-
Hz Osmanın 100 Veciz Sözü
Hz. Osman ömrünü Hz. Peygamber’e (s.a.v) hizmette geçiren, O’nun iki kızını nikâhlayarak ‘’Zinnureyn’’ lakabı taşıyan ve Aşere-i Mübeşşere’den büyük bir halifedir. Bir yönden O’nun sözleri de Hz. Peygamber’in (s.a.v) sözleri gibi değerli bulunmuş ve “Sad Kelime-i Hz. Osman” olarak kitaplara geçerek eşsizleşmiştir. Hz. Peygamber’in (s.a.v) mübarek sözleri; kırk hadis, yüz hadis, iki yüz elli hadis, beş yüz hadis olarak yaygınlaşmıştır. Buna benzer bir tarzda Hz. Osman’ın ve diğer üç halifenin de sözleri derlenmiştir. Hepsi bir arada “Sad Kelime-i Çıhâr Yâr-ı Güzîn” adı altında bazen müstakil kitap ve bazen de kitap içinde bir bölüm olarak istinsah edilmiş ve hatta şerhleri yapılmıştır. Hz. Peygamber’in (s.a.v) hadislerinden yüz hadis derleyenlerin maksatları ne ise Dört Büyük Halife’nin yüz sözünü derleyenlerin de maksatları aynı olsa gerektir.
150.00 ₺ -
Hz Muhammedin sav Hayatı
Bu kitap, Resûl-ü Ekrem (s.a.v.)’ e yakıcı aşkımız, kopmaz bağlılığımız ve izinde gidişimizin bir ifadesidir. Ey izinden gittiğimiz liderimiz, önderimiz Peygamberimiz! Zât-ı Risâlet penâhına bağlılığımızın derecesini hiçbir cazibe âleti tespit edemez. Ey hilkat bahçesinin ilk meyvesi; Hutben okunur minber-i iklim-i bekada, Hükmün tutulur mahkeme-i ruz-u ceza da. Gülbank-ı kudümün çalınır Arş-ı Hüdada, Esma-ı şerifin anılır arz-ı semâda. Sen Ahmed-u Mahmud-u Muhammed’sin efendim, Sultan’ı resûl-ü şâh-ı mümeccedsin efendim, Hak’tan bize sultani müeyyedsin efendim. Biçârelere devlet-i sermedsin efendim.
174.00 ₺ -
Hz Meryem ve Hz İsa
Bu eser, yaratılış itibariyle âlemde eşi ve benzeri olmayan bir mübârek peygamberin ibretli hayatından renkler, desenler sunmaktadır. O masum nebi daha kundaktayken Allah’ın izniyle konuşmuş, ağzı şirk kokan inkârcıları susturmuştu: “Ben gerçekten Allah’ın kuluyum, bana kitap verdi ve beni bir peygamber yaptı. Beni her nerede olsam mübarek kıldı ve yaşadığım müddetçe bana namazı, zekatı emretti.” (Meyrem, 30-31) O, Allah’ın kulu ve kelimesidir. Her can taşıyan gibi o da ölecektir. Fakat henüz ölüm vâki olmamıştır. Allah Teâlâ onu yüce makamlara, göklere kaldırmıştır. Çarmıha gerilen o olmadığı gibi, onu öldürecek olanlar da insanlar değildir. Zamanı gelince Rabbi onu öldürecektir.
144.00 ₺ -
Hz Ebubekirin 100 Veciz Sözü
Hz. Ebubekir’den bahseden dinî eserlerin hemen hepsinde, O, büyük bir halife ve eşsiz bir komutandır. Sıddıklık makamına ulaşması sebebiyle insanların sevgisine ve övgüsüne mazhar olmuştur. Bir yönden O’nun sözleri de Hz. Peygamber’in (s.a.v) sözleri gibi değerli bulunmuş ve “Sad Kelime-i Hz. Ebubekir” olarak kitaplara geçerek eşsizleşmiştir. Hz. Peygamber’in (s.a.v) mübarek sözleri; kırk hadis, yüz hadis, iki yüz elli hadis, beş yüz hadis olarak yaygınlaşmıştır. Buna benzer bir tarzda Hz. Ebubekir’in ve diğer üç halifenin de sözleri derlenmiştir. Hepsi bir arada “Sad Kelime-i Çıhâr Yâr-ı Güzîn” adı altında bazen müstakil kitap ve bazen de kitap içinde bir bölüm olarak istinsah edilmiş ve hatta şerhleri yapılmıştır. Hz. Peygamber’in (s.a.v) hadislerinden yüz hadis derleyenlerin maksatları ne ise Dört Büyük Halife’nin yüz sözünü derleyenlerin de maksatları aynı olsa gerektir.
150.00 ₺ -
Hz Amine Mustafa Necati Bursalı
Mustafa Necati Bursalı, Kainatın Efendisi’nin Mübarek Annesi Kadınların Seçilmişi Hz. Âmine’nin hayatına anlatırken büyüleyici bir dil kullanarak akıcı üslubuyla bizi o kutlu günlerin iklimine götürüyor. Hz. Âmine’nin hayatını öğrenirken kutlu secere ve Alemin Fahrinin doğumuna kadarki süreci de takip ediyoruz. Gönlü yaprak yaprak açıldı. İki cihanın saâdet güneşi evlâdına tatlı nazarlara baktı. Kâinatın Nûru ve Allah’ın Resulü yine Cennet tebessümleri yağdırıyorlardı. Harikulâdelikler yine devam ediyordu. Şifa Hatun da oradaydı. Onun da gözlerinden perdeler kalktı. Bizzat kendisi şöyle anlatır: Allah’ın Resulü doğdukları zaman ben oradaydım. Kulağıma bir ses geldi: - Allah’ın rahmeti onun üzerine olsun!... Baktım ki, doğudan batıya dek her yer baştan başa nurla kaplı. Hatta Rum illerinin saraylarını gördüm. Sonra bu halden silkinip Kâinatın Yaradılış Sebebi olan yavruyu emzirdim. Üzerime öyle müthiş bir hal daha geldi ki, titremeye başladım. Gözlerim karardı. Yavrucağı göremez oldu…”
168.00 ₺ -
Hz Ali Mustafa Necati Bursalı
Bazı kimseler evlerindeki süs bitkilerine plastik çiçekler veya meyvalar takarak, onları daha başka şekilde görmeye ve göstermeye çalışırlar. Meselâ deve tabanı bitkisinin üzerinde gül veya portakal görürseniz, hiç şaşmayın… Çünkü ev sahibesi, böyle istemiştir. Hazret-i Ali (radıyallah anh) de sanki olduğu gibi kabul edilmemiş de, daha başka kabul edilmek için kimisi onun faziletlerine yenilerini eklemek istemiş, kimisi de iftira ziftiyle onun nur yüzünü boyamaya kalkışmıştır. Yani bir yanda Hazret-i Ali (r.a.)’ye kılıç çekecek hatta onu vuracak kadar düşman zırhına bürünenler, öte yanda aynı şahsı Sahabe dairesinden alıp güya nübüvvet, hatta daha ileriye götürmeye çalışanlar… Mustafa Hocamız, bu eserinde Hazret-i Ali (radıyallahu anh)’nin İslâma bağlılığını dile getirip, Hazret-i Ali (r.a.)yi sevenlerin, İslâmı yaşamaları gerektiğini çok iyi belirtmiş durumdadır. Ümit ederim bu eserin, bu yönden faydası büyük olacaktır. Allah, dünya ve ahiret saadetini İslâmı öğrenip, anlayıp ve yaşayanlara vermiştir, yine verecektir. Böyle olmamızı dilerim. Hekimoğlu İsmail
222.00 ₺ -
Hz Aişe Mustafa Necati Bursalı
Elinizdeki bu eser, öyle bir sultan annenin nurla hayatından ışıklar sunmaktadır ki, Müslümanlığın kadınlık âleminde neler yaptığını, kadınlığı hangi şahikalara yükselttiğini Hazret-i Âişe (r.anha)’nin şahsında göreceksiniz. Eserimizde bazı tarihi hâdiseler konuşma lisanı haline getirilip nazarlara öyle verilmiştir. Ve topyekün hakikat ifade etmektedir. Esere, akıcı ve sürükleyici bir üslûp kazandırmak gayesiyle romanî bir hava ve edebî bir üslup hakim kılınmıştır. Hz. Âişe (r.anha.) gibi mümtaz bir şahsın hayatını hiç eksiksiz yazmak elbette mümkün değildir. Biz, bütün gönlümüz ve samimiyetimizle mümkün olanı yapmaya gayret gösterdik. İman peteğimizin muhabbet balını damla damla her satır üzerine düşürdük. Ve ömür nefeslerimizin incilerini bu yolda heba ettik. Azîz ve Celîl olan Allah buyuruyor ki: “Peygamber, mü’minlere öz nefislerinizden evlâdır. Zevceleri (mü’minlerin) analarıdır.” (Ahzâb:6) İki cihanda da annemiz O… Evlâdın anneye karşı her zaman sönmez bir muhabbeti vardır. İşte muhabbetimizin sönmez bir nuru olarak bu eseri hayat ağacımızın en tatlı meyvesi hâlinde vücuda getirdik.
204.00 ₺ -
-
Hanımlara Vaazlar ve Sohbetler
Kadın önemli, değerli ve kıymetli bir varlıktır. Onun ne kadar önemli olduğu, “Ayaklarının altına serilen cennet” hadis-i şerifinden daha iyi anlaşılmaktadır. Toplumun yetişmesinde en önemli rolü oynadığı için kadının değeri yüksektir. Atalarımız ne güzel ifade etmişler: – “Kadın; erkeğin eşi, evin güneşidir.” – “Kadın; kalbi merhamet kaynağıdır.” – “Kadınsız ev olmaz.” – “Ana gibi yâr olmaz…” – “Ana hakkı ödenmez.” Kadın anadır. Kadın, nesli meydana getiren, eğiten ve ona yön veren ilk rehberdir. Nesil yetiştirmek görevi, hanımların en önemli işi olmasından dolayı, kendilerinin bilgili, kültürlü ve en başta da inançlı olmaları gerekir. Kadınlardan peygamber gelmedi amma birçok hanım evliya erkeklere örnek olmuştur. Birçok İslâm âlimi yetiştiren hanım âlimler, İslâm fıkhı konusunda bile emsalsiz çalışmalarla anılmaktadır. Hazret-i Âişe vâlidemizin izinde yürüyen ilim meraklısı hanımlar, insanlığa ışık tutmuşlardır.
450.00 ₺ -
Hanımlara Özel Hadisi Şerifler Karton Kapak
Bu eser; Müslüman hanımların elinde Allah’ın kitabından sonra Kütüb-i Sitte adı verilen eserlerden oluşan bir nasip kaynağının bulunması ve onlara ibadet etmelerinde yardımcı olmak maksadıyla, alimlerin kitaplarında topladığı hadislerden derlemek suretiyle meydana getirilmiş bir kitaptır. Ahmed Ubeyd ed-De’âs’ın “Riyâzu’l Müslimât” adlı eseri, zengin içeriği ve mükemmel tertibiyle dikkatleri üzerine çekmiş, önemli bir eser olma özelliğini kazanmıştır. Öyle ki, çeşitli seviyedeki dinî eğitim ve öğretim kurumlarının ders programlarında okunabilecek bir eser olmasının yanı sıra vaaz irşad faaliyetlerinin vazgeçilmez el kitabı özelliğiyle geniş bir kullanım alanına sahiptir.
270.00 ₺ -
Sufi Ajandan 2021
“Derde derman olan, derdine deva bulur.” “Âlem boşluk kaldırmaz,” der büyükler. Yani bizim iyilikle, müspet meselelerle dolduramadığımız köşeleri, bucakları menfi mevzular doldurabilir. Hepimizin malumudur ki 2020 birçok badireyi el birliğiyle, kolektif olarak atlatmamız gereken bir sene oldu. Günümüzün bireyselliği tetikleyen hızlı dünyasında hem fizikî hem ruhsal sağlığımızı etkileyen durumlara duçar olup Allah’tan bizleri bu zorluklardan halâs eylemesini dilerken yalnızlığımız, büyük bir toplumsal özverinin neticesi olarak vuku buldu. İşte tasavvuf kitapları yayıncılığında bir boşluğu doldurmak ve kadim medeniyetimizin hak ettiği değeri iade etmek üzere yıllardır sizlerle buluşan Sufi Kitap Yayınları olarak hazırlamaya niyet ettiğimiz ilk ajandamızın teması “Derde Derman” da buradan geliyor. Tasavvuf kültüründe dert ve derman, hususen önemli kavramlardır. Buna göre nihaî dert, Mâşuk’un derdi ve derman da yine Mâşuk’un kendisi olmakla birlikte bu derdin ve çaresinin boyutu kişinin istidadına ve hayata bakışına göre değişir. Tıpkı insanların nefesi kadar Allah’a giden yol olduğu gibi… Bu noktada da dertleri kıyaslamak yerine doğru dua ile derman aranmalıdır. Yine ulular, “Tasavvuf yâr olup bâr olmamaktır,” buyururlar. Biz de bu zorlu yılı geride bırakırken hayırlarla vâsıl olmayı niyaz ettiğimiz 2021 senesinde, satırlardan sadırlara akabilecek menkıbelerle, hikâyelerle, sözlerle ve anekdotlarla, gönüllere saplanmış olabilecek dikenleri mübarek isimlerin himmetiyle teker teker çıkarırken sizlerle hemdem olmak istedik. Özümüzü açabilmek, zor dönemlerde derdin dermanlığını hatırlamaya vesile kılınmak niyazıyla…
7.20 ₺ -
Halid bin Velid
“Şimdi, kendimi at kişnemeleri arasında ‘Allah, Allah’ nidalarıyla insanlara dar gelen Yermük vadisinde hissediyorum. Vallahi Rabbimden beni her gazada diriltmesini ve o savaşın hakkını vermeyi istedim.” Sonra biraz durdu ve dedi ki; “Vasiyetimi bildiriyorum, beni ayağa kaldırın…” Ayağa kaldırdılar. “Kılıcımı getirin!” “Neden, efendimiz?” “Burnu üzerine düşerek hırıltılarla ölen deve gibi ölmek istemiyorum. Bu gözler korkaklar gibi uyumadı.” Yüzünde soğuk terler birikiyordu. “Ölümü, savaştaymışım gibi ayakta karşılayacağım. Öldüğüm zaman atımı muharebede tehlikelere dalabilen bir yiğide veriniz. Atım ve kılıcımdan başka bir şeye sahip olmadan öleceğim. Mezarımı, bu kılıcımla kazınız. Kahramanlar kılıç şakırtısından zevk alırlar.”
192.00 ₺ -
Hadislerle Müslümanın Edep ve Ahlakı ciltli
“Edep” kelimesi, insanın diğer insanlarla olan münâsebetlerinde veya günlük hayatında güzel ahlâk ve vasıflara sahip olması anlamına gelir. Çoğulu, “Âdab”tır. Fıkıh ıstılahına göre ise Edep, “Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)’in sünnetine uygun olarak yapılan hareketlerdir.” Daha geniş ifadesiyle Allah’ın ve Peygamber’in emir ve yasaklarına uygun biçimde hareket etmektir. İmam Buhârî “el-Edebü’l-Müfred” isimli kitabını; Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)’in ahlâkî yaşayış ve emirleri ile ilgili hadislerini derleyerek meydana getirmiştir. Genel olarak, bir ahlâk ve âdâp kitabı olma niteliğini taşımaktadır. “el-Edebü’l-Müfred”, günümüz İslam dünyasının her yerinde, alimlerin, ilim öğrencilerinin, vâiz ve hatiplerin ve özellikle de edep ve ahlâkla ilgili hadis okumak isteyen hemen her müslümanın adeta bir el kitabı olmuştur. Bu eser; Kişiyi; ahirete yöneltecek, İslamî edep kurallarını elde etmesini sağlayacak, insanların gönüllerini kötülük ile çirkinlikten alıkoyacak, vücut organlarının korunup manevî eğrilikleri gidermeyi sağlayacak, hayır ile iyilikleri özendirecek ve kötülük ile çirkinlikleri engelleyecek mahiyetteki hadislerden meydana gelen bir kitap olmayı hedeflemektedir.
330.00 ₺ -
Hac ve Kurban
İslâmiyet’deki her ibadetin uhrevî ve dünyevî faydaları vardır. Haccın ise gerek uhrevî ve gerekse dünyevî faydaları diğer ibadetlerden daha fazladır. Çünkü ne namaz ve oruç gibi bedeni ve ne de zekât gibi malî bir ibadettir. Aksine hem bedeni ve hem de mali bir ibadettir. Bu kitabımızda; hac ve kurban ile alakalı temel konular asıl kaynaklarına bağlı kalınarak, çeşitleri ile birlikte nasıl ve hangi kurallar çerçevesinde yerine getirileceği her Müslümanın anlayabileceği ve istifade edebileceği şekilde ele alınmıştır.
78.00 ₺ -
-
-
-
Faziletli İbadetler
Kur’an ve sünnet hazinesi, o kadar mübarek ve feyizli bir hazinedir ki, biz onun hakikatini anlamaktan aciziz. Ancak büyük İslâm âlimleri o hazineden hakkıyla faydalandılar ve faydalandıkları hususları da çok kıymetli eserlerine aktararak bizlere miras bıraktılar. İşte biz de o kıymetli eserlerden faydalanarak; Allah’a iman ve tevhid, dualar ve İsm-i Âzam, tesbih ve zikir, tevbe ve istiğfar, Kur’an’ın fazileti ve dünyadan sakınma konularını inceleyip kadın erkek her Müslüman’a lazım olan Faziletli İbadetleri yazmaya çalıştık. Fehmi Mendeş
174.00 ₺ -
Ey İman Edenler
Hasan-ı Basri rahmetullahi aleyh diyor ki; "Allah Teâlâinın ey imân edenler hitabını duyunca ona bütün dikkatinle kulak ver. Çünkü onun içinde ya yapman gereken bir emir ya da kaçınman gereken bir nehiy vardır: Şunu samimiyetle ifade etmek isteriz ki, Allah dostlarının bu ve benzeri hatırlatmalarını dikkate alarak yola çıktık. Burada ele aldığımız ayetlerin etraflıca okunarak anlaşılması niyetiyle işe başladık. "İnnemeilmü'minüne" lafzı ile başlayan ayetlerle "Yâ eyyühe'llezine âmenü" hitabıyla başlayan mübarek ayetleri açıklamalarından derli toplu kolayca anlaşılır bir metin olmasına özen gösterdik. Ve bu çalışmada, mü'min şahsiyeti dokuyan erdemlerle Müslüman toplumu ayakta tutan değerlerin özetini bir kapak altında toplamaya gayret ettik. Burada ele aldığımız ayetlerin izahını, tefsirlerde getirilen açıklamalarla, bunlara dayanak teşkil eden hadis-i şeriflerin rehberliğinde yapmaya çalıştık. Ve her makalenin sonunda, konu çerçevesinde söylenebilecek olanları maddeler halinde hülasa etmeye gayret ettik. Birbirine yakın ve birbirinin tamamlayıcısı olan konu başlıklarını bölümler halinde bir araya getirip tanzim ettik. Böylece Ey İman Edenler isimli kitap on bir bölüm başlığı altında teşekkül etmiş oldu.
330.00 ₺ -
-
-
Duaların Esrarı Ciltsiz
- Duâ; mü'minin silâhı, Din'in direği, Göklerin ve Yeryüzü'nün nûrudur. - Duâ; bir şeyin olmasını veya olmamasını , Allah Teâlâ Hazretleri'nden adabına uygun şekilde dilemektir. - Duâ; Allah Teâlâ Hazretleri'nin afvına mazhâr olmak için bir vâsıtadır. - Duâ; ihtiyaç anahtarıdır; sıkıntıda kalanların sığındıkları yerdir. Derdi olanların, ihtiyacı bulunanların rahatladıkları sahadır.
210.00 ₺ -
Dua ve Zikir
İmam-ı Gazâlî, yaşadığı döneme damgasını vurmuş bir din âlimidir. Gazâlî’nin eserleri günümüzde de değerini korumakta, en çok okunan ve başvurulan İslamî temel kaynak eserler arasında yer almaktadır. İmam-ı Gazâlî’nin en büyük eseri olan İhyâ-u Ulûm’id-din, İslam dünyasında son derece önemli ve müstesna bir değere sahiptir. Her dönem Müslümanlar için ilk akla gelen başvuru kaynağı olmuş ve bu esere büyük güven duyulmuştur. Yüzyıllar boyunca Müslümanların ellerinden düşmeyen ve kitaplıklarında baş köşede duran bu rehber nitelikli büyük eseri, şimdi yepyeni bir formatla size sunuyoruz. İhyâ-u Ulûm’id-din içinde yer alan konuların her biri, eserin orijinal anlatımı asla bozulmadan, akıcı ve duru bir dil kullanılarak sadeleştirilerek, başlı başına birer kitap haline getirildi. İhyâ-u Ulûm’id-din ciltleri içindeki konuların yer aldığı kitapları bundan böyle yanınızda taşıyarak okuyabilecek, kitaplığınızda şık ve müstesna bir yer tutacak olan İhyâ-u Ulûm’id-din kitaplarına sahip olabileceksiniz. İhyâ-u Ulûm’id-din içinde yer alan en önemli bölümlerinden biri de, “Dua ve Zikir”dir. “Dua ve Zikir” kitabını, İhyâ Kitaplığı dizisinin ikinci kitabı olarak değerli okurlarımıza sunuyoruz.
114.00 ₺ -
Dört Büyük Halife Hayatı ve Menkîbeleri
Bir gün ashab-ı güzin hazretleri bir arada toplanıp kendi hâl ve durumları hakkında konuşuyorlardı. İçlerinden biri Hazret-i Ebû Bekir’e sordu: - Ey Ebû Bekir! Yüce olan Allah hakkı için söyle, bu dereceye ne ile ulaştın? - Evvelâ, dünyaya karşılık dini seçtim. Âhirete karşılık da Allah Teâlâ’nın rızâsını seçtim. Daima Allah Teâlâ’nın hakkını kendi hakkımın üstünde gördüm ve onu tercih ettim. Sonra Hazret-i Ömer’e sordu: Ey Ömer! Sen bu mertebeye ne ile eriştin? - Şununla ki, hiç şüphe etmeyerek, aziz edici ve zelil edicinin bir olan Allah olduğunu bildim, diye cevap verdi. Bundan sonra Hazret-i Osman’a sordu: Ey Osman! Sen bu dereceye ne ile ulaştın? - Ben Allah’ın kitabını sağ tarafıma, Peygamber aleyhisselâmın sünnetini de sol tarafıma koydum. Allah Teâlâ’nın sinemdekine muttali olduğunu bildim, dedi. Bundan sonra Hazret-i Ali’ye sordu. Ey Ali! Sen bu mertebeye ne ile eriştin? - Cihad ile. Otuz sene cihad kılıcı ile, haşyet zırhı ile, vera’ kalkanı ile, taat ve ibâdet oku ile gönül kapısında oturdum, Allah’tan başka hiçbir şeyin gönlüme girmesine rızâ göstermedim.
330.00 ₺ -
Dil Belası Dilin Afetleri Çelik
Dil, Allah Teâlâ (C.C.)’nın yarattığı sanat harikalarındandır. Çünkü o, hacmi itibarıyla küçük olmasına rağmen, işleri itibarıyla vücudun diğer bütün organlarından daha büyüktür. Diğer organların iş alanları sınırlıdır. Örneğin göz, sadece renk ve şekilleri görür; kulak sadece sesleri duyar; el yalnızca maddeye temas eder. Dil ise, maddi ve mânevi bütün varlıklarla, ilim, tasavvur ve hayal alanlarına giren tüm şeylerle ilgilenebilir. O, bunları doğru veya yanlış bir şekilde, kabul veya ret tarzında seslendirebilir. İnsanın ebedi saadet veya felaketine sebep olan iman ve küfür de dilin ikrarıyla sabit olurlar. Bu özelliğinden dolayı, dil sonsuz hayra da sonsuz şerre de vesile olabilir. Dilini Şeriat ölçüleriyle kontrol eden ve onu yalnızca dünyada ve ahirette kendisine fayda veren sözlerle sınırlandıran bir kimse, kurtuluşa erer. Onu kayıtsız ve kontrolsüz bırakan bir kimse de dünya ve ahirette bela ve musibet görür. Böyle bir dil şeytanın sesi olup çıkar ve bombadan beter bir yıkım aracı haline gelir.
96.00 ₺ -
Sorulu Cevaplı Mülteka Tercümesi İslam Fıkhı 5 Tk
Sorulu ve Cevaplı Mülteka Tercümesi 5 Cilt Takım Geniş İzahatlar ve Kelime Manalı - Ali Kara Ashab-ı Kiram, dini dünyayı aydınlatan güneş gibi yüce tutarak, küçük ve büyük cihatta tam özen gösterdikten sonra Fıkıh'ın tümüyle uğraşıp dinin tebliğcileri olmuşlardır. Bundan sonra; Ben, istek ve arzuların coşkun ve yoğun olduğu dönemlerimde vakitlerimi, boşa geçirmeyip, yaygın faziletler kazanmaya gayret sarf ettim. "Bir fakih, şeytana karşı bin bilgisiz abidden daha güçlüdür" sözünü düşünerek gece gündüz bilgi öğrenmeye rağbet ederek kitapsever oldum. Faziletlerle donanmış bir edip bulunca sohbetine severek katıldım. Fakat "Her şey için bir engel vardır" sözü gereğince deniz dalgaları gibi birbirini izleyen engeller çıkıp uzun süre ilim sohbetlerinden uzak kaldım. Geceleri rahat uykuyu bırakıp kitap mütalaası ile sabaha değin vakitlerimi değerlendirdim. Allah'ın hidayeti erişip "Allah hayrını dilediği kişiyi dinde fakih kılar" hadis-i şerifi gereği Fıkıh sahasına gayret ve özen gösterip; insanlar arasında geçerli olan "Mülteka'l-Ebhur" adlı kitabın mütalaasını sürekli yaptım. Meselelerini ezberledim. Gerçekten bu kitap, insanlar arasında geçen Dini meseleleri; önemli işleri kapsamaktadır. Bazı alimler bu eserin meselelerinin 17.000 olduğunu bildirmektedirler. Eserin sözleri, cümleleri kapalı olduğundan herkesin kolayca anlayıp yararlanamayacağı için Türkçe olarak açıkladım. Önceleri eserin yalnızca kapalı cümlelerini açıklayarak yararlı olacağım kanatindeyken sonradan Allah rızasını kazanmak için eserin tamamını Türkçe'ye tercüme ettim. Bu tercümeden seçkin ve halk yararlanabilirler. İbrahim Halebi tercüme ettiğim "Mülteka'l-Ebhur''unu yazarken şu eserlerden yararlanmıştır,Vikaye, Kuduri, Kenz, Muhtar, Mecma-ül-Bahreyn, Hidaye. Ben, Mevkufat adındaki tercümemi yazarken bunlara ilaveten şu eserlerden yararlandım; Hidaye, Ekmel, İbnü Hümam, Gayet-ül Beyan, Nihaye, Mi'rac-üd, diraye,Kifaye, Zeylei, Bahr-i-r'Rayık, Ayni, Şerh-i Mecma-ül-Bahreyn, Şerh-i Vikaye-i Şeyhzade, Sadrü'ş'Şeria, Islah-ı İzah, Dürer-i Gurer, Şumunni, Hızaneetü'l Fetava, Cami'ül Fetava, Günyet'ül Fetava, Tatarhaniyye, Manzume, Şerh-i Muhtasarı Tahavi lil-İsbicavi, Havi İhtiyar. MUHAMMED MEVKUFATİ Bu güzel eser Hanefi ulemasından İbrahim b. Muhammed-el-Halebi’ nin Mülteka-ı-Ebhür adlı meşhur kitabının tercümesidir. Mültekanın kendisi Kuduri,Muhtar,Kenz ve Vikaye gibi meşhur metinleri içine almakta kalmayıp diğer bir çok ittifakı meseleleri sinesinde toplayan bir hazine olduğu halde mevküvati Mehmet Efendi merhum bu hazine ile yetinmemiş 25 den fazla eserden tercümesine meseleler aktarmıştır. Bu suretle eser tercüme olmaktan çıkmış adeta özene bezene yazılmıs mükemmel bir hazinet-ül-hazain olmuştur.Yalnız osmanlı üslubu ile yazıldığı için bu gün anlaşılması çok güçtür. Bu kıymetli eseri sadeleştirerek günümüzün okuyucularına arzetmek için SAĞLAM YAYINEVİ sahibi Alaeddin Sağlam bana müracatta bulundu.Teklifini memnuniyetle kabul ettim ve bu eseri güzide talebelerimizden Zülkarneyn Tatlılı ile Şevket Gürel'in yardımları sayesinde mümkün olduğu kadar sadeleştirmek kolay anlaşılır hale getirmeye çalıştım Yalnız bu arada ufak bazı tasarruflara lüzum hasıl oldu.Mesala Arapça bir kelimenin uzun uzadıya yapılan iştikakı bazı luzumsuz kaideler ve fıkıhla alakası olmayan izahat okuyucuyu bıktıracağından fayda yerine zarar getirebilir.Onun için böyle lüzumsuz görülen şeyler sırası geldikçe kıtaptan çıkarıldı.Bu suretle eser daha faydalı hale getirildi.Gönül isterki böyle ganimet eserler hakikaten ganimet bilinmeli ve şevkle okunmalıdır. Cenab-ı Hak cümlemize bol feyizler ve hayırlı muvaffakiyetler ihsan buyursun AMİN
1500.00 ₺ -
Adetli Hanımlar İçin Koruyucu Dualar
Cübbeli Ahmet Hoca Efendinin hazırlamış olduğu bu kitapta; Adetli hanımlar için cinlerden, büyülerden ve şerlerden koruyucu dualar bulunmaktadır.
107.25 ₺