-
Kızıl Elma Ayasofya
Ayasofya, İstanbul’un tapusudur kâri. Neden çekineyim ki! Hatta bu topraklarda “inandım” diyerek yaşayan her kim varsa hepsinin namusudur. Ayasofya hayali gönülden giderse yahut bir daha secdeye eğilmezse başlar, orada hayal, dava, gaye tükenmiştir. Ki şimdi tam da öyledir işte. Kendi vatanında, kendi şehrinde ve kendi mabedinde başını secdeye eğemiyorsan söz de tükenmiştir. Hem biliyorum sen de ben gibi hissedersin kâri. Lakin sormak icap eder şimdi; bir benim mi ağrıma gidiyor ecdadın başlarını secdeye koyup da ibadet ettikleri yerlere ayakkabılarla basıyor olmak? Bence hayır, senin de benim de ve biz gibi pek çoğunun da ağırına gidiyor biliyorum. İşte belki de bunun için Ayasofya’yı açmak ölümden uyanmak gibi, Ayasofya’yı açmak yeniden doğmak gibi… Bu okuyacağın, Ayasofya’da alnını secdeye koymadan ruhunu teslim etmekten korkan birinin duasıdır. Belki de bu duaya ‘’âmin’’ denilsin diye yazılmıştır bu kitap.
273.00 ₺ -
Aşkın Kördüğüm Hali Hz.Aişe
“Aşkın Kördüğüm Hâli” Ben Zaman… Âdem Nebi üzerinden yüz kırk bin sene geçti. İzafi olan bu ölçütte hep var oldum. Her varlığın bir tanımı varken; ben hep saklı kaldım. Dehir ve nehirler kucağıyım ben. Bilinmez bir sarmalım. İçimde bin ahenk, bin bir gizle gezerim. Şu an sizi saran, sarmalayan, ılık bir su gibi üzerinizden akarak sizi de alıp gidenim. Bağrımda milyonlarca hikâye, sayısızca yüz. Çağların en mesut diliminde Sevgili’nin dürri yektası Âişe’nin yanındaydım. Aşka ışık tutandı o, vahye mürekkep olandı. Kadim sırrım şudur ki; “Âişe olmasaydı, irfan ocağının bacası böylesine inceden tütmeyecekti. Tıpkı Salsal Dağı’nın eteklerinde, kopup saçılan gerdanlık dizelerini topladığı gibi tam iki bin on iki inci dizesini tek tek toparlayan ve insanlığa sunandı. İşte bunun için Habibullah şöyle demişti: “Dininizin yarısını bu Hümeyra'dan alınız.” * * * Duygulu anlatımıyla gönüllere taht kuran Nurdan Damla bu kitabında, “Bilmediği bir konuyu duyduğunda, onu iyice anlayıncaya kadar sormaya devam ederdi.” denilen Resulullah’ın sevgilisi Hazreti Aişe’yi anlatıyor.
266.00 ₺ -
Kendime Yardım Etmek İstiyorum
Bu kitap; insanın, eşyanın ve ilişkilerin hâkim kanunlarını öğrenerek, onlara göre doğru yaşama çabasının bir ürünüdür. İnsanın en önemli muhatabı kendisidir ve aklını kullananlar sözü ilk önce ve en çok kendilerine söylerler. Olumlu ya da olumsuz yaşanan her olay bir öğretmendir, kişiye tecrübe kazandırır ve öğrenmeye açık zihinlere dersler verir. Eğer ders alınırsa bu tecrübeler kişiyi olgunlaştırır ve hayatı daha iyi anlamasına ve bundan sonra daha doğru yaşamasına zemin hazırlar. İnsan zihni örneklerle, öykülerle ve temsillerle daha iyi bir şekilde öğrenir. Oluş ve bozuluş kanunlarını öğrenip ona göre ilişkiyi temellendirmek, hem zihni öğrenmeye açık tutar, hem kanunları görme sanatını öğretir hem de kendisini daha iyiye doğru gelişime ve değişime hazır bulundurur. Her doğru adımın, yaratıcıyla aramızdaki engelleri kaldıracağı inancıyla, bu kitabın daha iyi bir kul ve daha iyi bir insan olma çabanızı desteklemesi duasıyla...
336.00 ₺ -
Eşimi Anlamak İstiyorum
İnsanlık kapısını açık tutalım ki gidip gelenler olsun. Eğer o kapı kapalı kalırsa, yalnızlığın gürültüsünde kimse sesimizi duyamaz. İnsanlık yolunda ilerlememiz ve nitelikli bir insan olmaya doğru gidişimiz, sorunlara insanca bir bakış açısıyla ve muhatabımızı ötekileştirmeden, kazandıran bir tutumu benimsememizle olacaktır. Ancak bu şekilde gelecek nesillere bırakılacak insanlık mirasında bizim de katkımız olur. Bu kitap, küçücük hacmiyle, insanca davranabilmenin ve insana değer vermenin küçük bir pratiği niteliğindedir.
336.00 ₺ -
Sebe Kraliçesi Belkıs
Süleyman mührünün gizemli hikayesi Dünya var oldukça anlatılacak ve öğrenilecek bir diriliş hikâyesiydi bu… Onlar; Yeruşelim Kralı Sultan Süleyman ile Sebe Melikesi Belkıs, çağlara kutlu bir destan bıraktılar. Doğmamış nefesler mavi kubbe altında var oldukça, bu kutlu gerçeği hayırla yâd edeceklerdi. “Anladım ki benlik kisvesini sıyıramayanlar, hakikati bulamazlar!” dedi Belkıs. “İşte kapındayım Rabbim! Şanım hiç, servetim bir saman çöpüdür şimdi. Senin havl ve kuvvetinle denizden inci, taştan yakut, dikenli budaktan gül çıkar. Sebe Melikesi’ni de yokluğun alevli bağrından çıkardın. Ya Rabbi, rahmetin kucağı ne sıcaktır! Tövbe taptıklarıma, tövbe yaptıklarıma, tövbe inandıklarıma! Şimdi senin rahmet sağanağının altındayım. Affet bizi ya Rahman! Ben ve kavmim, kudretine ve şanına teslim olduk.” Nilüfer çiçeği kadar saf ve duru yüzü sırılsıklamken, çağlara düşen mesaj, “Sebe Melikesi Belkıs için yeni bir hayatın başlangıcıydı.”
245.00 ₺ -
Sana Yeni Bir Dünya Gerek
“Vakit gece yarısını geçti. Pencerem açık. Çok uzaklardan hüzün dolu bir şarkı sesi geliyor. İçimde tanımlanamaz bir daralma var, bir el kalbimi sıkıyor sanki. "Bu geceye kadar iyiydim, birdenbire geldi hafakanlar. Ruhum kabına sığmıyor bu gece. Oda, ev, şehir, dünya, evren dar geliyor bana. Bir yolculuk etmek, buralardan, kendimden, her şeyden uzaklaşmak, bir yerlere gitmek istiyorum. Nereye, bilmiyorum. Hani, odaya bir arı girer de sonra çıkmak ister, bir türlü açık pencereyi bulamaz, cama çarpar durur ya, işte öyleyim ben de. Sınırlarıma çarpıp duruyorum aralıksız. Biri bana açık pencereyi gösterse!" Çok sevilen gençlik kitaplarının yazarı, usta kalem Ömer Sevinçgül’den her gencin merakla ve keyifle okuyacağı, roman kurgusuyla yazılmış bir hayat rehberi...
140.00 ₺ -
Fuzuliden Şeyh Galibe Aşkın Uzun Hikayesi
Necmettin Turinay, Fuzûli’den Şeyh Galib’e Aşkın Uzun Hikâyesi adlı incelemesinde, alışılagelenin aksine, şiir merkezli edebiyat tarihi anlayışından uzaklaşıyor ve klasik sanatkârların güçlü birer hikâyeci taraflarının bulunduğuna dikkat çekiyor. Bakışını bilhassa, Klasik edebiyatımızın zirve isimlerinden Fuzûli ve Şeyh Galib’e çeviren yazar, mesnevi tarzıyla kaleme alınan Leylâ vü Mecnûn, Hüsn ü Aşk gibi metinlerin klasik hikâye yahut roman olarak okunabileceğini ileri sürüyor. Sunduğu yeni perspektifle, güçlü şiirler yazmanın yanı sıra hikâye anlatma iştiyakı ile dolu olduklarına inandığı klasik sanatkârların, modern bir tür kabul edilen romana yaklaşan tavırları ile açtıkları yeni alana vurgu yapıyor. Roman türünün Türk edebiyatı ile ilişkisini ilgi çekici noktalardan ele alan Turinay, bu yaklaşımıyla onu yeni bir tarihsel düzleme yerleştiriyor. Turinay, Türk Edebiyatı’nın vazgeçilmezleri arasında yer alan Leylâ vü Mecnûn’a ve Hüsn ü Aşk’a dair yeni yorumlar üretiyor, edebiyatımızdaki sürekliliğe işaret ederek Divan Edebiyatı ile Modern Türk Edebiyatı arasında köprüler kuruyor. Böylelikle, eleştiri ile deneme arasında bir dil ile, aşkın uzun hikâyesine erişmemizi sağlayacak ipuçlarını çıkarıp gözler önüne seriyor.
167.30 ₺ -
Ali Şükrü Bey
- Niçin siyasi cinayete kurban gitsin? - Meclis’in en yaman muhaliflerindenmiş de... - Ali Şükrü Bey Meclis’te tek muhalif değil ki... Daha birçok muhalifler var. - Olabilir. Birinci piyango Ali Şükrü Bey’e isabet etmiş olabilir... Trabzon Mebusu Ali Şükrü Bey, 27 Mart 1923 günü evinden çıkmış ve bir daha geri dönmemişti. Üç gün sonra bulunan cesedi, büyük tartışmalara yol açmış ve ardında birçok soru işareti doğurmuştu. Öldürülen; Osmanlı Donanması’nda yüksek rütbelere ulaşmış, Mustafa Kemal Paşa’nın davetiyle Milli Mücadele’ye katılmış, başından itibaren İstiklal Harbi içinde yer almış, Birinci Meclis’in en cesur ve muhalif sesi olmuş bir isimdi. Dönemin gazetelerinde cesedinin bulunduğu yer hakkında çeşitli iddialar ortaya atılmıştı. Peki onun bu şüpheli ölümünün ardında yatan gerçek neydi? Bu âdi bir cinayet miydi, siyasî bir suikast miydi yoksa memleketi karıştırmak isteyen ecnebilerin nifak planı mıydı? Elinizdeki kitap, 39 yıllık kısa hayatını asker, muharrir ve mebus kimliğiyle dolu dolu geçiren Ali Şükrü Bey’in öldürülmesiyle ilgili tartışmaları ele almakla birlikte, onun entelektüel ve aksiyoner yönünü de ortaya koyuyor.
160.30 ₺ -
Müslümanın Diyeti
“Kontrol edilebilir ve yönetilebilir olan yeme-içme duygusu” fıtratımıza uygun bir amaç olması gerekirken bizler için bir haz aracı haline mi geldi? Batı kültürünün şatafatlı sofralarına meyleden Müslümanlar mutfaklarında İslam ölçüsünü göz ardı ederek beslenme kültüründe nasıl bir tahribata neden oluyor? Kur’ân-ı Kerîm ve Hz. Peygamber’in (s.a.v.) Sünnet-i Seniyesi’nin belirlediği ölçünün dışına çıkan her lokma nefsimizi nasıl bir esarete mahkum ediyor? Müslümanlar alışveriş sepetlerini helal mi haram mı olduğuna aldırış etmeyerek sun’î ihtiyaçlarıyla doldururken sağlığını ve neslini koruyabileceğini düşünüyor mu? Resulullah’ın (s.a.v.) “Muhakkak ki bir kişilik yemek iki kişiye yeter, iki kişilik yemek de üç ve dört kişiye yeter. Dört kişilik yemek de beş-altı kişiye yeter.” hadîs-i şerîfindeki rızkın bereketine günümüz Müslümanları neden ulaşamıyor? İnsanın sınır bilmeyen zevkleri tabiattan kopuşuna neden olurken onu nasıl bi zehrin içine sürüklüyor? Günümüz insanları sözde bolluk içinde geçirdikleri yaşamlarında gerçek tokluğa erişebiliyor mu? Beslenme alışkanlıklarımızın bir gün bizleri getirdiği hastalık durumunda günümüz ilaç endüstrisine güvenebilir miyiz? Bize sunulan bu ilaçlar bizi güçlendiriyor mu, yoksa savunmasızlaştırıyor mu? Yusuf Has Hacib’in, “az adlı ilaçtan yiyin” sözüyle özellikle altını çizdiği “az” yemek, günümüz insanlarının korkusuyken aslında bir şifa (aracı) mı? Kemâl Özer, Müslüman’ın Diyeti kitabında tüm bu sorulara cevap verirken Müslümanların ve dahi gayrimüslimlerin sıhhatlerini koruyarak hayatlarını nasıl idâme ettireceklerini detaylıca açıklıyor. Açlık ve tokluk duygularının zamanla psikolojimiz ve birçok dış etken tarafından belirlendiğini vurgularken Müslümanların beslenme alışkanlıklarını Kur’ân-ı Kerîm ve hadîs-i şerîfler ışığında düzenlemesi için eşsiz bir eser ortaya koyuyor. Bizlere İslam’ın mutfağında israf ve şatafattan uzak, ‘’tayyib’’ ve ‘’tahir’’ gıdaları içeren ve kaynağını tabiattan alan bir beslenme biçiminin mümkün olduğunu gösteriyor.
212.80 ₺ -
İyi Gıda Kötü Gıda
Nefsinin, neslinin, ailesinin ve sevdiklerinin sıhhatini düşünen hemen herkesin derdi aynı: Tamam! Hepimiz gıdanın iyisini, temizini istiyoruz! Peki, iyiyi nasıl anlayacağız, kötüyü nasıl ayırt edeceğiz? Dahası iyi veya faydalı gıda ne demek, hangi kıstaslar gıdayı iyi/faydalı yapar? İyi gıdayı nereden bulacağız? Kemâl Özer tam da bu sorulara cevap veriyor. Gıda meselesini yalnızca kalori ve vitamin hesabıyla değil; iman, ahlâk ve medeniyet perspektifiyle ele alıyor. Modern endüstriyel üretimi sorguluyor; tohumdan sofraya uzanan süreçte gıdanın nerede nasıl kirletildiğini ve nasıl aldatıldığımızı gösteriyor. Hazcılıktan uzak bir mutfakta olması gereken temel gıdaların iyisini ve kötüsünü anlatıyor. Bunu yaparken öncelikli rehberi, bizi açık açık ikaz eden Kur’ân-ı Kerîm âyetleri ve Rasülullah’ın Sünnet-i Seniyyesi; sonra da gıdaların fıtratıyla oynanmadan yapılan geleneksel ziraatın o kadim güzelliği ve yıllardır edindiği engin tecrübe... İşte ekmekten ete, sütten kefire, tereyağından margarine, meyve-sebzelerden buğdaya, tavuktan mayaya ve tuzdan baharatlara uzanan tertemiz bir yolculuk. İşte Türkiye’nin ilk İyi Gıda-Kötü Gıda Kılavuzu!
244.30 ₺ -
Görevimiz Ne
Atlas, babasını kaybettikten sonra içine kapanmıştır. Onu böyle görmeye dayanamayan ablası, arkadaşının yardımıyla onun için bir oyun geliştirir: Görevimiz Ne? Bu oyun, tıpkı Atlas’ın oynamayı çok sevdiği oyunlar gibidir ancak farkı, Atlas’a, onu hayata karıştıracak görevler vermesidir. Oyunda ilerlemek isteyen Atlas, mecburen de olsa odasını toplar, ev işlerine yardım eder ve günlük yazmaya başlar. Atlas, bir yandan da okula devam eder. Okuldaki arkadaşlarını sevse de zorba çocuk Burak, zaman zaman Atlas’ın sabrını zorlar. Bir gün yine tartışırlar ve öğretmenleri, ikisini aynı projede görevlendirir. Atlas ve Burak, tıpkı eski günlerdeki gibi bir mahalle sineması kurulması çalışmasına katılacaklardır. Her şey yolunda giderken ve artık Atlas ve Burak iyi anlaşmaya başlamış gibi görünürken, aslında Burak’ın farklı planları vardır. Notre Dame de Sion Edebiyat Ödülü’nü kazanan Caner Almaz’ın yeni gençlik romanı Görevimiz Ne, okurlarına komşuluk, dostluk ve sevgi dolu sıcak bir mahalle vadediyor.
195.00 ₺ -
Manipülasyonun Tuzaklarından Kendini Kurtar
Kendinizi sık sık suçlu, yorgun veya kendi hayatınızın başrolü değil de figüranı gibi mi hissediyorsunuz? İlişkilerde maruz kalınan manipülasyon, çoğu zaman karda yürüyüp izini belli etmeyen sinsi bir süreçtir. Klinik Psikolog İrem Oturaklıoğlu Kaya, hayatın her alanına sızmış olan görünmeyen ipleri ve zihinsel tuzakları deşifre ediyor. Gaslighting’den love bombing’e, duygusal şantajdan sessizlik cezasına kadar manipülatif taktikleri fark etmenizi sağlarken, zihniniz bahaneler üretse bile bedeninizin fısıldadığı o hayati uyarıları nasıl okuyacağınızı gösteriyor. Yazar, yalnızca “Toksik kişilerden uzak dur,” diyen bir tarafta durmuyor, “Yalnız kalmadan da kendini koruyabilirsin,” diyen sağlam bir yol öneriyor. Gri Kaya tekniği, duygusal ilk yardım çantası ve sınır çizme egzersizleriyle donanmış bu yolculukta, çocukluktan gelen yaralı tepkilerden sıyrılıp “yetişkin benliğinizle” karar vermeyi keşfedeceksiniz. “Karanlıkta kaybolduğun yeri fark edersen, aydınlıkta kendini yeniden bulabilirsin.”
262.50 ₺ -
Kedi Koruyucusunun Bir Günü
Ben bir KEDİ KORUYUCUSUYUM. Kedileri korurum... Ama onlar beni genellikle fark etmez. Mesela MİYUV... Kendisi çok meraklı ve biraz da başına buyruk bir kedidir. Tehlikeleri oyun sanır. Bir de karnı acıkırsa maceradan maceraya atlamakta üstüne yoktur! Ben de bir gölge gibi arkasından dolaşıp onu kolluyorum. İŞTE YİNE MİYUV'UN KARNI ACIKTI! BAKALIM BU SEFER BAŞINA NELER GELECEK?
81.25 ₺ -
Neredesin Peyami?
Peyami’nin merakı düşürür onu Ayasofya’daki gizemli bir izin peşine. Bu iz sıradan bir iz değil, diye söylenir dilden dile.Aitmiş leylek tarihinin en sakar işçilerinden birine…Hem de Peyami’nin büyük büyük büyük büyük dedesine!Derken tuhaf bir söz dolaşır şehirde, kulaktan kulağa ilginç bir şekilde:“Peyami gidiyor Ay’a!” Leylekler kanatlanır telaşla, durdurmalı Peyami’yi hızlıca. Ama bir dakika… Nereden çıktı uçmak Ay’a? Peyami gidiyordu Ayasofya’ya?Ayasofya’ya giden bir yol nasıl olur da çıkar böyle bir çıkmaza?Ayasofya’nın sırlarıyla dolu bu hikâye, kültürel mirasımızı eğlenceli bir dille anlatıyor minik okurlara.
81.25 ₺ -
Dünyayı Okuyan Çocuk
Türkiye’de milyonlarca çocuğa kitap okumayı sevdiren Mert Arık’tan yine ŞAHANE bir macera!“Okumak anlamaktır.” Peki sadece kitaplar mı okunur? Bir bulutu okuyabilir miyiz? Rüzgârın fısıldadığı hikâyeleri dinleyebilir miyiz? Yağmurun söylediği şarkıları duyabilir miyiz? Atlas buna inanıyor. Bu yüzden kapıların gıcırtısına kulak veriyor, zıp zıp zıplayan futbol toplarını dinliyor, çuf çuf giden trenlerin anlattığı hikâyeleri merak ediyor. Çünkü Atlas’a göre dünya macera dolu kocaman bir kitaptır. Eğer sen de dünyayı okumak istiyorsan, haydi şimdi sayfayı çevir!
91.00 ₺ -
Zıpırtepede Büyük Kaçış
Zıpırtepe Mahallesi’nin çocukları için en büyük eğlence, mahalledeki gıcır gıcır kaleleri olan sahada futbol ve voleybol oynamaktır. Ancak bu saha, kızlar ve erkekler arasında bitmek bilmeyen bir çekişmeye neden olur. Mahallenin emektarı Feridun amca, sonunda bu duruma el koyar ve büyük bir şart koşar. Çocuklar, sahayı kimin hak ettiğini kanıtlamak için daha önce hiç görmedikleri bir yarışa katılmak zorundadırlar. Kendilerini Yağız’ın hazırladığı gizemli bir bilgisayar oyununun içinde bulurlar. Bu sıradan bir oyun değil; zihinleriyle yönettikleri, rüzgârı bile yüzlerinde hissettikleri bir dünyadır! Ancak bir elektrik kesintisiyle işler karışır ve oyunun kuralları aniden değişiverir. Devasa oyuncaklar ve aşılması zor engellerle dolu bu dijital dünyada hapsolurlar. Acaba iki takım da rekabeti bir kenara bırakıp iş birliği yaparak bu tehlikeli oyundan çıkmayı başarabilecekler mi?
97.50 ₺ -
Üzüntümle Ne Yapsam
Yaprak için o sabah diğerlerinden farklıydı. Üzerinde bir türlü anlam veremediği bir his vardı: Üzüntü. Peki, bu davetsiz misafirden nasıl kurtulmalıydı? Onu bir balona üfleyip gökyüzüne mi bırakmalı yoksa kâğıttan bir gemiye bindirip uzaklara mı yollamalıydı? Okulda, bahçede ve arkadaşlarıyla oyun oyarken hep aynı soruyu sordu: "Ne yapsam? Ne yapsam da üzüntümden kurtulsam?" Yaprak, üzüntünün kaçınılması gereken bir his değil, bazen sadece eşlik edilmesi gereken bir yol arkadaşı olduğunu fark edebilecek mi? Oyunun iyileştirici gücüne dair sıcacık bir anlatı...
162.50 ₺ -
Konuşan Ağaçlar Parkı
Elinden düşürmediği bitki atlası ve bitmek bilmez merakıyla Çınar, en sevdiği meyvelerin izini sürüyor. Bu küçük kâşifin hayaliyse, arkadaşlarıyla birlikte ağaçların özgürce nefes aldığı ve çocuklarla konuştuğu devasa bir park kurmak. Ancak şehri betonla doldurmak isteyenlere karşı doğayı korumak hiç kolay değil. Bal kabağının şifasından narın enerjisine uzanan bu serüvende; ağaçların gizli dünyasına adım atacak, doğanın gizli fısıltılarını keşfedeceksin. SEN YETER Kİ DUYMAK İSTE; BURADA HER AĞACIN ANLATACAK BİR HİKÂYESİ VAR!
188.50 ₺ -
Aile İlmihali Ciltli
Günümüzün en saygın İslam âlimlerinden Prof. Dr. Hayreddin Karaman’dan her evin kütüphanesinde bulunması gereken bir başvuru kaynağı: Aile İlmihali Hayreddin Karaman; aile ve kadın denince akla gelen her türlü sorunun cevabını, evlilik, aile hayatı, çocuk bakımı ve terbiyesi, kadına ait haller, gündelik hayatın düzenlenmesine dair detayları temel kaynaklara referanslarla okura aktarıyor. Hz. Peygamber’in (sav) ev ve aile hayatının model alındığı eser, insanın yaradılış kanunlarına uygun bir hayat kurmasıyla yakalayacağı saadetin ipuçlarını sunuyor. “İslam’da ailenin ne olduğunu sağlam delillerle ve ilmî araştırmalarla ortaya koymaya çalıştık. Bu kitap dünyaya örnek bir aile modeli sunulmasında mütevazı bir hizmet görürse ne mutlu bize!” Prof. Dr. Hayreddin Karaman
350.00 ₺ -
Beni Ödülle Cezalandırma
Çocuk Eğitiminde Doğru Bildiğimiz Yanlışlar! Acaba ödülle ilgili tüm bildiklerimiz yanlış mı? • Ödül, neden motivasyonu düşürür? • Ödülle değerler neden öğretilemez? • Ödül, yaratıcılığı neden olumsuz etkiler? • Ödül, yapay sevginin bir göstergesi midir? • Ödülle büyüyen çocukları ne tür tehlikeler bekler? • Mutlu ve başarılı bir çocuk gerçekte nasıl yetiştirilir? Bunun gibi merak edilen birçok sorunun yanıtını eğitim bilimci Dr. Özgür Bolat, son 70 yılda yapılan bilimsel araştırma ve gerçek vakalarla net bir şekilde ortaya koyuyor. Dr. Özgür Bolat, sadece ödülün görünmeyen gizli zararlarını anlatmıyor; bizlere bir model, pratik çözümler ve uygulamalar öneriyor. Kılavuz niteliğindeki bu kitabı okuduğunuzda mutlu, özgüvenli, sorumluluk sahibi ve başarılı bir çocuk yetiştirmek için önemli bir adım atmış olacak, çocuğunuzla ilişkinizde anlamlı değişiklikler yaşayacaksınız.
280.00 ₺ -
Mutlu Evliliğin Sırları
Emniyet, yeri geldiğinde soru sormadan gözlerden cevabı almaktır. Oysa günümüzde eşler birbirlerinin telefonlarına bakmaktan gözlerine bakamaz duruma geldi. Bu asırda yolun Hatice'lerle kesişsin istiyorsan araman değil, olman gerekir. Sadık olanın yolu, sadıklarla kesişir. Doğru eşi arayanın önce doğru eş olması gerekir. İnsanlığın mayası ümmet, ümmetin mayası ise ailedir. Aile bozulursa ümmet, ümmet bozulursa insanlık bozulur. Öyleyse insanlığı düzeltmek isteyen kişi buna evvela aileden başlamalıdır. Kitapları ve videolarıyla milyonlara ulaşan Mehmet Yıldız, Mutlu Evliliğin Sırları kitabında, akıcı üslubu ve etkili örnekleriyle İslam'a uygun bir aile modelinin ipuçlarını vermeye çalışıyor.
280.00 ₺ -
Türkün Dönüşü
1923 yılı Türkiye için oldukça hareketli bir yıldı. Kurtuluş Savaşı bitmiş, taraflar artık Lozan'da barış görüşmeleri yapıyorlardı. Yerli basın gelişmeleri günbegün Türk halkına duyuruyordu. Peki ya dış basın? Onlar Türkiye'yle ilgili gelişmeleri nasıl sunuyordu? İşte elinizdeki eser bu mühim soruya cevap veriyor. Türk'ün Dönüşü: Batı Basınında Lozan, Yeni Türkiye ve Cumhuriyet, Kurtuluş Savaşı'ndan sonra anlaşma için masaya oturan Türk devletinin kaderinin nasıl şekillendiğini, Lozan'daki dişe diş mücadeleyi ve en nihayetinde Cumhuriyet'in nasıl kurulduğunu Batı basınının gözünden anlatıyor. Kitapta yer alan haberleri okurken Batılıların zihnindeki Türk imajını daha yakından kavrayacaksınız. Bazı manşetler ve demeçler karşısında ise şaşkınlığınızı gizleyemeyeceksiniz. Venizelos: "Lozan Helen Zaferidir!" L’Eclair: "Türkiye'nin Feragat Sözleşmesi" ABD Basını: "Lozan ABD Çıkarlarına Aykırı" Pravda: "Sovyetler Cumhuriyetten Memnun" Illustrated London News: "Sevr’de Ölen Hilafet Şimdi Canlandı" İsmet Paşa: "Halifeliğin Kaldırılması Mevzubahis Değil"
315.00 ₺ -
Muhabbet Ateşi
Gönüller Sultanı Hazreti Mevlânâ, “aşk”ı, yine aşkla anlatıyor. “Aşkın kaynağı ilâhî sevgi olduğuna göre, onu şerh edecek ancak aşkın kendisidir,” diyor. Aşk ateşi, öyle şiddetli bir ateştir ki cehennem ateşini bile söndürebilir. Büyük İslâm mutasavvıflarından İsmâil Hâkkı Bursevî Hazretleri’nin, Rûhü’l-Mesnevî isimli kitabının birinci cildinde nakledildiğine göre, ateş diyor ki: Yâ Rabbi! Eğer sana itâat etmeseydim, benden daha şiddetli bir nesne ile azap eder miydin? Allah buyurdu ki: Büyük ateşimi senin üzerine musallat ederdim. Nâr (ateş) dedi ki: Benden daha büyük ateş var mı? Yüce Allah, o zaman şöyle buyurdu: Evet, var. Bu, velîlerimin kalplerine yerleştirdiğim muhabbet ateşidir. Kültür tarihimize dair çalışmalarıyla tanınan Dursun Gürlek’in Muhabbet Ateşi adını verdiği bu çalışmasında Mihrî Hatun’dan Evliya Çelebi’ye, Mehmed Âkif Ersoy’dan Tâhirü’l-Mevlevî’ye, Üsküdarlı Hafız Ali Efendi’den Münevver Ayaşlı’ya birçok Osmanlı bakıyyesi şahsiyetten ilme, kültüre, kitaplara ve muhabbete dair birçok yazı bulunuyor. Muhabbet meclisinizde, muhabbet ateşi eksik olmasın!...
262.50 ₺ -
Osmanlı Filistinine Veda
İnsan hakları örgütü El-Hak’ın kurucusu, “Orwell Prize for Books” (2008) ile “Moore Prize” (2020) ödüllerinin sahibi, Filistinli avukat ve yazar Raja Shehadeh’ten muhteşem bir Filistin tarihi… Yazar Raja Shehadeh, aile tarihini araştırırken Osmanlı döneminde Filistin’de yaşamış büyük büyük amcası Necib Nassar’ı keşfeder. Hristiyan tebaadan bir entelektüel olan Necib Nassar reformlara sıcak baksa da Osmanlı’nın Orta Doğu’yu zaman içinde kaybetmesinden endişelidir. Bu gerekçeyle Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’na girmesine muhalefet ettiğinde ise hayatını altüst edecek bir gelişme yaşanır. Cemal Paşa’nın talimatıyla hakkında idam kararı çıkar. Devlet görevlileri üç yıl boyunca Necib’i ararken o da Filistin topraklarında gizlenir. Bu kaçış sürecinde köyler, bedevi çadırları ve dağlar onun yeni yuvası olur. Raja Shehadeh, bu aile tarihi anlatısında büyük büyük amcası Necib Nassar’ın kaçış yolculuğunu tekrarlıyor. Yolculuk sırasında amcasının uğradığı, konakladığı o hayat dolu yerlerin nasıl birer harabe hâline geldiğini gözlemliyor. Filistin’in bugün berbat bir hapishaneye dönüştüğünü, Necib amcası gibi özgürce dolaşmanın ise artık imkânsız olduğunu acı tecrübelerle keşfediyor. Zamandaki Kırılma: Osmanlı Filistin’ine Veda, siyonizmin bölgedeki ekolojik yapıyı, doğal kaynakları, huzuru, toplumsal hafızayı nasıl geri dönülmez biçimde mahvettiğini gözler önüne seren çarpıcı bir yolculuk öyküsü. Ancak her türlü kedere ve baskıya rağmen bir gün Filistin’in özgür olacağına inanan yazar, Necib amcasından miras kalan mücadeleci ruhu okuyucularına vermeyi başarıyor.
210.00 ₺ -
En Güzel Kıssa
“Kur’an insanın Rabbiyle, alemle ve diğer insanlarla ilişkilerinden bahseden bir kitaptır.” Elmalılı Hamdi Yazır “Kur'an, verdiği peygamber örnekleriyle muhatabının şahsiyetini inşa ederken insanın yaşadığı hayati problemlere de çözümler sunar. Kıssalarda anlatılan olayları masal dinler gibi dinlemeyip hayatımızın içine almayı başarabilirsek kişiliğimizin yeniden imar olduğuna şahit oluruz…” diyor Fatma Bayram ve bu düşünceyle uzun yıllar boyunca yaptığı kıssa derslerinde, “Bu kıssa bana ne söylüyor?” sorusunun cevabını arıyor. Hz. Adem’den, hatalarımızı telafi etme yollarını; Hz. Nuh’tan, bizi birbirimize bağlayan asıl bağın inanç olduğunu ve bir insanın alaylara aldırmaksızın bıkmadan, usanmadan yoluna nasıl devam edebileceğini; Hz. İbrahim’den, bir insanın tevhid arayışını ve imanından aldığı cesaretle imansız bir kavme nasıl karşı koyulacağını; Hz. Lut’tan, kötülük ne kadar yaygın olursa olsun direnç göstererek karşı koymak gerektiğini; Hz. Musa’dan, korkularımıza rağmen sebatla yolumuza devam etme yollarını; Hz. Meryem’den görünenin aldatıcı olabileceğini; Hz. Yusuf’tan bir gencin nefsinin ve çevresinin baskısına rağmen ahlakını muhafaza etmesinin yollarını öğreniriz. En Güzel Kıssa, benzersiz ve katman katman zengin içeriğiyle Hz. Yusuf’un kuyudan saraya yükselişinin öyküsüdür.
245.00 ₺ -
Fatihin Entellektüel Portresi
Fatih Sultan Mehmed, 1453 yılında İstanbul’u fethettiğinde kurmak istediği dünya imparatorluğunun başkentini aynı zamanda bir kültür merkezi haline getirmeyi amaçlıyordu. Çok genç yaşta Doğu ve Batı kültürüne hâkim olan Fatih, bir yandan İslâm bir yandan da eski Yunan ve Roma’nın kültür mirasıyla yakından ilgileniyordu. Her gün Büyük İskender’in hayatını dinleyen, dönemin ulemasının dinî konularda yaptığı sohbetlere katılan, kütüphanesi için İlyada Destanı’nın bir nüshasını hazırlatan, “din ve felsefe münasebetleri” konusundaki önemli iki âliminden birer eser yazmalarını isteyen aynı Fatih’tir. Topkapı Sarayı’nda kurduğu kütüphanede İslâm dininin ve kültürünün en önemli kaynakları yanında Grekçe, Latince, Ermenice, Süryanice, İtalyanca ve İbranice yazılmış yazma eserler de mevcuttu. Prof. Dr. İsmail E. Erünsal, Fatih’in Entelektüel Portresi’nde hiçbir Osmanlı padişahı ile kıyaslanamayacak bu büyük hükümdara, ilgilerini, meraklarını ve kütüphanelerini merkeze alarak yakından bakmayı deniyor.
147.00 ₺ -
Yirmi İki Mürekkep Damlası
Elinizdeki kitap, Osmanlı kültür tarihine araştırmaları ve keşifleriyle damga vuran Prof. Dr. İsmail E. Erünsal ile yine kültür tarihi alanında yazı ve röportajlarıyla tanınan gazeteci-yazar Halil Solak’ın yaptığı uzun soluklu bir söyleşiden oluşuyor. Prof. Erünsal’ın İstanbul Üniversitesi’nden İngiltere’ye uzanan eğitim yılları, üniversite hocalığı, akademik dünyanın problemleriyle açılan kitap, imparatorluk coğrafyasında kitap ticaretinin ve kütüphanelerin gelişimi, padişahların kitaplarla ilişkisi, Osmanlılarda kadınların okuduğu kitaplar, sıbyan mektepleri, sosyal ve kültür tarihi kaynağı olarak kadı sicillerinin kullanımı, dünden bugüne sahaflığın seyri, kütüphanelerin ve arşivlerin güncel durumuna dair değerlendirmeleriyle sürüyor. Kuruluş yıllarından itibaren TDV İslâm Ansiklopedisi ve İSAM Kütüphanesi çalışmalarının her aşamasında bulunan Prof. Erünsal, yönetici kimliğiyle değerli tecrübelerini de bizimle paylaşıyor. Prof. Dr. İsmail E. Erünsal ile Yirmi İki Mürekkep Damlası sizi kitapların büyülü dünyasında ilham verici bir sohbete davet ediyor.
525.00 ₺ -
Tarihi Değiştiren Günler
Tarihi Değiştirenler Serisi tüm hızıyla devam ediyor… Serinin bu kitabı tarihte dönüm noktası olan günlere odaklanıyor… “O sırada Türkiye’de ne oluyordu?” bölümüyle de okurlara karşılaştırmalı tarih okuması imkânı sağlıyor… Süveyş Krizi, Vietnam Sendromu, Neil Armstrong, Baas Partisi, Keşmir Sorunu, Kore Savaşı, Uzun Yürüyüş, Bağımsızlık Bildirgesi, Büyük Bunalım, New Deal, İran İslam Devrimi, Amerikan İç Savaşı, Cemal Abdül Nasır, 11 Eylül Saldırıları, Mahatma Ghandi, Başkan Kennedy, Kıbrıs Barış Harekâtı, Mehmet Ali Ağca, İnebahtı, Çernobil, Petrol Krizi, Normandiya Çıkarması, Saddam Hüseyin, Pearl Harbor Baskını, El Kaide, Everest, Apartheid, Gagarin, Perestroika, Başkan Mao, Konstantinopol, Waterloo, Küba Füze Krizi, Savaşların Anası, Afganistan'ın İşgali, Berlin Duvarı, Haçlı Seferi, Sivil İtaatsizlik, Tiananmen Olayları, Macar Ayaklanması, Prag Baharı, Nelson Mandela, Enosis, Politbüro, Klonlama, İnternet, Viyana Kuşatması, Filistin-İsrail Barışı, Napolyon, Soğuk Savaş, JFK, Albaylar Cuntası, Martin Luther King, Ekim Devrimi ve daha onlarcası... BU İSİMLER VE KAVRAMLAR HAYATIMIZA NASIL GİRDİ DERSİNİZ?
280.00 ₺