden Ne İstiyor
Bu hayattan ne istiyorum?” En sık sorduğumuz sorulardan biridir hayatın tozlu yollarında. Bu soruyu ısrarla soran iç sesimiz bir an için yorulup sustuğunda başka bir ses kaplar ruhumuzu. Daha derinlerden gelen bir sestir bu. Sesimizin altına saklanmış, dünyanın bin bir türlü gürültüsü ile bastırılmış bambaşka bir ses. Hayatın sesidir bu. Sana verilmiş en değerli emanetin sesi. Senin soruna karşılık, o da sana kendi sorusunu sormakta, sendeki hakkını aramaktadır. Eğer onun sorusunu doğru cevaplarsan, sana sorduğun sorunun cevabını bulabileceğini vaat eder. Hayat haklı olarak sorar: “Peki ya ben senden ne istiyorum, düşündün mü hiç?” Varoluşçu psikoterapinin ve varoluşçu edebiyatın önemli ismi Psikiyatrist Mustafa Ulusoy, insanın anlam arayışına dair günümüz klişelerini alt üst ederek okura farklı bir bakış açısı sunuyor. Hayata Rabbani bir mektup olarak bakmanın ve o mektubu, şifrelerini çözerek okumanın; bağrında taşıdığı sırları gün yüzüne çıkarmanın, hayatın sonsuz değerliliğine ulaşmanın yollarını okurları ile paylaşıyor. Mustafa Ulusoy’un bu kitabı dünyaya sıkışıp kalmış ruhunuza bir pencere açacak ve böylece ruhunuza dar gelen dünyanın ötesine uzanacaksınız.
178.85 ₺ -
Sebebi Telif
İslam yazma eserleri incelemeleri, kütüphanecilik ve kataloglama, biyografi, siyasi tarih, ilmiye tarihi, İslami ilimler ve bilim tarihi, kurumlar tarihi gibi tarih araştırmalarının birçok yönünü ilgilendirdiği için disiplinlerarası bir mahiyet arz eder. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi bünyesinde 2020’de kurulan Yazma Eserler Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde İslam yazma eserleri kültürü ve tarihinin ve daha özel anlamda da Osmanlı yazma eserlerinin çalışılması hedeflendi. Bu süre zarfında çok sayıda çalıştay, panel, seminer ve atölye faaliyeti gerçekleştirildi. İlk sempozyumda ise sadece yazma eserlere odaklı bir problem değil de genel olarak kitap kültürü ve tarihi temasına uygun düşecek bir mesele, Osmanlı müellifleri ekseninde masaya yatırıldı ve eser telifine yön veren saikler disiplinlerarası bir biçimde tartışıldı. Elinizdeki bu çalışma, 2022 Mayıs ayında İstanbul’da düzenlenen sempozyumda sunulan tebliğlerin bir kısmının makale hâlinde hazırlanmasıyla sempozyum serisinin ilk kitabı olarak neşredildi. Tarihte, edebiyatta, İslami ilimlerde, tıp ve matematik ilimlerinde Osmanlı telif geleneğindeki çok geniş bir sebepler manzumesinin varlığını ele alan Sebeb-i Telif: Osmanlı Literatüründe Açık ve Örtük Yazma Nedenleri, sebeb-i telif konusu başta olmak üzere yazma eser araştırmaları açısından öncü ve kayda değer bir çalışma ortaya koyuyor.
409.00 ₺ -
Berceste Beyitler 3
Klâsik şiirimiz; kulakları güzel söz duymaya hasret bizlere pınar başında susuzluktan ölecek durumda iken diriltici bir iksir, ecdadımızın bizlere bıraktığı tohum, hayatın hayhuyunda bizi biz kılacak bir nefes molası, keskin bir zekânın parıltılı ürünlerini ihtiva eden kendi dünyamız, ruhumuzla baş başa kaldığımızda kendimizi derinden hissedebildiğimiz hakikat menfezi, âşıkların mahremi olan deruna doğru bir firar, herkesin kendi Hira’sına doğru yaptığı bir seyr ü sülûk, yükü pek ağır olan insanoğluna gelen manevi bir neşe, ruhlarımıza şifa verecek bir hikmet, insanın kendi hakikatine ulaşma noktasında mihenk noktalarını ele veren derin bir ipucu, birbirine emanet ve muhtaç olan insanlara alternatif bir hayatın var olabileceğinin göstergesi, rakama gelmeyen sancıların hikâyesi, gönlümüzde mündemiç olan sırra ulaşma gayreti, karlı dağları aşan derin ırmaklar geçen yârinden ayrı düşen bülbülün hengâmesi, yürüdükçe incelen bu yolda emniyet kemeri, gözlerimizin önündeki masiva perdesini kaldıran bir el... Berceste Beyitler hazırlanırken şiirlerin Arap harfli Türk alfabesiyle yazımı, vezni, Lâtin harfleriyle yazımı, şairi ve günümüz Türkçesine aktarılmış hâlleri bir arada verildi. Bununla, kitabı eline alan okurun bir beyitle ilgili izah edilmesi gereken hemen her şeyi bir arada görmesi ve klâsik şiir deryasından bir nebze de olsa tatması amaçlandı. Türkçe şiirlerin yanı sıra zaman zaman Farsça şiir parçalarına da yer verildi. İnsanoğlunun müşterek yitiği olan hikmetin peşine düşülmeye çalışıldı. Serinin bu cildinde, 20. yüzyılda klâsik tarzda şiirler kaleme alan şairlerin berceste niteliğindeki beyitlerine de yer verildi. Böylelikle geleneğin olanca haşmetiyle devam ettiği gözler önüne serilmeye çalışıldı. Aşk gelicek cümle eksikler bitermiş. O hâlde aşk ile buyurunuz.
312.00 ₺ -
Ortaçağ Müslüman Dünyasında Günlük Hayat
“Lindsay, ortaçağ İslam dünyasına dair mükemmel bir genel bakış sunuyor. Meraklı okurlara yönelik bu kitap, İslamın başlangıcından, 1300 yılına kadar olan tarihine ve savaş, sosyal uygulamalar, eğlence ve coğrafya gibi çok çeşitli konulara dair kapsamlı bir giriş sunuyor. Metin boyunca çok sayıda harita, fotoğraf ve resim yer alıyor. Bu kitap tarih öğrencileri ve Müslümanların inanç ve uygulamaları hakkında bilgi edinmek isteyen herkes için vazgeçilmez bir kaynak. Hararetle tavsiye edilir.” –Choice “Ortaçağ Müslüman Dünyasında Günlük Hayat, develerin rolü, barınma düzenlemeleri ve eğlence gibi günlük yaşamın daha kişisel ayrıntılarını açıklayarak önemli tarihi ve kültürel olayları gözden geçiriyor. Lindsay, okurun 3 boyutlu gerçek bir deneyim yaşaması için, birkaç ortaçağ İslam tarifi ve Hristiyan ve İslami takvimler arasında geçiş yapma kılavuzu bile veriyor.” –Middle East Journal
371.25 ₺ -
İslamda Kız Çocuklarının Eğitimi
İslami ailede kızların eğitimine ilişkin bu çalışma önsöz yedi bölüm ve günlük hayatıma dair dualar adlı müstakil fasılladardan oluşmaktadır.
325.00 ₺ -
Ailenin Gücü Nüfusun Geleceği
Elinizdeki eser son devrin büyük İslam âlimlerinden eski Diyanet İşleri Başkanı merhum Ömer Nasûhî Bilmen'in pek bilinmeyen ve ilk defa yayınlanan bir kitabıdır. Eserde günümüzde önemi giderek artan konular, tatlı ve nasihat edici bir üslûbla ve dinî deliller ışığında anlatılmıştır. İslam’da nüfus artışının önemi, nikah hakkında teşvikler, boşanmaların yaygınlaşmasını önleyecek tedbirler, aile fertlerinin görevleri gibi konular işlenmiştir.
110.50 ₺