-
Korkut Ata Ne Söyledi?
Sır Derya kıyısında atlarını dinlendiren, yalçın kara dağların bağrında yurt tutan, kardeşini yitirince uğrun uğrun aramaya çıkan, havadaki kuşu yerdeki mahlukatı kovalayan, aslan yüreğiyle yeryüzünde dolaşan, hiç yorulmadan harp eden, ad kazanan, yiğitlik gösteren, göz yaşı döken, şiir söyleyen; kara elbiseli altmış kafirle bir başına vuruşan, on iki gözü gözleyen, on iki suyu izleyen, on iki hikâyeyi dillendiren Oğuzlar’ın duyulsun diye zaman rüzgarına bıraktığı hikayelerdir bunlar! Aykut Ertuğrul ve Güray Süngü’nün editörlüğünde Korkut Ata’nın hikâyelerinin on iki öykücü tarafından yazıldığını biliyoruz. Bu sefer çağrıya kayıtsız kalamayan on iki kişi daha kadim ateşin başında toplanmak ve Korkut Ata’nın hâlâ ışıldayan hikayelerini yurt tutmak için yola çıkıyor. Böylece toplam yirmi dört kişi, yirmi dört öyküyle Korkut Ata’nın kelimelerini, sesini ve kimi zaman da sözlerini muhafaza ederek, hikâyeler aracılığıyla kendini, varlığını, zamanını ve yaşam serüvenini arayan insanları başka başka yollara çağırıyor.
209.30 ₺ -
Şiirin Sesi Sesin Şiiri
Marjorie Perloff ve Craig Dworkin’in editörlüğünde hazırlanan Şiirin Sesi/Sesin Şiiri şiirde sesi konu ediniyor ve çağdaş bir bakış açısıyla yeniden ele alıyor. Şiirde sesin yarattığı özel anlamları, sesin türler arasında ve şairle okur arasında kurduğu ilişkiyi, müzik ve şiir arasındaki etkileşimi felsefi bir yaklaşımla ele alan çalışma, geleneksel şiir araştırmaları açısından ezber bozan yeni bir perspektif sunuyor. Şiirde sesin üç farklı açıdan incelendiği çalışmada, araştırmacılar lirik sesin tahlili, kafiyelerin kültürel rolleri, şiirin seslendirilmesi, kayıt teknolojisinin sesin anlamı üzerindeki rolü gibi çeşitli konuları mercek altına alıyor. “Şiirin hikmeti kendinden menkuldür.” ve bu hikmet de çok büyük oranda şiirin bizi -Homeros’un destanlarının dinleyenleri büyülemesi gibi- büyüleyen o çekici sesiyle bağlantılı kavranamazlığında yatar.
314.30 ₺ -
Babilin En Zengin Adamı
Milyonlarca kişinin severek okuduğu bu zamansız klasik, arzu ettiğiniz ve başarmak istediğiniz her şeyin anahtarını taşıyor. Kadim Babilliler refahın evrensel yasalarını keşfeden ilk insanlardı. George S. Clason, çok satan kitabı Babil’in En Zengin Adamı’nda zenginliği yaratmanın, büyütmenin ve korumanın sırlarını açıklıyor. Tüccarların ve hatta çobanların eğlenceli hikâyeleri sayesinde kazandıklarınızla nasıl birikim yapacağınızı; borçtan nasıl kurtulacağınızı; paranızla nasıl girişimlerde bulunacağınızı; iyi şansı nasıl kendinize çekeceğinizi; nasıl akıllıca yatırımlar yapacağınızı ve servetinizi nasıl koruyacağınızı öğreneceksiniz. Babil’in En Zengin Adamı tutumluluk, mali planlama ve kişisel zenginlik konularında sayısız okuyucuya ilham vermiş bir eserdir. Sade ve anlaşılır bir dille yazılmış bu etkileyici ve bilgilendirici hikâyeler, sizi refaha ve ona eşlik eden mutlu bir yaşama yönlendiriyor. Günümüzde bir klasik olarak kabul edilen bu eser, paranızı korumanın ve daha fazlasını kazanmanın sırlarını barındırıyor.
203.00 ₺ -
Arapçanın Serüveni Tarihi Lehçeleri
Milattan önce yedinci yüzyılda dünya sahnesine çıkan Arapça, günümüzde 200 milyondan fazla insanın ana dili. Geçmişten bugüne bu dil, sadece bir iletişim aracı olmamış; aynı zamanda dini ve kültürel açıdan olduğu kadar eğitim alanında da prestijli bir dünya dili olarak gelişim göstermiştir. Kees Versteegh’in titiz araştırmalarının bir sonucu olan Arapçanın Serüveni’nde Arapçanın Sami dilleri içindeki konumu, İslamiyetten önceki durumu ve İslamiyet sonrası dönemlerdeki fetihlerle birlikte yayılımı, Klasik Arapçanın modernleşme süreçleri, dilbilim gelenekleri, bugün kullanılan yeni Arapça türleri; Mezopotamya, Mısır, Mağrib gibi çeşitli coğrafyalarda konuşulan lehçelerinin tasnifi ve göç edilen bölgelerdeki durumu gibi tarihî sürece yönelik başlıklara yer verilirken Arapçanın pidginleşmesi ve kreolleşmesi gibi dilbilimsel konulara da değiniliyor. Bu zengin içerik yelpazesi etrafındaki incelemeler, okura Arap diline dair geniş açılı bir manzara sunuyor. Eser, 1997’deki ilk baskısının ardından, 2004’te genişletilerek yeniden yayımlanmış; Arapça, İtalyanca ve Japonca gibi dillere tercüme edilmiştir. İleri okuma notlarıyla da desteklenen bu çalışma, özellikle Batı literatüründe oldukça geniş bir yer tutan Arap dili çalışmalarına yönelik detaylı bir kaynakça imkânı sunuyor. Türkiye’deki Arapça çalışmalarına katkısı olacağını umduğumuz bu kitap, Arapçanın tarihine ve dilbilimsel zenginliğine vakıf olmak isteyen herkes için emsalsiz bir kaynak.
419.30 ₺ -
Misalli Ansiklopedik Kuran Sözlüğü
Kur’an-ı Kerim, yalnızca Allah Teala’nın bütün insanlığa hitabı değil, aynı zamanda İslam kültür ve medeniyetinin de temel yapıtaşıdır. Müslümanlar ilahi vahyi anlamak ve ondan ilhamla bir dünya inşa etmek için erken dönemlerden itibaren yoğun çaba sarf etmiştir. Zamanla geniş bir coğrafyaya yayılan bu kolektif çaba ile çeşitli ilmî disiplinler ortaya çıkmıştır. Bizatihi dili itibariyle mucizevi bir metin olan Kur’an’ın anlaşılması meselesi ise hem Arapça lügat ve nahiv ilimlerinin hem de doğrudan Kur’an’a dair incelemelerin yapıldığı ilimlerin tesisini beraberinde getirmiştir. Esbâb-ı nüzûl, vücûh ve nezâir, münâsebâtü’l-âyât ve’s-süver, mecâzü’l-Kur’ân, müşkilü’l-Kur’ân, meâni’l-Kur’ân, i’râbü’l-Kur’ân, i’câzü’l-Kur’ân ve garîbü’l-Kur’ân gibi başlıklara ayrılan Kur’an ilimleri (ulûmu’l-Kur’ân) ile ilahi hitap muhtelif yönlerden kuşatılmaya çalışılmıştır. Bu ilimlerden garîbü’l-Kur’ân, Kur’an’da az kullanılmasından dolayı anlamı yaygın olarak bilinmeyen ya da anlaşılması güç lafızların tefsirini konu alır. Garîbü’l-Kur’ân literatürünün önemli halkalarından biri, türün en geniş örneği olan Semîn el-Halebî’nin Umdetü’l-Huffâz fî Tefsîri Eşrafi’l-Elfâz isimli eseridir. Gençlik yıllarında Halep’ten Mısır’a göç edip Kahire’ye yerleşerek dönemin en ünlü âlimlerinden icazetler alan ve daha hocaları hayattayken ders vermeye başlayan Semîn el-Halebî, kalem oynattığı sahalarda zamanla otorite haline gelmiş bir isimdir. Semîn el-Halebî; dilbilgisi, belâgat, kıraat, tefsir, fıkıh ve fıkıh usulü gibi alanlarda kaynak niteliğinde eserler kaleme almış, ayrıca Memlûk yönetiminde önemli idari görevler üstlenmiştir. Semîn el-Halebî, alfabetik olarak tertip ettiği Umdetü’l-Huffâz’da Kur’an lafızlarının kökenlerini, lügat ve tefsirî anlamlarını ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerin yanında çok geniş bir şiir, atasözü ve deyimler manzumesinden örneklerle açıklamıştır. Bunun yanında kıraat farklılıklarına işaret etmiş, yer yer fıkıh ve kelâm konularına girmiş, dilbilgisi tartışmalarına değinmiştir. Ketebe Yayınları olarak, Semîn el-Halebî’nin büyük eseri Misalli Ansiklopedik Kur’an Sözlüğü’nün dört ciltlik ilk tercümesini okuruna sunmakla iftihar ediyoruz.
2799.30 ₺ -
Kuranın Özü Cevahirül Kuran
İmam Gazzâlî’nin, Kur’ân’ın özünden uzaklaşılıp sadece teknik kısmına bağlı kalmaya karşı bir tepki olarak kaleme aldığı Kur’ân’ın Özü: Cevâhirü’l-Kur’ân, alışık olunanın aksine Kur’ân ayetlerinin enikonu incelemesini yapmaz. Gazzâlî’ye göre Kur’ân bir tefsir kitabı değil, bir okuma rehberi ve fihristidir. Gazzâlî, bu eserinde Kur’ân’ı ve Kur’ân’ın derinlerindeki cevherleri, keşfetmeye yönelik bir çağrı ve bu uğurda insanlara yol gösterecek bir rehber olarak görür; mevcut Kur’ân okuma ve incelemelerini, Kur’ân’ın kıyısında dolaşıp derinlerindeki cevherlerden mahrum kalmak olarak tanımlayıp eleştirir. Kur’ân’ın Özü’nün amacı, Kur’ân okumak isteyen insanlara bir Kur’ân bilinci kazandırmaktır. Gazzâlî, bu bilinç doğrultusunda Kur’ân’ın esas hedeflerini saptar ve bu hedeflere dönük ayetleri bulup onlar üzerine yoğunlaşır. İmam Gazzâlî’nin bu çalışması; Müslümanları Kur’ân’ın özüne çağıran, mana ile maksadın incilerine davet eden çok kıymetli bir eserdir. İnsanı, Kur’ân’da tam olarak göremediği güzelliklere, incilere ve cevherlere çeken bu eser; kendini Kur’ânî hakikatlere adamış bir ömrün, istinbatlarla zenginleşmiş bir idrakin, nasiplendiği bunca nimetin şükrünü eda etme çabasıdır.
135.80 ₺ -
Sömürge Döneminde Hadis ve Yorum
Geleneksel hadis ilminin seyrini takip eden bu çalışma, Hindistan’daki hadis şerh faaliyetlerine odaklanarak modern dönemin karakteristik özelliklerini belirlemeyi amaçlıyor. İngiliz sömürgesi altındaki hadis çalışmalarının ana hatlarını çizen eser, bölgedeki ilim ve kültür dinamiklerinin evrimini, toplumsal değişimlerin etkilerini ve hadis geleneğinin önemli figürlerini ele alırken, modern dönemin klasik hadis şerhlerinin ortaya çıkışını ve bunların günümüzdeki önemini vurguluyor. Demirci, Hindistan’ın 1800-1950 yılları arasındaki dönemi ile ilgilenirken özellikle hadis şerhi faaliyetlerine dair genel bir bakış sunuyor Hint alt kıtası hadis faaliyetlerini ele alan ve yaşanan bazı tartışmalara değinen diğer akademik çalışmalardan farklı olarak bu kitap, bilhassa 1800-1950 yılları arasını merkeze alarak hadis yorumculuğunun karakteristik özelliklerini tespite yoğunlaşıyor. Sömürge Döneminde Hadis ve Yorum, hadis yorumculuğunun Hindistan’daki dönüşümünü, dinî, siyasî ve kültürel bağlamlar içinde değerlendirmesiyle tarihi öneme sahip bu dönemi daha iyi okumamıza yardımcı olacak...
251.30 ₺ -
Bir Delikanlının Büyüme Rehberi
Zurnanın “zırt”, yetişkinlerin “ergen”, tıp kitaplarının “büluğ”, arkadaşlarının sana “genç” dediği dönem artık geldi: Delikanlı oldun! Peki, şimdi ne olacak? Bedenin nasıl büyüyecek? Duyguların nasıl değişecek? Sakal, bıyık, kas, vücut derken tüm bu değişimler sana kendini nasıl hissettirecek? Uzman Psikolog Hatice Kübra Tongar, delikanlıların beyninden bedenine, cildinden cinsel gelişimine, duygularından hormonal değişimlerine değin büluğ çağının getirdiği her bir süreci tane tane anlatıyor… Delikanlıların vırak vırak çıkan çatallı sesleri, zamanla nasıl da yakışıklı bir prensin sesine dönüşüyor!
150.00 ₺ -
Bir Genç Kızın Büyüme Rehberi
Zurnanın “zırt”, yetişkinlerin “ergen”, tıp kitaplarının “büluğ”, arkadaşlarının sana “genç” dediği dönem artık geldi: Genç kız oldun! Peki, şimdi ne olacak? Bedenin nasıl büyüyecek? Duyguların nasıl değişecek? Ya kıyafetlerin? Çocuk giysilerinin yerine neler gelecek? Uzman Psikolog Hatice Kübra Tongar, genç kızların beyninden bedenine, cildinden menstural dönemine, duygularından hormonal değişimlerine değin büluğ çağının getirdiği her bir süreci tane tane anlatıyor… Genç kızların tırtıl olarak başladığı bu sancılı yolculuğunun sonu, kanatları rengârenk, muhteşem bir kelebeğe çıkıyor!
150.00 ₺ -
Filozofların Tutarsızlığı Ketebe
Tehâfüt mutlak anlamda bir felsefe karşıtlığına mı yoksa mukayyet anlamıyla belli bir felsefe yapma karşıtlığına mı tekabül etmektedir? İslam düşüncesinin zirve isimlerinden Gazzâlî’nin Tehâfütü’l-Felâsife adlı eseri, sadece yazıldığı devirde değil, kendinden sonraki tüm zamanlarda da en dikkate şayan eserlerden biri olmuş, hem Doğu hem de Batı felsefesinde büyük ilgi görmüştür. Gazzâlî Tehâfüt’te İslam dünyasında Fârâbî ve İbn Sînâ gibi meşhur filozoflar tarafından temsil edilen Yeni Eflatuncu felsefe yapma tarzını muhatap almış; bu felsefenin görüşlerini akli zorunluğa dayandırma iddiasının aklen geçerli olmadığını ortaya koymuş ve bu zorunluluk iddiasının akıldan değil, filozofların felsefi sistemlerinin temelindeki Mûcib Bizzât olan Tanrı anlayışından kaynaklandığını göstermiştir. İşte Tehâfüt bu yönüyle yeni bir felsefe yapma imkânına karşılık gelmektedir ki, onu felsefi açıdan değerli kılan da budur. Elinizdeki kitapta, Tehâfüt’ün II. Abdülhamid dönemi serküttâblarından Süleymân Hasbî Efendi tarafından yapılan tercümesi yer alıyor. Eserin Latin harfli tercümesinden hemen önce sunulan inceleme, Tehâfüt’ün felsefi değerini kavramak açısından okura geniş ve faydalı bir ön okuma sağlıyor. Ayrıca tercümeye eşlik eden sözlük de okurun konuya ilişkin bilme ve öğrenme ihtiyacına önemli ölçüde yardımcı oluyor.
202.30 ₺ -
İznik Medresesi
Osmanlı Devleti’nin ilk resmî medresesi olan İznik Medresesi, devletin kuruluş yıllarında eğitim-öğretim faaliyetlerinin yürütüldüğü önemli bir ilim merkezi olmuştur. Dâvûd el-Kayserî, Tâceddin el-Kerderî ve Alâeddin Esved gibi önemli hocaların ders verdiği bu medresede Osmanlı kültür ve düşünce dünyasını etkileyen birçok ilim adamı yetişmiştir. Adem Öziş de Osmanlı Devleti’nin İlk Eğitim Merkezi: İznik Medresesi adlı bu çalışmada, Osmanlı Devleti’nin eğitim-öğretim tarihinde böylesine önemli bir yeri bulunan İznik Medresesi’nin ilmî serüvenine adeta ışık tutuyor. Burada öncelikle İznik şehrinin hem fetih öncesi hem de fetih sonrası siyasi, sosyal, kültürel tarihi hakkında bilgiler veren Öziş, ardından İznik Medresesi’ni, uygulanan eğitim müfredatlarını, müderrisleri, talebeleri ve bunların üretmiş oldukları düşünce ve eserleri zengin arşiv belgelerine dayanarak inceliyor ve bu anlamda medresenin tarihi hakkında oldukça kapsamlı ve bütüncül bir çalışma ortaya koyuyor.
279.30 ₺ -
Beden Arzuların Dizginlenmesi
Çok yiyip içmekle kalplerinizi öldürmeyin. Çünkü kalp ekin gibidir, suyu çok olunca ölür. Hz. Muhammed [sav] Bu eser, İhyâu Ulûmi’d-Dîn’de yer alan “Kitâbü Kesri’ş-Şehveteyn” bölümünün tercümesidir. Gazzâlî bu eserinde, insanı helâke sürükleyen iki temel arzu olan yeme içme ve cinsellik üzerinden nefis terbiyesinin esaslarını ele alır. Mide şehvetinin diğer tüm arzuların kaynağı olduğunu ve bu şehvet dizginlenmeden kalbin arınamayacağını vurgular. Açlığın fazileti ve tokluğun doğurduğu gaflet, metnin ana eksenini oluşturur. Gazzâlî, nefsi serkeş bir hayvana benzeterek terbiye yollarını somutlaştırır. Ona göre, nasıl ki serkeş bir hayvan aç bırakılarak terbiye edilirse insanın nefsi de ancak açlıkla dizginlenir. Burada; riyazetin ölçüsü, yeme vakti ve yeme miktarı dikkatle ele alınır. Açlığın kalbi yumuşatan yönü ayrıntılarıyla açıklanır. Cinsellik meselesi fıtrî sınırlar içinde değerlendirilir ve evliliğin hikmeti üzerinde durulur. Gazzâlî insan psikolojisini dikkate alarak şehvetin kalpte bıraktığı izleri çözümler. Modern çağda haz ve tüketim baskısı altında yaşayan insanın iç huzurunu kaybetme sebeplerine güçlü cevaplar da sunar. Bu yönüyle eser, kalbini arındırmak ve nefsini tanımak isteyen herkes için sahih bir yol haritasıdır.
84.00 ₺ -
Kalbin Acayip Halleri
Müminin kalbi temizdir, orada parlayan bir kandil vardır. Kâfirin kalbi ise kararmış ve [hakikatten] yüz çevirmiştir. Hz. Muhammed [sav] Bu eser, İhyâu Ulûmi’d-Dîn’de yer alan “Kitâbü ‘Acâibi’l-Kalb” bölümünün tercümesidir. Gazzâlî, insanın iç dünyasını anlamanın ilk adımı olarak kalp, rûh, nefis ve akıl kavramlarını ele alır. Ona göre kalbin hâllerini bilmeyen kimse, nefsin tuzaklarını fark edemez ve aklın rehberliğinden gereği gibi faydalanamaz. İç dünyasını tanımayan kişi ise dış dünyanın cazibesine kolayca kapılır ve savrulur. Eser, kalbin bazen nura bazen karanlığa açılan hâllerini insanın iç mücadelesi üzerinden ortaya koyar. Kalbi arındıran yollar, onu karartan sebepler ve bu süreçte zikrin, murakabenin ve ilmin rolü ortaya konur. İnsan bedeninin gıdasının su ve çeşitli besinler olması gibi kalbin gıdası da itminân ve sükûnettir. Nitekim Kur’ân’da, “Biliniz ki, kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.” buyurularak bu hakikate işaret edilir.
83.30 ₺ -
Elimden Ne Gelir
“Elimden ne gelir?” sorusunun cevabı önce kendini tanımaktan geçer. İnsanın eylemleri, imanı ve ilkeleriyle uyumlu olmadıkça kalıcı bir değer taşımaz. Kendi kararlarımızı ve davranışlarımızı sorgulamak tekâmülün yoludur. Bu muhasebe, hayatın her aşamasında bizi yeniden yönlendirir. İman; kalple sınırlı kalmayarak akılda ve davranışta da karşılığını bulmalıdır. İçinde bulunduğumuz bu dünya imtihanında; kalbi diri, aklı esarete düşmemiş, vicdanı körelmemiş herkes, samimiyetle aynı soruya yönelir: “Ben ne yapabilirim?” ya da “Ne yapmalıyım?” İşte bu noktada Fatma Bayram, bu sorunun bir çaresizlik ifadesi olmaktan çıkıp bilinçli bir arayışa dönüşmesi gerektiğini anlatıyor. Elimden Ne Gelir? bireyin hem kendi iç dünyasında hem de toplumsal hayatta elinden gelenin ne olduğunu fark etmesini sağlayan bir rehber. Alışkanlıklarımızın tuzağına düşmeden, hazların cazibesine kapılmadan, ilahi ilkelerle uyumlu bir hayat sürmenin gerekliliğini, bazen sadece “yeter” diyebilmenin bile büyük bir irade olduğunu; bazen de küçük bir boykotun, doğru bir sözün ya da sağlam bir alışkanlığın hayatı değiştirecek güç taşıdığını hatırlatıyor.
132.30 ₺ -
Kurtarıcı Kurallar Kitabı
Bu işin kuralı böyle, mevsimler arası geçiş hasta edebilir insanı. Yine de haber verir önceden hava durumunu. Bak mesela sen bu kitabı eline aldıgında senin hava durumun nasıldı, şu an nasıl? Değişti mi? Değişebilir. Senin de mevsimlerin var çünkü. Senin de kalbin haber verir önceden. Dilerim bu kitap, seni mevsim geçişlerinde hastalıktan korur.Oyunu kurallarına göre oyna.Hastalanma!
108.00 ₺ -
Cihan hükümdarı Fatih Sultan Mehmed Han
Fatih Sultan Mehmed dendiği zaman akıllara hep İstanbul'un fethi geldi bu zamana kadar. Ancak Fatih Sultan Mehmed'in birçok özelliği vardı. Arapça ve Farsça olmak üzere yedi dil biliyordu. Latinceyi anadili gibi konuşurdu. Aynı zamanda şairdi. Maiyetindeki yüz seksen beş şairden, otuzunu maaşa bağlamıştı. Ünlü ressam Bellini'yi İstanbul'a getirtip kendi portresini yaptırttı. İstanbul'un fethi için, Musluhiddin ve Saruca Sekban gibi Osmanlı mühendislerinden başka, Macar Urban'a Edirne'de "şahi" adı verilen büyük toplar döktürdü. Bu büyük toplar, Bizans'ın yanısıra Avrupa'da asırlardır süren feodaliteyi de bitirecekti. Kanuni'den çok önce, bir kanunname ve bir anayasa hazırlattı. Otlukbeli'nde Uzun Hasan'ı yenince, zaferini kutlamak için kırk bin esiri serbest bıraktı. Otuz yıllık saltanatı süresince, yirmibeş askeri harekâta bizzat komuta etti. Dokuz yüz bin kilometre olan Osmanlı topraklarını, iki milyon iki yüz on dört kilometreye çıkardı. Venedik kralı tarafından planlanan on dört suikast girişiminden sağ kurtulmayı başardı. Ölümü hakkında suikast kuşkusu hâlâ vardır. Ölümünün ardından Papa, kutlama amacıyla üç gün boyunca gece gündüz durmaksızın çan çaldırtmıştır. Ömrü boyunca iki imparatorluk, dört krallık ve on prensliği kendine bağlamıştır. Hristiyanlar tarafından, Osmanlının İstanbul'u fethettiği gün "dünyanın sonu" şeklinde tanımlanmıştır. Osmanlı denince akla gelen ilk Osmanlı padişahıdır.
224.40 ₺ -
Annenin Duygusal Yokluğu
Anneniz dalgın, mesafeli, hatta küçümseyici miydi? Kurduğunuz ilişkiler ya da kendinize verdiğiniz değer konusunda sorunlar yaşadınız mı? Duygusal açıdan orada olmayan annelerin yetişkinliğe erişmiş çocukları, genellikle hayatlarında neyin eksik olduğunu tam olarak anlayamazlar. Buna karşılık, ihmalkar annelerin çocukları yaşadıkları duygusal travmanın farkındadırlar ama bunun kalıcı ve zarar veren etkilerini gözden kaçırırlar. Psikoterapist Jasmin Lee Cori binlerce kişide yetersiz annelik yüzünden açılmış her türlü yaranın iyileşmesine yardımcı olmuştur. Yazar, öncü niteliğindeki bu kitabının yeni baskısında, hem anneye hem de çocuğa şefkatle yaklaşmakta ve şu konulara açıklık getirmektedir: Annenizin dalgın ya da incinmiş olmasının muhtemel nedenleri ve size veremedikleri Çocuklukta yaşanan duygusal ihmalin kalıcı etkileri Derinlemesine düşünce ve alıştırmalarla içinizdeki çocuğu bulmanın ve ‘anne boşluğu’nu doldurmanın yolları Kendiniz (ve belki de çocuklarınız) için daha mutlu bir geleceğe adım atmanın yolları
280.00 ₺ -
Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk
BİR ÇOCUK PSİKİYATRİSTİNİN NOT DEFTERİNDEN SIRA DIŞI ÖYKÜLER Küçük bir çocuğun beyni travmadan nasıl etkilenir? Korku ve şiddet çocuğun beyninde nasıl bir tahribata yol açar ve bu beyin iyileştirilebilir mi? r. Bruce Perry, olağandışı durumlara maruz kalmış çocuklara yardım ederek onları hayata yeniden kazandıran dünyaca ünlü bir çocuk psikiyatristidir. Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk’ta, karşılaştığı travma vakalarını bilimsel bir gözle irdeleyerek ve bunları herkesin kolaylıkla anlayabileceği hikayelere dökerek, aşırı strese maruz kalan beyinde tam olarak ne olduğunu açıklıyor ve bu beynin akıl almaz iyileşme kapasitesini ortaya koyuyor. Perry’nin stratejilerini öğrendiğinizde, travma geçirmiş çocukların fiziksel, ruhsal ve duygusal bakımdan nasıl iyileştirileceğinin ve sağlıklı bireylere dönüştürüleceğinin formülünü de elinizde tutuyor olacaksınız. Beynin içinde olanları anlayabilmenin, psikolojik olarak en uç durumdaki çocuklar için bile bir umut ışığı olacağını gösteren bu kitap uzun süre hafızanızdan çıkmayacak.
375.00 ₺ -
Kutun Dört Delisi
Kûtülamâre zaferinin perdesi bu romanla aralanıyor. Hasan Basri Şenel bugüne kadar göz ardı edilen Kut zaferine ışık tutuyor. Olayları bütün çıplaklığıyla, eğip bükmeden ustalıkla anlatıyor. Bir mücadelenin hikâyesinin, sarsıcı olayları ve askerimizin stratejik hamleleriyle nasıl bir zafer hikâyesine dönüştüğü çarpıcı biçimde anlatılıyor.
217.00 ₺ -
Egoistler Üstinsanların Kitabı
1909 yılında yayımlanan ve Türkçe’ye ilk kez kazandırılan Egoistler’de modern şairler, filozoflar ve nesir ustaları yer almaktadır. Bu isimler arasında ekolü Avrupa’da yakın zamanda tekrar canlanan ve ünü giderek yayılan Stendhal; Fransız akademisyen Maurice Barrès; gamsız pagan ve tatlı alaycı Anatole France; Nietzsche’nin selefi Max Stirner; usta gizemci Ernest Hello ve büyük şair William Blake yer almaktadır. Flaubert’in daha önce yayımlanmamış bir mektubu ve “Madame Bovary”nin orijinal nüshasından yazarın üzerinde düzeltmelerinin bulunduğu bir sayfa da okurların ilgisine sunulmuştur. Fransızcanın parlak ustası J. K. Huysmans kitaptaki bölümlerden biri olup Nietzsche’nin hayatında geçirdiği belli başlı safhaların yer aldığı meşhur biyografisi Ecce Homo ve İbsen’in tiyatro oyunları da kitapta ele alınan konulardandır. Bütünüyle bu kitap, yazarın 1909’un modern Avrupa’sında edebiyat dünyasının en ilginç isimlerinden bazılarına takındığı olgun eleştirel ve analitik yaklaşımın bir sonucudur.
209.30 ₺ -
Başı Sınuklar İçin Kılavuz
“Dünyaya düşmekle başı yarılanlar ve kalbi kırılanlar için bu kitap. Kalbin ışığını söndürmemek için bir kılavuz. Samimiyet ve ihtimamın olduğu yerde kalp kırıklığı vardır, bize insan olduğumuzu hatırlatır. Ne umudun ne buldun, neyi kaybettin? Sevdiğimizden inciniriz... Bir şeyler daha güzel olsun diye düş kurduğumuz için dünya bizi yaralar. İnsan neden okur? Bir dizeye yahut bir cümleye tesadüf edersiniz, dersiniz ki ‘İşte bu tam da benim yaşadığım ama adını koyamadığım o duyguyu anlatıyor!’ Yalnızlığınız bir anlığına uçar gider. Başka ruhlarla aranızda bir akrabalık bulursunuz. Çoğalır ve iyileşirsiniz. Başı Sınuklar İçin Kılavuz, birlikte iyileşme arzusuyla kaleme alınmış denemelerden oluşuyor. Her yazı, hem kendi ruhuma hem de başka yaralı ruhlara yazdığım birer mektup.” İyiler yalnız değildir, birlikte iyileşelim.
255.50 ₺ -
Ruhun Derin Yaraları
Yazılarında “yavaşlamayı” salık veren, iç âlemimize dikkat kesilmeye, vicdanın sesini duymaya çağıran Kemal Sayar’ın sözleri, tüm dünyayı sarsan karantina günlerinde de ruhlara şifa âdeta. Dünya her birimizi tedirgin eden bir “felaketler çağı”na girmiş görünüyor. Ruhun yaraları derinleşiyor. Şimdi şu soruları sormanın tam zamanı: Hayatın şamatası dindiğinde sana anlam verecek olan şey nedir? Öncelik saydıkların gerçekten de öne alman gerekenler miymiş? Madem şimdi makam ve para peşinde koşmak anlamsız, o halde hayatına değer veren ne kaldı? Ruhun Derin Yaraları, kendimizi ve dünyayı sorgulamaya çağıran, bizi can evimize buyur eden bir kitap. “Bütün dünyayı onaramazsın ama onarmaya kolunun uzandığı yerden başlayabilirsin. Bir ruhun diğerine yardıma heveslendiği, bir ıstırabı dindirmeye talip olduğu her seferinde dünya güzelleşir ve buraya geldiğimizde, insan olduğumuza değer.”
273.75 ₺ -
Zamanın Müceddidleri
Hadisi Şerif’te her asırda geleceği bildirilen müceddidlerin; bulundukları çağın maddi ve manevi hastalıklarına tecdit, ıslah, irşad yoluyla çare bulmaları, ümmeti içine düştükleri bunalımlardan kurtarmaları en belirgin özellikleridir. Müceddidler, dinde olmayan şeyleri ortaya atarak yenilik yaptıklarını iddia eden günümüz reformcularıyla karıştırılmamalıdır. Çünkü onlar bid’a denilen Kur’an’a ve sünnete aykırı unsurları dine sokmaya uğraşırken, müceddidler, bid’aları temizleyip, İslâm’ı Asr-ı Saadet’teki saf haline döndürmeye çalışmışlardır. Kitapta yer alan şahsiyetler, manevi sahada çağının önde gelen zirve isimleridir. Hemen hepsinin yaşadığı devirde, askeri yenilgilerden, siyasi bunalımlardan veya itikadi tartışmalardan kaynaklanan çok büyük sıkıntılar meydana gelmiştir. Onlar; içinde bulundukları toplumun ve Müslümanların problemlerini, en uygun metotlarla çözüme kavuşturmaya çalışmışlardır. Yaşadıkları devri aydınlatan bu zirve şahsiyetler, eserleriyle sonraki yüzyıllarda da ümmeti irşad etmeye devam etmişlerdir.
206.25 ₺ -
Kulak Akupunkturu
Kulak akupunkturunun bizdeki tanımı ve işlevi Kulakta dental çubuk ile teşhis ve tanı Akupunktur noktası ve bulunması Kulak Yapıları Sol Kulak - Sağ Kulak Akupunktur uygulama esnasında ve sonrasında oluşabilecek haller Kulak akupunkturunda zamanlama nasıl olur Teşhis ve Tedavide hasta çeşitleri ve İnancın önemi Kulak akupunkturunu kimler yapabilir Kulak hacamatı - Kanatma yöntemi Kulak üzerinde kanatma bölgeleri ve etkileri Kulak üzerinden hastalıklar ve örnekler
169.00 ₺ -
Az kaldı
Şu an zamanı değil belki ama olur da hani bir gün birisini sevecek olursan, acısına katlanabileceğin kadar sev. Çünkü insanlar bir gün gider. Özellikle bunu en sevdiğin insanlar yapar... Kimi öldüğü için gider, kimi de kalbinde seni öldürdüğü için! Gerçek bir hayat hikayesinden kurgulanarak kaleme alınmış bu romanı mutlaka okumalısınız. Çünkü bu romanı bitirdiğinizde, hayatınızda ne kadar küçücük sıkıntıları büyüttüğünüzü, aslında her günü bir mucizeden ibaret olan hayatı nasıl da ıskaladığınızı göreceksiniz...
175.00 ₺ -
Hiç Kimse
Cânım kâri insan bazen bu dünyanın içinde kaybolup gidiyor. Öyle bir kaptırıyor ki kendini ne etrafta olanları görüyor ne sesleri duyuyor ne de hissedebiliyor. Sadece bir rutinin ve alışmışlığın içinde hırpalanıp duruyor. Yani yaşıyor ama yine de ölen bir şeyler var. İnsan bazen görünmemek istiyor sessiz sedasız yaşayıp gitmek istiyor. Öyle birden aniden kimsenin görmediği biri hâline gelmek istiyor. Ama pek mümkün değil bu. Ve biliyorum görünmemek canını yakıyor insanın. Peki böyleleri yok mu? Her an etrafımızda olan ama bizim görmediğimiz insanlar? Hep yanı başımızda duran ama varlığını bile fark etmediklerimiz? Biz görmüyoruz belki ama onlar yine de var. Görünmez insanlardan bahsediyorum yani. Bu hikâye biraz da onların hikâyesi; her an etrafımızda olan ama bizim görmediğimiz "hiç kimselerin" hikâyesi.
156.00 ₺ -
Anne Sözü
Bir işi farkında olmadan yapmakla ne çok şeyi kaçırırız. Bir işi farkında olup yapmakla ne çok şey değişir, dönüşür. Hatırlamak, dinlemek, konuşmak, susmak, ağlamak, gülmek, sevmek, yürümek temel fiilidir insan olmanın; bunları bilinçli yapmak bizlere neler öğretir ve öğrendiklerimiz, hayatımıza nasıl etki eder? ... Sadiye Erol Aykaç, fikir duvarının diğer tarafından bakıp gördüklerini, yaşadıklarını ve kendisinde bıraktığı izleri anlatıyor. Anne şefkati ile yazarlık kabiliyetini birleştirerek, kızına ve yeniden düşünmek, kalbine bir kez daha bakmak isteyen, fikir duvarını yükseltmek isteyen mümine hanımlara çağları aşacak cümlelerini emanet ediyor. "Bugünü yaz, ama seni yüzyıl sonra okuyanlar da anlasın." diyen yazar, bunun yolunun bugün birbirimizi anlamaktan geçtiğini söylüyor.
156.00 ₺ -
İslam Bilim Müslümanlar ve Teknoloji
slâm, Bilim, Müslümanlar ve Teknoloji: Seyyid Hüseyin Nasr ile Söyleşiler başlığını taşıyan ve Muzaffer İkbal’in gerçekleştirdiği söyleşilerin yer aldığı bu eser, günümüzde Müslümanların özellikle modern bilim ve teknoloji bağlamında karşılaştıkları önemli ikilemler üzerine odaklanmaktadır. Bu dört söyleşide, İslâmî bakış açılarını keşfetmek üzere Seyyid Hüseyin Nasr evren ve hayatın kökeni, İslâm ve bilim arasındaki ilişkinin farklı boyutları, Müslümanların modern bilim ve teknolojiye yönelik tutumları ve çevre krizi konusunda Muzaffer İkbal’in sorularını cevaplamaktadır. Bu geniş kapsamlı söyleşilerin özünde, zamanımızın en acil meselesi olarak adlandırılabilecek şey yatmaktadır: İslâm medeniyetinin gelecekteki seyri. İslâm düşüncesinin tüm çeşitliliğini kapsayan bu söyleşilere, konuyla alakalı üç metin eklenmiştir: “Bağlam” başlıklı ilk metin, ana hatlarıyla bu söyleşilerin arka planının taslağını çizmektedir; “Bilimsel Bir Araştırma Konusu Olarak Evren” başlıklı metin Allah, âlem ve insan arasındaki ilişkinin çeşitli yönlerini keşfetme çabasındadır; “İslâmî Dünya Görüşü ve Modern Bilim” ise Seyyid Hüseyin Nasr’ın Mart 1995’te Pakistan’ın İslamabad şehrinde tertip edilen Uluslararası 21. Yüzyılda İslâmî Yönetimde Bilim Konferansı’nda sunduğu tebliğ metnidir. Bu konferans, iki âlimin ilk defa bir araya gelmesine ve bir ömür sürecek manevi, entelektüel ve kalbî bir irtibatın ortaya çıkmasına vesile olmuştur. İslâm’ın modern bilim ve teknolojiye verdiği cevapları İslâm medeniyetinin Rönesans sonrası Batı medeniyeti ile tarihî karşılaşması bağlamında tespit eden elinizdeki kitap, manevi karakteri ve geleneğini muhafaza gayreti gösterirken İslâm medeniyetinin yüzleştiği tehlikelere ilişkin tefekkür mahsulü bir anlayışı temin etmektedir. İslâm, Bilim, Müslümanlar ve Teknoloji isimli bu eser hem genel okuyucuya hem de konunun uzmanlarına hitap etmektedir. İslâm âleminin karşı karşıya kaldığı ikilemlerin mahiyetini anlama hususunda teorik bir çerçeve sağlarken pratik çözümler de teklif etmektedir. Eser, okurun zamanımızın mühim bazı meselelerine dair derinlikli bir kavrayış elde etmesi için çeşitli yolların da kapısını aralamaktadır.
117.60 ₺