-
Herkes İçin Siyer Mekke Dönemi
Peygamber (s.a.v.) sevdalısı ve şairi olan Hassân b. Sâbit’e (r.a.), “Muhammed’i övecek bir şiir oku!” dediklerinde, “Ben sözlerimle Muhammed’i (s.a.v.) övemem, bilakis Muhammed (s.a.v.) ile sözlerimi güzelleştirmiş olurum,” demiştir. İşte Herkes İçin Siyer’in amacı, Efendimiz’in (s.a.v.) o bereketli ömrüne yapacağımız yolculukla güzelleşmek, onun hayatından kendi hayatımıza güzel hasletler aktarabilmektir… Bu kitapla umuyoruz ki Allah Resûlü (s.a.v.) hayatımızın her alanına dokunacak ve hiçbir yer kalmayacak ki onun eli değmemiş, onun sesi, onun sedası işitilmemiş olsun. Çünkü biliyoruz ki yitik dünyamız ancak onunla anlam kazanabilir. Daralan ufuklarımız ancak onunla genişleyebilir. Sahâbeye hasret kalan yüreklerimiz ancak onun zamanlar ve zeminler üstü mesajlarıyla bir karşılık bulabilir. Bundan dolayı siyer her ne kadar bir insanın, bir beşerin hayatı olsa da, aslında bütün bir beşeriyetin hayatıdır. Çünkü kim olursa olsun, herkese söylenmiş bir söz vardır…
250.25 ₺ -
-
Ruhul Furkan Tefirsi 19. Cilt Rahle Boy Deri
Alllame, fâdıl, muhakkik, hicri 15.Asrın müceddidi, Şeyhü’l İslam İsmail Efendi (İsmail Ağa) Camii Şerifi emekli İmam Hatibi Mahmud Ustaosmanoğlu Efendi’nin riyasetinde kaleme alınmış, takriben 57 cilt olması beklenen mükemmel bir tefsirdir. Bu şaheser tefsirin hazırlanmasında Arapça, Farsça ve Türkçe birçok kitaptan istifade edilmiş olup, her sınıf insanın anlayabileceği sade bir dil ile yazılmıştır. Âyet-i Celileler, en ince ayrıntıları ile izah edilirken ihtiyaç duyulan kelam, fıkıh, tasavvuf ve genel kültüre dayalı malumat da verilmiştir.
865.00 ₺ -
Cenazene Mahalle Bakkalı Gelir
İnsan derdini anlatmak için onlarca yol bulabilir belki kâri. Kimi söyler, kimi ağlar, kimi kaçar gider ve kimi de yazar. Ama bence en asil olanı susmak. Ben yazmayı söylemekten değil de susmaktan bir cüz olarak görenlerdenim. Yazarak susmak diye bir hâl bu bahsettiğim. Kendine saklamaya gücünün yetmediklerinin ardına saklanmak bir çeşit. Tanımadığın, tanışmadığın biriyle dertleşmek gibi. Hem söylemek hem de söylememek yani. … Bu kez sana değişen, başkalaşan hatta bence kötüleşen ne varsa –elbette kendimce– ondan bahsetmek istedim. Bizim mahallemizden, bizden, bizim gibilerden. Bir mahalle bakkalında leblebi tozunu, eski bir kıraathanede şekerli oraleti, mahalle aralarında top oynayan, ip atlayan çocukları aradım bu kez. “Sen de değiştin be abi!” diyenlere hak vererek biraz değişmesini istemediklerimi, eski ve güzel olanları yazdım.
156.00 ₺ -
Muhtasar Tefsir Usulü
Usûlü zâyi edenin vusûlden mahrum olacağını söyleyen ulemâmız, Kur’an ve Sünnet’i anlayabilmek için bir menhec takip etmenin zorunlu olduğuna daima vurgu yapmışlardır. Sadece vurgu yapmakla da kalmamış, kıyamete dek bu dinin doğru anlaşılabilmesi için her ilme yönelik muazzam bir usûl sistematiği tesis edip geliştirmişlerdir. Bu ümmet asırlar boyu kendisine istikamet olarak tayin edilen bu ‘usûl’ zemininde yürüyerek itikadî ve amelî noktalarda önüne çıkan müşkilleri rahatlıkla çözebilmiştir. Eğer bugün ‘modern Kur’an telakkileri’ diye bir şeyden bahsediyorsak bu başlık altındaki sapmaların ‘usûl’ün zayi edilmesiyle doğrudan alakalı olduğunu unutmamalıyız. Elinizdeki eser, bâtılın iptalinin onu reddettikten sonra doğru olanın da ispat edilmesiyle mümkün olabileceği düşüncesinden hareketle ulemamızın bize tevdi ettiği usûl müktesebatından bir katre sunmayı hedeflemektedir. Ulûmu’l-Kur’ân sahasında yazılmış birçok eserin derlemesi mahiyetindeki bu çalışmayı siz okuyucularımızla buluşturabilmiş olmaktan sürûr duymaktayız.
210.00 ₺ -
Nakşibendi Şeyhlerinin Hikmetli Sözleri
Bu kitap, bir kaç risalenin bir araya gelmesiyle meydana gelmiş derleme bir eserdir. Eserde geçen risalelerin konusu tasavvufî menkıbeler ve vecizelerdir. Bu menkıbe ve vecizeler, irşadlarının aydınlığı yaşadığımız yıllara sarkan, yakın yıllarda yaşamış ve bu bakımdan zamanımızı etkilemiş, hatıraları henüz tüm canlılığı ile yaşayan şeyhlere aittir. Özellikle Doğu Anadolu yöremizde yaşamış ve irşad nurunu saçmış olan, Gavs-ül Azam Seyyid Sıbğatullah Ervasî, Seyda Şeyh Abdurrahman Tağî ve Şeyh Fethullah Verkansî Bitlisî gibi gönül sultanları bunlardandır. İnsan, bu büyük gönül sultanlarının menkıbe ve vecizelerini okurken onların gönüllerde nasıl taht kurabildiklerini, kalabalıkları nasıl büyüleyip eşiklerine bağlayabildiklerini kolayca anlayabilir. Kalplerindeki engin insan sevgisi, sözlerinin şaşırtıcı sadeliği, yalınlığı yanındaki derinliği ve düşündürücülüğü, muhteşem heybetleri ile ters orantılı alçakgönüllülükleri, hayatlarının gecesini-gündüzünü insanlara hem manen ve hem de maddeten iyilik edebilme hedefine adamış yoğun ve asla çıkar gözetmeyen tükenmez gayretleri hemen göze çarpmaktadır.
450.00 ₺ -
Nüzhetül Müttakin Müessesetür Risaletül Alemiyye
Müessesetü'r-Risale Naşirun 9789933446444 Mustafa Hın, Mustafa Buga, Ali Eş-Şerbeci
915.75 ₺ -
El Lübab Meydani 2 Cilt İrşad
Abdülgani b. Tâlib b. Hammâde Ed-Dımaşki El-Hanefi El-Meydâni İrşad Yayınevi Beşşar Bekri Arabi
952.88 ₺ -
Keşful Asar El Şarifa Fi Menakıbil imam Ebi Hanife
Ebu Muhammed Abdullah b. Muhammed b. Ya'kub b. El-Haris b. Halil El-Harisi El-Buhari TABAKAT
1089.00 ₺ -
İki Ayeti Kerimenin Sırları
Cübbeli Ahmet Hocaefendi'nin Yeni Kitabı 29 Harf Sadece Kendilerinde Bulunan, Bütün Dileklerin Kabûlüne ve Hastaların Şifâsına Vesîle Olan... "İki Ayet'i Kerime'nin Sırları"
126.50 ₺ -
Sarf Yeni Dizgi Tahkikli
Sarf Kitabı Yeni Dizgi Tahkikli Osmanlı medreselerinin ve klasik müfredatın vazgeçilmez eserlerinden Emsile, Bina, Maksud ve İzzî kitaplarını cem eden kadîm “Sarf Kitabı” asıl nüshadaki haşiyeleriyle birlikte yeniden dizilmiş ve yayıma hazırlanmıştır.
276.00 ₺ -
Nahiv Arapça Yeni Dizgi
Osmanlı medreselerinin ve klasik müfredatın vazgeçilmez eserlerinden Avâmil, İzhâr ve Kâfiye kitaplarını cem eden kadîm “Nahiv Kitabı”nın Tahkikinde izlenilen yol: Mecmu içerisindeki herbir kitap dört ayrı nüshaya mukabele edilerek hazırlanmıştır. Metin, mahtûtlardaki imlâî farklılıklara işaret edilmeksizin bu dört nüshadan yeni yazım kurallarına göre ispat edilmiştir. Nüshalardaki yan kayıtlar dipnot olarak eklenmiştir. Gerek görülen yerlerde rakamlandırma yapılmıştır. Avâmil metninin tamamı, İzhâr metninin tamamına yakın bir kısmı, Kâfiye metni ve hâşiyelerin sadece müşkil yerlerinde hareke koyulmuştur.Hâşiyelerin içerisinde geçen metin çift parantez » « ile belirtilmiştir. Metinde birden fazla i‘râbı olan bir kelime zikredildiğinde en meşhur olan i‘râb ile harekelendirilmiştir. Metinde geçen âyetler ayet parantezi ?? içerisine alınmıştır. Ayrıca sûre ismi ve âyet rakamı vermek suretiyle âyetlerin Kur’ân’dan yerlerini belirtilmiştir. Metinde geçen hadisler çift parantez (tansîs) içerisine » « alınmıştır. Metne yaptığımız ilaveleri köşeli parantez içerisinde belirtmekle birlikte dipnotta ilavenin nerden yapıldığı bildirilmiştir. Talebeye kolaylık olması için, köşeli parantez içerisinde konularla ilgili başlıklar eklenmiştir. Mukabelede kullanılan ve medreselerde meşhur olan iki matbu nüshanın orijinal sayfa numaraları sayfa kenarlarında yazılmıştır. Kitabın sonuna içerik fihristi eklenmiştir.
320.00 ₺ -
Miratül Usul Fi Şerhi Mirkatül Vüsul Tek Cilt
Miratül Usul Fi Şerhi Mirkatül Vüsul Tek Cilt Şamua kağıt ve Termo deri cilt
660.00 ₺ -
-
Gerçekten Beni Duyuyor Musun
Acı deneyimlere yol açan pek çok sorunun kökeninde, insanların birbirini gerçekten duymaması, duyamaması yatmaktadır. Çünkü sadece söylenen ´sözcükleri´ duymak, sözcüklerin ardındaki duygu dolu mesajları alamamak, yanıtların da yüzeyde kalmasına yol açar; bu durum ise iletişimin engellenmesi anlamına gelir. Önem verdiğimiz insanlarla ilişkilerimizin onarılmaz yaralar almasını engellemenin tek yolu, doğru iletişim kurmayı bilmektir. Doğru iletişim kurmanın yolları öğrenilebilir. ışte, Leyâ Navaro´nun bu yapıtı, sevdiklerimizi ve önemsediklerimizi ´gerçekten´ duyup kendimizi de daha içten bir biçimde duyurabilmemiz yolunda, bize önemli ipuçları vermektedir.
244.00 ₺ -
Çocuklarda Mizaç Farklılıkları ve Kişilik Gelişimi
Bu kitap öncelikle iki noktaya vurgu yapmaktadır.Birincisi anne,baba ve eğitimcilerin muhatap oldukları Çocukların mizaçlarını ,motivasyonlarını,algı tarzlarını güçlü ve zayıf yönlerini anlamalarını sağlamak. İkincisi: çocuk mizaç yapılarına uygun bir tarzda (yani zayıf olduklarını yönleri güçlendirmek,güçlü yönlerini dengeli bir şekilde geliştirmek) yetiştirmek için uygun olan tutum ve tavırlara işaret etmektir. Çünkü sağlıklı bir kişilik ve karakter eğitimi, söz konusu çocuğun mizaç yapısının çok iyi bilinmesine bağlıdır. Anne-babalar çocuklarının kendilerinden farklı bir yapıda olabileceklerini bilmeli ve bu farklılığı dikkate alarak çocuklarına en uygun tarzda davranmalıdır. Bu farklılığı anlayan anne-babalar; çocuklarını daha doğru ve objektif bir açıdan bakıp değerlendirerek çocuklarından beklentilerini de doğru bir çizgiye çekeceklerdir
56.25 ₺ -
-
Hanefi Fıkıh ve Usulünün Doğuşu
Hz. Peygamber'in İslam'ı bir inanç ve hayat nizamı olarak insanlığa tebliğ edip yaşantısıyla örnek bir biçimde uygulamaya koymasını kendilerine rehber edinen Müslümanlar ilk günden itibaren onun bildirdiği esaslardan yola çıkarak fıkıh ve hukuk sistemlerini ortaya koymaya çalışmışlardır. Hz. Peygamber'den sonra sahabe ve tabiin dönemlerinde İslami ilimler bir bütün halinde, birbirinden ayrılmamış haldeyken, İmam Ebu Hanife'nin (150/767) yaşadığı dönemde bu ilimler gelişerek müstakil ilim dalları haline gelmeye başlamıştır. Bu dönemde fıkhın gelişerek ayrı bir ilim dalı haline gelmesi büyük ölçüde İmam Ebu Hanife'nin çabalarıyla mümkün olmuştur. Onun, Irak'ta o dönemin en önemli ilim merkezlerinden ve büyük şehirlerinden biri olan Kûfe'de kurduğu ilim halkasında öğrencileriyle birlikte geliştirdiği fıkhî ictihadları öğrencileri tarafından, özellikle İmam Muhammed b. Hasan eş- Şeybani'nin (189/805) gayretleriyle bir araya getirilmiş ve el-Asl adıyla bilinen büyük fıkıh külliyatı ortaya çıkmıştır. Bu eserde eimme-i selase adıyla da bilinen Ebu Hanife, Ebu Yusuf (182/798) ve Muhammed'in görüşleri detaylı şekilde anlatılmıştır. Fıkhın ilk külliyatı sayılan bu eseri ilk defa günümüze ulaşan tamamına yakın haliyle neşretmek ve incelemek bendenize nasip olmuştur. el-Asl sadece Hanefi mezhebinin değil diğer fıkıh mezheplerinin de temel kaynaklarından birini oluşturan, İslam medeniyetinin kurucu eserlerinden birisidir. Bu sebeple, el-Asl üzerine yaptığım ve on yılı aşan uzun çalışmalar sonucunda bu eseri 2012'de orijinal haliyle neşretmeye muvaffak oldum. Elinizdeki bu çalışmamda ise el-Asl'ın müellifi olan İmam Muhammed'i ve eserini tanıtma ve özellikle fıkıh usûlü açısından tahlil etmeye çalıştım. Böylece İslam'ın ilk döneminde Müslüman alimlerin fıkıh ve usul düşüncesine nüfûz etmeye gayret ettim.
250.25 ₺ -
-
Ahşap Kitap Ayracı
ahşap uzerine lazer işlemeli kitap ayracı. Ayraçlar çeşitli yazılarda ve görsellerde olup, gönderilirken model seçimi yapılmamakktadır. Göndericinin insiyatifi ile belirlenen model gönderilmektedir, hususi olarak istenilen bir model yazı, görsel varsa mağazamızdan bakılarak alınabilir.
32.00 ₺ -
Mutünul Akaid Arapça
Bu eserde Akâid konusunda beş temel metin bir kitap haline getirilmiş ve dipnotlarla zenginleştirilmiştir. 1. el-Fıkhü’l-ekber: Ebû Hanîfe Nu‘mân b. Sâbit b. Zûtâ b. Mâh (ö. 150/767) 2. el-Akidetü’t-Tahâviyye: Ebû Ca‘fer Ahmed b. Muhammed b. Selâme el-Ezdî el-Hacrî el-Mısrî et-Tahâvî (ö. 321/933) 3. Akâidü’n-Nesefî: Ebû Hafs Necmüddîn Ömer b. Muhammed b. Ahmed en-Nesefî es-Semerkandî (ö. 537/1142) 4. Bedʾü’l-Emâlî: Ali b. Osman el-Ûşî’nin (ö. 575/1179 [?]). 5. es-Sevâdü’l-Aʿzam: Ebü’l-Kâsım İshâk b. Muhammed b. İsmâîl el-Kâdî el-Hakîm es-Semerkandî (ö. 342/953).
252.00 ₺ -
Celaleyn Tefsiri Arapça Yeni Dizgi Tahkikli Siraç
CELÂLEYN TEFSİRİ (TEFSİRÜ’L-CELÂLEYN) Yeni Dizgi Tahkikli Celâleyn Tefsiri, Celâleddin el-Mahallî tarafından kaleme alınıp, vefat etmesiyle yarım bırakılan ve meşhur talebesi Celâleddin es-Süyûtî tarafından tamamlamış olan Kur’ân-ı Kerîm tefsiridir. Muhtasar bir şekilde yazılmış olan bu eser, tefsirlerin özü manasında “Lübbü’t-Tefâsîr” diye anılmakta olup, günümüze değin çok okunan tefsirlerden biri olarak özelliğini korumaktadır. Lübbü’t-Tefâsîr (Celâleyn Tefsiri) Bu kıymetli esere “iki Celâl’in tefsiri” manasında Celâleyn Tefsiri denilmiştir. Zira Celâleddin el-Mahallî, ömrünün sonlarına doğru Kur’ân-ı Kerîm’i tefsir etmek için başladığı Tefsîrü’l-Kur’ân çalışmasının yarısını yazdıktan sonra vefat etmiş ve talebesi Celâleddin es-Süyûtî ise 1 Ramazan 870 (17 Nisan 1466) tarihinde başladığı çalışmasını 40 günde tamamlamıştır. Bu tefsir üzere yapılan incemeler de Kur’ân-ı Kerîm âyetleriyle tefsirdeki harflerin sayısının birbirine eşit olduğu, Müddessir sûresinden sonra ise tefsir kısmındaki harflerin daha fazla geldiği tespit edilmiştir. Bir dirayet tefsiri olan Celâleyn Tefsiri; dil, üslûp ve ihtisar bakımından bir bütünlük arz etmektedir. Ancak bazı kelimelerin açıklamasında az sayıdaki değişiklikten başka temelde önemli bir fark yoktur. Misal olarak; Mahalli Rahimehüllâh, “sırât-ı müstakîm” ibaresini “cennete götüren yol”, “senden önceki peygamberlerin de yolu olan tevhid yolu” manasını verirken; Süyûtî Rahimehüllâh ise “İslâm dininin yolu” ve “hak yol” olarak beyan etmiştir. Ayrıca Mahalli Rahimehüllâh, “ruh” kelimesini “insanın içine işlemesiyle onu hayat sahibi kılan latif bir cisim” olarak açıklarken; Süyûtî Rahimehüllâh ise “bedenin kendisiyle canlandığı şey” diye beyan etmiştir. Açık-sade bir dille kaleme alınan bu nadide eser (Celâleyn Tefsiri)’nde âyetler, ilâhî maksadın ayrıntılar içinde kaybolmasına meydan vermeyecek biçimde kısa ve anlaşılır bir üslûpla tefsir edilmiştir. Süyûtî Rahimehüllâh, bu dirâyet tefsirinde izlenen metot hakkında mukaddimede şöyle buyurmuştur: “Allah’ın kelâmından anlaşılanı zikretmek-anlatmak, tercih edilen görüşe dayanmak, gerekli görülen yerlerin i‘rabını yapmak, meşhur kıraatlerdeki farklılığa dikkat çekmek ve bütün bunları özlü bir şekilde vermek.” Celâleyn Tefsiri’nin İki Yarısının Hangi Müfessire Ait Olduğu Celâleyn Tefsiri’nin hangi yarısının iki büyük müfessire ait olduğu hususunda kaynaklarda farklı rivayetler mevcuttur. Kâtib Çelebi ve birçok müellife göre Bakara sûresinden İsrâ sûresine kadar olan kısmı Mahallî Rahimehüllâh, daha sonraki kısmı Süyûtî Rahimehüllâh yazmıştır. Fâtiha sûresi de imam Süyûtî tarafından tefsir edildiği için eserin sonuna konulmuştur. Ancak bu görüşün gerçekle ilgisi yoktur. Zira bizzat Süyûtî Rahimehüllâh, mukaddimede ve İsrâ sûresine ait tefsirin sonunda belirttiğine göre Mahallî Rahimehüllâh, Kur’ân-ı Kerîm’i Kehf sûresinden başlayıp Nâs sûresine kadar tefsir etmiş, ardından Fâtiha sûresinin tefsirine başlamış, fakat ömrü yetmediğinden eserini bitirememiştir. Süyûtî Rahimehüllâh’tâ Bakara sûresinden İsrâ sûresinin sonuna kadar gelen sûreleri tefsir etmiş ve Mahallî Rahimehüllâh’a ait olan Fâtiha’yı tefsirin sonuna koymuştur. Celâleyn Tefsiri’nin Kaynakları Zemahşerî’nin el-Keşşâf’ı. Tabersî’nin Mecma‘u’l-Beyân’ı. Fahreddin er-Râzî’nin Mefâtîhu’l-Gayb’ı. Kâdî Beyzâvî’nin Envârü’t-Tenzîl ve Esrârü’t-Te’vîl’i. Ebû Hayyân el-Endelüsî’nin el-Bahrü’l-Muhît’i. Buhârî, Müslim, Tirmizî, Ebû Dâvûd ve Hâkim’in hadis mecmuaları. Celâleyn Tefsiri’nin Özellikleri Âyetlerin âyetlerle (Kur’ân’ın Kur’ân’la) ve sünnetle açıklanması yönteminden büyük ölçüde yararlanılmıştır. Hadîs-i şerifler bazan mânen rivayet edilmiş ve bazan da bilinen hadislere atıfta bulunulmuştur. Âyet-i kerîmelerin nüzûl sebepleri belirtilmiş ve çoğu zaman, “Sebebin özel olması hükmün genel olmasına engel değildir” düsturu uygulanırken zaman zaman nüzûl sebebine dayanılarak âyetlerin özelleştirildiği görülmüştür. Kelimeler, eş anlamlılarıyla ve hemen hemen âyetlerdeki kalıplarıyla açıklanmıştır. İki müellifin aynı zamanda dilci olması hasebiyle, sarf ve nahivle ilgili açıklamalara bolca yer verilmiştir. Yer yer kelime ve cümlelerin i‘rabı yapılmış, bu durumda anlamlar nahiv kaidelerine göre değil nahiv kaideleri onlara tâbi kılınarak verilmiştir. Celâleyn Tefsiri’nde farklı kıraatlere dikkat çekilmiş; kıraat imamlarının isimleri zikredilmeden kıraat farklılıklarının mânaya yansıması üzerinde durulmuş, bunlardan kaynaklanan çeşitli i‘rab şekillerine işaret edilmiş ve zaman zaman şâz kıraatlere de temas edilmiştir. Her iki müfessir ahkâm âyetlerinin tefsirinde fıkhî birikimlerini ortaya koymuş ve açıklamalarda mensubu bulundukları Şâfiî mezhebini öne çıkarmıştır. Neshin kabul edildiği Celâleyn Tefsiri’nde, Kur’ân’ın Kur’ân’la ve Kur’ân’ın sünnetle neshine yer verilmiştir. Eserde bazı müteşâbih âyetler te’vil edilmiş, bunların bir kısmı Selef’in anlayışına aykırı olmakla eleştirilmiştir. Hurûf-ı mukattaa hakkında ise, “Bunlardan murat olunanı en iyi Allah bilir” denilerek bu konuda Selef âlimlerinin yolu izlenmiştir. Müstakil bir âyet sayıldığı halde besmelenin tefsiri yapılmamış ve besmelenin herkes tarafından bilindiği kaydedilmiştir.
462.00 ₺ -
Efdalüs Salavat Efendiler Efendisi İçin
Yüce Allahın engin rahmetine muhtaç, günahkâr kul Yusuf bin İsmail en-Nebhâni der ki: Şüphesiz günahımın çokluğunu ve sâlih amellerimin azlığını düşününce derdim ve korkum artu. ümidim azaldı. Sonra, zatında, fiil ve sıfaılannda hiçbir eksiği olmayan 'rücc Rabbim bana, bu hastalığın, âlemlerin Rabbinin sevgilisi. Peygamberlerin Efendisi Hz. Muhaırımed Mustafa'ya (s.a.v) samimiyet ve muhabbetle bağlanmamdan daha faydalı bir ilacının olmadığını ilham etti. Allah Teâlâ (c.c) Hazretleri buyuruyor ki: O'na yaklaşmaya vesile arayınız. Bizi Rabbimize yaklaştıracak ve rızasını kazandıracak en büyük vesile. Peygamberimiz Hz. Muhammed'dir (s.a.v). Çünkü O, yaraulmışlann en üstünü, Allah'ın (c.c) en sevgili kulu ve peygamberidir.
315.00 ₺ -
Rabıta Şahver Çelikoğlu
"Nâmütenâhî hamd Allâh'u Azîmüş'Şân Hazretlerine, salât ve selâm Habîb-i Edîbi, yüce Resûlü Peygamberimiz Efendimiz (s.a.v)'e, âl, ashâb ve kıyâmete kadar gelecek olan tâbîlerine olsun. İnsanı yaratan, ona beyânı öğreten ve onu eksiksiz bir nüsha, yeryüzünün ihtivâ ettiği şeyleri ona musahhar ve onu kendisine delil kılan, en yakın mânevî nîmetlenme yollarından, kendisine doğru varan seyr ü sülûk yolu açan Allâh'a hamd olsun. Öyle bir hamd ki, onunla bilginin çoğalması, mânâ âlemine âid ilimlerin devamı dilenir. Allah'dan başka ilâh olmadığına, O'nun birliğine ve O'nun ortağının bulunmadığına şâhitlik ederim. Hz. Muhammed (s.a.v)'in O'nun kulu ve elçisi olduğuna da şâhitlik ederim. Allah Teâlâ'dan O'na her zaman salât olsun. Çünkü O (s.a.v), Yüce Rabbin Habîb-i Edîbi ve Resûlüdür. Bütün isimleriyle kutsal olan Yüce Kudret, tüm kalbleri bir kap şeklinde yaratmıştır. En hayırlısı iyilik ve hidâyete en açık olanıdır. En kötüsü de fenalık ve fesada yakın olanıdır. Yüce Mevlâ, nefsin isteklerine karşı çıkıp mücâdelede başarılı olan kimselere cennet vaat etmiştir. Nefse tâbî olanları ise, cehennem ateşiyle cezâlandırmıştır. Âhiret hayâtına nisbetle bir saatlik zaman kadar kısa olan dünya hayâtının istek ve arzularına karşı çıkıp reddetmeyi vâcib kılmıştır. Hakk'a kul olmanın gerçekleşmesi mânevî yolculuk (seyr ü sülûk) ile mümkündür. Mânevî olgunluğa ermek için bâzı prensiplere riâyet etmek şarttır. Hiçbir şey kendiliğinden meydana gelmez. Okumadan âlim, gezmeden seyyah olunmadığı gibi, mücâdelesiz ve murakabesiz de sûfî olunmaz, tasavvuf yoluna girilmez. Tasavvuf ve tarikat mürşîdlerini mürşîd olarak tanımayan nasibsizdir. Onları mürşîd olarak tanımak, irşâd ve işâretlerine göre özümüzü, sözümüzü ve davranışlarımızı düzenlemek, şer-i şerîfe uygun ve güzel bir husustur ve güzel bir yaşam biçimi olur. Evet, tasavvuf, ahlâkî ve rûhî bir tasfiye yolu, tarikatler ise tasfiye ocağıdır. Bu tezkiye işi, bedenî varlığımızdan hareket ederek, Allâh'a varan mânevî bir yolculuğun sonunda kazanılan bir keyfiyettir. Bu yolculuk, sonu olan fânî varlığın, belirli mücâhede ve riyâzatlar neticesinde, henüz yaşarken sonsuzluğa tırmanışı, eğreti kalıptan kurtularak fenâdan bekâya geçişi ve kulun mânevî makamlara yükselişidir. Bu hâliyle dînin özünü, iç ve dış dünyamızda yaşanır hâle getirmek demek olan tasavvuf, bir taraftan sistemli ve disiplinli birer teşkîlat olan tarîkatler vâsıtasıyla içtimâî hayâta nizam ve intizam verici esas unsurlardan birisi olmuştur. Değerli okuyucu, elimizdeki bu kitab, hanımefendi kardeşlerimizin muhtelif suallerine cevaplardan meydana gelmiştir. Sualler muhtelif olmakla berâber daha ziyâde râbıta ile ilgili olduğundan, kitaba "Râbıta" adını vermeyi uygun gördüm. Cevaplar, şahsî mülâhazalarımızdan ziyâde, kaynağı Hz. Muhammed (s.a.v) Efendimizin rûhânî hayâtı olan tasavvuf ilmine vâkıf velîlerimiz, Nakşbend Tarîkati mensupları meşâyihimizin eserlerinden mülhemdir. Bilindiği üzere râbıta-ı şerîfe, nefsi zincirler, şeytanı kaçırır. Feyyaz-ı Mutlak olan Cenâb-ı Hak'dan gerçek feyze kavuşmaya bir vâsıta olur. Allah Teâlâ'ya vuslata götürür. Bâzı muhakkıklar, "Râbıta, Allâh'a ermeye müstakil bir yoldur, tek başına erdiricidir" demişlerdir. Ve râbıta her tarîkatte şarttır. Bu şartı kabul etmeyenler, ya râbıtanın ne olduğunu bilmeyenler, ya da tarîkatlerin mânâ ve mefhûmunu anlamayanlardır. Dikkat etmek gerekiyor. Mârifetiyle âriflerin kalblerini aydınlatan, büyük lütfu ile sâliklerin hallerini âlemlerden daha üstün tutan Allâh'a hamd, Habîb-i Edîbi'ne (s.a.v) salât ü selâm olsun. Allah Teâlâ'dan niyazımız, bu risâleyi okuruna ve bilhassa sual sâhiplerine faydalı kılması. Okuyucudan istirhamımız ise, görecekleri hatâ ve kusurları samîmiyetimize bağışlamaları ve duâlarında bizi de anmalarıdır. "Allâh'ım, bize dünyâda iyilik ver. Âhirette de iyilik ver. Bizi cehennem ateşinden koru. (Âmin)." Çalışma bizden, tevfîk ve hidâyet, kullarını yolların en doğrusuna ileten Cenâb-ı Hak'dandır. Şahver Çelikoğlu 08.02.2016/ESKİŞEHİR"
266.00 ₺ -
Envarül Aşikin
Altıyüz yıldır elden ele gönülden gönüle dolaşan eserlerin başında gelmektedir. Eser çok yönlü olup bir önemli yanı ise bünyesi içinde güzel bir uslüpla ve değişik bir metodoloji ile "peygamberler tarihini" de vermiş olmasıdır.
228.00 ₺ -
Feyzül Furkan Kuran Meali Büyük Mushaf ve Meal
Kur'ân-ı Kerîm, Yaradanımız'ın bütün insanlara gönderdiği cihanşümûl, son ve en mükemmel talimat ve tebligâtıdır. Onu insanların, özellikle inananların dilinden kalbine aksedip hayatına hâkim olması için indirmiştir. Allah'ı tanımak, Kur'an'ı tanımakla; Kur'an'ı tanımak ise onu okumak, ilke ve esaslarını hayata geçirmekle olur. "Allah var" deyip de yokmuş gibi yaşamanın; Kur'an'a inandığını söyleyip de Kur'an'sız bir yaşantının doğuracağı tehlikeden kendimizi ve neslimizi korumak mecburiyetindeyiz. Bütün kitap ve dinleri içine alan, son ilahî kitabımız Kur'ân-ı Kerîm, sadece zihnimize hitap eden ve zihnen ilgi duymak ve inandığımızı söylemekle yetinmemiz gereken bir kitap değildir. O, bütün eylemlerimizde kendisine yönelmemiz ve yaşantımızda uygulamamız gereken bir kitaptır. Çünkü katılaşmış/taşlaşmış kalpler onunla yumuşar, çağlara açılan yol bu hakikat nuruyla aydınlanır. Kur'ân-ı Kerîm'in en doğru şekilde anlaşılması ve yaşanmasıyla ilgili olarak yıllardır ileri sürülen en büyük bahane "okuduğumu anlayamıyorum" idi. Bugün bu mazereti ortadan kaldıran nitelikli bir çalışmaya kavuştuk. Uzun yılların emeği ve birikimiyle hazırlanan, sade ve anlaşılır bir Türkçe ile yazılmış, gerekli görülen yerleri anlamayı kolaylaştıracak kısa tefsirlerle zenginleştirilmiş, iniş gayesini ve Allah'ın muradını anlamayı hedeflemiş ender bir çalışma: Feyzü'l-Furkân… Mealde, gerekli fıkhî, itikâdî, tarihî ve sosyolojik açıklamalar yapılarak birçok parantezsiz/çıplak meallerin doğuracağı tehlike önlenmeye çalışılmış, böylece âyet ve açıklamalarını her seviyedeki insanın rahatlıkla anlaması ve anlatması sağlanmıştır. Kur'an'ın anlamıyla ve ruhuyla buluşmak, O'na uygun bir yaşam sürmek isteyenler için bu eser kaçırılmayacak bir fırsat sunuyor…
1505.00 ₺