-
Salerno Tıp Okulu
Avrupa’nın “karanlık” olarak nitelendirdiği Orta Çağ, İslam uygarlığı için aksine “aydınlık” bir devir olarak tarihte yerini almıştır. Bu çağda özellikle tıp bilimi alanında önemli gelişmeler kaydeden İslam medeniyeti, Müslüman hekimlerin ürettiği eserler ve tıp uygulamaları ile hem Doğu hem de Batı’da son derece etkili olmuştur. İtalya’da kurulan Salerno Tıp Okulu da bu dönemde, temellerini İslam tıbbının oluşturduğu ve İslam tıbbının engin bilgilerinin Batı’ya aktarılmasında aracı vazifesi gören bir tıp okulu olarak ön plana çıkmaktadır. Salerno Tıp Okulu: Orta Çağ’da İslam Tıbbının Batı Tıbbına Etkisi adlı bu çalışma da Salerno Tıp Okulu’nda eğitim veren ve eğitim alan tıp bilim adamları, bunların üretmiş oldukları bilimsel eserler ve klinik çalışmalar, okulun eğitim müfredatları gibi konular etrafında esasen İslam tıbbının bu oluşumdaki katkısını gözler önüne sermektedir. Burada Afrikalı Konstantin gibi Doğu kökenli çevirmenlerin özellikle İbn Sînâ gibi önemli Müslüman hekimlerin eserlerini Latinceye tercüme etmesi, İslam tıbbında uygulanan ileri klinik tedavi yöntemlerinin Salerno Tıp Okulu aracılığıyla Batı tıbbında da uygulanmasını sağlamıştır. Böylece İslam medeniyeti, tıp alanına yaptığı bu büyük katkılarla, Batı’nın karanlık Orta Çağ’ını da aydınlatmıştır.
146.30 ₺ -
Zırh ve Yemin
Güç, sadakat ve onur üzerine kurulan şövalyelik, kılıç şakırtıları, zırhların parıltısı ve turnuva meydanlarındaki düellolardan ibaret değildi. Güçlü bir ideolojiye, katı kurallara ve kendine özgü bir eğitim sistemine sahip bu kurum, yüzyıllar boyunca Avrupa toplumlarının askerî, siyasî, sosyal ve kültürel yapısını şekillendirdi. Zırh ve Yemin: Ortaçağ’da Şövalye Olmak, Ortaçağ boyunca şövalyeliğin nasıl şekillendiğini, eğitim süreçlerini ve savaş meydanlarında olduğu kadar edebî eserlerde nasıl idealize edildiğini ele alıyor. Feodal düzenin, dinî kurumların ve toplumsal hiyerarşinin şövalyelik üzerindeki etkisini titizlikle incelerken, tarihî gerçeklerle efsanelerin nasıl iç içe geçtiğini gözler önüne seriyor. Şövalyeliği hem bir savaş kurumu hem de bir kültürel miras olarak ele alan bu çalışma, Ortaçağ tarihine, askerî stratejilere ve şövalyelik geleneğinin bıraktığı izlere ilgi duyanlar için kapsamlı bir kaynak niteliğinde. Elinizdeki kitap, Ortaçağ’ın sisi arasından yükselen şövalyelerin yolculuğuna eşlik etmek, onların savaş meydanlarından kalelerin taş avlularına, turnuva alanlarından büyük destanlara kadar uzanan serüvenine tanıklık etmek isteyenlere bir kapı aralıyor.
223.30 ₺ -
Haçlı Seferleri
Haçlı seferleri tarihine dair çalışmalarıyla tanınan İngiliz tarihçi Jonathan Riley-Smith’in (1938-2016) klasikleşmiş eseri Haçlı Seferleri, Susanna A. Throop’un katkılarıyla yepyeni ve güncel bir tartışma alanına davet ediyor okurunu. Ortaçağ’ın en önemli ve karmaşık olgularından birini ele alırken, vurucu bir soruyla başlıyoruz okumaya: “Haçlı seferleri ne zaman sona erdi?” Haçlı Seferleri, bu yerleşmiş geleneğin yalnızca Ortaçağ’daki etkilerini değil, 21. yüzyılda nasıl modern şiddet biçimlerinin temellerini attığını da analiz ederek, konuyu bugün hâlâ geçerli olan bir tartışma alanına dönüştüren, aynı zamanda akademik dünyada zaman içinde gelişen önemli bir araştırma alanının kapılarını aralayan bir başyapıt. Riley-Smith ve Throop’un bu eseri, Haçlı seferlerini kutsal savaşın ötesinde, tüm Avrupa’yı şekillendiren bir hareket olarak sunuyor. Seferlerin yalnızca askerî çatışmalarla sınırlı olmadığını, aynı zamanda dinî, kültürel ve siyasi bir fenomen olarak dünya tarihindeki ve günümüzde devam eden etkisini de vurguluyor; tarih, toplumsal yapılar ve dinî şiddet arasındaki derin ilişkiyi inceliyor. Haçlı seferlerinin bir yandan “homojenleştirici”, diğer yandan “parçalayıcı” bir güç olarak dünya çapında nasıl etkiler yarattığını gözler önüne seriyor. Güncellenmiş terminolojisi, genişletilmiş bölümleri, pek çok harita, çeşitli kavramların ve kişilerin anlatımlarını ihtiva eden metin kutuları ve görsellerle dolu bu kitap hem öğrencilere ve araştırmacılara dönemin karmaşık tarihini daha anlaşılır kılmayı hedefliyor, hem de bin yıl önce başlayan bu savaşların tarihî ve ideolojik boyutlarını keşfederken, etkilerinin günümüze kadar sürdüğünü ve bir hareket olarak hiç durmadığını; farklı dönemlerde, farklı coğrafyalarda nasıl evrildiğini ve modern dünyada hâlâ nasıl kullanıldığını göstererek meseleye yeni bir açıdan bakma imkânı sunuyor. “Geç dönem Ortaçağ hümanistlerinin, Haçlı seferlerini medenî Avrupalılar ile barbar Osmanlılar arasındaki bir çatışma olarak gören anlayışı, zamanla dönüşerek, Haçlı Seferleri’nin aslında tüm taraflar için ‘medeniyetin ilerlemesine’ hizmet ettiği fikrine evrilmiştir.”
559.30 ₺ -
Yolun Öteki Yüzü 2 Cilt
Evliya Çelebi Çalışmaları Merkezi ile Ketebe Yayınları’nın uzun süreli ortak proje çalışmalarının ilk ürünü olarak ortaya çıkan bu kitap, seyahat tarihi ve kültürüne dair farklı dönemleri, coğrafyaları ve temaları disiplinlerarası bir yaklaşımla ele alıyor. Kitabı oluşturan bölümler kadın seyyahların gözlemlerinden modernleşme süreçlerine, kolera salgınları sırasında yazılan notlardan diplomatik seyahatlerin siyasi arka planlarına, tasavvufi yolculuklardan Antik ve Ortaçağ seyyahlarının etnografik tasvirlerine kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Birinci cilt, 19. yüzyıl hac yolculuklarının kozmopolit liman şehirleriyle kurduğu temaslardan doğan kültürel gerilimleri incelerken, modernleşme sürecinde hacı ve seyyah kimliklerinin nasıl iç içe geçtiğini gözler önüne seriyor. Türk ve İranlı aydınların Avrupa seyahatleri, bu karşılaşmaların modern dünyada doğurduğu yeni seyahat anlayışını tartışmaya açıyor. Osmanlı-İran sınırında yapılan saha araştırmaları ve diplomatik belgeler, seyahatin bir idare ve siyaset aracı hâline gelişini gösterirken; İkinci Dünya Savaşı öncesinde Türk basın heyetinin Fransa gezisi, modern çağda seyahatin bir propaganda unsuru olarak nasıl kullanıldığını çarpıcı örneklerle ortaya koyuyor. Edebî boyutu ise ayrı bir zenginlik sunuyor: Nâbî’nin Tuhfetü’l-Harameyn’deki Kâbe tasvirlerinden denizaşırı yolculukların fantastik anlatılarına, klasik Osmanlı metinlerinde kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırlar inceleniyor. Acâib ve garâib hikâyeler, rüya sahneleri ve manzum pasajlarla seyahat yazılarının nasıl edebî bir yapıya büründüğü gösteriliyor. Tasavvufi menâkıbnâmelerde şeyhlerin irşat yolculukları, ilmî seyahatlerde ulemanın dolaşım ağları, mecmualardaki kişisel seyahat notları... Hepsi, bireysel hafızanın ve ruhani tecrübenin Osmanlı kültüründe nasıl bir yer tuttuğunu ortaya çıkarıyor. Farklı coğrafyalar arasında kurulan bağlantılar, Anadolu’dan Mekke’ye uzanan güzergâhların haritaları, Fas’tan Avrupa’ya ve İran’a kadar geniş bir yelpazede kaleme alınmış gözlemlerle birleşerek, bu cildi seyahat deneyiminin tarihsel ve kültürel çeşitliliğini keşfetmek isteyenler için vazgeçilmez kılıyor. İkinci cilt Antikçağ’dan modern çağa uzanan geniş bir zaman diliminde seyahatin kültürel, siyasi ve entelektüel boyutlarını çok katmanlı bir perspektifle inceliyor. Diplomatik yazışmalardan bireysel keşiflere, ilmî seyahatlerden misyonerlik faaliyetlerine, edebî ve felsefi anlatılardan oryantalist tasavvurlara kadar uzanan çalışmalar; Avrupa, Asya ve Afrika ekseninde kültürel etkileşimlerin ve bilgi transferinin izini sürüyor. Mimarlık tarihi, bilim tarihi, dinî temaslar ve anlatı kuramı gibi farklı disiplinleri buluşturan yazılar, seyyahların gözlemleri üzerinden dönemin siyasi yapılarından toplumsal normlara, kültürel değerlerden bilimsel gelişmelere kadar pek çok boyutu tartışmaya açıyor. Seyahatnamelerin yalnızca bireysel deneyimlerin değil, aynı zamanda diplomatik ilişkilerin ve entelektüel aktarımın bir parçası olduğunu gösteren örnekler, Habsburg-Osmanlı ilişkileri çerçevesinde yürütülen projelerden Haçlı kroniklerine kadar uzanan bir yelpazeyi kapsıyor. Kadın seyyahların masal derlemelerinden bilimsel keşiflere kadar uzanan katkıları, oryantalist metinlerin zihin dünyasıyla birlikte inceleniyor. Heinrich Barth gibi araştırmacıların Afrika’daki keşiflerinden, İtalyan âlimlerin İber Yarımadası’ndaki tercüme faaliyetlerine; misyonerlerin Asya ve Anadolu’daki gözlemlerinden, Yevgeni Markov ve Sir Henry Layard gibi isimlerin doğuya dair tasvirlerine kadar farklı örnekler, seyahatin hem bilgi dolaşımındaki hem de kültürel temsil süreçlerindeki belirleyici rolünü ortaya koyuyor. İstanbul’dan Orta Asya’ya, Kuzey Afrika’dan Çin’e uzanan güzergâhlarda yapılan yolculuklar; şehirler, toplumlar, mimari anıtlar ve gelenekler üzerine zengin bir birikim sunuyor. Bu cilt, seyahatin coğrafi bir hareketliliğin ötesinde metinle inşa edilen bir anlatı olduğuna işaret ederek, farklı dönemlerin zihniyet dünyasını ve kültürel hafızanın oluşum süreçlerini yeniden düşünmeye davet ediyor.
740.60 ₺ -
Tekil Nesneler
Bir tekil nesne nedir? Tuhaf bir şey, bir tür göktaşı, tek bir noktada toplanmış, hiçbir şeyle değiş tokuş edilemeyen bir mutlak. Bir fikir olabilir, bir bina olabilir, bir renk, bir duygu, bir insan olabilir. Daima tekilliğidir onu tehlikeye atan. Kültürün medyatikleşmesi ve globalleşmesi, değerlerin değersizleşmesi ve yalnızca kanılardan oluşan bir düşüncenin genelleşmesi karşısında, tekil nesneler hâlâ nerede bulunabilir? Nasıl tanımlanabilir, yaratılabilir, korunabilir, tanınabilirler? Söyleşilerini işte bu tema etrafında örüyor Jean Nouvel ve Jean Baudrillard. Mimar ve filozof. Çağımızı ilgilendiren başka temel, yakıcı sorunlara da değiniyorlar. Ütopyacı ruhu hortlatarak geleceğin şehrini hayal ediyorlar. Saydamlık ideali ya da ideolojisinin, siyasetten mimarlığa, hemen her alana nasıl yavaş yavaş nüfuz ettiğini soruşturuyorlar. Ve kadim mesele: özgür olmanın zorluğu.
188.30 ₺ -
Altın Beyitler Ciltli
Sanman taleb-i devlet ü câh etmeğe geldik Biz âleme bir yâr için âh etmeğe geldik Yenişehirli Avni Bey Berceste beyitlerin, kültürümüzde ve Divan edebiyatında yeri büyüktür. Divan edebiyatında derin manaları içeren bu beyitler hattatlar tarafından da meşk edilegelmiştir. Hattat Mehmet Özçey’ın celi sülüs ve celi nesih hat türleriyle kaleme alıp levhalarını zer-endûd tekniğiyle hazırladığı, Cemal Kurnaz’ın ise günümüz Türkçesine aktarıp şerh ettiği Altın Beyitler, Divan edebiyatının güzide berceste beyitlerinden oluşmaktadır. Kültürümüzde önemli bir yere sahip olan ve her biri altın değerindeki bu beyitler, hat sanatının estetik diliyle sanatseverlerle buluşuyor.
2799.30 ₺ -
Altın Beyitler
Sanman taleb-i devlet ü câh etmeğe geldik Biz âleme bir yâr için âh etmeğe geldik Yenişehirli Avni Bey Berceste beyitlerin, kültürümüzde ve Divan edebiyatında yeri büyüktür. Divan edebiyatında derin manaları içeren bu beyitler hattatlar tarafından da meşk edilegelmiştir. Hattat Mehmet Özçey’ın celi sülüs ve celi nesih hat türleriyle kaleme alıp levhalarını zer-endûd tekniğiyle hazırladığı, Cemal Kurnaz’ın ise günümüz Türkçesine aktarıp şerh ettiği Altın Beyitler, Divan edebiyatının güzide berceste beyitlerinden oluşmaktadır. Kültürümüzde önemli bir yere sahip olan ve her biri altın değerindeki bu beyitler, hat sanatının estetik diliyle sanatseverlerle buluşuyor.
1399.30 ₺ -
Batı Literatüründe İslam Araştırmaları 4 Cilt
İslâm’a dair Batı’da üretilen bilgi tarihî olarak sabit, yekpare ve tarafsız bir alan olmaktan ziyade, farklı dönemlerde değişen dinî, entelektüel ve siyasi saiklerle şekillenmiş çok katmanlı bir fikrî mirası temsil eder. Erken dönemlerde polemik ve reddiye diliyle kurulan bu ilgi, zamanla metinlere yönelen filolojik okumalarla derinleşmiş; modern dönemde ise üniversiteler, akademik dergiler ve disipliner uzmanlaşmalar aracılığıyla kurumsal bir nitelik kazanmıştır. Bu uzun tarihî seyir boyunca Batı’da İslâm araştırmaları, İslâm’ı anlama çabasının ötesinde Batı’nın kendi entelektüel önceliklerini, bilgi anlayışını ve güç ilişkilerini de yansıtan bir alan olarak gelişmiştir. Türkiye’de bu geniş literatürle temas çoğu zaman parça parça, belirli isimler, eserler ya da disiplinlerle sınırlı kalmış; ülke bazlı kurumsal gelenekler ile disipliner gelişmelerin birlikte ele alındığı bütüncül çalışmaların sayısı yeterli seviyeye ulaşamamıştır. Elinizdeki dört ciltlik çalışma, bu ihtiyaca cevap vermeyi amaçlayarak, Batı literatüründe İslâm araştırmalarının yaklaşık on üç asırlık seyrini, erken dönemdeki teolojik-polemik mirastan filolojik-eleştirel oryantalizme, oradan da Müslüman araştırmacıların etkin katkılarıyla şekillenen post-oryantalist evreye uzanan çizgide bütüncül biçimde ele alıyor. Çalışmanın giriş bölümü reddiyeler geleneğini, Aydınlanma’nın akıl ve eleştiri vurgusuyla gelişen filolojik tarih yazımını, sömürgecilikle iç içe kurumsallaşan oryantalist bilgi üretimini ve nihayet post-oryantalist dönemde ortaya çıkan çoğulcu akademik yönelimleri dönemlendiren kapsamlı bir çerçeve sunuyor. I. cilt (“Ülkeler”), Batılı ülkelerde Almanya’dan ABD’ye ve İsrail’e uzanan hat üzerinde İslâm araştırmalarının tarihsel gelişimini, önde gelen isimleri, kurumları, yayınevlerini, süreli yayınları ve güncel yönelimleriyle ayrıntılı biçimde inceliyor. II., III. ve IV. ciltler (“Disiplinler I-II-III”) ise Kur’ân, tefsir, hadis ve fıkıhtan felsefe, kelâm, mezhepler, tasavvuf ve din sosyolojisine; İslâm tarihi, arkeoloji, dil-edebiyat, sanat ve musikîye kadar başlıca alt alanları tematik dosyalar, yöntem tartışmaları, ülke örnekleri ve bibliyografik katkılarla işliyor. Alanlarında yetkin 74 ismin katkı sunduğu, 76 bölümden oluşan Batı Literatüründe İslâm Araştırmaları, dağınık literatürü görünür kılarak Türk akademisine güncel bir başvuru zemini sunmayı hedefliyor. Bazı coğrafi ve disipliner sınırlılıklar not edilmekle birlikte, ülke incelemeleri ile disipliner okumaları aynı çatı altında birleştiren çalışma, özgün niteliği ve kapsamı bakımından Türkiye’de Batılı İslâm araştırmalarına yönelik hazırlanmış en geniş muhtevalı müracaat metni olup, alanın genel seyrine dair güvenilir ve akademik bir referans niteliğinde.
1189.30 ₺ -
Peygamberimiz Bugün Yaşasaydı
Peygamberimiz bugün aramızda olsaydı, modern dünyanın karmaşasında adımları nasıl yankılanır ve gündelik telaşlarımıza nasıl dokunurdu hiç düşündünüz mü? Bu içten anlatı, O’nun zamansız öğretilerini bugünün kalbine taşıyarak hayatınıza rehberlik edecek zarif bir farkındalık kapısı aralıyor.
187.60 ₺ -
Hazreti Ali Cenkleri
Hazret-i Ali Cenkleri, Türk destanları arasında en çok okunan, herkesçe bilinen ve sevilen büyük eserlerin başında gelir. Sözlü kültür ürünü bu metinler, halkımızın tarih bilincini, din algısını ve ideal insan tasavvurunu kuşaktan kuşağa aktarmıştır. Türk kültürünün İslamiyet’le kurduğu derin ve kalıcı bağı bütün canlılığıyla sergileyen bu cenkler, destan geleneğimizin İslami dönemdeki sürekliliğini de gözler önüne serer. Hazret-i Ali’nin kahramanlığı ve bilgeliği, toplumun din, yiğitlik ve düzen anlayışını kurucu bir hafıza olarak nesiller boyu canlı tutar. Dünya tarihinde hem cengaverliği hem âlimliğiyle iz bırakan Hazret-i Ali, Hazret-i Peygamber’in himayesinde yüzlerce kaleyi fetheder; Arabistan ve çevresinden İran ve Türkistan’a kadar geniş bir coğrafyada İslamiyet’i yayar, tabiatüstü varlıklarla büyük bir azimle mücadele eder. Hazret-i Ali Cenkleri’ni yeniden dolaşıma sokmayı amaçlayan, titizlikle yürütülmüş bu edisyon, Prof. Dr. Necati Demir ve Prof. Dr. Mehmet Dursun Erdem’in uzun yıllara yayılan alan ve kütüphane çalışmalarına dayanan derinlikli bir çalışmadır. Eser hazırlanırken çok sayıda yazma nüsha büyük bir dikkatle taranmış ve karşılaştırılmış; bu kıymetli malzeme içinden metni en sağlam, en geniş haliyle muhafaza eden nüsha esas alınmıştır. Eski Türkiye Türkçesinin kendine has özellikleri özenle korunarak yeni yazıya aktarılan bu edisyonda, dil yapısına ve anlatım özelliklerine müdahale edilmeden ilmî ölçüler gözetilmiştir. Anadolu’da Türkçe ile kaleme alınan ilk eserler arasında bulunan Hazret-i Ali Cenkleri, Türkçenin kök metinleri arasında çok önemli bir yere sahiptir.
680.40 ₺ -
Uykunun Şifalı Gücü
Uyku biliminde gelinen en son nokta ve zaman testine tutulmuş tekniklerle herkes sağlıklı bir uykuya kavuşacak. Eğer uyku problemlerinizin sona ermesini istiyorsanız internet tavsiyeleri ve püf noktaları işinizi görmeyecektir. Uykunuzda neler olup bittiğini önce gerçekten anlamanız gerekiyor: Sorun nerede ve bunu nasıl çözeriz? Uykunun Şifalı Gücü ile uyku konusunda kendinizi keşfedecek ve hayat tarzınıza uyacak tekniklerle donatılacaksınız. Sahadaki 24 yıllık tecrübesiyle nörolog ve uyku uzmanı W. Chris Winter size yardım edecek. Uyku nasıl işler? Yemek, ışık ve diğer aktiviteler prosese nasıl yardımcı olur ya da engel olur? Neden uyku hapları yanlış anlaşılıyor ve yanlış kullanılıyor? Onlar olmadan uykunuzu nasıl iyileştirebilirsiniz?
132.30 ₺ -
Alerji için Çözüm
ALERJİ HAKKINDA GİZLİ KALMIŞ, ŞAŞIRTICI GERÇEKLERİ KEŞFEDİN VE ETKİLİ YÖNTEMLERLE ÜSTESİNDEN GELİN Dünya 50 yıl önce böyle bir yer değildi. Değişen hayat, alerji salgınını da beraberinde getirdi. Bugün geleneksel tıp sadece semptomları baskılamaktan öteye gidemiyor ve bizi tedavi etmeyen ilaçlara bağımlı hale getiriyor. Dünyanın her yerinden hastaların ziyaret ettiği Dr. Galland ise asıl önemli soruyu soruyor: “Neye alerjiniz var?” değil “Neden alerjiksiniz?” ASTIM NAZAL ALERJİLER SİNÜS ALERJİLERİ MİGREN GİZLİ BESİN ALERJİLERİ SAMAN NEZLESİ
279.30 ₺ -
Gençler İçin Beş Sevgi Dili
Ergenlik çağındaki gençler sosyal, zihinsel ve ruhsal olarak her gün pek çok baskıyla karşılaşıyor ve hayata uyum sağlamakta zorlanıyor. Yine de yaşamlarını ve davranışlarını hâlâ en çok etkileyenler ebeveynleri. İşte Gençler İçin Beş Sevgi Dili de ebeveynlerin bu imkânı en iyi şekilde değerlendirmesi için hazırlanmış, eşsiz içgörüler sunan bir kitap. Uzun yıllar New York Times çok satanlar listesinde yer alan Beş Sevgi Dili’nin dünyaca ünlü yazarı Dr. Gary Chapman, serinin bu kitabında sizi ergen çocuğunuzun dünyasını keşfe çıkarıyor ve gelişim çağında yaşadığı değişimleri fark etmenizi sağlıyor. Chapman’ın günlük hayatta kolayca uygulanabilecek önerileriyle siz de çocuğunuzun sevgi dilini daha iyi anlayıp çatışmaları önleyerek onunla sağlıklı ve doğru bir iletişim kurabilirsiniz. Bu kitapta yer alan pratik ipuçlarıyla Çocuğunuza sevginizi etkin bir şekilde ifade edin. Çocuğunuzun hayatında önem teşkil eden konularda yolunuzu belirleyin. Çocuğunuza koyduğunuz sınırların disiplin ve sorumluluk çerçevesinde olmasını sağlayın. Çocuğunuz başarısız olduğunda sevgi ve desteği eksik etmeyin. Sevmenin ve sevilmenin beş farklı yolunu öğrenerek siz de çocuğunuzun ve ailenizin hayatında yepyeni bir sayfa açabilirsiniz.
280.00 ₺ -
İçimde Susmayan Bir Çocuk Ağlar
Aşkın, inancın ve kaybın sınavını veren iki genç yürek… Evra, resimlerine sakladığı fısıltılarla, gözlerinden düşmeyen hüzünle yaşayan bir genç kızdır. Ensar ise hem kalbinin hem de inancının sesini dinleyen bir delikanlı. Üniversite sıralarında başlayan arkadaşlıkları, kısa sürede kalplerinde sakladıkları büyük bir sırra dönüşür. Ama Evra’nın sert ve hoyrat babası, Ensar’ın ailesinin endişeleri, onları belirsiz bir geleceğin kapısına sürükler. Paris’e uzanan umutlu kaçış planları, içlerinde kapanmayan yaralar ve kaybolan bir evladın acısıyla birleşir. Evra tuvallerinde tek bir acıyı fısıldar: İçimde susmayan bir çocuk ağlar... Kitapları yüz binlerce okur tarafından tekrar tekrar okunan ve tavsiye edilen Ahmed Günbay Yıldız’dan, yürek burkan bir aile dramı ve sevdanın en saf, en kırılgan hâllerini anlatan bir roman.
252.00 ₺ -
Nefis Kalp ve Ruh
Hayat denince, akla ilk gelen biyolojik hayattır. Ama hayat biyolojik hayattan ibaret değildir. Hayata derinlemesine bakınca karşımıza manevi anlamda nefis, kalp ve ruh çıkar. İnsan, manevi anlamda nefis, kalp, ruh ve henüz adı bile konulmamış pek çok kabiliyetlerle dünyaya gelir. Bir ömür boyu bu kabiliyetleri geliştirir. Ya iyi yönde veya kötü yönde geliştirir. Bu kitap insanın hayat mertebelerine odaklı. Manevi bir bakış açısıyla, Kur’an ve Sünnet ışığı altında hayatın, nefsin, kalbin ve ruhun farklı boyutlarını ele aldı. Hayata ve hayatın mertebelerine manevi bir açıdan bakmak, problemlerin çözümü yolunda atılmış ilk adım olsa gerek.
165.00 ₺ -
Kalbin Hayret Uyandıran Halleri
İnsanın şerefi ve bütün yaratıklara kendisini üstün kılan meziyeti, Allah Teala'nın kudret ve azametini tanımaya ve O'nu bilmeye bağlıdır. Öyle bilme ki, dünyada, dünyanın güzelliği, kemali ve medar-ı iftiharıdır. Öyle marifet ki, âhiretin azığıdır, insanoğlu ancak kalbiyle Allah'ın mârifetine hazırlanabilir. Kalbin dışında herhangi bir azasıyla marifete hazırlanamaz. O halde Allah’ı bilen kalptir... Allah'a yaklaştıran kalptir. Allah için çalışan kalptir. Allah Teâlâ için gayrette bulunan, Allah Teâlâ nezdindeki sırları keşfeden kalptir. Diğer azalar ise kalbin hizmetçi ve bağlılarıdır. Kalbin çalıştırdığı aletlerdir. Efendinin, kölesini çalıştırdığı, çobanın (idareci) raiyesini güttüğü ve sanatçının aletini çalıştırdığı gibi, kalb de diğer azaları çalıştırmaktadır. Yüce Allah nezdinde makbul olan kalptir. Şu şartla ki, Allah’ın gayrısından boş ola. Allah’ın gayrısıyla dolu olduğu zaman da Allah'tan perdelenen ancak kalptir. Kalptir kendisine hitâb edilen. Allah'a yaklaşmakla mutlu...
80.00 ₺ -
Hayal Ağacım Erguvan
Bir Zeki Müren sesinde mesela, “Mesut Bahtiyar’dan şarkılar dinlediniz” dediği zaman gözlerimiz nemleniyor olabilir mi? Veya Şenay, “Şu dünyadaki en mutlu kişi, mutluluk verendir” diye süzülse kalbimize, içimizdeki küs çocuk duyup da gelir mi dersiniz? Özlediğimiz kokular sonra… Leylak, lavanta, naftalin, tütün kolonyası, az önce mangal ateşinden alınmış bir fincan kahve, taze biçilmiş çimen, turşu suyu, tavada kızaran köfte, mis gibi arap sabunu, nane yaprağı, kıyılmış dereotu, eski bir kitabın sayfaları… Ya da sayfaları sararmış bir mektup mesela, bir dizecik şiir, bir kenarı oyalı mendil, bir gözlük, bir kalem, bir tespih, bir anı, geçmişe sizi sevgiyle sımsıkı, güvenle bağlayan… İçinizdeki o çocuk, kaygılara boğulup duvarlara çarpa çarpa “Beni eve götür” diye bağırdığı zaman işte gideceğiniz güvenli yuva orası. Bir nefesle dünyaya geldik, bir nefesle de gideceğiz. O iki nefes arasındaki süreyi kâbusa mı çeviriyoruz, yoksa şölen gibi mi yaşıyoruz, aslında bizim elimizde. Herkes yaşamasına yaşar, ölmesine ölür de, kalpten kalbe akışmak her babayiğidin harcı değil. Onu bir denesek mi? Ne de olsa yol da burası, ev de burası.
201.00 ₺ -
-
İslamda Tartışma Adabı
Hayır ve iyiliğe yöneltmesi bakımından insanın övgüye değer her türlü davranışı bize edebi anlatır. Âdâb ise edebin çoğuludur ve dünya insanlarının ve özellikle de Müslümanların bugünlerde ihtiyacını derinden hissettiği bir şuur durumudur. Bu muhtasar eser bizlere bugün bir nefes kadar ihtiyacımız olan âdâbın ne olduğunu yeniden hatırlatma görevini en iyi şekilde üstlenmektedir.
186.48 ₺ -
Dinimi Öğreniyorum
Çocuklar "Allah'ı neden göremiyorum?" "Peygamberlerin görevi nedir?" "Cenneti bana anlatır mısın?" "Meleklerin görevleri nelerdir?" "Biz dünyaya neden gönderildik?" "Neden zorluklar yaşıyoruz?" gibi pek çok soruyu sorar. Bu kitapta, çocukların güzel dinimizle ilgili merak ettiği daha pekçok soruya tatlı hikâyelerle cevap verilmektedir. Onların gelişimlerini destekleyen, sorularına cevap veren bu kitap aynı zamanda çocukla iletişim kurma imkânı sunuyor. Ne diyelim, ailecek hepbirlilkte tatlı bir sohbetin tam zamanı...
332.50 ₺ -
Keşke Dememek İçin
Bu kitapta incelenen ayetlerde; Ölmek üzere olanlar, ölüp berzah alemine gidenler, ölümden sonra dirilenler, hesaba girip çıkanlar, cehenneme girip çıkamayanlar, mekanı cennet olmayanlar, yaptıklarına ve yaşadıklarına bin pişman olanlar konuşuyorlar. Ve adeta dirilere nasihat ediyorlar. Ve bize günahlarını, pişmanlıklarını, hüzünlerini, itiraflarını, keşkelerini anlatıyorlar. Ağıtlar, öğütler, ibretler, ikazlar bir geçit töreni yapıyor gözümüzün önünde. Bu ayetler; Doğumumuzu, ölümümüzü, yaşamımızı, hasılı kendimizi, bizimle ilgili herkesi ve her şeyi varoluşumuzun anlam ve amacı çerçevesinde yeniden tanıtıyor, tanımlıyor, anlatıyor ve anlamlandırıyor. Ve bu kitap bize diyor ki; Biz Allah'ın kullarıyız. Dünyadaki yaşamamız da ahiretteki hayatımızın tarlasıdır. "Bu dünyada diken eken ahirette gül biçmeyi ummasın."
245.00 ₺ -
Huzura Varınca Ruhu Onaran Sohbetler 2
Namaz, duygusal ve manevî darlıkların şifasıdır. İç sıkıntısı, kalp kasveti ya da bunalım yaşayan birinin namazla ferahlaması pekâlâ mümkündür. Namazın öncüsü olan ezanda geçen “Haydi felâha!” ifadesi, haddizatında böyle olumlu ve yapıcı bir etkinin müjdecisidir. Namaz kılan biri, sıkıntılı hayat koşulları içerisinde kendisine bir saadet köşesi bulmuş demektir. Namaz, onu hakkını vererek kılanların tecrübesiyle, Allah’ın insana varlığını, huzurunu ve himayesini en çok hissettirdiği ameldir. Namaz üzerinden Rabbi'yle konuşmaya başlayan birinin zamanla büyük bir kalp ferahlığına ereceği muhakkaktır. İnsan namazda âlemlerin Rabbi ile konuşur, O’nunla sohbet eder. İçine akan ilahî ilhamları kalp aynasının saflığı ölçüsünce takip eder. Yaşadığı sıkıntılar karşısında yalnızca ilahî-manevî tesellilere muhatap olmakla kalmaz, aynı zamanda sorunlarının çözüm yollarını görmesi için kalbine ulaşan manevî yönlendirmelere de şahit olur. Arayışta olan yüreklere yazdığı eserlerle bir nebze olsun su serpmeye çalışan, kitapları yüz binlerce okurla buluşan Mecit Ömür Öztürk, Huzura Varınca kitabında, günde beş defa kapımızı çalan "göz aydınlığımız" namazın dünyevî ve uhrevî faydalarını derinlemesine işlemenin yanı sıra, onun mucivezî ve iyileştirici etkisini pek çok veciz örnek ve eşsiz bir samimiyetle anlatıyor.
140.00 ₺ -
Yedi Ayet Yedi şahsiyet
Kur’an; hayatı ve cemi cümle varlığı anlamlandırır. Hayatın anlamı ancak Kur’an ile idrak edilebilir. Efendimizin (sav) ifadesiyle, “Fatiha” Kur’an’ın özüdür. O özü idrak etmek, özün temsil ettiği Kur’an’ın bütününü idrak etmek, demektir. Kur’an’ın bütününü idrak etmek ise hayatın anlam ve özüne nüfuz etmektir. Bu sebeple “Fatiha”yı anlamak ve yaşamak Kur’an’ın ahlakıyla ahlaklanmaktır. Kulluk hayatın, namaz kulluğun, Fatiha da namazın ruhudur. Yasin Pişgin, Yedi Ayet Yedi Şahsiyet’te, sadece Mushaf’ı değil aynı zamanda insanı da açan, açıklayan ve tanımlayan Fatiha suresinin yedi ayetini tefsir ederken, bu yedi ayetin içerisine serpiştirilmiş yedi şahsiyetin karakter özelliklerine de işaret ederek insanın kimliğine, kiminle olması ve olmaması gerektiğine vurgu yapıyor. Ta ki hayatın anlam ve özüne nüfuz edebilmenin kapıları aralansın….
245.00 ₺ -
Bir İmtihandır Dünya
Bir imtihandır dünya… Tekrarı ve telafisi olmayan bir imtihan. Bu imtihanda kazanan sonsuz bir mutluluğu elde edecek, kaybedenlerin kimileri bir süreliğine, kimileriyse sonsuza kadar bir bedbahtlığa mahkûm olacak. Dünya imtihanımızda nelerle sınanmıyoruz ki… Kimi zaman canımızla, en sevdiklerimizin canlarıyla sınanırken kimi zaman da sağlığımızla, aklımızla, malımızla, servetimizle sınanıyoruz. İnsan için en önemli mesele bu dünyanın bir imtihan olduğunu bilmek. Bunu bilen ve bu imtihanın gereğine uygun davrananlara ne mutlu! Dünya hayatının bir imtihan olduğunu inkâr ya da ihmal edenlere ne yazık! Her imtihanda başarılı olmanın bir yolu, yordamı, kuralı vardır. Sonsuz saadet ya da sonsuz bedbahtlığa giden bu imtihanda başarılı olmanın yolları nelerdir? Bu imtihanda nelere dikkat etmeli? Neleri yapmalı, nelerden uzak durmalı? Prof. Dr. Soner Duman Bir İmtihandır Dünya’da, öncelikle bize dünyanın imtihan yönünü ortaya koyuyor, sonrasında da bu yolun gerekliliklerini Kur’an ve sünnet ışığında açıklıyor.
175.00 ₺ -
Büyümek İstemeyen Çocuk
Ben Sare. Bugün doğum günüm ama büyümek istemiyorum. Herkes benden büyümemi, mezun olmamı, işe girmemi ve her gün yaptıkları şeyleri yapmamı bekliyor. Bense renkli dünyamın grileşmesinden korkuyorum. Büyümemek için her yolu denedim ama bir türlü çare bulamadım. Ta ki o gizemli kadın ve çikolata kutusu karşıma çıkana kadar! Çikolatadan bir lokma aldım ve gözümü gelecekteki bir günde açtım. Her bir çikolata, başka bir zamana açılan gizemli bir kapı gibi! Sen de benimle beraber bu gizemli yolculuğa çıkmak istiyorsan kitaba başlamadan önce minik bir çikolata yemeyi unutma!
120.25 ₺ -
Arkadaşım Hoşça Kal
Herkesin özel bir yetenekle parladığı performans çağında, Ada bir türlü kendine has o “ışığı” bulamaz. Annesi onu kurstan kursa sürüklese de denediği hiçbir şey ilgisini çekmez. Ta ki bir veda ile yeni olasılıklara “merhaba” diyene dek! Rüzgârın savurduğu bir mektubun peşinde sürprizlerle dolu bir yolculuğa çıkan Ada, en derin korkusunun en büyük tutkusu olduğunu keşfedecektir. "Arkadaşım Hoşça Kal", sönmeyen dostluk ateşini ve insanın kendi yolunu bulma cesaretini anlatan, sıcacık bir hikâye... Bu ilham verici kitapta okurlar, korkuya ve belirsizliğe rağmen adım atabilmenin esas başarı olduğunu fark edecek…
136.50 ₺ -
Duanız Olmasa
Duanız Olmasa, 2026 Ramazan’ında Marmara İlahiyat Camii’nde, mukabele sonrasında o gün okunan ayetlerin gölgesinde yapılan samimi yakarışlardan oluşuyor. Ramazan ikliminin bereketiyle irticalen edilen bu niyazların her birinde; mahcubiyet taşıyan kulların Rabbine yönelişi, dünyaya kapılmaktan korkan kalbin çırpınışı, kulluk sorumluluğunu hakkıyla yerine getirme gayreti ve her şeye rağmen Allah’ın rahmetine sığınan insanın umudu var. Okunan ayetler bu sayfalarda yalnızca anlamı aktarılan metinler olarak kalmıyor; kulun kalbine dokunan ve onu içten içe dönüştüren bir hitaba dönüşüyor. Âlemlerin Rabbi’nin ayetlerle konuştuğu yerde, kul da duasıyla Rabbine yöneliyor. Bu yüzden kitap boyunca ayetlerle dualar iç içe geçiyor; hitap ile niyaz aynı rahmet ikliminde buluşuyor.
332.50 ₺