-
Niconun Savaşı
Savaşlardan daha kötü bir şey varsa o da çocukları savaşa dahil etmektir. On bir yaşındaki Nico'nun hayatı, bir hata yüzünden değişir. Babasıyla aynı adı paylaşan Nico, babasının yerine askere alınır. Nico, bu yanlış anlaşılmayı düzeltemeden kendini kışlada bulur. Bu yanlış anlaşılma çözülecek ve Nico eski hayatına mı kavuşacak yoksa Nico cepheye mi gidecek? Nico'nun Savaşı, barış, değerler ve eleştirel düşünme konularını işleyen, unutulmaz bir roman.
98.00 ₺ -
Fark Et Güçlen Hayatını Kur
Zaman hızla akıyor; işler, hedefler, beklentiler birbirine karışıyor. Gün bitiyor ama zihnimiz susmuyor. Modern hayat, son sürat koşarken neden başladığımızı bile unuttuğumuz bir yarışa dönüştü.Karar Ver, Planla, Harekete Geç’te bireysel değişimin eyleme dökülme sürecine odaklanan Ayça Karaman, bu kez içinde sıkışıp kaldığımız döngüyü durdurup anlamlı bir hayat kurmanın yollarını arıyor. Kontrol etme çabamızın, sürekli kıyaslamanın, dijital dikkat dağınıklığının ve tükenmişliğin ardındaki psikolojik dinamikleri ele alıyor.Fark Et, Güçlen, Hayatını Kur “hep daha fazlası”nı yapmaya çağıran bir kişisel gelişim kitabı değil; aksine, yolda olmanın, bazen durmanın, eksik kalmanın da insana ait olduğunu hatırlatan içten bir anlatı. Çünkü asıl güç, başkalarının temposuna uymakta değil, kendi ritmini keşfedip orada yaşam bulmakta.
210.00 ₺ -
Mademki Bir İnsanım
İnsan olmak, yalnızca var olmak değil aynı zamanda varlığının anlamını aramak, sorumluluğunu taşımaktır. Mademki Bir İnsanım, bu arayışın sesine kulak veren bir kitap. Orhan Karaağaç tarafından hazırlanan bu eserde, Nurullah Genç, Nevzat Tarhan, Savaş Barkçin, Serhat Yabancı, Reshad Strik, Yasin Pişgin, Uğur Batı, Hakan Bilgin, Cem Uçan ve Cihan Çelik, insan olmanın ahlaki, psikolojik ve manevi boyutlarını samimi bir dille ele alıyor. Her bölüm, insana dair temel bir sorunun kapısını aralıyor: Mademki insanım, o hâlde nasıl biri olmalıyım? Bu soru bir muhasebenin değil, bir uyanışın başlangıcıdır. Çünkü insan kendine bakmadan hakikatini bilemez. Bu kitap, günümüzün karmaşası içinde unutulan değerlere yeniden dikkat çekiyor, insana kendini, kalbini ve sorumluluğunu hatırlatıyor.
245.00 ₺ -
Yarın Başlarım Sendromu
Erteleme, aslında hepimizin gizli mesleği. Kimimiz “yarın başlarım” diplomasına, kimimiz “beş dakika daha” uzmanlığına sahibiz. İlginçtir ki işlerimizi sürekli geleceğe postalarken hayatın posta kutusunda fazla beklemeyi sevmediğini unutuyoruz. Bu kitabı okurken kendinizi suçlamanızı ya da yetersiz hissetmenizi istemiyorum. Çünkü erteleme, yalnızca sizin değil, insanlığın ortak hikâyesi. Ama şu anda bu satırları okuyorsanız, bir anlığına da olsa “ertelemeye” ara verdiniz demektir. Hazır motivasyon gelmişken başlayalım o zaman. Psikolog Oya Doğan Yarın Başlarım Sendromu’nda neden sürekli “yarın başlarım” deyip durduğumuzu, ertelemelerimizin altında yatan kaygılarımızı, mükemmeli hedeflemekle başarısız olma korkusu arasında gelip giden ruh halimizi ve bu konuda akla gelebilecek daha pek çok soruyu tek tek ele alıyor. Erteleme döngüden çıkmak isteyenlerin kendilerine doğru soruları sormasına imkân veren bu çalışma her bölümün sonundaki uygulama önerileriyle bizleri yarını beklemeden hemen bugün o ilk adımı atmaya davet ediyor.
168.00 ₺ -
Hasta Pasta Evrenin En Saçma Macerası
Bu robotlara bayılacaksın çünkü... Hiçbir işleri yolunda gitmiyor. Sürekli komik hatalar yapıyorlar. Birbirlerinden asla vazgeçmiyorlar. Sen onlardan bİn kat daha akıllısın!(İnan bana!) Mesela bu kitapta... VR gözlüğüyle yanlışlıkla eve yaratık çağırıyorlar. "Sadece Evet" oyunuyla evi akıllı süpürgelerle dolduruyorlar. Ormanda ninja sincaplarla savaşa giriyorlar. Kulağa hiç mantıklı gelmiyor mu? Zaten Hasta Pasta'da mantık yok.
192.50 ₺ -
Babamda Bir Tuhaflık Var
Bir gün babanın beyni yorulup tatile çıkmak istese ne yaparsın? Burki'nin babası bir sabah çok farklı bir güne uyanıyor! Reçelle diş fırçalıyor, ütüyle kahvaltı hazırlıyor, ayakkabılarını ellerine geçiriyor... Burki, babasının beyninin tatile çıktığını öğrenince onu bulmak için bir maceraya atılıyor. Bu yolculukta bolca kahkaha, azıcık hüzün, biraz endişe ve çokça sevgi var. Baba ile oğulun birbirini yeniden keşfettiği bu absürt ve sıcak hikâyede siz de kendinizden bir parça bulacaksınız.
126.00 ₺ -
Ekrana Sığmayan Macera
Defne, hafta sonunu tabletsiz geçirmek zorundadır. Bu, onun için dünyanın sonu demek... Ama çok geçmeden dostu Bilge ve onun güneş enerjisiyle çalışan sevimli robotu Max’le yeni bir maceraya atılır. Bu macera, Defne’ye teknolojiyi yalnızca tüketmek değil, üretmek için de kullanabileceğini gösterir. Dedesi Profesör Bulut’un bahçesi, kodlama dersleri ve doğanın içinde geçen eğlenceli keşifler, Defne’nin hayatını değiştirir. Gerçek oyunların, kahkahaların ve merakın ekransız dünyada da var olduğunu keşfeden Defne, sonunda “tabletsİz ama süper” bir hafta sonu geçirir.
87.50 ₺ -
Belki de Çok Seversin
Mino, yuvası Karunya’yı, tavşanı Tito’yu ve en yakın arkadaşı Kiko’yu her şeyden çok seviyordu. Onun için mutluluk, bildiği ve alıştığı şeylerdi. Peki, Dış Dünya Kampı’ndan gelen o gizemli davet de neyin nesiydi? Ya yeni arkadaşlar edinmek, eskilerini unutmak demekse? Ya denediği yeni tatlar, bildiklerinin yerini tutmazsa? Bazen en büyük maceraların kapısını aralamak için ufacık bir cesaret yeter. Kapağı çevir ve Mino ile birlikte o adımı atmaya hazırlan... Belki de Çok Seversin!
70.00 ₺ -
Burnunun Ucundaki Cesaret
Tilki olmaktan daha sıkıcı bir şey olabilir mi? Tilki'ye göre KESİNLİKLE HAYIR! Ne kimseyi korkutabiliyor ne de kendi yuvasına giren bir örümcekle başa çıkabiliyordu. Aklına gelen dahice fikirle kendine eski bir çoraptan ve atkıdan harika bir kurt kostümü yaptı. Artık o, korkulan, saygı duyulan bir kurttu! Peki, kurt kılığına girmiş bir tilki, GERÇEK bir kurt sürüsüyle karşılaşırsa ne olur? Üstelik kurtlar onun efsanevi "Büyük Kötü Kurt" olduğuna inanırsa? Tilki'nin kendini ve cesaretin aslında bir kostümden ibaret olmadığını keşfettiği bu komik ve sürprizlerle dolu maceraya katılmaya hazır mısın?
70.00 ₺ -
Fıstık Gibi Hayat
Kuzey’in odası öyle dağınıktı ki, içeri giren herkes kendini bir oyuncak tarlasında buluyordu! Bir sabah oyuncak dinozorunun üstüne basınca aklına “fıstık gibi” bir fikir geldi: Kullanmadığın her şey, bir başkasının hayatını güzelleştirebilir! Pazarda tezgâh açan Kuzey’in macerası, en sevdiği oyuncağı Çıtçıt’ın kaçırılmasıyla bambaşka bir yola girdi. Faresinin izini sürerken, iyiliğin filizlendiği küçük bir köy okulunda paylaşmanın gerçek değerini keşfetti. “Fıstık Gibi Hayat”, bir çocuğun kalbinden doğan kocaman bir iyilik hikâyesi. Kuzey’le birlikte sen de paylaşmanın gücünü keşfet!
87.50 ₺ -
-
-
Çocuklar İçin Peygamberimizin Hayatı Ravza
En değerli varlığınız olan çocuklarınıza hakkın ve adalaetin önderleri Allahın elçileri (Peygamberler) ile; ilk iman neslinin yaşam öykülerini bu kitaplarla tanıtın.
75.00 ₺ -
Dersimiz İhlas Suresi
AŞIRI DERECE ZEKİ AMA BİR O KADAR DA YARAMAZ İDRİS TAKACI VE KANKASI TACETTİN TACİ, CİMCİME SINIF BAŞKANI SAFİNUR TAZENANE, HER YERE ALTIN KALPLİ PAPATYA RESİMLERİ ÇİZEN LEPİSKA SAÇLI MAHPEYKER ÇITIRAK, HAKSIZLIĞA HİÇ GELEMEYEN GÖZÜ KARA CEMİLE MÜRDÜM İLE SIRA ARKADAŞI NEFİSE GÜGÜM, İSMİ SORULDUĞUNDA RÜZGÂRDA BİR ÇİÇEK GİBİ TİTREYEN ZARAFET ABİDESİ AYŞE MELEK, PEK MERAKLI OSMAN TERAZİ VE ÇOK ACAYİP SIRADIŞI BİR ÖĞRETMEN HALİS MUHLİS! HEPSİ VE DAHA FAZLASI ÜMMÜŞ PÖRTLEK ORTAOKULU 5-A SINIFINDA! Başka bir Allah olmadığı ve La ilahe illallah! Olamayacağı için Allah birdir. Allah tek olduğu için birdir. Ve EHAD, Allah BİR ve TEK demektir... –Ama sayı ile değil. –Ama sayı ile değil, evet. –Çünkü sadece bir tane olan bir şeyi saymazsın! –Sana iki kere aferin. Çok güzel izah ettin. –Hanımlar beyler! Beni dikkatle dinleyin. Çünkü size bir misal daha verilecek...
165.00 ₺ -
Dersimiz Namaz
Aşırı derece zeki ama bir o kadar da yaramaz İdris Takacı ve kankası Tacettin Taci, cimcime sınıf başkanı Safinur Tazenane, her yere altın kalpli papatya resimleri çizen lepiska saçlı Mahpeyker Çıtırak, haksızlığa hiç gelemeyen gözü kara Cemile Mürdüm ile sıra arkadaşı Nefise Gügüm, ismi sorulduğunda rüzgarda bir çiçek gibi titreyen zerafet timsali Ayşe Melek, durmadan not alan arka sıralardaki esrarengiz öğrenci ve çok acayip sıradışı bir öğretmen Halis Muhlis! Hepsi ve daha fazlası Ümmüş Pörtlek Ortaokulu 5-A sınıfında! – Günaydın çocuklar! – Günaydın öğretmenim! – Hanımefendiler, beyefendiler! Bugünkü dersimizin konusu namaz. Ve size bunun sıkıcı bir ders olmayacağına dair garanti veriyorum!
240.00 ₺ -
Dersimiz Fatiha
Aşırı derece zeki ama bir o kadar da yaramaz İdris Takacı ve kankası Tacettin Taci, cimcime Sınıf Başkanı Safinur Tazenane, her yere altın kalpli papatya resimleri çizen lepiska saçlı Mahpeyker Çıtırak, haksızlığa hiç gelemeyen gözü kara Cemile Mürdüm ile sıra arkadaşı Nefise Gügüm, ismi sorulduğunda rüzgarda bir çiçek gibi titreyen zerafet abidesi Ayşe Melek, pek meraklı Osman Terazi ve çok acayip sıradışı bir öğretmen Halis Muhlis! Hepsi ve daha fazlası Ümmüş Pörtlek Ortaokulu 5-A sınıfında! – Gün doğumunu neşeli şarkılarla karşılamaları gibi kuşların; müminler de yıldızlar, çiçekler ve ikisi arasına cömertçe saçılmış hadsiz ve hesapsız güzellikler için, “elhamdülillahi rabbilâlemin” derler. “Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun...” – Amin! – Amin için daha erken değil mi Tacettin? Daha Fatiha’nın başındayız. – Sonunda da söyleriz öğretmenim.
195.00 ₺ -
EVRİM İlmi Bir Hakikat mı
Evrim anlayışı, etkili olduğu çevrelerde kendisini “bilim”, dini ise “dogma” olarak tanıtmıştır. Böylece evrime karşı çıkmak, sanki bilime karşı durmak ve dogmaya taraftar olmak gibi algılanmıştır. Evrimcilerin “bilim” adı altında yürüttükleri propagandadan etkilenen bazı Müslümanlar ise, Allah’ı inkâr esasına dayanan evrim anlayışıyla Kur’ân-ı Kerîm’i anlamaya kalkışmışlardır. Bu bağlamda, yaratılışla ilgili nasları tevil ederek evrimin yaratılış hakikatine aykırı olmadığını savunmuş, böylece dini yıkmak için uydurulmuş bir anlayışı dinin kendisi hâline getirmişlerdir. İddiaları ve kabulleriyle evrim, ilmî boyuttan uzak olduğundan, çatışma ilimle Kur’ân-ı Kerîm arasında değil, evrimcilerin dogmalarıyla hakikat arasındadır. Yaratılış, binlerce yıldır milyarlarca defa tekerrür ettiği hâlde, yazılı hiçbir kaynakta evrimin varlığına dair kayda değer bir bilgi bulunmamaktadır. Hülâsa, evrim; ateistlerin “Allah Teâlâ yaratmadıysa, peki canlılar nasıl oluştu?” sorusuna cevap bulabilmek için uydurdukları, sonrasında da inanç hâline getirdikleri bir dogmadır. *** İki bölümden oluşan, birinci bölümde her yönüyle evrimi bizzat evrimcilerin eserlerinden hareketle tahlil eden, ikinci bölümde ise Kur’ân-ı Kerîm’deki yaratılışla alakalı âyetlerdeki mucizeleri nazara veren, “Evrim: İlmî Bir Hakikat mi, İdeolojik Aldatma mı?!” başlığını taşıyan bu kitap, akıl sahiplerini bilimsel düşünmenin ufkunda hakikati müşahede etmeye davet etmektedir. Sabırla eseri okuyanlar kitabın sonuna geldiklerinde evrim adlı inanç sisteminden kurtulmakla birlikte Allah Azze ve Celle’nin tefekkür için yarattığı aklı da sadece O’nun yolunda kullanmanın bahtiyarlığına erecektir.
126.00 ₺ -
Can Veren Pervaneler 7
“… Tatlı-hoş bir söz, kökleri sağlam ve dalları göğe doğru uzanmış güzel bir ağaca benzer ki o ağaç, Rabb’inin izniyle meyvesini, yemişini her zaman verir… Sevimsiz, kem-çirkin bir söz de yerden koparılmış ve hiçbir sebatı-kararı olmayan kötü bir ağaç gibidir.” (İbrahim Suresi: 14/24-26) Göğe doğru uzanan o dallar meyvelerini vermeye devam ediyor. Ama biz onların gölgesinde serinleyip meyvelerini tatmadan geçiriyoruz ömrümüzü. Klasik şiirimizden günümüze bir esinti getirebilmek muradımız. Daha çok o vesileyle, sahip olduğumuz anlam dünyasından bir haber iletmek mirasçılara. Öyle ya, bu muhteşem birikimin varisleri bizler değil miyiz? Şu kadar var ki, hayli zamandır uzak kalmışız kendi zenginliklerimizden. Bu ayrılık yetsin artık, demeyelim mi? “Can Veren Pervaneler” serisinde Hayati İnanç, eşsiz mısralarla, kıssalarla, aktardığı tecrübe ve anılarıyla mühmel bir hazinenin izini sürüyor.
149.50 ₺ -
Can Veren Pervaneler 6
“… Tatlı-hoş bir söz, kökleri sağlam ve dalları göğe doğru uzanmış güzel bir ağaca benzer ki o ağaç, Rabb’inin izniyle meyvesini, yemişini her zaman verir… Sevimsiz, kem-çirkin bir söz de yerden koparılmış ve hiçbir sebatı-kararı olmayan kötü bir ağaç gibidir.” (İbrahim Suresi: 14/24-26) Göğe doğru uzanan o dallar meyvelerini vermeye devam ediyor. Ama biz onların gölgesinde serinleyip meyvelerini tatmadan geçiriyoruz ömrümüzü Klasik şiirimizden günümüze bir esinti getirebilmek muradımız. Daha çok o vesileyle, sahip olduğumuz anlam dünyasından bir haber iletmek mirasçılara. Öyle ya, bu muhteşem birikimin varisleri bizler değil miyiz? Şu kadar var ki, hayli zamandır uzak kalmışız kendi zenginliklerimizden. Bu ayrılık yetsin artık, demeyelim mi? “Can Veren Pervaneler” serisinde Hayati İnanç, eşsiz mısralarla, kıssalarla, aktardığı tecrübe ve anılarıyla mühmel bir hazinenin izini sürüyor.
123.50 ₺ -
Can Veren Pervaneler 5
“… Tatlı-hoş bir söz, kökleri sağlam ve dalları göğe doğru uzanmış güzel bir ağaca benzer ki o ağaç, Rabb’inin izniyle meyvesini, yemişini her zaman verir… Sevimsiz, kem-çirkin bir söz de yerden koparılmış ve hiçbir sebatı-kararı olmayan kötü bir ağaç gibidir.” (İbrahim Suresi: 14/24-26) Göğe doğru uzanan o dallar meyvelerini vermeye devam ediyor. Ama biz onların gölgesinde serinleyip meyvelerini tatmadan geçiriyoruz ömrümüzü. Klasik şiirimizden günümüze bir esinti getirebilmek muradımız. Daha çok o vesileyle, sahip olduğumuz anlam dünyasından bir haber iletmek mirasçılara. Öyle ya, bu muhteşem birikimin varisleri bizler değil miyiz? Şu kadar var ki, hayli zamandır uzak kalmışız kendi zenginliklerimizden. Bu ayrılık yetsin artık, demeyelim mi? “Can Veren Pervaneler” serisinde Hayati İnanç, eşsiz mısralarla, kıssalarla, aktardığı tecrübe ve anılarıyla mühmel bir hazinenin izini sürüyor.
156.00 ₺ -
Can Veren Pervaneler 4
“… Tatlı-hoş bir söz, kökleri sağlam ve dalları göğe doğru uzanmış güzel bir ağaca benzer ki o ağaç, Rabb’inin izniyle meyvesini, yemişini her zaman verir… Sevimsiz, kem-çirkin bir söz de yerden koparılmış ve hiçbir sebatı-kararı olmayan kötü bir ağaç gibidir.” (İbrahim Suresi: 14/24-26) Göğe doğru uzanan o dallar meyvelerini vermeye devam ediyor. Ama biz onların gölgesinde serinleyip meyvelerini tatmadan geçiriyoruz ömrümüzü. Klasik şiirimizden günümüze bir esinti getirebilmek muradımız. Daha çok o vesileyle, sahip olduğumuz anlam dünyasından bir haber iletmek mirasçılara. Öyle ya, bu muhteşem birikimin varisleri bizler değil miyiz? Şu kadar var ki, hayli zamandır uzak kalmışız kendi zenginliklerimizden. Bu ayrılık yetsin artık, demeyelim mi? “Can Veren Pervaneler” serisinde Hayati İnanç, eşsiz mısralarla, kıssalarla, aktardığı tecrübe ve anılarıyla mühmel bir hazinenin izini sürüyor.
130.00 ₺ -
Can Veren Pervaneler 3
Tatlı-hoş bir söz, kökleri sağlam ve dalları göğe doğru uzanmış güzel bir ağaca benzer ki o ağaç, Rabb’inin izniyle meyvesini, yemişini her zaman verir… Sevimsiz, kem-çirkin bir söz de yerden koparılmış ve hiçbir sebatı-kararı olmayan kötü bir ağaç gibidir.” (İbrahim Suresi: 14/24-26) Göğe doğru uzanan o dallar meyvelerini vermeye devam ediyor. Ama biz onların gölgesinde serinleyip meyvelerini tatmadan geçiriyoruz ömrümüzü. Klasik şiirimizden günümüze bir esinti getirebilmek muradımız. Daha çok o vesileyle, sahip olduğumuz anlam dünyasından bir haber iletmek mirasçılara. Öyle ya, bu muhteşem birikimin varisleri bizler değil miyiz? Şu kadar var ki, hayli zamandır uzak kalmışız kendi zenginliklerimizden. Bu ayrılık yetsin artık, demeyelim mi? “Can Veren Pervaneler” serisinde Hayati İnanç, eşsiz mısralarla, kıssalarla, aktardığı tecrübe ve anılarıyla mühmel bir hazinenin izini sürüyor.
123.50 ₺ -
Can Veren Pervaneler 2
“… Tatlı-hoş bir söz, kökleri sağlam ve dalları göğe doğru uzanmış güzel bir ağaca benzer ki o ağaç, Rabb’inin izniyle meyvesini, yemişini her zaman verir… Sevimsiz, kem-çirkin bir söz de yerden koparılmış ve hiçbir sebatı-kararı olmayan kötü bir ağaç gibidir.” (İbrahim Suresi: 14/24-26) Göğe doğru uzanan o dallar meyvelerini vermeye devam ediyor. Ama biz onların gölgesinde serinleyip meyvelerini tatmadan geçiriyoruz ömrümüzü. Klasik şiirimizden günümüze bir esinti getirebilmek muradımız. Daha çok o vesileyle, sahip olduğumuz anlam dünyasından bir haber iletmek mirasçılara. Öyle ya, bu muhteşem birikimin varisleri bizler değil miyiz? Şu kadar var ki, hayli zamandır uzak kalmışız kendi zenginliklerimizden. Bu ayrılık yetsin artık, demeyelim mi? “Can Veren Pervaneler” serisinde Hayati İnanç, eşsiz mısralarla, kıssalarla, aktardığı tecrübe ve anılarıyla mühmel bir hazinenin izini sürüyor.
123.50 ₺ -
Can Veren Pervaneler 1
“… Tatlı-hoş bir söz, kökleri sağlam ve dalları göğe doğru uzanmış güzel bir ağaca benzer ki o ağaç, Rabb’inin izniyle meyvesini, yemişini her zaman verir… Sevimsiz, kem-çirkin bir söz de yerden koparılmış ve hiçbir sebatı-kararı olmayan kötü bir ağaç gibidir.” (İbrahim Suresi: 14/24-26) Göğe doğru uzanan o dallar meyvelerini vermeye devam ediyor. Ama biz onların gölgesinde serinleyip meyvelerini tatmadan geçiriyoruz ömrümüzü. Klasik şiirimizden günümüze bir esinti getirebilmek muradımız. Daha çok o vesileyle, sahip olduğumuz anlam dünyasından bir haber iletmek mirasçılara. Öyle ya, bu muhteşem birikimin varisleri bizler değil miyiz? Şu kadar var ki, hayli zamandır uzak kalmışız kendi zenginliklerimizden. Bu ayrılık yetsin artık, demeyelim mi? “Can Veren Pervaneler” serisinde Hayati İnanç, eşsiz mısralarla, kıssalarla, aktardığı tecrübe ve anılarıyla mühmel bir hazinenin izini sürüyor.
175.50 ₺ -
Sufi Psikolojisi
Hakikat, milyonlarca yıl önce yeryüzüne düşmüş ve parçalara ayrılmış kocaman bir elmas gibidir. Her bir parçayı bulan, elmasın o parçadan ibaret olduğunu zanneder. Oysa hakikat daha büyüktür, bütündedir. Bilimlerin tümünde olduğu gibi psikolojide de hakikatin sadece bir kısmına hâkimiz. Disiplinlerin birbirinden öğrenecek çok şeyinin olduğu günümüzde, “ya bilim, ya maneviyat” tarzı bir indirgemecilik yerine, “hem o, hem de o” yaklaşımı daha doğru görünmekte. Ruhun bilgeliğine ulaşmak için, bilgeliğin ruhuna nüfuz etmemiz gerek. Unutmamalı ki “Her arayan bulamaz, bulanlar sadece arayanlardır.” İbrahim b. Edhem bir gün sarayında uyurken, geceyarısı, tavandan tıkırtılar geldi. Sanki birisi damda yürüyordu.' Kim var orada?” diye bağırdı. "Bir dost,” diye cevap geldi. “Bir deve kaybettim ve onu bu damda arıyorum.” “A ahmak, damda deve mi arıyorsun?” diye bağırdı İbrahim."A düşüncesiz!" diye cevap verdi ses, “Sen Tanrı yı ipek elbiseler içinde, altın sedirde uyuklarken mi arıyorsun?
288.35 ₺