-
Hadis Ve Hayat
Yüce Rabbimiz insanı yaratırken onun mayasına inanmak ve tapınmak duygusunu koymuştur. Bu yüzden dünyanın neresinde olursa olsun, hangi zaman diliminde yaşarsa yaşasın mutlaka her insan bu inanma duygusunu yüreğinde taşır ve kendisini inanmak zorunda hisseder. Yapılan arkeolojik kazılarda ortaya mabet, mezar taşı ya da inanca dair birtakım figürler hayat ile imanın her daim yan yana olduğunu ortaya koymuştur. Yüce Rabbimiz bu durumu Kurʾân-ı Kerim’de “Ben cinleri ve insanları sadece ve sadece bana kulluk etmek üzere yarattım”0F şeklinde ifade etmiştir. İnsanoğlu, yüreğine kodlanan iman duygusunu, tarih boyunca farklı şekillerde yönlendirmiş, kimi zaman yıldız, aya, güneşe, kimi zaman da bir hayvana, ya da elleri ile yonttukları eşyaya tapmıştır. Bu yüzden Yüce Allah, istikamet üzere bir inanmayı insanlara öğretmek üzere Peygamberler ve buyruklarını içeren kitaplar göndermiştir. Hz. Muhammed (s.a.v.) bu peygamberlerin sonuncusudur. Yirmi üç senelik peygamberlik hayatı boyunca sözü ve davranışı ile insanlara Müslümanca yaşamayı örneklemiştir. Bu yüzden biz Müslümanlar, istikametimizi O’nun, bizi diri kılan, sünnetinde buluruz. Başka bir ifade ile onun sünneti hayattır. Sünneti bize ulaştıran metinler olan hadisleri çağımızın ruhuna uygun bir şekilde yeniden tasnif etmenin, hadislerden istifadeyi kolaylaştıracağı şüphesizdir. Bu sebeple bir hadis kitabını tercüme etmek yerine telif/tasnif tarzı yeni bir çalışma ortaya konması daha uygun görüldü. Bu kitap Hz. Peygamber’in sünnetinden yola çıkarak kulluk vazifesini, usulüne uygun olarak yerine getirmek arzusunda olan dostlara bir ışık tutma çabasıdır. Kitabın oluşumunda Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ndeki hadis derslerimizde ve İlim Yayma Cemiyeti Çanakkale Şubesi’nde yapılan hadis sohbetlerinde okuduğumuz Mişkâtü’l-meṣâbîḥ’in önemli katkısı vardır. Yüce Rabbimizden çalışmalarımızda istikamet, istifade ve bereket dileriz.
357.50 ₺ -
Sünnet ve Sünnetin Günümüze Taşınması
Sünnetin çağa taşınması ve günümüz problemlerine çözüm olması noktasında sünnetin ve onun yazıya geçirilmiş şekliyle hadislerin iyi anlaşılması gerekir. Geçmişte olduğu gibi günümüzde de ülkemizde ve İslâm dünyasında hadis-sünnet ekseninde tartışmalar yaşanmaktadır. Kimi çevreler sadece aklı esas alarak hadis ve sünneti ötelemeye, ikinci plana itmeye çalışırken; kimi çevreler de sahih, zayıf ve mevzu durumuna bakmaksızın tüm rivayetleri kurtarma gayreti içine girmişlerdir. Sünnetin insana, hayata ve yaşadığımız gezegene verdiği mesajı doğru anlamaya çalışmak gerekir. Bu çerçevede elinizdeki kitap, sünnete yaklaşımlar, sünnetin işlevi ve sünnetin günümüze taşınması konularında katkı sunmayı hedeflemektedir.
156.00 ₺ -
Hz Peygamberin (S.A.V.) İstişâreleri
Bir yönetim şekli olarak istişâre, insanlarla fikir alışverişinde bulunmak, yetkin kişilerin tekliflerini almak, toplumun iradesini karar süreçlerine katmak, ortak aklı ve katılımcılığı önemsemek anlamına gelmektedir. Vahye muhatap olan Hz. Peygamber (s.a.v.) Allah’ın bir emri olarak istişâre metoduna başvurmuştur. Önemine binaen ferdî, ailevî, ticarî, siyasî ve daha pek çok alanda ehil kimselerle istişâre ederek ümmetin fikrini yönetime yansıtan bir örneklik ortaya koymuştur. İçinde yaşadığı topluluğa uygulamalarıyla istişâre yöntemini öğreten Hz. Peygamber, böylece İslâm’ın her çağa hitap edeceğini ortaya koymuştur.
130.00 ₺ -
Hz Peygamberin Sünnetinde Alternatif Çözüm Yolları
Bazı insanlar ibadetlerinin azlığı zannıyla ahiret hayatlarının hiç de kolay olmayacağını düşünerek kendilerini psikolojik bir baskı altında hissetmekte ve maalesef neticede toplumumuzda ümitsiz insan/müslüman tipleri ortaya çıkabilmektedir. Buna zemin hazırlayan sebeplerden biri de dînî ve dünyevî yönlerini yani hem peygamber hem de insan olduğu yönlerini dikkate almaksızın Hz. Peygamber’in (a.s) bütün söz ve davranışlarının din’in bir parçasıymış gibi kabul edilmesidir. Oysa Peygamberimiz içinde yaşadığı toplumdan hiçbir şekilde kopmamış hem dînî hem de dünyevî-insânî-ahlâkî-örfî konularda çözüm arayan insanlara bir çoğu evrensel nitelikteki değişik alternatifler sunarak bu yönüyle de onlara örneklik (üsve-i hasene/rol model) teşkil etmeye çalışmıştır. İşte bizi böyle bir çalışma yapmaya sevk eden en önemli sebep de insanlara İslamiyet’i “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız. Şüphesiz ki din kolaydır, kolay olanı olanı emreder” düsturunca, Allah ve Rasûlü’nün sunduğu kolaylıklar çerçevesinde güçlerinin yettiği kadarıyla yaşamakla yükümlü olduklarını, bizzat Hz. Peygamber’in uygulamaları bağlamında ihsas ettirme arzusudur.
162.50 ₺ -
Kıraatların Tefsire Etkisi
Kuranın farklı yorumlanmasına sebep olan özelliklerden birisi de kıraatlardır. Tarihî gelişim içinde Kıraatı Aşera (On Kıraat) adıyla tespit edilip, hem kitâbî olarak muhafaza edilen ve müslümanlar arasında meşhur olan kıraatların, Kuranı anlamada genişlik ve çeşitlilik sağlayan başlıca faktörlerden birisi olduğunu söylemek mümkündür. Bu eserde, tefsire değişik boyut, çeşni ve zenginlik kazandıran kıraat ihtilâflarının tespiti ve bunların izahı yer almaktadır.
227.50 ₺ -
İslam Hukukunda Kadınlara Yönelik Hükümler
Kadın konusu, hem dini sorumluluklar hem de haklar açısından günümüzde en çok tartışılan konulardan birisidir. İnsanlar, mutlu bir yuva kurup huzurlu bir hayat yaşama amacıyla evlilik yaparlar. Ancak birlikte aileyi oluşturan taraflar, zaman içerisinde hak arama mücadelesine başlamaktadır. Hâlbuki karı-koca birbirinden devamlı hak koparmak için çekişip duran iki düşman kutup değil, birbirini tamamlayan, yardım eden, destek olan, huzur ve moral kaynağı oluşturan bir bütünün iki yarım parçasıdırlar. Câhiliye döneminden sonra İslâm’ın başlatmış olduğu bu iyileştirme süreci Hz. Peygamber’in vefatıyla birlikte giderek artan düzeyde kesintiye uğramış, bir müddet sonra da zaman zaman câhiliye anlayışı nüksetmiştir. Bu tavrı Abdullah İbn Ömer’in şu sözünde görebilmekteyiz. “Peygamber zamanında bizimle alâkalı bir şey iner korkusuyla hanımlarımız hakkında ileri geri konuşmaktan, onlara dilediğimiz gibi davranmaktan çekiniyorduk. Peygamber vefat edince rahat davranmaya başladık.” Abdullah İbn Ömer’in bu sözü İslâm’ın gelişiyle kadınlara yönelik yapılan iyileştirmelerin peygamberin vefatıyla inkitaya uğradığını göstermektedir. Fıkhın oluşum ve tedvin döneminde bu bakış açısının etkisini göstermemesi düşünülemez. Hazırlamış olduğum bu eser, umarım hem meraklılarına hem de toplumun yarısını teşkil eden kadınların kendileriyle ilgili hükümleri derli toplu bir kaynakta bulup öğrenmelerine katkı sağlayacaktır. Kadınlarla ilgili hükümlerin kitapta yazılanlarla sınırlı olmadığını söyleyebilirim. Bununla birlikte ihtiyaç hâsıl olduğunda zaman içerisinde yeni başlıklar ilave edilecektir.
169.00 ₺ -
Kelam Tarihi ve Ekolleri
Kur'an-ı Kerim'in, tahrife uğramadan nesilden nesle aktarılması, Müslümanların en büyük şansıdır. İslam dini bu yönüyle, diğer dinlerin akıbetine uğramamış, kutsal kitabıyla birlikte Hz. Muhammed (as)'den nakledilen söz ve uygulamalar da, üzerinde bazı ihtilaflar olsa da büyük oranda kayıt altına alınmıştır. Ne var ki Hz. Muhammed'in vefatından sonra sahabe arasında ortaya çıkan siyasi ve sosyal çekişmeler çeşitli dini tartışmaların doğmasına sebep olmuştur. Bu ihtilaflar, itikadi açıdan büyük günah, iman, küfür ve kader gibi bazı konuların tartışılmasına neden olmuştur. Bu ilk tartışmalar etrafında hicri birinci asırda Haricilik, Mürcie, Kaderiyye ve Cebriyye gibi itikâdî fırkalar doğmuştur. Hicri ikinci asra gelindiğinde, yabancı din ve kültürlerle karşı karşıya gelinmiştir. Müslüman âlimler bu yeni inanç ve kültür ortamından zaman zaman istifade etmenin yollarını aramışlarsa da ilişki biçimi genellikle mücadele şeklinde seyretmiştir. Felsefenin İslam dünyasına girmesiyle birlikte bu etkileşim ve mücadele ortamı daha da yoğunlaşmıştır. Kelam ilmi böyle bir ortamda doğmuş, hicri ikinci asırda Mu‘tezile ekolü ilk kelâm mektebi olarak ortaya çıkmıştır. Bunun yanında Şia ve Ehl-i Sünnet kelam okulları da oluşmuştur. Ehl-i Sünnet de kendi içerisinde Eş‘arîlik ve Mâturîdîlik kelam okullarını doğurmuştur. Bu ekoller tarihi süreç içerisinde çeşitli değişim ve dönüşüm süreçleri geçirmiştir. Son asırlarda Müslümanların tarih sahnesinde etkin olamaması, yenilik düşüncesini harekete geçirmiş, son iki asırda Yen-i İlm-i Kelam arayışları ortaya çıkmıştır. İşte bu eser, Kur'ân'ın nâzil olmaya başladığı devirden başlayarak günümüze kadar seyreden tarihi süreçte inanç konularında yaşanan gelişmeleri, oluşan itikadi fırka ve ekolleri incelemektedir.
195.00 ₺ -
Sistematik Kelam
Kelâm, Allah'ın varlığı ve sıfatları, melek, peygamber, ilâhi kitap, âhiret ve kader gibi İslâm inançları ve dinin temel ilkelerini inceleyen bir ilimdir. Bu inançların rasyonel temellerini bulmak ve ileri sürülen itirazlara karşı cevaplar oluşturmak, hatta karşıt fikirlerin yanlışlığını ortaya koymak bu ilmin amaçları arasında yer alır. Bu açıdan Kelâm ilmi, dini ilimler içerisinde önemli bir yere sahiptir; hatta en değerli ilim (eşrefu'l-ulûm) olarak isimlendirilmiştir. İslâm düşüncesinin temelini inançlar oluşturur. Bu sebeple Kelâm'a dinin asılları anlamında usûlü'd-dîn de denilmiştir. Diğer bütün dini ilimler bu asıllar üzerine kurulur. Bunun yanında Kelâm ilmi, Müslümanların yabancı din ve kültürlerle yürüttüğü ilmi mücadelede önemli roller üstlenmiştir. İşte bu çalışma, düşünce tarihimizdeki bu kıymetli birikimi, İlâhiyat Fakültesi Öğrencileri ve bu alanda inceleme yapacak olan araştırmacılara sunmak için hazırlanmıştır. Eser, giriş ve üç ana bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde ana konulara hazırlık olması için varlık, bilgi ve istidlâl yöntemleri ele alınmıştır. Birinci bölümde ilâhiyyât bahisleri içinde yer alan, Allah'ın varlığı, isimleri, sıfatları ve fiillerine yer verilmiştir. İkinci bölümde nübüvvât, üçüncü bölümde semiyyât, dördüncü bölümde ise imâmet bahisleri incelenmiştir. Kelâm ilminin ana konuları açıklanırken önce kavramsal izahlara sonra problemlerin ortaya çıkışına yer verilmiş, daha sonra kelâm ekollerinin görüşleri akli ve nakli delilleriyle birlikte ele alınmıştır. Böylece okuyucunun meseleleri daha objektif bir tarzda öğrenmesi amaçlanmıştır. Eser aynı zamanda İlâhiyat Fakülteleri Lisans ve Uzaktan İlâhiyat Lisans Tamamlama (İLİTAM) programlarında ders kitabı olarak okutulmaktadır.
260.00 ₺ -
Hukuki (Fıkhî) İdarî ve Malî Boyutlarıyla Teverruk
İslam düşünce sisteminin, beşeri sistemlerden farklı olarak "eşyayı sevmek" yerine, "insanı sevmek" odaklı bir konuma sahip olması ekonomi-finans kavramlarını da farklılaştırmakta, bütüncül bir yaklaşım tarzı oluşturmaktadır. İnsanın ekonomi odaklı uğraşılarının sadece "ihtiyaç"ları gi dermek değil, "Allah'ın rızası"nı kazanmak şeklinde tezahür eden, İslam'ın ekonomi-finans anlayışı, bizi onun nev-i şahsına münhasır müesseselerini gün yüzüne çıkarmaya götürmektedir. Bu anlayıştan hareketler İslami bir finansal enstrüman olan "teverruk" modelinin fikhi yönleri yanında, idari (denetim) ve mali (muhasebeleştirilmesi-vergilendirilmesi) yönlerinin de okuyucuya sunulması, kitabın yayımlanmasında temel çıkış noktasını teşkil etmektedir.
162.50 ₺ -
İslam Mezhepleri Tarihi
İslâm Dini’nin birer düşünce okulu sayılan itikâdî ve siyasî fırkaları konu edinen İslâm Mezhepleri Tarihi disiplini, İslâm’da mezheplerin birer din değil, dinin birer yorumu demek olan beşerî nitelikli sistemler olduğunu, bu yüzden dinle asla özdeşleştirilemeyeceklerini ispat etmek suretiyle, mezheplerin birbirlerine düşman birer oluşum ya da düşünce özgürlüğü önünde birer engel değil, İslâm’ın belirlediği sınırlar içinde kaldıkları müddetçe birer zenginlik ve rahmet olduklarını ortaya koyarak önemli ve lüzumlu bir işlev görmektedir. Müslümanlar arasında farklı fikir, düşünce, anlayış ve dinî algılama biçiminden kaynaklanan mezhepler, İslâm dininin mensupları için birer alt kimlik unsurları olup, doğrudan İslâm’ın kendisi ile özdeşleştirilemezler. İslâm düşüncesinin teşekkül sürecinde ortaya çıkmaya başlayan ve tarihten günümüze mütemadiyen neşet eden mezhepler, dinin kişiden kişiye değişen farklı yorum biçimleridir ve asla dinin yerine ikâme edilemezler. Bu eserde İlk Mu’tezile, Hâricîler, Şîa, Mürcie, Mu’tezile, Cebriyye, Kaderiyye ve Ehl-i Sünnet Ekolleri’nden Selefiyye, Eş’ariyye ve Mâturidiyye gibi erken dönem İslâm toplumunda teşekkül eden ilk itikadî ve siyasî mezheplerin oluşum süreçleri, öncüleri ve görüşlerine yer verildiği gibi, Selefîliğin aşırı bir yorumu olan Vehhâbîlik ve İslâm orijinli olmakla beraber sonradan Yahudîlik, Hristiyanlık, Zerdüştlük, Mecusîlik, Hinduizm ve Maniheizm gibi çeşitli din, kültür ve doktrinlerden farklı düşünceleri bünyesinde bağdaştıran Nusayrîlik, Dürzîlik, Bâbîlik-Bahâîlik, Kâdiyânîlik-Ahmediyye ve Yezîdîlik gibi senkretik mezheplerin fikir ve görüşlerine de yer verilmiştir. Ayrıca bu eserde genel olarak Alevîlik, özel anlamda ise Anadolu Alevîliği, Alevî-Bektaşî inançları ile Alevîlikte âdap ve erkân konuları işlenmiştir.
260.00 ₺ -
Davet İlmi Giriş
Dâvet İlmi, İslâm'in insanlara ulaştırılmasının ve tatbikinin yollarını gösteren käide ve usuller bütünüdür. Bu ilim, doğuş itibariyle İslâmî ilimlerin en yenisidir, ancak konusu bakımında en önemlisi olduğundan bu ilmi tanıtan bir giriş kitabı yazma zarûreti hâsıl olmuştur. İslâmî dâvet, çoğu müslümanın anladığı ve pekçok dâvetçinin yaptığı gibi, sadece insanlara vaaz etmek, İslâm'ın fazilet ve âdâbını anlatmaktan ibaret değildir. Aksine o, doğduğu gün den beri esasları, hedefleri ve kaynaklarıyla temâyüz etmiş, köklü ilmî temellere ve kâidelere dayalı, şer'i kurallarla kayıtlı ilmî ve amelî bir harekettir. Bu sebeple dâvet için en sağlam metod, en güzel üslup ve en üstün vâsıtalar tercih edilmelidir. Zira dâvet, bütün peygamberlerin, özellikle de Sevgili Peygamberimizin ve ona basiretle tâbî olan âlimlerin yoludur. Türkiye'de, bazı ülkelerde olduğu gibi Dâvet Îlmi'ne tahsis edilen müstakil enstitü ve fakülteler bulunmamaktadır. Ancak ilk defa İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi'nde “Din Hiz metlerinde İletişim ve Tebliğ" adıyla bir yüksek lisans prog ramı açılmıştır. Elinizdeki bu kitap İslâm dâvetini dert edinen ve onu basiretle yapmanın yollarını öğrenmek isteyen müslümanlara rehberlik edecek bir el kitabi niteliğindedir.
169.00 ₺ -
16 - 17 Yüzyıllarda Osmanlı Devletinde Haremeyn Vakıfları
Bu kitabın temel konusu, Haremeyn Vakıfları'nın mukaddes topraklardaki mekânlar ve insanlar için yapmış olduklarını anlatmaktır. Kitapta, Mekke ve Medine şehirlerinde Osmanlılar tarafından inşa ve imar edilen, ancak günümüze nerede ise hiç birisi gelemeyen eserler de yer almıştır. Hususiyetle son günlerde Kâbe çevresinde Osmanlı revaklarının da yıkılması ile yeniden gündeme gelen Mukaddes topraklardaki bu tarihi mekânları okuyucu eserde sıkça görecektir. Temennimiz, eserin içinde çokça görüleceği gibi Mukaddes topraklara tam 400 yıl hizmet eden Osmanlı sultanlarının hassasiyetinin bu güne ibret ve numune olmasıdır.
162.50 ₺ -
Sünnet İnkarcılığı Bizi Nereye Götürür
Yanlış din anlayışı tarih boyunca ümmeti en çok uğraştıran problemlerden biri olagelmiştir. Yanlış din anlayışının tezahür ettiği konulardan biri de sünnettir. Hicri II. Asırda ortaya çıkan sünnet inkârcılığı, hâlâ ümmeti uğraştırmaya devam etmektedir. Esasen sünnet inkarcıları tarih boyunca fikirlerini meşrulaştırabilecek bir metodoloji ortaya koyamadıklarından hiçbir dönemde ciddi bir itibar görmemişlerdir. Ancak 20. yüzyılda İngiliz sömürgesi altındaki Hint alt kıtasında ortaya çıkan sünnet inkârcılığı konjonktürel nedenlerle sıra dışı bir ilgiye mazhar olmuş, başta o bölgede olmak üzere özellikle batı tipi eğitim görmüş Müslümanlar üzerinde etkili olmuş; zamanla İslam âleminin başka yerlerinde de taraftar bulmuştur. Ancak bu düşünceyi besleyen etkenlerin ortadan kalkmasıyla beraber geçen asrın sonuna doğru sönmeye başlayan bu zihniyet nedense son yıllarda yeniden köpürtülmeye başlanmıştır. Son yıllarda ülkemizde de sünnet karşıtlığını yapan grup ve kişilerin gittikçe artmaya başladığını, bunların İslâmi ilimler ve sünnet hakkında yeterli bilgiye sahip olmayan insanların kafasını karıştırdıklarına şahit olmaktayız. İşte bu çalışmada sünnet inkârcılarının hem Kur'ân ahkâmının anlaşılması ve yaşanmasında hem de İslâmi ilimlerin bütün alanlarında nasıl vahim ve yıkıcı sonuçlar doğuracağı somut delil ve verilerle ortaya konmaya çalışılmıştır
130.00 ₺ -
Hazreti Osman Önderlerimiz 3
İslâm tarihinde Hz. Muhammed’in (sav) vefatının ardından Hz. Ebû Bekir’in halîfe seçilmesiyle başlayıp Hz. Ali’nin şehit edilmesiyle sona eren süreçte, özellikle Hz. Osman ve Hz. Ali dönemi hadiseleri Müslüman ilim adamlarının izah etmekte en fazla zorlandıkları İslâm tarihi konularının başında yer alır. Zira bu hadiselerde zikri geçen şahsiyetlerin önemli bir kısmı Hz. Peygamber’in (sav) sahâbesidir. Bu sebeple Müslüman ilim adamlarının onlar hakkında serbest yorum ve değerlendirmelerde bulunmaları kolay olmamıştır. Hulefâ-i Râşidîn döneminin izahı zor olan hadiselerinin yaşandığı ilk dönem ise Hz. Osman’ın halîfeliği zamanıdır. Hâricîlik, Şia, Mutezile gibi bir kısım siyasî/itikadî fırkalar ve gruplar bu dönem olaylarında zikri geçen bazı sahâbe önderleri hakkında olumsuz kanaat serdetmişler, hatta onlardan bir kısmını hakkında fâsıklık hatta kâfirlike ithamında bulunmuşlardır. Buna karşılık bir kısım şahıs ve gruplar da adı geçen fırkalara tepki duymaları sebebiyle bu dönemde meydana gelen hadiseleri ya inkâra yönelmişler ya sahâbe toplumunun fertlerini kutsallık mertebesine taşıyarak onları hatasız insanlar olarak görmeye ve göstermeye çalışmışlar ya da akıl sınırlarını zorlayan teviller yapmak veya mevhum suçlular icat etmek suretiyle meydana gelen hadiselerin sorumluluğundan onları uzak tutma çabası içinde olmuşlardır. Bütün bu olumsuz şartlar sebebiyle İslâm tarihinin bahsi geçen döneminin anlaşılması ve sağlıklı bir şekilde izahı da tabiatıyla güçleşmiştir. Çalışmamız bu alanda yapılan akademik faaliyetleri mütevazı bir katkı niyeti taşımaktadır
78.00 ₺ -
Hazreti Ebu Bekir Önderlerimiz 1
Hz. Peygamber’in (sav) vefatıyla Müslümanların yönetim sorumluluğunu üstlenen Hz. Ebû Bekir’in yaklaşık iki buçuk yıl süren halifelik dönemi İslâm tarihinin önemli ve kritik hadiselerinin yaşandığı bir sürece karşılık gelir. Müslüman toplum için bu dönemin ilk ciddi sınavı Hz. Peygamber’in (sav) dünyevî/siyasî misyonunu üstlenecek yeni halifenin seçilmesidir. Hz. Peygamber’in (sav) vefatından önce başlayan, Hz. Ebû Bekir’in halife olmasıyla birlikte etkisini artırıp Arabistan’ın her tarafına yayılan isyan/irtidat hareketleri ise Müslümanların hem varlığını hem de birliğini tehdit edecek boyutlara ulaşmıştır. Buna rağmen Hz. Ebû Bekir’in sergilediği sorumlu yönetim sayesinde ilk halife seçimi sorunsuz olarak tamamlanmış, ardından irtidat ve isyan hareketleri bastırılmak suretiyle Arabistan’da siyasî istikrar yeniden sağlanmıştır. Müslümanlar bunun ardından Arabistan’ın kuzeyine doğru fetih hareketlerine girişmek suretiyle günümüzde Suriye ve Irak topraklarını içine alan geniş coğrafyada boy göstermeye başlamışlardır. Hz. Peygamber’in (sav) ardından Müslümanların yönetimini üstlenen, onları başlarında peygamberin bulunmadığı bir döneme hazırlayan Hz. Ebû Bekir’in hem şahsiyeti, hem de siyaseti açısından gerek Müslümanlara, gerekse bütün insanlığa tanıtılması İslâm tarihi açısından önem arz etmektedir. Bu sebeple onun örnek yönetim anlayışının ortaya konulması zaruretinden yola çıkılarak bu eserin hazırlanmasına karar verilmiştir.
78.00 ₺ -
Gönenli Mehmet Efendi
Gönenli Hoca Efendi'nin sözleri, talebelerine yol gösterici, örnek olmaya sevk edici, onları toplum önderi (imamı) olmaya yönlendirici sözlerdir. Merhum Gönenli Hoca Efendi'nin bu sözlerini kıymetli talebesi Hafız-ı Kurra Rahim Arabacı toplamıştır. Ayrıca bu sözlerin ayet ve hadislerle açıklanması ve kitabın birinci bölümünde değişik konularla beraber dua örneklerinin de sunulması kitaba güzel bir renk katmış, okuyuculara faydalı bilgiler sunulmuştur. Bu yönüyle de özellikle İmam-Hatip Lisesi öğrencilerine faydalı olacağını ümit ediyoruz.
260.00 ₺ -
Son Elçi Hz Muhammed (sav) den Evrensel Mesajlar
"Kim zorda olanın işini kolaylaştırırsa Allah da onun, dünya ve ahirette işini kolaylaştırır." (Müslim, Zikir, 38) "Kardeşine zalim olsun mazlum olsun yardım et" buyurdu. Bunun üzerine bir sahabi kendisine: "Ya Rasulallah! Mazlum olan kişiye yardım edebiliriz fakat zalime nasıl yardım edeceğiz?" dedi. Peygamberimiz (sav) "Zalimin iki elini tutar, zulmüne mani olursunuz" buyurdu. (Buharî, Mezalim, 4) "Size derecesi oruç, namaz ve zekâttan daha faziletli olan şeyi bildireyim mi? Sahabe ‘evet' dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav), iki kişinin arasını düzeltmektir, iki kişinin arasını bozmak (dini) tıraş etmektir." (Tirmizî, Sıfatü'l- Kıyamet, 19
130.00 ₺ -
Kuranı Kerimden İbretlik Mesajlar
Allah, kilitlenmiş kalpleri açılır diye, insanoğlunu çepeçevre kuşatan yüzlerce mucizeye dikkat çekiyor. Böylece insanın üzerinde yaratıldığı temiz İslâm fıtratını dünyada hayatını bu yönde devam ettirebilsin Kur’ân-ı hak üzere indirmiş olan Allah’a karşı gelmekten sakınabilsin. “Muhakkak ki göklerde ve yerde mü’minler için âyetler vardır.” İnsanoğlu gözünü hangi noktaya çevirirse çevirsin akılları durduran kâinatta Allah’ın ayetleriyle karşı karşıya gelmekte, onları seyretmektedir. Bu kâinatta Allah’ın eseri, âyeti olmayan hangi şey vardır ki. Bunca ulu ve akıl almaz gezegenleriyle şu gökyüzü bunca büyüklüklerine rağmen boşluğa fırlatılmış birer tane gibi olan yıldızlarıyla korkunç ve dehşet verici, üstelik de geceleyin gözleri kamaştıran kocaman bir avize misali fezamız. Diğer taraftan insanoğluna kıyasla çok geniş ve engin olan şu yeryüzü, koca yıldızlara kıyasla boşluğa fırlatılmış bir zerre olmaktan öteye geçmeyen dünyamız. Evet yeryüzündeki her şey... Her canlı bir âyettir. Bir mucizedir... Her şeyin en küçük parçası ve her canlının en basit ferdi... Bir âyettir.... Bir mucizedir... Küçüğü de, incesi de, büyüğü de, kalını da... Bir âyettir... Bir mucizedir... Şu kocaman ağacın, şu küçücük yaprağın veya şu basit bitkinin şu değersiz dalı... Bir âyettir. Bir mucizedir... Şekli itibarıyla mucizedir... Hacmi itibarıyla mucizedir... rengi itibariyle mucizedir. Şekli-durumu itibariyle mucizedir. Bir hayvanın veya bir insanın bedenindeki şu en basit bir kıl... Bir mucizedir... Bir âyettir... Rengi, özelliği ve hacmi itibariyle bir mucizedir... Bir kuşun kanadındaki şu basit bir tel madesi vazifesi ve şekli itibariyle bir mucizedir... Bir âyettir... kısacası gökte ve yerde insanoğlu gözünü hangi noktaya iliştirirse yığınlarca mucizelerle, üst üste gelen âyetlerle-nişanelerle karşılaşır. Kalbiyle, gözüyle, kulağıyla bunların haykıran sadalarını duyar. Ancak bütün bu adı geçen harikulade eserler kimlere lisan’i halleriyle mesaj teşkil edebilir? Evet, bu âyetler kime açıklanıyor, kimin için? Kim görebilir bu apaçık mucizeleri ve farkına varabilir bu âyetlerin?
162.50 ₺ -
Yol Ayrımındaki Selefilik Klasik İslâm Modernizminin Kurân Algısı
Klasik İslâm Modernizmi, ilham alma yönünden "Protestan", temel kaynaklara ve köklere dönme söylemi ve vurgusu ile de "Selefî" bir karakter taşımaktadır. Dolayısıyla o bir medeniyet projesidir ve İslâm dünyasındaki modernleşme çabalarına tekabül etmektedir. Amacı, çağın meydan okumalarına karşı nassı ve kültürel mirası -bağlamından koparmadan- vakıaya doğru yönlendirmektir. Elinizdeki bu eser, Klasik İslâm Modernizmi'nin gerçek İslâm'ı ortaya çıkarmaya yönelik tefsir faaliyetlerini, Kur'ân algılarını ve zamanımız Kur'ân yorumlarına olan etkilerini ele almaktadır.
97.50 ₺ -
İlk Dönem İslam Tefsir Ekolleri
Tefsir, Allah’ın âyetlerde murat ettiği manaların tespitine hizmet eden bir ilimdir. Bu ilim sayesinde Müslümanların Kur’ân’dan azami derecede istifade edip kendine gelmesi en büyük beklentimizdir. Bu kitap, Hz. Peygamber’e (s.a.v.) vahyin ilk gelişinden itibaren Hz. Peygamber tarafından başlatılan tefsir faaliyetlerinin, sahabe döneminden tedvin dönemi ve sonrasına kadar geçirdiği aşamaları, ekolleşme sürecini, ilk dönem tefsir faaliyetlerini, kaynak ve yöntemleri açısından tefsir ekolleri ile bu bağlamda husule getirilen meşhur tefsirleri ele almak amacıyla kaleme alınmıştır. Kitabın hazırlanmasındaki diğer bir amaç da Kur’ân’ın anlaşılmasına yönelik olarak ilk dönemde ümmetin takip ettiği usul ve yöntem ile bu yolda harcadığı gayretleri ortaya koymaktır. “İlk Dönem İslâm Tefsir Ekolleri” adını verdiğimiz bu kitapta Sahabe döneminden başlanarak tedvin dönemine kadarki tefsir ekolleri ele alınmış, “Klasik Dönem” ve “Çağdaş Dönem” Tefsir Ekolleri ise başka bir çalışmaya bırakılmıştır. Nihai gayemiz, Kur’ân’ın maksatları ekseninde doğru anlaşılmasını sağlamak suretiyle ahlak, içtimaiyat ve siyaset bağlamında ümmetin Kur’ân’dan azami derecede faydalanmasına katkı sunmaktır.
162.50 ₺ -
Ahkam Hadisleri
Dünü anlamak için olduğu kadar yarını kuşatmak için de önem arz eden tarihi bilgiyi değerlendirirken, tarih yazıcılığının yönlendirmelere açık olduğunu dikkatlerden uzak tutmamak gerekir. Bu bağlamda oryantalist araştırmacılarca ifade edilen “hukuki hadislerin önemli bir kısmının hicri ikinci asrın sonlarına doğru ortaya çıktığı”, “klasik hadis eserlerindeki ahkâm hadislerinin Şafii sonrası dönemde tedavüle girdiği” vb. iddialar esasen tarihe dikte ettirilen ve insanların zihin dünyalarını yönlendirmeyi hedef alan bir üst bakışın neticesidir. Elinizdeki eser, bu yönlendirmeler karşısında öncelikle “ahkâm hadisleri” terkibinin mahiyetini anlamaya odaklanmakta ardından da ahkâm hadisleri ile ilgili edebiyatın gelişim seyrini mümkün mertebe sade ve sistematik bir bütünlük içerisinde ele alıp incelemektedir. Hadis tarihini “ahkâm hadisleri” terkibi özelinde yeniden okumayı amaçlayan bu eserde temel amaç, modern hayat ve hadis/ sünnet ilişkisi bağlamında yöneltilen tenkitlere cevap oluşturabilmek maksadıyla okuyucuya Müslümanın sosyal yaşantısına yön veren ahkâm hadislerine ve edebiyatına dair giriş sadedinde bilgiler sunmaktır.
104.00 ₺ -
Allah Bizden Neler İstiyor
Allah’ın; kullarından istediklerini bilmek, O’nun bizlerden istemediklerini de bilmek anlamına gelir. Çünkü istediklerinin tam tersi, istemedikleridir. Allah’ın sevdiği, teşvik ettiği, onayladığı, mükâfat vereceğini belirttiği inanç, ahlak ve davranışlar O’nun emirleri; sevmediği, kınadığı, uyardığı, cezalandıracağını belirttiği inanç, ahlak ve davranışlar ise nehiyleridir. İnsanın hayatında inanç veya amel her ne varsa, bunların hiçbiri fiilsiz olmaz. Örneğin inançlar; retlerden ve kabullerden oluşur ki bunların hepsinde de kalbin ve aklın bir niyeti, kararı, yönelimi yani manevî bir fiili söz konusudur. Ameller de, yapmak veya yapmamak yönünde hep bir fiile muhtaçtır. Kur’an-ı Kerim’de insanlardan, Allah’a yöneltmeleri istenen ve istenmeyen fiiller ile insanlara ve diğer varlıklara yöneltmeleri istenen ve istenmeyen fiiller açıkça belirtilmiştir. Bu yönüyle Kur’an baştan sona bir eylemler kitabıdır. Yani Allah, kullarını sürekli eyleme çağırmaktadır. Bu kitapta; Kur’an’ın anahtar kavramları olan Allah, Resul, Kur’an, İslam, din, ibadet, iman, ihlas, itaat, ittiba, icabet, i’tisam, içtinap, ittika, istikamet, akıl, nefis, ahiret, maruf, münker, tevhid, şirk, küfür, nifak, haram, helal, salih amel, güzel ahlak, yönetim, hüküm, ticaret, dua, kadınlar, ibadethaneler ve müminlerin düşmanları gibi toplamda yüzlerce kavram ve konu Müslümanların Kur’an’daki ölçüleri derli toplu bir arada görmelerini sağlayacak şekilde ele alınmıştır.
300.00 ₺ -
İlim ve Alim
Hz. Peygamber kendisinin muallim olarak gönderildiğini söylemiş ve ahirete irtihaline değin etrafındakilere mekân ayrımı yapmaksızın çeşitli vesilelerle ilim öğretmiştir. O, kendisinden en kısa bir sözün dahi olsa aktarılmasını istemiş, bunu yapanların yüzünün ağarması için Allah’a dua etmiştir. Onun bu tavsiyesinin bir sonucu olarak Müslümanlar, başta hadis olmak üzere ilim adına her şeyi sahiplenerek peşine düşmüşlerdir. Hz. Peygamber’e dair ne varsa toplama çabasında olan muhaddisler ise hadislerde yer alan ve bu çabaların arka planını oluşturan ilme dair metinleri bir araya getirmeyi ihmal etmemişlerdir. Bu gayretler hadis kaynaklarında “Kitâbü’l-İlm” başlığı ile kendisine yer bulmuştur. Nitekim böyle bir bab başlığı, Tirmizî’nin Câmi‘inde de bulunmaktadır. Hatta günümüzde bazı ilahiyat fakültelerindeki hadis derslerinde, Tirmizî’nin “Kitâbü’l-İlm”i okutulmaktadır. Bu sebeple söz konusu esere dair bazı notların iki kapak arasına girmesinin faydalı olacağı düşünülmüştür. Öğrencilerimizin elinde derli toplu bir kitap bulunması arzusunun yanında farklı kesimlerden hadisle ilgilenenlerin istifadesi de bu çalışmanın beklentileri arasında yer almaktadır. Bu amaçla klasik hadis kaynaklarından biri olması hasebiyle Tirmizî’nin “Kitâbü’l-İlm” bölümü, hadis tekniği açısından kısaca ele alınmıştır.
227.50 ₺ -
Etkinliklerle Tecvid Öğretimi
İlk, orta ve lise eğitimini Konya’nın Karapınar ilçesinde tamamladıktan sonra Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. Yazar, «Heterojen Sınıf Ortamlarında Kur’ân Öğretiminde Yeni Bir Yöntem Uygulaması» konulu teziyle yüksek lisans eğitimini, “Kur’ân’da Bilme Biçimleri” konulu teziyle doktora eğitimini tamamladı. Yazarın «Etkinliklerle Tecvid Öğretimi» adlı bu eseri, «Yediden Yetmişe Öğrenmeyi Sevdiren ve Kolaylaştıran Etkinliklerle Kur’ân Öğretimi» kitabını tamamlayan ikinci kitabıdır. Özellikle Kur’ân Kurslarına gelen öğrenci profilinin gerek yaş, gerek eğitim seviyesi, gerekse hazır bulunuşluluk açısından oldukça farklılık arz etmesinden dolayı ortaya çıkan tabloya bir çıkış yolu olacak olan bu çalışma, Kur’ân Kurslarının yanı sıra İmam Hatip Ortaokulları ve İmam Hatip Liseleri için de bir başvuru kaynağı olma özelliği taşımaktadır. Yüksek lisans tezinde ve kitaplarında belirttiği yöntem ve teknikleri uzun yılların bilgi, birikim ve tecrübesiyle bizzat uygulayarak ortaya koyan yazar, hâlen Aksaray Üniversitesi İslâmî İlimler Fakültesi Kur’ân Okuma ve Kıraat Anabilim Dalı’nda öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır.
195.00 ₺ -
Kutlu Sefere Hanımlarla Yolculuk Kadınlara Hac ve Umre Rehberi
Kadınlar her şeyden önce bu yolculuk için maddi- manevi ve ahlaki olmak üzere üç boyutlu ve çok yönlü bir hazırlığın gerekli olduğu bilincinde olacaklar.Kadınların ihram giysisi olmadığını; adetli kadının da mîkatta ihrama girmesi gerektiğini bilerek hareket edecekler. Hac menâsikini ve ihram yasakları ile diğer vecibeleri öğrendikleri için de ceza almayacaklar. Yol ve oda arkadaşları ile bütün hac ve umre kardeşleri ile iletişimde daha dikkatli davranacak; mescitte Rasûlullah'ı edeple ziyaretin ne kadar önemli olduğunu bildikleri için hatalı davranışlardan sakınacaklar. Hz. Âdem'den beri yaşanan İslam tarihini, Hz. Peygamber'in ve ashabının yaşadığı mekânları ve bu mekânlara ecdadımızın hizmet aşkını bir nebze de olsa idrak edecekler. ? Hâsılı kadınların bu vesile ile eğitilmiş olmaları, hac ve umrelerinin makbul ve mebrur bir ibadet olmasına, kazanarak dönmelerine, aynı zamanda kaybetmemek için çaba sarf etmelerine neden olacaktır. Bütün bunları erkeklerin de bilmesi ve öğrenmesi, kadınların haccını daha iyi anlamaya vesile olacaktır, inşaallah!"
162.50 ₺ -
Kitabul Avamil Faydalı İlavelerle
İmâm-ı Birgivî, “AVÂMİL” adlı eserini Arap olmayanların Arapça ilmini öğrenmelerine katkı amaçlı hazırlamıştır. XVI. Asırdan bugüne nahiv ilmi başlangıç eğitimi için okutulan bir eserdir. Bizler de bu kitabı, okutan hocalara ve okuyan talebelere kolaylık olsun diye faydalı ilâvelerle yine bir ders kitabı olarak hazırlandık. Eserde konular Ayet-i kerîmelerden misallerle zenginleştirilerek Kur’ân- Kerim odaklı Klasik Arapça Öğretimi’ne katkı yapmak hedeflenmiştir. Faydalı ilâvelerle ve uslubu ile hazırladığımız bu Avâmil kitabı seviyesinde nahiv ilmini öğrenenler için bir boşluğun dolacağını ümit etmekteyiz. Bu sahada ehil olanların yapıcı tavsiyelerine açık olduğumuzu ve bu hususta müteşekkir olacağımızı ifade etmek isteriz.
104.00 ₺ -
Sabah Akşam Dualar ve Zikirler
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in bizzat yaptığı, ashabına öğrettiği ve tavsiye ettiği günlük dualar ve zikirler vardır. Bunlar sayesinde nice hayırlara ve manevi derecelere ulaşılmakta, nice şerlerden ve günahlardan korunulmaktadır. Ayrıca güne hayırla başlamak ve hayırla bitirmek, o günün günahlarının affedilmesine de vesile olduğu bilinmektedir ki bu hayra en müsait amellerin başında dua ve zikir gelmektedir. Elinizdeki kitap, Hz. Peygamber’in sünneti olan günlük duaları ve zikirleri, bilhassa sabah ve akşam namazlarının ardından okunabilecek olanları içermektedir. Pek çok hadis kaynağı taranarak seçilen ve kaydedilen hadis-i şeriflerin sıhhat dereceleri de ayrıca belirtilmiştir.
150.00 ₺ -