-
Müminlere Diriliş Çağrısı
Kur'ân-ı Kerîm'in mü'minlere çağrısı; inançlı, ihlaslı, vasıflı, tavırlı, sabırlı, saygılı, aktif, söylem-eylem bakımından tutarlı, her türlü düşmana ve eyleme karşı uyanık ve hazır, haddini bilen, hakka taraf, âhiret hazırlığı içinde, Allah'ı hatırından çıkarmayan, Allah ve Resûlüne saygılı ve hükümlerine râzı, yaratıklara şefkatli, hürmetli, gayretli, Allah'ın rızasını hayatının gâyesi bilen bir kimlik oluşturma dâvetidir. Bunun anlamı İslâm'da, İslâm ile diriliştir. Bu kitapta Yâ eyyühellezîne âmenû diye doğrudan mü'minlere hitâbeden âyet-i celîleler on-onbeş cümlelik yorumlarla Kur'ân-ı Kerîm'deki sıraya göre değerlendirilmiştir.
292.50 ₺ -
Kuran Arapçası
“Akıl edesiniz diye biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik.” (Yusuf, 2) Davetçi kimliğine aşina olduğumuz ve Kur’an’ı anlamaya yönelik yaptığı çeşitli çalışmalarla tanıdığımız Nouman Ali Khan, başkanı olduğu Beyyine Enstitüsü’nde, uzun yıllardır dünyanın dört bir yanındaki Kur’an talebelerine verdiği ve Kur’an’ı anlama odaklı olarak geliştirdiği Kur’an Arapçası dersleriyle de biliniyor. Ders müfredatı olarak kullandığı kitapların ilki öğrencisi Fulya Tuncel tarafından titiz bir çeviriyle Türkçeye tercüme edildi. Nouman Ali Khan’ın Öğretim Metoduyla Kur’an Arapçası kitabının en önemli özelliği, her yaştan okura hitap ediyor olması. Anlaması, kavraması ve içselleştirilmesi kolay, analitik ve sistematik bir metotla hazırlanan çalışma, Fulya Tuncel tarafından kurulan Kur’an Akademisi bünyesinde ilgililerine online ve ücretsiz olarak da ders veriliyor. Kur’an Arapçası kitabı; İlahi Vahiy ile insan arasındaki dil engelini pratik ve anlaşılır bir metotla ortadan kaldırarak okuru kısa zamanda Kur’an’a muhatap olacak seviyeye getiren çok önemli bir çalışma.
280.00 ₺ -
Bilim Fuarında Bir Gün Zuzu İle Allahın İsimlerini
Bilim fuarının heyecan dolu dünyasında gezinen minik yüreklerin, karşılaştıkları icatlar üzerinden yaratıcının varlığını nasıl keşfettiğini hiç merak ettiniz mi? Bu sıcacık öykü sayesinde çocuklarımız, El-Halık, El-Basir ve Es-Semi isimlerinin derinliğini kavrayarak manevi dünyalarını sevgi ve bilgiyle inşa edecekler.
140.70 ₺ -
Mustafa Asım Köksal
Mustafa Âsım Köksal, Osmanlı’dan günümüze miras kalan İslâmî ilim geleneğinin son temsilcilerindendir. Her türlü imkânsızlıklar içerisinde, yüksek seviyede medrese ve mektep tahsili görme imkânı bulamadan, büyük ölçüde kendi kendini yetiştirerek ortaya dünya çapında itibar gören eserler koyabilmiştir. Özellikle Resulullah’ın (sav) hayatı ve sîretine odaklanan ve İslâm tarihi sahası özelinde diğer İslâmî ilimleri de kuşatan bu ilmî çaba haricinde, 31 sene süren Diyanet İşleri’ndeki memuriyeti sırasında, ilk Diyanet İşleri reisinden itibaren birçok önemli şahsiyeti tanımış, yakın tarihimizin çeşitli hadiselerine şahit olmuştur. Ayrıca son devrin -günümüzde kendisi hakkında hemen hiçbir şey bilinmeyen- mutasavvıflarından İskilipli İbrahim Edhem Efendi’nin müridi ve halifesi olması sayesinde, ilim yoluyla tasavvufî hayatı şahsiyetinde birleştirmiş ve böylece bir Osmanlı âlimi olmanın gereğini yerine getirmiştir. Umarız ki bu mütevazı çalışma, günümüzde yaşamış bir İslâm âliminin daha iyi tanınması için bir vasıta ve kendisi hakkında ilim camiası tarafından -şimdiye kadar ihmal edilmiş olan- etraflı ve ilmî çalışmalar yapılabilmesi için de bir vesile olur.
294.00 ₺ -
Günümüz Fıkıh Meseleleri
Her devirde ilmî, iktisâdî, sosyal ve kültürel alanlarda ibadete ve muamelata ait yeni meseleler ortaya çıkmış ve ilim adamlarını meşgul etmiştir. Bu meselelerin ortak özellikleri yeni olmaları, insanların günlük yaşantılarını ilgilendirmeleri, çözümlerinin bulunmamaları, zor anlaşılmaları ve doğru analiz edilmelerinin önünde bazı engellere sahip olmalarıdır. Yeni meselelerin çözümsüz bırakılması İslam’ın evrenselliği ve İslam fıkhının esnekliği ilkesine aykırı görüldüğü için üzerlerinde çalışma yapılması ihmal edilmemiştir. Bu sebeple her devirde bu problemlere çözümler üretecek fıkıh melekesine sahip, ufku geniş, insanların örflerini bilen, dünyayı tanıyan ve takip eden aynı zamanda fetva tecrübesi olan uzman kişilere ihtiyaç bulunmaktadır. Bu kişilerin özellikle “usul-u fıkıh/hüküm çıkarma yöntemi” ve “makasıdu’ş-şeria/maslahat eksenli hüküm üretme” ilmini iyi bilmeleri gerekir. Çünkü bu ilimler, müçtehide içtihadında güvenli bir yol izlemesini temin eden pusula mesabesindedir. Devletler, vakıflar ve dernekler bu vasıflara haiz ilim adamı yetiştirmeyi mutlaka gündemlerine almalılar ve bunu gerçekleştirecek bütçeyi ayırmanın çok mühim bir vazife olduğunu bilmeliler. Bunu ihmal etmek İslam dünyasında şerrin çoğalmasına, problem çözmek yerine çok derin yaralar açan grupların türemesine sebep olabilir.
442.00 ₺ -
Hadis Günlüğü
Hadis Günlüğü adı, geçmişi hicrî üçüncü asra kadar uzanan ve klasik hadis edebiyatı arasında belli bir yeri olan Amelü’l-yevm ve’l-leyle’den mülhem konulmuştur. Amelü’l-yevm ve’l-leyle, Rasûl-i Ekrem’in günlük ibadet, dua ve zikirleri ile bu konudaki tavsiye ve tatbikatını ihtiva eden bir hadis kitabı türüdür. Elinizdeki Hadis Günlüğü, altmış beş konu başlığı altında yorum ve açıklamalarıyla birlikte iman, ibadet, ahlâk ve hukuk konularına ilişkin hadisler yanında, hadis ilmiyle ilgili bazı teknik meselelere temas etmektedir. Günlük hayatın akışına uygun olarak fert ve toplumu doğrudan ilgilendiren hadislerden bir demet sunan bu eser, hadis ve sünnetin günümüz dünyasına taşınması anlamında Amelü’l-yevm ve’l-leyle geleneğini kısmen de olsa ihya edebilir ise, hedefini gerçekleştirmiş olacaktır.
260.00 ₺ -
Hayırlısı Budur
Yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim'de hayırlı, daha hayırlı olduğu bildirilen kavram, nesne, söylem, eylem vb. değerlerle ilgili 30 küsur âyet-i celîlenin bilgilenme amacı, tebliğe ve sohbete vesile olması niyetiyle yapılmış yorumlarından oluşmaktadır.Bu içeriğiyle kitabın, Kur’an kültürümüze ve hikmet algımıza mütevâzi bir katkıda bulunması hedeflenmiştir.
169.00 ₺ -
İslamda Evlilik Ve Mahremiyetleri
İnsanları yaratan onları şer'i dairede kutsal kılan Allah'a sonsuz hamd-u senalar olsun. İnsanlara sözlü ve fiili yaşamıyla örnek olan onlara saadet yollarını gösteren Resûlullah'a salat-u selam olsun. Sayın Okuyucularımız Müslüman olarak tüm dünyayı sarmış olan ahlaksızlık çamuruna bulaşmaktan kendimizi korumak zorundayız. Bunun için dinimizi öğrenmeli gerek ferdi gerekse sosyal hayatımızda islam' ın koyduğu hükümlerin incelik ve hikmetlerini bilmeliyiz. Hele Müslüman Kadınlarımız çok dikkatli olmak zorundadır. Çünkü İslam düşmanları tüm zehirli fikir oklarını islam Kadını üzerine yöneltmiş nifak tohumlarını serpmek için fırsat kollamaktadır. Bilinen müşahede edilen bir gerçektir ki sapık eylemlere itici görevini bir sermaye olan kadınların üstlendiği bu zamanda kadın hiçbir devirde düşmediği aşağı bir duruma düşmüş bulunuyor. Biz Müslüman olarak kendimizi kadınlarımızı çocuklarımızı 20. asrın ahlaksızlıklarından vahşetinden uzak tutmak muhafaza etmek zorundayız. Çünkü dinen bununla mükellefiz. İşte bu yüzden okuyucularına faydalı olmayı esas gaye edinen yayınevimiz olarak kadını evlilik münasebetlerini cinsel meseleleri ve islam'ın kadın-erkek için toplum münasebetlerinde koyduğu hükümleri anlatan bu eseri hazırlattık. Çalışmak bizden teşvik sizden başarı ise ancak Allah'tandır.
270.00 ₺ -
Ümmet Coğrafyası
Ümmet Coğrafyası kitabı, farklı ülkelere yapılan seyahatler esnasında gerçekleştirilen birbirinden önemli görüşmelerin bir araya getirilmesiyle oluştu. Kitapta Filistinden Fasa, Morodan Suriyeye, Libyadan Makedonyaya, Kosovadan Suuda, Tunusdan Yemene, İrandan Pataniye, Nepalden Malezyaya, Cezayirden Pakistana, Latin Amerikadan Arakana kadar uzanan güzergâhta nelerin olup bittiği, Müslümanların neler yaşadıkları, tecrübeleri, hangi imkân ve zaaflara sahip oldukları, Müslüman toplulukların umutları, beklentileri, gelecek perspektifleri, Türkiyeye nasıl baktıkları konu ediliyor. Kitap bu yönüyle ümmetten haberler getiren bir çalışma olma özelliği taşıyor. Kitabın amaçlarından bir diğeri de Arap isyanlarıyla başlayan süreçle ilgili okuyucuya bizzat kaynağından, bu sürecin önemli aktörlerinden doğru bilgiler aktarmak. İslam dünyasının nerelerden geldiğini, hangi acıları çektiğini, hangi bedelleri ödediğini hatırlatarak içinden geçtiğimiz günlerin daha da iyi anlaşılmasını sağlamak. Hasan el Benna, Seyyid Kutup, Erbakan Hoca, Şeyh Ahmet Yasin, Malcom X, Rantisi, Abdulhamid Han, Ömer Muhtar, Ali Şeriati, Aliyaİzzetbegoviç ve Mevdudiden arda kalan düşünsel ve mücadele mirasının izleri de kitabın bir başka konusu.
308.00 ₺ -
Nefis Mertebeleri
Abdüllatîf Kudsî’nin tercümeye konu olan Tuhfetü Vâhibi’l-Mevâhib fî Beyâni’l-Makamât ve’l-Merâtib isimli risalesi en tanınmış eseridir. Risale, tasavvufî terbiyenin esasları, nefis, ruh, kalp ve sırrın makamları, seyr ü sülûk mertebeleri, bu mertebelere dair rüyalar ve bunların anlamlarını içermektedir. Ayrıca konuyla ilgili bazı tasavvufî ıstılahlara da yer verilmiştir. Kudsî bu eseri, müridlerine tasavvufî hakikatleri anlatmak ve kendi devrinde müşahede ettiği meselelerle ilgili onları uyarmak için kaleme almıştır. Kendi görüşlerini açıklarken âyet ve hadisleri referans noktası olarak almıştır ve Bâyezid-i Bistâmi, Cüneyd-i Bağdâdî, Hâris Muhâsibî, Ebû Tâlib Mekkî, Abdülkerim Kuşeyrî ve Şihâbüddin Sühreverdî gibi tasavvuf büyüklerinin kelâm-ı kibarlarına da başvurmuştur. Zeyniyye tarikatının yayılmasında önemli bir rol oynayan mutasavvıflardan olan Abdüllatîf Kudsî’nin bu eseri, ilk kez Türkçeye çevriliyor.
117.60 ₺ -
Dürretül Vaizin Geniş İzahlı Tercümesi
OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SÜZÜLEN BİR HİKMET HAZİNESİ: DÜRRETÜ’N-NÂSIHÎN İslam âlimlerinin asırlardır vaaz ve irşad meclislerinde başucu kitabı kıldığı, gönülleri yumuşatan ve hakikat yolcularına rehberlik eden Osman bin Hasan el-Hopavî’nin ölümsüz eseri Dürretü’n-Nâsıhîn (Dürretü’l-Vâizîn), muazzam bir ilmî emek ve çağdaş biryayıncılık anlayışıyla yeniden hayat buluyor. Tefsirden hadis şerhlerine, Hanefî fıkhından Mâtürîdî kelamına, tasavvuftan siyer ve tabakât kaynaklarına uzanan köklü birikimi, metnin akıcılığını bozmadan günümüz okuyucusuyla buluşturan bu çalışma, kütüphanenizin en kıymetli eseri olmaya aday. BU ESERİ BENZERSİZ KILAN TEMEL ÖZELLİKLER 1.Eser, 75 ayrı meclis/vaaz şeklinde düzenlenmiştir. Her vaazın başında konunun temelini oluşturan müstakil bir âyet-i kerîme zikredilmiştir. Kürsülerde vaaz eden hocalara ve ilim talebelerine büyük bir kolaylık sağlamak adına, bu ayetlere toplu mana verilmiş, ardından kelime kelime mana verilmiştir. 2. Eserin neşrinde, Osmanlı döneminde basılan matbu nüshası temel alındı. Metindeki muhtemel imla ve hareke hataları titizlikle tashih edilerek aslına en sadık, sahih ve eksiksiz okuma sağlandı. 3. Kürsüde sohbet eden vaizlerimize, hoca efendilere ve metnin aslını ezberlemek/takip etmek isteyen okuyuculara büyük bir kolaylık sağlamak amacıyla, metinde geçen kısa hadis-i şeriflerin Arapça asılları da metne dâhil edildi. 4. Metnin özgün yapısı ve Türkçe cümlenin doğal akışı asla bozulmadan; âyet, hadis ve rivayetlerin kastettiği derin manalar parantez içi özlü açıklamalarla eritmeli olarak sunuldu. Hantal ve akademik kalıplardan uzak, adeta su gibi akan, sade ve duru bir dil inşa edildi. 5. Eserde yer alan tüm nakiller, hadis-i şerifler, sahabe kelamları ve tarihi rivayetler; birincil matbu (bulunamadığı durumlarda mahtut) temel İslam kaynaklarından tek tek araştırılarak dipnotlarda birebir ve benzeri kaynaklarıyla eksiksiz şekilde belgelendi. 6. Metni okurken konunun fıkhi, itikadi ve tasavvufi boyutlarında derinleşmek isteyen okuyucular için dipnotlarda; tefsir, hadis şerhleri ve fıkıh kitaplarından süzülmüş, okuyucuya tam bir vukufiyet kazandıracak doyurucu ilaveler sunuldu. 7. Eserde işlenen her bir mesele, aranan bilgiye zahmetsizce ulaşmayı sağlayan ve okuma disiplinini kolaylaştıran özel tematik konu başlıklarıyla düzenlendi.
544.00 ₺ -
Macera Geçidi 17 Hazinenin Peşinde
KENDİ MACERANIZI YAŞAYIN! Bu kitapta bir başkomisersiniz. Bir gece, amcanızın gizemli bir cinayete kurban gittiği bilgisini alıyorsunuz. Çocukluğunuzdan beri görmediğiniz amcanız çok büyük servetin sahibi olarak ölmüştür. Bu, üzerinde kuşkular bulunan bir servettir. Bu maceradaki öncelikli göreviniz, cinayetin üzerindeki gizemi çözmek, katilleri yakalayıp adalete teslim etmektir. Tabii eğer başarabilirseniz... Amacınız, amcanızın sahibi olduğu büyük hazineye ulaşmak ve dünyanın en zengin insanlarından biri olmaktır. Bunu ancak kitabın seçim yerlerinde doğru kararlar vererek başarabilirsiniz. Çünkü bu macerada tam on bir farklı son var… Doğru kararlarınız sizi başarıya ulaştıracaktır. Yanlış kararlarınızsa başarısızlıklara… Bir patlamayla denizin karanlık sularına gömülmeniz de olası, evinize çok zengin biri olarak dönmeniz de… Bunu sadece sizin vereceğiniz kararlar belirleyecek. MACERA GEÇİDİNE GİRİN! KENDİ SERÜVENİNİZİ YAŞAYIN!
154.00 ₺ -
Kuran Kıraatı
İçindekiler Kur'an kıraatı hakkında genel bilgi Kur'an'ın yazılması Meşhur hafız sahabiler Kadın sahabilerden hafız olanlar Kur'an'ın mushaf haline getirilişi Kur'an'ın toplanması çalışmasında kabul edilen esaslar Mushaf'ın çoğaltılması Kur'an'a nokta ve hareke konması Kıraat ilmi Kıraat vecihleri Kur'an'ın farklı kıraat vecihleriyle indiğine dair Hadisler Kıraat vecihlerinin kitaplaştırılması Kıraat imamları Kıraat ilminde geçen bazı terimler Kıraat-ı Aşere İmamları ve Kıraat Özellikleri İmam Nafi İmam Nafi'nin 1. Ravisi: Kalun İmam Nafi'nin 2. Ravisi: Verş İmam Nafi Kıraatı'nın bazı özellikleri İmam İbnu Kesir İmam İbnu Kesir'in 1. Ravisi: El-Bezzi İmam İbnu Kesir'in 2. Ravisi: Kunbul İmam İbnu Kesir Kıraatı'nın bazı özellikleri İmam Ebu Amr İmam Ebu Amr'ın bazı eserleri İmam Ebu Amr'ın 1. Ravisi: Ed-Duri İmam Ebu Amr'ın 2. Ravisi: Susi İmam Ebu Amr Kıraatı'nın bazı özellikleri İmam İbnu Amir İmam İbnu Amir'in 1. Ravisi: Hişam İmam İbnu Amir'in 2. Ravisi: İbnu Zekvan İmam İbnu Amir Kıraatı'nın bazı özellikleri İmam Asım İmam Asım'ın 1. Ravisi: Ebu Bekir Şu'be İmam Asım'ın 2. Ravisi: Hafs B. Süleyman İmam Asım Kıraatı'nın bazı özellikleri İmam-ı Asım'ın ravileri olan Ebu Bekir Şu'be ile Hafs ile Hafs bin Süleyman arasındaki farklı okuyuşlar İmam Hamza İmam Hamza'nın eserleri İmam Hamza'nın 1. Ravisi: Halef İmam Hamza'nın 2. Ravisi: Hallad İmam Hamza'nın Kıraatı'nın bazı özellikleri İmam Kisai İmam Kisai'nin 1. Ravisi: Ebu Haris İmam Kisai'nin 2. Ravisi: Duri İmam Kisai Kıraatı'nın bazı özellikleri İmam Ebu Ca'fer İmam Ebu Ca'fer'in 1. Ravisi: İsa B. Verdan İmam Ebu Ca'fer'in 2. Ravisi: Süleyman B. Cemmaz İmam Ebu Ca'fer Kıraatı'nın bazı özellikleri İmam Ya'kub İmam Ya'kub'un 1. Ravisi: Ruveys İmam Ya'kub'un 2. Ravisi: Ravah İmam Ya'kub'un Kıraatı'nın bazı özellikleri İmam Halef İmam Halef'in 1. Ravisi: El-Verrak İmam Halef'in 2. Ravisi: İdris İmam Halef Kıraatı'nın bazı özellikleri Kıraat-ı Aşere imam ve ravileri On kıraat imamı, ravileri ve rumuzları İmamlara göre medd-i muttasıl ve munfasıl'ın uzatılma miktarı Fatiha suresindeki kıraat vecihleri Bakara suresindeki kıraat vecihleri Kıraat ilmi ile ilgili yazılmış eserler
840.00 ₺ -
Peygamberler Tarihi 10 Kitap Takım
"Andolsun onların (geçmiş peygamberler ve ümmetlerinin) kıssalarında akıl sahipleri için pek çok ibretler vardır." (Yusuf 111) Allah Teâlâ Kur’an’ı; biz kulları için öğüt almak, onu tefekkür ederek tane tane okumak, tevhid ve kulluk şuurunu kazanmak, kıssalar yoluyla iyi ve kötünün modellerini ortaya koyarak iyiliğe teşvik edip, kötülüklerden sakındırmak ve karanlıklardan aydınlığa çıkmak için gönderdiğini bildirmektedir. Bizler vahyi, hayatımıza rehber kılmak, bütün davranışlarımızı ona göre şekillendirmek durumundayız.
1710.00 ₺ -
Kalbin Yolculuğu İçin Harita
Cümle varlık Hakk’ın gölgesidir; Bütün mevcudât O’nun kudretinin tecellisidir. Molla Abdullah İlâhî’nin, Acem diyarından Anadolu’ya geldikten sonra kaleme aldığı ilk Türkçe risâle olan Meslekü’t-Tâlibîn, mürşidin rehberliğinden teslimiyetin inceliklerine, manevî arayıştan nefsi tanıyıp sükûna ermeye kadar uzanan dokuz erbaîni ele alan klasik bir tasavvuf rehberidir. Her bir erbaîn, kalbin üzerindeki bir perdeyi aralar; derviş nefsinin karanlığıyla yüzleşir, dünyevî arzulardan uzaklaşır ve saf yönelişin aydınlığına adım atar. Ardından risâlede mürşid-i kâmillerin nitelikleri, müritlerin adabı ve yolun incelikleri anlatılır. İlâhî, peşinden gidilmesi gereken hakikati ilmî bir kesinlik ve kalbe dokunan bir üslupla aktarır. Edep, inziva, mürşid, zikir, sabır, tevekkül ve riyâzet gibi kavramları derinlikli biçimde yeniden kurar; dervişin gündelik hayatını baştan sona düzenleyen bütüncül bir yol haritası sunar. Tasavvufî tecrübeyi, yaşadığı iklimin içinden aktarması, risâleyi hem tarihî bir tanıklığa hem de öğretici bir rehbere dönüştürür. Kalbin Yolculuğu İçin Harita, Abdurrezzak Tek’in titiz çalışmasıyla, Molla Abdullah İlâhî’nin tasavvufî birikimini günümüze taşıyan, seyr ü sülûk ve irşad geleneğinin nadide örneklerinden biri olarak müstesna bir değer kazanmıştır.
195.30 ₺ -
Asrı Saadetten 365 Güne Bir Ayet Bir Hadis
İslâm’a gönüllerini açıp Allah yolunda her türlü fedakârlığı yapmış ve İslâm’ın yayılmasına vesile olmuş ashâb-ı kirâm; örnek hayatlarıyla bugünümüze de ışık tutmaya devam etmektedir. Bilgi ve hikmetle aydınlanmış, huzurlu bir toplum oluşturmak gayesiyle hazırlanan bu kitapta; konuya uygun seçilmiş bir ayet, bir hadis ve bir Asr-ı Saadet örnekliği işlenmiştir.
720.00 ₺ -
Üç Mescide Yolculuk
Sınırlar sadece ülke ve şehirleri mi birbirinden ayırır? Yoksa zihinlerimizi de parseller mi? Bu kitapla minik yavrularımıza üç büyük İslam şehri olan Mekke, Medine ve Kudüs’ü akıcı bir dille anlatmak istedik. Başka şehirleri ve mümin kardeşlerini tanımaktan vazgeçmesinler, yola çıkamazlarsa da hayal etmeyi hiçbir zaman bırakmasınlar duasıyla…
146.25 ₺ -
Fatihin Evi
Topkapı Sarayı Fatih Sultan Mehmed’in inşa ettirdiği andan itibaren Osmanlı’nın kalbidir. Osmanlı’nın en ihtişamlı dönemlerine tanıklık etmiş bir merkez, Padişah’ın evidir. Yaşadığımız çağda bu mekân padişahların kullandığı eşya ve kıyafetlerin ya da Kutsal Emanetler’in sergilendiği bir sergi salonu gibi görülse de sadelik ve estetiği bir araya getiren bu sarayın odalarında, sofalarında, hatta kapılarında ve koridorlarında bile canlı bir tarihin nefesi hâlâ hissedilmektedir. Peki biz Topkapı Sarayı’nı gerçekten tanıyor muyuz? Yüzyıllardır ayakta duran bu muazzam yapıyı gezerken, gördüğümüz sadece vitrinler ve sergilenen eşyalar mı? Düzenlediği tarih ve kültür turlarıyla ve kitaplarındaki akıcı anlatımıyla geniş kitlelere tarihi sevdiren Talha Uğurluel, bu defa okuyucusunu Has Bahçe’nin avlularında, Topkapı Sarayı’nın en özel dairelerinde ve mekânlarında gezdiriyor. Fatih Sultan Mehmed’den II. Mahmud’a uzanan bir zaman diliminde, padişahların gerçekten nerede yaşadığını, nasıl bir ortamda devlet yönettiklerini, Has Daire ile Enderun Mektebi öğrencileri arasındaki yakın irtibatı anlatıyor. Şimdiye kadar bilinmeyen Mermer Sofa ve Has Daire’nin yer altındaki katı gibi ayrıntılarla taş duvarların ardında nefes alan bir düzeni, disiplinin ve medeniyetin kokusunu hissettiriyor.
280.00 ₺ -
Belki De Senin Hayatın
Bir beşikle başlayan, musalla taşına uzanan bir hayat yolculuğu… İnsan doğar, büyür, genç olur, bir yuva kurar; hayatın telaşı içinde mücadele eder, yaşlanır ve bir gün bu dünyadan ayrılır. Fakat bütün bu durakların arasında çoğu zaman en önemli soruyu unutur: Ben ne için yaşıyorum ve nereye gidiyorum? Belki de Senin Hayatın, insanın doğumdan ölüme uzanan yolculuğunu; gençlik, aile, evlilik, mücadele, kulluk, gaflet, uyanış ve ahiret penceresinden ele alan samimi bir eser. Kur’ân-ı Kerîm’den, hadislerden, İslâm büyüklerinin hayatlarından ve yaşanmış hatıralardan beslenen satırlar, okuyucuya yalnızca bir hayatı anlatmıyor; kendi hayatına bakması için bir ayna tutuyor. Çünkü bazen insanın ihtiyacı yeni şeyler öğrenmekten çok, unuttuğu hakikatleri yeniden hatırlamaktır. Belki bu kitapta anlatılan hayat yolculuğu, bir başkasının değil… Belki de senin hayatın.
210.00 ₺ -
Harika Hikayeler
"Saadet Asrından Çocuklarımıza: Peygamberimizin (asm) Mucizeleri" Bu çalışmada sevgili Peygamberimiz (sav)'in mucizelerinden 40 kadarını hikaye tadında (ama gerçekten sapmadan) ifade etmeye gayret ettik. Beraberinde genç zihinlere ahlaki değerleri vermeye çalıştık. Bu çalışma ile bir kişinin de olsa sevgili Peygamberimiz (sav)'e sevgisi -zerre kadar da olsa- artacak olursa bizim için en büyük servet ve sermaye olacaktır.
112.00 ₺ -
Tenbihül Gafilin ve Bostanül Arifin Ciltli
Tenbîhü’l-Gâfilîn ve Bostânü’l-Ârifîn - Ebü’l-Leys es-Semerkandî İslâm irfan ve fıkıh geleneğinin en köklü başyapıtları arasında yer alan Tenbîhü’l-Gâfilîn ve Bostânü’l-Ârifîn, asırlardır Müslüman ferdin kalbî, amelî ve ahlâkî hayatını nebevî ölçülerle tanzim eden iki dev şaheserdir. Hanefî mezhebinin "meselede müctehid" derecesindeki büyük otoritesi, müfessir ve zâhid Ebü’l-Leys es-Semerkandî (v. 373/983) tarafından kaleme alınan bu eserler, kütüphanelerin ve ders halkalarının en çok aranan dinî klasikleri arasında ilk sırada gelir. Mâtürîdî kelâm çizgisi, işârî tefsir derinliği ve Hanefî fıkıh sistematiğiyle örülen bu çifte miras, nebevî sünneti kuru bir kural yığını olmaktan çıkarıp hayatı ibadete dönüştüren bütüncül bir irşad meşalesidir. Eserlerin bu yeni ve titiz neşrinde, metinde geçen tüm hadis-i şeriflerin ve diğer rivayetlerin kaynakları dipnotlarda tek tek belgelenmiş, kapalı ve anlaşılması zor ifadeler parantez içi özlü açıklamalarla açık hale getirilmiş, metinde yer alan kısa hadislerin Arapça asılları da eklenerek okuyucunun istifadesine sunulmuştur. Tenbîhü’l-Gâfilîn, 94 tematik konu başlığı altında selef-i sâlihînin takvaya dayalı yaşantısını hadislerle aktarırken; Bostânü’l-Ârifîn ise 159 bölümde ilim tahsilinden fetvaya, giyim ve uyku adabından ibadetlerin fıkhî ölçülerine kadar gündelik hayatın tüm muamelatını kuşatır. Ağır akademik dilden arındırılmış yalınlığı, tahkikli ve ilmi neşir usulü sayesinde bu iki eser, medreselerden vaaz kürsülerine kadar her kesimin en güvenilir başucu rehberidir. Kalbini gafletten arındırmak ve amelinde nebevî ruhu arayan her okuyucu için bu iki kitap, İslâm ahlâkının sönmez birer meşalesidir.
510.00 ₺ -
Şiratül İslam Şerhi Mefatihul Cinan
SÜNNET-İ SENİYYE İKLİMİNDE BİR ÖMÜR REHBERİ Gündelik hayatın her anını —yeme, içme, uyuma ve insanî ilişkileri— bir ibâdete dönüştürmek; Resûlullâh (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) Efendimiz’in sünnet-i seniyyesini hayatın her safhasına nakşetmekle mümkündür. İslâm irfân geleneğinin büyük rehberleri, Şir‘atü’l-İslâm eserini sadece bir bilgi kaynağı değil, kalpleri tezyîn eden mübarek bir edep rehberi kabul etmişlerdir. XI. yüzyılın mümtaz Hanefî fıkıh ve kelâm âlimlerinden İmamzâde Ebû'l-Mehâsin Muhammed b. Ebî Bekir el-Buhârî (v. 573/1177) tarafından kaleme alınan Şir‘atü’l-İslâm ilâ Dâri's-Selâm, İslâmî hükümleri nebevî bir hayat tarzı olarak sunan abidevi bir eserdir. Bu kıymetli metni Osmanlı ilim havzasının zirvesine taşıyan çalışma ise, 16. yüzyılın büyük otoritesi Ya‘kûb ibn Seyyid Ali el-Bursevî (v. 931/1524) tarafından yazılan Mefâtîhu'l-Cinân ve Mesâbîhu'l-Cenân (Cennetlerin Anahtarları ve Gönüllerin Kandilleri) şerhidir. Yavuz Sultan Selim Han’ın emriyle hazırlanan bu mübarek eser, Kâtib Çelebi’nin tavsifiyle alanındaki "en kâmil, en kapsayıcı ve en faydalı" çalışma olarak mühürlenmiştir. İRFAN GELENEĞİNİN BÜYÜK REHBERLERİNİN DİLİNDEN Ali Haydar el-Âhıshavî (Rahimehullâh), bu kıymetli eser hakkındaki irşâdını şu vecîz ifadelerle beyan buyurmuştur: "Evladım! Şir‘atü’l-İslâm’ı okuyunuz. Bu kitap, Resûlullâh (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) Efendimiz’in sünnet-i seniyyesini hayatın her safhasına nasıl tatbîk edeceğinizi öğretir. Bu kitabı mütâlaa eden ve muhtevasıyla amel eden kişi, âdeta Resûlullâh (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) Efendimiz ile aynı mecliste ve aynı asırda yaşıyormuş gibi bir manevî huzura erer." Ahmed Ziyâüddîn el-Gümüşhânevî (Rahimehullâh), Nakşibendî tarîkatın rüknünün sünnete ittibâ olduğunu vurgularken; "Amelinde rûh arayan, Şir‘atü’l-İslâm'ın edebine sarılmalıdır" demiştir. Ona göre bu eser, müridin seyr-i sülûkta ayağının kaymasını engelleyen bir kalkandır. Mehmed Zahid Kotku (Rahimehullâh), sohbetlerinde sıklıkla günlük hayatın her anının (yeme, içme, uyuma ve insanî ilişkiler) bir ibâdet hükmüne geçmesi için bu kitaptaki inceliklerin hayata tatbîk edilmesini tavsiye buyurmuştur. Kâtip Çelebi (Rahimehullâh), Şir‘atül-İslâm eserinin te'lîfinden sonra o kadar çok rağbet görmüştür ki, birçok âlim bu eseri "mübarek bir vird" gibi her gün okumuştur. Sünnet-i Seniyye’nin izinde, edep ve marifetle bezenmiş bir hayat arzulayan tüm gönül dostlarına... NEDEN OKUNMALI? Gerek ibadetlerinizde ruh ve huşû arıyorsanız gerekse Resûlullâh (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) Efendimiz’in ahlâkını evinize ve şahsiyetinize aksettirmek istiyorsanız; Mefâtîhu'l-Cinân, asırlar öncesinden günümüze uzanan sönmez bir nebevî ışık ve cennet kapılarını aralayan mübarek bir anahtardır. BU YENİ NEŞRİ BENZERSİZ KILAN TEMEL ÖZELLİK? 1-Eser, ferdî ve sosyal hayatın tüm detaylarını kuşatan 70 ana bölüm halinde tanzim edilmiştir. 2-Osmanlı döneminde basılan matbu nüshalar temel alınmış; imla ve hareke hataları titizlikle tashih edilerek aslına en sadık ve sahih okuma sağlanmıştır. 3-Eser içerisindeki kısa hadis-i şeriflerin Arapça lafızları da metne dahil edilmiştir. 4-Türkçe cümlenin doğal akışı bozulmadan; ayet, hadis ve rivayetlerin kastettiği derin manalar parantez içi özlü açıklamalarla akıcı şekilde sunulmuştur. 5-Bütün nakiller, hadis-i şerifler, sahabe kelamları ve tarihi rivayetler; birincil matbû‘ ve mahdûd temel İslâm kaynaklarından araştırılarak dipnotlarda belgelenmiştir. 6-Aranan bilgiye zahmetsizce ulaşmayı sağlayan ve okuma disiplinini kolaylaştıran özel alt başlıklar kurgulanmıştır.
510.00 ₺ -
Tezkiretül Evliya Hak Dostlarının Hayatı
Hak dostlarının izinde, gönülden gönüle uzanan bir yolculuk… Ebû Hâşim Sûfî’den Hasan Basrî’ye, Cüneyd-i Bağdâdî’den Hallâc-ı Mansûr’a, Fudayl İbn İyâd’dan Ferîdüddîn Attâr’a kadar uzanan bu gönül yolculuğu; yalnızca geçmişte yaşamış büyüklerin hayatını anlatmakla kalmaz, bugünün insanına da kendi kalbine dönmesi için bir kapı aralar. Birinin tevbesinde, diğerinin sabrında; birinin tevekkülünde, diğerinin ihlâsında; bir başkasının Allah aşkında ve teslimiyetinde insanın kendi gönlüne dokunan nice dersler saklıdır. Çünkü hak dostlarının hayatları anlatılırken aslında insana kendi yolculuğu hatırlatılır. Tezkiretü’l-Evliyâ, asırlardır gönül ehlinin dilinden düşmeyen; Allah dostlarının hayatlarını, ibretli menkıbelerini, çilelerini, aşklarını, tevbe ve teslimiyetlerini anlatan kıymetli eserlerden biridir.
245.00 ₺ -
Mahmud Efendi Hazretlerinden Şiirler ve Beyitler
MUKADDİME Yüce Kitâbı Kur’ân-ı Kerîm’inde: “Şâirler (var ya); onlara da sapıtanlar iyice tâbi olur. (Sana uyanların ise dalâletle hiçbir alâkası yoktur, çünkü sen şâir değilsin). Ancak (şâirlerden) o kimseler müstesnâ(dır) ki; onlar (Kur’ân’a ve o Rasûl’e) îmân etmiştirler, (namaz, oruç, hac ve zekât gibi) sâlih ameller de işlemiştirler. Ayrıca Allâh’ı çokça zikret(meyi şiir söylemeye tercih et)miştirler (şiir söylediklerinde ise İslâm’ı yüceltme uğrunda çaba harcamıştırlar) ve (kötülemeyi kendileri başlatmayıp, kâfirler tarafından hicvedilerek) zulme uğratılmalarının ardından (misliyle mukabelede bulunarak) intikam almıştırlar.” (eş-Şu‘arâ Sûresi:224, 227’den) buyuran Allâh-u Te‘âlâ’ya hamd-ü senâlardan sonra Abdullâh ibnü Ömer (Radıyallâhu Anhümâ)dan rivâyet edilen bir hadîs-i şerîfinde: “Bâzı beyanlar gerçekten büyüleyicidir, bâzı şiirler de elbette çok hikmetlidir.” (Ebû Dâvûd, es-Sünen, el-Edeb:94, rakam:5011, 7/358) buyuran Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)e ve söyledikleri şiirlerle onu müdâfaa eden âl-i ashâbına, dünyâ kurulduğundan kıyâmet kopuncaya dek söylenmiş ve söylenecek tüm manzûmeler ve şiirler adedince salât-ü selâmlar olsun! “Âlûsî Tefsîri”nde Şu‘arâ Sûresi’nin 227. âyet-i kerîmesinde beyân edildiği üzere; Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in şiir söylemediği, söylemesi hâlinde bunun vahiyle karışıklığa sebebiyet vereceği gerekçesiyle kendisine şiir öğretilmediği: “Biz ona şiir öğretmedik, zâten de bu ona yakışmaz.” (Yâsîn Sûresi:69’dan) âyet-i celîlesinde zikredildiği vechile; Kur’ân-ı Kerîm’in sarîh beyânıdır. Zâten Kendisinin okuma-yazma bilmemesinin nedeni de: “(Habîbim!) Sen bu (Kur’â)ndan önce hiçbir kitabı okumakta değildin, onu sağ elinle de yazamıyordun. Öyle olsaydı, bâtılda ısrarcı olanlar elbette şüpheye düşerdi (ve bu konuda bir nevî haklı olurlardı. Zîrâ bu durumda Müşrikler senin hakkında: ‘O, Kur’ân’ı evvelki kitaplardan alıyor.’ diyerek, Ehl-i Kitâb ise: ‘Kitaplarımızda tanıtılan zât, okuma yazma bilmeyen biridir, bu ise okuma yazma biliyor.’ demek sûretiyle insanları şüpheye düşürürlerdi).” (el-Ankebût Sûresi:48) âyet-i kerîmesinde hakkı iptâle çalışanların şüpheye düşmemeleri olarak açıklanmıştır. Ama Kendisinin bâzı edebî şiirleri naklettiği sahîh hadîs-i şerîflerle sâbittir. Sahâbesini de şiir söyleyerek müşrikleri susturmaya teşvîk buyurdukları ve onlara Cibrîl-i Emîn’in desteğinin ulaşması için duâcı oldukları mütevâtirdir. Sahâbe-i kirâm içerisinde Ebû Bekr, Ömer, Alî, Abdullâh ibnü Ravâha, Hassân ibnü Sâbit ve Ka‘b ibnü Mâlik (Radıyallâhu Te‘âlâ Anhüm) gibi bâzı zevât şiir söylemekte çok mahâretli fasîh ve belîğ kimselerdir ki hulefâ-i râşidîn hazarâtı dâhil diğer birçok sahâbe (Radıyallâhu Te‘âlâ Anhüm) şiir inşâd etmişlerdir. (İbnü Ebî Hâtim, et-Tefsîr, rakam:16077, 9/2835; İbnü ‘Asâkir, Târîhu Medîneti Dımeşk, 28/92) Rasûlüllâh (Sallellâhu Te‘âlâ Aleyhi ve Sellem), Hassân ibnü Sâbit (Radıyallâhu Te‘âlâ Anh) için mescidinde, üzerine çıkarak şiirler inşâd edeceği bir minber yaptırmış ve ona: “Onları (beyitler söylerek müşrikleri) hicvet, şüphesiz Cibrîl seninle berâberdir (sana yardım edecektir).” (el-Buhârî, es-Sahîh, rakam:5801, 5/2279) buyurmuştur. İbnü Büreyde (Radıyallâhu Anh)ın rivâyetine göre; Rasûlüllâh (Sallellâhu Te‘âlâ Aleyhi ve Sellem)i methetmesi için Cibrîl (Aleyhisselâm) Hassân (Radıyallâhu Te‘âlâ Anh)a, yetmiş beyitle yardım etmiştir. (İbnü Sa‘d, et-Tabekat, 4/326) Abdullâh ibnü Mes‘ûd (Radıyallâhu Te‘âlâ Anh)ın rivâyeti ne göre; Allâh-u Te‘âlâ İslâm’ı yaşayarak ölen şâirlere cennette, eşlerine şarkı söyleyecek hûrilere bâzı şiirler öğretmelerini emredecektir. (Şîreveyh ed-Deylemî, el-Firdevs, rakam:3613, 2/362) Şirk üzere ölen şâirler ise cehennemde kendi helâkları için nefisleri aleyhine bedduâlarla uğraşacaklardır. Âlûsî (Rahimehullâh)ın beyânına göre; demek ki şiir de diğer kelâmlar gibidir, güzeli güzel, çirkini çirkindir. Sahâbe-i kirâmın, ulemânın ve evliyânın, tevhîd, Allâh-u Te‘âlâ’yı medh-u senâ, ibâdete teşvîk, hikmet, mev‘ıza, dünyâya karşı zühd, dünyâya meyletmekten ve yaldızlarına aldanıp onun fânî lezzetlerine meftûn olmaktan terhîb (sakındırma), Allâh-u Te‘âlâ nezdindeki mükâfatları tahsîle terğîb (teşvîk), dinleyenlerin kalplerinin derinliklerine sevgisi nakşolsun diye Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in mehâsin ve medâyıhini (güzel sıfatları ile övgülerini) neşr ve âl-i ashâbı ile sulehâ-i ümmetini methetmek üzere inşâd ettikleri şiirler elbette ki Allâh-u Te‘âlâ’nın emrettiği zikr-i kesîrden ma‘dûddur. (el-Âlûsî, Rûhu’l-me‘ânî, 19/324-326) Âlûsî (Rahimehullâh)ın bu beyanlarından anlaşıldığı üzere; dînî konularda söylenen şiirler amel-i sâlih kabîlindendir. O hâlde meşâyih-ı kirâmın da bu amel-i sâlihi ihmâl ettiklerini düşünmemiz doğru olmaz. Nitekim silsilemiz ricâlinin birçoğunun vesâir turuk-u aliyye meşâyihının ekserîsinin fasîh birer şâir oldukları bilinmektedir, bu hususta tertîb ettikleri eserleri de zâten bunun şâhididir. Bâhusûs tarîkat-i aliyyemizin müessisi Muhammed Bahâüddîn Şâh-ı Nakşibend el-Buhârî, bu yüce yolun müceddidi Mevlânâ Hâlid Ziyâüddîn el-Bağdâdî, velî nîmetimiz Büyük Şeyh Efendi Muhammed Mustafâ ‘Ismet Ğarîbullâh el-Yanyavî ve Üstâdımız Hacı Mahmûd Efendi Hazretleri’nin mürebbîsi Mevlânâ Alî Hayder el-Ahishavî (Kaddesallâhü Sırrahümü’s-Samedânî) hazarâtı nice şiirler söyleyerek birçok hikmetli ilimler izhâr etmişlerdir. Nitekim Mevlânâ Hâlid (Kuddise Sirruhû)nun mürşidine ulaşmak üzere çıkmış olduğu Hindistân seferinde uğradığı ziyâret yerleri hakkında ve nihâyet yüce şeyhi Abdullâh ed-Dehlevî (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’ne kavuşma nîmetine şükür sadedinde inşâd ettiği: “Beklentilerin kâbesi (olan şeyhime ulaşma devleti)nin mesâfesi tamamlandı, Bu ikmâli lutfeden Zât’a tam bir hamd ile (hamdolsun).” diye başlayan Arapça kasîdesi ve ekseriyeti Farsça beyitlerden oluşan “Dîvân”ı, Mollâ Câmî (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’nin “Dîvân”ına rakip olacak niteliktedir. Gerçi o da Ubeydullâh Ehrâr (Kuddise Sirruhû)nun halîfelerinden olmak cihetiyle Nakşî meşâyihından sayılmıştır. Büyük Şeyh Efendi Mustafâ ‘Ismet Ğarîbullâh (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’ne âit “Risâle-i Kudsiyye”si tamâmıyla ilhâm-ı Hakk (Celle Celâlühû) olup, kendi beyân-ı âlîlerince misli yazılamayacak yüceliktedir. Alî Hayder Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’nin, onun sonuna ilâveten inşâd ettiği şiirler, silsile-i şerîfeye dâir inşâd buyurduğu beyitler ve birçok ihvânın elinde bulunup sonra, 1960 ihtilâli gibi müessif birtakım hâdiseler netîcesinde imhâ edilmiş olmaları nedeniyle cemedilemeyen muhtelif eş‘ârı kendisinin şiir konusunda akrânına fâik olduğunun delîlidir. Bu büyüklerin günümüzdeki yegâne temsilcisi olan Kutbu’l-Ektâb ve Ğavsü’l-Evtâd Hacı Mahmûd Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimiz de ulemânın ve meşâyihın şiirlerini çokça nakletmiş ve hemen hemen her sohbetinde, özel irşâd meclislerinde ve katıldığı ihvân cemiyetlerinde birer ikişer beyit naklederek sâliklerin kalplerini ferahnâk etmiştir Bu fakîr kardeşiniz kırk seneyi mütecâviz olan uzun sayılabilecek bir zaman diliminde Üstâdımız Mahmûd Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’nden işittiğim beyitlerin birçoğunu hıfzetmiş, bir kısmını da kaydetmiştim Başıma gelen birçok vak‘alar netîcesinde eski kayıtlarımı kaybetmişken, bu kayıtlarımı muhtevî bulunan defterimi yirmi sene sonra Ömer Mahmûdoğlu Hoca Efendi’nin yanında birkaç sene önce bulduğumda bu kayıtlarımı, ezberimdekilerle birlikte bir kitap hâline getirerek meraklılarına arz etmeye niyet ettim. Sonra bu fikrimi Şeyh Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’ne arz ettiğim zaman çok hoş karşıladılar ve eseri kendilerinin de okutup dinleyeceklerini beyân ettiler ki, bu da beni bu hususta son derece müşevvik oldu. Birinci cild Üstâdımız Hazretleri’nin okuduğu Arapça beyitleri ve mısrâ‘ları ihtivâ etmekte, ikinci cild ise Arapça ibâreler ile Farsça ve Osmanlıca beyitleri cemetmektedir. Tabî ki bizim gibi ilimde sermâyesi kıt olanların, Efendi Hazretlerimiz’in erişilmez ilmine ihâta vechi üzere vâkıf olmamız düşünülemeyeceği için, kendisinin bu iki ciltte bulunan ebyât dışında hiçbir beyit okumadığı gibi bir iddiâmız söz konusu olamaz. Ama gerçek şu ki tüm sohbetlerinde okuduğu beyitlerin ekseriyeti bu derlememizde mevcuttur. Fakat bu beyitlerin bâzen bütün kıt‘alarını bir mecliste, bâzen de farklı meclislerde okuduğu husûsundan da sarf-ı nazar edilmemelidir. Ayrıca biz bâzı beyitleri hangi münâsebetle, hangi zaman ve mekânda okuduğunu ve öncesinde ya da sonrasında bir şey buyurmuşsa onları kasır hâfızamızın bize müsâade ettiği nisbette açıklamaya çalıştık ama yine de bu konuda yeterli hizmeti yapmış olduğumuzu düşünmemekteyiz. Ancak Müceddid Hazretlerimiz’in himmet-i âliyeleri ve sizin kıymetli duâlarınız bereketiyle cemedilen bu kifâyetsiz sermâyemizin, teşnedil tâliblere ve Efendi Hazretlerimiz’in râbıtasına devâm eden mürîdlere bir nebze de olsa ferahlık bahşetmesini Mevlâ-yı Müte‘âl’den niyâz ederiz. Nihâî olarak; bu eserin Farsça beyitlerinin tashîhinde benimle birlikte âzamî gayret gösteren Murat Soydan kardeşime, Pîrimiz Hazretleri’nin yüce himmetlerinin vusûlünü Yüce Mevlâ’dan istirhâm eder ve bu eserden istifâde edecek olan herkes adına kendisine teşekkürü bir vazîfe addederim. Sa‘y-ü gayret biz âcizlerden, tevfîk ve hidâyet ise ancak Rabb-i Kerîmimiz’dendir. 1 Muharrem 1445 / 19 Temmuz 2023
639.60 ₺ -
Her Şeyin Bir Başlangıcı Var
Bir kelebek, kelebek olmadan önce nedir? Tırtıl. Peki ya tren, upuzuuun bir tren olmadan önce? Koca bir demir yığını. O halde her şeyin bir başlangıç hikâyesi var. Peki ya bir başlangıcı ve sonu olmayan? Her Şeyin Bir Başlangıcı Var, doğru sorularla, çocukları bu başlangıç hikâyelerine misafir ediyor ve zor konuları, akıl yürütmelerle anlaşılabilir bir hale getiriyor. Çocukların farkındalık yolculuğuna bir pencere aralayacak tatlı mı tatlı bir öykü.
152.75 ₺ -
Yemek Adabı
İmam-ı Gazâlî’nin en büyük eseri olan İhyâu Ulûmi’d-Din, Müslümanlar için her dönem ilk akla gelen başvuru kaynağı olmuş ve bu esere büyük güven duyulmuştur. Yüzyıllar boyunca Müslümanların ellerinden düşmeyen ve kitaplıklarında baş köşede duran bu rehber nitelikli büyük eseri şimdi yepyeni bir formatla sizlere sunuyoruz. Eserin içinde yer alan konuların her biri, orijinal anlatımı asla bozulmadan, akıcı ve duru bir dil kullanılarak çevirisi yapıldı ve başlı başına birer kitap haline getirildi. İhyâu Ulûmi’d-Din, dört ana bölümden ve her bölüm de onar konudan oluşmaktadır. Üçüncü bölümü olan Adetler’in ilk konusu “yemek adabı” hakkındadır. İmam-ı Gazâlî şöyle der: “Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: ‘Kişi, kendi ağzına aldığı ve hanımının ağzına uzattığı lokmadan bile sevap alır.’ Kişi için böyle bir ecir ancak din ile olur. Kişi o lokmayı din için uzatırsa ve dinin yemekteki adap ve vazifelerini gözetirse gerçekleşir. Biz burada (bu kitapta) yemekteki dinî vazifeleri; farzını, sünnetini, adabını, mürüvvet ve şeklini dört bölümde ve en sonda da bir fasılda anlatacağız.”
66.00 ₺ -
İslam Öncüleri İslamın Delili
Soyguncular, Muhammet’le birlikte üç küçük tepeyi aştılar ve reislerinin bulunduğu gizli mağaraya vardılar. Boz saçlı eşkıya, reise doğru yanaştı. Delikanlıyı işaret ederek bir şeyler fısıldadı. *** Sen, kâşif arkadaşım, Bu kitabı incelediğine göre keşfe çıkmayı seviyorsun tahminimce. İnci mercan, arının hanesi kovan, gökyüzündeki süslü tavan, yerküre beşiğinde yüzbinlerce türden bitki ve hayvan, işte göz kamaştırıyor semada her şeyi ısıtan lamban… Ve keşfi bekleyen sayısız harikalıklar ile çepeçevre atan bir güzel kalp var sende arkadaşım. O kalp dahi bekler senin kendisini keşfini. Gel, kalp diyarında gezmiş ve tılsımları çözmek nasip olmuş bir kâşif ile tanışalım şimdi. Henüz hayattayken ona “İslam’ın Delili” diyorlardı. Bu ne anlama geliyordu acep? Doğu’da, Batı’da çağlar boyunca yankılanan bir ses… Peki; Descartes, Pascal, Montaigne, Hume gibi pek çok düşünürde derin etkiler bıraktığını hiç duymuş muydun bu sesin?
72.00 ₺