-
Kavramlar Sözlüğü
Bu eser ahlakiyata ait olup günlük hayatımızda ve edebiyatımızda kullanılan 773 kelimeden müteşekkildir. Bu kelimelerin öncelikle dilimizde delalet ettiği lügat manâlarına işaret edilmiş, sonra da ıstılahi manâları gösterilmiştir. Bu kelimelerden her birine ait bir iki faydalı, hikmetli vecize yazılmış ve yine bu kelimeleri içeren hafızaları süsleyecek ahlaki, edebi birer beyit veya birer kıta ilave edilmiştir. Ayrıca kitabın yazıldığı dönem göz önünde bulundurularak kitabı yayına hazırlayan Prof Dr Mustafa Kaçalin tarafından 1794 kelimelik ayrı bir lugat eklenmiştir. Yine kitaptan istifadeyi kolaylaştırmak için detaylı fihristler hazırlanmıştır.
182.00 ₺ -
Kenzi Mahfi Gizli Hazine
Hakiki tasavvuf erbâbının son derece azaldığı günümüzde; sünnet-i seniyyeye uygun sahih tasavvuf anlayışını yansıtan eserlere ihtiyaç artmıştır. Bu anlayışın en önemli temsilcilerinden olan İsmail Hakkı Bursevî hazretleri zahiri ve batınî ilimlerde zirveye çıkmış ve sadece memleketimizde değil İslam dünyasında tesirleri hâlen devam eden bir âlimdir. Elinizdeki çalışma da ismiyle müsemmâ gizli bir hazîne kâbilinden hazretin kaleminden süzülmüş maneviyat dolu bir eserdir.
143.00 ₺ -
Nasihatname Pendname
Osmanlı ilim ve devlet geleneğinin zirve isimlerinden Kemalpaşazâde , bu eserinde hem fert hem de toplum için vazgeçilmez olan ahlâkî, fikrî ve idari prensipleri veciz ve sistemli bir şekilde ortaya koymaktadır. Nasihatnâme (Pendnâme), klasik İslam hikmet geleneğini Kur’an, hadis, felsefe ve tarihî tecrübeyle buluşturan çok katmanlı bir rehberdir. Eser, akıl, ilim, cehalet, konuşma adabı, dostluk, çocuk terbiyesi, yöneticilik, sabır, iyilik, sır saklama ve dünya hırsı gibi başlıklardan oluşan 15 bölüm hâlinde tertip edilmiştir. Böylece okuyucuya hem bireysel olgunluk hem de toplumsal sorumluluk perspektifi kazandırır. Özellikle devlet adamları, eğitimciler, ebeveynler ve talebe-i ulûm için vazgeçilmez bir ahlâk ve hikmet kaynağıdır. Kemalpaşazade serimizin ilk kitabı: Nasihatnameyi müellif şöyle anlatır: Bu faydalı kitabı iyice okuyanlar, dünya ve devlet işlerinde itibarlı bir padişaha vezir olmaya lâyık olduğu gibi âhirete ait işlerde de bütün insanları doğru yolu göstermeye ehliyetli olurlar. Çünkü marifet ülkesinin ve insandaki huyları güzelleştirmenin yollarını bu kitapta topladım. Herkesi doyuracak bir tarzda ayrıntılı olmasa da, öz bir tarzda konular ele alınmıştır. Her tür öğüt için ayrı bir bölüm ayrılmış ve böylece kitap onbeş bölümden oluşmuştur. Her şeyin doğrusunu Allah bilir. Bölümler şunlardır: 1. Akıl 2. İlim 3. Cehaletin kötülüğü 4. Konuşma âdâbı 5. Hikmetler, mesel ve öğütler 6. Dostluğun gerektirdiği hâller 7. Münafıklık ve düşmanlığın zararları 8. Çocuğun eğitim ve öğretimi 9. İdarecilik ve beylikle ilgili hususlar 10. Beylere ve idarecilere hizmet etmenin yolu 11. İyiliğin faydaları ve kötülüğün zararları 12. Sabır ve acelecilik 13. Güzel ve kötü huyların sonuçları. 14. Sır saklamak 15. Dünyaya karşı hırs ve aç gözlülük.
136.50 ₺ -
Tasavvufi Meselelere Fıkhi Bakış
Fıkhı öğrenmeden tasavvuf ile uğraşan dinden çıkar, zındık olur. Fıkhı öğrenip tasavvuftan haberi olmayan fâsık olur. Her ikisini elde eden hakikate kavuşur. İmam-ı Malik (rh) Bu eserde Tasavvufla ilgili can alıcı meseleler Kur'an ve Sünnet çerçevesinde izah edilmiştir. Rabıta, vird, tevessül, velayet, gayb... işlenilen başlıca konular arasındadır.
63.05 ₺ -
Sözü Müstakim Kılmak 2 Cilt
Bizim ilim geleneğimizde “yüz yüze iletişim”in temel bir yeri vardır. Bu iletişim tarzında, muhataplar arasında deveran eden sadece “malumat” değildir. Biz inanırız ki, söyleyenden de, dinleyenden de, söylenenden ve söyleniş biçiminden de hâsıl olan, belki dile kolaylıkla dökülmeyen, ama mutlak sûrette hissedilen, yaşanan “bir şey” vardır. Biz onun adını bazen “rahmet”, bazen “feyiz”, bazen “bereket” şeklinde telaffuz ederiz. Elinizdeki kitap, “bize ait olan”ın, daha doğrusu “bizim ait olduğumuz”un keşif, idrak ve intikali adına muhtelif zaman ve ortamlarda yapılmış söyleşilerden oluştu. Adına “Modernleşme” denen “savrulma serüveni” içinde yerinden oynatılmış ne varsa tekrar yerine iadesi yolunda küçük de olsa bir katkı sunabildiğimizde çabalarımız hedefine ulaşmış olacaktır.
249.60 ₺ -
İslam ve Modern Çağ 3 Cilt
İnsanlarla birlikte "çevre"nin de Müslüman olduğu zaman dilimlerinde İslâm'ı samimi olarak "öğrenmek", "yaşamak" ve "aktarmak" isteyen için kapılar açık, imkânlar mevcut iken, bizler, 21 yüzyıl Müslümanları bu süreçler dizisinin her birinde bin bir sorunla yüz yüze bulunuyoruz. O kadar ki, bu süreçlerin her biri bizler için ayrı bir "handikap" teşkil ediyor. "Niçin" öğrenmeliyiz, "neyi" öğrenmeliyiz, "ne kadar" öğrenmeliyiz, "nasıl" öğrenmeliyiz ve nihayet öğrendiklerimizle ne yapmalıyız? Geçmişe oranla daha bir cesamet ve kesafet kazanmış bulunan tuzaklar tarafından içimizden ve dışımızdan kuşatıldığımız Modern Çağ'da İslâm'ın vadettiği zihin, kalp ve ruh berraklığına, "hakikat"i yaşayan insana, zamana ve mekâna nasıl ulaşabiliriz? İçimizi ve dışımızı önce tamir, sonra imar sorumluluğunu yerine getirmede, bu soruların gerçek ve açık cevaplara kavuşturulması hayatî önem arz ediyor. Elinizdeki kitap, bu temel gerçeği "mesele" edinenlere ve "hakikat" diye bir derdi olanlara hitaben kaleme alınmış yazılardan oluşuyor.
473.60 ₺ -
Hz Ömer ve Nebevi Sünnet
Hz. Ömer (r.a)'i konuşmak, Kur'an'ı, Sünnet'i, Sahabe'yi, Fıkh'ı, Hadis'i konuşmaktır. Ortaya koyduğu icraatlarla tarih boyunca olduğu gibi, günümüzde de en çok konuşulan, tartışılan, hakkında müstakil eserler yazılan sahabî olma özeliğini sürdüren Hz. Ömer Kur'an'ı ve Sünnet'i nasıl anladı, nasıl yorumladı ve hayata nasıl aktardı? Hilafette bulunduğu zaman dilimini, İslam toplumunun "değişim" olgusuyla ciddi anlamda ilk tanıştığı dönem olarak tesbit etmek doğruysa, Hz. Ömer (r.a)'in bugüne de söyleyeceği söylediği çok şey var demektir. Günümüzde yaygın olarak ileri sürüldüğü gibi onun dirayetinin ayırdedici vasfı, Kur'an'ın ve Sünnet'in lafzına aykırı olsa da ruhuna uygunluğu esas alması mıdır? Hadisler karşısındaki tavrı raviye ve rivayete "güvensizlik" esasına mı dayanmaktadır? Modern okumalar bize böyle olduğunu söylüyor. Ama ya gerçek bu kadar basit değilse? Ya özelde Hz. Ömer (r.a)'in hüküm çıkarmada/vermede esas aldığı hassas ilkeler ve genelde İslam ilim mirası "indirgenmiş okuma"ların kurbanı yapılıyorsa Ezber bozucu özelliğiyle sahasında bir "ilk" olan bu çalışmasında yazar, Hz. Ömer (r.a)'in Kur'an ve Sünnet/Hadis'e yaklaşımını kolaycılığa prim vermeden irdelemeyi denemektedir.
150.40 ₺ -
Mezhep Meselesi ve Fıkhi İhtilaflar
Günümüzde İslam Ümmeti, yaşadığı, daha doğrusu “maruz bırakıldığı” kimlik krizinin tabii bir yansıması olarak mezhep meselesi ve fıkhi ihtilaflar konusunda da kırılmalar yaşamaktadır. Bilhassa Vehhabi karakterli ideolojik yaklaşımlar fıkhi mezhepleri ve ihtilafları “gayri meşru” olarak nitelemekte, hatta “şirk”e kadar varan ithamlar söz konusu olabilmektedir.
86.40 ₺ -
İstikamet Yazıları 2 Cilt
‘İstikamet yazları’, müslüman bireyin günlük hayatın hay huyu içinde derinlemesine nüfuz ve tahkik imkanı bulamadığı meseleler hakkında kuşbakışı tesbit, tenkit ve teklifler ihtiva eden yazılardan oluşan bir kitap. İtikattan ahlaka, ibadetten davranışlarımıza kadar varlık algımızı oluşturan ne varsa bir bütün olarak tehdit altında bulunduğu modern dünya da, istikametimizi muhafaza ederek yürüyüşümüzü devam ettirmek ancak bir şekilde mümkün: Bizi ‘biz’ kılan değerleri ete kemiğe bürüyüp hayatımıza aktaran kaynaklardan devamlı surette beslenmek. Bu asla kesintiye uğramadan sürdürülmesi gereken bir faaliyet.
377.60 ₺ -
Modern Bir Din Projesinin Tenkidi
İnsanlık tarihi kadar kadim bir hukuk ve ahlak kuralı vardır: "Başlayan başlatan zalimdir." Yani zulmün, haksızlığın veya ahlaksızlığın hangi türü olursa olsun, bunlardan birine tevessül eden ve karşısındaki insana bu şekilde davranmaya yeltenen ,nsan zalimdir. Onun zulmüne engel olmak, bunu başaramazsa asgariye indirmek için ona mukabele eden kimse ise, zulme engel olmak zorunda kalan, "ahlak" ve "adalet sözcüsü" konumundadır. Bu kitapta kullanılan üsluptan memnun olmadığımızı daha baştan belirtmemiz gerek. Ancak ne yaparsanız ki, bazen yapacağınız işi kendiniz seçemez, kullanacağınız üslubu kendiniz belirleyemezsiniz. Bazı durumlar bir emr-i vaki olarak karşınıza çıkar ve ondan kaçamazsınız. İşte bu kitap da yazarını böyle bir durumla karşı karşıya bırakıyor. Bir tarafta, bugüne kadar korumaya çalıştığı terbiye ve nezaket anlayışı, diğer tarafta "haksızlık, çirkinlik, kötülük ve çirkeflik karşısında susmayı kesinlikle yasaklayan inancı (Müslim, İman, 78; Tirmizi, Fiten, 11; Müsned, III, 20)" ve ahlak anlayışı. İnsan böyle durumlarda münker kötülük karşısında isyan etmeyi ahlaki bir zorunluluk olarak görüyor. Evet, abzen isyanın dozunu ayarlamasa bile, "el-badi azlam: başlay(t)an zalimdir" kuralından teselli umuyor
217.60 ₺ -
Modern Düşüncenin İslam Anlayışı
Bu ülkede son onbeş-yirmi yıldır, bazı ilahiyatçı akademisyenlerin, İslam dinini sunuşlarında, bugüne kadar bilinenden çok farklı bir yöntem uyguladıkları, çok belirgin bir biçimde görülmektedir. Bendeniz sözünü ettiğim bu yılları, bütün bu olup bitenleri anlamaya çalışmakla geçirdim. Ancak her yeni günde karşılaştığım her yeni durum dolayısıyla hayretten hayrete düştüm; bu yüzde de bir türlü olup bitenleri kavramaya imkan bulamadım. Ne amaçlarını, ne söylemlerini, ne hedef kitlelerini, ne de ortalığı kaldırıp kaldırıp indirirken kullandıkları yöntemi/metodu/usûlü anlayabildim. Bu insanlar, kimilerine göre İslamın bugüne kadar ertelenmiş reformunu gerçekleştiren aydın, ilerici, çağdaş, uygar ve modern ilahiyatçılar, kimilerine göre de, çağın ve insanının taleplerini görmüş ve onların, tashih (yanlışlarını düzelten) değil, tasvib eden (yaşadıkları hayatı onaylayan) ilahiyatçı tipine ihtiyaç duyduklarını fark etmiş, dolayısıyla onlara istediklerini veren, karşılığında da istediklerini alan şarlatanlardır.
201.60 ₺ -
Modern Fetvalar Çağdaş Hurafeler
Sevad-ı Azamla olan irtibatımız aynı zamanda İslama olan sahih teslimiyetimizin ilanıdır. Bu ilan Asr-ı Saadetten beri hep böyle olageldi. Ancak bir kısım nev-zuhûr ilahiyatçı zevat bu ilişkiyi ve bu ilişkinin inşa ettiği ilmî usulü hurafe kaynağı olarak tesmiye ettikten sonra, nefsî mülahazalarını din diye ileri sürmeye başladı. Kendisiyle varlığı anlamlandırdığımız, bizi biz yapan Usulümüzü terk ettikten sonra çaresiz maruz kaldığımız modern duruma tam da burada el atıyor mezkûr zevat. Böylece modern durumda Modern Fetvalar serdediliyor yani Çağdaş Hurafeler. Bu kitap, çağdaş hurafelerin kadim ilmî usulümüz karşısındaki aciz durumunu ve bidat halini ifşa ediyor.
128.00 ₺ -
Hikemiyat Kalbi Selim İçin
İslam Dünyası ve Türkiye olarak Din’in anlaşılması noktasında son iki asırdır hep bir arayışın, tereddüdün, şüphenin ve tartışmanın içinde bulunuyoruz. Sürekli tartışıyor, bölünüyor, azalıyoruz. Doğru nerede, kim haklı, ne yapmalıyım?… Bunun adı "kriz”dir ve biz, bizi bu krizin içine kimlerin ittiğini dahi düşünmeden tabir yerindeyse başımızı bir o yana bir bu yana vurup duruyoruz.Bizi içten içe çürüten bu gidişi durdurmak ve dengeyi yakalamak zorundayız. Modern hayat bizi vakum gibi içine çekerken ömür sermayesi her geçen gün biraz daha eriyor. Yol zorlu, yük ağır ve süre kısıtlı. Kendimiz için en hayırlı olanı yapmaya muvaffak olursak başkalarına da bir hayır ulaştırmamız mümkün olabilecek.
240.00 ₺ -
İhya ve İnşa
Modern zamanlarda Ümmet olarak maruz kaldığımız işgal ve istila, yerine göre toprağı, yerine göre yeraltı ve yerüstü kaynaklarını hedefliyor. Bu durumun yol açtığı yıkımın telafisi hiç şüphesiz kolay olmayacak. Ancak Ümmet'in maruz kaldığı "zihnî kuşatma"nın yol açtığı tahribatın yol açtığı yıkım diğerlerine kıyasla çok daha derin ve kalıcı... Bu işgale direnmek, diğer işgal türlerine mukavemetle kıyaslandığında çok daha zor. Zira herşeyden önce onu "fark etmek" başlı başına bir çaba istiyor. "Pirincimizin içindeki beyaz taş"ı, yani İslam'ı "içeriden" bir dil kullanarak tahribe azmetmiş çevrelerin faaliyetlerini de bu gerçeğin üstüne eklediğimizde, sorumluluğumuzun ne denli ağır olduğunu uzun uzadıya anlatmaya gerek kalmıyor. Elinizdeki kitap, maruz kaldığımız "zihnî işgal"in kodlarını çözmeyi hedefleyen makalelerden oluşuyor.
336.00 ₺ -
Makalatul Kevseri
Elinizde tuttuğunuz eser, İslamî İlimlerin her dalında otoritesi dostu-düşmanı herkes tarafından teslim edilmiş bir imamın kaleminden çıkmış ilmî makalelerden oluşuyor. İtikadî, fıkhî hadîsî, tefsîrî, tarihî, siyasî meseleler hakkında kaleme alınmış olan bu makaleler, kaleme alındıkları tarihten itibaren güncelliğinden hiçbir şey kaybetmemiş, aksine, giderek artan bir ilginin odağı olmuştur Bu toprakların yetiştirdiği İmam Muhammed Zâhid el-Kevserî gibi bir kutup yıldızının eserlerini bu toprakların insanının istifadesine sunmak bizler için hem bir görev, hem de bir mutluluktur.
313.60 ₺ -
Muvatta Nüshaları Muhteva Analizi
Muvatta tasnif edildiği günden itibaren -musannıfının haklı şöhret ve itibarının da etkisiyle- büyük bir ilgiye mazhar olmuştur. Adına akdedilen hadis meclislerinde İslâm Dünyası'nın dört bir yanından gelen ilim adamları ve raviler tarafından bizzat İmâm Mâlik'ten ahzedilmiş, bu suretle daha İmâm Mâlik'in hayatında, pek çok Muvatta nüshası oluşmuştur. Bu nüshaların hepsi, matbaada basılan kitap nüshaları gibi birbirinin yüzde yüz aynısı değildir. Birtakım sebeplerden dolayı aralarında bazı farklılıklar vardır. Muvatta üzerine tarih içinde yapılmış bulunan kimi çalışmalarda, önemlice bir kısmı günümüze ulaşamamış olan bu nüshalar birbiriyle mukayese edilmiş, farklılıklar vurgulanmıştır. Günümüzde de bazı nüshalar bulunup neşredilmiştir. Yazar bu kitapta, konu hakkında yapılmış eski-yeni ulaşabildiği bütün materyalleri değerlendirerek, münhasıran rivayetler noktasında Muvatta nüshaları arasındaki ortak noktaları ve farklılıkları ortaya koymaya çalışmıştır.
102.40 ₺ -
Hadis Tarihinde Muhaddis Sufiler
Bu çalışmada, tasavvuf tarihinde önemli ve farklı bir yeri olan, H. IV./M. X. asırda yaşamış ve hadisle ilgilenmiş zâhid ve sûfîlerle, sûfî meşrebli muhaddisler incelenmiş; onların hadis anlayışları ile kullanmış oldukları hadislerin durumları ele alınmıştır. Böyle bir çalışma iki yönden önem taşımaktadır: Evvelâ, sûfîlerin hadis anlayışları, hadisçilere ve hadis ilimlerine karşı tavırları ile, bilhassa konularıyla ilgili seçmiş oldukları hadislerin durumları hep merak konusu olmuştur. Çünkü bu kesime mensub kimselerden bazılarının iyi niyetle de olsa, hadisçiler tarafından şiddetli bir şekilde tenkit edilen hadis uydurma faaliyetine adlarının karıştığı tarihen tespit edilmiştir. Böyle bir uygulama hepsinde var mıdır, yoksa ilgilenmiş oldukları alanda zayıf hadisle amele yumuşak bakılması mı buralara götürmüştür, ya da cehalet mi bunda etkili olmuştur? Hadis ilimleriyle iştigal edenlerde de bu hata görülmekte midir? İşte, benzer hususlar hep merak edilmiştir. Ayrıca; tetkik edilen asrın, tasavvuf tarihinde farklı bir yeri vardır. Bu asırda, daha önce başlatılan ve tasavvufa Kur'ân ve Sünnet'ten kaynak bulma, tasavvufu Sünnî bir temele oturtma gayretleri olgunlaşmış ve ürünleri alınmaya başlamıştır. Nitekim Sünnî tasavvufun temel kaynakları bu dönemde kaleme alınmıştır. Tasavvuf, aynı zamanda, yine bu asırda, ricali ve kaynakları ile müstakil bir ilim olma çabası içerisindedir. Yukarıda değindiğimiz meselelere ışık tutmayı hedefleyen bu eser, H. IV./M. X. asırdaki muhaddis sûfîleri ile sûfî muhaddislerinin tesbiti cihetine giderek, tasavvuf-hadis münasebetinin ortaya konulmasına yardımcı olmayı hedeflemektedir.
172.80 ₺ -
40 Hadiste Kadın ve Aile
Elinizdeki kitap, İslâm'da kadının yerine, onun nasıl bir kimlik ve kişilik kazanması gerektiği meselesine Rasûl-i Ekrem'in dilinden Kırk Hadis çerçevesinde açıklama getiren bir çalışmadır. Mütevazı bir hadis şerhi denemesi sayılabilecek bu çalışmada, Allah ve Rasûlü tarafından, Câhiliye döneminde ezilmiş, horlanmış, zulüm ve sefalete terkedilmiş, hak ve hürriyetleri ellerinden alınmış kadınlara nasıl bir izzet, şeref ve haysiyet kazandırıldığını bir kez daha görmek mümkün olacaktır.
131.20 ₺ -
Tefsire Giriş ve Muhtasar Kuran Sözlüğü
İbn Cüzeyy el-Kelbî (v. 741/1340) Endülüs coğrafyasında sekizinci asırda yetişen nadide âlimlerden birisidir. Akideden fıkha, tefsirden kıraate farklı ilim dallarında kıymetli eserler kaleme alan el-Kelbî’nin eserleri arasında en meşhur olan çalışma et-Teshîl li-‘Ulûmi’t-Tenzîl’dir. Elinizdeki kitap ise müellifin zikri geçen tefsirine mukaddime olarak yazdığı iki bölümün çevirisinden oluşmaktadır. Tefsire Giriş adıyla çevrilen iki bölümün ilkinde müellif, Kur’ân’ın harekelenip noktalanması, cem‘i, kısımlara ayrılması, Mekkî-Medenî sûreler, Kur’ân’la ilişkili ilim dalları, müfessirlerin ihtilaf sebepleri, farklı görüşler arasında nasıl tercih yapılacağı, öne çıkan müfessirler ve eserleri, nâsih-mensûh, kıraatler, vakf çeşitleri, fesâhat, belâğat, i‘câzü’l-Kur’ân ve Kur’ân’ın faziletleri gibi konuları ele almıştır. İkinci mukaddime ise Mağrib Arap alfabesi sıralaması ile hazırlanan muhtasar bir “Kur’ân Sözlüğü”dür. Bu bölümde Kur’ân-ı Kerîm’de iki veya daha fazla geçen kelimelerin anlam dünyasına nüfuz edilmeye çalışılmıştır. İbn Cüzeyy el-Kelbî ne yazık ki ülkemizde pek tanınmamaktadır. Onun et-Teshîl’i özlü bir tefsir olup uzun okumalara vakit bulamayanlar için bulunmaz bir cevherdir. Elinizdeki eser özel olarak Kur’ân ilimlerine ve genel olarak tüm İslâmî ilimlere ilgi duyan okurun yanı sıra genel okuyucu kitlesine de hitap etmektedir. Zira eser, bir giriş metnidir ve Kur’ân kültürü kazanmak isteyen herkes için başvuru kaynağı olabilecek niteliktedir. Connect Prof © tarafından yayınlanmıştır.
134.40 ₺ -
Hanefi İmamların Biyografisi 1
Hanefî mezhebi imamlarından İmam Ebu'l-Hüzeyl Züfer b. el-Hüzeyl el-Anberî -İmam el-Kevserî'nin de vurguladığı gibi- İmam Ebû Hanîfe'ye intisaba devam etmiş olmakta birlikte mutlak içtihad seviyesine ulaşmış imamlardandır (Allah Teâlâ cümlesine rahmet eylesin ve kendilerinden razı olsun). Güvenilirlikle, hatta "hadis hafızı" olmakla tavsif edildiği halde mezhep imamları arasında daha çok kıyas yapmadakı ustalığı ile temayüz etmiştir. Connect Prof © tarafından yayınlanmıştır.
76.80 ₺ -
İmam Eş Şafii
Ehl-i Sünnet imamlarımızın her biri bizim için birer deniz feneri mesabesindedir. Onlar, itikattan fıkha, ahlaktan âdâba kadar bütün bir hayatın rızâ-yı Bâri istikametinde nasıl yaşanacağı sorusunun en müşahhas cevaplarıdır. İmam el-Kevserî’nin o hayatî tespitiyle “müçtehid imamlar bir aile gibidir”. Hoca-talebe ilişkisi içinde birbirlerinden ilim almış, birbirlerine ilim aktarmışlardır. İmam Ebû Hanîfe, her hac seyahatinde İmam Mâlik’le bir araya gelir, müzakerelerde bulunurdu. Talebesi İmam Muhammed, aynı zamanda İmam Mâlik’e de talebe olmuş, üç seneden daha fazla ikamet ettiği Medine-i Münevvere’de İmam Mâlik’ten “el-Muvatta”ı dinlemiş ve kendi “el-Muvatta” nüshasını oluşturarak Medine'nin fıkıh ve hadis birikimini Irak coğrafyasına taşımıştır. İmam eş-Şâfi‘î de bu iki büyük imama talebe olmuş, Hicaz ekolünün birikimini Müslim b. Hâlid ez-Zencî ve İmam Mâlik’ten, Irak ekolünün müktesebatını da İmam Muhammed eş-Şeybânî’den tahsil etmek sûretiyle kendi dönemine kadar “Ehl-i re’y” – “Ehl-i hadis” diye keskin hatlarla ayrılmış çizgileri harmanlamış ve kısa sayılabilecek hayatına iki mezhep sığdırmış bir kutup yıldızıdır. Elinizdeki eser H. 240 yılında doğan büyük hadis âlimi İbn Ebî Hâtim er-Râzî’nin kaleme aldığı “Âdâbu’ş-Şâfi‘î ve Menâkıbuh” isimli kitabın tercümesidir. İmam eş-Şâfi‘î (rh.a)’e dâir kaleme alınan biyografi/menâkıb çalışmalarının ilklerinden olan bu kıymetli eserde İmam eş-Şâfi‘î’nin dünyasına yolculuk yapacaksınız... Connect Prof © tarafından yayınlanmıştır.
208.00 ₺ -
Hanefi Mezhebinde Fıkıh ve Hadis
Bir yandan modernist/reformist kesim tarafından dinin içini boşaltma amacına dönük olarak alabildiğine istismar edilen, diğer yandan da “Selefîlik” etiketi altında icra-i faaliyet eden kesimlerin alabildiğine itibarsızlaştırıp neredeyse “din dışı” ilan edivereceği “re’y ve içtihad” bu eserde olduğu/olması gerektiği yere oturtuluyor. İmam ez-Zeyla‘î’nin, el-Hidâye hadislerini tahric ettiği ünlü eseri Nasbu’r-Râye’ye mukaddime olarak kaleme alınan Fıkhu Ehli’l-Irak, Hanefî mezhebinin fıkıh ve hadis birikimini gözler önüne seriyor… Connect Prof © tarafından yayınlanmıştır.
96.00 ₺ -
Küreselleşmenin Aile Üzerindeki Etkileri ve İslami Perspektif
Müslümanlar yakın geçmişlerine kadar kadın-erken ilişkilerini "iffet ve mahremiyet" "meveddet ve rahmet" kavramlarıyla şekillendirmekteydiler. Günümüzde ise bu ilişkileri "toplumsal cinsiyet eşitliği" ve "toplumsal cinsiyet eşitliği politikaları" "şiddet" "kadına şiddet" "cinsel yönelim" gibi "haz odaklı" Batı kültür ve medeniyetinin ürettiği içeriğini anlamakta zorlandığı birtakım sözde kavram teori ve modellerle yapılandırmaya çalışmaktadırlar.Batı'nın "haz" odaklı bu düşünce sistemi son zamanlarda Müslüman dünyasına aile aracılığıyla aktarılmaya ve Müslüman'ın bu dünyadaki tek yaşama amacının "mutlu aile" kurmak olduğu algısı oluşturulmaya çalışılmaktadır. Kur'ân ve Sünnet'e dayalı yorumlar "mutlu aile" algısı oluşturmaya yarayacak örneklerle derlenmekte Hz. Peygamber (s.a.v) bütün ömrünü eşlerine adayan bir erkek olarak sembolize edilmektedir.Bu kitapta küreselleş(tir)menin itici gücü olan Batı'nın sömürgeciliğinin evrilerek geldiği son noktada bütün dünyayı kölesi yapmak istediği ve bu yolda kendisine düşman olarak gördüğü İslâm'ın bütün izlerini silmeye çalışan bir sistem olduğuna işaretle Müslüman ailesinde ve şahsiyetinde meydana getirdiği değişikliklerin izi sürülmüştür. Elinizdeki bu kitapta "Modernleşme ile başlayan küreselleş(tir)me çalışmalarının hedefinde olan Müslüman ailesinin ya da kadın-erkek ilişkilerinin özgünlüğünü kaybetmesine sebep olacak risk alanları nelerdir?" "Küreselciler Müslüman ailesini değiştirmek için hangi yöntemleri kullanmaktadır?" "Bütün bu "değişim" naraları karşısında Müslüman ailesi nasıl korunmalıdır?" gibi soruların cevapları aranmaktadır. Connect Prof © tarafından yayınlanmıştır.
288.00 ₺ -
Abdülhayy el Leknevi
İslam coğrafyası tarih boyunca hiçbir zaman kendihaline bırakılmamış; maddî zenginlikleri kadarmanevî (ilmî, kültürel, fikrî) zenginlikleri de Batıdünyasının her zaman ilgisini çekmiştir. Batıdünyasının sınır tanımayan hegemonyası vetaarruzu karşısında sürekli müdafaa hattında kalanİslam coğrafyası, rızası olmamasına rağmenüzerinde operasyon yapılan ameliyat masasındakibir hasta gibi sonu gelmeyecek bir mağduriyet,mahrumiyet ve çoğu zaman da mahkumiyetemaruz kalmıştır. Günümüz dünyasında işgal etmekistediği yerleri “özgürlük getirme-demokrasigötürme” maskesinin arkasına saklanarak işgaleden Batı dünyası, 17. yüzyılda da Hint AltKıtasında “ticaret yapma ve refah seviyesiniartırma” kisvesinin ardına sığınmış; misafiriolduğu bölgelerin yegâne sahibi ve mâliki olduğu-nu iddia etmiştir.Modernitenin ilk adımlarını attığı ve İslamdünyasının günümüze kadar karşı karşıya kalacağıbirçok fikrî akımın da beşiği olan bu coğrafyanıntüm hengamesini kısa ömrüne sığdırdığı onlarcaeserinde teneffüs ettiğimiz Abdülhayy el-Leknevî,Hanefî mezhebi ve Ebû Hanîfe özelinde yaptığıbirçok müdafaa ve izahatında umûmî manada sahihİslam’a ve ilmî mirasımıza isnat edilen tümithamlara karşı paratoner görevi icra eden öndegelen isimlerden ve önemli âlimlerimizden biridir.Bu çalışmada tenkit yerine tahkirin, takdir yerinetakdisin ikâme edildiği; itidal hüviyetinin ifrat vetefrit ikileminde dejenere olup taassup olgusunamaruz kaldığı bir ortamda, tüm yetkinlik ve yeterli-liğine rağmen olası bir fitne ve ihtilafa sebebiyetvermemek için toplumsal gerçekliği ve ihtiyaçlarıön planda tutan Leknevî’nin günümüzde birçokalgıyı yıkacak türden duruşuna tanıklık edeceğiz. Connect Prof © tarafından yayınlanmıştır.
179.20 ₺ -
Selef Akidesi
Şüphesiz sahih, âhirette kurtaracak olan; iki cihanda, her türlü mutluluk ve hayra iletecek olan akîde; Peygamber Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) ve nurlu, mübarek ashâbının (radıyallahu anhum ecma‘în) üzerine oldukları akîdedir. Bu sebeple hidâyet imamları –Allah onlardan razı olsun-, yabancı bir bid‘atçinin bu duruluğu bulandırmasından endişe ettikleri için, gayretlerini bu akîdenin meselelerini ve aslî duruluğunu muhafaza etmeye sarf etmişlerdir. İmâm Ebû Hanîfe en-Nu‘mân (radıyallahu anh), bu sahada önemli hizmetler gösterenlerin en eskilerindendir. Allah; önceleri, kendini fıkha adayana değin uzunca bir sürece cedel ile meşgul olması ve bid‘at ehli ve başka dine mensup kimselere reddiyelerde bulunmuş olması vesilesiyle ona bu işi kolay kılmıştır. Zaten herkes ne için yaratılmışsa ona müyesser olur.”İmam Muhammed Zâhid el-Kevserîİşârâtü’l-Merâm’a yazdığı takdimdenBeyâzîzâde Ahmed Efendi’nin (v. 1098/1687), İmam Ebû Hanîfe’nin (v. 150) itikâdî görüşlerini kelam sistematiği içerisinde derlediği el-Usûlü’l-Münîfe li’l-İmâm Ebî Hanîfe, ilâhiyyât, nübüvvât ve sem‘iyyât bahislerini ihtiva eden bir itikad metnidir. İmam Ebû Hanîfe’nin talebelerine imlâ ettiği beş eserden ve yine İmam’ın müsnedlerinde yer alan itikâdî muhtevalı rivâyetlerden derlenerek vücuda getirilmiştir.İmam el-Kevserî’nin beş esere düştüğü ta‘lîklerin yanı sıra Beyâzîzâde Ahmed Efendi’nin el-Usûlü’l-Münîfe’ye şerh olarak kaleme aldığı İşârâtü’l-Merâm min ‘İbârâti’l-İmâm’dan ve çoğunluğu Mâtürîdî âlimler olmak üzere Ehl-i Sünnet ulemânın eserlerinden çeşitli ta‘lîkler de bu çeviri çalışmasına tarafımızca eklenmiştir. Ayrıca giriş kısmında, İmam el-Kevserî’nin “el-‘Âlim ve’l-Müte‘allim, er-Risâle ve el-Fıkhu’l-Ebsat” neşri ve İşârâtü’l-Merâm için kaleme aldığı takdimlerin tercümelerine de yer verilmiştir.Müellif Beyâzîzâde’ye ait olduğu belirtilen yazma nüshanın, ulaşılabilen diğer beş yazma nüshayla mukabele edilmesiyle oluşturulan Arapça bir neşrin de yer aldığı bu çalışma, Selef-i Sâlihîn’in itikâdını İmam-ı A‘zam Ebû Hanîfe’nin dilinden aktarıyor. Connect Prof © tarafından yayınlanmıştır.
245.76 ₺ -
Muaz Bin Cebel ve İctihad Hadisi
Niçin Muaz b. Cebel (r.a) Hz. Peygamber’in (s.a.v) hal-i hayatında ictihad edip fetva verdiğini bildiğimiz az sayıdaki sahâbeden biri olarak 37-38 yıllık kısa ömre sığdırdığı büyük muvaffakiyetlerin hak ettiği ölçüde çalışılmadığını düşünüyoruz. Bu çalışmanın, Mu‘âz b. Cebel’in (r.a) hayatı ve ilmî kişiliğinin yansıtılması yanında, “re’y ictihadı”nın temeli sayılabilecek yaklaşımını bize anlatan hadis konusundaki tartışmalara yeni bir boyut getireceğini umuyoruz. Bu bağlamda İslâmî ilimler arasında mümtaz bir yeri bulunan Hadis ilmi içinde kendine yer bulmuş her yaklaşımın “mutlak doğru” olarak algılanmasının yol açabileceği mahzurlara söz konusu hadis özelinde dikkat çekmeye çalıştık. Gerek Fukaha–Ehl-i Hadis ihtilafını gerekse Ehl-i Hadis’in kendi içindeki farklı yaklaşımları bu hadis özelinde çarpıcı şekilde gözleyebiliyoruz. Hicrî 3. asırdan sonra sıhhati tartışma konusu yapılan “ictihad hadisi” günümüzde de bakış açısı farklılıklarının kristalize olduğu zeminlerden birini oluşturmaktadır. Meşrep farklılıklarının nasıl kolaylıkla “taassub”a dönüşüverdiğinin çarpıcı örneklerini de yine bu hadis etrafındaki tartışmalarda müşâhede ediyoruz… Connect Prof © tarafından yayınlanmıştır.
198.40 ₺ -
Modern İslam Düşüncesinin Tenkidi 2 Cilt
Modern Çağın hakim düşünme, algılama ve değerlendirme biçiminin İslam Dünyası'ndaki izdüşümü, şirazesi bozulmuş, istikamet ve tutarlılıktan yoksun bir düşünce ortamının oluşması şeklinde tezahür etmiştir. İslam irfanının kültürel, düşünsel ve amelî planda belirleyici olan ve evrensel ortak insanî değerlerin oluşumuna inkar edilemez katkılar sunmuş bulunan en temel ontolojik ve epistemolojik kodları, modern zamanlarda yine bizzat “Müslüman”lar tarafından pervasızca tahrip edilmeye çalışılmaktadır. Bu bağlamda ülkemizde özellikle 70'li yılların sonundan itibaren ivme kazandığı gözlenen bir “sapma” söz konusudur. Adına “geleneksel” denen değerlere karşı başlatıldığı ifade edilen bu mücadele, aslında ifadesini Kur'an ve Sünnet'te bulan en temel düşünsel ve akîdevî belirleyicilere karşı bir “başkaldırı”dır. Zaman zaman “popüler/vulgarize” bir mahiyet de arz eden bu başkaldırının dayandığı varsayılan ilmî ve metodolojik argümanlar hakkında şu ana kadar ne yazık ki ciddî bir sorgulama yapılmış değildir. Yazar, değinilen anlayışın prototipini oluşturan isimlerin yaklaşımlarını, bu kitapların oluşturduğu bir seri içerisinde temel kaynaklara inerek kritik etmektedir.
467.20 ₺ -
Dürratüt Tefasir
EL-KUR’ÂNÜ’L-KERÎM VE BİHÂMİŞİHİ DÜRRETÜ’T-TEFÂSÎR Dürretü’t-Tefâsîr (Tefsirlerin İncisi): Şeyh Muhammed Ali es-Sâbûnî’nin, Kur’ân-ı Kerîm’de geçen zor kelime ve ifadeleri sade ve anlaşılır bir dille açıklamayı amaçlayan değerli tefsir çalışmasıdır. Bu eserde, Mushaf metninin kenarında anlamı güç bazı kelimelerin ve ayetlerin kısa, öz ve kolay anlaşılır açıklamaları yer almaktadır. Böylece okuyucu, Kur’ân’ın lafzını takip ederken aynı anda temel manalara hızlıca ulaşma imkânı bulmaktadır. DÜRRETÜ’T-TEFÂSÎR’İN YAZILMA SEBEBİ Kur’ân Kerîm, Peygamberimiz Hz. Muhammed’e (Sallallâhü aleyhi ve Sellem) indirilirken Araplar, edebiyat ve belâgat bakımından en ileri seviyedeydiler. Allah Teâlâ, Kur’ân’ı Peygamber’e ﷺ belâgat ve fesahat bakımından kusursuz bir Arapça ile mucize olarak indirmiş; böylece Arapların en fasih konuşanlarını dahi meydan okumaya çağırmış ve peygamberliğinin doğruluğunu ispatlamıştır. Kur’ân’ın indiği Arap dili, günümüz insanı için bazı kelime ve ifadeleri anlamakta güçlük arz edebilmektedir. Bu nedenle dönemin büyük âlimleri ve müfessirleri, bu kelime ve ifadeleri açıklayarak Kur’ân’ın anlaşılmasını kolaylaştırmıştır. Dürretü’t-Tefâsîr’in telifine vesile olan husus, bazı ilim talebelerinin Şeyh Muhammed Ali es-Sâbûnî Hazretleri’nden bir eser kaleme almasını talep etmeleridir. Bu talebe göre hazırlanacak eser, Şeyh Hasaneyn Muhammed Mahlûf’un “Kelimâtü’l-Kur’ân” adlı çalışmasına benzer olmakla birlikte ondan daha kapsamlı olmalı; Kur’ân-ı Kerîm’de geçen anlamı güç kelime ve ifadeleri sade, açık ve kolay anlaşılır bir dille açıklamalıydı. İlim talebelerinin bu arzusu Şeyh Muhammed Ali es-Sâbûnî Hazretleri’ne iletildiğinde, kendileri şu karşılığı verdi: “Talebinizi yerine getireceğim; ancak önce üzerinde çalıştığım kitabı tamamlamam gerekiyor.” O dönemde “el-Fıkhü’ş-Şer‘îyyü’l-Müyesser” adlı eserini telif etmekle meşguldü. Bu kitabı bitirdikten sonra, Rahimehüllâh talep edilen çalışmayı kaleme almaya başladı ve ona “Dürretü’t-Tefâsîr” adını verdi. Eserin telifi 1422 Hicrî, yani 2001 yılında tamamlandı. MUHAMMED ALİ ES-SÂBÛNÎ MUKADDİMESİNDE “DÜRRETÜ’T-TEFÂSÎR” HAKKINDA ŞÖYLE DER Allah’a hamd olsun, O bize yeter. Selâm, seçkin kulları üzerine olsun. Yüce Kur’ân, Allah’ın nurudur ve âlemlere gönderdiği bir mesajdır. Yüce Rabbin, en şerefli dil ve en açık ifade ile indirdiği bu kitap, Müslümanların hayatında bir düzen ve yol gösterici olarak konulmuştur; böylece sapma ve yanılgıya düşülmesin: «Şüphe yok ki size Allah’tan bir nur, apaçık bir kitap geldi.», «Allah, rızasını arayanları o kitapla kurtuluş yollarına erdirir.» [Mâide Sûresi, 15-16]. Günümüzde Müslümanlar, Allah’ın Aziz kitabını anlamaya ve ona sımsıkı sarılmaya her zamankinden daha fazla ihtiyaç duymaktadır. Zira materyalizmin egemen olduğu bir çağda yaşıyoruz; kötülük güçleri her yönden bize saldırmakta, bu ilâhî nurdan bizi uzaklaştırmaya çalışmaktadır. Böylece üzerimize egemen olup bizi yutmak, yok etmek ve kendi sistemlerini İslâm dünyasına dayatmak istemektedirler. Müslümanların kurtuluşu, ancak bu değerli kitaba dönmek, onu okumak, üzerinde tefekkür etmek ve hükümlerine göre yaşamakla mümkündür. O, bizim kurtuluş yolumuz ve izzetimizin anahtarıdır: «Ey insanlar! Size Rabbinizden kesin bir delil (Hz. Muhammed) geldi ve size apaçık bir nur (Kur’an) indirdik.» [Nisâ Sûresi, 174]. “İşte bu yüce Kur’ân’dır; onu, ey Müslüman kardeşim, açık bir anlayış ve basiretle okuman için önüne koyuyorum. Bununla birlikte bazı kelimelerinin ve âyetlerinin kolaylaştırılmış basit bir tefsiri de yanına eklenmiştir. Allah’ın hepimizin kalplerini onunla nurlandırmasını, bizi Kur’ân’ı okuyup üzerinde düşünen kimselerden kılmasını ve kıyamet günü bizi tam bir nur ile mükâfatlandırmasını dileriz.” «Mü’min erkeklerle mü’min kadınların nurlarının, önlerinde ve sağlarında koştuğunu göreceğin gün kendilerine şöyle denir: “Bugün size müjdelenen şey içlerinden ırmaklar akan, ebedî olarak kalacağınız cennetlerdir.” İşte büyük kurtuluş budur.» [Hadîd Sûresi: 12]. Allah başarı ve tevfîk sahibidir; O, bize âyetleri üzerinde düşünmede ve onların emirleriyle amel etmede yardım edendir. Sallallâhü ve Selleme alâ abdihî ve Resûlihî Muhammed ve alâ âlihî ve sahbihî ecmaîn.
490.00 ₺