-
41 Öğretmen - Eğitim Dünyamızı Aydınlatanlar
EĞİTİM Aklı kullanma sanatı, Kimlik ve kişilik inşa etmede öze yönelme, özü görme, Yeni keşiflere yol alış, Fırtınalı zamanlarda pusula, Sevgiyle başlayıp sabırla devam ederek insan ve toplumu erdemli hale getirme yolculuğu.. OKUL Toplumun gelişim, değişim ve dönüşüm lokomotifi, Kültürel mirasının kuşaktan kuşağa aktarıldığı canlı organizma. Bireyciliği değil çoğulculuğu hedefleyen sinerji alanları, Kemale yürüme erdeme ulaşmada irfan yuvası... ÖĞRETMEN Gençliğin geleceği geleceğin gençliğini inşa ve ihya etmede özne, Uyutmadan uyuşturmadan, unutturmadan, Ahlakın gücünü gücün ahlakından üstün bilip Zihinleri bilgi ve hikmetle buluşturan sesini değil sözünü yücelten cevheri mücevhere dönüştüren gönül insanı...
162.50 ₺ -
Hayatım İbret Aynası
Yolu kitaplardan geçen herkesin hayatında insanı derinden etkileyen eserler vardır. Kendimizi içinde bulduğumuz, bazen kahramanlarıyla yer değiştirdiğimiz eserler... Adeta kitapta anlatılan kişi bizizdir ve o hikâye bizim hikâyemizdir. O yüzden hikâyeye ve kahramanların kaderine ortak olur, onlarla birlikte acı çeker yahut seviniriz; onlarla ağlar, onlarla güleriz. Bu tür eserler arasında hatıratlar başta gelir. Çünkü biliriz ki, elimizdeki metin kurmaca değildir, bizim gibi etten kemikten bir insanın yaşanmış tecrübesi ve gerçek hayat hikâyesidir. İlim ve irfan çevrelerinin eserleri ve sohbetleriyle yakından tanıdığı Ahmet Muhtar Büyükçınar Hocaefendi'nin "Hayatım İbret Aynası" adını taşıyan hatıratı da bu kabil eserlerden biri. Eserde günümüz şartlarına göre imkânsız görünen birçok yaşanmış olay, bir macera romanı üslubunda ve tadında sunuluyor. Bu uzun ve renkli hayat hikâyesini ele alan her yaş ve meslekteki okuyucu, kendisini eserdeki hâl ve durumla karşı karşıya hissedecek ve bu tecrübelerden faydalanacak bir yön bulacaktır. Hatıratın dikkat çeken bir tarafı, hadiselerin anlatımındaki şaşırtıcı berraklık ve teferruat zenginliğidir. Eser, ibretli bir hayat hikâyesi olmanın ötesinde, dönemin kültür ve din politikalarını yansıtması bakımından da tarihi bir tanıklık değeri taşıyor.
487.50 ₺ -
İnanmış Bir Adam Kırk Derste Mehmet Akif
Milletimizin ortak değeri. Hakikati ve Hakk'ın hatırını her türlü çıkarın üzerinde tutabilen bir fikir adamı. Vatanı ve milleti için kendi çıkarını ve rahatını hiç düşünmeden feda edebilen bir vatansever. İnandığı gibi yaşayan, duruşu ve bakışı net olan bir adam! İnandığı gibi yaşamanın bedelini hayatı boyunca ödemiş bir dava adamı. Millî ve manevi değerlerin, tarih ve millet bilincinin en güçlü biçimde dillendirildiği Safahat'ın şairi. Din, vatan, millet ve bağımsızlık yolunda verdiği mücadele, çektiği çileler ve uğradığı haksızlıklar, yaşadığımız sorunlara ilişkin tespitleri, tenkitleri ve teklifleri ile Akif aradan yaklaşık yüz yıl geçmesine rağmen hâlâ sesine kulak verilmesi gereken güçlü bir şahsiyet... Günümüzde Türkiye'nin ve İslam coğrafyasının içinde bulunduğu sorunlar, Akif'i tüm yönleriyle bir kez daha okuyup anlamamızı zorunlu kılıyor. Bu kitap, kırk derste Akif'i anlatıyor. Millî Mücadele'nin manevi öncüsü, İstiklâl şairi, fikir adamı, eğitimci, sporcu ve sanatçı kişiliğiyle örnek bir insan olan Akif'i tüm yönleriyle genç neslimize tanıtmayı amaçlıyor.
162.50 ₺ -
Hizmete Adanmış Bir Ömür Hacı Osman Erilli
Gönül eri, Hak hizmetkârı Hacı Osman ERİLLİ’nin 99 yıllık ömrü, aynı zamanda hak yolunda bir hayatın nasıl anlamlı yaşanacağının da cevabıdır. 1923 Ağustos’unda Giresun’un Alucra İlçesi Parak (Babapınar) mahallesinde başlayan O’nun hayatının biyografisi, bir asır boyunca bu memleketin kendi olma mücadelesinin çarpıcı özetidir de. O’nun hayatı, doğrunun ölçütü olarak gördükleri Batı medeniyetine bakmaktan boynu tutulan, gözleri kamaşmış ve gönülleri kararmış sinelere ışık salmanın fedakârca mücadelesidir. O’nun hayatı, kökünden kopmuş köksüzlerin kestiği ulu çınarın köklerinden yeniden filizler çıkarmanın nazik ve bir o kadar da erdemli olduğu yiğitlik timsalidir. O’nun hayatı, netameli ve yasaklı zamanlardan başlayarak son nefesine kadar devam eden, “emrolunduğun gibi dosdoğru ol” Hak düsturunun müşahhas halidir. O’nun hayatı, Allah rızası için çabalamaktan kaynaklı olarak iyiliğin ruhta meleke haline gelmiş saygıdeğer misalidir. Hacı Osman ERİLLİ, Hak rızasının heyecanıyla ibadetlerine sarılırken, aynı amaçla siyasetin ve eğitimin gücünü de görmüş bir Anadolu arifidir. Soyunda olan Ahmet Yesevi erenleri gibi tevazu timsali, yücel gönüllü ve hizmet eridir. O, sadece adının verildiği Alucra Hacı Osman Erili Anadolu İmam-Hatip Lisesi’nin banisi değil, daha nice salih amellerin ve en önemlisi nice gönüllerin banisidir. Hacı Osman ERİLLİ, her daim kâmil insan yetiştiren bu bereketli topraklarda, ektiği tohumların meyveye durduğunu gören Hak yolunun yolcusu olabilmiş dava adamıdır. Hacı Osman ERİLLİ’nin biyografisini yakınlarının, talebelerinin, sevenlerinin ve dostlarının dilinden ele alan bu kitap, doğru izden yürüyerek iz bırakmak isteyenlere, hakkı hâkim kılmak isteyen dava insanlarına tevazu ve samimiyetin gücüyle neler başarılabildiğini ortaya koyan bir el rehberi olacaktır.Ruhu şâd oldun. Doç. Dr. Arif Olgun KÖZLEME
130.00 ₺ -
Matarama Kan Doldu - Çanakkale Destanı
ŞEHİT KANLARIYLA YAZILAN MUHTEŞEM DESTAN Şehit kanlarıyla yazılan muhteşem destan Çanakkale. Gönüllere zafere muştu sunan kahramanlar mahşeri… Çanakkale Zaferi, cenneti canlarıyla satın alan yiğitlerin eseri. Her şeyden vazgeçen kahramanlar sayesinde kazanıldı. Birkaç dakika sonra Allah’ın huzuruna çıkacağı umuduyla abdest alıp Kur’an okuyarak huzura kavuşmaya hazırlanan Mehmetlerin destanı… Ana kuzuları ciğerparesi yavrularını göremeden, eşine doyamadan, ana babasına sarılamadan ötelere kanatlandı Gelibolu’da. Çanakkale’nin neden geçilemedi, Çanakkale’de zafer kazandıran ruh ne idi? Hayatı küçümseyip ölümü şehitlik ve rütbe gibi görenler, düşmanın topu, tüfeği, bombası, makineli tüfeği karşısında geri çekilmedi. Gündüz kaybettiği mevzileri, geceleyin süngü hücumuyla geri aldılar. Allah’ın yardımıyla dünyadaki en güçlü orduları Çanakkale’de Mehmetçiğin cesareti karşısında hezimete uğradı. “Asım’ın nesli diyordum ya nesilmiş gerçek! İşte çiğnetmedi namusunu çiğnetmeyecek!” Mehmet Akif
169.00 ₺ -
Eğitimde Hz Muhammed (Sav) Modeli Suffe Okulu Bize Verdiği İlhamlar
GÖNÜLLERE TAHT KURAN VE HİÇ ŞİKÂYET ETMEYEN ÖĞRETMEN Suffe Okul kurucusu Hz. Muhammed (sav) bir kıta dolusu insanı kısa sürede eğitti; cahil insanları bilgeleştirdi, yanlıştan doğruya, çirkinden güzele, kötüden iyiye dönüştürdü. Medine’ye hicret edince ilk iş olarak cami ve okul açtı, ilim devrini başlattı. Hz. Muhammed (sav) şikâyet etmeyen bir öğretmendi, gönüllere girme sanatını biliyordu. Kur’an okuyarak zihinleri, Allah’ı sevdirerek gönülleri aydınlattı. Öğrencilerine önem verdi, kitle eğitiminin yanı sıra bire bir eğitim yaptı, yetenek keşfetti ve geliştirdi. Dünya ve ahirette mutlu olma sanatını öğretti; 23 senede yepyeni bir toplum inşa etti, en çok sevilen ve en başarılı öğretmen oldu. Öğretmen olarak gönderildim, buyuran Hz. Muhammed (sav); kitapla geldi, okuma yazma seferberliği başlattı; asırlarca takip edilecek bir yol açtı.
169.00 ₺ -
Gönüller Sultanı Hz Muhammedin (sav) Hayatı
GÖNÜLLER FATİHİ HZ. MUHAMMED’İN (SAV) YAPTIĞI İNKILAP Ömrünü eğitime adamış biri olarak Gönüller Sultanı’nın (sav) hayatını incelerken öğretmenliğine hayran kaldım. 23 senede gerçekleştirdiği inkılap göz kamaştırıcı. Öğretmenlerin en etkilisi, en başarılısı, en çok sevileni. Vahşi, cahil, kaba, zalim, puta tapan, ahlak nedir bilmeyen bir topluma öğretmen oldu. O akılları aydınlattı, nefisleri terbiye etti, kalplerin sevgilisiydi. Tanıyan herkes onu canından çok sevdi. Gönülleri fethetti. Kaynaklarda en çok ve en sık karşılaştığım ifade şu oldu: “Anam, babam, canım sana feda olsun ya Rasulellah!” Herkes onu canından çok sevmiş, o gönüller fatihi. Toplumu kısa zamanda A’dan Z’ye kötüden iyiye, çirkinden güzele, yanlıştan doğruya değiştirdi. Tevhid davasını anlatmak ve sevdirmek için gösterdiği gayret her türlü takdirin üstünde. Gönülleri fethetme çabası benzersiz. Onun 23 senede yaptığı inkılabın dünyada benzeri yok. İnsanı Allah›ın misafiri, yeryüzünün en şerefli varlığı olarak tanıttı ve cennet müjdesi getirdi. Gönüller Sultanı (sav) örnek alınmalı ve takip edilmeli.
227.50 ₺ -
Başarıya Koşan Bilge Genç
BAŞARIYA KOŞAN BİLGE GENÇ MARİFET ZORU BAŞARMAK ERDEMLİ BİRİ OLMAK Problemli bir öğrenci olan Merhamet, ders dinlemiyor, dersleri sabote ediyor, sınıftaki çete ile öğretmenlerin anasından emdiğini burunlarından getiriyordu. Öğretmenler 8-D'ye giderken ayak sürüyorlardı. Merhamet disipline verilmiş, bir hafta uzaklaştırma cezası almıştı. Babası Nafi Bey, ne yapacağını şaşırmıştı. Bir öğretmen, tecrübeli bir eğitimciden yardım almasını tavsiye edince oğlunu yanına alarak tecrübeli yazarı evinde ziyaret etti, yetenek gelişimi, zekâyı geliştirme, hedef belirleme, verimli ve programlı çalışma, başarı ve erdemler üzerine sohbet ettiler, yazar bazı kitaplar tavsiye etti. Nafi Bey, Merhamet ve arkadaşlarına faydalı olması için yazarı okulda seminer vermeye davet etti. Seminercinin etkisiyle okulda sihirli bir dönüşüm süreci başladı. Yazardan aldıkları ilham ile okul müdürü, öğretmenler, veliler el ele ve kafa kafaya verip öğrencileri kazanma projesi başlattılar. Kendilerine değer verilen ve doğru bir yol haritası çizilen öğrenciler, LGS'de derece yapma sevdasına kapıldılar. Derslerde başarı arttıkça öğrencilerin davranışları düzeldi. Çete oluşturan öğrencilerin derece yapan kahramanlara dönüşmesinin hikâyesi... Başarı mutluluk verir. Ahlaklı, erdemli, yardımsever ve başarılı öğrenciler yetiştirme metotları... Kitap şu ana fikri işliyor: "Vazgeçebilecek çocuğumuz yok, onları kazanmalıyız.Yeteneksiz öğrenci yok, farklı yetenekleri keşfedip geliştirebilmeliyiz. Bir kişinin yaptığını, isterse ve bedelini ödemeye razı olursa başkası da yapabilir." Merhamet iyi bir örnek. Okulu bırakmayı düşünürken usta bir eğitimci ile sohbetten sonra karar verdi, erdemli ve başarılı bir öğrenci oldu, arkadaşlarının dönüşmesine yardımcı oldu.
162.50 ₺ -
Ayet ve Hadisler Işığında Ramazan Oruç ve Zekat
Ramazan ayında oruç tutmak, İslâmın beş şartından biridir. Peygamber(s.a.v.) Efendimiz, oruç tutanlar için birçok müjdeler vermiştir. Cenab-ı Hakk, bir Hadîs-i Kudsî'de: Oruç, benim içindir, onun mükâfatını da ben veririm. buyurmuştur. Bu bir aylık zaman dilimi, bizim için günahlardan sıyrılmanın başlangıç noktası olabilir. Çünkü Yüce Allah (c.c.), insan oğlunu oruçla bağışlamak is¬temektedir. İslâmın beş temel esasından biri olan zekât ise, hicretin ikinci yılında, oruçtan önce farz kılınmıştır. Mal ile yapılan bir ibadettir. Zekât, sosyal bir yardımlaşma sistemi olduğu için, kalbi cimrilikten, malı fakirin hakkından temizler, aynı zamanda kuvvetlinin, zayıfa karşı şefkat ve merhamet duygularını geliştirir. Zekâtın Ramazan ayında verilmesi de özellikle tavsiye buyrulmuştur. Bu kitapta, Ramazan ayında oruç ve zekât ibadeti, kısa ve öz olarak, sade bir dille anlatılmaktır.
65.00 ₺ -
Hadis İlimleri ve Hadis Tarihi
Elinizdeki bu eser Prof.Dr. Ali Osman Koçkuzu'nun 40 yıl önce kaleme aldığı ilk kitabıdır. Hadis İlimleri hakkında genel bilgi vermenin yanında, değişik seviyedeki okuyuculara da hitap etmektedir. Eserde dinimizi ve onun kültürel ve manevi değerlerini yeni öğrenmeye başlayacaklar için başlangıç bilgileri sunulurken, lisans düzeyinde ilahiyat tahsili yapan gençlerin kaynak ihtiyacını karşılayacak, ders kitabı hüviyetinde bilgiler de bulunmaktadır. Kitabın İslami ilimlerde yüksek lisans ve doktora yapan araştırmacılar için ilk yayınlandığı tarihten günümüze kadar ciddi bir ihtiyacı karşıladığı, bu alanda kaleme alınmış önemli bir eser olduğu muhakkaktır. 2020'de vefat eden Ali Osman Koçkuzu hocamıza Allah rahmet etsin, bir muhaddis olarak kendisini Efendimize komşu eylesin.
162.50 ₺ -
Tasavvuf Sosyolojisi - Sufinin Hayatı
Tasavvuf sosyolojisi, tasavvuf ilminin muhatabı olan sûfînin yaşadığı hâlin ya da yaşamsal eylemin hayata yansıyan yüzüdür. Bu sosyoloji, “Rabbimiz Allah’tır” deyip O’nun dilediği istikâmette kendisini terbiye edip yaşayanların hayatında görülen gerçeklerdir. Sûfînin yaşadığı hayata Hakk’ın dışında insan ve başka hiçbir gücün istek ve emirlerinin müdahalesi söz konusu değildir. Sûfînin Allah’ın ilmiyle şekillenen hayatından “dünya” ve “ahiret” ayrımı yoktur. O, Hak’tan aldığı marifet hakikati doğrultusunda sadece Rabbinin dileğince yaşamayı gaye edinir. Sûfî, Allah’ın kendisi için belirlediği hayat istikametini hangi zaman diliminde, hangi şartlarda ve hangi coğrafyada yaşarsa yaşasın aynı teslimiyet ve samimiyetle yerine getiren kişidir. O, içinde yaşadığı toplumun geçmişten gelen ve günlük yaşanan kültür, inanç, inanış ve yaşam biçiminden etkilenmez. Hangi toplumda yaşarsa yaşasın yalnızca Hakk’ın kendisinden dilediği hayatı yerine getirmek çabasındadır. Bu çalışmada gayemiz, tasavvuf ilminin hayat anlayışını ilahiyat ilimleri ve diğer ilimlerden ayıran vasıflarını ortaya koymanın ötesinde sadece Hakk’ın dilekleriyle yaşayan bu ilmin müntesipleri olan sûfîlerin yaşamış oldukları yalın, saf, mâsivâdan arınmış hayatlarını sûfî ilminin neşvünema bulduğu ilk dönemden itibaren yaşanan örnek hayatlarla okura sunmaktır. Onların yaşadığı hayatın örneklerini okura doğru bir şekilde aktarmaya çalıştık. Bu araştırmada şu hakikatin farkına vardık ki her dönemde sûfînin yaşadığı hayat, Allah’ın Kur’an da insanlardan yaşamalarını dilediği hayatın asli hâli ve Hz. Peygamber’in yalnızca Kur’anî olan hayatının yaşanmış gerçeğidir.
130.00 ₺ -
Sufi Kişilik ve Ahlak
Tasavvuf ilminin tarihi seyrine bakıldığında bu ilmin mensupları olan sûfîler, her dönem de her coğrafyada Allah’ın dilediği ve Hz. Peygamber’in yaşadığı Kur’ân hayatının gereğini yerine getirmek gayreti içerisinde olmuşlardır. Sûfîler, kimlik ve kişiliklerini Allah’ın ilmiyle hemhâl olmakla oluşturmuşlardır. Onların yaşam gayelerinin son merhalesi de Allah’a vuslattır. Onlar, vuslatı sadece ahiret hayatı için değil aslında dünya hayatında yaşamayı gaye edinen kişilerdir. Bu hakikati hayatlarında gerçekleştirmek için de seyr ü sülûk süreciyle kendilerini Allah’ın murat ettiği şekilde terbiye ederler. Onlar, bu terbiye sürecinde, Allah’ın dileklerini gerçekleştirmek için ağır bir mesuliyet yüklenirler. İşte bu çalışmamızda, sûfilerin Hakk’ın rızasını kazanmak gayesiyle kişiliklerini nasıl inşa ettiklerini, Allah’la hemhâl olmanın neticesinde nasıl bir ahlâka sahip olduklarını ele aldık. Sûfîlerin sahip oldukları ahlâkın, kazandıkları kişiliğin nasıl gerçekleştiğini ilâhî ilim, Hz. Peygamber’in Kur’ân ahlâkı ve muhakkik sûfilerin yaşadıkları ma‘rifetullah hakikati ışığında açıklamaya gayret ettik. Neticede bu çalışmanın amacı, tasavvufun kişilik, ahlâk ve psikolojisini açık, net ve anlaşılır bir dille okura ulaştırmaktır.
195.00 ₺ -
17 Haziran
Vidar’ın hayatı, öğretmenlik yaptığı okulda karıştığı bir olay ve sonrasında gelen açığa alınma kararıyla altüst olmuştur. Ancak asıl sarsıntı, eski bir kolide ailesinin 1980’lerdeki yazlık evinin numarasını bulmasıyla başlar. Vidar numarayı çevirdiğinde, hattın ucunda geçmişten bir ses yankılanır: Uzun zaman önce ölen babasının sesi. 17 Haziran 1986. Bir yaz günü. Bir mutfak. Bir aile. Vidar her aramada aynı güne adım atar; çocukluğunun seslerini dinler, sekiz yaşındaki haline yaklaşmaya çalışır. Hakkında yürütülen polis soruşturması ve üzerindeki baskı artarken belleğin labirentlerinde ilerledikçe ilerler. Sorduğu sorular onu hem kendi karanlığıyla hem de ailesinin saklı kalmış yaralarıyla yüzleştirecektir. Romanlarıyla 30’u aşkın ülkede okurla buluşan Alex Schulman’dan, geçmişin hayaletleriyle bugünün gerçeklerini birbirine düğümleyen zamansız bir roman... “Sanki Alex Schulman’ın daha önce yazdığı her şey bu romanın yolunu açmak içinmiş.” –Kristian Ekenberg, Gefle Dagblad “Açgözlü bir okur gibi okuyorum; sonunun nasıl geleceğini bilmek istiyorum. 80’lerdeki o yaz gününde gerçekten ne oldu? Vidar’ın hatırlamaya dayanamadığı şey ne? Tıpkı Schulman’ın önceki romanı Malma İstasyonu’nda olduğu gibi, kurgu zekice inşa edilmiş; ipuçları ustalıkla yerleştiriliyor, yapı taşları tek tek ekleniyor.” – Oline Stig, Sydsvenskan “Alex Schulman her zamankinden daha derine, acının merkezine iniyor.” – Annina Rabe, Expressen
252.00 ₺ -
Hakiki Kulluğun Kapısı
Kıyamet gününde kulun ilk hesaba çekileceği ameli namazdır. Eğer namazı düzgün ve kabul edilmişse, gerçekten kurtulmuş ve başarıya ermiş olur. Hakiki Kulluğun Kapısı, İslam dininin temel esaslarını, ibadetlerin zahiri kurallarını batıni hakikatleriyle birlikte ele alan kapsamlı bir rehber niteliği taşımaktadır. Metin, insanın saadetinin Hakk’ı tanımaya ve O’na kul olmaya bağlı olduğunu belirterek başlar. Ardından, Müslümanlığın özünü oluşturan itikat ve ibadet disiplinini, ilmin amele dönüşmesi gerekliliğini örnekler üzerinden muhatabın kafasını karıştırmaktan uzak, doğrudan insanın kalbine hitap eden sade bir üslupla ele alır. İmam Gazzâlî’nin en önemli eserlerinden biri olan Kimya-yı Saadet serisinin ilk kitabı Hakiki Mutluluğun Sırrı’nın devamı mahiyetindeki bu ikinci bölümü Hakiki Kulluğun Kapısı olarak isimlendirdik. Kitap; ibadet, itikat, ilim-amel ilişkisi, temizlik, infak gibi çok temel dinî konuları sade ve herkesin kolaylıkla anlayabileceği bir dille anlatmaktadır. Dr. Serhat Gültaş’ın titiz çevirisiyle yayına hazırlanan Kimya-yı Saadet Kitaplığı, bu kıymetli eserin tamamını okurla buluşturmayı hedeflemektedir.
124.10 ₺ -
Çocuğun Pusulası Sınırlar
Kendini “çocuklara meftun bir pediatrist” olarak tanımlayan ve uyandırmak istediği duyarlılık geniş ebeveyn kitlelerinden karşılık bulan Dr. Handan Sarımehmet Kılınç Çocuğun Pusulası: Sınırlar’da bebek ruh sağlığı ve erken ilişki sağlığı dendiğinde en öncelikli gördüğü konuyu, yani sınırları çok boyutlu bir biçimde ele aldı. Peki sınırları bu kadar önemli kılan ne? Dr. Kılınç bu kitapta, büyük bir iştahla takip ettiği nörobilimin sunduğu bilgi birikiminden ve yıllara dayanan klinik tecrübesinden süzdükleriyle işte tam olarak bunu anlatıyor. Çocuğun sınırın verdiği öngörülebilirlik haline duyduğu ihtiyacı, sınır ve kuralların nörobiyolojisini, ‘katı’ ve ‘esnek’ olma durumlarını, sınır koymakta zorlanan ebeveyn ile empati yaparak ebeveynin duygularını nasıl düzenleyebileceğini, çocukların da sınırlarının ihlal edilmemesi konusunda geliştirilecek farkındalığı ve en temelde ebeveynin çocuğun duygu düzenlemesine nasıl rehberlik edebileceğini gerekçeleriyle aktarıyor. Sürekli taktik vermek yerine, ebeveyni olay bazında kendisinin ve çocuğunun hissettiklerini anlamaya ve kendi aile sistemlerinde neler olduğunu üzerine gerçek bir düşünme egzersizine davet ediyor.
210.00 ₺ -
Hasta Pasta Kahraman Olmak Zor
Rumi ve Gani Gani, Vera’nın geri dönüşüm parçalarından yaptığı iki robottur. Rumi her şeyin yolunda gitmesini ister. Düzeni ve plan yapmayı sever. Gani Gani eğlenmek ister. Şaka yapmayı ve beklenmedik fikirleri sever. İkisi bir araya geldi mi işler çoğu zaman çığırından çıkar. Bu kitapta Rumi ve Gani Gani’nin üç yeni macerası sizi bekliyor: Kötü Şaka’da bir şaka beklenmedik sonuçlar doğurur ve arkadaşlık zor bir sınavdan geçer. Zaman Tünelinde Saklambaç’ta basit bir oyun tuhaf ve karmaşık bir maceraya dönüşür. Teşekkür Et’te ise küçücük bir teşekkürün aslında ne kadar önemli olduğu anlaşılır. “Kahraman olmak zor,” diyenlere küçük bir sır: Kahramanlık her zaman özel güçler gerektirmez. Bazen bir hatayı kabul etmek, bir arkadaşın yanında durmak ya da doğru zamanda “teşekkür ederim” diyebilmek de yeterlidir.
211.25 ₺ -
Kâşifler İçin Öz Şefkat Etkinlikleri
Kendi İçindeki Kahramanı Keşfetmeye Hazır mısın? Şşşt! Duyuyor musun? Bu kitabın sayfaları arasında, sadece meraklı ve cesur kâşiflerin girebileceği gizemli bir mahalle saklı! Bu macerada; zihnindeki "Yapamıyorum" seslerini "Henüz yapamıyorum"a dönüştürecek , hatalarını birer sanat eserine çevirecek ve en zor anlarında bile kendine şefkatli bir dost gibi sarılmayı öğreneceksin. Derin bir nefes al ve kalemlerini hazırla... Macera, Başlangıç Meydanı'nda seni bekliyor!
146.25 ₺ -
Mercan Labirenti: Yol Seni Hatırlar
Kıvrılan yollar, gizli geçitler ve çıkışı zor bir Mercan Labirenti… Küçük denizatı Kıvılcım kaybolduğunda, cesur Mavi onu kurtarmak için hemen peşinden gider. Ancak labirent düşündüğünden çok daha karmaşıktır. Neyse ki Alara vazgeçmeye niyetli değildir. Bazen en büyük cesaret, korktuğunda bile sakin kalabilmektir. Okyanusun derinliklerinde geçen bu sıcak macera; dostluk, cesaret ve birlikte hareket etmenin gücünü anlatıyor.
81.25 ₺ -
Sırtımdaki Kocaman Torba
Herkesin içinde görünmez bir torba vardır. Kimi avuca sığacak kadar küçük, kimi dünyalar kadar büyük. Bu hikâye, çocukların utanç, hayal kırıklığı ve kırgınlıklarla nasıl başa çıkabileceğini ustalıkla anlatırken büyüklerin de yüreğine dokunuyor. Duygulardan kaçmanın değil, onlarla yüzleşmenin insanı nasıl hafiflettiğini gösteren samimi, sıcak ve içten bir anlatım. “Ama torbanın büyümesine sebep olan şey hataların değil ki! Onları gözünde fazla büyütüyorsun.“
97.50 ₺ -
Saklı Bahçenin Anahtarı
Her şey, okul bahçesinde yer kapma telaşı ve özgürlüğün renkli karelere hapsedilmesiyle başladı. Daracık alanlardan kurtulmaya çalışan sıkı dostlar, tam umutları tükendiği sırada grubun neşe kaynağı Bulut sayesinde hayatlarının sürpriziyle karşılaştı: Çalılıkların arkasına gizlenmiş bir tünelin ucunda, yıllardır dokunulmamış, keşfedilmeyi bekleyen ve oyuncaklarla dolu, saklı bir bahçe! Burası sadece yeni bir oyun alanı değil; büyük bir değişimin ve maceranın da başlangıcı olacaktı. “Saklı Bahçenin Anahtarı” dostluğun, dayanışmanın ve geleneksel oyunların o unutulmaz neşesinin hikâyesi.
117.00 ₺ -
Günlerim Böyle Geçti Hatıra ve Günlükler
Trabzon'un Of kazasının Dernekpazarı nahiyesine bağlı Taşcılar köyünde 17 Kasım 1932 yılında dünyaya gelmişim. Altı yaşıma kadar mahallemizin sıbyan mektebinin hocası Bozoğlu'ndan Elifba ve Kur'an-ı Kerim okudum. Bu yaşımdan itibaren annemin babası rahmetli dedem, Lekur Hoca diye tanınan Muhammed Hanefi'den hıfza başladım. Herhalde dokuz yaşında bitirdim. Ondan sonra yine kendisinden Emsile, Bina, Maksud'dan başlamak üzere Arapça, fıkıh, hadis, tefsir ve usul-i fıkıh okudum. On yedi yaşında icazet aldım. Bir yıl komşu köy Kalanas'ta (Calışanlar) dedeme vekaleten imamlık yaptım, ders okuttum. Sonra Trabzon'un Zankarya köyünde iki yıl imamlık yaptım. 1952-53 ders yılında dayım Mehmet Yahya Kutluoğlu'nun teşviki ve dedemin emriyle İstanbul İmam Hatip Okulu'na girdim. Yıllar geçtikçe, Türkiye realitesini ve dünya vakıasını yavaş yavaş öğrenmeye başladım. Bu şuurun bende uyanmasında -Allah şifalar versin- Mustafa Sabri Sözeri'nin büyük tesirleri olmuştur. Bir İslam ülkesi olan Türkiye'nin halini, diğer İslam memleketlerinin durumlarını, buna mukabil Hıristiyan Avrupa'yı görüp, işitip anlayınca bende bir şaşkınlık meydana gelmişti: Hakkın temsilcisi olan İslam aleminin hüsranı nedendi? Ehl-i batıl niçin muvaffaktı? Bu kadar samimi ve gayretli Müslümanın çabası neden başarıya ulaşamamıştı? Bilmiyorum, belki bizim hüsranımızı abartıyor, Batı'nın maddi zaferini gözümde büyütüyordum! Fakat her şeye rağmen ortada bir realite vardır. Ta çocukluğumdan beri İslam dinine ve onun nezih hayatına sıkı sıkıya bağlı bir aile çevresinde yetişmeseydim, dilimin döndüğü ve aklımın erdiği günden itibaren İslami ilimler ve mukaddes metinlerle meşgul olmasaydım belki söz konusu buhranlı devre beni çok kötü bir neticeye götürürdü.
450.00 ₺ -
İlmi İle Âmil Bir Âlim Prof. Dr. S. Kemal Sandıkçı’ya Vefa
Fânî dünya hayatının şüphe götürmez ve değişmez bir kuralı olarak yaratılmış her canlı muhakkak ölümü tadacak. Aslolan, gök kubbede hoş bir sadâ bırakabilmek. Yaşam süresinin, yaşarken sahip olunanların, erişilen makam ve mevkilerin hiçbir önemi yok. Bırakılan eserler, kazanılan gönüller ve alınan dualar her şeyin önünde. Bu kitap, işte böyle büyük eserler bırakmış, gönüllere girmeyi başarmış ve dua almaya devam eden Prof. Dr. Kemal Sandıkçı’ya vefâ için yazıldı. Okuyacağınız satırlarda, çok zor şartlarda, azim, kararlılık ve ihlâs ile mücadele vermiş, mütevazı ve fakat diklenmeden dik durabilmeyi başarabilmiş adam gibi bir adam’ın ibretler dolu hikâyesini bulacaksınız. Bu kitabı gözyaşı dökmeden okuyup bitirebilmek pek mümkün değil. Değerli okuyucu, bu kitapta samimiyetin ve vefanın en güzel örneklerine şahit olacak, hasret ve özlem duygularını tekrar tekrar tadacaktır.
195.00 ₺ -
Avâmil
Elinizdeki bu kıymetli eser İmam Birgivî’nin (1573) el-AVÂMİL adlı risalesi olup Osmanlı medreselerinde uzun yıllar okutulmuş hatta günümüzde de pek çok ilim meclislerinde tercih edilegelmiştir. Arapça’da sarf ilmine ait Emsile-Binâ kitaplarından sonra okutulan bu kadim eser altmış Âmil, otuz Ma’mûl ve on İ’râb olmak üzere yüz nahiv kuralını muhtasar olarak sunmaktadır. Bu çalışmada benzer tercümelerden farklı olarak konularla ilgili okuyucuya faydalı olacak ek bilgiler aktarmaya çalıştık. Şöyle ki Arapça metin kısmını tercümesiyle birlikte verdikten sonra metinde geçen önemli lafızları i’rap ve takdir yönünden izah etmeye çalıştık. Yine musannifin tek bir örnekle iktifa ettiği yerlerde örnek sayısını âyet veya hadislerle zenginleştirmeye gayret ettik. Mesela Musannif genelde harficerlerin birer manasıyla iktifa ederken biz diğer hakîkî ve mecâzî manalarını da örnekleriyle birlikte zenginleştirmeye çalıştık. İlim, amel ve ihlası hayatına düstur edinen İmam Birgivî, nahiv konularını örneklendirirken bu üç unsuru öğrencinin bilinçaltına yerleştirmeye gayret etmiş, amelsiz ve ihlassız bir ilmin sahibine fayda vermediği gibi başkalarına da fayda vermeyeceği gerçeğini her vesileyle hatırlatmaya çalışmıştır. Birgivî hazretlerini rahmetle yad eder. Mevlâ’dan şefaatini niyaz ederiz.
97.50 ₺ -
Klasik Dönemden Çağdaş Yaklaşımlara - Tefsir Metinleri Üzerine Bir İnceleme
Kur’ân-ı Kerîm, insanlık tarihine yön veren en son ilâhî kitap olarak hem bireysel hem de toplumsal hayatın temel kaynağıdır. Onun anlaşılması ve yorumlanması ise asırlar boyunca İslâm ümmetinin en önemli ilmî çabası olmuştur. Bu çabanın ürünü olan tefsir ilmi, yalnızca bir metin açıklaması değil; farklı çağlarda, farklı zihinler ve toplumlar tarafından Kur’ân’ın hakikatini yeniden idrak etme yolculuğudur. Elinizdeki eser, bu zengin tefsir mirasını sistematik, eğitsel ve karşılaştırmalı bir bakış açısıyla sunmaktadır. Klasikten moderne 42 önemli müfessir ve tefsir eseri, hem biyografik bilgiler hem de yöntemlerini yansıtan kısa ve temsilî metinlerle tanıtılmıştır. Her metin, Arapça orijinali ve Türkçe tercümesiyle birlikte verilmiş; okuyucunun metinle doğrudan temas etmesi sağlanmıştır. Kitap, sadece bilgi aktarmayı değil; aynı zamanda düşünme, analiz etme ve mukayese etme becerilerini geliştirmeyi amaçlamaktadır. Her bölümün sonunda yer alan değerlendirme soruları, okuma sürecini aktif ve sorgulayıcı bir öğrenme yolculuğuna dönüştürmektedir. Bu çalışma, ilahiyat öğrencilerinden araştırmacılara, tefsir meraklılarından akademisyenlere kadar geniş bir kitleye hitap etmektedir. Okuyucu, bu sayede sadece metinleri değil; aynı zamanda bir yöntemi, bir bakışı ve bir anlayışı da keşfetme imkânı bulacaktır. Kur’an’ın anlam dünyasına açılan bu kapı, okuyucuyu tefsir literatürünün zenginliğiyle buluşturmakta; geçmişten günümüze İslâm düşüncesinin derinliklerini yeniden keşfetmeye davet etmektedir.
208.00 ₺ -
Klasik ve Çağdaş Dönemde Kuran İlimlerindeki Tartışmalar
Kur’ân, Müslümanların ahlak modelini belirlemekte; maddî-manevî, genel-özel, siyasî-iktisadî meselelerine dair ilkeler koymakta; onlara dinî ve dünyevî bakımdan yol göstermektedir. Bununla beraber günümüzde Kur’ân’ı sağlıklı anlamaya ilişkin birçok modern ve kültürel engeller bulunmaktadır. Dolayısıyla usûl ile ilgili yapılan tartışmalarda Kur’ân’ı doğru anlamaktan ziyade modern zaman algısına kabul ettirme gayreti söz konusudur. Kimi zaman şimdiye dek oluşturulmuş usûl birikimi görmezden gelinmekte, tahkir edilmekte, dahası onun aleyhinde gerçeğe aykırı bilgi verilmektedir. Elbette Kur’ân’ı doğru anlamaya yönelik bir metot vardır. Sahih nüzul sebeplerine, Arapça dil kurallarına, belagat sanatlarına, bağlama vs. dikkat edilerek yapılacak yorumlar keyfilikten ekseriyetle çıkmaktadır. Bu yapılırken Kur’ân, asrın idrakine sunulmalıdır. Klasik literatürün anlaşılmaması, ihmal edilmesi veya saf dışı bırakılması Kur’ân ile İslâm toplumu arasındaki bağları koparmakta, bu da yanlışlara kapı aralamaktadır. “Klasik ve Çağdaş Dönemde Kur’ân İlimlerindeki Tartışmalar” adlı bu çalışmada Kur’ân ilimleri konularının tartışması ve değerlendirilmesini ele almamızın sebebi zihinleri karışmış, İslâm kültür medeniyetine güveni sarsılmış kişileri, yaptığımız açıklamalarla tekrar bu hazineyi -varsa yanlışları/eksiklerini de belirtmek sûretiyle- göstermektir. Böylelikle okuyucu sadece tartışmalı meselelerin çoğunu görecek, bakış açılarından tercih etme imkânı bulacaktır.
169.00 ₺ -
İlmi ve Akli Delillerle Tahkiki İman ve Namaz
Evrendeki düzen ve ahenk Allah’ın varlığını gösteren delillerdendir. Nasıl ki bir harf kâtipsiz, bir iğne ustasız değilse uçsuz bucaksız şu kâinat da sahipsiz değildir. Mükemmel sıfatları olan Allah Teâlâ bu evreni, cemâl ve kemâlini görmek ve göstermek için yokluktan varlık sahnesine çıkarmış, bilinçli varlıkların kendisini bilmesini, kendisine îmân ve itaat etmesini dilemiştir. Fakat iki asırdan fazla bir süredir materyalizm, pozitivizm, komünizm, evrim gibi felsefî akım ve düşünceler îmâna büyük bir zarar vermiştir. Bunun sonucu olarak ahlâkî bozulma baş göstermiş; siyasî, sosyal ve ekonomik bağımsızlık yitirilmiştir. Bundan kurtulmanın yegâne çaresi hakikî îmâna ve gerektirdiği hayat tarzına geri dönmek; böylece meydan okuma gücünü tekrar elde etmektir. Maalesef günümüz Müslümanlarının îmâna bakışları çarpık, anlayışları bulanık, onunla ilişkileri soğuk ve bağları kopuktur. Dolayısıyla Müslümanlar, îmânlarını Allah’ın irade ettiği gibi yaşamamaktadırlar. Böyleleri için îmân, soyut ve aklî bir bilgidir. Hâlbuki onlar, îmânın hayat tarzına dönüşmesi gerektiğini unutmaktadırlar. Diğer taraftan beşerî ideolojiler insanın ruhunu maddeye hapsetmiştir. Ruhsuzlaşan insan ölçü tanımaz hale gelmiştir. İşte, namaz insanın doyumsuz isteklerini frenlemekte; mü’mine bir kimlik edindirmekte; bu kimliği sürekli tahkim etmekte; kişiyi namaz vakitleri arasında kalan hayatında da Allah’a verdiği sözü tutup ahdine riayet eder hale getirmekte; vahiy ile inşa etmektedir. Kişi, namaz sayesinde insanileşmekte; kendisi gibi olana, nefse ve Şeytân’a kulluktan korunmaktadır. Namaz ona gerçek hürriyeti bahşetmektedir. Bu kitabın bize öğrettiği şudur: Îmân ve namazın biri olmadan diğerinin hayat bulması neredeyse mümkün görünmemektedir. Zira kalpte bulunan salt bilgiye îmân denilememektedir. Kalpte olduğu varsayılan îmân, kişinin namazı ikâmesi ile kuvvetlenmektedir. Îmân, namaz ikâme edilmeden kendi haline bırakılırsa zamanla zayıflayabilmekte hatta son raddede yok olabilmektedir.
97.50 ₺ -
Kuran’da Toplumsal Sınanma
İnsan hayatının mekânda tecessüm etmiş hali olarak medine/şehir, kendine özgü medeniyet tasavvurunu oluşturabilme yolunda kadim bilgi kaynaklarından devşirilen ve derin tefekkür aşamalarına tabi tutulan rafine bir zihniyete ihtiyaç duyar. Bu zihniyetin gerek insan tutum ve davranışlarında gerekse eşyaya ve olgulara sirayet etmiş müesses bir nizamda kendisini gösterebilmesi ancak sağlam bir iradeye ve müdrik bir şuura sahip insanla mümkün olur. Salt içgüdüsel davranışlarla yahut mekanik oluşumlarla kurulan şehirler de vardır; ancak bu teşekkülleri medeniyetin bir parçası saymak, kendi içinde müşterek gayelere sahip koloniler kuran hayvanlara da haksızlık olur. O halde şehrin ve şehirle özdeşleşen medeniyetin nîrengi noktasında insan vardır. Medeniliği belirleyen etken faktörler şehre hâkim olan ortak gayeler, inançlar, ahlâk ve zihniyet gibi insana özgü hasletlerdir. Medeniyetin başat unsurlarından insan ile şehir arasındaki ilişkinin Yaratan ve yaratılan arasındaki ilişkiyle de kopmaz bağları vardır. Diğer varlıklardan farklı olarak yeryüzünü medeniyetle buluşturma görevi yüklenen insan vazifesine sadakat konusunda elest bezminde Rabbiyle fıtrî bir sözleşmeye (mîsâk) imza atmıştır. Hak katında saygın kılınışının sebeb-i aslisi bu ‘mîsâk’ın tarafı olmasıdır. Söz, özünde çok güçlü bir iddiayı da içkindir. Bu iddia, bilkuvve var olan insanî meziyetlerin bireysel ve toplumsal anlamda bir sınanmayla bilfiil ortaya konulacağına dair adil bir imtihanda kulun başarı gösterecek olmasıdır. Sınanma zorunluluktur. Mekânı yeryüzü, muhatabı insan, zamanı ömür olan zorlu sınavın yegâne fâili ise Allah’tır.
195.00 ₺ -
Akrabalık İlişkilerinin Geliştirilmesinde Hadislerin Rolü
Günümüzde aile yapısı ve akrabalık ilişkileri, hızla değişen dünya şartları ve modern yaşam tarzlarından etkilenerek dönüşüme uğramaktadır. Teknolojinin hızlı gelişimi, küreselleşme ve şehirleşme gibi faktörler, aile birimini zayıflatmakta ve akrabalık ilişkilerini azaltmaktadır. Bu durumun sonucunda, insanlar arasında yaşanan bağların zayıflaması, toplumun sosyal dokusunu da etkileyerek birçok sorunu beraberinde getirmektedir. Akrabalık ilişkileri, toplumların temel yapı taşlarından biridir ve insanların psikolojik, sosyal ve ekonomik gelişiminde büyük bir öneme sahiptir. Aile bireyleri arasındaki sevgi, saygı ve dayanışma gibi duygusal bağlar, akrabalık ilişkilerinin temelini oluşturur. Ayrıca, bu ilişkiler, insanların kimliklerini oluşturma sürecinde de büyük bir rol oynar. İslâm dini, akrabalık ilişkilerine büyük önem veren ve bu ilişkileri güçlendirmeyi teşvik eden bir dindir. Bu açıdan çalışmamızda yer verdiğimiz Kur’ân-ı Kerîm ve hadislerde akrabalık ilişkilerine dair pek çok öğüt ve tavsiye yer almaktadır. Bu öğüt ver tavsiyeler ışığında aile ilişkilerini nasıl geliştireceğimiz enine boyuna ele alınmıştır. İdeal bir toplum, fertlerin, akrabalarıyla sağlıklı iletişimi neticesinde gerçekleşecektir.
97.50 ₺